PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ateizm, "Tanrı fikri"nden daha mı tutarlıdır?


upuaut
07-01-2012, 06:46
Arkadaşlar, Celal Hoca ateizmin, Tanrı fikrinden daha tutarlı olduğunu söylemiş! (http://haber.gazetevatan.com/ateizm-tanri-fikrinden-tutarlidir/422557/1/Gundem)

Makalesinde M.Ö. 6. yy. daki Milet’li Anaksimandros'un "Kâinatın ve zamanın ne başı ne de sonu vardır. O «apeiron»dur, yani sınırsızdır." sözüne yer vermiş.

Ne diyelim? Böyle durumlarda "uyan da balığa çıkalım" denir. Çünkü şimdi tartıştığımız konuyu Grekler (Eski Yunanlılar) daha M.Ö. 3-4. yy. da kendi aralarında tartışmışlar ve çözüme çok yaklaşmışlardı. Çözümü Hawking keşfetti!

Aranan çözüm Platon'un Evren tasarımında!

Yunanlı astronom Glaukon, astronomiyi Sokrates tarzında överken (ki Sokrates, Glaukon'un astronominin pratik faydalarını anlatırken, Glaukon'un astronomiyi övmesi karşısında alay eder gibi bir yanıt vermişti), son sözü şu olmuştu:

"-Öyleyse Astronomi ile, Geometri'de olduğu gibi, sırf akıl için problemler elde etmek amacıyla uğraşalım; gökteki oluşumları da kendi halinde bırakalım."

Bütün bu sözler modern deneysel (ampirik) tabii ilimlere alışmış olan bizlere çok garip gelmekle beraber, aslında Platon tamamıyla haklıdır. Aynen Geometri ve Mekanik'te olduğu gibi, Teorik Astronomi de gerçek gök cisimlerini değil, uzayda Matematik kanunlarına uygun olarak hareket eden ve tabiattaki gök cisimlerinin ancak yaklaşık olarak tekabül ettikleri maddesel noktalar veya mükemmel küreler gibi teorik, idealize edilmiş şeyleri ele alır.

Burada modern görüşlerimize uymayan husus, "ideal" hareketlerin Platon tarafından "gerçek" hareket olarak adlandırılmış olmasıdır. Bununla beraber, bu husus onun hareket noktasından bakıldığı zaman gayet iyi anlaşılabilir. Platon, ancak ideal şeyler hakkında kesin hükümler verilebileceği noktasından hareket eder. devamlı değişimleri dolayısıyla daima algımızdan kaçmakta olduklarından, tabiattaki cisimler hakkında kesin hiçbir şey bilinemez. Her ne kadar bu değişikliklerin bazı sebeplerinin farkına varabilsek de, bu sebeplerin bütününü hiçbir zaman keşfedemeyiz. Bundan dolayı kesin bir temele dayanan bir yargının mümkün olmadığı yerde "gerçek"in de bulunamayacağı Platon tarafından ileri sürülür.

Platon'a göre, "Tanrı" tüm gerçeklerin idealize edildiği bir kavramdır. Örneğin, Matematik bu gerçeklerden yalnızca birisidir. Çünkü Matematik kesindir, dolayısıyla bir gerçektir. Ve "gerçek" de tanrısaldır. Platon, "Tanrı daima Geometri (Matematik) yapar" diyor. Platon'a göre, Tanrı, görünür Evren'i gerçek, tanrısal ve salt matematiksel hareketler modeline göre düzenlemiştir.

Platon'un istediği tarzda bir ideal Astronomi'yi, yani bir hareket eden noktalar, daireler ve küreler geometrisini günümüze kadar ulaşabilen Autolykos'un "Dönen Küreler Hakkında" adlı eserinde görebiliyoruz.

Şimdi ünlü fizikçi Hawking'in "Grand Design (http://www.physicisttv.com/videos/The%20Grand%20Design.pdf) (Büyük Tasarım)" kitabında söylediklerini Platon'un Evren tasarımına göre değerlendirdiğimizde, Platon'un ne demek istediği daha iyi anlaşılıyor. Çünkü Platon, Tanrı'nın Evren'i salt matematiksel ve fiziksel hareketler modeline göre düzenlediğini söylerken, bu, Hawking'de Evren'in fiziksel kurallarına (örneğin, Bing-Bang olayı) terkedilmesine karşılık gelir. Fakat bütün bu beyin fırtınasından sonra Hawking, "Tanrı'ya gerek yok! (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=21105)" diyorrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr.

İşte bu sonuç, Platon'un tıkandığı ama Hawking'in çözdüğü bir olaydır.

Not: Konuyla ilgili olarak Özdemir İnce'nin "Tanrı fikrinin doğuşu (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/16395073.asp)" makalesine bakabilirsiniz. Hararetle tavsiye ederim.

YasasinBilim
08-01-2012, 05:18
dediğin gibi sevgili upuaut,


adı geçen düşünürler tanrı-evren kavramına 1000'lerce yıl önceden çok mantıklı açıklamalar getirmişlerdir. din denen sahtekârlıklar olmasaydı, pek çok zeki insan bu konuya daha farklı bakış açılarından teoriler öne sürerlerdi, hiç kimsenin hayır diyemeyeceği modeller (hatta simulasyonlar) ortaya çıkardı.

kuantum fiziğiyle beraber, tanrı kavramının aslında ne olduğuna çok yaklaşıldı bence. daha da yaklaşılacaktır.

kesin olan bir şey varsa; dinlerin tamamının insan yapımı olduğudur.

Ateistlere saygı duymakla beraber, benim felsefem farklıdır.

evren=tanrıdır. daha detaylı bilgiler profilimde var.

bir başka düşüncem de, ölüm ötesinin tanrıyla hiç bir bağlantısının olmadığıdır.


saygılar...

upuaut
09-01-2012, 03:19
Celal Hocamız makalesinde ne demişti: "Kâinatın ve zamanın ne başı ne de sonu vardır. O «apeiron»dur, yani sınırsızdır."

Bu söz, M.Ö. 6. yy. da yaşayan bizim Milet’li Anaksimandros'a aittir. Fakat Anaksimandros'un bu görüşü ya da düşüncesi daha sonra Platon tarafından incelenmiştir.

Platon, "Yaşlılık Dialogları"nda, doğa meselelerini de ele almış ve yeni bir dünya görüşüne varmayı denemiştir. Bu analiz hemen tamamı itibariyle Anaksagoras'ın teolojik görüşünün didik didik edilmesi şeklindedir. Doğa'da bütün olup bitenler bir amaca (telos) yöneliktir. Her şeyin gerçek nedeni "Nous"dur. Tanrısal akıl ya da doğrudan Tanrı olarak târif edilen "Nous" işe karışmadan önce Evren, Demokritos'un materialist (özdekçi) öğretisi ile betimlediği mekanik bir tözdür. Platon'a göre, Nous tarafından biçimlendirilerek "Kaos'tan düzene" geçirilmiş, ruhu ve zekâsı olan bir canlıdır Evren. Büyük düzenleyici, kendisi gibi önsüz ve sonsuz bir töz bulmuş ve ona biçim vermiştir. Evren, Tanrı tarafından bilinen "dünya ideası"na uygun olarak ve benzetilerek biçimlendirilmiş bir görüntüdür.

Buna göre Platon, Celal Hocamız'ın Anaksimandros'tan "Apeiron" olarak alıntıladığı düşünceyi madde madde şöyle açar:

1. Küre biçimindedir: Zira, her noktası benzer olan tek şekil küredir.
2. Döner: Zira, eli ayağı olmayan, küre biçimindeki bir töz için tek yetkin devinim dönmedir.
3. Tektir: Zira, yetkin bir kopye olarak yapıldığından, birden çok olamaz.
4. İlksiz ve sonsuzdur: Zira, aslı, ideası, ilksiz ve sonsuzdur.

"Nous" her şeyi, her şey için "iyi" olana göre düzenler. En büyük ve en doğru düzenleyicidir.

Bir evrim daha geçiren Platonik düşüncede "güzel" kavramı, artık yerini "iyi"ye, ama "herkes ve her şey için iyi olana" bırakmıştır. Değerler skalasının en üstüne yerleşmiştir "İYİ". Böylelikle iki kavram özdeşleşmiş olmaktadır. Nous veya Tanrı, "iyi"nin taa kendisidir. Yarattığı ve biçimlendirdiği dünya da, eksiksiz ve yetkin olmalıdır. Bu eksiksiz ve yetkin dünya, idealar dünyasıdır. Duyumlar dünyası ise, tanrısal bir takım sınırlamalar nedeniyle, idealar dünyasına, ancak olabildiğince uygun olacaktır.

Değerler skalasında "iyi" kavramının altında sıralanacak çeşitli erdemlerin yerlerinin belirlenmesinde matematik, bir ayıraç olarak kullanılmalıdır. Ancak bu yolla aşağı doğru bir sıralama yapılabilir. Yukarı doğru yapılması gerekli bir sıralamada ise, dialektik kullanılacaktır (Platon, tümdengelim veya tümevarımı ifade eden hiç bir sözcük kullanmamıştır eserlerinde. Buna rağmen, bu tür târiflerden adı geçen metotları en azından bir kavram olarak disipline etmiş olduğu anlaşılmaktadır). Yukarıya doğru yapılacak analizlerde çıkış noktası olarak kullanılacak varsayımlardan (hypothesis) hareketle hedeflenen sonuç, "temel töz"e (arkhe) ulaşmak olmalıdır. Arkhe'ye bu aşamada yüklenen tanrısal nitelik, metafizik açıdan dikkate değer bir özellik meydana getirmektedir.

Platon felsefesindeki bu değişim cidden çok enterasandır. İlk filozoflar veya doğa filozoflarına ait materyalist felsefenin, temel töz'e (arkhe'ye) ulaşmak yönünde idealine, metafizik yoluyla bir dönüşümü içeren, çok geniş çaplı bir daire tamamlanmaktadır.

c m
09-01-2012, 17:11
Bu nedenle hep vurguladığım gibi bu noktada dindarlarla Marksistlerin düşünceleri birbirine tamen paraleldir. Bilimsel düşünce her ikisine de uzaktır, çünkü bilim tutarlılık arar. Tutarlılığın olmadığı yolun ucunda ise Marksizmin ve dinlerin vaat ettiği cennet değil, tımarhane vardır.

Makaleden alıntı yaptığım, 'neden bunları yazma ihtiyacı duydu?' dedirten bölüm dikkatimi çekti. Hem nalına hem de mıhına vurmak mı istedi? Marksistlere yönelik itirazlarının dayanaklarını ortaya koymamış olmasını talihsizlik olarak görüyorum.

upuaut
09-01-2012, 19:43
cm, Celal Hoca, "Tutarlılığın olmadığı yolun ucunda ise Marksizmin ve dinlerin vaat ettiği cennet değil, tımarhane vardır." derken haksız mı yani?

Tabii ki bırak tutarlılığı, mantığın olmadığı yerde ne bir tartışma olur ve bu yüzden ne de inanç olur.

Şimdi Celal Hoca hazır tımarhaneden bahsetmişken, bir kafa doktoru olan Kerem Doksat'ın "' (http://www.keremdoksat.com/2010/09/06/stephen-hawking-%E2%80%9Ctanri-yoktur%E2%80%9D-dedi-mi/)Stephen Hawking “Tanrı Yoktur' dedi mi? (http://www.keremdoksat.com/2010/09/06/stephen-hawking-%E2%80%9Ctanri-yoktur%E2%80%9D-dedi-mi/)" makalesini okumanızı salık veririm.

Kerem Doksat hocamızı tanıyan bilir; o da Celal Şengör hocamız gibi ağzından bal damlayan biridir. Bir kere herşeyden önce, her ikisinde de sağlam bir mantık vardır. Mantık bir bilim olarak Sokrates ve öğrencisi Platon ile başlamış ve Aristo bunların dağınık çalışmasını toplamıştır.

Platon'a göre sorunlar, ancak felsefe ile çözülebilir ve felsefe de mantık olmadan yapılamaz. İnsanların doğal amaçları olan toplumsal mutluluğu sağlamakla görevli devlet yönetimi san'atı da, felsefe olmadan yapılamaz. Nelerin toplumsal mutluluğu yaratabileceğini, felsefeden başka hiç bir şey târif edemez.

Yine Platon'a göre, "Başa filozoflar geçmez, ya da baştakiler felsefe yapmazlarsa, insanlığın acıları asla sona ermeyecektir."

Bu arada, burada da hazır Sokrates'ten bahsetmişken ODATV'den Mehmet Şekeroğlu'nun bugünkü Sokrates yaşasaydı bu soruya ne cevap verirdi: "Ergenekon nerede?" (http://www.odatv.com/n.php?n=sokrates-yasasaydi-bu-soruya-ne-cevap-verirdi-0901121200) makalesini okursanız, kendinizi aydınlatıcı bilgiler bulabilirsiniz.

Bence Platon'un son sözü her alanda geçerlidir. Çünkü felsefenin olmadığı yerden hiç de iyi sonuçlar çıkmaz. Kerem Doksat hoca da felsefenin önemini bildiğinden olsa gerek, Hawking'in "Tanrı yoktur!" dedi mi, demedi mi diyerek kendi nazarından konunun bir felsefesini yapıyor. Aslında Kerem Doksat'ın yaptığı şey, Hawking'in bulgusunu (ki Hawking bu bulgu için 1988'de yazdığı "Zamanın Kısa Tarihi" kitabından "Büyük Tasarım" adlı kitabını çıkarttığı 2010'a kadar derin bir araştırma ve sorgulama yapmıştı) açmaktan ibaret idi.

Kerem Doksat hoca makalesinin sonunda Hawking'in bulgusunu şöyle açar:

"Muhtemelen baktı ki din nâmına dünya acâyip yerlere gidiyor, Tanrı denince herkes başka bir şeyler anlıyor, savaşlar, katliamlar her tarafı sarıyor… Tam bilim adamı rolüne geri dönüp popülizmden uzaklaşmış; söylediği lâfın esâsı ise “kâinatın yaratılışı hakkındaki teorilerde Tanrı’ya yer yok” şeklinde ve ilâve etmiş: “Kâinat (evren) yoktan kendini var edebilir, bunu tekrar da yapabilir, bunu izah edecek teori için Tanrı’ya ihtiyaç yok”.

Yâni bu dâhi “Tanrı yoktur” demiyor, “bilimsel metodoloji ve düşünceye böyle metafizik bir târifi gayrı mümkün mefhumu katamayız” diyor…

Çok da doğru söylüyor!

Senelerdir epistemolojiyle ilgili olarak söylediğimi söylüyor, teyit ediyor."

Aslında Platon bu tespiti kendi zamanında da yapabilirdi ama, o bunu yapmak yerine işi Tanrı'ya bağlayarak konuyu kapattı. Örneğin Platon, "Tanrı daima Geometri (Matematik) yapar" diyor. Peki Geometri'yi kim yapar? Tabii ki insanoğlu yapar. O zaman insanoğlu=Tanrı olmaz mı? Burası biraz kafa karıştırıcıdır ancak Platon Evren'de bir düzen olduğunu ve bunun da Geometri olduğunu söylüyor.

Demek ki Platon'a göre, Tanrı, görünür Evren'i gerçek, tanrısal ve salt matematiksel hareketler modeline göre düzenlerken, Hawking'de bu Evren'in fiziksel kurallara (örneğin, Bing-Bang olayı) terkedilmesine karşılık gelir. Fakat Hawking, Platon'dan bir adım daha ileri giderek, "Tanrı'ya gerek yok! (http://www.sonsuz.us/node/3323)" diyor!

Tanrı'ya gerek yok!

Yaşayan en önemli fizikçilerden Stephen Hawking, evrenin neden varolduğunu açıklamak için hiçbir ilahi açıklamaya ihtiyaç duyulmadığını belirtti. The Times’ın Eureka dergisinde son kitabı "Büyük Tasarım (The Grand Design)"dan alıntılanan kısmında Hawking; “Kütle çekim diye bir kanun olduğu için, evren kendini hiçbir şeyden yaratabilir ve yaratmıştır da. Hiçbir şeyin olmamasındansa bir şeylerin olmasının, evrenin ve bizim varolmamızın nedeni bu kendiliğinden oluştur” diyor ve ekliyor; “Kıvılcımın çakılması ve evrenin işlemeye hazır olması için Tanrı’ya başvurmaya gerek yok!”

Daha önceki kitaplarında yaptığı Tanrı göndermeleri nedeniyle sık sık başta evrim kuramı karşıtı yaradılışçılar olmak üzere dinci kesim tarafından alıntılanan Hawking geçtiğimiz Temmuz ayında Kanal 4’e yaptığı açıklamalarda “kişisel” bir Tanrı’nın varlığına inanmadığını söylemişti: “Asıl soru; evrenin başlayış şeklinin, bizim anlayamadığımız sebeplerden ötürü Tanrı tarafından seçilen mi yoksa bilimsel yasaların gerektirdiği bir yol mu olduğu. Ben cevabın ikincisi olduğuna inanıyorum. Eğer isterseniz bilimin yasalarına 'Tanrı' diyebilirsiniz ancak bu kişisel olarak tanışabileceğiniz, sorular sorabileceğiniz ve dua edebileceğiniz, olaylara müdahale eden kişisel bir Tanrı olmayacaktır.”

Şimdi Hawking'in bu açıklamalarından sonra bir Kerem Doksat açılımı da ben yapayım.

Sonuç: Bildiğiniz gibi, pozitif bilimlerde (Fizik, Kimya, Biyoloji) kanunlar normal (belirtilen) koşullarda sonsuza kadar hep aynı şekilde tekrarlanır. Ve biz, bu tekrarlanan kanunlara "kişisel" bir Tanrı gözüyle bakamayız. Geçmişteki atalarımızın yaptığı gibi (Ay'a, Güneş'e, yıldızlara tapmak gibi) biz, bu sonsuz kez tekrarlanan yasalara soru soramayız, dua edemeyiz ve bu olaylara müdahele eden bir kişisel Tanrı bulamayız. Geçmişteki atalarımız yanlış bir yola saptılar ve bu olaylardan medet umdular. Ama sonuç nafile. Örneğin "Çağrı" filminde "Ne oldu, sizin Tanrılarınız sustu mu?" şeklinde yöneltilen soru, atalarımızın bu çaresiz durumunu gayet açık bir şekilde açığa çıkartmıştır.

Şu halde bu sonuç ile Kuran'daki aşağıdaki ilgili ayetleri karşılaştırırsak; ayetlerde geçen olayların Kuran'da Allah'ın kendisi tarafından yapıldığını ama Hawking'e ve tabii ki bize göre de Tanrı'ya gerek olmadan bu olayların meydana geldiğini görürüz:

En'am-96 (M. ESED): Tan yerini ağartan(dır O), geceyi sükunet(in kaynağı) yapan ve güneş ile ayı tespit edilen yörüngelerinde hareket ettiren (Odur). Bu(nların tümü) her şeyi bilen sonsuz kudret sahibinin iradesi ile tayin edilmiştir.

Ra'd-2 (C. YILDIRIM): Allah, öyle bir kudrettir ki, gökleri, gördüğünüz şekilde direksiz yükseltmiş, sonra ARŞ üzerinde ilâhî saltanatını kurmuş; Güneş ve Ay'ı (belli kanunlara bağlayıp) emrine başeğdirmiştir —ki, bunlardan her biri belirlenmiş bir süreye kadar (kendi yörüngelerinde) hareketlerini sağlar—. İşi plânlı biçimde kusursuz yürütür ve âyetleri (varlığına delâlet eden belgeleri) bir bir açıklar; tâ ki, 'Rabbinize kavuşacağınıza kesin bilgi edinesiniz.

İbrahim-33 (Elmalılı S2): Sürekli olarak yörüngelerinde hareket eden ay ve güneşi, geceyi ve gündüzü sizin emrinize verdi.

Enbiya-33 (Diyanet): O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.

Hac-65 (M. ESED): Yeryüzünde var olan her şeyi ve koyduğu (fiziki) yasalara uyarak denizde seyreden gemileri size boyun eğdirenin Allah olduğunu görmüyor musun? Ve gök cisimlerini, kendi izni olmadıkça yeryüzüne düşmemeleri için, yerlerinde, yörüngelerinde tutan(ın O olduğunu görmüyor musun?) Gerçekten de Allah insanlara karşı çok acıyıp esirgeyen, çok şefkat gösterendir.

Mü'minun-17 (M. ESED): Yine, gerçek şu ki, Biz sizin üzerinizde yedi (semavi) yörünge yarattık; ve şüphesiz, Biz yarattığımız alemden hiçbir şekilde habersiz değiliz.

Furkan-61 (F. KURAN): Gökteki gezegenlere yörüngeler belirleyen, orada ışık kaynağı olan güneşi ve aydınlık saçan ayı yaratan Allah'ın şanı yücedir.

Rum-25 (C. YILDIRIM): O'nun açık belgelerinden biri de, göğün ve yerin O'nun buyruğuyla (yörüngelerinde hareketlerini sağlayıp) durmasıdır. Sonra da sizi bir defa çağırınca hemen yerden çıkarsınız.

Lokman-29 (Diyanet): Görmedin mi ki, Allah, geceyi gündüzün içine ve gündüzü de gecenin içine sokuyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri (kendi yörüngesinde) belli bir zamana kadar akar gider. Şüphesiz Allah, işlediklerinizden hakkıyla haberdardır.

Fatır-41 (Diyanet): Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yörüngelerinden sapıp) yok olur giderlerse, O’ndan başka hiç kimse onları tutamaz. Şüphesiz O, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir), çok bağışlayandır.

Zümer-5 (F. KURAN): Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor; gündüzü de gecenin üzerine sarıyor. Her biri belli bir süreye kadar yörüngelerinde akıp giden güneş ve ayı buyruk altında tutar. İyi bil ki, O, aziz ve çok bağışlayandır.

Özetle, yukarıdaki ayetlerdeki olayların Allah tarafından olduğunun söylenmesi tipik bir "Yeni Plantonculuk" akımının sonuçlarıdır (Bkz. Yeni Plantonculuk (http://historicalsense.com/Archive/Platon1_2.htm)). Örneğin eski bir hâdis’e göre Allah, Muhammed Peygamber’e, “Ben gizli bir hâzineydim ve bilinmek istedim. Ve bilineyim diye Dünya’yı (Evren’i) yarattım.” der. Bu Hâdis ve yukarıdaki ayetler ile Yeni Platonculuk akımının kaynakta sayılan tezler arasındaki benzerlik ilginç olmasından öte, sorgulanması gereken bir konudur.

Bu konuda bize ışık tutmaktan öte, konuyu çözümleyen yani Kuran'ın bir insan yazması olduğunu kanıtlayan ve bugün 70 yaşına basan Stephen Hawking'e özel bir teşekkürü borç biliriz (Stephen Hawking’in 70. yaşına basması onuruna Cambridge Üniversitesi’nde verdiği konferansta ilginç ifadeler kullandı. Detaylar "DAHİ FİZİKÇİ STEPHEN HAWKİNG'DEN KORKUTAN TEORİ (http://www.odatv.com/n.php?n=dahi-fizikciden-korkutan-teori-0901121200)"de).

Ben şunu bir türlü anlayamadım gitti: Kaynaktaki Hawking ile ilgili haberin altındaki yorumlar son derece mantıklı ve nazik iken "Stephen Hawking 70 yaşına bastı! (http://www.ensonhaber.com/stephen-hawking-70-yasinda-2012-01-08.html)" haberindeki yorumlarda ise baştan aşağıya küfür dolu. Sabahleyin de görmüştüm, resmen iğrenç ötesi bir şey! Güç-bela bu çalışmayı yapan bu adama (ki kendisi hastadır) teşekkür edecekleri yerde, ağızlarından pis salyalar akıtarak saldırıyorlar. Demek ki Hawking bunları rahatsız ediyor olmalı. Ama nasıl bir rahatsızlık (!)

c m
09-01-2012, 22:50
Seninle veya bir başkası ile haklı haksız tartışmasına girmek istemediğimi belirtmeliyim. Mesajımda merak ettiklerimi ortaya koymaya çalışmıştım. Merak ettiklerim...

. Konu, Ateizm'le ilgili bir videodan kaynaklanıyorsa ve İslam-Ateizm karşılaştırması üzerinden bir tespit gerçekleştiriliyorsa Marksizm'in de konuya dahil edilmesine neden ihtiyaç duyduğu?

. Marksizm ile ilgili itirazlarının felsefi veya bilimsel dayanaklarını ortaya koymamışken neden Marksizm'i de konuya dahil ettiği?

Makaleyi genel yapısı itibariyle incelediğimizde çok farklı yönlere sürüklenebilecek bir yapıda olduğunu ifade edebilirim. Eğer tutarlılık ve onunla ilişkili konularda bir makale yazılması gerekiyorsa bu kadar kısa ve vasat bir nitelikte olmaması gerektiğini düşünüyorum.

Yorumun için teşekkür ederim.

zocor
22-01-2012, 00:48
ateizm de bir inanış biçimidir..
ve hiçbir kesinliği yoktur..

ateizm'in tutarlı olduğunu söylemek için ortada hiçbir neden yok..çünkü ortada duran bir kainat var..bizler bu kainata bakıp bir Allah vardır diyoruz, sebebimiz de "kainat"..
ben kainattaki bu kadar düzeneğe ve fizik kanunlarına bakıp bir Allah vardır diyebilirim kimse de birşey diyemez, çünkü inanmaya sebebim = kainat'tır..

oysaki ateizmin sebebi = ???

gösterebildikleri hiçbir sebep yok..

bu yüzden ateizmin tutarlı olduğunu söylemek mantık çerçevesinde imkansızdır.

bakkalmahmud
22-01-2012, 13:16
ateizm de bir inanış biçimidir..
ve hiçbir kesinliği yoktur..

ateizm'in tutarlı olduğunu söylemek için ortada hiçbir neden yok..çünkü ortada duran bir kainat var..bizler bu kainata bakıp bir Allah vardır diyoruz, sebebimiz de "kainat"..
ben kainattaki bu kadar düzeneğe ve fizik kanunlarına bakıp bir Allah vardır diyebilirim kimse de birşey diyemez, çünkü inanmaya sebebim = kainat'tır..

oysaki ateizmin sebebi = ???

gösterebildikleri hiçbir sebep yok..

bu yüzden ateizmin tutarlı olduğunu söylemek mantık çerçevesinde imkansızdır.

Bana göre Ateizm mantiksizliga karsi mücadeledir,Aklin istikametinde yürümenin garantisidir.
Ateizm beyin damarlarini acan bir ilac gibidir ,düsüncenin hür ve özgür olmasini saglar,Akli sabit bir yere kilitlemez.

ahura mazda
22-01-2012, 13:24
ateizm de bir inanış biçimidir..
ve hiçbir kesinliği yoktur..

ateizm'in tutarlı olduğunu söylemek için ortada hiçbir neden yok..çünkü ortada duran bir kainat var..bizler bu kainata bakıp bir Allah vardır diyoruz, sebebimiz de "kainat"..
ben kainattaki bu kadar düzeneğe ve fizik kanunlarına bakıp bir Allah vardır diyebilirim kimse de birşey diyemez, çünkü inanmaya sebebim = kainat'tır..

oysaki ateizmin sebebi = ???

gösterebildikleri hiçbir sebep yok..

bu yüzden ateizmin tutarlı olduğunu söylemek mantık çerçevesinde imkansızdır.


çelişkiler havuzunda yüzen bir adamsın.ayetlerini keçilerin yediği,bedevi kültür öğelerini içeren mitolojik tendanslı bir dine inanıyorsun ve kainattan bahsediyorsun.

Atatürk'ün şu sözünü imza yazsan daha güzel olurdu;

"bizim devlet idaresindeki ana programımız, chp programıdır. bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır. fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. biz, ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”

Bak ne güzel ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil,doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.Ne güzel söz bir ateisti özetleyen bir cümle,sanrılarla paranoyalarla,komplolarla yaşanan bir hayatımız yok,metafizik saçmalıklarıyla beynimizi yormuyoruz.

istatistik
22-01-2012, 16:08
ateizm de bir inanış biçimidir..
ve hiçbir kesinliği yoktur..

ateizm'in tutarlı olduğunu söylemek için ortada hiçbir neden yok..çünkü ortada duran bir kainat var..bizler bu kainata bakıp bir Allah vardır diyoruz, sebebimiz de "kainat"..
ben kainattaki bu kadar düzeneğe ve fizik kanunlarına bakıp bir Allah vardır diyebilirim kimse de birşey diyemez, çünkü inanmaya sebebim = kainat'tır..

oysaki ateizmin sebebi = ???

gösterebildikleri hiçbir sebep yok..

bu yüzden ateizmin tutarlı olduğunu söylemek mantık çerçevesinde imkansızdır.

Ateizmi de bir inanış olarak nitelendirmenin saçma olmasını bir kenarabırakırak din ve tanrı inancı diğer akımlardan daha fazla çelişki ve soru işareti barındırır.

Sonsuz gücü, merhameti ve bilgeliği olan bir tanrı şu zamana kadar ortaya koyduğu iddia edilen yazılı eserlerinde görülmemektedir. Tersine, eserlerini yanlış bilgiler, nefret ve aciziyetler ile donatmıştır.

vartor
22-01-2012, 17:03
din olacak ki birileri inanıp birileri inanmak istemeyecek..buna göre de öldükten sonraki hayat netleşecek..imtihan dünyası dediğimiz şeyin bir unsurudur din.

Oldukten sonra hersey bitecek. Butun diger canlilara olanlar bize de olacak. Apacik net olan tek sey bu. Geldigin yere doneceksin, yani yokluga, hiclige.

zocor
26-01-2012, 02:25
Oldukten sonra hersey bitecek. Butun diger canlilara olanlar bize de olacak. Apacik net olan tek sey bu. Geldigin yere doneceksin, yani yokluga, hiclige.

"biz "hiçlikten" gelmedik ki hiçliğe dönelim.. hiçbir zaman "hiçlik" olmadı ki.."

bunu söyleyen ateist güruh iken kendi cümlelerinde "hiçlikten" bahsettiklerini görmek büyük bir (-) ve büyük bir TUTARSIZLIK bence.
ha size göre hiçlik varsa o zaman hiçlikten kainat oluşmuştur, bu durumda da bir YARATICI'dan bahsetmenin hiçbir yanlış tarafı olamaz asıl AÇIK ve NET olan şey budur.

zocor
26-01-2012, 02:29
Bana göre Ateizm mantiksizliga karsi mücadeledir,Aklin istikametinde yürümenin garantisidir.
Ateizm beyin damarlarini acan bir ilac gibidir ,düsüncenin hür ve özgür olmasini saglar,Akli sabit bir yere kilitlemez.

ateizm sadece "Tanrıtanımaz"dır..

ben size teistliğin sebebini açıkladım, bizim inanma sebebimiz= KAİNAT'tır ama ateizmin inanmama sebebi= ????'dir.

