Orijinalini görmek için tıklayınız : Maliye Bakanı Şimşek; Deprem vergisini harcadık!
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tüm Türkiye'nin sorduğu deprem vergisi paralarına ne yaptıklarını açıkladı: Harcadık.
99 depreminden sonra geçici olarak getirilen, AKP döneminde kalıcı yapılan deprem vergisiyle toplanan paraların akıbeti konusunda AKP'den beklenen açıklama geldi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergiyle toplanan paraları harcadıklarını söyledi.
Şimşek, toplanan vergilerin sağlık, eğitim, duble yollar gibi 74 milyonun ihtiyacını karşılamak için kullanıldığını söyledi. Şimşek, uluslararası vergi uygulamalarında da 'tek bir harcama için vergi toplanması' mantığının doğru bulunmadığının altını da çizdi.
Maliye Bakanı, bu vergilerin kendilerinden önceki hükümet döneminde ‘geçici’ olarak çıkarıldığını; ancak daha sonra yine kendilerinden önceki hükümet tarafından ‘kalıcı’ hale getirildiğini anlattı. Dolayısıyla kendi hükümetleri döneminde ‘deprem’ adı altında bir vergi uygulamaya koymadıklarını, mevcut şekliyle vergi alımına devam ettiklerini söyledi. Vergi, 2003 yılında AKP hükümeti döneminde kalıcı hale getirilmişti.
Bakan Şimşek, 46 ila 48 milyar lira toplandığına ilişkin rakamın ise doğru olup olmadığına bakması gerektiğini belirtti. Şimşek, sadece sağlık harcamalarına 1 yıl için 44 milyar lira aktarıldığına vurgu yaptı.
Bir de utanmadan şov yaptı
Halkın cebinden depreme karşı önlem almak üzere alınan milyarlarca lira parayı duble yol gibi projelerde müteahhitlere yedirdikleri açıklamasının hemen ardından Şimşek, bireysel olarak bir aylık maaşını depremzedeler için bağışlayacağını da duyurdu.
http://haber.sol.org.tr/ekonomi/sonunda-itiraf-ettiler-deprem-vergisini-harcadik-haberi-47765
----
Rezil herifler.. Hiç utanmadan sıkılmadan, deprem için kullanmamız gereken parayı harcadık diyorlar.
Hiç yalan felan da söylemeden, milletin gözüne baka baka dalga geçiyorlar resmen.
spartacus
27-10-2011, 16:42
Sadece müteahhitler değil, çeşitli inanç istismarcıları diyeceğimiz bir kesime de, sağlık ve eğitim alanlarında da rant geliri olarak aktarıldı denebilir...
Türkiye'de SSK lı çalışan sayısı düz hesap 15.000.000 desek ve sadece çalışan payı prim bedeli desek, üstelikde asgari ücret temelli prim yatırıldığını varsaysak 117 TL aylık prim bedeli desek, aylık rakam 1.755.000.000 oluyor... İşveren Payını eklersek, rakam 2.445.000.000 oluyor... Bu da yıllık:50.400.000.000 TL yapıyor... Ayrıca kesilen diğer vergiler ise(gelir, damga, işsizlik primi) aylık: 1.800.000.000, yıllık 21.600.000.000 TL eder... İkisinin toplamı: 72.000.000.000 TL eder... bağ-kur'u ise hariç tuttum.
Yol ve köprü gibi işler için ise yakıttan kesilen payları hesap etmek gerekir... Eğer enerji vb gibi alanlarda bu vergilerin kullanıldığı ifade edilirse yalan olur, enerji ücrete tabi ve üstelikde kar getiren bir sektör konumunda ve üstelikde yine onlardan vergi kesiliyor...
Türkiye de satılan araç sayısı ortalama 600.000 adet civarı... Ortalama 1 araçdan alınan vergi 9.000 TL civarı, o da yıllık:3.600.000.000 TL civarı. Yine kullanım vergisini ortalama yıllık 250 TL rakam biçersek, 3.750.000.000 TL (15.000.000 baz aldım (http://ekonomi.milliyet.com.tr/trafikteki-arac-sayisi-16-milyona-dayandi/ekonomi/ekonomidetay/28.09.2011/1444132/default.htm))eder... Yıllık 5.000.000 araç muayene istasyonuna girse.............
