Orijinalini görmek için tıklayınız : Diyanet İşleri ve İmam Hatipller Kapatılmalımı?
Merhabalar arkadaşlar.
Forumda daha öncede birkaç kez üzerine değinildi. Ama daha kapsamlı bir tartışma konusu olsun istedim. Diyanet İşleri günümüzde Türkiye'nin fiili olarak laik olmadığının en büyük göstergesidir. Ancak bu kurumun gerekliliği konusunda bazı düşüncelerim var. Kapatılması için erkenmidir, yoksa tam zamanımıdır.
Geçen hafta Siyaset Meydanı'na katılan Kemal Kılıçdaroğlu'na böyle bir soru geldi. Kılıçdaroğlu şuanlık Diyanet İşleri'nin gerekli olduğunu ve kapanılmasının çok çok ilerde düşünülebileceğini söyledi.
Diğer bir konuda İmam Hatipler. İmam Hatip'ler Atatürk döneminde açık olduğu sıralarda bilime ve yabancı dillere dayanıyordu. Hatta okulun müdürleri bile din eğitimi görmemiş cumhuriyet bekçileriydi. Bu kurumun amacı çağdaş din adamları yetiştirmekti.
Ayrıca cumhuriyetin ilk Tarih kitaplarına baktığımız zamanda da tamamen tarafsız bir biçimde Muhammed'in icraatları ve İslam anlatılıyordu.
Neyse, yakın tarihe fazla gitmeden konuşalım. Kılıçdaroğlu'na katılıyormusunuz, Diyanet İşleri lazımmıdır? Peki ya İmam Hatip'ler amacından fazla saptı ve düzenlenmesi gerekmi yoksa tamamen kalkmalımıdır?
Saygılar.
Diyanet kapatılsın, veya en azından ilk aşamada finansman yöntemi, adı falan değişsin. İmam Hatipler de imam ihtiyacına istinaden çalışsın, o meslek alanında ihtiyaç olduğu kadar mezun verecek şekilde düzenlensin.
Kapatılmasın, özerkleştirilsinler..
İmamların maaşını, çalıştığı camiye giden vatandaşlar versinler. Din görevlilerinin kamu görevlisi sayılmaları ve maaşa bağlanmaları çok saçma.
Firestorm
03-01-2011, 17:10
Diyanet kapatılsın bir inanc için illa bir kuruma ihtiyac yoktur ki taraflı bir kurumun olması ayrıca zarar verir bu insanlara ve inançlarını kullanarak sadece kendine yarar sağlar....
Bazı kişiler diyanetin tamamiyle tarafsız olabilicegini söyliyicektir ama bu saçma dinler buna izin vermez her inanç diğer inançları red eder böyle bir kurum oluşamaz cünkü çogunlugun inançı ne ise o yönde hareket etmek zorunda kalır ne kadar zorlarsanız zorlayın böyle bir şey olması mümkün değil ki çok zorlanırsa da iç sorunları o kadar büyük olur ki ülke için daha büyük zararlar ortaya cıkartır...
maasini devletin odedigi, ibadet yerlerini devletin yaptirdigi bir ulke laik olamaz. Turkiye laiktir denilecek ise, bu kurumlardan devletin elini cekmesi sarttir. Ataturk'un dini kontrol icin kurdugu soylenilen duzen, artik gayesini asmis, halki kontrol etmektedir. Buna bir son verilmesinin zamani coktan gelmis ve gecmistir bile..
Bilge Engin
03-01-2011, 17:44
Sadece sünni islamın bekçiliğini yapan ve gün geçtikçe yobazlaşan bu kurum ya tamamen kapatılmalı ya da modernize edilmelidir.
Eğer ki kapatılırsa cemaatleşmenin ve dinden geçinenlerin önünün de kesilmesi gerekmektedir. Tekrardan istiklal mahkemeleri kurulmalı ve tüm cemaatçilerin, dergah yöneticilerinin ve din lideri görünümünde olanların toplatılarak asılması gerekmektedir.
