PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Oy Verme, Koyver!


Jolly Jocker
18-05-2011, 22:53
Acaba beni mecliste kim temsil etse? Kime oyumu versem?

Yıllar yılı hükümet olup neredeyse tüm muhalefeti medya gücü ve polis baskısıyla sindiren, eleştiri getiren herkese ''darbeci'' yaftası takan, kendi veledlerini yurt dışında özel okullarda okutup askerden kaçırırken halkın çocuklarına ''paran kadar oku'' zihniyetini dayatıp itiraz edenin karnındaki bebeği bile öldürten, zorla asker yapıp aylarına el koyduğu gencecik insanları bir de kirli bir iç savaşta ölmeye gönderen, açılım derken sonunda ''Kürt sorunu yoktur'' deyip gözünü milliyetçi oylara diken, ''ekonomik istikrar'' dediği kendi yandaşlarını semirtmekten ibaret olan, özgürlükten sadece kadınların kafasını poşetlemeyi anlayan, işçi ölümü ve kadın cinayetlerinde rekora koşmamızın mimarı, ABD emperyalizminin kıçına takılmayı ''uluslararası siyasette sözünü geçirmek'' olarak satan, sanatı ucubeye benzetip internete bile yasak koymaya kalkan, ağzı bozuk AKP temsil edebilir mi beni?

Tarihi kanla dolu, daima düşman görülen birilerine karşı devletçe kullanılıp atılmış ve başka bir fonksiyonu da olmayan, olası bir Türk-Kürt çatışmasını sürekli kaşıyan, farklılıkları iç tehdit gibi görüp arkadan kurşunlayan geleneğin öznesi olmuş, asker cenazelerini sömürerek oy avcılığı yapmaya alışmış, Cumartesi annelerini dövüp gönüllü grev kırıcılık yapmayı maharet sanan, düşünmeyen, okumayan, sorgulamayan, sadece itaat eden, reis dediği serserilerle sokakları ve okulları insanlara zehir eden, sadece saldırmayı bilen, üslubu da hep bu yönde olan, kendi mitinginde bile insanlara çök-kalk talimleri yaptırıp üzerlerine ilmik atan, muhalifliği de Amerikan başkanı meclise geldiğinde onu ayakta alkışlayıp özel bir görüşme yakalamak ve kendini satmaya kalkmaktan öteye gitmeyen faşist MHP mi beni temsil eder yoksa?

Putlaştırdığı bir Atatürk imgesi ve gözü kapalı türban karşıtlığı sonuç vermeyince direksiyonu sola kırmış görünen, ama ilk iş olarak patron örgütlerini ziyaret edip onlara ''güven veren'', fabriktörlerin de ''emekçi olduğu'' türünden akla ziyan bir demagoji geliştiren, taşeron sorununu sömürürken kendi belediyesinde taşeron çalıştırdığı işçileri görmezden gelen, ana akım burjuva medyanın son gözdesi, partisini yurt dışında daha iyi tanıtmak adına bir kurulu ABD'ye icazet almaya yollayan, halen daha laiklik dışında hiçbir ayıracı olmayan, laiklikten tek anladığı da saçını açmak ve içki içmekten öteye gitmeyen, son olarak Fethullah'a övgü düzen vekil adaylarıyla oy kapmaya kalkan, ilkesiz ve çapsız, her daim askerci, yargıcı, elitist CHP temsil eder mi beni peki?

Kim temsil eder beni?

HEPAR mı yoksa? Hani Kürt sorununu çözmek için 30 senedir işe yaramayan imha ve inkar politikasını daha da artırmaktan bahseden, faili meçhullerden işkencelere ve her türlü hukuksuzluğa kadar herşeyi savunabilen, askeri disiplini tüm ülkeye yayıp özgürlüğün hepten ırzına geçme hayalleri kuran, kapitalizme ve hatta yabancı sermayeye zerre karşı çıkmazken hala bağımsızlık demagojileri yapan, MHP'den daha faşizan bir duruş sergileyerek meclise girme hayalleri kuran HEPAR mı?

Peki ya BDP'nin çevresindeki sosyalist bağımsız adaylar? Onlar temsil edebilir mi beni? Sosyalistliğin temellerinden olan örgütlü siyaset yerine bireysel temsili öne çıkaran bağımsızlar mı? Hani meselenin temsiliyet ilişkilerini yeniden üretmek değil parçalamak olduğunu hala anlamamış olanlar mı? Hani esas işin halkı yönetmeye talip olmak değil halkı kendisini yönetenlere isyan ettirmek olduğunu göremeyenler mi? Hani sokağı örgütlemek ve resimlerini taşıdığı devrimci liderlerin verdiği şiddetli mücadeleyi vermek zor geldiğinden başka bir hareketin gücüne bel bağlayarak meclise kapağı atmaya bakanlar mı? Onlar mı temsil edecek beni?

