İfade/düşünce özgürlüğünü tam anlamıyla açıkladığını düşündüğüm çok iyi bir tanım:
|
Freedom of speech means the right to say whatever the fuck you want, provided it is not a direct and immediate incitement to violence or directly and immediately leads to some other violation of someone's rights, or a criminal conspiracy to do so.
It means this right cannot be justly prohibited by the state, it can only be prohibited by someone exercising their own personal or private property rights over the offending party. In other words, the state cannot prevent neo-Nazis from holding a rally in the town square, but I can prevent someone from expressing such beliefs in my house.
|
Yani Türkiye'de ifade/düşünce özgürlüğünün "i" si uygulanmıyor diyebiliriz. Kesinlikle her yerde devlet eliyle sansür vardır bu ülkede. Kimse özgürce dediklerini ifade edemez. Bir örnek vermek gerekirse Kürdistan olarak anılan bölgenin Türkiye'den ayrılması gerektiğini savunan bir grup var diyelim ve bunlar bir şehir meydanında toplanıp, basın açıklaması yapabilir, pankart açabilir,slogan atabilir,oturma eylemi düzenleyebilir ve bu yaptıkları diğer insanların haklarını direk ya da dolaylı yoldan çiğnemediği ve şiddete,suça yol açmayacağı sürece hiçbir devlet organı bu insanların görüşlerini ifade etmelerine engel olmamalı ve onları fikirlerini özgürce ifade edebilmeleri için teşvik etmeli&korumalı. Ancak ben söz konusu görüşü savunmuyorsam ve bu eylemcilerden birisi benim evime girip bu eylemi gerçekleştirmek istiyorsa ancak o zaman ben ona engel olabilirim çünkü benim haklarımı ihlal etmiş oluyor.
İfade/düşünce özgürlüğü budur. Bu devlet ve devletin başındakiler ifade/düşünce özgürlüğünü başka taraflarından anlıyorlar ya da işlerine gelmiyor. İnsanımız salak zaten haklarını bilmiyor.