PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : B. Şinal:Cumhuriyet'e atmam için polisler bomba verdi / Gazeteniz ne kadar güvenilir?


muhalif
05-08-2011, 12:25
Cumhuriyet'e bomba atan Bedrettin Şinal duruşmada konuştu: BOMBAYI BANA POLİS VERDİ. BURADA BULUNANLARA ( ERGENEKON SANIKLARINA) KOMPLO KURULMASI İÇİN HAZIRLANDIM. BU DOSYANIN YARATILMASI İÇİN YAŞIMI BİLE BÜYÜTTÜLER.


Eğer bu haberin bir doğruluğu varsa(şuan için net bir bilgim yok) ergenekon tertibi fiilen çökmüştür. Takke düştü, kel göründü !


Kaynak
(http://www.hurriyet.com.tr/gundem/18413272.asp?gid=381)

upuaut
05-08-2011, 13:27
İŞte size sonuna kadar yalnız aydınlarımızın değil, tüm medyanın da esin aymazlığı

Bu seferki aymazlık Cumhuriyet gazetesine bomba atan kişinin bombayı kendisine polislerin verdiğini itiraf etmesine rağmen nerdeyse tüm Türkiye'nin bu gerçeği görmezden gelmesiyle ortaya çıktı.

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, Şinal'ın Emniyet ifadesini okurken, Şinal açıklama yapmak isteyince şu tartışma meydana geldi:

Şinal: Beşiktaş Terör Örgütü (BTÖ)'nü Aydınlık Dergisi'nde gördüm. Bu çok doğru bir tespit.

Hakim Haşıloğlu: Biraz feren basın. Beşiktaş Terör Örgütü filan...

Şinal: Zorunuza gitmesin...

Doğu Perinçek: Korkutmayın. Biz bu habere açılan davadan beraat ettik.

Haşıloğlu: 20 yaşında bir çocuğun bunları ifade etmesi normal değil.

Şinal: Ben polisin adamıyım. Bugün özgürüm. Emniyet beni kullandı.

Not: Bu konuşma bugünkü Aydınlık gazetesinin aşağıda gördüğünüz 1. sayfasındaki "Beşikta Terör Örgütü Doğru Saptama" başlıklı haberden alınmıştır.

Gördüğünüz gibi Cumhuriyet gazetesine bomba atan kişinin gerçekleri mahkemede itiraf etmesine ve mahkeme hakiminin bile itibar etmediği bu itirafa medyanın (bizim olmadığı için medyamızın demedim özellikle) ısrarla görmezlikten gelmesini http://www.gazetekeyfi.com/ portalının sağ-üst köşesindeki gazetelerin 1. sayfasına bakarak görebilirsiniz. Aşağıdaki gazeteler bunların içinde "gerçek gazete" olduklarını ispatlıyorlar. Çünkü bir gazetenin gazete olduğu, büyük haberleri atlamamasından anlaşılır (Aslında bu sözü sabah Ulusal Kanal'ı izlerken, Halil Nebiler'in gazetelerin 1. sayfalarını okurken ondan aldım. Halil abi bu habere özellikle dikkat etti ve gazetelerin büyük bölümünün bu haberi atlamasına kızdı ve kendisinin kafasını dinlemek için uzunca bir tatile çıkacağını söyledi).

İşte medar-ı iftarımız gazetelerimiz!!!

http://www.aydinlikgazete.com/images/stories/imgggg/2011AGUSTOS/05agustos/05ayd01a%20copy.jpg

http://www.herseyspor.com/gazete-mansetleri/files/cumhuriyet_thumb.jpg (http://www.f5haber.com/gazete-mansetleri/?gazete=cumhuriyet) http://www.herseyspor.com/gazete-mansetleri/files/birgun_thumb.jpg (http://www.f5haber.com/gazete-mansetleri/?gazete=birgun) http://www.herseyspor.com/gazete-mansetleri/files/sozcu_thumb.jpg (http://www.f5haber.com/gazete-mansetleri/?gazete=sozcu) http://www.herseyspor.com/gazete-mansetleri/files/vatan_thumb.jpg (http://www.f5haber.com/gazete-mansetleri/?gazete=vatan)
Bu haberi gazetelerin üzerine tıklayarak görebilirsiniz!!!

