Orijinalini görmek için tıklayınız : Evrim halkaları tamamlanıyor..Bir ara geçiş formu daha.
Genel inanışın tersine evrim teorisi sadece ateistlerin değil deist, agnostik, panteist görüşlerin de savunduğu bir teoridir. Çünkü evrim teorisi tanrının olmadığına yönelik değil semavi dinlerin ve onların inandığı tanrının omadığına yönelik delil olabilir. Bu nedenle evrim teorisine yönelik en büyük saldırılar da hıristiyanlar ve islamcılar tarafından gelmektedir. Eleştirilerde en fazla üstünde durulan noktalardan biri evrimdeki ara geçiş formlarının bulunmadığı idi (bkz. Harun Yahya siteleri). Oysa özellikle son birkaç yıldır üst üste ara geçiş formları bulunmaktadır. Son olarak 13 nisan 2006 tarihli duyurularda çok önemli bir ara geçiş formunun da bulunduğunu bilim dünyası açıklamıştır. Bununla ilgili ntmsnbc ve milliyet gaztesi sitelerinden alıntıları aşağıda sunuyorum:
4.1 milyon yıllık yeni bir fosilin keşfi, evrimin, diğer insansı türlerin de fosillerinin çıktığı Etiyopyanın Orta Avaş bölgesinde 10 km’lik çapta bir alanda gerçekleştiğini gösteriyor.
NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 07:42 TSİ 13 Nisan 2006 Perşembe
- Bilim insanlarının Etiyopya’da gün ışığına çıkardığı Australopithecus insansı türüne ait 4.1 milyon yıllık fosil, insanoğlunun evrimindeki önemli bir boşluğu dolduruyor. Fosiller, 8 ayrı kişiye ait olup, el ve ayakları da kapsıyor. Aynı bölgede daha önce de 7 ayrı insan atasına ait iskelet bulunmuştu. Son bulgu, insan evriminin tek bir bölgede uzun bir zaman zarfında meydana geldiğine işaret ediyor. Fosil, insanın dört ayaktan iki ayağa geçişinde önemli bir boşluğu dolduruyor.
EVRİM SAHNESİ ETİYOPYA
Araştırmayı yürüten Etiyopyalı antropolog Berhane Asfaw, Australopithecus türüne ait son bulguyla birlikte insan evriminin tek bir bölgede gerçekleştiğinin ortaya çıktığını vurguladı.
İskeletin ait olduğu canlıya Australopithecus anamensis adı veriliyor. Söz konusu insansı canlı türünün varlığı daha önce de biliniyordu. Ancak önemli olan iskeletin çıktığı bölge, zira tüm iskeletlerin aynı bölgede çıkmış olması, evrimin tek bir bölgede Orta Avaş’ta gerçekleştiğini gösteriyor.
Araştırmaya katılan bir diğer bilim insanı University of California-Berkeley uzmanı Tim White, aynı bölgede birçok fosilin çıkmasını şöyle tanımlıyor: “Bulgulardan, insan evriminin 6 milyon yıllık bir filmi çıkıyor, tek bir sahnede insansı türlerinden birbirlerine evriminin dizisi”.
İKİ TÜRÜN KIYASI EVRİMİ AYDINLATACAK
Modern insan, hominid (insansı türlerin genel adı) ailesinin Homo türüne ait. İskeleti bulunan Australopithecus (maymun-adam) türünün yıllar içinde Homo türüne dönüştüğü düşünülüyor. Yine Etiyopya’da bulunan 3.2 milyon yıllık ‘Lucy’ fosili de bu türe ait. Son bulunan iskelet olan Australopithecus’un Ardipithecus türünden evrildiğini gösteriyor.
İki fosil arasında göze çarpan bir fark sonraki türün çene ve dişlerinin önceki türe göre daha güçlü ve sert olması. Bu sonraki türün daha sert ve zorlu yiyecekleri tükettiğinin bir kanıtı olarak değerlendiriliyor. Bunun bir nedeni bölgedeki kuraklığın, canlı türünün beslenme rejimini değiştirmeye itmesi olabilir.
300 BİN YILLIK BİR EKSİK HALKA DAHA VAR
Ata Ardipithecus türüne ait 4.4 milyon yıllık bir fosil 1994 yılında, son çıkan iskelet fosilinden (Australopithecus) yaklaşık 10 km ötede bulunmuştu. Bu iki tür arasındaki 300 bin yıllık evrimin 10 km’lik bir çapta geliştiğini gösteriyor. Bilim insanları, şimdi iki tür arasındaki ilişkiyi somutlaştırmaya odaklanacak.
İnsanoğlunun evriminde eksik halka şimdilik 4.4 milyon ila 4.1 milyon yıl öncesine, bir diğer deyişle ata Ardipithecus’tan türevi Australopithecus’a geçişe ait. Bilim insanları aradaki 300 bin yılın evrim sürecinde özellikle iki ayağa geçişte anahtar dönem olduğunun altını çiziyor.
http://www.ntvmsnbc.com/news/369004.asp
[hr:eb1cc2c1df]
Etiyopya'nın kuzeydoğusunda bulunan 4.2 milyon yıllık diş ve kemik fosilleri, maymuna benzeyen ama iki ayak üzerinde ve dik yürüyen bir varlığa ait.
Araştırmayı yapan, bilim adamlarına göre bu fosil de insanın en eski atası olarak kabul edilen ve Australopithecus anamensis türünün bir üyesi, ama en ilkeli.
Bilim adamlarına göre, son bulunan bu tür, iki ayak üzerinde yürümeye başlayan ilk türle, artık dik yürüyebilen ilk tür arasındaki geçiş.
Göl insanları
Australopithecus anamensis (anam: Turkana dilinde 'göl' anlamına geliyor) fosili, insan evriminin üç temel aşamasının daha önce keşfedildiği ve 6 milyon yıla yayılan yedi insansı türün daha bulunduğu Orta Avaş'ta ortaya çıkarıldı.
Araştırma ekibinden ABD'li, İngiliz ve Japon antropologlar, "zaman içinde süregiden evrim zincirini bulduk. Bu, tek bir yerde zaman içinde meydana gelen evrimin kanıtı" diyor.
Evrim'in izlediği sürecin zekice olduğunu söyleyebilmek için herhangi bir nedenin var mı cem?
Neyi neyle kıyaslıyoruz ?
Evrimin vardığı yer insan soyu değil,şu an hayatta olan tüm canlılardır.
Evrim insan zekasını hedeflemez de umursamaz da !
Zeka'nın faydası kendi türünedir.
Evrim'in bir kuralı var,uygunsa yaşar ve korunur,uygun değilse yok olur.
Bilimin keşfedemediği raslantı olarak kalacağına inanıyorum;
öyle değilde farklı olacaksa bence evrim teorisini destekleyenler bu sorularıda cevapsız bırakacaklardır.
Eğer evrimin arkasında bir tasarım ve bir zeka varsa,
Bu nasıl tasarım,
Bu nasıl zeka ?
deli_cevat
14-04-2006, 15:20
evrimin arkasında ne bir tasarım var ne bir zeka evrimleşebilen yaşar evrimleşemeyen ölür eğer zeka türün kendi yaşamını devam ettirmesi için gerekliyse veya tür zekasını kullanarak yaşıyorsa zeka gelişir
değişmeyen tek şey değişimin kendisidir
Merhaba bu sitede 5-10 sene evvel forumlara katilirdim.Dunya bu kadar degisti ama burada yazilanlar hic degisememis.
Evrim halkalari tamamlansa ne olur tamamlanmasa ne olur.Bir ara gecis formu bulunsa ne olur bulunmasa ne olur.Farzetki bulundu bu Allah'in yoklugunu ispatlamazki ,benim de imanimdan bisey eksiltmez.Evrim teorisi tamamen devre disi kalsa da imansiz da imana sirf bu yuzden gelmez.Iman ile imansizligin sirat koprusu geldi *geldi de evrimin kayip halkasinda mi uzatmalari oynuyor.Neyse,evrimcinin iddiasina gore:
Bulunan form dort ayaktan iki ayaga gecis icinmis.Dort ayakli bir hayvan neden iki ayaga karar kilsin ki,kendisi matematik bilmedigi icin herhalde once 4 den 5,6,7,8,.....40'a kadar yukari dogru (kirkayaklar buradan kalmadir ki,bir donem bu formda idik ama kunduraya para yetmemeye baslayinca geri donduk herhalde) sonra da 4 den 3,2,1,0 (ayaklari olmayan surungenler taifesi buradan kalmadir herhalde)butun ihtimalleri deneyerek en zor olan iki ayak uzerinde durmaya karar vermis demekki.ey evrinen kardes,
ya sen dort ayakla hizli kosup,agaca cikiyorsun yedigin onunde yemedigin ardinda zorun ne ki dun kostugundan daha yavas kosuyorsun ve agaca cikamiyorsun daldan dala ucamiyorsun ilk iki haftada senin eskiden beri gelen dusmanlarin seni ham yapar.bir ay icinde sen eski sahsi dunyanda yeni formunla yasayamazsin ki,yiyeceklerin yukarda kaldi,sen dusmaninla asagidasin,dusman olmasa acliktan olursun,dune kadar muz yiyen adam bugun hic gormedigi kaburga dolmasini nerden bulupda yesin.hadi atesi buldun da sen et sevmezdin ki.sevdin diyelim herkes cig av eti yerken sen niye pisirmeye calisiyorsun.cig et lezzetsiz olsa butun hayvanlar cig et yermi.hadi tadi guzel diyelim senin miden onu hazmetmeyi nereden bilecek .et dedigin sirf kolesterol bak simdi bizler yememek istiyoruz saglik icin.
Yaratma olayinda Allah belki de butun secenekleri yaratmistir.yani bu kuremizde gorduklerimiz bildiklerimiz,uzay dedigimiz yerde bulunanlar ki henuz gormedik ve de bizde melek,cin vs denilen ve maddi 5 duyumuzla gorulmeyenler(belki bir kismi yapay duyu organi gibi olan rontgen vb makinelerince gorunebilir.).Bizce,
Allahin nazarinda ilk ve son olmadigi icin zaman mevhumu da yoktur.yani hersey ayni an diliminde olmaktadir Allah nazarinda.
Ama biz zamanla kayitli oldugumuz icin evvel ve sonraki kavramlari vardir.Yani bizim oldugumuz yerden bakinca Allah basitten murekkebe (ileri formlar) dogru yaratmistir.buna tekamul kanunu denir ki,yaratilan herseyin merhalelerden gecerek kemale erip bu dunyadan cekilmesini ifade eder.dogma buyume olme.bu insan icinde gecerlidir.bocek icinde dunya icinde gunes icinde.ve de tum canlilari tek bir canli farzetsek onun icinde gecerlidir.
demek ki maymun insandan once yaratilmistir.cunku daha basittir.
bu kanunu geriye dogru isletsek tek hucreye ve atoma ve daha gerisine dek gideriz.oradan baslayinca da .hep Ilahi dedigimiz irade ve tercih sistemi ile daha iyiye bir gidis goruruz.
Ama tek hucreli bir canli kendi kendine(kendini bilmez cunku akli yok),bir tercih yurutup ki secenekleri de bilemez,iyilesme yonunde bir irade sergileyemez.nasil cogaltacak kendini .cogalmak diye bir kavram yok ki.cok hucre ne demek o zamanlar bunu duyan eden yok,her yer tek hucreli canlilar.durduk yerde cok hucreye gecis niye gerekli.hayat guzel boyle.
