PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Kürt Gençliğinden TKP'ye Saldırılar!


ahmetsln
12-03-2011, 16:24
TKP duyurusudur;

28 Şubat Pazartesi günü, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde ilki gerçekleşen
saldırılar hakkında kamuoyuna, saldırıları gerçekleştirenlere, politik sorumluluklarını yerine getirmeyenlere, seyirci kalanlara ve saldıranları cesaretlendirmek yolunu seçenlere açıkça hitap etme zorunluluğu doğmuştur.

Partimiz, şimdiye dek, saldırıların karşılıklı polemiklerle boyutlanması ve çeşitli noktalarda bir çatışma halini almasına izin vermemek için, konunun muhatapları ve meşru ilgilileri ile diyaloğu geliştirmeyi tercih etmiştir. Bu yolla gerilimi düşürmek mümkün olmamış,muhataplarımızın samimiyetleri bizim açımızdan kuşkulu hale gelmiş, saldırıların sona ermesini sağlamak konusunda etkili müdahalelerde bulunamadıkları ise kesinleşmiştir.

Bu kadar haksız ve gayrımeşru bir saldırganlığın, büyük bir sorumsuzlukla görmezden gelinmesi, örtülü biçimlerde desteklenmesi ve ısrarla sürdürülmesi gerçekten anlaşılmazdır.

Diyalog ve demokratik çözüm yollarından, sorunların toplum tarafından açıkça ve özgürce tartışılmasından haklı olarak söz eden kesimlerin tavırları, bizim için özgürlükten ve demokrasiden gerçekten ne anladıklarını sorgulanır hale getirmiştir.

Öncelikle yaşanan olayları, bu olaylar sırasında sergilenen kimi tavırları ve kamuoyuna yansıyan değerlendirme ve sonuçları ortaya koymak; tavrımızın bundan sonra nasıl şekilleneceğini anlatmak istiyoruz.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ Cebeci Kampüsü

TKP'nin 12 Haziran seçimlerine dönük hazırladığı bildirge, ülkenin her yerinde olduğu gibi,üniversitelerde de TKP'liler tarafından dağıtılmaktadır.

25 Şubat Cuma günü, BDP yönetimi tarafından "Kürt gençleri" olarak tanımlanan ve
BDP üyesi olmadıkları söylenen kişiler, bildirge dağıtımını engellemek istemiş; konu aynı gün BDP Genel Merkezi'ne bildirilmiş; buna rağmen, 28 Şubat Pazartesi günü bildirgeyi dağıtan TKP'li gençlere saldırılmıştır.

Saldırıda bıçak, satır, demir sopa gibi araçlar kullanılmış; 2'si ağır olmak üzere, 4 TKP'li gencin yaralanması ile sonuçlanmıştır. Ağır yaralananlardan birisi ameliyata alınmış,kafasına aldığı darbe yüzünden ölümcül tehlike atlatmıştır. Bu arkadaşımız, TKP Öğrenci Bürosu üyesi bir Kürt gencidir!
Saldırının gerçekleştiği gün, BDP yönetimiyle görüşmeler yapılmış, bu görüşmelerde
"saldıranların BDP üyesi gençler olmadığı, bir provokasyon ihtimalinin yüksek olduğu" muhataplarımızca dile getirilmiştir.

Bu saldırı, izleyen günlerde "Kürt gençlerinin hassasiyeti" ile açıklanmıştır. Fırat News Ajansı kaynaklı haberlerde, yaralananların kimliğine ilişkin hiçbir bilgi verilmeden, TKP ve TKP'li gençler suçlanmıştır.

ESKİŞEHİR

Cebeci'deki saldırının hemen ardından, Eskişehir'de de benzer bir engelleme ile karşılaşan TKP'li öğrencilere "faşist" oldukları, "saldırılmayı hak ettikleri" söylenmiştir.

İzleyen günlerde gelen talep üzerine yapılan bir görüşmede, BDP adına konuşan
kişi, “saldırıları tasvip etmediklerini, TKP'yi devrimci güçler içinde gördüklerini, bu tavrın son bulması için çabalayacaklarını” söyleyerek kendilerine 2 gün süre tanımamızı istemiştir.

Bu sürenin sonunda tablonun Eskişehir ve başka kentlerde de pek değişmediğini
belirtmek durumundayız.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ Tandoğan Kampüsü

Cebeci Kampüsü’ndeki saldırıdan sonraki günlerde, BDP yönetimi sorunu
araştırdıklarını,çözmek istediklerini belirtmiş; saldırıda ağır yaralanan arkadaşlarımızı hastanede ziyaret ederek onlarla görüşmüştür.

Aynı günlerde, Tandoğan Kampüsü’nde 2 kişi TKP'li bir öğrenciye saldırmıştır. Saldırının ardından Ankara'daki başka üniversitelerde TKP'lilerin BDP'lilere saldırdıkları ve dövdükleri yalan haberi yayılmıştır. Yayılan haberin yalan olduğu BDP tarafından da teyid edilmiştir.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ

7 Mart Pazartesi günü, İstanbul Üniversitesi'nde, kimi internet sitelerinde yine "Kürt gençleri" olarak tanımlanan kişiler, TKP bildirgesini dağıtan öğrencilere saldırmış; TKP'li grubun kalabalık olması ve başka sol görüşlü öğrencilerin de müdahale etmesi nedeniyle saldırı durdurulmuş; 4 TKP'li öğrenci yaralanmasına rağmen okuldaki çalışmalar sürdürülmüştür.

9 Mart Çarşamba günü ise, üniversite içinde yine engelleme girişimi olmuş, ortaya çıkan gerilim okula çevik kuvvetin yığınak yapmasıyla devam etmiştir.

Üniversitedeki Eğitim-Sen temsilcisinin araya girmesi ile birlikte, TKP'li ögrenciler, polisin okulu terk etmesi şartıyla çalışmalarını kendi iradeleri ile bitirip okuldan çıkacaklarını duyurmuşlardır.

Daha önce Ankara'da okul çıkışında saldırıya uğradıkları bilgisini paylaştıkları Eğitim-Sen temsilcilerinin okul çıkışında saldırı olmayacağı teminatı ile polisin okulu boşaltmasının ardından topluca okuldan çıkmışlardır.

Okuldan çıkan TKP'li öğrencilere İETT duraklarında ve bindikleri otobüslerde taş, sopa ve soda şişeleriyle saldırılmıştır. Otobüsün camları kırıldığı için, hızla hareket etmesi nedeniyle otobuse binemeyen duraktaki bir TKP'li öğrenci linç edilmek istenmiştir.

Beyazıt'taki bu saldırıyla eş zamanlı olarak, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde 3 TKP'li öğrenci 20 kişilik grubun saldırısına uğramıştır.

Tüm yaşananların özeti, Türkiye'nin birden çok yerinde TKP'nin seçim bildirgesi gerekçe gösterilerek TKP'li öğrencilere taş, sopa, satır, bıçak ve şişelerle saldırılmasıdır.

AÇIKLAMA VE HABERLER

Bu gelişmeler karşısında çeşitli sol kesimlerin, yayın organlarının ve kitle örgütü ve sendikaların farklı tavırları olmuştur.

BDP yöneticileri, kendileri ile yapılan görüşmelerde sergiledikleri tavır ve görüşleri,herhangi bir biçimde kamuoyuyla paylaşma yoluna gitmemişlerdir.

"Ankara'da belli bir grubun çatışma ortamı yaratmak istediği" gibi değerlendirmeler,yapılan görüşmelerde kalmış, BDP kanadından bir açıklama gelmemiştir.

Sadece Fırat Haber Ajansı'nda yer alan bir habere göre, BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis "Kürt gençliği ile TKP gençliği arasında yaşanan gerginlikten dolayı parti olarak rahatsız olduklarını" söylemiş; "hazırlanan bildirinin karşı taraftan, 'düşünce özgürlüğü' kapsamında değerlendirildiğini” hatırlatarak “Mustafa Suphilerin geleneği üzerine oturan ve bu gelenekten gelen TKP'nin Kürt Hareketi'ne yönelik değerlendirme yaparken, daha hassas olmasını bekliyoruz” demiştir.

Habere bakılırsa, BDP tarafından şimdiye kadar yapılan tek açıklamada Sayın Halis,
TKP'nin seçim bildirgesini "düşünce özgürlüğü" kapsamında değerlendirmemektedir!

Düşünce Özgürlüğü mü?

Partimiz de seçim bildirgesini "düşünce özgürlüğü" kapsamında değerlendirmiyor! TKP'nin seçim bildirgesi, devletin ya da başka birilerinin koyacağı yasakların konusu olamaz. TKP'nin bildirgesi, TKP'nin bildirgesidir!

