PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kurultay


kaanuni
22-12-2010, 10:51
Hatırlıyorumda Baykal'ın istifa ettiğini öğrendiğimde Hamburg Türk Konsolosluğunun bekleme odasındaydım. Anons geldi ve odadaki herkez köşedeki televizyona odaklandı. Sebebi anlamsız olsa da, seks ile politikanın ilgisini göremiyorum, çok mesut olmuştum o an. Belki bütün gün hafif bir tebessüm ile dolaştım.

Sonra bir ara duruldum. CHP aceba sosyal demoktralaşarak zamana ayak mı uyduracatı, yoksa daha da sağa, daha da ulusalcı bir çizgiye mi çekilecekti? Kılıçdaroğlu genel başkanlığa seçildi. Üslubu Baykal'dan farklıydı, beğendim.

Referandumda biraz kırıldım Kılıçdaroğlu'na ve CHP'ye. Anayasa paketinin hazırlanış şeklini ben de hiç beğenmiyordum. Fakat yasayı inceledim ve anlatılan tehditi göremedim. CHP'den bir sürü temelsiz iddia duydum.

Tabi Kılıçdaroğlu'na kızmanın pek bir alemi yoktu. Deniz Baykal susturulmuş köşesine çekilmiş olsa da, Önder Sav hala partide etkiliydi. Bu adam ve ekibinin tasviye olması ile beraber artık ben gönül rahatlıklığıyla CHP'ye oy verebilirim, vereceğim.

Astur
23-12-2010, 00:52
Gerçek bir değişimin yaşanıp yaşanmadığı zaman içinde belli olacak, ama CHP'de görülen değişim şimdilik tatmin edici gibi gözükmüyor. Seçime kadar bakalım daha neler olacak. Kılıçdaroğlu Kürt, başörtüsü, Alevi vb. sözcükleri kullanabilecek mi? Ayakları yere basan bir ekonomi politikası alternatifi sunabilecek mi? "İki dillilik" gibi konularda ne gibi bir tutum takınılacak? Bekleyelim bakalım.

kaanuni
26-12-2010, 09:34
Gerçek bir değişimin yaşanıp yaşanmadığı zaman içinde belli olacak, ama CHP'de görülen değişim şimdilik tatmin edici gibi gözükmüyor. Seçime kadar bakalım daha neler olacak. Kılıçdaroğlu Kürt, başörtüsü, Alevi vb. sözcükleri kullanabilecek mi? Ayakları yere basan bir ekonomi politikası alternatifi sunabilecek mi? "İki dillilik" gibi konularda ne gibi bir tutum takınılacak? Bekleyelim bakalım.

Kullandığı sözlerden ziyade kuruğu kadroya bakıyorum ve hoşuma gidiyor (1). Bence isimleri araştırırsan senin de hoşuna gidebilir.Ayrıca Kılıçdaroğlu başörtüsü değil ama Alevi hem Kürt. Kürt diyemiyor olabilir ama mahalle baskısı için baş örtülü üniversite öğrencilerini suçlamamız gerektiği gibi Kılıçdaroğlunu da altında bulunuğu politik baskı için suçlamamalıyız.

Hem Erdoğan'ın ağzından da son zamanlarda bal akmıyor. Bence bu kasitli. Şu an ki anketler AKP'nin 2011'de koalisyon kurmak zorunda olacağını gösteriyor (2). Aslında seçimler uzak olduğu için bu anketlerin değeri az ama ben AKP'nin koalisyon olasılığını görerek önlem olarak MHP'ye yakınlık gösterdiğini seziyorum.

Ayrıca AKP'nin yaptığı yargıç atamalarını da takip ettim ve çok memnun değilim. Tartışmadan ve biraz şeffaflıktan yoksun bir ortama yapıldı atamalar ve bazı yeni yargıçlar hakkında bilgi bulmak imkansız. Nerden çıktı, kimdir bu insanlar? Bu atamaları onaylayan AKP'li milletvekillerinin de büyük çoğunluluğunun da bu insanlar hakkında benden fazla bilgilendirildiklerini zannetmiyorum.

Bu durumda önümüzdeki seçimde yeni CHP bence açık farkla AKP'den daha iyi seçenek.