Ayrıca bu durum sadece islam kökeninde kalmamalı mason locaları ve lionlar klubü gibi gizli veya legal gözüken klüp ve kurumlar da tamamen temizlenmelidir.
Ben katı bakıyorum biraz ama topyekün temizlik herzaman daha iyidir.
Firestorm
03-01-2011, 17:47
Sadece sünni islamın bekçiliğini yapan ve gün geçtikçe yobazlaşan bu kurum ya tamamen kapatılmalı ya da modernize edilmelidir.
Eğer ki kapatılırsa cemaatleşmenin ve dinden geçinenlerin önünün de kesilmesi gerekmektedir. Tekrardan istiklal mahkemeleri kurulmalı ve tüm cemaatçilerin, dergah yöneticilerinin ve din lideri görünümünde olanların toplatılarak asılması gerekmektedir.
Ayrıca bu durum sadece islam kökeninde kalmamalı mason locaları ve lionlar klubü gibi gizli veya legal gözüken klüp ve kurumlar da tamamen temizlenmelidir.
Ben katı bakıyorum biraz ama topyekün temizlik herzaman daha iyidir.
İnsanların ölmesi ne şartla olursa olsun yanlıştır...
Bence de biraz degil cok kati olmus. Boyle dusunebilecek biri olmadigini dusunuyordum.
Eğer ki kapatılırsa cemaatleşmenin ve dinden geçinenlerin önünün de kesilmesi gerekmektedir. Tekrardan istiklal mahkemeleri kurulmalı ve tüm cemaatçilerin, dergah yöneticilerinin ve din lideri görünümünde olanların toplatılarak asılması gerekmektedir.
Zaten bu durum, ulusalcıların genel savunmasıdır.. Cemaatler, dindarlar, dinciler başı boş bir şekilde bırakılmamalıdır.. Mutlaka kontrol altına alınmalı ve mutlaka engellenmelidirler.
İşte bazıları Devlet yoluyla Diyanet'i kurarak bu kesimin kontrol altına alınması, engellenmesi gerektiğini savunuyor, bazı uç noktadakiler de kademe kademe bu katı durumu arttırarak bu kişileri Devlet tarafından 'düşünce suçu' kapsamında hapse atarak engelleme, en sonunda da tamamen temizlenmeleri, yok olmaları gerektiğini savunabiliyorlar.
Yani bir kesime karşı ortak bir düşünce besleniyor, ama uygulama şekli farklılık gösteriyor.
Ama her iki şekilde de inanç, ifade, ibadet, toplanma, faaliyet gösterme, örgütlenme vb. özgürlüklere ket vurulduğu bir gerçekliktir.
Konu hakkında da bir fikir belirtmem gerekirse;
Astur'un ve Ahbap'ın yaklaşımlarına katılıyorum.. Diyanet'in kapatılmasını veya tüm dinleri ortak olarak temsil edecek bir yapıya dönüştürülmesini tercih edebilirim (Bunu da devletin dini kontrol etmesi olarak değil, din üzerinde çeşitli eğitim almak isteyenlerin okuyacağı okulları düzenlemesi veya bu kültürlerin korunması anlamında olabilir.. Sonuçta eğitim gibi bir konuyu Devletin dışında düşünmek doğru olmaz).
Camilerin, cem evlerinin, sinagogların, kiliselerin ve diğer ibadet yerlerinin bu dinlere mensup insanlar tarafından yapılması, buralarda görev yapanların memur statüsünden çıkarılıp, sadece 'hizmet' veren olarak kabul edilmesi doğru olandır.. Ve tabii ki buna bağlı olarak, bu kişilerin aldığı ücretler ibadet eden kesim tarafından karşılanması da olması gereken bir şeydir.