Ey evrinen hucre,hadi bir sekilde sana cogaldin dediler.iyi de sen birtek seydin sen,karaciger hucresi olmayi bilemezsin ki,veya onu bilirsin de goz hucresi olamazsin (sen hic goz diye birsey duydunmu karaciger ne demek kimse de varmi ki)iyi de bunlari beyne baglamak lazim beyin hucresini kim nasil yapacak.nasil baglayacak ya kabul etmezlerse.
ya biz ilim irade ve kudret sahibi bir tek Allaha iman ediyoruz,bu imansizlar ise ayni sifatlara sahip fakat isim vermedikleri sayisiz sayida ilaha iman ediyorlar.yani Allahin butun yetkilerini herbir en kucukten en buyuge kadar ki maddi mevcutlara veriyorlar.yani atomlari hucreleri vucutlari vb her hepsi,akilli,tercih gozeten,iradeli ve kudretli ezeli ve ebedi birer ilah pozisyonunda goruyorlar.Allah akil fikir versin birsey demiyecegim.
neyse yaz yaz bitmez bu hikaye elestirilere gore bakariz musait bir zamanda.iyi gunler
evrimin arkasında ne bir tasarım var ne bir zeka evrimleşebilen yaşar evrimleşemeyen ölür eğer zeka türün kendi yaşamını devam ettirmesi için gerekliyse veya tür zekasını kullanarak yaşıyorsa zeka gelişir
değişmeyen tek şey değişimin kendisidir
Evrimleşemeyen de yaşar. Değişiklikler (mutasyonlar) olabilir, bir avantaj sağlıyorsa yayılırlar. Canlı eğer yaşadığı ortamda ciddi değişiklikler olmuyorsa ve yaşadığı ortama iyi uyum sağlamışsa "evrimleşmek" o canlının (daha doğrusu türün) çıkarına değildir (yani, canlı "ben evrimleşmeyeyim" demez, sadece mutasyonların sağladığı bir üstünlük olmadığı için yayılmazlar). *Türlerin hepsi ya da her grubu aynı hızla evrimleşmez. Bazıları çok uzun süreler boyunca kararlı olarak varlıklarını korurlar. Yazdıklarınızın geri kalanına katılıyorum bu arada.
Ya Sorogren abi ne güzel yazmışın öle. Keşke herkes uzun uzuun yazdığı şeleri böyle mizahi bi şekilde yazsada daha canla okusak. Ellerine zihnine sağlık. Bu arada bayaıı eskiymişin bu sitede, internetin dinazoru diyebilirmiyiz sana ? (kusura bakmazsın dimi?)
sodomo--
16-04-2006, 02:36
sevgili sorogren,
Şimdi şöyle bir durum var; evrimciler her yeni arkeolojik keşiften sonra insanın atasını bulduklarını veya ara geçiş formları vb. bulduklarını iddia ediyorlar,
olabilir, keşiflerin gerçeği anlamamızda önemli bir rolü var.
Fakat bu bilim adamları veya bu bilimsel keşifleri kullanarak bazı tezler öne sürmeye çalışanlar bunun bir "Yaratıcı" düşüncesini ortadan kaldırdığını böylelikle doğada herşeyin kendi kendine içsel süreçler ile dışsal faktörlerin bileşkesine bağlı olarak geliştiğini, herhangi bir akılsal *müdahaleye gerek olmadığını iddia ederek din, iman, inanç vb. olgulara karşı savaş açmaya çalışıyorlar.
Daha önceleride söyledik, her fırsatta söylemeye devam etmek zorunda kalıyoruz bazı gerçekleri ;
BİYOLOJİK ANLAMDA EVRİM GERÇEĞİ YARATILIŞIN ANTİTEZİ OLAMAZ.
Çünkü yaratılış *evrimi de içine alan ama çok daha geniş bir alana uzanan bir gerçekliktir.
Yani evrim yaratılışın ufak bir detayıdır yalnızca.
Tabi mevcut dinler (İslamiyet, Hristiyanlık, Musevilik) ve onların kutsal kitapları böyle bir evrim sürecine izin vermediği için buna *şiddetle karşı çıkmaktadırlar.
Çünkü bu insanlar için din tutunacak bir dal gibidir ve evrim teorisi adeta onların tutunduğu dalı elinden almaktadır.
Zira bu mevcut dinler,yaratılışı kısmen akılsal kısmende akıldışı süreçler ile (kutsal kitapta yazılanın dışına çıkamayacakları için) kavrama üzerine kurulmuştur.
Mesela;
dünyanın 6 günde nasıl yaratıldığını tartışırlar,
kutsal metinlerde dünyanın yuvarlaklığına kanıtlar bulmaya çalışırlar,
kutsal kitapların matematiksel mucizeleri ile uğraşırlar,
tanrının nasıl bir şey olduğunu veya olmadığını tartışırlar,
meleklerin cinsiyetini tartışırlar,
cenneti, cehennemi tartışırlar vb.
tartışırlar da tartışırlar.
hal böyle olduğu için akılsal tezler onların çok ilgisini çeker ve tanrısal varoluşu çürüttüğünü iddia eden bu tip tezleri kendilerine bir saldırı olarak algılarlar.
tabii konunun bir tarafında mevcut dinlerin halihazırda sergilediği binbir zırvalıktan kurtulup kendini rahatlatmak isteyen evrim camiası-ki bu insanlar için yaratılışı kabul etmek kutsal kitabı kabul etmek anlamına gelir- diğer tarafta eğer evrim teorisi çürütülürse tanrısal bir varoluşun kesin olarak bilineceği ve akılsal bir hale geleceğini düşünerek kendisini bu tanrısal varoluş ile ilgili şüphelerden kurtarabileceğini umut eden din adamları ve dinine bağlı insanlar, dinine bağlı bilim adamları vb. insanlar.
Açıkçası bu tartışma hiç bir zaman sonu gelmeyecek bir tartışma olacaktır doğası gereği
peki neden ?
Çünkü her iki anlayışda AKLI başat bir unsur olarak ele almaktadır. Ve KANIT aramaktadırlar.
Halbuki ALLAH'ı bulmaya giden yol AKIL dan değil KALP ten geçer.
ve bu yolun yolcusu gerçeğin tam İÇİNDE yaşar, GÖZLEM yapmaz dışarıdan.
Labaratuarı da KENDİSİDİR
AKIL için ulaşması imakansız görünen ve bu yüzden de varlığı inkar edilen TANRI,
KALB 'in kapı komşusudur. Yani AKLIN hayal bile edemeyeceği tanrısal gerçeklik KALP için anlaşılması ve bilinmesi olağan bir şeydir. Bu yüzden KALP ile yola çıkan AŞK yolcuları ALLAH'ın varlığından zerre kadar şüpheye düşmezler çünkü zaten bilirler ki tek gerçek KENDİLERİ dir ve O KENDİLERİNDEDİR.
Bir insanın kendisini inkar etmesi mümkün olamayacağı için ALLAH'ı da inkar etmesi mümkün değildir. O yüzden kendi varlığını ve varoluşunu içsel olarak gözleyemeyen bunun yerine kendi dışındaki ağaçı, kuşu, bulutu, maymunu, fosili ve bilumum börtüböceği gözleyerek bir yere varacaklarını sananlar büyük bir yanılgının içindedirler. Bir gün uzaklarda aradıkları ALLAH'ın aslında yanıbaşlarında olduğunu anlayacaklardır.
*
Dün özledim de seni coştum birden bire; *
Çıktım senin yerin dedikleri göklere. *
Bir ses yükseldi ta yukarıda, yıldızlardan: *
Gafil, dedi; bizde sandığın Tanrı sende! * (Hayyam)
sevgili sodomo,
dediklerinin buyuk bir kismina katiliyorum.
kufur ile iman arasindaki mucadele her zaman her platformda devam edecegi icin,cunku biz ler yasadikca dunyaya gonderilisimizdeki imtihan sirrinca kimileri bu tarafi kimileri karsi tarafi tercih edecektir.tek tek fertler imana gelse bile zaman seylinde imansizlik degisik suretlerde devam eder.taki kiyamete kadar.dolayisiyla evrimcilik de bitmez.o fosiller dile gelip biz evrim yapmadik deseler de bunlar fosillere de inanmaz.zaten bir sure gecince bunlarin kalpleri gozleri ve kulaklari gibi Allaha ulasma araclari; hak sozu dinleyip,Allahi bulamaycaklari tarzda muhurlenir.
Allah ve kalple ilgili dusuncelerin klasik manadaki iman standardinin *zahiren ziddina gibi ifadeler iceriyor.Hakikatte kalp iman yeridir.Fakat oyle kalbi bu zamanda kimde bulacaz.
Insanin fitrati Allaha nasil rahat ulasirsa birak oyle ulassin.Insandaki *akil ve kalp gibi latifeler Allahi kendince bulabilir.neyse Allahi bulana neyle buldun diye hesap sormayalim.
Elbette evrim teorisi genel olarak bir tanrı varlığının reddini değil ama tüm semavi dinlerin yani İslam, Hıristiyanlık ve Musevilik dinlerinin yanlış olduğuna dair bir delildir bana göre.
İslamın tanrısına benzemeyen tanrı kavramıyla ne kavgamız olabilir ki?
sevgili cem,
Allah size ne yapti?
Bu forumlarin bir yerinde de yazmistim:
Sizlerin ki sirf Allaha dusmanlik.Yildizlarla gokte Allah yazilsa da,evrim fosilleriniz canlanip sizi reddetse de sizinki inatci bir Allah dusmanligindan baska bir sey degil.
Allah size karsi bu kadar dusman degil.Hala size can ve firsat veriyor.Bence azcik taasubu birakin yeni dilde yobazlik diyorlar buna.
Yani baslarken dusman baslamanin alemi ne?Allahin topu topu istedigi kotuluklerden kac,iyilik yap.her durumda da sonunda da yine ozel rahmete tabi olabilirsin.yani tevbe ederek belki af olursun.hepsi bu.
bence baslarken aklen ve ,mantiken *hicbir zaman ispatlanamayacak Allah yok diye degil Allah var olabilir diye baslansa sonuc herkesi Allaha goturur.Bu daha objektif ve akla yakindir.zira yok diye baslayinca bastan sebebsiz taraf oluyorsun.ve inat ve gurur insani geri donulmez hale getirir.
Bu kainati boyle yaratip insani icine koyan Allah elbette yarattigi insanlarla da bir iletisim kuracak ki en ust boyutta ,Kur'an ve Hz.Muhammed son halkasi olup Hz.Ademden baslar.
neyse biz sizin gibi yapmadigimiz icin musluman olduk.zor olani sectik.ama baska yol olmadigini gorduk ve bildik.ziraYaratici ve O Yaraticinin bizimle kontak noktasi olan Hz.Muhammede ulasinca hak olduklarini *gerisinin bos oldugunu anladik.
Sevgili Sorogren,
Öncelikle sitemize hoş geldin. Ancak sanırım sen bir yukarıdki yazımı okumadan yeni bir yazı yazmışsın. En iyisi düşünerekten tekrar bir oku.
istavrit
16-04-2006, 18:58
*
Allah size karsi bu kadar dusman degil.Hala size can ve firsat veriyor..
sizin allahiniz kuran allahi degil sanirim...
Cani ciksin o insanin, o ne nankordur! 80/18.
bu allahmi bize dusman degil arkadasim..sadece bize degil, daha once gonderdigi dinlere inanan insanlarada dusman..
13- Ve dileseydik herkesi doğru yola sevk ederdik ve fakat benden şu söz çıkmıştır, mukadderdir bu: Elbette cehennemi, bütün insanlarla, cinlerle dolduracağım.
hangi firsattan soz ediyorsunuz siz..cehennemi ne icin yarartti sizin allahiniz..takdir allahin ise size ne oluyor...o cehennemi bizlerce dolduracagina soz vermisti...
kuranin sadist allahi *dileseydik herkesi doğru yola sevk ederdik diyor..demekki dilemiyor..zira insanlari sevmiyor..
Tekvir;29: Allah dilemedikce, siz dileyemezsiniz...
birakin tebligi...allahiniz dileseydi bizde gunde 5 takla atardik...
kendi dininiz ile celismeyin lutfen...
istavrit kardes,
yazimi okuyup *bu tatil gunu cevap yazma zahmetine katlandigin icin tesekkur ederim.umarim fazla vaktini almamistir.