(1) http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1033992&Date=26.12.2010&CategoryID=78
(2) http://www.secimanketi2011.com/modules.php?name=News&new_topic=2

sargon
26-12-2010, 12:20
CHP'nin kadrosundan Sencer Ayata ve Sezgin Tanrikulu beni memnun eden isimler. CHP delegelerinin bir kismi Sezgin Tanrikulu'yu listeden silmis ama zar zor da olsa girdi. Genel Sekreter Bihlun Tamayligil'i tanimiyorum, Baykalci imis. Hursit Günes, Turan Günes'in oglu ve anladigim kadariyla pozitif bir isim. Süheyl Batum en begenmedigim isimlerden biri. CHP'nin Ergenekon avukatligi döneminin temsilcisi gibi geliyor bana.

Bakalim görecegiz neler olacak.

´ Just!ce `
26-12-2010, 15:20
Geçen günlerde biraz çizgisinden kaysada bende vericem CHP ye..akepe karşısında en güçlü parti..

Astur
26-12-2010, 20:03
Kullandığı sözlerden ziyade kuruğu kadroya bakıyorum ve hoşuma gidiyor (1). Bence isimleri araştırırsan senin de hoşuna gidebilir.Ayrıca Kılıçdaroğlu başörtüsü değil ama Alevi hem Kürt. Kürt diyemiyor olabilir ama mahalle baskısı için baş örtülü üniversite öğrencilerini suçlamamız gerektiği gibi Kılıçdaroğlunu da altında bulunuğu politik baskı için suçlamamalıyız.


Tanrıkulu'nu falan partiye alması olumlu şeyler tabii, bunlardan haberdarım elbette. Ama işte taban belli, o açıdan Kılıçdaroğlu'nun partiyi Avrupa standardında sosyal demokrat bir partiye dönüştürmesi zor gözüküyor. Yine de beklentilerim var. Silivri'ye selam çakılmasa falan olamaz mı mesela?

Ekonomi politikası konusunda da çok saçma konuşuyor Kılıçdaroğlu, parayı bulurmuş, biraz ciddi olmak lazım.


Hem Erdoğan'ın ağzından da son zamanlarda bal akmıyor. Bence bu kasitli. Şu an ki anketler AKP'nin 2011'de koalisyon kurmak zorunda olacağını gösteriyor (2). Aslında seçimler uzak olduğu için bu anketlerin değeri az ama ben AKP'nin koalisyon olasılığını görerek önlem olarak MHP'ye yakınlık gösterdiğini seziyorum.

Ben tam aksi yönde düşünüyorum. AKP bence MHP'nin silinmesini, barajı geçememesini istiyor. Bence MHP barajı bu gidişle zaten aşamayacak. AKP seçimden sonra yeni anayasa yapmaya falan çalışırsa BDP'nin desteğini almaya çalışabilir, tabii bunun için Kürt taleplerinin önemli bir kısmını karşılamak durumunda kalır, o da çok istenen bir şey gibi gözükmüyor.

Ayrıca AKP'nin yaptığı yargıç atamalarını da takip ettim ve çok memnun değilim. Tartışmadan ve biraz şeffaflıktan yoksun bir ortama yapıldı atamalar ve bazı yeni yargıçlar hakkında bilgi bulmak imkansız. Nerden çıktı, kimdir bu insanlar? Bu atamaları onaylayan AKP'li milletvekillerinin de büyük çoğunluluğunun da bu insanlar hakkında benden fazla bilgilendirildiklerini zannetmiyorum.

AKP'nin son dönemindeki bir sürü icraatından ben de memnun değilim. Otoriterleşme eğilimi var, insan hakları ihlâlleri falan son dönemde yükselişte, reform süreci durdu gibi; sadece ekonomide olumlu gelişmeler var. Bunları AKP'yi beğenen arkadaşlarıma söylediğimde bana haklı olduğumu, ama AKP'nin enerjisinin kapatma davası, muhtıra vb. olaylardan sonra Kemalist bürokrasi ile hesaplaşmaya gitmeye harcanması ile falan açıklıyorlar. Ben onlar kadar iyimser değilim.


Bu durumda önümüzdeki seçimde yeni CHP bence açık farkla AKP'den daha iyi seçenek.

Ben şimdilik bekleyelim, görelim diyorum.

kaanuni
18-01-2011, 05:14
Cevapta çok geç kaldım Astur, kusura bakmazsın değil mi? Muhabbet soğuyunca da pek bir zevk vermiyor aslında ama ne yapayım, sadece bir miktar vakit ayırabiliyorum bu sitede yazmaya ve başka bir konuya saatler harcayınca diğer cevaplar aksıyor.

