Ben okuldayken sırama otururdum ve içeriye bir tane takım elbiseli kravatlı adam girerdi.
Sınıftaki herkeste ceketler , kravatlar gömlekler. Giyim tarzı dediğimiz şeyin temsil ettigi birşey vardır. Takım elbise , başörtüsü , rapçi şapkası vs... Sen bunları giydiğin zaman ya o gruptansındır ya o gruba girmek istiyorsundur yada kendini o gruptanmışın gibi gösteriyorsundur. Hocalarımız bize derdiki ileride bunları giyeceksiniz alışmanız için giydiriyoruz.
Bizi bir kalıba soktular okulda.Herkes aynı giyinir aynı dersleri görür aynı sınavlar vs. Bu eşitlikten çok kalıplaştırmaydı. Zaten bi çogu kalıp oldu. Ücretli köle olma derslerinden 100 üzerinden yüz aldılar.
Çeşitli derslerimiz vardı okulda , keşfedilen kıtaları iklim çeşitlerini falan anlatan bir ders , bizi düzenlerin tarihini anlatan bir ders , mimarların milimetrik ölçü birimini anlatan bir ders vs...
İlk okuldan başlıyıp lise bitene kadar bize aynı şeyleri öğretip durdular. Ezberlettiler tekrarlattılar.
Laiklik dediler. Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması dediler.
Atatürk dediler bizi kurtarandır dediler.
Muhammed dediler borçlu oldugumuz insandır dediler.
Cumhuriyet dediler , halkın kendi kendini yönetmesi dediler.
Hep düşündüm durdum. Kulağa hoş geliyordu halkın kendi kendini yönetmesi.
Ama bu nasıl birşeydiki halk kendi kendini bir devlet varken nasıl yönetebilirdi ?
Hem halk dedigimiz okullardaki gibi tek kalıp birşey degilki.
İçerisinde binbir çeşit görüş var.
Bunlardan en fazla taraftarı olanın digerlerini yönetmesi demek degil mi halk?
Öyleyse bir devletin başkanlıgında halk kendi kendini nasıl yönetiyor ?
Devletin salyaları akıyor ve diyorki öğrencilere "Ben devlet , ben halkım."
Demokrasi , halkın kendi kendisini yönetmesi yalan.
Herşeyin kendisini kabul ettirme çabası var.
Bu reklamdır ve reklam heryerdedir.
Televizyonu izledigimizde sivilcelerimizden utanırız mutlaka o sivilce ilacına ihtiyacımız varmış gibi hissederiz.
O cipse , o arabaya.
Para olmadan olmaz gibi hissederiz. Eğer para olmazsa sürünürüz diye düşünürüz.
Devlet olmazsa kaos olur diye düşünürüz.
Dine inanmazsak cehennemde yanarız diye düşünürüz.
Örf ve adetler olmasa çürürüz gibi düşünürüz.
Bence herşeyin kendisini kabul ettirmeye çalıştıgı bir düzende (Şunu unutmayın bir düzen varsa birde düzülen olmalıdır.) en güzel şey hiçbirisini kabul etmemektir.
Oy vermicem.
Oy vermezsem ülkenin elden gidicegi hissini yaratıyorlar. (Benim elimden degil halkın elinden)
Ama bence hiçbir ülke hiçbir halkın olmadı zaten.
Biz zaten herşeyi kabul etmiş olan bir nesil olarak en son ihtiyacımız olan şey başka şeylerede kendimizi bağımlı hissetmek.