PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Altı aylık KCK bilançosu; 4500 gözaltı, 1600 tutuklama!


Sangre
29-10-2011, 20:58
Hükümetin darbe peşinde koşan orduyu sindirme ve geriletme planı olarak göze çarpan Balyoz ve Ergenekon davalarında bir general tutuklandığı zaman bile hemen ayağa kalkan, basında son dakika olarak haber yapan geniş bir kesim, nedense KCK davasını görmezden geliyorlar.. Hiçbir haber kanalında, internet sitesinde, tartışma programında bu konu yer almıyor.. Bu kesimin aslında neye/ne kadar duyarlı olduklarını da bize net olarak gösteriyor.

Altı aylık rapor: 4500 gözaltı, 1600 tutuklama!

Tarih29 Ekim 2011.

BDP’yi ve sivil toplum örgütlerini hedef alan operasyonlar kapsamında son altı ayda 4500 dolayında kişi gözaltına alındı. Bunlar arasında belediye başkanları, insan hakları savunucuları, gazeteciler, akademisyenler ve yüzlerce seçilmiş bulunuyor. Altı ayda tutuklananların sayısı ise 1600’ü geçti…

İstanbul ve Urfa’da 28 Ekim Perşembe günü “KCK operasyonu” adı altında yapılan operasyonlarda Prof. Dr. Büşra Ersanlı’nın da aralarında olduğu 70 kişi gözaltına alındı. Sabah gazetesi, Büşra Ersanlı’yı ‘’KCK’ya terörist yetiştirmekle’’ suçlarken, Zaman ise gözaltına alınan BDP’lilerin Erdoğan’a suikast düzenlemeyi tartıştıklarını iddia etti.

Ekim ayı başında 98 kişinin tutuklandığı KCK operasyonunun devamı niteliğindeki 2. dalganın ana hedefi BDP Siyaset Akademisi oldu. Operasyonda, akademi eğitimcileri ve öğrencileri gözaltına alındı. Akademi merkezinde yapılan ince aramalarda polisin özellikle akademi eğitimcileri ve öğrencilerine ait olması muhtemel parmak izi toplaması dikkat çekti.

PROF. ERSANLI “TERÖRİST” YETİŞTİRİYORMUŞ

Gözaltına alınan BDP’lilerin Emniyet Müdürlüğü’ndeki sorgusu sürerken, BDP’li avukatlar Ersanlı ve gözaltına alınanların neyle suçlandığına dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Ancak Zaman ve Sabah gazeteleri savcılar için iddianameyi hazırladılar.

Sabah gazetesi İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla gözaltına alınan BDP’nin PM üyesi Ersanlı’nın ‘’KCK’ya terörist yetiştirmekte eğitmen olduğunu’’ iddia etti.

İDDİANAME GİBİ HABER

Gülen Tarikatı’nın gazetesi Zaman’da ise gözaltına alınan her zaman olduğu gibi avukatların ulaşmadığı dosyayı ‘ele geçirerek’ BDP’lileri Türkiye’de iç savaş hazırlığı yapmak ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a suikast düzenlemekle suçladı.

Gözaltında sorguları süren BDP’lileri ‘’terörist’’ olmakla suçlayan Zaman Gazetesi’nin haberi savcılar için önceden hazırlanan iddianame gibi.

Gazete haberinde yapılan ortam dinlemesinde BDP’lilerin Türkiye’de bir iç savaş hazırlığında olduğunu iddia etti. PKK’nin savaşı dağdan metropollere yaymayı, Türk-Kürt çatışması çıkarıp bunu derinleştirmek istediğini ileri süren gazete, operasyonda hedef alınan BDP Siyaset Akademisinde bir araya gelen düzenledikleri toplantıda Başbakan Erdoğan’a yönelik suikaseti konuştuklarını ileri sürdü.

Gazete haberinde ‘’her arkadaş kendini bir Apocu bir Peygamber yapmaktadır” gibi eğitimlerin verilmesi gerektiğinin Siyaset Akademisi’nde tartışıldığını iddia etti.

SURİYE’DE BİLE BU KADAR GÖZALTI, TUTUKLAMA YOK

BDP’yi ve sivil toplum örgütlerini hedef alan operasyonlar kapsamında son altı ayda 4500 dolayında kişi gözaltına alındı. Bunlar arasında belediye başkanları, insan hakları savunucuları, gazeteciler ve yüzlerce seçilmiş bulunuyor. Altı ayda tutuklananların sayısı ise 1600’ü geçti

RAGIP ZARAKOLU DA GÖZALTINA ALINANLAR ARASINDA

İstanbul’da ‘KCK’ adı altında dün başlatılan gözaltı terörü kapsamında, Türkiye Yayıncılar Birliği Yayımlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı Yazar Ragıp Zarakolu da gözaltına alındı.

İstanbul’da ‘KCK’ adı altında başlatılan gözaltı furyası devam ediyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polislerin dün BDP İstanbul Siyaset Akademisi’nin yanı sıra birçok adrese yaptığı baskınların yanı sıra Mersin, Muğla ve Yalova’da toplam 42 kişi gözaltına alınmıştı. Polisin elinde 70 kişilik bir yakalama listesi olduğu bilgisi ortalıkta dolaşırken, gözaltılar da devam ediyor. Aynı zamanda Türkiye Yayıncılar Birliği Yayımlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı olan yazar ve yayıncı Ragıp Zarakolu da gözaltına alındı.

İstanbul’da 4 Ekim’de yapılan baskınlarda gözaltına alındıktan sonra 7 Ekim’de tutuklanan 98 kişi arasında Zarakolu’nun oğlu Deniz Zarakolu da bulunuyor.

YARDIM TAŞIRKEN GÖZALTINA ALINDI

Zarakolu’nun yanı sıra BDP Bağcılar İlçe Örgütü üyesi ve Kül-Der yöneticilerinden Nizam Özmen isimli yurttaş da Amasya’da gözaltına alındı. Özmen’in, depremzedeler için İstanbul’dan Van’a götürülen yardım kamyonundan indirilerek gözaltına alındığı öğrenildi.

Dün gözaltına alındıktan sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde götürülen kişilerin ise öğlen saatlerinde avukatları ile görüştürülmeleri bekleniyor.

TUNCEL: OPERASYONLAR KÜRTLERE SİYASETİ YASAKLAMAKTIR

İstanbul başta olmak üzere birçok ilde yapılan eş zamanlı operasyonlarla yüzlerce üye ve yöneticisi gözaltına alınan BDP’nin halkların kardeşliği için tek adres olduğunu belirten Tuncel, “AKP’nin arka bahçesini oluşturan Gülen cemaati medyasında yeni stratejiler okuyoruz. Bunlardan bir tanesi BDP’ye KCK adı altında operasyon düzenlemek, Kürtlere siyaseti yasaklamaktır” dedi.

Konuya ilişkin BDP İstanbul İl Binası’nda çok sayıda kurum temsilcisi ve basın mensubunun katılımıyla düzenlenen basın toplantısında göz altılara, AKP’nin Kürtlere karşı uygulamaya koyduğu yeni konsepte ve depremdeki yaklaşımına tepki gösteren İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, “Bugün cumhuriyetin 88. kuruluş yıl dönümü. Ama maalesef bu cumhuriyet Kürtlere hala inkar, soykırım, asimilasyon ve yok sayma olarak dayatılmaktadır. Buna karşı direnmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

SİYASİ FAALİYETLERİMİZ TERÖRİZE EDİLİYOR

Tuncel’den önce basın metnini okuyan BDP İstanbul İl Eş Başkanı Hüseyin Çalışçı, partilerinin siyasi faaliyetlerinin büyük kısmının terörize edilerek yasa dışıymış gibi gösterildiğini belirtti. Çalışçı, “Bugün cumhuriyetin 88. kuruluş yıl dönümü. Ülkenin pek çok yerinde kutlanan bu bayram ne yazık ki Kürtler için aynı anlama gelmiyor. Çünkü cumhuriyet Kürtler için baskı, zulüm, inkar, asimilasyon ve katliamla özdeşleşmiştir. Direnmekten başka çaresi olmayan Kürtler içinde bulunduğumuz son süreçte hiçbir insani ve ahlaki değerle örtüşmeyen uygulamalara maruz kalmaktadır. Yetkililerin ‘nefesimiz ensenizde’, ‘intikam’ biçimindeki açıklamaları sonucu polis gözetiminde faşist gruplar il ve ilçe örgütlerimize saldırmakta, halkımız linç edilmeye çalışılmaktadır” diye konuştu.

Ardından söz alan Tuncel ise, asıl sözlerini yarınki İstanbul kongresinde söyleyeceklerini belirterek, “Bugün 29 Ekim. Tabi Türkiye cumhuriyeti tarih boyunca Kürt sorunu konusunda büyük sorunları beraberinde getirmiştir. 1921 anayasası halkların bir arada yaşamasını kapsasa da, 1924 anayasası Türklük anlayışıyla diğer tüm halkları yok saymıştır. Biz bu inkarcı, asimilasyoncu, Türkçü zihniyeti devam ettireceğiz mesajını mı veriyor AKP bu göz altılarla? Biz AKP’nin operasyonlarından bu mesajı alıyoruz. Bir kez daha Kürtler yok sayılıyor. Ya istediğimiz sınırlarda yaşarsınız, ya da sizi yok sayıyoruz diyor AKP. Ama bu politikalar bu güne kadar başarılı olmadı, bundan sonra da olmayacaktır.” dedi.