“Türkiye Komünist Partisi’ne Oy Vermek İçin 10 Neden” başlıklı bildirgenin saldırıya gerekçe olan 8. maddesini hatırlatmak istiyoruz:

"Komünist partinin güçlü olduğu bir Türkiye'de kimse bir yandan ülkeyi satıp bir yandan da birlik-bütünlük edebiyatı ile milliyetçiliği pompalayıp düşmanlık üretemez; halkları biribirine düşürecek söylemler alıcı bulmaz; Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hâle getirilmesine kimse izin vermez; farklı etnik kökenlerden insanların birbirlerine güveni pekişir; birçok okulda İngilizce, Fransızca, Almanca eğitim verilirken, bu ülkenin dillerinden Kürtçe üzerindeki yasaklama ve kısıtlamalar kolay kolay savunulamaz."
Fırat Haber Ajansı'nın aktarımına göre, Şerafettin Halis'in "yeterince hassas" bulmadığı görüşler bunlardır! Dehşet verici olan, konuyla ilgili yapılan açıklamalarda, özel olarak Fırat Haber Ajansı'nın haberlerinde ve kimi başka haberlerde, "Kürt gençlerinin hassasiyet gösterdiği" öne sürülen cümlelerin uydurularak aktarılmış olması ya da aktarılmamasıdır.

Fırat Haber Ajansı'nın aktarımına göre TKP, bildirgesinde "Kürtleri emperyalizme ve bölücülere" terk etmeyeceğini söylemektedir! Aynı kaynaktaki bir başka aktarıma göre, TKP bildirgesinde "Kürtleri umutsuzluk içinde cemaatin kucağına bıraktılar" yazmaktadır.

Özgürlük mü?

Saldırganları bir yana bırakalım. Konuya ilişkin yapılan kimi yorumlar gerçekten yapanlar açısından utanç vericidir.

Örneğin, TKP afişlerini değiştirmeliymiş! Herkesin gözü önünde duran, ne dediği,
ne demediği belli olan bir bildirge için, bunları söylemenin tek anlamı olabilir. TKP, bildirgelerini TKP üyesi olmayanlara yazdırmalı ya da her türlü saldırıya hazır olmalıdır.

Hele TKP'li öğrencilerin, seçim bildirgelerini asma konusundaki ısrarları nedeniyle suçlanmaları gerçekten ayıptır. Herhangi bir kişinin, çevrenin ya da grubun, kendini, TKP'nin ya da başka bir sol hareketin değerlendirme ve çalışmaları konusunda onay mercii olarak görmesi söz konusu bile olamaz.

Bu yaklaşımların sahipleri, "özgürlük ve demokrasi" sözcüklerini değersizleştirmektedir.Demokrasiden, Kürt sorununun toplumca açık bir biçimde tartışılmasında söz edenler, bu tür tavırlarla sadece tutarsızlığa olmamakta; özgürlükten, demokrasiden, açıklıktan söz ettikleri her yerde kendi sözlerini değersizleştirmiş olmaktadır.

Kimi siyasi kuruluşların, sendika ve demokratik kitle örgütlerinin bu konuda gösterdikleri duyarlılık da bununla bağlantılıdır. Her şey bir yana, TKP bildirgesinin bir "onay" konusu haline getirilmesi, siyasal özgürlüklere bir saldırıdır.

Halkların Kardeşliği

Yaşanan saldırıların, "Kürt halkının hassasiyetleri" ile açıklanması saçmadır. Anadilde eğitim hakkından, halkların kardeşliğinden, milliyetçi yalanlara karşı durmaktan söz edilen bir metinle ilgili hassasiyet gösterilecekse; bırakın bunu milliyetçiler, halkları birbirine düşürmek isteyenler, Turancılar ve Osmanlıcılar göstersin.

Mesele açıktır. Siyasal farklılık ve tartışmaların saldırı konusu edilmesi, solda kesinlikle yeri olmayan bir siyasal rekabet biçimidir. Yaşanan budur. Çeşitli zeminlerde ve çeşitli mücadele başlıklarında yanyana gelebilen TKP ve BDP farklı iki siyasal harekettir. TKP'nin ayrı siyasal görüşleri vardır.

Bu ayrılığı "saldırı gerekçesi" olarak görenlerin ve gösterenlerin tekrar düşünmesi gerekir.

TKP, kendi siyasal söylemine, siyasal hattına ve giderek kendi varlığına yönelmiş olan saldırıları soğukkanlılık içinde karşılamış, sorunun büyümemesini önemsemiştir.

TKP'li gençler, partilerinin bu topraklarda yaşayan halkların kalıcı kardeşliği için bir güvence olduğunu iyi bilirler.

TKP'li gençler, milliyetçi provokasyonlarda kullanılabilecek, Türkleri Kürt halkına karşı kışkırtabilecek gelişmelerin önüne geçmeyi önemserler.

TKP'li gençler, kendi siyasal doğruları için bıçakla, satırla, demirle, sopayla gelen saldırganlara, bunlar nereden gelirlerse gelsinler, bu bilinç ve özveriyle göğüs germişlerdir.

Sorunun bütün akıl sahibi muhataplarını, en başta BDP'yi, kendini zaman zaman "müdahil" konumunda gören sol kişi ve kesimleri, Kürt siyasetini bu süreci geri çevirmeye çağırıyoruz.

Türkiye Komünist Partisi, seçim bildirgesine dönük akıl almaz ve kabul edilemez saldırılar karşısında gerileyecek, duracak, yavaşlayacak bir parti değildir.

TKP'liler, Türkiye'nin her yerinde, bütün bildirilerini dağıtmaya devam edecektir.

Geçtiğimiz günlerde Isparta'da ve Sakarya'da yaşandığı gibi, bu çalışmaları sırasında düzenin beslediği dinci, gerici ve faşist güçler TKP'ye saldıracaklardır ve TKP'liler bu saldırılara gereken yanıtları verecektir.

"Kürt gençliği" adına hareket ettiğini söyleyenlerin de TKP bildirgelerine değil, bu bildirgelere yönelen sağcı saldırılara karşı hassas olmaları beklenmeli, aksini kimse anlamamalıdır, anlayışla karşılamaya kalkmamalıdır.

TKP olarak, şimdiye kadar ki kararlı ve sorumlu tavrını sürdürüreceğimizi ilan ederken, herkesi sorumlu davranmaya çağırıyoruz.

http://www.tkp.org.tr/basin-aciklamalari/bdp-saldirilari-durdurmalidir-1231

naper
12-03-2011, 16:40
1970 lerin MHP si = 2010 ların BDP si .

ahmetsln
12-03-2011, 16:43
1970 lerin MHP si = 2010 ların BDP si .

kürt sorunu biter, bdp biter, mhpde biter.

rastaman
12-03-2011, 19:57
Maalesef Kürt hareketi gün geçtikçe milliyetçiliğe bulanıyor,eskiden Hurriler Mitanniler Kürttür diyorlardı,şimdi Sümerleri de Kürt yaptılar.Hareketin bir zamanlar sosyalist bir yanı olması bu tarz çıkışları ve milliyetçi söylemleri engelliyordu,ama artık o da yok.

Bir 10 sene önce ''ezilen halkın milliyetçiliği olur mu'' dediklerinde o zamanın şartları ve kendi duruşlarına bakarak hak verebilirdik,şimdi epey değiştiler.

Yanlız Tkp de resmi ideolojiden pek de kopuşmamış gibi bir izlenim veriyor,bazı söylem ve tavırları bana öncü gençliği anımsatıyor.

KızıL
12-03-2011, 20:41
resmi ideolojiden kastınız nedir sayın rastaman ve tkp nin kopamadığını düşündüğünüz hususları nelerdir??

AlbatrosS
12-03-2011, 20:46
resmi ideolojiden kastınız nedir sayın rastaman ve tkp nin kopamadığını düşündüğünüz hususları nelerdir??
kemalizm'e doğru düzgün tek laf edilmemesi...ulusal kurtuluş savaşları kutsanacaksa liberal/ulusalcı da olsa dtp çizgisi neden kutsanmıyor?kürt hareketini ısrarla birilerinin maşası görme, emperyalizmle işbirliği sair retorikler imalı da olsa neden tkp'nin dilinde?tabanda çok daha sert ithamlar yapılıp tartışmalar olduğunu biliyorum mesela...

ahmetsln
12-03-2011, 21:03
kemalizm'e doğru düzgün tek laf edilmemesi...ulusal kurtuluş savaşları kutsanacaksa liberal/ulusalcı da olsa dtp çizgisi neden kutsanmıyor?kürt hareketini ısrarla birilerinin maşası görme, emperyalizmle işbirliği sair retorikler imalı da olsa neden tkp'nin dilinde?tabanda çok daha sert ithamlar yapılıp tartışmalar olduğunu biliyorum mesela...