Ekonomi politikası konusunda da çok saçma konuşuyor Kılıçdaroğlu, parayı bulurmuş, biraz ciddi olmak lazım.


Haklısın. Bazı vaatlerinden ben de memnun değilim. Biraz Cem Uzan'ı anımsatıyor bazı lafları. Ama vaatleri arasında beğendiklerim de var. O yüzden ekonomi ile ilgili olanlara fazla takmıyorum. Nasıl olsa uygulanamaz, uygulamaya çalışmaz bile. Bazı vaatler seçime kadar. Yine de en uçuk vaatlerinde bile bir iki zerre mantık var. Kadınlara para vermek iyidir, aklıma bir anda microfinance gelmişti.

En beğendiklerimi yazayım:

1- Hak ve özgürlükleri genişleten ve güvence altına alan bir Anayasa hayata geçirilecektir.
2- Askeri Yüksek idare Mahkemesi kaldırılacaktır
3- DGM'lerin yerine getirilen özel yetkili mahkemeler kaldırılacaktır
6- Özel yaşamın gizliliği sağlanacak, telefon dinleyenlerden, korku imparatorluğu yaratanlardan hesap sorulacaktır
7- Faili meçhul cinayetler aydınlatılarak, devletin içindeki çeteler ortaya çıkarılacaktır
8- YÖK kaldırılacaktır
9- Üniversiteler bilimsel, yönetsel ve mali özerkliğe kavuşturulacaktır
10- Üniversite yönetimlerinde gençlere söz hakkı verilecek ve karar sürecine katılmaları sağlanacaktır
21- Temsilde adalet ilkesini yok eden yüzde 10 seçim barajı kaldırılacaktır.
22- Seçim yasaları değiştirilerek, liderlerin değil, milletin kendi milletvekilini seçebilmesi sağlanacaktır.
23- Siyasi Partiler Yasası demokratikleştirilecek, lider sultasına son verilecektir.
24- Milletvekili dokunulmazlıkları, kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılacaktır.
34- Yenilenebilir enerji kaynaklarına öncelik verilerek, Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülke konumdan çıkarılacaktır.
35- Çevre talanına 'dur' denilecektir.

Kaynak (maalesef CHP'nin sitesindekini bulamıyorum, sanrım biraz uçtuğu için utanıp saklamışlar ama buradada aynı):
http://www.uludagsozluk.com/k/kemal-k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu-nun-2011-se%C3%A7im-vaatleri/

Tabi sırf vaad etmekle olmuyor. Ama iktidar olurlar da vaatlerini yerine getirmezlerse, bir sonraki seçimde oy vermem, bu kadar basit. Zaten AKP'de reformları yavaşlatarak beni ilgilendiren vaatlerini yerine getirmiyor.


Ben tam aksi yönde düşünüyorum. AKP bence MHP'nin silinmesini, barajı geçememesini istiyor. Bence MHP barajı bu gidişle zaten aşamayacak. AKP seçimden sonra yeni anayasa yapmaya falan çalışırsa BDP'nin desteğini almaya çalışabilir, tabii bunun için Kürt taleplerinin önemli bir kısmını karşılamak durumunda kalır, o da çok istenen bir şey gibi gözükmüyor.


AKP'nin MHP'nin silinmesini istemesi konusunda haklısın. Bu normal, rakipler sonuçta. Bundan daha da önemlisi AKP seçim öncesinde, Kürtleri kızdırmamak açısından, MHP'ye yakınlık gösteremez. Ancak seçimden sonra iş değişir. Ben MHP'nin baraj altında kalacağını pek olası görmüyorum. Keşke rcp (http://www.realclearpolitics.com/epolls/other/president_obama_job_approval-1044.html) gibi bir anket ortalaması yapan bir site olsa. Üşenmez isem belki kendim yaparım bir ara. AKP'nin ise tek başına iktidar kuramaması durumunda MHP ile koalisyon kurması bence olamayacak birşey değil. Beni de en çok korkutan bir olasılık. CHP-AKP ise çok mutlu eder beni.