Nişanyan'ın da bu konuda yazdığın iki yazı vardı.. Hazır yeri gelmişken o yazıların da linklerine yer vereyim.. Sonuçta bu tip konularda birikimli ve açık görüşlü biri.. Okunmalı;
http://nisanyan1.blogspot.com/2010/10/anayasa-sohbetleri-2-din.html
http://nisanyan1.blogspot.com/2010/10/anayasa-sohbetleri-2-din-konusuna-devam.html
diyanetten ve imam hatiplerden önce zorunlu din dersleri uygulamasının kaldırılması taraftarıyım.zorunlu din dersleri kaldırılmadıkça aydınlanma sözkonusu olamaaz.
10 yaşında bir oğlum var ve bu yıl 4. sınıfta ilk kez din dersiyle tanıştı.inanın bu yaşında dahi oldukça lüzumsuz bu ders diyebiliyor.
diyanete gelince,nasıl ki farklı dinlere mensup olanlar bağış toplayarak faaliyetlerini sürdürüyorsa,türkiyedede bunun yapılması zorunludur.çünkü diyanete ve din işlerine ayrılan kaynak,okullarımız için harcansa,yada eğitimcileri istihdam etmek için kullanılsa,sanıyorum ki çok daha aydın bir nesil yetişebilir.
imam hatipler için bişi demicem çünkü külliyen varlıklarını gereksiz ve anlamsız buluyorum.
Bilge Engin
04-01-2011, 15:34
Bence de biraz degil cok kati olmus. Boyle dusunebilecek biri olmadigini dusunuyordum.
Sevgili Vartor
Tabi ki o kadar katı bakmıyorum. Böyle bir düşüncenin söylenmesi ihtimali bile bir çok dinden geçinen kişinin yokolmasına yeter.
Ben cahil halkı din ile kandırarak zenginleşen, bunun daha fazla olması için de cahilliği besleyen sisteme karşıyım. Herzaman da karşı olacağım.
İstiklal mahkemesi evet keskin bir söylem ama bu kişilerin toplatılarak aynı emellerle hareket etmelerinin engellenmesi gerektiğini düşünmekteyim.
Bu arada Sangre, hayırdır, bir yaraya mı bastık ki hemen ulusalcı yaftasını takıp cemaatleri savunuyorsun? Neyse senin ne olduğunu artık öğrendik, bir kere de belli etmeden geçiver.
Saygılar
Bir dinsiz olarak verdiğim vergilerin en büyük kısmının bu diyanet işlerine harcanması beni çok rahatsız ediyor açıkçası. Kendi elimle insanların müslüman olmasına yardım ediyorum gibi geliyor bana.
Sevgili Vartor'unda belirttiği gibi, devlet desteği herhangi bir dine verildiği sürece, hatta devlet kurumundan yönetsel yer ayırıp bütçedende aslan payı verirsen asla laikbir ülke olamazsın.
Bu anlamda kılıçdaroğlu CHP side laikliği savunmuyor.
Din halkların afyonudur tespitini kanıtlarcasına her iktidar ve adayı din ipine sımsıkı sarılmaktadır.
Diyanetin hemen kapatılmalı, her türlü din propagandası yasaklanmalıdır. Dini ibadet ve geleneklerini yerine getirmek için dindarlar kendi aralarında oluşturdukları bir bütçe ile ibadethane açmalıdırlar.
Her din ve her dinden inançlı insanlar ancak bu şekilde inanç istismarından kurtulup özgürce inançlarının gereklerini yerine getirebilirler.
din kurumlarını kapatma fikri diğer kurumları kapatma fikri gibi son derece yanlış.. tam tersine bırakalım söyleyeceklerini söylesinler böylece mazlum edebiyatlarından da kurtulmuş oluruz...
hem dini kapasanız insanlar yinede birsürü saçma sapan komplo teorileri üretmeye ve yeni gaipten mesajlar bulup bunlara inanmaya devam edeceklerdir..diğer olanlar da yeraltına inip gizliden gizliye daha fazla yayılacaktır.