çelişkiler havuzunda yüzen bir adamsın.ayetlerini keçilerin yediği,bedevi kültür öğelerini içeren mitolojik tendanslı bir dine inanıyorsun ve kainattan bahsediyorsun.

Atatürk'ün şu sözünü imza yazsan daha güzel olurdu;

"bizim devlet idaresindeki ana programımız, chp programıdır. bunun kapsadığı prensipler, idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır. fakat bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. biz, ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.”

Bak ne güzel ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil,doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.Ne güzel söz bir ateisti özetleyen bir cümle,sanrılarla paranoyalarla,komplolarla yaşanan bir hayatımız yok,metafizik saçmalıklarıyla beynimizi yormuyoruz.

söylediklerimde bir çelişki olsaydı söylediklerime karşı çelişki sunabilirdin ama söylediklerimde HİÇBİR çelişki olmadığı için konuyu farklı yönlere çekmişsin..

Ateizmi de bir inanış olarak nitelendirmenin saçma olmasını bir kenarabırakırak din ve tanrı inancı diğer akımlardan daha fazla çelişki ve soru işareti barındırır.

Sonsuz gücü, merhameti ve bilgeliği olan bir tanrı şu zamana kadar ortaya koyduğu iddia edilen yazılı eserlerinde görülmemektedir. Tersine, eserlerini yanlış bilgiler, nefret ve aciziyetler ile donatmıştır.

bla bla bla..
"o budur, şu şudur, bu da budur, nokta(.)" fikirlerinizi ve inanç sisteminizi bu tarz cümleler kurarak oluşturamazsınız..sebepleriyle açıklamanız gerekir..ben sebebimi NET bir şekilde açıklıyorum; benim YARATICI'ya inanma sebebim vardır o da KAİNAT'tır..
oysa ateizm'in bir sebebi yok.

allahcc
26-01-2012, 02:42
"biz "hiçlikten" gelmedik ki hiçliğe dönelim.. hiçbir zaman "hiçlik" olmadı ki.."

bunu söyleyen ateist güruh iken kendi cümlelerinde "hiçlikten" bahsettiklerini görmek büyük bir (-) ve büyük bir TUTARSIZLIK bence.
ha size göre hiçlik varsa o zaman hiçlikten kainat oluşmuştur, bu durumda da bir YARATICI'dan bahsetmenin hiçbir yanlış tarafı olamaz asıl AÇIK ve NET olan şey budur.

Evet kainat hiçlikten meydana gelmiştir, en son evren teorisine göre kainat hiçbirşeyden meydana gelmiştir, eşit oranda madda ve anti maddenin birbirini yoketmesiyle meydana gelmiştir...Yani bir 0 dan...Ve büyük patlama öncesindede zaman denen boyut olmadığı için o hiçliği kim yarattı gibi bir soruda mantıksız gelir, çünki zamanın olmadığı bir boyut için bu nereden geldi demek anlamsızdır..Hiç biryerden gelmemiştir çünki gelecek veya gidecek zaman yoktur .Bir çam ağacı ölünce nereye gidecekse bende oraya gideceğim kısaca...

zocor
26-01-2012, 02:55
Evet kainat hiçlikten meydana gelmiştir, en son evren teorisine göre kainat hiçbirşeyden meydana gelmiştir, eşit oranda madda ve anti maddenin birbirini yoketmesiyle meydana gelmiştir...Yani bir 0 dan...Ve büyük patlama öncesindede zaman denen boyut olmadığı için o hiçliği kim yarattı gibi bir soruda mantıksız gelir, çünki zamanın olmadığı bir boyut için bu nereden geldi demek anlamsızdır..Hiç biryerden gelmemiştir çünki gelecek veya gidecek zaman yoktur .Bir çam ağacı ölünce nereye gidecekse bende oraya gideceğimkısaca...

bundan bir kaç ay önce burdaki ateistlere bir kaç bilimadamının "hiçlikten kainat oldu" cümlelerini sunduğumda ısrarla bunu reddetmişlerdi çünkü hiçlikten bir varoluş bir YARATICI kavramını ortaya çıkaracaktı..

fakat siz hiçlikten varolmayı kabul etmişsiniz gibi..hiçlikten bir varoluş var iken ben gayet rahatlıkla bir YARATICI'ya inanabilirim..kimsede neden inanıyorsun kardeşim diyemez..
ortada hiçlikten bir varolmak var ise ateizm bir YARATICI'yı reddetmesi olsa olsa teistlik ile kıyaslanamayacak kadar cılız bir inanış şekli olur çünkü sebepleri yok, ortada hiçlikten bir kainat varken ateizm'den bahsetmek çok gülünç birşey..

allahcc
26-01-2012, 03:11
bundan bir kaç ay önce burdaki ateistlere bir kaç bilimadamının "hiçlikten kainat oldu" cümlelerini sunduğumda ısrarla bunu reddetmişlerdi çünkü hiçlikten bir varoluş bir YARATICI kavramını ortaya çıkaracaktı..

fakat siz hiçlikten varolmayı kabul etmişsiniz gibi..hiçlikten bir varoluş var iken ben gayet rahatlıkla bir YARATICI'ya inanabilirim..kimsede neden inanıyorsun kardeşim diyemez..
ortada hiçlikten bir varolmak var ise ateizm bir YARATICI'yı reddetmesi olsa olsa teistlik ile kıyaslanamayacak kadar cılız bir inanış şekli olur çünkü sebepleri yok, ortada hiçlikten bir kainat varken ateizm'den bahsetmek çok gülünç birşey..

Hiçlikten var olmak tanrıyı kanıtlamaz çünki madde ve anti madde birleşik durumdayken hiçbirşey yoktu, zaman boyututa yoktu, zaman boyutu olmayan bir yerde yaratılmada söz konusu değildir...Allah katında zaman boyutu olduğu halde nasıl Allah'ı kimse yaratmamışsa zaman boyutu olmayan bir hiçlik için herhangi bir zaman kipi kullanılamaz ve daha akla mantığa uygundur , yani yaratılma söz konusu olamaz,çünki zaman boyutu denen bir boyut yoktu...
Hiçliği kim yarattı gibi bir soru sorarsanız cevabın kimse yaratmadı olacaktır, çünki hiçlik yaratılmaz, cernde çözmeye çalıştıkları olayda bu zaten, evrenin ilk 3 saniyesi ve zamanın oluşma evresi...Zaman yokken herhangi bir eylem sözkonusu olamaz...

Allah'ı kim yarattı peki? Zaman kavramı olan bir şey sonuçta..bende bunu sorarım size...

vartor
26-01-2012, 03:50
Su yaraticiyi biraz tarif edebilir misin? Ateist de kainatin bir baslangici, ve gunumuz insanina kadar ulasan bir degisim icinde oldugunu bilir. Genesis masaliyla degil, bilimin elverdigi bilgilerle ulasmaya calisir kainati tanimaya. Ol dedi oldu biraz basit kacmiyor mu size?

YasasinBilim
26-01-2012, 04:17
bla bla bla..
"o budur, şu şudur, bu da budur, nokta(.)" fikirlerinizi ve inanç sisteminizi bu tarz cümleler kurarak oluşturamazsınız..sebepleriyle açıklamanız gerekir..ben sebebimi NET bir şekilde açıklıyorum; benim YARATICI'ya inanma sebebim vardır o da KAİNAT'tır..
oysa ateizm'in bir sebebi yok.

sayın Zocor;
evrenin varlığını bir yaratıcıya bağlama düşüncenizi saygıyla karşılaşırım.
biri çıkıp ta daha tutarlı bir teori öne sürene kadar buna inanılabilir.
ateistlerle tanrı vardır-yoktur tartışması daha önce yapıldı ve 1cm yol alınamadı.

size 2 sorum olacak:
1) evreni yaratan tanrı ise, kutsal kitapları gönderen de tanrı mıdır?
a) evet
b) hayır
c) bunlar arasında neden-sonuç ilişkisi yoktur

2) evreni yaratan bu tanrı, evrenin içinde midir, dışında mıdır?
a) içinde
b) dışında
c) evrenin kendisi tanrıdır


saygılar...

allahcc
26-01-2012, 05:24
Bir teiste sorulan, 'tanrıyı kim yarattı?' sorusuna cevap 'o yaratılmadı her zaman vardı' olacaktır

Bir ateiste sorulan 'tanrı yoksa evren nasıl oluştu' sorusuna cevap evrenin başlangıcında zaman boyutu olmadığı için o birşey tarafından yaratılamaz olacaktır...

2. şık daha mantıklıdır, evreni yaratmak için tanrıya ihtiyaç yoktur, çünki başlangıcında zaman yoktur, oluşması için bir eylem ve bir nedenden sözedilemez...Tıpkı zamandan önce ne vardı gibi bir sorudur bu...Olmayan birşeyin yerine bir şey konulamaz...Kısacası evreni kim yarattı sorusu saçma ve mantıksız bir sorudur...

Zaman mevhumu olan allahı kim yarattı sorusuna cevap olan' o her zaman vardı' cevabı ise mantığa aykırıdır...Her zaman tanrı vardı ve yaratılmadı cevabı duygusaldır...

Kısaca ateizmin evren sorusuna verdiği cevap tanrının her zaman biryerlerde olduğundan daha mantıklıdır...

zocor
26-01-2012, 13:52
Hiçlikten var olmak tanrıyı kanıtlamaz çünki madde ve anti madde birleşik durumdayken hiçbirşey yoktu, zaman boyututa yoktu, zaman boyutu olmayan bir yerde yaratılmada söz konusu değildir...Allah katında zaman boyutu olduğu halde nasıl Allah'ı kimse yaratmamışsa zaman boyutu olmayan bir hiçlik için herhangi bir zaman kipi kullanılamaz ve daha akla mantığa uygundur , yani yaratılma söz konusu olamaz,çünki zaman boyutu denen bir boyut yoktu...
Hiçliği kim yarattı gibi bir soru sorarsanız cevabın kimse yaratmadı olacaktır, çünki hiçlik yaratılmaz, cernde çözmeye çalıştıkları olayda bu zaten, evrenin ilk 3 saniyesi ve zamanın oluşma evresi...Zaman yokken herhangi bir eylem sözkonusu olamaz...

Allah'ı kim yarattı peki? Zaman kavramı olan bir şey sonuçta..bende bunu sorarım size...

öncelikle "hiçlik" in tanımı yapılmalıdır..bu tartışmanın temel çıkış noktası bu olmalı yani öncelikle hiçliğin tanımında mütabık olmalıyız..

hiçlik insanın kavrayabildiği şu anki durum yani "zaman ve maddenin olmadığı" demektir, maddenin yaratıldığı an zamanın başladığı andır, madde yoksa zaman da yoktur..sizin bahsettiğiniz hiçlik tanımında madde ve anti madde tanımları geçiyor, madde ve anti maddenin olduğu bir yer hiçlik değildir ki..madde ve anti maddenin olduğu yer "hiçlik" değil madde ve anti maddenin olduğu "yer" dir..sizin anlattığınız durumda hiçlikten bahsedilemez..

bu yüzden; hiçlik = "zaman ve maddenin olmadığı" diyebilir miyiz?
bana göre diyebiliriz..eğer sizin için de böyle ise ben yazmaya devam edeyim..

YARATICI'nın tanımı bundan binlerce yıl önce yani henüz "kainat hiçlikten oluştu" denmeden önce de vardı, yani YARATICI'nın "zaman ve mekandan ayrı" olma tanımı vardı..yani YARATICI bu yaşadığımız zaman ve madde ortamındaki hiçbirşeye benzemez, O zaman ve madde kavramlarının dışındadır, O bizim algımızdaki zamanın sonucu olan ölüm -yokolma ve yaratılmaktan münezzehtir, O ezelidir-ebedidir..

bakın bu tanımı biz bugün yapmış değiliz, bundan binlerce yıl önce kutsal kitap bunu söylemiş..bugüne göre uyarlanan bir tanım yapmış değiliz..

bu durumdan hareketle YARATICI için "peki O'nu kim yarattı" diye birşey söyleyemeyiz..yani bu açıklamalardan sonra böyle bir soru sorulamaz..çünkü O; zaman ve mekan içindeki tanımlardan ayrıdır..

zocor
26-01-2012, 14:22
sayın Zocor;
evrenin varlığını bir yaratıcıya bağlama düşüncenizi saygıyla karşılaşırım.
biri çıkıp ta daha tutarlı bir teori öne sürene kadar buna inanılabilir.
ateistlerle tanrı vardır-yoktur tartışması daha önce yapıldı ve 1cm yol alınamadı.

size 2 sorum olacak:
1) evreni yaratan tanrı ise, kutsal kitapları gönderen de tanrı mıdır?
a) evet
b) hayır
c) bunlar arasında neden-sonuç ilişkisi yoktur

2) evreni yaratan bu tanrı, evrenin içinde midir, dışında mıdır?
a) içinde
b) dışında
c) evrenin kendisi tanrıdır


saygılar...

benim Tanrı'ya inanma sebebime saygı duyduğunuz için teşekkürler..biri çıkıp da daha tutarlı bir teori sunana kadar buna inanabilir ise ateistlerle yapılan tartışmaların bir sonuca ulaşılması yani kaianta bakılarak bir TANRI'nın olduğu sonucu çıkmış olmalıydı..eğer siz de bir ateist iseniz sizin de bri TANRI'ya inanmanız gerekir..en azından daha tutarlı bir teori çıkarana kadar!!

1. sorunuza gelince bu bir inanma meselesidir..ben Peygamlerlere vahiy inerken görmedim, o dönemlerde de yaşamadım ama inanıyorum, TANRI'nın kitaplar gönderdiğine inanıyorum.

2. sorunuz ise benim yorumuma göre TANRI her yerdedir..zaman ve mekandan ayrı olması O'nun yaşadığımız zaman ve madde ile ilgili ölüm-yokoluş-yaratılış kavramlarından ayrı olması demektir bu yüzden TANRI'yı kim yarattı sorusu zaten bu çerçeveden bakınca sorulamayacak bir sorudur..

bunlar benim bakış açımdır, her yargımın ve fikrimin bir sebebi ve temeli vardır.. yani Tanrı zaman ve maddeden ayrı ise (hiçlik diye bir kavramın olması zaman ve maddeden ayrı bir yerin olması demektir) Tanrı için "kim yaratmıştır, ne zamandır var oldu, ne zaman ölecek" gibi sorularını geçersiz kılar öyle değil mi..bu düşüncemin neresi hatalı sizce?

allahcc
26-01-2012, 15:41
1. sorunuza gelince bu bir inanma meselesidir..ben Peygamlerlere vahiy inerken görmedim, o dönemlerde de yaşamadım ama inanıyorum, TANRI'nın kitaplar gönderdiğine inanıyorum.

2. sorunuz ise benim yorumuma göre TANRI her yerdedir..zaman ve mekandan ayrı olması O'nun yaşadığımız zaman ve madde ile ilgili ölüm-yokoluş-yaratılış kavramlarından ayrı olması demektir bu yüzden TANRI'yı kim yarattı sorusu zaten bu çerçeveden bakınca sorulamayacak bir sorudur..

bunlar benim bakış açımdır, her yargımın ve fikrimin bir sebebi ve temeli vardır.. yani Tanrı zaman ve maddeden ayrı ise (hiçlik diye bir kavramın olması zaman ve maddeden ayrı bir yerin olması demektir) Tanrı için "kim yaratmıştır, ne zamandır var oldu, ne zaman ölecek" gibi sorularını geçersiz kılar öyle değil mi..bu düşüncemin neresi hatalı sizce?

Tanrının karakteri nasıldır sizce? Gerçekten merhametlimidir? Gerçekten adaletli ve adilmidir? Kitap gönderirken ben yaptım oldu demek yerine daha bilimsel bir tarz neden kullanmadı? Kitapların tanrı kelamı olduğuna dair en büyük işaret nedir sizce?

allahcc
26-01-2012, 16:10
öncelikle "hiçlik" in tanımı yapılmalıdır..bu tartışmanın temel çıkış noktası bu olmalı yani öncelikle hiçliğin tanımında mütabık olmalıyız..

hiçlik insanın kavrayabildiği şu anki durum yani "zaman ve maddenin olmadığı" demektir, maddenin yaratıldığı an zamanın başladığı andır, madde yoksa zaman da yoktur..sizin bahsettiğiniz hiçlik tanımında madde ve anti madde tanımları geçiyor, madde ve anti maddenin olduğu bir yer hiçlik değildir ki..madde ve anti maddenin olduğu yer "hiçlik" değil madde ve anti maddenin olduğu "yer" dir..sizin anlattığınız durumda hiçlikten bahsedilemez..

bu yüzden; hiçlik = "zaman ve maddenin olmadığı" diyebilir miyiz?
bana göre diyebiliriz..eğer sizin için de böyle ise ben yazmaya devam edeyim..

YARATICI'nın tanımı bundan binlerce yıl önce yani henüz "kainat hiçlikten oluştu" denmeden önce de vardı, yani YARATICI'nın "zaman ve mekandan ayrı" olma tanımı vardı..yani YARATICI bu yaşadığımız zaman ve madde ortamındaki hiçbirşeye benzemez, O zaman ve madde kavramlarının dışındadır, O bizim algımızdaki zamanın sonucu olan ölüm -yokolma ve yaratılmaktan münezzehtir, O ezelidir-ebedidir..

bakın bu tanımı biz bugün yapmış değiliz, bundan binlerce yıl önce kutsal kitap bunu söylemiş..bugüne göre uyarlanan bir tanım yapmış değiliz..

bu durumdan hareketle YARATICI için "peki O'nu kim yarattı" diye birşey söyleyemeyiz..yani bu açıklamalardan sonra böyle bir soru sorulamaz..çünkü O; zaman ve mekan içindeki tanımlardan ayrıdır..

Bu hiçlik kavramını ilk önce tanımlama ihtiyacı gören kutsal kitaplar değildir kutsal kitaplardan 1000 yıl önce bile bu kavramlar antik yunanda tartışılıyordu ve tartışanlar kutsal insanlar değildir yani kutsal kitapların hiçlikten bahsetmesi bir keramet kesinlikle değildir tam aksine tanrı yarattı önermesi en kaçamak ve en kolay cevaptır...

Kimisi sonsuzdan beri var olduğumuzu düşünmüştür, kimisi yoktan var olduk demiştir, kimisi tanrılar yarattı demiştir,kimisi aslında yokuz demiştir, kimisi biz tanrıyız demiştir...

Dinsel olarak bakış ise bir tanrının olduğu ve hiçbirşeyden bizi var ettiğidir...

Bilimsel olarak bakışta ise matematikle bu işi çözmeye çalışan insanoğlu artık kendine doğa yasalarına göre uygun ve bilimsel bir cevap bulmuştur yani nasılki eskiden yağmur kar, fırtına bir keramet ve tanrının işi olduğu zannedilip matematiksel olarak kanıtlandıktan sonra doğa yasalarının gereği olduğu ispatlanmışsa ve bu işlerde tanrının bir parmağı olmadığı kanıtlanmışsa şuanki yaratılmada tıpkı yağmur kar gibi bir keramet değildir...

Bilimadamları eşit miktarda madde ve anti maddeden 0 hacim ve sonsuz kütleden büyük patlama teorisiyle bu işi henüz yasalaştıramasada matematiksel olarak kanıtlamıştır...Ve bilimsel olarak bizi tanrının yaratması mümkün değildir nasılki kar ve yağmuru yağdıran mikail değilse...Tanıyı matematikle ve gözlemlerle bulmamız kesinlikle mümkün değildir dolayısıyla bu kainatın bir tanrısı yoktur herşey doğa yasalarının eseridir önermesi doğru olarak göze çarpar...Varsa bile kitaplardaki tanrı kesinlikle tanrı değildir...

zocor
26-01-2012, 19:47
Tanrının karakteri nasıldır sizce? Gerçekten merhametlimidir? Gerçekten adaletli ve adilmidir? Kitap gönderirken ben yaptım oldu demek yerine daha bilimsel bir tarz neden kullanmadı? Kitapların tanrı kelamı olduğuna dair en büyük işaret nedir sizce?

Tanrı'nın varlığı kainatta oldukça belirgin bir şekilde duruyor..ben en son mesajımdaki en son cümlemde "böyle düşünmemin neresi yanlış?" dedim cevap almak yerine bana sorulan sorularınızı gördüm..
demek ki Tanrı'nın varlığı konusunda saptamalarım doğru ve yanlışlanamaz öyle değil mi..?

sorularınızı cevaplamak için öncelikle TANRI'nın varlığını kabul etmeniz gerekir..kabul etmediğiniz bir TANRI'nın davranışları sorulamaz..

benim temel noktam budur yani ateizm' diye birşeyin söylenemeyeceğidir..

zocor
26-01-2012, 19:55
Bu hiçlik kavramını ilk önce tanımlama ihtiyacı gören kutsal kitaplar değildir kutsal kitaplardan 1000 yıl önce bile bu kavramlar antik yunanda tartışılıyordu ve tartışanlar kutsal insanlar değildir yani kutsal kitapların hiçlikten bahsetmesi bir keramet kesinlikle değildir tam aksine tanrı yarattı önermesi en kaçamak ve en kolay cevaptır...

Kimisi sonsuzdan beri var olduğumuzu düşünmüştür, kimisi yoktan var olduk demiştir, kimisi tanrılar yarattı demiştir,kimisi aslında yokuz demiştir, kimisi biz tanrıyız demiştir...

Dinsel olarak bakış ise bir tanrının olduğu ve hiçbirşeyden bizi var ettiğidir...

Bilimsel olarak bakışta ise matematikle bu işi çözmeye çalışan insanoğlu artık kendine doğa yasalarına göre uygun ve bilimsel bir cevap bulmuştur yani nasılki eskiden yağmur kar, fırtına bir keramet ve tanrının işi olduğu zannedilip matematiksel olarak kanıtlandıktan sonra doğa yasalarının gereği olduğu ispatlanmışsa ve bu işlerde tanrının bir parmağı olmadığı kanıtlanmışsa şuanki yaratılmada tıpkı yağmur kar gibi bir keramet değildir...

Bilimadamları eşit miktarda madde ve anti maddeden 0 hacim ve sonsuz kütleden büyük patlama teorisiyle bu işi henüz yasalaştıramasada matematiksel olarak kanıtlamıştır...Ve bilimsel olarak bizi tanrının yaratması mümkün değildir nasılki kar ve yağmuru yağdıran mikail değilse...Tanıyı matematikle ve gözlemlerle bulmamız kesinlikle mümkün değildir dolayısıyla bu kainatın bir tanrısı yoktur herşey doğa yasalarının eseridir önermesi doğru olarak göze çarpar...Varsa bile kitaplardaki tanrı kesinlikle tanrı değildir...

bir şeyin bilimsel olarak açıklanması TANRI'nın olmadığı anlamına gelemez ki..büyük patlamayı gerçekleştiren TANRI bu patlamanın sonucunda ortaya çıkan bilimi TANRI'dan soyutlayamazsınız..

bu patlamanın sonucunda ortaya çıkan H2O atomu sayesinde bugünkü yaşam ve hayat var, siz bu yaşamın kaynağı olan H2O'yu YARATAN'dan nasıl soyutlayabilirsiniz, hem YARATICI vardır diyeceksiniz ama bu yaşamın olması için şart olan H2O'yu TANRI'dan bağımsız tutacaksınız? bu çok dar bakış açılı bir çerçeve değil mi sizce?

allahcc
26-01-2012, 19:56
Tanrı'nın varlığı kainatta oldukça belirgin bir şekilde duruyorÖncelikle 6,7 günde veya bazılarının söylediği gibi tanrı katında bir günün yerde 1000 yıl olduğunu kabul edersek 6000, 7000 yılda bu kainatı yarattığını söyleyen tanrının kainatın yaratılış safhasını bilmemesi en azından kitaplara inanan teistlerin tanrısının olmadığının açık bir kanıtıdır...

Benim kişisel görüşüm bilimsel olarak tanrının yokluğu veya varlığı kanıtlanamaz, ama dinlerden yola çıkarsak tanrının yokluğu rahatça kanıtlanabilir...

zocor
26-01-2012, 20:25
Öncelikle 6,7 günde veya bazılarının söylediği gibi tanrı katında bir günün yerde 1000 yıl olduğunu kabul edersek 6000, 7000 yılda bu kainatı yarattığını söyleyen tanrının kainatın yaratılış safhasını bilmemesi en azından kitaplara inanan teistlerin tanrısının olmadığının açık bir kanıtıdır...

Benim kişisel görüşüm bilimsel olarak tanrının yokluğu veya varlığı kanıtlanamaz, ama dinlerden yola çıkarsak tanrının yokluğu rahatça kanıtlanabilir...

TANRI'nın varlığı kanıtlanamaz diyorsunuz ama önümüzde duran koskoca üstelik hiçlikten meydana gelen bir kainat var..bu şahane oluşumu nasıl görmezlkten gelebiliyorsunuz?
bahsettiğimiz kainat su kabının içinde duran bir miktar su değil ki..fizik KANUNLARI oluşmuş, hiçlik patlamış gezegenler güneşler uydular olmuş bunlar sanki aralarında halat bağlı gibi yörüngelere girmiş birbirine çarpmadan akşam-sabah-akşam sekmeden belli bir düzeneğe oturmuş vs. bir milyon tane dinamik oluşmuş..
bunları nasıl görmezden geliyorsunuz? anlaşılamadığınız nokta bu.

allahcc
26-01-2012, 20:26
bir şeyin bilimsel olarak açıklanması TANRI'nın olmadığı anlamına gelemez ki..büyük patlamayı gerçekleştiren TANRI bu patlamanın sonucunda ortaya çıkan bilimi TANRI'dan soyutlayamazsınız..

bu patlamanın sonucunda ortaya çıkan H2O atomu sayesinde bugünkü yaşam ve hayat var, siz bu yaşamın kaynağı olan H2O'yu YARATAN'dan nasıl soyutlayabilirsiniz, hem YARATICI vardır diyeceksiniz ama bu yaşamın olması için şart olan H2O'yu TANRI'dan bağımsız tutacaksınız? bu çok dar bakış açılı bir çerçeve değil mi sizce? Bence dar bir bakış açısı burada işin içine tanrıyı katmak ve ol dedi oldudur...Her işin içine tanrıyı katınca çokmu geniş düşünmüş olacağız? Yağmuru tanrı yağdırır demek çokmu geniş bir bakışdır?

H20 yerine kuarkları ve mezonları düşünelim, kuarklar mezonlar eğer oluşmasaydı biz olmazdık ve bu konuyu konuşamazdık zaten, ve bu konuyu konuşmamız tanrının varlığını kanıtlamaz, ben burada yaratıldı yerine oluştu cümlesini kullanırım, hiçbir yaşamın olmadığı evrenler olabilir, veya bitkisel yaşam türleri oluşmuştur, burada şu soru karşımıza çıkar...Tanrı'mı akılı yaratmıştır akılmı tanrıyı yaratmıştır? Akılın ortaya çıkması için büyük patlamadan önce ne vardı onu bilmemiz lazım, ama orada zaman olmadığı için bunu bilemeyiz ,zamandan önce ne vardı bilemeyiz...Hiçlik dediğimiz kavramın yaratılmaya ihtiyacı yoktu 0 hacim ve sonsuz kütle her zaman biryerlerde hep duruyordu ve bu trilyonlarca yıldır patlayıp daralma döngüsüyle devam edecektir, 100 trilyon yıl sonra tekrar sizinle bu konuyu bu şekilde konuşmam bana göre olasıdır...Yani 100 trilyon yıl sonra cennet yerine tekrar bu evrende olma olasılığımız bilimsel olarak kabul görür ama cennetin bilimsel geçerliliği yoktur...Dünyanın yaşı 4 milyar yıldır evrenin yaşı 14 milyar yıldır, tanrı 10 milyar yıl bizsiz bizi yaratmak için koşulları hazırlamıştır yani yaratmak için çok özel güçleri yoktur...10 milyar yıl bizi yaratmak için uğraşan tanrı ne kadar tanrısaldır? Ol deyince olmamıştır...Tanrı birşeyler için uğraşıyorsa yoktur, tanrısallığı tartışılır...

allahcc
26-01-2012, 20:53
TANRI'nın varlığı kanıtlanamaz diyorsunuz ama önümüzde duran koskoca üstelik hiçlikten meydana gelen bir kainat var..bu şahane oluşumu nasıl görmezlkten gelebiliyorsunuz?
bahsettiğimiz kainat su kabının içinde duran bir miktar su değil ki..fizik KANUNLARI oluşmuş, hiçlik patlamış gezegenler güneşler uydular olmuş bunlar sanki aralarında halat bağlı gibi yörüngelere girmiş birbirine çarpmadan akşam-sabah-akşam sekmeden belli bir düzeneğe oturmuş vs. bir milyon tane dinamik oluşmuş..
bunları nasıl görmezden geliyorsunuz? anlaşılamadığınız nokta bu. Sayıların artı ve eksi yönde nasıl sonsuzluğu varsa bu kainatta sonsuzdur ama insanoğlu evrenimizin yaşını hesaplamıştır...
Dünyanın yaşı 4 milyar yıl evrenin yaşı 14 milyar yıldır...
Dönüp dolaşıp aynı yere geldiğimizi hissediyorum sizinle,
Sizin anlamak istemediğiniz zamanın olmadığı bir yerde birşeylerin oluşması için bir neden yoktur, yani neden sonuç ilişkisi yoktur...Dolayısıyla büyük patlamaya ne neden oldu gibi bir soru soramayız, hiçbirşey neden olmamıştır...Zamanın olmadığı yerde eylemler oluşmaz...İlla bir nedenden dolayı patladı demek istiyorsanız nedeni hiçbirşeydir...
Bu oluşumun şahane olduğunu bende kabulediyorum ve görmezlikten falan gelmiyorum...Ben kainata hayranım...Nereden çıkarttınız görmezlikten geldiğimi?

