AlbatrosS
05-08-2011, 00:39
Dayak yersen imama git!
04/08/2011 7:34
Yazı Boyutu
Diyanet'in sendikası DİN-BİR-SEN, dayakçı kocaların polise şikâyet edilmesine karşı çıktı: "Aile içi meseleler aile içinde kalmalı. Polisten önce imama gidilsin..."
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1058780&Date=04.08.2011&CategoryID=77
* mütedeyyinler kadına şiddete neden örgütlü bir tavır koymuyor... başlığında bazı arkadaşlar diyanetin bu minvalde karşı vaazları olduğunu iddia ediyordu.
* mütedeyyinlerin şiddete neden örgütlü karşı çıkamıyacağı bu dahiyane öneride gizli: bireyler değil, kurumlar önemli!
* devletin bekası uğruna örgütlenen şiddeti mütemadiyen ''münferit vak'alar'' haline sokup ''kurumlara zarar gelmesün deyü'' yaygarayı basan zevatları hatırlayanlar vardır.
* aileye kutsaldır zarar gelmesin-diyanet-muhafazakarlar mütedeyyin
* ordu kutsaldır zarar gelmesin-tsk-milliyetçi-vatanperver
* devlet kutsaldır zarar gelmesin- ulusalcı-vatanperver-milliyetçi-muhafazakar
hasılı ''kuruma'' zarar gelmesin. söylemler arasındaki benzerliği hala fark etmedik mi? her önermenin yanına söylemlerin altına imza atabilecek temsiliyetler verildi. ampül yanmaya başladı mı?
kutsiyet ve kurum kimliğine sadakat ile birey ve özgürlüğe sadakat... ilki her ne şekilde olursa olsun muhafazkarlığı, bağnazlığı; ikincisiyse özgürlükçülüğü ve moderniteyi ihtiva eder.
ne diyorduk: modernite tanrı merkezli medeniyet algısından merkeze insanı koyan rasyonelleşme sürecidir. iş bu şekliyle modernite her türden otorite ve tabudan aşkınlık ile özgürleşmeyi ihtiva etmeyi zorunlu kılar.
yani: devletten-kurumdan özgürleşip bireyin yanında saf tutmak, özetle modernite bu. çağdaşlık bu. muassır medeniyet bu.
yeri gelmişken islami teamülden devam edelim: geleneksel islami teamül ''kurumsal mahremiyeti'' merkeze aldığı için şiddet mevzusunda anlamlı bir karşı duruşa sahip olamaz.
* abicim şu saatten sonra ''islam şu hakları verir, islam da şiddete karşı çıkar'' derken bir daha düşünelim: bireyin bekası mu kurum'un bekası mı?
* inancın hangisini önceliyor?
04/08/2011 7:34
Yazı Boyutu
Diyanet'in sendikası DİN-BİR-SEN, dayakçı kocaların polise şikâyet edilmesine karşı çıktı: "Aile içi meseleler aile içinde kalmalı. Polisten önce imama gidilsin..."
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1058780&Date=04.08.2011&CategoryID=77
* mütedeyyinler kadına şiddete neden örgütlü bir tavır koymuyor... başlığında bazı arkadaşlar diyanetin bu minvalde karşı vaazları olduğunu iddia ediyordu.
* mütedeyyinlerin şiddete neden örgütlü karşı çıkamıyacağı bu dahiyane öneride gizli: bireyler değil, kurumlar önemli!
* devletin bekası uğruna örgütlenen şiddeti mütemadiyen ''münferit vak'alar'' haline sokup ''kurumlara zarar gelmesün deyü'' yaygarayı basan zevatları hatırlayanlar vardır.
* aileye kutsaldır zarar gelmesin-diyanet-muhafazakarlar mütedeyyin
* ordu kutsaldır zarar gelmesin-tsk-milliyetçi-vatanperver
* devlet kutsaldır zarar gelmesin- ulusalcı-vatanperver-milliyetçi-muhafazakar
hasılı ''kuruma'' zarar gelmesin. söylemler arasındaki benzerliği hala fark etmedik mi? her önermenin yanına söylemlerin altına imza atabilecek temsiliyetler verildi. ampül yanmaya başladı mı?
kutsiyet ve kurum kimliğine sadakat ile birey ve özgürlüğe sadakat... ilki her ne şekilde olursa olsun muhafazkarlığı, bağnazlığı; ikincisiyse özgürlükçülüğü ve moderniteyi ihtiva eder.
ne diyorduk: modernite tanrı merkezli medeniyet algısından merkeze insanı koyan rasyonelleşme sürecidir. iş bu şekliyle modernite her türden otorite ve tabudan aşkınlık ile özgürleşmeyi ihtiva etmeyi zorunlu kılar.
yani: devletten-kurumdan özgürleşip bireyin yanında saf tutmak, özetle modernite bu. çağdaşlık bu. muassır medeniyet bu.
yeri gelmişken islami teamülden devam edelim: geleneksel islami teamül ''kurumsal mahremiyeti'' merkeze aldığı için şiddet mevzusunda anlamlı bir karşı duruşa sahip olamaz.
* abicim şu saatten sonra ''islam şu hakları verir, islam da şiddete karşı çıkar'' derken bir daha düşünelim: bireyin bekası mu kurum'un bekası mı?
* inancın hangisini önceliyor?