Orijinalini görmek için tıklayınız : Yehova Şahitlerine Sorular
Bu çıkardığım sorulara cvp verme zorunda değilsiniz ancak verirseniz seviniriz.
YHVH'YLE İLGİLİ SOULAR
1-Yehova telaffzunun tarihçesi nedir? Ne zamandan beri bu telaffuz kullanılmaktadır? ( bilginiz dahilinde değilse cvp vermeyebilirsiniz.)
2-Bir kişinin dualarının işitilebilmesi için Yehova telaffuzunu kullanması şart mıdır ?
3-Orjinal el yazmalarnda Yhvh mi yoksa YEHOVA olarak mı geçmektedir?
(Yehovann yaygın olarak kullanılması gerçek olduğunu onaylar mı )
4-YHVH nin bugun nasıl telaffuz edildiği kesin olarak bilinebilir mi?
İSA'YLA İLGİLİ SORULAR
5-İsa Tanrı tarafından gökte yaratıldıysa a) Neden ? b) Ne zaman yaratılmıştır ? c) neden yaratma gereği duymuştur ?
6-İsa gökte yaratılan bir melek yada varlıksa NASIL "tanrısal nitelikler " ve -tanrılığın doluluğu- "EKSİKSİZ OLARAK" isada bulunuyor?Yaratılan bir şey Tanrı gibi olmadığından aynı yapıda da değildir tanrısal nitelikler yönünden de EKSİKdir ? K.kitapta eksiksiz diyor .
7-Tanrının "gökleri yalnız başına geren" olduğu yazılıdır. Bu varlıkları tek başına yarattığı anlamına gelir . Bu isanın ustabaşı olarak yada yardımcı yaratıcı şeklinde koumuyla nasıl açıklanabilir ? Birlikte mi tek başına mı ?
1914 YILIYLA İLGİLİ ŞAHİTLERİN KEHANETLERİ
8-İsanın "1914 yılında krallık yetkisi alıp ,tahta oturduğu ve yerde gökte tüm yetkinin kendisine verildiği" iddası var şahitlerin. Eğer bu iddanız doğruysa neden İsa diriltildikten sonra göğe gitmeden önce ,"gökte ve yerde tüm yetki bana verildi !" demiştir. ? Burada isaya mı yoksa Yehovacılara mı inanıcaz?
9- İsa gökyüzünde tahta oturmak için NEDEN 1914 e kadar beklemiştir?
10-Yehova Şahitlerinin bir yayın organında * "1914 neslinden bazılarının bu ortamın sonu yani armagedon -dünyanın sonunu- göreceği " yazılıdır.Bu "Son gelmeden geçmeyecek olan 1914 nesil"dir.
http://www.sixscreensofthewatchtower.com/sitebuilder/images/paradisebook1914pic-576x222.jpg
Türkçesi: Armagedon -1914 TE YAŞAYAN NESİLDEN BAZILARI BU SİSTEMİN SONUNU GÖRECEK VE HAYATTA KALACAKLARDIR
*Kitabın ismi : You can live forever Paradise Earth sf..154
Peki bu gerçekleşmemiş kehanet çıktı mı çıkmadı mı ?
Awake dergisinde ilk dönemde yayın amacı şöyle bildiriliyodu : "Yaratıcı'nın 1914 olaylarını gören nesil geçmeden yeni bir dünyayla ilgili vaadine güven geliştirmek olduğunu' .. 40/50 sen kadar bu şekilde tanrısal diye ilan edilen öğreti NASIL değiştiildi???
11- Rabbin duası 1914 te gerçekleşeceği,milletlerin zamanının dolup,yeryüzünde krallığın kurulacağı tarik olarak verilmetedir.
----"Kutsal Kitap'ın milletlerin zamanıyla ilgili bu güçlü kanıtları karşısında, bu dünya krallıklarının sonunun ve Tanrı'nın Krallığı'nın tam kuruluşunun 1914'te gerçekleşeceğini çok sağlam bir gerçek olarak görmekteyiz. O zaman, Rab'bin gitmiş olduğu günden beri istenilen, Krallığın Gelsin Duası cevaplanmış olacaktır. Daha sonra bu adaletli ve hikmetli yönetim altında bütün dünya Rab'bin yüceliğiyle, bilgi ve barışla dolacak (Mez . 72:19; İşa. 6:3; Hab. 2:14); Tanrı'nın iradesi gökte olduğu gibi yeryüzünde de gerçekleşmiş olacaktır.".
---"Eğer bunu izleyen bölümlerde,Tanrı'nın Krallığı'nın çoktan başladığını, peygamberliklere göre 1878'de yetkisini kullanmaya başladığını ve şimdiki yersel hükümetlerin tam olarak yıkılışıyla, 1914'te sona erecek olan her şeye kadir Tanrı'nın büyük gününün savaşının çoktan başlamış olduğunu gösterirsek hiç şaşırılmamalıdır.".
Tanrı'nın 1874'te gökte teşkilatlanmış olan Krallığı, 1914 yılında yeryüzünde olmalı ve yeryüzünü cennete dö-nüştürmelidir:
----"Bu tarihten önce güçlü bir şekilde teşkilatlanmış olan Tanrı'nın Krallığı yeryüzünde olacaktır. O, milletlerin heykelini vurup ezmiş olacaktır (Dan. 2:34) ."
Görüldüğü üzre ;
1- "milletlerin zamanının" 1914 yılında sona ermesi
2- insansal hükümetlerin bu tarihte tamamen yok edilmesi
3- Tanrı Krallığı'nın tam olarak yeryüzünde kurulması .
Peki bu üç idda da gerçekleşmediğine göre siz hangi mantıkla tanrısal olduğunuzu idda edip, bu SAHTE PEYGAMBERLİKLERİ örtmeye çalışıyorsunuz.
şimdilik bu kadar .
sayglar
YEHOVA ŞAHİTLERİNİN 1918 yılıyla ilgili sahte peygamberliğiNE İLŞKİN
"Finished Mystery" adlı pwygamberlik kitabından ;
----"Esinleme 3:14 yorumunda, küçük sürünün kurtuluşunun 1918 yılında gerçekleşeceğini öngören bazı sebepler belirtilmişti." (Sf. 200).
----"1918 yılı, Hıristiyanlık aleminin (yani Babil'in) tam düşüşünü görecektir (Esinleme 18)."1918 yılı, Hıristiyanlık aleminin (yani Babil'in) tam düşüşünü görecektir (Esinleme 18)." (Sayfa 146)."
----"Yukarıda belirtilen yazıların incelenişi bize göstermektedir ki, 1918'in ilkbaharı Hıristiyanlık üzerine 1914'ten daha büyük, müthiş bir sıkıntı spazmı getirecektir. (Russell'in) Kutsal Kitap Etüdü'nün ikinci cildini... yeniden inceleyip, 37 rakamını 40'a değiştirelim, 70 rakamı 73 ve 1914 de 1918 oluyor. İnanıyoruz ki bu değişiklik tam olup, bunun yerine gelmesi büyük ve izzetli bir şekilde olacaktır ." (Sayfa 74).
---Bu şekilde 1918 yılında Tanrı kilisenin milyonlarca üyesini yok ettiğinde..." (484-485).
a)Küçük sürü 1918 de NASIL kurtuldu ?
b) 1918 de 1914den daha BÜYÜK BİR SIKINTI ,MÜTHİŞ BİR SPAZM gerçekleşti mi ?
c) Hıristiyanlık alemi 1918 te YIKILDI MI ?
d) Tanrı 1918 de milyonlarca hrıstıyanı YOK ETİ mi?
'RABBİN söylemediği sözü nasıl bilelim? diye yüreğinden dersen; peygamber RABBİN ismiyle söylediği zaman, O ŞEY OLMAZ VE ÇIKMAZSA RABBİN söylemediği şey odur. Peygamber küstahlıkla söylemiştir ondan korkmayacaksın''
Tesniye 18:21-22
13-Ayrıca Şahitlerde Yoga yapmak yada herhangi bir meditasyon putperest ve günah olarak görülüyor. NEDEN ?
14-Uzak doğudaki depremler ve başka doğal felaketlerin sahte din Hinduizmden kaynaklandığı iddanız var mı ?
15-Seçimlerde oy kullanmak ,yöneticileri belirlemek , NEDEN günah kabul ediliyor?
16-Sigara içmek günah da içki içmek neden günah değildir ? Ya ikisini için yada ikisini de serbest bırakın madem . ( bu arada ben sigara kullanmam -hiç içmedim de )
17- Yehova şahitlerinde ibadet günleri kadınlar etek giymek ZORUNDAdır.Erkekler ise takım elbise giyme mecburiyetinde.
Bu uygulama neye göre yapılmaktadır ?
18- Yehova şahitleri kan nakline karşıdır. Kansız tadaviyi kabul ediyorlar. Halbuki bu uygulama her yerde yok. Bu yüzden pek çok kişi pisi-pisine ölmektedir. Anne babalar çocukları adına karar alıp onların da ölümüne sebep olmaktadır. Peki kan naklini BİLEREK REDDEDİP ÖLEN kişiler kendilerini cennet yaşamını kazanmış -ŞEHİT - olarak mı görüyorlar ?
http://www.ajwrb.org/images/dak100x137.jpg (http://www.ajwrb.org/experiences/mary.shtml)
Ailesi tarafından şahit olarak yetiştirilen bu yavrucak bir trafik kazası geçirdi. Doktorlar bir an önce kan verilmesi gerektiğini söylemiş ANCAK babası KESİNLİKLE reddetmiş. Annesi de şahitmiş ama KOCASI kadar kararlı değilmiş. Doktor tekrar etmiiş,"kan nakli olmazsa bu çocuk ölecek" demiş .Nafile. Çocuk kendindeyken hemşirelere "kesinlikle kan vermeyin" demiş.Neticede bilincini kaybedip,titreyerek şoka girmiş ,ve ÖLMÜŞ. Annesi ,tüm itirazlarına rağmen doktorların kan vermesini UMMUŞ ,ancak karı-koca itiraz edince olan bu çocuğa olmuş. Bu cehalet midir? İntihar mı yoksa CİNAYET mi?
http://img.youtube.com/vi/949n_xH9nso/0.jpg
YEHOVA ŞAHİTLERİ ŞU SÖZLERİ NEDEN SARF ETMİŞTİR ????
''Aklımızda bulundurmalıyız ki, doktorlar tarafından tavsiye edilen serumlarda, aşılamalar, ameliyatlarda vs... bizi iyileştirebilecek geçerli hiçbir şey yoktur... Onların ''bilim'' diye ileri sürdükleri şey Mısır'lıların kara büyüsü üzerine kurulmuştur ve Şeytansal özünden hiçbir şey kaybetmemiştir... Sevdiklerimizi bu kişilerin ellerine teslim ettiğimizde kritik bir durumda bulunuyoruz'' - 5 ağustos 1931 sayılı ''The Golden Age'' dergisinin SF. 727'
sevgili canip, güzel bi konuya değinmişsiniz. Kutluyorum. Kuranda bu tür ayetleri bence buraya asarak örnek de verilebilir. Tabiki tanrı dua/ beddua edemez. Kime edicek. O halde inanan arkadaşların bir kez daha düşünmesi gerekir.
sevgiler
Sayın Natan,
Sorularınızın bir tanesine daha önce İslam forumunda cevap vermişsiniz..
Tebrik ederim. :)
Dediğiniz gibi "inanan arkadaşların bir kez daha düşünmesi gerekir. "
Ben yine de size ışık tutacak bir kaç bilgi vereyim:
Bakınız İsa ne dedi?
▪ “Beni seviyorsanız Babama gittiğim için sevinirsiniz. Çünkü Baba benden büyüktür” (Yuhanna 14:28).
İsa Baba olarak hitap ettiği Tanrı ile kendisinin eşit olmadığını ortaya koydu.
▪ “Benim Babamın, sizin Babanızın, benim Tanrımın ve sizin Tanrınızın yanına çıkacağım” (Yuhanna 20:17).
İsa kendisinden Tanrı olarak söz etmedi, Tanrı’dan ayrı bir Kişi olarak bahsetti.
▪ “Ben kendiliğimden konuşmadım. Beni gönderen Babam, ne anlatacağım ve ne konuşacağım konusunda bana emir verdi” (Yuhanna 12:49).
İsa’nın öğretileri kendi fikirleri değildi, Babasından gelen öğretilerdi.
İSA, Mutlak Güce Sahip Tanrı değil, Tanrı’nın Oğlu olduğunu söylemişti.
Eğer İsa Tanrı’ysa, yeryüzündeyken dua ettiği kişi kimdi? (Matta 14:23; 26:26-29).
İsa’nın bir başkasıyla konuşmadığı halde böyleymiş gibi gösterdiğini düşünmek akla yatkın değildir.
Pavlus bize şunu hatırlatıyor: “Mesih’in başı da Tanrı’dır” (1.*Korintoslular 11:3).
“Her şey onun [Mesih’in] yetkisine verildiği zaman, Oğul kendisi de her şeyi onun yetkisine verenin yönetimine boyun eğecektir ki, Tanrı herkesin her şeyi olsun”
(1. Korintoslular 15:28).
Açıkça gördüğümüz gibi İsa, Mutlak Güce Sahip Tanrı değildir. Bu nedenle Babasından “Tanrım” diye söz eder (Vahiy 3:2, 12; 2. Korintoslular 1:3, 4).
