PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : İfade özgürlüğünün sınırları


kaanuni
05-12-2011, 00:58
Bu mevzuyu birkaç gündür kendimle tartışıyorum. Bu konularda sizlerin de görüşlerinizi almak isterim.

Şahsen, bir yandan hakaret, sövme ve iftira yasaklarının eşit uygulanamadığı düşünüyorum. Öteki yandan hem iftira hem hakarete maruz olan insanlar ile de empati kurabiliyorum. Ancak bu olaylar yasa ile, en azından mevcut yasalar ile çözümünün kurbanları korumaktan ziyade otoriteyi korumaya ve özgür düşünceyi bastırmaya yaradığını düşünüyorum.

Anket için yedi seçenek hazırladım. Birisi gırgır. Diğerlerinin de bütün posizyonları tasvir edemiyeceğini biliyorum. 5. seçenekteki 'iftira sadece belli durumlarda yasak'dan kastim: devleti temsil eden şahısların, tirajı yüksek gazete ve dergilerin, ve televizyon kanallarının veya bu kanalarda canlı yayına çıkan insanların sarf ettiği ifadeler. Kitap ve haber sitelerinin forumlarını muaf tutuyorum.

Ascendent
05-12-2011, 01:34
Herşeyin serbest olması taraftarıyım. Ekşi sözlük'ün alt kısmında yazan paragraf bu konudaki görüşlerimi %100 yansıtıyor:

bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.

istatistik
05-12-2011, 01:44
İftira ya da hakaretin olmaması gerektiğini düşünüyorum. İftira tartışmayı saçma sapan yerlere sürükleyen ve boşa zaman kaybettiren bir durum. Hakaret ise tartışmayı yarıda bıraktırıp kavgaya başlamaya neden olabilecek bir etken.

Ascendent
05-12-2011, 01:49
İfade/düşünce özgürlüğünü tam anlamıyla açıkladığını düşündüğüm çok iyi bir tanım:

Freedom of speech means the right to say whatever the fuck you want, provided it is not a direct and immediate incitement to violence or directly and immediately leads to some other violation of someone's rights, or a criminal conspiracy to do so.

It means this right cannot be justly prohibited by the state, it can only be prohibited by someone exercising their own personal or private property rights over the offending party. In other words, the state cannot prevent neo-Nazis from holding a rally in the town square, but I can prevent someone from expressing such beliefs in my house.
Yani Türkiye'de ifade/düşünce özgürlüğünün "i" si uygulanmıyor diyebiliriz. Kesinlikle her yerde devlet eliyle sansür vardır bu ülkede. Kimse özgürce dediklerini ifade edemez. Bir örnek vermek gerekirse Kürdistan olarak anılan bölgenin Türkiye'den ayrılması gerektiğini savunan bir grup var diyelim ve bunlar bir şehir meydanında toplanıp, basın açıklaması yapabilir, pankart açabilir,slogan atabilir,oturma eylemi düzenleyebilir ve bu yaptıkları diğer insanların haklarını direk ya da dolaylı yoldan çiğnemediği ve şiddete,suça yol açmayacağı sürece hiçbir devlet organı bu insanların görüşlerini ifade etmelerine engel olmamalı ve onları fikirlerini özgürce ifade edebilmeleri için teşvik etmeli&korumalı. Ancak ben söz konusu görüşü savunmuyorsam ve bu eylemcilerden birisi benim evime girip bu eylemi gerçekleştirmek istiyorsa ancak o zaman ben ona engel olabilirim çünkü benim haklarımı ihlal etmiş oluyor.

İfade/düşünce özgürlüğü budur. Bu devlet ve devletin başındakiler ifade/düşünce özgürlüğünü başka taraflarından anlıyorlar ya da işlerine gelmiyor. İnsanımız salak zaten haklarını bilmiyor.

jadi
05-12-2011, 01:50
Irkcilik gibi nefret suclari haric her turlu seyin ifade edilebilmesinden yanayim. Buna kufur etmek ve iftira atmak gibi seyler dahildir. Eger ifade ozgurlugunuzu kufur etmekten yana kullanirsaniz soylediginiz seylerin tesiri azalir. O yuzden bunu kisitlamanin veya bundan korkmanin bir anlami yok. Kotu soz sahibinindir neticede.