Bir topun yere düşmesi ve sizin anlattığınız güneş etrafında dönmemiz, yörüngeye girmemiz aynı kanuna bağlıdır siz bir top yere düşerken hayranmı kalıyorsunuz???

zocor
26-01-2012, 21:06
Bence dar bir bakış açısı burada işin içine tanrıyı katmak ve ol dedi oldudur...Her işin içine tanrıyı katınca çokmu geniş düşünmüş olacağız? Yağmuru tanrı yağdırır demek çokmu geniş bir bakışdır?

H20 yerine kuarkları ve mezonları düşünelim, kuarklar mezonlar eğer oluşmasaydı biz olmazdık ve bu konuyu konuşamazdık zaten, ve bu konuyu konuşmamız tanrının varlığını kanıtlamaz, ben burada yaratıldı yerine oluştu cümlesini kullanırım, hiçbir yaşamın olmadığı evrenler olabilir, veya bitkisel yaşam türleri oluşmuştur, burada şu soru karşımıza çıkar...Tanrı'mı akılı yaratmıştır akılmı tanrıyı yaratmıştır? Akılın ortaya çıkması için büyük patlamadan önce ne vardı onu bilmemiz lazım, ama orada zaman olmadığı için bunu bilemeyiz ,zamandan önce ne vardı bilemeyiz...Hiçlik dediğimiz kavramın yaratılmaya ihtiyacı yoktu 0 hacim ve sonsuz kütle her zaman biryerlerde hep duruyordu ve bu trilyonlarca yıldır patlayıp daralma döngüsüyle devam edecektir, 100 trilyon yıl sonra tekrar sizinle bu konuyu bu şekilde konuşmam bana göre olasıdır...Yani 100 trilyon yıl sonra cennet yerine tekrar bu evrende olma olasılığımız bilimsel olarak kabul görür ama cennetin bilimsel geçerliliği yoktur...Dünyanın yaşı 4 milyar yıldır evrenin yaşı 14 milyar yıldır, tanrı 10 milyar yıl bizsiz bizi yaratmak için koşulları hazırlamıştır yani yaratmak için çok özel güçleri yoktur...10 milyar yıl bizi yaratmak için uğraşan tanrı ne kadar tanrısaldır? Ol deyince olmamıştır...Tanrı birşeyler için uğraşıyorsa yoktur, tanrısallığı tartışılır...

ben H2O dedim diye sadece H2O'yu almayın..bizim oluşmamız için sadece H2O yok elbette..ben orda sadece ufak bir örnek olan H2O'yu verdim..seksen tane dinamik var bizim olmamız için ve hepsi de olmuş..büyük patlamayı TANRI yaptı diyip patlama ile beraber oluşan birçok fizik kanunları için TANRI yapmadı demek hangi mantığa sığar Allaşkına? bunu yağmur kar oluşumu örneğinize karşılık oalrak veriyorum, bak yağmur kar oluşuyor bunu da bilim açıkladı o halde TANRI yoktur demek yanlış onu belirtmeye çalışıyorum..

aslında herşey kainattaki büyüklüğü ve bir patlama ile oluşan bu kadar dinamiği görmek veya reddetmektir.. ben gördüğümü düşünüyorum sizinde reddettiğnizi düşünüyorum..diğer konuda size sordum bu 14 milyar ışıkyılı yarıçaplı bir evrende sadece bizim samanyolumuzda bildiğimiz bu kadar dinamik varken ve ayrıca uzayda 11.boyut bulunmuşken 11111111111111111. boyutun olmadığını "şu an böyle bilimsel olarak böyle bir boyut yok" demek gerçekten o boyutun olmayacağına kanıt mıdır?
bu bulunuan 11. boyut bile bizim zaman ve mekan dışı dediğimiz bir boyutun olma olasılığını yüksek kılar, siz daha 3. boyutu düşünürken biz inananlar başka boyuttan zamansız ve mekansız (cennet-cehennem-sonsuzluk) boyutlarından konuşuyorduk hatırlatırım..

allahcc
26-01-2012, 21:07
bir şeyin bilimsel olarak açıklanması TANRI'nın olmadığı anlamına gelemez ki..büyük patlamayı gerçekleştiren TANRI bu patlamanın sonucunda ortaya çıkan bilimi TANRI'dan soyutlayamazsınız..

Siz bilimsel kanunların tanrının işi olduğunu söylüyorsunuz, demekki tek kerameti yasalar ve kanunlardır, yasalar ve kanunları koymuş düzeneği kurmuş ve birdaha hiç karışmamıştır...Bu belki mantıklıdır ama kitap indirdi derseniz bende derimki kitap indirmek için yasa tanımayan tanrı kainat için neden yasalara bağlı kaldı? Bu düzeni kuran tanrının indirdiği kitap ne kadar yasal?

zocor
26-01-2012, 21:19
Siz bilimsel kanunların tanrının işi olduğunu söylüyorsunuz, demekki tek kerameti yasalar ve kanunlardır, yasalar ve kanunları koymuş düzeneği kurmuş ve birdaha hiç karışmamıştır...Bu belki mantıklıdır ama kitap indirdi derseniz bende derimki kitap indirmek için yasa tanımayan tanrı kainat için neden yasalara bağlı kaldı? Bu düzeni kuran tanrının indirdiği kitap ne kadar yasal?

benim açıklamalarımı mantıklı bulduğunuz yerler varsa zaten ateist olamazsınız öncelikle bunu belirteyim(eğer ateist iseniz)..

TANRI'nın yasalara bağlı kalmasını yasalara muhtaç olma anlamında almadan cevap verirsem TANRI yasaları yaratmasındaki hikmet varlığından haberdar etmesidir, kütle çekim yasası sayesinde bu kadar gezegen güneş yıldız birbirine çarpışmıyor..TANRI herşeyi bir kadere göre yaratmıştır her maddenin bir kaderi vardır ve kendisinden başka herşeyin bir ömrü vardır..(siz şimdi birbirine çarpan yıldızlardan örnek verirseniz diye şimdiden açıklamak istedim)

zocor
26-01-2012, 21:31
Sayıların artı ve eksi yönde nasıl sonsuzluğu varsa bu kainatta sonsuzdur ama insanoğlu evrenimizin yaşını hesaplamıştır...
Dünyanın yaşı 4 milyar yıl evrenin yaşı 14 milyar yıldır...
Dönüp dolaşıp aynı yere geldiğimizi hissediyorum sizinle,
Sizin anlamak istemediğiniz zamanın olmadığı bir yerde birşeylerin oluşması için bir neden yoktur, yani neden sonuç ilişkisi yoktur...Dolayısıyla büyük patlamaya ne neden oldu gibi bir soru soramayız, hiçbirşey neden olmamıştır...Zamanın olmadığı yerde eylemler oluşmaz...İlla bir nedenden dolayı patladı demek istiyorsanız nedeni hiçbirşeydir...
Bu oluşumun şahane olduğunu bende kabulediyorum ve görmezlikten falan gelmiyorum...Ben kainata hayranım...Nereden çıkarttınız görmezlikten geldiğimi?

Bir topun yere düşmesi ve sizin anlattığınız güneş etrafında dönmemiz, yörüngeye girmemiz aynı kanuna bağlıdır siz bir top yere düşerken hayranmı kalıyorsunuz???

inanın gerçekten anlamaya çalışıyorum sizi..mesela bir örnek vermişsiniz;

Sizin anlamak istemediğiniz zamanın olmadığı bir yerde birşeylerin oluşması için bir neden yoktur, yani neden sonuç ilişkisi yoktur...Dolayısıyla büyük patlamaya ne neden oldu gibi bir soru soramayız, hiçbirşey neden olmamıştır...Zamanın olmadığı yerde eylemler oluşmaz...İlla bir nedenden dolayı patladı demek istiyorsanız nedeni hiçbirşeydir...

böyle bir paragraf nasıl yazılabilir?
"zamansız maddesiz bir yerde birşeyin oluşması için bir neden yoktur" demişsiniz ama o zaman bu kainat neden-niye oluştu:) ? eğer ortada bir helva varsa bu helva olması istendiği için helva olmuştur helvanın olma nedeni helva olmasının istenmesidir..ortada bir ıspanaklı börek varsa ıspanaklı börek olması istendiği için ıspanaklı börek olmuştur..

ayrıca yine demişsiniz ki "Zamanın olmadığı yerde eylemler oluşmaz" demişsiniz..
nasıl oluşmaz sabahtan beri biz sizinle beraber burda ne anlatıyoruz, zamansız maddesiz hiçlikten meydana gelen bir kainattan bahsetmiyormuyuz?
zamansız bir mekanda (hiçlikte) büyük patlama olmuş yani sizin oluşmaz dediğiniz bir eylem (patlama) oluşup kainat olmuş işte apaçık meydanda..bence özellikle bu yazdığınızda kaçırdığınız büyük bir ayrıntı var..

"zamanın olmadığı yerde eylemler oluşmaz" cümleniz yanlış, ortada zamansız yerde(hiçlikte) oluşan bir eylem (patlama ve sonucunda oluşan bir kainat) var.

allahcc
26-01-2012, 21:38
Bilimsel sistemde dinleri ve evrendeki işleri yöneten birini kesinlikle yok sayabilirsiniz tabi burada newton yasaları tanrıdır demezseniz ama tanrının varlığını veya yokluğunu kanıtlayamazsınız...Ben burada kendi mantığımla tanrı yoktur desemde benim mantığımla tanrı vardır diyen birinede hak verebilirim çünki tanrının varlığı veya yokluğu konusunda büyük patlama yargı yapmamıştır yapamazda ben kişisel olarak tanrının olmadaığına inanırım ve tanrının bu evrene karışmadığı konusu açık ve nettir...Dinlerin ve peygamberlerin olmadığı konusundada kesinlikle eminim...Tanrıyı insan yaratmıştır insanı tanrı değil...İnsan düşünmeye başladığı anda tanrı varolmuştur...

allahcc
26-01-2012, 21:52
Tanrı sizin gibi bir insanın ölümü kabullenemeyip kendi aklında yarattığı bir varlıktır, yaklaşan ölümü hiçbir zaman kabullenmez insan, bir çam ağacı ölünce nereye gidecekse kendisininde oraya gideceğini kabullenemez ve bir yaratıcı aramaya başlar,çünki kendini kainatın merkezinde görür...En sonunda ona inanmış ve rahatlamıştır...Siz inanarak kendinizi rahatlatabiliyorsanız inanın, fizik kanunlarını bir hikmet olarak ve tanrının kendini ispatlaması olan görüşünüz tanrıya saklambaç oynayan afacan bir çocuk kişiliği katar, tanrı hep saklanır, madem bilinmesini istiyordu daha kesin ve net şeyler yapabilirdi...Yasa koymuş, güneşe taptırmış, putlara inandırmış, en sonunda okumayı yazmayı öğretmiş, ve kitap göndermiş...Buradaki mantık örgüsünde tanrının olmadığı açıktır ve fizik yasalarınıda kendi varlığının kanıtı olarak kimse koymamıştır...

Tanrının bu oyunları, saklambaç oynaması, bulmaca sever olması, kriptoloji uzmanı olması hala inananlara kabak tadı nasıl vermiyor anlayamıyorum...Her ay dünyaya inse insanlarla konuşsa sizce nasıl olurdu? 700 senede bir kitapindirmesi ve inanın demesi ne alaka? Bu tanrının kişiliği bozuk değilmi?

allahcc
26-01-2012, 22:12
zamansız maddesiz bir yerde birşeyin oluşması için bir neden yoktur" demişsiniz ama o zaman bu kainat neden-niye oluştu:) ? eğer ortada bir helva varsa bu helva olması istendiği için helva olmuştur helvanın olma nedeni helva olmasının istenmesidir..ortada bir ıspanaklı börek varsa ıspanaklı börek olması istendiği için ıspanaklı börek olmuşturO zaman bende tekrar sorarım tanrıyı kim yarattı diye? Benim cevabım ve sizin vereceğiniz cevap muhtemelen aynı olacaktır...Burada beni anlayacağınızı umuyorum ve hala nasıl anlayamadığınızı merak ediyorum...Sayıların nasıl sonu ve başı yoksa bu kainatında başı ve sonu yoktur...Hiçbirşey yaratmamıştır, maddesel anlamda hiçbirşeyden oluşsakta aslında birşeyler her zaman vardı...Ben hiçliği madde olarak algılıyorum...Siz hiçliği yok olarak algılıyorsunuz sanırım, sizin algınızdaki 0 düşünmediğiniz nokta...

Zamanın olmadığı yerde eylemler oluşmazEvet, ne olduda patlama gerçekleşti sorusuna cevap şuanki matematikle çözülemesede ileride çözülececektir, cernde çıkan sonucu beklemeliyiz...Zamanın olmadığı bir yerde bir patlamanın başlamasının nedenini ilerleyen zamanlarda bilim açığa çıkaracaktır...

Şuan bilimin verdiği cevap beni tatmin eder nitelikte,en azından tanrı yarattı fikrinden çok daha tatminkar,

patlamaya hiçbirşey neden oldu çünki zaman yoktu

zocor
26-01-2012, 23:11
O zaman bende tekrar sorarım tanrıyı kim yarattı diye? Benim cevabım ve sizin vereceğiniz cevap muhtemelen aynı olacaktır...Burada beni anlayacağınızı umuyorum ve hala nasıl anlayamadığınızı merak ediyorum...Sayıların nasıl sonu ve başı yoksa bu kainatında başı ve sonu yoktur...Hiçbirşey yaratmamıştır, maddesel anlamda hiçbirşeyden oluşsakta aslında birşeyler her zaman vardı...Ben hiçliği madde olarak algılıyorum...Siz hiçliği yok olarak algılıyorsunuz sanırım, sizin algınızdaki 0 düşünmediğiniz nokta...

Evet, ne olduda patlama gerçekleşti sorusuna cevap şuanki matematikle çözülemesede ileride çözülececektir, cernde çıkan sonucu beklemeliyiz...Zamanın olmadığı bir yerde bir patlamanın başlamasının nedenini ilerleyen zamanlarda bilim açığa çıkaracaktır...

Şuan bilimin verdiği cevap beni tatmin eder nitelikte,en azından tanrı yarattı fikrinden çok daha tatminkar,

patlamaya hiçbirşey neden oldu çünki zaman yoktu

hiç yol alamamışız durum onu gösteriyor..bunun sebebi daha önce de dedim öncelikle hiçlik tanımında mütabık olmamız lazım..en azından tanımlanabilirliğin son noktası olarak hiçlik kavramında genel bir tanım yapmamız gerek..

sizin dediğiniz gibi hiçlik= madde olamaz..eğer hiçlik = madde veya maddesel ortam olsaydı bunun adı hiçlik olmaz; madde veya maddesel ortam olurdu..

hiçlik denilen şey zaman ve maddeden bağımsız olan demektir, zaman ve madde ile ilgili olmayan demektir..çünkü bizim şu boyutta tanımlayabilidğimiz şeylerin hepsi ancak ve ancak zaman ve maddesel boyut içinde yer alan ortamlardır..
önce şu "hiçlik" tanımnda mütabık olalım..

zocor
26-01-2012, 23:38
bana göre Tanrı kendi varlığından haberdar etmek için gereğinden fazla bile kanıtlar sunmuş..

size bahsettim hiçlikten bir patlama oluyor ve gezegenler güneşler uydular oluyor, bunlar aralarında halatla bağlanmış gibi çarpmadan dönüp duruyor..böyle bir düzenek nasıl olabiliyor, aralarındaki kütlesel çekim kuvvetini kim ayarlıyor..?

NG'de izlemiştim bunun açıklamasını bilimadamları şöyle yapıyor;

ortaya genişçe bir bezi dört bir ucundan bir direğe bağlayıp bez geriliyor ve o gerilmiş beze bir top atılıyor ve buna güneş diyorlar..o top bir süre sonra gerilmiş bezin ortasında duruyor..

sonra ikinci bir top atılıyor buna da merkür diyorlar..o ikinci top ilk topun (güneşin) beze uyguladığı baskı ile aşağı doğru sarkmış bezin eğimine göre ilk topa yaklaşıyor ve yörüngesine girdikten sonra bezin eğimi olduğu için ilk topa (güneşe) çarpıyor..tabi bu ikinci topun da beze uyguladığı bir basınç var ve üçüncü top atılıyor , bunun da hem ilk topun hemde ikinci topun beze uyguladığı baskıdan kurtulup kendi yörüngesine girmesi lazım lakin olmuyor tabi..ilk topun beze uyguladığı ağırlık yüzünden tüm toplar birbirine çarpıyor deney başarısız oluyor..

tabi gerçek olan samanyolu galaksisinde bu gezegenler birbirine çarpmıyor..lakin bilimadamları bu yörüngeyi olayını böyle açıklıyorlar..yani samanyolu galaksisinin altında bir düzlem ve bu düzleme göre yörüngelenmiş gezegenler var.

şimdi deneylerde bile yapamadığımız bu gezegenlerin çarpışmadığı bu yörünge düzeneği kendi kendine nasıl olabilir..imkansız..böyle bir düzeneğin saçma sapan sıradan bir patlamanın etkisiyle böyle muhteşem bir düzeneğin oluşması İMKANSIZ dır..bunu sizde biliyorsunuz..kaldı ki bu bir veya iki gezegen değil 10-11 gezegenin ard arda yörüngeye girmesi ve çarpmadan birbirinin yörüngesine girmesidir..tabi aralarda bu gezegenlerin uyduları da var..onlar da birbirlerine çarpmıyor o da ayrı bir düzenek..

siz bunları görmezden gelip efendim TANRI'nın saklambaç oynamasından falan bahsediyorsunuz..ne saklambaçı Allaşkına? neyin saklambaçı? bunların sıradan bir olay olmadığı bu düzenin kendi kendine olamayacağını görmek için Einstein olmaya gerek yok.

Neva
26-01-2012, 23:55
hiçlik denilen şey zaman ve maddeden bağımsız olan demektir, zaman ve madde ile ilgili olmayan demektir..çünkü bizim şu boyutta tanımlayabilidğimiz şeylerin hepsi ancak ve ancak zaman ve maddesel boyut içinde yer alan ortamlardır..
önce şu "hiçlik" tanımnda mütabık olalım..

Sayin zocor;

Yukarda tanimini yaptiginiz hic'lik canli midir? Yoksa cansiz midir? Once bunda mutabik olunmasi gerekir bence.

zocor
27-01-2012, 00:27
Sayin zocor;

Yukarda tanimini yaptiginiz hic'lik canli midir? Yoksa cansiz midir? Once bunda mutabik olunmasi gerekir bence.

canlı veya cansız kavramları içinde yaşadığımız zaman ve bunun paralelindeki maddesel kavramlardır..hiçlik ise bu kavramların dışındadır..hiçlik için canlı veya cansız dersek hiçlik olmaz.

hiçlik kavramının algılanması zor, hiçlik; bizim içinde bulunduğumuz zaman ve maddesel boyutta tanımsız olandır, yani bizim için "olmayandır-yokluktur"

allahcc
27-01-2012, 02:25
şimdi deneylerde bile yapamadığımız bu gezegenlerin çarpışmadığı bu yörünge düzeneği kendi kendine nasıl olabilir..imkansız..böyle bir düzeneğin saçma sapan sıradan bir patlamanın etkisiyle böyle muhteşem bir düzeneğin oluşması İMKANSIZ dır.

sevgili kardeşim takmışın yörüngeye, topu bırakınca düşüyor değilmi? Niye gezegenlere falan giriyosun? Gezegen örneğini niye veriyorsun? Senin dediğin olay kütle çekimi ve çok basit bir problemi var ve elinde tuttuğun topu yere brakman ve satunün güneş çevresinde dönmesininin hesabı aynı,biriküçük biri büyük...Topu brakınca düşerken tanrıyı göremiyorsunda saturnun döndüğünü görüncemi tanrıyı görüyorsun?

F=g.m1.m2/r2

Kural bu, o dediğin gezegenlerin yörünge hesabı veye elindeki küçük bir topun hesabı bu...

Kainatta bütün kütlelerin hesabı bu arkadaşım, karadelikler hariç...Bütün kütleler bu hesaba göre hareket eder, galakside aynı yıldızlarda, gezegenlerde...elindekiküçük bir topta, manavdaki karpuzda...neresini anlamayamıyorsun?


F=g.m1.m2/r2

bu formül eğer senin için hikmet ve kerametse 1+1=2 de senin için keramet çünki aynı şey aynı matematik ve aaaa 1 elma artı 1 elma 2 elma eder, allahın işine bak demen lazım...

1+1=2 de insanların tanrıyı görmesi lazımdı,ama göremediler, ne hikmetse formüller zorlaştıkça görmeye başladılar ama eminim ilk toplamayı yapan insan 2+1 i bulunca senin gibi tanrısal yasayı keşfettiğini zennetti...Kafanız almıyorsa tanrı yapmıştır anlayışı ilkel bir anlayıştır...


1+1=2 size göre çok büyük keramet ve hikmet demekki...

O zaman diyeceksinizki aynı mantıkla 1+1 neden 2 etmiyor...2 ediyorsa bu tanrının işidir..Tamamen aynı mantık...

Toplama çıkarmada ciddi şüpheleriniz varsa septiksiniz ama tanrıdan eminsiniz? Bu nasıl birçelişkidir?

1+1=2

F=g.m1.m2/r2

Aynı şeydir...

vartor
27-01-2012, 02:29
bana göre Tanrı kendi varlığından haberdar etmek için gereğinden fazla bile kanıtlar sunmuş..

size bahsettim hiçlikten bir patlama oluyor ve gezegenler güneşler uydular oluyor, bunlar aralarında halatla bağlanmış gibi çarpmadan dönüp duruyor..böyle bir düzenek nasıl olabiliyor, aralarındaki kütlesel çekim kuvvetini kim ayarlıyor..?

NG'de izlemiştim bunun açıklamasını bilimadamları şöyle yapıyor;

ortaya genişçe bir bezi dört bir ucundan bir direğe bağlayıp bez geriliyor ve o gerilmiş beze bir top atılıyor ve buna güneş diyorlar..o top bir süre sonra gerilmiş bezin ortasında duruyor..

sonra ikinci bir top atılıyor buna da merkür diyorlar..o ikinci top ilk topun (güneşin) beze uyguladığı baskı ile aşağı doğru sarkmış bezin eğimine göre ilk topa yaklaşıyor ve yörüngesine girdikten sonra bezin eğimi olduğu için ilk topa (güneşe) çarpıyor..tabi bu ikinci topun da beze uyguladığı bir basınç var ve üçüncü top atılıyor , bunun da hem ilk topun hemde ikinci topun beze uyguladığı baskıdan kurtulup kendi yörüngesine girmesi lazım lakin olmuyor tabi..ilk topun beze uyguladığı ağırlık yüzünden tüm toplar birbirine çarpıyor deney başarısız oluyor..

tabi gerçek olan samanyolu galaksisinde bu gezegenler birbirine çarpmıyor..lakin bilimadamları bu yörüngeyi olayını böyle açıklıyorlar..yani samanyolu galaksisinin altında bir düzlem ve bu düzleme göre yörüngelenmiş gezegenler var.

şimdi deneylerde bile yapamadığımız bu gezegenlerin çarpışmadığı bu yörünge düzeneği kendi kendine nasıl olabilir..imkansız..böyle bir düzeneğin saçma sapan sıradan bir patlamanın etkisiyle böyle muhteşem bir düzeneğin oluşması İMKANSIZ dır..bunu sizde biliyorsunuz..kaldı ki bu bir veya iki gezegen değil 10-11 gezegenin ard arda yörüngeye girmesi ve çarpmadan birbirinin yörüngesine girmesidir..tabi aralarda bu gezegenlerin uyduları da var..onlar da birbirlerine çarpmıyor o da ayrı bir düzenek..

siz bunları görmezden gelip efendim TANRI'nın saklambaç oynamasından falan bahsediyorsunuz..ne saklambaçı Allaşkına? neyin saklambaçı? bunların sıradan bir olay olmadığı bu düzenin kendi kendine olamayacağını görmek için Einstein olmaya gerek yok.

Ne demek kardesim, Einstein da kim oluyor? Siz cozmussunuz olayi, bunlar kendiliginden olmaz, once birinin ol demesi gerekir ve hepsi hop siraya dengeye...
Ol demis olmus ve 14 milyar sene, insan denen bir canli madde meydana cikana kadar sabretmis kendine kul yaratmadan once. Tabi daha onceleri de varmis da onlarin hesabini tutamiyoruz zaman henuz var olmadigindan.
Gezegenlerin nasil dengede duracagi matematik ve fizikle hesaplanabilir. Siz bilmiyorsunuz diye hayatinizdan memnun, inanclarinizla yasamaga devam edebilirsiniz, ama biraz Galileo, biraz Einstien, Stephan Hawking'lerdir insanliga devam adimlar attiranlar, Bir degil, 124 bin peygamber bile havagazidir benim nazarimda bir bilim adamina kiyasla.
Duzen boyle kuruldugu icin degil, 14 milyar sene sonra, sartlar elverisli oldugu icin buradayiz; sizlerin icinden cikamadiginiz, anlamakta zorlandiginiz bu. Miyonlarca isik yili uzaklikta, birbirine giren galaxiler, birlesen, parlayan, patlayan, sonen ,yildizlar gorunur oldu artik, duzen o kadar da mukemmel degil; sadece size oyle gorunuyor. Duzenleyen, tertipleyen birileri yok, hele koruyan, seven, hic yok. Daha 400 bin kisinin oldugu tsunami hafizalardan silinmedi. nedense en cok da musluman Endonezya kayip verdi.

Neva
27-01-2012, 03:58
canlı veya cansız kavramları içinde yaşadığımız zaman ve bunun paralelindeki maddesel kavramlardır..hiçlik ise bu kavramların dışındadır..hiçlik için canlı veya cansız dersek hiçlik olmaz.

hiçlik kavramının algılanması zor, hiçlik; bizim içinde bulunduğumuz zaman ve maddesel boyutta tanımsız olandır, yani bizim için "olmayandır-yokluktur"

Hiclik adina canli veya cansizlik diyemeyiz diye birsey olur mu ?

Inanciniza yonelik soruyorum;

Annenizin rahmindeki ilk 1.gunde canli misiniz sizce? Yoksa cansiz misiniz?

Bu 1. gun icin vardim mi dersiniz? Yoksa yoktum, bir hictim mi dersiniz?
(Allah'in dilememesi halinde dogmayabilirsiniz de ayrica, burada bir muallak durum soz konusu)

Cunku islamiyete gore "ruh" bilmemkacinci gunde uflenir.Islami dilde canlilik-canlanma denir buna. Zira oldugunuzde ruh ceker gider cesedinizden.

Yanlis anlamayin sakin, merak ettigimden dolayi soruyorum, peki Allah dediginiz ilahi guc canli midir? Yoksa cansiz midir? Var dediginiz bir ilahi bir gucun canli olmasi gerekir mantiken. (bana gore)

YasasinBilim
27-01-2012, 04:31
benim Tanrı'ya inanma sebebime saygı duyduğunuz için teşekkürler..biri çıkıp da daha tutarlı bir teori sunana kadar buna inanabilir ise ateistlerle yapılan tartışmaların bir sonuca ulaşılması yani kaianta bakılarak bir TANRI'nın olduğu sonucu çıkmış olmalıydı..eğer siz de bir ateist iseniz sizin de bri TANRI'ya inanmanız gerekir..en azından daha tutarlı bir teori çıkarana kadar!!

1. sorunuza gelince bu bir inanma meselesidir..ben Peygamlerlere vahiy inerken görmedim, o dönemlerde de yaşamadım ama inanıyorum, TANRI'nın kitaplar gönderdiğine inanıyorum.

2. sorunuz ise benim yorumuma göre TANRI her yerdedir..zaman ve mekandan ayrı olması O'nun yaşadığımız zaman ve madde ile ilgili ölüm-yokoluş-yaratılış kavramlarından ayrı olması demektir bu yüzden TANRI'yı kim yarattı sorusu zaten bu çerçeveden bakınca sorulamayacak bir sorudur..

bunlar benim bakış açımdır, her yargımın ve fikrimin bir sebebi ve temeli vardır.. yani Tanrı zaman ve maddeden ayrı ise (hiçlik diye bir kavramın olması zaman ve maddeden ayrı bir yerin olması demektir) Tanrı için "kim yaratmıştır, ne zamandır var oldu, ne zaman ölecek" gibi sorularını geçersiz kılar öyle değil mi..bu düşüncemin neresi hatalı sizce?

sayın Zocor;
bu mesajım sadece alıntı yaptığım mesajınıza cevap niteliğinde değildir.
şu ana kadar diğer yazdıklarınızı da okudum.

inancınıza saygı duuyuyorum. tanrının varlığı-yokluğu gibi kavramlar daha önce tartışıldı. kimsenin kimseye ikna yönünde bir katkısı olmadı.

ben kendi adıma, deizm, agnostizm steplerini süratle geçtim. panteizm vari bir felsefede saplandım. keşke ateist olabilsem de kolayca "tanrı yoktur" diyebilsem. hâla evren ve tanrı kavramlarını bir yerlere oturtmaya çalışıyorum. epey de mesafe katettim (hepsi kendi içinde tutarlı).

siz araştırmacı, bilgili birine benziyorsunuz. tanrının varlığını kabul ettik diyelim (ki ben reddedenlerden değilim), bu hiç bir zaman tanrının kitaplar ve peygamberler gönderdiği anlamına gelmez.

bir kitabın tanrı eseri olması için, hata içermemesi, insan becerelerinin üstünde bilgiler vermesi (mucizeler olabilir), en azından kendi içinde tutarlı olması gerekir. bu saydıklarımdan hiçbiri kutsal adledilen kitaplarda yok.

enerjinizi ve vaktinizi tanrıyı çözmek yerine önce bu kitapların defolarını araştırmaya ayırın. sonra hep beraber sonsuzluk, zamandan bağımsızlık, canlılık kavramları üzerinde tartışırız.

