Orijinalini görmek için tıklayınız : Batının önce ahlâkını mı medeniyetini mi almalıyız
YasasinBilim
08-06-2010, 03:37
Klasik bir düşünce vardır ülkemizde.
"Batının medeniyetini almalıyız ama ahlâkını asla".
Çocukluğumuzdan beri bize "batıda ahlâk, namus kalmamış", "evlilik kurumu yok olmuş", "gençler uyuşturucunun ve alkolün tutsağı olmuş" vs. gibi düşünceler empoze edilmiş, biz de inanmışızdır.
Fakat son 10 küsür yıldır bu düşüncelerin yersiz olduğunu anlamış bulunmaktayım. Hava atmak niyetinde değilim ama konuyu daha iyi açıklayabilmem için değinmem gerekiyor, pek çok Avrupa ülkesinde bulundum. Bunlardan bazılarına 4 kere gidip haftalarca kaldım. Bunun yanısıra Ürdün, Azerbaycan gibi ülkelerde de kaldım.
Edindiğim izlenim şu:
Avrupa ülkelerinde insana olan saygı, yardımseverlik, komşuluk ilişkileri, dürüstlük bizden fersah fersah ileride. Yolda yürüyen insanlara baktığınızda herkesin yüzünde bir gülümseme var. Sizi tanımadıkları halde selam veriyorlar, iyi akşamları, günaydını eksik etmiyorlar.
Trafikte aşırı disiplinliler. Kimse kendi şeridinden çıkmıyor, korna çalmıyor. Tüm sürücüler yayalara saygı gösteriyorlar. Kırmızı ışıkta bile yaya geçidinden geçmeye kalksanız araçlar durup size yol veriyorlar.
Çocuklar, süt dökmüş kedi gibiler. Çimlere basmıyorlar, gürültü yapmıyorlar, hayvanlara eziyet etmiyorlar. İngiltere'de yaşayan iki yeğenim var. Defalarca okuldan atıldılar :). Bize normal gelen haylazlıklara tahammülleri yok.
Lafı uzatmayayım. Daha çocuk yaşlarda insan ve çevre sevgisiyle yetişiyorlar. Dini, bir baskı unsuru olarak değil ahlakın bir parçası olarak çocuklarına sunuyorlar. Boşanma ve suç oranları oldukça düşük.
Bizi anlatmaya gerek yok. Trafikte araç kullanın yeter.
Sonuç olarak; eğer batılılar gibi ahlaki değerlere sahip olabilseydik bilim, sanat, ekonomi anlamında çok daha ileride olabilirdik.
düşüncelerinizi merak ediyorum.
Böyle bir kültürsel ayrim ülkemizde de var. Dogu ve Batisi arasinda..
Gaziantep'ten Ankara'ya yillar önce tasinan yasli komsu teyzeminizin Ankara'dan biz komsulari ziyaret edisinde anlattiklari,
"Vallahi oglum Ankara'nin insanlari medeni, kimse dedikodunu yapmiyor, yollar temiz, cöp yok, sokakta cocuklar gürültü yapmiyor, gelip Antep cocuklari gibi bahcenizdeki dut agacini veya evdeki köpegi taslamiyor, mahellenin delisine eziyet etmiyorlar, yoldaki meyve agaclarina cikip meyvelerini toplamiyorlar, bahcenizdeki cicekleri yolup calmiyorlar, düzgün bir sekilde insanla konusuyorlar, okuyorlar, egitim aliyorlar, tiyatroya gidiyorlar, bizimkiler gibi görmemis , cahil ve ne oldum delisi degiller"
O bünden beri hic gidip görmedigim Ankara'yi sevmistim...
YasasinBilim
08-06-2010, 03:51
... Böyle bir kültürsel ayrim ülkemizde de var. Dogu ve Batisi arasinda...
Bunu hiç düşünmemiştim. Demekki ortadoğudan uzaklaştıkça ahlâki değerler yükseliyor.
teşekkürler...
Biraz mübalağa ederek/vurgulayarak kıyas yaptığınızı düşünüyorum. Elbette Batı ülkelerinde de herşey güllük-gülistanlık değil...
