PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Doğunun Gerçeği...Ve yıllardır ezildiğini iddia edenlerin durumu...


nogada
22-06-2010, 21:13
Doğuda görev yapan bir DOKTORUN MEKTUBUNDAN ALINTIDIR...

BURAYA ilk gelince insan önce bir şeyler başarmak istiyor ve bütün olanaklarını zorluyor. Ancak bir süre sonra bütün isteğini kaybedip “Ben burada ne arıyorum?” diye sorgulamaya başlıyor. Malzeme temini yerel firmaların kontrolünde (ki hepsi siyasilerin). Hastane yönetimlerine baskı had safhada. Siyasiler hastane üzerinden resmen devleti soyuyorlar. 1'e mal olanı 4'e satıyorlar.
İnsanlar doktorlara karşı büyük bir öfkeye sahip. Geldiğimden beri darp edilmeyen arkadaşım kalmadı.
Burada halk aşırı şımartılmış. İnsanların işini halletmeyince ya kaymakama gidiyor, ya da “Ben PKK'lıyım, seni vururum” diye tehdit ediliyoruz. Can ve mal güvenliğimiz sıfır. Kimse vergi vermiyor, elektrik-su vb. faturalar ödenmiyor.
Herkese ayda 150 TL çocuk parası (ki çocuk başına), çocuk ultrasonda görüldüğü andan itibaren de mama ve bez parası ödeniyor.
Okula giden her çocuğa devlet harçlık veriyor, harçlık gecikince anneler okulu basıp çocukları okuldan almakla tehdit ediyor.
O çocuklar ne yapıyor peki? Üzerlerinde üniformaları, ellerinde PKK bayrakları ile DTP mitingine gidiyor. Herkese, eksin ya da ekmesin, toprak yardımı yapılıyor (ki zaten kimse ekmiyor ya).
Bu yardımda sadece beyana
bakıyorlar. Adam 5'i 50 yazdırabiliyor. Van'da dağıtılan paraya bakınca, göl bile tarım arazisine sayılsa
az gelir. Her cuma kaymakamlık elden nakdi para dağıtıyor.
Buralarda tek vergi verenler devlet memurları... İnsan içinden ve de dışından lanetler okuyor.

Neden terör de bitmiyor daha iyi anlaşılır sanırım. Terör biterse bu insanlar çalışmak zorunda kalabilir, devlet denetimini daha iyi yapabilir... İsterler mi bu rantın bitmesini


Referans:
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=15008240&yazarid=42&tarih=2010-06-13

Bu mektup birşey değil,daha niceleri var,ve nicelerinide bizzat ben biliyorum.Orda görev yapmış olan tanıdıklarımdan.Gerçekten yazık.

Eğer bu yapılanlar Türkiye dışında başka bir ülkede olsaydı.Çoktan dışarı atılmışlardı...

Saygılarımla...

TurkceRap
22-06-2010, 22:41
Türkiyenin Batısında doğdum büyüdüm,

etrafımda bunlara beleşe ulaşan, o da yetmezmiş gibi sağı solu herhangibir örgütün adıyla tehdit eden aklı başında kimseler arasında neredeyse hiç kimse yoktur.

Ailelerin 2-3 çocuktan fazla çocukları yoktur, ne yapar ne eder çocukları okusun, iyi yerlere gelsin, Anasına-Babasına, Memleketine yararlı insanlar olsun isterler.

birçok aile çocuklarının başkalarına zarar vermesini ya da pek kavga vs içinde olmasını istemez.

elektriğini suyunu, az-çok vergisini öderler.

işi gücü olanı da vardır, işi olmayanı da, ama terörist olup dağa çıkmazlar.

***

Şunu da söyliyim, ben demiyorum ki, bütün kürtler ya da Güneydoğuda yaşayanlar şöyledir böyledir, ama bazı yanlışlar da yok değil, sorun çözmek istiyorsanız, sorunu iki taraflı görmelisiniz, yoksa o sorunun çözümünden bahsedilemez.

+Saygılar.

nogada
22-06-2010, 22:55
Bende batılıyım batıda büyüdüm.Benim çevremdede bir sürü işsiz var,buna bende dahilim,hemde hepimiz üniversite mezunuyuz.Ben çevremden dağa çıkan,vatanın toprağına tüküren insan görmedim.

Çevremde vergiden kaçan,elektrik,suyu kaçak kullananda yada para vermeyende görmedim,üstüne üstlük gencecik çocuklarını vatan toprağına şehit veren,metin insanlar içinde yaşadım,bir tanesi isyan etmedi,bir tanesi,küfür etmedi.

Bende kürt kardeşlerimize söz söylemiyorum.Ama biz bölmeye alışan odaklara lanet ediyorum.Bu ülkeyi Türk-Kürt dedelerimiz beraber kurtardı,her karışında el ele yatmış şehidimiz var.Dıaşrında gelen oyunla ile birbirimize işkence etmiyelim,kardeş olduğumuzu unutmayalım,cahil olmayalım,tek istediğim bu.


Yeterki benim vatanım doğudan-batıya,kuzeyden güneye mükemmel insanlarla dolsun,sorun olmasın,şehit dedelerimizin hatıraları lekelenmesin,biz bu toprakların insanıyız,birbirimize değil,bizi ayıranlara karşı birleşelim...

3.yol
23-06-2010, 05:51
Ben de bati da buyudum .... Bircok Kurt arkadasim oldu ... Cogu Guneydogu'dan goce zorlanmis ailelerin cocuklari ....