bu sanırım insan beyinin temel yapısında olan birşey : yaşanılan olayı hemen nedenselliklere bağlamak iki olay arasındaki ilişkiyi nedensellikle açıklamak... bunların sonucu sürekli insanları bilinmeyene olan ilgiye yöneltmekte ve yeni yeni dinler çıkarmaktadır.. ne gariptir ki aynı merak ve ilgi biliminde temel ivmesidir...
o nedenle yasaklamalarla bu iş çözülmez.. tersine özgürlükleri arttırmak inançların görünür olmasını sağlamak gerekir ki bu kadar farklı inancının olduğunu farkeden birey de kendi gerçeküstü inancının safsatasını daha kolay kavrayabilir...
yani çözüm yasakta değil özgürlüktedir...
sevgiler
Sevgili Uyar, kendi adıma din kurumlarının devlete ait olan, devlet tarafından kurulup maliyeti karşılananlarının kapatılmasından yanayım.
Yukarıdaki yazımdada belirttiğim gibi, hangi din olursa olsun, inanan insanlar aralarında finanse etmek kaydıyla, ibadethanelerini yapıp ibadet etmeli ve dinlerinin gereklerini yerine getirebilmelidir.
Yasaklanmasına taraf olduğum şey, halkın cebinden alınan vergilerle dini kişi ve kurumlar desteklenmemelidir. Bu kurumlar inanç özgürlüğünü yokedip tek bir dinin bir mezhebinin despotluğunu yaptıkları gibi, finansmanınıda halkın cebinden karşılıyorlar.
Laikliğin temeli bence budur.
Ben Cemaat ve Katolik Klisesine karşı ne kadar antipati hissediyorsam, aynısını Diyanete karşı da hissediyorum. Tabiki demokratik düşünceli bir insan olduğum için var olmasına da karşı değilim. Ben hayatımda turistik olmayan caminin içine adım dahi atmadım, en fazla avlusunda cenazeye katıldım. Ha bana, Sultanahmet'in bakımı için para verirmisin dersen o ayrı, seve seve veririm. Ama orada çalışan imamın eğitimi, maaşı beni ilgilendirmiyor. Benim ödediğim verginin bu şekilde kullanılması bana yapılan bir haksızlıktır.
Sanırım Kılıçdaroğlu ve başkaları, Diyanetin İslamı yumuşatabileceğini, modernleştirebileceğini zannediyor. Ben buna katılmıyorum. Zaten halkın yaşam standartları ve eğitim seviyeleri yükselince din modernleşiyor. İnsanlar ellerine materiyal verilince materyalistleşip esasen dinden kopuyor. Ancak kopmuş olmamak için dini kendi düşünce tarzlarına doğru çekiyorlar.
Bence İmam Hatipleri de, Diyaneti de özelleştirsinler. İstiyorlarsa Emiratelere satabilirler :P
Ha buna ek:
Avrupa ülkelerinde çok anormal değildir devletin bir mehsebi olması. Mesela İngilterede CoE. Ama İngiliz vatandaşı olsam busefer ben bunu yadırgardım.
Sevgili Uyar, kendi adıma din kurumlarının devlete ait olan, devlet tarafından kurulup maliyeti karşılananlarının kapatılmasından yanayım.
Yukarıdaki yazımdada belirttiğim gibi, hangi din olursa olsun, inanan insanlar aralarında finanse etmek kaydıyla, ibadethanelerini yapıp ibadet etmeli ve dinlerinin gereklerini yerine getirebilmelidir.
Yasaklanmasına taraf olduğum şey, halkın cebinden alınan vergilerle dini kişi ve kurumlar desteklenmemelidir. Bu kurumlar inanç özgürlüğünü yokedip tek bir dinin bir mezhebinin despotluğunu yaptıkları gibi, finansmanınıda halkın cebinden karşılıyorlar.
Laikliğin temeli bence budur.
evet sevgili saroz dostum.haklısın..
