PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : AB kriteri: 2 dakika


Soda
08-01-2010, 15:17
http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:yhhQsd5ImdbcNM:http://images.habervitrini.com/haber_resim/o9qcw9egemen_bagis.jpg (http://images.google.com.tr/imgres?imgurl=http://images.habervitrini.com/haber_resim/o9qcw9egemen_bagis.jpg&imgrefurl=http://www.habervitrini.com/haber.asp%3Fid%3D434373&usg=__xjwVAmCvmuJdaXtvh6a43CBcibc=&h=178&w=270&sz=27&hl=tr&start=80&um=1&tbnid=yhhQsd5ImdbcNM:&tbnh=74&tbnw=113&prev=/images%3Fq%3Degemen%2Bba%25C4%259F%25C4%25B1%25C5% 259F%2Biki%2Bdakika%26ndsp%3D20%26hl%3Dtr%26sa%3DN %26start%3D60%26um%3D1)

Kusur abakmayın arkadaşlar AB'ye giriyoruz lütfen 2 dakikalık protesto hakkınızı aşmayın.


Bahçeşehir Üniversitesi’nde Tarafçı liberaller Egemen Bağış’ı üniversiteye konferans vermeye davet etti. Bağış, AB’ye ilişkin AKP politikalarını anlatacaktı.
Ancak öğrenciler protesto etmeye başladı.
Önce alkışladılar…
Medeni bir protesto yöntemi…
Bağış ne dedi…
“Size iki dakika süre veriyorum, iki dakika, AB standardı iki dakika”.
Kısacası Egemen Bağış iki dakika sonra olacakları, tehdit yolu ile hatırlatıyordu.
Tarafçı liberal Cengiz Aktar, kürsüde Egemen Bağış’ın yanında.
Belli belirsiz bir ses duyuluyor…
“Allah Allah bu ne ya”.
Sonra bir öğrenci ayağa kalkıyor.
Yugoslavya’nın AB tarafından nasıl parçalandığını, Fildişi Sahillleri’nin Fransa tarafından nasıl bombalandığını anlatıyor. Tekel işçilerine AKP’nin yaptığı muameleden söz ediyor.
Emperyalizmden bahsediyor.
Cengiz Aktar’ın suratı ekşiyor.
Egemen Bağış’ın söyleyeceklerinin büyüsü bozuluyor.
Ve iki dakika sonra AB demokrasisi bitiyor.
Bağış’ın ve Aktar’ın izniyle salonda emir bekleyen polisler öğrencilerin üstüne saldırıyor.
Konuşanların ağzını kapatıyor.
Sanki bir işgal devleti işgal ettiği ülkenin vatandaşlarına muamele ediyor.
Polislerin arasında Tarafçı Seyfettin Gürsel’in yüzü görünüyor.
Öğrencilere “susun” diyor.
Polisler öğrencileri döverek dışarı çıkarıyor. AB standardı uygulanıyor.
Tarafçı liberallerin demokrasisi en çıplak haliyle kendini gösteriyor.
Tüm radikalliklerinin sadece orduya karşı olduğu ortaya çıkıyor.
...
...

http://www.odatv.com/n.php?n=egemen-0801101200





Eeee, ne diyorduk? AB'nin liberal demokrasisi budur.
Bahçeşehir üniversitesinin bu genç yürekli anti-emperyalist, ulusalcı mı ulusalcı vatansever mi vatansever öğrencilerini kutluyoruz.
AB demokrasisinin ne olduğunu uygulamalı bir şekilde göstermiş oldular.

Bahçeşehir üniversitesi gibi Türkiye’nin küresel değerler, ABD ve AB çıkarları etrafında dönüştürülmesinde kullanılan ve Soros tarafından fonlanan bir eğitim kurumunda bile böyle delikanlı çocuklar çıkar işte.

Yurtseverlik damardaki kan gibidir hiç durmadan akar. İşte böyle emperyalizmin kirli paraları, kirli ittifakları o tertemiz saf ve cesur yüreklere çarpar da yerle yeksan olur.

Helal size çocuklar !

sargon
08-01-2010, 19:02
Bu haberde iki sey ilginc.

Tarafci liberal Cengiz Aktar kimdir diye baktim, Vatan gazetesi yazari cikti. Tarafci Seyfettin Gürsel'e baktim o da Vatan gazetesinin yazariymis, simdi Referans gazetesine gecmis.

Aslinda liberal Cengiz Aktar, liberal Seyfettin Gürsel demesi gerekirdi. Taraf adini öne cikarmasi sacma birsey. Tek liberal olan Tarafmis gibi bir sacmalik var. Amac hasma yüklenmek olunca hersey mübah.

Ikinci ilginc olan ise su. Ortada bir olay var, bir panele protesto amaciyla gelen bir ögrenci grubu polis tarafindan disari cikariliyor. Bu olaydan yola cikarak Ahmet Insel, Ufuk Uras, Halil Berktay, Murat Belge gibi olayla hic ilgisi olmayan kisiler de isin icine katilmaya calisiliyor. Yani hasmina yüklen, her türlü araci kullan.

OdaTV milliyetci hamaseti iyi kullaniyor. Eskiden Aydinlik dergisi bu iste bayagi iyiydi. Cok okunmazdi, ama etkili olurdu. Yalcin Kücük de o yüzden orda yaziyordu bence. Simdi onun boslugunu OdaTV doldurmaya calisiyor. Ama biraz ahlakli olmak lazim.

Konunun özüne gelirsek. Ben Türkiye'nin AB'ye girmesinden yanayim. Bunu bir gelisme olarak görüyorum. Görüntüdeki genc ise Türkiye'nin AB'ye girmesine karsi cikiyor. Bu farktan dolayi onu Ergenekoncu ilan etmem mi lazim? Oda TV'nin yaptigi sey bu: sapla samani birbirine karsitiriyor.

Soda
08-01-2010, 22:05
Sargon "ahlaki olmak" konusunda Oda tv'nin bir sorunu yok Taraf'a söyleyeceksin bunları, yanlış adrestesin.

Asker çekersek ne olur (http://www.taraf.com.tr/haber/43731.htm)

Bizi askerî harcama fakirleştiriyor” (http://www.taraf.com.tr/makale/3113.htm)


Bu iki isim de Tarafcıdır. Sen "Tarafcı" sözcüğünü 'Taraf'ta yazı yazan adam' olarak alıyorsun. Çok düz bakıyorsun. Körü körüne ve burnunun dikine asker karşıtlığı yapan ve tek işi asker karşıtlığı olanların sıfatı "Tarafcı"lıktır.

Bu Tarafcılık Fenerli, Cimbomlu olmak gibi bir şeydir. Nasıl "Fenerli" derken F.bahçe'de oynayan bir futbolcuyu kastetmemiz gerekmiyorsa bu da aynen böyledir.

Bir de konunun özünü kaçırıp detaylarda "ahlak" arayışına çıkman hiç de samimi değil.

O öz şudur ki; Egemen Bağış bir cümlede AB'yi özetlemiştir ben 40 yıl uğraşsam AB'yi bu kadar güzel anlatamazdım.

Egemen Bağış der ki: 2 dakikalık hakkınız var.

İşte AB hülasa budur.

AB'den yana olman ise bir şey değiştirmiyor. Çünkü almıyorlar sadece standartlarını iteliyorlar. İşte AB'cilerin anlamadıkları da budur. Egemen Bağış bunu da bi güzel anlatmıştır. Tebrik ediyorum.

basitrasin
08-01-2010, 23:59
Herkese Selam.
Öncelikle ODTÜ öğrencilerini demokratik tepkilerinden dolayı tebrik ediyorum.
Söz ODTÜ ve Ufuk URAS'tan açılmışken belirtmeden geçemiycem.
http://www.turnusol.biz (http://www.turnusol.biz/public/haber.aspx?id=6318&pid=19&haber=Ufuk%20Uras%20ve%20Tekel%20i%FE%E7ileri%20OD T%DCdeydi...)
adresinden 7.1.2010 tarihli haberinden alıntı aşağıdadır.

"Ufuk Uras ve Tekel işçileri ODTÜ'deydi...
İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, ODTÜ Öğrenci Kültür Merkezini ziyarete gelerek öğrencilere destek verdi. ODTÜ'lülerin konuğu olan Tekel işçileriyle sohbet eden Uras, 'öğrencilerin mücadelesi ile işçilerin mücadelesini birleştirirsek, her ikisinde de hedeflerimize daha kolay ulaşırız' dedi... "

Haberin devamı ve haber ile ilişkili fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla ODTÜ öğrencileri Ufuk URASI çok iyi karşılamışlar. Yanlış anlaşılma varsa düzeltmek istedim.
Haberin tamamını merak edenler için aşağıda link verdim.
Saygılarımla.

http://www.turnusol.biz/public/haber.aspx?id=6318&pid=19&haber=Ufuk%20Uras%20ve%20Tekel%20i%FE%E7ileri%20OD T%DCdeydi...

tayyare
09-01-2010, 00:55
Konunun özüne gelirsek. Ben Türkiye'nin AB'ye girmesinden yanayim. Bunu bir gelisme olarak görüyorum. Görüntüdeki genc ise Türkiye'nin AB'ye girmesine karsi cikiyor.

Konunun özü:
Palavralara ancak siz inanırsınız !

AB ye çarşaflı, sıkma başlı, ezan bağırtılı, estetik felaketi, takunyalı bir halkın girmesi mümkün değildir ! ' ! !!!!!!!!!
Halkımızın bir yarısı AB ve ABD politikalarını lanetliyor, diğer yarısı ise bu ülkelerin halklarının yaşam tarzını.

Bu hükümetle yada benzeri gerilerle AB'den ancak daha da uzaklaşılır.

Bir zamanlar gerçekden AB ye girmek isteyen tek bir parti vardı : MesutYılmazın ANAP'ı.

basitrasin
09-01-2010, 01:28
Sayın tayyare
Öncelikle belirteyim ben AB ye üye olmak istiyenlerin tarafındayım.
Ve bu istikamette çaba sarfeden herkesi destekliyorum.
Sizin AB ye üye olmamızı isteyip istemediğinizi çok merak ediyorum.
Saygılarımla.

tayyare
09-01-2010, 11:35
sevgili basitrasin,
aslında, ben Monarkı tayyare olan Monarşiyi talep ediyorum.
Bu amacım gerçekleşirse dünya dengeleri, ülkem sınırları, halkımın kalite ve kantitesi ile ekonomik duruma bakar karar veririm.

Komünist olaraksa, kapitalist-emperyalist bir birliğe girme arzumun sorulmasına ne cevap veririm ?
bilirseniz şaşarım


Ancak,
zaten giremeyeceğiniz bir yere girelimmi ? sorusu absürddür.

Peki neden bu muhabbet:

zaten giremeyeceğiniz bir birliğin üst otoritesini cebren tanımak için kötü niyetli politika.

AB'ye ancak küçük parçalar halinde girebilirsiniz.

sargon
09-01-2010, 14:20
Bu argümani da anlamis degilim. Neden hep mantik oyunlari, sözcük oyunlari yapilarak isler götürülmeye calisiliyor?

Baska bir ülkede bu tartisilirken ülkemin AB'ye girmesini istiyorum yada istemiyorum denir. Bizde "zaten bizi almazlar" deniliyor. Kardesim sen önce kendi düsünceni bir söyle bakalim. Istiyor musun, istemiyor musun? Dogru buluyor musun, bulmuyor musun? Ve neden?

AB kriterlerine karsi ordu kriterlerini istiyorum diyebilirsin örnegin. Bizim ordumuz dünyanin en demokratik yönetim bicimini gerceklestirebilecek kudrettedir. Bize baska kriter gerekmez dersin. Iste bu da bir anlayistir. Yada dersin ki, ben komünistim, komünistler hic bir uluslararasi birlige girmez, sadece komünistler birligine girer. Ne bileyim, ben Türkcüyüm, Türki cumhuriyetlerle bir birlik yapalim, müslümanim müslümanlar ligi kuralim, oraya girelim.

Bizi almazlar gibi bir argümana bakinca, aslinda girmek istiyoruz ama bizi almayacaklarini bildigimiz icin istemiyoruz gibi sacma bir durum cikiyor ortaya. Aciklik, aciklik..

Ben Türkiye'nin AB'ye girmesini istiyorum. AB kriterleri Türkiye'nin önüne uluslararasi demokratik kriterler koyuyor. Bu kriterleri gerceklestirmek Türkiye'yi ilerletecektir, muasir medeniyet seviyesi su anda AB'dir. Biz de bu hedefe yürümeliyiz. Türkiye'nin de AB ülkelerindeki gibi bir saglik güvencesi sistemi, issizlik güvencesi sistemi, basin ve düsünce özgürlügü, azinlik haklari vb.ne kavusmasini istiyorum.

Sangre
09-01-2010, 14:43
Ben Türkiye'nin AB'ye girmesini istiyorum. AB kriterleri Türkiye'nin önüne uluslararasi demokratik kriterler koyuyor. Bu kriterleri gerceklestirmek Türkiye'yi ilerletecektir, muasir medeniyet seviyesi su anda AB'dir. Biz de bu hedefe yürümeliyiz. Türkiye'nin de AB ülkelerindeki gibi bir saglik güvencesi sistemi, issizlik güvencesi sistemi, basin ve düsünce özgürlügü, azinlik haklari vb.ne kavusmasini istiyorum.

+1

Egemen Bağış'ın söyledikleri de doğru, bunların öğrencilikle felan alakaları olamaz.. Farkında olmadan ve/veya bilgisizliklerinden dolayı kendi geleceklerini kararttıklarının da farkında değiller.. Ne özelleştirmelerin nedenlerinden, ne de siyasal konjonktürden haberleri var.. Bomboş üniversite gençleri yetiştiriyoruz.

Soda
09-01-2010, 14:46
Bak ben bu konuda açık fikrimi söylerim.

Bir Kemalist olarak asla AB'ye girişi istemem.

Neden?

Çünkü AB'de egemenlik devri vardır.

Kemalizm'de ise egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.

Bu Kemalizmin olmaz ise olmaz ilkesidir.

Ama benim sorum AB'yi isteyenlere.

Sizi almayacağını bildiğiniz bir yere girmekten "yana" olunabilinir mi?

Bu çelişkiden nasıl kurtulmayı düşünüyorsunuz ve daha ne kadar hayal satacaksınız?

Sangre
09-01-2010, 14:57
Bak ben bu konuda açık fikrimi söylerim.
Bir Kemalist olarak asla AB'ye girişi istemem.
Neden?
Çünkü AB'de egemenlik devri vardır.
Kemalizm'de ise egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Bu Kemalizmin olmaz ise olmaz ilkesidir.
Ama benim sorum AB'yi isteyenlere.
Sizi almayacağını bildiğiniz bir yere girmekten "yana" olunabilinir mi?
Bu çelişkiden nasıl kurtulmayı düşünüyorsunuz ve daha ne kadar hayal satacaksınız?

Neoconların ne kadar statükocu olduğunu, söz konusu 'insan hak ve özgürlükleri, azınlık hakları' gibi durumlar olunca, nasıl militarist kesildiğini hepimiz biliyoruz merak etme.. Kemalistlerin 'Vatan, millet, sakarya' diyip, batının modernist kriterlerine arkasını döndüğünü de çok iyi biliyoruz.. Zaten Liberaller boşuna eleştirmiyorlar sizi.

AB'de ne egemenliği var? .. Ülkelerin birbirleriyle anlaşma zemini bulmasının güçlüğünden dolayı, bu ülkeler arasında uzlaşma ve işbirliği zemini aramak amacıyla 'Uluslararası sivil toplum kuruluşları, BM vs.' olması kötü bir şey mi? .. Egemenlik yine milletindir, ama ülkeler sorunlarını tarafsız bir kuruluşun şartları altında çözmek zorundalardır..

Uluslararası ilişkilerin 'Anarşik' yapısı yüzünden, ülkelerin sorunlarını çözmesi için iki seçenek vardır.. Ya 'güç, gözdağı, ambargo' gibi soğuk savaş dönemine ait kavramları kullanıp bir politika izleyecek, ya da ekonomisini önplanda tutarak sorunu bu tür üst organlar aracılığıyla çözecek.. AB'de bulunan üst organ egemenliği milletten almaz, sadece milletler arası işbirliğine yardımcı olur.. Durum sadece bundan ibaret.

Soda
09-01-2010, 15:13
AB'de ne egemenliği var? .. Ülkelerin birbirleriyle anlaşma zemini bulmasının güçlüğünden dolayı, bu ülkeler arasında uzlaşma ve işbirliği zemini aramak amacıyla 'Uluslararası sivil toplum kuruluşları, BM vs.' olması kötü bir şey mi? .. Egemenlik yine milletindir, ama ülkeler sorunlarını tarafsız bir kuruluşun şartları altında çözmek zorundalardır..



Bu sorunun cevabını profosyonel AB'ye girmek için girişimde bulunanlar daha iyi bilmekteler:



Egemenlik devrine hazır mıyız?
(http://www.tumgazeteler.com/?a=2755505)

Birlik, üye devletlerden devraldığı bu egemenlik parçaları ile kendine bir "egemen yetki alanı/havuzu" yaratmıştır. Bu yetkiler kullanılarak, tüm üye devletleri doğrudan veya dolaylı biçimde bağlayıcı hukuk normları konmaktadır. Bu sisteme uyum sağlamak üzere, üye devletlerin tamamı, tam üyelik öncesinde belli konulardaki "egemenlik yetkilerinin devrini" öngören hükümleri ulusal anayasalarına koymuşladır. Avrupa Birliği (http://www.tumgazeteler.com/haberleri/avrupa-birligi/) karar verme sürecinde, üye devletler, egemen yetki alanında/havuzunda ulusal egemenlik yetkilerinin bir kısmını paylaşırken, diğer yandan, AB tarafından gerçekleştirilen ve tüm üye devletleri ilgilendiren düzenlemelerde de söz sahibi olabilmektedir."



Ayrıca AB ile BM farklıdır. AB'yi BM'ye benzetmeye çalışmak kurnazlıktır.


Neoconların ne kadar statükocu olduğunu, söz konusu 'insan hak ve özgürlükleri, azınlık hakları' gibi durumlar olunca, nasıl militarist kesildiğini hepimiz biliyoruz merak etme


Bunu Neoconlarla iş tutan AKP hükümetine söyleyeceksin. Neoconmuş liboşmuş, demokratmış hepsi aynıdır Batının. Hepsi de azgın emperyal çetelerdir.
Irak'ta olup bitenleri bile değerlendirememişsiniz. Irak batının gerçek yüzüdür. Yanıbaşınızda yaşananlardan Batı'nın ne mal olduğu konusunda ders çıkartmamanız ne tuhaf. Militarizm konusunda öğrenmeniz gerekenlerin hepsini Batı'nın Irak'taki uygulamalarından öğrenebilirsiniz. Sadece "içe" bakan sizlermişsiniz demek ki. Dünyayı okuyamamak Türk liberallerinin ve solcularının ve dahi dincilerinin ortak sorunudur.

Sangre
09-01-2010, 15:33
Bu sorunun cevabını profosyonel AB'ye girmek için girişimde bulunanlar daha iyi bilmekteler:
Ayrıca AB ile BM farklıdır. AB'yi BM'ye benzetmeye çalışmak kurnazlıktır.
Bunu Neoconlarla iş tutan AKP hükümetine söyleyeceksin. Neoconmuş liboşmuş, demokratmış hepsi aynıdır Batının. Hepsi de azgın emperyal çetelerdir.
Irak'ta olup bitenleri bile değerlendirememişsiniz. Irak batının gerçek yüzüdür. Yanıbaşınızda yaşananlardan Batı'nın ne mal olduğu konusunda ders çıkartmamanız ne tuhaf. Militarizm konusunda öğrenmeniz gerekenlerin hepsini Batı'nın Irak'taki uygulamalarından öğrenebilirsiniz. Sadece "içe" bakan sizlermişsiniz demek ki. Dünyayı okuyamamak Türk liberallerinin ve solcularının ve dahi dincilerinin ortak sorunudur.

'Evrensel Hukuk Normlarını' kabul etmek mi, egemenliği başkasına devretmek anlamına geliyor? Veya ekonomi politikalarına yön vermek mi? Sanki IMF'nin talimatlarıyla ekonomi politikasına yön vermiyoruz.

Senin çoğu yerde ulus-devlete atıf yapan ilkel anayasanın yerine, insan hak ve özgürlüklerine saygılı Hukuk normlarını koymak istiyorlar.. Ama sen bunu bölünmek, parçalanmak olarak paranoid bir şekilde algıladığın dolayı, kendi iç sorununu bile çatışmayla, üzerlerine bomba yağdırmakla çözülebileceğini düşünenlerdensin.. Elbette kansız bir çözüm seni küplere bindirir..

BM de bir uluslararası örgüttür.. AB'ye üye olan ülkelerin oluşturduğu senato da, bunlara dahil edilebilir.. İkisi arasında sadece içerik farkı var.

ABD'nin Irak'ta yaptıkları, senin gibi Neoconların işidir.. Sorunun sadece çatışmayla, bahsi geçen yeri bombalamakla çözüleceğini sananların.. ABD'deki Liberalleri bırak, Realistler bile bu savaşa karşı çıkmışlardı.. Ama bazı insanların gözünü kan bürümüştü bir kere.

Dünyayı okuyanlar bir tek modern paranoyaları, bizi bölecekler, parçalayacaklar gibi safsataları savunanlarmış.. Bu paranoya, muhalefetin siyasi rant elde etme çabasından başka bir şey değildir.. Bunu da bir tek Kemalistler göremez maalesef.

Soda
09-01-2010, 15:53
Senin çoğu yerde ulus-devlete atıf yapan ilkel anayasanın yerine...


Bu cümle akan suları durdurur. Ulus devlet demek ki ilkellik. Ulus devletten bahseden anayasa da ilkellik öyle mi?

Bu ülkenin insanları neden, ne zaman ve nasıl bu kadar ülkelerine yabancılaştılar, araştırmak lazım. Kendi egemenliklerini ilkellik olarak görmekteler. Nasıl bir zihin bu ya rab!

Bak şunu aklından çıkarma: Ulus devletin yoksa ne demokrasin ne hukukun ne de insanlığın vardır.

Buna en iyi örnek Irak'tır.

Önce ulus devlet vardır gerisi sonra gelir.

Yoksa senin kurduğun demokrasinin en iyi haliyle Fransız Guyanası'ndaki demokrasiden en kötü haliyle de Irak demokrasisinden farkı kalmaz.

Amerika'daki liberallerin, solcuların vs... savaşa karşı çıkması falan da durumu değiştirmez. Ölen 1 milyon Irak'lı için bunlar fasa fisodur ama sadece sizler gibi ABD/AB rotasına girmiş insanların gönlünü ferahlatmaya yarar.

Hayal aleminde yaşamayı bırakın gerçeğe bakın.

Size tavsiyem budur ama öylesine AB/ABD serhoşu olmuşsunuz ki, sizleri uykunuzdan uyandırmak da size acı çektirmek olacaktır.

Adamlar damardan girmişler biz beyne hitap ediyoruz ama işe yaramıyor.

Sangre
09-01-2010, 18:22
İlkellik tabii ki..

Müslümanlar inançsızlara diyorlar ya, ''Aslında siz de Müslümansınız.. Doğduğunuzda İslam fıtratı ile doğdunuz fakat kibriniz yüzünden O'nu inkar ediyorsunuz.. Müslümansınız ama farkında değilsiniz''

Bizim milliyetçi kesimde Kürtlere aslında Türk olduklarını, eğer Türk olduklarının dışında her hangi bir şey iddia ederlerse bölüneceğimizi, parçalanacağımızı felan iddia ediyorlar.. Adamların kendi kültürleri, tarihleri, dilleri, soyları, ülküleri var.. Bizimkiler hala asimilasyon politikasından vazgeçmiyorlar..

O devir çoktan geçti.. Artık orda bir Kürt varlığını kabul edip, haklarını verme devrindeyiz.. Tabii ki bu haklar yeni bir ülke kurmaları vs. değil.. Bunu onlar da istemiyorlar.. Ama demokratik haklarını vermek devletin boyun borcudur.. Bu hakların ne olduğuyla ilgili tartışmaya girmek istemiyorum, herkes bunu çok biliyor hiç kusura bakmayın.

Bu ülke artık Kopenhag kriterlerinin izinden gitmelidir.. Vatan, millet, sakarya devri çoktan geçmiştir.

AKP'nin demokratik sürecini sadece yavaş olmasıyla ve oy kaybetme olasılığına karşı isteksiz davranmakla eleştirebilirim..

Özelleştirme süreci de çok başarılıdır.. Ekonominin 'e'sinden anlamayanlar ve videodaki gençler için ise umudun olmadığını üzülerek söylemek zorundayım.

wiperandcleaner
10-01-2010, 00:29
Evet "Eşhedü en Laik Eşhedü en Kemalist" cephede hiç bir değişiklik yok, hala bıraktığım yerdeler :lol:


Kemalizm'de ise egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.


