Orijinalini görmek için tıklayınız : Buyrun İleri Demokrasi'ye!
AlbatrosS
12-10-2011, 19:57
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin açılışına katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı protesto eden ve "parasız eğitim" talebini dile getiren öğrencilere polis müdahale etti; 13 kişi gözaltına alındı.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yusuf Ziya Özcan ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Yunus Söylet'in katıldığı ve yoğun güvelik önlemleri alınan törende öğrenciler üniversiteye alınmadı.
Üniversitenin Vezneciler'deki Fen Fakültesi önünde toplanan Gençlik Federasyonu üyeleri, Başbakan Erdoğan'ı protesto ederek, parasız eğitim taleplerini dile getirdi. Açıklamanın ardından üniversitenin içine girmeye çalışan öğrencilere fiziksel şiddet uygulandı.
Gençlik Federasyonu'na üye Ekin Dalbudak, Nilay Keten, Cemray Baş, Eda Arı, Şafak Yayla, Ayberk Demirdöğen, Eser Morsümbül, Gürkan Türkoğlu,Ümit Çimen, Özgür İsmailoğulları, Hünkar Derya Güneş ve Emekçi Hareket Partisi (EHP) üyesi Fidan Ataselin isimli öğrenciler gözaltında.
Ayrıca İstanbul Üniversitesi Öğrenci Konseyi Genel Sekreteri ve Lojistik Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Adnan Tetik de üniversiteye girmeye çalıştığı için gözaltına alındı.
Berna Yılmaz ile Ferhat Tüzer isimli iki üniversite öğrencisi de Başbakan Erdoğan'ın konuşması sırasında "Parasız eğitim istiyoruz, alacağız" yazılı pankart açtıkları için tutuklanmış, 19 ay cezaevinde kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmışlardı. (NV/AS)
bianet
Bir 19 ay da bu gençler yiyecektir muhtemelen! Kimseye zarar vermeyen, saldırganlaşmayan bu gençleri tutuklayarak ''biz barışçıl olanı sevmeyiz, silahın namlusu makbuldür'' demiyor muyuz, farkında olmadan?
İnsanları toplantı ve gösteri hakkından mahrum ederek, onları ceza evlerinde süründürüp refleksleri ve tepkilerini kriminalize ederek ŞİDDETİN DİK ALASINI DAYATIL MIYOR MU?
Bu düpedüz FAŞİZAN tavırların demokrasi aklı ve iradesiyle ne alakası vardır?
Aslında ahlaken tartışmak istediğim şu: Bu gençler, şayet uzun süreli tutukluluk vb uykulamalarla rehin alınmaya devam edilip en temel haklarına tecavüz edilirse; dolayısıyla, bedeni-zihinsel varlıkları tecrit edilip çürütülmeye çalışılırsa ellerine silah alıp iktidara sıkmaları MEŞRU DEĞİL MİDİR? Meşru bir hakkın kullanımını cebri yollardan engellenmeye çalışılıp üstüne keyfi göz altıların gelmesine karşın şiddete başvurmak nefsi müdafa değilse nedir?
spartacus
12-10-2011, 22:51
TV de izleyince başlık açayım diye düşünmüştüm, şimdi yerinde oldu...
Öğrenciler olmayacaksa açılışda kimler olacak?
Öğrenci Konseyi Genel sekreteri içeri alınmıyor, üstelikde kimliği alınıyor ve doğru gözaltı. O'da haklı olarak soruyor, "ben Konsey sekreteriyim, öğrenciyi içeri almayacaksınız, bu açılış niye? işte ileri demokrasiniz"...
Bildiğim kadarı ile 140 veya 150TL civarında bir para cezası kesilip serbest bırakıldılar.
İçeride öğrencinin az olması yanlış,
Dışarıda öğrencilerin tuhaf tuhaf bağırmaları yanlış,
Gözaltına alınmaları da yanlış.
Saygılar
Vandenys
13-10-2011, 11:14
hayvan/bitki/insanlık tarihinde diktatörlerin ve destekçilerinin aslında korkak olduklarını ve en güçlü zannettikleri anda yıkıldıklarını anlatan olaylar çoktur.
ESKİŞEHİR`DE BİR "İLERİ DEMOKRASİ" ÖRNEĞİ DAHA! BAŞBAKAN`I PROTESTO ETMENİN CEZASI 1 YIL HAPİS!
ÖDP üyesi 8 öğrenci; yerel seçimlerde AKP propogandası yapmak amacıyla 13 Mart 2009 tarihinde Eskişehir gar binasında "Yüksek Hızlı Tren" açılışı yapan Tayyip Erdoğan`ı, "Zam, zulüm işkence, işte AKP" pankartı açarak protesto etmişti. ÖDP`lileri sivil polisler tartaklayarak gözaltına almışlardı.
Söz konusu olayla ilgili olarak 2 yıldır süren dava, Eskişehir Adliyesinde yapılan duruşmada Can Aydemir SEZER, Anıl GENÇ, Can BÜYÜKŞAHİN, Samet POLAT, Murat GÜLERYÜZ, İnan GÜÇLÜ, İsmail ALDİŞ ve Taylan ALHAS‘a 11 ay 20‘şer gün hapis cezası verilmesi ile sonuçlandı.
Detay (http://www.odp.org.tr/genel/bizden_detay.php?kod=2674&tipi=2&sube=0)
ileri demokrasi hocam refarandumdan ve seçimlerden gelen gücün yansımasıdır bu. para cezası almaları bile çok kötü bir durumda olduğumuzu gösterir ancak ucuz yırtmışlar bence terör suclusu diye ceza yeselerdi ne yapacaklardı ama yakında üniversitedeki bu tür prostestoları bu cezalar dışında bir ceza beklemiyor kanımca.
Akp'nin demokrasiden anladiigi bu sanirim. Karsit gorusun varlligina hicbir sekilde dayanamayan, tahammul edemeyen, devlet gucunu kullanarak ezen, hapse attiran, yipratan, hurriyete tecavuz eden, insanlik disi muamelelerde bulunan, parasini alan bir zihniyetin demokrasi anlayisi ortadadir. Ýnsani uzen seyse tum bu rezillikleri gorup de akp'yi demokratik sanma ve lehine oy kullanimi.
Yesinler sizin demokrasinizi. Referandum oncesi pazarci gibi bagirdilar" 12 eylul darbecilerinden hesap soracagiz" diye..Yalanin alasini attilar. Ýceri alinanlar ise akp'yi protesto eden gencler. Okumak icin dahi zor para bulan bu gencler hem akp sayesinde parasi alindi/aliniyor hem yasaminin en verimli zamanini hapiste geciriyor..uzerlerine sabika etiketi yapistirilarak birakiliyorlar.Neden? Akpyi protesto ettigi icin.
Benim anlamadigim sey akp zaten hem yurt icinde hem yurt disinda cok buyuk destege sahip bir parti. Dunya uzerinde bu kadar desteklenen baska bir hukumet olmamistir saniyorum. O yuzden bu tip eylemlerden korkacak, onlari susturmak isteyecek bir durumda degil ki. Ama kemalist kesim akp'yi hep diktatorluk kurmak isteyen islamci bir parti gibi gosterip insanlari korkutmaya calisiyor. Akp ise boyle olmadigini gostermek icin ne kadar ugra$sa da nafile sanirim en buyuk dert eslerinin basindaki turban. O yuzden bu tip haberler bana hep kasitli bir provokasyon gibi geliyor. Bu tip haberlerden nemalanan kesim halki korkutmak isteyenler cunku. Ileri demokrasi lafina gonderme yapan basliklara hepten gina geldi zaten
14 yaşındaki çocuğu seçim otobüsüne çekip boğazını sıkan başbakandan demokrasi bekleyenler daha çok bekler...
saygılar
basitrasin
14-10-2011, 19:34
Buyuralım Bakalım Demokrasiye. Eğer ben Başbakan olsaydım. beni protesto etmeye gelen gençlere engel olunmaması kunusunda talimat verirdim. Hatta giriş kapısında korumalarımın cüzzi bir ücret karşılığında kokmuş yumurta satmalarını, elde edilen gelirin de bir hayır kuruluşuna bağışlanmasını sağlardım. Bana yumurta atabilmeleri için yüksekçe bir yere çıkar ve herkez hıncını alıncaya kadar orada beklerdim. Gerçi bu kadar savunmasız bir durumdayken bana sadece yumurta atacaklarının garantisi olmasada su testisi su yolunda kırılır der, siyasete kurban gidenler listesine adımı yazdırmayı göze alırdım. Sonunda boy boy fotaraflarım basında çıkıp ta karizmam çizilince bana kim oy verir bilemem ama benim tarzım bu olurdu. Tabi ben de şu an bulunduğumuz demokrasi seviyesinden memnun değilim, yine de geçmişi hatırlayınca ne kadar çok yol kaydettiğimizi görebiliyorum. Ayrıca şu an mevcut hükümetin seçim dışı bir yolla ( öğrenci olayları, terör, darbe, vs. ) devrildiğini düşünelim. Emin olun bu günleri mum ile ararız. Bunların bilincinde olan bir birey olarak minik adımlarla ilerliyen demokrasimizin şevkat ve ihtimama ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. İyi günler dilerim.
Yahu basitrasin iyice emin oldum ki sen AKP'nin reklam bölümünde çalışıyorsun. Kolay gelsin iyi kazançlar dilerim.
Benim anlamadigim sey akp zaten hem yurt icinde hem yurt disinda cok buyuk destege sahip bir parti. Dunya uzerinde bu kadar desteklenen baska bir hukumet olmamistir saniyorum. O yuzden bu tip eylemlerden korkacak, onlari susturmak isteyecek bir durumda degil ki. Ama kemalist kesim akp'yi hep diktatorluk kurmak isteyen islamci bir parti gibi gosterip insanlari korkutmaya calisiyor. Akp ise boyle olmadigini gostermek icin ne kadar ugra$sa da nafile sanirim en buyuk dert eslerinin basindaki turban. O yuzden bu tip haberler bana hep kasitli bir provokasyon gibi geliyor. Bu tip haberlerden nemalanan kesim halki korkutmak isteyenler cunku. Ileri demokrasi lafina gonderme yapan basliklara hepten gina geldi zaten
Kemalist polis heeee, ayarsızlığına pes. Hem zulüm yapın hem de boku başkasına atın. Yüzsüzlüğün bu kadarına da pes. Buradan da kemal i çıkarmışsın ya... sana helal olsun...Vallahi helal olsun işe bir de türbanı sokuşturmuşsun ya. sen neymişsin be abiiii
Kemal geliyor kaçıııııınn
spartacus
14-10-2011, 20:07
Basitrasin gelen günleri, giden günleri belirleyen aslında hükümet değildir. Anlatması da basit değil....
İnsanlar nasıl sesini duyurabilirse öyle davranıyor. Ortadoğu da değişim rüzgarı, devrim dedik. Her ne kadar diğer ülkeler çıkarlarını zedeleyeceğini düşündüğü için-ki tarihin her döneminde böyle olmuştur-, sol, sosyal demokrat, demokratik kesimleri bilinçli olarak görmezden gelip, özellikle köktenci diyeceğimiz sağ bir kesimi finanse ederek, bu devrimleri boğuyorsa da. Nasıl ki o ülkelerde insanlar aşırı tepki verdi, bu şu anlama gelir; ideal yolların tıkalı olması.
Türkiye'de de öyledir - bu da demokrasinin olmadığını gösterir-, ideal yollar kapalıdır, talepleri gözeten bir siyasete sahip değildir. Seçmenler milyonlarcadır lakin hükümet dediğimiz şebekenin gündeminde o milyonların ihtiyaçları ya da talepleri ya da çıkarları yoktur ve oradan da beslenmezler... Sen yumurtaların karşısına çıkabiliyorsan, o yumurtalar zaten atılmaz olur, dinliyor, dinlediğin zaman da dinlediğini gösteriyorsan, taleplerde kulağına hitap etmeye başlar, suratına değil... İnsanlar farkındalık geliştirdiği anda talep etmeye başlar...
Not: Terörist, Ergenekoncu denilenler, bu ülkede heleki darbe sonrası tüm bunlara karşı, lafta değil cidden mücadele etmiş-eden kesimlerdir. Geçmişde darbe ve derin develete karşı milyon kişiyi eyleme taşımış ve Erbakan'ın "Gulu gulu dansı yapıyorlar" dediği, bu gün de demokratik bir platformu temsil eden bir dolu yapı, parti, kitle, meslek, sivil toplum kuruluşu vs dir. Mesela ÖDP (http://www.odp.org.tr/)nasıl terörist ya da kemalist, ergenekoncu olur? Eğri oturalım, ama doğru okuyalım, verdiğim linke bakalım... Bir hükümet diline teröristler, bilmem necileri dolaşmışsa orada hakim olan demokrasi değildir, ötesi yok, senden olsa ne, öbüründen olsa ne, bir farkı da yok...
Benim anlamadigim sey akp zaten hem yurt icinde hem yurt disinda cok buyuk destege sahip bir parti. Dunya uzerinde bu kadar desteklenen baska bir hukumet olmamistir saniyorum. O yuzden bu tip eylemlerden korkacak, onlari susturmak isteyecek bir durumda degil ki. Ama kemalist kesim akp'yi hep diktatorluk kurmak isteyen islamci bir parti gibi gosterip insanlari korkutmaya calisiyor. Akp ise boyle olmadigini gostermek icin ne kadar ugra$sa da nafile sanirim en buyuk dert eslerinin basindaki turban. O yuzden bu tip haberler bana hep kasitli bir provokasyon gibi geliyor. Bu tip haberlerden nemalanan kesim halki korkutmak isteyenler cunku. Ileri demokrasi lafina gonderme yapan basliklara hepten gina geldi zaten
kemalist kesim insanları korkutmak istiyor olabilir.
ama bence sen de tam olarak tersinden kemalist olduğun için,
ısrarla her türlü demokratik talebi kemalist komplosu olarak sunmaya çalışıyorsun.
sen demokrat falan değilsin.
sadece iktidar şakşakçısısın.
demokrat olsan, demokratik talepleri komploya eşitlemek yerine o taleplerin arkasında olursun.
ortada bir komplo varsa şayet,
asıl senin o komplonun içinde olman bana çok daha makul görünüyor.
bir zaman kemalistlerin bazan islamı, bazan komünizmi, bazan kürtleri şeytan ilan edip her türlü melanetlerine ordan meşruiyet aradığını biz çok iyi biliyoruz.
senin gibi tersinden kemalist islamo-faşistler de aynı tekniği kullanıyor.
kemalist islamo-faşistler de aynı tekniği kullanıyor.
Bunu da okudum ya, daha neler duyacağız demeyeceğim. Sn. Khaos, islamo-faşistlerin türleri var mı yoksa tek tür olup bunlara da "kemalist islamo-faşist" mi diyoruz?
Sağlıcakla kalın
sayın alpan
ben islamo faşistlerin kemalistlerden bir farkları olduğunu düşünmüyorum.
tamamen örtüştüklerini ikiz gibi benzeştiklerini düşünüyorum.
islamo faşist jadı her türlü demokratik talebi kemalist komplo olarak sunuyor.
bir zamanlar kemalistler de her türlü demokratik talebi birlerinin komplosu olarak sunarlardı.
bu bile nasıl da aynı olduklarının bir delilidir bana göre.
aynılıklarına vurgu yapmak için o şekilde ifadelendirdim.
Kısaca, faşist faşisttir diyorsunuz. Bu doğru... Bizim memlekette de çok yetişiyorlar farklı adlar altında.
istatistik
14-10-2011, 21:32
Öğrenciler sürekli olarak laf olsun torba dolsun diye eylem yapıyormuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bu da yetmiyor türlü türlü örgütlerin militanı gibi gösterilerek halk tarafından düşman olarak bellenmeleri amaçlanıyor. Ancak kimse de nedir bu adamların derdi diye sormuyor. Slogan mı attı? Anarşik! Eylem mi yaptı? Gominist! Saç sakal mı bıraktı Satanist! Kavramlar yıllar boyu halka öyle bir anlatıldı ki hakkını arayan terörist bellendi. Kimse de nedir bu adamların derdi diye sormadı.
İl dışında çocuk okutan aileler, çocuk para istedikçe çocuğa para yetiştiremiyoruz diye dert yanarlar. Tamamı olmasa bile büyük çoğunluğu. Ancak ne zaman çocuğu ile konuşsa görüşse hep aynı öğütler: Aman çocuğum bir şeye karışma! Be hey dürzü! O zaman sen daha çok dert yanarsın para yetiştiremiyorum ben diye!