İNTİKAM NARALARINI ÇOK DUYDUK

Gözaltı furyasının AKP yanlısı medya tarafından “bunlar devlet içinde devlet örgütlüyorlar” şeklinde sunulduğunu söyleyen Tuncel, şöyle konuştu: “Evet biz bu devlet işleyişine karşıyız. Bunu gizli kapaklı söylemedik. Kürtleri ve diğer halkları yok sayan, tekçi yaklaşıma dayanan bu sistemi beğenmiyoruz. Bunun için de mücadele ediyoruz. Bunu değiştirmeye çalışıyoruz. Demokratik bir Türkiye’nin mümkün olduğunu biliyoruz. AKP bunu engelleyecekse, bunun karşısında direneceğiz. AKP’nin arka bahçesini oluşturan Gülen cemaati medyasında yeni stratejiler okuyoruz. Bunlardan bir tanesi BDP’ye KCK adı altında operasyon düzenlemek, Kürtlere siyaseti yasaklamaktır. AKP demokrasisi budur işte. Operasyonların bugüne denk getirilmesiyle verilmeye çalışılan mesaj da budur. Kürtlerin dilinin kimliğinin tanınmadığı bir barış, barış olabilir mi? Anayasa komisyonu üyemiz Prof. Ersanlı gözaltına alınıyor. Kendisi Kürt değil. Ama o da kendi geleceğinin, Türkiye halklarının geleceğinin çözümünü Kürt sorunu çözümünde buluyor. Suçu akademide ders vermek. AKP ve diğer partiler akademisyen ve yazarlarla toplantılar yapıp görüşlerini alıyor. Ama BDP ile kim yan yana duruyorsa, bunun üzerinden baskı uyguluyor. 30 yıldır denenen yöntemlerle başarılı olacaklarını sanıyorlarsa, dönüp geçmişe baksınlar. İntikam naralarını çok duyduk. Bu naralarla 50 bin tane mezar kazıldı. AKP de yeni mezarlar kazmaya çalışıyor. Depremi bile şova dönüştüren bir başbakanla karşı karşıyayız düşünün. Başka bir gösterge ise Malatya’daki 23 cenazedir. Kimisinin kafası kimisinin ayakları yok. Bu nasıl bir vahşettir. Neden açıklamıyorsunuz kimliklerini. Bu vahşet karşısında nasıl susuyorsunuz. Şunu unutmayın ki, biz sırayı bozacağız. Eğer arkadaşlarımızı alıyorsanız, bizi de alın. Sırayı bozuyoruz. Biz hazırız.”

jadi
29-10-2011, 21:04
Sangre verdigin linkte virus gibi bisey var sanirim. Tiklayinca uyari verdi

Sangre
29-10-2011, 21:08
Ben virüs programı kullanmıyorum ama her hangi bir sorun yaşamadım.

Eğer virüs programı uyarı verdiyse linke tıklamayın ama kırmızı arka planda 'Bu bir saldırı sitesidir' tarzında bir saçmalık varsa, bu uyarının siteleri sansürlemenin başka bir yolu olduğunu düşünüyorum.

Yanlışım varsa, arkadaşlar düzeltebilir.

jadi
29-10-2011, 21:10
Ben virüs programı kullanmıyorum ama her hangi bir sorun yaşamadım.

Eğer virüs programı uyarı verdiyse linke tıklamayın ama kırmızı arka planda 'Bu bir saldırı sitesidir' tarzında bir saçmalık varsa, bu uyarının siteleri sansürlemenin başka bir yolu olduğunu düşünüyorum.

Yanlışım varsa, arkadaşlar düzeltebilir.

Hayir benim kendi anti-virus programim virusu engelledik gibi bir uyari verdi sadece. Cok anladigim mevzular degil ama bilgisayara bir girdimi cok karin agrisi yaratiyor bu seyler

Sangre
29-10-2011, 21:15
Hayir benim kendi anti-virus programim virusu engelledik gibi bir uyari verdi sadece. Cok anladigim mevzular degil ama bilgisayara bir girdimi cok karin agrisi yaratiyor bu seyler

Ben de pek anlamıyorum doğrusu.

Neyse, madem sitede virüs var, ilgilenen arkadaşlar konuyla ilgili googledan arama yapıp, başka sitelerden de okuyabilirler.

Edit; Bir de yukarıdaki ifademi, Cafrende ve bir kaç muhalif siteye girmek istediğimde 'Bu bir saldırı sitesidir' yazısıyla karşılaştığm için söyledim.. Onun dışında her hangi bir bilgim bulunmuyor.

AlbatrosS
29-10-2011, 23:30
Jadı: Güvenlik duvarı ayarlarıyla ilgili bir şeydir, sitede sorun yok.

Mevzu hakkında daha önce yazdık epey. Tekrar etmekte fayda var:

Kck, iktidarın Kürt sorununu çözme iradesi olmadığını açıkça gösterdi. Kck davası kürt siyasal hareketini kriminal bir vak'adan ibaret gören geçmiş dönem politikalarının bir devamıdır. İktidarın demokrasiden anladığı; baskı, tehdit ve şantajdır. Kck'ysa bunun bir aracıdır.

AlbatrosS
30-10-2011, 00:45
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=26742

Tutuklananlar arasına RAGIP ZARAKOLU da katılmış. Daha önce de oğlunu götürmüşlerdi.

Bunlar düpedüz 90 UYGULAMALARI! AKP'den demokrasi peydah edenler, bu tutuklamaların demokrasiye ne tip bir fayda sağlayacağını izah etsinler artık.

Ergenekon ilk ortaya çıktığında da yazdım: Bu dava en başından darbe ve darbecilerle gerçek anlamda bir hesaplaşmanın ötesidir. Herhangi bir örgüte sempati bile duysa, bir insan yazdıklarından ötürü ''tutuklanamaz''.

AKP belli ki ''srilanka'' ile ''batasuna'' hattı arasında gidip geliyor. Her iki örnekte Türkiye ölçülerinde epey ''batasıca'' örneklerdir. Bu ülkeyi sahiden bölmek için başka bir şey yapmaya gerek yok...

AlbatrosS
30-10-2011, 18:46
http://www.demokrathaber.net/sadece-%E2%80%98ak-partili-kurt-mu-istiyorsunuz-makale,2698.html

güzel bir yazı...

Neva
30-10-2011, 19:44
Ben virüs programı kullanmıyorum ama her hangi bir sorun yaşamadım.

Eğer virüs programı uyarı verdiyse linke tıklamayın ama kırmızı arka planda 'Bu bir saldırı sitesidir' tarzında bir saçmalık varsa, bu uyarının siteleri sansürlemenin başka bir yolu olduğunu düşünüyorum.

Yanlışım varsa, arkadaşlar düzeltebilir.


Sangre;

Ben de tikladim antivirus programi acmadi ve blokladi. Exploit uyarisi verdi.
Sansur amacli degil sanirim.

murted
30-10-2011, 20:53
Amacı virüs, trojan, spyware vs. yaymak olmayan sitelere de bulaşabiliyor bu tarz zararlılar. En güvenlisi linki tıklamamak, site sahiplerini bu konuda uyarmaktır.

Ottomanus
31-10-2011, 15:24
Hükümetin darbe peşinde koşan orduyu sindirme ve geriletme planı olarak göze çarpan Balyoz ve Ergenekon davalarında bir general tutuklandığı zaman bile hemen ayağa kalkan, basında son dakika olarak haber yapan geniş bir kesim, nedense KCK davasını görmezden geliyorlar.. Hiçbir haber kanalında, internet sitesinde, tartışma programında bu konu yer almıyor.. Bu kesimin aslında neye/ne kadar duyarlı olduklarını da bize net olarak gösteriyor.

Sadece darbe peşinde koşanlara yönelik operasyonlara karşı ayağa kalkanlar olduğu gibi sadece terör örgütünün şehir yapılanmalarına yönelik operasyonlara karşı ayağa kalkanlar da var. Bu gruplar ne hikmetse diğer kesime yapılan operasyonu değerlendirirken meseleye hakkaniyetli bakabiliyorlar fakat iş kendilerine geldiğinde hemen at gözlüklerini takıyorlar. Bu iki zihniyette sağlıklı değildir. Tabiri caizse biri kör, diğeri topaldır.

Kürt siyaseti gerçek anlamda sivilleşmedikçe, silahlı kanadı ile arasına bir sınır koymadıkça bu operasyonların sürmesi çok normal. Gerçi bizimkisi de boş bir temenni. Neticede bu KCK'nın başkanı da Karayılan değil mi? Dağ-şehir birbiriyle içiçe geçmiş. Hangi sınır, hangi mesafe?

"SİYASİ FAALİYETLERİMİZ TERÖRİZE EDİLİYOR" demişler. Buyrun taze bir olay. Üstelik "siyasi" bile değil, daha da masum ve sivil gibi görünen "kültürel" bir mekânda.

http://www.youtube.com/watch?v=P7OfuFP61E4

Dernek binasından şok eden görüntüler

"İzmir'de, korsan gösterilere karışıp resmi kurum ve polislere molotof attıkları iddiasıyla tutuklanan terör örgütü yandaşlarının, Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği'nde, eylem öncesi molotof hazırlama görüntüleri ortaya çıktı. Molotoflarını hazırlayan terör örgütü mensuplarının, dernekten çıkıp eylemlerini gerçekleştirmeleri de kamera ile görüntülendi."