Diğer sorularınız, bizi kötülemeye çalışan kişilerin cevaplarını almış olmalarına rağmen pişirip pişirip önümüze getirdikleri bayatlamış türden sorular.....
Defalarca cevapladım.
Bakın ben size direkt ayetleri yazıyorum.. En azından şunu izah edin: "Tanrı nasıl Mesih'in başı" oluyor?
Gökteki Oğul kime niye boyun eğecektir?...Hani Tanrıydı....?
Sevgilerimle
YOLCULUKLAR
05-04-2010, 01:46
Bir iki kelamda ben etmek istiyorum.
Şuan, Yehovacıları sapkın ilan eden, kendisini Hristiyan olarak tanımlayan bir çok protestan mezhebinin İsa'nın Tanrılığı konusundaki görüşleri Yehova şahitlerine doğru kaymaktadır.
En basit örneğiyle, Protestanları Elçisel Kiliseden ayıran en önemli maddelerden birisi de Meryem'in Tanrı'nın annesi olup olmadığıdır.
Eğer İsa gerçekten Tanrı ise, o zaman İsa Meryem'in karnındayken de Tanrı olmalıdır. Eğer bu varsayım doğru ise o zaman Meryem karnında Tanrıyı taşıyıp, Tanrı'yı dünyaya getirmiştir.
İşte MEryem'e bu sıfatı vermemek için protestan kilisenin bir çok mezheni İsa'nınMeryem'in karnındayken Tanrı olmadığını söylerler.
Yahut İsa'nın Tanrı'ya dua okurken Tanrı olmadığını söylerler.
Yahut İsa'nın çarmıhta son feryadında yine Tanrı olmadığını söylerler.
İsa'nın yeryüzünde yetkilerinin sınırlı olduğunu, dolayısıyla Tanrılığınında sınırlı olduğunu İsa gerçek Tanrı kimliğine cennette bürüneceğini söylerler.
Zaten bunu demek ile, hiç de farkında olmadan, İsa yaşarken İsa ile Baba'yı aynı tefeye koymamış oluyorlar ve Baba'yı İsa'dan daha üstün görüyorlar.
Hadi şimdi Yehova Şahitlerini sapkın ilan etmek çok kolay bir şey. Adamların zaten bir kez adı çıkmış. Ama neredeyse tıpa tıp aynı iddialara sahip olan protestanları da aynı şekilde sapkın ilan etmek de bu kadar kolay mıdır?
Yorumlarınız için teşekkür ederim.
Yukaıda cevap bekleyen sorular ,İsa nasıl tanrı oluyor noktasına kaydırılıyor. Konu buraya gelsin istemiyorum ,açıkça söyeyeyim. Yukarıda ürettiğim bu sorulardan hangisine cvp vermek isterseniz beklerim. Ancak cevaplamak zorunda da değilsiniz .
saygılar
evrensel-insan
05-04-2010, 02:18
Saygideger Natan;
Bu cehalet midir? İntihar mı yoksa CİNAYET mi?-Natan-
Benim anlamadigim, doktorlarin kan vermesi gerekirken, neden bunu cocugun anne ve babasuna sorma ihtiyaci hissetmesi?
Doktorlar sadece, hastalarinin bir ameliyat sonucu olum tehlikesi varsa, bunun iznini alirlar.
Bir kisiyi YASATMAK ICIN IZIN ALINMAZ.
Eger doktorlar verecekleri kan sayesinde cocugun kurtulacagini ortaya koyarlar ve aileyi sikayet ederlerse, karar da olumlu cikarsa, anne ve baba cinayet sucundan tutuklanir.
Ayrica, cocuklarina disaridan kan verilmesinin, inanclari acisindan olan "zarari" nedir?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger Natan;
Bu cehalet midir? İntihar mı yoksa CİNAYET mi?-Natan-
Benim anlamadigim, doktorlarin kan vermesi gerekirken, neden bunu cocugun anne ve babasuna sorma ihtiyaci hissetmesi?
Doktorlar sadece, hastalarinin bir ameliyat sonucu olum tehlikesi varsa, bunun iznini alirlar.
Bir kisiyi YASATMAK ICIN IZIN ALINMAZ.
Eger doktorlar verecekleri kan sayesinde cocugun kurtulacagini ortaya koyarlar ve aileyi sikayet ederlerse, karar da olumlu cikarsa, anne ve baba cinayet sucundan tutuklanir.
Ayrica, cocuklarina disaridan kan verilmesinin, inanclari acisindan olan "zarari" nedir?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Yehova şahitleri cüzdanlarında -görünür bir yerde- "KAN İSTEMİYORUM" başlıklı ,imzalı bi belge taşırlar.
http://www.sixscreensofthewatchtower.com/images/nobloodcard.JPG
Doktorların aksi hareketleri-kan verme girişimi- olursa tanıdıkları -cemaat-tarafından doktora dava açılacağı tehtidi edilir.
http://www.sixscreensofthewatchtower.com/1medical.html
Bu siteyi ziyaret etmenizi öneririm.Burada istediğiniz inancsal açıklamalar da mevcut. Ancak kısaca söyleyeyim ki özellikle tevratta "kan yeme "emri kan nakline işaret edilip, bu naklin "ölümcül günah" olduğu söylenir. Kan nakli = kan yemek &içmek olarak algılanıyor. Bu da (kan nakliyle kan içmek )Onların Tanrısı için büyük bir günahtır. Haklısınız,bazen çocuğunun ölümüne sebep olan ana-babaya davalar açılmıştır.Tutuklamalar olmuştur.Ancak arkasında iman olduğu için vazgeçmemişlerdir.
evrensel-insan
05-04-2010, 04:15
Saygideger Natan;
Inanc oyle mene bir seyki, kisinin yasaminin onune gecer zaten, yoksa intihar bombacilari ve intihar pilotlari olurmuydu, hic!
Ayrica verdigin biligi icin tesekkurler.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Rica ederim.
Bu görüşler ilkeldir diyorum ben. Şahitlerin inançları da değişmelidir. Bu noktada ne yazıkki gerici yobaz dincilerden bi fark göremiyorum. İnancı uğruna pisipisine ölmek ,öldürmek ..
Rica ederim.
Bu görüşler ilkeldir diyorum ben. Şahitlerin inançları da değişmelidir. Bu noktada ne yazıkki gerici yobaz dincilerden bi fark göremiyorum. İnancı uğruna pisipisine ölmek ,öldürmek ..
Sayın Natan,
Gerçek Hristiyanlar her zaman inançları uğrunda gerekirse ölmeye hazırdılar.
Bunu "pisi pisine" ölmek diye düşünenlerin anlamasını beklemiyoruz..
Nazi Almanya' sın da Papa hazretleri Hitler ile beraber Nazi selamı verirken, bizler bunu yapmadığımız için ölümü göze aldık.....
Kardeşlerimiz gaz odalarında öldürüldüler..... Kurtulmaları çok kolaydı, Nazi selamı vermiş olsalardı veya "Ben bundan böyle bir Yehova'nın Şahidi değilim" yazısını imzalamış olsalardı sizin deyiminizle ""belki "pisi pisine" ölmeyeceklerdi, ama Tanrı'nın gözünde ölmüş olmak fikri, bizim için fiziksel ölümden kötüdür...
Ayrıca, sadakatsizlik yaparak ömrümüzü birkaç yıl uzatmak ümit ettiğimiz sonsuz yaşamın yanında bir hiçtir.
Bizde Tanrıya sadakat bu kadar çok önemlidir.
Eşler bile birbirinden sona kadar sadakat beklerler...
Tanrı inancı olmayan bir çok devrimci bile inançlarına olan sadakat uğruna ölüme gitmiştir...
Bu yüzden asıl araştırmanız gereken şey Tanrı'nın kanın kullanımı ile ilgili görüşüdür.
O zaman belki bizi biraz anlarsınız.....Tabi Tanrı'ya sadakatin sizce de önemi varsa...
Saygılarımla
İLK HRİSTİYANLAR İNANÇLARI UĞRUNA BAKINIZ NELERE KATLANDILAR
“Taşlandılar,
testere ile biçildiler,
imtihan olundular,
kılıçla katlolunarak öldürüldüler;
koyun postları ile,
keçi derilerile dolaştılar;
yoksulluk çektiler,
sıkıntı gördüler,
tahkir olundular.”
Pavlus daha sonra imanımızın Tamamlayıcısı İsa’ya dikkat çeker: “O, .*.*.*. utancı hiçe sayıp haça tahammül etti, ve Allahın tahtının sağında oturdu.”—İbraniler 11:37; 12:1,*2.
Sayın Natan, onlar bize göre pisi pisine sıkıntı çekip ölmediler...
Ya size göre?
YOLCULUKLAR
05-04-2010, 15:29
Natan bak aklıma ne geldi :)
Yanlış anlama. Bu naklini red etmeyi savunuyor falan değilim.
Sadece anlamaya çalışıyorum bazı şeyleri.
Ve anlamaya çalışırken de aklıma ne geldi...
(konuyla ne alakası var falan deme, bak konu nereye gelecek)
Şimdi, bu tevrattaki vahşet ayetlerini biliyoruz dimi?
İsrail oğullarının soykırım yapmaları falan isteniyordu.
Şimdi sen bu vahşet ayetlerinin savunmasını bir Hristiyandan isteyince o Hristiyan sana ne diyor?
1. Tanrı'nın adaletinden bahsediyor.
2. (Ki üzerinde durmak istediğim noktada burası) Zaten bir insanın (Adem'in elma olayından sonra) kesinlikle ölüm ile cezalandırıldığını, Rab'bin nazarında her insanın Ruhen ölümlü olduğunu, bedenen ölümlü olsada (İsraillilerin yaptığı soykırım sonucunda) bir şey kaybetmeyeceğini çünkü zaten o kişinin günahlı doğadan dolayı tanrının gözünde ölmüş olduğunu söylemez misiniz? Yani şuan bile hemen elimin altında 1-2 tane bu tarz açıklamalar var. Bu açıklamalar Ortodoks Kilisesi, Protestan Kilisesine mensup kişilere aittir. Muhtemelen Katolik Kilise'de bu tarz görüşler belirtecektir.
İyi de, şimdi İsrailoğullarının öldürdüğğü adamlar için "Zaten günahlı doğamızdan dolayı ölümü hak etmişiz, 1 gün önce ölmüş, 2 gün önce ölmüş ne fark eder ki" tarzı açıklamalar yaparken niçin aynı mantıktaki açıklamaları kan nakli yaptırmadığından dolayı ölen insanlar için yapmıyoruz?
Çok mu saçma bir mantık kurdum yani?
:)
Estaf. Saçma demiyelim. Mantıksal çıkarımınız dikkate değer. Ancak kan nakli için aynı şey değildir. Nden ?Çünkü kilise açıklama yapıyor ,bu mantığı destekliyor. Ya kilise hatalıysa? Ya şahitler de hatalıysa bu konuda ? -ki herşekilde hatalı olduğu ortada .
konuya ilşkin cvp yazdım ,
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17731
YOLCULUKLAR
05-04-2010, 16:57
Estaf. Saçma demiyelim. Mantıksal çıkarımınız dikkate değer. Ancak kan nakli için aynı şey değildir. Nden ?Çünkü kilise açıklama yapıyor ,bu mantığı destekliyor. Ya kilise hatalıysa? Ya şahitler de hatalıysa bu konuda ? -ki herşekilde hatalı olduğu ortada .
konuya ilşkin cvp yazdım ,
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=17731
Hayır ya :)
Bak benim bahsettiğim nokta şu: Eceliyle Ölmeme.
Yahut Tanrı adına erken ölme.
Şimdi o tevrattaki ayetlerde İsrailoğullarının saldırdığı halk eceliyle ölmedi. Vaktinden çok daha önce öldü. Hiç bir suçu günahıda yoktu halkın. En azından bebeklerin suçu olmadığını ap açık bir şekilde söyleyebiliriz.
Bunlar gündeme geldiğinde Hristiyanlar "Olsun, nasıl olsa adem ile birlikte ölümü hak etmiştik. Ruhen ölü varlıklardık. Dolayısıyla bedenen ölü olmamız bir kayıp değildir" tarzında açıklamalar getirmiyorlar mı?
Ve bu öldürme emirleri Tanrı'nın bir emridir.
İşte aynı mantığı kan nakli yaptırmadığından dolayı hayatını yitiren çocuklar/insanlar içinde söyleyemez miyiz? Yada söylersek saçmamı olur?
1. Kandan uzak durmak Tanrı'nın bir emridir. (Senin o ayetleri bu şekilde yorumlamadığını biliyorum)
2. kan nakli yaptırmadığından dolayı ölen insan zaten ademden dolayı ölümü hak etmiş, ruhen ölmüş bir kişidir. Bedenen ölsede pek bir şey fark etmez.
Yani tamam, şu yazdıklarım bana pek mantıklı gelmiyor ama Rab'bin mantığı bu değil midir? Yok eğer Rab'bin mantığı bu değil ise o zaman Rab'bin emriyle İsrailoğullarının yaptığı soykırımda ölen bebekler için nasıl mantıklı açıklama getirebiliriz?
