Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 12-03-2011, 16:24
ahmetsln - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmetsln ahmetsln isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
Standart Kürt Gençliğinden TKP'ye Saldırılar!

TKP duyurusudur;

28 Şubat Pazartesi günü, Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü'nde ilki gerçekleşen
saldırılar hakkında kamuoyuna, saldırıları gerçekleştirenlere, politik sorumluluklarını yerine getirmeyenlere, seyirci kalanlara ve saldıranları cesaretlendirmek yolunu seçenlere açıkça hitap etme zorunluluğu doğmuştur.

Partimiz, şimdiye dek, saldırıların karşılıklı polemiklerle boyutlanması ve çeşitli noktalarda bir çatışma halini almasına izin vermemek için, konunun muhatapları ve meşru ilgilileri ile diyaloğu geliştirmeyi tercih etmiştir. Bu yolla gerilimi düşürmek mümkün olmamış,muhataplarımızın samimiyetleri bizim açımızdan kuşkulu hale gelmiş, saldırıların sona ermesini sağlamak konusunda etkili müdahalelerde bulunamadıkları ise kesinleşmiştir.

Bu kadar haksız ve gayrımeşru bir saldırganlığın, büyük bir sorumsuzlukla görmezden gelinmesi, örtülü biçimlerde desteklenmesi ve ısrarla sürdürülmesi gerçekten anlaşılmazdır.

Diyalog ve demokratik çözüm yollarından, sorunların toplum tarafından açıkça ve özgürce tartışılmasından haklı olarak söz eden kesimlerin tavırları, bizim için özgürlükten ve demokrasiden gerçekten ne anladıklarını sorgulanır hale getirmiştir.

Öncelikle yaşanan olayları, bu olaylar sırasında sergilenen kimi tavırları ve kamuoyuna yansıyan değerlendirme ve sonuçları ortaya koymak; tavrımızın bundan sonra nasıl şekilleneceğini anlatmak istiyoruz.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ Cebeci Kampüsü

TKP'nin 12 Haziran seçimlerine dönük hazırladığı bildirge, ülkenin her yerinde olduğu gibi,üniversitelerde de TKP'liler tarafından dağıtılmaktadır.

25 Şubat Cuma günü, BDP yönetimi tarafından "Kürt gençleri" olarak tanımlanan ve
BDP üyesi olmadıkları söylenen kişiler, bildirge dağıtımını engellemek istemiş; konu aynı gün BDP Genel Merkezi'ne bildirilmiş; buna rağmen, 28 Şubat Pazartesi günü bildirgeyi dağıtan TKP'li gençlere saldırılmıştır.

Saldırıda bıçak, satır, demir sopa gibi araçlar kullanılmış; 2'si ağır olmak üzere, 4 TKP'li gencin yaralanması ile sonuçlanmıştır. Ağır yaralananlardan birisi ameliyata alınmış,kafasına aldığı darbe yüzünden ölümcül tehlike atlatmıştır. Bu arkadaşımız, TKP Öğrenci Bürosu üyesi bir Kürt gencidir!
Saldırının gerçekleştiği gün, BDP yönetimiyle görüşmeler yapılmış, bu görüşmelerde
"saldıranların BDP üyesi gençler olmadığı, bir provokasyon ihtimalinin yüksek olduğu" muhataplarımızca dile getirilmiştir.

Bu saldırı, izleyen günlerde "Kürt gençlerinin hassasiyeti" ile açıklanmıştır. Fırat News Ajansı kaynaklı haberlerde, yaralananların kimliğine ilişkin hiçbir bilgi verilmeden, TKP ve TKP'li gençler suçlanmıştır.

ESKİŞEHİR

Cebeci'deki saldırının hemen ardından, Eskişehir'de de benzer bir engelleme ile karşılaşan TKP'li öğrencilere "faşist" oldukları, "saldırılmayı hak ettikleri" söylenmiştir.

İzleyen günlerde gelen talep üzerine yapılan bir görüşmede, BDP adına konuşan
kişi, "saldırıları tasvip etmediklerini, TKP'yi devrimci güçler içinde gördüklerini, bu tavrın son bulması için çabalayacaklarını" söyleyerek kendilerine 2 gün süre tanımamızı istemiştir.

