Orijinalini görmek için tıklayınız : İnsanlar yeniden kaç bin yılda evrimleşebilir?
withoutreligion
14-01-2011, 14:13
Merak ettigim için soruyorum.
On bin erkek ve kız bebek yerleşim yerlerinden ve teknolojiden tamamen uzak bir ormanda büyürse vede hayatlarının hiçbir döneminde medeniyetle tanışmazlarsa yeniden bir medeniyet kurabilirler mi?
Bu yer örneğin ıssız bir ada olabilir
Yani dil ve alet kullanımı bakımından ilk insanlar durumunda olduğu gibi gelişmeleri milyonlarca yıl mı alır?
Sorun şu ki bebeklere kim bakıcılık edecek?
Yanlarında birer yetişkin olmadan bir insan bebeği doğada yok olur gider. Böyle bir deney ancak uzaktan koruma sağlanırsa gerçekleştirilebilir ama binlerce yıl sürekli gözlenmesi mümkün değil. Yanlarında bir yetişkin olursa hiç bir şekilde izole olmuş sayılmazlar. Yetişkin bakıcılar, bu bebekleri eninde sonunda kendi toplumsal ve ahlaki değer yargılarına göre şekillendirecek olan ataları olacaktır.
Böyle bir ortamda bebekler bir şekilde büyüdüler diyelim. İnsan anatomisinin gereği olan alet kullanma mutlaka cereyan edecektir. Geliştirilen her alet bir sonraki nesle daha donanımlı bir şekilde aktarılacak. Elbette binlerce yıl içinde bugünkü gibi olmasa da bir medeniyet kurulabilir.
Tarımı keşfedebilirler. Ama ormanda yaşamaya devam ederlerse bu da mümkün görünmüyor. Sürekli göç etmeleri yeni yerler keşfetmeleri gerek. Mutlaka aralarında anlaşmazlıklar çıkacaktır. bir kısmı ormanda kalıp diğerleri yollarına farklı coğrafyalarda devam etmek durumunda kalabilirler.
Tarım faaliyeti buna uygun arazilerin keşfinden sonra mümkün olabildi. Bizimkine benzer bir medeniyet ancak yerleşik tarımsal faaliyetin olduğu bir toplumsal birliktelikle mümkün.
Evrim her zaman bildiğimiz doğrultuda devam edemez. Mutlaka farklı şartlar, rastlantılar ve olaylar olacaktır. Böyle bir medeniyet ise bildiğimiz hiç bişeye benzemeyebilir.
Tabi ki bu bebeklerin hiç bir yetişkin bakıcı olmadan kendi kendilerine büyüdüklerini kabul edersek.
Saygılar
Soru, başlığa göre yanlış ya da başlık soru için hatalı seçilmiş.
Evrimden bahsediyorsanız; temelde biyolojik bir soru sormanız lazımdır. Organizmanın genetiği, gelişimi, değişimi, özelliklerini nesilden nesile aktarımı, seçiminden bahsetmelisiniz.
Yani bebeklerin onbin yıl sonraki bendenleri nasıl olur? Gibi.
Oysa başlığa rağmen! Medeniyet sorulmuş. Yani Uygarlık.
Uygarlık ise biyolojiden farklı olarak insan ırkının, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce yapısından, sanatından vs. oluşur.
Yani?
Bunun cevabı farklıdır.
Zannederiz ki; Sn. withoutreligion başlığını ya da sorusunu düzeltir.
Sn. taylan74 revize ettiği cevabı yineler.
Saygı, her şeyden önce...
evrensel-insan
14-01-2011, 18:54
Saygideger arkadaslar;
Bundan bir kac sene once bir yerde okumus , hatta resim oldugu icin, resminide gormustum.
Insanoglunun tahminine gore, kafa yapisi ve beyin buyuyecek ve buna mukabil olarak, eller, ayaklar ve beden kuculecek.