Evvela Allah birdir.Sunun bunun Allahi olmaz.Ama benim inandigim rahman rahim kerim olan yaraticimiz *Allah ile senin fikrinde yarattigin ve itiraz ettigin mevhum aynimidir bilemem.yani sen yuttugun ateist dolmalariyla sahip oldugun ve her gecen gun degisip gelisebilen bir mevhuma karsi imansizsin ve de *belki senin hayalindeki gibi *sacma sapan ve gercege mutabik olmayan bir itikad sistemi benim de karsima ciksa idi ben de reddederdim.neyse.
Kur'an-i Kerimden ayet falan ornek vermeyin hem inanmiyorsunuz hem de Kur'ani kendinize delil gosteriyorsunuz.bu biraz ters oluyor.ben size Kur'andan hadisten bahsettim mi.verdiginiz mealler de cimbizla cumlenin icinden yalan yanlis cekilmis kelimeler.ben sizin bu forumdaki yazilarinizdan cimbizla cekerek istedigim her sekilde sizin hakkinizda iftira atabilirim.secmece sacmaca yapmayalim.bu biraz dusukluk olur.
Allahin Allah dusmanina dusman olmasi kadar dogal ne olabilir.Ayetlerin muhataplari kim bakmadankim kime soylemis incelemeden kur'andan alinti yapmayalim.Ama sana su anda Allah birsey yapiyormu,bak gayet hayattar ve akillisin,senin icin bu bir firsat degilmi?istesen su anda sadece dur bakayim ya biz niye boyle yapiyoruz ki,Allah niye var olmasin ki dedigin anda senin icin hersey yeniden baslayabilir.bu simdi klasik dusmanlikla bir sayilir mi.bu sansi sen Allaha veriyormusun.
Allah cehennemi yaratti diye sen girmek zorunda degilsin.Ayrica rahmeti azabini gecmistir denilmistir.imanli olmak kaydiyla herkes cehennemi hakedebilir ama son tahlilde kimlerin girecegini Allah bilir.Dunyada bile ozel ve genel aflar varken Allahin seni imanli isen *yakmaktan zevk alacagini mi zannediyorsun.
Takdir Allahin olsa da o takdirin tecelli etme anahtari sendedir.Allah su anda sana nasil iman takdir etsin,zorla iman olur mu.dogustan imanlilar meleklerdir.insan iman ilke kufur arasinda muhayyerdir.bak ikimizde internetteyiz ayni konuda farkli seyler yaziyoruz simdi Allah sana bana birsey zorluyor mu.istedigin gibi kufur ediyorsun.Zaten sen ile ben arasindaki fark belli olsun diye dunyaya geldik ve imtihana tabiyiz.Allah asikar olsaydi sen de iman edecektin.cennete cehenneme gerek olmazdi.hepimiz cennette olurduk.ama simdiki imansizlar -tabi o zaman imanli olacaklardi- bizimle ayni degeri alacaklardi bu da haksizlik olurdu.kafadan Allaha isyan etmeye hazir birileri bedavadan bizim gibi zorluklar icinde iman edenlerle ayni yerde olacaklar,icinde zalimlik olanlar mazlumlarla beraber olacaklardi.gerci o zaman orasi da buraya donerdi.en iyisi imtihan olup imanli imansiz zalim mazlum ayrilsin.herkes hakettigine kavussun.neyse.
iman icin bir adim atana Allah *iki adim yaklasir.dene gor.
affetmez_iso
17-04-2006, 13:58
BÜTÜN DİNSİZLERE SESLENİYORUMM LAN ANASINI SİKTİKLERİM *OLUM SİZİN ANANIZI S İKMEKTEN BIKTIMLAN YETER LAN BU KADAR MI YÜZSÜZ OLUNUR BİRİ GELİYO SİZİN ANANIZA KÜFÜR EDİYO VE SİZİN SESİNİZ ÇIKMIYO BEN İSMAİL YAZGAN BU FORUMDAKİ DİNDİZLERİN ANASINI BACINISI GOTTEN VE AM DELİGİNDEN SİK EMMMM "BU TURAN DENEN ******NUN EVLADINIDA SİKEM SİZİN GİBİ PİÇLERE KÖTÜ ÖRNEK OLUYO ERKEK OLAN MSN GELİR SEVECEN_44@HOTMAİL.COM BÜTÜN DİNSİZLERİ BEKLİYORUM GELİNKİ RAHATÇA SİKE M ANANIZIN AMMINI ****** COCUKLARI TÜRKİYEYİ YOLDAN ÇIKARTMAYA ÇALIŞAN P-İ-Ç LER
ASLINDA TURAN DURSUN P İÇİNİNDE SUÇU YOK A.Q SİZDE İYİ BİR PİÇ OLMASANIZ BURAYA GELİP DİNİ ELEŞTİRMESSİNİZ SİZİ DOĞURAN O O,ROSPU ANANIZIN SUÇU BUNLAR SİZİ İYİ YETİŞTİRMEMİŞ NEYSE BEN BURALARDAYIMM HER ZAMAN GELİP SİKECEM SİZLERİN O TATLI VE GÜZEL ANALARINIZI _----DİNSİZ PİÇLERİ Sİ,KME FORMU---_
sodomo--
01-05-2006, 00:45
sorogren yazının hercümlesi tel tel dükülüyor. Allahin Allah dusmanina dusman olmasi kadar dogal ne olabilir demişsin.
Olamaz kardeşim olamaz ALLAH kimseye düşman olamaz bu bir insanın kendi evladına düşman olmasından daha kötü bir durumdur. Hem yarat hemde kendi yarattığına düşman ol. Yok kardeşim kabul edilmez bir fikir. Hem Allah düşmanı kim ? Allah'a inanmayan herkes değil mi?
Tabii birde Allah dostları var ki onlarda bu Allah düşmanları ile savaşır dimi ?. Yani kendi yarattıklarını birbirlerine kırdıran bir Allah. *Ne biçim dünya bu ya ?
Ortalık Allah Allah nidalarından geçilmiyor...savaş savaş savaş....cihat cihat cihat....şeriat şeriat şeriat
Kur'an-i Kerimden ayet falan ornek vermeyin hem inanmiyorsunuz hem de Kur'ani kendinize delil gosteriyorsunuz
Niye ? sen Allahın sözleri diye bin takla atıyorsun, mücize üstüne mucize icat ediyorsun, insanların cehaletini istismar ediyorsun, *ama birisi buna dur diyince şu bu...bırakın bu ikiyüzlülükleri.
Allah niye var olmasin ki dediğin anda senin icin hersey yeniden baslayabilir.bu simdi klasik dusmanlikla bir sayilir mi.bu sansi sen Allaha veriyormusun.
Diyelim ki Allah var bu neyi değiştirir ? Ama sen bununla yetinmezsin ki. Üzerine bin tane daha şart koşarsın mesela dersin ki; Öyle Allaha inanmakla iş bitmiyor, Kuran'a da inanacan Muhammedi de sevecen, farzı da icra edecen, sünneti de, sonra bu da yetmez hanımının saçını da kapatacan, *bu da yetmez zikir edecen, risaleler okuyacan, hatim indiricen tabii bunları yaparken birde iyi adam olucan, amelin iyi olacak, kalbinde fesatlık olmayacak........................................ da ondan sonrada belli olmaz hani demi....yani Allah bu bi bakmışsın bir serhoşa, hayat kadınına da lütfunu sunar da yine sana yüz vermez zaten böyle ne serhoş, ne hayat kadınları Allah' ın inayetine kavuştu değil mi ? Bir sabah bi baktılar Allah'ın nuru indi üzerlerine.
Yani şaka ile karışık demem O ki ; sizin tayfanın Allah hakkında bilgisi koskoca SIFIR dır da kendilerini ALİM zannederler.
imanli olmak kaydiyla herkes cehennemi hakedebilir ama son tahlilde kimlerin girecegini Allah bilir
İşte tam da yukarıda bahsettiğim gibi aynı durum, " imanlı olmak kaydıyla cennet AMA YİNEDE ALLAH BİLİR". Ne o kardeşim ? imanda mı kurtarmıyor ?
Dunyada bile ozel ve genel aflar varken Allahin seni imanli isen *yakmaktan zevk alacagini mi zannediyorsun.
Yok yok yakmaktan zevk almaz özlellikle imanlı ise. Ama imansızlar konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim çünkü Kuran'a göre yakmaktan zevk aldığı besbelli baksana ballandıra ballandıra cehennemdeki yakma ritüellerini anlatıyor. Okuması bile korkunç.
Allaha isyan etmeye hazir birileri bedavadan bizim gibi zorluklar icinde iman edenlerle ayni yerde olacaklar
Ne o kıskançık damarın mı kabardı ? Allah'a inanmayanlarda cennette olursa sorogren itiraz edecek Allah'a belli. Yahu sen gittiğin cennetin tadını çıkarsana, ne uğraşırsın imansızlarla anlamadım.
neyse iman icin bir adim atana Allah *iki adim yaklasir.dene gor.
Ben bunu denedim mesela. Daha önce zehir gibi ateist iken zikir ayinine katıldım "cezbe" olmak için vallahi o kadar dua okuduk, el ele tutuştuk diğer mümin kardeşlerimle ama bi şey olmadı. Yani sen hepsini silkeliyosun, titretiyosunda, cezbe durumlarına sokuyosunda bana gelince niye tık yok anlamadım. İnsan kapısına gelen kulunu bi silkeler değil mi ?
Vallahi alem adamlar bu bizim şeriatçılarımız. Umarım bir gün onlarda hakikati anlarlar.
bu topic defalarca kaybedildi *ulasilamaz hale getirildi ama yazalim bakalim yayinlanirsa okunur.kimse okuyamasa da kayitlara gecsin.
arkadasim benim kelimelerim baska senin cevabi yazin baska.
Allah kendi yarattigina dusman diyen kim.ben demedim.
benim dedigim:evvelki yazimda belli.okuyunuz.
Allah herkese kendine iman etmeye yetecek bir omur veriyor.cocukken olenlere veya akli ozurlulere birsey diyen yok.
iman etmeyenlere de gerekli zaman ve firsat verilmistir.yani Allah size bu dunyada bir dusmanlik yapmiyor.
ben bu yasima kadar da binlerce insanla muhatap oldum.kimseyle de savasmadim.iclerinde Allaha dusman olanlar da hala var.
ahirette ise Allahin adaleti devreye girer.herkes kendi yaptiklariyla basbasadir.
Allahin sozleri diye bin takla atmak benim sorunum ve ben inanarak takla atiyorum.ikiyuzluluk bende degil ben Kurana inaniyorum ve ifade ediyorum.
ikiyuzluluk inanmadigi halde referansina basvurmaktir.yani ben degil,.........
size agir gelen Allah degil,Allahin sizden istedikleri....
Imansizlarin Allaha inanmama meyillerinin temelinde dinin emir ve yasaklari oldugunu bu veya diger topicde ben belirtmistim.dogruladiginiz icin tesekkur ederim.
o demi demi diye yazdiklariniz benim ifadelerim *degil ve beni baglamaz ve temsil etmez.bu topic de veya digerinde daha once yazdigim gibi imansizlar kendi kafanizdan uydurdugunuz dini kavramlar ile ayni sozcuk farkli manadaki bizim inanclarimizi yargilamaya calisiyorsunuz.beni dogruladiniz tesekkurler.