Bu sürenin sonunda tablonun Eskişehir ve başka kentlerde de pek değişmediğini
belirtmek durumundayız.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ Tandoğan Kampüsü

Cebeci Kampüsü'ndeki saldırıdan sonraki günlerde, BDP yönetimi sorunu
araştırdıklarını,çözmek istediklerini belirtmiş; saldırıda ağır yaralanan arkadaşlarımızı hastanede ziyaret ederek onlarla görüşmüştür.

Aynı günlerde, Tandoğan Kampüsü'nde 2 kişi TKP'li bir öğrenciye saldırmıştır. Saldırının ardından Ankara'daki başka üniversitelerde TKP'lilerin BDP'lilere saldırdıkları ve dövdükleri yalan haberi yayılmıştır. Yayılan haberin yalan olduğu BDP tarafından da teyid edilmiştir.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ

7 Mart Pazartesi günü, İstanbul Üniversitesi'nde, kimi internet sitelerinde yine "Kürt gençleri" olarak tanımlanan kişiler, TKP bildirgesini dağıtan öğrencilere saldırmış; TKP'li grubun kalabalık olması ve başka sol görüşlü öğrencilerin de müdahale etmesi nedeniyle saldırı durdurulmuş; 4 TKP'li öğrenci yaralanmasına rağmen okuldaki çalışmalar sürdürülmüştür.

9 Mart Çarşamba günü ise, üniversite içinde yine engelleme girişimi olmuş, ortaya çıkan gerilim okula çevik kuvvetin yığınak yapmasıyla devam etmiştir.

Üniversitedeki Eğitim-Sen temsilcisinin araya girmesi ile birlikte, TKP'li ögrenciler, polisin okulu terk etmesi şartıyla çalışmalarını kendi iradeleri ile bitirip okuldan çıkacaklarını duyurmuşlardır.

Daha önce Ankara'da okul çıkışında saldırıya uğradıkları bilgisini paylaştıkları Eğitim-Sen temsilcilerinin okul çıkışında saldırı olmayacağı teminatı ile polisin okulu boşaltmasının ardından topluca okuldan çıkmışlardır.

Okuldan çıkan TKP'li öğrencilere İETT duraklarında ve bindikleri otobüslerde taş, sopa ve soda şişeleriyle saldırılmıştır. Otobüsün camları kırıldığı için, hızla hareket etmesi nedeniyle otobuse binemeyen duraktaki bir TKP'li öğrenci linç edilmek istenmiştir.

Beyazıt'taki bu saldırıyla eş zamanlı olarak, Yıldız Teknik Üniversitesi'nde 3 TKP'li öğrenci 20 kişilik grubun saldırısına uğramıştır.

Tüm yaşananların özeti, Türkiye'nin birden çok yerinde TKP'nin seçim bildirgesi gerekçe gösterilerek TKP'li öğrencilere taş, sopa, satır, bıçak ve şişelerle saldırılmasıdır.

AÇIKLAMA VE HABERLER

Bu gelişmeler karşısında çeşitli sol kesimlerin, yayın organlarının ve kitle örgütü ve sendikaların farklı tavırları olmuştur.

BDP yöneticileri, kendileri ile yapılan görüşmelerde sergiledikleri tavır ve görüşleri,herhangi bir biçimde kamuoyuyla paylaşma yoluna gitmemişlerdir.

"Ankara'da belli bir grubun çatışma ortamı yaratmak istediği" gibi değerlendirmeler,yapılan görüşmelerde kalmış, BDP kanadından bir açıklama gelmemiştir.

Sadece Fırat Haber Ajansı'nda yer alan bir habere göre, BDP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis "Kürt gençliği ile TKP gençliği arasında yaşanan gerginlikten dolayı parti olarak rahatsız olduklarını" söylemiş; "hazırlanan bildirinin karşı taraftan, 'düşünce özgürlüğü' kapsamında değerlendirildiğini" hatırlatarak "Mustafa Suphilerin geleneği üzerine oturan ve bu gelenekten gelen TKP'nin Kürt Hareketi'ne yönelik değerlendirme yaparken, daha hassas olmasını bekliyoruz" demiştir.