Dünyanın en çok vergi alan ülkesi. Örneğin 1 Insignia Almanya fiyatı ile Türkiye fiyatı arasında, 10.000 EUR fark var, ya da bir Passat.. Bu rakamlar ne markalarla ne de modellerle ilgili değil, her marka için durum aşağı yukarı böyledir.. Yani %30 fark vardır. Alınan her araç fiyatını 1,3 e bölerseniz, reel fiyatına erişirsiniz. Türkiye'de 80.000 $ olan bir araç, ABD de 30.000$ olabiliyor.... Türkiye nin aynı vergi uygulamaları her alanda böyledir. Dünyanın en pahalı yakıtını, enerjisini kullanıyor ve bedel ödüyoruz. Nüfusu Türkiyenin üzerinde olan ülkelerde bu rakamlar yok, o ülkelerdeki harcamaların yarısı dahi Türkiye'de yapılmıyor. Türkiye'de o ülkeler gibi sosyal devletde yok, Türkiye de asgari ücret o ülkelerdeki asgari ücretinde üstelik 1/3. Hem aşırı vergi alan hem ürünleri vergi ile şişiren hemde bu pahalılık da asgari ücreti 1/3 oranında daha düşük. Bu paralar nereye gidiyor? Bir dolu fesatlı ihale ile birilerine peşkeş, bir dolu fahiş rakamlarla birilerini zengin etme, bir dolu rant ilişkileriyle yandaş yaratma, yeşil sermaye, hırsız, vurguncu, soyguncu, dünyanın hiç bir ülkesinde olmayan sayıda bürokrata, kata, yata, sosyal işlerde ki vurgunlara, ranta..... Bir ana yol üzerindeki tabela için dahi yıllık binlerce vergi alan bir ülke burası...
Hükümetin çalışana 2002 den bu güne %20 borcu var. Oysa hiç bunu dile getireni yoktur. Asgari ücret vb gibi ücretlerin yıllık artış oranını enflosyana bağladılar, ama enflasyon kayıpları ise hiç geri dönmedi... Yani 8-9 yılda öngörülen enflasyon sapması bu rakamlara tekabül ediyor...
Basit bir akıl yürütümünde bulundum, amacım detaylıca bir şeyler ifade etmek değil. Kısaca geçmiş olsun, deprem vergileriniz de , deprem dışında nereye harcandığı bilinmeyen(ki belli, yeşil bürokrasi ve tüccarlarına, rant olarak yine bunlara), ama sağlığa bile yılda! 44.000.000.000 TL harcama yapıyoruz diye çarpıtan ve yediği boku böylelikle manipüle eden bir anlayışla yönetiliyorsunuz.... Hatda tarihi eserleri dahi satan yeşil tüccarlardan mütevellit hükümetle! Cebinden çıkanın hesabını sorabilecek bir toplum yapısına sahip değiliz dolayısıyla afiyet olsun, sizde bir bardak soğuk su içiniz, ya da çatal bir kazık seçiniz... hamam aynı hamam tas aynı tas, birde Libya gibi -tam öyle olmasa da- orta, ılıman 12 eylülle başlatılan proje- koyun toplum- yolundaki ilerleme freni boşalmışcasına böyle devam ederse, bu kazık çifte çatallı, çifte kazık olacak... Libya gibi ülkelere devrim nidalarıyla ne getirdik bir bakın(ki daha geçen sene bunların olacağını yazdığım için dolaylıca karşı-devrimci ilan ediliyordum, Türkiye de demokrasi manipülasyonu nidaları altında koyunlaştırılmış bir topluma doğru yol alıyor. Hiç bir talep olmazsa orada ne vardır? Demokrasi, işte demokrasi algısı bundan ibaret(hoşgeldin 12 eylül, bizde senin başarını bekliyorduk, düşünsene hiç sesi çık-a-mayan bir toplumdan daha demokrat bir toplum olabilir mi? talep yok ki demek ki her şey yolunda.)