1-eğer konu dini kurumlar kapatılırsa (yasaklama gibi) buna karşıyım yukarıda yazdığım gibi.. tam tersi hepsi açılmalı... en küçüğünden en büyüğüne kadar..
2-eğer din devlet eliyle yönlendirilmesin diyanet kapatılsın diyosan ki sanırım asıl konu bu.. burada amerikan modelini öneriyorsun anladığıma göre... bu iki ucu .oklu değnek aslında .. amerika bu nedenle bayağı bir sorun yaşamıyor mu?? yine de devletin tekelinde olmasından daha hayırlı gibi geliyor bana da...
bizde yani islamda hristyanlık gibi cemaatten para almak (aidat gibi yani) gelişmediği için işler mi bu sistem bilmiyorum..bazı cemaatler çaktırmadan bunu yapıyorlar sanırım.. ama işler mi?? belki işlememesi daha hayırlı....o da başka
sevgiler...
milomanara
04-01-2011, 22:03
Elbette laik bir yönetimde dinlere bütçe ayrılması kabul edilemez. Fakat İslam'ın özel bir durumu var:
İslam şiddeti meşrulaştırmaya, ona altyapı/temel olmaya çok müsait. Şöyle ki, uyuşturucu da zararlı ama bazı yönetimlerce yasallaştırılıyor. Hem acı çeken hastalar için kullanıyorlar hem de zararı kontrol edebiliyorlar. İslam da böyle işte. Ortayol(main stream) İslam devlet tarafından desteklenmeli, dinin hümanist tarafı şişirilip barbar tarafı törpülenmelidir. Yoksa meydanı her cinsten delinin istismarına açık bırakıyorsunuz. Bu da 31 Mart Vakası, Menemen Olayları, Sivas Katliyamı gibi sonuçlar doğurmuştur. Halen bu koyun sürüsünün provake edilebilme potansiyeli vardır. O yüzden bunların ilacını kontrollü vermek icap eder.
hmm milomanara dostum...
islam bir uyuşturucudur o nedenle kontrol altında tutulmalı diyorsun... doğru mu anladım??
belki haklı/doğru bir yaklaşım olabilir ama...
sevgili dostum dini kontrol altında tutan "devlet" aynı zamanda dini halkı yönlendirmek için kullanmak da istiyorsa kolayca istediği gibi manüple edemez mi??
o zaman gerçek tehlike olmuyor mu???
milomanara
04-01-2011, 22:37
hmm milomanara dostum...
islam bir uyuşturucudur o nedenle kontrol altında tutulmalı diyorsun... doğru mu anladım??
belki haklı/doğru bir yaklaşım olabilir ama...
sevgili dostum dini kontrol altında tutan "devlet" aynı zamanda dini halkı yönlendirmek için kullanmak da istiyorsa kolayca istediği gibi manüple edemez mi??
o zaman gerçek tehlike olmuyor mu???
Sevgili uyar, İslam tutanın elinde patlama ihtimali çok yüksek bir uyuşturucu. Devletlerin dini kullanması yeni bir olgu değil. Obama bile kafir olduğunu saklamak zoruda(öyleyse eğer :)). Devlet, Diyanet kurumunu, Alevisinden Caferisine, Süryanisinden Sünnisine işletirse zaten sivri uçlar kalmayacaktır. Aynı çatı altında olacak bu insanlar.
Başı boş İslam çok tehlikelidir. İsa saf bir hippiyken, Muhammed elinde kılıç bir savaşçıdır. En temelinde onun müridlerinin ilhamı şiddetsiz olamaz.