Öğrenim harçlarına, seçim dönemleri hariç her yıl zam yapılıyor. Sasyal devlet uygulaması yaptığı ile övünen hükümetler nedense iş parasız eğitime gelince susuyor. Öğrenciler bunu hatırlatmaya kalktıklarında ise başlarına gelmeyen kalmıyor. Alınan harçlar verilen eğitimin kalitesini etkilese belki bir derece teselli olur ancak bugün üniversitelerde verilen eğitim o kadar kalitesizleşti ki! Bilimler akademisi de siyasi mekanizmaya dahil edildiğine göre daha da kalitesizleşecek.
Yapılan protesto ve eylemleri, "büyüyen, güçlenen ve demokratikleşen Türkiye'ye karşı yürütülen kemalist oyunlardır, aslında AKP'ye ve naif, ileri demokrasimize özel ihtimam gösterilmeli. Demokrasimiz ve dolayısıyla hükümetin icraatlarına karşı çıkılmamalıdır, bu bize zarar veriyor" diyebilecek derecede akıl yürütmeden yoksun zihniyeti anlamak mümkün değil.
Kimseyi birilerinin paralı askeri, reklam/propaganda koordinatörü olarak etiketleyecek değilim, lakin şuursuzluğun da mantıklı bir sınırı olmalı. Elbette AKP'nin yaptığı herşeyin kötü, çirkin olduğunu söylemek mümkün değil. AKP, halkın oyuyla gelip bir çok demokratik geriliği ortadan kaldırdı, ama dokunmadığı ve kesinlikle dokunmayacağı, hatta kendisinin devamı için var edip destekleyeceği o kadar çok kirli araç yarattı ki. Demokrasiyi belli ölçüde güçlendirmeye çalışmasındaki en büyük etken, elbette kendi oyun alanı için yeni oyuncakları tahsis etme ve eskileri ortadan kaldırma savaşıydı. Buna Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan beri süre gelen ideolojik kan davalarının hesabının sorulmasını da eklemek yanlış olmaz. Ortdoğunun tam da AKP döneminde kıvama gelmesi, Türkiye'nin ise tam zamanında AKP gibi Arap destekçisi bir hükümete sahip olması ve güçleniyor oluşu inanılmaz bir şans olmalı...
Her kesimden halkın beynini yıkamaya odaklanmış, tek tip bir toplum yaratma yarışındaki televizyon kanalları ve gazeteler, bir çok kurumsal uygulama da dini geleneklerin gözetilmesi, din temelli gerici hukuki kararlar, kanunlar, çevre ülkelerin abisi ve koruyucusu olma hevesleri, tam da AKP'nin değiştik dediği yılların öncesindeki hedefleri anımsatıyor.
Geriye gitmiyoruz, halk olarak biz hep buralardaydık zaten. Lakin bu Don Kişot kafalarla ileri de gidebileceğimizi düşünmüyorum.
sen demokrat falan değilsin.
sadece iktidar şakşakçısısın.
Senin gibi biri tarafindan bu sekilde suclanmak inan iltifat gibi geliyor. Kendisi Taylan'i sosyalizme yakin bulan birisidir mesela. Tabi simdi Taylan'in arkasindan giybet yapmis gibi olmak istemem ama bu uyenin savundugu goruslerin fasizm oldugunu asagi yukari herkez kabul eder saniyorum.
Sonra da gitti beni ajan provokator olmakla sucladi, komunist rejimlerin oldurdugu insanlardan bahsettim diye kufur etti. Kemalist devletin gayri muslim azinliklara cektirdigi cileleri gundeme getirdim diye idealist tarihci olmakla sucladi, bu yuzden de bir yigin hakaret etti.(yani kemalizm sonrasi dini azinliklarin cektigi sikintilardan bahsedilmesinden rahatsizlik duydu)
O yuzden senin gercekte ne oldugun belli. Sizin gibilerin bana saldirmasi benim icin bir onur nisanesidir
AlbatrosS
16-10-2011, 14:26
Benim anlamadigim sey akp zaten hem yurt icinde hem yurt disinda cok buyuk destege sahip bir parti. Dunya uzerinde bu kadar desteklenen baska bir hukumet olmamistir saniyorum. O yuzden bu tip eylemlerden korkacak, onlari susturmak isteyecek bir durumda degil ki. Ama kemalist kesim akp'yi hep diktatorluk kurmak isteyen islamci bir parti gibi gosterip insanlari korkutmaya calisiyor. Akp ise boyle olmadigini gostermek icin ne kadar ugra$sa da nafile sanirim en buyuk dert eslerinin basindaki turban. O yuzden bu tip haberler bana hep kasitli bir provokasyon gibi geliyor. Bu tip haberlerden nemalanan kesim halki korkutmak isteyenler cunku. Ileri demokrasi lafina gonderme yapan basliklara hepten gina geldi zaten
Reflekslerin gittikçe tipik bir iktidar amentüsü haline gelmiş durumda; zira, hak ihlallerine tepki veren yalnızca kemalistler değil, iktidarı birçok konuda destekleyip olumlayan TARAF yazarları da örneğin.
Bu, bok at izi kalsın stratejisidir. Elinizde her duruma uygun bir ''ergenekon'' kılıfı var ve bir kere bu kavramı sulandırmaya başladınız mı beğenmediğin her tepkiye ''sizi gidi ergenekoncular'' der çıkarsın.
Ceza evlerinin kapasitesi iki katına çıkmışken ve başbakanı eleştirmenin suç haline gelmesini iktidara destek veren yazarlar bile eleştirirken ne desek nafile!
Klavuzu iktidar olanın -demokrasi değil- burnu boktan kurtulmazmış. İbretlik bir örneksin JADI.
başbakanı eleştirmenin suç haline gelmesini
Cok tipik bir kemalist cumlesi. Gecmiste anti demokratik yontemlerle iktidardan uzaklastirilan butun liderler icin sarfedilmistir bu ve bu tip ifadeler. O yuzden halk tarafindan hicbir sekilde itibar gormuyor zaten. Gormesi de imkansiz. Ama sizin ona da bahaneniz hazir: halk cahil
aliyarasfal
16-10-2011, 15:01
Cok tipik bir kemalist cumlesi. Gecmiste anti demokratik yontemlerle iktidardan uzaklastirilan butun liderler icin sarfedilmistir bu ve bu tip ifadeler. O yuzden halk tarafindan hicbir sekilde itibar gormuyor zaten. Gormesi de imkansiz. Ama sizin ona da bahaneniz hazir: halk cahil
Liberal Faşo kardeşim; Bu halk cahil kısmını şöyle bir ele alalım. Asıl bunu sömüren iktidar ve sizlersiniz. Hastaya hasta demek yerine, sen sapasağlamsın, bunlar seni hasta ediyor diye koccaman yalanlar söyleyip hastalığı iyileştirmek yerine sömürüyorsunuz.
Kim hasta olmak isterki. Bunuda öyle güzel ve sığ demogojilerle kullanıyorsunuz ki , kemalist diye damgaladığınız kişiler halk değil, hiç bir hakka sahip değil, demokratik hiç bir hak isteyemez, sadece ve sadece siz ve sizin gibi faşolar demokratız yalanları ile resmen sömürünün allahını yaparsınız.
Sen ve emperyalizmin kapı kulu iktidar tipliler halk, demokrasi, darbe, istikrar sözcüklerini sadece ve sadece lugattan bilir ve gerçek hayattaki karşılıklarını ve gerçekliğini ne yaşarsınız nede yanına bile uğramamışsınızdır, etliye sütlüye dokunmadan, başkalarının sırtından geçinip giden asalak türde insanlarsınız.
İşiniz yalan, mekanınız halkın sırtı, silahınız cehalet.
Bu nedenle sizlere liberal denir.Liberal=asalak.
De get şimdi...
sn aliyarasfal. Halk cahil olduguna gore onlara secme hakki vermek cok yanlis. Bence cozum yeniden tek parti diktatorlugu kurmak. Turkiye tamamen icine kapanmali, kucuk olmali ki idare edilmesi de kolay olsun. Takrir-i sukun gibi bir yasa cikartilirsa boyle tek tek dava acmakla ugrasmak zorunda da kalmayiz. Evet
AlbatrosS
16-10-2011, 15:41
Cok tipik bir kemalist cumlesi. Gecmiste anti demokratik yontemlerle iktidardan uzaklastirilan butun liderler icin sarfedilmistir bu ve bu tip ifadeler. O yuzden halk tarafindan hicbir sekilde itibar gormuyor zaten. Gormesi de imkansiz. Ama sizin ona da bahaneniz hazir: halk cahil
Yakında fal-büyü işlerinde de görürüz sizi bayan safsata! Şimdi bırak palavrayı ve ıkınmayı, malum altan'lar bile başbakan'ı bu şekilde eleştirirken, da sen başlıkta mevzu edilen olaylar için ''hak'' mı diyorsun?
Şu yaşananlar hakların gaspı ve özgürlüklerin kısıtlanması mıdır değil midir? Demokrasi aklıyla alıntılanan şeylerin neresi bağdaşıyor? Ikınmadan cevap verecek misin?
Menderes'i ve iki bakanini ayni tip suclamalari bahane ederek asmislardi. Bakalim o donemin milletvekili, ayni zamanda Inonu ile yakin bir kisi olan Cuneyt Akcayurek suruce dair ne demis?
“ Evet, Menderes, rejimi çığrından çıkaran çeşitli yöntemler uygulamıştı. Ama, Menderes’in bu çılgınlıklarına karşı, genelde İsmet Paşa muhalefetinin de kışkırtıcı bir rolü zaman zaman üstlendiği de gerçekti. Muhalefetin içinde-küçük de olsa- görev yapmış olanlar, biz, çılgınlıklara karşı kışkırtmaların da tezgâhlandığını görmüştük”
(Cüneyt Arcayürek, Bir İktidar Bir İhtilal (1955-1960), Ankara, 1984s.241).
AlbatrosS
16-10-2011, 16:05
Menderes'i ve iki bakanini ayni tip suclamalari bahane ederek asmislardi. Bakalim o donemin milletvekili, ayni zamanda Inonu ile yakin bir kisi olan Cuneyt Akcayurek suruce dair ne demis?
....
Gazetecilik borcumuzu ifa ettiğimize göre gelelim asıl konumuza; geçenlerde Radikal gazetesinin de yazdığı gibi Susurluk davası sıradan mahkemelere gönderildi, özel yetkili mahkemelere verilmedi ama Susurluk’un sıradan mahkemelerde yargılandığı bu ülkede Neşe Düzel ve Adnan Demir özel yetkili mahkemede “terör örgütü propagandası yapmakla” yargılanıyor.
Savcı, şu ünlü Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde “terör propagandası yapmaktan” mahkûm olmalarını istiyor.
AKP dokuz yıldır iktidarda ama bu saçma sapan Terörle Mücadele Kanunu’nu hâlâ değiştirmedi, pankart açan çocuktan, yürüyüşe katılan yaşlıya, şarkı söyleyen sanatçıdan, slogan atan gence kadar herkesin yıllarca hapislerde yatmasına neden olan bu yasa hâlâ toplumun tepesinde.
Bu tuhaf yasa yüzünden, “terör suçundan” yargılanmamış Kürt kalmadı neredeyse.
Pankart açtın, içeri, şarkı söyledin, içeri, mitinge katıldın, içeri.
Geçenlerde AKP’nin bakanlarından biri, “Gazetecilik yaptığı için yargılanan kimse yok” diye bol keseden atıyordu.
Sen açıkça yapılmış ve gazetede yayımlanmış bir “söyleşiyi” gazetecilik değil de teröristlik sayarsan elbette böyle çıkar “yargılanan gazeteci yok” diye palavrayı sıkarsın.
Neşe Düzel ne?
Bu toplumun gizlenen bütün gerçeklerine dokunmuş, suyun üstüne çıkmasına izin verilmeyen “alt akıntılarını” su üstüne çıkartıp topluma göstermiş, halkın gerçekleri öğrenmesinde büyük rol oynamış biri, AKP’lilere göre ne?
Terör propagandisti mi?
Teröristlik, toplumun her kesiminin ve katmanının sesinin duyulmasına yardımcı olmak değildir, bu sesin duyulmasına yardımcı olan insanları “hapse atmakla” tehdit ederek korku yaymaktır.
Böyle bir korkuyu yaydığınız, bu korkuyu yayan yasalara sahip çıktığınız için terörist sizsiniz, Neşe Düzel değil.
Ayrıca sizin o terörünüz de beş para etmez, biz öyle zavallı iniltililerle “ama çok korkuyoruz” diye kıvrananlardan değiliz, Düzel o mahkemelerde çok yargılandı, ne o zaman yargılayanlardan korktu, ne de sizden korkar, bir de siz yargılayın, ne olacak.
AKP iktidara geleli dokuz yıl, koca bir dokuz yıl oldu, o zamandan bu zamana yapılan iyi şeylerin hepsiyle övünüyorlar, “hepsini biz yaptık” diyorlar ama ne hikmetse iyi şeyleri AKP iktidarı yaparken bir de “kötü şeyleri” yapan başka bir iktidar var anlaşılan, onları yapan AKP iktidarı değil, kim o iktidar?
Bu rezil maddeleri kaldırmayan, 12 Eylül yasalarına dokunmayan, başörtüsü özgürlüğünün yolunu açmayan iktidar kim?
Ahmet Altan
http://www.demokrathaber.net/teror-agar-duzel-makale,2542.html
bu herif de mi ''kemalist'', bu herif de mi ''darbeci''?
Senin yaptığın Ümit Kıvanç'ın deyimiyle(TARAF YAZARI) terbiyesizliğin daniskası değilse nedir?
Yaptığın kara propaganda değilse nedir?
Hala terbiyesizce ve utanmadan kıvırıyorsun: Bir sürü öğrenci, gazeteci, siyasetçi, yazar, gazeteci ''TMK'' vb kanunlarla içeride. Aylarca süren davalar ve tutukluluk hallerinden mağdurken bunu hangi pişkinlikle meşrulaştırmaya çalışıyorsun?
Dangalaklığın o derece dizboyu ki, hayatında bir kere olsun ''darbeyi ve darbeciyi savunmamış'' bir adama bile bu örnekle itiraz ediyor, sana sorulan soruya ise kesinlikle cevap vermiyorsun.
Kalkmış üstüne ucube kahramanlık rollerine soyunuyorsun: Eleştirilerimiz hanımefendiyi yüceltir, pehhhh pehhhh pehhhh!
Sen bu ucuz kahramanlıkları Mardinde 30 küsur adamın tecavüzüne uğrayıp adli tıptan ''başına gelen kötülüğün sorumlusu kendisidir''(ki savcı da aynı kanaatteydi) raporu verilen NÇ'YE ANLATSANA!
Peki senin muhteşem iktidarın ne yapıyor bu konuda: TIRSSSSSSSSS...
Teror orgutune propoganda yapmaktan yargilanan gazetecilerin bu kadar cok olmasi aslinda iyi bisey. Insanlarin artik bu konulari cok fazlaca konustugunu gosterir. Eskiden bu tip davalar fazla olmazdi, ya da fazla gundemi mesgul etmezdi. Cunku cogunluk bunlari dile getirmeye cesaret bile edemezdi. Ayrica bu gazeteciler faili mechule kurban gidiyor veya goz altinda kaybediliyor da degiller. Hukuk kurallari cercevesinde yargilaniyorlar. Ama bu tip gelismeleri analiz edebilmek icin beyinlerin kelepcesiz olmasi gerekir. Aksi takdirde diktatorluk kuracaklar diye cemkirip durusunuz boyle iste
AlbatrosS
16-10-2011, 16:38
Teror orgutune propoganda yapmaktan yargilanan gazetecilerin bu kadar cok olmasi aslinda iyi bisey. Insanlarin artik bu konulari cok fazlaca konustugunu gosterir. Eskiden bu tip davalar fazla olmazdi, ya da fazla gundemi mesgul etmezdi. Cunku cogunluk bunlari dile getirmeye cesaret bile edemezdi. Ayrica bu gazeteciler faili mechule kurban gidiyor veya goz altinda kaybediliyor da degiller. Hukuk kurallari cercevesinde yargilaniyorlar. Ama bu tip gelismeleri analiz edebilmek icin beyinlerin kelepcesiz olmasi gerekir. Aksi takdirde diktatorluk kuracaklar diye cemkirip durusunuz boyle iste
Post-modern Pollyannacılık:
* Teyzeceğim, iyi ki adli tıp kurumu ''yaptığım kötülüğün farkında olduğumu söyledi'', yoksa önce tecavüz ederler sonra yargılanmadan ''suçlu'' ilan edilirdim.
* Amcacığım, iyi ki mahkemelerde yargılanıp öyle terörist ilan ediliyorum; yoksa, polis abiler direkt vururdu.