İsrailoğularıyla ilgili bahsettiğin şey gerçekten karışık bi durum. Belki de bilmediğimiz başka açıklamalar vardır bilemiyorum ama şahsi fikrimi sorarsan keşke tanrı böyle yapmasaydı , Onların da yaşamaya hakkı var ,toplum yüzünden başka hayatları da aldı. Ama bu benm insani bakış açımla ilgili. Olayı tam olarak bilmiyoruz. O yüzden pek işi diyemiyorum belki aynı mantıktır .Şimdiki modern , çağdaş ,demokrasiye ve insan haklarına uymuyor . doğru.
Yehovacılala ilgili durum şöyle ki , "kan yemeyin " "kandan sakının " ayetleri kan içmekle ilgili -beslenme- yla ilgiliydi. bunu yapan putperestler vardı eskiden ,kan içerlerdi. Kan da candır. İğrenç bi durum bu. Ancak tıp kan naklini hayat kurtarmak yönünde bir adım olarak görüyor. Bu ağızdan zevk için alınan -içilen- kanla ilgili bir şey DEĞİLDİR .bunu anlamıyorlar.Yahu bu tutumu göstermeleri için kim söylüyor bunlara ????
ABD deki merkez kurul değil mi? Orası!. Onlar ne derse o doğrudur. Siz başka bir şey diyemezsiniz. Kitaplar yazarlar, talimatlar verirler ve tüm şahitler bunlara uyar.
Bak ben şöyle dedim ;
Zamanında okullarda çocuklara "aşı yapılmasına" karşı çıkıyordunuz ,Bunun günah olduğunu söyleyerek ! AŞI YAPILMASI ;''Ebedi Tanrısal Antlaşmanın çiğnenmesi "demekti!! (Golden Age, 4 février 1931).
Zamanında "organ nakline "karşı çıkıyordunuz ,bunu "insan eti yemek " olarak algılayıp günah olduğunu söylüyodunuz.(15 Ağustos 1968 sayılı T. Kulesi )
Zamanında "mikroplar hastalıklara neden olmaz ama hastalıklar mikropların oluşmasına neden olur" diyordunuz ,50 sene boyunca Pastör'ün düşüncelerine karşı savaşmıştınız.
Yıllarca aşı yapmak,organ -kan nakli vs GÜNAH olarak algılandı ,savunuldu ve bazı şahitler bu uğurda ÖLDÜ !!!
sonra ne oldu ??? Şahitlerin yönetim kurulu dedi ki " YA BİZ YANLIŞ ANLAMIŞIZ, BU UYGULAMALAR ÖLÜMCÜL GÜNAH DEĞİL,VİCDANİ DURUMLARDIR" .
dediler.EEE, ölenler nolucak ! Onların yanlış anlamaları yüzünden neden hayatlarını kaybettiler ?????
Yehova Şahitlerinin hiçbir tezleri,düşüncesi Rabbin Sözüne uymamaktadır.Hele İsa Mesih efendimizin kişiliği hakkındaki sözler hiç!Benimde İsa Mesihin Tanrılığı hakkında ayetler var.Napıcağız sayın hur kuş?
19- yehova şahitleri dünyanın yaşıyla ilgili nasıl bir tahminde bulunuyor ?
klasik altı bin yıl açıklaması mı yapılmaktadır ? Söyler misiniz ?
ki soruların hiç birine cevap alamadık ama..
inanın bana materyalistlere hiç gerek yok.
dindarları birbirleriyle tartıştırmak yeterli.
çelişkinin bini bir para.
israiloğullarının saldırdığı halk derken, hani şu tanrının ; burnlarını ve kulaklarını bile kesttirdiği saldırıdan bahsediyorsunuz değil mi.
tanrı sevgidir.
o sizi seviyor değil mi.
şunu gerçekten öğrenmek istiyorum.
teolojik anlamda;
isanın babası olan tanrı ile insanların kulaklarını kestiren aynı tanrı mı.
eski ahidi kabul ettiğinize göre aynı olmalı.
artık başka da bişey söylemiyorum.
19- yehova şahitleri dünyanın yaşıyla ilgili nasıl bir tahminde bulunuyor ?
klasik altı bin yıl açıklaması mı yapılmaktadır ? Söyler misiniz ?
ki soruların hiç birine cevap alamadık ama..
Diğerlerine yanıt gelmedi , ama bunda ısrarlıyım.
Adem havva MÖ. kaç ? 4.000 mi?
Diğerlerine yanıt gelmedi , ama bunda ısrarlıyım.
Adem havva MÖ. kaç ? 4.000 mi?
Sayın Natan,
Bir sürü fotoğraf ve yazı kopyalayıp yapıştırdığınıza göre çok araştırmacı biri omalısınız.
Ben size web adresimizi vereyim anlaşılan ingilizce de biliyorsunuz, şu sorunuzun cevabını siz kendiniz bulun...Lütfen.
http://www.watchtower.org/
Bulamadım deyin, ben göndereyim.
Saygılar
Sayın Natan,
Bir sürü fotoğraf ve yazı kopyalayıp yapıştırdığınıza göre çok araştırmacı biri omalısınız.
Ben size web adresimizi vereyim anlaşılan ingilizce de biliyorsunuz, şu sorunuzun cevabını siz kendiniz bulun...Lütfen.
http://www.watchtower.org/
Bulamadım deyin, ben göndereyim.
Saygılar
Bir kaynakta şöyle yazıyor ;
Ademin yaratılışı : M.Ö. 4026
Adende bir ahdin yapılması ,ilk itaatsizlik : M.Ö. 4026 s.
Kain'in Habili öldürmesi : M.Ö. 3896 ö.
Şit'in doğumu : M.Ö. 3896 civarı
Doğru bir adamın Hanok olduğu : M.Ö. 3404
..diye gidiyor.
Şimdi ademin yaratılış tarihini bulduk. Dünya kaç yaşında peki ?
Bu sorunun cevabını da siz verin bakalım. İpucu vereyim ,yayımladığınız "Nasıl oluştu -evrimle mi yaratılışla mı ?" kitabınıza bakın.
http://www.watchtower.org/e/200609/article_03.htm
Adresi referans olsun.
Bu arada C/P diye tii ye alıyorsunuz yazdıklarımı !
Mantıklı açıklamalarınız yok sanırım. KAYNAK gösteriyorum kaç gündür ,kaynak !
Ortada tutarsızlık var , kaynağı da belli. Ama cvp yok.
belki siz yazıcaksınız bundan sonra ama ben okuyamıcam ,siz yazın ,bir kaç gun sonra cevap yazarım ben de .
herkese selamlar
Tarihle ilgili, kaynak ismini yazmayı unutmuşum .(All Scripture- Authentic and Benefical -2006 ; Sayf. 24) Bilgisayar ortamında bu kaynak yok. O yüzden lik de yok.
Bakın yine kaynak veriyorum.
Bir kaynakta şöyle yazıyor ;
Ademin yaratılışı : M.Ö. 4026
Adende bir ahdin yapılması ,ilk itaatsizlik : M.Ö. 4026 s.
Kain'in Habili öldürmesi : M.Ö. 3896 ö.
Şit'in doğumu : M.Ö. 3896 civarı
Doğru bir adamın Hanok olduğu : M.Ö. 3404
..diye gidiyor.
Şimdi ademin yaratılış tarihini bulduk. Dünya kaç yaşında peki ?
Bu sorunun cevabını da siz verin bakalım. İpucu vereyim ,yayımladığınız "Nasıl oluştu -evrimle mi yaratılışla mı ?" kitabınıza bakın.
http://www.watchtower.org/e/200609/article_03.htm
Adresi referans olsun.
Bu arada C/P diye tii ye alıyorsunuz yazdıklarımı !
Mantıklı açıklamalarınız yok sanırım. KAYNAK gösteriyorum kaç gündür ,kaynak !
Ortada tutarsızlık var , kaynağı da belli. Ama cvp yok.
belki siz yazıcaksınız bundan sonra ama ben okuyamıcam ,siz yazın ,bir kaç gun sonra cevap yazarım ben de .
herkese selamlar
Sayın Natan,
"Şimdi ademin yaratılış tarihini bulduk. Dünya kaç yaşında peki ? "
Bakın gerçekten araştırınca nasıl doğru sonuca varabiliyorsunuz :)
Bu konuda dürüstlük gösterip geri adım attığınız için teşekkür ederim. Demek ki aslında alçakgönüllü birisiniz.
Dünyanın yaşı ile ilgili sorunuza gelelim:
Verdiğiniz link bir defa "Nasıl oluştu -evrimle mi yaratılışla mı ?" kitabı falan değil. Umarım farkındasınız...
Uyan dergisi 2006/9 sayısıdır.
Üstelik oradaki bilgilerin sorunuzla hiç alakası yok. Orada dünyanın yaşı konusu ele alınmamaktadır.
İsterseniz o makalenin türkçesini size göndereyim :)
Sorunuz ile ilgili "Gençler Soruyor" kitabımızda verilen soru/cevapları size yazıyorum:
Fen Bilgisi kitabım dünyanın ve güneş sisteminin milyarlarca yıldır var olduğunu söylüyor.
Kutsal Kitap dünyanın ve evrenin birinci yaratma gününden önce var olduğunu söyler. Dolayısıyla dünyanın ve güneş sisteminin yaşı milyarlarca yıl olabilir (Başlangıç 1:1).
Öğretmenim dünyanın altı günde yaratılmış olamayacağını söylüyor.
Kutsal Kitap altı yaratma gününün bildiğimiz 24 saatlik dönemler olduğunu söylemez.
Derste hayvanlarda ve insanlarda zaman içinde gerçekleşmiş bazı değişiklikler hakkında konuşuldu.
Kutsal Kitap Tanrı’nın canlıları “cinslerine göre” yarattığını söyler (Başlangıç 1:20,*21). Yaşamın cansız maddeden geliştiği veya evrim sürecini Tanrı’nın tek bir hücreyle başlattığı fikrini desteklemez. Ancak her “cins” büyük bir çeşitlilik potansiyeline sahiptir.
Dolayısıyla Kutsal Kitaba göre her “cinsin” kendi içinde değişiklikler olması mümkündür.
Evinizi taşıyormuş sunuz.. Kolay gelsin size..
Tanışsaydık size yardım etmek isterdim.. Laf olsun diye değil, samimiyetle.
Saygılarımla
“Burnunu ve kulaklarını kesip düşürecekler. Ve senden arta kalan kılıçla düşecek.” (Hezekiel Bölümü, 23/25)
“Bak İsrail, bugün milletler üzerine kökünden sökmek için ve yıkmak için, helak etmek ve yok etmek için seni koydum.” (Yeremya, 1/10)
“Sen benim topuzumsun ve cenk silahımsın. Ve seninle milletleri kıracağım ve seninle ülkeleri helak edeceğim.” (Yeremya, 51/19,20)
“Sizi kılıcın kısmeti edeceğim ve hepiniz boğazlanmak için bekleyeceksiniz.” (İşaya Bölümü, 65/12)
şu an elimde orijinal bir tevrat çevirisi yok.
bu ayetleri internetten buldum.çevirilerin sıhhatini bilemiyorum doğal olarak.
şunları öğrenmek istiyorum.cevabınıza göre düşüncelerimi dile getireceğim.
bu ayetlerde konuşan tanrı mı?ve bunlar tanrı sözü mü?
tanrıysa hangi tanrı.yani rab-isa nın babası olan tanrı mı?
“Burnunu ve kulaklarını kesip düşürecekler. Ve senden arta kalan kılıçla düşecek.” (Hezekiel Bölümü, 23/25)
“Bak İsrail, bugün milletler üzerine kökünden sökmek için ve yıkmak için, helak etmek ve yok etmek için seni koydum.” (Yeremya, 1/10)
“Sen benim topuzumsun ve cenk silahımsın. Ve seninle milletleri kıracağım ve seninle ülkeleri helak edeceğim.” (Yeremya, 51/19,20)
“Sizi kılıcın kısmeti edeceğim ve hepiniz boğazlanmak için bekleyeceksiniz.” (İşaya Bölümü, 65/12)
şu an elimde orijinal bir tevrat çevirisi yok.
bu ayetleri internetten buldum.çevirilerin sıhhatini bilemiyorum doğal olarak.
şunları öğrenmek istiyorum.cevabınıza göre düşüncelerimi dile getireceğim.
bu ayetlerde konuşan tanrı mı?ve bunlar tanrı sözü mü?
tanrıysa hangi tanrı.yani rab-isa nın babası olan tanrı mı?
Sayın anarchist,
İktibas ettiğiniz kitaplar olan, Hezekiel, Yeremya, Daniel ve İşaya kitapları "peygamberlik" niteliğinde olan kitaplardır.
Başka sözlerle buradaki ifadelerin çoğu semboliktir ve gelecekte olacak bazı olaylar hakkında bilgi verirler.
Bu kitaplar genel olarak son günler ve tahtına oturmuş İsa Mesih'in Tanrı'dan aldığı yetkiyle bu kötü dünyaya hükmetmesi konusunda önceden bilgi vermektedir.
Örnek olarak, Mesihin ortaya çıkacağı tarih yüzlerce yıl önceden Daniel peygamber tarafından bildirilmişti:
" 25*Şunu bil ve anla; Yeruşalim’in onarımı ve yeniden inşası için buyruğun çıkmasından, Önder Mesih’in gelişine dek yedi hafta ve altmış iki hafta geçecek. Şehir eski durumuna getirilecek. Meydanıyla, çevresindeki hendeğiyle yeniden inşa edilecek. Ama bunlar olurken sıkıntılı zamanlardan geçilecek.