Boşanma oranlarının düşük olduğu ise objektif olarak yanlış. Hatta islamcı yazarlar onyıllardan beri ''Batı dünyası ahlaki olarak çökmekte, Batı insanı materyalist dünya tarafından koskaca bir boşluğa itilmekte, Batı'nın da nihai kurtuluşu İslam'dadır'' gibi bitmez tükenmez propagandalarını yapıyorlar.
Ama genel tablo olarak söyledikleriniz doğru. Genel olarak insan saygısı, sosyal ilişkiler, ticaret ahlakı, toplum düzeni, bireyin hakları vs. gibi konularda 'ecnebi'ler müslüman ülkelerinden fersah fersah ilerde.
Tabii, bunu sadece dine indirgemek yanlış olur, ama dinin de bu farklılıkta önemli bir etken olduğu bence yadsınamaz. Ama bu, Hıristiyanlığın İslam'dan daha üstün/medeni olduğunundan kaynaklanmıyor. Batı toplumlarının (genel çoğunluk olarak) kendi dinlerini artık fazla ciddiye almadıklarından, hoşlarına gitmeyen yerlerini zamanla kırptıklarından, dini günlük hayatı belirleyici normatif bir öğreti olarak değil, kültürlerinin bir parçası olarak 'yaşattıklarından' kaynaklanıyor.
saygılarımla
YasasinBilim
08-06-2010, 04:05
Biraz mübalağa ederek/vurgulayarak kıyas yaptığınızı düşünüyorum. Elbette Batı ülkelerinde de herşey güllük-gülistanlık değil...
Boşanma oranlarının düşük olduğu ise objektif olarak yanlış.
saygıdeğer Ulpian,
kastettiğim ülkeler İngiltere, Belçika, Fransa, İspanya, Almanya.
Balkan ülkelerindeki durumu bilmiyorum. Avrupalı derken onları kastetmemiştim.
Ülkemizdeki boşanma oranları bu ülkelerden yüksek. 2004 yılında boşanan çift sayısı 88000'di. İstatistikler de batıdan daha yüksek oranda boşanmaların olduğunu söylüyor. Arama motorlarından bulabilirsin.
Kadının mutsuz olsa, zulüm görse bile boşanamadığı ülkemizde batının yarısı oranında boşanma olsaydı bile onlardan daha mutsuz evliliklerimiz var demek olurdu.
görüş belirttiğin için teşekkürler ...
saygıdeğer Ulpian,
kastettiğim ülkeler İngiltere, Belçika, Fransa, İspanya, Almanya.
Balkan ülkelerindeki durumu bilmiyorum. Avrupalı derken onları kastetmemiştim.
Ben de aynı ülkelerden bahsetmiştim... Balkan ülkeleri de nereden çıktı?? :)
evrensel-insan
08-06-2010, 04:13
Saygideger YasasinBilim;
Avrupa'da yasam suren bir birey olarak; Bati ile dogunun farki batinin akilciligi, dogunun duygusalligi; batinin bireyciligi, dogunun toplumsalligi, batinin saygisi, dogunun sevgisi, farklaridir.
Batida, birey olarak saygi en on plandadir. O yuzden de konular genelde bireyi ilgilendiren konular ve dusunce belirtimidir. Bireyler, biribirlerinin degerlerine saygi gosterirler. Dogudaki toplumsallik olmadigindan, dogunun herkesin, politikaci, herkesin, ekonomist, herkesin devrimci, herkesin her konudaki ilgisi, bati da yoktur. Bati bu konulara meslek, ya da hobi olarak bakar. Bireyler arasi, empoze, mudahele, karisma v.s. bireysel hak ve ozgurlukler temelinde torpulenmistir. Herkes, yetiskin olduktan sonra, kendinden sorumludur.
Butun bunlar da ahlak kurallarindan ziyade, toplumun bir arada yasayabilmesinin kurallaridir. Doguda olmayan, ben ve bencillik, batida fazlasiyla mevcuttur. Batida, kisinin bir birey olarak yetismesi, egitimi, dusunce ozgurlugu on plandadir. Dogudaki gibi,vatandas devleti icin degil;devlet, bireyi icin vardir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
YasasinBilim
08-06-2010, 04:13
Ben de aynı ülkelerden bahsetmiştim... Balkan ülkeleri de nereden çıktı?? :)
Haklısın. :)
Gelişmiş avrupa ülkelerinin dışında kalanlar balkan ülkeleri. avrupa istatistiklerini negatif anlamda arttıran bu ülkeler. Avrupa'da boşanmalar ülkemizden daha yüksek deyince otomatik olarak öyle algıladım demek ki.