Bunların hiçbiri beni temsil edemez. Herşeyden evvel, temsil edilmek isteyen kim? Yönetilen sınıf pozisyonunda olmayı sürdürmek, sandığa gidip yöneticilerini seçmek isteyen kim? Benim biricikliğimi ancak yine ben temsil edebilirim, başka kimse değil. Biz kendimizi yönetebiliriz. Özörgütlülükler, konseyler, iş yeri komiteleri, mahalle meclisleri kurabiliriz. Doğrudan demokrasi ve yerinden yönetim örneklerini radikal ölçekte artırmayı hedefleyip bu yönde çalışabiliriz. İktidarın benden kaçırılıp meclisteki ''vekillere'' devredilmesini istemiyorum artık. İktidardan pay istiyorum! Erklenmek istiyorum! Tam da bu yüzden sandığa gitmiyorum. Çünkü yönetilmek istemiyorum. Emir duymak istemiyorum. İktidarın nesnesi olmaya devam etmek istemiyorum. Artık benim gibi milyonların tek beden olup özneleşmesini düşlüyorum. Bunun için mücadele ediyorum. Benim devrimcilik anlayışımın temelinde bu yatıyor.

Tam da bu yüzen oy vermeyeceğim, koyuvereceğim!

Zaten sandıkta benim görüşüme dair en ufak birşey bile bulunmuyor. Oysa bir tane sözcük bile olsa gidebilirdim sandığa. Mesela tüm partilerin yer aldığı o listenin sonuna ''Hepiniz S.ktirin Gidin!'' seçeneği de konulsaydı, ilk ben giderdim oy vermeye! Ama benim sesim duyulmuyor. O halde yeni çobanlarını seçmek isteyen koyunlar gitsin sandığa, engel olmayalım. Ama biz almayalım.

dogruistan
18-05-2011, 23:36
sandığa gitsekde gitmesekde sonuç aynıdır
nasıl olsa bir derin dünya devleti git gide temelini sağlamlaştırıyor
o ne derse o oluyor
Allah tanki Rusya ve Çin i hala kontrol altına alamadılar
Rusya ve Çin i kontrol altına alırlarsa veya ortak hareket etmeye başlarlarsa ve hala bu kokuşmuş para düzenine sımsıkı sarılı yollarına devam etmeye kalkarlarsa dünya nın kaderi hiç ama hiç iyi olmayacaktır
çünkü para düzeni artık tıkanma noktasına gelmiştir onu canlı tutmanın kala kal kanlı yolları kalmıştır
yık yeniden inşaa et gibi
Irak da olduğu gibi şu an Libya da benzer bir yıkım yaşıyor bu genişletilebilir
sonra kölelik hortlatılabilir
emeklinin dulun yetimin maaşlarına göz koyabilirler
hatta ve hatta sürekli denemesini yaptıkları istendiği anda kontrol edilebilir salgın hastalık yaymaya bile kalkarlar
amaç fakir yoksul kesimi ortadan kaldırmak olabilir
ayrıca ben tusinami ve bazı büyük depremlerin insan eliyle meydana getirildiğindende şüphe duyuyorum
Endenozya büyük bir turizim merkeziydi tusunami vurdu ?
japonya dünyada önemli bir ekonomik güç idi tusunami vurdu ?

anlaşmalı savaşlar bile çıkarılabilir çünkü para artık ömrünün sonlarını yaşıyor hasta yatağında
nasılki bir insan hayatını tehdit eden bir sağlık problemiyle karşılaşınca varını yoğunu feda edebiliyorsa parada aynı şekilde yaşayabilmek için varımızı yoğumuzu tehdit eder hale gelmiştir
paracı geri kafalılar yüzünden artık insanlığın ilerleyişi tıkanma noktasındadır
örneğin hastana yol tren yolu dayanıklı binalar ..............parasızlık yüzünden yapılamıyor yapılsa bile yavaş ilerliyor yavaş ilerlese bile azami verimlilikte olmuyorlar
ilkel uçaklarla seyahatliern sonunda bazen ölüm kaçınılmaz oluyor çünkü çok yakacak ve pahalıya yapılacak diye çok daha güvenli uçaklar yapılamıyor ..............

kısacası başımızın en büyük belası paranın kökünü kazımayı amaç edinmemiş hiç bir parti benim partim olamaz

Wonka
18-05-2011, 23:42
Bu oy meseleleri ile ilgili birşey söylemek istiyorum.

Burada galyana getirilmiş , kışkırtılmış bir halk görüyorum. Bu halk "vatanı ve milleti" için en iyisini yapmak istiyor!

Birisi bölünmeyelim diye mhp ye oy veriyor!
Birisi şeriat gelmesin diye chp ye oy veriyor!
Birisi Kürt olduğu için haklar verilsin diye bdp ye oy veriyor!
Kimisi dinini savunuyor diye akp ye oy veriyor!

