İŞte size sonuna kadar yalnız aydınlarımızın değil, tüm medyanın da esin aymazlığı
Bu seferki aymazlık Cumhuriyet gazetesine bomba atan kişinin bombayı kendisine polislerin verdiğini itiraf etmesine rağmen nerdeyse tüm Türkiye'nin bu gerçeği görmezden gelmesiyle ortaya çıktı.
Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese,
Şinal'ın Emniyet ifadesini okurken,
Şinal açıklama yapmak isteyince şu tartışma meydana geldi:
Şinal: Beşiktaş Terör Örgütü (BTÖ)'nü Aydınlık Dergisi'nde gördüm. Bu çok doğru bir tespit.
Hakim Haşıloğlu: Biraz feren basın. Beşiktaş Terör Örgütü filan...
Şinal: Zorunuza gitmesin...
Doğu Perinçek: Korkutmayın. Biz bu habere açılan davadan beraat ettik.
Haşıloğlu: 20 yaşında bir çocuğun bunları ifade etmesi normal değil.
Şinal: Ben polisin adamıyım. Bugün özgürüm. Emniyet beni kullandı.
Not: Bu konuşma bugünkü Aydınlık gazetesinin aşağıda gördüğünüz 1. sayfasındaki "Beşikta Terör Örgütü Doğru Saptama" başlıklı haberden alınmıştır.
Gördüğünüz gibi Cumhuriyet gazetesine bomba atan kişinin gerçekleri mahkemede itiraf etmesine ve mahkeme hakiminin bile itibar etmediği bu itirafa medyanın (bizim olmadığı için medyamızın demedim özellikle) ısrarla görmezlikten gelmesini
http://www.gazetekeyfi.com/ portalının sağ-üst köşesindeki gazetelerin 1. sayfasına bakarak görebilirsiniz. Aşağıdaki gazeteler bunların içinde
"gerçek gazete" olduklarını ispatlıyorlar. Çünkü bir gazetenin gazete olduğu, büyük haberleri atlamamasından anlaşılır (Aslında bu sözü sabah Ulusal Kanal'ı izlerken,
Halil Nebiler'in gazetelerin 1. sayfalarını okurken ondan aldım.
Halil abi bu habere özellikle dikkat etti ve gazetelerin büyük bölümünün bu haberi atlamasına kızdı ve kendisinin kafasını dinlemek için uzunca bir tatile çıkacağını söyledi).
İşte medar-ı iftarımız gazetelerimiz!!!
Herhalde bu gelişmeden sonra bundan sonra okuduğunuz gazetenin ne kadar güvenli olduğunu bu test sayesinde daha iyi anlamışsınızdır.