Orijinalini görmek için tıklayınız : Araplar Diktatörlerini Deviriyor: Bin Ali Düstü, siradaki gelsin!
evrensel-insan
25-03-2011, 22:58
Saygideger arkadaslar;
Bu arada olaylar Urdun'de de basladi ve gittikce gelisiyor.
Ey be Osmanli, Bu kadar genisleyip, Dunya'ya "oturmamis" topraklar birakmanin ne alemi vardi?
Geriye, ortadogu ve Kuzey Afrika'daki "eski" Osmanli topraklarindan, su son zamanlarda bir toplumsal/kitlesel olay yasamayan, baska bir ulke kaldi mi?
Kaldi ise de, olaylar "eli kulagindadir."
Bu arada, Suriye "bana da saldiracaklar" dusuncesi ile ulkesinde ilk defa cesitli "demokratik acilim" uygulamalarini yerine getirecegi sozunu verdi. Yoksa, biliyor "dis nakilli demokrasi kilici" tepesinde bekliyor.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Şu video'yu tercüme edebilen var mı? Şarkı çok hoşuma gidiyor ama anlayamıyorum. Tabi adama sonra yapılanlar da içler acısı.
http://www.youtube.com/watch?v=xiRu8bZBXfM
Aynı adamın (Rami Essam) Tahrir meydanından başka bir şarkısı:
http://www.youtube.com/watch?v=-rEKmTBKiBM
Şarkının biraz daha uzun bir versiyonu:
http://www.youtube.com/watch?v=8itcRqkWLLA
Ama ilk kayıt çok daha hoşuma gidiyor, özellikle kızların demokrasi diye bağırmaları. Videoyu yayınlayana sordum tam versiyonu var mı o kayıdın diye ama henüz cevap alamadım.
Libyalı isyancıların komutanı: Savaşçılarımın El Kaide’yle bağlantısı var
Daily Telegraph http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/spacer.gif
http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif
http://www.hurriyet.com.tr/p/newsDetail/spacer.gif
http://www.hurriyet.com.tr/p/newsDetail/spacer.gif
Libya’nın doğusundaki en stratejik şehirlerden biri olan Ecdebiye bu sabah itibarıyla yeniden isyancıların kontrolüne geçti. İsyancıların liderlerinden Abdül Hakim el Hasidi ise bir gazeteye verdiği röportajda Irak’taki müttefik güçlerle savaşta ön saflarda olan cihatçıların Muammer Kaddafi rejimiyle savaşta da önemli rol oynadığını söyledi.
Dünya gündeminin nabzı Planet'te atıyor (http://www.hurriyet.com.tr/planet/)
İtalyan Il Sore 24 Ore gazetesine konuşan el Hasidi, Libya’nın doğusundaki Dema bölgesinden Irak (http://www.hurriyet.com.tr/index/%C4%B1rak/)’taki koalisyon güçlerine karşı savaşması için “25 civarında” savaşçı toparladığını söyledi. El Hasidi, “Bunların bazıları Ecdebiye’de de ön saflarda” dedi.
Savaşçılarının “vatansever ve iyi Müslümanlar olduğunu, terörist olmadığını” söyleyen el Hasidi, El Kaide üyelerinin de iyi Müslümanlar olduğunu ve bir işgalciye karşı savaştığını söyledi.
El Hasidi’nin bu açıklamaları Çad Devlet Başkanı İdris Debi Itno’nun, El Kaide’nin, Libya’da isyancıların kontrolünde bulunan bölgelerdeki askeri cephanelikleri yağmaladığı ve “yerden havaya füzeler dahil” silahları ele geçirerek kendi sığınaklarına götürdüğünü duyurmasının hemen ardından geldi.
"BEN DE AFGANİSTAN (http://www.hurriyet.com.tr/index/afganistan/)'DA SAVAŞTIM"
El Hasidi, kendisinin de daha önce Afganistan (http://www.hurriyet.com.tr/index/afganistan/)’da “yabancı işgali”ne karşı savaştığını, ancak “2002’de Pakistan’da Peşaver’de yakalandığını” söyledi. El Hasidi daha sonra ABD (http://www.hurriyet.com.tr/index/abd/)’ye teslim edildi oradan da Libya’ya gönderilerek 2008’de serbest bırakıldı.
ABD (http://www.hurriyet.com.tr/index/abd/) ve İngiltere hükümet kaynakları El Hasidi’nin 1995-1996 döneminden Derne ve Bingazi’de düzenlediği gerilla saldırılarıyla onlarca Libyalı askerin ölümüne yol açan Libya İslami Mücadele Grubu’nun (LIFG) bir üyesi olduğunu belirtti.
LIFG, resmen El Kaide bünyesinde olmasa da, ABD (http://www.hurriyet.com.tr/index/abd/) ordusunun West Point akademisi iki örgüt arasındaki işbirliğinin artan bir işbirliği içinde olduğunu açıkladı. 2007 yılında, müttefik güçlerinin Sincar’da ele geçirdiği belgeler LIFG üyelerinin Suudi Arabistan’ın ardından Irak (http://www.hurriyet.com.tr/index/%C4%B1rak/)’taki en büyük ikinci güç olduğunu ortaya koydu.
