Orijinalini görmek için tıklayınız : Gözümüz Aydın
yucemanitu
01-09-2010, 20:54
Resmi Gazete’de yeni yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik kanununa göre, ‘hatalı’ veya ‘yanlış’ Kur’an-ı Kerim yayınları yapan internet siteleri, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın talebi üzerine mahkemelerce kapatılacak.
Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkinda Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da yapılan değişiklik uyarınca, ‘hatalı’ ve ‘noksan’ olarak basıldığı veya yayımlandığı yeni kurulan Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu tarafından tespit edilen mushaf ve cüzler ile sesli ve görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınları, Başkanlığın müracaatı üzerine, yayımın yapıldığı yer sulh hukuk mahkemesi kararı ile toplatılacak ve imha edilecek.
Beşinci fıkra kapsamına giren yayının internet ortamında yapılması halindeyse, Başkanlığın müracaatı üzerine, sulh hukuk mahkemesi bu yayınla ilgili olarak erişimin engellenmesi kararı verecek. Kanun 13 Temmuz 2010 Salı günü Resmî Gazete’de 27640 sayıyla yayınlandı.
Yeni yasaya göre 5651 sayılı Yasa’da izlenen usulden farklı bir usul göze göze çarpıyor. Buna göre, söz konusu içeriğe erişimin engellenmesi kararı Diyanet İşleri Başkanlığı talebi üzerine hukuk mahkemeleri tarafından verilecek ve Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın res’en erişim engelleme yetkisi olmayacak.
Öte yandan, dini eleştiriler veya muhalif fikirler de kolayca "dini metinlerin hatalı aktarımı" olarak yorumlanıp kolaylıkla kapatmaya gerekçe yapılacak.
ESAS VE USUL AÇISINDAN HATALI
Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Kerem Altıparmak, yeni düzenlemenin hem esas hem de usul açısından endişe verici olduğunu söyledi. Açıklamaya göre, laik bir hukuk düzeninde bir idari birimin İnternet sitelerinin dini içeriğine müdahale etmesinin kabul edilemez olması bir yana, düzenleme Anayasa’da öngörülen temel haklar rejimine de her yönüyle aykırı bulunuyor.
Altıparmak şöyle devam ediyor: “Anayasa’nın 13. maddesine göre temel haklar ve özgürlükler ancak Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere göre sınırlandırılabilir. Ne var ki ne Anayasanın din ve vicdan özgürlüğünü düzenleyen 24. maddesi ne de 26. maddesinde düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti yasada gösterilen türden bir gerekçeyle hakların sınırlandırılmasını mümkün kılıyor.
Aynı şekilde 13. madde düzenlemelerin demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine aykırı olamayacağını düzenliyor. Oysa düzenleme, dini farklı yorumlayanlar kadar eleştirel yaklaşanların da inanç özgürlüğünü tehdit ettiği için hem demokratik toplum düzenine hem de laik Cumhuriyet gereklerine aykırı bulunuyor.”
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yaman Akdeniz, yeni düzenlemenin usul açısından da endişe verici olduğunu belirtti. Türkiye’de sansür mekanizmasının giderek dağınık ve takibi imkansız bir hale büründüğünü belirten Akdeniz, Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilen yetkiyle farklı kamu idare ve kurumlarına sansür yapma yolunun açıldığını vurguladı. İlgili yasanın uygulanmaya başlanması ile çok sayıda yeni sansür uygulamasının gündemimize girmesinin söz konusu olduğunun altını çizdiler.
KAYNAK (http://www.agnostik.org/12333-diyanet-de-site-kapatacak.html)
yucemanitu
01-09-2010, 20:58
Adnan'ın yapamadığını Diyanet yapacak. Diyanet işine gelene hatalı der, işine gelene demez. Turan Dursun'un, Erdoğan Aydın'ın, Arif Tekin'in, İlhan Arsel'in ve Richard Dawkins'in kitapları toplatılıp yasaklanabilir. Bu forum dahil sesimizi ancak duyurabildiğimiz internet siteleri kapatılabilir. Korkunç bir şey bu!
noripcord
01-09-2010, 21:36
bizim liberaller nerde? buna diyecek birşeyleri yok mu?
diyanetin yetkiside hayırlı olsun, ateist bloglarda, sitelerde kullanacaklarına eminim bu yetkilerini.
bizim liberaller nerde? buna diyecek birşeyleri yok mu?