Astur
05-12-2011, 01:51
Ben ifade özgürlüğünün belli durumlarda sınırlanması gerektiği kanaatindeyim. Bunları kısaca hakaret(bunun da sadece hukukta "gerçek kişi" sayılan insanlar için geçerli olması yerinde olur), iftira, dolandırıcılık ve de kişi ya da gruplara saldırı/zarar çağrısı (yani çeşitli suçlara doğrudan veya dolaylı olarak azmettirme) başlıklarında toplayabiliriz herhalde. Bu ayrımı da genel olarak Mill'in zarar prensibi (http://en.wikipedia.org/wiki/Harm_principle) ışığında yapabileceğimizi düşünüyorum.

jadi
05-12-2011, 02:00
Iftira atmak noktasinda ifadelere bir kisitlama getirmenin manasi yok. Idda edilen seyin bir iftira oldugunun kanitlanmasi durumunda bunu sarfeden kimse iftiraci durumuna dusecek ve kendi sayginligini yitirecektir. Anlamsiz seylerden korkup ozgurlukleri kisitlamanin bir manasi yok. Abuk sabuk seylere yasak koydugunda zaten zincirleme seklinde bunlar uzayip gitmeye baslar

eyeoftheleopard
05-12-2011, 02:59
Malesef bizim gibi geri kalmış ülkelerde ifade özgürlüğü devletin belirlediği ideolojik sınırlar dahilinde kısılıp kalmaktadır.Buradan öteye geçemiyor olmasını halen daha görmek pek te keyif verici değil.

kaanuni
05-12-2011, 03:30
Malesef bizim gibi geri kalmış ülkelerde ifade özgürlüğü devletin belirlediği ideolojik sınırlar dahilinde kısılıp kalmaktadır.Buradan öteye geçemiyor olmasını halen daha görmek pek te keyif verici değil.

Ankette çok iyi belirtememişim. Türkiye'deki durumu değil ne olması gerektiğini sormak istiyordum. 2. şıkkı siz mi işaretlediniz? Yoksa aramızda koyu bir faşist mi var?

Anket sorusunu bir admin düzeltirse çok sevinirim. Kendim yapamıyorum.

jadi
05-12-2011, 03:48
Dolandiricilik sikkinin da ifade ozgurlugu anketinde olmasi bana biraz sacma geldi. Bu zaten bir suc fiilidir. Ifade ozgurlugu ile ne alakasi var, suc tespit edilince cezalandirirsin zaten.

kaanuni
05-12-2011, 04:14
Dolandiricilik sikkinin da ifade ozgurlugu anketinde olmasi bana biraz sacma geldi. Bu zaten bir suc fiilidir. Ifade ozgurlugu ile ne alakasi var, suc tespit edilince cezalandirirsin zaten.

Birisini dolandırmak için ona sözlü veya yazılı bir vaat vermen gerekir. Bunlar da haliyle bir ifade şeklidir. Dolandırıcılık büyük ölçüde iftiraya benziyor. İkisinde de konusu bilerek veya bilmeyerek yalan söylemenin ifade özgürlüğünün sınırlarının içerisinde olup olmadığı. İkisi arasında sadece yalanın konusu değişiyor. Bu iki suçta da, devletin üç şey yapması gerekiyor:

1- Mevzu bahis ifadenin yapılıp yapılmadığını belirlemek
2- İfade yapılmışsa asılsız olup olmadığını belirlemek
3- İfade asılsız ise, ifadeyi yapanın bunun doğru olup olmadığını kontrol etmekten sorumlu olup olmadığını belirlemek

Bu yüzden bunu ekledim. Somut bir örnek olarak homeopatiyi ve bazı başka "alternatif tıp" çarelerini kullanabiliriz. Bunların placebonun ötesinde hiç bir etkisi yok. Ancak placebo olarak satılmıyorlar, insanlar da bir işe yarayacağını düşünerek çatır çatır para sayıyor. Bence bir ürün satan veya vaat veren insan ben vaadimin doğru olduğuna inanıyordum, inandığım şeyi özgürce ifade etme hakkım yok mu savunması yapamaması lazım, söylediğinin doğru olup olmadığını öğrenmek ve doğruyu da söylemek ile yükümlü olmalı.

eyeoftheleopard
05-12-2011, 04:20
Ankette çok iyi belirtememişim. Türkiye'deki durumu değil ne olması gerektiğini sormak istiyordum. 2. şıkkı siz mi işaretlediniz? Yoksa aramızda koyu bir faşist mi var?

Anket sorusunu bir admin düzeltirse çok sevinirim. Kendim yapamıyorum.


Kendi adıma Türkiye deki durumu belirttim.

jadi
05-12-2011, 04:23
Iyide insanlari dolandirmak sucuyla yalan soylemek zaten dolandiricilik sucuna girer.

kaanuni
05-12-2011, 04:23
Kendi adıma Türkiye deki durumu belirttim.