Bu ay başında El Kaide destekçilerine Libya’daki ayaklanmayı desteklemeleri için çağrı yapmış ve isyan sonucunda Libya’da “İslam çağı” başlayacağını belirtmişti.
İSYANCILAR ECDEBİYE'Yİ ELE GEÇİRDİ
Bu arada, isyancıların bütün gece süren çatışmaların ardından bugün sabah saatlerinde Ecdebiye’nin kontrolünü yeniden ele geçirdiği bildirildi. Ancak Reuters’a konuşan görgü tanıkları ve isyancılar Kaddafi güçlerinin batı kapısını hala elde tuttuğunu belirtti.
İsyancı savaşçı Sarhag Agouri, “Dün gece her şey savaşçılarımız tarafından yok edildi” dedi.
Agouri, “Ecdebiye bir hayalet şehre dönüştü. Şimdi sokaklarda sadece cesetler ve ne yapacağını bilmeyen aileler var. Biz kasabaya girdik ama diğer kapı hala onlarda” dedi.
Daily Telegraph'ta yayımlanan "Libyan rebel commander admits his fighters have al-Qaeda links (http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/africaandindianocean/libya/8407047/Libyan-rebel-commander-admits-his-fighters-have-al-Qaeda-links.html)" başlıklı haberden derlenmiştir Bu haber dikkatinizi çekecektir, umarım.
Bir hatırlatma: Kaddafi'nin daha Libya'ya operasyonlar söz konusu bile değilken yaptığı ilk açıklamalardan birisi; El Kaide'nin isyanlarda parmağı olduğuydu. Tabii, pek dikkate alınmamış yada görmezden gelinmiş bir açıklamaydı.
Suriye'deki yönetim de düşecek görünüşe göre. Esadın babası Hafız Esad'ın heykelini parçalıyor göstericiler.
qEQX6NfYDkA
spartacus
18-12-2011, 20:59
Yorumsuz...
http://www.hurriyet.com.tr/planet/19491694.asp
Boşverin Arabın diktatörlerini Rusya ordusunu ülkemizin sınırına yığdı donanmalarını alarıma geçirdi donanmada ki asker ailelerini başka bölgelere yollamışlar.Suriye sınırımıza füzeler yerleştiriyor hemde gizli gizli değil açıktan.Suriye'ye demokrasinin gelmesi ülkemizinde demokrasinin bedelini ödemesi an meselesidir.
http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=rus%20ordusu%20t%C3%BCrkiye%20s%C4%B1n%C4%B1r%C4 %B1nda&source=web&cd=2&ved=0CCoQFjAB&url=http%3A%2F%2Fwww.habercim.net%2Frus-ordusu-alarma-gecti.html&ei=yDjuTvHIO8T24QT3xIyVBg&usg=AFQjCNEpkFosvajjZ5I3nH7F0nhotonCnA
http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=rus%20ordusu%20t%C3%BCrkiye%20s%C4%B1n%C4%B1r%C4 %B1nda&source=web&cd=1&ved=0CCQQFjAA&url=http%3A%2F%2Fwww.tumhaber.com.tr%2FHaberOku.ph p%3Fhaber_id%3D39799%26baslik%3Drus-ordusu-turkiye-sinirinda&ei=yDjuTvHIO8T24QT3xIyVBg&usg=AFQjCNG4Ouko7O1TF2Ae_ijFVBS7kkcqng
http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=rus%20ordusu%20t%C3%BCrkiye%20s%C4%B1n%C4%B1r%C4 %B1nda&source=web&cd=3&ved=0CDAQFjAC&url=http%3A%2F%2Fhaberingundemi.com%2Fhaber%2FRus-ordusu-Turkiye-sinirina-dayandi%2F95187&ei=yDjuTvHIO8T24QT3xIyVBg&usg=AFQjCNH_2aPmPalP-KBUSvrhIdL2lEunTA
Yayın organları bu haberlerle dolu.Öyle görünüyor ki midyata pirince giderken evdeki bulgurdan olacağız.
spartacus
19-12-2011, 01:21
Irak'da savaş bilançosunun dillendiği bu günlerde, kimileri kaç adet İngiliz askeri, ne kadar İtalyan askeri(19) nin, kaç adet ABD askerinin hayatını kaybettiğini tartışadururken, savaş boyunca öldürülmüş 1.000.000 üzeri Irak'lıyı, bilmem kaç bin kayıp, 4.000.000 yurtsuz kalanı kimse görmek istemiyor. 10 Yıldır anti-savaş propagandası yapması beklenen kurum ve kuruluşlar ve zihniyetler, sanki gerçekmiş gibi ABD, Ortadoğuya demokrasi götürüyor masalını okumaya devam etti-ediyor... 1 Milyon insanın hayatına mal olmak nasıl bir duygudur bilemem ama ABD ya da batılı kapitalistlerin çıkarlarının sekteye uğradığı her gelişmemiş ülkeyi bombalarla talan etmesini bir çeşit faşizm değilde demokrasi gibi allayıp, pullayanlara, daha 1 yüzyıl içinde yaşanmış onca savaşa rağmen 21. yüzyılda savunabilmek ve destek vermek tam bir aymazlıktır.. Bu tarz propagandaya Dünya yabancı değil, 1930 larda yükselen nazi propagandası da aynı biçimde söylemlere sahipti...