Batının (şu anki) ahlaki değerlerinin yüksek olamasındaki sebep tabii ki hristiyanlık değil. Ortaçağdaki hristiyanların ne kadar berbat olduklarını biliyoruz.
Belki de medeniyetle ahlâk, tavuk-yumurta gibidir. Bilim, sanat, ekonomi alanında gelişsek ahkali değerlerimiz yükdelecektir belki de.
saygılar...
YasasinBilim
08-06-2010, 04:19
Saygideger YasasinBilim;
Avrupa'da yasam suren bir birey olarak; Bati ile dogunun farki batinin akilciligi, dogunun duygusalligi; batinin bireyciligi, dogunun toplumsalligi, batinin saygisi, dogunun sevgisi, farklaridir.
bu düşüncelere ben de katılıyorum. Doğunun iyi yanları es geçilemez. Batı insanı daha bireyci (bazen de bencil). Ama kendine hayrı olmayan bireylerin topluma da faydası olmuyor.
teşekkürler...
YasasinBilim
08-06-2010, 04:21
Saygideger YasasinBilim;
bireysel çıkarları geri plana itmek doğuya has özelliklerdir. Bunlar görmemizlikten gelinebilecek erdemler değiller.-YB-
Birincisi, bireysel "cikarlar" dan neyi anlatmak istiyorsun?, buna karsilik toplumsal cikar var mi?, var sa nedir ve neye/kime gore? Sence, bireysel "cikarlar" i "geri plana itmek", 21. yuzyilda, nasil bir "erdem?"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili evrensel-insan;
konu gittikçe geyiğe sarmaya başladı.
Şu kadarını söyleleyim (tüm sorularını yanıtlayacağını sanıyorum).
Vatan söz konusu olunca hepimiz gözümüzü kırpmadan canımızı verebiliriz.
Batı kültüründe insanları para vermeden askere zor gönderirsin.
saygılar...
evrensel-insan
08-06-2010, 04:22
Saygideger YasasinBilim;
Doğunun iyi yanları es geçilemez.-YB-
Buradaki dogunun "iyiligini" neye gore belirledin, aciklar misin?
Birey yetismemesi mi, "iyi", toplumsal baski, empoze v.s. mi "iyi", kisinin devleti icin var olmasi mi, "iyi", yoksa, kisilerin, kendilerinin "yok olmasi mi" "iyi?"
Saygilarimla;
evrensel-insan
YasasinBilim
08-06-2010, 04:26
Gelişmiş Avrupa ülkelerinde boşanma oranının Türkiye'den ciddi şekilde daha düşük olduğunu hala sanmıyorum.
Almanya'da her iki evlilikten en az biri boşanma ile sonuçlanıyor. Almanya'nın büyük şehirlerinde ise durum çok daha 'vahim', boşanma oranları üçte ikilere varıyor.
Boşanma oranları konusunda haklı olabilirsin. Yanılıyor olabilirim.
Ülkemizde boşanmanın zor olduğu, buna rağmen boşanma sayısındaki ivmeli artış olduğu bir gerçek. ülkemizde mutsuz evliliklerin batıya oranla daha yüksek olduğunu düşünüyorum yine de. Batıya göre az boşanıyoruz ama daha mutsuzuz diyelim. :)
saygılar...
Forumda yine bir zamanlama hatası oldu. YasasinBilim'in 12. nolu iletisi, benim 15. nolu iletimin üstünde çıktı...
Başlığı takip edenlerin irite olmaması için buraya da yazıyorum. Umarım webmasterlerimiz bir çözüm bulur.
saygılarımla
YasasinBilim
08-06-2010, 04:32
Saygideger YasasinBilim;
Doğunun iyi yanları es geçilemez.-YB-
Buradaki dogunun "iyiligini" neye gore belirledin, aciklar misin?