Liberaller hükümeti kayıtsız şartsız desteklemiyorlar.. Hatta bir kısmı hiç desteklemiyor.
Bu şekilde bir ideolojiyi savunan insanları genelleyip, onları töhmet altında bırakmak doğru bir davranış değil.
Bu başlıktaki konuya da daha önceden değinmiştik..
Link için; http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19597
noripcord
01-09-2010, 22:05
@Sangre
liboşlar diyecektim ama hakaret olarak algılanıyor öyle deyince maalesef. gerçek liberaller tabiki desteklemez, ama liboşlar bu konuları genelde es geçer, görmezden gelir.
Kur'an ve Kur'an'ın birçok yan yayımı olan site veya kitaplardan kaynak gösterip sadece üzerine yorum yazıyoruz. Bu durumda siteyi değil kaynak gösterdiklerimizi yasaklamaları lazım, yani bence elimiz güçlü.
noripcord
01-09-2010, 22:15
Kur'an ve Kur'an'ın birçok yan yayımı olan site veya kitaplardan kaynak gösterip sadece üzerine yorum yazıyoruz. Bu durumda siteyi değil kaynak gösterdiklerimizi yasaklamaları lazım, yani bence elimiz güçlü.
kuran'ı olandan yanlış (onlara göre) yorumlandığı için dava açabilirler mi acaba? yani yanlış yorumluyorsunuz, ayetleri çarpıtıyorsunuz gibisinden?
Hayır noripcord, yorum derken bir ayetin yorumuna benzer başka bir yorumla tab ettirmiyoruz, sadece ayet içinde geçen benzer yorumlarının nedenleri üzerinde yorum yapıyoruz, ayeti olduğu gibi değil.
diyanet bizim için bunlar doğru yorum yapmış, yanlış yorum yapmış, yok bunlar ayeti değiştirmeden vermiş billmem ne gibi değerlendirmeler yapamayacak elbette. işine gelmeyen siteleri teker teker kapatacak ama bunu sessizce yapacak ses çıkaranlarında sesini bastırmaya çalışacak..
benim bu aralar sürekli tekrarladığım bişey var ve bir daha tekrarlıyorum
"burda gece gündüz akp yandaşlığı yapan liboşlar ve kendine ateist deyip müslümanların özgür olmadığını ve kamu kurumlarında yer bulamadığını, türkiyede dindar kesime yer ayırılmasını gerektiğini savunan ne olduğu belli olmayan arkadaşlara sesleniyorum. ya bu ve bundan önce aynı bu dediklerimin içinde geçtiği birkaç konuya cevap verin yada biraz utanın ve yandaşlık yapmayı bırakın burda daha fazla kirletmeyin burayı"
azrael, beni muhatap gösteriyorsa şunu diyeceğim; burada biz Kuran'ın ayetlerini yeniden yazmıyoruz, ayetlerin içeriğinin nedenlerini irdeliyoruz, çelişkilerine değiniyoruz, bu yüzden alıntı yaptığımız kitap ve sitelerden biz sorumlu değiliz ama seni anlıyorum ve tahminen şöyle düşündüğünü varsayıyorum; "eğer ülke de hukuk varsa biz haklıyız yok değilse istediğin kadar doğruları yaz, sorguguz sualsiz hedef olduğun için kapatılacaksın"
sayın titan
yanlış anlaşılmasın sizi muhatap göstermiyorum ve aynen tahmin ettiklerinizi kastettim.
yani burda diyanet bizi yargılamayacak.yargılamadan infaz edecek.aynen dediğiniz gibi
"sorguguz sualsiz hedef olduğumuz için kapatılacağız"
daha önce benzerlerini görmedik mi?