Gördüğünüz gibi derneğin adı "Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği". Adı ne kadar masum, kültürel amaçlı bir görünüm çiziyor öyle değil mi? Ama içeride çevrilen dolaplar meydanda. Belki Serap Eser'in suratında patlayıp ölümüne sebep olan molotof da böyle "sivil" bir mekânda hazırlanıp, Serap'ın cellatının eline verilmişti. O "sivil" mekânlar bu videodaki gibi dernekler de olabiliyor, parti binaları da. Hatta molotfun da ötesinde belki bombalı eylemlerin bile hazırlığı, tedariki böyle yerlerde yapılıyor.

İşte bu samimiyetsizlik, mâlesef bunların tüm "sivil" siyasetlerine sirayet etmiş durumda. Kürt siyasetinde böyle bir zihniyet hâkim iken operasyon olması değil, olmaması şaşırtıcı olur, adaletin ve devletin acz içinde olduğunun, korkaklığının göstergesi olur.

Bu bağlamda bu operasyonları sözde değil özde sivil siyasetin yerleşmesi ve perde arkasındaki karanlık yapıların devreden çıkarılması bir fırsat olarak görüyor ve olumlu buluyorum. Tıpkı vücudun hastalıklı bir yerine yapılan cerrahi müdahale gibi...

Ottomanus
31-10-2011, 15:28
Video linkini mesaja bir kez koymama rağmen birden fazla video olmuş. Mesajımı düzenleyemiyorum da.

AlbatrosS
31-10-2011, 20:45
AKP'nin savaşı
31 Ekim 2011, 10:37
12
14
16
18
Yıldırım Türker
KCK tutuklamalarında sıranın Prof. Büşra Ersanlı’ya kadar gelip dayanmış olması, AKP hükümetinin muhalif sözü kökünden kurutup siyaset alanını bombardımana tutma gayretinin zirve noktasını oluşturuyor.
Büşra Ersanlı, BDP Anayasa Komisyonu’ndaydı ve 10 Ekim’de AKP heyetiyle görüşmüştü.
Ersanlı, sivil alanda sözü kıymetli, son zamanlarda dillere pelesenk olup içi boşaltılmış ‘aklıselim sahibi’ tanımlamasına fevkalade yakışan bir sosyal bilimcidir. Onu bir savaş taktikçisi olarak yutturmaya çalışanları tarihe havale etmek yetmez.
KCK tutuklamalarına karşı can havliyle haykırmak zorundayız. Yoksa eli kulağında, ölüm kazanacak.
KCK tutuklamaları, AKP hükümetinin BDP’yi asla ve inatla muhatap kabul etmediğini, yegâne muhatap olarak PKK gerillalarını gördüğünü kanıtlamaktadır.
Büşra Ersanlı gibi Ragıp Zarakolu da BDP Parti Meclisi üyesi olduğu için gözaltına alındı.
Karşısında duran kimsenin dokunulmaz olmadığı, ille de susması gerektiği hissini sabitlemek AKP’nin şu anki savaş taktiği.
Hükümet yandaşı zevat ne kadar küfrederse etsin, tekrar ediyorum: Bu savaş, AKP’nin savaşıdır.
AKP kurmayları her ne kadar ‘Hukukun işleyişine karışamayan mahzun demokrat’ postuna sığınsalar da bu kavşaktan sonra bütün inandırıcılıklarını kaybetmişlerdir.
Henüz Ersanlı ve Zarakolu’nun avukatlarının ulaşamadığı dosyaların utanmaz medyada yayımlanması da bu savaşın nasıl yürütüldüğü konusunda yadsınamaz değerde bir ipucu sunmuyor mu?
Sabah denilen gazeteye bakarsanız, Ersanlı, “KCK’ya terörist yetiştirmekte eğitmen” imiş. BDP’nin Siyaset Akademisi’ni fesat yatağı ilan edecekler ya, Ersanlı da Akademi’de örgüte, yani PKK’ya ideolojik olarak yetişmiş kadro hazırlamaktan sorumluymuş.
Efendinin Zaman’ıysa gözaltı nedenini polisinden kaptığı gibi okuruna sunuyor. Buyurun okuyun: “KCK’ya yönelik savcılık talimatıyla yapılan ortam dinlemesinde Türkiye’de bir iç savaş çıkarılmasının tartışıldığı anlaşıldı. Terör örgütünün savaşı dağdan metropollere yaymayı, Türk-Kürt çatışması çıkarıp bunu derinleştirmek istediği ortaya çıktı. BDP Ümraniye İlçe Başkanlığı’nın üst katında bulunan siyaset akademisinde bir araya gelen KCK zanlılarına ait tapelerde Başbakan Tayyip Erdoğan’a yönelik bir suikasttan da söz edildiği tespit edildi. Okullarda ‘Apoculuk ile eğitim kendinden insanlık, insanlıkta da kendini yaratmaktır, bu eğitim ile her arkadaş kendini Apocu bir peygamber yapmaktadır’ gibi uç eğitimlerin verilmesi gerektiği bildiriliyor.”
Ersanlı’nın verdiği iddia edilen eğitime bakar mısınız? Sadece belirli gazetelerin polis yazarlarını heyecanlandıracak bir safsata.
Zaman gazetesi hanidir demokratlık müsameresinden vazgeçti.
Elbette Hocaefendi Hazretleri de.
Geçenlerde Fethullah Gülen’in Herkul.org’da yayımlanan sohbetini “Kürt meselesi hakkında önemli tespitlerde bulundu” diye muştuluyordu Zaman. Gülen her zamanki muhteşem diliyle pek yumuşak başlayıp şöyle yuvarlıyordu son incilerini: “‘Hakkı kötek olanlar’ istisna edilirse, o toplumun yüzde doksan beşi şefkatle ve re’fetle kucaklanmalı, onlara karşı mülayemetle hareket edilmelidir.” Hocaefendi hakkı kötek olan % 5’i saptamış besbelli. Bir de şuradan okuyup aydınlanın:
“Herkes bu meselenin halli için duanın gücüne de sığınmalı; her fırsatta gönüllerini Yüce Dergâh’a açıp ‘Allah’ım, birliğimizi sağla, aramızı te’lif buyur, bizi vifak ve ittifaka muvaffak kıl. Hidayet ve ıslahını murat buyurduğun insanları ıslah eyle, kalb ve kafalarına salah ver. Şayet düşmanlık yapanlar arasında ıslahını murat buyurmadığın ve kendileri hesabına ıslah istemeyen kimseler varsa, onların altlarını üstlerine getir, birliklerini boz, evlerine ateş sal, köklerini kurut ve işlerini bitir’ diye niyaz etmelidir.”
Bundan başka, “30 yıldır dağdaki bir avuç şakinin hakkından gelemiyorsun” gibi derin saptamalarından da mahrum bırakmıyor inananlarını. PKK da yandaşlarıyla o % 5’i oluşturan ‘bir avuç şaki’, ona kalırsa.
İnsanların tıyneti savaş ve afet zamanlarında ortaya çıkar. Ilımlı bildiğimiz Cumhurbaşkanı’nın cuş ü huruşa kapılıp intikam yemini haykırdığı bir ülkenin evlatlarıyız. Şimdi zatıâlilerinden rica etsem de gelip evimin karşı duvarındaki nevzuhur ‘Kürtlere Ölüm’ yazısını siliverse.
Çünkü gerek dinbilimci Başbakan, gerek Cumhurbaşkanı ve cemaatleri Fethullah Bey’in de destekleriyle vahşi, bedduacı bir savaş dilini bayrak etmiş durumda. Resmi ağızlardan ırkçılığın en yüzsüz örnekleri dökülüyor.
Bu dil, Van’daki depremzedelere yardım diye taş-sopa gönderen, onların yaşadıklarını kutlayıp oh çeken, mahallemin duvarına ‘Kürtlere Ölüm’ yazanları besliyor.
Utanmaz medyanın katkılarıyla.
Herkes şu aralar oturup iyice bir düşünmeli. Bu da geçer ya hu! Ama ileride birbirimizin yüzüne nasıl bakacağız? Çocuklarımız birbirlerine nasıl hitap edecekler?

http://www.demokrathaber.net/akpnin-savasi-makale,2713.html

ve mevzuyla alakalı olabilecek bir yazı daha:

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1067998&Yazar=PINAR%20%D6%D0%DCN%C7&Date=31.10.2011&CategoryID=97

AlbatrosS
31-10-2011, 21:14
Sadece darbe peşinde koşanlara yönelik operasyonlara karşı ayağa kalkanlar olduğu gibi sadece terör örgütünün şehir yapılanmalarına yönelik operasyonlara karşı ayağa kalkanlar da var. Bu gruplar ne hikmetse diğer kesime yapılan operasyonu değerlendirirken meseleye hakkaniyetli bakabiliyorlar fakat iş kendilerine geldiğinde hemen at gözlüklerini takıyorlar. Bu iki zihniyette sağlıklı değildir. Tabiri caizse biri kör, diğeri topaldır.

Kürt siyaseti gerçek anlamda sivilleşmedikçe, silahlı kanadı ile arasına bir sınır koymadıkça bu operasyonların sürmesi çok normal. Gerçi bizimkisi de boş bir temenni. Neticede bu KCK'nın başkanı da Karayılan değil mi? Dağ-şehir birbiriyle içiçe geçmiş. Hangi sınır, hangi mesafe?