Allah hakkinda fikri bir ateistten alacak degilim herhalde.bu tamamen palavradan ibaret olmaz mi.
arkadasim yazimi iyi okuma zahmetine katlanmadan kendi sabit *onfikrinle cevap veriyorsun.sen kendi hayalindeki dini mefkureyi benimmis gibi elestiriyorsun.
ben imanli olmak kaydiyle herkes cehennemi hakedebilir diyorum sen otomatik okuma cevap verme sistemiyle yaziyi kafandaki gibi yazip cevapliyorsun.icehennemi cennet yapiyorsun.yi oku.
senin yerindeki birine sen olsan napardin.butun omrunu sana kufurle gecirmis ve butun yaratilan canli cansiz herbir seyin hukukuna tecavuz etmis birine.(bir cicegin mesela,onu Allah tarafindan hikmetli,faydali,ve bir gaye icin yaratilmislik makamindan;kimyasal corbadan tesadufen olusan bir atom yumagi derecesine dusurmek o cicege veya daga tasa kusa bocege gunese aya yildiza insana hakarettir ve tecavuzdur.)
Kimse kimsenin cennetine karismiyor.Bu adalettir.fesat cikaranlar ile masumlar bir arada olursa orasi da dunya gibi olur.yani zulum ve adaletsizlik.
ben islamin ve imanin sartlarinda zikir ayini veya cezbe diye birsey gormedim.bu yasima kadar da ne cezbe gordum ne titredim ne de ayin yaptim.yapsaydim senin basina gelen bana da olurdu heralde.orasi Allahin kapisi mi bilmiyorum.benim bildigim Allhin kapisi kalbdeki iman ve onun yansimasi ezan ve namazdir.
yenidendogus
10-05-2006, 19:31
Bu resim geçen yaz Hürriyet'te yayınlanmıştı. Tüm primatların ortak özelliği olan dik yürüyüşe çabuk uyum sağlamayı gösteren güzel bir örnek. Bu hayvan mide spazmını hafifletmek için sanırım bu tip bir hareketi tercih etmiş.
Hürriyetteki "Hastalandı böyle oldu" fotoğrafına hasta olmayan bazı maymun türlerinde de rastlayabiliyoruz. Zaman zaman Discovery türü belgesellerde rastlanıyor 2 ayağı üzerinde dik yürüyen gorillere. Ancak birkaç adım attıktan sonra 4 ayak pozisyonuna geçiyorlar. Bu ya omurlarının yüke yeterince dayanıklı olmayıp yorulmalarından kaynaklanıyor ya da 4 ayakla hareket kabiliyetleri daha fazla olduğu için. 2. söylediğim şık daha doğru gibi geliyor. Çünkü alışkanlıkları, deneyimleri o şekilde.
yenidendogus
11-05-2006, 22:23
Yalnız bu hayvan öyle iki adım dik yürüyüp dört ayak pozisyonu almıyordu. TV'de de gösterdiler. Baya uzun bi süre bu şekilde yürüyor. Ne olursa olsun bu tip görüntüler bizim de bir zamanlar ilkel bir türden nasıl evrimleştiğimizle ilgili ipuçları barındırıyor işte. Yaratılışçılar boşuna kendini yormasın. Bizler de primatların bir koluyuz. Bu hayvan böyle ayaklanıp yürüyebiliyorsa bizim hominid atalar da bu şekilde iki ayaklılığa uyum sağlamış olabilir. Zaten iki ayaklılık çok önceden beri varmış zaten. Öncü primatlar da bile. Açık arazilerin yaygınlaşması bu yürüyüş şeklini güçlendirmiş olabilir. Alışkanlık bu tabi. Bu alışkanlık biz de dahil tüm primatların ortak özelliği. Biz daha fazla uyum sağladık tabi. Açık savana maymunuyuz bi bakıma. Gurur duyuyorum avcı atalarımla hepsi aslan gibi çocuklardı. Bugünlerimizi onlara borçlu olduğumu da biliyorum.
Herhalde bunu da görmüşsünüzdür. Ben yine de bir link vereyim
http://www.bbc.co.uk/pressoffice/pressreleases/stories/2006/03_march/07/fours.shtml
Evrim halkalarindan biri de 1990 dan beri incelenmeye alinan Genom Projesidir.GenomBir organizmanın sahip olduğu genetik şifrelerin tamamına verilen addir
İnsanın genetik kimlik kartı olan DNA’nın tam bir haritasının oluşturulmasına yönelik ABD, Fransa, İngiltere, Japonya ve Çin’den uzmanların katıldığı geniş çaplı araştırmanın sonuçları, araştırmanın İngiltere ayağını gerçekleştiren Sanger adlı Genetik Araştırmalar Merkezi ve araştırmalara katkıda bulunan Wellcome Vakfı tarafından yapıldı.
Londra’da yapılan açıklamalar, 16 ayrı merkezde yürütülen araştırmaların, insan genlerinin yüzde 97’sinin çözüldüğüne ve bu genlerin yüzde 85’inin de doğru şekilde sıralandığına işaret ediyor. Bulguların kanser ve kalp hastalıkları başta olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde de çığır açacağına dikkat çeken uzmanlar, gelişmeleri insanlık tarihinin en önemli devrimlerinden biri olarak tanımlıyor
GEN HARİTASINDAKİ ÖNEMLİ NOKTALAR
10 yıllık çalışmalar sonucunda ortaya çıkan bilgiler bize kim olduğumuzu gösteriyor:
insan vücudundaki 100 trilyon hücredeki DNA kodlarının her birinde 3 milyar karakter var... Eğer insan vücudundaki bütün DNA'lar ard arda eklense dünya-uzay arasındaki mesafe 600 kez katedilirdi... DNA içindeki bilgi 61 metre kalınlığında bir kitap olurdu... DNA'lardaki genlerin yüzde 97'sinin işlevi bilinmiyor... İnsanlar arasında, DNA sadece yüzde 0.2 farklılık gösteriyor... İnsan DNA'sı yüzde 98 oranında şempanzeninkilerle aynı...
Dr. Dexter, insanın gen haritasının çözülmesiyle insanlığın bir gecede bütün hastalıklara çare bulmasının beklenemeyeceğini, ancak pekçok hastalığın tedavisiyle ilgili gelişmelerin sırada olduğunu vurgularken, genlerin sıralanmasıyla ilgili bilgilerin bilimadamlarına hangi hastalıktan hangi genin hatasının sorumlu olduğunu öğrenme imkanı sunacağını hatırlattı. Dexter, böylece kanserden kalp hastalıklarına kadar geniş yelpazedeki pek çok hastalığın önlenmesinin mümkün olabileceğini anlattı.
Insanlik adina bilimi etik acidan elestiren bazi bilimadamlari bu gelismelerin insanlik adina kotu kullanilacagini dusunerek bilimi ve bu calismasini karalama cabalarini surdurmekteler
Bunlardan biri olan Harun Yahya sitesinde bilimi ele aldigi mantiktaki cikmazlarla yaptigi bilimide ortaya koyarcasina su aciklamada bulunmus;
"Evrim efsanesi
Ağaçlardan aşağı inen, yeni bir yaşam alanına uyum sağlayan ve kademeli olarak yeni biyolojik özellikler kazanıp harika bir insana dönüşen şempanze benzeri canlının hikayesi modern kültürün en büyük safsatasıdır. Burada son derece ilgi çekici olan nokta, genetik araştırmacılarının, kendi bilimsel akıllarının tesadüf ve amaçsız doğa olaylarının bir ürünü olduğu inancıyla bu efsanenin izlerini insan ve şempanze genomlarında aramaya çalışmalarıdır. Kendini kimyasal süreçlerin ürünü olarak açıklamaya çalışan bir zihinden gelen bu batıl inanca inanmak için hangi mantıklı sebep gösterilebilir?
Hiç, elbette.
Evrim teorisi, yaratılış gerçeğinin üzerini örtmek için tezgahlanmış bir aldatmacadır. İnsan ve şempanze evrimleşmemişlerdir. Her şeyin yaratıcısı olan Allah’ın yarattığı mükemmel varlıklardır. "
Bastan sorgulamadan arastirmadan yapilan bilim mantiginin yaptigi bilim hizmeti budur!
Bu projeyi arastirmak isteyenler icin adres link asagidadir,ayrica bilim ve teknik dergisinden takip edebilirler
http://yunus.hacettepe.edu.tr/~dugel/genom.htm
Harun Yahya bir taraftan bilim adina "aklinca"Evrim Teorisini curuturken bir taraftan da bunu kendi sitesinde kabul etmis;Gorelim;
"Genomu deşifre edilen canlılara şempanze de katıldı. Elde edilen veriler, uluslararası bir araştırma ekibince insandaki karşılıklarıyla karşılaştırıldı ve çalışmanın sonuçları Nature dergisinde açıklandı. Araştırma ekibinin edindiği sonuçlara göre, insan ve şempanze birçok geni paylaşıyordu ama aynı zamanda benzerliklerin yanı sıra oldukça önemli farklılıklar da vardı. Öyle ki, bu ilk kapsamlı genetik karşılaştırma, daha önceden gerçekleştirilen ve kısmi genom analizine dayalı olan çalışmalarda elde edilen genetik farklılık oranını üçe katlamış durumdadır. Önceki çalışmalarda %98.5 civarında oranlar elde edilmişti, bu son çalışmada elde edilen oran ise %96’dır. "
"Bu oldukça çarpıcı bir itiraf çünkü evrimciler on yıllarca toplumu insanla şempanzenin %99 genetik benzerlik ortaya koyduğu propagandasıyla yanılttılar. Ama şimdi bunun yüzeysel ve yanlış bir yorum olduğu ortaya çıkmış durumda. "
Harun Yahya evrim teorisini yuzde 96 kabul ettigine gore;
Bilim her karanligi aydinlatir,aydinlatacaktirda...:)
Bir jeolog olarak olaya el atmak lazım.
Ben ünüversitede paleontoloji (paleo= eski, ontos= varlık, logos = bilim) dersi gördüm. Sizler de herhangi bir ansiklopediyi açarsanız hayvan ve bitkilerin evrim şemasını görürsünüz. İlk canlı organizmanın ortaya çıkışı teorisini hepiniz duymuşsunuzdur. (Miller deneyi).
Peki o halde ilk ilkel organizma hangi sebeple evrimleşip bitki ve hayvana dönüştü?
Eski zamanlarda ve şu anda bile binlerce TÜR var. Bu türlerin ilkel organizmadan evrimleştiğini iddia eden uzun şema gayet uzun. Evrim sürekli var ise bunun sebebi ne? Şu anda evrim geçiren canlı var mı?
Eğer evrim sırf DNA ile ilgili ise şu anda bütün canlıların DNA'sını tamamıyla bilmediğimize göre evrimi iddia etmek için ERKEN değil mi?
Kendi bakis acindan bile baktiginda Harun Yahya nin kabul ettigi DNA gercegini kabul edersen,bakis acin degisecek ve bu sorularin kendi icinde bir gereksizlik oldugunu anlayacaksin sevgili jeolog,anasayfada evrim teorisi hakkinda genis bilgiler mevcuttur,sevgiyle kal
Not:Genom projesi hakkinda yukaridaki linkte genis bilgiler mevcuttur,yararlanabilirsin
yenidendogus
12-05-2006, 22:05
Eski zamanlarda ve şu anda bile binlerce TÜR var.
Bu bilgi doğru değil. üstelik bir jeolog dan duymak çok şaşırtıcı. Şu an da binlerce değil milyonlarca çeşit tür barınıyor gezegenimizde. Bu sayı Kambriyen de bu kadar değildi. Ondan sonraki dönemlerde de bu kadar değildi. Kambriyen den bu yana hayvan filumları sürekli yükselen bir artış gösterir. Yani sayı sürekli artıyor. Bazen türler yok oluyor yerine yeni türler geliyor. ama çeşitlilik artma eğiliminde. Bu çeşitliliğin azalması bizim sayemizde oluyor son zamanlarda.
Evrim sürekli var ise bunun sebebi ne? Şu anda evrim geçiren canlı var mı?
Bir jeolog değil bir ilkokul öğrencisinin soracağı bir soru bu. Ben sizin yerinizde olsam bu soruyu silerdim mesajımdan. Hala daha bu sorunun cevabını bulamamışsanız yazık...