- Harcadık, harcadık ama sorun bakalım niye harcadık?
- Söyle bakalım neden harcadın?
- Parayı sizin iyiliğiniz için harcadık, ne bileydik böyle olacağını?
***
201x Türkiye Genel seçim sonuçları
1. Akp %60
Sittir et gerisini.
Bakan Şimşek, 46 ila 48 milyar lira toplandığına ilişkin rakamın ise doğru olup olmadığına bakması gerektiğini belirtti. Şimşek, sadece sağlık harcamalarına 1 yıl için 44 milyar lira aktarıldığına vurgu yaptı.
Bakmadan bilemiyor mu? Soramıyor mu? Bu konu kaç gündür gündemde.
istatistik
27-10-2011, 21:55
Sizi gidi iç mihraklar sizi. Nasıl bu konudan bahsedersiniz siz? Bu ne cüret! Videodaki profesörden de mi ders almazsınız?
http://www.youtube.com/watch?v=KB-HWCZcbV0
Ulaştırma Bakanı:
Karıynan kızla mı yedik sanki o paraları? Gene size harcadık.
Başbakan:
Hükümeti deprem yüzünden eleştirip fırsatçılık yapmayın. Bu şekilde ancak terör örgütünü ve Türkiye'nin düşmanlarını sevindirirsiniz.
Basınımız ayrıca bu konuda duyarlı olmaya çağırıyorum. Malum, bir kaç on bin kişi çadırsız kaldı diye kopan yaygarayı biliyorsunuz. Çadırsız kaldım diyenlerin görüntülerini tekrar tekrar vermek ancak terör örgütünü ve dış mihrakları sevindirir.
Ali Ağaoğlu (Başbakanın çılgın projesine de hemen atlamıştı.):
Geçtiğimiz yıllarda yaptığı açıklamalarda “Kumları Marmara Denizi'nden demirleri hurdadan çektik” diyerek suç işlediğini açıkça itiraf eden Ali Ağaoğlu, deprem sebebiyle yüzlerce insanın hayatını kaybettiği şu günlerde, adeta dalga geçer gibi “İstanbul’daki binalar sağlam değil, yıkılması lazım” dedi.
(...)
"Başbakan’ın söyledikleri kesin doğru. Testiyi kırmadan da tedbir almasını bilmek lazım. Türkiye’de 18–19 milyon konut var, bunların yüzde 70’i deprem yönünden güvenli değil. Binalarımız çoğu maalesef bırakın depremi kendi ağırlığını taşıyacak güçte değil. Bina stokumuzun asgari yüzde 50’sini yıkıp yeniden yapmalıyız. Bu da yaklaşık 9 milyon konuta tekabül eder.
Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerimizden başlayarak, kentsel dönüşümü çok acil hızlandırmamız lazım. Gerekirse imar artışı ile kaynak kendi içinde yaratılır. Üçte iki ile Anayasa’yı değiştiriyoruz ama bir kat mülkiyeti yasasını değiştiremiyoruz"
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/devir-yuzsuzluk-devri-haberi-47779
spartacus
28-10-2011, 00:27
Demek ki daha tam harcanmış sayılmaz...
Söyleyecek söz bulamıyorum; ölür müsün öldürür müsün?
Beşir Atalay: Potansiyelimizi görmek istedik (http://www.ensonhaber.com/besir-atalay-potansiyelimizi-gormek-istedik-2011-10-30.html)
"HİÇBİR AKSAKLIK YAŞANMADI"
Depremde 90 çok katlı binanın yıkıldığını, 231 kişinin bu binalardan canlı olarak çıkarıldığını, kurtarma çalışmalarının da sadece Erciş İlçesi'nde 4 binada devam ettiğini anlatan Atalay şöyle konuştu: "Bundan sonra enkaz kaldırma çalışmalarına başlayacağız. Dışardan çok sayıda yardım aldık. Bir miktar izdiham olmuştur. 35 bin 257 çadır dağıtıldı. Arama ve kurtarmada hiçbir aksama yaşanmadı. Şu anda Van merkezde 61, köylerde 66, Erciş İlçesi'nde ise 455 olmak üzere toplam 582 vatandaşımız hayatını kaybetti. Hastanelerde tedavi gören yaralı sayımız ise 832'dir. Erciş ve Van'da 2 gıda lojistik merkezi kuruldu. Yağmur gibi yardım geliyor. Bizim istediğimiz, çocuk giyimi ve bu giyeceklerin yeni olmasıdır."