Bunun da nedeni, insanoglunun en cok kullandigi organin beyin oldugugu ve beynin bilimsel ve teknik gelisimiyle birlikte; el ve ayaklara eskisi kadar gerek duyulmayacagi ve kullanimlarinin gitgideazalacagi varsayimi.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Soru, başlığa göre yanlış ya da başlık soru için hatalı seçilmiş.
Evrimden bahsediyorsanız; temelde biyolojik bir soru sormanız lazımdır. Organizmanın genetiği, gelişimi, değişimi, özelliklerini nesilden nesile aktarımı, seçiminden bahsetmelisiniz.
Yani bebeklerin onbin yıl sonraki bendenleri nasıl olur? Gibi.
Oysa başlığa rağmen! Medeniyet sorulmuş. Yani Uygarlık.
Uygarlık ise biyolojiden farklı olarak insan ırkının, maddi ve manevi varlıklarının, düşünce yapısından, sanatından vs. oluşur.
Yani?
Bunun cevabı farklıdır.
mhmd, ilişkisel hatalar olmakla birlikte, soruda evrim dışı bir tanım hatası yok.
Evrimsel süreç yalnızca biyoloji bilimi ile sınırlı değil. İnsanların uygarlıklar kurmaları, ırklaşmaları, maddi ve "manevi" varlıklarının, düşünce yapısının ve sanatının gelişimi hep farklı evrimsel süreçlerin bir ürünüdür.
Belki siz bu "manevi sandığınız bağlamların" "birileri tarafından" doğrudan insana, canlıya verildiğini düşündüğünüzden sorunun hatalı olabileceği kanısındasınız doğru mu?
Milyonlarca yıl almaz.. Çünkü bir kere artık beyin hacmi büyük. İlk insanların, en baştan bu hacmi büyütmeleri gerekliydi. Soru bahsedilen türün "Evrimsel Basamakları Tırmanması" ilksel ataları kadar zor olmasa gerek.
withoutreligion
14-01-2011, 22:01
Başlıktaki soru ve içerik uyumsuz görünmesine rağmen kendi içinde tutarlıdır
aslında benim sormak istediğim biyolojik evrim değil, sosyolojik ve teknolojik evrimdir.
Biraz daha açarsak,
Konu, insanlık mecburen bu duruma düşerse ne olabileceği ile ilgilidir.
Şu anda büyümüş olan beyin öğrenecek birşey olmadığı için işe yararmı?
Dil olmadığı için dilin yeniden oluşturulması ve çeşitlenmesi mümkün mü?
Yani açıkçası tekerleğin icadı dahil bir süreç insanoğlunun gelişmiş beynine rağmen çok uzun olabilirmi?
Alında buradan varmak istediğim sonuç şudur.
İnsanların yüzbinlerce belkide milyonlarca yılda meydana getirdiği uygarlık neticesinde elde ettigi ürünler ve bilgilerin bir yaratıcı tarafından insanlara nimet olarak verildiği söylendiği için bunun böyle olmadığını vurgulamak istedim.
Yani eğer bir yaratıcı bu nimetleri yeniden vermek isterse hangi yolu izler?
Değerli dostum ;
Konu, insanlık mecburen bu duruma düşerse ne olabileceği ile ilgilidir.
Sosyolojik ve teknolojik anlamda kendi sosyal düzenlerini kurar ve el verdiği ölçüde bir teknolojiye sahip olurlar kuşkusuz.
Şu anda büyümüş olan beyin öğrenecek birşey olmadığı için işe yararmı?
Ne beynin hacmi ne başka bir etken... İnsan her yaşda gözler, tecrübe eder ve nihayetinde öğrenir. En azından süreç bende halen böyle işliyor :)
Dil olmadığı için dilin yeniden oluşturulması ve çeşitlenmesi mümkün mü?