Sevgili uyar, İslam tutanın elinde patlama ihtimali çok yüksek bir uyuşturucu.
iyi de sevgili milomanara dostum..
devlet de dincilerin eline geçerse bu sefer elimizde patlayacağına bir yerimizde patlamasın :))
ben diyorum ki tam tersine sivri uçlar olsun.. olsun ki birbirleriyle uğraşmaktan, birbirlerini yemekten ve bölünüp parçalanmaktan kurtulmasınlar..
birde millet ne çok alternatif var bunların hepsi doğru olamaz sanırım hepsi yanlış diyebilsin....
ne dersin??
milomanara
04-01-2011, 23:14
iyi de sevgili milomanara dostum..
devlet de dincilerin eline geçerse bu sefer elimizde patlayacağına bir yerimizde patlamasın :))
:) Bana sorarsan patlamış patlayacağı kadar. Ben kafir halimle zorunlu din dersi aldım, sure ezberledim. Her gün 5 vakit, seyyar satıcılardan sonra ikinci derece lanet ettiğim bir gürültüye maruz kalıyorum. Müslümanlara namaz kıldıran imamın maaşını ödüyorum. Daha ne kadar kötü olabilir?
ben diyorum ki tam tersine sivri uçlar olsun.. olsun ki birbirleriyle uğraşmaktan, birbirlerini yemekten ve bölünüp parçalanmaktan kurtulmasınlar..
birde millet ne çok alternatif var bunların hepsi doğru olamaz sanırım hepsi yanlış diyebilsin....
ne dersin??
Aslında elbette bu saçmalıklardan en çok rahatsız olanlardan biriyim. Diyanet'in varlığı ya da yokluğu bir sonraki Sivas vakasının etkilemez diyorsan, ben de seninleyim.
Ha yok, tüm dinlere mezheplere hizmet veren bir diyanet daha hümanist bir potada buluşmak zorundadır dersen -ki bana öyle geliyor- ben metro havaya uçma riskine karşı imamın maaşını ödemeye razıyım. İdeali tabi ki bu saçmalıkların buhar olup gitmesi olurdu.
Fakat bugüne kadar bildiğimiz diyanet işleri, cumhuriyetin kurulmasından bu yana gerçek veya sanal bir laiklik baskısı altında olduğundan nispeten ılımlı bir görüntü çiziyordu. Ancak bugün tarikatlar ve cemaatler oturdukları yerden kalktılar. Yakında sesleri çok daha gür çıkacağa benziyor. Bunların bu kurumu ellerine geçirmesi, siyasi olarak da tam destek alması durumunda sevgili uyar'ın endişelerine katılırım.
Bunca zaman diyanet, cumhuriyetin bir anlamda "şeyhülislam" makamı konumundaydı ve doğrudan veya dolaylı müdahalelerle ılımlı hatta laik bir görüntü çizdi. Dİyanetin bu yapısını sürdüreceğinden emin miyiz?
Türkiye’de son 10 yılda (1999-2008) Diyanet İşleri Başkanlığı’na 7.2 milyar doların üzerinde kaynak aktarıldı. Sadece bu yıl ayrılan bütçe 2 milyar YTL’ye yakın.
http://www.cnbce.com/business/0807/konuid=7.asp
mesela diyanet fetvaları bayağı duyulur olmadı mı son zamanlarda??
mesela alevilerin de bir diyaneti olsa fena mı olur??? nakşibendilerin ayrı, nurcuların ayrı, adnan hocacıların ayrı, sevgili yeşil hocamızın ayrı diyaneti olsa......
tartışır dururlar benim fetvam seninkini döver diye :) biz de bakar güleriz
milomanara
05-01-2011, 00:00
Kuran - Hadis tahrikli takva sahibi Müslüman, uzlaşılmaz, konuşulmaz, Allah kelamı diye kestirip atan bir yaratık. Şimdi bakınız eşcinsellik konusundaki diyanet fetvasına: Kamuoyunda tedirginlik meydana getirecek bir şekilde yayılma istidadı gösteren cinsel davranış bozuklukları karşısında İslam’ın bilinen tavır ve cevabı bütün açıklığıyla belirtilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı, insan doğasına aykırı, müslüman tabiatının hiçbir şekilde kabul edilemez bulduğu her türden cinsel davranış bozukluğu karşısında, toplumun yeterli düzeyde bilgilendirilmesine öncülük etmeli, kişiler hedef gösterilmeden ve rencide edilmeden, sorunların sağlıklı bir şekilde giderilmesi konusundaki girişimlere destek verilmelidir.[1 (http://www.diyanet.gov.tr/dinsurasi/sura/sicerik.asp?id=8&sorgu=1)]
Evet yahu, şimdi bunu iyi örnek diye verecektim ama durum fecaat gerçekten. Adam resmen tedavi edilmeli demiş. Zaten savunduğum özelleştirmeye karşı devletleştirme gibi bir şey.