Bu şekilde çoğaltılabilir , görünürde herkes kendisinin vatanın iyiliğini istiyor.
Boş...

Seçme özgürlügü biraz da espiri gibi.
Okumaya yazma bilmeyen adama çıkmışlar diyorlarki hangi kitabı seçecegine özgürsün!

spartacus
19-05-2011, 00:02
O halde yeni çobanlarını seçmek isteyen koyunlar gitsin sandığa, engel olmayalım. Ama biz almayalım.

Sevgili Freddie, ben bu kısımıda gereğini de anlayamadım şimdi? Neden seni temsil etmediklerini anlattın, son cümleni, "kendisini temsil ettiğini düşünenler" oy versin demek yerine koyunlar gibi bir terimi seçtin? Yoksa hala pek bir anlam ifade etmeyen sözde sivri dille, ithamın birbirine girdiği, hitap edilen topluma olduğu kadar dilede yabancılaşmanın sloganik, ama bir halta yaramayan dilin bulaşıcılığını sende mi atamadın?

Wonka
19-05-2011, 00:04
Ben okuldayken sırama otururdum ve içeriye bir tane takım elbiseli kravatlı adam girerdi.

Sınıftaki herkeste ceketler , kravatlar gömlekler. Giyim tarzı dediğimiz şeyin temsil ettigi birşey vardır. Takım elbise , başörtüsü , rapçi şapkası vs... Sen bunları giydiğin zaman ya o gruptansındır ya o gruba girmek istiyorsundur yada kendini o gruptanmışın gibi gösteriyorsundur. Hocalarımız bize derdiki ileride bunları giyeceksiniz alışmanız için giydiriyoruz.
Bizi bir kalıba soktular okulda.Herkes aynı giyinir aynı dersleri görür aynı sınavlar vs. Bu eşitlikten çok kalıplaştırmaydı. Zaten bi çogu kalıp oldu. Ücretli köle olma derslerinden 100 üzerinden yüz aldılar.
Çeşitli derslerimiz vardı okulda , keşfedilen kıtaları iklim çeşitlerini falan anlatan bir ders , bizi düzenlerin tarihini anlatan bir ders , mimarların milimetrik ölçü birimini anlatan bir ders vs...

İlk okuldan başlıyıp lise bitene kadar bize aynı şeyleri öğretip durdular. Ezberlettiler tekrarlattılar.

Laiklik dediler. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması dediler.
Atatürk dediler bizi kurtarandır dediler.
Muhammed dediler borçlu oldugumuz insandır dediler.

Cumhuriyet dediler , halkın kendi kendini yönetmesi dediler.

Hep düşündüm durdum. Kulağa hoş geliyordu halkın kendi kendini yönetmesi.
Ama bu nasıl birşeydiki halk kendi kendini bir devlet varken nasıl yönetebilirdi ?
Hem halk dedigimiz okullardaki gibi tek kalıp birşey degilki.
İçerisinde binbir çeşit görüş var.
Bunlardan en fazla taraftarı olanın digerlerini yönetmesi demek degil mi halk?
Öyleyse bir devletin başkanlıgında halk kendi kendini nasıl yönetiyor ?

Devletin salyaları akıyor ve diyorki öğrencilere "Ben devlet , ben halkım."

:)

Demokrasi , halkın kendi kendisini yönetmesi yalan.
Herşeyin kendisini kabul ettirme çabası var.
Bu reklamdır ve reklam heryerdedir.
Televizyonu izledigimizde sivilcelerimizden utanırız mutlaka o sivilce ilacına ihtiyacımız varmış gibi hissederiz.
O cipse , o arabaya.
Para olmadan olmaz gibi hissederiz. Eğer para olmazsa sürünürüz diye düşünürüz.
Devlet olmazsa kaos olur diye düşünürüz.
Dine inanmazsak cehennemde yanarız diye düşünürüz.
Örf ve adetler olmasa çürürüz gibi düşünürüz.

Bence herşeyin kendisini kabul ettirmeye çalıştıgı bir düzende (Şunu unutmayın bir düzen varsa birde düzülen olmalıdır.) en güzel şey hiçbirisini kabul etmemektir.
Oy vermicem.
Oy vermezsem ülkenin elden gidicegi hissini yaratıyorlar. (Benim elimden degil halkın elinden)
Ama bence hiçbir ülke hiçbir halkın olmadı zaten.

Biz zaten herşeyi kabul etmiş olan bir nesil olarak en son ihtiyacımız olan şey başka şeylerede kendimizi bağımlı hissetmek.