Dilin ortaya çıkması ve çeşitlenmesi de zaten olası. İlksel olarak basit hareketler ve sonrasında sesler ile. Evdeki evcil hayvanınızı gözleyiniz. Bir süre sonra sizinle iletişime geçmenin yollarını arayacak ve başaracaktırda. Bu garip hareketler ve bazende seslerle olabiliyor. Suyu veya yemeği biten kedim bir yolunu bulup bunu bana anlatıyor. Banyo kapısı kapalı ise, kumuna ulaşmak içinde yine beni uyarıyor... İnsan mı yapamayacak? Zamanında yaptık, yine yaparız :)
Yani açıkçası tekerleğin icadı dahil bir süreç insanoğlunun gelişmiş beynine rağmen çok uzun olabilirmi?
"Birşey"in icadını ilk insanlardan daha kolay yapacakları kesin. Ama tekerlek bizim icadımız. Onların ki başka bir şey olabilir. En önemli ihtiyaçlarına çözüm arayacaklardır. Bu tekerlekde olabilir bizim düşünmediğimiz başka bir şeyde. Ama ilk insandan daha kolay olacağı su götürmez bir gerçek.
Yani eğer bir yaratıcı bu nimetleri yeniden vermek isterse hangi yolu izler?
Bildiğim tek yaratıcı insanoğlu... Ve bu noktada neyi nasıl oluşturur bilemeyiz.
evrensel-insan
15-01-2011, 00:04
Saygideger withoutreligion;
Konu, insanlık mecburen bu duruma düşerse ne olabileceği ile ilgilidir.
Insanoglu sosyal bir canli turudur. O yuzden de mutlaka en azindan deneme&yanilma yolu ile ve biribirine iletmek durumunda oldugundan ortak bir isaret/dil gelistirecektir.
Şu anda büyümüş olan beyin öğrenecek birşey olmadığı için işe yararmı?
Beyin kendisine yansiyani algilayan ve bu algiyi soyutlama ile kavramlastiran bir organdir. Oyuzden bilinc ve farkindaliga paralel olarak algi ve kavramlastirma degisir, yani bilgi surekli ve degiskendir. Oyuzden beyin gozlemi ile surekli ogrenime aciktir. Ayrica tartisma hic bitmez.
Dil olmadığı için dilin yeniden oluşturulması ve çeşitlenmesi mümkün mü?
Dili insanoglunun icinde bulundugu sartlar ve sosyal birliktelik olusturmustur. Ayrca insanoglu kendi turu olmasa bile, baska turlerle iletisime girmek icin, ses ve vucut hareketi kullanir,bu da zaten dildir. Dil demek, derdini anlatmak demektir. Bunun cesitlenmesi de, farkli cografyalar ve birbiriyle iletisim halinde olmayan farkli toplumlar olarak farklilasmasidir. Cunku her toplumun algisi,kavramlastirmasi, deneme&yanilma bilgisi, dogaya bakis acisi v.s. farkli olabilir.
Yani açıkçası tekerleğin icadı dahil bir süreç insanoğlunun gelişmiş beynine rağmen çok uzun olabilirmi?
Gunumuz insanoglu, dunyanin neresinde ve hangi sartta olursa olsun, ilk atasinin ki gibi duzeyde degildir. Beyni daha gelismistir, buna paralel olarak algisi, kavramlamasi gozlemi de farklidir. Bu da ihtiyaca paralel olarak degiskendir. Ayrica icinde bulundugu tabiatin durumu da onemli bir etkendir. Sonucta, yasam, beslenme, koruma, korunma v.s. ona gore bir teknolojik gelisim getirecektir. Oyuzden tekerlek degil; direk tekerlegin kullanildigi bir arac yapimi gelisebilir.
Alında buradan varmak istediğim sonuç şudur.
İnsanların yüzbinlerce belkide milyonlarca yılda meydana getirdiği uygarlık neticesinde elde ettigi ürünler ve bilgilerin bir yaratıcı tarafından insanlara nimet olarak verildiği söylendiği için bunun böyle olmadığını vurgulamak istedim.
Ortada nimet falan yoktur. Sadece olan sartlar ve bu sartlari kullanarak degistiren ve soyut ekleyen insanoglu.