Nufus kagitlarinda Tunceli yazdigi icin ev kiralayaman cocuklar .... Kurt olduklarindan dolayi assagilandiklarini da gozumle gordum ....

Guneydogudaki iskenceleri faili mechulleri de okuduk aydin yazarlardan .... Kurtce kisa bir zaman oncesine kadar yasakti ve halen bazi durumlarda gayri resmi yasaklar suruyor ....
80 yil boyunca o insanlarin Kurt oldugu inkar edildi .... Diretenler hapsi ve iskenceyi ve olumu gordu ....

Bu da Dogu'nun baska yuzu .....

Ama sunu da eklemek istiyorum:

PKK'nin yaptigi terorun hicbir hakliligi yoktur .... Yaptiklari teroru butun kalbimle kiniyorum ve terorden zarar goren ailelere bas sagligi diliyorum ...




Saygilar,
3.yol

nogada
23-06-2010, 13:01
Amerikada 61 milyon adet alman asıllı insan yaşamakta.Özellikle dakota eyaleti(büyük bir eyalettir)alman asıllı,amerikan vatandaşlarının genelde bulunduğu yer.Bunların hepsi ülkesine sadık ve kendini Amerikalı hissediyor.Hiç biri bir gün bile,aklından burası ALMAN toprağıdır diye haykırmamış yada yerel eyalet merkezlerinde almanca konuşulmasını istememiştir.Rakam çok büyük bir rakkam dikkat ediniz.

Çünkü bu insanlar dışardan başkalarının diretmeleri ile kandırılmıyorlar.

Türkiyeye geri dönecek olursak.Türkiye'de kürt ayrımını yapanlar yine kürtlerin kendisi.

Söylermisiniz bana Türkiyede kaç tane kürt asıllı insan,hangi yüksek yerlerde bulundu.Bu ülkede bir çok yönetici,asker,entellektüel,akedemik kişilik,sanatçı kürt biliyormusunuz yada farkındamısınız.Bunun yanında doğu insanına yukarda belirtildiği gibi bir çok ayrıcalıkta tanınıyor.Bunun yanında G.A.P projesi ile milyarlarca doalr oraya hibe edilmiş oluyor.Sonra geliyorlar biz açız,biz eğitimsisiz,biz garibanız ha...!!!

Peki bu tembellik ve cahillik karşısında biz ne yapmalıyız.

Kürtçe dil özgürlüğü istemek yerine,eğitim özgürlüğü istesinlerki cahil kalmasınlar.Çocuklarını okula göndermeyen,kızlara okuma-yazma bile öğretmekten korkan bir toplumdan bahsediyoruz.

Öğretmen gönderirsin öldürürler,halk cahil kalsın diye,kürtleri korumak adına savaşıyoruz derler,kendileri köy basarlar,onları korumak için asker gönderirsin vururlar,doktor gönderirsin öldürürler.Daha ne bekliyorlar devletten???

İngilizin,Amerikalının,Yahudinin kışşkırtmaları ile savaşan bu insanlar(P.K.K ve sempatizanlarından bahsediyorum)zannediyorlarmıki bu kışkırtıcılar onların iyiliğini istiyorlar.Oysa durum farklı,ırakta olduğu gibi bölgede iç savaş çıkarmak,ve buralara hakim olmak,burda kullanılan kürtler sadece maşa.

Burdaki insanlara eğitim getirelim,eğitilen hiçbir insan bu gibi yanlışlara düşmez.Ne yazıkki türkiyenin eğitim düzeyini doğu bölgesi düşürüyor,bundada tek suçlu yine doğunun kendisi.Çocuklarını okula göndermeyenler,aşiretlerin hegomonyası ve benzeri sebepler.

Doğu insanı ezilmiyor,onlar kendilerini eziyor,bu durumda olmalarının tek nedeni,onların kendisidir...

Saygılarımla...

ulpian
23-06-2010, 20:53
PKK 80lı yıllarda ortaya çıktı. Ama biz Cumhuriyet kuruldu kurulalı (henüz PKK'nın P'si yokken) Kürtçe her türlü yayımı yasaklamıştık.

Amerikada 61 milyon adet alman asıllı insan yaşamakta.Özellikle dakota eyaleti(büyük bir eyalettir)alman asıllı,amerikan vatandaşlarının genelde bulunduğu yer.Bunların hepsi ülkesine sadık ve kendini Amerikalı hissediyor.Hiç biri bir gün bile,aklından burası ALMAN toprağıdır diye haykırmamış yada yerel eyalet merkezlerinde almanca konuşulmasını istememiştir.


Her açıdan yanlış bir benzetme:
(1) Bir tarafta Alman + İngiliz + Fransız + ... = Amerikan

Diğer tarafta Türk + Kürt + ... = Türk

İkincisinin kabul görmemesi doğal olsa gerek.

(2) Amerika'da hiçbir zaman Almanca yayım yapmak, o dilde gazete, dergi vs. çıkartmak yasaklanmadı.

(3) Amerika'da yaşayan Almanlar, Amerikan kimliğini kabul edebilmiş, benimseyebilmiş ise, bu Amerika'nın kendi kurucu unsurlarına olan yaklaşımı sayesindedir. Eğer bizler Kürtlerin önemli bir bölümünün ortak kimliği benimseyebilmesi için gerekli şartları sağlayamamışsak bu Kürtlerin değil, başta bizim suçumuzdur.


saygılarımla

nogada
23-06-2010, 21:17
PKK 80lı yıllarda ortaya çıktı. Ama biz Cumhuriyet kuruldu kurulalı (henüz PKK'nın P'si yokken) Kürtçe her türlü yayımı yasaklamıştık.