Habere bakılırsa, BDP tarafından şimdiye kadar yapılan tek açıklamada Sayın Halis,
TKP'nin seçim bildirgesini "düşünce özgürlüğü" kapsamında değerlendirmemektedir!

Düşünce Özgürlüğü mü?

Partimiz de seçim bildirgesini "düşünce özgürlüğü" kapsamında değerlendirmiyor! TKP'nin seçim bildirgesi, devletin ya da başka birilerinin koyacağı yasakların konusu olamaz. TKP'nin bildirgesi, TKP'nin bildirgesidir!

"Türkiye Komünist Partisi'ne Oy Vermek İçin 10 Neden" başlıklı bildirgenin saldırıya gerekçe olan 8. maddesini hatırlatmak istiyoruz:

"Komünist partinin güçlü olduğu bir Türkiye'de kimse bir yandan ülkeyi satıp bir yandan da birlik-bütünlük edebiyatı ile milliyetçiliği pompalayıp düşmanlık üretemez; halkları biribirine düşürecek söylemler alıcı bulmaz; Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hâle getirilmesine kimse izin vermez; farklı etnik kökenlerden insanların birbirlerine güveni pekişir; birçok okulda İngilizce, Fransızca, Almanca eğitim verilirken, bu ülkenin dillerinden Kürtçe üzerindeki yasaklama ve kısıtlamalar kolay kolay savunulamaz."
Fırat Haber Ajansı'nın aktarımına göre, Şerafettin Halis'in "yeterince hassas" bulmadığı görüşler bunlardır! Dehşet verici olan, konuyla ilgili yapılan açıklamalarda, özel olarak Fırat Haber Ajansı'nın haberlerinde ve kimi başka haberlerde, "Kürt gençlerinin hassasiyet gösterdiği" öne sürülen cümlelerin uydurularak aktarılmış olması ya da aktarılmamasıdır.

Fırat Haber Ajansı'nın aktarımına göre TKP, bildirgesinde "Kürtleri emperyalizme ve bölücülere" terk etmeyeceğini söylemektedir! Aynı kaynaktaki bir başka aktarıma göre, TKP bildirgesinde "Kürtleri umutsuzluk içinde cemaatin kucağına bıraktılar" yazmaktadır.

Özgürlük mü?

Saldırganları bir yana bırakalım. Konuya ilişkin yapılan kimi yorumlar gerçekten yapanlar açısından utanç vericidir.

Örneğin, TKP afişlerini değiştirmeliymiş! Herkesin gözü önünde duran, ne dediği,
ne demediği belli olan bir bildirge için, bunları söylemenin tek anlamı olabilir. TKP, bildirgelerini TKP üyesi olmayanlara yazdırmalı ya da her türlü saldırıya hazır olmalıdır.

Hele TKP'li öğrencilerin, seçim bildirgelerini asma konusundaki ısrarları nedeniyle suçlanmaları gerçekten ayıptır. Herhangi bir kişinin, çevrenin ya da grubun, kendini, TKP'nin ya da başka bir sol hareketin değerlendirme ve çalışmaları konusunda onay mercii olarak görmesi söz konusu bile olamaz.

Bu yaklaşımların sahipleri, "özgürlük ve demokrasi" sözcüklerini değersizleştirmektedir.Demokrasiden, Kürt sorununun toplumca açık bir biçimde tartışılmasında söz edenler, bu tür tavırlarla sadece tutarsızlığa olmamakta; özgürlükten, demokrasiden, açıklıktan söz ettikleri her yerde kendi sözlerini değersizleştirmiş olmaktadır.

Kimi siyasi kuruluşların, sendika ve demokratik kitle örgütlerinin bu konuda gösterdikleri duyarlılık da bununla bağlantılıdır. Her şey bir yana, TKP bildirgesinin bir "onay" konusu haline getirilmesi, siyasal özgürlüklere bir saldırıdır.

Halkların Kardeşliği

Yaşanan saldırıların, "Kürt halkının hassasiyetleri" ile açıklanması saçmadır. Anadilde eğitim hakkından, halkların kardeşliğinden, milliyetçi yalanlara karşı durmaktan söz edilen bir metinle ilgili hassasiyet gösterilecekse; bırakın bunu milliyetçiler, halkları birbirine düşürmek isteyenler, Turancılar ve Osmanlıcılar göstersin.