Soda seni özlemişim ya, reelde böyle esprili arkadaş bulamıyorumda cidden bak :bounce:

Şu duyanı cezbeden müthiş aforizmadaki "milleti" biraz açsan diyorum, hani bizim gibi kemalistler bakımından tecrübeli, onların ciğerini bilenler kastedilenin "Beyaz Türkler" olduğunu ve sözün tam açılımının "Egemenlik kayıtsız şartsız Beyaz Türklerindir, çarıklılar haddinizi aşmayın" olduğunu bilirizde tecrübesiz gençler bilemeyebilir o yüzden diyorum.

Aç sen o "millet" sözünüde sonra kimse sana evi yanınca yardımına koşulmayan adam muamelesi çekmesin :lol:

Soda
11-01-2010, 14:11
Wipeciğim, sende potansiyel bir Kemalistlik görmekteyim haberin olsun.

Bu forumda seni Kemalistliğe terfi ettireceğim.

Önce derin bi soluk al rahatla.

Bu Beyaz Türkler meselesine de kafayı takma. Beyaz olanın Türküne de Müslümanına da karşıyızdır. Biz daha çok esmeri severiz.


Ayrıca egemenlik kayıtsız şartsız milletin değildi de senin AKP nasıl iktidar oldu bi düşünüver. Yoksa AB mi seninkileri iktidar yaptı?

Ceviz içinden çıktığı kabuğu beğenmezmiş.

İnsan hem milli egemenlikten nemalanıp hem de Osmanlıcılık/AB'cilik/ulemacılık yapar mı?

Ayıp oluyor ama :)

wiperandcleaner
11-01-2010, 22:24
Sodam ben sana ne kötülük ettimde benim için bu fena emelleri besliyorsun, hüsn-ü kast dururken su-i kast peşindesin :help:

Kemalizm dediğin ne olduğunu kimsenin bilmediği herkesin çıkarları için kullandığı bir çeşit açık büfe ucubesi bize 1 değil 5 değil 1500 gömlek dar gelir işimiz olmaz anlayacağın :whip:

"Biz daha çok esmeri severiz" derken kavrulmuş fıstıktan bahsediyor olmalısın :lol:

Sizin periphery ile "çarıklı/takunyalı" diye aşağıladığınız ama "Atatürk köylü milletin efendisidir demişti" demekten de utanmadığınız insanlarla birlikte görünmekten bile kaçındığınızı biz bilmiyor muyuz sodam, sizler dün Aşık Veysel'i ayağında çarık var diye Ulus Meydanına sokmayanların fikirdaşı değil misiniz?

Kimi kandırıyorsunuz :smash:

AK Parti iktidara nasıl geldi diye soruyorsun, sodam çok şükür sandığın belirli peryotlarla millet önüne gelmesini "açık oy gizli tasnif" geleneğine bağlı zihniyetin henüz başaramadı ve sandıktan bu iktidar gümbür gümbür çıktı :lol:

İktidarın sandıktan çıkması sizin "egemenliğin millette olduğu" dusturunuza bağlılığınızı değil milletin kendi egemenliğine sahip çıktığını gösterir, kendinize hak etmediğiniz paylar devşirmeyin bakayım.

Siz değil miydiniz bu başbakan için "bundan sonra muhtar bile olamaz" manşetlerinin atılmasına vesilen olan, onu 3 Kasım seçimlerine sokmayan!

Sodam cidden ayıp oluyor yani :whip:

tayyare
11-01-2010, 23:48
"bundan sonra muhtar bile olamaz"

yanlış öngörü

Onbaşı Adolf ,
şansölye oldu %33 le, bir daha sepetlenemedi 'normal' yoldan.
Caligula ve hatta Elegobalus bile Roma İmparatoru olabildi.

sargon
12-01-2010, 00:24
Caligula deyince :)

http://sargon.blogcu.com/kaligula/1158683

Recep Tayyip icin söylemiyorum, ama iktidar adami sarhos edebilir dikkat etmek lazim

Soda
12-01-2010, 02:25
Kemalizm dediğin ne olduğunu kimsenin bilmediği herkesin çıkarları için kullandığı bir çeşit açık büfe ucubesi bize 1 değil 5 değil 1500 gömlek dar gelir işimiz olmaz anlayacağın


Allah allah demek "açık büfe ucubesi" öyle mi?

Doğrusu sizlere yakıştıracağım bir üslup. Ne de olsa Tayyiblerin çocuklarısınız. Düzeysizlikte sınır tanımamak gibi bir şiarınız var.

Siz dönünde kendinizle aynada dalga geçin.

Kemalizm, bu topraklarda ateşle, kanla, barutla kurduğumuz egemenliğimizin adıdır.

Öğren bunları da cahil kalma.

Hala bıraktığım yerdesiniz. 15-16 yaşımda da Nurculardan bu maziden seçme hikayeler, anektodlar dinlerdim. Bol bol ekmek karnesi edebiyatı, paradan Atatürk resminin çıkarılması, Aşık Veysel'e izin verilmemesi gibi cımbızlanmış seçme zırvalıklar. Aradan onca yıl geçti kafa yine aynı kafa. Siz hiç değişmez misiniz?

Acıyorum sizlere biliyor musun.

Bugünlerde iktidar olmanın şımarıklığını yaşıyorsunuz ama fazla uzun sürmeyecek.

Artık çok övündüğünüz "halk desteğiniz" de yok.

Eriyorsunuz eriyor. Mum gibi eriyorsunuz.

Habur rezaletini yaşatanlara milletin tokadı sert olacak bu sefer.

Sizleri bu sefer milli iradenin oylarını çöplüklerde yakma şarlatanlıklarınız da kurtaramayacak.

Sefil geldiniz sefil gideceksiniz.

Ne demişti Mustafa Kemal?

Geldikleri gibi giderler.

wiperandcleaner
13-01-2010, 18:22
Allah allah demek "açık büfe ucubesi" öyle mi?
......
Kemalizm, bu topraklarda ateşle, kanla, barutla kurduğumuz egemenliğimizin adıdır.

Öğren bunları da cahil kalma.


Ne o beğenemedin mi, kemalizm tamda bu işte:kiss:

Öyle olmasa Sosyalist yönelimli, Yakup Kadri, Burhan Asaf, Şevket Süreyya Aydemir'ler öncülüğünde "Kadrocu Kemalizm", Peyami Safa, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Ahmat Ağaoğlu'lar önclüğünde "Liberal Kemalizm", tek parti iktidarının medarı iftiharı Recep Peker'in öncülüğünde ve Ülkü Dergisi etrafında "Otoriter Totaliter Faşizan Kemalizm" anlayışları ortaya çıkabilir miydi, üstelik daha Atatürk hayatta iken :painkiller:

Kemalizm bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan bir dolgu malzemesidir, mankenlerin orasında burasında gördüğümüz slikon vari bir malzeme!

Manket vucudunda asıl amaç nasıl seksapeliteyi artırmak ise, Kemalizmin iktidar oyunundaki bütün hüneri de sahte meşruluk sağlamaktan ibarettir.

Atatürk ve ona izafe edilen ilkeler oyunun sahte unsurlarıdır, fake olayı sodacım :brushteeth:

Bir düşünce sosyalizme, faşizme aynı zamanda da liberalizme dolgu malzemesi oluyorsa o açık büfe ucubesidir, adına düşünce sistemi demek için dahi bin şahit lazım.

Sende de durum farklı değil, sende bir mankenin iri göğüslere sahip olmak için müracat ettiği slikon muamelesi çekiyorsun kemalizme "Kemalizm, bu topraklarda ateşle, kanla, barutla kurduğumuz egemenliğimizin adıdır" diyerek :hand:

Masonların kendilerine has işaretleri varmış, bir mason karşısındakinin "birader" olup olmadığını bu işaretlerle anlarmış, tokalaşırken yada konuşurken araya sıkıştırılan işaretler karşısında beklenen tepki alınırsa iki birader bundan sonra duruma göre hareket edermiş.

İşte "Kemalizm" repliği de siyaset oyununda egemen, derin, kendilerini ülkenin gerçek sahipleri sanan odaklara "bizde biraderiz" mesajı vermek dışında anlamı olmayan bir kabuktur.

İktidar oyununda işer yolunda giderse o kabuğun içini herkes keyfine göre doldurur sodam, tıpkı senin gibi :lol:


Hala bıraktığım yerdesiniz. 15-16 yaşımda da Nurculardan bu maziden seçme hikayeler, anektodlar dinlerdim. Bol bol ekmek karnesi edebiyatı, paradan Atatürk resminin çıkarılması, Aşık Veysel'e izin verilmemesi gibi cımbızlanmış seçme zırvalıklar. Aradan onca yıl geçti kafa yine aynı kafa. Siz hiç değişmez misiniz?


Sodam "aynı yerde mıhlanan" sizlersiniz, takvimler hala 1930-40'larda sizin, bizler çok geliştik. Artık sahip olmadığınız yetkeyle ülke kaderine hükmete arzunuzun karşısına dimdik dikiliyor ve "otur yerine" hareketini çekiyoruz, sizde tıpış tıpış söyleneni yapıyorsunuz.

Memeleketi ve dünyayı 30'lu yılların şartları içinde okuyup değerlendirme hastalığınız devam ettiğinden, gerçek hak sahiplerinin oyunda kurucu aktör olmalarını "baş kaldırı, karşı devrim" diye pazarlamaya kalkıyorsunuz.

Bıraktığımız yerde zaman kaybeden sizlersiniz!

Cımbızlamaymış, böyle onlarca misal getirebilirim bırak misali temel zihniyetin bu olduğu ortada değil mi?

Aksini yüreğin yetiyorsa önce iddia sonra ispat et bakalım!

Orada söylenenlerden hangisi yalan yada gerçek dışı sodam, bu doğruları ocu bucunun ifade etmesi doğrunun doğru olduğu gerçeğini değiştiriyor mu?

Keşke bu doğruları ifade etmeyi beğenmediğin o insanlara bırakmasaydınız be sodam, bu millete yıllarca yalan söylemeseydiniz, doğruları biz sizden öğrenseydik fena mı olurdu?

Belki koltuklarınızı yine kaybederdiniz ama hiç olmazsa tekrar o koltuklara oturma şansınız olurdu, şimdi oda yok sodam :photo:


Artık çok övündüğünüz "halk desteğiniz" de yok.

Eriyorsunuz eriyor. Mum gibi eriyorsunuz.


Davetimi yineliyorum sodam, seçimlerden bir gün önce Allah bir zeval vermezse sende bende tahminlerimizi burada kayıt altına alalım ve 24 saat sonra burada buluşalım.

Var mısın?

Bak sodam, Türkiye'deki sivil-askeri bürokratik oligarşiye açıkça karşı tavır alıp "milletten alınan yönetme erkini sizinle, astlarımla paylaşmam" diyecek alternatif bir siyasi hareket ortaya çıkmadıkça her seçimin galibi AK Parti olur, yaz bunu bir yere!

Böyle bir alternatif henüz ortada yok, böyle bir alternatifin ortaya çıkmasını bende canı gönülden arzu ediyorum yoksa bu adamlarda bu rahatlıkta rehavete kapılacak, ama henüz bir alternatif yok!

Ortada statüko ve vesayet sisteminin devamı bekası için çırpınan, kendilerini devletin sahibi sanan malum odakların yalaklığı dışında siyasi hiç bir misyonu olmayan ve Genel Başkanı loser Baykal olan CHP ve aynı odakların saha elemanı olmak dışında tabanlarına bir hayırları dokunmamış, "sentez" yaptık diyerek fermantasyonu gelişim diye pazarlamaya kalktığın MHP var.

AK Parti'nin alternatifleri bunlar oldukça AK Parti sandıktan daima zaferle çıkar.

Milletin siyasi bilinci artık öyle bir noktadaki, AK Parti ve temsil ettiği çizgi ile mesafeli olan seçmen dahi eğer sonuçtan biraz kuşku duyar duruma gelirse "tekrar 28 Şubat günlerimi, asla!" diye düşünecek ve oyunu AK Parti'ye basacaktır!

Bunun izlerini 22 Temmuz seçimlerinde görebilir okuyabilirsin, tabi böyle bir kabiliyetin varsa :rofl:

Sodam, teklifimi düşün, tabi yüreğin yetiyorsa.

Soda
15-01-2010, 18:18
Öyle olmasa Sosyalist yönelimli, Yakup Kadri, Burhan Asaf, Şevket Süreyya Aydemir'ler öncülüğünde "Kadrocu Kemalizm", Peyami Safa, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Ahmat Ağaoğlu'lar önclüğünde "Liberal Kemalizm", tek parti iktidarının medarı iftiharı Recep Peker'in öncülüğünde ve Ülkü Dergisi etrafında "Otoriter Totaliter Faşizan Kemalizm" anlayışları ortaya çıkabilir miydi, üstelik daha Atatürk hayatta iken


Ona bakarsan RTE öncülüğünde de dinci kemalizm (http://www.medyafaresi.com/haber/1479/guncel-akpden-biz-de-ataturkcuyuz-mesaji-dua-eden-ataturk-posteri.html)var :)

http://www.haberturk.com/kuturesim/akpataturkdua.jpg


"Erdoğan, Konya’da katıldığı törende yine muhaletete yüklendi, “40 yıldır Türkiye’de bir metre ray döşenmemiş. Biz geldik, biz döşüyoruz. “Atatürkçüyüz” diyorlar. Atatürk kalksa bunların hepsini mezara gömer".

Atatürkçülük bütün bunlardan aridir.

Bağımsızlık şiarı olmayan hiç kimse Atatürkçü olamaz. Ülkeyi ABD/AB'ye peşkeş çekenler Atatürkçü olamaz.

Türkçü olmayan, bu ülkeyi, bu milleti etnik kökenlerine göre bölerek her bir etnik kökenden bir millet yaratmaya kalkanlar ve Pkk ile masa başında kadeh tokuşturanlar Atatürkçü olamaz.

Cemaatçi, din bezirganı, din tüccarı, haçlı müslümanları Atatürkçü olamaz.

Haburcu ittifaklar Atatürkçü olamaz.

Askerinin başına çuval geçirildiğinde "Bu nota müzik notası değil" diyenler Atatürkçü olamaz, "Not ettik" diyenler de olamaz.

Atatürkçü olmak bir fikir meselesi değil yürek meselesidir.

Yüreği olmayan Atatürkçü olamaz.



Masonların kendilerine has işaretleri varmış, bir mason karşısındakinin "birader" olup olmadığını bu işaretlerle anlarmış, tokalaşırken yada konuşurken araya sıkıştırılan işaretler karşısında beklenen tepki alınırsa iki birader bundan sonra duruma göre hareket edermiş.

İşte "Kemalizm" repliği de siyaset oyununda egemen, derin, kendilerini ülkenin gerçek sahipleri sanan odaklara "bizde biraderiz" mesajı vermek dışında anlamı olmayan bir kabuktur.



İşte diyorum bıraktığım yerdesiniz diye de inanmıyorsun.

Bu Mason ritleri sizleri fena sarmıştı, o gün de bugün de değişen bir şey yok.

Masonluk bile sizin gibi fasonluktan iyidir.

Sizleri görünce Masonların bile günahını almışız diye üzülüyor insan.

Yalan değil bu ülkeye hizmette Masonlar bile az buz işler yapmamıştır.
Örneğin Demirel. Bin tane RTE olacağına bir tane Demirel olsun.
Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa da Masonmuş. On bin tane RTE'ye değişmem.

Hele Sebataycılar falan o kadar da fena adamlar değillermiş.
Hasan Tahsin'in Sebataycı olduğunu öğrenince dedim "bu dincileri mi yoksa Sebataycıları mı tercih edersin?" diye sorsalar bir an tereddüt etmeden Hasan Tahsin gibi Sebataycıları tercih ederim diye cevaplarım.

Sizler bol bol Harun Yahya okuyun. Size yakışır.

Ayrıca sana bir soru: Siz cemaatçilerin replikleri nasıl oluyor?

Biraz da kendinizden bilgi verin canım. Bir cemaatçi diğer cemaatçiyi nasıl tanır topluluk içinde?

Badem bıyığından mı :lol:


Belki koltuklarınızı yine kaybederdiniz ama hiç olmazsa tekrar o koltuklara oturma şansınız olurdu, şimdi oda yok sodam


Niye otokrasi mi kurdunuz?

Yoksa oyları aşırma/yakma/sayımda elektirikleri kesme/bilgisayar hileleri konusundaki hünerinize mi güveniyorsunuz?

Siz daha dünkü çocuksunuz. Daha ne gördünüz ki?

Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır.

Sizinkiler seçimden bu yüzden mi kaçıyorlar yoksa :)

wiperandcleaner
17-01-2010, 23:45
Ona bakarsan RTE öncülüğünde de dinci kemalizm (http://www.medyafaresi.com/haber/1479/guncel-akpden-biz-de-ataturkcuyuz-mesaji-dua-eden-ataturk-posteri.html)var :)


Sodam kemalizmin fason ve ucube bir ideoloji olduğunu, açık büfe ve dolgu malzemesi ötesi bir şey olmadığını ortaya koyan sözlere cevabın bu mu senin :bathbaby:

Atatürkün sağlığında biri sosyalist, diğeri liberal, bir diğeri düpedüz faşo 3 ayrı kemalizm ucubesinin ortaya çıkması kemalizmin bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan mankenlerin orasında burasında teşhir edilen slikon vari bir dolgu malzemesi olduğu gerçeğini demek kabul ediyorsun :rofl:

"Dua eden Atatürk" posteri buna gerçekten güzel bir örnek, tabi bu isabet "kemalizm" açısından değil çünkü ortada söylediğin gibi ucube bir dindar kemalizm imalatı yok, isabet Atatürk üzerinden kotarılmaya çalışılan "din düşmanlığı" açısından.

Nasıl da eğip büktünüz onu değil mi?

Bir gün birisi (mesela doğu perinçek ağabeyiniz) onu kendi el yazmalarından hareketle düpedüz ateist ilan edebildi, bir başka gün birisi (mesela cemal kutay) Hz. Peygamber aşkı ile dopdolu resmedebildi.

Bazen ordumuzda dua eden Atatürk arkasına saklanabildi değil mi sodam?

Adamı kirli iktidar oyunlarınız sebebiyle kabrinde rahat bırakmadınız değil mi?


Bağımsızlık şiarı olmayan hiç kimse Atatürkçü olamaz.



Kaçtır soruyoruz şu soda imalatı tarifi bulabileceğimiz bir yer varmı?

Soda'nın olmasını istediği şeyin "olan" olduğu yanılgısını niye paylaşalım, kemalizm recebin pekerine göre düpedüz faşoluk, yakup kadri ağabeyinlere göre bir çeşit sosyalizm, peyami safalara göre ise bir çeşit liberalizm.

Hangisi doğru be sodam!

Şimdi taş gibi Recep Peker dururken senin imalatın, ayakları yere basmayan tarifini ben niye ipleyeyim söyle bana!

Sen gel en iyisi wiperandcleaner'in gerçek kemalizm tarifine sarıl: "Kemalizm bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan bir dolgu malzemesidir, mankenlerin orasında burasında gördüğümüz slikon vari bir malzeme! Manken vucudunda asıl amaç nasıl seksapeliteyi artırmak ise, Kemalizmin iktidar oyunundaki bütün hüneri de sahte meşruluk sağlamaktan ibarettir. Atatürk ve ona izafe edilen ilkeler oyunun sahte unsurlarıdır. Bir düşünce sosyalizme, faşizme aynı zamanda da liberalizme dolgu malzemesi oluyorsa o açık büfe ucubesidir, adına düşünce sistemi demek için dahi bin şahit lazım."


İşte diyorum bıraktığım yerdesiniz diye de inanmıyorsun.


"Bıraktığım yerdesiniz" (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=279047&postcount=16) diyen benim be sodam, Ümit Kabasakal sizin tayfadan sayılır ve ondan intihal yapabilirsin, ama benden yapamazsın :kiss:


Bu Mason ritleri sizleri fena sarmıştı, o gün de bugün de değişen bir şey yok.

Masonluk bile sizin gibi fasonluktan iyidir.

Sizleri görünce Masonların bile günahını almışız diye üzülüyor insan.

Yalan değil bu ülkeye hizmette Masonlar bile az buz işler yapmamıştır.
Örneğin Demirel. Bin tane RTE olacağına bir tane Demirel olsun.
Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa da Masonmuş. On bin tane RTE'ye değişmem.

Hele Sebataycılar falan o kadar da fena adamlar değillermiş.
Hasan Tahsin'in Sebataycı olduğunu öğrenince dedim "bu dincileri mi yoksa Sebataycıları mı tercih edersin?" diye sorsalar bir an tereddüt etmeden Hasan Tahsin gibi Sebataycıları tercih ederim diye cevaplarım.


Bak azıcık üzerine geldiğimde nasılda ağzındaki baklayı çıkarıveriyorsun, sabetay ve mason muhibi olup, anti israilci anti abd'ci rölü kesen sodam benim :photo:

Siz ne zaman eleştirebildiniz masonları sodam, insan kendi köküne kem söz eder mi?

"Beyaz Türkler"in ilk siyasi mabedi İttihat ve Terakki'nin mektebi, günümüzün kemalist cunta yalakları masonik zeminden ne zaman ayrılmışlarda masonları, sabetayları eleştirebilmişler!

Çıktığınız kabuğa sövmeniz mümkün mü sodam!

Gazi Osman Paşa meselesine gelirsek mason güzellemecisi, masonların kendilerini olduklarından büyük gösterme starejilerinin tetikçiliği konu Gazi Osman Paşa olunca sökmez! Forrest Gump Kennedy ile tokalaştıysa Gazi Osman Paşa'da masondur :boink:

Ama bak Demirel babanızı istediğin kadar övebilirsin, ben diyorum zaten o hep sizin babanızdı, bu gerçek adına 28 Şubat denen ve x-ray cihazı vazifesi gören sürece kadar kiminlerince farkedilmemiş olabilir ama her lazım olduğunda usulca şapkasını kapıp giden uslu babanıza artık alenen sahip çıkmanıza bir mani yok değil mi sodam?

Çakma ideoloji müntesipleri tabi çakma anti israilci, çakma anti abd'ci, çakma mason ve sabetay alehtarı olacak, şaşırmaya gerek yok değil mi :eyebrows:


Ayrıca sana bir soru: Siz cemaatçilerin replikleri nasıl oluyor?


Siz derken sodam?


Niye otokrasi mi kurdunuz?


Hayır sodam, tam aksi otokrasi ve oligarşiyi yerle bir ettik, milletin iradesinin sandıktaki tecellisine milletin kaderinde olması gerektiği gibi değer verilmesini herkese öğrettik!

Bundan sonra bir fadime bir şahinle iktidarlar devirip 50 milyar dolarları hortumlatıp, devleti ABD-İsrail tandeminin önünde iki büklüm hale sokamayacaksınız, bir daha hukukçu değil lavabo bekçisi olamayacakların ağzından "%99.9 oyda alsalar iktidar olamazlar" manipülasyonları yapamayacaksınız, bir daha bir gece yarısı TSK resmi web sitesine ucube bildiriler asamayacaksınız!

Bütün bunları yapamayacaksınız!

Bu millet sizi sandıkta dövmeye ve mahkum etmeye devam edecek.


Sizinkiler seçimden bu yüzden mi kaçıyorlar yoksa :)

Ben başkalarını bilmem ama sen ikidir açık davetimden kaçıyorsun, bak tekrar yineliyorum:


Davetimi yineliyorum sodam, seçimlerden bir gün önce Allah bir zeval vermezse sende bende tahminlerimizi burada kayıt altına alalım ve 24 saat sonra burada buluşalım.

Var mısın?

Bak sodam, Türkiye'deki sivil-askeri bürokratik oligarşiye açıkça karşı tavır alıp "milletten alınan yönetme erkini sizinle, astlarımla paylaşmam" diyecek alternatif bir siyasi hareket ortaya çıkmadıkça her seçimin galibi AK Parti olur, yaz bunu bir yere!

Böyle bir alternatif henüz ortada yok, böyle bir alternatifin ortaya çıkmasını bende canı gönülden arzu ediyorum yoksa bu adamlarda bu rahatlıkta rehavete kapılacak, ama henüz bir alternatif yok!

Ortada statüko ve vesayet sisteminin devamı bekası için çırpınan, kendilerini devletin sahibi sanan malum odakların yalaklığı dışında siyasi hiç bir misyonu olmayan ve Genel Başkanı loser Baykal olan CHP ve aynı odakların saha elemanı olmak dışında tabanlarına bir hayırları dokunmamış, "sentez" yaptık diyerek fermantasyonu gelişim diye pazarlamaya kalktığın MHP var.

AK Parti'nin alternatifleri bunlar oldukça AK Parti sandıktan daima zaferle çıkar.

Milletin siyasi bilinci artık öyle bir noktadaki, AK Parti ve temsil ettiği çizgi ile mesafeli olan seçmen dahi eğer sonuçtan biraz kuşku duyar duruma gelirse "tekrar 28 Şubat günlerimi, asla!" diye düşünecek ve oyunu AK Parti'ye basacaktır!

Bunun izlerini 22 Temmuz seçimlerinde görebilir okuyabilirsin, tabi böyle bir kabiliyetin varsa :rofl:

Sodam, teklifimi düşün, tabi yüreğin yetiyorsa.