yagmurcu
02-09-2010, 05:29
Adnan'ın yapamadığını Diyanet yapacak. Diyanet işine gelene hatalı der, işine gelene demez. Turan Dursun'un, Erdoğan Aydın'ın, Arif Tekin'in, İlhan Arsel'in ve Richard Dawkins'in kitapları toplatılıp yasaklanabilir. Bu forum dahil sesimizi ancak duyurabildiğimiz internet siteleri kapatılabilir. Korkunç bir şey bu!
neden yaygara yapıyorsunuz?konunun sizin dediklerinizle hiç alakası yok diyanet sadece kuranın orijinal metni ile alakalı yanlış yayınlardan bahsediyor
bilindiği kuranın yedi tane mütevatir üç adet ahad (haberi vahid) ve üç adette şaz (meşhur olmuş şaz kıraatleri kasdediyorum) kıraat var yedi kıraat imamından gelmeyen okunuşlar anlam kaymalarına sebep olduğu için bu yasaklanıyor ne var bunda laikçiler gibi özgürlüğümüz elimizden alınıyor diye bağırıp çağırmanın alemi yok.unutmayın ki islam toplumu tarihte daima özgürlükçü olmuştur (bknz.ibnur ravendi,dehriyye ve bilumum gulat fırkaları-gayri muslim hukuku falan filan)
spartacus
02-09-2010, 10:05
İslam bir ortaçağ yönetimidir. Özgürlükçülüğü kendinden evvelki siyasi otorite ve yönetim anlayışına göredir. Dünyanın gelişimi her daim bu yönde olmuştur, sonraki öncekini yadsırken, öncekine göre özgürlükçü ama kendinden sonra geleceğe göre ise değildir.
Biz ortaçağda yaşamıyoruz, ne köleci toplumlar nede ardında gelen feodal toplumlara ait yönetim şekilleri artık yok. Sorun şu ki, köleci ve feodal dönemlerde, siyasal yönetim ve güç dine dayalı olduğu içindir ki, dünya üzerinde zamanla atılacak posaları kalmıştır. Toplumların hafızalarına, insanların bilincine, inanç temelli işleyen bu posa, öyle yada böyle doğal olarak rafa kalkacaktır. (Muhtemel sürekli reformlara uğramak şeklinde kalıcılığı uzayacaktır)
İslamiyetinde, Avrupa örneğinde görüldüğü gibi, karanlık çağı yaşanabilir. Her ne kadar insanlık bu gün için, ortaçağ toplumu olmaktan çok uzaksa bile, dinin ve dinsel metinlerin, cami ve imamların dokunulmazlığı üzerinden giderek yasakçı bir zihniyetin egemenliği söz konusu olabilir. Örneğin, bugün ki İran, Afganistan, Arabistan islamiyetin özgürlükçülüğüne iyi birer örnektirler. İslam polisi ezan okunduğu zaman, işyerinize gelip neden namaza durmadığınızı yada gitmediğinizi, size elde sopa anlattığı andadır ki, islamiyetin nasıl bir özgürlük anlayışı olduğunu anlarsınız. Neyseki Avrupadan yayılan aydınlanma hareketleri ve devamında yaşanan gelişmeler, lokal düzeyde kalmamış, eni sonu bir sistem sorunu olarak ortaya çıkmıştır, dünya ölçeğine yayılmıştır.
Yani bizler ortaçağda egemen efendileri, onların yağlı elleri, haşır haşır eğlenceleri ve taze kızların eğlenceleri-köleleri, taze erkeklerin köleleri, tüm insanlığı köleleri haline getirmiş efendilerin çanak tutucusu ve temel garantörü-silahşörü olan kiliselerin olduğu bir dönemde, o günki insan bilincinde değiliz. Bu iyiye işarettir, ama en iyisini rabbim(din adamları, bezirganlar, hacılar, hocalar) bilir ben hiç bir şey bilmem anlayışıda her alanda egemen olabilir.
İslamiyetin karanlık çağı yaşanmamıştır, yaşanabilir mi, ihtimaldir(Afganistan örnektir)...