AKP'nin son dönemindeki bir sürü icraatından ben de memnun değilim. Otoriterleşme eğilimi var, insan hakları ihlâlleri falan son dönemde yükselişte, reform süreci durdu gibi; sadece ekonomide olumlu gelişmeler var. Bunları AKP'yi beğenen arkadaşlarıma söylediğimde bana haklı olduğumu, ama AKP'nin enerjisinin kapatma davası, muhtıra vb. olaylardan sonra Kemalist bürokrasi ile hesaplaşmaya gitmeye harcanması ile falan açıklıyorlar. Ben onlar kadar iyimser değilim.


Ben de CHP'yi çok beğeniyor değilim. Ben biraz fazla ümitlenmişim sanırım. Ama şu an AKP'den çok beğeniyorum. Bunda CHP'nin biraz adam olması kadar, AKP'nin şaşması rol oynuyor. Dediğim gibi, seçilen yargıçlar (ve seçilmelerindeki transparlıktan yoksunluk), adalet bakanlığının yargıç fişlemeleri beni endişelendirmeye başlıyor. Eğer Kılıçdaroğlu uygulanamayacak bazı vaatler verip beni ciddiye almıyorsa, AKP'de bu hareketlerinden dolayı beni ciddiye almıyor gibi geliyor.


Ben şimdilik bekleyelim, görelim diyorum.

Haklısın belki. Gürsel Tekin'in bir lafı beni çok rahatsız etti; bildikleri tek derin devlet AKP'nin derin devletiymiş. Yok daha neler. Ama beklemek için pek vakit olduğunu düşünmüyorum. Seçim yaklaşıyor ve ben pasif olmak istemiyorum. Oy vermek yetmiyor bana, başkalarını da ikna etmek lazım. Amerikalılar Grassroots diyor. Henüz kararsız çok insan var.

Ancak benim CHP'ye vakit harcamam için, biraz daha ikna etmeleri lazım beni.

Astur
21-01-2011, 03:53
Cevapta çok geç kaldım Astur, kusura bakmazsın değil mi? Muhabbet soğuyunca da pek bir zevk vermiyor aslında ama ne yapayım, sadece bir miktar vakit ayırabiliyorum bu sitede yazmaya ve başka bir konuya saatler harcayınca diğer cevaplar aksıyor.


Sorun değil, neticede hepimizin bir hayatı, yüz türlü meşguliyeti var.


Kaynak (maalesef CHP'nin sitesindekini bulamıyorum, sanrım biraz uçtuğu için utanıp saklamışlar ama buradada aynı):
http://www.uludagsozluk.com/k/kemal-k%C4%B1l%C4%B1%C3%A7daro%C4%9Flu-nun-2011-se%C3%A7im-vaatleri/

Tabi sırf vaad etmekle olmuyor. Ama iktidar olurlar da vaatlerini yerine getirmezlerse, bir sonraki seçimde oy vermem, bu kadar basit. Zaten AKP'de reformları yavaşlatarak beni ilgilendiren vaatlerini yerine getirmiyor.

O listeyi görmüştüm, hepsi benim de beğendiğim vaatler; ama tabii bunları sitesine koyamayan CHP bunları ne kadar uygular? Seçime kadar arkasında durun bari...

AKP son dönem epeyce bozdu, eski ilerici yönü kalmadı pek; ben de seçimde AKP yerine alternatifsizlikten CHP'ye verebilirim.

AKP'nin MHP'nin silinmesini istemesi konusunda haklısın. Bu normal, rakipler sonuçta. Bundan daha da önemlisi AKP seçim öncesinde, Kürtleri kızdırmamak açısından, MHP'ye yakınlık gösteremez. Ancak seçimden sonra iş değişir. Ben MHP'nin baraj altında kalacağını pek olası görmüyorum. Keşke rcp (http://www.realclearpolitics.com/epolls/other/president_obama_job_approval-1044.html) gibi bir anket ortalaması yapan bir site olsa. Üşenmez isem belki kendim yaparım bir ara. AKP'nin ise tek başına iktidar kuramaması durumunda MHP ile koalisyon kurması bence olamayacak birşey değil. Beni de en çok korkutan bir olasılık. CHP-AKP ise çok mutlu eder beni.

Bizim ülkede siyaset biliminde çatışmacı parti sistemi diye adlandırılan şey var, CHP-AKP koalisyonuna ihtimal vermiyorum. 70lerde falan CHP-AP falan koalisyon yapabilseydi ülke o zor günleri çok daha rahat atlatırdı, sorumsuzluk yaptılar, koalisyon yapmama adına ülkeyi en karışık dönemlerinde yüzlerce gün hükümetsiz bıraktılar. AKP-CHP ilişkisi de onlarınki gibi bence, uzlaşamazlar.