Yani özetle diyorsun ki: İnsanlar, anayasa ve evrensel hukuk dairesinde tanımlanmış meşru haklarını icra eyledikleri için yargılanıp aylarca tutuklu kalabilir ve bu demokrasiye içkin bir şeydir.
Gazeteciler, direkt gözaltlarında ölüme yollanmadıkları ve yalnızca yargılanıp aylarca tutuklu kaldıkları için demokrasimiz ''gelişmekte'', daha da ileriye yol almaktadır.
Tabi, arada devletin eski alışkanlıkları da nüksetmiyor değil :
Özel Harekatçılar Yeniden Devrede – Halil Savda
...
Olay şu: Göktepe köyü korucu başı ve JİTEM üyesi olduğu söylenen E. G nöbet tutan korucuları cep telefonu ile arayarak özel harekat timi ile gece yanlarına geleceğini söylüyor. Ziyaret gece gerçekleşeceği için korucu başı nöbet tutan koruculara bir parola söylüyor. Buna göre korucuların yanına gelecek tim parolayı söyleyecek, nöbet tutan korucular da el fenerini üç kere yakıp söndürerek bulundukları yeri belli edecekler. İlçenin girişindeki çermik merkez jandarma birliğine hakim tepede nöbet tutan Yayıklı (Besin) köyü korucularından biri durumdan şüpheleniyor.Mevzide dört korucu nöbet tutuyor. Durumdan şüphelenen korucu “özel timin burada işi ne ve neden aynı mevzide olmamızı istiyorlar ki bu durumda bir gariplik var” diyerek arkadaşlarını uyarıyor. Korucular bir arkadaşlarını ana mevzide bırakarak mevzinin yakınlarına yerleşip gizleniyorlar. Özel Harekat Timi ve E. G Yayıklı (Besin) köyü korucularının bulunduğu mevziye yakınlaştıklarında parolayı söylüyorlar. Ana mevzide kalan bir korucu el fenerini üç kere yakıp söndürerek bulundukları yeri işaret ediyor. El feneri yanıp sönünce E. G’nın içinde olduğu özel harekatçılar korucu mevzisini kurşun yağmuruna tutuyorlar. Bunun üzerine öbür korucular gelen timi ateş altına alıyor ve Tim Merkez Jandarma Birliği Karakoluna doğru kaçıyor. Korucular aynı gün durumu çermik merkez jandarma birliği komutanlığına bildiriyorlar. Birlik komutanlığı olayın örtbas edilmesini istiyor. Korucular uyanık davranmasalar ve timin gelişinden şüphelenmeseler bütün TV ve gazeteler “PKK dört korucu daha öldürdü” diye manşetler atardı.
...
http://jiyan.org/2011/10/ozel-harekatcilar-yeniden-devrede-halil-savda/
Özel harekat timlerinin içişlerine bağlı olduğunu da belirtelim ki peşinen askeri suçlamayasınız.
Ve şu demokrasi tablosu da ohal'den çok farklı elbette:
Egemenlik Kayıtsız Şartsız Cezaevinde!
Büyük bir oy potansiyeli seçilen BDP’li belediye başkanları, il genel meclis üyeleri ve belediye meclis üyeleri bir bir cezaevine atılıyor. 706 bin 772 seçmenin oyunu alan 6 milletvekili ve 12 belediye başkanı tutuklu bulunan BDP’nin geri kalan birçok vekili ve belediye başkanı dava kıskacında bulunuyor. Bu tablo “Egemenlik kayıtsız, şartsız cezaevinde” dedirtiyor.
...
http://jiyan.org/2011/10/egemenlik-kayitsiz-sartsiz-cezaevinde/
Post-modern Pollyannacılık:
* Teyzeceğim, iyi ki adli tıp kurumu ''yaptığım kötülüğün farkında olduğumu söyledi'', yoksa önce tecavüz ederler sonra yargılanmadan ''suçlu'' ilan edilirdim.
* Amcacığım, iyi ki mahkemelerde yargılanıp öyle terörist ilan ediliyorum; yoksa, polis abiler direkt vururdu.
Yani özetle diyorsun ki: İnsanlar, anayasa ve evrensel hukuk dairesinde tanımlanmış meşru haklarını icra eyledikleri için yargılanıp aylarca tutuklu kalabilir ve bu demokrasiye içkin bir şeydir.
Gazeteciler, direkt gözaltlarında ölüme yollanmadıkları ve yalnızca yargılanıp aylarca tutuklu kaldıkları için demokrasimiz ''gelişmekte'', daha da ileriye yol almaktadır.
Tabi, arada devletin eski alışkanlıkları da nüksetmiyor değil :
Özel Harekatçılar Yeniden Devrede – Halil Savda
http://jiyan.org/2011/10/ozel-harekatcilar-yeniden-devrede-halil-savda/
Özel harekat timlerinin içişlerine bağlı olduğunu da belirtelim ki peşinen askeri suçlamayasınız.
Ve şu demokrasi tablosu da ohal'den çok farklı elbette:
http://jiyan.org/2011/10/egemenlik-kayitsiz-sartsiz-cezaevinde/
Kisacasi Turkiye normallesiyor. Ben bunlari bir gecis sureci olarak degerlendiriyorum. Artik televizyonlarda Dersim katliami, Ermeni soykirimi, Kurt sorunu gibi meseleler buyuk bir rahatlik icerisinde konusulabiliyor. Eskiden kimsenin hayal bile edemeyecegi seyler yapiliyor. Seyh Said'e anma gunleri duzenleniyor...vs. Son yillarda kadin cinayetlerinin artmasi bile Turkiye'nin ozgurlesme surecinin bir sonucu. Kadinlar artik eskisi gibi boyun egmedigi, ayrilmak istedigi icin katlediliyorlar. Eskiden dizlerini kirip oturdukleri icin sorun yok gibi gorunurdu. Kemalist zihniyetle akp elestirisi yapanlara karsi cikma nedenim bu. Sende azinlik statusune dusmus olan bu kesimin umutsuz vakalarindan birisin. Darbelere karsiyim demen dar kafali oldugun gercegini ortadan kaldirmaz.
aliyarasfal
16-10-2011, 16:53
Gerçek adınız nazlı ılıcak mı? Çünkü en az onun kadar iğrenç ve sığsınız, diktatörlük kurulalı çok oldu, sizde bunun çok iyi farkındasınız, insanlığa, demokrasiye, haklara bu kadar uzak, menfaate bu kadar sıkı yapışmış zihniyetiniz , her argümanı çarpıtarak kötüyü iyi, iyiyi kötü gösterme iğrençliğinden öte fikren ve bilinç olarak yerlerde sürünüşünüz ibretlik.
Her zaman derim, ateist ve liboşsa birileri hiç bir zaman o toplumun iyiliği, ileri gitmesi mümkün değildir. İnsanları bu çarpık bakışla kandırmanız daima mümkün. Nede olsa din denilen masal emrinize amade. Neyse yönetim dinci faşolarda, arka planda ipleri elinde tutan ateist faşolar ve sizlerde gönüllü asalak sınıfı olarak çemkirip durun buralarda.
Haklı olduğunuz tek nokta var, halkın asla ve asla ulaşamayacağı bilgi ve bilinç seviyesinde (sayenizde) oynanan iğrenç oyunları halka anlatabilmek imkansızdır. Sizde bunun rahatlığıyla popülizmin allahını yaparak her şeye takla attırıyorsunuz.Sihirli sözcükler hazır, laik, kemalist, demokrasi, türban yalan dolan.
Midem bulanıyor sizleri gördükçe. İnsanlığa sizler kadar zarar veren bir ideoloji ne gelmiştir nede gelecektir. Darvini utandırıyorsunuz, evrimi böyle terse işletmeyi başararak.
Sizlerin bir onur, yada adalet duygusuna sahip olmadığınız gerçeğini sizin gibilerin her türlü eylem ve söyleminde tekrar tekrar görmekten bizler bıktık. ama ne çare, o kadar alçaksınızki size dokunup incitmek imkansız. Dedim ya silahınız cehalet.Bıkmanız imkansız, çünkü güce tapan birer liboş faşosunuz. Asalaklık yaşam tarzınız. Kime ne olduğu umrunuzda değil, kim ne kadar işinize yarar onun hesabını yaparsınız.Demokrasi, hak gibi kelimelerin ardına sığınmayı kesin, siz bunları herkes için asla istemezsiniz. Zaten tüm yazdıklarınızda bunun kanıtı.
Gidip kusacağım nazlı ılıcak müsveddesi.
Jadı'yı liberallikle eşlendirip kadim bir ideolojiyi (liberalizm) mahkum etmeye çalışmak bana doğru gelmiyor.
Jadı liberal filan değil. O Mustafa Armağan'ın "doğrularıyla" yaşamaya mahkum sanal bir kişilik. Onun düşünce dünyası, varoluşunun yegane düşmanı kemalizmin aynadaki yansımasından birisidir sadece. Kemalizmin doğruları onun yanlışları kemalizmin yanlışları onun doğrularıdır.
İster istemez bu durum kemalizme benzemeyi zorunlu kılar. Çünkü yaşam sahası onun üzerine inşa edilmiştir. En az onun kadar dogmatik en az onun kadar eleştiri dışı ve en az onun kadar kuşkuludur.
Son olarak bir mod bakış açısıyla tartışmanın düzeyiden rahatsız olduğumu belirteyim.
Dr. Onur Hamzaoğlu Kocaeli için yaptığı bilimsel çalışmaları kamuoyu ile paylaştığı için yargı önünde yargılanıyor.
Onur Hamzaoğlu Kocaelinde sanayi atıklarının insan sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığını açıklamış ve bu konuda yaptığı çalışmaları kamuoyu ile paylaşmıştı.
SANAYİ kuruluşlarının konut alanlarıyla iç içe girdiği, kanser vakalarının ise dünya ortalamasının 30 kat üzerinde olduğu belirtilen Kocaeli’nin Dilovası İlçesi’nde yapılan bir araştırmada, doğum yapan annelerin sütünde yüksek dozda ağır metale rastlandı.
Araştırmayı yapan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu, annelerin sütünün yanı sıra bebeklerin kakasında da vücutta doğal olarak bulunmaması gereken ağır metaller tespit ettiklerini söyledi.
TBBM Dilovası Araştırma Komisyonunun önemli bir noktayı tespit ettiğini söyleyen Hamzaoğlu, "Komisyon raporu yayınladığında en önemli konu sanayi kuruluşlarının kapasite arttırışını durdurulmasıydı. O günden bugüne kadar kapasite oranlarının arttırıldığını tespit ettik. Örneğin demir çelik üretimi yapan fabrikaları ziyaret ettiğimizde 50 tonluk metal eritme potalarını 250 tona çıkarttıklarını gördük" dedi.
http://www.milliyet.com.tr/dilovasi-nda-anne-sutunde-bile-metal-var/turkiye/sondakika/08.01.2011/1336647/default.htm
Hamzaoğlu, havadaki toz miktarının (PM10) uzun vadeli değerinin(UVD), Avrupa Çevre Ajansı (EEA) ve ABD Çevre Koruma Ajansı (US EPA) standartlarına göre Dilovası’nda 3.5 kat, Kandıra da 1,7 kat fazla olduğunu belirtti. Hamzaoğlu, “Tehlike aşaması geçilmiştir; ‘risk vardır’ demek için elimizdeki bulgular nettir. Bunlar hastalık yapabilecek hale gelmiştir” diye konuştu.
Söz konusu ilçelerde annelerin ilk sütünde ve bebeklerin ilk kakasında ağır metal ölçümlerinin yapıldığını anlatan Hamzaoğlu, 56 gebe ve 49 bebekten oluşan 105 kişiden alınan örnekler üzerinde testlerin gerçekleştirildiğini bildirdi. Hamzaoğlu, alınan numunelerin araştırma için gerekli şartlarda özel taşıma kaplarıyla, yine uygun koşullarda Tıp Fakültesi’nin araştırma laboratuarlarında biriktirildiğini anlattı. Araştırmaların TÜBİTAK tarafından akredite olan laboratuarlarda gerçekleştirildiğinin de altını çizen Hamzaoğlu, “Çalışmalarımızda kullandığımız her bir test de akreditedir” diye konuştu.
Hamzaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu verilerin hepsi konuşulmalıdır. Bunun zararlarından en kısa zamanda kaçınmalıyız. Konuyu egzajere etmeye gerek yoktur. Bu konu piyasanın şevkatli kollarına bırakılamayacak kadar önemlidir. Hep beraber insana, doğaya karşı olmayan bir sanayi için çalışma yapmalıyız. Kentimizde kullanılan hammaddelerin ikamesine gitmeliyiz. Parasal değeri ne olursa olsun, kullanılan teknolojilerin yenilenmesi yoluna gitmeliyiz. Bunun için yapılacak harcamalar, bebeklerimizin, kendimizin sağlığından daha önemli değil.”
Bebeklerin en az 6 ay boyunca sadece anne sütüyle beslenmesinin, bebeğin sağlığı ve gelişimi açısından bir gereklilik olduğunun her zaman söylendiğini belirten Hamzaoğlu, “Bu altı ay boyunca ortalama 150 litre anne sütü demektir. Dilovası’nda ortalama bu miktarda süt emerek beslenen bir bebeğin, annesinden 51 mg aliminyum, 6592 mg çinko alma riski vardır” dedi.
http://www.saglikaktuel.com/haber/prof.-dr.-onur-hamzaoglu-arastirma-raporunu-acikladi-18317.htm
İzlemenizde fayda olabilir:
http://www.youtube.com/watch?v=Fqxh5eeoFWA&feature=player_embedded#!
İki belediye başkanının hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söyleyen Hamzaoğlu, "Suç duyurusunun mahiyeti bu açıklamalarla halkı korku ve panige sevk etmek. Bunun gereği olarak TCK'nın 213. maddesi ile 2-4 yıl arasında yargılanmam talebinde bulunmuşlar. Savcı benim ifademe başvurduktan sonra gerekli bilgilerle dosyayı oluşturdu. Benim mesleki ve bulunduğum konum itibariyle yapmam gereken çalışmalar kapsamında olduğunu ve bu nedenle gerçekleşmiş fiille ilgili bir sorun varsa eğer buna üniversitenin karar verebileceğini söyledi. Dosya üniversiteye geldiğinde rektörlüğümüz ceza dosyası açılmasını uygun bulmuşlar. Şuanda üniversitemizde başlamış olan ve benim de ifademi yazılı verdiğim bir ceza soruşturması var. Ayrıca kanser savaş daire başkanlığı yazılı olarak YÖK'e yapmış olduğum araştırmalarla halkı kanserle ilgili yanlış bilgilendirdiğim ve panige sevk ettiğim konusunda bir yazı yazmış. YÖK Başkanlığı üniversitemize göndermiş bu yazıyı. Üniversitemizde bir disiplin soruşturması açması uygun bulmuşlar ve bende yazılı bir şekilde ifademi soruşturmacıya verdim. "
http://www.antitusif.com/index.php?topic=10368.0
Okumak için çıkarılan kitap listesi öğrenciyi tutuklattı
Ankara Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, dört ayrı terör örgütü üyesi oldukları iddia edilen beş öğrenci bir araya gelerek karşıt görüşlü öğrencilere karşı eylem hazırlığındayken yakalandı. Radikal Gazetesi'nden Mesut Hasan Benli'nin haberine göre, öğrencilerden A.H.Y.'nin evinde yapılan aramada 15 adet kitap isminin yer aldığı bir kitap listesi bulundu. Listede yer alan bazı kitaplar hakkında toplatma kararı bulunduğu gerekçesiyle, okuma listesi örgüt üyeliği suçlamasına delil sayıldı.
Kitap listesine ilişkin tutulan ‘polis inceleme tutanağı’nda şu ifadelere yer verildi:
“TİİKP Savunma ile başlayıp Sabah Tufanı ile biten dokümanda geçenlerin kitap isimleri olduğu, İBO isimli kitabın İstanbul 4 No.’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 17. 04. 2000 tarihinde, Seçme Yazılar isimli kitabın İstanbul 6. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 07.06. 1979 tarihinde, Türkiye Proletaryası isimli kitabın ise İstanbul 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 08. 01. 1974 tarihi ile toplatmasının olduğu anlaşılmıştır.”
Yıldız’ın avukatı Murat Yılmaz müvekkilinin ev aramasında sadece ‘okuma listesi’ bulunduğuna dikkat çekerek,
“Kitaplar hakkında kararlar 12 Eylül öncesine ait. Şu anda bu kitaplar bütün yayınevlerinde serbestçe satılmaktadır. İlk duruşmada kitapçılardan delil sayılan kitaplardan mahkemeye sunacağız.
Bu dosya bize gösteriyor ki, bundan sonra okunacak kitap listesi dahi yapılamayacak. Baskıya girmeden toplatılan kitap görmüştük ancak okunmak için listesi çıkartılan kitapların suçlama olarak yöneltilmesi ilktir” dedi.