Not: Newton fiziği geçerli olsaydı, çok şey söyleyebilirdim. nasıl ki bir bilardo masasında sürtünmesiz biçimde hareket eden bir bilardo topunun 1 sene sonra hangi konumda olduğunu bilebiliyorsak (modelleme, simulasyon, otomasyon) en küçük parçaların da bir süre sonra hangi konumlarda olacağını biliyor olacaktık. Diğer bir deyişle, evrende gerçekleşecek her olay fizik kuralları çerçevesinde hesaplanabiliyor olacaktı. yarın başımıza gelecekler de buna dahil. o zaman, yaşadıklarımız bizim irademiz dışında gelişiyor diyebilirdik.

ama maalesef, kuantum fiziği denen bir engel var karşımızda. parçacık düzeyinde Newton kanunları işlemiyor. bir elektronun hareketi Newton fiziğiyle alay eder biçimde belirsiz (Çift yarık deneyi vs.).

insalık din kıskacından kurtulsa, bu konulara daha fazla zaman ayırmış ve epey yol katetmiş olurdu.

saygılar...

Natürelist
27-01-2012, 05:39
size bahsettim hiçlikten bir patlama oluyor ve gezegenler güneşler uydular oluyor, bunlar aralarında halatla bağlanmış gibi çarpmadan dönüp duruyor..böyle bir düzenek nasıl olabiliyor, aralarındaki kütlesel çekim kuvvetini kim ayarlıyor..?

.

Sayin zocor, yanlis anlamayiniz ama siz galiba saka yapiyorsunuz gibime geliyor, yada bilmem ben mi yanlis anliyorum.

Ne demek .....bunlar aralarında halatla bağlanmış gibi çarpmadan dönüp duruyor.....?

Siz hic, icinde yüzlerce milyar yildizlardan olusan galaksi'lerin su an bile carpistigini biliyormusunuz? ve bunun sebebi de yalnizca ve yalnizca kütle cekimdir.

Keza bir de bunlari deneyler ile ispat edebilirmisiniz diye sormussunuz, gayet tabii ki bunu da su an bilim insanlari "Standart Model" le ispatlamaya calisiyorlar

Bakiniz; http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=426243&postcount=5

Bakiniz bunlarda carpisan galaksiler. Yani dediginiz gibi carpismadan dönüp duruyor diye kesinlike söz konusu degildir


http://www.turandursun.com/forumlar/attachment.php?attachmentid=195&d=1327631775


http://www.turandursun.com/forumlar/attachment.php?attachmentid=196&d=1327631775

allahcc
27-01-2012, 05:59
Not: Newton fiziği geçerli olsaydı, çok şey söyleyebilirdim. nasıl ki bir bilardo masasında sürtünmesiz biçimde hareket eden bir bilardo topunun 1 sene sonra hangi konumda olduğunu bilebiliyorsak (modelleme, simulasyon, otomasyon) en küçük parçaların da bir süre sonra hangi konumlarda olacağını biliyor olacaktık. Diğer bir deyişle, evrende gerçekleşecek her olay fizik kuralları çerçevesinde hesaplanabiliyor olacaktı. yarın başımıza gelecekler de buna dahil. o zaman, yaşadıklarımız bizim irademiz dışında gelişiyor diyebilirdik.Yanlış anlamayın ama sanırım bir aralar fizikle müneccimlik yapmaya kalktınız başaramadınız, sonra newton yasaları yaramaz dediniz?
Fizik bilginiz nedir sayın yaşasın bilim?
Newton kanunları bütün kütlesel hareketlerde geçerlidir, bilimde kanun sayısı fazla değildir newton kanunları ise hala kanundur, yasadır...

Sizin dediğiniz kuantum mekaniğinde işin için enerji girdiği için newton yasalarına zaman boyutu eklenmiş ve e=mc2 formülü elde edilmiştir ve çeşitli boyutların eklenmesiylede bu formül giderek gelişmiş ve problemleri artın e=mc2 çözemediğinden başka formüllerişin içine girmiştir...

Sizin dediğiniz müneccimlik bilimde vardır yanlış anlamayın ama bunu newtonla çözemezsiniz, bilimin tabiri caizse bu müneccimliğe verdiği cevap kaos teorisidir...Ve kaos teorisi bilgisayar modellemelerinde kullanılıp meteorolijiden akışkanlar mekaniğine kadar bir çok alanda kullanılır...Hatta insan birgün yapay zeka yapacaksa bunu kaos teorilerinin güçlenmesi ve süper güçlü bilgisayarlarla yapacaktır...Elimizdeki bilgisayarlar ve datalar hala dataların işlenebilmesi için yeterli değildir ve bu iş için ilkeldir...

Kaos teorileri bugün kuantum mekaniğinden daha önemli bir konudur, toplum kontrolünden sömürgeleştirmeye,savaşlardan, borsaya kadar bu teoriler matematiksel modellerde ve bilgisayarlarda kullanılmaktadır, ve gelecekte en güçlü modellemeyi yapabilenler satrancı kazanabileceklerdir...

Yani kainatta kaos teorileri hakimdir bu kaos teorilerinde yasalar hiçbir zaman değişmez, yani yarın balkondan düşebilirsiniz ama bunu newton kanunlarıyla yapacaksınız...Bu kanunlardan çıkamazsınız...Ama sizin balkondan düşmenize neden olacak parametreler değişkenlik gösterebilir, yarın balkondan düşme ihtimalinizin olmaması için garanti verebilirmisiniz? bu olasılık vardır ve yapay olarak bile bu ortam oluşturulabilir...

Newton yasaları kanun olduğu halde genel görecelik teorisi hala teoridir...Bunun nedeni ise deneysel olarak gözlemlememizin mümkün olmadığıdır ama pratikte yapılan birçok deney bu teoriye göre yapılır...Örneğin nükleer santral verimliliği problemleri, bu formülü evinizde yaktığınız kömür ve doğalgazda bile kullanabilirsiniz...

Newton fiziği geçerli değildir demek yerine newton fiziğini heryerde kullanamayız demeniz gerekirdi...

Kısacası kanunları kullanmayı bilenler bu oyunu kazanacaktır...

zocor
27-01-2012, 14:23
sevgili kardeşim takmışın yörüngeye, topu bırakınca düşüyor değilmi? Niye gezegenlere falan giriyosun? Gezegen örneğini niye veriyorsun? Senin dediğin olay kütle çekimi ve çok basit bir problemi var ve elinde tuttuğun topu yere brakman ve satunün güneş çevresinde dönmesininin hesabı aynı,biriküçük biri büyük...Topu brakınca düşerken tanrıyı göremiyorsunda saturnun döndüğünü görüncemi tanrıyı görüyorsun?



elindeki topun yere düşmesi ile 10 gezegenin ve bunlara bağlı uyduların birbiri etrafında hiç çarpmadan aralarında sanki halatla iple bağlı gibi birbirine çarpmadan dönmesi ne aynı şey mi?
size söyledim kainat dediğimiz şey bir kabın içinde duran su kadar cılız ve basit değil, seksen tane dinamik yasaları, seksen tane fizik kanunu var..topun yere düşmesi ile tüm bunları gerçekten BİR mi tutuyorsunuz ciddi soruyorum?

diğer verdiğiniz formüller de patlama sonucu ortaya çıkan hesaplamalar, tıpkı yörüngelerin belli bir hesapta döndüğü gibi..ben bunları ayarlayan bir GÜÇ vardır diyorum siz ise bunları yapmak "çocuk oyuncağı" gibi konuşuyorsunuz, yapın o zaman bir tane bu kadar hesaplara uygun bir kainat da görelim..

siz insansınız, sizler robot değilsiniz..vicdanınız var, gönül gözü denen bakış açınız var, hakkaniyetiniz var, inanmasanız da bir ruhunuz var (bunu ruh değil de insanın duyguları diye de adlandırabilirsiniz)

"bilim böyle böyle diyor " diye robot gibi bu dünyaya sadece bu çerçevede bakamazsınız..

her gün kapınızın önünde duran helvayı alıp yerken "hmm bilim bu helva= un şeker tereyağ''dır diyor" diyip de bu helvayı yapıp da kapını önüne koyan kim diye bakmıyorsunuz..

zocor
27-01-2012, 14:36
Hiclik adina canli veya cansizlik diyemeyiz diye birsey olur mu ?

Inanciniza yonelik soruyorum;

Annenizin rahmindeki ilk 1.gunde canli misiniz sizce? Yoksa cansiz misiniz?

Bu 1. gun icin vardim mi dersiniz? Yoksa yoktum, bir hictim mi dersiniz?
(Allah'in dilememesi halinde dogmayabilirsiniz de ayrica, burada bir muallak durum soz konusu)

Cunku islamiyete gore "ruh" bilmemkacinci gunde uflenir.Islami dilde canlilik-canlanma denir buna. Zira oldugunuzde ruh ceker gider cesedinizden.

Yanlis anlamayin sakin, merak ettigimden dolayi soruyorum, peki Allah dediginiz ilahi guc canli midir? Yoksa cansiz midir? Var dediginiz bir ilahi bir gucun canli olmasi gerekir mantiken. (bana gore)

öncelikle hiçlik için tekrar belirteyim..hiçlik= zaman ve maddesel boyutta olmayan'dır..canlı ve cansız kavramları zaman ve maddesel boyutun içinde olacağı için "hiçlik" içinde yer almaz..hiçlik insan için "olmayandır-yokluktur"..

kutsal kitapta ruh hakkında bize sınırlı bilgi verildiği söylenir, baktığımız zaman da gerçekten ruh hakkında bilgilerimiz çok sınırlı o yüzden hakında sınırlı bilgiye sahip olduğumuz bir konuda yorum yapamam..

Allah canlı mıdır sorusu eksik olmuş, canlılar için "doğar-yaşar-ölür" döngüsü akla gelir..Allah için böyle bir döngü yoktur, biz ısrarla Allah'ın zaman ve madddesel mekandan ayrı olduğunu söyledikçe anlamıyorsunuz ve işinize geldiği gibi hala Allah kavramını bu zaman ve maddesel boyutta indirgeyerek Allah'ı redetmeye çalışıyorsunuz.

zocor
27-01-2012, 14:45
Sayin zocor, yanlis anlamayiniz ama siz galiba saka yapiyorsunuz gibime geliyor, yada bilmem ben mi yanlis anliyorum.

Ne demek .....bunlar aralarında halatla bağlanmış gibi çarpmadan dönüp duruyor.....?

Siz hic, icinde yüzlerce milyar yildizlardan olusan galaksi'lerin su an bile carpistigini biliyormusunuz? ve bunun sebebi de yalnizca ve yalnizca kütle cekimdir.

Keza bir de bunlari deneyler ile ispat edebilirmisiniz diye sormussunuz, gayet tabii ki bunu da su an bilim insanlari "Standart Model" le ispatlamaya calisiyorlar

Bakiniz; http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=426243&postcount=5

Bakiniz bunlarda carpisan galaksiler. Yani dediginiz gibi carpismadan dönüp duruyor diye kesinlike söz konusu degildir


http://www.turandursun.com/forumlar/attachment.php?attachmentid=195&d=1327631775


http://www.turandursun.com/forumlar/attachment.php?attachmentid=196&d=1327631775

mesajlarımı dikkatli okumuş olsaydınız görürdünüz ki çarpışıp yok olan gezegen ve yıldızlardan da bahsettim..kainatta herşeyin bir sonu vardır, siz de ben de bu dünya da kainat da zamanı gelince yok olacak..bizim galaksimiz de yok olacak.."yok olmak" kainatın kendi düzeni içinde normal olan bir akıştır..

bakın ben çarpışmalar için yorumumu yaptım ama siz hala çarpışmayan ve muhteşem bir düzenek içinde devam eden galaksimizdeki hareket hakkında yorum yapmıyorsunuz..
çarpışanları görüp çarpışmayanları neden göremiyorsunuz? çarpışmayıp bir düzen içnide akıp giden şahane düzenek için yorumunuz nedir?

allahcc
27-01-2012, 17:11
elindeki topun yere düşmesi ile 10 gezegenin ve bunlara bağlı uyduların birbiri etrafında hiç çarpmadan aralarında sanki halatla iple bağlı gibi birbirine çarpmadan dönmesi ne aynı şey mi? Evet aynı şey...

f=g*m1*m2\r2 <=> 1+1=2

Topun düşmeside aynı gezegenlerin birbirine çarpmamasıda manavda birbirine bakan 2 karpuz arasındada senin dediğin halatlar falan var...
Saturne uydu gönderip yörüngeye yerleştirebiliyoruz yani sizin deyiminizle saturnle uydu arasına halat bağlıyoruz, halat ip neyse?...Önce kainata olduğu gibi bakın matematikle bakın...

Top düşerken allahı görmenizle uydulara bakıp allahı görmeniz aynı şekilde 1 elmanın yanına 1 elma koyup 2 elma görmenizde aynı daha nasıl anlatiyim...aaaaa 1+1=2 kesin allah var demek gibi birşey dediğiniz...

Hikmet aryorsanız 1+1=2 dir...İşte esas keramet bu bütün kanunlar ve yasalar burdan yola çıkar...2 katlı denklemleri çözemeyip keramet arıyorsunuz integrali gösterince allahı gördüm diyorsunuz...Nasıl bir mantığınız var?

zocor
27-01-2012, 17:44
Evet aynı şey...

f=g*m1*m2\r2 <=> 1+1=2

Topun düşmeside aynı gezegenlerin birbirine çarpmamasıda manavda birbirine bakan 2 karpuz arasındada senin dediğin halatlar falan var...
Saturne uydu gönderip yörüngeye yerleştirebiliyoruz yani sizin deyiminizle saturnle uydu arasına halat bağlıyoruz, halat ip neyse?...Önce kainata olduğu gibi bakın matematikle bakın...

Top düşerken allahı görmenizle uydulara bakıp allahı görmeniz aynı şekilde 1 elmanın yanına 1 elma koyup 2 elma görmenizde aynı daha nasıl anlatiyim...aaaaa 1+1=2 kesin allah var demek gibi birşey dediğiniz...

Hikmet aryorsanız 1+1=2 dir...İşte esas keramet bu bütün kanunlar ve yasalar burdan yola çıkar...2 katlı denklemleri çözemeyip keramet arıyorsunuz integrali gösterince allahı gördüm diyorsunuz...Nasıl bir mantığınız var?

topun yere düşmesinde 1 tane top var..onu da yere atıyorsun düşüyor, o kadar..

samanyolu galaksisinde ise bilinen 10 gezegen ve bunların uyduları var..
ve bütün bunlar birbirlerinin etrafında "çarpmadan dönüyor"..

siz topun yere düşmesiyle bu 10 küsür gezegen ve uydunun birbirine çarpmadan dönmesiyle manavda iki karpuzun yan yana durmasını aynı şey olarak görüyorsanız gerçekten tartışmaya gerek yok..:)
benim mantığımı sorgulayanlar manavda yan yana duran iki kaprpuz ile galaksimizdeki 10 küsür gezegenin muazzam düzenine "aynı şey" diyor..:)

keşke en baştan söyleseydiniz o kadar tartışmasaydık ya gerçekten..

EKLEME= madem manavda duran iki karpuz ile ile 10 küsür gezegen ve uydularının yörüngeye dizilmesine aynı şey diyorsanız buyrun yapalım ne dersiniz?

ben iki karpuzu yan yana kpyayım, sizde 10 topu geçtim 2 topu benzer şekilde yörüngeye sokun ve 10 sn. yörüngede tutun olur mu? kabul mü?

allahcc
27-01-2012, 18:09
siz topun yere düşmesiyle bu 10 küsür gezegen ve uydunun birbirine çarpmadan dönmesiyle manavda iki karpuzun yan yana durmasını aynı şey olarak görüyorsanız gerçekten tartışmaya gerek yok..:)
benim mantığımı sorgulayanlar manavda yan yana duran iki kaprpuz ile galaksimizdeki 10 küsür gezegenin muazzam düzenine "aynı şey" diyor..:)Evet aynı düzen...
Aynı matematik...
İki tane karpuzu yanyana koy birbirlerine dünyada bile aynı etkilerde bulunurlar, kütleleri küçükoldukları ayrıca dünyanın çekim gücünde oldukları için birbirleri etrafında dönmezler, ama uzaya çıkar iki karpuz birbirinin etrfında dönmeye başlar...
Aklın almadığı için allahın işi düyorsun, aklı alanlar uzaya çıktı zaten...

Zorlamaya gerek yok aklını almıyorsa almıyordur...Ne diyeyim sana...

Matematiği kafası almayan birisine diferansiyel denklem çözdürmeye benziyor seninki...Ki gezegenlerin çarpmadan dönmesi çok basit bir problem...


EKLEME= madem manavda duran iki karpuz ile ile 10 küsür gezegen ve uydularının yörüngeye dizilmesine aynı şey diyorsanız buyrun yapalım ne dersiniz?

ben iki karpuzu yan yana kpyayım, sizde 10 topu geçtim 2 topu benzer şekilde yörüngeye sokun ve 10 sn. yörüngede tutun olur mu? kabul mü?

Olabilir, önce dünyanın çekim gücünden kurtulmmız lazım çok basit...

allahcc
27-01-2012, 18:15
Çekim gücünden kurtarın beni önce nasaya falan gitmemiz gerek gerçi ben size ne tanrılıklar yaparım, karpuzları kavunları istediğiniz hızda birbirlerine istediğiniz uzaklıkta döndürbilirim, istediğiniz sihirbazlıkları yapabilirim,.... bana tapmayın sonra ama...

vartor
27-01-2012, 18:32
Cehalet de, iman kadar gucluymus. Bilmedigini anlamak ve kabul etmek ise olgunluk gerektirir. "ol dedi oldu" gibi, herseyi aciklayan bir teoriye inaninca, matematik fizik bile fasa fiso gelir kendini yormak istemeyene.

Neva
27-01-2012, 19:04
öncelikle hiçlik için tekrar belirteyim..hiçlik= zaman ve maddesel boyutta olmayan'dır..canlı ve cansız kavramları zaman ve maddesel boyutun içinde olacağı için "hiçlik" içinde yer almaz..hiçlik insan için "olmayandır-yokluktur"..

kutsal kitapta ruh hakkında bize sınırlı bilgi verildiği söylenir, baktığımız zaman da gerçekten ruh hakkında bilgilerimiz çok sınırlı o yüzden hakında sınırlı bilgiye sahip olduğumuz bir konuda yorum yapamam..

Allah canlı mıdır sorusu eksik olmuş, canlılar için "doğar-yaşar-ölür" döngüsü akla gelir..Allah için böyle bir döngü yoktur, biz ısrarla Allah'ın zaman ve madddesel mekandan ayrı olduğunu söyledikçe anlamıyorsunuz ve işinize geldiği gibi hala Allah kavramını bu zaman ve maddesel boyutta indirgeyerek Allah'ı redetmeye çalışıyorsunuz.

Sayin zocor;

Size sordugum sorunun gerekcesi kitaptaki inandiginiz ayetlerdir. Yani bunlari ben uydurmadim.

Bakin bir tanesi su;

Inandiginizin Allah'in kendi katina ozel bir zaman degeri vardir. Hatta bu zaman degeri, insana iliskin zaman degeri ile mukayyese edilerek orneklenir. Ki insan tarafindan anlasilabilsin diye.

Allah ezeli-ebedi bir varliksa sayet, o kendi katina ozel zaman degeri de ezeli-ebedi olmalidir. Cunku yaratim ve yoketme kesintisizdir.

Digeri de su;

Allah her an bir yaratma-yoketme eylemi uzerindedir. Bu eylem kesintili degildir. Dogal olarak sizin goremeyeceginiz vs. bircok mahlukat ve alem yaratmaya muktedirdir. Bu ille madde ve zamanla sinirli bir mahlukat olmayabilir.

Ben sizden ruh hakkinda derin bilgi istemedim. Islamiyetin anlayisini koydum ortaya.. Canlilik belli bir gunden sonra Allah tarafindan uflenir. Adem bahsi de boyledir, once bircok maddeden karisik bir halife yaratilir. Bu asamlaran sonra ruh uflenir. Ruh hakkinda derin bilgiye hacet yok yani kitapta yaziyor bunlar.

Bu baglamda nicin Allah canli mi yoksa cansiz mi sorusuna cevap veremiyorsunuz ki? Siz zaten kul olarak madde ve zaman boyutunda yasamiyor musunuz? Buna gore de tanim yapabilmeniz gerekir Allah'a iliskin.

Yoksa Allah inanciniz, Allah ol dedi, oldu, herseyi yaratti, sonra cekildi hicbir seye karismiyor tarzi gokte oturan sakalli dede benzeri bir Allah inanci mi?

Sahdamarindan daha yakin diye iman ettiginiz bir ilahi guc'u tanimlayabilmeniz gerekir canlilik-cansizlik bakimindan.

zocor
27-01-2012, 20:02
gezegenler zaten belli oranda birbirlerinin kütle çekimine girerek yörüngeye giriyor :) sizin buna göre "beni kütle çekiminden çıkarın yaparım" demeniz zaten yapılan bir şey..dünyada yapılıp uzaya gönderilen uydular gezegenlerin yörüngelerine yerleştirilirken belli hız ve belli açılar hesaplanarak yerleştirililir..langır lungur "uyduyu uzaya gönderdim haydi yörüngeye gir bakalım" denerek uydular yörüngeye oturtulmuyor:) sizin mantıkla gezegenlerin yörüngelerine uydu yerleştirenlere de tapalım o zaman :)

dünyadan gönderilen uydular gezegenlerin yörüngelerine yerleştirilirken belli hız ve açılarla yerleştirilir demiştim, tek bir uyduyu tek bir gezegenin yörüngesine oturtulurken bile birçok hız ve açı hesaplamaları yapılırken 10 küsür gezegen ve bu gezegenlerin uydularının hem güneşin kütle çekimine, hem yanındaki gezegen ve uydunun hemde kendi gezegenin yörüngesine girmesi için sizin iki karpuzu yörüngeye oturtmaktan:) daha karmaşık bir DÜZEN olduğu aşikar..

kıyas yapmak bu kadar zor değildir aslında, neden böyle oldu anlamadım sizi için..TANRI'yı bulmak herkese farz değil bunu biliyordum ama inanın bu kadarını da beklemiyordum.

zocor
27-01-2012, 20:39
Sayin zocor;

Bu baglamda nicin Allah canli mi yoksa cansiz mi sorusuna cevap veremiyorsunuz ki? Siz zaten kul olarak madde ve zaman boyutunda yasamiyor musunuz? Buna gore de tanim yapabilmeniz gerekir Allah'a iliskin.

Yoksa Allah inanciniz, Allah ol dedi, oldu, herseyi yaratti, sonra cekildi hicbir seye karismiyor tarzi gokte oturan sakalli dede benzeri bir Allah inanci mi?

Sahdamarindan daha yakin diye iman ettiginiz bir ilahi guc'u tanimlayabilmeniz gerekir canlilik-cansizlik bakimindan.

canlı mı cansız mı kelimelerine neden bu kadar takıldınız sn. Neva? Allah'ın tanımı Kuran'da yazıyor zaten, bu tanımlarda canlı veya cansız şeklinde bir tanım yok..canlı dersem ne olacak cansız dersem ne olacak oraya gelemedim ben.

Neva
27-01-2012, 22:10
canlı mı cansız mı kelimelerine neden bu kadar takıldınız sn. Neva? Allah'ın tanımı Kuran'da yazıyor zaten, bu tanımlarda canlı veya cansız şeklinde bir tanım yok..canlı dersem ne olacak cansız dersem ne olacak oraya gelemedim ben.

Tanim yok olur mu ? Siz iman ettiginiz kitabinizi okumuyor musunuz?

Hic'lige tanim getiremeyen ve tanim getirememe gerekcelerini siralayan sizdiniz sayin zocor. Ben degildim ki....? Donup tekrar okuyun mesajlarinizi.

Allah'in tanimini ben de goruyorum Kuranda, gozlerim kor degil.

Ben sizin inancli biri olarak fikrinizi merak ettim. O yuzden sordum.

Cunku Kuran ayetlerini dizdigimizde Allah canli bir ilahi guctur. Tek carpici ozelligi esi ve benzeri olmayisidir.
Ben uydurmuyorum. Kitabiniz soyluyor.

Cansiz diyemezsiniz, cansiz derseniz Allah'a iliskin kesintisiz yaratma ve yoketme eylemi,ozelligi yok olur. O zaman bir baslangic ve son kavrami(insan benzeri) cikar ortaya.. Allah'in bir sure dinlenip, sonra tekrar yaratima baslamasi gerekir. Yaratici ozelliklerini kaybeder.

Oysa yukardaki mesajinizda ne dediniz, hic'lige dair?

"öncelikle hiçlik için tekrar belirteyim..hiçlik= zaman ve maddesel boyutta olmayan'dır..canlı ve cansız kavramları zaman ve maddesel boyutun içinde olacağı için "hiçlik" içinde yer almaz..hiçlik insan için "olmayandır-yokluktur".."


Ama kitabiniza gore Allah, gerek zaman, gerekse maddesel boyutta, olandir. Cunku ozel ve farkli bir zamana sahiptir. Ayni zamanda size sahdamarinizdan daha yakindir.Ve surekli yaratmakta ve yok etmektedir.
Bu insanoglu, kitabiniza gore kendi kendine olmuyor ve dogmuyor degil mi?

Yani herseyi yaratip, bitirip, gokte oturan sakalli dede degildir.

Kesintisiz bir dongusu vardir. Bunu tartisilan konuya uyarlarsak, evren kendi icinde hicbirseye (tanrisal-ilahi ) ihtiyac duymasizin, kendi dongusunu saglar. Kendini imha edip, yeniden olusturabilir. Cunku canli bir yapidir. Fakat kendi varliginda, algiladigimiz anlamda kurgulu zamana tabi degildir. Evren icin zaman kavrami birsey ifade etmez.

Bilim de evrene iliskin hesap kitap yaparken , dunyadaki zaman kavrami uzerinden uzay-zaman'i matematiksel olarak koyar ortaya, gozlem ve deney sayesinde.


Siz, Allah'i cansiz diye nitelerseniz sayet, o zaman Allah kavram olarak bir surece tabi olmak zorundadir.(yaratilmasi vs. benzeri) Yani yorungeleri vs. her yok olusta vs. tekrar, tekrar hesaplayip duzenlemek mecburiyetindedir, orneklediginiz toplar dusmesin diye.



Canliligin bitimi ,mecazen cansiz diye tanimladigimiz safhaya gecistir. Insana gore bu bir son(olum-olmek ) olarak algilansa da, Hic'liktir. Ama sizin ileri surdugunuz sekilde zaman ve maddesel boyutta olmayan degildir. Zaman'dan soz edemessiniz ama maddesel boyuttan soz edebilirsiniz.
(Anne rahmindeki 1. gun sorusunu bu yuzden yonelttim size)

Cunku cansiz safhaniz evrene karisir bir sekilde. Sicak'tan veya soguktan etkilenir. Cesediniz bozulmasa da dahi (tuzlu su, buz vs.) artik siz, evrene ait bir unsur olursunuz.

Veya tum kemiklerinizin topraga karistigini dusunursek, mesela olabilesi bir buyuk bir capli sel'de(afet) topraga karismis ve unufak olmus kemikleriniz, o sel sayesinde yer ve mekan degistirebilir. Baska kimyasal maddelerle bir araya gelebilir, etkilesime girebilir. Mesela cok sicak gunes isininda, camura, batakliga donusebilir, doganin etkisiyle orada binlerce mikroorganizma olusabilir. Veya gunesin olmamasi halinde, yuzyillarca mecazen uyuyabilir.

Dunya unsuru olmaktan cikmissinizdir(canliliga,yemek, icmek, gulmek, aglamak vs. iliskin), ancak ayni oranda da dunya unsurusunuzdur. Keza evren unsurlugunuz devam eder. Bu demek degildir ki siz cansizsinizdir. Yine canlisinizdir ama boyut farki vardir. Cunku evren, kainat canli bir yapidir.

Dunyadaki mecaz anlami ile olusunuzdur(olmussunuzdur-olmek) siz.

Bu yuzden iddia ettiginiz gibi hic'lik algilanisi cok zor bir kavram filan degildir yani.

Bu yuzden sordum size Allah canli mi yoksa cansiz midir diye? Dogal olarak kafaniz karisti. Ve cevap vermekte tereddut ettiniz. Cunku desteksiz sekilde arkadaslarin ileri surduklerini curutmeye calisiyorsunuz.

Oysa kitabinizda yazanlar arkadaslarin soyledigini dogrulamakta.

Onlarin sizden farki, onlar bunu "evren" diye adlandirirken, siz Allah diye adlandirmaktasiniz. Fakat inceden inceye tanimlayamamaktasiniz inancli oldugunuz halde. Oysa gozunuzun onunde ayet var.

Bu yuzden ateistler, ateisttir, evren'e iman etmezler. Bilgi olarak savunabilirler ancak her an yanlislanmaya musaittir bilim kurallari geregi. Cunku insan urunudur bilim, antik cagdan beri bu boyledir.

Dinsiz olan Panteist, deist vs. insanlar tanri=evren diyebilirler, bunda bir beis yoktur. Cunku o tanri kavraminin icine kutsal kitap tanrisi da girebilir, bir baska tetikleyici guc tasviri de..

Uzun lafin kisasi;
Ne demissiniz?

"dünyadan gönderilen uydular gezegenlerin yörüngelerine yerleştirilirken belli hız ve açılarla yerleştirilir demiştim, tek bir uyduyu tek bir gezegenin yörüngesine oturtulurken bile birçok hız ve açı hesaplamaları yapılırken 10 küsür gezegen ve bu gezegenlerin uydularının hem güneşin kütle çekimine, hem yanındaki gezegen ve uydunun hemde kendi gezegenin yörüngesine girmesi için sizin iki karpuzu yörüngeye oturtmaktan:) daha karmaşık bir DÜZEN olduğu aşikar.."



Gordugunuz gibi hic karmasik bir duzen degil.:)
Fakat siz panteist, deist vs. oldugunuzun farkinda degilsiniz(iddialariniza iliskin soyluyorum)

Bir ateist olarak, size kitabinizi izah ediyorum, tartisilan olayi ayetle ortaya koyuyorum anlayabilmeniz icin. Cunku inancli ve gercekten kitabini okuyan bir musluman bunu bilir, sak diye soyler. (canli/cansiz ayrimi) Az sayida da olsa boyle inancli arkadaslarimiz mevcut.

Zira inandiginiz Allah'in canli-cansiz hangi kavrama girdigine dair en ufacik bir fikriniz dahi yok.(bu sebeple, bana nicin sordugumu (Allah'a iliskin canli/cansiz)sormaktasiniz.)