Anima Libera
19-05-2011, 01:29
Hele hele birde sandiga gitmeyenlere karsi devletin para cezasi tehditi yok mu? Bu olay bile "baskici" olduguna kabullenemeyen devletin ne kadar özgürlükcü oldugunun kanitidir. Sirf Türk veya Kürt Milliyetcisi olup MHP`ye yahut BDP`ye, Atatürk ilkelerine, aslinda ilkelerinden cok sahsina biat etmek fiilidir bu, bagli olma duygusunu hissedip CHP`ye ve sirf dinci-islamci, muhafazakar, hükümet yalakasi veyahut Erdogan hayrani olup AKP`ye oy vermek sacmaliktir. Siyasi partiler her kaliba girebilen mayi gibidirler ve hemen hemen hepsi "fahise" niteligi tasimaktadir.

AKP her ne kadar halkin partisi oldugunu iddia etse de izledigi siyaset cizgisi halki aptal yerine koymaktan baska birsey degildir. Davosta basit bir popülist yaklasimla saklabanlik yapmak, buna takriben ülkeye dönüp havaalaninda sanki dünyayi kurtarmiscasina kendi sahsiyetini kutsallastirmak, Gazze konvoyuna yapilan saldiriya yönelik bir sürü yaygara koparmak ve isi milli mesele haline getirmek, Almanyada yasayan Türklere "Aman sakin asimile olmayin" deyip, yurttaki Kürt vatandaslari zoru zoruna bir asimilasyon politikasina tabi tutmak, Arap ülkelerindeki isyanlara yönelik "Onlar Türkiye gibi olmak istiyor" deyip, yönettikleri devletin baskici, otoriter, katliamci ve fasizan karakterlerini gözardi etmek, etnik köken, dil ve özellikle dini konularda halk arasinda ayrim yapmadigini ve her kesimden her insani kucakladigini iddia edip, devletin verdigi ihalelerin hemen hemen hepsini islami veyhut dinci firma ve holdinglere vermek, biat etme kültüründen uzak oldugunu dile getirip, mevzu-u bahis Pennsylvania faresi Fettos ise, onu "dini lider" olarak adlandirmak ve agzindan salya akitmak bu ikiyüzlü, baskici devleti yöneten ikiyüzlü, baskici iktidar partisinin temel niteliklerindendir.

CHP`ye fazla söyleyecek söz yok. Her zaman ki gibi beceriksiz, yetersiz ve icibos politikalar ve politikacilar üretmistir ve bu olumsuzlugu üzerinden atmasi da epey bir zaman alacak gibi görünüyor. Atatürkü ilahlastirmis bir zihniyettenden de baska birsey beklenilemez ve CHP`nin kendini ve Atatürkü yenileyememesinin, sorgulayamamasinin ve gecmisini elestirememesinin ana nedenleri de burada yatar. Ordunun, yarginin ve devletin her pisligine körükörüne göz yuman, kendi aciz politikalarina kabullenemeyip, careyi darbelerde arayip bunu sonuna kadar savunmaktan utanmayan, devleti endoktrine eden, sacma sapan Milliyetcilik nidalari ile `solcu` oldugunu iddia eden bu güruh kuruldugu tarihten itibaren ne ise halen de aynisidir.

MHP kendinden vatansever ve milletle ic ice ve yan yana olmayi iddia etse de isbu partinin mensuplari, MHP`ye oy vermeyen insanlari, ki bu insanlar halkin büyük bir cogunlugudur, hic cekinmeden "salak" ve "aptal" olarak adlandirmadan geri kalmaz, utanc duygusu duymaz hatta kendini hakli olarak hisseder. Millet sevgisi böyle birseymis demek. Kisaca derleyecek olursak Atatürk milliyetciliginin asiri sekilde fasistlesmis ve giderek tavan yapmis, aldigi boyutlariyla cigrigindan cikmis, sesini sadece terör ve bölücülük konularinda duyurabilen ve o yüzden ne kadar reaksiyoner bir parti oldugunun en bariz delillerini kendileri sunan gülünc bir cühela toplulugudur.

AKP bilincli bir secmeni Müslüman olmaktan, MHP bilincli bir secmeni Türk olmaktan, CHP ise insani Türk vatandasi ve Türk devletinden yana olmaktan istifa ettirir. Ki bu durum bir nevi en yüksek mertebedir.

marcos
19-05-2011, 02:04
BDP'yi eleştiren arkadaşlar Kürt meselesinin daha fazla kan dökülmeden hallolmasını istiyorlarsa Kürt halkının kabül edeceği yöntemlerini Kürt halkına götürmelidirler.

Birincisi BDP denen HEP'ten BDP'ye demokrasi hareketi hiç bir zaman milliyetçi olmadı milliyetçi söylev yapmadı böyle bir söylevinde eyleminde içinde yer almadı bilakis karşısında yer aldı.