NEDEN YARDIM ALMADIK AÇIKLAMASI
Vatandaşlara dağıtılan 35 bin çadırdan 3 bin 548'inin yurtdışından geldiğini bildiren Atalay, şöyle devam etti: "Uluslararası camiaya öncelikle çok teşekkür ederiz. En başta Azerbaycan, İran gibi komşu ülkeler olmak üzere çok büyük bir duyarlılık gösterilmiştir. Hangi ülkeler hemen aradı, yardım gönderme teklifinde bulundu, elimizde listeler var. Tabii öncelikle kendi potansiyelimizi görmek amacıyla arama kurtarma yardım ekipleri bekletildi. İran ve Azerbaycan kendiliğinden hareket etti, geldi. Kendi arama kurtarma ekiplerimiz yeterli olduğu için de fazla ekip desteği istemedik, ama geçici ve kalıcı iskanla ilgili ayni yardımlar, çadır, prefabrik, konteyner ve battaniye gibi yardımlar gönderebilirler. Dış yardımlar da bunlarda yoğunlaştı. Dış yardımlar için Van Havaalanı yoğun olduğu için dış yardımları Erzurum'a yönlendirdik. Dış yardım üssümüz orası, oradan da buraya karayoluyla sevk ediliyor. Çok disiplinli şekilde onlar da yürüyor. İlgi gösteren, duyarlılık gösteren ülkelere teşekkür ediyorum."
(...)
Hiç bir aksaklık yaşanmamış! Ekipler yeterliymiş! Potansiyellerini görmek istemişler, onlar bunu görmeye çalışılırken yardım ekipleri bekletilmiş (zaten yeterli imiş onların sayısı da), o arada canlı kurtarılabilecek olanlar Niyazi olmuşlar. Ne ehemmiyeti var? Yeter ki Türkiye bölgesel güçcülük oynamaya devam edebilsin. İnsanım diyene insaf gerek!
Van'da yıkılan binaların ne kadarının Akp döneminde yapıldığını bilmiyorum. Oradan yana da Akp'nin ak kaşık olmadığı belli de, şu deprem sonrasında yaşananlar tam bir rezalet! İlk deprem vurmuş, sonra da iktidarın beceriksizliği, vicdansızlığı, utanmazlığı vurmuş Van'lı vatandaşları.
Tayyip efendi deprem olur olmaz bölgeye gitmiş, Abdullah efendiyse ağlamış. Önceki hükümetlerse şöyle yapmış, böyle yapmış. Peah peahhhh!
Engse Hohol
02-04-2017, 01:51
Akp zaten fonlarda para tutmuyor ki. Emeklilik fonu işsizlik fonu, ne kadar fon varsa, oralara zorunlu kesilen paraları kamu yatırımı için kullanıyor.
2016 yıllık büyüme yüzde 2,9 oldu.
2016 işsizlik oranı yüzde 12,7.
Kişi başı GSYH 10 bin 807 dolar oldu.
✔ (http://www.birgun.net/haber-detay/gel-de-halki-inandir-is-yok-as-yok-borc-cok-ekonomi-nasil-buyudu-153544.html) Kimdir bu yılda 10,807 dolar kazanlar diye hep merak etmişimdir akp sayesinde öğrendimki, ayakkabı kutuların gizlenen paralar da bu hesaba dahil edildiği için, yıllık kazancı milyon dolar olanlar, asgari ücretlinin yıllık kazandığı GSY Hasılasını istatistiklerde yükseltiyor.