18 Ekim 2011
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/19014474.asp
Jadı'yı liberallikle eşlendirip kadim bir ideolojiyi (liberalizm) mahkum etmeye çalışmak bana doğru gelmiyor.
Jadı liberal filan değil. O Mustafa Armağan'ın "doğrularıyla" yaşamaya mahkum sanal bir kişilik. Onun düşünce dünyası, varoluşunun yegane düşmanı kemalizmin aynadaki yansımasından birisidir sadece. Kemalizmin doğruları onun yanlışları kemalizmin yanlışları onun doğrularıdır.
İster istemez bu durum kemalizme benzemeyi zorunlu kılar. Çünkü yaşam sahası onun üzerine inşa edilmiştir. En az onun kadar dogmatik en az onun kadar eleştiri dışı ve en az onun kadar kuşkuludur.
Son olarak bir mod bakış açısıyla tartışmanın düzeyiden rahatsız olduğumu belirteyim.
Hicbir zaman liberal olmak gibi bir iddada bulunmadim. O yuzden beni bunu uzerinden elestrimeniz anlamsiz.
Bir bilgiyi sadece Mustafa Armagan soyluyor diye reddeden bir kimseyle zaten tartismaya girmemeye ozen gosteririm. Bu tip insanlarla tartisilacak bisey yoktur
Kemalizm sonrasi azinliklara yapilan eziyetlerden, anti demokratik faaliyetlerden, kurulan diktatorlukten, tarih diye ogretilen yalanlardan bahsetmek disinda bisey yaptigimi hatirlamiyorum. Birde iktidar partisine ve halka bakis acisi kemalistler ile ayni olan kimselere bunu anlatmaya calisiyorum. Benim fikirlerimden bu kadar rahatsiz olmaniz kemalizm ile olan buyuk dirsek temasinizla alakali olsa gerek
Jadı'yı liberallikle eşlendirip kadim bir ideolojiyi (liberalizm) mahkum etmeye çalışmak bana doğru gelmiyor.
Jadı liberal filan değil. O Mustafa Armağan'ın "doğrularıyla" yaşamaya mahkum sanal bir kişilik. Onun düşünce dünyası, varoluşunun yegane düşmanı kemalizmin aynadaki yansımasından birisidir sadece. Kemalizmin doğruları onun yanlışları kemalizmin yanlışları onun doğrularıdır.
İster istemez bu durum kemalizme benzemeyi zorunlu kılar. Çünkü yaşam sahası onun üzerine inşa edilmiştir. En az onun kadar dogmatik en az onun kadar eleştiri dışı ve en az onun kadar kuşkuludur.
Son olarak bir mod bakış açısıyla tartışmanın düzeyiden rahatsız olduğumu belirteyim.
Hicbir bilgi ve fikir kirintisi icermeyen ama sadece hakaret etme ve irritasyon amaci tasiyan bu iletinin yazilmasi forumda neden bir Ataturk kosesi bulundugu sorusunu nelestiriyor aslinda. Kemalizmi cok eletiriyor olabilirim ama arkasinda duramayacagim hicbirseyi idda etmedim veya iftira atmadim. Dahasi benim yazdiklarimdan sosyalist(?) ldugunu idda edenlerin rahatsizlik olmasi ve bu sekil ofkelerini disa yansitmasi cok enteresan. Azinliklarin cektiklerinin anlatilmasindan bir sosyalist neden rahatsiz olur ki? Veya ille herkez akp seriat getirek, diktatorluk kuracak diye velvele mi yapmali size kendini begendirmek icin?
Yine konuyu yanlış ele alıyorsun jadi. Bu nedenle sürekli olarak sitenin ya da insanların tümünü sana karşı olmakla itham ediyorsun. İnsanlar, söylediklerinin "doğruluğunu" tartışabilmeliler. Sen ise kendi doğru bildiklerin çevresinde fasit daireler çiziyorsun, sana katılmayan insanları "kendi doğrularının" karşısındaki "yanlış görüşlüler" olarak damgalıyorsun.
Söylediklerinin yanlı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını dile getiren insanları kişisel tartışmaların içine çekerek bir sonuç elde edemezsin.
Bu sitenin geneli kemalist ya da kemalizm karşıtı değil. Onlarca farklı düşüncede insan var. Sana göre sağcısından solcusuna herkes kemalist. "İttihat ve Terakki uzaylılara zulmetti" diyorsun, biri de kalkıp "hayır yok öyle bir şey" dediğinde onu kemalist ya da faşist olarak yaftalıyorsun. Böyle bir mantık olabilir mi?
Özellikle diğer bir başlıkta da bir takım üyeler kemalistlerin sitede barındırılmadığından bahsediyor. Hanginiz doğruyu söylüyorsunuz? Bana kalırsa bariz bir şekilde beğenmediğiniz görüşleri damgalayıp, kötüleme psikolojisiyle hareket ediyorsunuz.
Sanki sitenin arkaplanında elinde bastonları, sırtlarında ceketiyle belli ideolojilerle donanmış bir yönetim kurulu var ve sizin söz hakkınızı kesiyor. Yok böyle bir şey. Onu siz kendi kafanızda hayal aleminde oluşturuyorsunuz ve onun üzerinden insanları yargılıyorsunuz. Bunu biraz gelişmiş hali de komploculuktur, başka bir şey değil.
Ya size cevap veren insanların düşüncelerini tartmayı, algılamayı ona göre argüman geliştirmeyi tercih edeceksin ya da edeceksin yok başka bir çaresi. Aksi halde konuları cidden tartışılması imkansız hale getiriyorsun.
Yine konuyu yanlış ele alıyorsun jadi. Bu nedenle sürekli olarak sitenin ya da insanların tümünü sana karşı olmakla itham ediyorsun. İnsanlar, söylediklerinin "doğruluğunu" tartışabilmeliler. Sen ise kendi doğru bildiklerin çevresinde fasit daireler çiziyorsun, sana katılmayan insanları "kendi doğrularının" karşısındaki "yanlış görüşlüler" olarak damgalıyorsun.
Söylediklerinin yanlı olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını dile getiren insanları kişisel tartışmaların içine çekerek bir sonuç elde edemezsin.
Bu sitenin geneli kemalist ya da kemalizm karşıtı değil. Onlarca farklı düşüncede insan var. Sana göre sağcısından solcusuna herkes kemalist. "İttihat ve Terakki uzaylılara zulmetti" diyorsun, biri de kalkıp "hayır yok öyle bir şey" dediğinde onu kemalist ya da faşist olarak yaftalıyorsun. Böyle bir mantık olabilir mi?
Özellikle diğer bir başlıkta da bir takım üyeler kemalistlerin sitede barındırılmadığından bahsediyor. Hanginiz doğruyu söylüyorsunuz? Bana kalırsa bariz bir şekilde beğenmediğiniz görüşleri damgalayıp, kötüleme psikolojisiyle hareket ediyorsunuz.
Sanki sitenin arkaplanında elinde bastonları, sırtlarında ceketiyle belli ideolojilerle donanmış bir yönetim kurulu var ve sizin söz hakkınızı kesiyor. Yok böyle bir şey. Onu siz kendi kafanızda hayal aleminde oluşturuyorsunuz ve onun üzerinden insanları yargılıyorsunuz. Bunu biraz gelişmiş hali de komploculuktur, başka bir şey değil.
Ya size cevap veren insanların düşüncelerini tartmayı, algılamayı ona göre argüman geliştirmeyi tercih edeceksin ya da edeceksin yok başka bir çaresi. Aksi halde konuları cidden tartışılması imkansız hale getiriyorsun.
Oncelikle ben kimseyi bu kadar basit soylemlerle kemalist veya degil diye yaftalamiyorum. Mutlaka inkar edilmesi imkansiz bir benzerlik yakaliyorum ve bunu belirtiyorum.
Ikinci olarak, benim tartistigim konularda benim argumanlarima karsi cikip tek bir cumle yazmayan uyelerin daha alakasiz basliklarda alakasiz sekilde arkamdan dedikodu yapip kendilerini bu sekilde tatmin etmeye calistiklarini goruyorum. Ya da burda frodo'nun yaptigi gibi yine hicbir karsi arguman icermeyen ama sadece kisisel saldiri hedeflenen iletiler cok fazla. Toplum olarak kemalismi bu kadar derinlemesine tartismaya hazir olmayabilirsiniz ama en azindan insanlarin tartisma adabindan bu kadar yoksun olmasi uzuntu verici. Benim kimsenin kisiligine yonelik bu seviyesizlikte bir ileti yazdigimi da goremezsin.
Jadı'yı liberallikle eşlendirip kadim bir ideolojiyi (liberalizm) mahkum etmeye çalışmak bana doğru gelmiyor.
demişim.
jadı kardeşimiz de diyor ki:
Hicbir zaman liberal olmak gibi bir iddada bulunmadim. hemfikiriz demek ki.
O yuzden beni bunu uzerinden elestrimeniz anlamsiz.
Bunun üzerinden eleştirdiğim sen değilsin ki ? Eleştirdiğim başkaları, daha açık nasıl yazabilirdim ? ( sizin okuduğunu anlamama gibi bir eksikliğiniz olduğu düşünülemeyeceğine göre ben meramımı anlatamamışımdır. )
Hicbir bilgi ve fikir kirintisi icermeyen ama sadece hakaret etme ve irritasyon amaci tasiyan bu iletinin yazilmasi forumda neden bir Ataturk kosesi bulundugu sorusunu nelestiriyor aslinda. Kemalizmi cok eletiriyor olabilirim ama arkasinda duramayacagim hicbirseyi idda etmedim veya iftira atmadim. Dahasi benim yazdiklarimdan sosyalist(?) ldugunu idda edenlerin rahatsizlik olmasi ve bu sekil ofkelerini disa yansitmasi cok enteresan. Azinliklarin cektiklerinin anlatilmasindan bir sosyalist neden rahatsiz olur ki? Veya ille herkez akp seriat getirek, diktatorluk kuracak diye velvele mi yapmali size kendini begendirmek icin?
Yazdıklarından rahatsız olduğumuzu nerden çıkardın ? İçeriğine , yöntemine, kullandığın dile eleştirilerimizin olması rahatsızlığımızı mı gösterir ?
"Hiçbir bilgi ve fikir kırıntısı içermeyen" yazım "mahalle karıları gibi yazma" filan gibi hakaretler içerdiği için ne denli özür dilesem azdır.
Objektifliğiniz önünde saygıyla eğiliyorum.
Son olarak daha önce de yazmıştım. Eğer birileri Japonlar zencidir derse ben buna bilgim dahilinde karşı çıkarım. Ne japonlara duyduğum nefret ne de zencilere duyduğum yakınlığın bununla ilgisi yoktur. Basit bir nedenim vardır: Japonlar zenci değildir, hepsi bu.
demişim.
jadı kardeşimiz de diyor ki:
hemfikiriz demek ki.
Bunun üzerinden eleştirdiğim sen değilsin ki ? Eleştirdiğim başkaları, daha açık nasıl yazabilirdim ? ( sizin okuduğunu anlamama gibi bir eksikliğiniz olduğu düşünülemeyeceğine göre ben meramımı anlatamamışımdır. )
Yazdıklarından rahatsız olduğumuzu nerden çıkardın ? İçeriğine , yöntemine, kullandığın dile eleştirilerimizin olması rahatsızlığımızı mı gösterir ?
"Hiçbir bilgi ve fikir kırıntısı içermeyen" yazım "mahalle karıları gibi yazma" filan gibi hakaretler içerdiği için ne denli özür dilesem azdır.
Objektifliğiniz önünde saygıyla eğiliyorum.
Son olarak daha önce de yazmıştım. Eğer birileri Japonlar zencidir derse ben buna bilgim dahilinde karşı çıkarım. Ne japonlara duyduğum nefret ne de zencilere duyduğum yakınlığın bununla ilgisi yoktur. Basit bir nedenim vardır: Japonlar zenci değildir, hepsi bu.
sn frodo, sozlerinizin arkasinda durmayacaksaniz hic konusmayiniz.
Jadi liberal olmaz olamaz, cunku o soyledir boyledir diye biseyler yaziyorsunuz. Sonra da benim elestirdigim baskalari diyorsunuz.
Birde Mustafa Armagan'in dogrulariyla yasmaya mahkum bir kisilik gibi muthis bir beyanat buyurmussunuz. Turkiye'de kadinlara secilme hakki ne zaman ve ne sekilde verildi? Hasan Tahsin bir tetikci degil miydi? Bunlarin yanlis bilgiler oldugunu destekleyen bazi kaynaklar verip sonra su lafi etseydiniz anlamli olurdu ama sizin yonteminiz tamamen bambaska bisey ve ben prensip olarak bu tarz insanlarla fikir tartismalarina girmemeye ozen gosteririm
Kullandigim dil ne olursa olsun, benim gordugum sey sizin benim tarzimdan ziyade fikirlerimden rahatsiz oldugunuz yonunde. Yoksa daha once soyledigim gibi, kemalist devlete ve M.Kemal'e iftira denilebilecek bir sey soylemedim bu gune degin. Bilkasi daha ziyada dini azinliklarin cektiklerine, demokrasinin yok edilmesine, katliamlara ve derin devlet faaliyetlerine dair seyler yaziyorum sadece.
spartacus
18-10-2011, 17:35
off be jadı :)
Yine başlamışsın, hiç anlam içermeyecek, haklı-haksız algısıyla, minarelere kılıf dikmeye...
İyi misin? Frodo farklı bir şey söylemiyor.. Sözü size değil, sizi o biçimde eleştirenlere. hoş benim açımdan 19. yüzyıldan sonra "liberalizm" nesnel, objektif kökenini yitirmiştir, artık neo-liberalizm var. Hükümetin demagojik kılıfı, neo-liberalizmle bezelidir...
Bırak kemalizmin, Dinciliğin dümbeleğini çalmayı, burada kimse dansöz değil... Türkiye de Ih dediğin an, doğru hapisi, cezayı boyluyorsun. kimin yapıp, yapmadığının ne önemi var? Lütfen olgulara göre yaklaşın, saçma sapan, alakasız ve birilerinin ayak oyunu, dümen suyunda, politik-ideolojik çıkar-şer ekseninde kendinizi heba etmeyin..
off be jadı :)
Yine başlamışsın, hiç anlam içermeyecek, haklı-hasız algısıyla, minarelere kılıf dikmeye...
Bak frodo Jadı2yı liberal olarak eleştirmeyin diyor. Sen hala ben liberal olduğumu söylemedin diyorsun. İyi misin? Frodo'da farklı bir şey söylemiyor..
Bırak kemalizmin, Dinciliğin dümbeleğini çalmayı... Türkiye de Ih dediğin an, doğru hapisi, cezayı boyluyorsun. kimin yapıp, yapmadığının ne önemi var? Lütfen olgulara göre yaklaşın, saçma sapan, alakasız ve birilerinin ayak oyunu, dümen suyunda kendinizi heba etmeyin..
Sn spartakus, siz Turkiye'de baskinin gitgide arttigini dusunuyor olabilirsiniz. Ben ise tam tersi bir normallesme surecinden gectigini dusunuyorum. Hicbir konuda ayni dusunmek zorunda degiliz ama benim argumanlarimi tek tek ele alip yanitlarsaniz daha veimli bir tartisma yapmis oluruz diye dusunuyorum. frodo'nun iletisinden ise yanlis bisey anladigimi sanmiyorum. Birden fazla kez okudum, ne demek istedigini anlamaya calistim. Aslinda ne soylenmek istendigini anlamak gercekten kolay degil ama cok iyi niyetli olmadigi kesin. Kendi kafasinda benim liberal olma cabasinda bulundugumu varsaymis ve hayir o liberal degil cunku o soyle boyle diye birseyler kaleme almis. Birde Mustafa Armagan'in arastirmalarindan faydalanan insanlari kucuk goruyor anladigim kadariyla
Son iletiler konuyu farkli bir alana yoneltse de, bir ikiseyi soylemek istedim.
Sayin jadi; ben de kemalizmi benimsemeyen biriyim. Ancak sizin bu konuda takintilarinizin olfdugunu dusunmekteyim. sayyin frodo'nun da belirttigi gibi kemalizme bagimli oldugunuzu dusunmekteyim. İddalarinizi yada tezlerinizi kaynaklariyla temellendirmemenize cogumuz tanigiz. Pek cok konuda bilgi kirliligine sebep oluyor. Neden ozelestiri yapmiyorsunuz.