Birey yetismemesi mi, "iyi", toplumsal baski, empoze v.s. mi "iyi", kisinin devleti icin var olmasi mi, "iyi", yoksa, kisilerin, kendilerinin "yok olmasi mi" "iyi?"
evrensel-insan
1400'lü yıllara kadar doğu'nun batıdan daha ileride olduğunu açıklamama gerek yok. Halen okullarda ders kitaplarında yer alan filozoflar (Platon, Pisagor, Tales, Aristo) doğudan yetişmiştir. İlk buluşlar (tekerlek, yazı, barut vs) doğudan çıkmıştır. Avrupa kültürünün temeli olan Yunan (Latin) kültürü ortadoğuda yeşermiştir. Barok, Gotik mimarinin temelinde de bunlar vardır.
Doğu derken arapları kastetmiyorum hemen. Toplumsal değerlere önem vermek , gerektiğinde ortak toplumsal çıkar için bireysel çıkarları geri plana itmek doğuya has özelliklerdir. Bunlar görmemizlikten gelinebilecek erdemler değiller.
saygılar...
YasasinBilim
08-06-2010, 04:34
Saygideger YasasinBilim;
bireysel çıkarları geri plana itmek doğuya has özelliklerdir. Bunlar görmemizlikten gelinebilecek erdemler değiller.-YB-
Birincisi, bireysel "cikarlar" dan neyi anlatmak istiyorsun?, buna karsilik toplumsal cikar var mi?, var sa nedir ve neye/kime gore? Sence, bireysel "cikarlar" i "geri plana itmek", 21. yuzyilda, nasil bir "erdem?"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sevgili evrensel-insan;
konu gittikçe geyiğe sarmaya başladı.
Şu kadarını söyleleyim (tüm sorularını yanıtlayacağını sanıyorum).
Vatan söz konusu olunca hepimiz gözümüzü kırpmadan canımızı verebiliriz.
Batı kültüründe insanları para vermeden askere zor gönderirsin.
saygılar...
evrensel-insan
08-06-2010, 04:38
Saygideger YasasinBilim;
bireysel çıkarları geri plana itmek doğuya has özelliklerdir. Bunlar görmemizlikten gelinebilecek erdemler değiller.-YB-
Birincisi, bireysel "cikarlar" dan neyi anlatmak istiyorsun?, buna karsilik toplumsal cikar var mi?, var sa nedir ve neye/kime gore? Sence, bireysel "cikarlar" i "geri plana itmek", 21. yuzyilda, nasil bir "erdem?"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Haklısın. :)
Gelişmiş avrupa ülkelerinin dışında kalanlar balkan ülkeleri. avrupa istatistiklerini negatif anlamda arttıran bu ülkeler. Avrupa'da boşanmalar ülkemizden daha yüksek deyince otomatik olarak öyle algıladım demek ki.
Batının (şu anki) ahlaki değerlerinin yüksek olamasındaki sebep tabii ki hristiyanlık değil. Ortaçağdaki hristiyanların ne kadar berbat olduklarını biliyoruz.
Belki de medeniyetle ahlâk, tavuk-yumurta gibidir. Bilim, sanat, ekonomi alanında gelişsek ahkali değerlerimiz yükdelecektir belki de.
saygılar...
Gelişmiş Avrupa ülkelerinde boşanma oranının Türkiye'den ciddi şekilde daha düşük olduğunu hala sanmıyorum.
Almanya'da her iki evlilikten en az biri boşanma ile sonuçlanıyor. Almanya'nın büyük şehirlerinde ise durum çok daha 'vahim', boşanma oranları üçte ikilere varıyor.
Hemen her hafta bir Alman kanalında bir programda özel olarak bu konu ele alınıyor. Evlilik müessesesi çok ciddi bir sarsıntı evresinden geçmekte ve belki de şimdiki haliyle de birkaç nesil sonra sonunu bulacak.
Fakat Almanya'da boşanma oranlarındaki artışa rağmen, kavga-dövüşle ayrılıklar gittikçe yerini karşılıklı uzlaşma ile boşanmalara bırakıyor. Çocukların velayeti, görüşme hakları gibi alanlarda da gittikçe daha az sıkıntı yaşanıyor. Özellikle büyük şehirlerde, örneğin babasından boşanmış annesiyle ve annesinin yeni eşi ve onun çocuklarıyla yaşayan, ve fakat çocukların diğer velileriyle de düzenli olarak görüştüğü, boşanmış çiftlerin de saygı çerçevesinde iletişimini devam ettirdiği aile tipi ('patchwork-familie') artık son derece olağan bir aile modeli durumunda.