Mesele açıktır. Siyasal farklılık ve tartışmaların saldırı konusu edilmesi, solda kesinlikle yeri olmayan bir siyasal rekabet biçimidir. Yaşanan budur. Çeşitli zeminlerde ve çeşitli mücadele başlıklarında yanyana gelebilen TKP ve BDP farklı iki siyasal harekettir. TKP'nin ayrı siyasal görüşleri vardır.

Bu ayrılığı "saldırı gerekçesi" olarak görenlerin ve gösterenlerin tekrar düşünmesi gerekir.

TKP, kendi siyasal söylemine, siyasal hattına ve giderek kendi varlığına yönelmiş olan saldırıları soğukkanlılık içinde karşılamış, sorunun büyümemesini önemsemiştir.

TKP'li gençler, partilerinin bu topraklarda yaşayan halkların kalıcı kardeşliği için bir güvence olduğunu iyi bilirler.

TKP'li gençler, milliyetçi provokasyonlarda kullanılabilecek, Türkleri Kürt halkına karşı kışkırtabilecek gelişmelerin önüne geçmeyi önemserler.

TKP'li gençler, kendi siyasal doğruları için bıçakla, satırla, demirle, sopayla gelen saldırganlara, bunlar nereden gelirlerse gelsinler, bu bilinç ve özveriyle göğüs germişlerdir.

Sorunun bütün akıl sahibi muhataplarını, en başta BDP'yi, kendini zaman zaman "müdahil" konumunda gören sol kişi ve kesimleri, Kürt siyasetini bu süreci geri çevirmeye çağırıyoruz.

Türkiye Komünist Partisi, seçim bildirgesine dönük akıl almaz ve kabul edilemez saldırılar karşısında gerileyecek, duracak, yavaşlayacak bir parti değildir.

TKP'liler, Türkiye'nin her yerinde, bütün bildirilerini dağıtmaya devam edecektir.

Geçtiğimiz günlerde Isparta'da ve Sakarya'da yaşandığı gibi, bu çalışmaları sırasında düzenin beslediği dinci, gerici ve faşist güçler TKP'ye saldıracaklardır ve TKP'liler bu saldırılara gereken yanıtları verecektir.

"Kürt gençliği" adına hareket ettiğini söyleyenlerin de TKP bildirgelerine değil, bu bildirgelere yönelen sağcı saldırılara karşı hassas olmaları beklenmeli, aksini kimse anlamamalıdır, anlayışla karşılamaya kalkmamalıdır.

TKP olarak, şimdiye kadar ki kararlı ve sorumlu tavrını sürdürüreceğimizi ilan ederken, herkesi sorumlu davranmaya çağırıyoruz.

http://www.tkp.org.tr/basin-aciklama...urmalidir-1231

Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 12-03-2011, 16:40
naper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
naper naper isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2009
Mesajlar: 1.013
Standart

1970 lerin MHP si = 2010 ların BDP si .

bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak,sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 12-03-2011, 16:43
ahmetsln - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmetsln ahmetsln isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
Standart

naper´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
1970 lerin MHP si = 2010 ların BDP si .
kürt sorunu biter, bdp biter, mhpde biter.

Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 12-03-2011, 19:57
rastaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
rastaman rastaman isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2009
Bulunduğu yer: kocaeli
Mesajlar: 649
Standart

Maalesef Kürt hareketi gün geçtikçe milliyetçiliğe bulanıyor,eskiden Hurriler Mitanniler Kürttür diyorlardı,şimdi Sümerleri de Kürt yaptılar.Hareketin bir zamanlar sosyalist bir yanı olması bu tarz çıkışları ve milliyetçi söylemleri engelliyordu,ama artık o da yok.

Bir 10 sene önce ''ezilen halkın milliyetçiliği olur mu'' dediklerinde o zamanın şartları ve kendi duruşlarına bakarak hak verebilirdik,şimdi epey değiştiler.

Yanlız Tkp de resmi ideolojiden pek de kopuşmamış gibi bir izlenim veriyor,bazı söylem ve tavırları bana öncü gençliği anımsatıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 12-03-2011, 20:41
KızıL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
KızıL KızıL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 May 2008
Bulunduğu yer: ADANA!!
Mesajlar: 3.673
Standart

resmi ideolojiden kastınız nedir sayın rastaman ve tkp nin kopamadığını düşündüğünüz hususları nelerdir??