Tam olarak ornek sayilmaz ama ironisi geregi soylemek istedim: tayyip erdogan bir cocugun ensesinden sikarak kucuk capta siddet uygulamisti. Karsisindakinin cocuk oldugunu unutarak kendisine hele ki bir basbakana yakismayacak seyler felan. Siz budurumda utanmasaniz kemalistlerin uydurmasi, ulusalci propaganda diyeceksiniz. Bu utanilacak hadiseyi sik sik ulusalcilar gundeme getirir bu dogru ancak kimin dile getirdiginden cok muhtevasi onemlidir. Konuyu iste bu sekilde saptirabiliyorsunuz. Neredeeyse her baslikta bunu gormek mumkun.
Kendinize gelin lutfen..
Son iletiler konuyu farkli bir alana yoneltse de, bir ikiseyi soylemek istedim.
Sayin jadi; ben de kemalizmi benimsemeyen biriyim. Ancak sizin bu konuda takintilarinizin olfdugunu dusunmekteyim. sayyin frodo'nun da belirttigi gibi kemalizme bagimli oldugunuzu dusunmekteyim. İddalarinizi yada tezlerinizi kaynaklariyla temellendirmemenize cogumuz tanigiz. Pek cok konuda bilgi kirliligine sebep oluyor. Neden ozelestiri yapmiyorsunuz.
Tam olarak ornek sayilmaz ama ironisi geregi soylemek istedim: tayyip erdogan bir cocugun ensesinden sikarak kucuk capta siddet uygulamisti. Karsisindakinin cocuk oldugunu unutarak kendisine hele ki bir basbakana yakismayacak seyler felan. Siz budurumda utanmasaniz kemalistlerin uydurmasi, ulusalci propaganda diyeceksiniz. Bu utanilacak hadiseyi sik sik ulusalcilar gundeme getirir bu dogru ancak kimin dile getirdiginden cok muhtevasi onemlidir. Konuyu iste bu sekilde saptirabiliyorsunuz. Neredeeyse her baslikta bunu gormek mumkun.
Kendinize gelin lutfen..
Sn natan
Ben sadece Tayyip Erdogan'in elestiriye tahammulsuz bir despot olduguna, diktatorluk kurmak istedigine gonderme yapan iletilere karsi cikiyorum. Turkiye'nin 10 yil oncesine kiyasla cok farkli bir konuma geldigini dusunuyorum ve bunu destekleyen cok sayida ornek veriyorum.
Ayrica sunu biliyor olmaniz gerekir, bir tez ileri surmek icin ille bunu bir kaynakla temellendirme gerekliligi yoktur. Ornegin ismailaga cemaatinin Rum Patrikhanesini bunaltmak icin kuruldugunu ve oraya yerlestirildigini destekleyen ciddi bir kaynak veremem, ama bu benim fikrim. Olaylari takip edip bir cikarimda bulunuyorum ve bunlari baska insanlarla paylasma ihtiyaci hissediyorum. Ama cok rahatsiz oluyorsaniz bundan sonra kaynak barindirmayan bir fikir paylasiminda bulunmam. Konu sikintisi yasayacagimi dusunmuyorum.
Ayrica konu kapsaminda ilave etmek isterim. Siz kendinizi kemalizm karsiti olarak tanimliyor olabilirsiniz ama akp gibi bir partiye bakis aciniz kemalistler ile ayni veya onlarin soylemlerinden cok fazla etkilenmis ise benzeri ozellikler sergilemeniz dogaldir. Natan ve Albatross gibi uyelerin icine dustugu durum bu olabilir.
Ama ben akp'nin kusursuz veya mutlak demokrat falan oldugunu soyluyor degilim. Sadece elestiri tarzi yanlis. Ayrica son derece etkisiz bir yontem oldugu secim sonuclarindan da gorunuyor zaten
Eger pkk hakkinda olumlu seyler yazdigi icin hakkinda dava acilan cok sayida gazeteci varsa bu Turkiye gibi bir ulkede muthis bir gelisme. Benim ailem akp iktidara gelene kadar Dersim katliamindan bile habersizmis mesela. Turkiye'nin gecmisi cok otoriter. askeri bir baski rejimiydi. Cogunuzun bu gercegi yadsidigini dusunuyorum
Sayin jadi; ben de kemalizmi benimsemeyen biriyim. Ancak sizin bu konuda takintilarinizin olfdugunu dusunmekteyim. sayyin frodo'nun da belirttigi gibi kemalizme bagimli oldugunuzu dusunmekteyim.
Kendinize gelin lutfen..
Aklima geldikce ayri ayri iletiler seklinde yaziyorum bu iletiler daha sonra birlestirilebilir.
Hergun islam dini ve bunun dinin inanirlari aleyhinde yazmak takinti olmuyor da benimki neden takinti oluyor? Veya takinti bile olsa bu neden bir ofke yaratiyor? Ben bu rejimin son yuz yil icerisinde kulturumuze, demokrasimize ve zenginliklerimize verdigi zararlari arastiriyor ve burada paylasiyorsam bunda tam olarak kotu olan sizce ne? Kemalizm karsitiyim dediginiz icin soruyorum bu soruyu
Ustelik verilen kaynaklari kisilere atifta bulunarak reddeden yoneticilerin bulundugu bir platformda beni kaynak sunmamakla suclamaniz biraz vicdansilik olmus. Ayrica dedigim gibi, bazi fikir paylasimlarinda ille de kaynak verme zorunlugu oldugunu sanmiyorum. Eger boyle tartismaya calisirsak kendimize has orjinal fikirler uretemeyiz bence. Benim bu paylasimlarimi kirlilik olarak tanimlamaniza uzuldum
spartacus
18-10-2011, 19:24
Sn spartakus, siz Turkiye'de baskinin gitgide arttigini dusunuyor olabilirsiniz. Ben ise tam tersi bir normallesme surecinden gectigini dusunuyorum. Hicbir konuda ayni dusunmek zorunda degiliz ama benim argumanlarimi tek tek ele alip yanitlarsaniz daha veimli bir tartisma yapmis oluruz diye dusunuyorum. frodo'nun iletisinden ise yanlis bisey anladigimi sanmiyorum. Birden fazla kez okudum, ne demek istedigini anlamaya calistim. Aslinda ne soylenmek istendigini anlamak gercekten kolay degil ama cok iyi niyetli olmadigi kesin. Kendi kafasinda benim liberal olma cabasinda bulundugumu varsaymis ve hayir o liberal degil cunku o soyle boyle diye birseyler kaleme almis. Birde Mustafa Armagan'in arastirmalarindan faydalanan insanlari kucuk goruyor anladigim kadariylaSevgili jadı
ben düşünmüyorum yaşıyor ve görüyorum. Bu durumda benimkisi düşünce değil senin için kaynak olmalı...
Daha önce de yazdım, bir toplumda baskı ya da buna maruz kalmanın koşulunu belirleyen sadece tepedeki yöneticiler değil, toplumsal muhalefettir. tabi bu muhalefetin niceliği(ölçeği, geneişliği-darlığı, sayıca çokluğu, azlığı) kadar niteliği(ne istediği? ne talep ettiği, ne yapmak istediği) de önemli.
Mesela Roma da ki eylemlilik-ki acze dönük davranışları tasvip etmesem de- Türkiye'de olsa sence ne olurdu? Ben epey bir kişinin içeri tıkılacağını ve ibret olsun da gık edemesinler, konuşamasınlar, sussunlar diye de, düşünce suçu odaklı acımasız cezalar vereceklerini düşünüyorum, ya sen?
Bir öğrencinin "parasız eğitim" talebine on yıl cezalar biçen bir mantıkdan bahsediyoruz ve bu mantık hakim durumdadır. demek ki bu mantığın görece az mı, çok mu baskı yapacağını belirleyen toplumsal muhalefet ve eylemliliktir...
Birde bilmediğiniz çok şey vardır, örneğin Orman bakanlığında zimmete kaç milyon lira geçirilmiştir? Biz daha çok şeyi biliyor ve gözümüzle görüyoruz, yani sende bizim kadar tanık olabilsen bu perdeden atmazdın diye düşünüyorum. Beni kimin hangi tabuyu kullandığı açıkcası ilgilendirmiyor, beni bu tabular ardına saklanıp ne şerefsizlikler yapıldığı, nasıl yapıldığı ilgilendiriyor. Yani sen ne diyorsun, şuncular, buncular diyorsun, ben de sana diyorum ki, o dediklerini al olduğu gibi bunların üzerine koy, aynılar-üstelik bunlar tüccar da-.. defalarca örneklerle, nedenleriyle anlatıldı. Sana daha nasıl izah edebilirim?
spartacus
18-10-2011, 21:05
http://www.hurriyet.com.tr/planet/19012427.asp
Neden akpyi elestirenleri kemalist yada kemalizimden etkilenmis olarak niteliyorsunuz. Belki bdpye yakin goruslerim vardir. O kadar emin olmayin. B
burada beni etiketleyemezsiniz, buna hakkiniz yok. Ancak tayyibw olan tutkunuz dar gorusle bakmaniza neden oluyor.
Bunlarin herseyi yalan. Somaliye bile pirlanta yuzuklerle gidip boy gosterenleri de biliyoruz.
HeLutfen bilgi kirliligine neden olan propaganda yapmayiniz. Bu ikinci ricamdir.
http://www.hurriyet.com.tr/planet/19012427.asp
Anayasa mahkemesi son derece anti demokratik bir kurumdur. Bence bizim de yeni bir anayasa hazirlamamiz sart ve bunun icin sivil darbe yapip kurucu meclis olusturmamiz gerekiyor. Siz eger 12 eylul anaysasindan ve onun bekci diye diktigi kurumlardan memnunsaniz buna karsi cikabilirsiniz ama bence ozellikle anayasa mahkemesinin fesh edilmesi sart. Chp yerine dogru duzgun calisan sosyal demokrat bir parti olsaydi turkiye kanatlanip ucardi ama iste, insanlar islam takintili olduklari icin gercekleri goremiyor
spartacus
18-10-2011, 23:22
Anayasa mahkemesinin fesh edilip-edilmemesi ayrı bir şey, sol, sosyal demokratların sindirilmesi ayrı. Bak verdiğim link de dahi bu durumu göremedin. Yani vatandaş sağ gösterip sol vuruyor. Anayasa mahkemesinin kaldırılmasını bende istiyorum, ama beni baskı altına almak için anaya mahkemesi üzerinden kampanya başlatırsan, yani o toz duman arasında arada beni kaynatırsan akıllı bir ayak oyunu oynamış olursun. :) Bilmem ki, ne zaman seviye atlayacaksınız, Level 5 deyiz, siz hala level 1 den bakıyorsunuz :)
Anayasa mahkemesinin fesh edilip-edilmemesi ayrı bir şey, sol, sosyal demokratların sindirilmesi ayrı. Bak verdiğim link de dahi bu durumu göremedin. Yani vatandaş sağ gösterip sol vuruyor. Anayasa mahkemesinin kaldırılmasını bende istiyorum, ama beni baskı altına almak için anaya mahkemesi üzerinden kampanya başlatırsan, yani o toz duman arasında arada beni kaynatırsan akıllı bir ayak oyunu oynamış olursun. :) Bilmem ki, ne zaman seviye atlayacaksınız, Level 5 deyiz, siz hala level 1 den bakıyorsunuz :)
Simdi Berlusconi'yi savunuyormus gibi olmak istemiyorum ama siz Italya'da sol diye ortalikta dolasanlarin chp'den veya cumhuriyet gazetesi zihniyetinden daha farkli oldugunu nerden biliyorsunuz? 90'li yillara kadar gladyo'nun en guclu oldugu ulke burasiydi. Solu bitirmek ve dejenere etmek icin ayni bizdeki gibi icten ve distan bir suru mudehale yapildi. O yuzden sol lafini gordugunuz her seye baliklama atlamasaniz daha iyi olur bence. Sahsen Tukiye'de solcuyuz diye ortalikta dolasan insanlarin cogu ulke adina bir utanc duvari bence. Daha iki gun once Italyan solunun ne kadar bizimkine benzer bir surec gecirdigini anlatan bir yazi okudum bir yerlerde. O yuzden sizin verdiginiz o link her zaman sizin dusundugunuz sey olmayabilir
Anayasa mahkemesi son derece anti demokratik bir kurumdur.
Oha! Nasıl ya? "Judicial review" denen sistem dünyanın hemen hemen tüm demokratik ülkelerinde olan bir sistem. İsveç'te de var, ABD'de de. Anayasa mahkemeleri de bunun bir yöntemi. Almanya, Fransa, Belçika vb. bir sürü demokratik ülkede bu mahkemeler mevcut. Bu kurumun anti demokratik olduğu iddiası komik.
Tabii biraz da demokrasiden ne anladığımıza bakıyor bu. 2011 yılında çoğunlukçu demokrasiyi savunuyorum diyorsan, tek doğru demokrasi çeşidi de budur diyorsan anti demokratik diyebilirsin.
Oha! Nasıl ya? "Judicial review" denen sistem dünyanın hemen hemen tüm demokratik ülkelerinde olan bir sistem. İsveç'te de var, ABD'de de. Anayasa mahkemeleri de bunun bir yöntemi. Almanya, Fransa, Belçika vb. bir sürü demokratik ülkede bu mahkemeler mevcut. Bu kurumun anti demokratik olduğu iddiası komik.
Tabii biraz da demokrasiden ne anladığımıza bakıyor bu. 2011 yılında çoğunlukçu demokrasiyi savunuyorum diyorsan, tek doğru demokrasi çeşidi de budur diyorsan anti demokratik diyebilirsin.
Avrupa ulkelerindeki bu mahkemelerin gorevi ve yetkileri ne ile sinirli? Eger bizdekine benzer ise bu kendilerinin ayibi elbette. Ben zaten onlari da demokrasinin en zirve noktasi olarak goruyor degilim.
Halkin iradesinin userinde birseyleri denetleyen bu mahkeme kim adina orada bulunuyor? O mahkeme uyelerinin maalarini biz odemiyor muyuz? O halde bu kisiler hangi hakla neyi denetliyorlar?
istatistik
19-10-2011, 00:48
bence jadi haklı. Kardeşim parasını veren ben değil miyim! Ne hakla anayasaya uygun mu değil mi diye bakıyorlar? Bu hakkı kim vermiş? belki ben seçimle iş başına gelen ve şukela yasalar çıkaran hitler vari çoğunluk demokrasisi isteyen biriyim. Olamaz mı? olur. ayrıca polisin maaşı da benim paramdan verilmiyor mu gitsin kimi bulursa tutuklasın. Sokakta dövsün işkence yapsın. Parasıyla değil mi kardeşim. Demokrasi var memlekette.
Avrupa ulkelerindeki bu mahkemelerin gorevi ve yetkileri ne ile sinirli? Eger bizdekine benzer ise bu kendilerinin ayibi elbette. Ben zaten onlari da demokrasinin en zirve noktasi olarak goruyor degilim.
Halkin iradesinin userinde birseyleri denetleyen bu mahkeme kim adina orada bulunuyor? O mahkeme uyelerinin maalarini biz odemiyor muyuz? O halde bu kisiler hangi hakla neyi denetliyorlar?
Kısaca anlatayım...
Bu mahkemelerin asli görevleri meclisten çıkan yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemektir. Zira bir anayasa mahkemesinin (ya da benzeri bir işlev gören ABD'deki Supreme Court vb. örnekler) yokluğunda anayasaya aykırı yasalar da çıkarılabilir. Bu denetimin amacı da basitçe mecliste çoğunluk sağlayan bir partinin falan istediği yasayı çıkarmasının engellenmesidir. Anayasaların ana amaçlarından biri vatandaşların hak ve özgürlüklerini devlet gücüne karşı korumaktır. Bu durumda bunları azınlıkların çoğunluğa karşı korunması olarak görebilirsin.
Anayasaları koruyan belli başlı mekanizmalar da vardır. Mesela genelde anayasaların değiştirilmesi için normal yasalar için gerekenden daha büyük bir çoğunluk, yani nitelikli çoğunluk gerekir.
vs. vs.
bence jadi haklı. Kardeşim parasını veren ben değil miyim! Ne hakla anayasaya uygun mu değil mi diye bakıyorlar? Bu hakkı kim vermiş? belki ben seçimle iş başına gelen ve şukela yasalar çıkaran hitler vari çoğunluk demokrasisi isteyen biriyim. Olamaz mı? olur. ayrıca polisin maaşı da benim paramdan verilmiyor mu gitsin kimi bulursa tutuklasın. Sokakta dövsün işkence yapsın. Parasıyla değil mi kardeşim. Demokrasi var memlekette.
Herkezi kendin gibi dusunuyor saniyorsun tabi anliyorum
Kısaca anlatayım...