26*Ve altmış iki haftadan sonra Mesih öldürülecek, kendisine ait hiçbir şeyi olmayacak.
Bir önder gelecek; onun orduları, şehri ve kutsal yeri mahvedecek. O yerin sonu tufanla olacak. Savaş sona kadar sürecek. Yıkımların olması kararlaştırıldı.
27*Birçokları için yapılmış ahdi bir hafta yürürlükte tutması gerekecek. Haftanın ortasında kurban ve sunuyu sona erdirecek..." Daniel 9:25-27.
Yukarıdaki ayetlerde verilen bilgi ışığında Mesih'in MS 33 yılında ortaya çıkması gerekir. O da, İsa'nın Mesh edildiği tarihe denk düşmektedir.
Dolayısıyla, okuduğumuz her şeyi harfi manada anlamak bizi yanıltır.
Kutsal kitabın anlatım şeklini anlamak için size onu baştan aşağıya okumanızı öneririm.
Ayrıca alıntı yaptığınız ayetlere baktım ifadeler çok faklı yazılmış..
Hangi tercüme olduğunu yazar mısınız ?
Saygılarımla
sayın hur-kus
çeviriler sorunlu olabilir.
kime ait çeviriler olduğu belirtilmemiş zaten.
kayda değer derecede farklar varsa doğrularını siz yazın.
benim asıl merak ettiğim konu başka.
bu ifadeler tanrının dilinden gibi görünüyor.
bir inanan bunu tanrı sözü olarak okumuyormu.
ben mi yanlış düşünüyorum.
eğer tanrı sözü olarak okuyorsa bu hangi tanrı.
yahudilerin farklı bir tanrısı yok diye biliyorum.
yani bu sözler yhv ya mı ait.
yhv isa nın babasımı.
bu tip ayrıntılar hakkında bilgilendirilmek istedim ki;
düşüncelerimi bilgi üzerine kurabileyim , havada kalmasın.
Evimi taşıyorum ama bazı şeyler oldu bi kaç gun belirsiz. Özellikle siteye uğradım.
Verdiğim linlin türkçesini yollamanıza gerek yok. İngilizce okuyabiliyorum.
Orada dünyanın yaşı değil ama makro & mikro evrim ,ve yaratılışla ilgili özellikle ilginç bilgiler olduğu için paylaşmak istedim.
Fen Bilgisi kitabım dünyanın ve güneş sisteminin milyarlarca yıldır var olduğunu söylüyor.
Kutsal Kitap dünyanın ve evrenin birinci yaratma gününden önce var olduğunu söyler. Dolayısıyla dünyanın ve güneş sisteminin yaşı milyarlarca yıl olabilir (Başlangıç 1:1).
Bu noktaya karşı çıkmıyorum . Aynı fikirdeyim.
Öğretmenim dünyanın altı günde yaratılmış olamayacağını söylüyor.
Kutsal Kitap altı yaratma gününün bildiğimiz 24 saatlik dönemler olduğunu söylemez.
Peki kaç yıl / dönem olduğun söyler ? Altı bin yıl mı ? On bin yıl mı ?
Bilim insanları , insanoğlunun 3,5 milyon yıldır yeryüzünde olduğunu KESİN olarak söylüyorlar ! Dolayısıyla sizin yayımladığınız kitaptaki şu bilgiler YANLIŞtır !
Ademin yaratılışı : M.Ö. 4026
Adende bir ahdin yapılması ,ilk itaatsizlik : M.Ö. 4026 s.
Kain'in Habili öldürmesi : M.Ö. 3896 ö.
Şit'in doğumu : M.Ö. 3896 civarı
Doğru bir adamın Hanok olduğu : M.Ö. 3404
Sizin bu bilgileriniz bilimsel araştırmalarla kesinlikle BAĞDAŞMIYOR !
Varlık yaratılmıştır ,doğru ama altı bin yıl önce DEĞİL !
500.000 yıl önce ; ateş yakma yaygın olarak uygulanır . Dolayısıyla altı bin yıl nerede 3,5 milyon yıl nerede ???
Derste hayvanlarda ve insanlarda zaman içinde gerçekleşmiş bazı değişiklikler hakkında konuşuldu.
Kutsal Kitap Tanrı’nın canlıları “cinslerine göre” yarattığını söyler (Başlangıç 1:20,*21). Yaşamın cansız maddeden geliştiği veya evrim sürecini Tanrı’nın tek bir hücreyle başlattığı fikrini desteklemez. Ancak her “cins” büyük bir çeşitlilik potansiyeline sahiptir.
Dolayısıyla Kutsal Kitaba göre her “cinsin” kendi içinde değişiklikler olması mümkündür.
Canlılarda değişim var mı ,yokmu bu soruyu Bilim insanları cevaplar . Din adamları değil. Heleki sizin din adamlarınız HİÇ değil !.Bu bilimin konusudur.
UlulElbab
08-04-2010, 19:31
sayın hur-kus
çeviriler sorunlu olabilir.
kime ait çeviriler olduğu belirtilmemiş zaten.
kayda değer derecede farklar varsa doğrularını siz yazın.
benim asıl merak ettiğim konu başka.
bu ifadeler tanrının dilinden gibi görünüyor.
bir inanan bunu tanrı sözü olarak okumuyormu.
ben mi yanlış düşünüyorum.
eğer tanrı sözü olarak okuyorsa bu hangi tanrı.
yahudilerin farklı bir tanrısı yok diye biliyorum.
yani bu sözler yhv ya mı ait.
yhv isa nın babasımı.
bu tip ayrıntılar hakkında bilgilendirilmek istedim ki;
düşüncelerimi bilgi üzerine kurabileyim , havada kalmasın.
Güzel bir soru...Takibcisi olacağım.
Müslümanların,Hinduların...Yahudilerin ayrı tanrısı olamaz...
İnsanların farklı algısı söz konusu...
Belki Sayın Hür-kuş bizii bu konuda bilgilendir?
evrensel-insan
08-04-2010, 20:27
Saygideger UlulEbsar;
Polyteistik monizm temelinden dolayi, tum yaraticilar mentalite olarak ayni zaten. Sadece cografi toplumlarin, tarihsel etiginin ve metafiziginin nesiller boyu getirdigi bu monist temelli her turlu yaraticiya verdikleri icerik ve kurduklari bag ve iliski farkli. Iste bu poly yapi, o yuzden mono yansiyor ve her mono yansi da; yansitanin verdigi icerik ve kurdugu bag yuzunden farklilik arzediyor.
Iste o yuzden her turlu mono yaraticiya yonelen ideolojik inancsal dogrusallarin etiksel ve metafizik tabani ve bu yaraticiya verilen icerik temelinde kurulan bagin dini ya da dinsiz, icerigi farkli.
Ustelik bu farklilik ayni inancta da gorunuyor. Cunku diyelim kendine musluman diyen iki kisinin, birbirine olan; ogreti, bilgi, birikim, gozlem, deney, bilinc ve farkindaligi farkindan; Allah'larina verdikleri icerik ve kurduklari bag da farklilasabiliyor.
Oyuzden de bu konu, toplumsal degil; kisisel algilanmasi gerekiyor. Hele hele bugun baska cografyalarda ve tarih yasamis toplumlarin da musluman oldugunu dusunursek; Ayni Allah, bu kisiden baslayan ve cografya ve tarih aktariminin farkindan dolayi, hem verilen icerikte hem de kurulan bagda, farklilik gosteriyor.
O yuzden POLYTEISTIK MONOTEIZM.
Aslinda bu tamlamayi her konuyada yayabilir ve dogal dusuncenin sorunsal siarini ortaya koyabiliriz. POLIC (Yani coklu) MONIZM (TEKLIK).
Iste sorun, bu teke varan yollarin coklugu ve aralarindan hangisinin teke varacaginin dogrusal, inancsal ve ideolojik tartismasi. Cunku herkes, "benim tekim dogrudur" diyor. Halbuki teke giden dogrusallar, inancsallik ve ideoloji bazinda tek degil. Ama; herkesin kendi dogrusu kendisine tek. Bu da ayni dogruyu paylasmayana yanlis geliyor, cunku o da kendi dogrusunu tek goruyor.
Saygilarimla;
evrensel-insan
UlulElbab
08-04-2010, 22:07
Iste o yuzden her turlu mono yaraticiya yonelen ideolojik inancsal dogrusallarin etiksel ve metafizik tabani ve bu yaraticiya verilen icerik temelinde kurulan bagin dini ya da dinsiz, icerigi farkli.
Ustelik bu farklilik ayni inancta da gorunuyor. Cunku diyelim kendine musluman diyen iki kisinin, birbirine olan; ogreti, bilgi, birikim, gozlem, deney, bilinc ve farkindaligi farkindan; Allah'larina verdikleri icerik ve kurduklari bag da farklilasabiliyor.
Değerli E.İ,
Yukarıda ki görüşünüze katılıyorm...İnsanların Bilinç düzeyi ile inandıkları Tanrı kavramı farklılık gösterebiliyor.
Farkındalık arttıkca Tanrı anlayışında değişiklikler söz konusu...
Ben teist düzlemden gelen birisi olarak şunu söyleyebilirim ki;
Pramidin altında ki tabaka Din savaşları ve şehitlik makamına düşkünlüğü ile yükselişi kısa yoldan garantileme derdindedir...Bilinçlendikce ve Farkındalık arttıkca Aynı Tanrının ürünü oldukları düşüncesi ağır basar ve Din uğruna insan öldürmek hoş karşılanmaz...
Pramidin daha üstüne çıktıkca kan akıtma,hayvan kurban etme gibi eylemler itici gelmeye başlar ve ilkel tanımlanır...
Daha üst seviye Farkındalık ile Vegeteryanlık dahi görülmeye başlanır...
Bu seviyede insan Tanrısına yakınlaşmıştır ve Dualizmden arınma başlar...
Egonun takacağı çelmeler ile Pramidin altına tekrar düşme ihtimali hala devam eder...
Daha üst basamakları anlatmaya şimdilik gerek görmüyorum zira bu başlığın dışına sarkmak anlamına gelir ayrıca daha fazlasını zaten Saygıdeğer Paslıçivi ile munazara etmektesiniz.
Saygılarımla...
evrensel-insan
08-04-2010, 22:20
Saygideger UlulEbsar;
Aynen, ben sadece neden monizme giden yolun polizm den gectigini ve her monizmin bu polizm temelinde farkli monizme vardigini izah ettim.
Aslinda bilgi olarak; poly, pole (kutup) kelimesinden gelme olup, hem kutuplasmayi hem de teke giden yolun coklugunu ve her yolun kendi dogrusuyla teke ulastigini aciklamaktadir.
Iste bu yuzden monizm evrensel olsa da, her dogrunun monizmi farkli ve kendine dogru ve de gorecelidir. Bu da her dogrunun monizminin dogrular arasi yanasim tartismasinin temelidir.
Burada da bir yehova sahidinin, kendi inancsal yanasimli monizme verdigi icerik ve kurdugu bag ile; diger bir yehova sahidinin ki farklidir.
Ama, sonucta ikisi de monizme varmaktadir.
Bu da dogal dusuncenin sorunsal siaridir, monizme varmak.
Yani yaraticisina, inncina, ideolojisine, etiksel deger ve tabularina herkes, monizm olarak varir, ama varis yollari polizmdir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Neden yehovacılar bunca soruya cvp vermiyor.
“Sen benim topuzumsun ve cenk silahımsın. Ve seninle milletleri kıracağım ve seninle ülkeleri helak edeceğim.” (Yeremya, 51/19,20)
sayın ululelbab;
kişinin pramidin neresinde olduğunun onun tanrı anlayışını öznel açıdan belirlemesini sorgulamıyorum ben.
yukardaki ayet pramidin en üstüne de çıkmış olsanız, insanın değil tanrının öznel durumunu deşifre ediyor.
eğer bu tanrı sözü ise, tanrı kan istiyor.
bu yhv mı diye şunun için soruyorum.
eğer cevap hayır ise sorun yok.
eğer cvp evet ise, bu yhv ise, siz ne yüzle sevgiden bahsediyorsunuz diyebilmek için.
eğer bu yhv ise ve yhv da isanın babası ise sevgi bir aldatmacadır.
hayır değil diyebilmeniz için tanrının da evrimleştiğini kabul etmek zorundasınız.
bu durumda tanrının insan tarafından yaratıldığı için insanın evrimiyle koşut olarak evrimleştiğini de kabul etmek zorunda kalırsınız.
işte ben bunu göstermeye çalışıyorum.
UlulElbab
09-04-2010, 14:59
Saygıdeğer Anarchist,
Bir Prizmaya TEK ışık girer ama 7 farklı renk yansır.
Tanrı varsa eğer! Tek tanrı olmalıdır değil mi? Aksi takdirde bizler iki veya daha çok tanrının mücadelesine şahit olurduk...Filler tepişirken karıncalar ezilir.
Biri Doğudan güneş doğsun derken, diğeri hayır batıdan doğsun derdi...
Bu örnekler uzar gider...
O halde Tanrı,Allah,Yahve veya adına Varoluş ve milyonlaraca isim verebileceğimiz bir TEK vardır.