Suriye'yenin ise Türkiye üzerinden düşüreleceği epeydir bilinen bir gerçek. Yine Irak bilançosu gibi insanlar, topluca öldürülecek ve ölenlere bakaraktan kalanlar üzerinde yaratılan terör ortamında ise, diz çöktürülecek. Her zamanki gibi beri yanda, yani batıda ve bu yanda, Nazi propagandifleri haline gelmiş sözüm ona demokrat, neo-liberal güruh ise alkışlar çalacak...
Libya meselesinde kıçına kazık girmiş gibi sıçrayan Fransa, Suriye sürecinde her alanda Türkiye'nin aleyhine rol oynuyor örneğin. Libya konusunda da Türkiye'nin Fransa aleyhine oynadığı gibi... Alkışlar arasında ve yaratılmış budala ortamda bu kadarcığı görememek dahi aslında bir algısal sarhoşluktur ve belkide en iyi tabirle ahmaklık...
Daha geçen haftalarda ABD casus uçağının düşürülmesi, aslında İran'ın değil, Rusya'nın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gösterdi. ABD ve diğer batılı ülkeler bu ve buna benzer gerçekler üzerinden kendisi yerine maşa(Türkiye) kullanmayı tercih etti, ve belkide böylelikle Rusya'nın elide zayıflayacaktı.
1990 larda liberalist masalların kahramanlarından Fukuyama tarihin sonunu ilan etmişti. Artık dünya tek kutuplu olacaktı, oysa Dünya başından beridir tek kutuplu idi, diğer kutup özünde savunma durumundan öteye bir varlık koyamıyordu, ve hatda Nazi tarzlı anti-propagandaları dahi etkisiz hale getirebilecek donanımdan yoksun davranıyordu ve hamdı. Oysa Fukuyama'nın tarihin sonunu ilan ettiği günden bu güne savaşlar azalmadı, artmaya başladı ve devam ediyor. Görünen şu ki, tek kutuplu dünya da daha güçlendiği hisseden kutupla birlikte, çıkarlar yeniden çatışmaya başladı ve pastadan pay kapma kavgası hayli kızıştı. Batı Ortadoğuda işgalci konumundadır ve bu konumunu 10 yıldan fazladır ki sürdürmektedir. İşgalcinin iyi, temiz, alkışlanabilir görüldüğü günümüzde, Rusya ve Çin gibi ülkeler bu konumlanıştan -ki tabiki çıkarları gereği- hoşnut değiller.
Batı basını Ortadoğu üzerinde yalan haberler de yayıyor. Suriye'de örneğin rejimin nasıl olduğundan yola çıkılarak bilhassa Taliban artığı güçlerin muhalif olarak örgütlendirilmesi ve batının sözcüsü haline getirilmesi ve giriştikleri eylem tarzları anlayış gösterilecek bir tutum değildir. 1917 lerde Rusya'da 1. dünya savaşı esiri iken devrim sonrası serbest bırakılan çekler üzerinden Ordu kuran batının, bu orduyla Rusya içerisinde toplu idamlar yaptırması gibi bir durum da söz konusu. Muhaliflerde silahsız değil ve şiddete başvuruyor.
Suriye de reformlar kabul edilmedi, edilse idi batının düşüncesi, muhalefet üzerinden kararlarını uygulatmaktı, Esad bu reformları kabul etmeyerek bu kanalı tıkamış oldu... Bu süreçde şunu da gördük, bu ülkeler Nazi paropaganda tarzlı savaş stratejisinin abarttığı ve yarattığı canavar gibi, dışarıya karşı düşmanca davranış içinde değiller. Saldırgan davranan örneğin şu anda Türkiye'dir ve Rusya'nın alarma geçmesi gayet anlaşılabilir bir durumdur. Bu gün Suriye gibi zor durumda olan ülkelere diş gösteren ve kolay maşa olan bir Türkiye bölge açısından olumlu değildir. Türkiye'ninde muhaliflerine nasıl davrandığı yıllar varki bilinen bir gerçek, eğer bu Rusya'ya Türkiyede muhalefeti örgütlemek ve silahlandırmak ve savaşmak-işgal hakkı veriyorsa ne demeli? Neyi bekliyoruz o halde? Hadi, buyursun demokrasi getirsin! eğer demokrasi demek işgal ise, savaş ise!
spartacus
15-01-2012, 02:22
http://www.hurriyet.com.tr/planet/19688450.asp
“Gerçek demokrasinin olmadığı yerde cumhurbaşkanı adayı olmak ya da herhangi bir resmi görev almak, benim bilincime uygun değil” dedi. Ülkede hâlâ baskıcı bir rejim olduğunu savunan eski Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Baradey, “Eski rejim devrilmedi. Geminin yeni kaptanları, sanki devrim hiç olmamış gibi hâlâ eski sularda yüzüyor” ifadelerine yer verdi.