"SİYASİ FAALİYETLERİMİZ TERÖRİZE EDİLİYOR" demişler. Buyrun taze bir olay. Üstelik "siyasi" bile değil, daha da masum ve sivil gibi görünen "kültürel" bir mekânda.

http://www.youtube.com/watch?v=P7OfuFP61E4

Dernek binasından şok eden görüntüler

"İzmir'de, korsan gösterilere karışıp resmi kurum ve polislere molotof attıkları iddiasıyla tutuklanan terör örgütü yandaşlarının, Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği'nde, eylem öncesi molotof hazırlama görüntüleri ortaya çıktı. Molotoflarını hazırlayan terör örgütü mensuplarının, dernekten çıkıp eylemlerini gerçekleştirmeleri de kamera ile görüntülendi."

Gördüğünüz gibi derneğin adı "Kürt Dili Araştırma ve Geliştirme Derneği". Adı ne kadar masum, kültürel amaçlı bir görünüm çiziyor öyle değil mi? Ama içeride çevrilen dolaplar meydanda. Belki Serap Eser'in suratında patlayıp ölümüne sebep olan molotof da böyle "sivil" bir mekânda hazırlanıp, Serap'ın cellatının eline verilmişti. O "sivil" mekânlar bu videodaki gibi dernekler de olabiliyor, parti binaları da. Hatta molotfun da ötesinde belki bombalı eylemlerin bile hazırlığı, tedariki böyle yerlerde yapılıyor.

İşte bu samimiyetsizlik, mâlesef bunların tüm "sivil" siyasetlerine sirayet etmiş durumda. Kürt siyasetinde böyle bir zihniyet hâkim iken operasyon olması değil, olmaması şaşırtıcı olur, adaletin ve devletin acz içinde olduğunun, korkaklığının göstergesi olur.

Bu bağlamda bu operasyonları sözde değil özde sivil siyasetin yerleşmesi ve perde arkasındaki karanlık yapıların devreden çıkarılması bir fırsat olarak görüyor ve olumlu buluyorum. Tıpkı vücudun hastalıklı bir yerine yapılan cerrahi müdahale gibi...

Alevi ve zerdüşt olmayı ''suç'' telakki eden dinci faşistler sivil siyasetin önünü açmış da bizim mi haberimiz yok?

Bu kadar samimiyetsizlik olmaz ama. Kriminal polis-istihbarat servisleriyle çok ''operasyonlar'' yaptı bu ülke. Her operasyonun başında da medya vardı. Hayata Dönüş Operasyonu barbarlığını da önce ''medya operasyonuyla'' yaptılar. Neticede: 30 ölü! Bugün o eli kanlı katillere kimse inanmıyor, mahkumlar hakkında söylenen iğrenç yalanlarıysa herkes biliyor.

KCK kepazeliği de birgün o operasyonların arasında yerini alacak. Tıpkı 12 eylül gibi. Her gün bir kahve tarayıp sağa sola bomba atan gladio gerçeğine türkiye 30 sene sonra inandı. Artık, akli melekelerini kaybetmemiş hiç jkimse ''anarşi ve terör'' mavallarını yutmuyor.

Dağda elinde silah olan adamla ''masaya oturup'' eline silah almamış olanı içeri tıkmak, savaşı benzin dökmektir.

AKP kürt sorununu ''kürtsüz'' çözeceğini(?) beyan etmiştir artık. Bundan sonra dökülen her kanın sorumlusu ''kürde de aleviye de düşman'' olduğunu birçok kereler ikrar eden AKP'dir.

Çoktandır sizlerin demokrasi mavalları saygı görmüyor. 10 senedir iktidar olup da henüz ''anadilde eğitimi'' bile pazarlık vesilesi yapan kepazeliğe herkesin karnı tok artık. Anadilde eğitimi kabul edeceğinin bile sinyallerini vermeyen bir siyasal kepazeliğe rağmen ''canımmm gelin artık ovaya'' demek, geçmişten farklı olarak ''fare zehrini'' (http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=23.06.2011&y=AbdulkadirSelvi) dağda değil de ''ovada'' hazır eylemektir.

Şu haliyle Pkk'nın silah bırakması demek, 80 yıllık kokuşmuş ulus-devlet kepazeliği ve meşruiyet sınırlarını makyajlayarak kürt siyasetçilerinin tamamını hapse tıkmaktır.

AKP'nin yapmaya çalıştığı kck operasyonlarıyla kürtlerin siyasal iradesini kırarak teslimiyete zorlamaktır. Bir de buna utanmadan ''yeni strateji'' diyorlar ya.

DGM'nin yerini ''özel yetkili mahkemeler'', ohal'in yerini ''kck operasyonları'' almışken buyrun gelin siyaset yapın demenin manası: Kucağımı açtım, sizi bu sefer daha şefkatle ve okşayarak seveceğim(*) demektir.

Dayakçı ve otoriter koca(devlet-akp)nın geçmişten farkı budur: Devri istibdat'ta konuşamadan ağlatırlaken ananı devr-i hürriyette önce konuşturup sonra ağlatıyorlar ananınızı...

Sivil siyasetten anladığınız ''iki tane slogan atan çocuğu 24 ay tutuklu koymaksa'', sevsinler sizin sivilliğinizi.

Legal ve her yerde bulunan dergileri ''suç delili'' sayan bir demokrasi, olsa olsa akp demokratlığı olur.

* sevgi: akp demokrasi lügatında 24 ay'dan başlar. Bunun adına sevgi diyorum ama sen başka şey de anlayabilirsin.

AlbatrosS
31-10-2011, 21:40
Çoğunluğu akademisyenlerden oluşan 700 kişilik bir grup, Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nün eski Bölüm Başkanı ve Siyaset Bilimi hocalarından Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) operasyonları kapsamında gözaltına alınmasını bir bildiri ile protesto etti.
28 Ekim'de gözaltına alınan Ersanlı'ya destek verenler arasında eski İstanbul Belediye Başkanı Ahmet İsvan, Prof. Dr. Cemal Kafadar, Ka-Der Başkanı Çiğdem Aydın, Prof. Dr. Fatmagül Berktay, Prof. Dr. Günay Göksu Özdoğan, Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Prof. Dr. İsenbige Togan, emekli Büyükelçi Temel İskit ve yazar Yaşar Kemal de var.
Kamuoyuna duyurulan metinde "Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın gözaltına alınması, Türkiye'nin, eşitlik, barış, sosyal adalet, akademik ve siyasi özgürlükler içinde, gerçek bir demokrasiye ulaşma çabalarına vurulmuş ağır bir darbedir" deniyor.
İlkel bir "düşünce suçu" zihniyeti