Var mısın yok musun, yoksa kutuna mı gidiyorsun söyle bakalım :lol:

evrensel-insan
18-01-2010, 00:03
Saygideger wiperandcleaner;

Merak ettigim icin soruyorum. AKP'yi savunmanizin altindaki gerekceler, kisaca nedir? Ya da 2000 oncesine gore, AKP'nin ulkeye ve halklarina getirdigi halklara yonelik ne vardir?

Birde, sizce AKP, Ataturk'un getirdigi dusunce ve pratik olarak herhangibir seyinden esinlenmektemidir, yoksa tamamen karsimidir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

wiperandcleaner
18-01-2010, 13:21
Saygideger wiperandcleaner;

Merak ettigim icin soruyorum. AKP'yi savunmanizin altindaki gerekceler, kisaca nedir?


evrensel-insan AK Parti'yi savunmak demiyelim buna, bence savunulmaya ihtiyacı yok zaten bu partinin, AK Parti'nin hakkını verme, destekleme vs diyebiliriz.

Bunu niye yaptığım sorusunun cevabı 3 Kasım 2002 öncesi Türk Siyasi hayatı, devlet yapısı ve Türkiye'nin bölgesi ve dünyadaki konumunda gizli!

Kadrini kıymetini bilmek lazım bu iktidarın, daha iyisi gelene kadar şimdilik en iyisi bunlar.

Sodam, teklifime cevabını bekliyorum, var mısın yok musun :juggle:

Soda
18-01-2010, 14:28
Sodam kemalizmin fason ve ucube bir ideoloji olduğunu, açık büfe ve dolgu malzemesi ötesi bir şey olmadığını ortaya koyan sözlere cevabın bu mu senin


Ne var cevabımda? RTE de kullandığına göre kabahat Kemalizm de değil onu kullananlardadır mantığına katılman gerek. O zaman neden habire Kemalizm ile uğraşıyorsun da onu kullananlarla uğraşmıyorsun?

İslam'ı da birileri terör malzemesi yapıyor. Bu durumda sen El-Kaide gibileri yüzünden İslam'dan çıkıyor musun?

Senin mantığın sakat. Mazrufu bırakıp zarfa bakıyorsun.


Atatürkün sağlığında biri sosyalist, diğeri liberal, bir diğeri düpedüz faşo 3 ayrı kemalizm ucubesinin ortaya çıkması kemalizmin bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan mankenlerin orasında burasında teşhir edilen slikon vari bir dolgu malzemesi olduğu gerçeğini demek kabul ediyorsun


İşte bu senin aşağılayıcı uslubun fikrini haksız çıkarırı en başta. Benim değerlerimi aşağılayarak haklılık kazanamazsın.

Kaldı ki içerik olarak da bir şey yok. Laf cambazlığı.

Atatürk dönemini artık en Atatürk karşıtları bile taktir etmektedir.
"Bugünün gözlükleri ile o tarihe bakamayız" diyenler sizinkilerdir.
Ayrıca bugün sahip olduğun ne varsa o günlerin sana bıraktığı mirastır.
Sizin sorununuz nankörlüğünüzdür.

Atatürk dönemi ne liberal ne sosyalist ne de faşist bir dönemdir.
Bunlardan birisini bile iddia eden yoktur.



"Dua eden Atatürk" posteri buna gerçekten güzel bir örnek, tabi bu isabet "kemalizm" açısından değil çünkü ortada söylediğin gibi ucube bir dindar kemalizm imalatı yok, isabet Atatürk üzerinden kotarılmaya çalışılan "din düşmanlığı" açısından.


"Atatürk üzerinden kotarılmaya çalışılan din düşmanlığı" bu ülkede hiçbir zaman olmadı. Ne Atatürk yaşarken ne de sonra.
Bu ülkede her mahallede cami, her semtte imam hatip lisesi ve her vilayette ilahiyat fakülteleri var. Diyanet işleri başkanlığı var ve neredeyse Milli eğitimden bile fazla bütçesi var. İslam'a yatırım en fazla bu ülkede yapıldı.

Kemalizmin bir aydınlanma devrimidir aynı zamanda ve islam üzerindeki etkisini "hurafeleri" İslam'dan temizlemekle göstermiştir. Bir bakıma İslam'ın (veya İslam bilgisinin) üzerindeki tozu toprağı silmiştir.

Fena mı oldu? Bak bugün bir köy camisinde bile hurafeye dayalı din anlatılmaz.
Ama bundan 100 sene önce İslam'ı istediğin hocaya sorsan sana bol bol hurafe anlatırdı.

Siz din konusuda da nankörsünüz. Kemalizm eğer Sovyetlerdeki gibi dini karşısına alsaydı bugün belki de nüfusun yarısı hatta daha fazlası dinsiz olurdu oralardaki gibi.


Ben Kemalizm'den bahsediyorum sen Atatürk'ü kullananlardan (RTE gibi)
Konuya ilmi bakamıyorsun dedikodular üzerinden fikir üretiyorsun.

Senin sorunun ilmi bir metodolojiye sahip olmamanda.


Nasıl da eğip büktünüz onu değil mi?

Bir gün birisi (mesela doğu perinçek ağabeyiniz) onu kendi el yazmalarından hareketle düpedüz ateist ilan edebildi, bir başka gün birisi (mesela cemal kutay) Hz. Peygamber aşkı ile dopdolu resmedebildi.


Atatürk'ün dindar olması veya ateist olması mevzumuz değildir. Mevzumuz
Kemalizmin bir aydınlanma felsefesi olarak Türk tarihindeki yeridir.

Alırsın laikliği tartışırsın anlarım ama sen sürekli Atatürk'ün kişisel inançları ile uğraşmaktasın. Onun devrimleri fikirleridir.

Yaptıklarını tartış bırak dedikoduyu.


Bazen ordumuzda dua eden Atatürk arkasına saklanabildi değil mi sodam?

Adamı kirli iktidar oyunlarınız sebebiyle kabrinde rahat bırakmadınız değil mi?



Ordu hiçbir şeyin arkasına saklanmaz. Siz halkı din yoluyla kışkırtmak istiyorsunuz. Hem de kendi ordusuna karşı.

Sizler en büyük provakatörlersiniz. Dinciler dini siyasi rant uğruna köküne kadar kullanmakta ve halkı her seferinde "bak o dinsiz bu müslüman, ordu dine karşı, CHP din düşmanı" gibi kışkırtıcı ifadelerle kendi saflarına çekmeye çalışmaktadırlar.

Sizin İslam adına söyleyecek bir sözünüz yok. Bu millet 1000 yıldır müslüman ve sizlerden İslam'ı öğrenecek de değil. Siz kimsiniz? Bir avuç din tüccarı.



Bak azıcık üzerine geldiğimde nasılda ağzındaki baklayı çıkarıveriyorsun, sabetay ve mason muhibi olup, anti israilci anti abd'ci rölü kesen sodam benim :photo:

Siz ne zaman eleştirebildiniz masonları sodam, insan kendi köküne kem söz eder mi?

"Beyaz Türkler"in ilk siyasi mabedi İttihat ve Terakki'nin mektebi, günümüzün kemalist cunta yalakları masonik zeminden ne zaman ayrılmışlarda masonları, sabetayları eleştirebilmişler!


Kemalistlerin Masonlarla da işi olmaz sizin gibi fasonlarla da.

Hikayesiniz hikaye.

Ben söyledim söyleyeceğimi. Sizin gibi şebekeleşmiş din tüccarlarını tercih edeceğime masonları tercih ederim dedim. Biz Kemalistler böyle açık sözlüyüzdür. Durumunuza buradan paha biçin. Ne kadar değersizsiniz gözümüzde anlayın. Türkün kurduğu Cumhuriyeti masonik komplo olarak değerlendirmeleriniz de ancak bir cehalet ürünüdür. Asıl bu cahilane yorumlarınız sizlerin kimlere hizmet ettiğinizi göstermektedir ey neo-Osmanlıcılar.

Sizler ancak ABD'nin dizinin dibinde nep-osmanlıcılık oynarsınız. Kukla geldiniz kukla gidiyorsunuz. Kuklalık sizlerin tarihi karakteridir. Dün İngilize bugün ABD'ye.



kendilerini olduklarından büyük gösterme starejilerinin tetikçiliği konu Gazi Osman Paşa olunca sökmez! Forrest Gump Kennedy ile tokalaştıysa Gazi Osman Paşa'da masondur

Ama bak Demirel babanızı istediğin kadar övebilirsin, ben diyorum zaten o hep sizin babanızdı, bu gerçek adına 28 Şubat denen ve x-ray cihazı vazifesi gören sürece kadar kiminlerince farkedilmemiş olabilir ama her lazım olduğunda usulca şapkasını kapıp giden uslu babanıza artık alenen sahip çıkmanıza bir mani yok değil mi sodam?


Ne o Gaiz Osman paşa'nın Mason olduğuna inanmak istemiyorsun galiba.

Benim için sorun yok. Benim için o Mason olsa da Gazi Osman paşa'dır.
Kahramanları ne masonlukları ne sebateyisliği ne de yahudiliği gözden düşürmez. Bu sizin sorununuz. Kahraman kahramandır.

Bu arada Hasan Tahsin'e de laf söyleyenin anlını karışlarım.
İsterse yedi ceddi yahudi olsun ama böylesi olsun. O da bir Türk kahramanıdır.





Çakma ideoloji müntesipleri tabi çakma anti israilci, çakma anti abd'ci, çakma mason ve sabetay alehtarı olacak, şaşırmaya gerek yok değil mi

Sizler hem çakma müslüman hem de gerçek Amerikancı /AB'ci ve İsrailcisiniz.
Bu durumda olacağıma çakma da olsa anti-amerikancı olmayı tercih ederim
Yani ben anti-Amerikancının çakmasını bile severim.







Hayır sodam, tam aksi otokrasi ve oligarşiyi yerle bir ettik, milletin iradesinin sandıktaki tecellisine milletin kaderinde olması gerektiği gibi değer verilmesini herkese öğrettik!


Vay anasını sayın seyirciler...

Gören de sanacak ki, bunlar gelene kadar ülkede seçim meçim yapılmıyordu, otokrasi, totokrasi falan vardı bunlar geldi demokrasi getirdi :)

"Minareler süngümüz olacak" diyenler mi demokrasi getiriyor bu ülkeye şimdi?

Yoksa "Tatlı mı olacak yoksa Kanlı mı?" diyenler mi?

Hazır halk iktidarı kurdunuz şu YÖK'ü kaldırıverin be yaw...

Hazır halk iktidarı kurdunuz şu Evren'i de yargılayın be yaw...

Hazır halk iktidarı kurdunuz şu halkın telefonlarını dinlemeyin be yaw...

Hazır halk iktidarı kurdunuz şu halkın vergilerini cebinize indirmeyiniz be yaw...

Yavrularım benim, ulemaya sorun halka değil. Size yakışan budur. Demokrasiyi istediğiniz durakta ineceğiniz bir tramvay mı sandınız yoksa :lol:

basitrasin
18-01-2010, 17:27
Sayın evrensel-insan
Ben de AKP'yi destekliyorum. Bunu sebebi:


Ergenekon davası: Türkiye'de ilk defa gladyo'nun üzerine giden bir hükümet var.
Anayasa değişikliği: Türkiye'yi 80 Anayasasından kurtarmak için çalışıyor.
AB'ye girmek için çalışıyor.
Türkiye'yi daha demokratik bir ülke haline getirmeye çalışıyor.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar.
Wiperandcleaner'ın dediği gibi: ”Kadrini kıymetini bilmek lazım bu iktidarın, daha iyisi gelene kadar şimdilik en iyisi bunlar.”
Bu anlamda Wiperandcleaner'ı aklı başında, mantıklı şeyler yazan biri olarak algılıyorum.
Saygılarımla.

wiperandcleaner
18-01-2010, 18:57
Ne var cevabımda? RTE de kullandığına göre kabahat Kemalizm de değil onu kullananlardadır mantığına katılman gerek.


Sodam sıkıntı var halinde!

Tayyip Erdoğan hiç bir zaman "Kemalist" olduğunu iddia etmemiştir, senin verdiğin haberde dua eden Atatürk posteri ile "Atatürk yaşasaydı bu günki kemalistleri sopayla kovalardı" anlamına gelen sözler varki %100 doğru :attention:

Sonra sodam bak çok daha önemli bir nüansı kaçırıyorsun: Faşo Kemalizm, Sosyalist Kemalizm ve Liberal Kemalizm daha Atatürk sağken imal ediliyor :lol:

Bu her şeyi açıklamıyor mu sodam?

Adam daha hayatta ama adının arkasına saklanılarak kimisi memlekete faşizmi kimisi sosyalizmi kimisi liberalizmi hakim kılmak istiyor.

Buradan da anlıyoruzki ta bidayetten iktidar oyununda kemalizm sadece bir dolgu malzemesi, manken göğüslerindeki slikondan farksız sodam!

Bu gün sizin içinde kemalizm aynı şey, kaybettiğiniz koltuklar için "ah koltuğum vah koltuğum" diye ağlarsanız henüz uyanmamışlar dahi uyanır, o yüzden "Atam atam sen kalk ben yatam" ayaklarında kemalizm diyip duruyorsunuz :lol:

Yemiyor kimse artık bu numaraları sodam, yeni taktik ve statejiler lazım. Lider kadrolarınız silivre de belki sıkıntının kaynağı da bu. Ne o, avukatlar haber uçuramıyor mu!


O zaman neden habire Kemalizm ile uğraşıyorsun da onu kullananlarla uğraşmıyorsun?


Kim diyor uğraşmadığımı sodam, benim siyasi aksiyonum Atatürk arkasına saklanmış korkak kemalistlerle mücadeleden ibaret. Bak seninle de sırf bu yüzden alakadar oluyorum, yoksa kusura bakma derinlik bakımından ilgi sahama girmen mümkün değil :drum:


Atatürk dönemi ne liberal ne sosyalist ne de faşist bir dönemdir.
Bunlardan birisini bile iddia eden yoktur.


Sodam beni o günlerin dünya basınından alıntılar yapmak durumunda bırakma, yada bizzat Atatürk'ün en yakınlarının sözleri ve ondan naklettikleri sözleri bana paste ettirme çok üzülürsün :) Hadi olmadı, elin kolun ve ufkun uzanamıyor Canın Dündarının "Mustafa"sını da mı izlemedin sen bakayım!


"Atatürk üzerinden kotarılmaya çalışılan din düşmanlığı" bu ülkede hiçbir zaman olmadı. Ne Atatürk yaşarken ne de sonra.


Bak böyle dersen başta ismet paşan olmak üzere hürmet ettiğin bir çok büyüğün mezarında ters döner "ulan o kadar mesaimizi hiçe sayıyor bu yeni yetmeler" diye ona göre :lol:


Bu ülkede her mahallede cami, her semtte imam hatip lisesi ve her vilayette ilahiyat fakülteleri var. Diyanet işleri başkanlığı var ve neredeyse Milli eğitimden bile fazla bütçesi var. İslam'a yatırım en fazla bu ülkede yapıldı.


Soda burası ilkokul sınıfı mı, mizansen inkilap tarihi dersi mi veriyorsun, çocuk mu var karşında yahu kim yer bunları?

Bu ülkede ölüsünü yıkayacak imam bırakmadınızda "ölülerini yıkasınlar" diye, sırf bu amaçla imam hatip okullarını açmak durumunda kaldınız, tek parti diktasından söz ediyorum.

Ama sonra direksiyona millet ve iradesi geçti, oda tabi metazori anlantik ötesi ağababalarınızın "bu devirde böyle bir rejimle müteffik olamayız" dayatmasıyla! Yoksa ismet paşan tatlı iktidar koltuğunu riske atar mıydı?

DP iktidarı ve ondan sonra gelen milletinin değerleri ile kavgalı olmayan yada en azından daha insaflı müsamahakarlı iktidarlar döneminde tamamen milletin finanse ettiği okul ve camiilerle sen kemalizm adına nasıl övünebilirsin?

Size ne o camii ve okullardan?

Git bu gün bir cuma namazında bu ülkede herhangi bir camiiye, göreceksinki "filan mahalde yaptırılan falan camiiye Allah rızası için yardım" çağrısı yapılmakta ve vatandaş cebinden vererek bu işi finanse etmekte.

Diyanetmiş?

Sor bu ülkenin müslümanlarına diyanetin onlara ne hayrı varmış?

İslamı ve müslümanları kontrol altında tutmak için oluşturulmuş, camii imamına cuma hutbesinde cemaatine dilediğince hitap etme hürriyeti bile tanımayıp yok sağlık haftası yok ecza haftası diye abidik gubidik metinleri imamların eline tutuşturup milleti uyuşturma, kontrol altında tutma ameliyesi dışında İslam davasına dönük ne katkısı varmış diyanetin?

Şu milletin sağlıklı din eğitimi alabilmesi için ne yapmış diyanet müessesi?

Yaz aylarında oda "Beyaz Türkler"in izin verdiği yaş aralığında çocuklara elif ba öğretmekle zevahiri kurtarmaya çalışan sodam, yemezler bunları gayrı. O günler eskide kaldı. Artık herkes her bir şeyin farkında.


Kemalizmin bir aydınlanma devrimidir aynı zamanda ve islam üzerindeki etkisini "hurafeleri" İslam'dan temizlemekle göstermiştir.


Palavralara karnımız yok sodam, dolgu malzemesinden ne hurafesavar çıkar ne aydınlanma!


Ben Kemalizm'den bahsediyorum sen Atatürk'ü kullananlardan


Sodam argoda şu yaptığına bir şey diyorlar da ben onu söylemiyeyim şimdi kaldıramazsın mazallah!

Şirin kemalist, "Kemalizm" dediğin zaten tepeden tırnağa Atatürk'ü kullanma sömürme mektebi :yo: sabah oluyor at şu mahmurluğu üzerinden.


Senin sorunun ilmi bir metodolojiye sahip olmamanda.


Ah canım demek öyle!

Demek ilmi olabilmek için anılan tarihi şahsiyetin kendi sözleri, icraatları, zamanındaki düşünce akımları vs gibi parametrelere bakıp siyasi ve uluslararsaı düzlemde meseleyi ele almak yetmiyor!

Ne yapalım, senin gibi imalat mı :whoo:

Hani "kemalizm şudur budur" diye desteksiz atıyorsun ve sorulmasına rağmen bir türlü şu tariflerini kaynaklandıramıyorsun ya, böyle mi yapmak öyle mi olmak lazım ilmi metod sahibi olmak için?

Sodam sakın senin "ilmi metod" dediğin başka bir şey olmasın :bathbaby:


Atatürk'ün dindar olması veya ateist olması mevzumuz değildir.


Mevzumuz adamı kullandığınız. İşinize geldiğinde o bir ateist, işinize geldiğinde İslam'ı hurafelerden arındıran neredeyse bir müceddid :eyebrows:

İki uç arasındaki salınım farkı kemalizm ve omurga bahsini tekrar gündeme getiriyor!

wiperandcleaner
18-01-2010, 19:11
Alırsın laikliği tartışırsın anlarım ama sen sürekli Atatürk'ün kişisel inançları ile uğraşmaktasın.


Bak dostun olarak uyarmak durumundayım, burnun uzayacak yine!


Ordu hiçbir şeyin arkasına saklanmaz. Siz halkı din yoluyla kışkırtmak istiyorsunuz. Hem de kendi ordusuna karşı.


Ordunun o dediğini yapmak için hiç kimseye ihtiyacı yok, çevik bir ağabeyin ve hempaları o işi gayet iyi yaptılar 28 Şubat günlerinde.

Ve o gün bu gün bu ordu en geniş halk tabanını kaybetti, bu milletin elini öpüp tekrar emrine girmedikçe de bu tabanı kazanması imkansız!

Önce "senin ordunum ve değerlerinle barışığım" diyecek, cephede bu vatan için toprağa düşmüş askerin annesini yemin törenini izlemek için içeri almamak, GATA'ya sokmamak gibi çirkinliklerden vazgeçecek.

Sonra o askerin bacısının üniversite kapılarında süren çilesinin son bulması için atılan adımların karşısına dikilmeyecek, bu çilenin devamını sağlayıcı temel kurum olarak.

Anlıyor musun?

Görev listesi bunlar, hadi bakalım!


Bu millet 1000 yıldır müslüman ve sizlerden İslam'ı öğrenecek de değil.


Ben kendi hesabıma konuşayım, benim milletime dinini öğretmek gibi bir iddiam yok, ama sizin milletin dinini öğrenmesi ve yaşamasıyla probleminiz var.

İslami görününürlük sizi çileden çıkarıyor.

Bu yüzden millet islamı benden öğrenecek değil ama o milletin bir ferdi olarak bende dinimi yaşama hürriyetimi "Beyaz Türkler"in insafına bırakacak değilim.

Sodam kolpa retoriklerle olmuyor bu işler.


Kemalistlerin Masonlarla da işi olmaz sizin gibi fasonlarla da.


Bak Soner ağabeyin çok üzülecek bu sözlere, çünkü şahsen bizzat kendisi kurucu kemalist kadroların neredeyse tamamını mason ve sabetay ilan etmiştir!

Hani şu tek haber kaynağın, karıştırıcı Soner :lol:


Ben söyledim söyleyeceğimi. Sizin gibi şebekeleşmiş din tüccarlarını tercih edeceğime masonları tercih ederim dedim. Biz Kemalistler böyle açık sözlüyüzdür.


Ucuzcu ve kolpacı sodam, zaten çıktığınız kabuk o diyorum sen "size tercih ederim" ayağına yatıyorsun!

Zaten gizli kalmış bir bağ artık söz konusu değil, "Beyaz Türkler"in mason ve sabetay bağlantıları Yalçın Küçük ve Soner Yalçın ikilisinin, yani edi ile büdünün bütün sulandırma faaliyetlerine rağmen bilinen yaygın dolaşımda tarihi bir realitedir.

Bunu inkar etmeni çok isterim çünkü bu halde bizzat bu iki müracat kaynağından hareketle önüne sereceğim donelerle yüzünün kızarmasını seyredebileceğim :)

Ha bu arada, senin bir locaya kaydın falan var mı? Söz aramızda kalır kimseciklere söylemem de bana :)


Türkün kurduğu Cumhuriyeti masonik komplo olarak değerlendirmeleriniz de ancak bir cehalet ürünüdür.


Aaaaaa bir yaşıma daha girdim!

Hem Soner Yalçın'dan başka haber kaynağın olmasın hem böyle konuş!

Sodam, Soner ağabeyin hakkaten kulaklarını çekecek senin!

Yahu senin tek haber kaynağın, Cumhuriyetin kurucu kadrolarının alayını, bırak onu sonrasında göreve gelen kalbur üstü neredeyse bütün isimleri, hepsini geç Latife hanım üzerinden Atatürk'ü bile suçlamadı mı?

Neydi o kitabın adı?

http://img697.imageshack.us/img697/3117/087w.jpg

Efendi, Beyaz Türkler'in büyük sırrı

Canım benim, sen Soner ağabeyinle bir hesaplaş gel, sonra ben sana işin aslını astarını anlatırım, taa ittihat ve terakkiden başlayarak :ranger:


Ne o Gaiz Osman paşa'nın Mason olduğuna inanmak istemiyorsun galiba.


Değilde ondan!

Masonların 99 yada ondan az önce açıkladıkları listede bir sürü yalan yanlış isim var! Nasıl olsa cevap veremez merhumlar, verilecek mesaj için uygunsa "masondu" de olsun bitsin. Nasıl olsa Thom Hanks'in(Forrest Gump) Kennedy ile tokalaştığını yiyecek kemalistler var, Gazi Osman Paşa'nın masonluğunu mu yemiyecekler!


Bu arada Hasan Tahsin'e de laf söyleyenin anlını karışlarım.


Yapma, niye o?

Biz vatan savunmasına zerre katkısı olan bırak bir insanı yük taşımış katıra dahi laf etmeyip hürmet gösteririz sodam, bu sebeple kem söz etmemiz mevzu bahis olmazda bunun senin kolpa "alın karışlama" gösterinle bir alakası yok :puke:

Sahi niye özellikle Hasan Tahsin.

Bir sor bakayım bana belki ben onun ilk kurşun sıkan olduğuna da kani değilim!

Cumhuriyetin ilanından neredeyse yarım asır sonra bir nevi mitos üretme babında bir "Beyaz Türk"ün seçilmesini sen sorgusuz sualsiz kabullenip bunu hüpletebilirsin. Ama ben bu konuda Genelkurmayın arşivlerinde dahi bulunmayan bir bilgiye niye itibar edeyim, hem ondan 5 ay önce direniş kurşununun hatayda sıkıldığı ortaya konmuşken!

Ne o, yoksa illa ilk kurşunu bir "Beyaz Türk" mü sıkmış olmalı sodam?

İşiniz gücünüz kolpa be sodam!


Bu durumda olacağıma çakma da olsa anti-amerikancı olmayı tercih ederim
Yani ben anti-Amerikancının çakmasını bile severim.


Allah sendeki bu analiz/tahlil yeteneğini artırsın sodam :lol:

Sizde bu analiz yeteneği, "çakma" olma iştiyakı ve "tepe tepe kullanılmaya müsaitlik" olduğu sürece bu milletin sizden ve karıştığınız/alet olduğunuz eylemlerden çekeceği var!