Mevcut hali bile böyleyse bu kurumdan hayırlı bir iş çıkmaz sanıyorum. Bu yüzden müsadenizle kıvırarak :) Diyanet Defol! diyorum. Ama çekincemi de anlatabildim sanırım?
Firestorm
05-01-2011, 00:38
mesela diyanet fetvaları bayağı duyulur olmadı mı son zamanlarda??
mesela alevilerin de bir diyaneti olsa fena mı olur??? nakşibendilerin ayrı, nurcuların ayrı, adnan hocacıların ayrı, sevgili yeşil hocamızın ayrı diyaneti olsa......
tartışır dururlar benim fetvam seninkini döver diye :) biz de bakar güleriz
Açıkcası ben bir Alevi olarak öyle bir şeyin gerek oldugunu düşünmüyorum :)
Açıkcası ben bir Alevi olarak öyle bir şeyin gerek oldugunu düşünmüyorum :)
neden?? dedelerden biri başa geçse fena mı olur firestorm dostum??
Firestorm
05-01-2011, 08:10
neden?? dedelerden biri başa geçse fena mı olur firestorm dostum??
Dostum hiç geregi geregi yok zaten iç sorunlarımızı içimizde çöze bilen bir topluluguz eskiden bu çok daha etkili bir şekilde yapılıyormuş cok büyük dergahlar varmış bunu tarihi verilerde cok bulduk iç yapısı olarak her tür sorununu kendi içinde halediyordular günümüzde bu çok zayıflasada öyle hala yapılmaya calışılıyor...
Alevilik daha çok içine kapalı bir inanç aslında o yüzden diyanet gibi veya buna benzer açık kurumlar Alevilik inançına ters düşer cünkü her şey içerde kalmalı yani yapı olarak basit bir şekilde anlatmam gerekirse Ezoterizm'i örnek gösterirsem yeterli... iç yapı tam anlamı ile sağlam oldugu zaman(Şu anda ocak sistemi çok düzensiz özellikle Türkiye kurulduktan sonra tekkeler ve medreselerin ve dergahlar kapatıldıgında bu sistem baltalanmıştır ki asıl kapatılmalarının sebebide Alevilerin iç işleriyişi çökertmek sonuçta tekke medrese gibi yerler kapatıldı onlar camiye gecti ama dergahlar kapatılınca cem evlerine geçişte bi şekilde yasaklandı) Alevilerin her tür ihtiyacını karşılıyıcak bir düzen vardır. Zaten Alevilere karşı olunmasının sebeblerindende biri budur...
Bence yapılması gereken şey devletin herhangibir şekilde bütün inançlarla bağının koparılması ve sadece kontrol mekanizması olarak kalması yani direk olarak müdalet etmemeli bunun yerine her hangi bir inançın diğer insanlara baskı yapması engellemeli bu sayede hem ülke tarihinde ilk defa gercekten laik bir ülkede yaşıyor oluruz hemde inanç konusunda daha özgür olabilicegimizi düşünüyorum en azından her yerde inançımızı rahatlıkla dile getirebilicegimizi sence böyle güzel olmaz mı dost? Böyle tarafsız bir mekanizma kurmak zor ama bence imkansız değil...
zallas003
09-01-2011, 21:46
Kapatılması karşıtıyım.
Laik yapı adına kesinlikle kamudan çıkartılmalıdır.