Ancak onu algılayan veya hisseden milyarlarca bakış açısı var...
Bu milyarlar arasından da 3 kişi vardır ki bunlar Egoları ile giriştikleri mücadeleden galip gelmişlerdir.İki tanesi sonradan bir tanesi ise Doğuştan bu özelliklere sahib olmuştur...
Musa ve Muhammed belirli bir inisiyasyondan geçmiş İsa mesih ise Kelam olarak doğmuştur.
Şimdi biz Yeşil-Mor ve Mavinin yansımalarını tartışıyoruz...Kızılötesi ve Mor ötesi şuan konumuz dışı...Bununla birlikte daha bildiğimiz ve bilmediğimiz milyarlaca Renk var.
Sadete geleyim:) Bu örneklemeler ile şunu anlatmaya çalışıyorum,
Işık saf sevgidir.Yansımaları ve renkler algılamayı temsil ediyor...Dolaysı ile siz kan kılıç
ve nefret algılıyor olabilirsiniz...Bir diğeri ise buna rağmen SEVGİ algılamaya ve tanrısını
sevmeye devam edecektir.
Çünkü şuan içinde bulunduğunuz odanın duvarları ne renk ise siz renksiz ve nötr gelen ışığı o renk algılıyorsunuz.
Kimseye neden o renk algılıyorsun diye kızamayız...Beğenmeyen duvarlarını farklı renge boyatır:)
Bakış açısı değişir...Birde her insana göz kapağı verilmiştir.Dileyen gözlerini yumar..ama
Dünyanın karardığını zanneder...Gerçekler değişmez.
Sevgi ile...
sayın ululelbab
bu meseleden öznel-nesnel gerçek tartışması çıksın istemiyorum.
çünkü açık ve yalın buz gibi bir gerçeğin, bu tartışmanın toz bulutu arkasına saklanması ihtimali var.
sizin de atıfta bulunduğunuz gibi gerçekler ne ise odur.
ulusları kırmaktan bahseden bir tanrı gerçeği üzerine konuşuyorum.
bu metinlerin tanrı sözü olmadığını ve tanrıyı temsil etmediğini söylüyorsanız bu başka bir bağlam.
ben ise , bu metinlerin tanrıyı temsil ettiğini düşünenlere soruyorum.
ulusları kırmayı ülkeleri helak etmeyi üzerine vazife edindiğini açıkça deklere eden kim.
yhv mı.yhv allah mı, isa mı, babası mı kim bunlar.
birisi de çıkıp desin şu şudur bu da budur.
ben kimin neyi nasıl algıladığıyla ilgilenmiyorum.
kulak kestirenin adını soruyorum.
sayın ululelbab
bu meseleden öznel-nesnel gerçek tartışması çıksın istemiyorum.
çünkü açık ve yalın buz gibi bir gerçeğin, bu tartışmanın toz bulutu arkasına saklanması ihtimali var.
sizin de atıfta bulunduğunuz gibi gerçekler ne ise odur.
ulusları kırmaktan bahseden bir tanrı gerçeği üzerine konuşuyorum.
bu metinlerin tanrı sözü olmadığını ve tanrıyı temsil etmediğini söylüyorsanız bu başka bir bağlam.
ben ise , bu metinlerin tanrıyı temsil ettiğini düşünenlere soruyorum.
ulusları kırmayı ülkeleri helak etmeyi üzerine vazife edindiğini açıkça deklere eden kim.
yhv mı.yhv allah mı, isa mı, babası mı kim bunlar.
birisi de çıkıp desin şu şudur bu da budur.
ben kimin neyi nasıl algıladığıyla ilgilenmiyorum.
kulak kestirenin adını soruyorum.
Sayın anarchist,
Sorunuza yine Kutsal Yazılar aracılığıyla cevap vereyim;
Daniel 2:44
Bu kralların zamanında, göklerin Tanrısı asla yıkılmayacak bir krallık kuracak. O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek. Bütün bu krallıkları ezip sona erdirecek ve kendisi sonsuza dek duracak. 45*Nitekim sen de, dağdan bir taşın el değmeden kesildiğini ve demiri, bakırı, kili, gümüşü, altını parçaladığını gördün. Yüce Tanrı ileride olacakları işte böylece krala bildirmiştir. Düş doğru, yorumu da güvenilirdir.”
İsa, takipçilerine Tanrı’nın Krallığının gelmesi ve “gökte olduğu gibi yerde de” Tanrı’nın isteğinin gerçekleşmesi için dua etmeyi öğretti (Matta 6:9,*10).
Bu Krallık, İsa Mesih’in yönetimidir ve o, bu yönetimde Tanrı tarafından atanmış kraldır. Bu yönetim, insanlığın bütün sorunlarını çözecek.
Ancak Tanrı’nın Krallığının yeryüzünde değişiklikler yapabilmesi için, bir değişiklik olup insan yönetimlerinin yerini Mesih’in yönetimi almalıdır.
Mesih’in gelişinin başaracağı şey tam olarak budur.
Umarım sorunuza cevap olmuştur.
Saygılarımla
hayır sayın hurkus
ne yazık ki verilmedi soruma cevap.
sorum basit ve açık.
size verdiğim ayetlerde , şunu yapacağım bunu yapacağım diyen bir tanrı var.
o tanrının adını soruyorum.
biliyorsanız adını söyleyin.
bilmiyorsanız sorun yok.
o yhv mı.
hayır sayın hurkus
ne yazık ki verilmedi soruma cevap.
sorum basit ve açık.
size verdiğim ayetlerde , şunu yapacağım bunu yapacağım diyen bir tanrı var.
o tanrının adını soruyorum.
biliyorsanız adını söyleyin.
bilmiyorsanız sorun yok.
o yhv mı.
Ok.,
Yine Kutsal yazılarla cevap vereyim:
İşaya 42:5-9
5*Gerçek Tanrı Yehova, gökleri Yaratan, onları boydan boya geren, yeryüzünü ve ürününü yayan, dünyadaki insanlara soluk, üzerinde dolaşanlara ruh veren Yüceler Yücesi şunları diyor:
6*“Ben Yehova, doğrulukla davranarak seni çağırdım; elinden tuttum. Seni koruyacağım. Seni halka güvence, milletlere ışık olarak vereceğim. 7*Böylece kör gözleri açacak, tutsakları zindandan, karanlıkta oturanları hapisten çıkaracaksın.
8*Ben Yehova’yım. İsmim budur. Hakkım olan onuru bir başkasına, Bana sunulan övgüleri oyma putlara bırakmayacağım.
9*Öncekiler gerçekleşti, şimdi yenilerini bildiriyorum. Onları daha ortaya çıkmadan sizlere duyuruyorum.”
Yehova ismi,
Tanrı’nın Kendine verdiği İbranice ismin en yaygın Türkçe karşılığıdır. Bu eşsiz ismin eski Kutsal Kitap yazmalarında binlerce kez geçtiğini öğrenmek sizi şaşırtabilir..
Saygılarımla
Yehovayı kavramsal/inançsal temelde yaratan İnsanoğludur. Bu var oluşu var kılan başka kimdir ?
Orjinal yazmalarda Yehova olarak da geçmez. Dolayısıyla Tanrıya sanki bir ahbabıymış gibi isim veren de İnsanoğlu değil midir?
Varlık kendisi ; varlığı ortaya koyan da kendisi ,ancak henuz farkındalığında değil. :)
Bu inançsal & fikirsel & ideolojik bir meseledir. Dolayısıyla soyutu kavramlaştıran yine İNSAN dır. Ona YEHOVA olarak seslenmeniz onu kendinize yakınlaştırmanız sizin psikolojik bi rahatlama metodunuz.
Halbuki O bu kadar KOLAY tanımlanamaz. Tanımlanırsa SINIRLI olur. Sınırlı olan Tanrı OLAMAZ. :)
O halde o nedir ? O herşeydedir. Bir bütünlüktedir. Bu bütünlüğe kendinizden başlayın ,Onu dışlamayın yada kendi insansal değerlerinizle yapılandırmayın. İnsanlar zamanla kendi yarattığı varlık modellerine ve tanrılara inandılar. Bu onların varlığını da var kılmadı. Bunu ortaya koyan KİMDİ ? iNSAN DEĞİL Mİ? o HALDE ?
insansal temelde Tanrı algısına kendi toplumsal kültürel değerleri doğrultusunda şekil veren İNSANdır. Onu göklerde felan da aramayınız. O heryerdedir .Aradığınız uzaktan öte sizdedir.
Siz kendinizi buldunuz mu ? Önce kendinizi bulun . Kendinizi bulmadan başka bir şeyi bulamazsınız. Kendi yargıcı olmadan kendi kendini okuyabilmelidir insan.
İnsanoğlunu günahlarla & korkularla bunaltmayınız. Bırakın İsanın dediği gibi " Özgür olsunlar" .Yani siz onlara yol gösteren değil kendinize varan bi yol bulursanız fikirlerinizi empoze etme temelinden uzaklaşıp ,varlığı keşfedebilirsiniz.
Bunu bir deneyin.
Ayetler dogmatik ,yorumlar dinamiktir. Dolayısıyla Abd deki merkez kurulunuzdan çıkan dogmaları tek gerçeklik olarak zannetmeyin . Kendinizi sınırlamayın .
herkese selamlar
insan_olmak
09-04-2010, 23:46
İnsanoğlunu günahlarla & korkularla bunaltmayınız. Bırakın İsanın dediği gibi " Özgür olsunlar" .Yani siz onlara yol gösteren değil kendinize varan bi yol bulursanız fikirlerinizi empoze etme temelinden uzaklaşıp ,varlığı keşfedebilirsiniz.
katılmamak elde değil.Yehova şahitleri kadar inatçı.inancını yaşamak amaç olacağı yerde inancı yaymak amaç olmuş sanki inanç sadece bir araç gibi.
Saygılar
Ok.,
Yine Kutsal yazılarla cevap vereyim:
İşaya 42:5-9
5*Gerçek Tanrı Yehova, gökleri Yaratan, onları boydan boya geren, yeryüzünü ve ürününü yayan, dünyadaki insanlara soluk, üzerinde dolaşanlara ruh veren Yüceler Yücesi şunları diyor:
6*“Ben Yehova, doğrulukla davranarak seni çağırdım; elinden tuttum. Seni koruyacağım. Seni halka güvence, milletlere ışık olarak vereceğim. 7*Böylece kör gözleri açacak, tutsakları zindandan, karanlıkta oturanları hapisten çıkaracaksın.
8*Ben Yehova’yım. İsmim budur. Hakkım olan onuru bir başkasına, Bana sunulan övgüleri oyma putlara bırakmayacağım.
9*Öncekiler gerçekleşti, şimdi yenilerini bildiriyorum. Onları daha ortaya çıkmadan sizlere duyuruyorum.”
Yehova ismi,
Tanrı’nın Kendine verdiği İbranice ismin en yaygın Türkçe karşılığıdır. Bu eşsiz ismin eski Kutsal Kitap yazmalarında binlerce kez geçtiğini öğrenmek sizi şaşırtabilir..
Saygılarımla
Sayın Natan,
Kutsal Yazılara inanıyorsanız, burada konuşan YŞ değil, bizzat Tanrıdır. "Ben Yehova'yım ismim odur" diyen kendisidir.
Yorum falan yaptığımız yok. Bence bu konuda siz yorum yapıyorsunuz.
Haa, siz Kutsal yazılara inanmıyorsanız o başka...Bu durumda ne istiyorsanız söyleyin.
Size ismine verdiği önemi gösteren bir kaç ayet daha yazayım:
Çıkış 3:13-15
15*Ve yine Musa’ya şunları söyledi:
“İsrailoğullarına de ki, ‘Beni size atalarınızın Tanrısı; İbrahim’in Tanrısı, İshak’ın Tanrısı, Yakup’un Tanrısı Yehova gönderdi.’
Devirler boyu ismim budur ve nesiller boyu bu isimle anılacağım.
İbranicede bu ismin YHVH olarak sessiz harflerle yazıldığını hepimiz biliyoruz. Ama dünyadaki en yaygın telaffuzu Türkçe söylediğimiz Yehova telaffuzuna yakındır.
İsa'nın da ismi ibranice sessiz harflerle yazılıyordu. Ama şimdi hiç ilk telaffuzuna benzemediği halde ona İsa demekten çekinmiyorsunuz.
Bu ismi koyan biz değiliz. Hiç kimsenin bu konuda Tanrı yerine konuşmaya hakkı yok sanırım.
İsa'da bakın babası hakkında ne diyor:
Yuhanna 17:6,26
6*Dünyadan bana verdiğin kişilere Senin adını açıkça bildirdim. Senindiler, onları bana verdin ve Senin sözünü tuttular.
26*Ben de Senin adını onlara bildirdim ve bildireceğim ki, bana duyduğun sevgi onlarda da olsun, ben de onlarla birlik içinde olayım.”
Siz şöyle dua edin: ‘Göklerdeki Babamız, ismin kutsal kılınsın’” (Matta 6:9). İsa Tanrı’nın özel bir ismi olduğuna inanıyordu.
Bazıları “Tanrı’nın ismi nedir?” sorusuna “Allah’tır” diye yanıt verebilir.