Yani eğer bir yaratıcı bu nimetleri yeniden vermek isterse hangi yolu izler?
Nimeti kendi kendine veren insanogludur. Eger bir sey yaratilacaksa, o da insanoglunun soyutlamasi ve bunu dile getirmesi, sisteme cevirmesi ve bir duzen haline getirmesidir.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Değerli dostum ;
Sosyolojik ve teknolojik anlamda kendi sosyal düzenlerini kurar ve el verdiği ölçüde bir teknolojiye sahip olurlar kuşkusuz.
Ne beynin hacmi ne başka bir etken... İnsan her yaşda gözler, tecrübe eder ve nihayetinde öğrenir. En azından süreç bende halen böyle işliyor :)
Dilin ortaya çıkması ve çeşitlenmesi de zaten olası. İlksel olarak basit hareketler ve sonrasında sesler ile. Evdeki evcil hayvanınızı gözleyiniz. Bir süre sonra sizinle iletişime geçmenin yollarını arayacak ve başaracaktırda. Bu garip hareketler ve bazende seslerle olabiliyor. Suyu veya yemeği biten kedim bir yolunu bulup bunu bana anlatıyor. Banyo kapısı kapalı ise, kumuna ulaşmak içinde yine beni uyarıyor... İnsan mı yapamayacak? Zamanında yaptık, yine yaparız :)
"Birşey"in icadını ilk insanlardan daha kolay yapacakları kesin. Ama tekerlek bizim icadımız. Onların ki başka bir şey olabilir. En önemli ihtiyaçlarına çözüm arayacaklardır. Bu tekerlekde olabilir bizim düşünmediğimiz başka bir şeyde. Ama ilk insandan daha kolay olacağı su götürmez bir gerçek.
Bildiğim tek yaratıcı insanoğlu... Ve bu noktada neyi nasıl oluşturur bilemeyiz.
Sayın AerA siz çok akılı bir insansınız, ben sizin kadar evrimleşmiş olmayabilirim.. :)
Ama soracağım sorulara sanırım en iyi cevabı siz verebilirsiniz...Sanırım.
Soru 1-
İnsanlığın tüm ırkları ortak bir atadan mı gelmiştir ?
Soru 2-
Eğer ortak bir atadan gelmemişse evrimleşmeyi planlayan ve yönlendiren bir akıl olmadığına göre, bu gün evrimleşme süreci çok farklı olan insan türleri yaşıyor olması gerekmiyor muydu?
Soru 3-
İnsanlık ortak bir atadan geliyorsa, tarih içerisinde bu atanın zürriyeti çoğalıp dallandığında, yaşadıkları şartlara ve yeteneklerine göre çok farklı evrimleşme içerisine girememişler mi ? Ne oldu da en sonunda tüm insan ırkları görsellik ve renk dışında aynı genetik özelliklere ulaşabildi?
Soru 4-
İnsanlığın geleceği ile tahminler yürütürken (Sayın evrensel-insan, "ileride beyin büyüyecek eller ayaklar ufalacak vsy diyor" ) nasıl oluyorda tüm insanlık için aynı genelle yapılabiliyor ?
Tüm insanların evrimleşmesi bir tekele mi bağlıdır ?
Soru 5-
Filin beyni 5000 gr olduğuna ve insanınkine göre çok büyük olduğuna göre, fil geçmişte beynini çok kullanarak mı büyütmüştür?
Çok kullanılan beyinler, fil örneğinde olduğu gibi daha sonra (İnsanın 1300-1800 gr beynine göre) verimsiz mi oluyor?
Bu örneğe göre insanoğlunun ileride beyinsiz olma ihtimali var mıdır?
Yanıtlarsanız sevinirim.
Esen kalınız
Sayın AerA siz çok akılı bir insansınız, ben sizin kadar evrimleşmiş olmayabilirim.. :)
Ama soracağım sorulara sanırım en iyi cevabı siz verebilirsiniz...Sanırım.