Bu mahkemelerin asli görevleri meclisten çıkan yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemektir. Zira bir anayasa mahkemesinin (ya da benzeri bir işlev gören ABD'deki Supreme Court vb. örnekler) yokluğunda anayasaya aykırı yasalar da çıkarılabilir. Bu denetimin amacı da basitçe mecliste çoğunluk sağlayan bir partinin falan istediği yasayı çıkarmasının engellenmesidir. Anayasaların ana amaçlarından biri vatandaşların hak ve özgürlüklerini devlet gücüne karşı korumaktır. Bu durumda bunları azınlıkların çoğunluğa karşı korunması olarak görebilirsin.
Anayasaları koruyan belli başlı mekanizmalar da vardır. Mesela genelde anayasaların değiştirilmesi için normal yasalar için gerekenden daha büyük bir çoğunluk, yani nitelikli çoğunluk gerekir.
vs. vs.
Anayasa kolay degistirilebilen bir metin olmalidir. Azinliklarin aleyhinde veya insan haklarina aykiri olarak cikartilan herhangi bir yasa normal yargi icerisinde iptal edilebilir olmalidir. Meclisin tepesinde bekci gibi oturan bir mahkeme fikrini hos karsilamiyorum. Turkiye uluslararasi insan haklari anlasmalarina imza atmis bir ulke zaten, kendi hukukunun uzerinde aihm'yi kabul ettigini beyan ediyor. Bu durumda o mahkemenin orda durmasi insan haklari acisindan hicbir anlam tasimiyor. Boyle bir fonksiyorunun olmadigi da zaten asikar
istatistik
19-10-2011, 00:59
Herkezi kendin gibi dusunuyor saniyorsun tabi anliyorum
Aynı düşünmüyor muyuz? Halbuki aşağıdaki alıntıladığım yazınızı okuyunca aynı düşünüyoruz, çoğunluk demokrasisi denilen faşist uygulamayı beğeniyoruz sanmıştım.
Halkin iradesinin userinde birseyleri denetleyen bu mahkeme kim adina orada bulunuyor? O mahkeme uyelerinin maalarini biz odemiyor muyuz? O halde bu kisiler hangi hakla neyi denetliyorlar?
Bunları yazıp en temiz duygularımla oynadın. Ayrıca:
İRONİ (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0roni) ya da IRONY (http://en.wikipedia.org/wiki/Irony)
Aynı düşünmüyor muyuz? Halbuki aşağıdaki alıntıladığım yazınızı okuyunca aynı düşünüyoruz, çoğunluk demokrasisi denilen faşist uygulamayı beğeniyoruz sanmıştım.
[/COLOR][/B]
Baska bisey anlamanizi beklemiyorum zaten
istatistik
19-10-2011, 01:06
jadi, sen bilmezsin.
Bu anayasa mahkemeleri, ilerde biri anayasaya aykırı olarak, devletin, vatandaşın çıkarlarını gözetmeden ve zarar verecek yasalar çıkarırsa onu denetler. Anayasa mahkemesinden çıkan iptal yasaları var. gerçi sen onları da bilmezsin.
Yine sen bilmezsin. Bu anayasa mahkemesi 81 anayasasının değil 61 anayasasının ürünüdür. yukarıda bir yerde yazmıştın 12 eylül diye. Hani bilmediğin için öğren istiyorum ben.
Ha unutmadan, kendi saçma argümanını sana karşı kullandım diye zeytin yağı gibi üste çıkmayı denedin ya. Hah işte o da olmamış. Yemezler.
sn istatistik. Anayasa mahkemesinin anti demokratik bir kurum oldugu gorusume karsilik 53. iletiyi yazmissiniz. Bence siz kendi kafanizdaki seyleri baskalarina mal ediyorsunuz. Siz cogunluk diktatorlugunden korktugunuz icin azinlik diktatorlugunun savunucusunuz. Bunlarin arasinda temel olarak hicbir fark yoktur. Meclis, normal hukuk tarafindan da denetlenebilir. Meclisin hukuka bu acidan mudahale etmesi engellenir, veya uluslararasi bir ust kurula baglanir...vs. Bu sayade daha esnek ve demokratik isleyen bir meclise ve anayasaya sahip olabiliriz.
istatistik
19-10-2011, 01:17
Siz cogunluk diktatorlugunden korktugunuz icin azinlik diktatorlugunun savunucusunuz.
Kemalist de bana jadi! Stalinist nasyonal sosyalist de! :D
Yukarıda yazdığınız tespiti nasıl uydurdunuz bilmiyorum. Ancak uydurduğunuz açık.
Yazdığım mesajların hiç birisinde diktatörlüğü savunmayı bırak imasında bile bulunmadım.
Anayasa mahkemesi, mevcut anayasaya göre kararlar verir. Memnun olmayan anayasayı değiştirir. demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa olduktan sonra da herkes destekler.
Kemalist de bana jadi! Stalinist nasyonal sosyalist de! :D
Yukarıda yazdığınız tespiti nasıl uydurdunuz bilmiyorum. Ancak uydurduğunuz açık.
Yazdığım mesajların hiç birisinde diktatörlüğü savunmayı bırak imasında bile bulunmadım.
Anayasa mahkemesi, mevcut anayasaya göre kararlar verir. Memnun olmayan anayasayı değiştirir. demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa olduktan sonra da herkes destekler.
Ben de o malum iletinizde yazdiginiz seyleri savundugumu hatirlamiyorum. Ama sizin tek parti diktatorlugune megilli oldugunuz asikar bir gercek. Ayrica anayasa mahkemesinin bu saydiginiz fonksiyonlari yerine getirmedigini bir en saf insanlar bile biliyor, kimi kandiricaginizi saniyorsunuz?
http://www.demokrathukukcular.com/altsayfa.php?sayfa=faaliyetler/platform/yalcinkayayiprotesto
Anayasa kolay degistirilebilen bir metin olmalidir. Azinliklarin aleyhinde veya insan haklarina aykiri olarak cikartilan herhangi bir yasa normal yargi icerisinde iptal edilebilir olmalidir. Meclisin tepesinde bekci gibi oturan bir mahkeme fikrini hos karsilamiyorum. Turkiye uluslararasi insan haklari anlasmalarina imza atmis bir ulke zaten, kendi hukukunun uzerinde aihm'yi kabul ettigini beyan ediyor. Bu durumda o mahkemenin orda durmasi insan haklari acisindan hicbir anlam tasimiyor. Boyle bir fonksiyorunun olmadigi da zaten asikar
Kolay değiştirilen "soft" anayasalar da var, ama anayasayı değiştirmek yasa çıkarmak kadar kolay olduğunda anayasa gibi diğer yasaların üstünde bir metin olması da anlamsızlaşıyor.
AIHM'nın varlığı da yeterli olsaydı bugün de yeterdi.
istatistik
19-10-2011, 01:28
Tekrar ediyorum. Mevcut anayasaya göre karar verilmekte. sorun varsa bu da mevcut anayasadadır. tabi siz parasını verdiğiniz için daha farklı sonuçlar çıkmasını bekliyorsunuz ama yapacak bir şey yok.
Kolay değiştirilen "soft" anayasalar da var, ama anayasayı değiştirmek yasa çıkarmak kadar kolay olduğunda anayasa gibi diğer yasaların üstünde bir metin olması da anlamsızlaşıyor.
AIHM'nın varlığı da yeterli olsaydı bugün de yeterdi.
Herneyse. Turkiyede anayasa mahkemesinin insan haklarini veya azinliklari koruyucu bir fonksiyonu olmadigi asikar. Bu tip konular belli bir hukuk sistemi icerisinde guvence altina alinir. Sanki biz anayasa mahkemesi olmasaydi su an bir diktatorluge donusmus olacaktik yani, peehhh
spartacus
19-10-2011, 01:43
Simdi Berlusconi'yi savunuyormus gibi olmak istemiyorum ama siz Italya'da sol diye ortalikta dolasanlarin chp'den veya cumhuriyet gazetesi zihniyetinden daha farkli oldugunu nerden biliyorsunuz? 90'li yillara kadar gladyo'nun en guclu oldugu ulke burasiydi. Solu bitirmek ve dejenere etmek icin ayni bizdeki gibi icten ve distan bir suru mudehale yapildi. O yuzden sol lafini gordugunuz her seye baliklama atlamasaniz daha iyi olur bence. Sahsen Tukiye'de solcuyuz diye ortalikta dolasan insanlarin cogu ulke adina bir utanc duvari bence. Daha iki gun once Italyan solunun ne kadar bizimkine benzer bir surec gecirdigini anlatan bir yazi okudum bir yerlerde. O yuzden sizin verdiginiz o link her zaman sizin dusundugunuz sey olmayabilirBak yazımı yine es geçtin, kendi kafandan çalıp, söylüyorsun. Farzet Berlusconi gibi düşünüyorum, ama sol-sosyal demokratım, o kampanya arasında neden gümbürtüye gitmeliyim? Beni yine anlamamışsın, yani böyle basit bir örneği dahi anlamadın... :)
Örneğin AKP nin alt yapısına baktığında geçmişi faşist örgütlenmeler olduğunu görürsün. Asıl ne zaman bir insan hakkı ihlali olsa sen üzerine atlıyorsun? Sen iyi misin Jadı? Ya Demokrasiden dem vurmak sana yakışmıyor, ya da her türlü anti-demokratik uygulamayı, birilerini savunmak adına görmezden gelmen. Sen seçimi hangisinden yana yaptın?
Seni kimin ne olduğu değil, konular ilgilendirsin, zaten kimin ne olduğunu dahi bilmiyorsun, güncel propaganda ne üfürmüşse sen onu sayıklıyorsun. Seni kandırıyorlar Jadı... 50 kere söyledim sana, kimin ne olduğunu boşver, olgulara yönel. Böyle rezil ediyorsun kendini. gerçi yine de sen bilirsin, algın bu kadarına yetiyor demek ki.
Sn spartacus, siz yanilmiyorsam akp iktidarini nazi partisinin secimle is basina gelip diktatorluk kurmasina benzetiyorsunuz. Sizle o kadar farkli dunyalarin insanlariyiz ki birseyleri tartismaya calismak bile anlamsiz aslinda. Ben Turkiye'nin son on yil icerisinden ice kapali askeri bir baski rejiminden nasil bir noktaya geldigini izah eden bir suru ornek gosterdim. Bence konularla degil kisilerle ilgilenen sizsiniz. Verdigim onca ornege ragmen kurdugunuz su cumle bunun en guzel kaniti. Sadece kisilere bakarak yargiya varan tipik bir onyargi cumlesi
Örneğin AKP nin alt yapısına baktığında geçmişi faşist örgütlenmeler olduğunu görürsün
spartacus
19-10-2011, 02:36
Hayır ben hiç öyle düşünmüyorum. Hitler ile de bir benzerlik kurmadım. Çok da derine inmeyecem, zira hep yüzeydeyiz... benden yaptığın alıntıyı bir daha oku. Türkiye de siyasal İslam 1960 lardan günümüze hem ırkçı, hemde dinci söylemlerin merkezlerinden birisi olmuştur. (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kom%C3%BCnizmle_M%C3%BCcadele_Derne%C4%9Fi) Türkiye'de bu güne kadar iktidarlar ne demokrasi ne de sosyal talepleri içeren yapılar oldular. Tümü de bir biçimde topluma enjekte edilmiş resmi politikaların bir uzantısı olarak geldi. Ya Milliyetçilik ya Cumhuriyet tabuları ya da dinsel tabuların kullanımı temelinde kitleselleştiler. Şimdi farzedelim konumuz AKP olsun, AKP nin tabanı - ki oy verenleri ayrı tutalım- daha dün hatda 1960 dan günümüze NATO şemsiyesi altında oluşturulan derin devlet ideolojileri, faşist yapılaşmalar, açıkdan şeriat siyaseti biçiminde ve benzer politikadan nemalanan tüccar takımından oluşmaktadır-benim ifadem bu idi-. Gel zaman git zaman bu kesim dernekler, vakıflar, tarikatlar gibi toplumun hassasiyetlerini istismar eden çevreler olarak, toplumu hem maddi hem de manevi olarak sömürdüler. Diledikleri gibi at koşturacakları bir zemin yarattılar.
Şimdi ha topluma milli aidiyet giydirerek bundan nemalanmak, ha da dinsel aidiyetler temelinde nemalanmak, tabu ve kutsalların arkasında bir dolu çirkeflik yapmak bunların birbirinden farkı yok. İnsan A olsa ne B olsa ne, sosyal, demokratik talepleri yok mudur? malesef Türkiye gibi ülkelerde siyaset insanların yaşam koşullarından değil, siyaseti yapanların toplumun neyini, ne kadar istismar edebileceği üzerinden şekilleniyor. Gündemlerimiz tamamen yapay gündemlerdir. Siyaset tamamen subjektif değerler üzerinden yükselir. Bilmem anlatabiliyormuyum? Sen de şimdi takılmışsın bir tarafın, kuyruğuna bir o yana bir bu yana savrulup duruyorsun... Sözde eleştirdiklerinden ne farkın var? Hiç bir farkın yok... Tek gündemin yapay, subjektif argümanlar, politik taktiklere eklenmek, hiç bir ayırıcı derinliğe sahip değilsin.
Türkiye de yaşam standardı ortada, insanlar çocuğunu okutamıyor, yandım anam diye bağırıyor, ama gel gör ki, ya, ya, ya şa, şa, şa bilmem neyimin lideri çok yaşa diye tutturuyorlar. Liderde oto vergisine giydirdiği zam açısından, Porsche binmeyin Fiata binin diyor. Kime hitap ediyor sence? Porsche'a bineni ırgalar mı o zamlar, ırgalasa ne olur toplumun kaç binde kaçı?.. uzun lafın kısası tüm istismarcılar, hem topluma uzaktır, hem aslında toplumdan yalıtık yaşıyorlar hem de Türkiye'de sosyal ya da demokratik hiç bir talebin toplumsallaşmasını istemiyorlar, aslen ne sosyal, ne de toplumsal kaygı taşımıyorlar. Heleki AKP nin gövdesini tüccar takımı oluşturuyor, yani tüccar siyasetde çok dikkatli olmalısın. Neyi gerçek, neyi pazarlık konusudur ayırt etmen kolay değildir. Bir talebi gerçekleştirmemenin en güzel yolu, sürekli ondan, ama adından bahsederek içini boşaltmaktır. Şu an olan da budur...
Referandum ve seçim öncesi sırf oy kaygısı ile toplumsal-siyasal sorunlara eğilir gibi yapan, sözde demokratik bir maske giyen AKP, seçimden sonra aniden üstelik de zıt yönlerde çark etmiştir. Sen ise seçim öncesi kullandığı taktikle yaşıyorsun hala. Uyanda balığa gidelim...
Bakin bu mitingde Altan Tan konusmasini bitirdikten sonra Kurtce bir sarki soyluyorlar. Sarki icerisinde Kurdistan, Pkk, gerilla gibi ifadelerin gectigini duyuyorum. On yil once insanlar boyle biseyi ruyasinda gorse bile hayra yormazdi. Bu gibi ornekler onumde oldugu muddetce akp'nin sizin zihniyetinizle elestirilmesine karsi cikacagim. Siz dinci fasist diktatorluk kuracak diye tepinirken Turkiye Ab'ye girecek artik ondan sonra sakinlesirsiniz insallah.
http://www.youtube.com/watch?v=el-MkYLQPzo&feature=related
spartacus
19-10-2011, 03:11
Jadı işin gücün video... Sen sorunlu musun? Somut örnekler veriliyor, olgular veriliyor, sen sürekli bastırmaya çalışıyorsun? Faşizmden bahsediyorsun da seninkisi de farklı bir şey değil.
şimdi, bu gün bir öğrenci parasız eğitim istiyorum dese, cezaevine tıkılsa, bu videoyu mu göstermeliyiz? Biraz mantıklı ol ve sabote kafasını bırak. Demokrasi iki yüzlülükle olmaz, bir olay anti demokratik ise çıkıp evet, anti demokratiktir diyebilmelisin.. Sen bunu yapamadın, sınıfda kaldın.
Jadı işin gücün video... Sen sorunlu musun? Somut örnekler veriliyor, olgular veriliyor, sen sürekli bastırmaya çalışıyorsun? Faşizmden bahsediyorsun da seninkisi de farklı bir şey değil.
şimdi, bu gün bir öğrenci parasız eğitim istiyorum dese, cezaevine tıkılsa, bu videoyu mu göstermeliyiz? Biraz mantıklı ol ve sabote kafasını bırak. Demokrasi iki yüzlülükle olmaz, bir olay anti demokratik ise çıkıp evet, anti demokratiktir diyebilmelisin.. Sen bunu yapamadın, sınıfda kaldın.