Evrim sürekli var ise bunun sebebi ne? Şu anda evrim geçiren canlı var mı?
Bir jeolog değil bir ilkokul öğrencisinin soracağı bir soru bu. Ben sizin yerinizde olsam bu soruyu silerdim mesajımdan. Hala daha bu sorunun cevabını bulamamışsanız yazık...[/quote]
Bu soru niye ilkokul öğrencisinin soracağı soru olsun?
Bana açıkça söyle: ŞU ANDA EVRİM GEÇİREN CANLI VAR MI?
Şu anda evrim geçiren canlı var mı?
Bu soru niye ilkokul öğrencisinin soracağı soru olsun?
Bana açıkça söyle: ŞU ANDA EVRİM GEÇİREN CANLI VAR MI?
E pesss yani. Bunu soran jeolog. Hadi sürüngeni, uçarı kaçarı bir yana bırak evrim geçirmekte olan İNSAN diye bir yaratık var. Kafatası bin yıl evvele nazaran küçülen, ağzının içindeki diş sayısı azalan İNSAN var birader. Daha yüzyıl evvelki 33 diş artık 33 değil. 28-30 civarı. Hani beygir muamelesi yapmış gibi olmayalım ama bir say hele dişlerini. Ha bir de cep telefonları çıktı çıkalı mesaj yazmaktan başparmağın evrim geçirdiği söyleniyor. Daha esnek hale geliyormuş. Japonlar bu yüzden cep telefonu varken doğan ve de 5 yaşında döt cebine telefon giren bu kuşağa 'Yubi Sedai' diyorlar (başparmak kuşağı). Bu kuşağın başparmağı daha kaslı ve daha büyük. Evrim süreklidir.
Erkeklerin birkaç yüz kuşak önce memeli olduğunu biliyor muydun? Senin birkaçyüz kuşak önceki deden memesinden süt veriyordu. Görev dağılımında mağarada kalıp bebek büyütmek kadına kalınca dedenin memesi köreldi, kurudu. Senin birkaç kuşak sonraki erkek torununun da tekrar memeli olma ihtimali var ha! Hormonlu gıdalar erkeklerde meme geliştiriyor diyorlar.
Var mı başka meme? Pardon soru...
istavrit
13-05-2006, 17:52
bende insanin hala evrim gecirdigine inananlardanim...
yuzyillar once afrikadan amerika kitasina goc eden afrikali siyah insanlar, iklim, calisma, beslenme ve dogal kosullardan dolayi degisim gecirmektedirler..afrikali zencilere gore amerikali zenciler daha guzellerdir..ciltleri daha narin, dudaklari ve burunlari daha kucuk, renkleri afrikalilara gore daha aciktir...artik saclarida afrikadakiler kadar kivircik degil..afrikada bir whitney huostun, tina turner oldugunu sanmiyorum,
kenyadan yeni gelen biri ile, 10 jenerasyon once amerikaya goc etmis kenya'linin arasindaki farki gormemek icin kor olmak gerek..
ve *diger irklarla evlenen zencilerin cocuklari kendilerine gore dahada beyazlasmaktadir..
buda evrimin bir turudur..
michael jackson'unu saymiyorum bile....ondaki degisim dis etkenlerle olusuyor..ayrica buda insanin evrime etki edecek duzeye geldigini gosteriyor..fakat diger saydiklarim dogal degisimdir..yani evrim devam etmektedir..
bugun bilim adamlari labratuarlarda hayvanlarin genleri ile oynayarak yeni canli turleri elde etmektedirler..
siz hic zebra cizgili bir geyik gordunuz...bunu bir belgeselde izlemistim...kimbilir bilim adamlarinin aciklamadiklari daha ne tur degisimler bekliyor bizi..
bir soru sordum masal anlattınız.
yahu millet sizin genetikten haberiniz yok galiba? sizi biraz aydınlatalım:
biiiiiiir : ortam şartlarının değişmesiyle organlar gelişir veya körelebilir. Fakat tür değişmez. yani afrikalı zenci ile los encılıs'lı, ni york'lu, san fıransisko'lu ve hatta Havaili zenci çiftleşse çocukları yine insan, yine insan ve yine insanDIR (nokta)
ikiiiiiii: çok iyi bilirsiniz ki babası eşek, anası at olan canlı KISIR dır (nokta) sığır ile mandanın yavrusu doğmaz bile (nokta) sığır ile bizonun yavrusu sakat doğar ve yaşamaz (nokta)
peki yeni tür oluşturan şartlar nedir (soru işareti)
haaa, bir hatırlatma : afrikada çekilen belgeselleri izlerseniz züraa ile ceylan aynı yerde beslenir ve aynı su kaynağından su içer (burada da nokta var) niye zürafa ceylana dönmüyor veya niye ceylan zürafa doğur muyor (tekrar soru işareti)
bayseyyah
16-05-2006, 21:32
öncelikle ara geçiş kanıtları nın darwıncıler tarafından bir takım insan iskeletleride eklenerek amacından saptırılarak topluma ara geçiş formu olarak tanıtılması tamamen evrimcilerin soytarılığından başka bir şey değil ..
mesela daha öncede ara geçiş formu olarak bir kafa tası sunuldu kamuoyuna fakat kafatası ile ilgili daha sonradan yapılan kontrollerde insan kafa tasına yaban domuzunun dişlerinin büyük bir ustalıkla monta edildiğini bilim adamları tarafından itiraf edildi..
kısacası olmayan bir şeyi aradığınızda tabiki o ve ona ait de bir delile ulaşamazsınız ama bu size hayal gücunuzu kullanarak bir takım kandırmacalar yaparak insanları kendinize inandırmaya çalışmak hakkını vermez...
peki milyonlarca senedir geçmişe sahip fosiller bulunduğunda ve bunların şu anki canlılarla bire bir ölçülerde olduğunu gören darwıncıler buna neden bir yorum getirmiyor...
yenidendogus
16-05-2006, 22:42
kısacası olmayan bir şeyi aradığınızda tabiki o ve ona ait de bir delile ulaşamazsınız ama bu size hayal gücunuzu kullanarak bir takım kandırmacalar yaparak insanları kendinize inandırmaya çalışmak hakkını vermez...
Siz bilim adamlarını kendinizle karıştırıyorsunuz herhalde. Hayal gücüyle kandırmaca sanatında yaratılışçılar herkese taş çıkartır. Gittikçe daha da mükemmelleşen bir evrimleri var yaratılışçıların...
Yaratılışçıların evrimcilerle ilgili en ünlü mitosu PİLTDOWN olayıdır ki bu olay gerçekten sahtekarlıktı. Geçen yüzyılda yaşanan bu olay bir bilimadamının kariyer sahtekarlığıydı. Bu olay bulunan yüzlerce binlerce fosilin yanlış veya sahte olduğunu kanıtlamaz. Bir kere Darwinci diyip soytarı olarak nitelendirdiğiniz insanlar bilimadamıdır. Şarlatan değil. Dağ tepe ellerinde kazma kürek fosil arayan bu insanların alınterine saygı duyun öncelikle. Sizin gibi mistik hülyalar peşinde koşmadılar. İşin gerçeğini bulmaya çabaladılar buluyor ve gözünüzün içine de sokuyorlar. Ama dinsel dürtüleriniz o kadar güçlü ki bulunan her fosil sizin için sahte. Yapılan her araştırma, sunulan her bilimsel makale soytarılık. Değişmeyen canlılar olduğunu söylüyorsunuz. Özellikle HY'ciler bunları kullanıyor. Evrimsel rekabetin daha az yoğun olduğu bölgelerde türleşme görülmeyebilir. Koelakantlar mesela değişmemişlerdir. Bu evrimin olmadığını göstermez. Değişen ve doğal seçilim baskısına daha çok maruz kalan türler daha çok değişikliğe uğrar. Balinalar gibi.
Hala daha evrimin mantığını algılayamamış jeolog kardeşimiz. Tür değişir ama nasıl bakınız. Öncelikle tür içi çeşitlilik oluşur. Bu çeşitli gruplar coğrafi yalıtım, ya da göçler sayesinde birbirlerinden bi şekilde uzaklaştıkça yeni dahil oldukları bölgelere uyum sağlayanlar bu uyum sağlamada üstünlük kazandıran özelliklerini daha çok kullanırlar. Bunun sonucu olarak daha da çeşitli alt gruplar oluşur. Bunlar da hareket alanlarını genişlettikçe farklı alanlara yayıldıkça çeşitlilik daha da artacak artık ata türle çiftleşemeyecek hale gelince farklı bir türe dönüşmüş olacaktır. Mesela yılanlarla kertenkeleler akrabadır. Zamanla birbirlerinden uzaklaşmışlar, farklı özelliklere sahip olmuşlardır. Mesela pitonlarda halen işe yaramayan bir bel kemiği artığı bulunmaktadır. Körelmiş pençeler de vardır. Ama kertenkele veya diğer soğukkanlı sürüngenlerle hemen hemen fenotip açıdan benzerliklere sahiptir. Organın kaybedilmesi türleşmeye giden yolun birinci basamağıdır. Hem bir memelinin bir anda yumurtlayan bir hayvana dönüşmesini ancak yaratılışçılık gibi mistik bir öğretiye inananlar düşünebilir.
Böyle bir şey yok. Evrimin böyle bir öngörüsü yok güzel kardeşim. Bir kertenkelenin memeli bir canlıya bir anda dönüşmesi mümkün değil. Bunun ara aşamaları olmuştur. Bu çok uzun bir zaman diliminde gerçekleşen dallı budaklı bir olaydır. Şimdi sana burda nasıl anlatalım bunu kendin oku araştır evrim kaynaklarını. Sonra gel burda yazılarını yaz. Sana John Maynard Smith'in EVRİM kitabını okumanı öneririm. Orda türleşmeyle ilgili geniş bilgileri bulabilirsin.
sığır ile mandanın yavrusu doğmaz bile demişsin güzel bak bunu anlamışsın. Demek ki çiftleşemeyen hayvanlar birbirlerinden bi şekilde farklılaşmış bulunuyor. Bak bu türleşmede birinci basamağı temsil eder. Manda ve sığır aynı ortak atadan gelip farklılaşmış iki hayvan grubunu temsil eder. Artık çiftleşemiyorlarsa farklı tür oluşturabilecek potansiyelleri kazanmışlar demektir.
niye zürafa ceylana dönmüyor veya niye ceylan zürafa doğur muyor Bakınız sizin bu konular hakkında gerçekten bilgisiz olduğunuz görülüyor. Zürafa ve ceylan iki ayrı memeli türdür. Bu iki tür aynı ortak atadan evrilmişlerdir. İkisinin en temel özelliği otçul memeliler olmasıdır. Bu yönden aralarında genetik açıdan çok büyük uzaklıklar bulunmaz. Ama ikisi artık çiftleşememektedir. Bunu nedeni üzerlerindeki seçilim baskısıdır. Bu baskı onları farklı fenotiplere iten etkenleri tetiklemiş olabilir. Ceylanların daha hızlı koşabilmek için bacakları gelişmiş, bu hızı sağlayabilmek için vücutları küçülmüş. Zürafaların boy avantajı onlara daha iyi beslenme olanakları sağlamış olabilir. Bu yüzden çok zorlanarak su içerler ama yüksek dallardaki besleyici yapraklara daha rahat ulaşırlar. Zamanla ortak atalarından farklılaşarak ayrılan bu iki otçul tür artık çiftleşemez. Yani bir ceylan zürafa doğurmaz. Bu yüzden işte. Doğal seçilim baskısı nesiller boyunca bu iki türü uyum sağladıkları özelliklere göre farklılaştırmıştır.
Umarım anlayabilmişsinizdir. Yine bu tip tuhaf sorular soracağınızı tahmin edebiliyorum. Lütfen kaynakları iyice okuyun. Sonra konuşalım. Öncelikle John Maynard Smith'in EVRİM isimli kitabını. Evrim yayınlarından çıktı.