Bu ara Kürt talepleri konusunda da sesi çıkmıyor AKP'nin, hatta milliyetçi çizgideler; hep 2011 hesapları bunlar. Anayasa yapmak istediklerinden referandumdaki yüzde 50lik tabanı sağlama alma derdindeler.


Ben de CHP'yi çok beğeniyor değilim. Ben biraz fazla ümitlenmişim sanırım. Ama şu an AKP'den çok beğeniyorum. Bunda CHP'nin biraz adam olması kadar, AKP'nin şaşması rol oynuyor. Dediğim gibi, seçilen yargıçlar (ve seçilmelerindeki transparlıktan yoksunluk), adalet bakanlığının yargıç fişlemeleri beni endişelendirmeye başlıyor. Eğer Kılıçdaroğlu uygulanamayacak bazı vaatler verip beni ciddiye almıyorsa, AKP'de bu hareketlerinden dolayı beni ciddiye almıyor gibi geliyor.


Bunda haklısın, katılıyorum.


Haklısın belki. Gürsel Tekin'in bir lafı beni çok rahatsız etti; bildikleri tek derin devlet AKP'nin derin devletiymiş. Yok daha neler. Ama beklemek için pek vakit olduğunu düşünmüyorum. Seçim yaklaşıyor ve ben pasif olmak istemiyorum. Oy vermek yetmiyor bana, başkalarını da ikna etmek lazım. Amerikalılar Grassroots diyor. Henüz kararsız çok insan var.

Ancak benim CHP'ye vakit harcamam için, biraz daha ikna etmeleri lazım beni.

Seçime doğru daha sağlıklı değerlendirmeler yapmamız mümkün olur bence; o zaman başlarız ikna çalışmalarına da. :)

kaanuni
25-01-2011, 04:09
...

Sanırım ortak bir noktada buluştuk ama ne yazık ki ümit verici bir nokta değil. Bu arada CHP sitesinden vaatleri komple kaldırmış değil (sonradan buldum: http://www.chp.org.tr/?p=5956). Ancak adam olsalar, bir yığın polemik nitelikli yazıların arkasında kaybettireceklerine kolay görünür bir yere koyarlar.

Khan
25-01-2011, 04:58
Sanırım ortak bir noktada buluştuk ama ne yazık ki ümit verici bir nokta değil. Bu arada CHP sitesinden vaatleri komple kaldırmış değil (sonradan buldum: http://www.chp.org.tr/?p=5956). Ancak adam olsalar, bir yığın polemik nitelikli yazıların arkasında kaybettireceklerine kolay görünür bir yere koyarlar.
Yukarda ki vaatler arasında Doğu ve Güneydoğu illerinde ki işsizliğe çözüm olarak devlet yatırımı yapılacağıda var.
Ancak bu da milletin bazı kesimleri tarafından kabul edilmiyor ve CHP'nin yine 'devletçi zihniyeti' olduğunu savunuyor.
Bu konuda da şunu söylemek isterim ki devlet tabii ki ekonomiye öyle ahım şahım karışmamalıdır ancak Güneydoğu ve Doğu söz konusu olduğunda bir devletçilik politikası şarttır. Güneydoğu'da ki işsizliğin nedeni özel sektörden medet ummaktır. Yatırımın sıfır olduğu ve belanın kol gezdiği bir yerede özel sektör pek uğramaz.
Bu yüzden buralara devlet fabrikalar açmalı böylece hem işsizliği büyük oranda azaltıp hemde özel sektöride bu yörelere teşvik etmiş olur.

Kılıçdaroğlu'nu kötü bulmuyorum. Ama gerçekten AK Parti hükümetinden daha iyimi olacak o konuda kararsızım işte.

Sangre
25-01-2011, 16:03
Yukarda ki vaatler arasında Doğu ve Güneydoğu illerinde ki işsizliğe çözüm olarak devlet yatırımı yapılacağıda var.
Ancak bu da milletin bazı kesimleri tarafından kabul edilmiyor ve CHP'nin yine 'devletçi zihniyeti' olduğunu savunuyor.
Bu konuda da şunu söylemek isterim ki devlet tabii ki ekonomiye öyle ahım şahım karışmamalıdır ancak Güneydoğu ve Doğu söz konusu olduğunda bir devletçilik politikası şarttır. Güneydoğu'da ki işsizliğin nedeni özel sektörden medet ummaktır. Yatırımın sıfır olduğu ve belanın kol gezdiği bir yerede özel sektör pek uğramaz.
Bu yüzden buralara devlet fabrikalar açmalı böylece hem işsizliği büyük oranda azaltıp hemde özel sektöride bu yörelere teşvik etmiş olur.