2009'dan bu yana 7748 kişinin gözaltına alındığı; 3895 kişinin "gelecekte dava tarihleri belirlenmeksizin" gözaltında tutulduğu KCK davasına Ersanlı'nın da dahil edilmesi nedeniyle hazırlanan imza metni şöyle:
"Türkiye'de ve uluslararası akademik çevrelerde yaptığı bilimsel ve toplumsal çalışmalarla tanınan Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nün eski Bölüm Başkanı ve Siyaset Bilimi hocalarından Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın da aralarında bulunduğu 70 kişinin daha "KCK" adı verilen operasyonlar kapsamında gözaltına alınması, hepimizde derin kaygılar yaratmıştır."
"Sivil siyasetin önünün açılması, Türkiye'nin özlemini çektiği yeni anayasanın yapılması ve ülkede kalıcı bir barışın kurulması için, yıllardır canla başla çalışan ve bir süre önce Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Parti Meclisi ve Anayasa Komisyonu'nda görev alan Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın gözaltına alınması, demokrasi ve hukuk devletine inanan tüm kesimlerde ciddi infiale neden olmuştur."
"Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın gözaltına alınması, Türkiye'nin, eşitlik, barış, sosyal adalet, akademik ve siyasi özgürlükler içinde, gerçek bir demokrasiye ulaşma çabalarına vurulmuş ağır bir darbedir."
"Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın ve ülkemizde barış, demokratik hak ve özgürlükler mücadelesi veren gözaltında ya da tutuklu tüm sivil siyasetçilerin, akademisyenlerin, gazetecilerin acilen serbest bırakılmalarını talep ediyoruz. Ciddi ve somut kanıt olmadan, ilkel bir "düşünce suçu" zihniyetiyle insanların gözaltına alınması ve tutuklanması insan haklarına aykırıdır."
Prof. Dr. Gençay Gürsoy bianet'e, "Ragıp Zarakolu ve Büşra Ersanlı'nın hiçbir kanıt sunulmadan gözaltına alınmaları gidişin vehametinin göstergesidir. Nereye kadar uzanacağı belli değil. BDP ile ilişkili olan herkesin gözaltına alınıp tutuklanması demokrasi mücadelesini sekteye uğratıyor; Türkiye'nin uluslar arası imajı ciddi şekilde zedeleniyor" dedi. (IC)
İmzacılar:
A. Ekber Doğan (Yard. Doç. Dr.) - A. Serkan Mercan - Abdullah Sezer (Yard. Doç. Dr.) - Adalet Dinamit - Adnan Çelik - Adnan Demir (Hukukçu) - Ahmet A. Sabancı - Ahmet Abakay - Ahmet Alış - Ahmet Altınel (Öğr. Gör) - Ahmet Atıl Aşıcı (Yard. Doç. Dr.) - Ahmet Beyaz (Yard. Doç. Dr.) - Ahmet Çakmak (Prof. Dr.) - Ahmet Demirel (Doç. Dr.) - Ahmet Dindar (Hukukçu) - Ahmet Ergenç - Ahmet Ergin (Hukukçu) - Ahmet Ersoy (Doç. Dr.) - Ahmet İçduygu (Prof. Dr.) - Ahmet İnsel (Prof. Dr.) - Ahmet İsvan - Ahmet Kardam - Ahmet Şahinöz (Prof. Dr.) - Ahmet Tonak (Prof. Dr.) - Akın Atalay (Hukukçu) - Akın Atauz - Akın Tek - Aksu Bora - Alev Özgüner - Ali Akay (Prof. Dr.) - Ali Baykal (Prof. Dr.) - Ali Bayramoğlu - Ali Kerem Saysel (Doç. Dr.) - Ali Nesin (Prof. Dr.) - Ali Osman Karababa (Prof. Dr.) - Ali Rıza Güngen - Ali Rıza Taşkale - Ali Şenalp - Alice vonBieberstein - Alpar Sevgen (Prof. Dr.) - Alper Akyüz (Yard. Doç. Dr.) - Alper Duman (Yard. Doç. Dr.) - Anıl Duman (Yard. Doç. Dr.) - Aram Dildar - Aran Arslan - Ariel Salzmann (Doç. Dr.) - Arif Ali Cangı (Hukukçu) - Arif Çağlar (Dr.) - Arzu Başaran - Arzu Gökçen - Arzu Öztürkmen (Prof. Dr.) - Asena Günal - Aslı Göksel (Doç. Dr.) - Aslı Odman - Aslı Tunç (Doç. Dr.) - Aslı Zengin - Aslı Gür - Asuman Susam - Ayça Alemdaroğlu (Dr.) - Ayça Çubukçu (Dr.) - Ayça Damgacı - Ayda Arel (Prof. Dr.) - Aydan Baktır - Aydan Gülerce (Prof. Dr.) - Aydın Arı - Aydın Bodur - Aydın Engin - Aydın Gelmez - Aydın Orak - Ayfer Hortaçsu (Yard. Doç. Dr.) - Ayhan Aktar (Prof. Dr.) - Ayhan Sol - Aykut Çoban (Prof. Dr.) - Ayla Zırh Gürsoy (Prof. Dr.) - Ayse Buğra (Prof. Dr.) - Ayşe Parla (Yard. Doç. Dr.) - Ayşecan Terzioğlu (Yard. Doç. Dr.) - Aysun Erol - Ayşe Akalın (Yard. Doç. Dr.) - Ayşe Akdeniz - Ayşe Ayata (Prof. Dr.) - Ayşe Berkman (Prof. Dr.) - Ayşe Betül Çelik (Doç. Dr.) - Ayşe Bilge Dicleli - Ayşe Durakbaşa (Prof. Dr.) - Ayşe Erzan (Prof. Dr.) - Ayşe Feyiman Takış - Ayşe Gökkan - Ayşe Gözen (Prof. Dr.) - Ayşe Gül Altınay (Dr.) - Ayşe Kadıoğlu (Prof. Dr.) - Ayşe Parla (Yard. Doç. Dr.) - Ayşe Savaşçı - Ayşe Semiha Baban - Ayşe Serdar (Dr.) - Ayşe Sözeri Cemal - Ayşegün Soysal (Dr.) - Ayşem Biriz Karaçay (Dr.) - Ayşen Candan - Ayşen Candaş (Yard. Doç. Dr.) - Ayşen Esin - Ayşen Uysal (Doç. Dr.) - Ayşenur Demirkale (Hukukçu) - Ayten Alkan (Doç. Dr.) - Aziz Çelik (Doç. Dr.)

B. Özgür Sarıoğlu (Prof. Dr.) - Bahar Bilgen Şen - Bahar Şahin Fırat - Baki Tezcan (Doç. Dr.) - Banu Can - Baran Doğan (Hukukçu) - Barış Özkul - Barış Ünlü (Dr.) - Barış Yapışkan (Yard. Doç. Dr.) - Baskın Oran (Prof. Dr.) - Başak Demir - Başak Erel - Başak Ertür - Batur Talu - Begüm Özkaynak (Doç. Dr.) - Behlül Çalışkan - Behzat Kocavardar - Bekir Ağırdır - Bengi Akbulut (Dr.) - Berk Esen - Berke Baş - Berna Güler Müftüoğlu (Yard. Doç. Dr.) - Berna Yazıcı (Yard. Doç. Dr.) - Berrak Karahoda - Beyza Üstün (Prof. Dr.) - Bilge Contepe - Bilgen Sütçüoğlu (Yard. Doç. Dr.) - Biriz Berksoy (Dr.) - Birol Dinçel - Birten Çelik (Yard. Doç. Dr.) - Burak Çelik (Dr.) - Burak Onaran (Yard. Doç. Dr.) - Burak Ülman (Dr.) - Burcu Özdemir - Burcu Yakut-Çakar (Dr.) - Burhan Şenatalar (Prof. Dr.) - Burhanettin Bulut - Bülent Duru - Bülent Özçelik

C. Burcu Kartal - Can Candan (Dr.) - Can Irmak Özinanır - Canan Balkır (Prof. Dr.) - Canan Kızılaltun - Cavidan Soykan - Cebrail Ötgün (Doç. Dr.) - Celal Üster - Cem Behar (Prof. Dr.) - Cemal Kafadar (Prof. Dr.) - Cemal Taş - Cemil Boyraz - Cemil Gündoğan - Cengiz Aktar (Dr.) - Cengiz Algan - Cengiz Arın (Dr.) - Cengiz Çandar - Cenk Erdil (Yard. Doç. Dr.) - Cenk Saraçoğlu (Yard. Doç. Dr.) - Cenk Yiğiter - Ceren Belge (Dr.) - Ceren Özselçuk (Yard. Doç. Dr.) - Cevat Demir (Prof. Dr.) - Cevza Sevgen (Prof. Dr.) - Ceyda Can - Christoph K. Neumann (Prof. Dr.) - Cihan Taylan Akdağ (Dr.) - Claire Copeaux - Coşkun Özdemir (Prof Dr.)

Çağatay Topal (Yard. Doç. Dr.) - ÇağrıYoltar - Çağlar Dölek - Çavlan Erengezgin - Çiğdem Aydın - Çiğdem Kafesçioğlu (Doç. Dr.) - Çiğdem Mater - Deniz Ali Gür - Deniz Ateşok - Deniz Erben - Deniz Gündüz (Dr.) - Deniz Yonucu - Deniz Yükseker (Doç.) - Derin Terzioğlu (Yard. Doç. Dr.) - Derya Kömürcü (Dr.) - Derya Özkaya - Didem Danış (Doç. Dr.) - Dilan Okçuoğlu - Dilara Demir - Dilara Kahyaoğlu - Dilek Çınar (Doç. Dr.) - Dilek Üzümcüler - Doğan Bermek

Ebru Avcı - Ebru Kayaalp (Yard. Doç. Dr.) - Ebru Oğurlu - Ece Öztan (Dr.) - Elçin Aktoprak (Yard. Doç. Dr.) - Elçin Arabacı - Elçin Macar (Doç. Dr.) - Elem Çiçek - Elif Andaç (Yard. Doç. Dr.) - Elif Bali - Elif Candan - Elif Çağış - Elif Daldeniz (Yard. Doç. Dr.) - Elif Kaba - Elvan Aksen - Emel Ataktürk (Hukukçu) - Emin Alper (Dr.) - Emine Ortakkaya - Emine Uşaklıgil - Emrah Cengiz - Emrah Çınar - Emrah Özen - Emre Bayındır - Engin Emre Değer - Engin Kılıç - Engin Sarı (Yard. Doç. Dr.) - Ercan Kanar (Hukukçu) - Erdal Doğan (Hukukçu) - Erdal İşbir - Erdal Karayazgan - Erdal Yavuz (Prof. Dr.) - Ergun Aydınoğlu (Doç. Dr.) - Ergün Özgür - Erhan Doğan (Yard. Doç. Dr.) - Erhan Keleşoğlu (Yard. Doç. Dr.) - Erkan Doğan (Yard. Doç. Dr.) - Erol Katırcıoğlu (Prof. Dr.) - Erol Köroğlu (Yard. Doç. Dr.) - Erol Memiş (Hukukçu) - Ersan Demiralp (Prof. Dr.) - Ersin Salman - Ersin Vedat Elgür - Esen Aslandoğan (Öğr. üyesi) - Esin Düzel - Esin Gülsen - Esra Çiftçi - Esra Danacıoğlu Tamur (Prof. Dr.) - Esra Demir Gürsel - Esra Mungan (Yard. Doç. Dr.) - Esra Salmanlı (Hukukçu) - Ester Ruben (Doç. Dr.) - Eşref Eşkinat (Prof. Dr.) - Etienne Copeaux - Evren Balta Paker - Evren Paydak (Hukukçu) - Eylem Özdemir (Dr.) - Eylem Tek

F. Hilal Lüleci - Fahri Aral - Faruk Alpkaya (Dr.) - Fatma Elif Koru (Hukukçu) - Fatma Gök (Prof. Dr.) - Fatma Hoşgör (Hukukçu) - Fatma Ülgen (Yard. Doç. Dr.) - Fatmagül Berktay (Prof. Dr.) - Fehim Caculi - Ferda Keskin (Doç. Dr.) - Ferdan Ergut (Doç. Dr.) - Ferhat Kentel (Doç. Dr.) - Ferhat Taylan - Ferhunde Özbay (Prof. Dr.) - Ferit Öztürk (Doç. Dr.) - Fethi Açıkel, (Doç. Dr.) - Fethiye Çetin (Hukukçu) - Fırat Söyle (Hukukçu) - Fikret Adaman (Prof. Dr.) - Filiz Gazi - Filiz Kardam (Doç. Dr.) - Filiz Kerestecioğlu - Firuz Kutal - Fuat Keyman (Prof. Dr.) - Fulya Atacan (Prof. Dr.) - Funda Şenol Cantek (Doç. Dr.) - Füsun Üstel (Prof. Dr.)