Soru 1-
İnsanlığın tüm ırkları ortak bir atadan mı gelmiştir ?
Soru 2-
Eğer ortak bir atadan gelmemişse evrimleşmeyi planlayan ve yönlendiren bir akıl olmadığına göre, bu gün evrimleşme süreci çok farklı olan insan türleri yaşıyor olması gerekmiyor muydu?
Soru 3-
İnsanlık ortak bir atadan geliyorsa, tarih içerisinde bu atanın zürriyeti çoğalıp dallandığında, yaşadıkları şartlara ve yeteneklerine göre çok farklı evrimleşme içerisine girememişler mi ? Ne oldu da en sonunda tüm insan ırkları görsellik ve renk dışında aynı genetik özelliklere ulaşabildi?
Soru 4-
İnsanlığın geleceği ile tahminler yürütürken (Sayın evrensel-insan, "ileride beyin büyüyecek eller ayaklar ufalacak vsy diyor" ) nasıl oluyorda tüm insanlık için aynı genelle yapılabiliyor ?
Tüm insanların evrimleşmesi bir tekele mi bağlıdır ?
Soru 5-
Filin beyni 5000 gr olduğuna ve insanınkine göre çok büyük olduğuna göre, fil geçmişte beynini çok kullanarak mı büyütmüştür?
Çok kullanılan beyinler, fil örneğinde olduğu gibi daha sonra (İnsanın 1300-1800 gr beynine göre) verimsiz mi oluyor?
Bu örneğe göre insanoğlunun ileride beyinsiz olma ihtimali var mıdır?
Yanıtlarsanız sevinirim.
Esen kalınız
Sayın hur-kus,
Sevgili AerA size çok daha fazla bilgi verecektir. Ben de sorulara yönelik bildiğim birkaç bilgiyi ön bilgi olarak sunayım.
1 ve 2 nolu sorularınızla ilgili olarak:
Bilimsel adıyla Homo sapiens neandertalis ile modern insanın (Homo sapiens sapiens) atalarının yaklaşık 440.000 yıl önce Afrika’da ortak bir atadan ayrıldığı düşünülüyor. (İnsanın daha eski atalarının şempanzelerle ortak bir atadan ayrılması ise 6,5 milyon yıl öncesine tarihlendiriliyor.) Fosil kayıtlarına göre Afrika’dan göç edip Avrupa, Güney Sibirya ve Ortadoğu’yu da kapsayan geniş bir alana yayılmış olan Neandertaller 30,000 yıl önce yok oluyorlar. (Kaynak (http://www.ntvmsnbc.com/id/25091674/))
3. sorunuzla ilgili olarak, bildiğim kadarıyla genetik açıdan tam benzerlik göstermiyoruz. Arada farklar var. Yine yukarıdaki kaynaktaki bilgiye göre, "Science dergisinin 7 Nisan tarihli sayısında yayımlanan Neandertal genomu ön taslağının Dünyanın farklı bölgelerinden insanların genomlarıyla karşılaştırılması, Afrikalılar dışında tüm insanların yüzde 1 ile 4 arasında değişen oranlarda Neandertal geni taşıdığını ortaya koydu."
http://img337.imageshack.us/img337/6282/100507neandertalagaci.jpg (http://img337.imageshack.us/i/100507neandertalagaci.jpg/)
Ayrıca meslea kolesterol tedavisinde kullanılan rosuvastatin isimli etken maddenin 40 mg'lik formu, Japonlar, Çinliler, Koreliler gibi uzakdoğulular için kontrendike iken siyah ve beyaz ırkta kullanılabilmektedir (Bunun genetik farklardan kaynaklandığına dair bir bilgi hatırlıyorum). Benim verdiğim bu örnek, çok ufak bir ayrıntı. Çok daha önemli ayrıntıları arkadaşlar anlatacaklardır.
4. sorunuzla ilgili olarak bir bilgiye sahip olmadığımdan bir şey söyleyemeyeceğim.