Kılıçdaroğlu'nu kötü bulmuyorum. Ama gerçekten AK Parti hükümetinden daha iyimi olacak o konuda kararsızım işte.

Dostum, inan ki Liberaller dahi 'Güneydoğu ve Doğu'ya yatırım yapılmasın, bu devletçi bir zihniyettir' demiyorlar.. Bunun 2 sebebi var;

Birincisi, kendini solda olarak tanımlamış olan hiçbir kesim, işsizliğin tavan yapmış, insanların taleplerini karşılayacak bir arzın olmadığı bölgelere yatırım yapılmasına engel olmazlar.. Bu devletçi bir zihniyet değil, çeşitli nedenlerle özel sektörün yatırım yapmayı tercih etmediği bölgeye devletin yatırım yapmasının zorunlu olarak kabul eden bir zihniyettir.

İkinci ve daha vahim olanı ise, bu bölgelere yatırım yapılmamasının tek nedeni zaten 'devlettir'.. Güneydoğunun her an ayrılabileceğine yönelik belirsizlik, özel yatırımcıları dahi büyük bir risk içinde bırakıyor.. Bu durumu yaratan devletse, bunu düzeltmesi gereken de devlettir.

Bu iki nedene dahil olmayan ama çok önemli bir başka konu da; Özgürlükler ve haklar olmadan, yapılan yatırımların da içinin boş olmasıdır.. Bir ülkenin veya bölgenin sağlıklı bir şekilde kalkınmasının temel şartı bölgedeki çatışmaları bitirmek, dolayısıyla bölge insanının hak ve özgürlüklerini tesis edebilmektir.. Bu konuyu hiç gündeme getirmeden, bölgenin tansiyonunun her an yüksek olduğunu bile bile oraya yatırım götüreceğini söylemek, benim için hiçbir şey ifade etmiyor.. Hiç kimse kusura bakmasın.

Özgürlük, kalkınmanın en önemli itici gücüdür, aracıdır.. Bir yerde, bölgede özgürlük yoksa, orada kalkınma da yoktur.

Khan
25-01-2011, 16:57
Dostum, inan ki Liberaller dahi 'Güneydoğu ve Doğu'ya yatırım yapılmasın, bu devletçi bir zihniyettir' demiyorlar.. Bunun 2 sebebi var;

Birincisi, kendini solda olarak tanımlamış olan hiçbir kesim, işsizliğin tavan yapmış, insanların taleplerini karşılayacak bir arzın olmadığı bölgelere yatırım yapılmasına engel olmazlar.. Bu devletçi bir zihniyet değil, çeşitli nedenlerle özel sektörün yatırım yapmayı tercih etmediği bölgeye devletin yatırım yapmasının zorunlu olarak kabul eden bir zihniyettir.

İkinci ve daha vahim olanı ise, bu bölgelere yatırım yapılmamasının tek nedeni zaten 'devlettir'.. Güneydoğunun her an ayrılabileceğine yönelik belirsizlik, özel yatırımcıları dahi büyük bir risk içinde bırakıyor.. Bu durumu yaratan devletse, bunu düzeltmesi gereken de devlettir.

Bu iki nedene dahil olmayan ama çok önemli bir başka konu da; Özgürlükler ve haklar olmadan, yapılan yatırımların da içinin boş olmasıdır.. Bir ülkenin veya bölgenin sağlıklı bir şekilde kalkınmasının temel şartı bölgedeki çatışmaları bitirmek, dolayısıyla bölge insanının hak ve özgürlüklerini tesis edebilmektir.. Bu konuyu hiç gündeme getirmeden, bölgenin tansiyonunun her an yüksek olduğunu bile bile oraya yatırım götüreceğini söylemek, benim için hiçbir şey ifade etmiyor.. Hiç kimse kusura bakmasın.