Diğer gelişmiş Batı ülkelerinde de durumun farklı olduğunu hiç sanmıyorum.
Ama zaten bir toplumdaki boşanma oranının yüksek olmasını toplumdaki ahlaki değerlerin düşük olması ile bağdaştırmak yanlış.
saygılarımla
evrensel-insan
08-06-2010, 04:42
Saygideger YasasinBilim;
Vatan söz konusu olunca hepimiz gözümüzü kırpmadan canımızı verebiliriz.
Batı kültüründe insanları para vermeden askere zor gönderirsin.-YB-
Dogunun toplumsalligini, batinin bireyselligine karsi neden "erdem" olarak algiladiginin, mesaji alinmistir.
Farkta budur zaten, birey; yasaminin onune hic bir degeri koymazken, vatandas, ideolojik etiksel dogrulari, yasaminin onune koyar.
Saygilarimla;
evrensl-insan
YasasinBilim
08-06-2010, 05:00
saygıdeğer Evrensel-İnsan
<<bu düşüncelere ben de katılıyorum. Doğunun iyi yanları es geçilemez. Batı insanı daha bireyci (bazen de bencil). Ama kendine hayrı olmayan bireylerin topluma da faydası olmuyor.>>
yazarken bir bakıma seninle aynı görüşü de savundum. "Ama kendine hayrı olmayan bireylerin topluma da faydası olmuyor" cümlem iki anlama da gelmiş. Diyaloğun uzaması da bundan sanıyorum. Buradaki kastım birey olamayan insanların, yaşadıkları topluma da faydalarının olamayacağı idi. Birey olamamış insanların oluşturacağı toplum koyun sürüsüne benzeyeceğiydi. Hiç bir şey bireyden daha kıymetli değildir (vatan hariç). Devlet, hükümet vs. bireyin önünde olamaz.
saygılar...
evrensel-insan
08-06-2010, 05:11
Saygideger yasasinBilim;
Buradaki kastım birey olamayan insanların, yaşadıkları topluma da faydalarının olamayacağı idi.-YB-
Birey bilinci almis kisinin, insan tur butunlugu temelindeki, ayrimci topluma ve milliyet ugruna savastiran cikarci zihniyete belki bir "faydasi" olmaz, ama; insanliga, evrensellige, ve, etiksel inancsallardan kurtulmusluga bir faydasi olur.
Farkli, Hak ve ozgurlukleri, algilamaya, saygi ile karsilamaya, bir faydasi olur. Kendi yasam ve iliskilerini kendi yonlendirmeye, kendi degerlerini kendi belirlemeye bir faydasi olur. Insanoglunu, savastirmamaya, mudahele etmemeye, yasamini degerler ugruna harcatmamaya yarari olur. Soyut etiksel tabu ve degerlere degil de; insanoglunun kendisine deger vermeye bir faydasi olur.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Bu haber bugün yayinlanmis ve konuya uygun buldum. Iyiysiyla kötüsüyle bizi bize anlatiyor..
Türkler çabuk sinirleniyor
Yeni yapılan bir araştırmaya göre Türkler kendilerini, “Çabuk sinirlenip kolay kavga eden, ordusuna bağlı, yeni insanlarla çabuk kaynaşan, trafikte sadece kendini düşünerek hareket eden, batıl inançlara sahip, eleştirilmekten hoşlanmayan, merhametli” olarak tanımlıyor.
4 üniversiteden 527 öğrencinin katılımıyla yapılan araştırmada, üniversite öğrencilerinin Türk kimliğini ve Türklere özgü kişilik özelliklerini nasıl algıladıkları soruldu.
Çalışan ve saygılı
17. Ulusal Sosyal Psikiyatri Kongresi’nde sonuçları açıklanan araştırmaya göre Türkler kendisini (başka milletlere göre), “Daha çalışkan, insan haklarına daha saygılı, daha kibar, daha ahlaklı, daha zeki olmayan, başkalarına da saygısız olmayan bir millet” olarak görüyor.