Fakat bu cevap, “Ülkeyi kim yönetiyor?” sorusuna “Başbakan” diye yanıt vermekten daha bilgilendirici değildir.
Bu, soruyu soran kişi için net bir cevap da olmaz.
Tanrı bize ismini neden bildirdi?
O’nu daha yakından tanımamız için. Örneklemek gerekirse bir kimseye duruma göre beyefendi, patron, baba ya da dede diye hitap ediliyor olabilir. Bu unvanların hepsi onun bir yönünü ortaya koyar.
Fakat kişinin ismi, onun hakkında bildiklerimizin tümünü aklımıza getirir.
Benzer şekilde Rab, Her Şeye Kadir, Baba ve Yaratıcı gibi unvanlar da Tanrı’nın yaptıklarının farklı yönlerine dikkat çeker.
Fakat sadece Tanrı’nın özel ismi olan Yehova, O’nun hakkında bildiklerimizin tümünü aklımıza getirir. Tanrı’nın ismini bilmeden O’nu nasıl tam anlamıyla tanıyabilirsiniz?
Bu ismi sadece bilmek değil kullanmak da önemlidir.
Neden?
Çünkü Kutsal Kitap şöyle der: “Yehova’ya adıyla yakaran herkes kurtulacaktır” (Romalılar 10:13; Yoel 2:32).
Saygılarımla
insan_olmak
10-04-2010, 00:37
Yehova’ya adıyla yakaran herkes kurtulacaktır” (Romalılar 10:13; Yoel 2:32).
romalılar 10:13 te yehova dememektedir
πᾶς γὰρ ὃς ἂν ἐπικαλέσηται τὸ ὄνομα Κυρίου σωθήσεται.
efendinin ismiyle anlamı vardır.Yehova dememektedir.
Yehova’ya adıyla yakaran herkes kurtulacaktır” (Romalılar 10:13; Yoel 2:32).
romalılar 10:13 te yehova dememektedir
πᾶς γὰρ ὃς ἂν ἐπικαλέσηται τὸ ὄνομα Κυρίου σωθήσεται.
efendinin ismiyle anlamı vardır.Yehova dememektedir.
Sayın insan_olmak,
Baktığınız tercümede o ayette YHVH (Yehova) olmadığını biliyorum. Peki niye yok?
"Efendinin ismi" diyene kadar orijinalinde Yoel 2:32 de ki gibi direk İSMİNİ yazsa daha doğru olmaz mıydı? Oradaki efendi veya RAB diye adlandırılan kişinin YHVH yani Yehova olduğunu biliyorsunuz sanırım.
Birleşmiş Kitabı Mukaddes Cemiyetler'nin yıllardır bildiğimiz, "İbrani, Kildani ve Yunani dillerinden" yapılmış olan KITABI MUKADDES'e bakınız lütfen.
Söz konusu tercümede, Romalılar 10:13 de Pavlus'un Yoel 2:32 den alıntı yaptığı anlaşılsın diye Yoel'de ki sözler "Her kim Rabbin ismini çağırırsa kurtulacaktır" şeklinde tırnak içinde yazılıdır.Ve bu sözlerin Yoel 2:32 den Pavlus tarafından alıntı olduğu gösterilmektedir. Pavlus Yoel'de ki bu sözleri okurken Tanrının ismini sizin tercümenizde ki gibi yok mu saymıştır?
Ne yazık ki, bir çok tercüme yazılış şekli YHVH olan ve Tanrı'nın kendisine koymuş olduğu özel ismini tercümelerden çıkartarak onun yerine "Rab" gibi kelimeler koymuşlardır. Bu onun ismine saygısızlıktır. En azından yazılışına sadık kalıp YHVH yazabilirlerdi. Bu durumda isteyen istediği şekilde telaffuz ederdi...Yehova/Yahve vsy..
KİTABI MUKADDES, eski metinlerde YHVH yazdığı herkesçe bilinmesine rağman Yoel 2:32 de de "Rab" sıfatını kullanmıştır.
Oysa bakınız,
Orta Afrika Cumhuriyeti, Sudan ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin belirli kısımlarında konuşulan Azande dilindeki Mukaddes Kitap, Tanrı’nın isminin kullanıldığı güzel bir tercümedir. Dünyanın bu kısmında insanlar, Tanrı’nın ismini anadillerinde Yekova şeklinde telaffuz ederek kullanıyorlar.
Önemli olan bu ismin bir dildeki söylenişi değil, kullanılışıdır. Neden? Çünkü, ‘her kim Yehova’nın ismini çağırırsa, kurtulacaktır.’—Romalılar 10:13.
Tanrı'nın özel ismi hakkında neden ‘düşünmeliyiz’?
Yehova ismi harfi olarak “O Olmaya Sebebiyet Verir” anlamındadır.
Bu, Yehova’nın, bizzat vaatlerinin Gerçekleştiricisi olmasına ‘Sebebiyet Veren’ olduğunu açıklar.
O, her zaman amaçlarının yerine getirilmesini sağlar. O, her şeye kadir Tanrı ve her iyi niteliğin sahibi tek Yaratıcı’dır. O’nun Tanrısal yapısını tam olarak tanımlayabilecek tek bir sözcük yoktur.
Fakat Tanrı’nın Kendisi için seçtiği en büyük isim, Yehova, O’nun bütün niteliklerini, özelliklerini ve amaçlarını akla getirir.—Çıkış 6:3
Saygılarımla
Haklısınız.Yüce Yehova Yeshua Messiah(RAB İSA MESİHİ)' çağıran kurtulacak:)Aynı İsa Mesih başka nerde ne diyor acaba?
Beni görmüş olan, Baba'yı görmüştür. Sen nasıl, `Bize Baba'yı göster' diyorsun? 10Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun? Size söylediğim sözleri kendiliğimden söylemiyorum, ama bende yaşayan Baba kendi işlerini yapıyor. 11Bana iman edin; ben Baba'dayım, Baba da bendedir. Yuhanna 14
Amin
Her zaman söylerim.Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp:))))))
insan_olmak
10-04-2010, 12:10
Sayın insan_olmak,
Baktığınız tercümede o ayette YHVH (Yehova) olmadığını biliyorum. Peki niye yok?
"Efendinin ismi" diyene kadar orijinalinde Yoel 2:32 de ki gibi direk İSMİNİ yazsa daha doğru olmaz mıydı? Oradaki efendi veya RAB diye adlandırılan kişinin YHVH yani Yehova olduğunu biliyorsunuz sanırım.
Birleşmiş Kitabı Mukaddes Cemiyetler'nin yıllardır bildiğimiz, "İbrani, Kildani ve Yunani dillerinden" yapılmış olan KITABI MUKADDES'e bakınız lütfen.
pavlos bunu akıl edememiş siz akıl etmişsiniz gerçekten harikasınız sayın hur-kus
sizin bu dediğiniz yapılırsa incil ne kadar dejenere olur farkındamısınız?
mesela bir örnek.Katolik kilisesi meryem yerine tanrının annesi yazsınlar nasıl olsa onlara göre gerçek anlamı budur.
Kutsal ruh yerine tanrı yazsınlar çünkü gerçekte oda bir tanrıdır.
Baba yerine de tanrı desinler çünkü oda tanrıdır.
İsa sözünüde kullanmasınlar onun yerine kuzu desinler çünkü o bir kuzudur inanca göre...
yada isa'ya da yehova desinler çünkü incilde efendi sözcüğü isa içinde kullanılmaktadır.
yehova içinde efendi denmiştir o zaman bunuda böyle yapalım?
böyle gider efendim.Kutsal kitabın yazarları yehova yazmayı akıl edemediler siz saolun yardımcı oldunuz.
Tebrik ediyorum sizi başka bişey demiyorum.Aa unutmadan inancınızı iyi öğrenmeniz için birşey daha söylemek istiyorum
Bu kitaptaki peygamberlik sözlerini duyan herkesi uyarıyorum! Eğer bir kimse bu sözlere bir şey katarsa, Tanrı da bu kitapta yazılı belaları ona katacaktır. 19Eğer bir kimse bu peygamberlik kitabının sözlerinden bir şey çıkarırsa, Tanrı da bu kitapta yazılı yaşam ağacından ve kutsal kentten ona düşen payı çıkaracaktır.(Esinlenme 22:18-19)
inancınıza göre şu an yanlış yapmış bulunuyorsunuz söylemek isterim.Sırf yehova şahidisiniz diye her yerde efendi rab yazan yere yehova'yı yapıştırıyosunuz.İlk hristiyanlar kilise babaları bunu akıl edemedi siz akıl ediyorsunuz.Gerçekten şahane.
Tanrın Yahve'nin adını boş yere ağzına almayacaksın. Çünkü Yahve, adını boş yere ağzına alanları cezasız bırakmayacaktır.(Çıkış 20:7)
nitekim bu ayetten yola çıkılırsa pavlus'ın ve diğer kilise babalarının neden yahve sözcüğünü kullanmadıkları anlaşılır.
biraz araştırın efendim
Sayın Natan,
Kutsal Yazılara inanıyorsanız, burada konuşan YŞ değil, bizzat Tanrıdır. "Ben Yehova'yım ismim odur" diyen kendisidir.
Yorum falan yaptığımız yok. Bence bu konuda siz yorum yapıyorsunuz.
Hayır efendim , yorum yapıyorsunuz.Kutsal yazıda ""Ben Yehova'yım ismim odur" şeklinde yazmıyor. YHVH diyor. Yehova DEMİYOR.Arada fark var.
İbranicede bu ismin YHVH olarak sessiz harflerle yazıldığını hepimiz biliyoruz. Ama dünyadaki en yaygın telaffuzu Türkçe söylediğimiz Yehova telaffuzuna yakındır.
Bilginler Yehova telaffuzundan ziayede Yahveh şeklinde olduğunu bildiriyorlar . Üstelik sırf geniş çapta böyle bilindiği için "kullanmaız da başka bir ÇELİŞKİNİZ. işinİZE gelmeyen diğer birçok konularda, adetlere -GELENEKLERE başvurulmasını tamamen eleştirmektesiniz.
İsa'nın da ismi ibranice sessiz harflerle yazılıyordu. Ama şimdi hiç ilk telaffuzuna benzemediği halde ona İsa demekten çekinmiyorsunuz.
İsa bu konuda farklıdır. O dünyaya gelmiş, bizim gibi görünmüş,yiyip -içmiş, insani ihtiyaçlarını karşılamış, Bir yönüyle bizlerden biri gibi olmuştur. Onun rolüne göre Telaffuzda bulunabiliriz. Ama Hiç görülmeyen ve yüzde yüz bilmediğimiz Tanrı için KAFAMIZA GÖRE BİR İSİM veremeyiz! Açıkça kabul edilmelidir ki Tanrının özel ismi YEHOVA yada YAHVEH değildir ! YHVH diye yazılmakta ,BUGUN TELAFFUZU BİLİNMEMEKTEDİR.
Diyelim ki babamın ismi HAYDAR. "HYDR "şeklinde yazılmış. Ben kafama göre sesli harf koyamam. HEYDO felan diyemem ! Hem YANLIŞ HEM SAYGISIZCADIR. Anladınız mı ? Hem o benm BABAM . Ona sanki askerlik arkadaşımmış gibi İsmiyle mi hitap etmeliyim yoksa "BABAcığım" mı demeliyim ?
Siz babanıza da "hüseyin" ," Ali Rıza" ,"Hasan " ,"Binali" mi diyorsunuz yoksa en içten gelen bi "BABA" mı ?
İsa'da bakın babası hakkında ne diyor:
Yuhanna 17:6,26
6*Dünyadan bana verdiğin kişilere Senin adını açıkça bildirdim. Senindiler, onları bana verdin ve Senin sözünü tuttular.
26*Ben de Senin adını onlara bildirdim ve bildireceğim ki, bana duyduğun sevgi onlarda da olsun, ben de onlarla birlik içinde olayım.”.
Verdiğiniz ayetler hiç de İsa Mesih'in, Tanrı'nın ismini sizin tarzında kullandığını göstermez.ÇÜNKÜ o zamanki Yahudiler Tanrı'nın ismini her ne kadar telaffuz etmeseler de, zaten çok iyi bilmekteydi ve Mesih'in bunu onlara bildirmesine hiç gerek yoktu. İsim sade bir etiket olmayıp, taşıyanın kimliğini açığa vurduğundan bu sözler, daha ziyade Mesih'in Yuhanna 1:18'de söylendiği gibi görünmeyen Tanrı'yı yaşamı ve sözleriyle daha canlı ve özel bir şekilde " Baba" olarak tanıtmasıyla ilgilidir.
‘İsmin kutsal olsun‘ derken de yine dile getirilen şey, Tanrı'nın kendisinin tüm yaratılış tarafından kutsal olarak tanınıp sayılmasıdır.
Eğer İsa Mesih bu sözlerle Tanrı‘nın isminin mutlaka kullanılması gerektiğini söylemek isteseydi şüphesiz önce kendisi Tanrısal ismi yaptığı bu duada kullanacaktı.
Ama bu böyle değildir. Dikkat ederseniz İsa Mesih bu ayetlerde Tanrı‘ya sürekli Baba‘ diye hitap ediyor ve öğrencilerine de şöyle dua etmelerini buyuruyor:
‘‘Bunun için siz şöyle dua edin: ‘Göklerdeki BABAMIZ , adın kutsal kılınsın.‘‘ (Mat.6:9; Yu.11:41; Mrk.14:36).