KEmalizme laf eden mi sosyalist komünist oluyor ? Bu mu şimdi ideoloji ?

Unutmayalım Lenin Kurtuluş Savaşına en büyük destek veren kişiydi! Sadece savaşta değil savaş sonrası Türkiye Cumhuriyeti ile dünya kadar anlaşma imzalamış. TKP açıkça diyor cumhuriyetin devamnı sosyalizmdir diye.Cumhuriyet kurtulmadan sosyalizm gelmez diye. Neden desteklediğini anlarsın o zaman.

Kürt hareketini desteklemekle de sosyalist olunmuyor, destekleyenleri de görüyoruz, Neden TKP bildirisinin 8. maddesinde yer alanlar dokunmuş Kürt Gençliğine...


Komünist partinin güçlü olduğu bir Türkiye’de kimse bir yandan ülkeyi satıp bir yandan da birlik-bütünlük edebiyatı ile milliyetçiliği pompalayıp düşmanlık üretemez; halkları biribirine düşürecek söylemler alıcı bulmaz; Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hâle getirilmesine kimse izin vermez; farklı etnik kökenlerden insanların birbirlerine güveni pekişir; birçok okulda İngilizce, Fransızca, Almanca eğitim verilirken, bu ülkenin dillerinden Kürtçe üzerindeki yasaklama ve kısıtlamalar kolay kolay savunulamaz.

Anlayana...

zahit
12-03-2011, 21:07
ya gerçekden ben bunları anlamış degilim-zaten bunların sorunu faşist vede faşizim,le
sorunu yok varsada yoksada ulasallık-tamamda ırkçılıgı vede faşizmi alt edemezsen,
ulusallıgı gündeme nasıl oturtacaksınız biz oturturuz babam diyiyorlar rastgele?
80 lerdeki kafa yapıları hala devam ediyor.

Jolly Jocker
12-03-2011, 22:22
TKP'nin Kürt sorununun çözümünü sosyalizm ertesine bırakan ve bir yanıyla kimlik sorunu olan bu sorunun çözümü için sistem içi bir takım kazanımlar da olabileceğini iddia eden kesimlere yönelik sert üsluplu tutumu, bu kesimlerin başını çeken BDP'yi rahatsız ediyor. Öte yandan, TKP'nin ''Günümüzün bölücü gücü emperyalizmdir, emperyalizme karşı sınırların değişmezliğini savunmak gerekir!'' şeklinde özetlenebilecek teziyle bölücülük karşıtlığı ve yurtseverlik vurgusu yapıp ulusalcı-kemalist kesime göz kırpması da Kürt Hareketini rahatsız ediyor. Öte yandan ulusların kendi kaderini tayin hakkını da çeşitli tezlerle kabul etmeyen TKP, cumhuriyete sahip çıkmak vurgusunu siyasi bir başlık haline getirerek ulusalcılara yakın bir pozisyon alıyor.

Kürt hareketinin solla bağının fazlasıyla gevşek olduğu doğrudur. Fakat Kürt hareketinin TKP'nin üstte biraz özetlemeye çalıştığım görüşlerini eleştirirken haklı olduğu da doğrudur. Fakat bu konulardaki görüş ayrılığını fiziksel bir çatışmaya dönüştüren Kürt hareketi bu olayda haksızdır. Hiçbir örgüt, görüşlerini belirtirken bir başkasından icazet almaya zorlanamaz. Üstelik devlet ve onun kolluk güçleri dururken, onca milliyetçi-faşist dururken kalkıp da TKP'ye saldırmanın da akıl alır yönü yoktur. Üstelik belki kimse henüz farkında değil ama TKP Yurtsever Cephesini tasviye etmiş vaziyette. TKP'nin diğer sol örgütlere yaptığı cepheleşme cağrısından, kendi Yurtsever Cephesini sessizce tasfiye ettiği anlaşılıyor.

rastaman
12-03-2011, 23:13
resmi ideolojiden kastınız nedir sayın rastaman ve tkp nin kopamadığını düşündüğünüz hususları nelerdir??

Kızıl dostum Albatros ve Freddie durumu kısaca özetlemiş aslında,bizim gibi çok farklı görüşlere sahip insanlar bile TKP'nin ulusalcılığı konusunda benzer şeyler söylüyorsa orda bir düşünmek gerek.


Unutmayalım Lenin Kurtuluş Savaşına en büyük destek veren kişiydi! Sadece savaşta değil savaş sonrası Türkiye Cumhuriyeti ile dünya kadar anlaşma imzalamış.


Bu destek ve yakınlığı ister sizin deyiminizle ''Atatürk'ün anti-emperyalist çizgisine'' bağlayalım ister benim düşünceme göre her ikisinin ortak düşman ve yöntemlere sahip olduğuna bağlayalım bir şey değişmeyecek,zorlamayla da olsa günümüze örnek olabilecek,insan haklarına saygılı,devrimci,sosyalist,demokrat vs.bir Atatürk elimizdeki malzemeyle çıkmıyor.

Kaldı ki Mustafa Kemal'in övülecek tavır ve duruşları da var,tabi onun yaptıklarını 20'li 30'lu yılların şartlarına göre değerlendirirsek...

Diğer yandan benim asıl eleştirdiğim Atatürk değil,onun yöntemlerini 2000'li yıllarda uygulamaya kalkan resmi ideologlarımız Kemalistler.

Üstelik belki kimse henüz farkında değil ama TKP Yurtsever Cephesini tasviye etmiş vaziyette. TKP'nin diğer sol örgütlere yaptığı cepheleşme cağrısından, kendi Yurtsever Cephesini sessizce tasfiye ettiği anlaşılıyor.

Bak buna şaşırmadım dersem yalan olur,benim üniversite yıllarından hatırladığım TKP(o zamanlar SİP'ti) diğer yapılarla işbirliği yağmak şöyle dursun her zaman iki adım ötede duran,ayrı eylemler yapan bir gruptu.Umarım haklısındır ve olumlu sonuçlar elde edilir.

ahmetsln
12-03-2011, 23:22
TKP'nin çağırısına tüm sol partiler hayır dedi.epeyde oldu bu o yüzden kendi tek başına start verdi. Bdp ile ödp veya emep üçlü ittifak kuracak büyük ihtimalle.

rstman benim eleştirim zaten size değil kemalizmi eleştirmiyor diye tkpye suç atan albtrossa.

AlbatrosS
13-03-2011, 00:35
KEmalizme laf eden mi sosyalist komünist oluyor ? Bu mu şimdi ideoloji ?
resmi ideoloji ve resmi tarihi eleştirmek devrimci olmayı bırak insanım, sadece insanım diyen ayık kafaların bile yapması elzem bir iştir...


Unutmayalım Lenin Kurtuluş Savaşına en büyük destek veren kişiydi! Sadece savaşta değil savaş sonrası Türkiye Cumhuriyeti ile dünya kadar anlaşma imzalamış. TKP açıkça diyor cumhuriyetin devamnı sosyalizmdir diye.Cumhuriyet kurtulmadan sosyalizm gelmez diye. Neden desteklediğini anlarsın o zaman.
lenin şunu dedi... mao geğirdi pis kokuttu... stalin viyakladı... eee, bu tc gerçeğini değiştirdi mi? 80 yılda 80binden fazla katliam'ı neremize koyalım? sadece dersim'de binlercesi derelerde kurşunlanmış kadın/çocukları? m. kemal sağken içeri tıkılan, öldürülen komünistleri; yasaklanan parti/dernekleri neyle izah ediyorlar? türk tarih/dil tezleri ve ulusal ideoloji/yanılsama yaratma çabaları neyin nesi? kurumsallaşmış türkçü/islamcı ideolojiyi neremize koyalım? vesayeti, bonapartizmi, anti demokratik tonla hurafeyi?

lenin ne demişi bırakta burda ne olmuş onu söyleyin bana... lenin türkü/ırkçı ideolijik payelere de destek vermiş; aferin koçum, harikasınız mı demiş?? dediyse onun da ta... beni yaşanan çıplak/somut gerçek alakadar eder; liderlerin vaazları değil... ben ırkçılık görüyorsam hz. lenin'in bu ''ilerici'' bir hareket demesi beni bağlamaz, halt yemiş!


Kürt hareketini desteklemekle de sosyalist olunmuyor, destekleyenleri de görüyoruz, Neden TKP bildirisinin 8. maddesinde yer alanlar dokunmuş Kürt Gençliğine...
80 yıllıık ırkçı faşist geleneği, kurumsallaşmayı, katliamları vs vs es geçip de kadük bir ''emperyalizm işbirliği'' mavalına/retoriğine sarıldıkları için... o adamların köyleri yakıldı, milyonlarcası sürüldü efendim; süren de nato ordusuydu! zahmet edip buna iki çift laf edin isterseniz... bu sorunu emperyalizm yaratmadı; bizzatihi yerli ve patenti bu devlete aittir...pkk gerillaları amazonlardan gelmiyor; urfa'dan, amed'den, hakkari'den, dersim'den çıkıyor... meşru demokratik talepleri desteklemek için herhangi bir şarta ihtiyacımız yok...