Bu sözüm Anima Libera'ya

İkincisi Freddie


PePeki ya BDP'nin çevresindeki sosyalist bağımsız adaylar? Onlar temsil edebilir mi beni? Sosyalistliğin temellerinden olan örgütlü siyaset yerine bireysel temsili öne çıkaran bağımsızlar mı? Hani meselenin temsiliyet ilişkilerini yeniden üretmek değil parçalamak olduğunu hala anlamamış olanlar mı? Hani esas işin halkı yönetmeye talip olmak değil halkı kendisini yönetenlere isyan ettirmek olduğunu göremeyenler mi? Hani sokağı örgütlemek ve resimlerini taşıdığı devrimci liderlerin verdiği şiddetli mücadeleyi vermek zor geldiğinden başka bir hareketin gücüne bel bağlayarak meclise kapağı atmaya bakanlar mı? Onlar mı temsil edecek beni?
ki ya BDP'nin çevresindeki sosyalist bağımsız adaylar? Onlar temsil edebilir mi beni? Sosyalistliğin temellerinden olan örgütlü siyaset yerine bireysel temsili öne çıkaran bağımsızlar mı? Hani meselenin temsiliyet ilişkilerini yeniden üretmek değil parçalamak olduğunu hala anlamamış olanlar mı? Hani esas işin halkı yönetmeye talip olmak değil halkı kendisini yönetenlere isyan ettirmek olduğunu göremeyenler mi? Hani sokağı örgütlemek ve resimlerini taşıdığı devrimci liderlerin verdiği şiddetli mücadeleyi vermek zor geldiğinden başka bir hareketin gücüne bel bağlayarak meclise kapağı atmaya bakanlar mı? Onlar mı temsil edecek beni?



BDP ve PKK birbirinden farklı ideolojilere sahiptir.BDP hiçbir zaman şiddeti mücadele yöntemi olarak görmedi.Tam aksi şiddeti mücadele yöntemi olmaktan çıkarmayı amaçladı.O nedenle adı yüksek devrimciler tarafından reformiste çıkarılmıştır.PKK şu an için siyaset arenasını BDP ye bırakmıştır.Ama bu herzaman böylemi gidecek.Görünen o ki çizgimiz dostlarımız tarafından dahi anlaşılmamıştır.BDP parlemanto dışı mücadeleyi esas alsaydı PKK var iken varlığına neden kalmazdı.BDP çizgisinde başarısız olurda siyaset arenası PKK ye kalırsa olacakları tahmin edebiliyorsundur.Ben tahmin dahi etmek istemiyorum.Pekçok kesim BDP yi siyaset dışı bırakıp ülkeyi dış müdahaleye açık hale getirme hayalleri kurarken böyle sert eleştiriler de bulunmana anlam veremedim doğrusu.Bu güne kadar ağzını açmamış bazı libareller seçime az kala bir anda BDP yi ve yaşanılan şiddet ortamını hatırladılar.TV. proğramlarına çıkıp BDP molotof atan gençleri durudurmuyor bunlar şiddet yanlısı biz böyle olmasını beklemiyorduk GANDİ ci bir hareket yapacaklarını söylüyorlardı (sanki destek olacaklardı) ama bakın şiddet kullanıyorlar tarzı açıklamalar yaparken senin eleştirilerin onların ekmeğine yağ sürmek değilmi.

Bazen duygularınla yazıyorsun dostum.Yazdıklarında teoride haklı olabilirsin ama kurşun mayın bomba teori değildir.Yanıbaşımızdaki (Suriye) ateşi bu yaz ülkemizde görmeyelim diyoruz tüm çabamız bunun için.

Anima Libera
19-05-2011, 02:26
BDP'yi eleştiren arkadaşlar Kürt meselesinin daha fazla kan dökülmeden hallolmasını istiyorlarsa Kürt halkının kabül edeceği yöntemlerini Kürt halkına götürmelidirler.

Birincisi BDP denen HEP'ten BDP'ye demokrasi hareketi hiç bir zaman milliyetçi olmadı milliyetçi söylev yapmadı böyle bir söylevinde eyleminde içinde yer almadı bilakis karşısında yer aldı.


Sanirim haklisiniz, aslinda BDP degil PKK demeliydim. Ancak yine de olaganüstü bir fark göremiyorum. Öldürülen PKK`lilarin cenazeleriyle ilgilenen yine BDP Milletvekilleri idi. Madem bu iki zümrenin farkina degindiniz, o halde "düz ovada siyaset yapmak" ile "dagda catismak"tan ziyade baska bir ayrisim noktasi var mi? Varsa bunlar nelerdir?

marcos
19-05-2011, 02:34
PKK Marksist/Leninist/Maoist bir partidir.Yönetim mekanizmasından tutunda stratejisine kadar Maoist ilkelere uygun yapıdadır.Silahlı devrim halk savaşı statejisine sahiptir.