Bu soyledigin seyler akp iktidari ile baslayan baskilar olsaydi belki ikna olabilirdim. Ama herseyin bundan bin beter oldugunu kendim o donemleri yasadigim icin hatirliyorum. Bu verdigin misalin disinda demokratiklesme ve ozgurlukler konusunda ulke olarak buyuk bir yol kattettigimizi ise kimse inkar edemiyor. Zaten senin olaylari ve kisileri ideolojik saplantilar icerisinde bogularak yaptigini bildigim icin bu ithamlarina sadece guluyorum. Siz kendi ideolojinizi uygulamaya koyacak bir diktatorluk kurulsa bir hafta halay cekersiniz. Ben halkin sagduyusuna guvenmek gerektigine inaniyorum. Bireysel haklarin ve demokrasinin arttirilmasindan korkulmasina ise anlam veremiyorum
spartacus
19-10-2011, 03:42
Jadı bırak AKP yi. Halka falan güvenmiyorsun, AKP ne kadar topluma yabancı ve ondan kopuksa sen de o kadar yabancı ve kopuksun... topluma güvenmek en küçük bir talebini hışımla bastırmak değildir... Daha sen forumda dahi insanları konuşturmuyorsun, eleştirdiklerinden bir parmak daha ileride gidiyorsun..Eskiden eleştirmiyordunuz dersen anlamlı olur. Oradan kişilik analizleri yapmak sana ne kazandırır ki? eskiden daha çok ise daha çok eleştiriyorduk. sen tümden eleştirmeye de, konuşmaya da, demokratik içerikli bir iki fikir söylemeye de resmen gem vurdun. Sınıfta kaldın, bence kendine çeki düzen ver... İğne ucu da olsa, avuç içi kadar da olsa, anti demokratik uygulamaya hayır diyebilmelisin..
Eskiden çok oluyormuş, ne yani az olunca susmalı mı? işte yok birbirinizden farkınız diyorum, daha ne dememi bekliyorsun? defalarca yazdım, anti-demokratik uygulamaların sayısını, fiiliyat belirler, sen tepede oturan tüccarların lafını gerçek mi sanıyorsun? Toplum bir çok talebini dile getirmiyor şu anda, nasıl ki tuttuğumuz takım-ki ben takım tutmasam da- şöyle bir iki maçda epey gol atınca taraftar sarhoş olur, bizim toplumda malesef siyaset dediği anda tarafgirlik anlıyor. Elbetde bu toplumun günahı değil, bu istismar üzerinden yapılan siyasetin bu ülkede kemikleşmesindendir...
Eskiden daha çok eleştiriyorduk, şimdi yine eleştiriyoruz. Eleştirilerimizin eski yeni ayırdımı olmaz. Bunu anlaman çok mu zor? ne ile ördün sınırlarını, mermerle mi?
Kemalizme sapmadan akp'yi elestiren kimseye karsi bir tepki duyuyor degilim. Hatta cok dogru seyler soylediklerine inaniyorum. Ornegin Ertugrul Kurkcu, Altan Tan, Ufuk Uras, Baskin Oran vs akp'yi cok sert elestiriyorlar ama onlari her nedense hep hakli buluyorum. Ben ergenekon zihniyetiyle politika yapanlara ifrit oluyorum sadece. Siz hepiniz bu gruba dahil oldugunuzdan olsa gerek bu kadar asiri tepki gosteriyorsunuz ama tek zarariniz kendinize artik bundan sonra
Herneyse. Turkiyede anayasa mahkemesinin insan haklarini veya azinliklari koruyucu bir fonksiyonu olmadigi asikar. Bu tip konular belli bir hukuk sistemi icerisinde guvence altina alinir. Sanki biz anayasa mahkemesi olmasaydi su an bir diktatorluge donusmus olacaktik yani, peehhh
Yokluğunda diktatörlüğe dönüşmeyeceğimiz tüm kurumları kaldıralım madem. :D
Böyle siyah-beyaz şeklinde düşünmek çok sorunlu.
Yokluğunda diktatörlüğe dönüşmeyeceğimiz tüm kurumları kaldıralım madem. :D
Böyle siyah-beyaz şeklinde düşünmek çok sorunlu.
Sen dedin ya anayasa mahkemesi devlete karsi vatandasin haklarini koruyan mahkemedir diye. Turkiye'de anayasa mahkemesi bugune kadar parti kapatmak ve demokratiklesme yolunu tikamak disinda ne gorev yapti? Duyan da sanacak ki bu kurum olmasa insan haklari ihlalleri onunde duramazdik falan :). Su cumleyi yazarken bile yuzumde bir gulumseme olustu
Ayrica ayni mahkeme batida da var demissin ornek olarak supreme court'e vermissin. Arastirdim dogrusunu ogrendim. Bu mahkeme bizdeki anaysa mahkemesine denk dusmuyor. Ulkedeki her turlu hukuk davasinin goturulebidigi tek yuksek mahkemeymis. Yani bu kurumu bizdeki yargitaya, danistaya veya anayasa mahkemesine benzetmeye calismak anlamsiz. Butun mahkemelerin kararlarini reddebilen tek ustun mahkeme burasi. Meclisin tepesinde bir bekci olma gorevi yok. Isim verdigin diger ulkeleri arastirsam kesin onlarda kolpa cikar
http://www.supremecourt.gov/ctrules/2010RulesoftheCourt.pdf
Sen dedin ya anayasa mahkemesi devlete karsi vatandasin haklarini koruyan mahkemedir diye. Turkiye'de anayasa mahkemesi bugune kadar parti kapatmak ve demokratiklesme yolunu tikamak disinda ne gorev yapti? Duyan da sanacak ki bu kurum olmasa insan haklari ihlalleri onunde duramazdik falan :). Su cumleyi yazarken bile yuzumde bir gulumseme olustu
Ayrica ayni mahkeme batida da var demissin ornek olarak supreme court'e vermissin. Arastirdim dogrusunu ogrendim. Bu mahkeme bizdeki anaysa mahkemesine denk dusmuyor. Ulkedeki her turlu hukuk davasinin goturulebidigi tek yuksek mahkemeymis. Yani bu kurumu bizdeki yargitaya, danistaya veya anayasa mahkemesine benzetmeye calismak anlamsiz. Butun mahkemelerin kararlarini reddebilen tek ustun mahkeme burasi. Meclisin tepesinde bir bekci olma gorevi yok. Isim verdigin diger ulkeleri arastirsam kesin onlarda kolpa cikar
http://www.supremecourt.gov/ctrules/2010RulesoftheCourt.pdf
Jadı, çok fazla çelişki içindesin.
Bir de Astur'u neo-conservative olmakla filan suçluyorsun, sen çok daha fazla muhafazakar çizgide görünüyorsun.
Aynı zamanda epey çelişkili bir muhafazakarlık bu.
spartacus
19-10-2011, 13:09
Kemalizme sapmadan akp'yi elestiren kimseye karsi bir tepki duyuyor degilim. Hatta cok dogru seyler soylediklerine inaniyorum. Ornegin Ertugrul Kurkcu, Altan Tan, Ufuk Uras, Baskin Oran vs akp'yi cok sert elestiriyorlar ama onlari her nedense hep hakli buluyorum. Ben ergenekon zihniyetiyle politika yapanlara ifrit oluyorum sadece. Siz hepiniz bu gruba dahil oldugunuzdan olsa gerek bu kadar asiri tepki gosteriyorsunuz ama tek zarariniz kendinize artik bundan sonra
:) Köktenciliğe sapmışsın, gözün görmüyor. neye dayanarak bilmem şuna buna sapmadan diyorsun, hadi kimseyi konuşturmuyorsun, bu konuşturmadıklarından kimmiş bilmem neye sapan, somut bir örnek getir... Hem insanların düşüncelerinin karar mercii senmisin? Senin hükmünde mi? Sen mi belirleyeceksin kimin ne düşünüp, düşünmeyeceğini? hani resmi devlet ideolojisine karşı idin? Senin hiç bir farkın yok, kafa aynı kafa, baskı aynı baskı.. En küçük bir anti-demokratik uygulamayı eleştirene Ergenekon'la dönüyorsun, yahu asgari ücret 30 Lira zam alıyor hükümet temel ihtiyaçlara 10 katı zam yapıyor, çıkıp eleştiriliyor, sen kim olursa olsun eleştireni Ergenekoncu, Darbeci, Kemalist yaftalayıp çıkıyorsun... Seninkisi daha beter, Kemalistler diyorsun, onlardan 10 parmak ileridesin bu konuda...AKP eleştirilemez diyorsun, eeee bu zaten bir çeşit faşizm oluyor, şimdi yağız hırsız ev sahibini bastırır misali hem beterin, beterisin hem de herkesden daha bilmem neyim diyorsun... Neden eleştirilemez? Sebep? Boşver bunları, sen olgulara bak, objektif olmaya çalış...
Jadı, çok fazla çelişki içindesin.
Bir de Astur'u neo-conservative olmakla filan suçluyorsun, sen çok daha fazla muhafazakar çizgide görünüyorsun.
Aynı zamanda epey çelişkili bir muhafazakarlık bu.
Bu ifadeyi hangi sebeple yazdigini anlamadim ama eger akp'yi savundugumu saniyorsan yaniliyorsun. Ben demokrasiyi icine sindirememis insanlarin toplumu korkutmaya yonelik soylemlerine, baski rejiminin git gide kotulestigine dair yaygaralarina, veya iste islam diktatorlugu yolunda ilerlendigine yonelik muhalefetine karsi cikiyorum. Bir kac ileti once adini verdigim isimler akp'ye cok sert elestiriler yonelten siyasetciler ama arada cok ciddi bir mentalite farki var. Sen bu farki goremiyorsan veya bir partiye muhalif oldugun icin her turlu camur atilmasina eyvallah diyorsan bisey diyemem. Veya ne bileyim, supreme courte ile anayasa mahkemesini ayni sey saniyorsan da arastirip dogrusunu ogrenmenden baska bisey tavsiye edemem
Sen dedin ya anayasa mahkemesi devlete karsi vatandasin haklarini koruyan mahkemedir diye. Turkiye'de anayasa mahkemesi bugune kadar parti kapatmak ve demokratiklesme yolunu tikamak disinda ne gorev yapti? Duyan da sanacak ki bu kurum olmasa insan haklari ihlalleri onunde duramazdik falan :). Su cumleyi yazarken bile yuzumde bir gulumseme olustu
Anayasa mahkemelerin asli fonksiyonu odur, evet. Türkiye örneğinde bu mahkemenin mükemmel işlediğine, hak ve özgürlükleri korumada yeterli olduğuna vs. ilişkin bir iddiam da olmadı.
Parti kapatmaların hepsinin gereksiz, yanlış vs. olduğu yönündeki düşünceye de katılmam mümkün değil.
Ayrica ayni mahkeme batida da var demissin ornek olarak supreme court'e vermissin. Arastirdim dogrusunu ogrendim. Bu mahkeme bizdeki anaysa mahkemesine denk dusmuyor. Ulkedeki her turlu hukuk davasinin goturulebidigi tek yuksek mahkemeymis. Yani bu kurumu bizdeki yargitaya, danistaya veya anayasa mahkemesine benzetmeye calismak anlamsiz. Butun mahkemelerin kararlarini reddebilen tek ustun mahkeme burasi. Meclisin tepesinde bir bekci olma gorevi yok. Isim verdigin diger ulkeleri arastirsam kesin onlarda kolpa cikar
http://www.supremecourt.gov/ctrules/2010RulesoftheCourt.pdf
Off Jadı. ABD'de Anayasa Mahkemesi var demedim, ama o Supreme Court "judicial review" denen işle ilgilenir. Yani yasaların anayasallığının değerlendirilmesi işiyle.
Buyur:
http://en.wikipedia.org/wiki/Judicial_review_in_the_United_States
Hani nerede kolpa? Seninkisi cahil cesareti, başka bir şey değil.
ABD'deki Supreme Court aynı Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi gibi "judicial activism" denen şey konusunda eleştirilir.
http://en.wikipedia.org/wiki/Judicial_activism
Anayasa mahkemesi ittihatci memurlarin kendi imtiyazlarini guvence altina almak icin kurduklari bir kurumdur. Kemalistler bu kurumun kendi haklarini korudugunu sanir ama bu fukaralar zaten birey olduklarinin bilincinde degildir. Kendilerini devlet saniyorlar
Anayasa mahkemeleri mudafa edilecek hicbir nitelik tasimaz. Demokratik bir hukuk devletinde boyle bir kuruma ihtiyac yoktur. Gerek goruldugu durumlarda aihm'nin de parti kapatma yetkisi vardir.
http://www.bbc.co.uk/turkish/europe/story/2008/03/080318_bakircaglar.shtml
Anayasa mahkemeleri mudafa edilecek hicbir nitelik tasimaz. Demokratik bir hukuk devletinde boyle bir kuruma ihtiyac yoktur. Gerek gorluldugu durumlarda aihm'nin de parti kapatma yetkisi vardir.
http://www.bbc.co.uk/turkish/europe/story/2008/03/080318_bakircaglar.shtml
Bu linkini verdiğin yazıda tam olarak nerede AIHM'nin parti kapatma yetkisi olduğu yazıyor? Haydi bizlere bir göster.
Demokratik hukuk devletinde bu tarz kurumlara ihtiyaç olmadığı da zırvanın önde gideni, bayrak sallayanı. Hemen her demokratik hukuk devletinde judicial review denen olay ve bununla ilgilenen mahkemeler vardır.
Bu arada Avrupa'da 2000'lerde kapatılan siyasi partilere birkaç örnek:
http://en.wikipedia.org/wiki/Communist_Party_of_the_Basque_Homelands
http://en.wikipedia.org/wiki/Sortu
http://en.wikipedia.org/wiki/Batasuna
http://en.wikipedia.org/wiki/Vlaams_Blok
http://en.wikipedia.org/wiki/Workers%27_Party_%28Czech_Republic%29
Bu linkini verdiğin yazıda tam olarak nerede AIHM'nin parti kapatma yetkisi olduğu yazıyor? Haydi bizlere bir göster.
Demokratik hukuk devletinde bu tarz kurumlara ihtiyaç olmadığı da zırvanın önde gideni, bayrak sallayanı. Hemen her demokratik hukuk devletinde judicial review denen olay ve bununla ilgilenen mahkemeler vardır.
Bu arada Avrupa'da 2000'lerde kapatılan siyasi partilere birkaç örnek:
http://en.wikipedia.org/wiki/Communist_Party_of_the_Basque_Homelands
http://en.wikipedia.org/wiki/Sortu
http://en.wikipedia.org/wiki/Batasuna
http://en.wikipedia.org/wiki/Vlaams_Blok
http://en.wikipedia.org/wiki/Workers%27_Party_%28Czech_Republic%29
Anayasa mahkemesinin parti kapatma kararlarini legal gostermek icin sarfettigin caba gozlerimi ya$artti. Bu kurumu bu denli ozumsemi$ olman beni $a$irtmadi sahsen, katiksizlikla alakali olsa gerek
Aihm'nin parti kapatma yetkisi yok yanlis ifade ettim ama ama bazi kosullarda kapatilabilecegini soyluyor. Temel sart su:
Demokratik toplum düzenin için açık ve mevcut bir tehdit oluşturursa parti eylemleri ile; programıyla değil eylemleri ile, o zaman bu parti yasaklanabilir. Basit gerekçe bu.
Anayasa mahkemesinin parti kapatma kararlarini legal gostermek icin sarfettigin caba gozlerimi ya$artti. Bu kurumu bu denli ozumsemi$ olman beni $a$irtmadi sahsen, katiksizlikla alakali olsa gerek
Legal ve meşru farklı şeyler öncelikle. Tüm parti kapatmaları yanlış ya da hepsi doğru da demiyorum, çok şükür bu tarz ayrımları yapabiliyorum. Ya da Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi'nin mükemmel işlemediği için toptan kaldırılması gibi abuk fikirlerle piyasaya çıkmıyorum. Belki benim katıksızlığımdan, belki de senin süzmeliğinden kaynaklanan bir durum.
Aihm'nin parti kapatma yetkisi yok yanlis ifade ettim ama ama bazi kosullarda kapatilabilecegini soyluyor. Temel sart su:
Benim Türkiye'de parti kapatma konusunda Venedik Kriterleri'ne ya da AIHM içtihatlarına uyulması konusunda sorunum yok, aksine bu tarz girişim veya önerileri senelerdir desteklerim.
Okuma anlama konusunda geleneğin de değişmedi...
Legal ve meşru farklı şeyler öncelikle. Tüm parti kapatmaları yanlış ya da hepsi doğru da demiyorum, çok şükür bu tarz ayrımları yapabiliyorum. Ya da Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi'nin mükemmel işlemediği için toptan kaldırılması gibi abuk fikirlerle piyasaya çıkmıyorum. Belki benim katıksızlığımdan, belki de senin süzmeliğinden kaynaklanan bir durum.