Çünkü Kutsal Kitap şöyle der: “Yehova’ya adıyla yakaran herkes kurtulacaktır” (Romalılar 10:13; Yoel 2:32).
Bahsettiğiniz ayetin ORJİNALİNDE İSİM BU ŞEKİLDE geçmez!
Ama diyorsanız " arkadaşım ben YEHOVA şeklinde kullanmak istiyorum ,böyle kendimi daha rahat hisediyorum" buna diyeceğimiz bir şey OLAMAZ. İstediğinizi söyleyin . Ancak teolojik olarak bu böyledir dayatması pek hoş değil.
saygılar ve sevgilerimle
İsa bu konuda farklıdır. O dünyaya gelmiş, bizim gibi görünmüş,yiyip -içmiş, insani ihtiyaçlarını karşılamış, Bir yönüyle bizlerden biri gibi olmuştur. Onun rolüne göre Telaffuzda bulunabiliriz. Ama Hiç görülmeyen ve yüzde yüz bilmediğimiz Tanrı için KAFAMIZA GÖRE BİR İSİM veremeyiz! Açıkça kabul edilmelidir ki Tanrının özel ismi YEHOVA yada YAHVEH değildir ! YHVH diye yazılmakta ,BUGUN TELAFFUZU BİLİNMEMEKTEDİR.
saygılar ve sevgilerimle
Sayın NTN,
Hiç olmazsa sonunda İsa ile YHVH Tanrı atasındaki farkı kabul etmiş olduğunuzu görüyorum..
Buna da şükür. :)
Teşekkürler
arkadaşlar;
ne yapıyoruz burda: metodolojik demogoji mi!!
size bir soru soruyorum ama cevap vermemek için bin dereden su getiriyorsunuz.
ulusları kıracağım diyen kim.?
yhv mı..
başka bir tanrı mı?
bu ayet kuranda geçseydi; derdik ki bu sözü söyleyen allah.
ama tevratta geçiyor.
o halde bu söz kime ait.
allaha değil herhalde değil mi.
SORUYORUM
bu ayet yhv sözümü...
Ok.,
Yine Kutsal yazılarla cevap vereyim:
İşaya 42:5-9
5*Gerçek Tanrı Yehova, gökleri Yaratan, onları boydan boya geren, yeryüzünü ve ürününü yayan, dünyadaki insanlara soluk, üzerinde dolaşanlara ruh veren Yüceler Yücesi şunları diyor:
6*“Ben Yehova, doğrulukla davranarak seni çağırdım; elinden tuttum. Seni koruyacağım. Seni halka güvence, milletlere ışık olarak vereceğim. 7*Böylece kör gözleri açacak, tutsakları zindandan, karanlıkta oturanları hapisten çıkaracaksın.
8*Ben Yehova’yım. İsmim budur. Hakkım olan onuru bir başkasına, Bana sunulan övgüleri oyma putlara bırakmayacağım.
9*Öncekiler gerçekleşti, şimdi yenilerini bildiriyorum. Onları daha ortaya çıkmadan sizlere duyuruyorum.”
Yehova ismi,
Tanrı’nın Kendine verdiği İbranice ismin en yaygın Türkçe karşılığıdır. Bu eşsiz ismin eski Kutsal Kitap yazmalarında binlerce kez geçtiğini öğrenmek sizi şaşırtabilir..
Saygılarımla
Sayın anarchist,
Sorunuza cevap verdiğimizi sanıyorum...
Her halde mesajların tümünü okumuyorsunuz..
Saygılarımla
sayın HURKUS
mesajları okumadığım zannında bulunmuşsunuz.elbette ki okuyorum.
kaçamak cevaplarınızı da okuyorum.ancak onları kaale almıyorum.bana göre cevap değiller.
“Burnunu ve kulaklarını kesip düşürecekler. Ve senden arta kalan kılıçla düşecek.” (Hezekiel Bölümü, 23/25)
“Bak İsrail, bugün milletler üzerine kökünden sökmek için ve yıkmak için, helak etmek ve yok etmek için seni koydum.” (Yeremya, 1/10)
“Sen benim topuzumsun ve cenk silahımsın. Ve seninle milletleri kıracağım ve seninle ülkeleri helak edeceğim.” (Yeremya, 51/19,20)
“Sizi kılıcın kısmeti edeceğim ve hepiniz boğazlanmak için bekleyeceksiniz.” (İşaya Bölümü, 65/12)
bu alıntılarda ki küçük çeviri hatalarının öze ilişkin önemli bir değişiklik yapmadığı açık.
işte yhv bu.burun ve kulak kestiren, milletleri kökünden söktüren,yıkan kıran helak eden, yok eden bir faşist.insan ve insanlık düşmanı.
yhv faşist yüzünü gizleme gereği bile duymuyor.
ama siz yhv nın faşist yüzünden utandığınız için onu sevgi sözcükleri arkasında örtbas ediyorsunuz.
sayın HURKUS
mesajları okumadığım zannında bulunmuşsunuz.elbette ki okuyorum.
kaçamak cevaplarınızı da okuyorum.ancak onları kaale almıyorum.bana göre cevap değiller.
“Burnunu ve kulaklarını kesip düşürecekler. Ve senden arta kalan kılıçla düşecek.” (Hezekiel Bölümü, 23/25)
“Bak İsrail, bugün milletler üzerine kökünden sökmek için ve yıkmak için, helak etmek ve yok etmek için seni koydum.” (Yeremya, 1/10)
“Sen benim topuzumsun ve cenk silahımsın. Ve seninle milletleri kıracağım ve seninle ülkeleri helak edeceğim.” (Yeremya, 51/19,20)
“Sizi kılıcın kısmeti edeceğim ve hepiniz boğazlanmak için bekleyeceksiniz.” (İşaya Bölümü, 65/12)
bu alıntılarda ki küçük çeviri hatalarının öze ilişkin önemli bir değişiklik yapmadığı açık.
işte yhv bu.burun ve kulak kestiren, milletleri kökünden söktüren,yıkan kıran helak eden, yok eden bir faşist.insan ve insanlık düşmanı.
yhv faşist yüzünü gizleme gereği bile duymuyor.
ama siz yhv nın faşist yüzünden utandığınız için onu sevgi sözcükleri arkasında örtbas ediyorsunuz.
Sayın anarchist,
Ayetleri öncesi ve sonrasını okumadan cımbızla çekip yorumlar yapmak size hiç yakışımıyor.
Hezekiel 23:25 ayetinde Yehova, kendisinden uzaklaşıp putperetsliğe dönmüş sadakatsiz Yeruşalim'da yaşayan kavmini artık korumayacağını, ona hükmettiğini ve ruhi zina işlediği milletlerin onu yok etmesine izin vereceğini söylüyor.
İktibas ettiğiniz ayetlerdeki fiileri yapacak kişi Yehova değildir, aşağıda sıralanan milletlerdir. Söz konusu işkence yöntemleri zaten o zamanki barbar milletlerin savaş yöntemleriydi.
22*Bu yüzden, ey Oholiba, (Yeruşalim)
Ulu Rab Yehova şöyle diyor: ‘Ben senin tutkulu âşıklarını sana karşı ayaklandıracağım, tiksinip yüz çevirdiklerini her yönden üzerine salacağım; 23*Babillileri ve tüm Kaldelileri, Pekod, Şoa ve Koa adamlarını, onlarla birlikte tüm Asurluları, yakışıklı gençleri, valilerin ve vekil yöneticilerin hepsini, savaşçıları, çağrılmış olanları ve atlıları, evet hepsini karşına çıkaracağım. 24*Savaş arabalarının ve tekerleklerin gürültüsüyle, büyük bir kalabalıkla, küçük kalkanla, büyük kalkanla ve miğferle üzerine yürüyecekler. Seni çepçevre kuşatacaklar, onlara yetki vereceğim ve seni kendi hükümlerine göre cezalandıracaklar.
Neydi hükümleri ya da yöntemleri?
Devamen diyor:
25*Tüm kızgınlığımla sana karşı harekete geçeceğim ve sana öfkeyle saldıracaklar. Burnunu ve kulaklarını kesecekler, senden artakalan ise kılıçla yere serilecek. Oğullarını ve kızlarını kendilerine alacaklar ve senden geriye kalanlar ateşle yok edilecek. 26*Üzerinden elbiselerini çıkaracaklar ve güzel takılarını alıp gidecekler.
Sizin iddia ettiğiniz gibi Yehova burun kestiren bir Tanrı değildir....
Sadece olacakları kavmine bildiren bir Tanrı'dır...
Tabi ona iftira ettiğiniz için sizinkini keser mi bilemem.. :)
Saygılarımla
yani diyorsun ki yhv sadece durum tespiti yapıyor.olup bitecek olanlar hakkında bilgi veriyor , kendisi yapmıyor.
“Burnunu ve kulaklarını kesip düşürecekler. Ve senden arta kalan kılıçla düşecek.” (Hezekiel Bölümü, 23/25)
“Bak İsrail, bugün milletler üzerine kökünden sökmek için ve yıkmak için, helak etmek ve yok etmek için seni koydum.” (Yeremya, 1/10)
“Sen benim topuzumsun ve cenk silahımsın. Ve seninle milletleri kıracağım ve seninle ülkeleri helak edeceğim.” (Yeremya, 51/19,20)
“Sizi kılıcın kısmeti edeceğim ve hepiniz boğazlanmak için bekleyeceksiniz.” (İşaya Bölümü, 65/12)
kelimeleri şimdi cımbızladım.daha önce cımbızlamamıştım.iftira etme.
şimdi ise anlamı saptırmak için değil, gözümüzün önünde olduğu halde örtbas etmeye çalıştığınız şeyi daha görünür kılmak için cımbızlıyorum.
tanrınızın iftira edilmesine gerek yok.her ne ise o zaten kendisini itiraf ediyor.
katil ve kindar.
çünkü insan.çünkü insan zihninin ürünü.
tanrınız kendisini yaratan toplumun kelimelerini konuşuyor, onun duygularını dile getiriyor.
sizin sevgi sözcükleriniz de işi örtbas etmek için üretilmiş olmaktan öte gidemiyor.
sonuna gülücük ekleyerek yumuşatıp yavşattığınız espri görüntüsü kattığınız cümleleriniz ise sakladığınız asıl duyguları deşifre ediyor.
olmayan bir tanrının burnumu kesmeyeceğini biliyorum.ama sizden emin değilim.eminim siz imkan bulsanız onu yapardınız.nasıl olsa kutsal kitabınızda bunu meşrulaştıracak bir tanrı sözü vardır.olmasa da bir sözü tevil edip bu sonuca varmak zor olmazdı.tarih boyunca yapageldiğiniz gibi.
Tevratta Tanrı YHVH nin kendisine baş kaldıran kişileri "kıracağı" ,"ezeceği" ,"yok edeceği" yazılıdır. Bu da onun gücünü göstermek için belirtilmektedir. Tsefenya da "insanların etlerinin gübre gibi döküleceği, kanının toz gibi savrulacağı " vs de yazılmaktadır.
Bunun yanında tanrı insanları çok "sevmekte", "kötü insanın bile ölümünden üzüntü duyan" biri olarak tarif edilmektedir. Ortada bi çelişki var mı yok mu , bunun açıklamasını yapıp insanlara dayatma gibi bir niyetim yok.
Ortaya koydum. Tartışalım .
“Sen benim topuzumsun ve cenk silahımsın. Ve seninle milletleri kıracağım ve seninle ülkeleri helak edeceğim.” (Yeremya, 51/19,20)
sayın natan.
bu ayette sen denilen muhtemelen israiloğulları.
sizce tanrı mı israiloğullarını seçti.
yoksa israiloğullarının yarattığı tanrı ancak kendilerinden yana olabilen bir tanrı mı.
tanrı kendisine karşı olanları mı cezalandırıyor, yoksa israiloğulları kendi düşmanlarının, kendi yarattıkları tanrı tarafından cezalandırılmasını mı hayal ediyor
Yehova Şahitlerinin Yönetim Kuruluyla ilgili 3 sorum var :
1- Yehova Şahitlerinin başkanları kimdir?
2- New York'taki Beytel merkezi kim tarafından yönetilmektedir?
3- Tüm Yehova şahitleri, 12-15 kişiden oluşan Şahitlerin merkez Yönetim Kurulu üyelerini tanıyor mu?
Bu 3 soruyu hem yehova şahitlerine hem de konu hakkında bilgisi olan arkadaşlarıma soruyorum.
Yehova Şahitlerinin Yönetim Kuruluyla ilgili 3 sorum var :
1- Yehova Şahitlerinin başkanları kimdir?
2- New York'taki Beytel merkezi kim tarafından yönetilmektedir?
3- Tüm Yehova şahitleri, 12-15 kişiden oluşan Şahitlerin merkez Yönetim Kurulu üyelerini tanıyor mu?
Bu 3 soruyu hem yehova şahitlerine hem de konu hakkında bilgisi olan arkadaşlarıma soruyorum.