Güzel vatanımda bende evrim'in gerçek olduğuna tanık oldum.Bazı insanlar gördüm ki tipleri bir maymun ile insan arası birşeydi.Şimdi canlıların evrimine inanmasan tipsizler derdim.Ama biliyorum ki onların kendi türlerine kendileri güzel geliyordur.İnsan evrimin en açık kanıtı.Yok inanmam diyorsanız büyük şehirlerdeki çoğu mağaralardan inmiş sokak satıcılarının bir bölümü sizi tatmin edecektir.Tipler tamamen maymunlarla insan arası.Evrim teorisinin açık kanıtı.
Resimlere dikkatle bakan evrim teorisini biraz zor inkar eder.
CMKT, sen ciddimisin şimdi bu yaptığında :)
http://www.maasclub.com/resim/01.gif
bu daha inandırıcı olurdu bence :)
bayseyyah
17-05-2006, 02:07
bir tv proğramında darwıncı bir prf. sörün açıklamasını dinledim bana oldukça konuyu açıklayıcı geldi mesela prf.sörün değindiği konu şuydu...
evrim ile alakalı yapılan arkeolojik kazılarda araştırmacıların genellikle içine düştüğü bir hata olmakta oda şu..
yapılan kazılardan çıkartılan kemikler genellikle bir akarsuyun kemikleri bir yere istif etmesi yığmasından dolayı farklı cınslere ait kemikler bir birine karışmakta ve kazı çalışmasını yürüten arkeolog bu kemiklere ulaştığında ise kendince evrimleşmiş bir canlının fosilini bulduğunu zannederek insanlara işte ara geçiş formu bulundu şeklinde tamamen konunun özünden kopuk beyanatlar vermekteler oysaki bulunan o kemikler birden fazla hayvanın bir takım doğasal nedenlerden dolayı ölmesi ve kemiklerinin bir birlerine karışmasından ibarettir...
ve son olarak profesör şu açıklamayı yaptı şu ana kadar evrimi kanıtlayıcı bilimsel anlamda bulunmuş bir kanıt bulunmamaktadır.
bu sözleri delikanlıca açıklayan bir kşi darwincide olsa benim güvenimi kazanmıştı çünkü diğer üç kağıtçı darwıncıler gibi olayları çarpıtmıyordu demekki delikanlı darwıncılerde varmış bunada şahit olmak hoşuma gitti doğrusu bu arada hoşuma gitmesinin nedeni prfesörün benim davamın leyhine açıklama yapması değil bildiği doğruları milyonlarca insanla paylaşmasıydı..
bu arada yukarıda belirtilen resimlere gelince yazımda beliirttiğim gibi bazı arkadaşlar yine hayal gücünü kullanmış...
deli_cevat
17-05-2006, 06:39
hangi tv hangi bilim adamı senin o dediklerin anca harun yahyanın kiraladığı bilim adamı şeklindeki yaratıklardır bu sözümden evrime inanmayanlar alınmasın lafım para karşılığı kendini satanlara dır ayrıca bilim adamının konuştuğu kanal ile adını verseydin daha iyi olurdu
bayseyyah
17-05-2006, 15:56
deli_cevat
bahsettiğim roportajı yaklaşık bir sene önce izlemiştim birilerine bunun ispatını yapacağımı bilseydim o zaman gerekli notu alırdım..
bu *arada darwının düşüncesini savunulması da bilimsel olarak imkansız yani bilimsel değil ..
darwin acaba milyonlarca sene önce insanlar evrim geçirirken yanlarındamıymış bunlara acaba yakınen şahit olduktan sonramı bu düşünceyi savunmuş...tabiki değil darwının ileri sürdüğü sadece sıradan bir tez....bunu sende yapabilirsin yani diyebilirsinki uzaydan gelen oldukça gelişmiş bir teknolojiye sahip farklı bir insan türü tarafından dünyaya insanın tohumu atılmış da diyebilirsin hatta ileri sürdüğün bu iddia tıpkı darwının ileri sürdüğü tezden farksızdır sadece bir iddiadır..
bu arada anladığım kadarı ile komünistsin...sanırım salih gökkayayıda tanırsın türkiyenin eski demirbaş komünist liderlerinden ...
onun hayatını okudum kendini arayan adam /halit ertuğrulun kaleme aldığı kitabı okumanı tavsiye ederim bakış açını 180 derece değiştirecektir...
saygılar..
liopleurodon
17-05-2006, 18:15
Eğer harbiden jeologsan, sen git kayaları filan kaz, su yataklarına bak vs. Biyoloji seni aşıyor, mevzuda külliyeten cahilsin, bomboş tenekesin ve ancak gürültü, hemde bolca gürültü yapıyorsun..
biiiiiiir : ortam şartlarının değişmesiyle organlar gelişir veya körelebilir. Fakat tür değişmez. yani afrikalı zenci ile los encılıs'lı, ni york'lu, san fıransisko'lu ve hatta Havaili zenci çiftleşse çocukları yine insan, yine insan ve yine insanDIR (nokta)
İki tür arasındaki farkı nasıl belirlediğini söylersen işin çok kolaylaşır. Mesela eşek neden attan farklı bir türdür? Eşek ile At arasındaki farklar ile bir güney afrika pigmesi ve eskimo arasındaki farklar, toplamda daha mı fazladır?
ikiiiiiii: çok iyi bilirsiniz ki babası eşek, anası at olan canlı KISIR dır (nokta) sığır ile mandanın yavrusu doğmaz bile (nokta) sığır ile bizonun yavrusu sakat doğar ve yaşamaz (nokta)
Bu da yanlış. Külli yanlış. Katırlar her zaman kısır değildir. Mesele kromozom sayılarındadır. Ama bu tür kormozomal anomali olan hayvanlarda XXY VE XYY Gibi kromozomal durumlar daha sık görünür ve melez canlı üreme şansına sahip olur. Netekim bir katır çiftinden doğmuş başka katırlarda bolca mevcuttur. Basit formüle edersek. Eşek 62, At 64 kromozoma sahiptir. Bu durumda katır 32+31 = 63 kromozomlu olur ve mayoz bölünmede çuvallar gibi öngörülür. Oysa, mayozun ilk fazlarında katırın XY Olması gereken kromozom düzeni XXY Veya XYY Olabilir. Bu durumda katırın üremesi mümkün olur. Bu teorik değil pratik olarak bilinen bir şeydir, doğuran katırlara tarihte sık sık raslanmıştır. Mesela, 2002 yılından bir haber, BBC'den:
http://news.bbc.co.uk/1/hi/sci/tech/2290491.stm
Nokta..
peki yeni tür oluşturan şartlar nedir (soru işareti)
Bu kadar kıt bilginle bunu anlayabileceğine ihtimal vermiyorum. Ama genede, büyük mutasyonlar ve birikimli mutasyonların yeni türlere sebep olabildiği biliniyor. Yani sorunun cevabı aynen mutasyon. Ama, mutasyon her yönde gerçekleşir, faydalı olanlar doğal seleksiyonla seçilir. Örneğin insanda faydalı mutasyon oranı 1/400 olarak gözlenmiştir.
haaa, bir hatırlatma : afrikada çekilen belgeselleri izlerseniz züraa ile ceylan aynı yerde beslenir ve aynı su kaynağından su içer (burada da nokta var) niye zürafa ceylana dönmüyor veya niye ceylan zürafa doğur muyor (tekrar soru işareti)
Zürafa'nın atası ceylana daha çok benzer.. Ama yaşayan zürafa ırkları ise çok çok daha farklıdır. *Okapiler, genetik dökümlerinden anlaşıldığı kadarıyla türleşmenin ortasında kalmış zürafalardır. Bu türün ilerlemesi ile zürafalar ortaya çıkmıştır.
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/1/18/Okapi2.jpg/250px-Okapi2.jpg
Dahası, zürafaların boyunlarının uzun olması, yüksek dallara erişebilme avantajı değil, uzun bacakları yüzünden yere erişme dezavantajına karşılık gelişmiştir. Örneğin su içerken, bu sayede zürafa ayakta durup hızla kaçabilme kabiliyeti sağlamıştır. Elbette hazır yüksek kafa varken, neden yemesin o yaprakları, ama diyeti daha çok yerdeki otlar ve yere yakın çalılardaki bitkilerden oluşur. Aynı şekilde bu uzun boy, uzun ayaklara karşılık zürafanın yerdeki besine erişmesini kolaylaştırır. Diğer yandan, Zürafa zaten yok olma sürecine girmiş bir hayvandır. Bu nedenle zürafa türlerinin pek çoğu yüzbinlerce yıl önce sahneden çekilmiştir. Ve zürafada insanların himayesi olmasa yüz yıllar içinde sahneyi terkedecektir, doğada insan denen, insandan kaynaklanan etmenler olmasa dahi..
Ceylan neden zürafa doğurmuyor ucuz sorulardır. Bir balık yakalayıp neden evrim geçirip akciğer geliştirmedi gibi ayak takımına yakışan sorulardan biridir. Ama ceylanların, yeni bir türleşme faaliyeti içinde oldukları biliniyor. Kuzey kutup dairesine yakın steplerdeki ceylanlar bir süredir kuşları yakalayıp yiyorlar (1970'lerde bir kaç vaka, 1990'da olağan vaka olmuş, tüm kutup ceylanları bunu yapıyor; Bölgede 500 yıldır ceylanlar hakkında gözlemler yapılıyor, çünkü av hayvanı olarak izleniyor ve bu olay daha önce gözlenmemiş) ve bazı küçük anatomik farklar gözleniyor. Tahminen bir kaç yüz bin yıl içinde türleşmeye başlayacaklar..
Evet, hem mikro ölçekte, hem zooloji yönünden biyoloji bilgin sıfır. Daha doğrusu evrim gibi bir konuda laf üretebilecek seviyede değil. Bu yüzden sessiz kalsan herkes için daha iyi olacak. Yoksa bu postlar böyle eşek anırtıları ile doluyor ve şüphesiz eşek anırması en berbat sestir..
"bu arada anladığım kadarı ile komünistsin...sanırım salih gökkayayıda tanırsın türkiyenin eski demirbaş komünist liderlerinden ...
onun hayatını okudum kendini arayan adam /halit ertuğrulun kaleme aldığı kitabı okumanı tavsiye ederim bakış açını 180 derece değiştirecektir...
saygılar.."
Bu Salih Gökkaya, şeriatçilerin üzerinden reklam yaptığı, "eski komünist müslüman oldu" diye sundukları, hatta Tito ile ölüm döşeğinde görüştüğü iddia edilen şahıs değil mi?
Tavsiye edilen kitaba bak.
Bir de onun üzerinden, Tito'nun ölüm döşeğinde müslüman olduğu yalanı öne sürülür.
Tito'nun müslüman olduğunu duyan bir tek bu dönek komünist( !). Şimdi rahmetli..
bayseyyah
17-05-2006, 20:50
panteidar !