Türkiye Psikiyatri Derneği İstanbul Şube Başkanı ve Kongre Eş Başkanı Prof. Dr. Doğan Şahin, kimlik sorununun ülkemizde de daha yakıcı bir mesele olduğunu söyledi.
‘Bana bir şey olmaz’
Şahin, şunları belirtti: “Ankete katılanların yarıdan fazlası maymun iştahlılık, övünmek ve böbürlenmenin Türkler arasında yaygın bir davranış olduğunu düşünüyor. Yüzde 62’si ‘Bana bir şey olmaz’ düşüncesinin yaygın olduğunu ifade ediyor. Yüzde 62’si de Türklerin eleştirilmekten hoşlanmadığını belirtiyor.”
http://www.milliyet.com.tr/turkler-cabuk-sinirleniyor/guncel/haberdetay/08.06.2010/1248017/default.htm
bosanma konusunda ulkemizde isler kagit uzerinde goruldugu gibi degil..
Turkiyede bir kadin tek basina iki cocukla hem calisip hem ev gecindirebilirmi?Varsada cok nadir cok iyi egitimli iyi meslegi olan kadin.
kadinlar bosanamiyorlar bosansalar gidecek yerleri yok aile ve cevre baskisi var.
bosanma orani batiya gore dusukse sirf bu sebeplerden bosanmak isteyen cok insan var ama yapamiyorlar ve hayatlarini mutsuz olarak mutsuz gelecek nesilleri yetistirerek devam ettiriyorlar..
TurkceRap
12-06-2010, 18:12
ikisinden de biraz alsak hiç fena olmaz, yerinde bir başlık olmuş...
fahrenheit
14-06-2010, 16:36
batı batıyor hiç bir şeyini almayın bence
YasasinBilim
15-06-2010, 08:37
batı batıyor hiç bir şeyini almayın bence
sevgili Fahrenheit;
batı ekonomik olarak batsa bile, sahip olduğu ahlaki değerler ve kültürü sayesinde yine bilimde, sanatta, ekonomide üst sıralara gelir.
1945'te kafasına 2 tane atom bombası yiyen Japonya buna en iyi örnektir. 30 yıl içinde (bir nesil) dünyadaki süper güçlerden biri haline gelmiştir. Japonya bugünlerde de dünyanın en borçlu ülkelerinden biridir. Ekonomik olarak iflas etse bile toparlanması uzun sürmez.
Bir de bize bakalım. 1999'daki depremden sonra hala toparlanamadık. Hele dini akımların iyice yaygınlaştığı günümüzde durum daha da vahim.
Bugün yaşayan bilimadamlarımızın, sanatçılarımızın aydınlarımızın yerine yenileri de gelmeyecek. Bir ekonomik çöküş yaşayacak olursak Afganistan'a benzememiz an meselesi.
Zaten halk için kime benzediğimizin önemi de kalmayacaktır. Kadınlarımız başlarını kapatabiliyorlarsa, serbestçe ibadet yapılabiliyorsa ha Afganistan ha Irak olmuşuz farketmeyecek. Bizi kimin yönettiği de umrumuzda olmayacak. Ha Amerika, ha İngiltere. Kurtuluş savaşı sırasında Amerikan mandasını isteyenleri hatırlayın.
Cennette giden yolda (!) engel yoksa farketmeyecek. Bugün yapılmak istenen de budur.
Millet değil, ümmet olmak.
Erdoğan Aydın'ın şu tespitini çok beğeniyorum. Batı antikçağ ile dünyayı anlama ve yorumlamada, bilimde ilerideydi, sonraki yıllarda antik yunan felsefesini ve bilimini alarak kendi içerisinde yoğuran doğu, din batağına geri dönünce doğu tarafından yoğurulmuş bilim ışığı batıda yeniden doğdu ve geliştirldi.
Batı ile doğounun ortak emeği olan bilim, neden her iki bölgeyi eşit etkilemedi?
Bu sorunun yanıtı da batı ile doğunun ekonomik ve siyasal yapısında gizli.