Sayın Natan için,
yakınen tanıyan arkadaşlarım aracalığıyla sorduk,
maalesef şimdilik eleman ihtiyaçları yokmuş..... :(
Ama yine de isterse CV sini gönderebilir, bakarsınız ileride ona göre bir pozisyon açılır...... :)
Sorma nedenini yanlış anlamadım umarım....:)
Saygılar
Firestorm
04-03-2012, 15:55
Sayın Natan için,
yakınen tanıyan arkadaşlarım aracalığıyla sorduk,
maalesef şimdilik eleman ihtiyaçları yokmuş..... :(
Ama yine de isterse CV sini gönderebilir, bakarsınız ileride ona göre bir pozisyon açılır...... :)
Sorma nedenini yanlış anlamadım umarım....:)
Saygılar
Natan'ın mesajından sorularını iş amaçlı(iş bulma) yazdığı sonuçuna nasıl vardınız acaba?
Sayın Hür kuş;
Renkli ve büyük puntoyla dalga geçmek amacıyla astığınız iletiyi absürd buldum. Son derece alakasız. Demekki eğlenmek istiyorsunuz. İçeriksiz bu iletiniz umarım kaldırılmaz. Ciddiyetsiz mesajınıza karşılık ben tekrar soruyorum:
New York Beytel merkezinizdeki yönetim kurulunuz KİM(ler)dir? Neden gizli saklı iş çeviriyorsunuz ki hem? Bir kutsal kitap çevirisi yaptınız. İstanbul'da Türkçeye çevirenleri ben zaten ŞaHSEN tanıyorum. Tevrat çevirisi yapılırken ben de bir ara oradaydım. :)
Bilmediğim şey şu ki Amerika NY Beyteldki heyet kimdir? kimlerdir? Cemaatinizdeki tüm Yehova Şahitleri bu heyeti tanıyor mu? En azından isimlerini? Sanmıyorum. bir ay içerisinde iki Yehova Şahidine sordum, "bilmedikleri"ni söylediler. Siz nasıl bir cemaat ve yapısınız ki üst yapıdaki yöneticileri tanımıyorsunuz? Kimbilir kimler tarafından yönetiliyorsunuz. Hiç merak etmediniz mi hem?
Milyonlarca kitap yazıyor bu beyefendiler. Dünya çapında siz bu milyonlarca kitap, dergi, broşürü sokaklarda ÜCRETSİZ dağıtıyorsunuz. Nasıl finanse edildiğini sorsak "bağışlarla" cevabı verilir. Milyonlarca kaliteli baskı/ yayın küresel çapta dağıtılmıyor mu? Bunu da geçtik ama sizin "RUHİ İSRAİL" olarak isimlendirdiğiniz ÜST YAPI kim yada kimlerdir?
Bu konuda bizi biraz aydınlatır mısınız acaba?
Teşekkürler
Not: Fre dostum, dur bakalım. Cevap gelicek sanırım
rastaman
04-03-2012, 22:44
Hur kus,Natanınkilere ek olarak benim de bir sorum olacak.
Yehova Şahitleri sık sık çocuk cinsel istismarıyla suçlanıyor,toplamda bu konuda 5.000 sayfayı bulan dava tutanakları medyaya yansımış durumda,bu konuda ne düşünüyorsunuz?
http://c1203.hizliresim.com/v/4/37r9z.jpg
Sayın Hür kuş;
New York Beytel merkezinizdeki yönetim kurulunuz KİM(ler)dir? Neden gizli saklı iş çeviriyorsunuz ki hem? Bir kutsal kitap çevirisi yaptınız. İstanbul'da Türkçeye çevirenleri ben zaten ŞaHSEN tanıyorum. Tevrat çevirisi yapılırken ben de bir ara oradaydım. :)
Evet, biz "gizli işler çevirirken" :) sayın Natan da oradaymış.... Kendisi öyle diyor.
Yani gizli işleri çeviren belki de oydu. :) Kim bilir.....
Her yere girebildiğine göre...
Konuyu neden degistiriyorsunuz?
Lutfen sulandirmayin konuyu. ceviriniz yapilirken iki uc defa denk gelmistim.snrasinda yemek de yedik sizinkilerle. siz onu bunu burakin da yonetim kurulu kim? sahitler bu ust yapiyi taniyor mu? onu soyleyin.iki sahide sordum: once sasirdilar sonra bilmediklerini itiraf ettiler. sizin yonetici kadro hakkinda bilginiz var mi?
Ceviriyi yapanlar isim vermiyor.(tr'dekini biliyoruz)
yoneticiler belli degil.
kim tarafindan yonetiliyorsunuz/ogrenebilir miyiz doyoruz dalga geciyorsuunuz.
rastaman
05-03-2012, 21:36
Offff çok fena bir başlık olmuş burası.
Önceki yedi sayfayı daha yeni ayrıntılı bir şekilde okudum,Hur Kus ve diğer şahit arkadaş ne Natan'ın ne de diğer arkadaşların bir tek sorusuna bile cevap verememişler.
Vakit ayırın,okuyun.
Tam bir bozgun,tıpkı Tevratta Yehova'nın anlattığı gibi bir katliam yaşanmış burada:)
Bu başlıkda olan biten dün Dark Prince'in yolladığı M.P'yi hatırlattı.
http://a1.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/65758_339518616089499_174563239251705_911177_53771 9791_n.jpg
Özellikle soldakini tabi.
sevgili rastaman;
Aslında benim için önemli olan şey, bireylerin kendileri ve ortakyaşarları için daha fazla çalışması, başarılı olmak için uğraşması, mutlu huzurlu bir yaşamı elde etmesi felan filan. Kafalarındaki dogmalar özgürce hareket etmelerini engelliyor. Düşünme becerilerini geliştirmek ve olguları araştırmak, sorgulamak yerine zihninde sabitleyip herşeye iman gözlükleriyle bakmak gerçekleri ıskalamanın yolunu açıyor.
Birileri tarafından devredilen inançları kutsal olarak alıp diğer bireylere empoze etme uğraşı insanı çileden çıkarsa da asıl istediğimiz insanların SORGULAMASI, değişik kaynaklardan ARAŞTIRMASI ve özgürce araştırıp elde ettiği sonuçları AKIL- BİLİM süzgecinden geçirmesi.
Dinden kaynaklanan dogmalar özgürce eleştirmeyi engeller.
Özgürce düşünmeyi engeller.
Gözlerini göklere çevirdikçe yaşadıkları dünyayı ıskalarlar.
Bu yüzden dikkatlerin göğe çevrilmesi beraberinde maddi ve manevi SÖMÜRÜYÜ getirir.
Üzücü olan budur.
Sayın Hür kuş, cevap vermek zorunda değil elbette.
Araştırabiliyor mu?
Soruyor mu?
Bunları yapıyorsa problem yok. Cevap vermese de olur. Aslına bakarsan ben Onun açtığı başlıklara pek de eleştiri getirmem. Çoğu zaman, " anlatsın özgürce, paylaşmak hakkıdır " dedim. Olayı fazlaca saçma bulduğumdan birşeyler eklemek istedim.
Sayın hur-kus maalesef hiçbir soruya yanıt verememişsiniz, eğer gerçekten inançlı biriyseniz lütfen konuları saptırmak yerine sorulara cevap veriniz ki bilgilenelim.
Sayın hur-kus maalesef hiçbir soruya yanıt verememişsiniz, eğer gerçekten inançlı biriyseniz lütfen konuları saptırmak yerine sorulara cevap veriniz ki bilgilenelim.
Sayın yamans,
Yıllardır bu ve daha önceki bazı forumlarda her şeyi açık açık cevapladık...
Öğrenmek istemeyenler için hiç bir şey farketmiyor. Hatta bazen cevaplarını bildikleri soruları sormaya kalktıklarında, hele hele abzürt şekilde sorduklarını görünce işi gırgıra vurmaktan başka çare bulamıyorum. :)
Güya bizim mutluluğumuz ve huzurumuz için çalıştığını söyleyen bu gibiler, inancımızdan ne kadar emin ve kararlı olduğumuzu gördüklerinden eminim karınlarına ağrılar giriyordur....
Çünkü ne kadar inkar etseler de nereye bakarlarsa baksınlar her yerde Tanrı'yı görüyorlar. Aynaya her baktıklarında onun eserini görüyorlar.
Sorumluluktan kaçındıkları ve işlerine gelmediği için onu inkar ediyorlar.
Kendi kafalarını kuma gömmdükleri için aynı şeyi bizden de bekliyorlar...Duruşumuz uykularnı kaçırıyor çünkü.
Bizim her şeyimiz gayet açık ve objektif. Dileyen web sitelerimize girer ve istediği bilgiyi alır...
Yöneticilerimiz kim miş? .....
Bir çok yayınımızda ve yıllıklarımızda Y.Kurulunda olanlar alenen açıklanır....Gizli saklı hiç bir şeyimiz yok.
Bunu hepimiz biliriz. Ama bizde öncelik kişiler değildir. Öncelik Yehove ve gönderdiği Mesihe verilir. Tanrı'nın teşkilatından da sanırım bu beklenir.
Bu gibi şeyleri gündeme getirenler kendilerine özel ilgi, şeref ve mevkii isteyip alamadıklarından aramızda olamayanlardır.
Onlar da karşılıklarını yakında Yehova'dan alacaklardır.
Aslında kısmen aldılar ve layık oldukları yere geri döndüler.
Daha fazla bilgi için Yehova’nın Şahitlerinin inançları, öğretileri ve faaliyetleri hakkındaki resmi web sitesi olan www.watchtower.org (http://www.wwwwatchtower.org/)a giriş yapabilirsiniz.
Yayınlarımıza ulaşmak ve her türlü sorularınıza ayrıntılı yanıt bulmak için www.jw.org (http://www.jw.org/) sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Yine de bulamazsanız ve samimiyseniz bana özelden yazın size cevap veririm.
Saygılarımla
Yazinizi uzerime almadigimdan birsey soylemiyecegim. ama hazir sizin kadar bilgili ve acik fikirli sahit bulmusken sormadan edemedim.
beyt sarim adli ev hakkinda bizi aydinlatabili misiniz.
Malum, bir ara armagedon tarihi vermistiniz. su zamanda sunlar olacak demistiniz. BEYT SARİM İSMİNİ VERDİGİNİZ BİR EV YAPİP İCİNİ DAYAYİP DOSEMİSTİNİZ.
YERYUZUNDE CENNET KURULACAKTİ GUYA. İBRAHİM/ MUSA GİBİ PEYGAMBERLER O EVDE OTURACAKTİ.
AMA DUNYANİN SONU GELMEMİSTİ VE SİZ BU SAHTE KEHANET SONRASİ EVİ SATMİSTİNİZ
Bunu yapan da bizzat tanrisal oldugunu idda eden yonetim kurulunuzdu.
Biz yanlis mi biliyoruz acaba?
Var olan fotograflar sahte miydi. Ev icerisinde baskaniniz rutherfort bira partisi vermisti. (Bunun da kanitini buraya asabiliriz tabi)
Cevabiniz icin tesekkur ederiz.
saygilarimla
rastaman
07-03-2012, 20:29
Natan bak aklıma ne geldi :)
Yanlış anlama. Bu naklini red etmeyi savunuyor falan değilim.
Sadece anlamaya çalışıyorum bazı şeyleri.
Ve anlamaya çalışırken de aklıma ne geldi...
(konuyla ne alakası var falan deme, bak konu nereye gelecek)
Şimdi, bu tevrattaki vahşet ayetlerini biliyoruz dimi?
İsrail oğullarının soykırım yapmaları falan isteniyordu.
Şimdi sen bu vahşet ayetlerinin savunmasını bir Hristiyandan isteyince o Hristiyan sana ne diyor?
1. Tanrı'nın adaletinden bahsediyor.
2. (Ki üzerinde durmak istediğim noktada burası) Zaten bir insanın (Adem'in elma olayından sonra) kesinlikle ölüm ile cezalandırıldığını, Rab'bin nazarında her insanın Ruhen ölümlü olduğunu, bedenen ölümlü olsada (İsraillilerin yaptığı soykırım sonucunda) bir şey kaybetmeyeceğini çünkü zaten o kişinin günahlı doğadan dolayı tanrının gözünde ölmüş olduğunu söylemez misiniz? Yani şuan bile hemen elimin altında 1-2 tane bu tarz açıklamalar var. Bu açıklamalar Ortodoks Kilisesi, Protestan Kilisesine mensup kişilere aittir. Muhtemelen Katolik Kilise'de bu tarz görüşler belirtecektir.
İyi de, şimdi İsrailoğullarının öldürdüğğü adamlar için "Zaten günahlı doğamızdan dolayı ölümü hak etmişiz, 1 gün önce ölmüş, 2 gün önce ölmüş ne fark eder ki" tarzı açıklamalar yaparken niçin aynı mantıktaki açıklamaları kan nakli yaptırmadığından dolayı ölen insanlar için yapmıyoruz?
Kan nakli savunması yaptığınız bu mesajda sözü ''nasılsa bir gün Yehova canımızı alacak,ha 3 gün önce,ha 5 gün sonra''ya getirmiyorsunuz,açıkça bunu yazıyorsunuz.
Yanlış mı okudum acaba diye tekrar tekrar kontrol ettim.
Çok mu saçma bir mantık kurdum yani?
Bir teist ve Hristiyan olduğunuz hesaba katıldığında hayır,o mantık fazla bile.
Ömrünüzün sonuna kadar bir Hristiyan olarak kalacağınıza kesinlikle emin olduğumu size müjdeleyeyim.