G. Gürkan Öztan (Yard. Doç. Dr.) - Galip Yalman (Doç. Dr.) - Garo Paylan - Gençay Gürsoy (Prof. Dr.) - Gökçen Alpkaya (Doç. Dr.) - Gökçer Özgür (Dr.) - Gökhan Atılgan (Doç. Dr.) - Gökhan Erdoğan - Göksel N. Demirer (Prof. Dr.) - Gönül Dinçer - Göze Orhon - Güçlü Ateşoğlu - Güçlü Tülüveli (Yard. Doç. Dr.) - Gül Tokay - Gül Yılmaz - Gülay Kılıçaslan - Gülay Toksöz (Prof. Dr.) - Gülay Yılmaz (Dr.) - Güler Okman Fişek (Prof. Dr.) - Gülhan Balsoy (Dr.) - Gülhan Türkay (Prof. Dr.) - Gülseren Adaklı (Doç. Dr.) - Gülseren Onanç - Gülseren Yoleri (Hukukçu) - Gülten Kaya - Günay Göksu Özdoğan (Prof. Dr.) - Güneş Murat Tezcur (Doç. Dr.) - Günizi Kartal (Yard. Doç. Dr.) - Günseli Kaya - Gürel Tüzün - Gürhan Ertür - Gürol Irzık (Prof. Dr.) - Güventürk Görgülü

H. Akın Ünver (Dr.) - H. Ege Özen - H. Neşe Özgen (Prof. Dr.) - Hacer Ansal (Prof. Dr.) - Hakan Arslan - Hakan Doğruöz - Hakan Güneş (Yard. Doç. Dr.) - Hakan Mıhcı (Doç. Dr.) - Haldun Gülalp (Prof. Dr.) - Haldun Sural - Hale Soygazi - Halil Berktay (Doç. Dr.) - Handan Durgut - Hanifi Barış (Hukukçu) - Hasan Hüseyin Aksoy (Doç. Dr.) - Hasan Hüseyin Evin (Hukukçu) - Hasan Metehan Özkan - Haydar Topay (Hukukçu) - Helin Sarı Ertem (Dr.) - Hidayet Şefkatli Tuksal - Huricihan İslamoğlu (Prof. Dr.) - Hülya Canbakal - Hülya Gülbahar (Hukukçu) - Hülya Kirmanoğlu (Prof. Dr.) - Hüseyin Aydın (Hukukçu) - Hüseyin Çakır - Hüseyin Gürbüz - Hüseyin Yener Erköse

I. Ercan Alp (Prof. Dr.) - Işıl Çakan Hacıibrahimoğlu (Doç. Dr.) - Işıl Çelimli - Işıl Ünal - Işın Kılıçaslan (Prof. Dr.) - Işıtan Gündüz

İbrahim Betil - İbrahim Kuran - İbrahim Mazlum (Yard. Doç. Dr.) - İbrahim Ö. Kaboğlu (Prof. Dr.) - İhsan Bilgin (Prof. Dr.) - İhsan Ercan Sadi - İlhami Alkan Olsson (Yard. Doç. Dr.) - İlhan Tekeli (Prof. Dr.) - İlke Şanlıer Yüksel (Yard. Doç. Dr.) - İlker Aktükün (Yard. Doç. Dr.) - İlker Birbil (Doç. Dr.) - İnci Kerestecioğlu (Doç. Dr.) - İpek Çalışlar - İrfan Eroğlu - İrvin Cemil Schick (Dr.) - İsenbige Togan (Prof. Dr.) - İsmet Akça (Yard. Doç. Dr.) - İzzettin Önder (Prof. Dr.)

Jennifer Sertel - JF Pérouse - Juan Cordido - Jülide Aral - Jülide Kural

K. Mehmet Kentel - Kaan Ağartan (Dr.) - Kadri Salaz - Kahraman Şakul (Dr.) - Kamil Tekin Sürek (Hukukçu) - Kasım Yeter - Kemal İnal (Doç. Dr.) - Kemal Kirişci (Prof. Dr.) - Kerem Eksen (Yard. Doç. Dr.) - Kızbes Aydın - Kıvanç Ersoy (Yard. Doç. Dr.) - Kıymet Çelik ( Dr.) - Koray Çalışkan - Kuban Altınel (Prof. Dr.) - Kumru Toktamış (Dr.) - Kurtar Tanyılmaz (Yard. Doç. Dr.) - Kutluğ Ataman - Kuvvet Lordoğlu (Prof. Dr.) - L. Doğan Tılıç (Doç. Dr.) - Lamia Gülçur (Dr.) - Levent Cantek (Dr.) - Leyla Gören Sümer (Prof. Dr.) - Leyla Neyzi (Prof. Dr.) - Leyla Şimşek Rathke - Liaisan Şahin

M. Akif Ateş - M. Asım Karaömerlioğlu (Doç. Dr.) - M. Hakan Koçak (Yard. Doç. Dr.) - M. Türker Armaner (Doç. Dr.) - Mahir Dönmezer (Dr.) - Mahmut Hortaçsu (Prof. Dr.) - Maya Arakon (Yard. Doç. Dr.) - Mehmet Barış Gümüşbaş (Yard. Doç. Dr.) - Mehmet Barış Kuymulu - Mehmet Berk Balçık (Dr.) - Mehmet Çetin - Mehmet Fatih Uslu (Yard. Doç. Dr.) - Mehmet Kartal - Mehmet Rauf Kesici (Yard. Doç. Dr.) - Mehmet Türkay (Prof. Dr.) - Mehmet Ural - Mehmet Zaman Saçlıoğlu (Prof. Dr.) - Mehtap Tosun - Melek Ulagay - Melih Ersoy (Prof. Dr.) - Meltem Kayıran (Yard. Doç. Dr.) - Meltem Toksöz (Yard. Doç. Dr.) - Meltem Türköz (Yard. Doç. Dr.) - Meral Demirel (Yard. Doç. Dr.) - Mert Arslanalp - Mert Bertan Avcı - Mesut Varlık - Mesut Yeğen (Prof. Dr.) - Mete Pamir (Dr.) - Mete Tunçay (Prof. Dr.) - Metin Özuğurlu (Doç. Dr.) - Michael Lowy (Prof. Dr.) - Mine Çerçi - Mine Eder (Prof. Dr.) - Mithat Sancar (Prof. Dr.) - Muhittin Tolga Özsağlam (Dr.) - Murat Akan (Yard. Doç. Dr.) - Murat Belge (Prof. Dr.) - Murat Birdal (Doç. Dr.) - Murat Cemal Yalçıntan (Doç. Dr.) - Murat Çelikkan - Murat Koyuncu (Yard. Doç.) - Murat Paker (Yard. Doç. Dr.) - Murat Yüksel (Yard. Doç. Dr.) - Mustafa Akgün (Prof. Dr.) - Mustafa Çapar - Mustafa Kemal Coşkun (Yard. Doç. Dr.) - Mustafa Noyan Arat, - Mustafa Sütlaş (Dr.) - Müge Karalom (Hukukçu)

Naciye Demir (Hukukçu) - Nadire Mater - Narınç Ataman - Nazan Aksoy (Prof. Dr.) - Nebahat Akkoç - Necati Özkan - Necmiye Alpay - Nesim Şeker (Yard. Doç. Dr.) - Neslihan Serap Şengör (Doç. Dr.) - Neslihan Tezel (Hukukçu) - Nesrin Sungur (Prof. Dr.) - Nesrin Uçarlar (Dr.) - Neşe Yıldıran (Yard. Doç. Dr.) - Neşecan Balkan (Dr.) - Nevra Necipoğlu (Prof. Dr.) - Nevzat Süer Sezgin - Nihal İncioğlu (Prof. Dr.) - Nihal Koldaş - Nihal Saban (Prof. Dr.) - Nihat Koçyiğit - Nil Mutluer (Öğr. Gör.) - Nilay Etiler (Doç. Dr.) - Nilay Özlü - Nilgün Toker (Prof. Dr.) - Nisan Kuyucu - Noemi Levy-Aksu (Yard. Doç. Dr.) - Nora Şeni - Nur Bekata Mardin (Öğr. Gör. Emekli) - Nuran Terzioğlu - Nuray Ergüneş (Yard. Doç. Dr.) - Nuray Mert (Doç. Dr.) - Nuray Sancar (Dr.) - Nurcan Baysal - Nurcan Özkaplan (Prof. Dr.) - Nurdan Arca - Nurhan Davutyan (Prof. Dr.) - Nurhan Yentürk (Prof. Dr.) - Nurhan Zakaryan - Nurşen Gök - Nurşen Gürboğa (Dr.) - Nüket Esen (Prof. Dr.) - Nüket Kardam (Prof. Dr.)