Her açıdan yanlış bir benzetme:
(1) Bir tarafta Alman + İngiliz + Fransız + ... = Amerikan

Diğer tarafta Türk + Kürt + ... = Türk

İkincisinin kabul görmemesi doğal olsa gerek.

(2) Amerika'da hiçbir zaman Almanca yayım yapmak, o dilde gazete, dergi vs. çıkartmak yasaklanmadı.

(3) Amerika'da yaşayan Almanlar, Amerikan kimliğini kabul edebilmiş, benimseyebilmiş ise, bu Amerika'nın kendi kurucu unsurlarına olan yaklaşımı sayesindedir. Eğer bizler Kürtlerin önemli bir bölümünün ortak kimliği benimseyebilmesi için gerekli şartları sağlayamamışsak bu Kürtlerin değil, başta bizim suçumuzdur.


saygılarımla

Sayın Ulpian...

Yani diyosunuzki bizim ükemizin ismi Türkiye Cumhuriyeti değilde,Anadolu Birleşik Devleti olsaydı,sorun olmıyacaktı.Bumu yani:Ordaki ismin amerikan olmasının ne anlamı var,üstkimlik ingiliz değilmi.Ana dil ingilizce değilmi,devlet dairelerinden tutun,herşeye kadar ingilizce değilmi?

Türkiye doğuya bir sürü yardım yapıyorgerek özel gerek kamusal,çocuklarını okutmaları için destek oluyor ama nerdeeee.Batıya o yardımların yarısı yapılsa çok daha düzgün olurdu herşey ve gelişmiş.Buna rağmen nedense hiç ayaklanan yok.Ben lazların,boşnakalrın,arnavutların,gürcülerin ayakladnığına hiç şahit olmadım ya siz?

Bu sorun başka bi sorun,bu sorun cahillik,bu sorun dış odaklarla birlikte çalışmak,bu sorun maşa olmak,bu sorun bölücülük.

Hak ve adalet nedir sizce.Bu ülkeyi yöneten kürtler olmadımı,bu ülkede kürtler her alanda yer almıyormu,bu ülkede kürtlere eğitim,sağlık yada herhangi bir eksik hizmetmi veriliyorda,kendi kendilerine sorun çıkarıyorlar.

Yazık birilerine acıyacağız diye,kimlerin ekmeğine bal sürdüğünüzü anlamanız dileğimle...

Saygılar...

ulpian
23-06-2010, 21:27
- ABD'de de üstkimlik ''İngiliz'' değildir.

- Amerika'da hiçbir zaman Almanca yayım yasaklanmadı.

- Türkiye'de henüz PKK'nın P'si yokken de biz her türlü Kürtçe yayımı yasaklamıştık.




Yazık birilerine acıyacağız diye,kimlerin ekmeğine bal sürdüğünüzü anlamanız dileğimle...


Vatanseverlik yapacağız diye faşizan bir ayırımcılığın içine düştüğünüzü anlamanız dileğimle...

nogada
23-06-2010, 23:17
Sayın ulpian...

Size bazı sorularım olacak.

1)Bu ülkede yönetici olararak,devletin en yüksek makamlarında Kürtler bulundumu,bulunmadımı?

2)Bu ülkede kürt asıllı zengin iş adamları,bürokratlar,millet vekilleri,yüksek rütbede askerler,Akedemisyenler,Sanatçılar,Entellektülelle r varmı yokmu?

3)Doğuya türkiyenin en pahalı projesi olan G.A.P yapıldımı yapılmadımı?

4)Doğudaki insanlardan elektrik,su gibi ihtiyaçlara karşılık para alınıyormu,alınmıyormu?

5)Doğudakilere ayda 150 dolar çocuk parası veriliyormu,verilmiyomu?(mama ve bez paralarıda bunun haricinde)

6)Gerek devlet,gerekse özel iştirakler buralardaki halkın eğitim görmesi için maddi ve manevi yardım yapıyormu,yapmıyormu?

7)Toprak ekmek isteyen doğu vatandaşlarımıza,devlet toprak yardımı yapıyormu yapmıyormu(bazılarının tembel tembel oturup hiç üretmedikleri halde)

8)Doğuya eğitim vermek için giden öğretmenler,katledildimi,katledilmedimi?

9)Doğuya sağlık için giden doktorlar katledildimi katledilmedimi?

10)Koruduklarını söyledikleri,kürt halkını katliamdan geçirenlere karşı,devlet koruma amaçlı asker gönderdimi göndermedimi?

11)Terörisler bu vatan evlatlarına,kurşun sıktımı sıkmadımı?

12)Kürtçe yayınlar yapılmaya,kürtçe eğitim veren dersaneler açıldımı açılmadımı?

13)Kürt açılımı söylemlerinden hemen sonra,P.K.K denilen illet saldırılarını arttırdımı,arttırmadımı?

14)Bu ülkede eğitim,sağlık gibi temel vadandaşlık haklarından,kürtler yararlanamaz diye bir kanun varmı,yokmu?

15)Doğuda okuyan insanlara devlet burs ve teşvik veriyormu vermiyormu?