Nasılki anayasa ve hukukçular, yasaların çarpıtılmadan, değiştirilmeden, olduğu gibi yayınlanmasından yana ise, dinsel kurumlarında, böyle istemi olacaktır. Olmasına olacaktır ama bu kurumun sorunudur. Alıp resmi olan da, geçerli olanda budur! diyecektir, diyemiyorsa sorununu kendi içinde çözecektir. Tüm topluma mal edilemez. Yasaların yorumları ise yorumlayana göre değişebilir, bu noktaya müdahale hakkı ise kimseye ait olamaz.
Diyanet bir halta müdahale edecekse, önce çarşaf çarşaf videoları dolaşan, dört köşe olmuş(hoca, hacı, şeyh takımı) şaklabanlarına müdahale etmelidir.
Herneyse, SÖZDE böyle bir önlem alınıyor olması hem hukukdışı hemde abestir. Diyaneti, kendi çevirileri ilgilendirir, başka çeviriler yada yorum farklarını irdelemek ise eleştirmenlerin işidir.
diyanet bizim için bunlar doğru yorum yapmış, yanlış yorum yapmış, yok bunlar ayeti değiştirmeden vermiş billmem ne gibi değerlendirmeler yapamayacak elbette. işine gelmeyen siteleri teker teker kapatacak ama bunu sessizce yapacak ses çıkaranlarında sesini bastırmaya çalışacak..
benim bu aralar sürekli tekrarladığım bişey var ve bir daha tekrarlıyorum
"burda gece gündüz akp yandaşlığı yapan liboşlar ve kendine ateist deyip müslümanların özgür olmadığını ve kamu kurumlarında yer bulamadığını, türkiyede dindar kesime yer ayırılmasını gerektiğini savunan ne olduğu belli olmayan arkadaşlara sesleniyorum. ya bu ve bundan önce aynı bu dediklerimin içinde geçtiği birkaç konuya cevap verin yada biraz utanın ve yandaşlık yapmayı bırakın burda daha fazla kirletmeyin burayı"
EDIT.
bu da ne demek böyle ya.
kimden bahsediyorsun belli değil.
ve sen kim olarak ne adına kimi nerden kovmaya kalkıyorsun.
kendine gel.
yucemanitu
02-09-2010, 13:12
neden yaygara yapıyorsunuz?konunun sizin dediklerinizle hiç alakası yok diyanet sadece kuranın orijinal metni ile alakalı yanlış yayınlardan bahsediyor
bilindiği kuranın yedi tane mütevatir üç adet ahad (haberi vahid) ve üç adette şaz (meşhur olmuş şaz kıraatleri kasdediyorum) kıraat var yedi kıraat imamından gelmeyen okunuşlar anlam kaymalarına sebep olduğu için bu yasaklanıyor ne var bunda laikçiler gibi özgürlüğümüz elimizden alınıyor diye bağırıp çağırmanın alemi yok.unutmayın ki islam toplumu tarihte daima özgürlükçü olmuştur (bknz.ibnur ravendi,dehriyye ve bilumum gulat fırkaları-gayri muslim hukuku falan filan)
Ne saçmalıyorsun sen ya? İslam toplumu tarihte daima özgürlükçü olmuşmuş. İslam ülkelerinin ne denli rezil durumda olduğu zaten ortada bu bir yana. Köleliği meşru gören sizin Kuranınız, cariyelik gibi seks köleliğini meşru kılan sizin Kuranınız. 1400 yıl önce Allah'la konuştuğunu göğe uçtuğunu hayal eden bir adamın peşine takılmışsınız, gidiyorsunuz. İnandığın Allah akıl fikir versin sana.
EDIT.
bu da ne demek böyle ya.
kimden bahsediyorsun belli değil.
ve sen kim olarak ne adına kimi nerden kovmaya kalkıyorsun.
kendine gel.
kimseyi bi yerden kovmaya kalktığım yok zaten buna yetkim ve hakkımda yok. kimden bahsettiğimi bilen biliyor şimdi sen neden kalkıp celalleniyorsun arkadaşım.yarası olan gocunur.
Selamlar,
İlgili madde aşağıdadır, bu maddeye göre bu ve benzeri sitelerin kapatılması bana göre mümkün değildir.Yanlış bilmiyorsam son 50 yılda 150 kişi meal çalışması yapmış, nerdeyse her cemaatin bir meali var, diyanet bunları azaltıp birlik oluşturmaya çalışıyor olabilir, yıllık 600 bin civarı meal basıldığınıda unutmamak lazım, ekonomik boyutuda var olayın.
“Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu:
MADDE 6- Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu, bir başkan ile sekiz üyeden oluşur. Kurul Başkan ve üyelerinin görev süreleri beş yıldır. Süresi sona erenler yeniden atanabilir.
Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkan ve üyelerinde aşağıdaki nitelikler aranır:
a) Başkanlıkta en az üç yıl görev yapmış olmak.
b) Dini yüksek öğrenim mezunu olmak.
c) Hafız olmak.
d) Aşere, takrib, tayyibe alanında yetkinliği Başkanlıkça kabul edilmiş olmak veya tefsir alanında doktora yapmış olmak.
Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulunun görevleri şunlardır:
a) Mushafların, cüzlerin, mealli mushafların ve Kur’an-ı Kerim metinlerinin hatasız ve eksiksiz basım ve yayımını sağlamak üzere kontrol ettikten sonra mühürlemek veya onaylamak.
b) Hatalı ve noksan olarak basılan veya yayımlanan mushaf ve cüzler ile sesli veya görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınlarını tespit etmek.
c) Kıraat ilmi ile ilgili çalışmalar yapmak ve arşiv oluşturmak.
Basımcı ve yayımcılar, basım ve yayımını yaptıkları mushaf ve cüzler ile sesli ve görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınlarından imzalı ikişer adedini Başkanlığa gönderir.
Hatalı ve noksan olarak basıldığı veya yayımlandığı Kurul tarafından tespit edilen mushaf ve cüzler ile sesli ve görüntülü Kur’an-ı Kerim yayınları, Başkanlığın müracaatı üzerine, yayımın yapıldığı yer sulh hukuk mahkemesi kararı ile toplatılır ve imha edilir.
Beşinci fıkra kapsamına giren yayının internet ortamında yapılması halinde, Başkanlığın müracaatı üzerine, sulh hukuk mahkemesi bu yayınla ilgili olarak erişimin engellenmesi kararı verir. Bu kararın bir örneği gereği yapılmak üzere Telekomünikasyon İletişim Başkanlığına gönderilir......"
Saygılarımla
sayın ahlen
diyanetin çevirilerinin yanlış olduğu konusunda bu sitede yüzlerce konu vardır. Sayın Turan Dursun un makalelerindede bunlara rastlayabilirsiniz. şimdi diyanet kalkıp siz bizimkine yanlış diyemezsiniz asıl yanlış olan sizinki demeyecek mi??
en basitinden meallerde (deki), (allah), (o) vs. gibi kelimeler ayette olmamasına rağmen "yanlış anlaşılmasın" gerekçesiyle ayetin çevirisine koyulmuyor mu?
Turan Dursun un birkaç makalesinde de görmüşümdür bunu.
Çok çeşitli sebeplerle -veya hiçbir sebep gösterilmeksizin- erişime engellenen 3.000 den fazla web sitesi var. İyimser olmayı gerektirecek bir neden göremiyorum. Ayrıca bu sitenin de bir aralar engellendiğini biliyoruz.
Bakmayın siz hükümetin tek başlı göründüğüne. İçinde öyle uç unsurlar var ki , RTE bile karışamaz ne yaptıklarına. Dolayısıyla, eğer böyle bir karar varsa ortada , dilediklerinde punduna getirir bunu yaparlar. TD sitesi onların düşünce ve emellerine son derece ters bir yer. Buradan hem istihbarat toplayıp hem de dişlerini gıcırdattıklarına adım gibi eminim.
basitrasin
03-09-2010, 19:14
Sayın hako
"Çok çeşitli sebeplerle -veya hiçbir sebep gösterilmeksizin- erişime engellenen 3.000 den fazla web sitesi var."
Demişsiniz.
Tespitiniz çok doğru.
Ancak internetteki yasakların sebebi adalet sistemimiz. Bunu değiştirmek için çaba sarfedebiliriz.
yasaksizinternet.com (http://www.yasaksizinternet.com/)
Saygılarımla.