Sizinle mücadeleye devam sodam, sonuna kadar.


Gören de sanacak ki, bunlar gelene kadar ülkede seçim meçim yapılmıyordu, otokrasi, totokrasi falan vardı bunlar geldi demokrasi getirdi :)


Yapılmaz olurmu canım, tek parti saadet devrinden hemen sonra CHP'mizin açık oy gizli tasnifli seçim prodüksiyonlarını bile gördük biz, sonra seçimlere beş kala "%99.9 oy alsalarda iktidar olamazlar" dendiğini ve seçim sonuçlarının manipüle edildiğini de gördük!

Seçimlerden önce apoletlilerin bazen açıkça "ona değil buna oy verin" dediğinide gördük, Genelkurmay resmi web sitelerine düşen e-muhtıralar'da.

Çok gün gördük, çok şey yaşadık sodam.

Bu günlerin kıymetini bu yüzden daha iyi biliyoruz!


Hazır halk iktidarı kurdunuz şu Evren'i de yargılayın be yaw...


Taze darbecileri ve hempalarını bir halledelim, sıra ona da gelir sodam!

Tabi bu olduğunda ağzını ilk açıp itiraz edeceklerin sizler olduğunuzu da biliyoruz!

Çünkü kolpacı anti militarist, anti darbecilerin problemi evren değildir, olsa onu yargılamak için girişimde bulunan savcıyı aforoz etmezler, ergenekon sanıklarına kapılarını ardına kadar açtıkları barolarını o savcıya kapatmazlar.

Onların tek derdi yitirdikleri koltuklardır!

Altlarından gelmemek üzere milletçe çekilmiş koltuklar.

Bu arada üçüncü davetime de "yokum" dediğini görüyorum sodam, o halde artık kutuna gideceksin, başka çaren yok :whoo:

evrensel-insan
18-01-2010, 19:24
Saygideger wiperandcleaner;

Kadrini kıymetini bilmek lazım bu iktidarın, daha iyisi gelene kadar şimdilik en iyisi bunlar.-w&c-

Dedigini cok iyi algiliyorum. Yalniz bu bir evrimcilik yani durumu takip etme olmuyormu, neden bu durumu daha ileri bir safhaya ve devrimcilige cekmediginizi sorabilirmiyim?

Peki AKP'den ileride ne gibi bir icerik bekliyorsunuz? Mesela, birey egitimi ve yetistirimi, normallesme, sivil hukuk, sivil zihniyet, sivil kurum ve kuruluslar, bireysel hak ve ozgurlukler, antiayrimci farklarin esitligi, bireyi icin var olan bir devlet v.s. gibi cagimiza en azindan ucundan uygun gelismeleri yapabilecek bir zihniyet ve gelecek var mi?

Bilhassa ta Osmanlidan gelen askeri zihniyet ve diken ustundeki toplum yapisini normale ve sivillesmeye dondurebilecek mi?

Saygilarimla;
evrensel-insan

wiperandcleaner
19-01-2010, 14:10
Evrimcilik yada devrimcilikle alakası yok bunun, buna kısaca reel politik diyorlar!

Ben seçmenim, siyasette aktif unsur olmak ve varsa siyasete taşınmamış konuları taşımak vs bunlar seçmen olmak değil siyasetçi olmayı gerektirir!

Ben siyasette doğruyu temsil ettiklerini düşündüğüm kadroları desteklerim, varsa yanlışlıklar konusunda ikaz ederim, bunu bazen oyumla da yaparım! Sodam çok şaşıracaktır ama açıklayayım, mesela son yerel seçimlerde il genel meclisinde AK Parti'ye oy vermedim!

Uyarı almaları gerektiğine inanıyordum, mesajıda aldılar seçmenden ve kapatma davası ile seçimler arasında sergiledikleri tutumdan vazgeçtiler, tekrar eski çizgiye dönüş sinyalleri verdiler!

Ben ayrıca AK Parti'ye ciddi bir alternatif gerektiğine de inanıyorum ve yine samimiyetle söyleyeyim eğer böyle bir alternatif çıkarsa %100 benimsemesem dahi sırf bu alternatif gelişip serpilmeden ölmesin diyerek oy da verebilirim.

Çünkü alternatifsizlik AK Parti dolayısıyla Türkiye seçmeni için ciddi bir tehdit.

Bunun ötesinde müdahaleler aktif siyasetle olabilir.

"Memlekete siyasette hizmet konusunda da bize bir vazife düşerse onu da yaparız icabında" diyip sodam gillerin manevi babası demirelede bir gönderme yapmış olayım böylelikle :playball:

KızıL
19-01-2010, 17:13
ab demokrasisi biber gazlarıyla coplarıyla özel güvenlik güçleriyle hak aramaya kalkan herkesin karşısında olmuştur..
peki bu demokrasi hakları gasp edenlerin karşısına nasıl çıkmaktadır??
yasal düzenlemelerle, sigortasızlıklai vergi indirimleriyle v.s
kime ne demokrasisis gerisini siz düşünün..

tayyare
20-01-2010, 01:34
ab demokrasisi biber gazlarıyla coplarıyla özel güvenlik güçleriyle ?
yasal düzenlemelerle, sigortasızlıklai vergi indirimleriyle v.s


Demokrasi, iyi de, ama hangisi ?
Türkeşinden bahçeliye, SSDemirele, kurtçulardan takunyacılara, liboşlara, Atatürkçülere kadar herkes demokrat maaşallah !
Yersen rafda dolma var ! ! !

Demokrasi ile özgürlük aynı anlama gelmez.
Bir paralellik var derseniz, tamam, tartışmaya değer bulurum.

Artık sosyalistlerin bu sözcüğü yerli/yersiz kullanmamalarının zamanı geldi geçti bile.

evrensel-insan
20-01-2010, 01:57
Saygideger wiperandcleaner;

Bu sitede ilk defa siyaset konusunda bir gercekci yazar arkadas olarak, sizi kutluyorum.

En azindan, bir siyasetci gibi bu isi, kendinize meslek edinmediginizin bilincini ortaya koyabilmek taktire sayan. Cunku bilirsin, toplumumuzun fertleri, birsey olmadan onun kurkunu giyerler.

Politikayi, bu kadar detayli ve yakindan takibinizi ve bu konudaki tarihsel bilginizi ve yorumlariniz ve dusuncelerinizi, sadece oy atacak bir secmen olarak ortaya koyusunuzu yakindan izliyorum.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Soda
20-01-2010, 07:08
Sonra sodam bak çok daha önemli bir nüansı kaçırıyorsun: Faşo Kemalizm, Sosyalist Kemalizm ve Liberal Kemalizm daha Atatürk sağken imal ediliyor

İşte dediğim gibi ilmi metodoloji noksanlığı burada da kendini gösteriyor.
"Atatürk sağken icat edilen" diye bir şey yoktur, Atatürk sağ iken fiilen uygulanan vardır.
Yani birileri sosyalist, faşist, liberal olabilir ama sistem bu üçünün bir arada olmasına izin vermez. Dünyanın hiçbiryerinde de bu üçü birarada olmamıştır. Bize düşen birilerinin ne dediği, neyi yapmak istediği değildir; o dönem neyin olduğunu anlamaktır.

Atatürk sağ iken olan şey "tek parti rejimidir"

Çok parti denemeleri de başlangıçta olmuştur ve bu denemelerin de gerçek niyetin çok partili rejim olduğunu açığa çıkartmıştır lakin devlet olmadan demokrasi olamayacağı için öncelikle devletin kurumsallaşması ve toplumun bir düzeye çıkarılması hedeflendiği için yani demokrasinin alt yapısını sağlayacak devlet ve insan unsurları inşaa edildiği için ertelenmiş ve "tek parti rejimi"nde devam edilmiştir.

Sizler çok partili rejime geçişi Amerikan'ın Marshall yardımı vb nedenlerle mecburi bir geçiş gibi anlamaya daha yatkınsız çünkü tarihsel perspektif sizlerde yoktur. Çok partili rejime geçiş zaten tarihsel bir zorunluluktur. Cumhuriyetin kendisini demokrasi ile taçlandırması kaçınılmaz bir gelişme idi. Bir ülkenin demokrasiye para alıp geçmesi diye bir şey yoktur öyle olsa idi bugün Suriye, İran, Irak, K.Kore, Küba gibi ülkeleri ABD'nin ikna etmesi hiç de zor olmazdı. Ama size en basit şeyleri bile anlatmak zorunda kalıyoruz.


Süreçleri analiz etmek ve tarihi arka planına bakıp sosyolojik-tarihsel-siyasal analiz yapmak yerine sadece bugünün gözlükleri ile tarihten anlık fotoğraflar çekip bugüne uyduramadığınız veya bugünün standartlarına yakıştıramadığınız herşeyi karalama yoluna gitmektesiniz.

Bak DP iktidarının 26 Nisan 1960 tarihinde yaptığı bir darbe olan Tahkikat Komisyonları ile ilgili tartışmada Mecliste neler yaşanmış:

Başbakan Menderes, Meclis'te bir konuşma yapar. (Not: Konu faşizan Tahkikat komisyonlarıdır) CHP Lideri İsmet İnönü'ye hitaben, "Paşa Paşa" diye seslenir: "Sen değil misin bu memlekette Takrir-i Sükûn Kanunu'nu çıkartan..." DP sıralarından alkışlar yükselir, Meclis'te kıyamet kopar. Menderes devam eder: "Sen değil misin İstiklal Mahkemelerini kurdurtan?.." Tekrar alkışlar yükselir.

(Hatırlatma için, 1925 yılında doğuda ingilizlerin Musul nedeniyle kışkırttıkları Şeyh Sait isyanı çıkmış, hem bölücü hem de dini motifleri taşıyan bu başkaldırı Takrir-i Sükûn Yasası ile bastırılmış, sorumluları istiklal Mahkemesi yargılanmıştır).

İsmet Paşa sessizce kürsüye çıkar ve şu cevabı verir: "Adnan Bey çok doğru söylüyor. Evet, benim o yasayı çıkartan. Evet benim İstiklal Mahkemelerini kurdurtan. Ama ben oradan buraya geldim. Sen ise buradan oraya gidiyorsun."

İsmet Paşa burada da tek cümlede herşeyi anlatmış.

(DP iktidarı döneminin ne menem bir demokrasi olduğunu biraz anlamak isteyen Altan Öymen'in "Öfkeli Yıllar" isimli kitabını okumasını tavsiye ederim)

Hiçkimse çok partili rejim ile tek partili dönemi mukayese edemez. Çok partili rejimin içinde "tek adamlık" veya "tek parti diktatoryası" oynanmaz ve bunu yapıp da millete CHP'li tek parti rejimi yılları ile mukayese yapılarak demokrasi satılamaz.

Tek parti rejimi adı üstünde tek parti rejimidir. Ama çok partili rejim adı üstünde çok partili olmak zorundadır ve muhalefeti yargılayan, hapse atan ve mallarını müsadere eden komisyonlar kurup çalıştıranların demokrasi adına söyleyecek bir şeyi olmadığı gibi bizzat bu insanlar Türkiye'deki demokratik gelişmenin katilleridir.

DP geleneği yüzünden bu ülke demokrasiye geçemedi. Bugün AKP de DP'nin bütün faşizan özelliklerini aynen yansıtmaktadır üstelik daha fazla ABD teknolojisi ile donanmış olarak.

Not. Şu linkin okunmasını tavsiye ederim:

MENDERES’E OYUN OYNANDIĞI DOĞRU MU? (http://www.odatv.com/n.php?n=menderese-oyun-oynandigi-dogru-mu--1701101200)

Bu linkte sadece Tahikat komisyonu öncesi dönem anlatılmaktadır bunun bir de Tahkikat komisyonu günleri vardır ve bence bu ülkede ilk darbe DP'nin Tahkikat komisyonlarıdır. "Sivil darbe" tartışması yapanların bu komisyonların öncesini ve sonrasını anlamadan bu tartışmayı yürütmeleri sivil darbenin tarihsel arka planını görmemek demektir.

Kim diyor uğraşmadığımı sodam, benim siyasi aksiyonum Atatürk arkasına saklanmış korkak kemalistlerle mücadeleden ibaret. Bak seninle de sırf bu yüzden alakadar oluyorum, yoksa kusura bakma derinlik bakımından ilgi sahama girmen mümkün değil



Ya ne demezsin :) Ne derinlik ne derinlik. Dikkat et boğulacaksın.

Bu laf kalabalıklığı ve laf cambazlığından öteye geçmeyen, dedikodu ve fısıltı gazetesi üzerine inşaa edilmiş, körü körüne partizan, az bilen çok ve boş konuşur misali herşeyi biliyormuş havasında verdiğin bu ukala moodlarınla mı beni alt edebileceğini sanıyorsun? Zaaflarını sergilediğinin farkında değilsin.
Seninle kedinin fare ile oynadığı gibi oynamaktayım. Ben rahatım yani, sen devam et.
Üstelik daha ne gördün ki? Yüzeysel takılıyorum seninle. Ama dikkat et benim yüzeyselim bile boğar seni :)

Sodam beni o günlerin dünya basınından alıntılar yapmak durumunda bırakma, yada bizzat Atatürk'ün en yakınlarının sözleri ve ondan naklettikleri sözleri bana paste ettirme çok üzülürsün :) Hadi olmadı, elin kolun ve ufkun uzanamıyor Canın Dündarının "Mustafa"sını da mı izlemedin sen bakayım!

Ooooo, işte bingo !

Can Dündar'ın "Mustafa" sından mı öğrendin sen Atatürk'ü yoksa?

Tam isabet. İşte seni koyduğum yer de tam burası. Can Dündar'ın Mustafa'sını beğenerek izleyen bir AKP'li...

Ha, ha, ha, ha , ha.....Gülmekten kasıklarıma ağrılar girdi.

Bir de demişsin ki: "beni o günlerin dünya basınından alıntılar yapmak durumunda bırakma, yada bizzat Atatürk'ün en yakınlarının sözleri ve ondan naklettikleri sözleri bana paste ettirme çok üzülürsün ..."

İşte ne kadar haklıymışım değil mi?

Dedikodu, fısıltı gazetesi, sözler, fısıldaşmalar....

İşte senin tarihi değerlendirmen bunlardan başka bir şey değildir: Olaylar, olgular, süreçler, devrimler falan sana bir şey ifade etmemekte. Varsa yoksa, o ne dedi; bu ne dedi?

Atatürk'ün yakınındaki kişilerin söyledikleri.

Ben de Atatürk'ün yakınındaki kişilerin sözlerine dikkat eder okurum ve onlardan çok şey öğrenirim de ama bunlar ana kaynak değildir ve teyide muhtaçtır çoğu ama Atatürk döneminin liberal / faşist / sosyalist olduğunu anlamak için yakınlarındaki insanların sözlerine mi bakarsın?

Atatürk dönemi dediğin dönem zaten boylu boyunca önümüzdedir.
Al sana Takrir-i Sukun kanunu, İstiklal mahkemeleri, isyanların bastırılması, Dersim en olumsuzundan.
Veya bütün devrimleri ve Cumhuriyetin kökleşmesi en olumlusundan.
İstersen en beğenmediğin uygulaması şapka devrimi ve ezanın Türkçe okutulmasını al.
Veya İzmir İktisat Kongresini...

Bunlar olaylar, olgulardır. Bunlara bakarsk yorumlayacaksın. Öyle yakınlarındakilerinin sözlerine göre değil.

Örneğin; İzmir İktisat Kongresinde alınan kararlara bakan bir insan o dönemin ne sosyalist ne de liberal olmadığını anlar.

Tarih; olaylara, olgulara, süreçlere bakılarak anlaşılır, sözlere göre değil. Sözler yardımcı kaynaktır en fazla.

Bak sana bu forumlarda az şey öğretmiyorum. Kıymetimi bil.

Haa, bir de "en yakınındakilerin sözleri" derken Rıza Nur'u mu kastettin yoksa?

Siz hala mı orada mısınız?

Bak böyle dersen başta ismet paşan olmak üzere hürmet ettiğin bir çok büyüğün mezarında ters döner "ulan o kadar mesaimizi hiçe sayıyor bu yeni yetmeler" diye ona göre.


Tamam anladık. İsmet paşa camilere piyano koydu, mızıka çaldırdı, silah deposu yaptı.

İyi de olaya bir de öbür taraftan bakanlar var. Onlara ne diyeceksin?

Atatürk`ün manevi kızı Afet İnan`ın kızı Arı İnan`ın `Tarihe Tanıklık Edenler (http://www.tumgazeteler.com/haberleri/tarihe-taniklik-edenler/)` kitabında yer alan anekdotlara göre Bayur, İsmet Paşa`nın `dinciliği`ni şu sözlerle anlatıyor:

`Atatürk öldükten sonra biz seçim bölgemize gittik. Bir müddet sonra, yani 1-2 ay sonra. Galiba seçimlerden sonra gittik. Baktım her mahallede biri Kuran Kursu açılmış. Bunlar yoktu eskiden.

Arı İnan -İnönü iktidarında mı? -Evet, İnönü Cumhurbaşkanı olmuş, Recep Peker de İçişleri Bakanı ki Recep Peker bu işde gayet mutaassıptı. Bu softaların şiddetle aleyhindeydi– Kuran Kursları açılmış, her mahallede bir tane var. Gittim Ankara`ya Recep`e dedim ki `ne hal bu?`

`Ne yapayım?` dedi. Arı İnan -Yani bu `ne yapayım`, emir büyük yerden geliyor manasına mı? -En büyük yerden geliyor. Yani İnönü din düşmanlığı yapmıyor, dinci.

Sonra gel zaman git zaman İlahiyat Fakültesi açıyor. Sonra İmam Hatip okulları açıyor. Bu okullara fıkıh dersi koyuyor. Fıkıh dersine hiç lüzum yok. Çünkü kalkmış. Fıkıh demek şeriatten doğma, yani Kuran`dan ve hadisten peygamberin davranışından çıkarılan hükümlere göre yapılmış kanunlar denmektir. E! Onlar kalkmış. Biz bugünkü ihtiyaca göre kanun yapıyoruz. Eskiden Osmanlı İmparatorluğu`nda bir kanun yapılırken, `şeriate uyar mı uymaz mı?` diye bakılırdı. Yani bir kanun bugünkü şartlara uyuyor mu, ihtiyacı karşılıyor mu?dan evvel, şeriate uyuyor mu? denilirdi. Şimdi bunu İmam Hatip okulunda imamlık edecek, hatiplik edecek adama bunu öğretmeye ne lüzum var?..."

----Bu ülkede ölüsünü yıkayacak imam bırakmadınızda "ölülerini yıkasınlar" diye, sırf bu amaçla imam hatip okullarını açmak durumunda kaldınız, tek parti diktasından söz ediyorum.---

Tabii ölü yıkasınlar diye açıldı imam hatipler dimi? Bu yıkarıda alıntıladığım Arı İnan'ın Tairhe Tanıklık edenler kitabındaki alıntı bile seni yalanlıyor. İmam Hatiler sadece "ölü yıkamak" için açıldı da neden o zaman şerri hukukun öğretildiği Fıkıh dersleri kondu bu okullara?

Senin o dinci aydıncıklarından birisi de merak edip baktı mı İsmet İnönü döneminde açılan İmam hatip okullarındaki ders programlarına?

Ezberden konuşmayı pek severler. İnönü piyano koydu camilere, silah deposu yaptı, ölü yıkamak için imam hatip açtı....

Hep aynı lakırdılar.

Bugün "Hem müslüman hem laik olunmaz, ters mıknatıslama yapar" diyen birisi başvekil oldu ise bunu İnönü'ye borçludur bilmeli. İnsan en azından vefakar olmalı değil mi?

İmam hatipler ölü yıkamak için açılmadı "aydın din adamı" yetiştirmek için açıldı.

Fikir doğru idi ama o okullara fıkıh dersi konulduğu anda başladı yanlışlık ve bugünlere gelindi.

Fıkıh ancak hukuk fakültelerinde "karşılaştırmalı hukuk" derslerinin konusu olarak incenmeli idi.

Ama İmam hatipler bugün şeriatçıların arka bahçesi haline gelmiştir artık çok geç.

Ne ekildi ise o biçildi. Hadise bundan ibarettir.




Ama sonra direksiyona millet ve iradesi geçti, oda tabi metazori anlantik ötesi ağababalarınızın "bu devirde böyle bir rejimle müteffik olamayız" dayatmasıyla! Yoksa ismet paşan tatlı iktidar koltuğunu riske atar mıydı?

Seçimleri DP aldığında "biz yenildik ama demokrasi kazandı" diyen İsmet paşa için çok partili rejime geçmiş olmak attığı tarihsel bir adımdı ve o hiç buna pişman olmadı. Dayatma ile tek adamlar iktidarlarından vazgeçmezler. Öyle olsa idi bugün Suriye ve benzeri ülkeler de çok partiye geçerdi.

Ayrıca millet iradesi çok partili rejimle değil Cumhuriyetin kurulması ile iktidardadır zaten. Hatta milli mücadele bile TBMM önderliğinde yapıldı. Çok partili demokrasi daha gelişmiş bir modeldir ama o demokrasinin nüveleri milli mücadelede atılmıştır. İş tohumun serpilip gelişmesi ve ağaç olması ile ilgilidir. Ama DP iktidarı o milli iradenin de canına okudu.

Ağacı kesti kuruttu. Söyle bakalım CHP'nin mallarını hangi milli iradeye göre müsadere etti DP? (Aynısını 12 Eylül de yaptı)

Söyle bakalım Osman Bölükbaşı'nın partisi Millet partisini hangi milli iradeye göre kapattı DP?

CHP genel sekreteri Kasım Gülek gibi milletin temsilcilerini hangi milli iradeye göre tutuklattı DP?

Hüseyin Cahit Yalçın gibi bir yazarı hapse atarken de milli iradeye danışmış mıydı DP? Gazeteleri kapatırken?

Kırşehir'i de vilayet olmaktan çıkarıp ilçeliğe indirirken hangi milletin iradesine başvurdu?

Tahikat Komisyonun önlem ve kararlarına "her ne suretle olursa olsun muhalefet edenleri" 1-3 yıla kadar ağır hapis cezasına çarptırmayı da milli iradeye sorarak mı karar verdi?

DP'li Tahkikat komisyonu partilerin tüm etkinliklerini yasaklıyordu yahu...

DP'li milletvekilleri CHP'li milletvekillerini yargılıyorlardı (O zaman Anayasa mahkemesi yoktu)

Meclis müzakerelerinin yayınlanması yasaktı. Milletin meclisindeki görüşmelerdne milletin haberi olsun istenmiyordu?

Bütün toplantılar men edilmişti, neşri de yasaktı.

Telgraf, mektup sansüre tabii idi ve diğer bütün muharebe vasıtaları da kontrol edilecekti. (23 Mayıs'ta yani ihtilale 5 kala)

Milletin mektupları telgrafları bile kontrol edilerek memleket bir hapishaneye çevirilmişti. Bütün bunları millet mi istiyordu, milli irade böyle mi tecelli ediyordu?

DP iktidarı bire sivil darbe iktidarı olmuştu. Şimdi hangi yüzle demokrasiden bahsediyorsunuz utanmadan?


---DP iktidarı ve ondan sonra gelen milletinin değerleri ile kavgalı olmayan yada en azından daha insaflı müsamahakarlı iktidarlar döneminde tamamen milletin finanse ettiği okul ve camiilerle sen kemalizm adına nasıl övünebilirsin?---


Tamamen millet mi finanse ediyor?

Bu da bir şehir efsanesidir.

Yoksa bu belediyelere işi düşenlerden zoraki "cami yaptırma ve güzelleştirme derneklerine bağış" adı ile alınan paralarla yapılıyor olmasın?

Ama bütün bunların ötesinde burada başka birşey var anlatmak istediğim.

Taa başından beri Cumhuriyet din düşmanı bir rejim olarak kurulmadı. Bir aydınlanma devrimi olarak İslam'a büyük hizmetleri oldu. Cumhuiyet'e kadar bu millet kendi ana diliyle kendi inancını öğrenme gibi bir imkana sahip değildi. Tarihte ilk kez Türkler kendi ana dilleri ile kendi dinlerini öğrendiler. Bu durumdan Türk'ü Arabın hayranı haline getiren Osmanlı kabahatlidir. Bir ülke insanının kendi dili ile kendi dinini öğrenememesi bir zulümdür. Hutbeleri bile Arapça imiş bu milletin. O çok övdüğünüz Osmanlı bu milletin "dilini" bile adam yerine koymuyordu.

Cumhuriyet bu anlamda Anadolu Türkü'nün 600 sene sonra devleti yönetmesini temsil eder.


Diyanetmiş?

Sor bu ülkenin müslümanlarına diyanetin onlara ne hayrı varmış?

İslamı ve müslümanları kontrol altında tutmak için oluşturulmuş, camii imamına cuma hutbesinde cemaatine dilediğince hitap etme hürriyeti bile tanımayıp yok sağlık haftası yok ecza haftası diye abidik gubidik metinleri imamların eline tutuşturup milleti uyuşturma, kontrol altında tutma ameliyesi dışında İslam davasına dönük ne katkısı varmış diyanetin?