öncelikle eleştirdiğin kişileri sanki kendinizden daha zayıf dava savunucuları olarak görme hatasına düşmeyin...
yugoslav devlet başkanı mareşal tito o zamanın en büyük 10 komünist lideri arasında bulunuyordu ve 83 yıllık ömrünün 73 yılını bu davaya harcamış bir komünist yani birileri gibi analarının karnından daha dün çıkıpta bugün komünistçilik oynayan ağzı süt kokan basit insanlardan değil ....
mareşel tito ölüm döşeğinde iken türkiye ve diğer ülkelerden gelen komünist liderler komünist liderin odasında toplanmış titoya moral veriyorlardı ona diyorlardıkı..
sevgili üstad isminiz harf harf komünismin altın sayfalarına yazıldı neden ölümden korkuyorsunuz bakın hepimiz sizin hayranınızız maddeten ölseniz bile manen kalplerimizde yaşayacaksınız..dediler...
tito da onlara dönüp şöyle bir açıklama yapar...
sevgili dostlarım onlarca yıldır komünizmin savunuculuğunu yaptım fakat beni esas korkutan ben öldükten sonra ikinci bir hayatın varlığı şayet ahiret ve ikinci bir hayat varsa benide hiç iyi şeylerin beklemediğini düşünüyorum... ve ben orda mahvolduktan sonra siz beni burda alkışlamışsınız beni övmüşsünüz bana ne kadar faydası olabilir.. der.
ve tito tüm komünist liderlerin tanıklığı önünde allaha inandiğini itiraf eder kısa zaman sonrada vefat eder..buna orda bulunan hasan gökkayada şahit olmuştur..
dolayısı ile bu olay türkiyeyi temsilen orda bulunan hasan gökkaya nezdindede bir deprem etkisi yapmış ve uzunca bir sorgulama dan sonra o ve bir çok komünist tevhide yönelmiştir...
dolayısı ile ben komünistleri ateistlerden daha zeki olarak görüyorum adamlar savundukları ilkeleri mutlak doğru olarak görmemiş sorgulamışlar ateistler gibi kör ve sağır bir şekilde dava savunuculuğu yapmamışlar....
gerçek dava erlerine selam olsun......
Bayseyyah;
Yanlış biliyorsun. Ya öyle inandırılmışsınız. Ya da öyle inandıranlardansın.
Salih denen rahmetli, Tito'nun bu uydurma konuşması üzerine uzunca bir sorgulamadan sonra müslüman olmuyor.
Onun sözde bir otobüs macerası vardır. Bir gezi otobüsünde 1-2 türkü söyler ve yolculara propaganda amaçlı bir konuşma yapar. Sonra bir yolcu ile felsefi konularda sohbet eder ve o yolcu her kimse onun gözünü açar, bakış açısını değiştirir, hidayete erer.
Ardından da Tito masalı ve benzeri uydurmalar oluşturulur. Bir de kitabı yazılır. Al sana bir propaganda konusu. Her yerde bu masal anlatılır. 50 yıllık komünist yaşamından sonra, Lenin kadar meşhur komünist imana döndü diye anlatılır. Halbuki adamı kimse tanımaz. Ne meşhuru, hem de Lenin kadar. Yalanın bu kadarına da pes doğrusu.
Kaptan Cousteau, Neil Amstrong, Goethe, Prens Charles, Tito, Tolstoy'dan sonra sırada Bush mu var acaba?
Bu resimleri gör gel de inanma..
ANKARA - New York Eyalet Üniversitesi Evrim ve Ekoloji Bölümü profesörü Dr. Douglas Futuyma, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen ‘Evrim: Biyolojideki En Önemli Kuram’ başlıklı bir konferans verdi. Dr. Douglas Futuyma, “Evrim Teorisi, insan vücudu ve sağlığı başta olmak üzere bir çok konuda tatmin edici tek bilimsel açıklamadır” dedi.
‘EVRİM OLMAZSA AÇIKLAYAMAYIZ’
Biyolojik fenomenlerin, fizik ve kimya temeline dayandığını belirten Futuyma, bütün organizmaların da çeşitli karakteristik nitelikleriyle biyo-kimyasal süreçlerin bir ürünü olduğunu söyledi. Canlıların anatomilerinin ekolojik dönüşümün özellikleri taşıdığını dile getiren Futuyma, “Evrime inanmazsanız birtakım karakteristikleri anlamak mümkün olamayacaktır” diye konuştu.
DOĞANIN YASASI: ‘DOĞAL SELEKSİYON’
Evrim Teorisi’ne ilişkin bazı bilimsel verileri anlatan Futuyma, evrim düşüncesinin ‘doğal seleksiyon’ ve ‘genetik sapma’ düşüncelerine dayandığını dile getirdi. “Bütün organizmaların ortak bir kaynaktan geldiğini; milyonlarca yıl içinde yeni türlerin ortaya çıktığını” söyleyen Futuyma, “Biyolojik anlamda insanın en yakın akrabası primatlardır” dedi.
‘AKILLI TASARIM’ BİLİMSEL DEĞİL, DİNSEL
Prof. Dr. Douglas Futuyma, ABD’de Evrim konusundaki tartışmalara değinerek, bu teorinin ‘Yaradılış’ düşüncesine sahip kişiler tarafından bilim dışı savlarla eleştirildiğini söyledi. ABD’de ‘Yaradılış’ düşüncesinin, ‘Akıllı tasarım’ kisvesiyle kamufle edildiğini savunan Futuyma, Akıllı tasarımda yaşam formlarının tümünü tasarlayan üstün bir varlığın esas alındığını ve bu düşüncenin dinsel bir doktrin olduğunu ileri sürdü.
‘YARADILIŞ’IN BİLİMDE YERİ YOK’
Futuyma, “Evrim, gerçektir. Tatmin edici ve bilimsel tek açıklamadır. Yaradılış, bilimsel sürecin tam zıddı ve inanca dayalıdır. Yaradılışın ve ‘Akıllı tasarım’ düşüncesinin, bilimde yeri yoktur” diye konuştu.
resimlerden daha gercekçi olur böyle açıklamalar yapman CMKT,
Ben işin görsel kısmını ortaya koydum.Senin yazın da güzel oldu.Birbirini tamamladı sanki.Açıklaman kısa ve öz olmuş.
CMKT;
Verdiğin resimler beni pek hoşnut etmedi. Zira bu resimler bize yabancı değil. Güneydoğulu Kürt vatandaşlarımızın çoğu bu tipteler. Büyükşehirlerimizde de çok rastlarız bu tiplere.
Ben bunlardan çok daha maymun insan türü resimlere rastlamıştım. İnternette var mı bilemiyorum. Ayrıca daha önce de yazmıştım. İstanbul'da 25-30 yaşlarında ikiz erkek kardeş vardı dilenerek yaşamını sürdüren. küçük suratlı ve maymunumsu bir yüze sahiptiler. Konuşamıyor, ses çıkarıyorlar ve maymunumsu hareketler yapıyorlardı. 7-8 yıl önce birkaç kez rastlamıştım bunlara. Hala yaşıyorlardır sanırım. Ama bunlar evrimi doğrulayıcı örnekler olarak düşünülebilir mi bilemiyorum. Bana akraba evliliğinden kaynaklanan bozukluk gibi geliyor.
Ben insan ayırmayim diyorum ama kendi kendilerini ayırıyorlar.Aradım taradım nette bunları bulabildim evrime kanıt.Napim biz ayrım yapmasak da ayrım var.Şimdi insanlar ideolojik noktaya çekmesinler konuyu diye yağ çekmem de şahsım nezdinde bir çelişki olacağı kanısındayım.Napim tiplerimiz uyuşmuyor.Birde etle tırnak derler:))Et beyaz tırnak kara.Yav bu nasıl etle tırnak.Ben böle et tırnak görmedim.Gören varsa sölesin.Ama resimler komik yav:))
bayseyyah
17-05-2006, 23:51
panteidar !
senın bu tür yaşanmış vakaları bir masal olarak görmene pek şaşırmadım ..
zaten sizin gibi inkarcı zihniyetin bu gibi bahanelere sığınıp gerçekleri görmemezlikten geldiğinizi kuranı kerimde bir çok ayette yüce yaratıcı belirtmiş...
o nedenle biz sizi sizden daha iyi tanıyoruz fazla söze gerek yok...
bu arada ikide bir bir takım resimleri göstererek bunları evrimin kanıtı olarak subvanse eden darwıncılere de ancak gülüyorum ..
aslında bu davranışlarınız savunduğunuz davanın sadece zanlara ve bir takım canlılar arasındaki benzerlikleri bahane edip davanıza bir kanıt olarak gösterdiğinizin açık ve traji komik bir örneği..
ateşle oynadığınızın farkına umarım öldükten sonra varmassınız..
çok merak ediyorum nallarınızı diktikten sonra yaratıcının huzurunda ne gibi bir savunma yapacaksınız acaba..
sanırım şöyle bir açıklama yapacaksınız..
ama sevgili rabbimiz bilimsel ve maddesel olarak senin varlığın söz konusu olamaz bizim küçük bir solucandan türeyip kurbağaya ondan sonrada bir maymuna dönüştüğümüzü maymundanda insana transit geçiş yaptığımızı söylemişlerdi...aaaa demekki bizi kandırmışlar..
o zamanda koyun sürüsü gibi sizi peşine takılan liderlere göz çevrilir kuranı kerim insanları allahtan uzaklaştıran liderlerin ahiretteki savunmalarını şu şekilde aktarır..
derlerki bizim bir kabahatımız yok biz size bir şeyler söyledik sizde bizim peşimizden geldiniz oysaki biz sizin üzerinize zorlayıcı bir güçte uygulamamaıştık derler...
tüm inkarcılar bu açıklamaların üzerine yaratıcıya ey rabbimiz bunlara bizden daha fazla ceza ver derler yaratıcıda hepinize hakkettiğiniz kadar ceza verilecektir der..
bunun üzerine inkarcılar rablerinden tekrar bir istekte bulunurlar derlerki...
ey rabbimiz tamam biz seni gördük iman ettik şimdi bizi tekrar dünyaya gönder bize ikinci bir şans verde sana senin istediğin gibi bir kulluk yapalım derler...
yüce yaratıcı ise onlara cevaben ..siz sürekli olarak cehennemde kalıcısınız der..
işte o zaman figan kopar ortalık haykırışlarla çığlıklarla dolar..çünkü kısa veya uzun bir zaman birimi yok ortada sürekli olarak azap yerinde ceza çekmek vardır...
kuranı kerimde ahiretteki inkarcıların bu durumları ayrıntılı bir şekilde anlatılır ...
tabiki senın gibiler halen bu vakaları masal olarak yorumladığı için istersen sen hiç bu mevzulara eğilme sen oyununa eğlenmene devam et taki tiyatro sahnesindeki rolün bitene kadar....
Bayseyyah;
Yalanın ortaya çıkınca Kur'an'a mı sığınıyorsun. Alıştık artık, herşeye alet etmenize.
Asıl sen düşün bu yalanın-dolanın hesabını nasıl vereceğinize?
"Rabbim ben senin uğruna herşeyi, yalanı-dolanı, hileyi- hülleyi, cihadı-cinayeti, cariyyeyi-takiyyeyi mübah biliyordum. Biz anamızdan-babamızdan böyle gördük, böyle işittik. Biz o kitaplarda yazılanları sen yazıp gönderdin sanmıştık. Gerçi birileri bizi uyarmıştı. "Bakın, bunu Allah söylemiş olamaz, şurada şu çelişki var, burada bu yanlış var" demiştiler ama ben onları kafir sanmıştım"
"Senin verdiğin aklı da kullanamadım, bazı konular bana ters geliyordu ama egomdan dolayı, çevremde küçük düşmemek için, dinciliğin bana sağladığı dünyevi menfaatlerin cazibesine kapılarak gerçeklere gözlerimi kapadım."
Sen dinine inanmayanı neye layık gördün? Cehenneme.
Öyleyse yallah cehenneme!!:)
Masal çok..Biz de anlatırız istersen..
çok merak ediyorum nallarınızı diktikten sonra yaratıcının huzurunda ne gibi bir savunma yapacaksınız acaba..
Atalarımız ne demiş.Dereyi görmeden paçayı sıvama.Ben ölmeden böyle şeyleri düşünmem.Ama şimdi ilginç durumlar da yok değil.Bir zaman evvel bir moruk tanıdım.Şimdi ölü.Adam son zamanlarında dine taktıydı kafayı.Herhalde ettiği dualarla cennete gitmiştir.Ama benim merak ettiğim bu şahıs gene bir moruk olarak mı cennette yaşayacak?Peki bu moruk'a kanat takılacak mı?Düşünüyorum da çok komik olurdu.Nalları dikince savunma yapmayacağım.Artık nalları dikmeden önce satanisttim ben diyerek şeytana yanaşırım.Cehennemde torpilli olurum:)
liopleurodon
18-05-2006, 08:13
senın bu tür yaşanmış vakaları bir masal olarak görmene pek şaşırmadım ..