Doğuda ekonomi, yağma, talan (fetih,gaza,cihad vs.), hayvancılık, gibi kollektif üretime dayanmayan bir niteliğe sahipti.
Fetihe talana dayanan ekonomi biçimi, sözleri tartışılamayan, astığı kestik despot liderlere ve diktatör iktidarlar üretti zorunlu olarak. Önemli olan devlet ve ordu idi. Üretmek ve insan hakları saygın olamadı, olamazdı da.
Ancak batı da, üretime dayanan ekonomi, üretimi ve insan unsuruna saygıyı öne çıkardı.
Üretici güçler ile egemen güçler arasındaki hak ve hukuk savaşı insan haklarının gelişmesine neden oldu.
Demokrasinin en can alıcı anlamı bu ayrıntıda gizlidir. Ülkemiz ve doğunun kutsal devlet anlayışı, yıllardır uygulanan yağma talan ekonomisinin düşünsel tezahürüdür.
fahrenheit
15-06-2010, 17:39
batı batıyooor!ibrahimi dinlerin egemen olduğu bütün ülkeler batıyor ister yahudi ister hristiyan ister müslüman olsun batıyor
yillardir avrupada yasayan biri olarak sunu soyleyebilirim dunyada ekonomi genel anlamda cok kotu durumda.ama bu durumu asmak ulkenin yetistirdigi insanlara bagli .biz 2. dunya savasina girmedik avrupada tas ustunde tas kalmamasina ragmen adamlar cok kisa surede toparlanip bize nal toplattilar.su anki ekonomik krizde bati ulkelerini zor duruma soktu ama en fazla 3 5 senede duzluge cikarlar.cunku halki dolandirici degil duzenbaz degil caliskanlar ahlaklilar.
gecen bi istanbula geldim yillar sonra soka girdim hayat pahaliligi ,insanlarin acgozlulugu,saygisizligi vs vs say say bitmez.bu krizden bizim gibi ortadogu cakal mantalitesindeki ulkeler biraz zor cikar diyorum.sunuda ilave etmek gerekirki her ulke kendi sartlari icerisinde krizde batida.su anda ki kriz halinde bile halkin refah seviyesi turkiyenin fersah fersah onunde.
halkimizin avrupadaki yasam sartlarindan haberi yok kriz var deyince saniyoki etin kilosu 20 euro benzin 2 3 euro maaslar 400 500 lira.
kriz ne kadar kotu olursa olsun insan yiyip icebiliyo barinacak bir yere sahip olabiliyo.hatta kriz dolayisiyla fiyatlar daha da ucuz.
halkin ahlaki yapisi devletede yansiyo tabiiki halkini aclik seviyesine hic bir zaman mahkum etmiyolar.
olayin ozu sudur bence adamlar sapik sahtekar sex duskunu kafir biz super ahlakli muslumaniz ama her turlu bize fark basiyolar bu yonu dusunen yok nasil oluyorda bu ahlaksizlar bu kadar ilerde bizden???
evrensel-insan
15-06-2010, 18:32
Saygideger imansiz;
adamlar sapik sahtekar sex duskunu -imansiz-
Benim nerede yasadigim yaziyor, o yuzden, sizden yaptigim alintinin sonuna sadece "!?" isaretlerini ekleyebilirim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger imansiz;
adamlar sapik sahtekar sex duskunu -imansiz-
Benim nerede yasadigim yaziyor, o yuzden, sizden yaptigim alintinin sonuna sadece "!?" isaretlerini ekleyebilirim.
Saygilarimla;
evrensel-insan
cok dogru dostum.zira okuyan musluman kisiler bunun ironi oldugunu anlamayip vay be adamlar ahlaksiz sahtekar sex duskunu diye demekki gelismisler batsin boyle medeniyet ben bu surunen halimle cok mutluyum diye dusunebilirler...aslinda suda bi gercekki boyle dusunen musluman sayisida az degil hani:becky:
Batidan alinmis ahlak, acaba yerlesik ahlak degerlerine ne derece uyuyor?
Medeniyet ise degisken, medeniyet kendi cikarina uygun dustugu surece medenilesiyor, uygun dusmedigi surece toplum fertlerinin gorecesine gore medeniyetten uzaklasabiliyor.
Basit bir ornek;
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=29240