Bu soruların cevaplarını sanırım biliyorsunuz.Bu sorulardan sonra şunu size demek istiyorum.Benim hakkımda yanlış anlaşılmaya engel olmak için.Ben türk-kürt ayrımı yapmıyorum ve herkez bu vatan evladı oalrak görüyorum.Ben ayrılıkçı ve bölücülüğün karşısındayım ve emin olun bu bahsettiklerime mensup olan insanlar(bölücüler)onlara doğuyu versekte,yarın gelip bizden istanbulu,ankarayı,izmiri isterler.Dış odaklarda onalra her türlü yardımı yapar,sizin gibi özgürlükçüyüm diyen insanlarda onlara maşa olurlar,tüm iyi niyetlerine rağmen.

İkincisi Türkçe yayın yasaklanması konusuna gelinceye kadar,ben ordaki insanların güzel bir eğitim almasını istiyorum,iyi yerlere gelmesini,üretken,yapıcı,çağdaş,eğitimli olmalarını istiyorum.Bunları istemeyenler onlar.Okumayanlar onlar,çalışmayanlar onlar...!!!

Siz demişsinizki kürtçe yayın,yahu bu dediğim insanların büyük çoğunluğu daha okuma yazma bilmiyorlar ne yayını.

Ben onların temiz,çağdaş ve eğitimli insanlar olmasını istiyorum.Bunun önündeki engellerin kaldırılmasını istiyorum(engeller P.K.K ve aşiret sistemidir)Siz bana yayından bahsediyorsunuz.Çok ilginç gerçekten ya bizim dünyadan haberimiz yok sanıyorsunuz yada çok safsınız...

Saygılar...

milomanara
23-06-2010, 23:32
Karşıtların birliğini sağlayabilen refaha erer, mutlu olur. Bunu 15.yy'da Osmanlı yaptı ve refaha erdi. 18.yy'ın etnik kimlikleri karşıtlara dahil etmesini doğru yöneten ve kaymağını 19.yy'da yemeye başlayan Amerika Birleşik Devletleri'dir. İttihat ve Tereakki'nin doğru yönetemeyerek imparatorluğun çöküşüne büyük katkı yapmasını sağladığı etnik politikalar maalesef günümüzün "Ne mozaiği ulan mermer!" politikasının ta kendisidir. Ama bu politika kendini solcu sanan faşistlerin temel doktrinleri içinde yoktur aslında. Çünkü 1924 Anayasası'nda(Telkilat-ı Esasiye, Madde 88[1 (http://www.anayasa.gov.tr/index.php?l=template&id=20&lang=0)]) "Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) ıtlak olunur.

Türkiye'de veya hariçte bir Türk babanın sulbünden doğan veyahut Türkiye'de mütemekkin bir ecnebi babanın sulbünden Türkiye'de doğup da memleket dâhilinde ikamet ve sinni rüşte vusulünde resmen Türklüğü ihtiyar eden veyahut Vatandaşlık Kanunu mucibince Türklüğe kabul olunan herkes Türktür. Türklük sıfatı kanunen muayyen olan ahvalde izale edilir."

Yani görüyoruz ki, en başından beri "Türklük" sıfatı bu ahaliye atfedilmektedir. Cumhuriyet'in ilk zamanlarında ortaya çıkan etnik ayaklanmalar, Osmanlı döneminden merkezi otoriteyi umursamama alışkanlığını değiştirmek istemeyen, defakto özerkliğe devam etmek isteyen azınlıklarca çıkarılmıştır.

"Ne mozaiği ulan mermer!" yaklaşımı kuyruğu titretmekten zor kurtulmuş Türk unsurun, sefalet içinde, doğru dürüst teori üretemediği ve açmazların içine hapsolduğu 60 - 80 yılları arasında pişmiştir ve başımıza bugünün ne istediğini bilmeyen teröristlerini çıkarmıştır. Bu hainlerin(mermerci darbecileri kastediyorum) yüzünden, bırakın refahı, temel hak ve özgürlüklerin, yaşam hakkının anası ağlamıştır. Kim olsa isyan ederdi. Velakin bu hainler işkence yapmak için hedef gözetmemelerine rağmen, üzerine kesif sefalet de eklenince Kürtlerin tepkileri haksız olamaz. Gel gör ki, Marxist, Leninist ideolojide olduğunu sanan şişko ayı, yüzyıllardır süre gelen töre, aşiret yapısı, cehaletten önce "tece" dediği Merkezi Yönetimi hedef almıştır. Sanki bağımsız olsa refah getirecek p.venk!

Kürt faşistleri ve Türk faşistleri kendi menfaatlerini her zaman sözde temsilcisi oldukları kitlerinkinden önde tuttular. Bugün de bu böyle. Hak ve özgürlüklerin genişletilmesine silahla karşılık verilmesi bunun en güzel delili.

Bugün kökleriyle midemi bulandıran hükümet, Kürt sorununda ezberi bozmasıyla takdirimi kazanıyor. Daha fazla özgürlük, daha fazla kardeşlik. Ha bununla beraber, önümüzdeki bahar, dağdakilerin defterini çok pis dürecekler o da ayrı bir güzel gelişme. Çünkü keklik gibi avlayacak bir tane çömez er/erbaş bulunmayacak.