Komünist partinin güçlü olduğu bir Türkiye�de kimse bir yandan ülkeyi satıp bir yandan da birlik-bütünlük edebiyatı ile milliyetçiliği pompalayıp düşmanlık üretemez; halkları biribirine düşürecek söylemler alıcı bulmaz; Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hâle getirilmesine kimse izin vermez; farklı etnik kökenlerden insanların birbirlerine güveni pekişir; birçok okulda İngilizce, Fransızca, Almanca eğitim verilirken, bu ülkenin dillerinden Kürtçe üzerindeki yasaklama ve kısıtlamalar kolay kolay savunulamaz.

Anlayana...
http://www.youtube.com/results?search_query=zilan+deresi+katliam%C4%B1&aq=0

http://www.youtube.com/results?search_query=zilan+deresi+katliam%C4%B1&aq=0

anlayana... daha niceleri var da uzatmak gerekmiyor... üstüne 17 bin faili belli cinayet, köy boşaltmalar, geceleştirilp kondurulmayan milyonları falan da düşünelim...

bunun adı hafif deyimiyle inkardır... inkarı entelektüel bir kılıfa/teoriye sığdırma çabasıdır... katliamın adı ne adına olursa olsun yalnızca katliamdır. ırkçılığın gerekçesi ne olursa olsun ırkçılıktır... kürt hareketi denen grubun abuk sabuk tonla politik hattı vardır; ama, bu yaşanan somut gerçekleri değiştirmez ki... apocu fedai gençlik ve apo kült'ü en az ''cani/bebek katili apo'' imajı kadar amacından saptırılmış varlığına yabancılaşmış ve yozlaşmış bir retoriktir...

AKHENATON
13-03-2011, 14:30
İran uzaya çıktı şu Türk devletinde bozuk plak gibi Komünizm tartışmaları bitmemiş maşallah.

ahmetsln
13-03-2011, 15:03
lenin şunu dedi... mao geğirdi pis kokuttu... stalin viyakladı... eee, bu tc gerçeğini değiştirdi mi? 80 yılda 80binden fazla katliam'ı neremize koyalım? sadece dersim'de binlercesi derelerde kurşunlanmış kadın/çocukları? m. kemal sağken içeri tıkılan, öldürülen komünistleri; yasaklanan parti/dernekleri neyle izah ediyorlar? türk tarih/dil tezleri ve ulusal ideoloji/yanılsama yaratma çabaları neyin nesi? kurumsallaşmış türkçü/islamcı ideolojiyi neremize koyalım? vesayeti, bonapartizmi, anti demokratik tonla hurafeyi?

lenin ne demişi bırakta burda ne olmuş onu söyleyin bana... lenin türkü/ırkçı ideolijik payelere de destek vermiş; aferin koçum, harikasınız mı demiş?? dediyse onun da ta... beni yaşanan çıplak/somut gerçek alakadar eder; liderlerin vaazları değil... ben ırkçılık görüyorsam hz. lenin'in bu ''ilerici'' bir hareket demesi beni bağlamaz, halt yemiş!

Hala şu bildik savlardasınız, Atatürk komünistleri boğdurtmuş sürekli sürekli veaynı şekilde atatürkü lekelemek için hep aynı savlar artık kurtulun bu mantıksal hatadan. Saldıracak başka yönler bulun derim.

Bka sana bir kaç ders : Atatürk komünizm düşmanımızdır dememiştir. (http://www.taylanozbay.com/index.php?option=com_content&view=article&id=319:atatuerk-tuerklueuen-en-bueyuek-duemani-komuenzmdr-de-me-m-tr&catid=35:politik-yazlar&Itemid=56)

Şu boğdurtma meselesi için tıklayın (http://www.taylanozbay.com/index.php?option=com_content&view=article&id=181:nazim-hkmet-ve-mustafa-suph-hakkinda-k-soru&catid=35:politik-yazlar&Itemid=56)

Dersim katliamını desteklemiyorum tabi ki de. İnsanlık dışı bir şey ama bunu hitlerle veya stalinle boy ölçüştürmeye kalkarsak atatürke haksızlık yapmış oluruz hemde en alasından. Ayrıca o olayla ilgili şu makaleyi (http://panteidar.wordpress.com/2009/11/21/dersim-ve-seyit-riza-gercegi/) öneririm size.

Her insan tarihten geçmişten ders çıkarmasını bilir, dersim olayı bir hataydı ve bu hatadan herkes ders çıkardı, ayrıca o dönemin olaylarını bu dönemin ahlak unsurlarına göre incelemek yanlış olur. Bunu herkes çok iyi bilir. hitler kendi döneminde suçlu muydu hayır.O tarz katliamları herkes yapıyordu.Ama güne göre.Bugün o bir insanlık suçu Stalin içinde aynısı geçerli. m. kemal içinde. Ki zaten dersim olayı diğerlerinin yanında ne kalır ?

Irkçılıktan kasıt nedir ? Atatürk nerede ırkçılık yapmış ? "ne mutlu türküm diyene" demek ırkçılık olarak saymak absürd kaçar. güçlü ve yıkılmaz bir devlet olmak için tek millet olmalıyız, bu sözü sürekli ırkçılık yönünden bakmak geçmişe de büyük hakarettir, birleşmiş etnik kökenler tek ırk gibi tek millet gibi güçlü olurlar. Lenin de bna benzer politika yürütmedi mi ? Tüm halkları birleştirerek. kaldı ki Atatürk ırkçılık katliamı mı yapmış şimdi hitler gibi ? yaşadın türk ırkı diyip kürtleri mi katletmiş _ çerkezleri mmi ? eleştirek bir şey bulmak için herş yeden nem kapıyorsunuz. Gerçekleşen olayları günümüze göre dğeil o güne değerlendirin, daha mantıklı olur.

80 yıllıık ırkçı faşist geleneği, kurumsallaşmayı, katliamları vs vs es geçip de kadük bir ''emperyalizm işbirliği'' mavalına/retoriğine sarıldıkları için... o adamların köyleri yakıldı, milyonlarcası sürüldü efendim; süren de nato ordusuydu! zahmet edip buna iki çift laf edin isterseniz... bu sorunu emperyalizm yaratmadı; bizzatihi yerli ve patenti bu devlete aittir...pkk gerillaları amazonlardan gelmiyor; urfa'dan, amed'den, hakkari'den, dersim'den çıkıyor... meşru demokratik talepleri desteklemek için herhangi bir şarta ihtiyacımız yok...

80 yıllık ırkçı faşist hükümet mi ? güldürmeyin yahu. Gerçekten yazık yani haliniz içler acısı.! Gel o zaman o köyleri yeniden yapalım ? bdp gitsin bir köye okul yapsın hadi görelim bizde bunu ? Kendi feodaliter yapmasını korumak için kürt halkını kullanmasını çok biliyor. Yıllardır doğuya ne bir birikim yapılıyor ne bir okul ne de bir sanayi iş merkezi peki neden ? Bunu sorun bakalım kendinize? Yapmıyorlar demeyelim neden yapılmıyor diyeli bir kez de? Senin ırkçı faşist dediğin kemalistler geçen yaz diyabakırda bir köyün okulunu KENDİ EMEKLERİ ile yenilediler, hepsi GENÇTİ hepsi ATATÜRKÇÜYDÜ, şartlar değişir, ideolojilerde yapısal olarak değişir, biz bugün kürtlere kardeşim diyebiliyoruz ama siz gibi sürekli milleti birbirine düşürüp ayrılık isteyenlerin ne farkı var natodan abd'den ? söylesene ? natoya atatürk mü girdi ? chp-dp girdi ? Kemalist hükümet dediğin atatürk öldükten sonra bitti. Her kendine kemalist diyeni sen gerçekten atatürkün yolundan igiden yaparsan bırak senle konuşmaya bile değmez.

Çözüm arıyorsak hadi yapalm neden adam gibi kimse yanaşmıyor! Sürekli türk halkını kürt halkına kürt halkını türk halkına kışkırtma var ? Neden sürekli çatışma var ? bu kürt gençliğinin yaptıgı hangi demokratikleşmeye girer söylesene ? Faşistliğin alası!

Bırakalım bu ayakları da çözüm arayalım. Ayrılık olmadan kardeşçe bir ülke için, siz buna yanaşın, ayrılığın kime çaresi olmuş, sürüden ayrılanı kurt kapar :).


Amma velakin konumuz bu değil konumuz kürt gençliğinin tkpye saldırması ve tkpnin duyurusudur..

spartacus
13-03-2011, 15:36
Kısaca ilericiliğin dozunu belirlememizde gerekiyor..