Son sorunuzla ilgili olarak ise şunu biliyorum. Filin beyninin insanın beynine göre gramaj olarak daha büyük olması, böyle bir karşılaştırma yapmak için yanlış. Çünkü baz alınan değer, herhangi bir canlının beyin ağırlığının vücut ağırlığına oranıdır. Bu değer, en yüksek şekliyle insandadır. Bu nedenle de insan, diğer canlılardan daha zekidir. Ayrıca bir canlının kendi vücuduna göre büyük bir beyin taşıması, aynı zamanda o beyni taşıyacak olan kafanın da büyümesi anlamına gelir. Bundan dolayıdır ki, tüm memeliler içerisinde normal doğum yaparken en çok acı çeken canlı da insandır. Beynin ağırlığını kıyaslarken bunları dikkate almalısınız.
withoutreligion
15-01-2011, 02:37
Değerli arkadaşlarım
Verdiğiniz cevaplar için teşekkür ederim.
Benim bu konudaki düşüncelerim kısmen sizinkiler ile aynı fark ise şudur.
Bana göre insanlık yeniden taş devrine dönecek olursa atalarımızın geçtiği süreçlerin aynısını yaşayacağıdır.Çünkü bilgi olmadan akıl bir işe yaramaz diye düşünüyorum.
Sayın AerA siz çok akılı bir insansınız, ben sizin kadar evrimleşmiş olmayabilirim.. :)
Ama soracağım sorulara sanırım en iyi cevabı siz verebilirsiniz...Sanırım.
Değerli dostum hur-kus;
Deneyelim bakalım...
Soru 1-
İnsanlığın tüm ırkları ortak bir atadan mı gelmiştir ?
Öncelikle ırdan kastınızın tam olarak ne anlama geldiğini anlamadım? Günümüz Dünyasındaki milletlerden kaynaklanan ırklar mı yoksa Homo-Neanderthal mi?
Neyse, gerek milletlerden gerek diğer olasıkda olsun, "EVET" ortak bir atadan gelmişlerdir. Milletler bazında bir ırk soruluyorsa, tarihde kavimler göçü diye bilinen hadiseyi hatırlayınız. Bugün tüm Avrupa kavimler göçünün eseridir. Zamanla kendi dil ve kültürlerini kurmuşlardır. Diğer ırk tanımıda ortak atadandır. Neanderthal ile modern insan arasında temel bazı anatomik farklılanmanın haricinde pek bir fark yoktur. Farklı çoğrafyalarda yaşamaları belirli farklılaşmalara sebep vermiştir o kadar.
Soru 2-
Eğer ortak bir atadan gelmemişse evrimleşmeyi planlayan ve yönlendiren bir akıl olmadığına göre, bu gün evrimleşme süreci çok farklı olan insan türleri yaşıyor olması gerekmiyor muydu?
Dünya'da çok farklı insan şekilleri yaşıyor zaten. Gözleri çekikler, derisi farklı renkte olanlar, uzuvları küçük olanlar (soğuk bölge insanları), esmerler, sarışınlar, mavi gözlüler, kan grupları farklı olanlar v.b.
Sorması ayıpda siz ne bekliyordunuz? Antenli ve yeşil sümüksü bir deriye sahip insan türlerimi? Elbetteki tüm insan türleri ana hatları ile birbirine benzeyecek, çünkü birbiri içinde yaşıyorlar...
Soru 3-
İnsanlık ortak bir atadan geliyorsa, tarih içerisinde bu atanın zürriyeti çoğalıp dallandığında, yaşadıkları şartlara ve yeteneklerine göre çok farklı evrimleşme içerisine girememişler mi ? Ne oldu da en sonunda tüm insan ırkları görsellik ve renk dışında aynı genetik özelliklere ulaşabildi?
Görsellik ve renk, rütuşların yapıldığı süreç... Bu sürece geçilmeden ana hatları ile insan türü şekillenmiştir zaten. Daha sonrası çevresel etmenler başta olmak üzere bir çok etmene bağlı...