Kürt Başbakan, Kürt Cumhurbaşkanımız olsun ama yerel kültürünü ajitasyon için değil, bu mozaiğe renk katmak için kullansın! Çok batıyorsa bence bu ülkenin adının da "Anadolu" gibi bir şey olmasında sakınca yok. Kürt/Türk, Alevi/Sünni çatışmaları bizim mutluluğumuza/refahımıza kasteden etnik/dini azınlık kaşımalarıdır. Bu ülkenin istikrara ihtiyacı var. Az terörlü geçen bir kaç yılda milli gelirin nasıl katladığını görüyorsunuz. Biz asgari ücretli torunlarımızın, emekli maaşıyla dünyanın öbür ucunda tatile gidebileceği bir ülke hedeflemeliyiz.

nogada
23-06-2010, 23:48
Karşıtların birliğini sağlayabilen refaha erer, mutlu olur. Bunu 15.yy'da Osmanlı yaptı ve refaha erdi. 18.yy'ın etnik kimlikleri karşıtlara dahil etmesini doğru yöneten ve kaymağını 19.yy'da yemeye başlayan Amerika Birleşik Devletleri'dir. İttihat ve Tereakki'nin doğru yönetemeyerek imparatorluğun çöküşüne büyük katkı yapmasını sağladığı etnik politikalar maalesef günümüzün "Ne mozaiği ulan mermer!" politikasının ta kendisidir. Ama bu politika kendini solcu sanan faşistlerin temel doktrinleri içinde yoktur aslında. Çünkü 1924 Anayasası'nda(Telkilat-ı Esasiye, Madde 88[1 (http://www.anayasa.gov.tr/index.php?l=template&id=20&lang=0)]) "Türkiye ahalisine din ve ırk farkı olmaksızın vatandaşlık itibariyle (Türk) ıtlak olunur.

Türkiye'de veya hariçte bir Türk babanın sulbünden doğan veyahut Türkiye'de mütemekkin bir ecnebi babanın sulbünden Türkiye'de doğup da memleket dâhilinde ikamet ve sinni rüşte vusulünde resmen Türklüğü ihtiyar eden veyahut Vatandaşlık Kanunu mucibince Türklüğe kabul olunan herkes Türktür. Türklük sıfatı kanunen muayyen olan ahvalde izale edilir."

Yani görüyoruz ki, en başından beri "Türklük" sıfatı bu ahaliye atfedilmektedir. Cumhuriyet'in ilk zamanlarında ortaya çıkan etnik ayaklanmalar, Osmanlı döneminden merkezi otoriteyi umursamama alışkanlığını değiştirmek istemeyen, defakto özerkliğe devam etmek isteyen azınlıklarca çıkarılmıştır.

"Ne mozaiği ulan mermer!" yaklaşımı kuyruğu titretmekten zor kurtulmuş Türk unsurun, sefalet içinde, doğru dürüst teori üretemediği ve açmazların içine hapsolduğu 60 - 80 yılları arasında pişmiştir ve başımıza bugünün ne istediğini bilmeyen teröristlerini çıkarmıştır. Bu hainlerin(mermerci darbecileri kastediyorum) yüzünden, bırakın refahı, temel hak ve özgürlüklerin, yaşam hakkının anası ağlamıştır. Kim olsa isyan ederdi. Velakin bu hainler işkence yapmak için hedef gözetmemelerine rağmen, üzerine kesif sefalet de eklenince Kürtlerin tepkileri haksız olamaz. Gel gör ki, Marxist, Leninist ideolojide olduğunu sanan şişko ayı, yüzyıllardır süre gelen töre, aşiret yapısı, cehaletten önce "tece" dediği Merkezi Yönetimi hedef almıştır. Sanki bağımsız olsa refah getirecek p.venk!

Kürt faşistleri ve Türk faşistleri kendi menfaatlerini her zaman sözde temsilcisi oldukları kitlerinkinden önde tuttular. Bugün de bu böyle. Hak ve özgürlüklerin genişletilmesine silahla karşılık verilmesi bunun en güzel delili.

Bugün kökleriyle midemi bulandıran hükümet, Kürt sorununda ezberi bozmasıyla takdirimi kazanıyor. Daha fazla özgürlük, daha fazla kardeşlik. Ha bununla beraber, önümüzdeki bahar, dağdakilerin defterini çok pis dürecekler o da ayrı bir güzel gelişme. Çünkü keklik gibi avlayacak bir tane çömez er/erbaş bulunmayacak.

Kürt Başbakan, Kürt Cumhurbaşkanımız olsun ama yerel kültürünü ajitasyon için değil, bu mozaiğe renk katmak için kullansın! Çok batıyorsa bence bu ülkenin adının da "Anadolu" gibi bir şey olmasında sakınca yok. Kürt/Türk, Alevi/Sünni çatışmaları bizim mutluluğumuza/refahımıza kasteden etnik/dini azınlık kaşımalarıdır. Bu ülkenin istikrara ihtiyacı var. Az terörlü geçen bir kaç yılda milli gelirin nasıl katladığını görüyorsunuz. Biz asgari ücretli torunlarımızın, emekli maaşıyla dünyanın öbür ucunda tatile gidebileceği bir ülke hedeflemeliyiz.

Tek kelimeyle mükemmel biz özet sayın milomanara...

Ben özgürlük adı altında,vatanı bölmek isteyenlere tepki verdiğimde,haksız yere faşist damgası yiyorum kimilerince,fakat FAŞİSTİN KRALI olan ayrılıkçı maşalar,haklarını arayan garibanlar ilan ediliyor.Yazık gerçekten yazık.Asıl Faşistin kim olduğunu görmek zor değil,yeterki revizyonist olmayalım.