Nankörlük de bu olsa gerek.

Senin millet kurdu dediğin camilerin hepsine imam atayan Diyanet değil mi?
79 bin imamın maaşını kim ödüyor?
Hac organizasyonlarını kim yapıyor?
Onca eseri, kitabı kim yayınlıyor?
Onca Kuran kursunu açan Diyanet değil mi?
Yurtdışındaki Türklerin camilerine bile imam göndermiyor mu?
81 bin personeli olan dev bir kurumdan bahsediyoruz.
İnsaf insaf bu kadar da nankör olmayın.

Dilediğine dilediği gibi hitap edecekmiş.

"Kubbeler miğfer, minareler süngümüz" falan mı diyeceksiniz insanlara?

Bol provakatörlü hutbeler. Bilmiyoruz sanki halkı dini kullanarak nasıl kışkırttığınızı.

Artık o camilerde kimlerin cenaze namazı kılıınır kimleirn kılınmaz ona da karar verirsiniz.

"Bu adam zındıktı, bunun cenaze namazı kılınmaz" diyen imamlardan geçilmez ortalık.

Geç bunları da nankörlük etme.


---Ben kendi hesabıma konuşayım, benim milletime dinini öğretmek gibi bir iddiam yok, ama sizin milletin dinini öğrenmesi ve yaşamasıyla probleminiz var.

İslami görününürlük sizi çileden çıkarıyor---


Allah allah milletin dinini öğrenmesi ile problemimiz varmış. Bizim problemimiz din tüccarları ile millete kendi dinini satanlar ile.
Sizler insanların safiyane din duygularını kendi çıkarlarınıza alet etmişsiniz biz de halkı blinçlendirmeye çalışıyoruz sizin gibi din tüccarlarına karşı ama kolay olmuyor.

İslami görünürlülükmüş... Türban takmayanlar İslami görünmüyor mu?

Sen mi karar veriyoyorsun kimin ne kadar İslam olduğuna?

İslami görünmek midir önemli olan yoksa İslamı yaşamak mı?

Bu ülkenin mütedeyyin insanları İslamı 1000 yıldır yaşamaktalar, siz kimsiniz de onların hakkını savunacaksınız?

Aradan çekilin parazit yaratmayın. Yeter bu insanları kullandığınız, istismar ettiğiniz.

O genç kızları tarikat evlerinizde "saçının bir teli bile gözükse 70 bin yıl cehennemde yanarsınız" diyerek nasıl dehşet içinde bıraktığınızı ve örtünmeye zorladığınızı biliyoruz. Onların "bu benim dinimin emri" demesi bile sizin onlar üzerinde korku/dehşet/mahelle baskısı yolu ile kurduğunuz baskıların içselleştirilmesinden başka bir şey değil.

Bu şekilde genç kızları kontrolünüze aldınız. Onları karanlığa mahkum ettiniz. Sizin kadın üzerinde kurduğunuz gerici baskının bir meşruiyet aracıdır türban.

İslam'ın görünürlülüğü imiş.

İslami görünsen ne olacak görünmesen ne olacak? Özde birşey olmayınca görüntüyü kurtarmaya çalışan biçaraler.

Sanki İslam'ın tapusu bu zevatın elinde. Cehenneme bilet kesip cennette arazi satıyorlar bir de hiç sıkılmadan.

Siz yatın kalkın da Kenan Evren'e dua edin. "12 Eylül yılanları öldürdü ortalık farelere kaldı" demişti birisi. Ne kadar da doğru söylemişti. Boşuna hocaefendiniz Evren paşa cennetlik adam dememişti. Vay be nasıl da taşlar yerine oturuyor.

Getir 12 Eylülü al türbanı.

Emperyalizmin bir kuklasından diğer kuklasına; bir tezgahından diğer tezgahına yatay geçiş.

Merve Kavakçı'nın türbanı Amerika'da senato binasında sergileniyormuş.

http://www.milliyet.com.tr/2005/10/26/guncel/resim/axgun01.jpg










Aldığı ödüllere bakın hele:

2009: Dünyanın En Etkili 500 Müslümanı
(Georgetown University) (ABD)
2006: Sosyal Adalet Takdirname Belgesi
New York Universitesi (ABD)
2004: En Başarılı Kadınların Tanınması
NAACP/GWU (ABD)
2000: İnsan Haklarının Gelişmesi ve Müslüman Kadının Güçlenmesi Çabalarının Tanınmasında Örnek Hizmet Ödülü
Uluslararası Kadın ve Çocuk Derneği (ABD)
2000: İnsanlığa Hizmet Ödülü:
Haus der kulturellen Aktivitat und Toleranz (Avusturya)
1999: Yılın Annesi Ödülü:
Ankara Başkent Kadın Platformu
Ulusal Gençlik Organizasyonu (Türkiye)

http://www.mervekavakci.net/odul.php (http://www.mervekavakci.net/odul.php)

Hepsini anladım da şu "İnsanlığa hizmet ödülü" de neyin nesi böyle?

Şu türban nelere kadirmiş böyle?

Vay be. Bak benim bile giyesim geldi :)

Davet edilmediği üniversite kalmamış ABD'de. Maşallah el üstünde tutulmakta oralarda.
http://www.mervekavakci.net/gundem.php (http://www.mervekavakci.net/gundem.php)

Kendisinden ABD'nin Irak'taki katliamlarını kınamasını da beklerdik hani insanlığa hizmet adıyla aldığı ödülü haketmesi baabında ama Merve hanımın keyfi gıcır.
O şimdi türbanının ona sağladığı siyasi popülaritenin keyfini çıkarmakla uğraşmakta.

Ama bize gösterdiği çok önemli bir şey var:

"Türban emperyalizmin simgesidir" diyen Erol Manisalı hocamızı teyid etmekte adeta.

Türban emperyalizmin bu ülkedeki simgesi olmanın ötesinde bayrağıdır bayrağı.

Ama Allah zalimleri sevmez.

Zalimlerden yana saf tutanları da.

naper
20-01-2010, 18:39
soda;
o türban, bu türban mı yoksa?

http://gercekgundem.com/img/news/turban-bilgi-tkp1.jpg

wiperandcleaner
20-01-2010, 18:58
İşte dediğim gibi ilmi metodoloji noksanlığı burada da kendini gösteriyor.
"Atatürk sağken icat edilen" diye bir şey yoktur, Atatürk sağ iken fiilen uygulanan vardır.
Yani birileri sosyalist, faşist, liberal olabilir ama sistem bu üçünün bir arada olmasına izin vermez. Dünyanın hiçbiryerinde de bu üçü birarada olmamıştır. Bize düşen birilerinin ne dediği, neyi yapmak istediği değildir; o dönem neyin olduğunu anlamaktır.


Sodam yine çok ama boş konuşmuşsun.

Sevdiğin sokak ağzı ile konuşalım "salağa" yatmışsın.

Ben Atatürk döneminde aynı anda sosyalizm, liberalizm ve faşizm tatbik ediliyordu mu dedim benim acemi CHP savunucusu arkadaşım.

Gösterdiğim şey Atatürk sağ iken ona izafetle faşo kemalizmden tut, liberal kemalizme kadar bir yelpazede ortaya çıkan akımlar!

Bu neyi gösteriyor sodam, kaçıncı söyleyişim bende unuttum ama bu kemalizmin bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan bir dolgu malzemesi olduğunu gösterir.

Hani şu mankenlerin orasında burasında gördüğümüz slikondan söz ediyorum!

Manken vucudunda asıl amaç nasıl seksapeliteyi artırmak ise, Kemalizmin iktidar oyunundaki bütün hüneri de sahte meşruluk sağlamaktan ibarettir. Atatürk ve ona izafe edilen ilkeler oyunun sahte unsurlarıdır. Bir düşünce sosyalizme, faşizme aynı zamanda da liberalizme dolgu malzemesi oluyorsa o açık büfe ucubesidir, adına düşünce sistemi demek için dahi bin şahit lazım.

İçini sızlatan acı gerçek bu sodam.


Çok parti denemeleri de başlangıçta olmuştur


Bak sakın o deflerleri açma, bana çok eğlence sana çok eziyet çıkar :croc:


Bir ülkenin demokrasiye para alıp geçmesi diye bir şey yoktur öyle olsa idi bugün Suriye, İran, Irak, K.Kore, Küba gibi ülkeleri ABD'nin ikna etmesi hiç de zor olmazdı. Ama size en basit şeyleri bile anlatmak zorunda kalıyoruz.


Sodam anlamıyorsun bu işlerden, reel politik, uluslararası ilişkiler, yaşanmış tarih, anlamıyorsun harbiden.

Andığın ülkeler iki kutuplu dünyada batı blokuna mı doğu blokuna mı yaslanmıştı!

Efendileri olarak ABD'yi mi Rusya'yı mı seçmişlerdi?

Sodam senin inönün efendi diye ABD'yi seçince Washington'da "Demokrasi" dedi. Moskova hempalarına hiç "Demokrasi" demedi do you understand me?


Süreçleri analiz etmek ve tarihi arka planına bakıp sosyolojik-tarihsel-siyasal analiz yapmak yerine


Sodam bak demedi deme burnun uzayacak, yaptığım zaten bu. Canını fena sıkan analiz metodlarını "böyle yapmalısın" diye bana yöneltmek kötü bir taktik, tutmaz bu iş!


İsmet Paşa sessizce kürsüye çıkar ve şu cevabı verir: "Adnan Bey çok doğru söylüyor. Evet, benim o yasayı çıkartan. Evet benim İstiklal Mahkemelerini kurdurtan. Ama ben oradan buraya geldim. Sen ise buradan oraya gidiyorsun."

İsmet Paşa burada da tek cümlede herşeyi anlatmış.


Evet "yedik geçmişte pek çok nane, ama getirdik nedamet"(kabul et "t" olmasa kafiye süper) demiş :hug:

Yani kraldan fazla inönücü sodam, inönü kendi nefsine karşı senden daha az müsamahalı olmuş!


DP geleneği yüzünden bu ülke demokrasiye geçemedi.


Doğru söze ne denirki?

Zaten DP İktidarı daha seçim akşamı apoletli taifesini çankayaya gönderip İnönü'ye "müdahale edelim mi" diye sordurmuştur!

Zaten DP İktidarı ABD ile ilişkiler bozulduğunda Rusya'ya yaklaşmayı deneyerek, hatta Menderes'in Moskova programı belirleyerek Demokrasiye geçmemize büyük darbe vurmuştur.

Zaten darbecilerin "NATO ve CENTO'ya bağlıyız" deklarasyonunun arkasında da DP İktidarı var :decision:

Sodam, kemalistler kadar "yalancı tarih" yazım yeteneği olan başka bir topluluk ben görmedim, hakkınızı teslim edeyim :lol:


Not. Şu linkin okunmasını tavsiye ederim:


Gene mi Atatürk'e miyavlayarak "Sabetay" diyen Soner Yalçın ağabeyinden link veriyorsun?

Sana yapmanı söylediğim (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=281881&postcount=30) hesaplaşmayı gerçekleştirdin mi ağabeyinle sen söyle bakayım!


Can Dündar'ın "Mustafa" sından mı öğrendin sen Atatürk'ü yoksa?


Sodam yapamayacağını biliyorum ama yinede söylemeliyim bırak şu ucuzculuğu!

Can Dündar'ın "Atatürk"ü dahi idealize edilmiş bir "Atatürk"tür, ama bu bile sizi çileden çıkardı, çünkü neredeyse adamı yarı İnsan yarı Tanrı antik yunan kahramanı sanmaktasınız :lol:

Benim Atatürk'ü Can Dündar'dan öğrenmeye ihtiyacım yok, gerçek Atatürk'ü ondan öğrenme ihtimalim ise hiç yok!

Ama senin gibi kemalistlerin sahte rüyalardan uyanması açısından küçücükte olsa bir adımdır o çalışma ve hayal aynalarınızı çatlatmıştır!


Ha, ha, ha, ha , ha.....Gülmekten kasıklarıma ağrılar girdi.


Yani doğrusu ben pek öyle tahmin etmiyorum!

Tahminim sen "Mustafa"yı izlerken ya yanındakilerle kavga ettin, yada oturduğun koltuğu yedin, yada başka zararlı bir iş yaptın :kiss:


Dedikodu, fısıltı gazetesi, sözler, fısıldaşmalar....

İşte senin tarihi değerlendirmen bunlardan başka bir şey değildir: Olaylar, olgular, süreçler, devrimler falan sana bir şey ifade etmemekte. Varsa yoksa, o ne dedi; bu ne dedi?


Ucuzcu sodam, yaşanmış süreçler, olaylar vs bunların kaydı kuydu için iki kategori var:

1) Gerçek Tarih
2) Resmi Tarih

Sen ve senin gibiler hep ikinci seçeneğe abonesiniz, istersinizki herkes de o yayına abone olsun!

Kaliteli içerik olsa olalımda hep masal be sodam.

Ancak birinci kategoride çok önemli bir yeri olan, olaylara kişilere süreçlere tanıklık edenlerin anılarına dudak bükmen zaten sendeki derinlik problemini ele veriyor.

Atatürk'ün kişisel el yazmaları dururken ondan sonra üretilmiş masallara itibar etmeyi yeğlersiniz, yeterki hayal aynanız çatlamasın!

Gerçek kayıtlara, genel kurmay arşivlerine değil "ilk kurşunu sıkan bir Beyaz Türk'tü" masalına iman edersiniz.

Bizim masallara karnımız tok.

Tarihin aydınlatılmasında çok kere 1. kaynak olarak ele alınan kişisel anı ve günlük kayıtlarına dedi kodu muamelesi çekenlere de aldırabileceğimiz mesafe pek yok, ama Allah'tan ümit kesilmez, çabalıyoruz işte :ranger:


Ben de Atatürk'ün yakınındaki kişilerin sözlerine dikkat eder okurum ve onlardan çok şey öğrenirim de ama bunlar ana kaynak değildir ve teyide muhtaçtır çoğu ama Atatürk döneminin liberal / faşist / sosyalist olduğunu anlamak için yakınlarındaki insanların sözlerine mi bakarsın?


Sodam yine "salağa" yatmışsın!

Teyide muhtaç kaynaklar nasıl teyid edilir, yine benzer kaynaklarla değil mi?

Bu zaten yapılmış, söylediklerim Atatürk'ün tek bir yakınından duyulan şeyler değil ki!

İkincisi Atatürk dönemi ve faşo/liberal/sosyalist kemalizm olayını yine taammüden karıştırmışsın.

Aydınlanmak için lütfen yukarıya bakın.


Örneğin; İzmir İktisat Kongresinde alınan kararlara bakan bir insan o dönemin ne sosyalist ne de liberal olmadığını anlar.


Allah aşkına sodam çok merak ettim, o kongreden ne derece haberdarsın ve hangi sonuçlarına bakıp şu dediğini söylüyorsun cidden merak ettim yahu :biggrin1:


İyi de olaya bir de öbür taraftan bakanlar var. Onlara ne diyeceksin?

Atatürk`ün manevi kızı Afet İnan`ın kızı Arı İnan`ın `Tarihe Tanıklık Edenler (http://www.tumgazeteler.com/haberleri/tarihe-taniklik-edenler/)` kitabında yer alan anekdotlara göre Bayur, İsmet Paşa`nın `dinciliği`ni şu sözlerle anlatıyor:


Yahu ne oldu, hani ikincil kaynaktı, teyide muhtaçtı falan bu tip anılar nakiller ha?

Yahu sodam bari paste ettin hiç olmazsa okusaydında sonra şu hale düşmeseydin!


Sonra gel zaman git zaman İlahiyat Fakültesi açıyor. Sonra İmam Hatip okulları açıyor. Bu okullara fıkıh dersi koyuyor. Fıkıh dersine hiç lüzum yok. Çünkü kalkmış. Fıkıh demek şeriatten doğma, yani Kuran`dan ve hadisten peygamberin davranışından çıkarılan hükümlere göre yapılmış kanunlar denmektir. E! Onlar kalkmış. Biz bugünkü ihtiyaca göre kanun yapıyoruz.


Sodam bu ne haldir :)

Bu alıntı yapılan şahıs fıkıh nediri hadi bilmiyor sende mi bilmiyorsun?

İmam yetiştirecek okul imama fıkıh öğretmeyecekde bandi jumping mi öğretecek?

Fıkıh bilmeden adam "hoca efendi şu hal abdesti bozarmı, gusul nasıl alınır sakız çiğnersem orucum bozulur mu" gibi sorulara nasıl cevap versin, ölünüzü şöyle yıkayın böyle kefenleyin nasıl desin?

İmam Hatipten mezun olanın içtihad yapıp hüküm kural kanun düzenlemesi yapacağını hadi alıntı yaptığın konunun cahili sanıyorda sen niye uyanamıyorsun sodam?

"E! Onlar kalkmış. Biz bugünkü ihtiyaca göre kanun yapıyoruz" e yani?

Bu hanımefendi kafasına göre mi bize namazı narif edecek ve biz ona göre mi kullacağız!

Yada TBMM "Abdesti bozan haller şunlardır" diye bir kanun mu çıkaracaktı sodam da bu yüzden buna benzer ihtiyaçlar için İmam Hatipliye fıkıh dersi gereksizdi söyle bana yahu :kiss:


Tabii ölü yıkasınlar diye açıldı imam hatipler dimi? Bu yıkarıda alıntıladığım Arı İnan'ın Tairhe Tanıklık edenler kitabındaki alıntı bile seni yalanlıyor.


Dayanakların hep böyle çürükmüdür sodam, soner ağabeyin gibi, fıkıh cahili hanımefendi gibi?

Bak gözlerini açmana yardımcı olayım:


İmam Hatip Okullan’nı, 1949′da yeniden açan devrin Millî Eğilim Bakanı Prof.Dr.Tahsin Banguoğlu, 25 yıl sonra bu yeniden açışı söyle yazmaktadır: "1946 seçim kampanyasından çoklukla seçilip gelen CHP milletvekilleri bozuktular. Parti, ilk defa milletten bir zılgıt yemiş, sarsılmıştı. Uzun bir Tek Parti devrinin biriktirdiği hoşnutsuzluk yaygındı. Denilebilir ki halkın bir numaralı yakınması din hizmetleri ve din öğretimi bahsindeydi. Vatandaş: "Ölü yıkayacak adam bulamıyorum" diyordu.

İmam Hatip mektepleri kapatılmış, uzun yıllar din adamı yetişmez olmuştu. Beş âyet ezberleyen din adamı geçiniyor, onlara da ‘hademe-i hayrat’ adı veriliyordu. Nihayet, uzun yıllardan beri okullarımızda din öğretimi yoktu.

İşte bu bahiste, 1946 seçimlerinden sonra CHP Meclis Gurubu ürkmüş, âdeta paniklemiş görünüyordu. Mutlaka birşeyler yapılmalı idi. Yoksa millet rey vermeyecekti, ilk teşebbüs Meclis’teki eski adamlarından geldi. Başta Raif Hoca, Fatin Hoca, Rasih Hoca ve onlara katılan Hamdullah Suphi Bey ve arkadaşları bir kanun teklifi getirdiler.

Burada din eğitiminin iadesi ile birlikte medreselerin yeniden açılması yönünde hükümler vardı. Oysa bu hususta Cumhurbaşkanı İnönü suskundu. Recep Peker hükümeti ise zaten demokrasiye, dolayısiyle bu türlü tedbirlere taraftar değildi. Ancak, Gurup’ta rahatsızlık artıyordu. Çünkü Demokrat Parti, Meclis’te üzerine varmamakla beraber, halk arasında, bu konuda geniş tahrikler yapmakta idi. Gurup yeniden toplandı. Geniş bir komisyon kurularak;

- İlkokulların son iki sınıfında din dersi okutulması,
- İmam Hatip okullarının açılması,
- Ankara’ya İlahiyat Fakültesi kurulması,
- Türk büyüklerine ait türbeleren ziyarete açılması, kararları alındı…"

Temellerin Duruşması, Ahmet Kabaklı



İmam Hatiplerin ilk açıldığı zamanlarda Cihad Baban "memlekette ölü yıkayacak din adamı kalmadı" diye bir yazı yazmış ve Ankara, din adamı ihtiyacını o zaman idrak etmiş. Şimdikiler "ölü yıkayıcı din adamı" statüsünden "imam ve hatip"liğe açılım yaparak gene de insaflı sayılırlar! Değil mi ama, ölü yıkamak için bu kadar da kadro ve dolayısıyla kontenjan gerekmiyordu.

http://yenisafak.com.tr/arsiv/2003/EKIM/18/atasgetiren.html


Gördünmü sodam, yaşananların arkasında yatan asıl faktörleri burun büktüğün ikinci kaynaklarda nasılda buluyoruz.

Sen resmi tarih asparagasıyla "İslami Aydınlanma" masalını anlatmaya devam et, bu öyle bir masalki eminim sen dahi inanmıyorsun.

Squall
21-01-2010, 04:11
Yahu bu boğazların dininin 6.şartı Amerika 7.side AB dir....

Soda
21-01-2010, 15:40
Gösterdiğim şey Atatürk sağ iken ona izafetle faşo kemalizmden tut, liberal kemalizme kadar bir yelpazede ortaya çıkan akımlar!



O zaman neden ben Cumhuriyet dönemi uygulamalarından bahsederken sen "dönemin siyasi akımları"ndan bahsederek bunu Kemalizm'e bağlıyorsun.

Kemalizm'in sağladığı aydınlanma ikliminde her türlü düşünce inkişaf etmiştir bu olağandır ve bu siyasi akımlar ile Kemalizm'in bağlantısı ancak bu olabilir. Ona bakarsan hilefetçilik/osmanlıcılık/işbirlikçi dincilik/siyasal dincilik/kürtçülük ve daha yüzlerce siyasi akım da ortaya çıkmıştır. Hatta bazıları kendi ideolojilerini Kemalizme atıf yaparak savunmuşlardır veya "Kemalizm budur" iddiasında bulunmuşlardır ama bunların hiçbirisi Kemalizm değildir.

Kemalizmi ;

1-Milli mücadele içinde

2-Cumhuriyet dönemi devrimlerinde görürsün.

ve dahası bugünlere kadar gelen bütün çağdaş atılımların içinde de Kemalizm vardır.

Kısacası Kemalizm Türk'ün ayağa kalkışıdır her yönüyle. Öğren bunları.

Bu minvalde Kemalizmi "altı ok" olarak görmek bile bir kategorileştirme veya çerçeve içine sokma çabası olup Kemalizmin içinin boşaltılmasından başka bir şeye hizmet etmemiştir.

Ama biz ne yapıyoruz?

Konuya hem ilmi hem de manevi bakıyoruz ve Kemalizmin tarihsel perspektifte bu topraklarda oynadığı rolü analiz ediyoruz.

Koskoca bir milli mücadele ruhu ile bizim maneviyatımızı oluşturduğu gibi
atılan dev adımlarla Türk'ün tarih sahnesine yeniden çıkışını temsil eden Kemalizmi hak ettiği yere oturtuyoruz.

Sense burada dedikodularla uğraşıyorsun.

Yazık yazık...


Bu neyi gösteriyor sodam, kaçıncı söyleyişim bende unuttum ama bu kemalizmin bu ülkede iktidarları meşrulaştırma amacı dışında fonksiyonu olmayan bir dolgu malzemesi olduğunu gösterir.

Nedir bu cümle? "Dolgu mazlemesi", " iktidarları meşrulaştırma"...

Anlayan varsa beri gelsin. Bir cümlesi var arkadaşın ha bire onu tekrarlamakta.

Nedir bu?

Analiz mi?

Bir cümlede işi bitiriyor.

Oh ne ala...

Hem Kemalizmi bilme hem de hap gibi bir cümle ile kötüle.

Senin bu düzeyinle Kemalizmi kötüleme yeterliliğin bile yok.

Aynı cümleyi ben de "din" için kullanabilirim.

--Din bu ülkede iktidarları meşrulaştırma aracına hizmet etmiştir.

Bak kullandım.

Ne oldu şimdi?

Dinin kabahati ne?

Millet dinden mi çıkacak şimdi?

Madem iktidarları meşrulaştırma aracıdır din o zaman ey müslümanlar İslam'ı terkedin mi diyeceksin?

Ne mantık bu yahu? Nasıl bir kafa?

Şaka gibi...


Evet "yedik geçmişte pek çok nane, ama getirdik nedamet...


Aynen oturmuş. İşte bu tam sizi anlatmakta. Yemediğiniz nane kalmadı o kesin de "nedamet" getirdiğinizi hiç sanmam.

Ayrıca kimse Takrir-i sükun kanununu veya İstiklal mahkemelerinin benzerlerini bugün için övemez. Ama tarihe bugünün gözlükleri ile bakamayız. Koskoca milli mücadelenin içinde yaşayıp ve sonrasında bir devlet inşaa etmek zorunda kalanların despotik uygulamalarına bugünün rahat koltuklarından bakarak eleştiri getiremezsin. "Rahatınız mı battı?" diye sorarlar adama.



Zaten DP İktidarı daha seçim akşamı apoletli taifesini çankayaya gönderip İnönü'ye "müdahale edelim mi" diye sordurmuştur!