Herhalde bu gelişmeden sonra bundan sonra okuduğunuz gazetenin ne kadar güvenli olduğunu bu test sayesinde daha iyi anlamışsınızdır.

jadi
05-08-2011, 14:43
Ergenekon sadece ordu icerisinde kadrolasmis bisey degil superzek. Ozellikle emniyette cok sayida ergenekon uyesi verdir. Yani ergenekon derken hukumet darbesi yapmak icin ortam hazirlayan veya korku toplumu yaratmayi hedefleyen ergenekondan bahsediyorum. Yoksa dunyanin en gelismis sanilan ulkelerinde bile ayni cete uyeleri fink atarlar. Ozeliile devlet, parlemento ve medya icerisinde

Jolly Jocker
05-08-2011, 15:10
Türkiye'de bir kontrgerillanın varolduğu reddedilemez bir gerçek. ''Derin devlet'' diyorlar, bu yanlış bir tanım, ''derin devlet'' dedikleri devletin ta kendisidir. Faşist-oligarşik bir diktatörlükten bahsediyoruz.

Fakat devletin bir fonksiyonu olan kontrgerilla ile muhafazakar-liberal tayfanın ''ergenekon'' dediği yapı arasında ilişki yoktur. Ergenekon, hakikaten de egemenlerin bir tertibidir. Bu teriple;

1) Devlet ile sermaye sınıfı ve emperyalizm arasındaki bağlar silikleştirilmekte, darbelerin ardındaki esas özneler olan emperyalizm ve sermaye sınıfı yerine sanki birkaç general kendi kafasına göre darbeler tertipleyebiliyormuş gibi bir hava yaratılmaktadır.

2) Ergenekon tertibiyle esas kontrgerilla gözden kaçırılır ve yenilenirken, bu yenilenmeye uyum sağlayamayan bazı 'artıklar' toplanmakta ve bunlar sanki tüm kontrgerilla ile hesaplaşılıyormuş gibi kamuoyuna yedirilmeye çalışılmaktadır. Böylece hem gözden çıkarılanlar temizlenmekte, hem sahte bir demokratikleşme izlenimi yaratılmakta, hem kontrgerillanın ana gövdesi temize çekilmekte hem de hükümet kendine bedavadan bir demokrat payesi edinebilmektedir.

3) Bu işlerle ilgisi olmayan insanlar da sırf muhalif oldukları için sindirilebilmektedir. Hükümete bağlı cemaat polisi, ''ergenekona karşı mücadele ediyoruz'' diye önüne geleni dinleyebilmekte, kafasına göre gözaltılar yapabilmekte, toplum sindirilmekte ve uzun tutukluluk süreleri uygulanabilmektedir.

4) Mesele Ergenekon hikayesinden ibaret değildir. AKP'nin Kürt'ü ve AKP'nin solcusu olmaya direnenler için de KCK ve Devrimci Karargah tertipleri icat edilmiştir.

5) İktidardaki gerici sağ, ergenekon tertibi üzerinden tarihi baştan yazmaya kalkmakta, geçmişte solcu ve alevilere yönelik pek çok cinayetteki suçunu gizlemeye ve sorumluluğu bugün ergenekonla ismini öne çıkardığı birkaç eski faşiste yıkıp sıyrılmaya çalışmaktadır. Hatta Deniz Gezmiş'in milliyetçi, orducu, kemalist; Mahir Çayan'ın da MİT ajanı olduğu; Alevileri yakanların PKK olduğu v.b. türlü saçmalıklar da ortaya atmışlardır. MHP ve Ülkü Ocaklarını dikkate almayan bir ''derin devlet operasyonu'' olabilir mi herşeyden evvel? Komünizmle Mücadele Dernekleri ve oradan yetişen Fethullah Gülen'le, Kanlı Pazarın faili MTTB ve oradan yetişen Abdullah Gül'le hesaplaşmayan bir ''derin devlet operasyonu'' olabilir mi? Hadi oradan!

Dünyanın pek çok yerinde NATO bünyesinde Soğuk Savaş döneminde kurulmuş ve birer cinayet şebekesi gibi işleyip darbeler yapmış yapılar yeniden düzenlendi ve geri çektirildi. Bunun sebebi, artık Soğuk Savaşın bitmiş ve sosyalist hareketin güçten düşmüş olmasıdır. Yoksa bu şebekeleri örgütleyen güçler ve bizim ülkelerin o güçlere bağımlılığı aynen devam etmektedir. Bu sahte bir demokratikleşmedir. Sosyalist hareket yine yükseldiğinde her türlü cinayet şebekesi de darbeler de yine gündeme gelecektir. Ama sistemi, sistemin öznelerini, çıkar ilişkilerini, emperyalizmi gözardı ederek meselelere bakan liberaller darbeleri sanki ''sivil toplum'' ile otorite düşkünü birkaç generalin çekişmesinin ürünü gibi gördükleri için yine kaş yapayım derken göz çıkarıyorlar. Yine esas darbecilere hizmet ediyorlar.

muhalif
05-08-2011, 19:40
dunyanin en gelismis sanilan ulkelerinde bile ayni cete uyeleri fink atarlar.