Kendi olumunuzu ve sonrasini dusunun bilimsel ve gordugunuz yasadiginiz dunyadaki haliyle, karmasik bir duzen olmadigini goreceksiniz, tartisilan konuya dair hic'likten ortaya cikisi.

allahcc
27-01-2012, 23:37
kıyas yapmak bu kadar zor değildir aslında, neden böyle oldu anlamadım sizi için..TANRI'yı bulmak herkese farz değil bunu biliyordum ama inanın bu kadarını da beklemiyordum. 1+1=2 , işte bir tanrı varsa onun koyduğu tek yasa budur...Siz niye jüpiter örneğini galaksileri başka yasaları örnek gösteriyorsunuz? Septiklere göre 1+1=3 olabilir ama bunun ispatını yaparken 1+1=2 yi kullanırlar...
Karmaşık yasalara ve kainattakı düzeni neden en temelinden almayıp direk diferansiyel denklemlerden giriyorsunuz işin içine?

Çünki kafanız onu almıyor tanrıyı bilinmezde görüyorsunuz...Tanrının varolması için onun bilinmezde olmasının gerekliliğine girmiyeyim çünki tanrı yok...İnsanlar her zaman onu bilinmezlerde arayacaklar...

Eskiden tanrılar yıldırımlar düşürür güneşin ışığını kapatırlardı, insanlar bunu çözdü sonra tanrılar güneşe kaçtı, sonra anladılarki tanrı güneşte değil, işler çözülmeye başladıkça tanrı hep biryerlere kaçtı, en sonunda tanrı görünmez oldu,kimisi arşa çıktı onunla görüştüğünü iddia etti kimisi rüyasında görüp konuşmaya başladı, sonra tanrı heryerde oldu ama görünemezdi artık o tamamen görünmez oldu ve insanlara küstü, en son 700 sene önce bir kitap gönderdi çok sevdiği bir insan aracılığı ile...Gün geçtikçe tanrıyı görmek zorlaşıyordu bunu zorlaştıranlar insanlar tarafında idam edildi öldürüldü.Birileri tanrının işleri hep zora soktuğunu farketti ve sonunda insanlar zincirlerini kırdı, tanrıyı öldürdü ve 10000 yılda yapamadıklarını 100 yılda yaptılar ve eskiden taptıkları ayın üstüne kondular eski tanrılarıyla dalga geçercesine...

zocor
28-01-2012, 01:10
1+1=2 , işte bir tanrı varsa onun koyduğu tek yasa budur...Siz niye jüpiter örneğini galaksileri başka yasaları örnek gösteriyorsunuz? Septiklere göre 1+1=3 olabilir ama bunun ispatını yaparken 1+1=2 yi kullanırlar...
Karmaşık yasalara ve kainattakı düzeni neden en temelinden almayıp direk diferansiyel denklemlerden giriyorsunuz işin içine?

Çünki kafanız onu almıyor tanrıyı bilinmezde görüyorsunuz...Tanrının varolması için onun bilinmezde olmasının gerekliliğine girmiyeyim çünki tanrı yok...İnsanlar her zaman onu bilinmezlerde arayacaklar...

Eskiden tanrılar yıldırımlar düşürür güneşin ışığını kapatırlardı, insanlar bunu çözdü sonra tanrılar güneşe kaçtı, sonra anladılarki tanrı güneşte değil, işler çözülmeye başladıkça tanrı hep biryerlere kaçtı, en sonunda tanrı görünmez oldu,kimisi arşa çıktı onunla görüştüğünü iddia etti kimisi rüyasında görüp konuşmaya başladı, sonra tanrı heryerde oldu ama görünemezdi artık o tamamen görünmez oldu ve insanlara küstü, en son 700 sene önce bir kitap gönderdi çok sevdiği bir insan aracılığı ile...Gün geçtikçe tanrıyı görmek zorlaşıyordu bunu zorlaştıranlar insanlar tarafında idam edildi öldürüldü.Birileri tanrının işleri hep zora soktuğunu farketti ve sonunda insanlar zincirlerini kırdı, tanrıyı öldürdü ve 10000 yılda yapamadıklarını 100 yılda yaptılar ve eskiden taptıkları ayın üstüne kondular eski tanrılarıyla dalga geçercesine...

bahsettiğim şeylerden neden sürekli kaçıyorsunuz?

ben çok denklemli VAROLUŞLARDAN giderken neden bunu sürekli en basite indirgeyip 1+1=2 dir'den gidiyorsunuz?

bir manavda duran 2 karpuzun yan yana durması ile güneş sistemimizdeki 10 küsür gezegen ve bunlara ait uyduların her birinin hem güneş hem kendi gezegenine ve hemde diğer yakın gezegenlerin kütlesini girebilip ayr ıayrı birbirine çarpmadan sürekli DÜZENEK oluşturması bir değildir diyorum dünden beri..

üstelik örnek vermeme rağmen SÜREKLİ bir KAÇIŞ içindesiniz..dünyamızda bizim yaptığımız uyduları dünya ve/veya diğer gezegenlerin yörüngelerine sokabilmek için binbir çeşit hesaplamalarla hız ve açı hesaplamaları yapılıren sizin bu hesaplamaların devasal boyutuna ait güneş sistemindeki yörüngeler için de 1+1=2 sistemine eşit görüyorsanız inanın artık yazmayın boşuna zaman kaybetmeyelim olur mu?

bunca devasal DÜZENEKLERLE 1+1=2 yi eşit görmeye çalışanlarla kusura bakmayın ama tartışacak hiçbir şey yok..aynı frekansta değiliz, mevcut olan DEVASAL düzenekleri sürekli küçümseme ve basitleştirme çabası içindesiniz ama durum öyle değil..dünya sizin etrafınızda dönmüyor, dünya ve kainat sizin anlamak istediğiniz gibi değil malesef.

zocor
28-01-2012, 01:23
Sn. Neva,

takdir edersiniz ki destan yazmışsınız ve yazdıklarınızn hangi birine cevap vereceğimi de şaşırmış durumdayım..yazdıklarınızın yarısı benim söylemediğim şeylerden kurulu olmakla birlikte diğer yarısı da söylediklerimi yanlış anlamanız üzerine kurulu..yazdıklarınızın çoğu yanlış da olsa zaman ayırdığnıız için teşekkür ederim..zaman ayırıp yazmak da önemdir..

"canlı" derken insanların aklına yeryüzünde veya bizi anladığımız anlamdaki canlı anlaşılır, yani eli kolu bacağı olan, hareket eden yürüyen veya uçan - kaçan , kalbi veya hayati fonksiyonları olan, doğan-gelişen ve ölen vs..Allah ise bu boyuttaki hiçbişeye benzemez..ben bunun için Allah'a canlı veya cansız tabirini kullanmaktan kaçındım..

Allah için Kuran'da "canlı" dır dediğini idda etmişsiniz ayet istiyorum..hangi sure hangi ayet?

Natürelist
28-01-2012, 21:04
mesajlarımı dikkatli okumuş olsaydınız görürdünüz ki çarpışıp yok olan gezegen ve yıldızlardan da bahsettim..kainatta herşeyin bir sonu vardır, siz de ben de bu dünya da kainat da zamanı gelince yok olacak..bizim galaksimiz de yok olacak.."yok olmak" kainatın kendi düzeni içinde normal olan bir akıştır..

bakın ben çarpışmalar için yorumumu yaptım ama siz hala çarpışmayan ve muhteşem bir düzenek içinde devam eden galaksimizdeki hareket hakkında yorum yapmıyorsunuz..
çarpışanları görüp çarpışmayanları neden göremiyorsunuz? çarpışmayıp bir düzen içnide akıp giden şahane düzenek için yorumunuz nedir?


Siz bir yerde carpisip yok olan gezegen ve yildizlardan bahsediyorsunuz, diger bir yerde ise carpismadan dönüp dururlar? ve .......böyle bir düzenek nasıl olabiliyor, aralarındaki kütlesel çekim kuvvetini kim ayarlıyor..? diye bir baglanti kurmaya cabalamaniz ile kuran'a ters düsmektedir, kuran ne der? hep koyduk ettik düzenledik. Maalesef ne yazikki bu kaos hala su anda da devam etmektedir. Hepimizin bildigi gibi biz gökyüzüne baktigimizda "gecmise" bakmis oluruz, yani o yildizlarin galaksilerin vs.vs. yilarca, binlerce, milyonlarca ve hatta milyarlarca önceki halini görürüz.Tabii ki yalnizca ciplak gözle ancak cok zor sekilde bize en yakin komsu galaksi olan Andromeda gökadasinin 2,5 milyon önce halini de. Görünebilir evrende bize hala akibeti hakkinda ulasmamis tonlarca olay olmustur ve/veya olmaktadirki bize bu görüntüleri tasiyan isigin bile zamana ihtiyaci vardir ki, bunun da en acik olan örneklerinden kara deliklerdir, ve kozmik capta resmen büyük bir siddet uygulamaktadir, bir düsününki büyüklügügü 10 milyar yildiz kütlesine esit olan bu kara delik etrafinda ne var ne yoksa silip süpürmektedir. Ve siz hala düzen den bahsediyorsunuz

Bakiniz kuran ne der

Enbiyâ / 30
İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? Hâlâ inanmayacaklar mı?

Evrenin baslangicinda "gök" ile "yer" (dünya) güya bitisikmis de, ve dünyayi ayirarak ve burada bütün canlilari da insanlara örnek göstererek kanit olarak sunmasi son derece absürd'dür. Zaten var olan bir sey nasil kanit diye sunulur ki? Asil olayin en önemli olan kismi olan; ......."bizim onları ayırdığımızı"...... diyerek, kanit olarak bos kuru laf disindan haric hic bir sey sunulmamistir.

Demek istedigim burada hala bu kaoslar devam etmektedir ve yillar gectikce bunlara yeni yeni sahit olacagiz ve sonu da gelecegi gibi de görünmüyor. Ama ne der kuran'in allah'i ......"her şeyi sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi"....? her seyi derken, daha görülecek bilinecek kesfedilecek cok sey var, daha görmediklerimizi bize, görmediler mi? demesi de hic de uymuyor.

Evrenin yasami ve ölümü sizi neden bu kadar kaygilandiriyor? Evrenin yasami ve ölümü üzerine aksine biz de, evrenimizi "evrenler ailesi" gibi düsünebiliriz. Ve belki evren bu kozmik dogurganlik ile ve bir dizi muazzam diger nesiller tarafindan olusturulan "yeni evrenler" ve bunun da muhtemelen cok fazla sayida olmasi. Bu tür kozmik dogurganlik ile bir bütün hep var oldugu gibi, ne bir baslangici, nede sonu olmayabilir, birer evrenler icin dogup gelisip ölümü olabilir, ama bu bir bütün olarak cins sonsuza dek var olabilir.


Bu senaryoda karsimiza; Evrenimizin yaratilisi dogal yollarla (yol dogasi verilen bir cocugun dogumuna benzer) veya planlanan müdahale sonucu (bir tüp bebek gibi) olarak yapildigimi dir? sorusu cikar. Söyle bir sey düsünebiliriz; yeterince gelismis ve fedakar toplumlar da olan
bir ebeveyn evren olmasi, ve cocuk evrenler olusturmak icin kendisinin ölüme mahkum oldugunu ve kendi yasami icin bir kacis yolu degil de, bunu bir yerde var olmaya cocuk evrenin yasamini sürdürebilmesi icin bunu saglayabilir .

Bu durumda, yollari asmak icin önemli engelleri bulmak, cocuk-evren icin erisilebilir bir kurt deligi olusturabilir, mesela kara delikler. Bu ölcüde genetik olarak annesinin bir cocuk evreni ne derece etkilenecegi su an fizikciler de bilmiyorlar.

Neden dogada ki farkli maddenin yapisi ve etkilesimi sadece onlari gösteren özellikleri vardır.
Bir yandan, her evrendeki tüm doga kanunlarinin sabit bir parcasi olabilir. Öte yandan ise, bu özelliklerin "gecmis evrimsel tesadüflerle"de mümkün olabilir.

Fizikci Lee Smolin, evrenlerin bir tür "Darwinci Evrim" olarak hayat ve bilincin ortaya cikisini destekleyerek olabileceğini de ileri sürer.

Bu teorilerin hicbiri vahsi spekülasyondan baska bir sey degildir diyecek olursak, ama yine de Bilim'in bir kolu olan kozmoloji, baslangic olarak daha cok erken sayilir.
En azından burada sunulan hayali spekülasyonlar, genellikle karanlik tahminlerine karsi bir pozisyon saglar.

Dinler den bahsedecek olursak bununda farkli bir sey olmadigini görecegiz, lakin adi üstünde olan i-nanc zira tanri vardir diye insanlar da "inanc" diye bir kavram vardir.

Özellikle dini inanclar baglaminda, bir tavir belirtmek icin kullanilan "gercek bir seymis gibi" imanla birlikte cogu zaman bir olasilik varsayim olarak anlasilmaktadir. Bu anlamda "inanc" varsayimsal bir durumu gercek olarak kabul anlamina gelir.

Bu her zaman iman ve inanc icerik mutlak gercek (örnegin allah'in varligi gibi) iradesine dayanmaktadir dini inancin bir parcası kabul edilir.

Günlük dilde inanc da iddia edilen gerceklerin, gercegi varsayar bir varsayim veya hipotez, ama gercekler veya yeni kanitlarla haksiz cikmasi durumunda, tekzip olasiligini acik birakir.

Bu durumu, tek bir kelime de olsa kuran'da da tespit edersek! O, zaman allah yoktur dememiz icin bence yeterlidir. Yani "i-nanc" da vahsi bir spekülasyondan baska bir sey degildir.


.........bakın ben çarpışmalar için yorumumu yaptım ama siz hala çarpışmayan ve muhteşem bir düzenek içinde devam eden galaksimizdeki hareket hakkında yorum yapmıyorsunuz..
çarpışanları görüp çarpışmayanları neden göremiyorsunuz? çarpışmayıp bir düzen içnide akıp giden şahane düzenek için yorumunuz nedir?.... diyorsunuz

Ben size bu konuda baska bir topic de örnek verip aciklama yapmisim neden görmezlikten geliyorsunuz?! yada tenezüll edip acip okumamissiniz?

Higgs bozonu. Bu arada dünya'yi tutan parcaciktir - teori dogruysa.

Higgs bozonu temel parcaciklarin "Standart Modeli" onaylamasi icin, fizikcilerin eksik son ögretisidir. Simdiye kadar, model de bir kusur var: Nesneler neden agirliga sahiptir? bu aciklanamiyor. 60'li yillarda İngiliz Peter Higgs nesnelere, kitle veren özel parcaciklarin oldugunu öne sürdü böylece tüm parcaciklarin bu kücük davranisi ile tanımlar ve henüz simdiye kadar da tespit edilememistir.

Görünüse göre, yarin Cern'deki yapilacak aciklamada beklentiler yüksek.

Dünya'yi bir arada tutan nedir sorusuna, fizik, nedenini aciklar. Ancak "nasil?" oldugu bugüne kadar cevapsiz kalmistir, umariz bunu yarin'ki aciklama ile ögrenecegiz.

Saygilar

Burayi okuyup da ne anlama geldigini birazcik olsun anlardiniz.

Ayrica öyle bahsettiginiz gibi de gezegenler günesler (yildizlar) uydular vs.vs. bir patlama olmus ve bu cisimler olmus diye co basit bir sekilde anlatiyorsunuz, bir kere ilk patlama aninda itabaren belirli bir süreye kadar her sey yani bugünki sekli ile kesinlikle bir degildi. Ilk basta bunu bilmenizi öneririm, ama görülüyorki bu konuya vakif birisi maalesef degilsiniz, tabii ki bir seyi yanlis bilinmesi ile birlikte sonucunda da yanlis kanaatleri dogurur. Ve ardindan soru sorarak; kütle cekimini saglayan kuvvet nedir? diye cevap ariyorsunuz...

yukarida alinti ile verdigim cevap su an sizi pek tatmin etmesede, umarim simdilik bunu aciklamaya yetmistir, ve günün birinde de acikliga kavusacagina inaniyorum. Ve bir de bulundugumuz samanyolu galaksimizde 10-11 gezen bulunuyor? diye belirtmissiniz. Gercekten burasi ilginc? yoksa ben mi yanlis anladim bir aciklama getirirseniz sevinirim, ve sonra yalnizca galaksi olarak bizim galaksimiz olmasinin disinda, görünebilir evrende 200-400 milyar civari tahmin ediliyor, ve her birisinin icinde de milyarlarca yildiz milyrlarca gezegen milyarlarca uydu'lar barindirir, artik gerisini siz düsünebilirsiniz.

************* "Standart Model"e Gelince**************

Parcacik fiziginin "Standart Model"i zaten cok ikna edici bir aciklama saglar. Ve henüz, model son sözü degildir. Makul süphe vardir.

Parcacik fiziginin "Standart Model" sadece kücüklerin dünyasina cevaplar saglamaz, ayni zamanda bazi konularda da bekleniyor, bu alan da kozmoloji dir, ve bunlarin arasinda su soru'lar aciktir:

Parcacik kütlesinin kaynagi nedir?
Neden tam üc tane parcacik ailesi vardır?
Neden elektro zayif ve güclü nükleer kuvvetleri daha yüksek enerjilerde birlesmemeleri,
Madde ve antimadde arasındaki dengesizlik nedir?
Standart Model üc güclerin ortak bir kökeni var mı?
Kütlecekim kuvveti (gravitasyon) hakkinda durum nedir?

Parçacık fizikçiler, haril haril calisarak önümüzdeki yıllarda, yeni deneyler ile cevap ariyor. Ama ilahi bir kelam dir diye iddia edilen kuran, kuru laftan öteye gidemiyor ve tekzip olasiligini da acik birakmistir.

Saygilar

zocor
28-01-2012, 23:06
sn.Natürelist,

fikirlerinize katılmak mümkün değil..ikimizin de bakış açısı çok farklı..

ama işin en kötü yanı anlattıklarımızı anlamayıp veya okumayıp anlattıklarımız üzerinden bize cevap verdiğinizi sanıyorsunuz kendinizi akladığınızı sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz..
sadece kendinizi kandırıyorsunuz..

gezegenlerin yıldızların çarpışması onların kaderidir, sonudur..bunu belirttim ama okumamışsınız veya anlamamışsınız..bu kainat yaratılış itibariyle zaten MÜKEMMEL'dir..mükemmel olmasına rağmen de bir SONU vardır, birşeyin mükemmel olması o'nun sonu olmayacağı anlamına gelmez..tıpkı yıldızların-gezegenlerin çarpışması gibi..bu bakış açınızı değiştirin çünkü kainatta görünen şey sizin gördüğünüz gibi değil..

işin daha ilginci var..

hala içinde yaşadığınız zilyon yıldır dönen bu galaksimizin MUHTEŞEMLİĞİNE ilişikin hiçbir yoruunuz yok..kendinizi rahat bırakın görüneni söyleyin MUHTEŞEM bir DÜZENEK var diyin, bu düzeni yaratan bir YARATICI olmalı diyin..korkmayın..

saygılar..

allahcc
29-01-2012, 00:55
hala içinde yaşadığınız zilyon yıldır dönen bu galaksimizin MUHTEŞEMLİĞİNE ilişikin hiçbir yoruunuz yok..kendinizi rahat bırakın görüneni söyleyin MUHTEŞEM bir DÜZENEK var diyin, bu düzeni yaratan bir YARATICI olmalı diyin..korkmayın..

Korkmayın tanrı bunları 6 günde yarattı deyin, tanrı katında 1 gün burada 1000 yıl deyin, dolayısıyla tanrı bu muhteşem düzeneği 6000 yılda yarattı deyin...

Tanrı önce yeri yarattı sonra semaları yaratta deyin...

Korkmayın, söyleyin kitabınıza bakarak...Yaratan tanrının dediklerine bakın kitabınızdan örneklerle o yaptı deyin...

Ve tartışmayı burada bitirelim...

Big bangle, maddeyle enerjiyle bilimsel yasalarla boşu boşuna neden uğraşıyorsunuz siz?
Banada evreni basitleştiriyormuşun demişsiniz...
Ben bilimsel teorilerden formüllerden bahsediyorum kaynaklarımı isterseniz verebilirim...
Sizde kendi kitabınıza bakıp kaynak gösterseniz en azından kainatı inanan gözüyle görmüş olurum?
Hadi kitabınızdan kaynak gösterin, ilkel felsefeyle ol dedi oldu demeyin,

Neanderthallerde sizin gibi düşünüyordu...Farklı bir bakış getirin, kitabınızdaki kaynaklara göre felsefe üretin...

Neva
29-01-2012, 01:20
Sn. Neva,

takdir edersiniz ki destan yazmışsınız ve yazdıklarınızn hangi birine cevap vereceğimi de şaşırmış durumdayım..yazdıklarınızın yarısı benim söylemediğim şeylerden kurulu olmakla birlikte diğer yarısı da söylediklerimi yanlış anlamanız üzerine kurulu..yazdıklarınızın çoğu yanlış da olsa zaman ayırdığnıız için teşekkür ederim..zaman ayırıp yazmak da önemdir..

"canlı" derken insanların aklına yeryüzünde veya bizi anladığımız anlamdaki canlı anlaşılır, yani eli kolu bacağı olan, hareket eden yürüyen veya uçan - kaçan , kalbi veya hayati fonksiyonları olan, doğan-gelişen ve ölen vs..Allah ise bu boyuttaki hiçbişeye benzemez..ben bunun için Allah'a canlı veya cansız tabirini kullanmaktan kaçındım..

Allah için Kuran'da "canlı" dır dediğini idda etmişsiniz ayet istiyorum..hangi sure hangi ayet?


Sayin zocor;



Bahsettigim ayetlerin yorumunu size kabaca aktardim ben. Kitap sizin, iman eden sizsiniz, kitabinizda bu ayetleri bulmaniz ve bilmeniz gerekir.

Canli kavraminin eli kolu olmakla ne alakasi var yahu? Ben bunu kastetmedim bile. Oyle bir dusuncem olsaydi Allah'a baldir bacak takan alakasiz hadisleri koyardim degil mi? Ben size Kuran'dan konusuyorum. Lutfen yani.

Bakin siraliyorum size;

Allah katinda bir gun sizin saymakta olduklarinizdan ..........'dir.(katindaki zaman degeri)

Cebrail oraya bilmemkac bin yil ........'da cikar ve iner.(gene ozel bir zaman degeri)

Kuluna sahdamarindan daha yakin olmasi. Dildedigi zaman bir peygamber gerekmeksizin, diledigini kuluyla melegi araciligiyla konusabilmesi. Vahyedebilmesi.

Simdi efendim Allah'iniz hem ezeli- hem ebedi degil mi?(buna ayet gerekmiyor sanirim) Bu durumda kendi katina ozel zaman degeri de ayni sekilde olacaktir. Olmalidir kitaba gore.

Zira goksel hiyerarsi vardir Kuran'da. Melekler, imanli cinler, hatta seytanlar.. Bunlarin hepsi Allah'in hizmetindedir.Hepsinin gorevleri vardir.

Gene ayni sekilde Allah'iniz her an bir is ve olus uzerinde degil mi? (Yaratmasi, yoketmesi(buraya bircok ayetin genelini yaziyorum) herseyi izlemesi, bilmesi, kalbinizin icindeki bilmesi vs. Yani Allah kesintisiz sekilde (non-stop)her an yaratmakta ve yok etme. (siz gorebilirsiniz veya gormeyebilirsiniz farketmez.)

Dolayisiyla canli'dir. Cansiz degildir kitaptaki anlatimlara gore.

Cansiz bir varlik kullarina sinirlenip, sefkat duyabilir mi, bagislayabilir mi?

Apacik sekilde canlidir yani.



Ustelik nicin sizin soylemediginiz birseye yorum yapayim?

Lutfen geri gidin ve 55 nolu mesajimdaki alintinizi okuyun. Zocor siz degil misiniz?

sn.Natürelist,

bu kainat yaratılış itibariyle zaten MÜKEMMEL'dir..mükemmel olmasına rağmen de bir SONU vardır, birşeyin mükemmel olması o'nun sonu olmayacağı anlamına gelmez..tıpkı yıldızların-gezegenlerin çarpışması gibi..bu bakış açınızı değiştirin çünkü kainatta görünen şey sizin gördüğünüz gibi değil..



Sayin Zocor;

Kainat mukemmel olamaz. Kainat mukemmel olursa sayet, inandiginiz Allah'in tek olusuna golge duser.

Inandiginiz kitaba gore mukemmel olan ve her turlu hatadan munezzeh olan yalnizca Allah'tir.

Kainat'in sonu olamaz, son'dan kastim sudur; zira evren kendini kezlerce kere yok edip, yeniden yeniden olusturabilir. Donusur yani.

Oysa inandiginiz kitapta, birden fazla kiyamet bahsi yoktur. Kavimlerin bolgesel olarak helaki islenmistir.

Nuh tufaninda bile kurtulanlar mevcuttur. Yani soz konusu gunesin durulmesi vs. tarzi bir kiyamet gecmiste yasanmamistir kitaba gore.

Kaldi ki gunes durulse, daglar yun gibi atilsa vs. de olsa, bu evreni etkilemez. Zira dunya evrende sadece bir nokta.

Tum evrenin bu sekilde hallac pamugu gibi atildigini dahi varsaysak, yine yok olmaz. En fazla tepkimeye girer. Uykuya cekilir ancak yok olmaz.

Ezel ve ebed olarak tanimladiginiz ustun bir ilahi guc, kendi kendini yok edebilir mi? Edemez. Ederse daimi varligina iliskin ilahligi ortadan kalkar.

istatistik
29-01-2012, 02:18
hala içinde yaşadığınız zilyon yıldır dönen bu galaksimizin MUHTEŞEMLİĞİNE ilişikin hiçbir yoruunuz yok..kendinizi rahat bırakın görüneni söyleyin MUHTEŞEM bir DÜZENEK var diyin, bu düzeni yaratan bir YARATICI olmalı diyin..korkmayın..

saygılar..

Öncelikle kime göre mükemmel neye göre mükemmel gibi bir sorun var ortada. Taist mantık ile düşünürseniz mükemmel olduğunu görürsünüz ya da aslında görmek istersiniz. Ancak durum bundan farklıdır.

Kendi güneş sistemimiz üzerinden konuşacak olursak, üzerinde insanların tıpkı dünyadaki gibi yaşayabileceği bir gezegen daha bulunmadığı için bana göre mükemmellikten uzak ve fazlasıyla eksiktir. Buradan da anlayacağınız üzere somut olmayan, kişiden kişiye değişebilecek görüşler üzerinden bir yere varamazsınız.

Kaldı ki, evren kavramına da çok dar bir açıdan bakıyorsunuz. Evrene atomu oluşturan parçacıklara kadar her şey dahildir. Bu bakımdan, yeryüzüne, dünya atmosferinde tozlaşmayacak kadar büyük bir astroidin çarpması sonucunda ortaya çıkan olumsuzluklar sonucunda milyarlarca insan ölebilecekken bu nasıl bir mükemmellik olabilir? Dünya üzerindeki yaşamı tamamıyla silip süpürmediği sürece sizin mükemmel (sonu olan) evren düşüncenizi de tatmin etmeyecektir.

Aynı şekilde dünya üzerindeki yaşam da evrene dahildir ve ne geçmişte ne de günümüzde mükemmel olmamıştır. Adalet, eşitlik gibi pek çok eksikliği içinde barındırmaktadır.

Kutsal ve kusursuz dolayısı ile de mükemmel olduğu iddia edilen dinler ve kitaplar da evrene ve sistemine dahildir. Peki bunlar mükemmel mi? Eğer 52 yaşında bir adam 9 yaşında bir kızla peygamber sıfatı ile evlenebiliyorsa ya da kendi inandıklarına inanmadığı için erkeklerin kafasını kesip kadın ve çocukları köle pazarında satıyorsa bu elbette mükemmel değildir. Peki bir önceki cümlem bir varsayım mıdır yoksa gerçek midir? Böyle bir varsayımın bulunması bile mükemmelliği gölgelerkenbu yazdıklarım bir gerçektir. Mükemmellik ise teizmin yalanlarına kananlar için bir gündüz düşüdür.

zocor
29-01-2012, 03:40
Korkmayın tanrı bunları 6 günde yarattı deyin, tanrı katında 1 gün burada 1000 yıl deyin, dolayısıyla tanrı bu muhteşem düzeneği 6000 yılda yarattı deyin...

Tanrı önce yeri yarattı sonra semaları yaratta deyin...

Korkmayın, söyleyin kitabınıza bakarak...Yaratan tanrının dediklerine bakın kitabınızdan örneklerle o yaptı deyin...

Ve tartışmayı burada bitirelim...