BDP yani demokratik toplumsal hareket portal şeklindedir.Libarelinden Marksistine Anarşistine sosyal demokratına kadar pekçok kesime yer verir.Asıl ideolojisi sosyal demokrattır.Silahlı devrim halk savaşı gibi stratejilere sahip değildir.

İki hareketinde milliyetçilikle alakası yoktur.

Anima Libera
19-05-2011, 02:44
BDP Liberalinden Anarsistine, Marksistinden Sosyal Demokratina kadar bir cok kesime yer veriyorsa o halde mutlaka Milliyetcilere de yer veriyordur. Aksi takdirde pek cok kesimi icinde barindirdigini iddia etmek yersizdir.

PKK`nin kurulus ilkeleri Marksizm-Leninizm olabilir, günümüz icin gecerli mi o tartisilir. Bana göre PKK Marksist-Leninist bir cizgide degildir ve olamaz da.

marcos
19-05-2011, 03:10
BDP milliyetçiliği düşünce ekolü olarak ele almamaktadır.Milliyetçilik çağın hastalığıdır .

spartacus
19-05-2011, 09:37
PKK Marksist/Leninist/Maoist bir partidir.Yönetim mekanizmasından tutunda stratejisine kadar Maoist ilkelere uygun yapıdadır.Silahlı devrim halk savaşı statejisine sahiptir.

BDP yani demokratik toplumsal hareket portal şeklindedir.Libarelinden Marksistine Anarşistine sosyal demokratına kadar pekçok kesime yer verir.Asıl ideolojisi sosyal demokrattır.Silahlı devrim halk savaşı gibi stratejilere sahip değildir.

İki hareketinde milliyetçilikle alakası yoktur.
Sevgili Marcos

PKK ulusal mücadele veren bir partidir, temel strateji ulusal kurtuluştur yani sosyalizm değildir, bir burjuva politik yapılanmadır, siyasal parti yapısındaki örgütlenme modelininde alakası yoktur, bu tür stratejilerde neyin mübah, neyin makul, neyin fayda verici neyin değil olduğunu ulusal strateji ve günün koşulları belirler. Bu tür belirlenimlerde bulunabilmek için stratejik taleplere bakmak gerekir, kurulu devlet ve düzenle olan ulusal temelli uzlaşmazlıkdan yola çıkmak değil. Aynı model örgütlenmeler tamamen ulusal mücadele veren yapılarda da görülebilir, PKK benzeri yapılarda PKK özentili yapılardır. Sosyalizm olmasa PKK yine olacaktı(fakat etkilenme olmayacaktı), ortada ezilen bir ulus vardır, dünyadaki kabaran bir çok hareketden etkilenmiştir, aynen Osmanlı döneminde gelişen Burjuva hareketlerden(kapitalizmden) etkilenen, bir dolu milli mücadeleler gibi. Irakdaki Kürt örgütleride aynı biçimde etkilenmiştir, bu etki her şeyden önce ulusal özgürlüğün imkansız olmadığını, ve mücadele stratejisinin taktikleriyle, pratikde göstermesiyle dahi etken olmuştur. (Kürt hareketinde sosyalist bir çıkışlı örgütlenme için referans olarak Kemal Burkay'a (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kemal_Burkay) bakmak gerekir, savaş stratejilerini taktik olarak harmanlamış, içerisindeki sosyalistleride daha ilk yıllarında tasviye etmiş, ardından da kitle psikolojisi-harbi üzerine eylemlere girişmiş PKK'ye vb değil)

Yine de oy insanların tercihidir, dileyen dilediğine oy verebilir, oy verme üzerinden kitle, kişi analizleri(itham gayesinde olanı kastediyorum) yapılması anlamlı değildir(bu konuda Freddie'yi eleştiriyorum) ve BDP üzerinden yaptığın tahlili kapsayan paragrafına katılıyorum.

marcos
19-05-2011, 15:18
Sayın Spartacus

Sizin kafanızda ki sosyalizm ile benzeşmemeleri sosyalist olmadıkları anlamına gelmez.

Bakınız:

http://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&cd=1&ved=0CBcQFjAA&url=http%3A%2F%2Ftr.wikipedia.org%2Fwiki%2FPKK&ei=WwjVTaDbBM2a-wawmqD_Cw&usg=AFQjCNH6Vw-KKoWWpyrLlcDt2cLXqus8SA

http://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&cd=1&ved=0CBcQFjAA&url=http%3A%2F%2Ftr.wikipedia.org%2Fwiki%2FZapatis ta_Ulusal_Kurtulu%25C5%259F_Ordusu&ei=cgjVTe22B43s-gaPx_HlCw&usg=AFQjCNF29rXAGM2Ia1RoyIjm8K1q1BotFw

http://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&cd=1&ved=0CBcQFjAA&url=http%3A%2F%2Ftr.wikipedia.org%2Fwiki%2FZapatis ta_Ulusal_Kurtulu%25C5%259F_Ordusu&ei=cgjVTe22B43s-gaPx_HlCw&usg=AFQjCNF29rXAGM2Ia1RoyIjm8K1q1BotFw

http://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&cd=1&ved=0CBcQFjAA&url=http%3A%2F%2Ftr.wikipedia.org%2Fwiki%2FETA&ei=SAnVTYe9LouN-wa_n6jzCw&usg=AFQjCNGSTXTMVvf50SImW1I1GmO3984jTQ