Kurtuluş savaşı döneminde Anadolu halkının direnişi hem desteklenmesi hemde ilerici bir direnişdi. Bu noktada herhangi bir şüphe duymuyorum bile. 1900-1950 ye kadar emperyalislerin, sömürgelerde nasıl bir sistem ve uygulama geliştirdikleri biraz tarih bilen herkesin malumudur.
Dün başka bir başlıkda Atlas dergisi Sayı 112 (http://www.kesfetmekicinbak.com/dunya/02780/) K.Kore de emperyalist işgal ve sömürü sonrasıyla ilgili bir bölümü aktarmıştım,

Japonlar 1945 yılına kadar süren 35 yıllık dönemde Kore'nin iliğini kurutmuşlar. Sadece yönetimi ele geçirip baskıcı bir rejim kurmamışlar, bu ülke ve insanlarını tamamen yok etmeye girişmişler. Ülkede Korece konuşmak, Kore ismi taşımak yasaklanmış. Koreli erkeklerin tamamı Japonya'nın ihtiyaçlarını karşılamak üzere işçi olarak acımasızca çalıştırılmaya başlanmış. Kadınların büyük bir kısmı zorla fahişe yapılmış. Ülkenin bütün ürünleri ve gelirleri Japonya'ya akıtılmış.

Olan bu oluyor, Japonya vs hiç önemli değil, ister İngiltere, ister Fransa ister İtalya, ister ABD vs olsun, o dönemde boyun büken her coğrafya açısından olacak olan sadece budur. Şimdi böylesi bir durumda hangi kurtuluş direnişi desteklenebilir değildir? Hnagisi ilerici değildir, ortada bir halkın var olma mücadelesi var...

Yalnız sorun şu, ister istemez anti-emperyalist mücadeleler milli bir bileşende örgütlenirler, milli yelpaze çok geniş olduğu gibi ayrımlar oluşturmaz ve kolay birleşim sağlar. (politik ayrıntıya şimdilik girmek greksiz) 1. ve 2. dünya savaşlarından sonra ise bağımsızlığını ilan eden ülkelerin aynı savaş atmosferinde devam etmeleri bir hatadır. Tabi bunlar niyetle ifade edilebilir mi? buda tartışmalı. Şimdi yukarıda K.Kore den 35 yılı yaşamış, ardından tepenize binlerce ABD bombası yağmış bir halkın içinde olduğunuzu düşünün. O psikoloji bana göre cidden çok kötü ve toplumsal karakter taşıyor, her an kendini koruma, savunma histerisi sürekli içeride aman tetikde olalım gibi zaaflar yaratıyor, kurumlara, devlet yapısından siyasete, demokrasiye engel alanlarda her yere yansıyor, bir bilinçaltı savunusu gibi(tabi bu durumdan nemalananlarda erk oluşturuyorlar!). Bu ve buna benzer zaaflar Türkiyenin sonrası için de geçerlidir. 19. yüzyıllarda kalan milli devlet modeli aslında ileri olanı temsil etmiyor denebilir, feodaliteye karşı milli devlet ve kapitalist model ileridir, devrimcidir. Birinci Dünya savaşı dönemleri açısından da anlaşılabilirdir fakat bağımsızlık savaşının kazanılması süreci tüm Anadolu halklarını kapsar sonrasında ise inkar eden, öteleyen, yasaklayan değil ortak bir kurumsallaşma sağlanmak zorundadır ki, bu yapılmamıştır. K.Korelilere yapılanlar bu seferde Kürt halkına yapılmıştır...

TKP Kurtuluş savaşının ilericiliğini ve gerekliliğini kavrarken, bu gün açısından ise şovenizme düşüyor. Bence diğer tarafdada bir şovenizm hakim. Ama bu onların kaderlerini tayin hakkını ellerinden alamaz yada birilerinin icazetine teslim edilemez. Sonuçda herkes kadar onlarda insan ve kendi kararlarını ona dayatan yada onlar adına belirleyen siyaset artık terkedilmelidir.(TKP bunu yapıyor uzun zamandır, sorun da bu)

Diğer tarafdanda o bildiriye karşı böylesine bir tepki verilmesini tasvip etmiyorum, tamamen şoven bir davranıştır, bu konuda yok aslında birbirlerinden farkı diyorum. tabi kendi baktığım açı ile. Kürt Gençliği yapıyor demeleri dahi siyasi değilde sanki mesele iki halk arasındaki meseleymiş gibi bir açıklamadır ki bunuda gözden kaçırmamak gerekir! O biçimde hiç bir planlı saldırı örgütsüz ve politik gerekçelendirmeden bağımsız gerçekleşmez, bunlarıda görmek gerekir. Gitsin TKP yi eleştirsin, politik yada teorik olarak dilediğince ele alsın, kendi bağımsız politikasını belirlesin vs yalnız bu satırlı, bıçaklı tepki verme anlayışının tasvip edilir bir tarafı yoktur diye düşünüyorum. Bir tarafdan resmi ideolojiyi eleştiren solcuların, 50 yıldır üzerlerinden atamadıkları tamda eleştirdikleri anlayışla örtüşen pratikleridir. Bir tarafdan eleştirdikleri uygulamalara bakıyoruz, diğer tarafdan da pratiklerine,,, sonuç tencere kapak...

AKHENATON
13-03-2011, 15:46
Birinci Dünya savaşı dönemleri açısından da anlaşılabilirdir fakat bağımsızlık savaşının kazanılması süreci tüm Anadolu halklarını kapsar sonrasında ise inkar eden, öteleyen, yasaklayan değil ortak bir kurumsallaşma sağlanmak zorundadır ki, bu yapılmamıştır. K.Korelilere yapılanlar bu seferde Kürt halkına yapılmıştır...




Soru 1. Bağımsızlık savaşı neye göre tüm Anadoluyu kapsar. ?
Soru 2. Kürt halkına ne yapılmış.

spartacus
13-03-2011, 16:12
Cevap 1: Fethedilen topraklar Osmanlı toprağı ve Anadoludur...

Japonlar 1945 yılına kadar süren 35 yıllık dönemde Kore'nin iliğini kurutmuşlar. Sadece yönetimi ele geçirip baskıcı bir rejim kurmamışlar, bu ülke ve insanlarını tamamen yok etmeye girişmişler. Ülkede Korece konuşmak, Kore ismi taşımak yasaklanmış.

K.Kore yerine Kürt halkı yazman yeterli... Takrir-i Sükun ve Mecbur-i iskan yasalarını okuyan(dilin yasaklanması, isim konularını baz almak yeterli bir argümandır, heleki kültürel yasaklar, sanat ve sanatçının dahi yasaklanması.....) herkes zaten soru sormaya bile ihtiyaç duymaz.Şu başlıkda oturup adının önemi olmayan her türlü ırkçılığı heleki seninle bu yönde oluşturulmuş, Mars'ı bile fethetmiş kurgu tarihini tartışmayı gerekli görmüyorum.

AlbatrosS
13-03-2011, 23:41
Hala şu bildik savlardasınız, Atatürk komünistleri boğdurtmuş sürekli sürekli veaynı şekilde atatürkü lekelemek için hep aynı savlar artık kurtulun bu mantıksal hatadan. Saldıracak başka yönler bulun derim.
ata'cığınızın ne dediği yahut demediğine değil de somut uygulamalara lutfedip göz atalım... koca bir rejim bir liderden ibaret değildir. rejimi anlamak için atamızın lutuflarına değil; rejimi oluşturan kurumsal yapı ve somut uygulamalara bakarım.

tabi ata'nızın enteresan uygulamaları da mevcut:
http://www.mavidefter.org/index.php?option=com_content&view=article&id=360:laz-gazetesi-mustafa-kemal-imzasyla-muzr-neriyat-olarak-kabul-edildi&catid=69:otekitarih&Itemid=101

http://www.mavidefter.org/index.php?option=com_content&view=article&id=685:ankaranin-ilk-karari-ermenilerin-ulkelerine-evlerine-donmeler-yasaktir&catid=69:otekitarih&Itemid=101


Bka sana bir kaç ders : Atatürk komünizm düşmanımızdır dememiştir. (http://www.taylanozbay.com/index.php?option=com_content&view=article&id=319:atatuerk-tuerklueuen-en-bueyuek-duemani-komuenzmdr-de-me-m-tr&catid=35:politik-yazlar&Itemid=56)

Şu boğdurtma meselesi için tıklayın (http://www.taylanozbay.com/index.php?option=com_content&view=article&id=181:nazim-hkmet-ve-mustafa-suph-hakkinda-k-soru&catid=35:politik-yazlar&Itemid=56)