Soru 4-
İnsanlığın geleceği ile tahminler yürütürken (Sayın evrensel-insan, "ileride beyin büyüyecek eller ayaklar ufalacak vsy diyor" ) nasıl oluyorda tüm insanlık için aynı genelleme yapılabiliyor ?
Tüm insanların evrimleşmesi bir tekele mi bağlıdır?
İnsan türü artık mağaralarda yaşamıyor. Sosyal. Bakınız benimle internetten görüşebiliyorsunuz. Aramızda oluşabilecek farkları minimuma indirgemek için her türlü donanıma sahibiz. Çernobilde bir reaktör patlıyor ve bundan tüm Dünya etkileniyor... Sahi ilkokulda iken, devletin öğrencilere dağıttığı bedava radyasyonlu fındıkdan siz yemediniz mi? Hal böyle iken insan türünün üzerindeki değişim, genele çok kolay yayılabiliyor... Evrimsel süreç kimsenin tekelinde değil ama artık çoğrafik faktörler insanlığa engel de değil...
Soru 5-
Filin beyni 5000 gr olduğuna ve insanınkine göre çok büyük olduğuna göre, fil geçmişte beynini çok kullanarak mı büyütmüştür?
Çok kullanılan beyinler, fil örneğinde olduğu gibi daha sonra (İnsanın 1300-1800 gr beynine göre) verimsiz mi oluyor?
Yükde hafif pahada ağır sözü sizede bir şey hatırlatıyor mu? Filin vücudu büyük olduğundan kafası ve hali ile beynide büyüktür. Lakin iş onu kullanmaya gelince, doğa devreye girer. Benim filin ki gibi kalın bir derim yok.. Up uzun ve sivri dişlerimde, düşmanlarımı korkutacak devasa bir gövdem de... Hal böyle iken beynimi kullanmam gerekmez mi? Buradan yola çıkarsak en sondaki sorunuz da cevap buluyor herhalde... Yani verimsiz olmuyor, ama kullanacak başka bir şeyiniz yoksa cidden çok işe yarıyor... En azından bende öyle... :)
Bu örneğe göre insanoğlunun ileride beyinsiz olma ihtimali var mıdır?
Geleceğe ne hacet, insanoğlunun şu an bile beyinsiz olanları var.
Saygılar sunarım, esen kalınız.
evrensel-insan
15-01-2011, 21:41
Saygideger AerA;
Geleceğe ne hacet, insanoğlunun şu an bile beyinsiz olanları var.-AerA-
Yukaridaki cumledeki "beyinsiz" mecai anlamda mi?:hug::whip:
Cunku, beyni duranin, yasaminin da durdugu soyleniyor.
Eger bir sey yoksa, durmasi da soz konusu olmaz, o zaman zaten yasam, varlik bilinc ve farkindalik olarak olmaz. Gerci, kalp kendini bir yasatan bulur da, neyse!
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger AerA;
Geleceğe ne hacet, insanoğlunun şu an bile beyinsiz olanları var.-AerA-
Yukaridaki cumledeki "beyinsiz" mecai anlamda mi?:hug::whip:
Saygilarimla;
evrensel-insan
Değerli dostum ;
Şöyleki; hur-kus dostumuz fillerin insandan büyük bir beyine sahip oldukları halde onu insan kadar kullanamadıklarından bahsetmiş ve devamında bunu mecazen beyinsizlik olarak belirtmiş.
Bende aynı şekilde benimki ile aynı hacimde bir beyni olduğu halde kullanamayan/kullanmak istemeyen bireylere mecazen aynı gönderiyi yaptım.
Esen Kalınız
evrensel-insan
15-01-2011, 23:41
Saygideger AerA;
Mesaj alinmistir. Darisi mesajlari alamayanlarin,basina.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Saygideger AerA;
Mesaj alinmistir. Darisi mesajlari alamayanlarin,basina.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Sayın evrensel-insan,
Mesaj sizemiydi ki "mesaj alınmıştır" diyorsunuz..?
:)