Oğuz Arıcı (Yard. Doç. Dr.) - Oktay Kocaman (Hukukçu) - Oktay Uygun (Prof. Dr.) - Olcay Akyıldız - Olgun Akbulut (Yard. Doç. Dr.) - Onur Hamzaoğlu (Prof. Dr.) - Oral Çalışlar - Orhan Silier - Osman Kavala - Osman Köker - Osman Küçükosmanoğlu (Prof. Dr.) - Oya Baydar - Oya Dağlar Macar (Doç. Dr.) - Oya Eksen - Oya Köymen (Prof. Dr.) - Ozan Erözden (Doç. Dr.)

Öget Öktem Tanör (Prof. Dr.) - Ömer Altan - Ömer Güven (Hukukçu) - Ömer Laçiner - Ömer Turan (Öğr. Gör.) - Ömer Turan - Önder Küçükural - Özden Zeynep Oktav - Özge Özdüzen - Özgür Adadağ (Yard. Doç. Dr.) - Özgür Burçak Gürsoy - Özgür Mehmet Kütküt - Özgür Müftüoğlu (Dr.) - Özgür Sevgi Göral (Hukukçu) - Özlem Albayrak (Dr.) - Özlem Barsgan - Özlem Beyarslan (Yard. Doç.) - Özlem Köksal - Özlem Özkan (Doç. Dr.) - Öznur Şahin

Pelin Ünsal - Pınar Akkuş - Pınar Bedirhanoğlu (Doç. Dr.) - Pınar İlkkaracan - Pınar Kür - Pınar Uyan (Yard. Doç. Dr.) - Pınar Yolum (Doç. Dr.)

Raşit Bilgin (Yard. Doç. Dr.) - Rauf Kösemen - Remzi Altunpolat - Reşit Canbeyli (Prof. Dr.) - ReyanTuvi - Reyda Ergün (Dr.) - Reyhan Yalçındağ (Hukukçu) - Rezzan İlke Mordeniz - Rezzan Tuncay (Prof. Dr.)

Saadet Becerikli - Saffet Rüştü Tekin - Saliha Paker (Prof. Dr.) - Sami Evren - Samim Akgönül (Prof. Dr.) - Sandrine Bertaux (Öğr.Gör.) - Sanlı Ateş (Yard. Doç. Dr.) - Savaş Karataşlı - Sebahattin Çurmit - Seçkin Özsoy (Yard. Doç. Dr.) - Seda Altuğ (Dr.) - Seda Salihoğlu - Sedat Şenoğlu - Sedat Yağcıoğlu - Sefa Feza Arslan (Doç. Dr.) - Selcan Kaynak (Yard. Doç. Dr.) - Selçuk Dursun (Dr.) - Selçuk Esenbel (Prof. Dr.) - Selim Deringil (Prof. Dr.) - Selim Mahmutoğlu - Selim Temo (Yard. Doç. Dr.) - Selin Kaner - Selin Pelek - Selma Acuner - Sema Bayraktar (Yard. Doç.) - Sema Semih - Semra Cerit Mazlum (Doç. Dr.) - Senem Aslan (Yard. Doç.) - Serap Güre - Serdar Altok (Yard. Doç. Dr.) - Serdar M. Değirmencioğlu (Prof. Dr.) - Serdar Tekin - Sergender Sezer (Dr.) - Serpil Güvenç - Serpil Hazar (Prof. Dr.) - Serpil Sancar (Prof. Dr.) - Serra Müderrisoğlu (Doç. Dr.) - Seval Gülen (Araş. Gör.) - Seval Kul (Yard. Doç. Dr.) - Sevda Köksoy Küey (Hukukçu) - Sevengül Sönmez - Sevgi Adak - Sevgi Alpsen Binbir (Hukukçu) - Sevgi Uçan Çubukçu (Doç. Dr.) - Sevilay Çelenk (Doç. Dr.) - Sevim Özdemir - Sevinç Altan - Sevinç Mıhçı (Doç. Dr.) - Seyhan Atak - Sezai Temelli (Yard. Doç. Dr.) - Sezgi Durgun (Dr.) - Shelly Rothsch - Sırma Evcan - Sibel Ercan - Sibel Irzık (Prof. Dr.) - Sibel Özbudun (Doç. Dr.) - Sibel Yalın - Sibel Yardımcı (Yard. Doç. Dr.) - Sima Aprahamian (Dr.) - Sinan Evcan (Yard. Doç. Dr.) - Sinan Yıldırmaz (Dr.) - Soli Özel - Stefo Benlisoy - Su Esmen - Suavi Aydın (Prof. Dr.) - Süha Oğuzertem (Dr.) - Süha Uysal

Şadi Ozansü (Dr.) - Şahika Yüksel (Prof. Dr.) - Şanar Yurdatapan - Şehbal Şenyurt - Şemsa Özar (Prof. Dr.) - Şenay Özden (Yard. Doç. Dr.) - Şeref Kavak - Şerif Derince - Şerife Geniş (Yard. Doç. Dr.) - Şirin Mine Kılıç - Şirin Tekeli (Doç. Dr.) - Şükran Gölbaşı (Dr.) - Şükrü Aslan (Dr.)

T. Sabri Öncü (Dr.) - Tahsin Yeşildere (Prof. Dr.) - Taner Akçam (Prof. Dr.) - Taner Timur (Prof. Dr.) - Tanıl Bora - Tansel Korkmaz (Doç. Dr.) - Tansu Açık (Doç. Dr.) - Temel Demirer - Temel İskit - Teoman Pamukçu (Doç. Dr.) - Tezcan Durna - Tora Pekin (Hukukçu) - Tuba Çandar - Tuba Demirci (Yard. Doç. Dr.) - Tuğba Yıldırım - Tuğçe Kayaal - Tuğrul Paşaoğlu - Tulin Semayiş - Tuna Kuyucu (Yard. Doç. Dr.) - Turgut Tarhanlı (Prof. Dr.) - Tülay Ateş (Hukukçu) - Tülay Taşyar - Tülin Ural (Dr.)

U. Deniz Tuna (Hukukçu) - Uğur Hüküm - Uğur Kocabaşoğlu (Prof. Dr.) - Umut Aydın (Yard. Doç. Dr.) - Umut Azak (Yard. Doç. Dr.) - Umut Bozkurt (Dr.) - Umut Özkırımlı (Prof. Dr.) - Umut Tümay Arslan (Dr.) - Ülkü Zümray Kutlu - Ümit Cizre (Prof. Dr.) - Ümit Kıvanç - Ümit Şahin (Dr.) - Ünal Ertan (Doç. Dr.) - Üner Eyüboğlu

Vangelis Kechriotis (Yard. Doç. Dr.) - Vedat Türkali - Veli Deniz (Prof. Dr.) - Veli Polat (Doç. Dr.) - Viki Ciprut - Vildan Yirmibeşoğlu (Hukukçu) - Vilma Kuyumcuyan - Volkan Aytar - Volkan Gül

Y. Doğan Çetinkaya (Dr.) - Yahya M. Madra (Dr.) - Yalçın Armağan (Dr.) - Yaprak Zihnioğlu - Yasemin Aydın - Yasin Ceylan (Prof. Dr.) - Yaşar Kemal - Yavuz Aykan - Yelda Yücel (Yard. Doç. Dr.) - Yeşeren Eliçin (Doç. Dr.) - Yeşim Bayar (Dr.) - Yeşim Edis Şahin (Prof. Dr.) - Yeşim M. Atamer (Doç. Dr.) - Yeşim Yasin - Yıldırım Şahin - Yıldırım Şentürk (Yard. Doç. Dr.) - Yıldırım Türker - Yıldız Göney - Yıldız İmrek (Hukukçu) - Yıldız Ramazanoğlu - Yücel Demirer (Doç. Dr.) - Yücel Sayman (Prof. Dr.) - Yüksel Selek - Yüksel Taşkın (Doç. Dr.)

Zehra Yılmaz - Zerrin Bayındır - Zerrin Kurtoğlu Şahin (Doç. Dr.) - Zeynep Ergun (Prof. Dr.) - Zeynep Gambetti (Doç. Dr.) - Zeynep Kadirbeyoğlu (Yard. Doç) - Zeynep Oral - Zeynep Tanbay - Zeynep Uysal (Yard. Doç. Dr.) (HK)

demokrathaber.net

AlbatrosS
31-10-2011, 21:43
Köşelerden Ersanlı ve Zarakolu Tepkisi
Aydıntaşbaş, Engin, Cemal, Çalışlar, Yağcı, Türker, Çaralan, Gönensin, Talu, KCK kapsamında Ersanlı ve Zarakolu'nun gözaltına alınmasıyla ilgili ne dedi?