Zaten DP İktidarı ABD ile ilişkiler bozulduğunda Rusya'ya yaklaşmayı deneyerek, hatta Menderes'in Moskova programı belirleyerek Demokrasiye geçmemize büyük darbe vurmuştur.

Zaten darbecilerin "NATO ve CENTO'ya bağlıyız" deklarasyonunun arkasında da DP İktidarı var


Bir kere Cemal Gürsel'in "NATO'ya CENTO'ya bağlıyız" lafını "bu ülkeye demokrasi DP yüzünden gelmedi" yorumuma anti-delil olarak sunamazsın.
Seni mantığa davet ediyorum ama hiç umudum da yok hani...

Sana sürekli "ne alaka" diye sormak zorunda bırakıyorsun beni.

DP iktidarı dönemini demokrasi sanmana gelince:

23 Mayıs 1960 tarihli Milliyet gazetesi manşeti:

(Not: Daha öncesinde çıkan öğrenci olaylarına istinaden alınan Örf-i İdare uygulaması kararı)


ANKARA'DA YENİ YASAKLAR KONDU

Telgraf, mektup sansüre tabi; bütün diğer muharebe vasıtaları da kontrol edilecek.



AKP dönemi telefon dinlemeleirne ne kadar benziyor değil mi?

Boşuna RTE Menderes'in devamı olduğunu iddia etmiyor.

Bence çok haklı.

Bir de 26 Nisan 1960 tarihli Tahkikat komisyonlarının yetkileri ile ilgili manşete bakalım:


TAHKİKAT HEYETLERİNE FEVKALAEDE YETKİLER

Büyük Millet Meclisine sevkedilen kanun teklifi tahkikat heyetlerini bütün adli yetkilere sahip kılıyor.

---Tahkikat Hey'etleri gazeteleri kapatabilecek.

--- Hey'etlere tevkif yetkisi de tanınıyor

DP mebuslarından Hüseyin Ortakçıoğlu, Muzaffer Ünal....imzalarını taşıyan teklif tahikat encümenine tevkif, gazete, matbaaa kapatmak, tahkikatla ilgili evrak ve vesaike el koymak gibi Cumhuriyet tarihinde hiçbir müesseseye tanınmayan hak ve selahiyetleri en geniş şekli ile tanımaktadır.

13 Maddelik kanun tasarısında:

1-TBMM Tahkikat Encümenleri ve naib olarak görevlendirilecek tali encümenler:

Askeri Muhakemat Usul Kanunu, Basın Kanunu ile diğer kanunlarda C. Müddeiumumisine, sorgu hakimine, sulh hakimine ve askeri ve adli amirlere tanınmış olan bilcümle hak ve selahiyetlere haizdir.

...
...
...


Not: Diğer maddeleri yazmadım zaten birinci maddeyi görünce diğerlerine gerek de kalmıyor.

Bir de Tahkikat encümeninin kararlarına muhalefet edenleri de 1-3 yıl arasında hapse atıyor.

Neymiş apoletli taifesi ile İnönüye müdahale edelim mi demişmiş...

İşte sana apoletli kanun. Askeri kanunlardaki yetkileri bile üstüne alan tahkikat encümeni...

Söyle bakalım apoletlimiymiş yoksa değilmiymiş?

devam edecek...

Soda
21-01-2010, 15:48
Naper kardeşim bu resimden de anladığımız gibi gençler işin farkında.
Bunca yandaş medyaya rağmen bu gerçeğin farkında olmaları bana ümit veriyor.

Helal olsun diyorum onlara. Aynı Bahçeşehir üniversitesinde AB kriterlerine göre 2 dakika protesto hakkınız var diyen Egemen Bağış'a gösterdikleri tepkideki gibi.

Gençlerden umutluyum.

basitrasin
21-01-2010, 16:46
Sayın Soda
Eskiden Üniversitelerde yaşanan olayları hatırlıyorum da. Şimdiki hoşgörü ve anlayışı takdir etmemek elde değil.
Tabi ki daha iyisi olabilir. Ancak her şey birden bire olmuyor. Türkiye'nin gün be gün demokratikleştiğini görebiliyorum.
Saygılarımla.

naper
22-01-2010, 19:00
Sayın Soda
Eskiden Üniversitelerde yaşanan olayları hatırlıyorum da. Şimdiki hoşgörü ve anlayışı takdir etmemek elde değil.
Tabi ki daha iyisi olabilir. Ancak her şey birden bire olmuyor. Türkiye'nin gün be gün demokratikleştiğini görebiliyorum.
Saygılarımla.

sana ve tüm demokratlara gelsin o zaman bu klip!!!:D

http://www.youtube.com/watch?v=VsYe_2krWZY&feature=related

" AB kriterlerine göre 2 dakika,sonra dövecez "

AB yi protesto ediyor zaten adam EGEMEEEEEEN!!!

basitrasin
22-01-2010, 22:42
Sayın naper
Klibi izleyemedim. Link verirseniz sevinirim.
Tabiki daha demokratik bir yaklaşım olmasını tercih ederim. Ancak söylemeye çalıştığım şey, geçmişe göre gelişme olduğudur. Yani ülkemiz evrim geçiriyor. Elbirliği ile, desteklerimiz ile daha demokratik bir ülke olabiliriz.
saygılarımla.

wiperandcleaner
24-01-2010, 23:32
Sodam, yine çok ama boş konuşmana mı yanayım yoksa cillop gibi senin içinde eğitici olup buharlaştırılan mesajıma mı yanayım yoksa yediğimiz "tehdit" suçlamasına mı yanalım :ranger:

Sana yanlışlarını göstermeden önce şu konuda beni bir aydınlat be soda, seni tehdit ettiğimi gerçekten düşünüyor musun?

O zaman neden ben Cumhuriyet dönemi uygulamalarından bahsederken sen "dönemin siyasi akımları"ndan bahsederek bunu Kemalizm'e bağlıyorsun.


Yine taammüden gerçeği saptırma ve çarpıtma var sodam.

Sen Cumhuriyet dönemi uygulamalarından değil dolgu malzemesi kemalizm güzellemelerinden söz ediyorsun.

Bende "kemalizm o dediğin değil tam olarak şu" diyorum.

Hala nasıl olurda bir ideoloji, birisi diğerine göre kara olan ideolojilerce istismar edilebilir noktasında ciddi bir açıklamanı göremedik.

Sanıyorum bu açıklama "evet kemalizm bir dolgu malzemesidir" itirafı olacağından sana zor geliyor.


Kemalizm'in sağladığı aydınlanma ikliminde her türlü düşünce inkişaf etmiştir


Ne?

Duyamadım tekrar et, yoksa 1923-1938 arasında tam anlamıyla düşünce hürriyeti vardı mı demek istiyorsun!

Yok artık :kiss:


Ona bakarsan hilefetçilik/osmanlıcılık/işbirlikçi dincilik/siyasal dincilik/kürtçülük ve daha yüzlerce siyasi akım da ortaya çıkmıştır.


Soda dinci kemalizm diye bir şey duydun mu?

Yada kürtçü kemalizm?

Duymadın değil mi?

Ama kadrocular, ülkü dergisi etrafında toplananlar, bunlar bildiğin sosyalist kemalizm, faşist kemalizm projeleriyle ortaya çıktılar.

Tabi kemalizm burada sadece dolgu malzemesiydi, projenin meşruluk harcı!

Asıl maksat sosyalizm, faşizmdi.

Durum ülkemde hala da böyle!

Do you understand me?


Hatta bazıları kendi ideolojilerini Kemalizme atıf yaparak savunmuşlardır veya "Kemalizm budur" iddiasında bulunmuşlardır


Yani?

Kemalizmi "dolgu malzemesi" olarak kullanmışlardır.

Process success.


Kısacası Kemalizm Türk'ün ayağa kalkışıdır her yönüyle. Öğren bunları.


Hay hay, öğrenelim.

Hangi kaynakta bulabileceğiz bu dediğini.

Mesela Nutuk'ta çıkarmı karşımıza bu tarif, "Kemalizm Türkün şahlanışıdır" diyerek?

Nerede bulacağız bu tarifi soda?

"Soda grameri el kitabı" gibi bir eserdemi yoksa :lol:

Senin imalatın değilse bu tarif, bunu nerede bulabiliriz, kısaca söyle please.


Nedir bu?

Analiz mi?


Bingo :nod:


Aynı cümleyi ben de "din" için kullanabilirim.

--Din bu ülkede iktidarları meşrulaştırma aracına hizmet etmiştir.

Bak kullandım.

Ne oldu şimdi?


Söyliyeyim, "imam hatiplerde fıkıh dersinin işi ne" cümlesinden daha komik bir cümle sarfettin, olan bu :kiss:

Eğer bu ülkede Sosyalist İslam, Liberal İslam, Faşizan İslam yada benzeri akımlar ortaya çıkmışsa ve bu akımlar İslam'ı kendilerini iktidara taşıyacak bir lokomotif gibi görüp kullanmışsa, yine ortaya koydukları düşüncede İslam sadece bir dolgu malzemesi olmuşsa sen bunu diyebilirdin.

Ama yaşanmış böyle tecrübe yok :noidea:

Tam aksine siyasi yada fikri bir akımın İslam'la bağı siyasi ve resmi otoritenin husumetini çekmeye yetmiş, hatta siyasi yada fikri bir akımın İslam'la araya koyduğu mesafe tek başına meşruiyet kazanmasına yetmiş.

Atanmış bir valinin alkol alması, yada balolarda bayan partnerleriyle dans etmesini tek başına "laik cumhuriyete yaraşır vali" olmaya yeterli görmüş egemen zihniyetten bahsediyoruz sodam, uyan!


Madem iktidarları meşrulaştırma aracıdır din o zaman ey müslümanlar İslam'ı terkedin mi diyeceksin?


Öncelikle sodam sana "kemalizmden çık" diyen yok, o yüzden dininden dönme korkusu ve paniği yaşama.

Bizim dediğimiz kemalizmin altı üstü budur.

İkincisi Türkiye'de yada başka bir yerde İslam'ı suistimal ederek birileri iktidar devşiriyor olsa görev önce müslümanlara düşer ve "yeter dinimi istismar ettiğiniz" derler, demeliler.

O yüzden kemalizm açık bufe işi bir ucubede olsa kendilerine kemalist diyenlerin yıllardır bu ülkede kemalizm ve Atatürk sömürüsüne tepkisiz kalmalarını kendilerine nasıl izah edebildiklerini çok merak ediyorum.


Aynen oturmuş. İşte bu tam sizi anlatmakta. Yemediğiniz nane kalmadı o kesin de "nedamet" getirdiğinizi hiç sanmam.


Sodam, sevdiğin sokak ağzı ile yazayım yine salağa yatmışsın :lol:

Sözlerini mealen "yedik geçmişte pek çok nane, ama getirdik nedamet" diye tercüme ettiğimiz İnönü (http://turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=282603&postcount=38) sodam uyan!


Ayrıca kimse Takrir-i sükun kanununu veya İstiklal mahkemelerinin benzerlerini bugün için övemez.


Öyle deme, bunu bu gün hala yapan bir çok kemalist var.


Bir kere Cemal Gürsel'in "NATO'ya CENTO'ya bağlıyız" lafını "bu ülkeye demokrasi DP yüzünden gelmedi" yorumuma anti-delil olarak sunamazsın.
Seni mantığa davet ediyorum ama hiç umudum da yok hani...


Soda, senin o stand up repliğine anti delil getirmeye ne hacet, varmı böyle bir komedi kardeşim :lol:

Bir zihniyetin anatomisini önüne seriyoruz, daha seçim akşamı apoletli taifesi çankayaya çıkıyor "müdahale edelim mi" diye soruyor.

Ve sen yerleşemeyen Demokrasi için bu kafayı değil halkın seçtiği Sivil İktidarı gösteriyorsun.

Neden?

Apoletlileri eleştirme günahına düşmemek için.

İslam'da affı olmayan günah şirk!

Kemalizmde de sanıyorum "asker eleştirisi" :lol:

Ah soda, DP İktidarı'nın gerçekte neden devrildiğini ve Türk ordusunda hiyerarşi dışı gerçekleşen 27 Mayıs darbesinin devletin yapısında ve orduda meydana getirdiği tahribatı bir anlayabilseniz, "NATO ve CENTO'ya bağlıyız" repliğinin de asıl anlamını çözebileceksiniz.

Saksıyı işlet soda.


DP iktidarı dönemini demokrasi sanmana gelince:


DP döneminde kusursuz eksiksiz demokrasi uygulanmıştır dediğimi hatırlamıyorum, ama bu dönemin faşist dikta dönemi olduğunu yada ona eş değer olduğunu söyleyecek kadar da sizin gibi gerçeklerden kopmuyorum.

Halkın söke söke aldığı hakkıyla başlamış, defoları olan demokrasiye geçiş dönemidir DP dönemi, açık oy gizli tasnif rezaletinin bittti, ayağındaki çarıkla ulusa giremezsin babalanmalarının bittiği dönemdir.


Not: Diğer maddeleri yazmadım zaten birinci maddeyi görünce diğerlerine gerek de kalmıyor.


Soda yazsan ne yazar yazmasan ne yazar?

Bir kere DP ne kadar demokrattı meselesi mi konumuz yoksa sizin halk iradesine karşı hazımsızlığınız mı?

Sonra senin meseleleri doğru nakletme becerinden şüphedeyiz.

Buharlaşan mesajımda ortaya koyduğum gibi Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Laikliğe muhalefetten kapattığı MP'yi DP kapatmış gibi lanse etmen, 3 Aralık 1945'te "kalkın ey ehli vatan" başlıklı yazısıyla Tan Baskınını yani Cumhuriyet tarihimizde bilinen ilk derin operasyon ve provokasyonu tetikleyen Hüseyin Cahit'in yargı kararıyla "Hükümetin manevi şahsiyetini tahkir etme" gerekçesiyle mahkum edilmesini gündeme getirmen(dava dosyası elinde ise sodam paylaş bizimle, varsa bir zulüm yapılanı telin edelim), sadece kendisini değil okulda okuyan masum çocuklarını dahi taciz edip birde vatandaşlıktan attığınız bir kadının(hatırlar mısın, "bende sevmem" dediğin benim de "neredeyse her meselede onunla Türkiye'ye aynı bakıyorsunuz" dediğim Ertuğrul Özkök Kavakçı'nın meclise Türbanı ile girmesine "sivil darbe girişimi" demişti), yani en temel hak ve özgürlüğüne sahip çıkmış ve demokratik tavırlarını ortaya koymuş insana "sivil darbeci" diyerek çamurlamakta sonra onu ülkeden kovmakta sonra da "dışarda alaka görüyor" diye birde sitem etmen varya!

İşte bütün bunların senin dün, geçmişte yaşananları ne doğru okuma ne doğru nakletme becerin olmadığını gösteriyor.


devam edecek...

Bekliyoruz, dört gözle :photo:

wiperandcleaner
24-01-2010, 23:44
Gençlerden umutluyum.

Yahu birde "biz dine saygılıyız" diyorsunuz iyi mi :boxing:

Başörtüsüne "Amerikan Bayrağı" diyerek alenen islama ve müslümanlara hakaret edenlerin "dine saygılıyız" demelerine gülüp geçiyoruzda, okudukları üniversitedeki Amerikan Sermayesine bakmadan anti-ABD takılan ama asıl amaçları farklı o yeni yetmelere ve dediklerini satanlara şunu söylüyoruz: Bu ülkede sizden arsız ABD bayrağı sallayan mı var?

Amerikan bayrağı arıyorsanız 1400 yıllık İslam tesettürüne değil kafalarınıza kalbinize, birde okuduğunuz üniversitenin sermayedarlarına ve kalbiniz dayanırsa Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümüne uğrayın.

Marş marş :ballchain:

Soda
26-01-2010, 19:01
Türban emperyalizmin bu ülkedeki simgesi olmanın ötesinde bayrağıdır bayrağı.



Bak ne demişim: Türban

Peki türban üzerine söylediklerimi "başörtüsüne" tevil etmeni neyle açıklayalım?

Her zaman yaptığın olağan çarpıtmalarına mı, din üzerinden siyaset yapmandaki hünerine mi, düzeyine mi, okumayı öğrenmeden yazmayı öğrenmiş olmana mı, ard niyetine mi, neye?

Şimdi de derki türban ile başörtüsü aynıdır.

İyi o zaman neden türbanda ısrar ediyorsunuz?

Başörtüsü giydirin.

Başörtüsü, yemeni vb... giyecekler geleneksel TÜRK giysileridir.

Yani başörtüsünün başımızın üstünde yeri vardır.

Sizin gibi "din istismarından" başka sermayesi olmayanların "ey ahali dinimimize hakaret ediyorlar" diyerek K.Maraş olaylarından önceki cami cemaatini kışkırtmak için kullandıkları provakatif cümlelere benzer çıkışları da ancak sizin karakterinize nufuz etmiş provakatör kimliğinizi ele verir.

Bir de fıkıh dersi olmasa namazı nereden öğrenecekmiş.

"Salağa yatmak" işte tam da budur.

Al sana fıkıh:

http://www.darulkitap.com/oku/fikih/fikihans/ (http://www.darulkitap.com/oku/fikih/fikihans/)

Sen fıkıhla her şeyi öğrenirsin. Yemeğe hangi kaşıkla başlayacağından tut da adetli iken diş dolgusu yapmanın caiz olup olmadığına kadar herşey vardır fıkıhta. Ben fıkıh ilmini severim.

İstediğin namaz kılmak olsun. Öğreteni çoktur dert etme. Her mahallede camimiz her ilçede imam hatibimiz her vilayette ilahiyat fakültelerimiz var.

80 bin cami yaptık, 80 bin imam atadık, 80 katrilyon para harcadık.

Bütün bunlardan sonra namazı mı bilemeyecen?

İstediğin namaz, niyaz, oruç, hac olsun. Hatta devlet fakir fukara için Hac seferleri düzenlesin. Fıkıhçılara sorulsun, fakirlerin Hac masraflarını devlet karşılasa Allah kabul eder mi? Onlar çok iyi bilirler Allah'ın neyi isteyip neyi istemediğini, kullarından neyi dilediğini. Hergün Allah katına çıkar çıkar inerler mübarekler.

Şu halimize bakın yahu.

Şaka gibi şaka...

wiperandcleaner
26-01-2010, 19:40
Şimdi de derki türban ile başörtüsü aynıdır.

İyi o zaman neden türbanda ısrar ediyorsunuz?

Başörtüsü giydirin.

Başörtüsü, yemeni vb... giyecekler geleneksel TÜRK giysileridir.

Yani başörtüsünün başımızın üstünde yeri vardır.


:nono:

Soda, yasakçıların arkasına saklandığı kelime oyununa seninde baş vurman nedense beni şaşırtmadı, tabi alenen "İslama karşıyız" diyemezsiniz, kelimeler arkasına saklanmanız lazım :peep:

Peki biliyor musun sodam, türban denen kelime tamda "başörtüsü ile üniversiteye girmek olmaz, bunu modernize etmek lazım" ayağına Evren paşanın hempası devrin YÖK başkanı tarafından tedavüle sokulmuş!

Yani gün olmuş müslüman kadına "türban tak" demişsinizki neticede aynıdır, saçı örtme aracıdır, gün gelmiş aynı kadına kıza "türbanla olmaz, içeri giremezsiniz" demişsiniz, bu ne hal soda :ballchain:

Demek "başörtüsü yemeni giydirin, onların başımın üstünde yeri var" diyorsun!

İyide soda, müslüman kadın-kız, direktifle başını örtmediği gibi, ona şekil dayatması yapmaya da tahammül göstermez, kimsenin de böyle bir hakkı yoktur.

Ben kendimde böyle bir hak görmem!

Müslüman ailede işler emir-komuta zincirinde halledilmiyor dostum :yo:

Sonra sana bir soru sorayım, 2010'da yaşayan genç bir kıza, kadına başörtüsü yemeni giy diyorsun, yani "nenen gibi, o şekil, o formda giyin" diyorsunki hala çok sayıda genç kız ve kadında böyle giyiniyor.

Şimdi sana iki soru:

Sen deden gibi mi giyiniyorsun?

Bu kızlar böyle dediğin şekilde üniversiteye giderlerse içeri alınacak mı

Cevabın evet ise 20 sene önce böyleyken bu insanları neden içeri almadığınızıda bir açıklar mısın :lol:

Ve eğer bu cevap gerçekçi ve samimi ise lütfen ilan etsin efendileriniz bunu, okumaktan başka gayeleri olmayan o genç kızlar eminim saçlarını o şekilde de örter ve okula giderler!

Ama çok iyi biliyoruzki bütün bunlar fake hareketler, uydurmalar sodam, sizin uydurmalarınız!

Artık mızrak çuvala sığmıyor soda, kimse inanmıyor bu yapay sahte ayrıma!


Bir de fıkıh dersi olmasa namazı nereden öğrenecekmiş.

"Salağa yatmak" işte tam da budur.

Al sana fıkıh:

http://www.darulkitap.com/oku/fikih/fikihans/

Sen fıkıhla her şeyi öğrenirsin. Yemeğe hangi kaşıkla başlayacağından tut da adetli iken diş dolgusu yapmanın caiz olup olmadığına kadar herşey vardır fıkıhta. Ben fıkıh ilmini severim.


Madem öyle, İmam yetiştirecek okulda "fıkıh dersinin işi ne" de ne demek soda :hug:

Bak ne demiştik:


İmam yetiştirecek okul imama fıkıh öğretmeyecekde bandi jumping mi öğretecek?

Fıkıh bilmeden adam "hoca efendi şu hal abdesti bozarmı, gusul nasıl alınır sakız çiğnersem orucum bozulur mu" gibi sorulara nasıl cevap versin, ölünüzü şöyle yıkayın böyle kefenleyin nasıl desin?

İmam Hatipten mezun olanın içtihad yapıp hüküm kural kanun düzenlemesi yapacağını hadi alıntı yaptığın konunun cahili sanıyorda sen niye uyanamıyorsun sodam?

"E! Onlar kalkmış. Biz bugünkü ihtiyaca göre kanun yapıyoruz" e yani?

Bu hanımefendi kafasına göre mi bize namazı narif edecek ve biz ona göre mi kullacağız!

Yada TBMM "Abdesti bozan haller şunlardır" diye bir kanun mu çıkaracaktı sodam da bu yüzden buna benzer ihtiyaçlar için İmam Hatipliye fıkıh dersi gereksizdi söyle bana yahu :kiss:


Evet, "U" dönüşünü yaptığını gördükte mantıklı izahı hala bekliyoruz :ballchain:


Her mahallede camimiz her ilçede imam hatibimiz her vilayette ilahiyat fakültelerimiz var.

80 bin cami yaptık, 80 bin imam atadık, 80 katrilyon para harcadık.


Milletin yaptığı okul ve camiilerden kendi hesabına bir şeyler devrişmeye kalkma sodam, o camiileride okullarıda millet yaptı.

Bahsettiğin katrilyonlar içinde de bu milletin vergileri var!

Ha sen "benim payımı bana gerin verin" diyorsan bak bu hak talebinde bende seninle beraberim, "Diyanet ve atamalarını gereksiz" görsemde.


Hatta devlet fakir fukara için Hac seferleri düzenlesin.


:scared:

Soda, "eşhedü en laik" cephe duymasın bunu, "soda karşı devrimci oldu" derler, kıyasıya eleştirirler seni aforoz ederler, demedi deme :heh:

Biraz samimiyet soda, fazla değil biraz samimiyet.

Soda
26-01-2010, 20:15
Merve Kavakçı'nın yaptığı sivil darbe falan değildir ikide bir Ertuğrul Özkök gibi birinin lakırdılarını buraya taşımakla ancak kendi kendinle polemik yaparsın.

Merve Kavakçı'nın yaptığı ABD patentli bir provakasyondur.

Dört dörtlük çalışmıştır.

Bir Amerikan vatandaşının TBMM'ye nasıl milletvekili olarak girebilmektedir anlamak mümkün değil çünkü ABD vatandaşı olmak için ABD için çalışacağına yemin ederler.

Biz sömürge bir ülke miyiz ki ABD vatandaşları burada millevekili falan olabiliyorlar?

Çok onur kırıcı bir durum.

Bunun bir de türban şovuna dönüştürülmesi duble problemdir.

Şimdi türbanını ABD senatosundaki müzede sergilemekte.

En üst düzeyde (Powell, Rice vb.) kişilerle muhattap olmakta ve ödüller almaktadır.

ABD vatandaşı olmaktan dolayı da mutlu olduğu görülmektedir.

Benim anlamadığım "insanlığa hizmet ödülü" neden ona verilir?

Irak'ta ABD'nin katlettiği 1 milyon insanın hakkını mı savundu yoksa?

Yok canım. Bizim türban şovcularının öyle ABD aleyhine tek kelime söyleyebilcekleri yoktur biliyoruz hele hele ABD vatandaşı olanlar hiç bir şey diyemezler de yine bizim aklımıza takılmıyor değil, ABD'nin Türkiye'deki İslamcı siyaset ile neden bu kadar yakın bağı var onu anlamaya çalışıyoruz.