Yok eğer cepheliler gibi düşünüyor PKK nin 1985 sovyet revizyonizmden etkilendiğini düşünüyorsanız (yani onların söylemi ile Leninist olmayan Marksistler Marksist olmayan komünistler türedi diyorsanız)

Bakınız:

http://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&cd=2&ved=0CB0QhgIwAQ&url=http%3A%2F%2Fwww.nestormakhno.info%2Fturkish%2 Fplatform%2Fonsoz_ams.htm&ei=_gnVTZCqFMig-wbX4-GQDA&usg=AFQjCNGv46JgXy60M9tQ9VUZfNk68pkAAA

1985 ten çok önce Marksist olmayan komünistler olduğuna göre cephelilerin eleştirilerini ciddiye almak gereksizleşmiyormu.

marcos
19-05-2011, 15:45
Üçüncü link bu olacaktı

http://www.google.com.tr/url?sa=t&source=web&cd=1&ved=0CBcQFjAA&url=http%3A%2F%2Ftr.wikipedia.org%2Fwiki%2FTamil_% 25C4%25B0lam_Kurtulu%25C5%259F_Kaplanlar%25C4%25B1&ei=XRDVTffAPIPt-gbys4XuCw&usg=AFQjCNECNVaFHmrg15-Fc3CpvsAml1uBBQ

spartacus
19-05-2011, 17:45
Sevgili marcos

Ben herhangi bir yere göre değerlendirmiyorum elbetde buna ihtiyacımızda yok.

Sosyalist enternasyonele üye partileri sosyalist görebiliyor muyuz?

Benim kafamdaki sosyalizm demeyelimde, 20. yüzyılda gelişen ulusal ve anti-emperyalist mücadeleler, işgale karşı kurtuluş savaşları stratejisine sahip olmak, yurt savunusu ya da ulusal egemenlik, ulusal mücadeleler, sosyalist strateji ve mücadelelerle birbirine karıştı. Zaten etkilenmekten-etkiden bahsetmiştim. Bağımsız devlet ve milli temel sosyalist karakter taşımaz, eğer sizin gibi düşünsek tarihdeki tüm ulusal mücadeleleri ve ulusal devlet ve stratejileri sosyalist görmek gerekir.

Bu anlamda literatürün, ulusal mücadele ile(yani sınıfsal bir düzlemi olmayan) sosyalist mücadele tespitlerine bakmakda gerekir. En azından ulusal mücadeleler heterojen bir yapıya sahip iken, strateji ulus eksenli homojen bir zemine oturtulur... yani bu gün ulusal mücadeleler, heterojen yapıları gereği ulusal-demokratik çerçevede platformlaşmak durumundadırlar bu anlamda stratejininde homojen yapısı değişir, demokratik konfedarasyonlara dönüşebilir ve sosyalizm algıları bir Avrupa sosyalizmi, demokrasi algıları bir sosyal demokrasi zemininde değil, 3. Dünyanın milli demokratik yapı-sosyalizm anlayışında olduğu için aslında sağlıklı sosyalizm eleştiririsi dahi yapamazlar, en sonu temsili demokrasiyede düşmeleri olasıdır.

PKK'nin ise çıkış stratejisini tasviye ettiğini söylüyorum(bu 1980 lerin ortalarına doğru tekabül eder, zaten o süreçde ulusal bir örgüt, yapıya dönüşmektedir, eylem ve strateji de sembollerde değişmektedir, sosyalizm etkisi 1980 den evvele dayanır sonraya değil). Soru, sosyalist olmasa ne yapardı diyede sorulabilir.. Ulusal mücadelelerde ölçütü sınıflar belirlemiyor, haliyle kritiği nereden oluşturacağımızıda ulus belirliyor(örneğin teorik ifadelerinde devlet, sistem yerine Türk-Kürt diye milli bir temsil kurgulayabiliyorlar.).