Saygılarımla...

ulpian
23-06-2010, 23:57
Ben türk-kürt ayrımı yapmıyorum ve herkez bu vatan evladı oalrak görüyorum.Ben ayrılıkçı ve bölücülüğün karşısındayım ve emin olun bu bahsettiklerime mensup olan insanlar(bölücüler)onlara doğuyu versekte,yarın gelip bizden istanbulu,ankarayı,izmiri isterler.Dış odaklarda onalra her türlü yardımı yapar,sizin gibi özgürlükçüyüm diyen insanlarda onlara maşa olurlar,tüm iyi niyetlerine rağmen.

sevgili nogada,

konuyu kişisel bir minvale çekmek istemem fakat, sizin bu forumda ''ırkımın emrindeyim'' gibi cümlelerinizi de okuduk.

Ve bu maalesef sadece sizin şahsınıza münhasır bir durum da değil. Bugün Türk milliyetçiliğini savunanların önemli bir oranı öyle veya böyle, açık veya zımni kendi anlayışlarını ırksal bir temele de dayandırıyorlar.

Maalesef cumhuriyetimizi kurduk kuralı (ve ortada henüz PKK yokken) Kürt halkının önemli bir kesitini entegre edecek, onların da kurulan yeni devleti benimsemesini, sahiplenmesini sağlayacak şartları oluşturmayı beceremedik. ''İtaat et'' anlayışıyla yaklaştık, her farklı sesi ''ihanet'' olarak yaftaladık. Ve hala bunun bedelini ödememize rağmen, hala şovenist yaklaşımlarımızdan vazgeçemiyoruz.

PKK benim gözümde terör örgütüdür. Her devlet gibi, Türkiye Cumhuriyeti devletinin de elinde silah taşıyan eylemcileri etkisiz hale getirme gibi bir yetkisi ve görevi vardır. Burada (benim açımdan) tartışma yok.

Ama bu terörü besleyen ortamın oluşmasında bizlerin de çok fazla siyasi ve insani hataları, ayıpları, fiziki ve kültürel katliamları oldu ve bu hatalara büyük oranda hala devam da ediliyor.

saygılarımla

Edit:

milomanara'nın yazdıklarını yeterince dikkatli okumadığınız kanaatindeyim.

ALKA
24-06-2010, 00:01
PKK 80lı yıllarda ortaya çıktı. Ama biz Cumhuriyet kuruldu kurulalı (henüz PKK'nın P'si yokken) Kürtçe her türlü yayımı yasaklamıştık.




Her açıdan yanlış bir benzetme:
(1) Bir tarafta Alman + İngiliz + Fransız + ... = Amerikan

Diğer tarafta Türk + Kürt + ... = Türk

İkincisinin kabul görmemesi doğal olsa gerek.

(2) Amerika'da hiçbir zaman Almanca yayım yapmak, o dilde gazete, dergi vs. çıkartmak yasaklanmadı.

(3) Amerika'da yaşayan Almanlar, Amerikan kimliğini kabul edebilmiş, benimseyebilmiş ise, bu Amerika'nın kendi kurucu unsurlarına olan yaklaşımı sayesindedir. Eğer bizler Kürtlerin önemli bir bölümünün ortak kimliği benimseyebilmesi için gerekli şartları sağlayamamışsak bu Kürtlerin değil, başta bizim suçumuzdur.


saygılarımla
Bunun yaninda Amerika Birlesik Devletleri'nin bir resmi dili bile yok ve Ingilizce'yi kimseye zorla empoze de etmiyor.

evrensel-insan
24-06-2010, 00:09
Saygideger ALKA;

Bugun ingilizce, sadece Ingilizlerin ve sadece Buyuk Britanya'da konusulan bir dil degil ki; Avusturalya, Kanada ve ABD de de ana dil. Bu da zaten, kisi ve ulkenin ana dili ile, etnik yapisinin ayni olamayabilecegini, ortaya koyuyor.

Ustelik, Hindistan da; en az 70 dilin ustune, Ingilizce, resmi dil.

Saygilarimla;
evrensel-insan

evrensel-insan
24-06-2010, 00:19
Saygideger ALKA;

Anadolu Selcuklularindan, Karamanogullari, Tek Turkce konusan beylik olmalarina ragmen; rum-ortodokstu.

Oyuzden belki de, bilhassa Orta dogudaki, buna Anadolu dahil; din/dil/etnisite-kavim zenginligi, belkide dunyanin hic bir cografyasinda yoktu/yok.

Saygilarimla;
evrensel-insan

TurkceRap
24-06-2010, 02:35
Bunun yaninda Amerika Birlesik Devletleri'nin bir resmi dili bile yok ve Ingilizce'yi kimseye zorla empoze de etmiyor.



Kaçırdığınız nokta şu ki, Amerika birleşik devletleri Federal bir yapıya sahipken Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlettir.

yukarıda da söylediğim gibi tek taraflı bir yorum hiçbir zaman sorunları çözmez.

Bazı devlet görevlileri hatalar yapmışlar, ama buna karşın bölge halkından bazılarının da hataları görmezden gelinemez.

Ana dilin konuşulabilmesi konusuna girmeyi ise hiç gerek görmüyorum, çünkü zaten o ulusalcıların hatalı bir politikasıydı.

Saygılar.

ulpian
24-06-2010, 02:44
Bazı devlet görevlileri hatalar yapmışlar, ama buna karşın bölge halkından bazılarının da hataları görmezden gelinemez.

- Bölge halkı hatasız bence de değil.

- Fakat diğer taraftaki hataları ''bazı devlet görevlileri''ne indirgemek, akıl almaz bir ters abartı olur. Topyekun devlet politikası, otoriter, asimilasyoncu zihniyet eleştirilmekte.