Buna sevindim. Durumun ne olması gerektiği konusundaki düşüncenizi de paylaşırsanız sevinirim.

AlbatrosS
05-12-2011, 04:31
Şahsa küfür ve sin-kaflı hakaretler saydırmak ''ifade ve düşünce'' bahsine sokulamaz. Bunun sonu yoktur. Bu apaçık saldırı ve şiddettir. Saldırı ve şiddetin bir başka boyutu da etnik ve cinsel nefret-aşağılamadır.

Etnik-cinsel nefret gündelik yaşamda hatta ifade alanlarında olabildiğince serbest ve sıradanlaştığı içindir ki toplumlarda ''düşmanlık, kamplaşma, ırkçılık ve nefret suçları'' bu derece yaygındır.

Bu derece kolay ifade alanı bulup serbestleşen bir yapıyI bir de ''ifade özgürlüğü'' ilkesiyle tamamıyla özgür bırakmak düşünülmesi gereken bir mevzudur. Örneğin bu ülkede ''ötekiler'' üzerinde her türden ayrımcı, etnik-cinsel nefret ifadesi kolaylıkla icra edilip yaptırıma pek maruz kalmaz. Gündelik yaşamdaysa vaka-yı adiyedir.

Bu derece yaygın olup bu derece sıradanlaşan bir nefret suçları olgusuna karşı elimizde hiç değilse hukuki bir dayanağımız olmamalı mıdır? Irkçılık ve seksizmin adeta toplumsal hastalık haline getirildiği Tc'de birileri bunu bir de hiçbir hukuksal yaptırıma maruz kalmayacağını bilerek mi yapmalı? Kürtlere olanca ayrımcılık yetmiyor, bir de ifade özgürlüğü adı altında kendilerine küfür edilmesini özgür mü bırakalım mesela? Kadınlara yapılan şiddet yetmediği gibi hakaret ve küfrü özgür mü bırakalım? E, zaten özgür değiller mi? Bu daha da vahim sonuçlara yol açmaz mı? Tartışmaya değer bence.

vartor
05-12-2011, 17:26
Biraz hicbiri, biraz da hepsi bana kalirsa. Bir gurup icin iftira sayilabilecek bir ifade, bir baskalari icin gercegin tam kendisi olabilir. Mesela muhammed'in kadin iliskileri modern insan icin ahlaksizlik sayilabilirken, bunu acikca soylemeyi, diger bazilari iftira, yalancilik, saygisizlik, kufur sayabilir. Forumlarda da hepimizin gorebildigi gibi, birinin ifade ve fikir ozgurlugu anlayisi, digerine ahlaksizlik olarak gorunebiliyor.Siniri nerede cizmeliyiz sorusuna genel olarak, anti humanist, irkci, insanlari birbirine dusman edecek, veya benzeri soylesiler disinda, bireyler dusunduklerini acikca soyleyebilmelidir diye cevap vermek isterim.

ben
09-11-2012, 22:39
Hiç özgürlük (sınırsızlık) ile sınırlılık (mahpusluk) bir arada bulunabilir mi?

Özgürlüğün sınırı ve ya sınırlılığın özgürlüğü diye bir şey olabilir mi?

Sesli
10-11-2012, 01:30
Herşeyin serbest olması taraftarıyım. Ekşi sözlük'ün alt kısmında yazan paragraf bu konudaki görüşlerimi %100 yansıtıyor:

Size küfür edenler de serbestçe edebilmeli mi? İnsanları aşağılayan söylemler özgürlük mü sayılacak? O zaman bunu daha ileri götürmek de mümkün olur ve sizi beğenmeyenler sizi yok da edebilirler. Bu özgürlük mü oluyor?

Herşey serbest olursa kaos olur...Bir daha düşünmenizden yanayım.

ben
10-11-2012, 12:36
Her şey savunulabilir. Pedofili, ensest, tecavüz, hırsızlık, kölelik-cariyelik, soykırım, kafa kesme...

guide
13-11-2012, 02:44
Beynimizin kullanmadığımız kısmı da bizim sayılır mı?
Özgürlük böyle soyut bir şey. Sınırın çizilesi kısmına gelince, humanist tutumda karar kıldım.
İnananlar,inanmayanlar,inanmadığına inananlar, inandığına inanmayanlar birarada yaşıyorsak,
birbirimize tahammül edilesi bir güce hakimsek,sınır bazen yok; bazen var'a yakın, belirttiğiniz tüm şıklarla..