ÖRGÜTLENİN!!!
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 12-03-2011, 20:46
AlbatrosS AlbatrosS isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2010
Mesajlar: 1.606
Standart

KızıL´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
resmi ideolojiden kastınız nedir sayın rastaman ve tkp nin kopamadığını düşündüğünüz hususları nelerdir??
kemalizm'e doğru düzgün tek laf edilmemesi...ulusal kurtuluş savaşları kutsanacaksa liberal/ulusalcı da olsa dtp çizgisi neden kutsanmıyor?kürt hareketini ısrarla birilerinin maşası görme, emperyalizmle işbirliği sair retorikler imalı da olsa neden tkp'nin dilinde?tabanda çok daha sert ithamlar yapılıp tartışmalar olduğunu biliyorum mesela...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 12-03-2011, 21:03
ahmetsln - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ahmetsln ahmetsln isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2010
Bulunduğu yer: evren
Mesajlar: 929
Standart

AlbatrosS´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
kemalizm'e doğru düzgün tek laf edilmemesi...ulusal kurtuluş savaşları kutsanacaksa liberal/ulusalcı da olsa dtp çizgisi neden kutsanmıyor?kürt hareketini ısrarla birilerinin maşası görme, emperyalizmle işbirliği sair retorikler imalı da olsa neden tkp'nin dilinde?tabanda çok daha sert ithamlar yapılıp tartışmalar olduğunu biliyorum mesela...
KEmalizme laf eden mi sosyalist komünist oluyor ? Bu mu şimdi ideoloji ?

Unutmayalım Lenin Kurtuluş Savaşına en büyük destek veren kişiydi! Sadece savaşta değil savaş sonrası Türkiye Cumhuriyeti ile dünya kadar anlaşma imzalamış. TKP açıkça diyor cumhuriyetin devamnı sosyalizmdir diye.Cumhuriyet kurtulmadan sosyalizm gelmez diye. Neden desteklediğini anlarsın o zaman.

Kürt hareketini desteklemekle de sosyalist olunmuyor, destekleyenleri de görüyoruz, Neden TKP bildirisinin 8. maddesinde yer alanlar dokunmuş Kürt Gençliğine...


Komünist partinin güçlü olduğu bir Türkiye'de kimse bir yandan ülkeyi satıp bir yandan da birlik-bütünlük edebiyatı ile milliyetçiliği pompalayıp düşmanlık üretemez; halkları biribirine düşürecek söylemler alıcı bulmaz; Kürtlerin umutsuzluk içinde emperyalist ülkelerden, cemaatlerden ya da ayrılıktan medet umar hâle getirilmesine kimse izin vermez; farklı etnik kökenlerden insanların birbirlerine güveni pekişir; birçok okulda İngilizce, Fransızca, Almanca eğitim verilirken, bu ülkenin dillerinden Kürtçe üzerindeki yasaklama ve kısıtlamalar kolay kolay savunulamaz.

Anlayana...

Bu şahısta önündeki eski öss yeni ygs/lys sınavına girmek için çalışıyor. Çok çalışması gerektiği için pek nette olabilir.
Herkese saygılar sevgiler, mutlu vakitler.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 12-03-2011, 21:07
zahit zahit isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 May 2010
Bulunduğu yer: almanya
Mesajlar: 263
Standart

ya gerçekden ben bunları anlamış degilim-zaten bunların sorunu faşist vede faşizim,le
sorunu yok varsada yoksada ulasallık-tamamda ırkçılıgı vede faşizmi alt edemezsen,
ulusallıgı gündeme nasıl oturtacaksınız biz oturturuz babam diyiyorlar rastgele?
80 lerdeki kafa yapıları hala devam ediyor.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-03-2011, 22:22
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart

TKP'nin Kürt sorununun çözümünü sosyalizm ertesine bırakan ve bir yanıyla kimlik sorunu olan bu sorunun çözümü için sistem içi bir takım kazanımlar da olabileceğini iddia eden kesimlere yönelik sert üsluplu tutumu, bu kesimlerin başını çeken BDP'yi rahatsız ediyor. Öte yandan, TKP'nin ''Günümüzün bölücü gücü emperyalizmdir, emperyalizme karşı sınırların değişmezliğini savunmak gerekir!'' şeklinde özetlenebilecek teziyle bölücülük karşıtlığı ve yurtseverlik vurgusu yapıp ulusalcı-kemalist kesime göz kırpması da Kürt Hareketini rahatsız ediyor. Öte yandan ulusların kendi kaderini tayin hakkını da çeşitli tezlerle kabul etmeyen TKP, cumhuriyete sahip çıkmak vurgusunu siyasi bir başlık haline getirerek ulusalcılara yakın bir pozisyon alıyor.