- Dünyanın herhangi bir yerinde iki taraf on yıllardır bitmez tükenmez bir gerilim içerisindeyse, çözüm sorumluluğu, risk alma, ödün verme mükellefiyeti daha çok 'daha güçlü' taraftan talep edilmelidir.

saygılarımla

ALKA
24-06-2010, 09:38
Kaçırdığınız nokta şu ki, Amerika birleşik devletleri Federal bir yapıya sahipken Türkiye Cumhuriyeti bir ulus devlettir.
Zaten mesele de buradan kaynaklaniyor. Anadolu'daki cesitli dillerin ve etnik kökenlerin esitliginde bu ulus-devlet cok basarili olmadi acikcasi. Isin acikli tarafi burasi. Ulus-devlet, bircok bakimdan imparatorluklara göre daha dinamik ve basarili bir projedir ama etnik politika konusunda imparatorluklar kadar basarili degildir. Cünkü ulus-devlet, “burasi sadece benim”, "size ne verirsem onunla yetinmek zorundasiniz" diyor. O zaman ne oluyor? Kendisinden saymadiklarini tehlikeli/tehlikesiz veya güvenilir/güvensiz diyerek ayiriyor, bir kesimi kurucu unsur veya asil unsur digerini ise sakincali olarak etiketleyip disliyor, asimile ediyor ya da en kötüsünden öldürüyor. En iyi ihtimal olarak da onlari, kücük gruplar icinde yasamaya zorluyor veya cemaatler halinde tutuyor.

Bu devlet kimin? Bu toplum kim? Kimlerden mütesekkil? Burada kimin en son kertede sözü gecer? Karar verme sürecine kimler katilir? Bu temel sorulara bir ulus devlet olan T.C. dogrudürüst cevap bulamamis, cevap olarak “Türkler” demis. Türklerin kim oldugu da mechul, yani kendinden menkul bu arada. T.C. gibi bir ulus devlet modeli , Anadolu’yu olabildigince Türklestirmeye calismis, Kürtleri yok saymis, Anadolu'daki gayri-müslimleri ya Istanbul'a ya da yurt disina göc ettirmis ama etnik proplemler icin kalici ve akilci bir cözüm bulamamis.

Diger ulus devletlerin de bizimkilerine benzer etnik proplemleri vardi, ama bugün artik bu ulus-devletler evrim gecirdiler ve demokratik hukuk devletine dönüstürler. Türkiye ise bu sentezi ve dönüsümü gerceklestiremedi. Bu yüzden bizdeki PKK terörünün cözümü, ve gerekli olan acilimlar hala aksiyor. Biz hala diger ulus devletlerin gecirdigi ilk kurulus asamasinda takilip kaldik.


Bazı devlet görevlileri hatalar yapmışlar, ama buna karşın bölge halkından bazılarının da hataları görmezden gelinemez.

Bir politikaci gaf yapincaya kadar bu ülkede insanlar Dersim katliamindan habersizdiler. Dersim konusunda insanlar ve politikacilar bugüne dek niye böyle sessiz kaldilar?

Dogrudur, PKK’yi taseron olarak kullananlar vardir. Hatta, Amerika ve Israil dahil olmak üzere, kendimizi en yakın gördügümüz nice müslüman ülkeler de, dolayli veya dolaysiz bir sekilde mutlaka bu oyunun icindedirler. Ancak unutmayalim ki, eger batakligi kurutamazsaniz, birileri gelip mutlaka bundan yararlanmaya calisacaktir. Herseyi “bilinen yabanci güclere” fatura ederseniz sizin hic yanlisiniz yokmus gibi davranmaya baslar ve kendi kendinizi sorgulamaktan kurtulursunuz. Bu da bizi hic bir cözüm yoluna götürmez.Herkesin hatasi var ama akilli politikalari olan kazanir.

ALKA
24-06-2010, 09:54
Bugun ingilizce, sadece Ingilizlerin ve sadece Buyuk Britanya'da konusulan bir dil degil ki; Avusturalya, Kanada ve ABD de de ana dil. Bu da zaten, kisi ve ulkenin ana dili ile, etnik yapisinin ayni olamayabilecegini, ortaya koyuyor.

Ustelik, Hindistan da; en az 70 dilin ustune, Ingilizce, resmi dil.


Anadolu Selcuklularindan, Karamanogullari, Tek Turkce konusan beylik olmalarina ragmen; rum-ortodokstu.

Oyuzden belki de, bilhassa Orta dogudaki, buna Anadolu dahil; din/dil/etnisite-kavim zenginligi, belkide dunyanin hic bir cografyasinda yoktu/yok.

Güzel örnek sayin evrensel_insan. Insanlar sadece bir tek bir tane kimlige sahiptirler denilemez ki. Bazen insanlar hem Kürt hem Türk veya hem Ermeni hem de Kürt olabiliyorlar. Veya kendisine Rum diyebiliyorken ama Rumca hic konusmayan bir sürü insan var Türkiye'de. Mesela Karamanlilar gibi Hristiyan Türkler var. Böyle saf bir Türk irki veya tanimi yok. Rumlar da Rum degil, Ermeniler de Ermeni degil. Mesela 19. yy.daki arastirmalarda ortaya cikti ki, kendisine Rum veya Yunan diyen insanların büyük cogunlugu Arnavut. Yunanistan’da Yunanlasmis ve artik Yunanca disinda baska bir dil bilmiyorlar. Bu sekilde Helen'lesmis cok Arnavut ve Rumen var. Bütün Balkanlar ve Anadolu böyle. Anadolu’da da hic Ermenice bilmeyen Ermeniler var. Zazaca konusan ama Türkce bilmeyen Ermeniler var.