Yukarıda alıntıladığım cümleden anlıyorum ki; farklı düşünmüyoruz. Haaa ! ama sen dersen ki; bugün iktidarın "ergenekon tertibi" tam da bu sebeple yapılıyor, devlet midesini temizliyor vs diye iddiada bulunursan, teorik olarak hiç bir tutarlığın kalmaz, birinci nokta budur. Freddie dostumun çok açık olarak ifade ettiği gibi; bugün , geçmişteki kontrgerilla faaliyetlerin üstü kapanarak bir tanım muhalifleri sözde "devletin içindeki çeteleri temizliyoruz" iddiası ile gözaltına alıp, tutuklu olarak yargılamalar yapılıyor. Ne yazık ki kurunun yanında yaşta yanıyor diyecek kadar "kuru" yok tutuklu yargılanan ( Veli Küçük gibiler hariç elbette).
Freddie'nin de dediği gibi dönemin Ülkü Ocaklarındaki faaliyetlere karşı tek bir soruşturma açmayıp, bugün burada "çeteleri temizliyoruz" narası atmak, iki yüzlülük ve eninde sonunda alçaklıktır.

Soruyorum bu tertibin destekçilerine, şakşakçılarına, çeteleri;
-78 yaşındaki Yalçın Küçük gibi hocaları tutuklu yargılayarak mı temizleyeceksiniz ?

- Gazetecilikten başka hiç bir faaliyeti bulunmayan(Haa bir de bir günahı daha var Halk Tv'yi devralıp yayın yapmak istedi) Soner Yalçın ve Odatv çalışanlarını tutuklu yargılarak mı temizleyeceksiniz ?

-Doğru dürüst ekranlarda bile görmediğimiz, yalnızca kitaplarıyla tanıdığımız Ergün Poyraz'ları içeriye tıkarak mı ?

- PKK'nın gücünü kırmak için kullanılan Hizbullahçıları güle oynaya dışarıya salarak mı çeteleri temizlemeyi düşünüyorsunuz ?

- 70'li yıllarda TİP kongresinde "Türkiyede Kürt Vardır" diyen Yalçın Küçük'leri "Kürt - Alevi Düşmanı" kıyımlarının baş aktörü olarak gösterilen sözde Ergenekon örgütüne üye olarak gösterilirken hiç içiniz sızlamıyor mu ? Bu kadar mı katıksız şerefsizsiniz ?

murted
05-08-2011, 19:59
İŞte size sonuna kadar yalnız aydınlarımızın değil, tüm medyanın da esin aymazlığı

Bu seferki aymazlık Cumhuriyet gazetesine bomba atan kişinin bombayı kendisine polislerin verdiğini itiraf etmesine rağmen nerdeyse tüm Türkiye'nin bu gerçeği görmezden gelmesiyle ortaya çıktı.

(...)

Herhalde bu gelişmeden sonra bundan sonra okuduğunuz gazetenin ne kadar güvenli olduğunu bu test sayesinde daha iyi anlamışsınızdır.

Gerçekten ne demeli bilmiyorum. Akp'den nemalanıp da ''ileri demokrasiyi'' savunanları anlıyorum. Ama bu işte çıkarı olmayıp da ileri demokrasi geliyor diyenlerin ya bizle kafa bulduklarını ya da ciddi ciddi salak olduklarını düşünüyorum.

İletiyi raporlama hakkınız saklıdır ama bu benim fikrimi değiştirmeyecek.

Bir vesayet biterken diğeri başlıyor ve bunun iyi bir şey olduğunu savunanların var.

Sindirmedikleri kimse, ele geçirmedikleri kurum kalmadı. Ulusalcı paranoyası olmaktan öte bir şey bu dediğim. Şeriat mı gelecek, Tayyip padişahlığını mı ilan edecek? Hiç sanmıyorum ama gene de şakirtlerin birinci sınıf, benim ikinci sınıf vatandaş olduğum takunyalı burjuvanın memleketin kaynaklarını sömürdüğü bir ülkede yaşamak zorunda değilim, bana bunu dayatılması ayrıca insan haklarına aykırı.

İsteyen açık adresini özleden yazsın, çok güzel Hint kınası geldi evvelki gün.