Dersim katliamını desteklemiyorum tabi ki de. İnsanlık dışı bir şey ama bunu hitlerle veya stalinle boy ölçüştürmeye kalkarsak atatürke haksızlık yapmış oluruz hemde en alasından. Ayrıca o olayla ilgili şu makaleyi (http://panteidar.wordpress.com/2009/11/21/dersim-ve-seyit-riza-gercegi/) öneririm size.
o katliamları yapan devletin başında sülalem olsa hepsine haksızlık yapardım... seyit rıza'nın ve dönemin kürt taleplerinin flulaştırılması, özünde türkçü/ulusal politik hat ve uygulamaların meşru/ötekinin gayrı meşru kılınması üzerinden yapılagelen tarihsel tekerrürdür...

pkk'yla savaş bağlamında 17 bin faili belli cinayetin karşısına pkk'nın taleplerini koymaya çalışmak gibi... oysa pkk'nın taleplerinden öte kürt ulusal demokratik meşru talepleri gerçeği olup pkk'dan bağımsız bir olgudur...pkk'nın yöntemleri bir halkın demokratik taleplerini engellemenin ve gayrı meşru addetmenin gerekçesi değildir...

dersim'de yapılan katliam, seyit rıza ve adamlarının talepleriyle niyetlerinden bağımsızdır... babana kızan birinin anneni öldürmesi gibi; imama kızıp namaz bozulmaz...


Her insan tarihten geçmişten ders çıkarmasını bilir, dersim olayı bir hataydı ve bu hatadan herkes ders çıkardı, ayrıca o dönemin olaylarını bu dönemin ahlak unsurlarına göre incelemek yanlış olur. Bunu herkes çok iyi bilir. hitler kendi döneminde suçlu muydu hayır.O tarz katliamları herkes yapıyordu.Ama güne göre.Bugün o bir insanlık suçu Stalin içinde aynısı geçerli. m. kemal içinde. Ki zaten dersim olayı diğerlerinin yanında ne kalır ?

sorun şu ki ''hata''lar hep yapıldı... zaten şurda lider'i değil resmi ideolojiyi ve pratiklerini tartışıyoruz... dersim... ağrı... zilan deresi... seyh sait... vs bütün isyanlarda hep bir tenkil/sürme/abluka altına alma/katliam pratiğini görüyoruz... yetmedi 12 eylül öncesi ve sonrasında provokasyonlar... çorum... maraş...bahçelievler... taksim... diyarbakır ceza evi... 12 eylül/açıktan faşizm...

1940'lar... alman ideolojisi ve ittihatcı öze dönüş... 6-7 eylül... varlık vergisi... azınlık vakıflarına ibretlik baskılar/gasplar... ağdalı türk milliyetçiliği...

daha kaç örnek saymak lazım ki devlet nizamının ağdalı ve hamasi bir korumacı/devletçi özle kuşatılmış ve kendi dışında doğruyu kabul etmeyen yapısına dair?

Irkçılıktan kasıt nedir ? Atatürk nerede ırkçılık yapmış ? "ne mutlu türküm diyene" demek ırkçılık olarak saymak absürd kaçar. güçlü ve yıkılmaz bir devlet olmak için tek millet olmalıyız, bu sözü sürekli ırkçılık yönünden bakmak geçmişe de büyük hakarettir, birleşmiş etnik kökenler tek ırk gibi tek millet gibi güçlü olurlar. Lenin de bna benzer politika yürütmedi mi ? Tüm halkları birleştirerek. kaldı ki Atatürk ırkçılık katliamı mı yapmış şimdi hitler gibi ? yaşadın türk ırkı diyip kürtleri mi katletmiş _ çerkezleri mmi ? eleştirek bir şey bulmak için herş yeden nem kapıyorsunuz. Gerçekleşen olayları günümüze göre dğeil o güne değerlendirin, daha mantıklı olur.

mevzu atatür değil, rejim... dil ve tarih tezleri bile ırkçılığın daniskasıdır, başka ne diyeyim? ulusal/türkçü devlet yaratma çabaları ırkçıdır... bunun kurumsallaşma/eğitim dayanakları ve bürokrasisi ırkçıdır... gayrı müslim vatandaşından ''yabancılar'' diye söz eden bürokrasi/siyaset/yargı ırkçıdır...anadilde eğitimi reddetmek ırkçılıktır...asimilasyonist politikayı meşrulaştırmak ırkçılıktır...liderlerden örnek verme; lenin yada birbaşkası umrumda değil... ben yaşadığım/gördüğüm şeye bakarım...


80 yıllık ırkçı faşist hükümet mi ? güldürmeyin yahu. Gerçekten yazık yani haliniz içler acısı.! Gel o zaman o köyleri yeniden yapalım ? bdp gitsin bir köye okul yapsın hadi görelim bizde bunu ? Kendi feodaliter yapmasını korumak için kürt halkını kullanmasını çok biliyor. Yıllardır doğuya ne bir birikim yapılıyor ne bir okul ne de bir sanayi iş merkezi peki neden ? Bunu sorun bakalım kendinize? Yapmıyorlar demeyelim neden yapılmıyor diyeli bir kez de? Senin ırkçı faşist dediğin kemalistler geçen yaz diyabakırda bir köyün okulunu KENDİ EMEKLERİ ile yenilediler, hepsi GENÇTİ hepsi ATATÜRKÇÜYDÜ, şartlar değişir, ideolojilerde yapısal olarak değişir, biz bugün kürtlere kardeşim diyebiliyoruz ama siz gibi sürekli milleti birbirine düşürüp ayrılık isteyenlerin ne farkı var natodan abd'den ? söylesene ? natoya atatürk mü girdi ? chp-dp girdi ? Kemalist hükümet dediğin atatürk öldükten sonra bitti. Her kendine kemalist diyeni sen gerçekten atatürkün yolundan igiden yaparsan bırak senle konuşmaya bile değmez.
ermeni ve kürt katliamlarını inkar, yeni ve resmi/ulusal bir tarih oluşturma/unutturma çabaları... hatta atacığınızın nutuğunu bile sansürleme... ordu ve bürokrasinin ağdalı türkçülüğü... rejim bir süreçtir... atatürkün adıyla anılabilecek özgün kurallar falan yoktur;altı üstü yarı devletçi, az laik ve bol milliyetçi bir tek parti korporatizmi var...özgün bir yanı yok...rejimin temel refleksleri o varken de onun ölümünden sonra da aynen korunuyor...




Çözüm arıyorsak hadi yapalm neden adam gibi kimse yanaşmıyor! Sürekli türk halkını kürt halkına kürt halkını türk halkına kışkırtma var ? Neden sürekli çatışma var ? bu kürt gençliğinin yaptıgı hangi demokratikleşmeye girer söylesene ? Faşistliğin alası!
gelin önce şu bölünmez bütünlüğümüz, birliğimiz ve kırmızı çizgilerimizden başlayalım? ulus/din gibi uyduruk kavramlar üstünden değil de temel demokrasi ilkeleriyle düşünelim? illa bi anayasa olacaksa kökten değiştirelim? hak ve demokrasi bağışlanan bir lütuf değildir; herhangi bir şartı yoktur...devlet bugünkü şekliyle kalacaksa anayasa kökten değişmek zorunda...anadilde eğitimden tut da seçim ve partiler yasalarına değin kökten reformlar gerekiyor...hatta yerel yönetim modellerinin güçlendirilmesi yahut kısmi özerklik gibi çözümler masaya konmalı...



Bırakalım bu ayakları da çözüm arayalım. Ayrılık olmadan kardeşçe bir ülke için, siz buna yanaşın, ayrılığın kime çaresi olmuş, sürüden ayrılanı kurt kapar :).
bırak şu kardeşlik masallarını...herhangi bir şarta bağlamadan demokratik hakları kabul edebiliyor musun?demokratik sivil siyasetin önünü açan kökten bir anayasa değişimi? barjın sıfırlanması... anadilde eğitim...



Amma velakin konumuz bu değil konumuz kürt gençliğinin tkpye saldırması ve tkpnin duyurusudur..

kürt fedailerin yediği naneleri biliyoruz da tkp'nin soruna bakış açısı da doğru değil...

murted
14-03-2011, 16:44
(...)


Albatross, senin yazdıklarını ne zaman okusam benim keyfim kaçıyor ya la.
Bi gün yolacam kanatlarını o olacak. :)

Kürtlerin gün geçtikçe böyle şovenleşmeleri hayra alamet değil. Ayrıca başvurdukları yolun tasvip edilecek tarafı yok, bu tarz hareketler insanı haklı olduğu yerde dahi haksız durumu düşürebilir. Ha illa biz sağa sola saldıracağız diyorlarsa bıraksınlar Ankara Üniversitesin'de Tkplilerle uğraşmayı hazır Tandoğan'a kadar gitmişken Gazi'nin ülkücülerine saldırsınlar.

sargon
14-03-2011, 17:23
Eger ahmetsln TKP'li ise, TKP, Isci Partisi ile ayni milliyetci cizgiye gelmis demektir. Eger degilse ve TKP'nin IP argümanlariyla bu sekilde savunulmasina sitedeki TKP'liler ses cikarmiyorlarsa, yakinda TKP de IP ile ayni cizgiye gelecek demektir.