Big bangle, maddeyle enerjiyle bilimsel yasalarla boşu boşuna neden uğraşıyorsunuz siz?
Banada evreni basitleştiriyormuşun demişsiniz...
Ben bilimsel teorilerden formüllerden bahsediyorum kaynaklarımı isterseniz verebilirim...
Sizde kendi kitabınıza bakıp kaynak gösterseniz en azından kainatı inanan gözüyle görmüş olurum?
Hadi kitabınızdan kaynak gösterin, ilkel felsefeyle ol dedi oldu demeyin,

Neanderthallerde sizin gibi düşünüyordu...Farklı bir bakış getirin, kitabınızdaki kaynaklara göre felsefe üretin...

kusura bakmayın hep aynı şeyleri yazıyorum ben yazmaktan bıktım usandım siz cevap vermemekten usanmadınız..bunu benim için ister cevap veremedi olarak algılayın ister "kaçtı" olarak algılayın umurumda değil..insanında bir anlatma tahammülü var, bişeyi seksen defa anlatıp da seksen defa cevap verilemez mi..

sizin bilimsel formül dediğiniz 1+1=2..tüm kainat bu..

iyi forumlar..

zocor
29-01-2012, 03:56
sn.Neva,

Kainat için mükemmel dememiz Allah'ın sıfatlarına gölge düşürmez..biz mükemmel derken o mükemmel dediğimiz maddeyi Allah yerine koymuyoruz..mükemmellik oluşum bakımından mükemmelliktir, her mükemmel yaratılışın bir sonu vardır, biz her yaratılışın bir sonu olduğunu bilerek mükemmel diyoruz..yarasanın yapısı mükemmeldir ama yarasa da ölür..bunun gibi..anlatabildim umarım..sonu olmayan sadece Allah'tır..
siz Allah tanımını ve sıfatlarını daha ayrıntılarıyla öğrenmenizi tavsiye ederim..böylece daha sağlıklı yorum yapabilirsiniz..en azından biz birşey söylerken ne anlatmak istediğimizi daha rahat anlayıp buna göre fikir belirtirsiniz.

ayrıca "kainatın sonu olmaz" demeniz çok kesin bir yargı ve böyle bir yargıya şu an için varılamaz...bugün büyük patlama teorisi bile sadece bir teoridir, en güçlü teoridir ama tam kesinlik yoktur..aynı şekilde kainatın sonuna ilişkin de birçok teori var..kainatın sonu hatta oluşumu ile ilgili bir çok teori varken sizin çıkıp da "kaiantın sonu olmaz" iddanızın ve bu iddaya göre inancınıza ilişkin fikirlerin şekillenmesi sizi yanlışa götürür..

ayrıca kutsal kitaba göre kıyamet gününe ilşkin bilgileri "olmayacak" demeniz yine kusura bakmayın ama epey bi salllamasyon olmamış mı? tıpkı "kainatın sonu olmaz" iddanız gibi..
yani bunu hayatını uzaya adamış biliminsanları bile net ve kesin söyleyemezken sizin çıkıp da kainatın sonu hakkında hemde kainatın sonunda olacak veya olmayacak olayları önceden bilmeniz oldukça "taraf" lı yorum olmuş :)

vartor
29-01-2012, 04:19
Sn zocor, asil sizin, bu sitede, tanri ve sozde kitabini "insan uydurmasi" oldugunu soyleyenlere, inanmadiklari masallara, bir de "mukkemmel" yaftasi atarak, ve sanki hersey sizin yaninizda, gozlerinizin onunde gerceklesmis gibi anlatmaniz biraz "tarafli" olmamis mi? Unutmayin ki, bu sitedeki buyuk bir cogunluk bir zamanlar sizin gibi dusunurdu, yani soyledikleriniz bizlere yabanci degil, ama bizler astik, uyandik ruyadan; darisi basiniza diyelim:)Uslubunuzu bozmadan forum kurallari dahilinde tartistiginiz icin ayrica tesekkurlerimi sunarim

Neva
29-01-2012, 04:30
sn.Neva,

Kainat için mükemmel dememiz Allah'ın sıfatlarına gölge düşürmez..biz mükemmel derken o mükemmel dediğimiz maddeyi Allah yerine koymuyoruz..mükemmellik oluşum bakımından mükemmelliktir, her mükemmel yaratılışın bir sonu vardır, biz her yaratılışın bir sonu olduğunu bilerek mükemmel diyoruz..yarasanın yapısı mükemmeldir ama yarasa da ölür..bunun gibi..anlatabildim umarım..sonu olmayan sadece Allah'tır..
siz Allah tanımını ve sıfatlarını daha ayrıntılarıyla öğrenmenizi tavsiye ederim..böylece daha sağlıklı yorum yapabilirsiniz..en azından biz birşey söylerken ne anlatmak istediğimizi daha rahat anlayıp buna göre fikir belirtirsiniz.

ayrıca "kainatın sonu olmaz" demeniz çok kesin bir yargı ve böyle bir yargıya şu an için varılamaz...bugün büyük patlama teorisi bile sadece bir teoridir, en güçlü teoridir ama tam kesinlik yoktur..aynı şekilde kainatın sonuna ilişkin de birçok teori var..kainatın sonu hatta oluşumu ile ilgili bir çok teori varken sizin çıkıp da "kaiantın sonu olmaz" iddanızın ve bu iddaya göre inancınıza ilişkin fikirlerin şekillenmesi sizi yanlışa götürür..

ayrıca kutsal kitaba göre kıyamet gününe ilşkin bilgileri "olmayacak" demeniz yine kusura bakmayın ama epey bi salllamasyon olmamış mı? tıpkı "kainatın sonu olmaz" iddanız gibi..

yani bunu hayatını uzaya adamış biliminsanları bile net ve kesin söyleyemezken sizin çıkıp da kainatın sonu hakkında hemde kainatın sonunda olacak veya olmayacak olayları önceden bilmeniz oldukça "taraf" lı yorum olmuş :)

Sayin zocor;

Bakin mesajlarimi dikkatli okumamakta direniyorsunuz.

Ust mesajimda ozellikle belirdim son'dan ne kastettigimi degil mi?:)

Bakin birlikte okuyalim;

Kainat'in sonu olamaz, son'dan kastim sudur; zira evren kendini kezlerce kere yok edip, yeniden yeniden olusturabilir. Donusur yani.

Yeterince acik mi ?

Kainatin sonuna iliskin zilyon tane teori hipotez uretebilirsiniz, bunda bir beis yok.

Dondurursunuz, yakarsiniz vs.vs.

Evrenin kendi dongusu sebebiyle yok olmaz. Yani sizin dunyada kanli-canli sekilde varolmayisiniz, onun var oldugu gercegini degistirmez.

Cunku olum sizin algiladiginiz anlamda bir son degildir.

En basit mantikla dusunun;

Oldunuz ve sizi topraga koydular, kemikleriniz unufak sekilde topraga karisti, bir afet soz konusu oldu ve o toprak bir yerlere bir sekilde suruklendi, gitti bir baska madde ile tepkimeye girdi, sicak oldu ve bataklik haline geldi, orada binlerce mikroorganizma ortaya cikti.

Veya cok soguk bir iklimde acik arazide oldunuz. Cesediniz buz kesti ve bozulmadan yillarca kaldi, sicak baslayinca gene curume ve tepkimeye girme kacinilmazdir.

Veya su'da bogularak kapali bir mekanda oldunuz, cesediniz bozulmadi ve kaldi, sular cekildiginde yine curumeye girmesi ve tepkimeye girmesi kacinilmazdir.

vs.vs.


Bugun arkeoloji sayesinde yeralti sehirleri, uygarliklar, yapilar vs. gun yuzune cikiyor.



Bakin mesajinizin diger bolumunde gene carpitmissiniz sozumu:)

Birlikte okuyalim buyrun;

"Oysa inandiginiz kitapta, birden fazla kiyamet bahsi yoktur. Kavimlerin bolgesel olarak helaki islenmistir.

Nuh tufaninda bile kurtulanlar mevcuttur. Yani soz konusu gunesin durulmesi vs. tarzi bir kiyamet gecmiste yasanmamistir kitaba gore."
-------------------------------------------------------------------

Kitabiniz gelecek zamandaki bir toplu kiyameti isler. Ben size kitabinizda kiyamet olmayacak demedim. Birden fazla kiyamet bahsi yoktur dedim. Zira bahsedilen kiyamet gelecek zamana yonelik.

Gecmis doneme iliskin, bir tane dahi genel kiyamet ayeti koyamassiniz.

Bu yuzden kitabinizdaki ayetlerden haberiniz yok dedim.

Adem ve esi bahsine dahi gitseniz, meleklerin ve seytanin(yaratilmislarin) varligi sizi baglayicidir.

Ben bu yuzden ta en basta size Allah canli mi, cansiz mi diye sordum.


Simdi anlayabildiniz mi hic'lik bahsini?

Bu yuzden yazdiklarimi dikkatli okur ve carpitmassaniz sevinirim.

zocor
29-01-2012, 12:33
Sn zocor, asil sizin, bu sitede, tanri ve sozde kitabini "insan uydurmasi" oldugunu soyleyenlere, inanmadiklari masallara, bir de "mukkemmel" yaftasi atarak, ve sanki hersey sizin yaninizda, gozlerinizin onunde gerceklesmis gibi anlatmaniz biraz "tarafli" olmamis mi? Unutmayin ki, bu sitedeki buyuk bir cogunluk bir zamanlar sizin gibi dusunurdu, yani soyledikleriniz bizlere yabanci degil, ama bizler astik, uyandik ruyadan; darisi basiniza diyelim:)Uslubunuzu bozmadan forum kurallari dahilinde tartistiginiz icin ayrica tesekkurlerimi sunarim

sn.vartor,

karşımızda masal yok.. benim karşımda duran sizin de karşısınızda duruyor..ibenim bi yerlerimden uydurduğum-ortada olmayan ama benim hayal etiğim de size anlattığım bir kainat yok..konu kainat ve özellikle içinde dönüp durduğunuz DÜZENEK..
ama görüyorum ki bu konuda tek bir kelimeniz yorumunuz bile olmamış..:)
konuya odaklanmanızı rica ederim, konudan kaçmayın ..

Öncelikle kime göre mükemmel neye göre mükemmel gibi bir sorun var ortada. Taist mantık ile düşünürseniz mükemmel olduğunu görürsünüz ya da aslında görmek istersiniz. Ancak durum bundan farklıdır.

Kendi güneş sistemimiz üzerinden konuşacak olursak, üzerinde insanların tıpkı dünyadaki gibi yaşayabileceği bir gezegen daha bulunmadığı için bana göre mükemmellikten uzak ve fazlasıyla eksiktir. Buradan da anlayacağınız üzere somut olmayan, kişiden kişiye değişebilecek görüşler üzerinden bir yere varamazsınız.

Kaldı ki, evren kavramına da çok dar bir açıdan bakıyorsunuz. Evrene atomu oluşturan parçacıklara kadar her şey dahildir. Bu bakımdan, yeryüzüne, dünya atmosferinde tozlaşmayacak kadar büyük bir astroidin çarpması sonucunda ortaya çıkan olumsuzluklar sonucunda milyarlarca insan ölebilecekken bu nasıl bir mükemmellik olabilir? Dünya üzerindeki yaşamı tamamıyla silip süpürmediği sürece sizin mükemmel (sonu olan) evren düşüncenizi de tatmin etmeyecektir.

Aynı şekilde dünya üzerindeki yaşam da evrene dahildir ve ne geçmişte ne de günümüzde mükemmel olmamıştır. Adalet, eşitlik gibi pek çok eksikliği içinde barındırmaktadır.

Kutsal ve kusursuz dolayısı ile de mükemmel olduğu iddia edilen dinler ve kitaplar da evrene ve sistemine dahildir. Peki bunlar mükemmel mi? Eğer 52 yaşında bir adam 9 yaşında bir kızla peygamber sıfatı ile evlenebiliyorsa ya da kendi inandıklarına inanmadığı için erkeklerin kafasını kesip kadın ve çocukları köle pazarında satıyorsa bu elbette mükemmel değildir. Peki bir önceki cümlem bir varsayım mıdır yoksa gerçek midir? Böyle bir varsayımın bulunması bile mükemmelliği gölgelerkenbu yazdıklarım bir gerçektir. Mükemmellik ise teizmin yalanlarına kananlar için bir gündüz düşüdür.


sizler gördüğünüze değil, inkar etmek için inanmak istediğiniz şeye inanıyorsunuz..bakın demişsiniz ki ;

"Kendi güneş sistemimiz üzerinden konuşacak olursak, üzerinde insanların tıpkı dünyadaki gibi yaşayabileceği bir gezegen daha bulunmadığı için bana göre mükemmellikten uzak ve fazlasıyla eksiktir."

inanın bu sözleriniz hiç dürüst değil ..bu sözlerinizle sadece kendinizi kandırıp kendinizi tatmin ediyorsunuz..
güneş sistemimizde 2 gezegende hayat olsaydı bu sefer de o gezegen için "su vardı, hava vardı, şartlar müsaitti o yüzden hayat oldu bunda mükemmellik yok" diyecektiniz :)

her devasal DÜZENEĞE her varoluşa bilimden bir kulp bulmuyormusunuz? size kaç tane müthiş oluşumlar sunsak bilim köpeğinizi yanınıza çağırıp "tut şunu" demiyomusunuz ?
o yüzden kendinizi kandırmayın..güneş sisteminde değil 2, 5 tane gezegende hayat olsa siz yine bunun için "su vardı, hava vardı, şartlar müsaitti o yüzden hayat oldu bunda mükemmellik yok" diye bilimden bir kulp bulacaktınız sanki inananlar bilime karşıyımış gibi üstelik:)

bu DÜZENEĞİ görmemek için kör olmak lazım..boşuna tartışıyoruz bence..

Sayin zocor;

Bakin birlikte okuyalim;

Kainat'in sonu olamaz, son'dan kastim sudur; zira evren kendini kezlerce kere yok edip, yeniden yeniden olusturabilir. Donusur yani.

Yeterince acik mi ?

Kainatin sonuna iliskin zilyon tane teori hipotez uretebilirsiniz, bunda bir beis yok.

Dondurursunuz, yakarsiniz vs.vs.

Evrenin kendi dongusu sebebiyle yok olmaz. Yani sizin dunyada kanli-canli sekilde varolmayisiniz, onun var oldugu gercegini degistirmez.



sn. Neva, teker teker gideyim, kısa ve net.. nasıl bir yanlışın içinde olduğunuzu görün.

ne yaptığınızın farkında değilsiniz, "evren kendi döngüsü sebebiyle yok olmaz" demişsiniz..böyle bir kesinlik yok dolayısı ile kesin olmayan birşeyin peişinden hüküm veriyorsunuz.



Kitabiniz gelecek zamandaki bir toplu kiyameti isler. Ben size kitabinizda kiyamet olmayacak demedim. Birden fazla kiyamet bahsi yoktur dedim. Zira bahsedilen kiyamet gelecek zamana yonelik.

Adem ve esi bahsine dahi gitseniz, meleklerin ve seytanin(yaratilmislarin) varligi sizi baglayicidir.

Ben bu yuzden ta en basta size Allah canli mi, cansiz mi diye sordum.


Simdi anlayabildiniz mi hic'lik bahsini?

Bu yuzden yazdiklarimi dikkatli okur ve carpitmassaniz sevinirim.

bu konuda fazla itirazım yok zaten..bahsedilen esas kıyamet gelecek zamana yönelik olandır, yani asıl büyük kıyamet bu dünyanın yok oluşu öteki alemin başlangıcı olandır..

istatistik
29-01-2012, 16:58
sizler gördüğünüze değil, inkar etmek için inanmak istediğiniz şeye inanıyorsunuz..bakın demişsiniz ki ;

"Kendi güneş sistemimiz üzerinden konuşacak olursak, üzerinde insanların tıpkı dünyadaki gibi yaşayabileceği bir gezegen daha bulunmadığı için bana göre mükemmellikten uzak ve fazlasıyla eksiktir."

inanın bu sözleriniz hiç dürüst değil ..bu sözlerinizle sadece kendinizi kandırıp kendinizi tatmin ediyorsunuz..
güneş sistemimizde 2 gezegende hayat olsaydı bu sefer de o gezegen için "su vardı, hava vardı, şartlar müsaitti o yüzden hayat oldu bunda mükemmellik yok" diyecektiniz :)

her devasal DÜZENEĞE her varoluşa bilimden bir kulp bulmuyormusunuz? size kaç tane müthiş oluşumlar sunsak bilim köpeğinizi yanınıza çağırıp "tut şunu" demiyomusunuz ?
o yüzden kendinizi kandırmayın..güneş sisteminde değil 2, 5 tane gezegende hayat olsa siz yine bunun için "su vardı, hava vardı, şartlar müsaitti o yüzden hayat oldu bunda mükemmellik yok" diye bilimden bir kulp bulacaktınız sanki inananlar bilime karşıyımış gibi üstelik:)

bu DÜZENEĞİ görmemek için kör olmak lazım..boşuna tartışıyoruz bence..

Sanırım demek istediğimi anlayamadınız. Benim bahsettiğim evrendeki gezegenler düzeyindeki eksiklik ve mükemmel olmama durumunu siz de kendi işinize o şekilde geldiği için mükemmel olarak görüyorsunuz. Bunu yukarıda da belirttim. Dikkatli okumadınız sanırım.

Bunun yerine adalet, eşitlik gibi somut olmaya daha yakın kavramları kullanmak daha tutarlı lacaktır. Görüyorum ki buna da bir itirazınız yok ki değinmemişsiniz.

zocor
29-01-2012, 17:12
Sanırım demek istediğimi anlayamadınız. Benim bahsettiğim evrendeki gezegenler düzeyindeki eksiklik ve mükemmel olmama durumunu siz de kendi işinize o şekilde geldiği için mükemmel olarak görüyorsunuz. Bunu yukarıda da belirttim. Dikkatli okumadınız sanırım.

Bunun yerine adalet, eşitlik gibi somut olmaya daha yakın kavramları kullanmak daha tutarlı lacaktır. Görüyorum ki buna da bir itirazınız yok ki değinmemişsiniz.


hayır yanlış anlamadım, tam sizin söylediklerinizi söyledim..
tekrar yazayım isterseniz;

Kendi güneş sistemimiz üzerinden konuşacak olursak, üzerinde insanların tıpkı dünyadaki gibi yaşayabileceği bir gezegen daha bulunmadığı için bana göre mükemmellikten uzak ve fazlasıyla eksiktir.

yani size göre güneş sisteminde dünyamıza benzer bir hayat olsaydı o zaman size göre bu güneş sistemi mükemmel olacaktı..yazı sizin yazınız yukarıda duruyor, virgülüne bile dokunmadım.

buna yorum olarak bende diyorum ki; güneş sisteminde bizimkine benzer başka bir gezegende hayat olsaydı bu sefer yine U çekecektiniz "orda da su-oksijen var, hayat şartları ordada olduğu için mükemmel değil" diyecektiniz dedim.

gerçekten inanın samimi söylüyorum tartışmaya gerek yok, kendinizi inkar etmeye programlamış robot gibisiniz..

istatistik
30-01-2012, 01:28
gerçekten inanın samimi söylüyorum tartışmaya gerek yok, kendinizi inkar etmeye programlamış robot gibisiniz..

Beni yanıltmayıp yanlış anladığınızı gösterdiğiniz için teşekkür ederim. :D

Burada vurgulamak istediğim iddialarınızın soyut ve kanıtlanmaktan uzak olduğuydu. Siz bunun yerine beni inkarcılıkla suçlamışsınız ki Kuran'ın Tanrısına ve onun takipçilerine yakışan bir hareket. :D

Mükemmelliği ya da mükemmelliğe yakınlığı somut ya da aşağı yukarı tüm insanların aynı yönde düşüneceği durumlar üzerinden tartışmak daha mantıklıdır. Bunlara da yukarıda değindim. İsterseniz tekrar alıntılayalım:

Kutsal ve kusursuz dolayısı ile de mükemmel olduğu iddia edilen dinler ve kitaplar da evrene ve sistemine dahildir. Peki bunlar mükemmel mi? Eğer 52 yaşında bir adam 9 yaşında bir kızla peygamber sıfatı ile evlenebiliyorsa ya da kendi inandıklarına inanmadığı için erkeklerin kafasını kesip kadın ve çocukları köle pazarında satıyorsa bu elbette mükemmel değildir. Peki bir önceki cümlem bir varsayım mıdır yoksa gerçek midir? Böyle bir varsayımın bulunması bile mükemmelliği gölgelerkenbu yazdıklarım bir gerçektir. Mükemmellik ise teizmin yalanlarına kananlar için bir gündüz düşüdür.

Burada yazılanları görmezden gelerek soyut kavramlara yönelip öznel bakış açınızı belirtmeniz aslında anlaşılabilir bir durum.

Neva
30-01-2012, 03:36
sn. Neva, teker teker gideyim, kısa ve net.. nasıl bir yanlışın içinde olduğunuzu görün.

ne yaptığınızın farkında değilsiniz, "evren kendi döngüsü sebebiyle yok olmaz" demişsiniz..böyle bir kesinlik yok dolayısı ile kesin olmayan birşeyin peişinden hüküm veriyorsunuz.



bu konuda fazla itirazım yok zaten..bahsedilen esas kıyamet gelecek zamana yönelik olandır, yani asıl büyük kıyamet bu dünyanın yok oluşu öteki alemin başlangıcı olandır..

Sayin zocor;

Bakin size basindan beri kendi inandiginiz iman ettiginiz kitaptan ornekler getirerek konusuyorum. Siz kendi inanciginiz kitapta yazani yalanlamaya ugrasiyorsunuz. Farkinda misiniz?

Bilim'i bosverin, bilimadamlari bugun dogru dedigine, yarin yanlis diyebilir, bu bilimin ozelligidir.

Siz bana inandiginiz kitaptan haber verin.

Oyle bir kesinlik var kitap ayetlerine gore. Kitabiniz ne diyor? Her canli olumu tadacak.

Size Allah canli mi cansiz mi sorusunu bu yuzden sordum. Akliniz karisti. Sasaladiniz cevap vermekte.

Allah'iniz kitap ayetlerine gore canli'dir. (bunun elle, ayakla, baldirla, bacakla vs. ilgisi yok, o kadar ucuz bir tartisma icerisinde degilsiniz.)

Size kendi inandiginiz kitap inancina gore anne rahmindeki 1. gunu sordum, canli misiniz cansiz misiniz diye? Yine cevap veremediniz. Cunku kitabiniza gore dogru cevap siz bir hic'siniz, o 1.gunde. Cunku zaman ve mekani, algilayacak ve yorumlayacak durumda degilsiniz.(hic'lik tanimizi hatirlayin!!!!!!)

Halbuki kitabinizda acikca yaziyor. Bir anne+baba birlikteginden meydana gelen anne rahmindeki yapi 1. gunde Kuran'a gore cansizdir. Cunku Allah o'na henuz ruh uflememistir. Bu Adem bahsinde de boyledir.
Inanciniza gore Var diyemessiniz, varligi muallaktir(Allah dilerse embriyo olamayabilirsiniz.)

Bunlari bile biz ateistler ogretiyoruz size, siz kendi kitabinizda, Kuran'da yazani yalanlamayi yegliyorsunuz.

Sonra da hizinizi alamadan, baska basliga girip hakaret ediyorsunuz, asagiliyorsunuz diyorsunuz. Biz sizin kitabinizi asagiliyor olsak, size kitap ayetleriyle konusur muyuz, onlara iliskin tartisma yapar miyiz?


Yine Kuran'a gore, Allah'in goksel hiyerarsisi vardir ve canlidir. Allah hokus pokuscu degildir yani. Cesitli islerle gorevlendirilmis olanlar, gokten yere dogru bu isleri yerine getirirler.

Ornek dahi verdim size en basitinden, Bunca insanoglu kendi kendine mi oluyor? Yoksa Allah oyle emrettigi icin mi? Bu dongu bu sekilde calisiyor.

Allah bu hiyerarsiyi, var oldugu surece dogal olarak kullanacak, gokten yere dogru cesitli islerde. Yine kitaba gore, kendi katinda ozel bir zaman kavrami mevcut, Allah'in ezeli-ebedi olabilmesi icin, o ozel zamanin ve gorevlilerin de ezeli-ebedi olmasi gerekir.

Elbette kiyamet bahisleri gelecege yoneliktir. Ama bu bir toplu kiyamet degildir. Dunyaya iliskin kiyametler anlatilir. Size apacik sekilde yaziyor kitapta. Gunes duruldugu zaman, daglar yurudugu zaman vs.vs.


Gunes'in durulmesi evreni/kainati etkilemez. Daglarin pamuk gibi atilmasi evreni etkilemez. Volkanlarin puskurmesi(yerin icindeki agirligi atmasi) evreni etkilemez. Depremler evreni etkilemez.


Bunlar evrenin varligini etkilemez. Cunku kainatin dongusu dunya ve uzerindekilere bagimli degildir. Alemleri ben yarattim diyen bir ilahi guc adina, siz kalkip hayir O, sadece dunya ve uzerindekileri yaratmistir dercesine(dediniz demiyorum) diye yalanliyorsunuz, kesin hukum yok demektesiniz.


Gercekten kitabinizi cok iyi sekilde okumaniz, ogrenmeniz ve anlamis olmaniz gerekiyor, bu tartismaya katilabilmek icin. Once hokus pokuscu, gokte oturan sakalli dede misali Allah anlayisindan siyrilmaniz gerekiyor. Yine de tesekkurler.

zocor
01-02-2012, 22:33
Beni yanıltmayıp yanlış anladığınızı gösterdiğiniz için teşekkür ederim. :D

Burada vurgulamak istediğim iddialarınızın soyut ve kanıtlanmaktan uzak olduğuydu. Siz bunun yerine beni inkarcılıkla suçlamışsınız ki Kuran'ın Tanrısına ve onun takipçilerine yakışan bir hareket. :D

Mükemmelliği ya da mükemmelliğe yakınlığı somut ya da aşağı yukarı tüm insanların aynı yönde düşüneceği durumlar üzerinden tartışmak daha mantıklıdır. Bunlara da yukarıda değindim. İsterseniz tekrar alıntılayalım:



Burada yazılanları görmezden gelerek soyut kavramlara yönelip öznel bakış açınızı belirtmeniz aslında anlaşılabilir bir durum.

hayır yanlışını daha ne kadar yüzünüze vurabilirim ki..kendin söylemişsin güneş sisteminde bir gezegende daha hayat olsaydı o zaman mükemmel derdim demişsin..ben demedim sen yazdın diyorum hala yanlış anladın diyorsun:)

tartışma belli bir noktadan sonra biter, sizinle tartışmamız benim için bitmiştir.
kendi fikirlerinizin klavyenize dökümüyle ideolojinin ne kadar ÇÜRÜK olduğu benim tarafımdan ispat edilmiştir.
bi noktadan sonra karşımdakinin söyleyeceği her söz çevir kazı yanmasın durumudur..işte o nokta bu noktadır.

iyi forumlar..

ha bu arada islam ile ilgili hurefelerine karşılık duran kaynaklar da mevcut..süpürge deneyi gibi müthiş bir deney yapan bir adamın kaynaklarına ne kadar güvenilirse bende o kadar güveniyorum..

keşke daha mantıklı şeyler söyleseydiniz de tartışabilseydik lakin güneş sisteminde hayat olan bir gezegen örneğinizden sonra kendi açımdan tartışmaya gerek yok..

fikrinize itibar edilmesi MÜMKÜN DEĞİL !!

vartor
02-02-2012, 00:57
Imanlida mantik aranmaz, kabahat bizde, bizim gibi dusunebilseniz, zaten bizden biri olurdunuz, imanli biri degil.

Natürelist
02-02-2012, 02:33
sn.Natürelist,

fikirlerinize katılmak mümkün değil..ikimizin de bakış açısı çok farklı..

ama işin en kötü yanı anlattıklarımızı anlamayıp veya okumayıp anlattıklarımız üzerinden bize cevap verdiğinizi sanıyorsunuz kendinizi akladığınızı sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz..
sadece kendinizi kandırıyorsunuz..

gezegenlerin yıldızların çarpışması onların kaderidir, sonudur..bunu belirttim ama okumamışsınız veya anlamamışsınız..bu kainat yaratılış itibariyle zaten MÜKEMMEL'dir..mükemmel olmasına rağmen de bir SONU vardır, birşeyin mükemmel olması o'nun sonu olmayacağı anlamına gelmez..tıpkı yıldızların-gezegenlerin çarpışması gibi..bu bakış açınızı değiştirin çünkü kainatta görünen şey sizin gördüğünüz gibi değil..

işin daha ilginci var..

hala içinde yaşadığınız zilyon yıldır dönen bu galaksimizin MUHTEŞEMLİĞİNE ilişikin hiçbir yoruunuz yok..kendinizi rahat bırakın görüneni söyleyin MUHTEŞEM bir DÜZENEK var diyin, bu düzeni yaratan bir YARATICI olmalı diyin..korkmayın..

saygılar..

Bizlerin de fikrinize katilmak mümkün degildir, kaldiki bir de desifre ettigimiz i-nanc iniz olan islam, tam olarak cürütülmüstür, "cürütülen olarak ortada ne vardir" bilinmeyene inanan siz oldugunuza göre bu da islam'dir, yoksa yanlismiyim? cünkü bilenen bir seye inandiginiz takdirde putperest olup cikarsiniz (zaten asli da budur). Keza bunu da ispatlamaya gücünüz yetmez, lakin "YOK"un ispati olmaz! 5 yasindaki cocuklara nasihat misali bana kainat'a bakip görmezmisiniz deyip de bir sey ispatladiginizi mi saniyorsunuz?!

Kendimi aklama hususunda, nicin bu kadar kendinizden emin olarak konusuyorsunuz? kafamin arka tarafini okumaniz'dan vazgecseniz acaba nasil olur? Nereden uyduruyorsunuz bunlari hala anlamis degilim. Nereden biliyorsunuz okuyup-okumamayip anlamadigimi? gercekten sorulara cevabiniz hep sürekli böyle mi olur? oluyor ki dönüp arkanizi bu topic den simdiye kadar gercektende o dediginiz kisi acaba siz olabilirmisiniz, ki o kisi de sizsiniz, zira her mukayenizde bir "anlamama" sorununuz var ve/veya böyle yan kacamaklara basvuruyorsunuz, bunlarida tüm katilimcilar burada rahatlikla farketmisler, ama hala siz burada diretiyorsunuz bir isptladiginizi saniyorsunuz. Bu bizler icin pek önemli degildir, önemli olan kendi gözünüzdeki mertegi görmeyip de, bizlerin gözlerinde ki capi aramanizdir!

Burada noktalamak istiyorsaniz eger... size de iyi forumlar dilerim.

Natürelist
02-02-2012, 03:45
Sn. zocor, bir de galaksimiz hakkinda hala yorum isterim yorum.... diye iki de bir bozuk plak misali tekrarliyorsunuz? bilimiyorum bunun da farkindamisinz?

Bakiniz tekrar ediyorum bu konuda size bir aciklamada bulunmusum, ben kütleyi bir arada tutan ve bu kuvveti saglayan "Standart Model" ile örnek vererek yapmisim, siz hala galaksimiz hakkinda bir yorumunuz yokmu dur? diye israrla direniyorsunuz!

Bana öyle geliyorki siz evren ile galaksinin ne oldugu ve arasindaki farkin ne oldugunu göremidiginiz ve bilmediginiz! yanlis anlamayiniz lütfen, ama sorun sizden kaynaklaniyor.

Nasil bir yorum bekliyorsunuz?

mesela söyle bir yorum olabilirmi;

Icinde bulundugumuz samanyolu (galaksi) 200-300 milyar yildizlar + uydular + komet ve astoridler + gaz ve toz parcaciklari tüm bunlar görünmeyen ayri ayri birer "HALAT"lara (Higgs-Parcaciklari) baglanarak düsmeden carpismadan dönmelerini saglar. Ve simdi de bilim insanlari bu görünmeyen "HALAT"lari gün isigina cikarmak icin canla basla hayatlari boyunca calisarak kafa yorarak testler deneyler yaparak ugras verirler. Ve günün birin de, bu görünmeyen "HALAT"lari (Higgs- Parcaciklari) kesfettiklerinde, gercekten de sizin vereceginiz cevabi simdiden merak ederim. Sormazlarmi adama; allah tarafindan saglandini iddia ettiginiz bu görünmeyen "HALAT"lari nasil olurda insanlar ortaya cikarir? nasil olurda bu görünmeyenler birden bire görünür oldu?