Sosyalizm bir devlet modeli değildir, eğer bunun bu gün dahi ayrımına varılamazsa zaten yapılacak tahlillerinde pek bir anlamı olmayacaktır diye düşünüyorum(kaldı ki 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra emperyalizme karşı mücadeleyi dahi milli düzeyden ele alan, ama devlet modeli olarak bağımsız devlet adı altında sosyalizmi yine bir devlet modeli olarak ifade eden-indirgeyen bir dolu milli demokratik-devrim anlayışları doğmuş, yükselmiş, etkin ve faal olabilmiştir(bu yapılaşmalar sosyalist değildir, söylemde öyledir, sağ sapma gibi bunlarda sol sapmadırlar, ortam karma-karışıktır). En küçük bir bağımsızlık mücadelesi dahi, sömürgeleştirilmiş ülkeler açısından sisteme karşı olacağı için devlet-model bazda sosyalizmi esas alabilir(bu yüzdende devlet sosyalizmi, devlet kapitalizmi aşılamaz), yalnız dönüp dolaşıp sosyalizmle bağdaşmayan milli devlet modelleri sosyalizme yamanır.

Amacım tartışmak değil, haliyle siz sosyalist olarak görebilirsiniz, ben sosyalizmin ne olmadığı ve ne olduğu ve ulusal kurtuluş mücadelelerinin- kaderlerini tayin hakkınıda savunarak- burjuva düzleminden de yola çıkarak sosyalist görmüyorum.

Die
20-05-2011, 15:16
Peki ya BDP'nin çevresindeki sosyalist bağımsız adaylar? Onlar temsil edebilir mi beni? Sosyalistliğin temellerinden olan örgütlü siyaset yerine bireysel temsili öne çıkaran bağımsızlar mı? Hani meselenin temsiliyet ilişkilerini yeniden üretmek değil parçalamak olduğunu hala anlamamış olanlar mı? Hani esas işin halkı yönetmeye talip olmak değil halkı kendisini yönetenlere isyan ettirmek olduğunu göremeyenler mi? Hani sokağı örgütlemek ve resimlerini taşıdığı devrimci liderlerin verdiği şiddetli mücadeleyi vermek zor geldiğinden başka bir hareketin gücüne bel bağlayarak meclise kapağı atmaya bakanlar mı? Onlar mı temsil edecek beni?

Bence Mahir Çayan'ı mezarından kaldırın ve Thkp-c'yi yeniden kurun.
Bakarsın Ertuğrul Kürkçü bu sefer o evde ölür de silahlı mücadeleden kaçıp parlamentarizme yamanmaz. :)

taopaipai
20-05-2011, 18:03
sandığa gitsekde gitmesekde sonuç aynıdır
nasıl olsa bir derin dünya devleti git gide temelini sağlamlaştırıyor
o ne derse o oluyor
Allah tanki Rusya ve Çin i hala kontrol altına alamadılar
Rusya ve Çin i kontrol altına alırlarsa veya ortak hareket etmeye başlarlarsa ve hala bu kokuşmuş para düzenine sımsıkı sarılı yollarına devam etmeye kalkarlarsa dünya nın kaderi hiç ama hiç iyi olmayacaktır
çünkü para düzeni artık tıkanma noktasına gelmiştir onu canlı tutmanın kala kal kanlı yolları kalmıştır
yık yeniden inşaa et gibi
Irak da olduğu gibi şu an Libya da benzer bir yıkım yaşıyor bu genişletilebilir
sonra kölelik hortlatılabilir
emeklinin dulun yetimin maaşlarına göz koyabilirler
hatta ve hatta sürekli denemesini yaptıkları istendiği anda kontrol edilebilir salgın hastalık yaymaya bile kalkarlar
amaç fakir yoksul kesimi ortadan kaldırmak olabilir
ayrıca ben tusinami ve bazı büyük depremlerin insan eliyle meydana getirildiğindende şüphe duyuyorum
Endenozya büyük bir turizim merkeziydi tusunami vurdu ?
japonya dünyada önemli bir ekonomik güç idi tusunami vurdu ?

İyi başladın da sona doğru cozuttun.

Katibe Bartleby
20-05-2011, 22:57
Teslim edip edememesi bir tarafa sırf ysk rezilliği için olsun Ertuğrul Kürkçü'ye oy vereceğim.

dogruistan
20-05-2011, 23:58
İyi başladın da sona doğru cozuttun.

bence tam anlayamadın yorum biraz abartılı gibi görünüyor ama daha derin düşünüp analiz edince gerçekler gün yüzüne çıkıyor
tabi birazda detaylara girmeye vaktim olmadığından yüzeysel geçmek zorunda kaldım
PARA artık gerçekten önümüzde aşılması zor bir set olmuştur
dünyanın gelişmesinin önündeki en büyük engel olmakla birlikte yaşanan acıların en az yüzde 90 ında payı vardır

AhbAp
28-05-2011, 11:07
Hangi partiye oy verirseniz verin, baştan sona saçmalık, sömürü ve esaret içeren bu sisteme "evet, itirazlarım var ama bu oyunu genel hatlarıyla ve bu kurallarıyla destekliyorum" demiş olacaksınız.

Freddie'nin başlık yazısının altına bir imza da benden!

ereninthenature
31-05-2011, 02:28
eskişehir'de olsam oyum ahmet abiyeydi :D