Kürt hareketinin solla bağının fazlasıyla gevşek olduğu doğrudur. Fakat Kürt hareketinin TKP'nin üstte biraz özetlemeye çalıştığım görüşlerini eleştirirken haklı olduğu da doğrudur. Fakat bu konulardaki görüş ayrılığını fiziksel bir çatışmaya dönüştüren Kürt hareketi bu olayda haksızdır. Hiçbir örgüt, görüşlerini belirtirken bir başkasından icazet almaya zorlanamaz. Üstelik devlet ve onun kolluk güçleri dururken, onca milliyetçi-faşist dururken kalkıp da TKP'ye saldırmanın da akıl alır yönü yoktur. Üstelik belki kimse henüz farkında değil ama TKP Yurtsever Cephesini tasviye etmiş vaziyette. TKP'nin diğer sol örgütlere yaptığı cepheleşme cağrısından, kendi Yurtsever Cephesini sessizce tasfiye ettiği anlaşılıyor.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12-03-2011, 23:13
rastaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
rastaman rastaman isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 06 May 2009
Bulunduğu yer: kocaeli
Mesajlar: 649
Standart

KızıL´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
resmi ideolojiden kastınız nedir sayın rastaman ve tkp nin kopamadığını düşündüğünüz hususları nelerdir??
Kızıl dostum Albatros ve Freddie durumu kısaca özetlemiş aslında,bizim gibi çok farklı görüşlere sahip insanlar bile TKP'nin ulusalcılığı konusunda benzer şeyler söylüyorsa orda bir düşünmek gerek.

ahmetsln´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Unutmayalım Lenin Kurtuluş Savaşına en büyük destek veren kişiydi! Sadece savaşta değil savaş sonrası Türkiye Cumhuriyeti ile dünya kadar anlaşma imzalamış.
Bu destek ve yakınlığı ister sizin deyiminizle ''Atatürk'ün anti-emperyalist çizgisine'' bağlayalım ister benim düşünceme göre her ikisinin ortak düşman ve yöntemlere sahip olduğuna bağlayalım bir şey değişmeyecek,zorlamayla da olsa günümüze örnek olabilecek,insan haklarına saygılı,devrimci,sosyalist,demokrat vs.bir Atatürk elimizdeki malzemeyle çıkmıyor.

Kaldı ki Mustafa Kemal'in övülecek tavır ve duruşları da var,tabi onun yaptıklarını 20'li 30'lu yılların şartlarına göre değerlendirirsek...

Diğer yandan benim asıl eleştirdiğim Atatürk değil,onun yöntemlerini 2000'li yıllarda uygulamaya kalkan resmi ideologlarımız Kemalistler.

Freddie´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Üstelik belki kimse henüz farkında değil ama TKP Yurtsever Cephesini tasviye etmiş vaziyette. TKP'nin diğer sol örgütlere yaptığı cepheleşme cağrısından, kendi Yurtsever Cephesini sessizce tasfiye ettiği anlaşılıyor.
Bak buna şaşırmadım dersem yalan olur,benim üniversite yıllarından hatırladığım TKP(o zamanlar SİP'ti) diğer yapılarla işbirliği yağmak şöyle dursun her zaman iki adım ötede duran,ayrı eylemler yapan bir gruptu.Umarım haklısındır ve olumlu sonuçlar elde edilir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kürt Devleti Kurulsa Kürt Devletinde Yaşar Mısınız? tyd13 Politika 64 02-12-2009 01:40
Kürt yoktur... saroz Politika 21 08-11-2009 21:26
Kürt Halkı mehmetsalih Tarih 27 09-08-2009 16:27

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:15 .