İstanbul - BİA Haber Merkezi 31 Ekim 2011, Pazartesi

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) adı altında yapılan operasyonlar kapsamında Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde öğretim üyesi ve BDP Parti Meclis üyesi Prof. Dr. Büşra Ersanlı ve Türkiye Yayıncılar Birliği Yayımlama Özgürlüğü Komitesi Başkanı ve Evrensel gazetesi yazarı Ragıp Zarakolu'nun gözaltına alınması ile ilgili , köşe yazarlarından iki gün boyunca gelen tepkileri derledik.
Oral Çalışlar (Radikal): KCK tutuklaması yanlıştı, şimdi berbat oldu
Büşra Ersanlı ... Boğaziçi Üniversitesi'nde genç bir öğrenci iken, devletle, polisle, savcıyla, hakimle ve cezaeviyle tanıştı. 12 Mart 1971'deki askeri darbeye karşı çıktığı, baskılara direndiği için hapse atıldı. ... Başını hep dik tuttu, sözünü açıkça söylemekten hiçbir zaman geri durmadı. Kürtlerin kimlik talebinin en ısrarlı destekçileri arasına girdi. ... Başörtülü öğrencilerin üniversiteye girme, Kürt öğrencilerin anadil eğitimi konusunda yürüttükleri mücadeleyi canla başla savundu.
(...)İşte böyle bir insanın Datça'daki yazlık evi basılıyor, bu insan gözaltına alınıyor ve 'KCK yapılanmasına karşı mücadele'den söz ediliyor... Bu operasyonların arkasında hangi siyasi akıl, hangi hukuki akıl varsa, kim buna destek veriyorsa onlara "durun artık" diyorum.
Hasan Cemal (Milliyet): Sadece AK Partili Kürt mü istiyorsunuz?
Ersanlı'yı 12 Mart darbe döneminden ve o yıllarda çektiği acılardan tanıyorum, hayatta demokrasi ve insan hakları çizgisindeki yürüyüşünü biliyorum.
İstanbul'daki bir KCK operasyonunda önceki gün gözaltına alındığını öğrenince aklıma üç soru takıldı.
Soru bir:
Meydanda sadece 'Ak Partili Kürt' mü kalsın istiyorsunuz?..
Soru iki:
Yoksa, Ak Partili olmayan bütün Kürtler de dağa çıksa iyi olur diye düşünenler mi var saflarınızda?
Soru üç:
Türkiye'nin 1990'larda içine çekildiği 'tuzak', bugün daha farklı bir makyajla yeniden mi tezgâhlanıyor?
Bu sorularım yeni değil.
KCK operasyonlarının 2009 yılı baharında başlamasından beri sürekli soruyorum.
Aydın Engin (T24): Ragıp Zarakolu ile 40 yıl
Seni, Büşra'yı, Ayşe Berktay'ı da kapsayan bu "gözaltı" ve galiba onu izleyecek "tutuklama" dalgası Kürt siyasal hareketinin TBMM'de de temsil edilen legal örgütlü yapısını illegalleştirme, yasadışı bir örgüt olarak gösterme hesabının bir adımı.

Peki Başbakanın kasım kasım kasılarak "Terörle mücadele, siyasetle müzakere" sözü bu durumda ne anlama geliyor? Herhalde müzakereye kendi partisi içindeki "Kürt kökenli" milletvekilleri ile yapıp "Müzakereler sonuçlandı. Durum bugünkü gibi sürecek. Sadece TRT'deki Kürtçe yayının saati 15 dakika daha uzatılacak" filan diyecek...
Aslı Aydıntaşbaş (Milliyet): Anayasa zirvesinden nezarethaneye
Ersanlı, sıradan bir öğretim görevlisi değil, İstanbul entelektüel çevrelerinde iyi tanınan, son yıllarda BDP safında yer alsa da aktivist değil akademik kimliğiyle öne çıkan biriydi.
(...)Ersanlı gözaltına alınmadan hemen önce gazete arşivlerinde yer alan son fotoğrafında, BDP ve Ak Parti'nin anayasa heyetleri arasında toplantıda inci kolyesiyle Ömer Çelik, Sadullah Ergin, Beşir Atalay, Burhan Kuzu ve Ahmet İyimaya'nın karşısında oturmuştu.
İşte bütün bunlardan dolayı hafta sonu gelen sürpriz gözaltı, kimilerine göre KCK davası için bir cins "Nedim Şener eşiği," kimilerine göre ise operasyonların "Bağcılar'dan Etiler'in göbeğine inmesi" (Ersanlı Rumeli Hisarı'nda oturuyordu) olarak algılandı.
Okay Gönensin (Vatan): Bu yolun ucu bellidir
KCK operasyonlarının, bütün tepkilere rağmen, devam etmesine hükümet tarafından tatmin edici bir açıklama getirilmiş değildir. Üstelik yayıncı Ragıp Zarakolu ile öğretim üyesi Büşra Ersanlı da son gözaltı dalgasının içine alınmıştır. Bu iki ismin gözaltına alınmaları vahim bir işarettir.
Kürt sorununun çözümüne ve barış ortamına katkıda bulunmak isteyen herkes Kürt siyasetinin değişik unsurlarıyla ilişki kurabilir, bu da asla suç değildir.
Ankara'da bir kısım yetkilinin kafası bu derece karışmışsa hemen kendilerini gözden geçirsinler. Bu operasyonlarla girilen yolun ucunda aydınlık yoktur.
Sultan Özer (Evrensel): Sıra barışın kalemlerinde
Prof. Dr. Büşra Ersanlı'nın ardından Yazar Ragıp Zarakolu'nun da son yapılan 'KCK' operasyonları kapsamında göz altına alınması, sıranın, barışın kalemlerine geldiğinin göstergesi oldu. BDP'li birçok seçilmiş milletvekili, belediye başkanı, parti yöneticisi ve üyesinin tutuklanmasının ardından sıra artık Kürt sorununda barışçıl, demokratik çözümü savunanlara, aydın, sanatçı, bilim insanlarına geldi.
Nabi Yağcı (Taraf): Kötü gidişat
Ersanlı ve Zarakolu'nun da KCK operasyonları kapsamında gözaltına alındığı haberini okudum. Can sıkıcı ... Kalemini tarihî gerçeklerle yüzleşmek için, halkların özgürlüğü için kullandı hep. Ermeni meselesinin aydınlanması, Kürt sorunu en yoğun ilgi konularıydı. Gözaltına alınma gerekçesi "terör" ise, terörle uzaktan yakından ilgisi olmadığına hiç kuşkum yok.
KCK operasyonlarının yanlışlığını başından beri tekrarlayanlardan biriyim. Diyarbakır'da KCK davasının ilk celsesini de izlemiştim, daha açılır açılmaz haksız, çürük bir dava olduğu besbelliydi. Halkın seçilmiş temsilcilerini içeri atmanın siyasetin alanını daraltmaktan başka sonuç vermeyeceğini görmemek için kör olmak gerekirdi.
(...) barış demokrasiyle birlikte gelmeli ve barışın güvencesi özgürlükçü demokrasi olmalı.
Umur Talu (Habertürk): Çala klavye notlar
Düğün yapabilen, tören yasaklayınca hamasici ile hamasetçi birbirine girdi! Oysa "cumhuriyet"ten özgürlük, eşitlik ve kardeşlik anlatmamakta mutabakat tam! Dil esasen ortak, sadece şive farklı! O yüzden, KCK tutuklamalarının Büşra Ersanlı ve Ragıp Zarakolu'nu da alan iştahında da birleşiyorlar.Canlı, cansız bombalarla da, onca can pahasına ve nefretlerle şiddetlenen bir cumhur ile (n)iyeti!
Yıldırım Türker (Radikal): AKP'nin savaşı
KCK tutuklamalarında sıranın Prof. Büşra Ersanlı'ya kadar gelip dayanmış olması, AKP hükümetinin muhalif sözü kökünden kurutup siyaset alanını bombardımana tutma gayretinin zirve noktasını oluşturuyor.
(...) Onu bir savaş taktikçisi olarak yutturmaya çalışanları tarihe havale etmek yetmez. KCK tutuklamalarına karşı can havliyle haykırmak zorundayız. Yoksa eli kulağında, ölüm kazanacak. ... Büşra Ersanlı gibi Ragıp Zarakolu da BDP Parti Meclisi üyesi olduğu için gözaltına alındı. ... Hükümet yandaşı zevat ne kadar küfrederse etsin, tekrar ediyorum: Bu savaş. AKP'nin savaşıdır.
(...) Bu zihniyet ve bu uygulama sürdükçe Türkiye şiddetle baş edemez.
İhsan Çaralan (Evrensel): Önce cezalandır, sonra yargıla
Bu kapsamda yürütülen soruşturmalar da; "Önce tutukla, sonra aylarca cezaevinde kalsın, operasyonlar operasyonlara eklensin, bir 'kanıt' bulunursa ne ala, bulunmazsa da zaten verilebilecek ceza kadar yatırılmış olur" mantığı ile yürütülüyor.
(...)AKP Hükümeti de bir yandan kendisini demokrasi ve özgürlüklerin savunucusu olarak ilan ederken, özgürlük ve demokrasi isteyen, barış ve kardeşlik isteyenleri "bölücü", "terörist", "teröristlerin uzantısı", "terörizmin destekçisi" olarak suçlamaktadır.
Selçuk Candansayar (Birgün): Büşra Ersanlı'ya takılan sarılan sarı yıldız
Büşra Ersanlı'nın gözaltına alınmasıyla iktidarın Kürt sorununu çözme stratejisinin temel izleği açık seçikleşti. Süreçteki her tutuklamanın tartışmalı olduğu bir gerçek ama Ersanlı'nın gözaltına lınmasının sembolik bir değeri var. İktisar bloku Türkiye'ye Ersanlı ile bir mektup gönderdi.
(...) Mektup, özelde Kürt sorunu genelde demokratikleşme süreci üzerine kafa yotan ve çözüm için etkin çaba harcayanlara ve süreci izleyenlere bir mesaj içeriyor.
(...) İktidar bloku, Kürt sorunu ve demokratikleşme konusunda kendisinden farklı düşünen herkese ama özellikle aydınlara, "Ya bendensin ya da sana PKK'li muamelesi yaparım" haberini yolluyor. (NV/IK)

hem kck hem de son tutuklamalar hakkında demokratların derli toplu tepkileri. okunmasında fayda var...