Özgürlük, kalkınmanın en önemli itici gücüdür, aracıdır.. Bir yerde, bölgede özgürlük yoksa, orada kalkınma da yoktur.
Milletin belli kesimi derken aslında AK Parti tarafını ve birkaç kişiden bahsettim. Bunun dışında tabii ki bazı liberaller Doğu ve Güneydoğu'ya devlet yatırımına sıcak bakabiliyorlar. (örn:h. cindoruk)

Diğer bütün sözlerinize katılıyorum. Bölgede özgürlük olmadan kalkınma da olmayacaktır. Öncelikli olarak bölgenin bazı temel haklarını karşılamalı ve daha sonrada kalkınma planlarımızı gerçekleştirmemiz gerekir. Şuan ki hükümetin bu bölgeye karşı eskiye göre daha ağır bir tutumu var özgürlükler konusunda.

Sangre
25-01-2011, 17:08
Şuan ki hükümetin bu bölgeye karşı eskiye göre daha ağır bir tutumu var özgürlükler konusunda.

Tabii bu da çok doğru.. AK Parti seçime kadar milliyetçilerin oylarına göz diktiği için, daha uzun bir süre Kürtlere, Alevilere yönelik hak ve özgürlükler konularına büyük ihtimalle değinmeyecektir.. Hatta uzun bir süre önce başladığı, bölgeye yönelik baskılarını da arttıracaktır.

Seçim sonrasında ise 2 görüş var.. AK Parti MHP'yi sindirip, onun tabanına da hakim olduktan sonra eski özgürlükçü/korkmadan adım atan çizgisine geri dönecektir.. İkincisi ise muhafazakar-milliyetçi çizgiden, oylarını garantiye aldığı için ayrılmak istemeyecek, riske girmeyecektir.

Ben 2.sinin daha doğru olabileceğini düşünüyorum.. Ama herşey bir anda da değişebilir tabii ki.. Bekleyip görmek gerek.

Astur
25-01-2011, 21:50
Sanırım ortak bir noktada buluştuk ama ne yazık ki ümit verici bir nokta değil. Bu arada CHP sitesinden vaatleri komple kaldırmış değil (sonradan buldum: http://www.chp.org.tr/?p=5956). Ancak adam olsalar, bir yığın polemik nitelikli yazıların arkasında kaybettireceklerine kolay görünür bir yere koyarlar.

Bu CHP'nin bir dünya parası var, doğru düzgün bir PR şirketi ile falan çalışmak akıllarına gelmiyor mu? Birkaç tane düzgün danışman falan tutsalar? Bari köşe yazılarındaki değerlendirmeleri okusalar?!

En azından şu işleri becerebilseler oy falan verecek olursam içim daha rahat edecek.

Neyse, bakalım önümüzdeki aylar neler getirecek.

TurkceRap
26-01-2011, 17:52
Chp.de özellikle Baykal'ın istifasından sonra görmezlikten gelinemeyecek bir yapısal değişiklik başladı.

Baykal'ın ardından Önder Sav tasviye edilmese bile etkisizleştrildi, Chp.deki yapısal değişiklik söylemlerine de yansıdı, Artık daha Sosyal Demokrat çizgiye göz kırpan, daha özgürlükçü vurgular görmeye başladık.

Bu ülkenin tek meselesinin Türban ya da Kürt sorunu olmadığını düşünüyorum, Tabiki çözülmesi gereken sorunlar fakat, Bu ülkedeki tüm etnik grupları (Tüm vatandaşları) etkileyen daha büyük sorunların olduğunu da görmezden gelemeyiz.

Chp.deki bu değişin ne kadar hızlı ilerleyip ilerlemediği konusu tartışılabilir, Fakat, Böyle giderse, Akp.ye verilen şans Chp.ye de tanınmalıdır.


Özellikle son birkaç aydır yasakların başımızda "Demokles'in kılıcı" gibi sallanması, Protestoculara karşı alınan tavır ve Akp.nin omurgasız politikaları sebebiyle Akp.ye oy vermeyeceğim.

Ayrıca, Ana dilde eğitim konusunda 3-5 oy uğruna saçmalayan, Her protesto da Küçük Emrah psikolojisine giren insanların Ana dilde Eğitim vs konusunda çok şey yapacağını zannetmediğim gibi, Özgürlükler adına da (Bir daha Akp iktidar olursa) pek de olumlu bir tablo beklemiyorum.

Dolayısıyla, Tüm bu sebeplerden dolayı oyum CHP'yedir.