Ayrica Cüce gökada Takimyildizi Canis Major Samanyolu'nun merkezinden yaklasik 42.000 isik yili uzakliktadir ve bu da görünmeyen "HALAT"lar ile saglanmistir. Canis Major cüce gökada bir milyar yildizi barindirir ve tam anlamıyla Samanyolu galaksimiz tarafindan paramparca edilmek üzere. Nasil olmussa bu görünmeyen "HALAT"lar kopmus ve dagilmakta olan bu cüce galaksi (yani samanyolu'nun uydu'su da sayilir) ve Dünyamiza 25.000 isik yili uzaklikta olmasina ragmen, yildizlarin'dan bazilari da günesimizin cok yakinindan gececektir,(galiba burada baska halatlara baglanarak yoluna devam edecektir) ve bu tehlikenin boyutunu hepimiz kestirebiliriz.

Samanyolu'nun kanibalizm eylemi ile yakalanmasi ilk kez degildir, 1994 yılında yutulmasi kesfedilen baska bir kurban da "yay cüce gökadasi"dir ve 100 milyon yil sonrada bu uydu galaksinin tümden yutulmasi tahmin ediliyor. Ayrica 20.000 isik yili uzaklikta olan "V838 Monocerotis" yildizi, jüpiter büyüklükte 3 tane gezegenini yutmustur, bu olay 2002,de kesfedilmistir.

Eger siz bu "HALAT"li yorumumdan da memnun kalmadiysaniz eger, maalesef sizin icin yapacak baska bir yorumum yoktur.

zocor
02-02-2012, 12:12
Imanlida mantik aranmaz, kabahat bizde, bizim gibi dusunebilseniz, zaten bizden biri olurdunuz, imanli biri degil.

bu da arada saydırıp saydırıp saydırıp çıkıyor:)

bi de sizin fikirlerini öğrensek..diğerlerinde bi numara yok, daha ettiği hakaretleri bile göremiyor üzerine de gelmişler kainat hakkında yorum yapıyorlar :)

neyse bi de sizi dinleyelim belki sizden mantıklı bi kaç kelime çıkar..

zocor
02-02-2012, 12:46
Bizlerin de fikrinize katilmak mümkün degildir, kaldiki bir de desifre ettigimiz i-nanc iniz olan islam, tam olarak cürütülmüstür, "cürütülen olarak ortada ne vardir" bilinmeyene inanan siz oldugunuza göre bu da islam'dir, yoksa yanlismiyim? cünkü bilenen bir seye inandiginiz takdirde putperest olup cikarsiniz (zaten asli da budur). Keza bunu da ispatlamaya gücünüz yetmez, lakin "YOK"un ispati olmaz! 5 yasindaki cocuklara nasihat misali bana kainat'a bakip görmezmisiniz deyip de bir sey ispatladiginizi mi saniyorsunuz?!

Kendimi aklama hususunda, nicin bu kadar kendinizden emin olarak konusuyorsunuz? kafamin arka tarafini okumaniz'dan vazgecseniz acaba nasil olur? Nereden uyduruyorsunuz bunlari hala anlamis degilim. Nereden biliyorsunuz okuyup-okumamayip anlamadigimi? gercekten sorulara cevabiniz hep sürekli böyle mi olur? oluyor ki dönüp arkanizi bu topic den simdiye kadar gercektende o dediginiz kisi acaba siz olabilirmisiniz, ki o kisi de sizsiniz, zira her mukayenizde bir "anlamama" sorununuz var ve/veya böyle yan kacamaklara basvuruyorsunuz, bunlarida tüm katilimcilar burada rahatlikla farketmisler, ama hala siz burada diretiyorsunuz bir isptladiginizi saniyorsunuz. Bu bizler icin pek önemli degildir, önemli olan kendi gözünüzdeki mertegi görmeyip de, bizlerin gözlerinde ki capi aramanizdir!

Burada noktalamak istiyorsaniz eger... size de iyi forumlar dilerim.

kendinizi aklama hususunda nasıl mı eminim? anlatayım;

bakın konu "islam" değil iken konuyu islama çekip islam için "çürütülmüştür" demeniz sizin konuyu saptırma isteğinizden başka bir şey değildir..konu islamın çürütülüp çürütülmediği değil iken "durup dururken" yine islama saldırmanızın arkasında kendiniz aklama vardır, konu ile alakasız değerlendirmelere lütfen girmeyin..islam çürütülmüş olsa bu kadar insan hala müslümanlığı seçmez, yazın kurağında oruç tutmaz, sabahın 6 sında kalkıp namaz kılmaz..ben bu foruma yıllardır üyeyim ama karşımda anlamak istemeyen ve sürekli hakaretler saydıran bir ateist turan dursun forumu görüyorum, onun dışında islamın çürütüldüğüne de şahit olmadım..
bak sen şimdi buna cevap vereceksin ve konu dağıalcak asıl konuya gelemeyeceğiz..mutlu oldunuz mu? istediğiniz oldu mu? kendinizi akladınız mı?

ben kaianttaki güneş sisteminden bahsediyorum, dünyada yaptığımız bir uyduyu herhangi bir gezegenin yörüngesine oturtabilmek için devasal hesaplar yapılıyor bundan haberiniz var mı önce bunu sorayım? haberiniz yoksa da haberiniz olsun..dünyada bir gezegeni araştırmak veya herhangi bir amaçla bir uyduyu uzaya fırlatırken devasal açı ve hız hesaplamaları yapılır..
1+1=2 gibi basit hesaplamalarla yapılmaz..güneş sistemini ve kainatı bu kadar basite indirgemek takdir edersiniz ki cahilliğin kelime tanımı olur.

bu gerçekten hareketle bir gezegenin yörüngesine tek bir uydu yerleştirmek için devasal hesaplamalar yapılıyorsa...
güneş sistemimizdeki 10 küsür gezegen ve bunların uydularının hepsinin hem güneş hem kendi gezegeni hemde etkisi altında kaldığı diğer gezegenlerin yörüngesine konuşlanması bir mükemmeliktir..
kendi dünyamızdan uydu yapıp bunu bir gezegenin yörüngesine oturtmak için yapılan hesaplamalar bir irade ile oluyor değil mi..biliminsanları yapıyor bunu..o yaptığımız uydu konuşlanacağı hızını ve açısını kendisi ayarlamıyor, tek bir uydu için hızı açıyı devasal hesaplamaları yapan biliminsanları var..yani bir irade var.
bu gerçek böyleyken bunun kaç katı olan güneş sistemindeki bu kadar gezegen güneş uydunun açı ve hızlarını hesaplayan bir İRADE olması gerekir değil mi..gittiğimiz mantık bunu gerektirir, biz bir irade ile uydu yapıp ve yine bir irade ile bu uydunun hızını ve açısını hesaplanıyor ve bu hesaplamalara göre bir uyduyu yörüngeye oturtuyorsak bunun kaç katı büyüklükteki bir sistemin oluşması için de bir İRADE olmalı mutlaka..bunu inkar edemezsiniz..bizim yaptığımız uydu ve hesaplamalarda irade varken kainattaki sistemdeki İRADE'yi inkar etmek adından da anlaşılacağı gibi İNKAR etmektir.var olanı yalanlamaktır..bir şeyi kabul edip ötekini kabul etmemek bir görüş olamaz, bu sadece ddiğim gibi İNKAR olur.

ben bunun cevabını ve yorumunu istiyorum kaç mesajdır ama siz "islam çürütülmüştür" diyip konu ile alakasız mesajlara kaçıyorsunuz..

burda atomu parçalanmasını falan anlatmıyorum, gayet basit bit mantık ve yorum istiyorum..kendi yaptığımız tek bir uydu için devasal hesaplamalar yaparken bu kadar gezegen güneş ve uydunun bir HALAT misali aralarında bağ kurmasını "kendi kendine oldu" demek ya beyinsel yetersizlktir ya da inkar etmektir başka bir şık varsa söyleyin..

vartor
02-02-2012, 17:30
Sizin da anlayamadiginiz zocor kardes, en baslangicta mukemmel olmadigi. Milyarlarca sene surmus gunes sistemimizin bu dengeye erismesi. Denge mukemmel, dunya da henuz atesten bir top iken, 5 milyar sene daha surmus ustunde insanin var olabilmesi. Ikinci bir husus, biz basit yaratiklar olarak, ayni fizik ve matematik kurallarina dayanarak, kendi urettigimiz bir aleti, mukemmel bir sekilde, baska bir gezegene, uyduya yollayabiliyor, onun yorungesi etrafinda halatla bagliyabiliyoruz. Demek ki insan ustu bir guc gerektirmiyor "halatla baglamak" sanati.
Ille de akilli bir tasarimci olmasi gerektigini siz dusunmekte serbestsiniz; Unutmayin ki, o mukemmel tasariciyi da da tasarlayan bir tasarlayici olmasini gerektirir sizin dusunce sekliniz. O hep vardi, kendiliginden oldu, kimse yaratmadi dediginiz anda, kendi teorinizi kendiniz yalanlamis olursunuz.
Diyelim ki, fiziksel gucler sizin akilli tasarimciniz; gorunmuyor, ama neticesi her tarafta bariz. kainati da dengede tutan, halatlarla birbirine baglayan guc. Bizim bu guce kul mu olmamiz gerekiyor sizin mantiginiza gore?
Doganin guclerine de asirlarca tapmadi mi insanlar? kurbanlar vermediler mi izah edemedikleri kuraklik, yanardag patlamasi vs vs icin? Zannetmek baska sey, gercek baska cogu zaman. Simdi eskilere bakip "insanlar nelere tapmis" deyip guluyor olabilirsiniz, ama onlar icin de, kendi inanclarinin cok kutsal oldugunu umarim anliyorsunuz, her ne kadar komik olsa da.
Evet, ateizm, insanin yaratip yok ettigi tanri ve inanc sistemlerine bir goz atildiginda, "tanri" fikrinden cok daha tutarli olduguna, benim nazarimda suphe yoktur.

zocor
02-02-2012, 19:26
Sizin da anlayamadiginiz zocor kardes, en baslangicta mukemmel olmadigi. Milyarlarca sene surmus gunes sistemimizin bu dengeye erismesi. Denge mukemmel, dunya da henuz atesten bir top iken, 5 milyar sene daha surmus ustunde insanin var olabilmesi. Ikinci bir husus, biz basit yaratiklar olarak, ayni fizik ve matematik kurallarina dayanarak, kendi urettigimiz bir aleti, mukemmel bir sekilde, baska bir gezegene, uyduya yollayabiliyor, onun yorungesi etrafinda halatla bagliyabiliyoruz. Demek ki insan ustu bir guc gerektirmiyor "halatla baglamak" sanati.
Ille de akilli bir tasarimci olmasi gerektigini siz dusunmekte serbestsiniz; Unutmayin ki, o mukemmel tasariciyi da da tasarlayan bir tasarlayici olmasini gerektirir sizin dusunce sekliniz. O hep vardi, kendiliginden oldu, kimse yaratmadi dediginiz anda, kendi teorinizi kendiniz yalanlamis olursunuz.
Diyelim ki, fiziksel gucler sizin akilli tasarimciniz; gorunmuyor, ama neticesi her tarafta bariz. kainati da dengede tutan, halatlarla birbirine baglayan guc. Bizim bu guce kul mu olmamiz gerekiyor sizin mantiginiza gore?
Doganin guclerine de asirlarca tapmadi mi insanlar? kurbanlar vermediler mi izah edemedikleri kuraklik, yanardag patlamasi vs vs icin? Zannetmek baska sey, gercek baska cogu zaman. Simdi eskilere bakip "insanlar nelere tapmis" deyip guluyor olabilirsiniz, ama onlar icin de, kendi inanclarinin cok kutsal oldugunu umarim anliyorsunuz, her ne kadar komik olsa da.
Evet, ateizm, insanin yaratip yok ettigi tanri ve inanc sistemlerine bir goz atildiginda, "tanri" fikrinden cok daha tutarli olduguna, benim nazarimda suphe yoktur.

yanılıyorsun..bütün bu kainatın oluşması için gereken patlama enerjisi ve sonucunda oluşan bu kainat bir insanüstü'lüktür..insanın patlatıp yaptığı bir kainat var da benim mi haberim yok..

dünyada araştırma veya haberleşme uydularını yapan insandır, bu uyduları yapan bir irade var.. bu uydular kendi kendine mi oluyor..iki rüzgar iki yağmur iki güneş ışığı misali iki vidayla iki kabloyla kendi kendine oluşan bir uydu var mı?
uyduyu yapmayı geçtim bu uyduyu hesaplayıp dünya veya diğer gezegenlerin yörüngesine oturtmak için yapılan devasal hız ve açıyı kim hesaplıyor, uydu kendi kendine mi hesaplıyor bütün bunları yoksa bunları hesaplayan br irade mi var...
her hesaplamada ve her yöntemde bir irade varsa bu kainatın - evrenin-güneş sistemindeki düzenin İRADE'si mantıken reddedilemez..çünkü gözümüzün önünde duruyor, rededilemez.

sizin mantıpa göre kainat -evren ve güneş sistemi kendiliğinden olmuş ise dünyadan uzaya gönderip yörüngede duran uydular da kendi kendine oluşmuş ve kendi kendine fırlatırlmış ve bu şeklide yörüngeye girmiştir..

sizin ateist mantığın sonu da buna çıkıyor..

istatistik
02-02-2012, 21:32
hayır yanlışını daha ne kadar yüzünüze vurabilirim ki..kendin söylemişsin güneş sisteminde bir gezegende daha hayat olsaydı o zaman mükemmel derdim demişsin..ben demedim sen yazdın diyorum hala yanlış anladın diyorsun:)

tartışma belli bir noktadan sonra biter, sizinle tartışmamız benim için bitmiştir.
kendi fikirlerinizin klavyenize dökümüyle ideolojinin ne kadar ÇÜRÜK olduğu benim tarafımdan ispat edilmiştir.
bi noktadan sonra karşımdakinin söyleyeceği her söz çevir kazı yanmasın durumudur..işte o nokta bu noktadır.

iyi forumlar..

ha bu arada islam ile ilgili hurefelerine karşılık duran kaynaklar da mevcut..süpürge deneyi gibi müthiş bir deney yapan bir adamın kaynaklarına ne kadar güvenilirse bende o kadar güveniyorum..

keşke daha mantıklı şeyler söyleseydiniz de tartışabilseydik lakin güneş sisteminde hayat olan bir gezegen örneğinizden sonra kendi açımdan tartışmaya gerek yok..

fikrinize itibar edilmesi MÜMKÜN DEĞİL !!

sanırım anlamamış ayağına yatarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Başka türlüsünü düşünmek bile istemem. Neyse okuyan başka arkadaşlarımıza olayın özünü anlatayım da yanlış anlamasınlar:

Sayın zocor, kendi şahsi düşüncesi ile fantastik bir mükemmellik argümanı ileri sürmüş. Kişisel görüşlerin kanıtlanabilirlikten uzak olduğunu anlaytmak için örnek verdim. Anlamamış gibi yaptı. :D

Bunun dışında 50'li yaşlarında bir adamın 9 yaşında bir kızı almasının nasıl bir mükemmellik olduğunu sordum ve cevap alamadım.

NOT: Mükemmel bir sapıklık olduğunu biliyorum ama o sayılmaz :D

upuaut
03-02-2012, 02:19
Konuyla ilgili Başbakan'ın düşüncesi şudur:

Erdoğan Türkiye'nin laik olduğunu unuttu!

"Ateist mi yetiştirecektik (Shall our Youth be Atheists? (http://www.kaosgl.org/page.php?id=10516))"

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun, kendisine "Türkiye'yi dindarlar, dinsizler diye ayırmakla" suçladığını belirten Başbakan, "Benim ifademde dindarlar, dinsizler diye bir şey yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var" dedi. Erdoğan, Kılıçdaroğlu'na "Bizden, muhafazakar demokrat parti kimliği sahibi AKP'den, ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun?" sorusunu yöneltti. 5. Sayfada.

Kaynak: Cumhuriyet gazetesi, 2 Şubat 2012 Perşembe (http://www.f5haber.com/cumhuriyet-gazetesi/).

Natürelist
03-02-2012, 07:57
kendinizi aklama hususunda nasıl mı eminim? anlatayım;

bakın konu "islam" değil iken konuyu islama çekip islam için "çürütülmüştür" demeniz sizin konuyu saptırma isteğinizden başka bir şey değildir..konu islamın çürütülüp çürütülmediği değil iken "durup dururken" yine islama saldırmanızın arkasında kendiniz aklama vardır, konu ile alakasız değerlendirmelere lütfen girmeyin..islam çürütülmüş olsa bu kadar insan hala müslümanlığı seçmez, yazın kurağında oruç tutmaz, sabahın 6 sında kalkıp namaz kılmaz..ben bu foruma yıllardır üyeyim ama karşımda anlamak istemeyen ve sürekli hakaretler saydıran bir ateist turan dursun forumu görüyorum, onun dışında islamın çürütüldüğüne de şahit olmadım..
bak sen şimdi buna cevap vereceksin ve konu dağıalcak asıl konuya gelemeyeceğiz..mutlu oldunuz mu? istediğiniz oldu mu? kendinizi akladınız mı?

ben kaianttaki güneş sisteminden bahsediyorum, dünyada yaptığımız bir uyduyu herhangi bir gezegenin yörüngesine oturtabilmek için devasal hesaplar yapılıyor bundan haberiniz var mı önce bunu sorayım? haberiniz yoksa da haberiniz olsun..dünyada bir gezegeni araştırmak veya herhangi bir amaçla bir uyduyu uzaya fırlatırken devasal açı ve hız hesaplamaları yapılır..
1+1=2 gibi basit hesaplamalarla yapılmaz..güneş sistemini ve kainatı bu kadar basite indirgemek takdir edersiniz ki cahilliğin kelime tanımı olur.

bu gerçekten hareketle bir gezegenin yörüngesine tek bir uydu yerleştirmek için devasal hesaplamalar yapılıyorsa...
güneş sistemimizdeki 10 küsür gezegen ve bunların uydularının hepsinin hem güneş hem kendi gezegeni hemde etkisi altında kaldığı diğer gezegenlerin yörüngesine konuşlanması bir mükemmeliktir..
kendi dünyamızdan uydu yapıp bunu bir gezegenin yörüngesine oturtmak için yapılan hesaplamalar bir irade ile oluyor değil mi..biliminsanları yapıyor bunu..o yaptığımız uydu konuşlanacağı hızını ve açısını kendisi ayarlamıyor, tek bir uydu için hızı açıyı devasal hesaplamaları yapan biliminsanları var..yani bir irade var.
bu gerçek böyleyken bunun kaç katı olan güneş sistemindeki bu kadar gezegen güneş uydunun açı ve hızlarını hesaplayan bir İRADE olması gerekir değil mi..gittiğimiz mantık bunu gerektirir, biz bir irade ile uydu yapıp ve yine bir irade ile bu uydunun hızını ve açısını hesaplanıyor ve bu hesaplamalara göre bir uyduyu yörüngeye oturtuyorsak bunun kaç katı büyüklükteki bir sistemin oluşması için de bir İRADE olmalı mutlaka..bunu inkar edemezsiniz..bizim yaptığımız uydu ve hesaplamalarda irade varken kainattaki sistemdeki İRADE'yi inkar etmek adından da anlaşılacağı gibi İNKAR etmektir.var olanı yalanlamaktır..bir şeyi kabul edip ötekini kabul etmemek bir görüş olamaz, bu sadece ddiğim gibi İNKAR olur.

ben bunun cevabını ve yorumunu istiyorum kaç mesajdır ama siz "islam çürütülmüştür" diyip konu ile alakasız mesajlara kaçıyorsunuz..

burda atomu parçalanmasını falan anlatmıyorum, gayet basit bit mantık ve yorum istiyorum..kendi yaptığımız tek bir uydu için devasal hesaplamalar yaparken bu kadar gezegen güneş ve uydunun bir HALAT misali aralarında bağ kurmasını "kendi kendine oldu" demek ya beyinsel yetersizlktir ya da inkar etmektir başka bir şık varsa söyleyin..

Ben konuyu ne saptiriyorum ne de kendimi akliyorum, bu tamamen sizin kurgularinizdir!

Burasi da herhalde "islam" bölümü olunca herhalde havadan sudan konusacak chat tarzinda geyik muhabbeti yapacak da degilim.

Evet konu cürütüp cürütülmek degilken ilk basta konuyu dagitmak isteyende sizsiniz!

bakiniz 76 numaradaki iletinizde cümleye,



kendi fikirlerinizin klavyenize dökümüyle ideolojinin ne kadar ÇÜRÜK olduğu benim tarafımdan ispat edilmiştir.
bi noktadan sonra karşımdakinin söyleyeceği her söz çevir kazı yanmasın durumudur..işte o nokta bu noktadır.

görüyorsunuzki kendi esdiginiz kuyuya kendiniz düsüyorsunuz! bir de kalkmis bana konu cürütüp cürütülmemek degildir diyerek, konuyu carpitiyormusum? birazcik el insaf!

Neyse gectim bunlari ben, gelelim senin "görünmez idare"ye.

10- 11 Gezegenler diye biraz yanilticidir. Gezegenler ve uyduları ek (sekiz) olarak, günes sisteminin kücük, ama yine de ilginc nesnelerin cok sayida icerir.

Bilinen binlerce asteroitler ve cüce gezegenlerin vatani olan "Asteroit Kusagi" Mars ve Jüpiter'in yörüngeleri arasinda kalan, yörüngelerinin en yogun bulundugu günes sistemi bölgesidir, bunlardan capi yaklasik 1.000 kilometre olan Ceres, Günes Sisteminde en kücük cüce gezegen olarak Ana asteroit kusaginda yer alir. Günes sisteminin asteroitler ve cüce gezegenlerin cogu bu bölgede yer almaktadir ve 400.000 'den fazla tür nesneler su anda tespit edilmistir. Bir komet olan Shoemaker-Levy 9,u hepimiz hatirlariz, hala canli olarak hafizamda dir hic unutmam, 1994 yilinda bir yaz günü idi. Arastirmacilara göre muhtemelen 1960'larda, kuyruklu yildizin Jüpiter'in güclü cekim kuvveti altinda maruz kalarak ve Jüpiter gezegeninin etrafinda cok eliptik yörüngede bir yari-uydu olarak zorunlu olmasini kilmistir. Sonuc olarak, gelgit kuvvetleri nedeniyle evvelden 4 km capinda tahmin edilen bu kuyruklu yildiz, milyonlarca kilometre uzunlugunda ve 21 parca olarak arka arkaya dizilerek 50 ile 1000 m büyüklükte olan bu parcalari, arastirmacilar Jüpitere carpmasina iki ay kala kesfetmislerdi. Ve sonunda da beklenen olay gercekleserek 21 parcasi da aralikli olarak birer birer, saniye de 60 kilometre bir hizla Jüpitere carparak yüzeyinde caplari 12.000 km.ye kadar varan birer iz birakarak yaklasik 50 milyon hirosima atom bombasi gücünde bir enerji'yi olusturarak son bulmustur.

Daha yeni 3 ay önce dünyamizin 325.000 km yakinindan 400 m boyunda bir asteorit gectiginde de bilmem haberiniz varmidir?

13. Nisan 2029 da Apofis 13. Cuma Nisan 2029,da yaklasik 30.000 kilometre yakinindan gececektir. Meydana gelen bu olaydan sonra, yörüngesi de önemli ölcüde degisecegi bildiriliyor, ve bir dahaki seferinde ise dünya ile carpisabilir riskini beraberinde de getirecegi belirtiliyor.

Su an dünyamiza carpmasi sözkonusu olmasada, carpma tehlikesi olabilecegini yalnizca söyle düsünebiliriz, jüpiterin uyguladigi kütle cekimi'ndeki olayda dünyamiz da bunu uygulayarak kuyruklu yildizin parcalanmasini saglayabilir! tabii ki bu durumda sözkonusu yapisi hakkinda henüz kesin bir sey olmasada, saglamligi dayanma gücü, katilik olarak yogunlugunun ne dercede oldugu ve mesafe olarak da önemli bir rol oynar.

Kuyruklu yildiz ve asteroit arasindaki ayrim biraz tartismalidir.Temel fark, kuyruklu yildizlar daha gaz ve önemli ölcüde eliptik yörüngeleri var olmasidir.

Asteroit ise kücük gezegenler veya planetoid'dir, bazi Merkür ve Pluto denilen kücük gezegenler ile karisirilmamalidir ve büyük asteroitler bir cüce gezegen olarak tarif edilebilir. Günes etrafinda dönen cok kücük kayalari büyük asteroitlerden ayirmak icin, "meteroit" denir" Böyle bir kücük capta olan meteroit dünya atmosferine girmesiyle asiri derecede isinarak parlak bir fenomen olusturur. Cisim yere ulastiginda ise "göktasi denir". Bunlardan en ünlüsü de kabe'deki hacerül-esved dir. Cogu "meteroitler" asteroitler kusagindaki carpismalar sonucu asteroitlerin birer parcasidirlar ve yilda bir 10-20 bin kez dünyamiza carparak buharlasarak atmosferde yok olurlar tabii ki bazilari da belirttigim gibi yeryüzüne ulasirlar mesela, atmosfer gecisinde sürtünme nediyle hizi azalarak yeryüzünde herhangi bir yere düsebilir ve 1992 yilinda new york da 12 kg.agirliginda olan bir göktasi, park edilmis halindeki chevrolet malibu marka otomobilin üstüne düserek hasar vermistir! baska bir olayda da ise, 1972 Venezuela da bir inegin üstüne düserek ölümüne sebeb olmustur! tas "göktasi" oldugu gibi kayitlari inek sahiplerince bir noter tarafindan da onaylanmistir.

Bugüne kadar delillerle bilinen tek vaka 1954 de Alabama da 5.56 kg agirligindaki bir göktasi düsmesi sonucu bir evin catisini delerek radyo cihazina isabet edip, ve bundan firlayan parcalarin kanepede yatan Ann Elizabeth Hodges isimli bayanin kol ve kalcalarindan yaralanmasina neden olmustur.

Ayrica bir de Meteor yagmuru vardir, meteorlarin dünya atmosferine girdigi zaman, uzayda biraktiklari belirgin isikli izin, havanin yüzeyleriyle sürtüsmesinden dogan kizismasidir. Dünya günesin cevresinde turunu yaparken,bu meteor guruplarina yaklasabilir. Atmosferin üst tabakalarina temasla cok kizisan meteorlar da bize bir "meteor yagmuru" görünümü verir, ve cogumuz hala, tabiri yerindeyse "ahanda yildiz kaydi"... diyenlere sikca sahit olmusuzdur.


Simdi sormak lazim burada; Dediginiz tüm bu "irade"de ki, sakarlik'lari nasil oluyormusda yüce olan bir tanriya yakistirabiliyorsunuz?!

Birakiniz irade'yi de, daha kontrölü saglayamiyor allah*iniz, inekten, otomobilden, radyo cihazindan, ne istiyor? daha binlerce cüce gezegenlerin düzenini saglayamiyor? siz hala düzenden irade'de den bahsediyorsunuz? büyük capta bahsedecek olursak galaksimiz andromeda ile de 5-6 milyar yil sonra da carpisarak ikisinden biri en sonunda da yutulacaktir!

Irade Tanri'nin elindeyse, nasil olurda her gün binlerce bu sakarliklar meydana geliyor? varmidir bir aciklamaniz?

Hatirlarsaniz eger size bir soru sormustum, evren de kac tane gezegen var dir diye?

Bir de bana su evreni tarif edermisiniz? kisa olarak özetlersenizde olur, merak ediyorumda, yanlis anlamayiniz ama, cünkü bu konuda süphelerim var.

Neva
03-02-2012, 09:48
bu gerçek böyleyken bunun kaç katı olan güneş sistemindeki bu kadar gezegen güneş uydunun açı ve hızlarını hesaplayan bir İRADE olması gerekir değil mi..gittiğimiz mantık bunu gerektirir, biz bir irade ile uydu yapıp ve yine bir irade ile bu uydunun hızını ve açısını hesaplanıyor ve bu hesaplamalara göre bir uyduyu yörüngeye oturtuyorsak bunun kaç katı büyüklükteki bir sistemin oluşması için de bir İRADE olmalı mutlaka..bunu inkar edemezsiniz..bizim yaptığımız uydu ve hesaplamalarda irade varken kainattaki sistemdeki İRADE'yi inkar etmek adından da anlaşılacağı gibi İNKAR etmektir.var olanı yalanlamaktır..bir şeyi kabul edip ötekini kabul etmemek bir görüş olamaz, bu sadece ddiğim gibi İNKAR olur.

ben bunun cevabını ve yorumunu istiyorum kaç mesajdır ama siz "islam çürütülmüştür" diyip konu ile alakasız mesajlara kaçıyorsunuz..

burda atomu parçalanmasını falan anlatmıyorum, gayet basit bit mantık ve yorum istiyorum..kendi yaptığımız tek bir uydu için devasal hesaplamalar yaparken bu kadar gezegen güneş ve uydunun bir HALAT misali aralarında bağ kurmasını "kendi kendine oldu" demek ya beyinsel yetersizlktir ya da inkar etmektir başka bir şık varsa söyleyin..

Sayin Zocor;

Bilim insanlari devasa hesaplar yaparlar normaldir, insan zira onlar, kafa patlatmalari normal.

Yukarida ilk koyulastirdigim kisma yonelik,

Gittigimiz mantik sunu da sormayi gerektiriyor;

Bahsettiginiz bu IRADE'nin, matematik/hesap yaptigini mi soylemeye calisiyorsunuz?

Herseyi bilen ve gayb'a vakif olan bir irade'nin hesap yapmaya ihtiyaci yoktur ki......? O zaman ne farki kaldi insandan?


Ikinci koyulastirdigim kisma yonelik ;

Halat misali aralarinda bag kurulmasinin anlatimi beyinsiz yetersizlikse eger;

Allah'in ipine, topluca sikica tutunun, ayriliga dusmeyin ayetini nereye koyacagiz?