Biz, simdiki ulus-devlet kosullanmasiyla, insanlarin illa tek bir sey olmasini bekliyoruz. Insanlar birden fazla bir sey olamiyorlar ulus-devlet sartlandirilmasinda... Oysa bu topraklarda insanlar birden fazla seyler. Insanlarin pekala birden fazla kimligi olabiliyor. Dogu’da Kürt, Ermeni karisimi cok fazla. Ayni sekilde Kürt Türk karisimi da o derece fazla. Aslinda Ermenilerle Kürtler/ Türkler ile Kürtler gibi cok karismis iki halk. Zaten Kürdefon olan Ermeniler var. Yani ilk dili Kürtce olan Ermeniler var. Mesela Hrant Dink’in hanimi Rakel Dink. Arnavut olan Türk var. Niye? Türkiye'de dogmus hem Arnavut hem de kendini Türk hissediyor. Illa insanlarin bir tek bir sey olmalarini düsünmek cok mantik disi ve hic de insani degil.

naper
24-06-2010, 14:03
Nogada;
Sana katılmıyorum, açayım;
Şu konuda haklısın.Evet devlet doğuda sürekli gayri resmi ya da yarı resmileştirilmiş yardımlar yaptı.Ben buna kısaca yemleme diyorum.Yemledi orayı, karşılığında oy aldı ve cahil halk bu kısır döngüde kaldı.Kanımca bu geri kalmışlık her ne kadar kültürel olsa da bir ayağı da devletimizi bağlar.
Aynı durum osmanlı da bir başka formda uygulandı.Osmanlı aşiretlerin bekaasını garanti etti, onlara saldırmadı, marabalık düzenini yekten destekledi.Vergisini aldı.Halk hiç uyanmadı.
Bu kısır döngü cumhuriyetin ilk yıllarında bozuldu.Maraba artık oy kullanabilecek, nufus sayımında kadınlar da sayılacaktı.Medeni kanun tek eşliliği öngörüyordu.Toprak reformu gibi "çok tehlikeli" kelamlar ediliyordu.Üstelik köy enstitüleri bir eğitim kısır döngüsü yaratmaya çalışıyordu.Hiç bir ağa eğitimli bir bireyi "maraba" yapamazdı!

Ağalar halkı ayaklandırdı.Din, mezhep ve ırk gibi bolca malzeme ve ingiliz lojistiği bu ayaklanmayı kolaylaştırıyordu.

Ve her ne olduysa toprak reformu, köy enstitüleri v.b. bir çok proje rafa kaldırıldı.Doğu eski usullerle yaşamaya devam etti.Çok eşlilik, barbarlık, din tüccarlığı, karın tokluğuna çalışma aynen süre geldi.
Bu tablo emperyalist ülkelerin emelleri ile birleşince karşımıza PKK çıktı.

Şu an durum öyle vahim ki toprak reformu yetmeyecektir.Eğitim reformu olmadan yapılan toprak reformu havada kalacaktır ki; ne açılım cephesinden ne terorist cephesinden toprak reformuna dair hiç bir kelam edilmemiştir.

Eğitimsiz reform Ecevit döneminde ege bölgesinde yapılmıştır.Hala 40-50 yaşlarında ege köylerinde yaşayan bir çok insanın ismi bu sebepten Bülent Ecevittir.Ama tam başarı sağlanamamıştır.Toprakları alan cahil halkın büyük kısmı sermayeye tekrar satmış, bir çok arazi değerini bulamamıştır.Şimdi Bülent Ecevitler beş yıldızlı otellerde işçilik yapmaktadır.

Önce eğitim reformu.Hakkını hukukunu bilen insanlar yaratılmalı, bu insanlara iş olanakları verilmelidir.Özellikle kız çocuklarının eğitimi fazlaca önemsenmeli, doğum kontrol yöntemleri ciddi şekilde halka anlatılmalı, bölgedeki derviş, şeyh, şıh, ağa, reis otoritesi devlet eli ile ortadan kaldırılmalıdır.
Akraba evliliği, kan davası gibi trajik ve sorunlu geleneklere son verilmesi için etkinlikler düzenlenmelidir.Zorbalık, tecavüz gibi suçlar deşifre edilip cezalandırılmalıdır.Siirtte olduğu gibi 3-5 kuruş paraya tecavüze uğrayan çocukların beden ve ruh sağlığı satılmamalıdır.
Bu konuda çok güzel bir örnek;
http://www.milliyet.com.tr/ben-de-kurdum-size-mi-kaldi-hakkimizi-savunmak-/guncel/haberdetay/24.06.2010/1254680/default.htm

Bu acılı kadın ne mutlu ki eğitimli.Ne mutlu ki ekonomik özgürlüğü var.Kimse onu karın tokluğuna tarlada çalıştıramaz, kocası dövemez, başı zorla kapattırılamaz...

Ve toplumun büyük kısmı eğitim alır, iş sahibi olur hele bir de toprak reformundan yararlanırsa doğu ve güney doğu alplerle aşık atacak bir kayak merkezi, tüm avrupaya et ihraç eden bir hayvancılık merkezi, Türkiyeyi besleyen tahıl merkezi olabilir.Bir petrol merkezi olabilir.Turistlerin akın ettiği bir mardin, dağcıların akın ettiği bir gabar olabilir.
Bölge insanı refahla yaşamaya ve ilerlemeye başlar.

O vakit ne bilge köyü katliamı ne de siirtte çocuklara tecavüz kalır ortada.Asıl ve gerçek çözüm budur.