TKP'de IP'lilesmeye dogru gidise karsi cikacak birilerinin olmasini ümit ederim. Eger bir TKP'li simdi bana bunu da nerden cikariyorsun, hangi argümanlarmis bunlar diye soru soracak olursa, bu da benim icin yeterli bir cevap sayilir.

BDP'li genclerin tutumu da yeni birsey degil. Bu kültür bizde cok güclü. CHP'li gencler kitabevi basip, bu kitabi satamazsiniz diye eskiyalik yapar, Halkevci gencler Anayasa referandumunda liberallere saldirir, konusmalarini engellemeye calisir. BDP'le gencler de karsi partilerin propaganda hakkini engellemeye calisirlar. Arada bir fark yok, zihniyet ayni. Baski ile karsitini geriletmek.

Ama arada bir fark var bence. TKP'liler de zaten bunu istiyorlar galiba. Bundan sonra hicbir platformda DTP ile birlikte olmamak icin bu tür isler politikada iyi kullanilir. Politik olarak tutumunuzu savunamayacaksaniz, bu türden bahaneler yaratirsiniz.

Bu arada bu kavga gürültüye neden olan seyin ne oldugunu ancak biraz arama sonrasinda buldum. Bildirgedeki 8. madde söyleymis:

“Komünist partinin güçlü olduğu bir Türkiye’de Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hale getirilmesine kimse izin vermez”

Sanirim BDP'li genclerin kizdigi "Kürtlerin emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ve ayriliktan medet umduklari" ifadesi. Bir kere "ayriliktan medet umma" ifadesi komünist bir partiye yakismaz. Bunun resmi ideolojideki karsiligi "bölücülüktür". Bence utangac bir sekilde "bölücülüge izin verilmez" denilmek istenmis. Bölücülük/ayrilik sözcügünün yanina emperyalist ülkeler ile cemaat ekleyerek her demokratin savunmasi gereken self-determination hakkinin savunulmadigi ustaca gizlenmeye calisilmis. Burda "medet umar hale getirilme" sözlerinin ise bir anlami yoktur. Begenmedikleri, ondan bundan medet umuyor dedikleri Kürt halki, 30 yildir ne kadar cok mücadele etti ve acilar cekti.

naper
14-03-2011, 18:57
BDP, MHP nin aynadaki görüntüsüdür.Gerisi boş laf, evirtmece, çevirtmecedir...

ahmetsln
14-03-2011, 19:11
ata'cığınızın ne dediği yahut demediğine değil de somut uygulamalara lutfedip göz atalım... koca bir rejim bir liderden ibaret değildir. rejimi anlamak için atamızın lutuflarına değil; rejimi oluşturan kurumsal yapı ve somut uygulamalara bakarım.

merak etmeyin atayı tabu yapıp göklere çıkaracak bir insan değilim. uygulamalarının hepsini de destekleyen biri olamam ki zaten her insan kusursuzdur diye bir şey olamaz. Dediğim gibi o günün şartlarını ve olaylarını bu günle incelersen her zaman yanılgıya düşersin. Atatürk sert önlemler almasa cumhuriyetin kurulması bile imkansızdı. Kurtuluş savaşında omuz omuza savaştığı bir çok isim cumhuriyet fikrine bile o kadar uzaktı, sen düşün geri osmanlının gelmesi, osmanlının yabancı ülke mandasıyla yönetilmesi o zaman anlardık kimin hakkı nasıl yeniyormuş.

Ben kürtlerin hakları olduğuna her zaman inandım. Ne kadar en son mesajında sayın sargon bana milliyetçi çizgisine yaklaştırsa bile. O kadar zalim ve gözü kör bir insan değilim. Ancak çözüm getirecek davranışı kimse yapmıyor. Hadi çözüm yapalım, kim yanaşacak ? Bende kürtler ana dilini okusun isterim ama resmi dairelerde tek bir dil olmak zorunda yoksa nasıl anlaşılacak ? kurtuluş savaşında neden sadece osmanlıca kullanıldı ? En azından resmi daire için zorunlu olmalıdır. Gerisini bende isterim. Doğu kalkınsın, hiç bir öğrenci eğitimsiz işsiz kalmasın, 2. sınıf bir müdahale görmesin, bu görüşlerimi her zaman savundum.

Ancak velakin ne pkk ile ne ayrılık özerklik ile bu sağlanamaz, bunun imkanı yoktur diyorum! Çünkü bu kürt halkı için bir avantaj değil tam tersi dezavantajdır. Türk halkını kışkırtarak, doğuda sürekli eylemler yaparak hiç bir yere varılmaz. Bu kesinlikle bir çözüm değil tam tersi kaostur. Çözümün imkansızlaştırılmasıdır. Gördüklerim, gözlemlediklerim bunu bana anlatıyor. Kürt halkı eziliyor ama bunun bir sebebi de kendi içlerinde sürekli türk halkını kışkırtan insanların olması. Bu insanları atın, bizim türk halkının içindeki kışkırtan pislikleride temizleyin o zaman sonuca varalım. Emin ol bir çok insan bu ülkede artık kan dökülmesini istemiyor.


o katliamları yapan devletin başında sülalem olsa hepsine haksızlık yapardım... seyit rıza'nın ve dönemin kürt taleplerinin flulaştırılması, özünde türkçü/ulusal politik hat ve uygulamaların meşru/ötekinin gayrı meşru kılınması üzerinden yapılagelen tarihsel tekerrürdür...

pkk'yla savaş bağlamında 17 bin faili belli cinayetin karşısına pkk'nın taleplerini koymaya çalışmak gibi... oysa pkk'nın taleplerinden öte kürt ulusal demokratik meşru talepleri gerçeği olup pkk'dan bağımsız bir olgudur...pkk'nın yöntemleri bir halkın demokratik taleplerini engellemenin ve gayrı meşru addetmenin gerekçesi değildir...

dersim'de yapılan katliam, seyit rıza ve adamlarının talepleriyle niyetlerinden bağımsızdır... babana kızan birinin anneni öldürmesi gibi; imama kızıp namaz bozulmaz...

Sürekli tekrar ettiğimi söylemlerimi tekrar etmek istemiyorum isyanların bastırılma şekillerini asla desteklemedim, Atatürk'ün dersimde yaptıklarını hiç bir tanıdğım da asla desteklemiyor. Ve hiç bir insan kusursuz olamaz söylemimi tekrar ediyorum.

pkk ise bence kürt/türk halkını birbirine düşüren EN önemli unsurdur.Bugün olaylar varsa, türkler kürtlere kin besliyorsa tek sebebi budur. Sana bunu en basit örneğini aktaracağım;

İzmirde yaşayan bir akrabamın kürtlerin hakları oldugunu bilmesine rağmen sırf pkk yüzünden kürtlere karşı sempati duymuyor. Gerçekçi olalım pkk türk halkını kürtlere karşı kışkırtıyor, istemeyerek veya istemeyerek. Faili meçhulleride asla desteklemem, kim olursa olsun insanlar ölmeyi asla hak etmiyor.

sorun şu ki ''hata''lar hep yapıldı... zaten şurda lider'i değil resmi ideolojiyi ve pratiklerini tartışıyoruz... dersim... ağrı... zilan deresi... seyh sait... vs bütün isyanlarda hep bir tenkil/sürme/abluka altına alma/katliam pratiğini görüyoruz... yetmedi 12 eylül öncesi ve sonrasında provokasyonlar... çorum... maraş...bahçelievler... taksim... diyarbakır ceza evi... 12 eylül/açıktan faşizm...


İşte bu hatalardan ders çıkarılmaması politik bir şey. O dönemin başbakanı/yönetici her kimse onlardan ders çıkaramamıştır.Zaten o eylemleri yapanlar aşırı sağcılar, ülkücülerin en acımasız en katil oldukları dönemlerdir.Ben asla bir katliamı desteklemem, bunu gerekirse anlamanız için defalarca söylerim hiç sorun değil.


ermeni ve kürt katliamlarını inkar, yeni ve resmi/ulusal bir tarih oluşturma/unutturma çabaları... hatta atacığınızın nutuğunu bile sansürleme... ordu ve bürokrasinin ağdalı türkçülüğü... rejim bir süreçtir... atatürkün adıyla anılabilecek özgün kurallar falan yoktur;altı üstü yarı devletçi, az laik ve bol milliyetçi bir tek parti korporatizmi var...özgün bir yanı yok...rejimin temel refleksleri o varken de onun ölümünden sonra da aynen korunuyor...