C.Özakıncı' nın kitabı "İblisi'in Kıblesi"nde bu Türkiye'yi "dincileştirme" oprasyonlarında ABD'nin 40'lı yıllardan itibaren ne kadar etkin olduğunu hatta okullardaki din dersi müfredatlarına bile nasıl müdahale ettiği anlatılmakta.

(Aslında bu uzun zaman önce başlatılılmış özellikle 1947 İsmet paşalı yıllardan başlayıp DP'li yıllarda ayağa kalkmış ve 12 Eylül'in yeşil kuşak ittifakı ile şaha kalkmış bir emperyal operasyonun bugünkü sonuçlardır bu ülkedeki dinci siyaset)

Bu kitapta Türkiye'de türbanı yaygınlaştıran kadın olan ve bir baş bağlama biçimine kendi ismini bile veren (Şule başı) Şule Yüksel Şenler'den ve türban ile birlikte gelişen siyasal İslamcılık akımının nasıl emperyal mahfiller tarfından desteklendiğini anlatmakta.

Merve Kavakçı olayı sadece bazılarınca bilinen bir gerçeği çok açık bir şekilde herkesin gözleri önüne serdi.

50'li yıllardaki Said Nursicilikten, 60'lı yıllardaki türban eylemlerine oradan Yeşil kuşağa ve sonra da ılımlı islam'a oradan da dinler arası diyaloğa kadar ABD bu ülkede her zaman İslam'ın 6. şartı olmuştur.

Soda
26-01-2010, 20:23
okudukları üniversitedeki Amerikan Sermayesine bakmadan anti-ABD takılan ama asıl amaçları farklı o yeni yetmelere ve dediklerini satanlara şunu söylüyoruz: Bu ülkede sizden arsız ABD bayrağı sallayan mı var?



Yüzde yüz yerli malı olan İmam hatiplerden Amerikancı yetişirken Amerikan sermayeli üniversitlerden "ulusalcı" yetişmesi kaderin ABD'ye yaptığı bir cilve olsa gerek.

Gençler neden ulusalcı olurlar bilir misin?

Onlar daha bozulmamışlardır da ondan.

Soda
26-01-2010, 20:28
Soda, "eşhedü en laik" cephe duymasın bunu, "soda karşı devrimci oldu" derler, kıyasıya eleştirirler seni aforoz ederler, demedi deme :heh:



İşte sizler laikliği bilmediğiniz için böyle çarpıtmalar yapmaktasınız.

Din hizmetleri sunmak devletin görevidir.

Hac organizasyonu yapmanın laikliğe aykırı bir tarafı yoktur.

Sağlık hizmeti, eğitim hizmeti veya din hizmeti...

Bunların hepsi insana hizmettir.

Fakirlere hac organizasyonu yapılmasına da karşı değilim. Benim karşı olduğum ölçüsüzlüktür vede istismardır.

Tabii devleti din kurallarına göre yönetmeye kalkmak da laiklik karşıtlığıdır.

Öğren bunları. Uğraştıma beni.

ulpian
26-01-2010, 20:36
İşte sizler laikliği bilmediğiniz için böyle çarpıtmalar yapmaktasınız.

Din hizmetleri sunmak devletin görevidir.

Hac organizasyonu yapmanın laikliğe aykırı bir tarafı yoktur.



Sayın Soda,

asıl sizin çok tuhaf bir laiklik tanımınız var!

''Ben bu tarz bir laikliği Türkiye için daha uygun buluyorum. Türkiye'de din hizmetlerinden devlet sorumlu olmalı'' derseniz, tartışabiliriz (karşı çıkarım, ama en azından tartışılabilir).

Ama siz üstelik bir de ''Laiklik zaten budur. Siz laikliği anlayamamışsınız'' diyorsunuz. :)

saygılarımla

Soda
26-01-2010, 20:47
Sayın ulpian

Ben de sizin yorumunuza katılamayacağım.

Devlet din hizmeti verir ve bunun laikliğe aykırı bir tarafı yoktur.

Laiklik devletin kısmen veya tamamen din kurallarına göre yönetilemeyeceği anlamına gelir.

Devletin din kurallarına göre yönetilmemesi başkadır devletin din hizmeti vermesi başkadır.

Din hizmeti bireylere verilir. Devletin vatandaşın hizmet alma talebini karşılamasında garipsenecek bir durum yoktur.

Eğer camiler cemaatlere bırakılsın diyorsanız buna da karşıyım.

Cemaatlere bırakılan camiler toplumda bölünmeye yol açar.

Her cemaatin ayrı camisi var. Olur mu?

Ayrıca halkı dini kullanarak kışkırtan imamlardan geçilmez ortalık. Orada saçma sapil vaazlarıın önünü alamazsın.

Yahu bir düşünsenize bu ülkede "camiler kışlamızdır, minareler süngümüz" diyen birisi başkakan olmuş.

Ne yapmayı istiyorsunuz? Camileri cemaat kışlaları mı yapacaksınız?

ulpian
26-01-2010, 20:52
Sayın ulpian

Ben de sizin yorumunuza katılamayacağım.

Devlet din hizmeti verir ve bunun laikliğe aykırı bir tarafı yoktur.

Laiklik devletin kısmen veya tamamen din kurallarına göre yönetilemeyeceği anlamına gelir.


Sayın Soda,

maalesef tekrarlamak zorundayım: Siz ''bence din hizmetleri Türkiye'de devlet elinde olmalı'' diyebilirsiniz. Ben buna da karşıyım. Ama bunu tartışabiliriz.

Fakat ''laiklikte bu zaten böyledir'' veya ''bu laikliğe hiçbir şekilde aykırı değildir'', diyemezsiniz (derseniz yanlış olur). Bu artık sizin, benim yorumum olarak değil, obkektif bir kavramsal hata olur.

Laiklik ilkesine göre, devlet din hizmetleri de veremez. Laiklik sadece devletin dini kurallarla yönetilmemesi değildir. Bu dediğiniz ''sekülerlikliktir''. Laiklik bundan öte giden bir kavramdır.

Örneğin Almanya laik bir devlet değildir. Bizzat Almanya Anayasa Mahkemesi (bir dava vesilesiyle) bu konuya açıklık getirmiş, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin -şu anki anayasal düzenine göre- laik olmadığını, ''yalnızca'' seküler olduğunu beyan etmiştir. Fransa hariç Avrupa ülkelerinin tamamına yakını laik değil, sekülerdir.

Devlet erkinin kendi eliyle din hizmetleri vermesi, laikliğe aykırıdır. Bu yoruma açık birşey değil.

saygılarımla

Sangre
26-01-2010, 23:32
Devlet din hizmeti verir ve bunun laikliğe aykırı bir tarafı yoktur.

Laiklik devletin kısmen veya tamamen din kurallarına göre yönetilemeyeceği anlamına gelir.

Devletin din kurallarına göre yönetilmemesi başkadır devletin din hizmeti vermesi başkadır.

Din hizmeti bireylere verilir. Devletin vatandaşın hizmet alma talebini karşılamasında garipsenecek bir durum yoktur.


Biraz konu dışına çıkmak gibi olacak ama burada hata yapılıyor.

Öncelikle din hizmeti vermek her hangi bir devletin görevi değildir.. Fakat sosyal devlet'in görevi olduğu ise söylenebilir.. Din hizmeti almak ise, gerçek anlamda bir hak değildir.. Çünkü din hizmeti almak, negatif hak değildir.. Fakat pozitif hak olduğu söylenebilir..

Eğer sosyal devletin bir gereği olarak din hizmeti veriliyorsa ve o ülke laik olduğunu söylüyorsa, tüm vatandaşlarına eşit olarak din hizmeti vermekle yükümlüdür.. Sünni ebeveynlerin çocuklarını sünni olarak yetiştirmek istemesi ile, o çocuğu okulda sünni din eğitimi verilir.. Aynı şekilde alevi ve diğer mezheptekilere, hristiyanlara, musevilere vs kendi dinlerinin eğitimi verilmelidir.. Eğer bir aile çocuğuna din eğitimi verilmesini istemiyorsa, buna da hakları olabilmelidir.. Çünkü bu bir negatif haktır..

Yukarıda saydığım durumlar, laikliğe her hangi bir engel teşkil etmemektedir.. Tabii ki tek bir zümreye torpil geçmeden, herkese hakkını vermek koşuluyla.

wiperandcleaner
27-01-2010, 00:06
Bir Amerikan vatandaşının TBMM'ye nasıl milletvekili olarak girebilmektedir anlamak mümkün değil çünkü ABD vatandaşı olmak için ABD için çalışacağına yemin ederler.


Demek anlamak mümkün değil, halbuki dün ve bu gün hala çifte vatandaş çok sayıda vekil oldu TBMM'de.

Sıkı dur, hatta Merva Kavakçı ile aynı dönemde!

Sıkı dur, hatta Merve Kavakçı ile aynı ülkede!

Kimden bahsediyorum biliyor musun?

"ABD vatandaşı" diye uyduruk bir sebeple vatandaşlıktan atılan, bu ülkede yaşamaması için her türlü faşizan baskı kurulan Merve Kavakçı ile aynı dönemde TBMM'de Milletvekili olarak bulunan DSP Milletvekili Tayyibe Gülek'ten!

Hani şu CHP Genel Sekteteri merhum Kasım Gülek'in kızı olan canım :playball:

Merve Kavakçı'yı vatandaşlıktan çıkaran Ecevit, Tayyibe Gülek için kılını kıpırtadmamıştı, acaba elini kolunu ne bağlamıştı merhum Ecevit'in :bored:

Yoksa "Beyaz Türkler"e ilişilemeyeceğini oda mı biliyordu, yada "yav bu sebeple hiç insan vatandaşlıktan atılır mı, zaten biz devlet olarak yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı yaşadıkları ülkede vatandaş olmaları için teşvik ediyoruz" mu demiştir?

E öyle dediyse Merve Kavakçı'nın suçu neydi?

Ha pardon, ya o bir kere "Beyaz Türk" değilki, baştan kaybediyor değil mi sodam :hug:


C.Özakıncı' nın


Soda şu kılavuzlarını bir değiştir, bunlarla asla doğru yolu bulamazsın benden sana söylemesi :biggrin1:

Ha bu arada şu açık seçik sorulara, samimi bir cevap veremeyişine de şaşırmadık, bunuda söyleyelim:


Sonra sana bir soru sorayım, 2010'da yaşayan genç bir kıza, kadına başörtüsü yemeni giy diyorsun, yani "nenen gibi, o şekil, o formda giyin" diyorsunki hala çok sayıda genç kız ve kadında böyle giyiniyor.

Şimdi sana iki soru:

Sen deden gibi mi giyiniyorsun?

Bu kızlar böyle dediğin şekilde üniversiteye giderlerse içeri alınacak mı

Cevabın evet ise 20 sene önce böyleyken bu insanları neden içeri almadığınızıda bir açıklar mısın :lol:

Ve eğer bu cevap gerçekçi ve samimi ise lütfen ilan etsin efendileriniz bunu, okumaktan başka gayeleri olmayan o genç kızlar eminim saçlarını o şekilde de örter ve okula giderler!



ABD bu ülkede her zaman İslam'ın 6. şartı olmuştur.

E şimdi "yok başarörtüsü değil türban dediydim" diye yan çizme ihtimalinde kalmadı, açıkça İslam'a hakaret ediyorsun şu sözlerinle!

Hani sen Din Düşmanı değildin soda ha :yawn:

Samimi ol samimi.

wiperandcleaner
27-01-2010, 00:15
Örneğin Almanya laik bir devlet değildir. Bizzat Almanya Anayasa Mahkemesi (bir dava vesilesiyle) bu konuya açıklık getirmiş, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin -şu anki anayasal düzenine göre- laik olmadığını, ''yalnızca'' seküler olduğunu beyan etmiştir. Fransa hariç Avrupa ülkelerinin tamamına yakını laik değil, sekülerdir.


Arkadaşım ne yaptın sen ya!

Karşındaki bütün bir Dünya'yı Laiklikle yönetilir sanan, böyle yetiştirilen "eşhedü en laik" cepheden bir arkadaş :peace:

Şimdi iç dünyasında derin bir sorgulama başlayacak, iş açtın başına adamın :horn:

Sonra arkadaşımızın din hizmetlerini devletin sunmasıyla öyle çok bir alakası merakı yoktur, bütün dert İslam'ı kontrol, müslümanları markaj altında tutma, hesap bu :wave:

Yoksa oda bal gibi bilir, laik bir devlette devlete bağlı resmi bir kurum olarak Diyanet işlerinin ne işi olur ve az çok bilir İslam'da bir ruhban sınıfı yoktur bundan ötürü organize ve merkezi atamayla camiilere imam vs tayinine hacet yoktur!

Ülkenin muhafazakar siyasetçilerini "din bezirganı, dinden nemalananlar" diye suçlayan bu arkadaşlar alınıp-satılır bir meta gibi söz ediyorlar baksanıza "din hizmeti, sunumu" falan :lol:

Ne alıp satıyon sen arkadaş, lokantaya girip "bize 2 kuru" demeye mi benzer bu iş?

Söylediklerinin garabet olduğunu onlarda bilirler, bilirler bunları ama "bu Müslümanları markajsız bırakmamak lazım" diye düşünürler!

Halkına güvenmeyen kafa bu, nasıl sandık başına giden halkı için "doğru kararı veremezki, cahil okumamış" diyor, onu aşağılıyor, aynı hesap Müslümanına da güvenmiyor.

Demokrasiyi bilmiyorlar, daha kötüsü laisizmi de bilmiyorlar, en kötüsü ne demokratlar, ne laik :baby:

tayyare
27-01-2010, 00:29
Hani şu CHP Genel Sekteteri merhum Kasım Gülek'in kızı olan canım :playball:

Merve Kavakçı'yı vatandaşlıktan çıkaran Ecevit,

.

Merve Kavakçı'yı vatandaşlıktan çıkaran Ecevit, Fettuşla feylozofi yapıyordu.(Fettonun kasetlerinden öğrendiğimiz göre ise BEcevit pek akılsızmış !)

Kasım Gülek, Scientologia&Moon tarikatının elemanı, az psişik arızalı,
NeilAmstrongla Ağrı dağında gezerdi.

Altıoku 70'lerden beri red eden (sosyaldemokrasiyi [Marksizmi] de kabul etmeyerek demokratik solu çıkaran), bunu 80lerde resmen ilan eden B.Ecevitten söz ediyorsunuz,
tuhaf ama tam da gediğine oturan durumun farkındayız,
tekrar değinmiş oldunuz
sevgili wipec. .

wiperandcleaner
27-01-2010, 00:37
sevgili wipec. .

Aziz dostum anarchist'in bir keresinde klavyede yanlış tuşlara basmasından olacak size "teyyare" diye hitap etmesine pek içerlediğiniz geldi birden aklıma her ne hikmetse :flypig:

Ha birde Scientologia değil Scientology.

Tabi Moon hadisesini ne kadar bildiğiniz, scientology ile olan bağ vs soruları da "Scientologia" aforizmasından sonra anlamsız sorular oluyor :puke:

Bol bol okumak lazım :boxing:

Soda
27-01-2010, 04:06
Demek anlamak mümkün değil, halbuki dün ve bu gün hala çifte vatandaş çok sayıda vekil oldu TBMM'de.

Sıkı dur, hatta Merva Kavakçı ile aynı dönemde!

Sıkı dur, hatta Merve Kavakçı ile aynı ülkede!

Kimden bahsediyorum biliyor musun?

"ABD vatandaşı" diye uyduruk bir sebeple vatandaşlıktan atılan, bu ülkede yaşamaması için her türlü faşizan baskı kurulan Merve Kavakçı ile aynı dönemde TBMM'de Milletvekili olarak bulunan DSP Milletvekili Tayyibe Gülek'ten!

Hani şu CHP Genel Sekteteri merhum Kasım Gülek'in kızı olan canım :playball:


İşte duvara top atar oynarsın böyle.

Al buradan oku. Yorma beni:

Oray Eğin'in yazısı (http://www.aksam.com.tr/2010/01/12/yazar/12302/oray_egin/ahmet_altan_ve_yasemin_congar_da_hic_utanma_var_mi dir_.html)

Kasım Gülek de Ecevit gibi kendini harcamış bir siyasetçidir. Dev gibi yaşadılar cüce gibi bitirdiler.

Kızı Tayyibe Gülek ise cemaat tarafından sahiplenilen, AKP'nin adaylık teklif ettiği Genç sivillerin gözdesi, Amerikan aksanı ile Türkçe konuşan bir eski bakanı.

DSP'nin ve Ecevit hükümetinin içindeki F tipi kadrolardan birisi. Zaten Ecevit de hayatını Gülenci olarak bitirdi. Adam Gülen'in okullarını yere göğe sığdıramıyordu.

Yani Merve Kavakçı'nın ve Tayyibe Gülek'in ABD vatandaşı olması şaşırtıcı değildir.
Onlar ABD'yi çok iyi temsil etmektedirler her harükalde de sana bana ne oluyor?

Ben hiçbirisine değer vermiyorum da sen neden Merve Kavakçı'yı savunma gereği duydun bi anda onu anlamadım.

Merve Kavakçı ve benzerleri üzerinden türban mazlumculuğu yapacaksan eğer sana benim tavsiyem "bırak bu işleri" demek olacaktır.

Kedinize gerçek mazlum bulun. Merve Kavakçı gibileri de bırak Nazlı Ilıcak gibi darbe şakşakçıları savunsun.

Emperyalizm ile kol kola girenlerden mazlum çıkmaz, bunu da bilin.

Sonra sana bir soru sorayım, 2010'da yaşayan genç bir kıza, kadına başörtüsü yemeni giy diyorsun, yani "nenen gibi, o şekil, o formda giyin" diyorsunki hala çok sayıda genç kız ve kadında böyle giyiniyor.

Şimdi sana iki soru:

Sen deden gibi mi giyiniyorsun?

Bu kızlar böyle dediğin şekilde üniversiteye giderlerse içeri alınacak mı

Cevabın evet ise 20 sene önce böyleyken bu insanları neden içeri almadığınızıda bir açıklar mısın :lol:

Ve eğer bu cevap gerçekçi ve samimi ise lütfen ilan etsin efendileriniz bunu, okumaktan başka gayeleri olmayan o genç kızlar eminim saçlarını o şekilde de örter ve okula giderler!


Ben başörtüsü yemeni giy falan demem şehir kızlarına ama türban giyeceklerine başörtüsü giyerlerse bu sorun çözülür biz de sizlerin vıdı vıdılarından kurtuluruz.

http://img466.imageshack.us/img466/3880/leyli05arminekcg7.jpg


Bak bu stil hiç de fena değil. Bunun nenelerimizle ne ilgisi var?
Ben dedem kadar şık değilim bir kere dedem; şapka takardı, askı pantolon giyerdi ve pipo içerdi. Ben de o karizmanın onda biri bile yok.

Ama köylü gibi giyinmesin kızlar diyorsan bu yukarıdaki gibi fena değil. Bir tek kulakların kapalı olması burada biraz bozmuş. İnsan kulağını gözünü kapatmamalı. Kulağın kapanması aynı gözün kapanması gibi saçmadır ve doğasına aykırıdır. Ağız, göz, kulak ve nefes almamızı sağlayan ağız-burun açık olacak. Bu şart.

Bak bu aşağıdaki resimdeki başörtüsü de çok şık.

http://img466.imageshack.us/img466/6469/leyli03arminekml1.jpg


Ama türban bu değildir. Türban şöyledir:


http://img466.imageshack.us/img466/9369/leyli28arminekdw3.jpg

Bak bu yukarıdaki türban.

Bir de tesettür var ki bu boylu boyunca "tek tip" bir örtüyü ifade ediyor.

http://img229.imageshack.us/img229/8182/593679bpk4.jpg (http://img229.imageshack.us/img229/8182/593679bpk4.jpg)


Ne türban ne de tesettür biz Türklere uymaz. Bunlar Arap kıyafetidir.
İnsan bir başka milletin örfüne bu kadar yapışır mı?
Sizi "Allah böyle emrediyor" diye kandırıp kendilerine benzetiyor Araplar. Bu kültür emperyalizmidir. Türkiye'deki Arap kültürü Amerikan kültüründen daha baskındır.
Araba özenmeyin. Kızları da Arap kıyafetlerine sokup onlar üzerinden siyaset yapmayın. El kadar kızları mağdur ettiniz. Eskiden üniversitelere başörtüsü ve türbanla girmek serbestti, ben biliyorum 86-87'de türbanlı kızlar vardı üniversitelerde.
Ne zaman bu cemaatler çıktı ve dini siyasete alet edip bu kızları kullanmaya başladı ise o zaman türbana da başörtüsüne de yasak geldi çünkü türban bir siyasi simge olarak algılanmaya başlanmıştı artık.

Sangre
27-01-2010, 15:32
Ne türban ne de tesettür biz Türklere uymaz. Bunlar Arap kıyafetidir.
İnsan bir başka milletin örfüne bu kadar yapışır mı?
Sizi "Allah böyle emrediyor" diye kandırıp kendilerine benzetiyor Araplar. Bu kültür emperyalizmidir. Türkiye'deki Arap kültürü Amerikan kültüründen daha baskındır.
Araba özenmeyin. Kızları da Arap kıyafetlerine sokup onlar üzerinden siyaset yapmayın. El kadar kızları mağdur ettiniz. Eskiden üniversitelere başörtüsü ve türbanla girmek serbestti, ben biliyorum 86-87'de türbanlı kızlar vardı üniversitelerde.
Ne zaman bu cemaatler çıktı ve dini siyasete alet edip bu kızları kullanmaya başladı ise o zaman türbana da başörtüsüne de yasak geldi çünkü türban bir siyasi simge olarak algılanmaya başlanmıştı artık.

Gömlek, ceket, kravat, kumaş pantolon, kot pantolon vs. Türk kültürüne ait kıyafetler midir?? Senin atalarının giydiği kıyafetler şalvar tarzı olduğu halde, hiç kimse sana bunları neden giyiyorsun diye soruyor mu?? Sana ne insanların giydiklerinden?? Kusura bakma ama, örf ve adetler de dahil Türkiye'de batı kültürü, ortadoğu veya Arap kültüründen daha baskındır.. Bunun ne yerinecek, ne de övülecek tarafı vardır.. Çünkü kültürler birbirlerinden etkilenirler ve bu şekilde daha da zenginleşirler..

Yukarıda verdiğin resimlerin birbirinden ne farkı var?? Baş örtü taksa ne olur, türban taksa ne olur??

Sen türbanlı öğrencileri üniv.lere sokmuyorsun, İran'da da türban takmayan öğrencileri üniv.lere sokmuyorlar.. Hatta daha da ileri gidip, onlara hayatı dar ediyorlar.. Şimdi bu iki ülke arasında tam olarak ne fark vardır? İkisinin de de özgürlük karşıtı, anti-demokratik faşist bir ülkeden farkı yoktur..

Türban siyasi bir simgeymiş, yesinler senin siyasi simgeni!? Başında türban olan kızlar üniv.e giremiyor ama aynı zihniyete sahip erkekler kolayca girebiliyorlar.. Ondan sonra da neden kızlar okutulmuyor, geri bırakılıyor diye isyan edersiniz.. Kadınlar, İslam'ın katı kurallarına isyan etmeye başlamadan, bu İslam'ın demokratikleşeceğine inanıyor musun?? Radikal İslam'ı, onu daha da kışkırtarak mı bertaraf edeceksin?? Çok beklersin.

Squall
27-01-2010, 18:10
Gömlek, ceket, kravat, kumaş pantolon, kot pantolon vs. Türk kültürüne ait kıyafetler midir??

Bunlar evrensel kültüre ait kıyafetlerdir.Sizler pek tabikide atalarınızın!!! şalvarlarını gönül rahatlığı içersinde giyebilirsiniz..


Asıl Arap emperyalizminin .................. bulanmış bir millet içersinde yer alıp bu çürümüşlüğe karşı tepki koyan bilinçli Türk vatandaşılarının haklı tepkilerinden sana ne!!!!

Başında türban olan kızlar üniv.e giremiyor ama aynı zihniyete sahip erkekler kolayca girebiliyorlar.. Ondan sonra da neden kızlar okutulmuyor, geri bırakılıyor diye isyan edersiniz.. Kadınlar, İslam'ın katı kurallarına isyan etmeye başlamadan, bu İslam'ın demokratikleşeceğine inanıyor musun?? Radikal İslam'ı, onu daha da kışkırtarak mı bertaraf edeceksin??

Katılıyorum.

Sangre
27-01-2010, 21:08
Bunlar evrensel kültüre ait kıyafetlerdir.Sizler pek tabikide atalarınızın!!! şalvarlarını gönül rahatlığı içersinde giyebilirsiniz..
Asıl Arap emperyalizminin .............. bulanmış bir millet içersinde yer alıp bu çürümüşlüğe karşı tepki koyan bilinçli Türk vatandaşılarının haklı tepkilerinden sana ne!!!!
Katılıyorum.

He canım 'evrensel kültür'.. Zaten bu kültürü dünyadaki tüm insanlar ortak olarak oluşturmuştur.. Bugün bu kıyafetleri giymeyen insan da kalmamıştır!?

Geleneksel kültürün çözülerek, farklı kültürlerle birlikte zenginleşmesinin neresi emperyalizm oluyor?.. Bırak allasen.