Benim Türkiye'de parti kapatma konusunda Venedik Kriterleri'ne ya da AIHM içtihatlarına uyulması konusunda sorunum yok, aksine bu tarz girişim veya önerileri senelerdir desteklerim.
Okuma anlama konusunda geleneğin de değişmedi...
Supreme courte gibi butun mahkemelerin kararini bozma yetkisine sahip bir ust kurumu anayasa mahkemesine indirgemeye calisman senin neyi ne kadar anlamaya vakif oldugunu gozler onune serdi zaten. Birde anayasa mahkemesinin eylemlerini normal gibi gostermek icin gitmis linkler falan bulmus allam ya :)
Supreme courte gibi butun mahkemelerin kararini bozma yetkisine sahip bir ust kurumu anayasa mahkemesine indirgemeye calisman senin neyi ne kadar anlamaya vakif oldugunu gozler onune serdi zaten. Birde anayasa mahkemesinin eylemlerini normal gibi gostermek icin gitmis linkler falan bulmus allam ya :)
Dürüst dürüst söyle, bu akşama kadar ABD'de Supreme Court diye bir mahkeme olduğundan, ve bu mahkemenin anayasa mahkemelerinin asli görevi olan yasaların anayasaya uygunluğunu denetleme görevini yürüttüğünden haberin var mıydı?
Bu arada mesajlarımı alıntılayayım da neyi nerenle nasıl okuduğun görülsün:
Oha! Nasıl ya? "Judicial review" denen sistem dünyanın hemen hemen tüm demokratik ülkelerinde olan bir sistem. İsveç'te de var, ABD'de de. Anayasa mahkemeleri de bunun bir yöntemi. Almanya, Fransa, Belçika vb. bir sürü demokratik ülkede bu mahkemeler mevcut. Bu kurumun anti demokratik olduğu iddiası komik.
Bu mahkemelerin asli görevleri meclisten çıkan yasaların anayasaya uygunluğunu denetlemektir. Zira bir anayasa mahkemesinin (ya da benzeri bir işlev gören ABD'deki Supreme Court vb. örnekler) yokluğunda anayasaya aykırı yasalar da çıkarılabilir.
ABD'deki Supreme Court'un bizdeki Anayasa Mahkemesi ile özdeş olduğu gibi bir yorumum görüldüğü gibi olmamış.
Zaten ABD, Kanada, Avustralya vb. Anglo-Sakson ülkelerdeki hukuk bizdeki ve dünyanın çoğunluğundaki continental ya da civil law diye anılan hukuk sisteminden farklıdır. O tarz bir özdeşlik olamayacağını hukuk hakkında biraz bilgisi olan biri rahatça anlardı.
ABD'deki Supreme Court'un bizdeki Anayasa Mahkemesi ile özdeş olduğu gibi bir yorumum görüldüğü gibi olmamış.
Zaten ABD, Kanada, Avustralya vb. Anglo-Sakson ülkelerdeki hukuk bizdeki ve dünyanın çoğunluğundaki continental ya da civil law diye anılan hukuk sisteminden farklıdır. O tarz bir özdeşlik olamayacağını hukuk hakkında biraz bilgisi olan biri rahatça anlardı.
Ben anayasa mahkemesinin anti demokratik bir kurum oldugunu soylediimde itiraz edip supreme courte ornegini verdin. Ben zaten demokratik sistemin ve insan haklarinin hukuk sistemi icerisinde denetlenmesine karsi degildim. Ama sen buna karsi ciktigin icin anayasa mahkemesini savunur bir konuma dusmus oldun. Simdi artik ne kadar dansozluk etsen de nafile bence cekil artik bu basliktan. Gercekten muthis bir kivirtma kapasitesine sahipsin ama ise yaramadigini goremiyorsun maalesef. Biraz daha kastirisan dgm'leri falan da savunmaya baslayacaksin diye korkuyorum. Avrupa'da bazi parti kapatma kararlarini da kendi gorusunu desteklemek icin getirmis birde ya :)
Yazdığım mesaj şuydu:
Oha! Nasıl ya? "Judicial review" denen sistem dünyanın hemen hemen tüm demokratik ülkelerinde olan bir sistem. İsveç'te de var, ABD'de de. Anayasa mahkemeleri de bunun bir yöntemi. Almanya, Fransa, Belçika vb. bir sürü demokratik ülkede bu mahkemeler mevcut. Bu kurumun anti demokratik olduğu iddiası komik.
O anlamı nasıl, nerenle çıkardın cidden merak ediyorum.
Neyse, sen Türkçe öğrenip okuma-anlama alanında biraz mesafe kat edecek olursan daha sağlıklı tartışmalar yapılabilir.
Yazdığım mesaj şuydu:
O anlamı nasıl, nerenle çıkardın cidden merak ediyorum.
Neyse, sen Türkçe öğrenip okuma-anlama alanında biraz mesafe kat edecek olursan daha sağlıklı tartışmalar yapılabilir.
Neyse, anayasa mahkemesinin sandigin gibi bisey olmadigini ogrenmis oldun bu sayede en azindan. Bireyi degil devleti koruyan bir mahkemedir o. Senin verdigin ornekler ile alakasi yoktur
‘Hukuk devleti ilkesi ve güçler Ayrılığı anayasal demokrasinin temel güvencesini oluşturur.’
‘Hukuk Devleti’, iktidarın sahip oluğu ‘siyasi’ güç ve yetkilerin çerçevesi ve sınırları mutlaka devlet anayasası içerisinde belirlendiği boyuttur. Bireyleri, devlete karşı korumak için devletin hukuk kuralları (anayasal ve yasal kurallar/normlar) ile sınırlandırılması gereklidir. İdeal devletin bu boyutu Hukuk Devletiyle mümkündür. İktidarın sahip olduğu güç ve yetkiler tek bir elde toplanmamalı; yasama, yürütme ve yargı organları arasında dağıtılmalıdır. ‘Kuvvetler ayrılığı’ olarak ifade edilen bu ilke, anayasal demokrasinin bir başka boyutunu oluşturmaktadır. Kuvvetler ayrılığı ilkesinin anayasada güvence altına alınması ve etkin bir şekilde uygulanması büyük önem taşımaktadır.
http://www.turkhukuksitesi.com/makale_144.htm
Yasama , yürütme ,yargı ve denetleme bir birinden ayrı ve de bağımsız olmalı .
Hepsini tek elde topladığında demokrasiden söz edemezsin ,adam ben ne dersem o olur der ki ne yazık ülkemizde bu yaşanmakta .
Insan haklarini denetledigi, demokrasi bekciligi ettigi sanilan anayasa mahkemesinin aldigi iki muhtesem kararla ilgili link vermek istiyorum
http://www.marksist.org/haberler/4174-anayasa-mahkemesi-ulus-kimligini-korumak-icin-irkcilik-yapti
Asagidaki link cok uzun oldugu icin ilgili bolumu alinti yapacagim. Bu kendisine yuce mahkeme denilen insan toplulugu 1998 tarahinde tore ve namus cinayetlerinin anayasa aykiri olmadigina hukmetmis
16.7.1998 tarih,1997/45 E. 1998/48 K sayılı Anayasa Mahkemesi kararına göre, “Madde ile failde meydana gelen durumun iradesini etkileyeceği, onda feveran ve ruhi sıkıntı meydana getireceği nedeniyle bu durum özel bir haksız tahrik hali olarak kabul edilmiştir. Anayasa'nın eşitlik ilkesini içeren 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.” Faile verilecek ceza indirilirken cinsiyet ayrımı yapılmadığından eşitlik
ilkesine aykırılıktan söz edilemez. Aynı suçu işleyen kız kardeşin de aynı kurallara göre cezasından indirim yapılacak olması karşısında Anayasa'nın 10. maddesine aykırılık savı yerinde değildir. Kaldı ki, yasa
http://www.ankahukuk.com/index.php?option=com_k2&view=item&id=3304:farkl%C4%B1-kaynaklardan-t%C3%BCretilmi%C5%9F-hukuk-kurallar%C4%B1-%C3%B6rnekleri&tmpl=component&print=1
Kendilerini korusun diye bu kurumlara bel baglayanlara ne denmeli bilmiyorum. Zaten bu mahkeme hukuka degil anayasaya uygunlugu denetler. Rejimden nemalananlarin kendilerini guvence altina almak icin meclisin tepesine diktikleri zabita fonksiyonu gorur.
Neyse, konuyu fazla dagitmamak adina bu mevzuyu burada noktaliyorum. Ama bu vesileler ile yanlis bilgiler duzeliyor iste
AlbatrosS
21-10-2011, 01:04
Sn natan
Ben sadece Tayyip Erdogan'in elestiriye tahammulsuz bir despot olduguna, diktatorluk kurmak istedigine gonderme yapan iletilere karsi cikiyorum. Turkiye'nin 10 yil oncesine kiyasla cok farkli bir konuma geldigini dusunuyorum ve bunu destekleyen cok sayida ornek veriyorum.
Ayrica sunu biliyor olmaniz gerekir, bir tez ileri surmek icin ille bunu bir kaynakla temellendirme gerekliligi yoktur. Ornegin ismailaga cemaatinin Rum Patrikhanesini bunaltmak icin kuruldugunu ve oraya yerlestirildigini destekleyen ciddi bir kaynak veremem, ama bu benim fikrim. Olaylari takip edip bir cikarimda bulunuyorum ve bunlari baska insanlarla paylasma ihtiyaci hissediyorum. Ama cok rahatsiz oluyorsaniz bundan sonra kaynak barindirmayan bir fikir paylasiminda bulunmam. Konu sikintisi yasayacagimi dusunmuyorum.
Ayrica konu kapsaminda ilave etmek isterim. Siz kendinizi kemalizm karsiti olarak tanimliyor olabilirsiniz ama akp gibi bir partiye bakis aciniz kemalistler ile ayni veya onlarin soylemlerinden cok fazla etkilenmis ise benzeri ozellikler sergilemeniz dogaldir. Natan ve Albatross gibi uyelerin icine dustugu durum bu olabilir.
Ama ben akp'nin kusursuz veya mutlak demokrat falan oldugunu soyluyor degilim. Sadece elestiri tarzi yanlis. Ayrica son derece etkisiz bir yontem oldugu secim sonuclarindan da gorunuyor zaten
Eger pkk hakkinda olumlu seyler yazdigi icin hakkinda dava acilan cok sayida gazeteci varsa bu Turkiye gibi bir ulkede muthis bir gelisme. Benim ailem akp iktidara gelene kadar Dersim katliamindan bile habersizmis mesela. Turkiye'nin gecmisi cok otoriter. askeri bir baski rejimiydi. Cogunuzun bu gercegi yadsidigini dusunuyorum
Aklima geldikce ayri ayri iletiler seklinde yaziyorum bu iletiler daha sonra birlestirilebilir.
Hergun islam dini ve bunun dinin inanirlari aleyhinde yazmak takinti olmuyor da benimki neden takinti oluyor? Veya takinti bile olsa bu neden bir ofke yaratiyor? Ben bu rejimin son yuz yil icerisinde kulturumuze, demokrasimize ve zenginliklerimize verdigi zararlari arastiriyor ve burada paylasiyorsam bunda tam olarak kotu olan sizce ne? Kemalizm karsitiyim dediginiz icin soruyorum bu soruyu
Ustelik verilen kaynaklari kisilere atifta bulunarak reddeden yoneticilerin bulundugu bir platformda beni kaynak sunmamakla suclamaniz biraz vicdansilik olmus. Ayrica dedigim gibi, bazi fikir paylasimlarinda ille de kaynak verme zorunlugu oldugunu sanmiyorum. Eger boyle tartismaya calisirsak kendimize has orjinal fikirler uretemeyiz bence. Benim bu paylasimlarimi kirlilik olarak tanimlamaniza uzuldum
Kusura bakma, ama artık kantarın topuzunu kaçırmaktasın.
Olur da bu kadar kıt kafalı olur bir yorum. Konu başlığı ne: Buyrun İLERİ DEMOKRASİ'ye Büyüterek koyu yazıyorum ki gör. Demek ki neymiş, en başından referans olarak DEMOKRASİ KRİTERLERİ'ni seçiyoruz.
Bu durumda tonla ısrarla soruyorum:
* Arabistan'ın taş devrinden ileri olması, ortaçağ'dan mülhem arap krallıklarını eleştirilmez mi kılar? Bu durumda, bizler Katar'a bakarak, örneğin 1400 sene önceki toplumdan ileri, enseyi karartmayın KATAR İLERİ GİDİYOR, diyebilir miyiz?
* 30'lar 1900'den; 50'ler 30'lardan; 60'lar 40'lardan ileriydi. 90'lar 70-80'den, 2000'se 90'dan ileri.
* En nihayet, bırakınız iktidarın çabalarını, yalnızca kapitalistleşme ve kentleşme olguları dahi tek başına bu ilerlemeyi kendi içine yaratacaktır. Kentleşme ve sanayileşme de tek başına köy-feodalite toplumundan ileridir en nihayetinde ve türkiye son 15 yıldır ciddi bir kır-köy nüfusu azalması yaşıyor zaten.
* Referansımız demokrasiyse, bunun göstergesi ne 90'lardır ne de 3 dünya ülkeleri. Bu konudaki gelişmiş örnekler ve toplumlar yönümüzü tayin eder. Demokrasi ilkeleri de aşağı yukarı belliyse, bu durumda geriye bakarak konuşulmaz; ancak, IKINILIR.
* Demokrasi ve gelişmiş örnekleri refere edeceksek AKP'nin yolu yol değildir. Dünyanın hiçbir gelişmiş demokrasisinde ''spariş üzerine bile olsa'' yazı yazmak/KİTAP, terör eylemi ve üyeliği olmaz.
* Dünyanın hiçbir demokrasisinde başbakan barışçıl bir biçimde protesto edilirken bile göstericiler ''teröristlikle'' yargılanmaz. Bu ancak otoriter rejimlerde olur.
* Dünyanın gelişmiş hiçbir demokrasisinde siyasal tutuklular bu kadar yüksek olmaz.
* Dünyanın hiçbir gelişmiş demokrasisinde, yumurta atmaya ''terör eylemi'' denmez.
* Dünyanın hiçbir demokrasisinde insanlar ''atmadığı slogandan'' yargılanmaz.
* Dünyanın hiçbir gelişmiş demokrasisinde, vs vs vs tonla şey olmaza Jadı.
* Verilen örneklerin tamamı ''otoriter devletler''de olur. Bunun kemalizmle ne ilgisi var???
Sn Albatross
Sizin yaptiginiz bu yaygara sadece anti demokratik yontemlerle hukumeti devirmek veya korku toplumu yaratmak isteyen zumrenin ekmegine yag suruyor. Elbette sistemde cok sayida aksaklik vardir ama rejim elden gidiyor diye velvele yapmak sizin demokrasiyi icinize sindiremediginiz gosteriyor sadece. Akp secim kaybetmeyecegine gore bu saydiginiz sorunlara demokrasi icerisinde bir cozum olmadigi manasi cikiyor ki bu cok sakincali ve tedavi edilmesi gereken bir bakis acisidir.
Demek ki neymiş ? AKP eleştirilmeyecekmiş. Ne zaman eleştirmeye kalkarsanız eskiyi hatırlayıp yutkunmalı vay be ne günlere geldik güneşli güzel günler göreceğiz çocuklar deyip geleceğe umutla bakmalıyız.
Hem AKP'yi eleştirmek anti-demokratik yöntemlerle sevgili ve biricik AKP hükümetimizi
devirmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürecektir. AKP'nin bekaası için dış mihrakların oyununa gelmeyeceğiz. AKP neylerse güzel eyler.
Bu mantığı bir yerden hatırlayanlar da susmalı ses çıkarmamalıdır.
Yoksa siz 12 Eylül öncesine dönmek isteyenlerden misiniz ?
Demek ki neymiş ? AKP eleştirilmeyecekmiş. Ne zaman eleştirmeye kalkarsanız eskiyi hatırlayıp yutkunmalı vay be ne günlere geldik güneşli güzel günler göreceğiz çocuklar deyip geleceğe umutla bakmalıyız.
Hem AKP'yi eleştirmek anti-demokratik yöntemlerle sevgili ve biricik AKP hükümetimizi
devirmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürecektir. AKP'nin bekaası için dış mihrakların oyununa gelmeyeceğiz. AKP neylerse güzel eyler.
Bu mantığı bir yerden hatırlayanlar da susmalı ses çıkarmamalıdır.
Yoksa siz 12 Eylül öncesine dönmek isteyenlerden misiniz ?
Benim anlatmaya calistigim farki anlamanizi beklemiyorum zaten. Siz rejim elden gidecek diye sac bas yolmaya devam edin