Sizin din dediğiniz şeyden ala bir masal varmı, şu insanlık aleminde vede insanlık tarihinde?
En büyük, en inanılmayacak, en ben masalım diyen masala inanıyorsunuz, ondan sonra birde "Sihirli lambanın cini seni belleyecek", "Peter Pan sana gününü gösterecek", "Sindrella bile kurtulmuştu, bizde kurtulacağız" vs gibi laflar ediyorsunuz. Geçin bunları, silkinin kendinize gelin...
Diğer yandan bizim güneydoğu bölgesine has genetik özelliklerin Neanderthal'lerden geçmiş olduğunu, Çingeneler ve Kürtlerin Neanderthal melezi olduğunu iddia edenler vardır. Belki o resimlerin öyle görünmesinin esprisi bu olabilir. Neanderthal insan değildir, yani modern insan. Biz homo sapiens'leriz, onlar neanderthal. Ama primatların insan nesline dahil olduğumuz doğrudur. Bu yönden kuyruksuz maymunların daha alt bir koluyuz, taksonomik olarak. Ama aslan ile kaplan nasıl iki ayrı türse homo sapiens ile neanderthal'de öyle. Ama işte bu tür bulgularla (kızıl saç vs.), bazı neaderthal insan melezi fosiller yüzünden insanların Neanderthallerle çiftleşip melezlendiği söyleniyor ki, hiç garipsenecek veya hakir görülecek bir durum değil..
yenidendogus
18-05-2006, 17:47
Sayın Liopleproudon, ben zürafaların su içerken uzun boylu oldukları için zorlandıklarını düşünmüştüm. Bu bir dezavantaj gibi gelmişti. Aydınlatıcı bilgileriniz için teşekkürler. Bu forumlarda özellikle sizin yazılarınızı biriktiriyorum bilgisayarımda. Bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Bir sorum daha olacak. Homosapiens bugün dünyada yaşayan tek hominid türü. Diğer hominid türleri (ergaster, heidelbergensis, neanderthal) neden acaba Homosapiens karşısında tutunamadılar? Bunu biraz açıklar mısınız? Ben çok tatmin edici bir bilgiye ulaşamadım bu konuda. Sürekli araştırıyorum. Sizin bu konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum.
Teşekkürler
Verdiğim linkte insan kromozomlarıyla maymun kromozomlarında yapılan karşılaştırma sonucu 6.3 ila 5.4 Milyon yıl öncesine kadar insan ile maymun arasında gen alışverişi olabileceği savı öne sürülüyor.
Özellikle maymunlar ve insanların X (dişi cinsiyet kromozomu) birbirine çok benziyor. Ortalama olarak X kromozomu diğer kromozomlardan 1.2 Milyon yıl daha genç ve son değişiklikler 5.4 Milyon yıl önce gerçekleşmiş. *
Bu 6.3 Milyon yıl önce, türlere ayrıldıktan sonra da insanın atalarıyla maymun (şempanze) arasında hibrid primatların ürediği anlamına geliyor.
5.3 Milyon yıl öncesine kadar bu gen alışverişinin devam ettiği ve bir olasılıkla iki tür arasındaki genetik kodların karışamayacak veya türlerin birbirlerini çekici bulmayacak kadar farklılaştığı ön sürülüyor...
Haberin tamamı aşağıdaki linkte.
http://www.livescience.com/animalworld/060517_hybrid_ancestors.html
diger hayvanlar ilede karşılaştırma yapılmış artık kim hangisine kendini yakın hissederse onu seçsin...
neyse biz sizin gibi yapmadigimiz icin musluman olduk.zor olani sectik.ama baska yol olmadigini gorduk ve bildik.ziraYaratici ve O Yaraticinin bizimle kontak noktasi olan Hz.Muhammede ulasinca hak olduklarini *gerisinin bos oldugunu anladik.
Sorogren,
Sen zor olanı falan seçmedin, hiçbirşeyi seçmedin. Sen müslüman bir ana-babadan doğdun, nüfus kağıdına islam yazdılar. Sen dinini arayarak bulmadın, başka alternatifleri elimine ederek islami seçmiş değilsin. Sen zor olanı değil kolayı seçtin. Sana doğduğundan bu yana empoze edilen dogmaları kabul edip işin kolayına kaçtın. Tibet'te budist bir ailede de doğmuş olabilirdin, ya da Meksika'da katolik ortodoks bir ailede, ya da Tel Aviv'de bir yahudi ailesinin çocuğu olabilirdin. Sorgulamadığın, araştırmadığın sürece hangi evde dünyaya gelsen o evin dogmalarıyla, kurallarıyla yaşarsın. Dini inacın arkasına saklanıp yaşamak, işin kolayına kaçmaktır. Din kitaplarının açıklamalarını baz alıp hiçbirşeyin *dibini bucağını kurcalamadığın sürece rahatın kaçmaz. * *
Zorluk status-quo'yu reddetmekte, empoze edilmeye çalışana direnip yerine ikamesini koymak ya da ikamesini bile koymadan ve yine de boşluk duymadan yaşamak. Hulasa, zorluk sana empoze edilene direnmekte. Tabuları yıkmakta. Zor olan, doğuştan empoze edilen dogmaya körü körüne inanmış bir güruhun içinde yaşamak, mevcuda uyum sağlamak değil.
KıymetNadirBindebir,
Tamamen haklısın.Ülkemizdeki islam tercih değil atadan gelme bir gelenek gibi uygulanmaktadır.Eğer tercih olsa çeşitlilik olurdu.Yani avrupada neden çok kişi müslüman olmaz?Bu kadar mucizevi bir din ise.Yada Türkiyede neden çok hıristiyan yoktur?Aile baskısı baskı sadece sertlikle olmaz psikolojik baskı vs ile şiddet dozu azalır fakat islam böyle hüküm sürer ve geçmiştede sürmüştür.Olay tamamen tarih okunduğunda anlaşılacaktır.Zorla müslüman olduk sonra müslümanım demek gelenek haline geldi.İlginçtir ki müslüman değilim diyen atalarımız büyük baskı ve katliamlara maruz kalmıştır ve bu gün ülke ve dünya sınırları içindeki Türklere bakılacak olursa müslüman aileden gelip müslüman değilim diyeni çok azdır.Oysa islamı yaşayanı ondan daha azdır.Bu tarihin toplumsal psikolojimize etkisidir.Yani gizli din yaşama yada etiket müslümanlığı.Zamanında araplar'a böyle yaptık ve arap gitti fakat onun başımıza diktiği jandarmaları halen duruyor.Ve bu müslüman değilim deme korkusu genlerimize işlemiş gibi bir hisse kapılıyorum.
KıymetNadirBindebir,Ve bu müslüman değilim deme korkusu genlerimize işlemiş gibi bir hisse kapılıyorum.
Sevgili CMKT,
Nasıl bir çevrede yaşadığın hakkında bir fikrim yok ama, o korku genini basit bir ameliyatla aldırmak mümkün. Kansız, lokal anesteziyle. Yakın çevrenden başlayıp DEĞİŞTİRMEYE çalışacaksın. Onlar nasıl tebliğ deyip, tenvir deyip kafa bulandırıyorlarsa, sen de *etrafındakilerin zihnini açacaksın, aydınlatacaksın. Kolay değil işimiz ama bizim yolumuz ilime, bilime dayanıyor, dayanağımız sağlam. Bizlerin korkuları onlara yarayacak, biz sinip küçüldükçe onlar büyüyecek, üreyecek. *Düşünsene, *bu siteye adını veren Turan Dursun korksaydı, yazmasaydı, yayımlamasaydı, * gözümüzü açmasaydı bizler (1980'lerde) *fikirleri şekillenmekte olan gençler , bize din diye dayatılan fakat aslen *sömürgecilerin pek güzel kullandıkları 'kulluk, teslimiyet'e dayalı bu inanç sistemi hakkında ne kadar aydınlanabilirdik.
Kara kalabalığa bırakmayacağız ülkemizde meydanı.
Sağlıcakla kal, korkulardan muaf bir yaşam dilerim. saygılarımla.
KNB
liopleurodon
22-05-2006, 12:57
Bir sorum daha olacak. Homosapiens bugün dünyada yaşayan tek hominid türü. Diğer hominid türleri (ergaster, heidelbergensis, neanderthal) neden acaba Homosapiens karşısında tutunamadılar? Bunu biraz açıklar mısınız? Ben çok tatmin edici bir bilgiye ulaşamadım bu konuda. Sürekli araştırıyorum. Sizin bu konu hakkındaki görüşlerinizi merak ediyorum.
Teşekkürler
Bilmek ile değerlendirmek farklı şeylerdir. O devirde birileri yazıya döküp anlatmış olsaydı, biliyor olurduk, ama şu anda elimizde bir takım fosiller ve kalıntılardan fazlası yok.
İnsan Afrika'da ortaya çıkıyor. Tüysüz, kuyruksuz, yerede yaşayan bir tür. Hızlı koşamıyor, fakat çok uzak mesafelere yürüyebiliyor. Afrika çok sıcak ve kurak. Büyük ihtimalle bu yüzden dünyanın her tarafına dağılıyorlar ve Neanderthaller gibi türler vs. ortaya çıkıyor. Modern insanın beyni daha gelişmiş. O da afrikadan çıkıyor ve daha serin yerlere yerleşiyor. Ama ardından buzul çağı başlayıp izolasyonu artırıyor. Bu durumda insan daha sıcak bölgelere geri dönemiyor ve insan türleri arasında rekabet başlıyor. Neanderthal'de baya bayaa bir insan. Ama bizim salak diyeceğimiz, zekası kıt bir tür. Örneğin, bu insanlar taş alet yapabilecekleri yerlere yakın mağaralarda yaşıyorlar. Aletleri kaba ve tek düze. Binlerce yıl hiç bir gelişme yok. Oysa homo sapiens mağarasını herhangi bir yerde seçiyor. Elbette su, av sahası vs. özelliklerini değerlendiriyor. Alet yapacağı taşları ise uzaktan toptan getirip biriktiriyor. Dahası avının kemiklerinden mızrak başı yapabileceğini vs. de farkediyor. Ama Neanderthal hala binlerce yıllık taş aletleri kullanıyor. Nenaderthal daha iri, daha çok besine ihtiyaç duyuyor. Homo sapiens ise daha akıllı ve daha az besinle idare ediyor. Buzul çağındaki av hayvanlarının azalması durumunda kaynakları daha iyi kullanabilen modern insan hayatta kalıyor, diğerleri yok oluyor. Gerçi hobbit (BU tamamen farklı bir türdür, mikrosefali vakası filan değildir) neslinin sonu daha dramatik. Bir yanardağ patlamasının izlerini görüyoruz. Habitatları küller altında kalıyor ve akabinde bu insanlardan eser kalmıyor..
Modern insan da bir kaç çatallaşmaya girmiş halde. Zenciler, Çinliler filan.. Ama izolasyonun kalkması yüzünden, uçurumun pek fazla açılmayacağı kesin..
yenidendogus
22-05-2006, 19:10
Bilgi için teşekkür ediyorum. Homo Habilis bize doğru evrimin en belirgin ilk bölümünü oluşturuyor sanırım. Bu türün beslenme diyetinde etin çok büyük önemi vardı. Bu türün o dönemki diğer pirimatlardan ayrılmasında bu yeni diyetin etkisi olabilir mi? Çünkü çağdaşı olan Boisei'lerin otçul olduklarını okumuştum. Sanırım homo habilis bu yönden daha fazla uyum sağlayabilmiş. Bu konuyu biraz açalım. Çünkü hala daha tuhaf sorular soran arkadaşlar var. Onları da aydınlatalım sayın liopleproudon.