Şöyle bir İstanbul'da tur at bakalım.. Arap kültürüne ait hangi kıyafetleri, müzikleri vs. göreceksin?? Bir de Batı kültürüne ait olanları say, o zaman daha net anlarsın.

Squall
27-01-2010, 21:15
İstanbulda Fatihte bir tur atıp altına şalvar; üstüne gömlek, ceket, kravat geçirip "kültürel zenginleşmenin" bir parçası olabilirsin pek tabikide..

wiperandcleaner
27-01-2010, 22:57
Al buradan oku. Yorma beni:

Oray Eğin'in yazısı (http://www.aksam.com.tr/2010/01/12/yazar/12302/oray_egin/ahmet_altan_ve_yasemin_congar_da_hic_utanma_var_mi dir_.html)


Neyi okuyayım soda, benim sorduğum soruya cevap mı bu?

"ABD vatandaşı vekil mi olur" diyorsun, çat diye önüne aynı dönemde halkçı kemalist artı solcu Ecevit'in partisinden ABD vatandaşı bir vekil bulunduğunu, ona ilişilmediğini ama Kavakçı'nın faşizan bir baskı ile ülkeyi terketmek zorunda bırakıldığını gösterir örneği önüne koyuyorum, sen bana Oray Eğin oku diyorsun :lol:

Değiştir şu klavuzları ve sorulan sorulara cevap ver, hiç olmazsa "evet o kadına zulüm yapıldı" deme erdemi göster!


Ben hiçbirisine değer vermiyorum da sen neden Merve Kavakçı'yı savunma gereği duydun bi anda onu anlamadım.


Anlamadığın çok şey var be soda, İslami görünürlülük dedim dam üstünda saksağan vur beline kazmayı misali Kavakçı'yı üstelik eğip büküp sen misal diye getirdin. O kadar daldal dala atladın ki kafan karıştı değil mi :heh:

Ben mazluma her zaman sahip çıkarım, bak seninde hakkın hukukun gaspedilirse wiperandcleaner kardeşin seni savunur, bundan emin ol.

Merve Kavakçı anasının hak sütü gibi helal bir hakkı elinden alınmış, faşizan bir baskı ile öz yurdundan sürülmüş bir mazlumdur ve hukukunu diline dolayanlar karşısında her daim onu bu minvalde savunurum.


Ben başörtüsü yemeni giy falan demem şehir kızlarına ama türban giyeceklerine başörtüsü giyerlerse bu sorun çözülür biz de sizlerin vıdı vıdılarından kurtuluruz.


Hafızalarımızı tazeleyelim:


Başörtüsü giydirin.

Başörtüsü, yemeni vb... giyecekler geleneksel TÜRK giysileridir.


Evet soda, şimdi nasıl bir "U dönüşü" izleyeceğiz senden, merak ediyorum :noidea:


Bak bu aşağıdaki resimdeki başörtüsü de çok şık.

http://img466.imageshack.us/img466/6469/leyli03arminekml1.jpg


Ama türban bu değildir. Türban şöyledir:


http://img466.imageshack.us/img466/9369/leyli28arminekdw3.jpg

Bak bu yukarıdaki türban.


Ya Allah hakkı için şunların arasındaki fark nedir bir anlatsana bana?

Hangi sebeple birisi rejimi, cumhuriyetimizi tehdit ediyorda, diğeri etmiyor?

Bu ne akıldır be soda :yield:

Bu ne ilkellik, bu nasıl bir tutarsızlık!

Bak kendi tahminimi söyliyeyim, şöyle şekilsel bir tarifi yapsın bu yasağın savunucusu yobaz kemalistler, o kızlar tereddüt etmez şekil şartına da uyar, çünkü onların gayesi inançlarından taviz vermeden anayasal hakları olan eğitim haklarından yararlanmak.

Samimiyseniz çıkın şu deklarasyonu yapın!

Ama yapmazsınız, maksat başka.

Kelime oyunları arkasına saklanıp din düşmanlığını açık etmeme derdindesiniz de artık millet yutmuyor bu uyanıklıkları.

Bu yasağın motivasyon kaynağını halk çok iyi biliyor soda!


Ne türban ne de tesettür biz Türklere uymaz.


Allah Allah, onu da nereden çıkardın?

Hani bu milletin bin yıldır müslüman olduğuna müdriktin, bin yılda bir tane akıl danesi çıkıp şunu dememişte üçüncü binin yenileyicisi müceddid soda'nın içtihadını mı beklemiş bu millet :lol:

Millet öyle bir uydurmuş ki sodam, öyle bir içselleştirmiş yakıştırmış ki, bunun derecesini anlamak için sütçü imama bakman onu hatırlaman lazım!


Sizi "Allah böyle emrediyor" diye kandırıp kendilerine benzetiyor Araplar. Bu kültür emperyalizmidir.


Türkiye müslümanlarını sen kendinle karıştırma.

Birisi sana "bak nutukta böyle yazıyor" der sende sorgusuz sualsiz buna iman edebilirsin.

Ama bu millet bu inançla tanıştığı ilk günden bu yana onun özüne nufuz etmiş içselleştirmiş, orta asyadan viyana içlerine kadar bu inancın bayraktarı olmuştur!

Sen sıkma canını, seni kandırdıkları gibi kimse bizi kandıramaz :hug:


Eskiden üniversitelere başörtüsü ve türbanla girmek serbestti, ben biliyorum 86-87'de türbanlı kızlar vardı üniversitelerde.


Soda, hem Babacan'ın halasından söz edeceksin, hem şu cümleyi söyleyeceksin!

:ballchain:

O bahsettiğin dönem milletin sahip çıktığı ender isimlerden olan Özal dönemidir ve malesef "eşhedü en laik, ve eşhedü enne kemalizm, lazimihu ve zarurihu" cehpesinin faaliyetleri ile uzun soluklu olmamıştır!

Temel sorunun sizin iflah olmaz İslam düşmanlığınız olduğunu aklı yeten herkes biliyor, İslami görününürlükten tiksintinizi biliyoruz!

Üniversitelerde kippa görmeyi başörtüsü görmeye yeğleyecek çok kemalist var bu ülkede!

Yerli de değiller milli de.

Bu yasağın suyu ısınmıştır, bu anti-demokratik zulmün ortadan kaldırıldığını da İnşallah hep birlikte göreceğiz, az çok az kaldı soda.

Bizi izlemeye devam ediniz :laser:

Soda
28-01-2010, 04:04
Sayın Soda,

maalesef tekrarlamak zorundayım: Siz ''bence din hizmetleri Türkiye'de devlet elinde olmalı'' diyebilirsiniz. Ben buna da karşıyım. Ama bunu tartışabiliriz.

Fakat ''laiklikte bu zaten böyledir'' veya ''bu laikliğe hiçbir şekilde aykırı değildir'', diyemezsiniz (derseniz yanlış olur). Bu artık sizin, benim yorumum olarak değil, obkektif bir kavramsal hata olur.

Laiklik ilkesine göre, devlet din hizmetleri de veremez. Laiklik sadece devletin dini kurallarla yönetilmemesi değildir. Bu dediğiniz ''sekülerlikliktir''. Laiklik bundan öte giden bir kavramdır.

Örneğin Almanya laik bir devlet değildir. Bizzat Almanya Anayasa Mahkemesi (bir dava vesilesiyle) bu konuya açıklık getirmiş, Almanya Federal Cumhuriyeti'nin -şu anki anayasal düzenine göre- laik olmadığını, ''yalnızca'' seküler olduğunu beyan etmiştir. Fransa hariç Avrupa ülkelerinin tamamına yakını laik değil, sekülerdir.

Devlet erkinin kendi eliyle din hizmetleri vermesi, laikliğe aykırıdır. Bu yoruma açık birşey değil.

saygılarımla

Güzel kardeşim seküler olan ülkelerin laikliğe ihtiyaçları kalmaz ki zaten.
Bunun tarihsel gelişim ile ilgisi vardır. Oralarda kimse devleti din kurallarına göre yönetmeyi düşünmüyor. Kilisenin de böyle bir derdi yok zaten milyar dolarlık bütçeleri ile hertürlü hallerinden memnunlar. Burada ise adamlar çıkmış "Kuran'ı anayasa yapacaz" diyor "7.4 yetmedi mi?" pankartları sallıyorlar.
İzmit depremini bile 28 Şubat'ın intikamı gibi sunan gürühlarla uğraşıyorsun.
Dini siyasi şova ve ranta çevirmişler, köşeleri tutmuşlar bir de iktidar olmuşlar...

Yani her ülke kendi koşullarına göre hareket eder. Bize en uygunu devletin kontrolü altında din hizmetlerinin verildiği laiklik tipidir.

Soda
28-01-2010, 04:06
Biraz konu dışına çıkmak gibi olacak ama burada hata yapılıyor.

Öncelikle din hizmeti vermek her hangi bir devletin görevi değildir.. Fakat sosyal devlet'in görevi olduğu ise söylenebilir.. Din hizmeti almak ise, gerçek anlamda bir hak değildir.. Çünkü din hizmeti almak, negatif hak değildir.. Fakat pozitif hak olduğu söylenebilir..

Eğer sosyal devletin bir gereği olarak din hizmeti veriliyorsa ve o ülke laik olduğunu söylüyorsa, tüm vatandaşlarına eşit olarak din hizmeti vermekle yükümlüdür.. Sünni ebeveynlerin çocuklarını sünni olarak yetiştirmek istemesi ile, o çocuğu okulda sünni din eğitimi verilir.. Aynı şekilde alevi ve diğer mezheptekilere, hristiyanlara, musevilere vs kendi dinlerinin eğitimi verilmelidir.. Eğer bir aile çocuğuna din eğitimi verilmesini istemiyorsa, buna da hakları olabilmelidir.. Çünkü bu bir negatif haktır..

Yukarıda saydığım durumlar, laikliğe her hangi bir engel teşkil etmemektedir.. Tabii ki tek bir zümreye torpil geçmeden, herkese hakkını vermek koşuluyla.

Burada tartıştığımız şey hakkın negatif /pozitif oluşu değildir.
İnanç özgürlüğü de fikir özgürlüğü gibi negatif haktır ve bunlar zaten çağdaş evrensel hukukun koruma altına aldığı haklardır.
Devletlerin din hizmeti sunması da eğitim, sağlık hizmetleri sunması kadar pozitif haktır ve bu bu hakkın sunulmasının devletlerin keyfiyetine kalması anlamına gelmez.
Bugün bütün modern devletler eğitim, sağlık, din hizmetleri sunarlar.
Bütün mesele bunun nasıl sunulacağıdır.

Alevileri sunnileştirme çabaları laikliğe aykırıdır çünkü devletin mezhep ayırımı yapması ve bir mehzebin yanında yer alması başlı başına anti-laik bir tutumdur.
Bugün türban için hak talep edenler yıllar yılı Alevilerin Sunnileştirilmesine destek verenlerdir aynı zamanda. Bu onların çelişkisidir. Zaten hiçkimse bu ülkede bir başkasının hakkını savunmaz hep sadece kendi hakkını savunur.

Özellikle Türkiye'deki muhafazakar sağ siyaset oldum olası ikiyüzlü bir tutum sergilemiştir. Diyebiliriz ki Türk muhafazekar sağı kadar dünyada bu denli ilkesiz bir siyaset yoktur. Yeri gelir en zalimi olur yeri gelir mazlum kılığına girerek hak talep eder. 12 Eylül'ün de baş destekçileri bunlardır ve yıllar yılı 12 Eylül'ün bu ülkede insanlar üzerinde ve toplum üzerinde yarattığı tahribatın bir numaralı destekleyicileri de bunlar olmuştur. Şimdi de utanmadan darbe karşıtlığı yapmaktalar ikiyüzlüce...

Diyanet meselesine gelince:

Diyanet bir zorunluluktur. Neden?

Çünkü İslam'ın ktleleri kışkırtmak için kullanılması bu ülkede çokça yaşadığımız bir şeydir.

31 Mart'tan tutun da Kubilay'ın katledilmesine Maraş, Çorum katliamlaırndan tutun da Sivas Madımak'a ve oradan camiler kışlamız, müminler asker, minareler süngümüz kışkırtmalarına kadar ne ararsan yaşanmıştır bu ülkede.

Bu din konusu sahipsiz bırakılmaya gelmez.

Söylenen pek çok şey sadece kulağa hoş gelir ama pratikte hayatın bize öğrettikleri bambaşkadır. Bir şeyin teorik olarak doğru olması hayatın içinde de doğru olduğunu göstermez ve göstermemiştir.

Kaldı ki "dini cemaatlere bırakalım" demek cemaatleri yasal ve kurumsal hale getirmektir. Devlet cemaatleri muhattap almaz birebir vatandaşı birey olarak muhattap alır. Aksi taktirde vatandaş ile devlet arasına cemaati almak demektir ve bunun da en büyük sıkıntısını bireyler çeker.

Her cemaatin ayrı camisi olur. Böyle bir toplumu kimse istemez.
Siz hangi ülkede yaşıyorsunuz bir bakın yaşadığınız ülkeye. Nurcusundan Nakşisine Süleymancısına, Aczmendisine kadar her taraf cemaat dolu. Öyle sizin anladığınız manada camideki Cuma cemaati değil bunlar. O yüzden cemaatlere bırakmak bu ülkeyi şeyhler, dervişler, mehdiler ülkesi haline getirmektir.
Baksana hepsi şeyhini Mehdi sanıyor, binlerce Mehdi var bugün bu ülkede.

Kısaca dostum devletin din hizmeti vermesi laikliğe aykırı değildir bilakis dini eğitim ile bireyleri daha bilinçli hale getirmek laik bir devletin görevi olmalıdır yoksa ortaya çıkan başıboşlukta bu ülkede laikliği de koruyamazsın.

Soda
28-01-2010, 04:40
Evet soda, şimdi nasıl bir "U dönüşü" izleyeceğiz senden, merak ediyorum :noidea:




Niye U dönüşü olsun sen demedin mi başörtüsü-yemeni kırsalda giyilir şehirde bunlar başörtüsü mü takacaklar neneleri gibi diye?

Ben de tamam şehirde bu başörtüsü yemeni falan gitmez ama türbana tercih ederim çünkü türban hiç gitmez dedim hatta şık duran başörtüsü resimleri de koydum ki göresin de anlayasın diye. Ama sen görünce de anlamıyorsun. Ben ne yapayım?




Ya Allah hakkı için şunların arasındaki fark nedir bir anlatsana bana?

Hangi sebeple birisi rejimi, cumhuriyetimizi tehdit ediyorda, diğeri etmiyor?

Bu ne akıldır be soda :yield:

Bu ne ilkellik, bu nasıl bir tutarsızlık!

Bak kendi tahminimi söyliyeyim, şöyle şekilsel bir tarifi yapsın bu yasağın savunucusu yobaz kemalistler, o kızlar tereddüt etmez şekil şartına da uyar, çünkü onların gayesi inançlarından taviz vermeden anayasal hakları olan eğitim haklarından yararlanmak.



İşte böyle teslim bayrağı çekersin sonunda.

Ben orta-yol öneriyorum. Ben de istemem tabii kızlar şehirde başörtüsü bile takmasın ve saçlarının bir telinin bile gözüktüğünde 70 bin sene cehennemde yanacaklarını düşünecek kadar cahil kalmasınlar ama geldiğimiz noktada maalesef bu kızları cemaatlere kaptırdığımız için ve bu cemaatler yüzünden bu kızlar sıkıntı yaşadığı için en azından bir çözüm üretiyorum ama sen "yobaz kemalistler" diyerek kışkırtıcı tutum takınıyorsun.

Zaten siz hiç çözüm üretemez sürekli kışkırtma yaparsınız.
Bu türban sorunu bi çözülse elinizde mazlumu oynayacak bir koz kalmayacak ya, sizin işte korkunuz budur.

Çözülmesini istemeyen sizlersiniz.

Ayıp ayıp. Bu ülkede müslümanlar zulüm görüyor demeniz tek kelime ile ayıptır.
Babacan gitmiş Avrupalarda Türkiye'yi şikayet etmiş. Neymiş müslümanlar baskı görüyormuş. İşe bakın... Bir Dışişleri bakanı Türkiye'yi şikayet ediyor Avrupa'ya. Nerede görülmüş? Dünyada nerede var kendi ülkesini şikayet eden bir Dışişleri bakanı?

Her mahallede cami, her semtte imam hatip lisesi, her ilçede İlahiyat fakültesi var yine de hâla vıdı vıdı etmektesiniz. İnsanoğlu nankördür, nankör.


O bahsettiğin dönem milletin sahip çıktığı ender isimlerden olan Özal dönemidir ve malesef "eşhedü en laik, ve eşhedü enne kemalizm, lazimihu ve zarurihu" cehpesinin faaliyetleri ile uzun soluklu olmamıştır!



Özal mı? Bület Arınç onu müslüman olarak kabul etmiyor :)

Yahu siz nereden buluyorsunuz böyle insanları? Çok mu arıyorsunuz? Böyleleri bakanlık yapıyor iyi mi?

Türban yasağını çok sevdiğiniz Kenan Evren'e soracaksınız. Ben mi kuyruğunda dolaştım Kenan Evren'in? Az mı paşam paşam diyerek yağcılık yaptınız Evren'e.
Özal Evren ile birlikte çalıştı yıllarca. Senin bugünü demokrasi şampiyonların o dönem Evren'e yağcılık yapmakla meşguldü. Arada hızını alamayıp ona onu cennnetlik ilan eden bile olmuştu. Şimdi de onunla birlikte Mehmet Altan okulu açmakta seninkiler.

Şu Türk muhafazakar sağı kadar ikiyüzlü bir siyasi akım dünyada var mı acaba?

wiperandcleaner
28-01-2010, 14:28
Bize en uygunu devletin kontrolü altında din hizmetlerinin verildiği laiklik tipidir.

İşte "eşhedü en laik ve eşhedü enne kemalizm, lazimihu ve zarurihu" cephesinden gelmesi beklenen itiraf ve hakikat!

Evet işte onların laisizm dertleri temelde budur, Devlet'in hukuksal normlarının dinden bağımsız belirlenmesi, devletin inançlar arasında eşit mesafeli oluşu vs değildir derleri, bütün amaç İslam'ı ve aslında Müslümanları kontrol, zaptu rapt altında tutmak.

Halkına tehdit ve "iç düşman" nazarıyla bakan bu kafa yapısı yüzünden bu ülke yıllardır ağır çekimde ilerlemeye gelişmeye çalışıyor!

Ne çektiysek bu kafadan çektik!

wiperandcleaner
28-01-2010, 14:42
Bugün bütün modern devletler eğitim, sağlık, din hizmetleri sunarlar.


Vallaha mı?

Örnek alabilir miyiz?

Mesela Fransa(sanıyorum modern bir devlettir, hatta laisizm modelimizi oraya dayandırırlar :lol:), burada devlet kiliselere papaz atayıp "pazar vaazında şunlardan bahset" falan diyor mu din hizmeti sunma baabında :help:

Ve soda, sen din hizmeti denince ne anlıyorsun ve hangi modern devlet senin anladığın o hizmeti veriyor ve buda Türkiye örneği ile örtüşüyor bir cevap versen diyorum please!


Alevileri sunnileştirme çabaları laikliğe aykırıdır çünkü devletin mezhep ayırımı yapması ve bir mehzebin yanında yer alması başlı başına anti-laik bir tutumdur.


Vallahi doğru, haklısın.

Ama buda "kemalistlerin" projesi ve tatbikatı, ne yapacağız şimdi!

Pekiya yine "kemalistlerce" sünnilerin "aslında kuranda başörtüsü yoktur" denerek dejenere edilmeye çalışılması, "başını örterek okula gelemezsin baskısı" bu laikliğe sığıyor mu sodam, ha?


Zaten hiçkimse bu ülkede bir başkasının hakkını savunmaz hep sadece kendi hakkını savunur.


Bak buda genel olarak doğru bir söz.

Ama işte bir gün bir AK Parti çıkıyor, Alevi çalıştayları düzenleyip bu konuda küçük de olsa bir adım atmaya çalışıyor.

http://www.trt.net.tr/Haber/HaberDetay.aspx?HaberKodu=c18d8a79-f86c-4d43-94aa-80686c7e11fa

Darısı başınıza be sodam.


Bu din konusu sahipsiz bırakılmaya gelmez.


Vallaha mı?

Daha bir iki gün evvel "çekin elinizi dinden" diye bana çıkışmıyor muydun sen, Din üzerinde bir kontrol gibi haddim ve gücümü aşan bir itham eşliğinde :playball:

Yani şunu mu demek istiyorsun: "Din'i ben/biz yani Beyaz Türkler kontrol edeceğiz, nereye kadar hakkınız hukukunuz var biz karar vereceğiz, sizde hak hukuk talep etmeye kalkmayacaksınız yoksa bunu 'Dini kontrol etme hakkımıza' açık saldırı olarak algılar gereğini yaparız!"

Ha bunu mu demek istiyorsun söyle bakalım!

wiperandcleaner
28-01-2010, 15:04
Niye U dönüşü olsun sen demedin mi başörtüsü-yemeni kırsalda giyilir şehirde bunlar başörtüsü mü takacaklar neneleri gibi diye?


Soda mahcup olmaktan bıkmadın mı yahu :pound:

Hafızalarımızı tazeleyelim:

Önce


Başörtüsü giydirin.

Başörtüsü, yemeni vb... giyecekler geleneksel TÜRK giysileridir.


diyen sensin, sonra "neneleri gibi mi giyinecekler, sen deden gibi mi giyiniyorsun" diyen ben!

Sonra yukarda söylediğini unutup


Ben başörtüsü yemeni giy falan demem şehir kızlarına


diyen sensin "U dönüşün hayırlı olsun" diyen ben :hug:

Hafızanın tazelenmesine yardımcı olabildim mi sodam?


şık duran başörtüsü resimleri de koydum ki göresin de anlayasın diye. Ama sen görünce de anlamıyorsun. Ben ne yapayım?


Ya anlatsana bana bir, o resimler arasındaki fark neymiş?

Hangi fark ne sebeple Cumhuriyete tehdit oluşturmaktaymış?

Şu ilkelliği biraz izah etsen diyorum ha :pound:


İşte böyle teslim bayrağı çekersin sonunda.


:pound:


Ben orta-yol öneriyorum.


12 Eylül öncesinin bir repliği geldi aklıma: "Ne sağcıyım ne solcu, futbolcuyum futbolcu"

Her neyse diyelim soda samimi, açıkça soruyorum mesela o resimlerden sence sakıncasız olan biçimiyle kızlar üniversiteye gitti diyelim, yine de içeri alınmadılar ne yapacaksın?

Onların yanında haklarının iadesi için mücadele eder misin?

Hadi etmedin hiç olmazsa meşru taleplerinin fikirsel destekçisi olur musun?

Sana sorulduğunda "bu halde alınmamaları zulüm, haksızlık, kınıyorum" diyebilecek misin?

Cevap please.


Bu türban sorunu bi çözülse elinizde mazlumu oynayacak bir koz kalmayacak ya, sizin işte korkunuz budur.

Çözülmesini istemeyen sizlersiniz.


Dostum madem öyle, alın şu kozu elimizden, hodri meydan!

Madem durum bu, ne diye yasağın devamı için bu kadar çırpınma didinme?

Samimi ol samimi.


Özal mı? Bület Arınç onu müslüman olarak kabul etmiyor :)


Yine çamur atma durumları soda, farzedelim öyle yahu sana ne bana ne arınçın değerlendirmesinden, ben milletin değerlendirmesinden söz ediyorum :heh:

Özal'ın cenazesine bir bak, millet kaç siyasiyi öyle bağrına basmış?

İnön'ü ve oğluna, yada Ecevit'e nasip oldu mu böyle bir sevgi?

Allah gecinden versin babanız Demirel vefat etse böyle bir sevgi seli ile son yolculuğuna uğurlanır mı, yada mesela Ahmet Necdet Sezer?


Türban yasağını çok sevdiğiniz Kenan Evren'e soracaksınız.


Kendisinden hiç hazzetmeyiz.

İleri derecede yobaz bir kemalisttir.

Memlekete çok zararı dokunmuştur, "eşhedü en laik ve eşhedü enne kemalizm, lazimihu ve zarurihu" cephesinin mümtaz paşalarındandır.

Bizim cenahtan değil yani, sen biraz sağına soluna bakıver :biggrin1:


Özal Evren ile birlikte çalıştı yıllarca.


He ya, öyle oldu.

Zati darbeyide beraber yaptılar ve Özal dedi "sen Cumhurbaşkanı ol", sonra da Özal halkın reyiyle başbakan olunca yıllarca beraber çalışma durumu doğdu.

Doğrusun be soda :lol:

Bir başlığa bu kadar çarpıtmayı nasıl sığdırabiliyorsun seni takdir ediyorum, guinness'e müracat edeceğim senin için.

1. sayfadan al son sayfaya kadar oku diyeceğim guinness'çilere, her bir sayfada ayrı bir güzellik, deşifre edilen her bir güzellik sonrası hiçbir şey olmamış gibi yeni bir güzellik :hug:

Samimi ol samimi.