Benden alıntıladığınız yerle şu dedikleriniz hiç bir alakası yok.Nutuk sansürleniyorsa bu kimin suçudur ? Atatürk'ün mü yoksa o dönemin rejimimin mi? Lütfen efendim lütfen az daha gerçekçi olun tüm suçları, gelmiş geçmiş tüm partilerin yaptıklarını benim buradaki konuştuklarıma yazdıklarıma yükleyemezsiniz .


bırak şu kardeşlik masallarını...herhangi bir şarta bağlamadan demokratik hakları kabul edebiliyor musun?demokratik sivil siyasetin önünü açan kökten bir anayasa değişimi? barjın sıfırlanması... anadilde eğitim...

Ben boşa kardeşilik söylemlerinde bulunan biri değilim.Çözüm istiyorum.ana dilde eğitimi en başta dediğim gibi bende istiyorum. Barajı sıfırlamayan kim efendim ? İP mi ? Tkp mi ? Chp mi ? kim ? Şuan devletin başında bulunan PARTİ, AKP, gidin bu itirazını ona söyleyin, ben baraj yükseltsin demedim, tam tersi indirilmesi taraftarıyım.

saygılarımla

ahmetsln
14-03-2011, 19:14
Eger ahmetsln TKP'li ise, TKP, Isci Partisi ile ayni milliyetci cizgiye gelmis demektir. Eger degilse ve TKP'nin IP argümanlariyla bu sekilde savunulmasina sitedeki TKP'liler ses cikarmiyorlarsa, yakinda TKP de IP ile ayni cizgiye gelecek demektir.

TKP'de IP'lilesmeye dogru gidise karsi cikacak birilerinin olmasini ümit ederim. Eger bir TKP'li simdi bana bunu da nerden cikariyorsun, hangi argümanlarmis bunlar diye soru soracak olursa, bu da benim icin yeterli bir cevap sayilir.

BDP'li genclerin tutumu da yeni birsey degil. Bu kültür bizde cok güclü. CHP'li gencler kitabevi basip, bu kitabi satamazsiniz diye eskiyalik yapar, Halkevci gencler Anayasa referandumunda liberallere saldirir, konusmalarini engellemeye calisir. BDP'le gencler de karsi partilerin propaganda hakkini engellemeye calisirlar. Arada bir fark yok, zihniyet ayni. Baski ile karsitini geriletmek.

Ama arada bir fark var bence. TKP'liler de zaten bunu istiyorlar galiba. Bundan sonra hicbir platformda DTP ile birlikte olmamak icin bu tür isler politikada iyi kullanilir. Politik olarak tutumunuzu savunamayacaksaniz, bu türden bahaneler yaratirsiniz.

Bu arada bu kavga gürültüye neden olan seyin ne oldugunu ancak biraz arama sonrasinda buldum. Bildirgedeki 8. madde söyleymis:

“Komünist partinin güçlü olduğu bir Türkiye’de Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hale getirilmesine kimse izin vermez”

Sanirim BDP'li genclerin kizdigi "Kürtlerin emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ve ayriliktan medet umduklari" ifadesi. Bir kere "ayriliktan medet umma" ifadesi komünist bir partiye yakismaz. Bunun resmi ideolojideki karsiligi "bölücülüktür". Bence utangac bir sekilde "bölücülüge izin verilmez" denilmek istenmis. Bölücülük/ayrilik sözcügünün yanina emperyalist ülkeler ile cemaat ekleyerek her demokratin savunmasi gereken self-determination hakkinin savunulmadigi ustaca gizlenmeye calisilmis. Burda "medet umar hale getirilme" sözlerinin ise bir anlami yoktur. Begenmedikleri, ondan bundan medet umuyor dedikleri Kürt halki, 30 yildir ne kadar cok mücadele etti ve acilar cekti.

kalınla gösterdiğim yere katılıyorum, aralarında hiç bir fark yok.

Ancak İP milliyetçi değil, siz istediğiniz kadar boşa konuşun. Bende değilim. Zaten fazla açıklama yapma gereksimi duymuyorum, bir üstte görüşlerimi açıkça belirttim.

Milliyetçi olsam kürtleri ezer, gider öldürür, her seferinde türk ırkını yüceltirdim ama değilim. Kürtlerin hakkı olduğuna inanan biriyim.

Fazla açıklama yapmaya gerek yok.

İyi günler.

AlbatrosS
14-03-2011, 20:45
Albatross, senin yazdıklarını ne zaman okusam benim keyfim kaçıyor ya la.
Bi gün yolacam kanatlarını o olacak. :)

Kürtlerin gün geçtikçe böyle şovenleşmeleri hayra alamet değil. Ayrıca başvurdukları yolun tasvip edilecek tarafı yok, bu tarz hareketler insanı haklı olduğu yerde dahi haksız durumu düşürebilir. Ha illa biz sağa sola saldıracağız diyorlarsa bıraksınlar Ankara Üniversitesin'de Tkplilerle uğraşmayı hazır Tandoğan'a kadar gitmişken Gazi'nin ülkücülerine saldırsınlar.
gazi'nin reisi kavgaya meraklıysa amed'e gelsin? sivastaki urfaya, mardindeki tokata gitsin; senle ben de küba sahillerinde tatlı ve çikolata tenli dilberlerin yanına gidelim lütfen:D

kürt şövenleri... vs vs... eleştiririz, eleştirilmelidir; ama önce şu her yere sinmiş, hamasi/örtük/bazen açık milliyetçilikleri deşifre edelim... demokrasinin önüne şartları ve korkuları diken ''sahiplenici/emanetçi/despot'' kafaları ezip ayrılmak isteyeni tutmayalım'ı içtenlikle söyleyelim... topraklar üzerinde tanrısal bir sahiplik iddiamız olmamalı...kaynaklar üstünde de...

AlbatrosS
14-03-2011, 21:19
kalınla gösterdiğim yere katılıyorum, aralarında hiç bir fark yok.

Ancak İP milliyetçi değil, siz istediğiniz kadar boşa konuşun. Bende değilim. Zaten fazla açıklama yapma gereksimi duymuyorum, bir üstte görüşlerimi açıkça belirttim.

Milliyetçi olsam kürtleri ezer, gider öldürür, her seferinde türk ırkını yüceltirdim ama değilim. Kürtlerin hakkı olduğuna inanan biriyim.

Fazla açıklama yapmaya gerek yok.

İyi günler.
milliyetçilik her zaman hamasi bir yüceltme üzerinden var etmiyor kendini... örneğin devletlerin herhangi bir ulus isimlendirmesi değil de salt anayasal vatandaşlık üzerinde coğrafi bir isimlendirmeyle eşitlik/demokrasi kavramlarını somutlaştırması mümkündür...ancak anayasa ilkeleri ve kriterlerinde ki bu rejimin ruhu ve özüyle de alakalıdır, türklüğün/milli-manevi değerlerin yüceltilmesi gibi öğelere sıkça rastlarız... milli eğitim amaçları ve ders kitaplarında bolca bunun propagandası yapılır...devletin tüm kurumlarına sinmiş bir milli/manevi değerler harmonisi/tonlaması/koruma refleksi görürüz...


bazı örgütlerse bunu retorik bir ''anti-emperyalizm''+cumhuriyet+laiklik güzellemelerinde yapıyor...sanki cumhuriyet modern anlamıyla çok matah/özlü bir pratik olagelmiş gibi ''atatürk olmasaydı dindar yobazların elinde kalırdık''la kendinden önce yapıla geleni de yok sayıyor... yahu cumhuriyette atatürk sağken bile filizlenmeyen dernekler/feminist örgütler 23'ten önce epey faaldi mesela... kadına seçme hakkı veren kafa, örgütlenme hakkı vermiyor mesela... çok partili seçimi lutfeden kafa kesin/şaşmaz sınır ve doğrular vaaz edip işine gelmeyen her noktada kolayca parti/dernek kapatıyor ve günün koşullarıyla anlamamız bekleniyor bunu...iyi de hazret, aynı kafa siyasete bir biçimde sürekli müdahale etti/etmekte zaten...

mhmd
23-03-2011, 19:07
BDP, MHP nin aynadaki görüntüsüdür.Gerisi boş laf, evirtmece, çevirtmecedir...


Gariptir lakin katılmamak elde değil.
Hatta bu cebirsel formulün bir de baş tarafı var.
İkinci dereceden bu denklem esasen ilişkileri bakımından diskriminant hatta polinom değerinde yapılar içerir.
Ve esas soru?
Bilin bakalım eşitliğin diğer tarafında ne yazmakta?

Not: Terimsel hatalar, farklı iştigallerden ötürüdür. Görmezden gelin.