Beyinsiz yetersizlik mi dememiz gerekiyor bu durumda?

zocor
03-02-2012, 18:21
sanırım anlamamış ayağına yatarak işin içinden sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Başka türlüsünü düşünmek bile istemem. Neyse okuyan başka arkadaşlarımıza olayın özünü anlatayım da yanlış anlamasınlar:

Sayın zocor, kendi şahsi düşüncesi ile fantastik bir mükemmellik argümanı ileri sürmüş. Kişisel görüşlerin kanıtlanabilirlikten uzak olduğunu anlaytmak için örnek verdim. Anlamamış gibi yaptı. :D

Bunun dışında 50'li yaşlarında bir adamın 9 yaşında bir kızı almasının nasıl bir mükemmellik olduğunu sordum ve cevap alamadım.

NOT: Mükemmel bir sapıklık olduğunu biliyorum ama o sayılmaz :D


evet ben TAMAMEN kainat içerisindeki güneş sistemimizden bahsederken buna karşılık olarak gidip de Hz.Muhammed'in 9 yaşında evlenmesi ile ilgili masalları örnek veren bir güruhu tüm forum izliyor..

fikrini savunamayan "hayat olan bir gezegen daha olsaydı mükemmel derdim" diyen ve bu talihsiz beyanı ile duvara tosladıktan sonra çareyi Hz.Muhammed'in "hayali" evliliğine getirip konu değiştirmek isteyen bir kişiyi tüm forum görüyor ve ateistler sizin gibi bir ateist olduğu için utanıyorlardır eminim.

eee kendi röportajında süpürge deneyi gibi muhteşem (!) bir deneyi yaptığını ve beğendiği şişman kızı etkilemek için DONUNU gösterdiğini ifade eden birini kendine kılavuz edinen bir ZİHNİYETTEN şaşırmayacağımız davranışlar bunlar..

Sayin Zocor;

Bilim insanlari devasa hesaplar yaparlar normaldir, insan zira onlar, kafa patlatmalari normal.

Yukarida ilk koyulastirdigim kisma yonelik,

Gittigimiz mantik sunu da sormayi gerektiriyor;

Bahsettiginiz bu IRADE'nin, matematik/hesap yaptigini mi soylemeye calisiyorsunuz?

Herseyi bilen ve gayb'a vakif olan bir irade'nin hesap yapmaya ihtiyaci yoktur ki......? O zaman ne farki kaldi insandan?


Ikinci koyulastirdigim kisma yonelik ;

Halat misali aralarinda bag kurulmasinin anlatimi beyinsiz yetersizlikse eger;

Allah'in ipine, topluca sikica tutunun, ayriliga dusmeyin ayetini nereye koyacagiz?

Beyinsiz yetersizlik mi dememiz gerekiyor bu durumda?

muhtemelen yine anlamayacaksınız ama ben yine de anlatmayı deneyeyim..ben bütün işlerin bir İRADE ile olduğunu anlattım..dünyadan uzaya atılan bir uydunun yörüngeye girmesinde de bir irade var, kendi kendine o uydu kendini fırlatığ kendi kendine hızını açısını ayarlamıyor, bu bir irade ile oluyorken güneş sistemindeki 10 küsür gezegen ve uydunun ayrı ayrı birbirlerinin yörüngesine girmesinde de bir İRADE olması gerek diyorum..bu arada bu örneği sekseninci defa veriyorum, aynı kelimelerle ama hala anlaşılmıyor çok ilginç :)

neyse..anlamadığınızı biliyorum, olabilir herkes anlayacak diye bir kaide yok zaten:)

eğer siz bu güneş sistemimizdeki bu kadar kütlenin "kendi kendine-tesadüfen" birbirlerinin yörüngesine girdi diyorsanız dünyadan fırlayan bir uydu da bir gezegenin yörüngesine girerken o uydu da kendi kendine oluştu ve kendi kendine hız ve açı hesaplaması yapıp o şekilde kendi kendini fırlattı ve yörüngeye oturdu derim..

ateist GÜRUHUN buna bir itirazı olmaması gerek..ne kadar mantıksız görünüyor değil mi..
işte ateizm budur.. anlamsızdır ve bir İRADE'ye inanılmamasını gerektiren HİÇBİR geçerli açıklaması yoktur.

cevap verdiğinizi sandığınız ikinci kısımla ilgili yine yanlış anlamışsınız..ben güneş sistemimizdeki bu DÜZEN'in kendi kendine oluştuğunu söylemek "beyinsel yetersizliktir" şıklardan biridir dedim..halat misali aralarında bağ kurulmasının anlatımına "beyinsel yetersizlik" demedim..ayrıca dediğim gibi tek şık da değil, ya "beyinsel yetersizliktir" ya da "inkar etmektir" dedim, bu iki şıktan biridir dedim..siz cevabı vermişsiniz sonunda, iyi de olmuş..bi nevi itiraf :)

istatistik
03-02-2012, 19:09
evet ben TAMAMEN kainat içerisindeki güneş sistemimizden bahsederken buna karşılık olarak gidip de Hz.Muhammed'in 9 yaşında evlenmesi ile ilgili masalları örnek veren bir güruhu tüm forum izliyor..

fikrini savunamayan "hayat olan bir gezegen daha olsaydı mükemmel derdim" diyen ve bu talihsiz beyanı ile duvara tosladıktan sonra çareyi Hz.Muhammed'in "hayali" evliliğine getirip konu değiştirmek isteyen bir kişiyi tüm forum görüyor ve ateistler sizin gibi bir ateist olduğu için utanıyorlardır eminim.


İdrak yeteneğiniz konusunda büyük sıkıntı var. Bakalım ben ne demişim:

Öncelikle kime göre mükemmel neye göre mükemmel gibi bir sorun var ortada. Taist mantık ile düşünürseniz mükemmel olduğunu görürsünüz ya da aslında görmek istersiniz. Ancak durum bundan farklıdır.

Kendi güneş sistemimiz üzerinden konuşacak olursak, üzerinde insanların tıpkı dünyadaki gibi yaşayabileceği bir gezegen daha bulunmadığı için bana göre mükemmellikten uzak ve fazlasıyla eksiktir. Buradan da anlayacağınız üzere somut olmayan, kişiden kişiye değişebilecek görüşler üzerinden bir yere varamazsınız.

Kaldı ki, evren kavramına da çok dar bir açıdan bakıyorsunuz. Evrene atomu oluşturan parçacıklara kadar her şey dahildir. Bu bakımdan, yeryüzüne, dünya atmosferinde tozlaşmayacak kadar büyük bir astroidin çarpması sonucunda ortaya çıkan olumsuzluklar sonucunda milyarlarca insan ölebilecekken bu nasıl bir mükemmellik olabilir? Dünya üzerindeki yaşamı tamamıyla silip süpürmediği sürece sizin mükemmel (sonu olan) evren düşüncenizi de tatmin etmeyecektir.

Dikkatlice okursanız. Vediğim örneğin öznel yargıların kanıtlanamaz oluşunu göstermeye yönelik olduğunu vurgulamak amacını taşıdığını görebilirsiniz. Bunu zaten bir sonraki (kırmızı ile işaretli) cümlemde de belirtmişim. Bunu anlayamayacak zekadan yoksun olmamanız gerekiyor.

Kaldı ki sözümün de arkasındayım. Dünya benzeri bir başka gezegenin bulunmaması benim açımdan bu güneş sisteminin yetersizliğini ve mükemmel olmayışını gösterir. Bu da benim kişisel görüşümdür. Sanırım anlamışsınızdır.

Evren konusuna gelirsek: Sizin evren sözcüğünden anladığınız sadece gezegenler mi? İçinde yaşayanlar, bulunanlar bu kavrama dahil değil midir? Muhammed bu evrende yaşamadı mı? Kuran bu evrende yazılmış bir kitap değil mi?

Kavramları çarpıtıp kıvırtacağınıza yazdıklarımı dikkatli okuyup idrak etmeyi deneyin. Kıvırmadan.

Natürelist
03-02-2012, 19:38
fikrini savunamayan "hayat olan bir gezegen daha olsaydı mükemmel derdim" diyen ve bu talihsiz beyanı ile duvara tosladıktan sonra çareyi Hz.Muhammed'in "hayali" evliliğine getirip konu değiştirmek isteyen bir kişiyi tüm forum görüyor ve ateistler sizin gibi bir ateist olduğu için utanıyorlardır eminim.



Siz "eminim" demekle ne kadar emin olmanizda hakli sayilirsiniz? dayanagi tutarligi nedir? ki ......"ateistler sizin gibi bir ateist olduğu için utanıyorlardır eminim"..........diyebiliyorsunuz!

Ama bu konuda sizi yaniltacagim icin üzgünüm, bahsettiginiz katilimci arkadas hakkinda ben sahsen hic de "utanc" duymuyorum aksine gurur duyuyorum ve bundan rahatlikla emin olabilirsiniz!

Simdi gittimi sizin iddia ettiginiz "eminim" cümlesi gümbürtüye!

Varsa "utanilacak" birisi, o da siz olabilirsiniz, dikkat! ediniz sizsiniz diye iddia etmiyorum yani "emin" degilim, yalnizca olabilirsiniz.

Aslinda bunun gibi polemiklere gerek yok ama, görüyorumki siz sürekli bunu uygulamaktan vazgecmiyorsunuz, gittikce batakligin icinden de cikamiyorsunuz.

Tüm mesele "irade" meselesi ise, siz bir soru daha (gerci hangisine tutarli cevap verdiniz ki)

Allah'inizin "irade"siyle evrende bütün cisimlerin yörüngesinde dönmesini sagliyor ise, pekii o halde nicin, bir komet olan Shoemaker-Levy 9,u kontrolünü saglayamamis? ve bu komet de bir yörünge de dönüyordu. Ayrica bilim insanlari nasil olurda allah'in iradesindeki olan bir nesnenin iki ay önce jüpitere carpacagini bilmeri?!

Varmidir bir aciklamaniz?

zocor
03-02-2012, 19:48
İdrak yeteneğiniz konusunda büyük sıkıntı var. Bakalım ben ne demişim:



Dikkatlice okursanız. Vediğim örneğin öznel yargıların kanıtlanamaz oluşunu göstermeye yönelik olduğunu vurgulamak amacını taşıdığını görebilirsiniz. Bunu zaten bir sonraki (kırmızı ile işaretli) cümlemde de belirtmişim. Bunu anlayamayacak zekadan yoksun olmamanız gerekiyor.

Kaldı ki sözümün de arkasındayım. Dünya benzeri bir başka gezegenin bulunmaması benim açımdan bu güneş sisteminin yetersizliğini ve mükemmel olmayışını gösterir. Bu da benim kişisel görüşümdür. Sanırım anlamışsınızdır.

Evren konusuna gelirsek: Sizin evren sözcüğünden anladığınız sadece gezegenler mi? İçinde yaşayanlar, bulunanlar bu kavrama dahil değil midir? Muhammed bu evrende yaşamadı mı? Kuran bu evrende yazılmış bir kitap değil mi?

Kavramları çarpıtıp kıvırtacağınıza yazdıklarımı dikkatli okuyup idrak etmeyi deneyin. Kıvırmadan.


"öznel yargılar kanıtlanamaz" diye birşey yok, güneş sistemindeki DÜZENEK öznel yargı değildir..evrensel bir yargı'dır ve bu düzeneğin oluşması için de bir İRADE gerekir..dünyadan atılan uydu nasıl kendi kendine tesadüfi olarak oluşup kendi kendine hızını açısını ayarlayıp kendi kendini fırlatmayıp kendi kendine yörüngeye GİREMEZ ise güneş sistemindeki DÜZENEK'de kendi kendie - tesadüfi olarak yörüngeleler giremez..
bu yargı bir "öznel yargı" değildir güzel kardeşim, bu bir GERÇEK'tir..senin "görüp" de inkar ettiğin.. benim görüp de iman ettiğimdir..
bu kadar net..

Hz.Muhammed'in hataları vardır, onu eleştiren ayet de inmiştir..güneş sistemindeki düzen ile kulların kendi yaptığı hatalar arasında nasıl bir bağ kurdun tebrik ederim..

beni kıvırtmayla suçlayanlar gelmiş güneş sisteminde DÜZEN ile Hz.Muhammed'in üstelik Hz.Muhammed'in yapmadığı gerçek olmayan bir "uydurma" olayı kıyaslıyorsun.valla hakkaniyetine hayranım, dedim gibi sizin kılavuzunuz yanlış, sizi karanlıktan aydınlığa çıkaracağım diye süpürge deneyi yapıp beğendiği kıza DONUNU gösteren zihniyetin peşinden gidince böyle oluyormuş demek..vah vah vah..

ha bu arada dua et güneş sistemimimzde hayat olan başka bir gezegen olmasın yoksa vah HALİNE !!

vartor
03-02-2012, 20:23
Sadece donunu mu gostermis? Peygamberden hicbirsey ogrenememis zavalli.

zocor
03-02-2012, 20:41
Sadece donunu mu gostermis? Peygamberden hicbirsey ogrenememis zavalli.

Peygamber yapmadığı için öğrenememiştir kuvvetle muhtemel..DON gösteren bir adam bizi karanlıktan aydınlağa çıkaracakmış,uğruna da site açılmış "karanlıktan aydınlığaaaaaa...gülsek mi ağlasak mı..:hippie:

Neva
03-02-2012, 20:42
muhtemelen yine anlamayacaksınız ama ben yine de anlatmayı deneyeyim..ben bütün işlerin bir İRADE ile olduğunu anlattım..dünyadan uzaya atılan bir uydunun yörüngeye girmesinde de bir irade var, kendi kendine o uydu kendini fırlatığ kendi kendine hızını açısını ayarlamıyor, bu bir irade ile oluyorken güneş sistemindeki 10 küsür gezegen ve uydunun ayrı ayrı birbirlerinin yörüngesine girmesinde de bir İRADE olması gerek diyorum..bu arada bu örneği sekseninci defa veriyorum, aynı kelimelerle ama hala anlaşılmıyor çok ilginç :)

neyse..anlamadığınızı biliyorum, olabilir herkes anlayacak diye bir kaide yok zaten:)

eğer siz bu güneş sistemimizdeki bu kadar kütlenin "kendi kendine-tesadüfen" birbirlerinin yörüngesine girdi diyorsanız dünyadan fırlayan bir uydu da bir gezegenin yörüngesine girerken o uydu da kendi kendine oluştu ve kendi kendine hız ve açı hesaplaması yapıp o şekilde kendi kendini fırlattı ve yörüngeye oturdu derim..

ateist GÜRUHUN buna bir itirazı olmaması gerek..ne kadar mantıksız görünüyor değil mi..
işte ateizm budur.. anlamsızdır ve bir İRADE'ye inanılmamasını gerektiren HİÇBİR geçerli açıklaması yoktur.

cevap verdiğinizi sandığınız ikinci kısımla ilgili yine yanlış anlamışsınız..ben güneş sistemimizdeki bu DÜZEN'in kendi kendine oluştuğunu söylemek "beyinsel yetersizliktir" şıklardan biridir dedim..halat misali aralarında bağ kurulmasının anlatımına "beyinsel yetersizlik" demedim..ayrıca dediğim gibi tek şık da değil, ya "beyinsel yetersizliktir" ya da "inkar etmektir" dedim, bu iki şıktan biridir dedim..siz cevabı vermişsiniz sonunda, iyi de olmuş..bi nevi itiraf :)

Sayin Zocor;

Evet itiraf da, siz bize zaten bunlari yazarak,ateist deist, panteist vs. oldugunuzu itiraf ediyorsunuz farkinda misiniz?

Tamam bir irade var diyorsunuz o kismi anladim. Adina Allah diyorsunuz siz.

Inancsizlar da bu iradeyi bilimsel hesaplar vs. evren olarak ortaya koyuyor zaten. Adina da evren diyor. Kendi kendine olustu diyor. Yanlislama ve dogrulama, hatta yok sayma gibi luksleri var bilim olmasi sebebiyle.

Simdi siz diyorsunuz ki; Allah birdir, esi benzeri yoktur.

Inancsizlar da diyor ki; Evren vardir, birden fazla da evren olabilir, kendini donusum olarak yenileyebilir.

Bu durumda bahsettiginiz bir cakisma olmaz, zira evren inanilmasi gereken birsey degil. Evren'e evren , gezegen'e gezegen vs. adini veren de insan cunku.

Siz sanirim, inanmakla- bilmek arasindaki farki ayirt edemiyorsunuz.

Ateizm'de Bilmek/bilgi supheyle paralel gider. Dogru olabilir de, olmayabilir de..

Allah inancinda ise supheye yer yoktur.

Oysa siz bunun tam tersini soyluyorsunuz. Farkinda degilsiniz.

Musluman misiniz? Yoksa deist, panteist filan mi? Once bunu ortaya koyarsaniz tartisma fikren daha da netlesir.

Yoksa degil 80, 180 kere de ortaya koysaniz hicbir sey degismez, ifadeleriniz ve cikarimlariniz inandiginiz varlikla celisiyor cunku.

istatistik
04-02-2012, 00:20
"öznel yargılar kanıtlanamaz" diye birşey yok, güneş sistemindeki DÜZENEK öznel yargı değildir..evrensel bir yargı'dır ve bu düzeneğin oluşması için de bir İRADE gerekir..dünyadan atılan uydu nasıl kendi kendine tesadüfi olarak oluşup kendi kendine hızını açısını ayarlayıp kendi kendini fırlatmayıp kendi kendine yörüngeye GİREMEZ ise güneş sistemindeki DÜZENEK'de kendi kendie - tesadüfi olarak yörüngeleler giremez..
bu yargı bir "öznel yargı" değildir güzel kardeşim, bu bir GERÇEK'tir..senin "görüp" de inkar ettiğin.. benim görüp de iman ettiğimdir..
bu kadar net..

Hz.Muhammed'in hataları vardır, onu eleştiren ayet de inmiştir..güneş sistemindeki düzen ile kulların kendi yaptığı hatalar arasında nasıl bir bağ kurdun tebrik ederim..

beni kıvırtmayla suçlayanlar gelmiş güneş sisteminde DÜZEN ile Hz.Muhammed'in üstelik Hz.Muhammed'in yapmadığı gerçek olmayan bir "uydurma" olayı kıyaslıyorsun.valla hakkaniyetine hayranım, dedim gibi sizin kılavuzunuz yanlış, sizi karanlıktan aydınlığa çıkaracağım diye süpürge deneyi yapıp beğendiği kıza DONUNU gösteren zihniyetin peşinden gidince böyle oluyormuş demek..vah vah vah..

ha bu arada dua et güneş sistemimimzde hayat olan başka bir gezegen olmasın yoksa vah HALİNE !!

Öncelikle bir şeyi açıklığa kavuşturalım. Herhangi birini lider belleyip onun peşine takılmak inanırların işidir. Ateistler kendi akıllarını kullanarak hayata bakarlar. Bu bakımdan eleştiriniz temelsiz.

Güzeş sisteminin mükemmelliğine gelecek olursak. Güneş sisteminin bu hali ile mükemmel olduğunu iddia ediyorsunuz. Kurulmuş mükemmel bir düzenek olduğu düşündesiniz. Peki bundan 3 yıl önce de bu böyle miydi? Son 3 yılda yaşanan iki büyük deprem (Endonezya ve Japonya) dünyayı 3 yıl önceki yörüngesinden 20 cm saptırmıştır. Bu yörüngelerden hangisi mükemmeldi? Eskisi mi yenisi mi? Eğer tasarlanmış ve ince bir ayar ile yerleştirilmişse herhangi bir oynama olmaması gerekirdi.

Muhammedin kırdığı cevizler kuranda da geçmektedir. Aişe'nin yaşı da kendi ağzından sizin güvenilir hadis kaynaklarınızda geçmektedir. Dahası buna bakaak "çocuklar" ile evlenilebileceğine yönelik pek çok şer-i hüküm vardır. Önümde bu örnekler varken kalkıp da sizin "öznel" görüşlerinize inanmamı beklemeyin.

Daha önce de belirttim: Evren bir bütündür. Eğer mükemmel ise içindekilerin de mükemmel olması gerekir ki böyle olmadığı ortadadır.

AerA
04-02-2012, 00:32
Amacım devam eden polemiğe çomak sokmak değildir elbet. Lakin ;

Ateizm, "Tanrı fikri"nden daha mı tutarlıdır?

şeklinde ki bir başlık ister istemez dikkatimi çekti. Cevap vereyim bari tam olsun :

Hayır, eşdeğer oranda tutarsızdır. Bir (veya daha fazla) Tanrısal varlığın varlığı kanıtlanamaz durumda iken, benzeri şekilde yokluklarıda kanıtlanamaz durumdadır. Ortada somut bir veri yok iken bunlara gerçekmişlercesine sarılmak, işte "Tutarsızlık" budur.

Açmayın böyle konular, durduk yere Agnostik yaptınız beni yahu :):)

Esen Kalınız

Natürelist
05-02-2012, 22:58
Amacım devam eden polemiğe çomak sokmak değildir elbet. Lakin ;

Ateizm, "Tanrı fikri"nden daha mı tutarlıdır?

şeklinde ki bir başlık ister istemez dikkatimi çekti. Cevap vereyim bari tam olsun :

Hayır, eşdeğer oranda tutarsızdır. Bir (veya daha fazla) Tanrısal varlığın varlığı kanıtlanamaz durumda iken, benzeri şekilde yokluklarıda kanıtlanamaz durumdadır. Ortada somut bir veri yok iken bunlara gerçekmişlercesine sarılmak, işte "Tutarsızlık" budur.

Açmayın böyle konular, durduk yere Agnostik yaptınız beni yahu :):)

Esen Kalınız

Sevgili Aera,

her ne kadar "esdeger oranda tutarsizdir" diyecek olursaniz eger, bununda muhtemelen hicbir zaman insanlarin hayalleri kayitsiz degildi. Ancak, farkli zamanlarda doga ve rüyalarin anlayislarinin önemi vardı. Tarihler öncesi insanlarin hayalleri tutumu üzerine, biz su anda hicbir sey bilmedigimiz gibi ve bizim atalarimiz olarak da yaklasik 30.000 yil önce, gelisme asamasinda ilkel kültürlerin calismalarina dayanmaktadir. Bu calismalarin temelinde ilkel insanlarin rüya hakkinda köklü felsefenin temel sorunu olan, düsünce ve tanri varligi arasındaki iliski sorunu, insanlarin sadece kendi duygu ve düsüncelerini vücudunun faaliyetleri olmadigi, ancak rüyalar yoluyla ulasilmasinin özel bir yer oldugudur.

Su bir gercek ki, binlerce yil boyunca, insanlarin düsünce ve eylemleri olan rüyalarin önemli bir rol oynamasidir. Mezopotamya'dan insanlarin kamu ve özel yasamlarinda "rüyalarin" rolü, ilk güvenilir kanıtlar ile, (Gilgamis Destani Tablo 5) Enkidu rüyalarina aittir.

Enkidu rüyalarini bakiniz nasil anlatıyor; Enkidu yükseldi, düsünü gilgamisa anlatti

Uruk sehrin krali gilgamis kahramanliklarini anlatmasiyla, gilgamis destaninin en güzel yerlerden biridir. Tarihsel bir figür olan gilgamis 4700 yil önce yasamis, ve en erken tarihli kayitlardan biridir. Bu ise ayni zamanda rüyalarin en eski ve en taninmis serisi, toplam 12 tabletten olusan ve ilk 7 tabletin rüyalar ve yorumlarindan olusan ücte birini kaplar. Destanlardaki rüyalarda olusan baglanti, tanri'nin plani olarak halki bilgilendirmek icin fonksiyonu olmasidir.

Kahramanlar geceleri kanepelerde uyurlar "uyku sirasinda, Ea İbni bir rüyasi vardir. Ama Ea İbni uyandi, rüyasini yorumladi ve dedi ki ..." (Lenormant 1878, s.124).

Ne yazık ki, yazit'in yedinci tableti kahramanlik siiri kaybolur.böylece bu rüyanin yorumlanmasi hakkinda hicbir sey bilinememesidir.

Ayni zamanda Sümer yazitlarinda da hic kuskusuz o zamanlar "rüyalar"in Tanri tarafindan verilmis görevler oldugu algilanmasini göstermektedir.

Insanlik tarihi boyunca ilk "ilkel inanclar" devre devre aktarilarak harmanlanarak bugünki seklini almistir, su andaki devreyi, gelecekteki nesillerin gecmise dönüp arastirmalar yapip ve su anda bulundugumuz asamamizi ne kadar ilkel bulacaklarini da kestirebiliriz.

Dolayisiyla Teist, Deist, Panteist, Agnostik vs.vs.... hepsi etkilenecektir, yalnizca degismeyen "Ateizm" tutarli olacaktir :D

zocor
06-02-2012, 17:15
Öncelikle bir şeyi açıklığa kavuşturalım. Herhangi birini lider belleyip onun peşine takılmak inanırların işidir. Ateistler kendi akıllarını kullanarak hayata bakarlar. Bu bakımdan eleştiriniz temelsiz.

Güzeş sisteminin mükemmelliğine gelecek olursak. Güneş sisteminin bu hali ile mükemmel olduğunu iddia ediyorsunuz. Kurulmuş mükemmel bir düzenek olduğu düşündesiniz. Peki bundan 3 yıl önce de bu böyle miydi? Son 3 yılda yaşanan iki büyük deprem (Endonezya ve Japonya) dünyayı 3 yıl önceki yörüngesinden 20 cm saptırmıştır. Bu yörüngelerden hangisi mükemmeldi? Eskisi mi yenisi mi? Eğer tasarlanmış ve ince bir ayar ile yerleştirilmişse herhangi bir oynama olmaması gerekirdi.

Muhammedin kırdığı cevizler kuranda da geçmektedir. Aişe'nin yaşı da kendi ağzından sizin güvenilir hadis kaynaklarınızda geçmektedir. Dahası buna bakaak "çocuklar" ile evlenilebileceğine yönelik pek çok şer-i hüküm vardır. Önümde bu örnekler varken kalkıp da sizin "öznel" görüşlerinize inanmamı beklemeyin.

Daha önce de belirttim: Evren bir bütündür. Eğer mükemmel ise içindekilerin de mükemmel olması gerekir ki böyle olmadığı ortadadır.

o kadar dar açıdan bakıyorsunuz ki tebrik etmeden geçemeyeceğim gerçekten..20cm yörünge kayması için "bunun neresi mükemmel " diyorsun..

işte ateismin tutarlılığı (!);

20 cm' i gören adam çapı 30 ışıkyılı yani 283821914177430 km olan güneş sistemi içindeki 10 küsür gezegen ve uydunun milyarlarca yıldır birbirini izlemesindeki DÜZENEĞİ görmüyor..görüyor belki ama işine gelmiyor, inkar edecek ya bişeyleri görmemesi gerek ki inkar edecek..bide üzerine gelmiş ateistler akılarının doğrultusunda hayata bakar diyor :) bu mu sizdeki mukayese ve akıl? 20 cm i görüp 283821914177430 km'deki düzeni görmemek mi?
20cm kayması dünyayı yörüngesinden çıkartmıyor düzen allak bullak olmuyor dikkatini çekerim..düzen yine bozulmuyor..

ayrıca uydu örneğine HİÇ değinmemeişsin yine..dünyadan uzaya giden uydular kendi kendine olup kendi kendine hesap kitap açı yapıp kendi kendini fırlatır desek ateist mantığa ters düşmez öyle değil mi..?çünkü yine kendi kendine tesadüfen oluşan güneş sistemi DÜZENEĞİ var size göre..

ateizm tutarlılığına hayran kalmamak elde değil gerçekten..(!)

Natürelist
07-02-2012, 04:41
Sayin zocor'a

bozuk plak gibi ikide bir irade...(..!..) irade...(..!..) deyip duruyorsunuz.

Siz ilk basta bu iki iletime cevap veriniz, cevabiniz varsa tabii; http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=430181&postcount=86

http://65.18.198.4/forumlar/showpost.php?p=430239&postcount=90

Cevapsiz kalmis iletimi görmezlikten gelerek, hala bu baslikta pişkin pişkin yazmaniza devam ederek gercekten beni sasirtiyorsunuz. Tabii ki varsa bir aciklaminiz, yoksa buna da ne ala.

Sözkonusu basindan beri "irade" argümaniyla savundugunuz "sey" yanlista olsa, direnme acisindan büyük hünerler sergilediginizi saniyorsunuz. Ve buna kesin yargiyla bakmanizin ne tutarliligi ne dayanagi nede epistemoloji acidan dogrulugu vardir, yani elde var sifir! yine etti mi sifir!...bu anlamda varabileceginiz yer de, yine sifir olacaktir!

Yoksa tartismaya getirdiginiz argümanin hic bir anlami da kalmaz, ve bu acidan, ancak bosuna zaman kaybedilir, ha.. derseniz eger elimde güclü argümanlarim var buyrun getirin, yoksa en basta da dedigim gibi "bozuk plak" misali...

YasasinBilim
07-02-2012, 04:48
Yanlış anlamayın ama sanırım bir aralar fizikle müneccimlik yapmaya kalktınız başaramadınız, sonra newton yasaları yaramaz dediniz?
Fizik bilginiz nedir sayın yaşasın bilim?
Newton kanunları bütün kütlesel hareketlerde geçerlidir, bilimde kanun sayısı fazla değildir newton kanunları ise hala kanundur, yasadır...

Sizin dediğiniz kuantum mekaniğinde işin için enerji girdiği için newton yasalarına zaman boyutu eklenmiş ve e=mc2 formülü elde edilmiştir ve çeşitli boyutların eklenmesiylede bu formül giderek gelişmiş ve problemleri artın e=mc2 çözemediğinden başka formüllerişin içine girmiştir...

Sizin dediğiniz müneccimlik bilimde vardır yanlış anlamayın ama bunu newtonla çözemezsiniz, bilimin tabiri caizse bu müneccimliğe verdiği cevap kaos teorisidir...Ve kaos teorisi bilgisayar modellemelerinde kullanılıp meteorolijiden akışkanlar mekaniğine kadar bir çok alanda kullanılır...Hatta insan birgün yapay zeka yapacaksa bunu kaos teorilerinin güçlenmesi ve süper güçlü bilgisayarlarla yapacaktır...Elimizdeki bilgisayarlar ve datalar hala dataların işlenebilmesi için yeterli değildir ve bu iş için ilkeldir...

Kaos teorileri bugün kuantum mekaniğinden daha önemli bir konudur, toplum kontrolünden sömürgeleştirmeye,savaşlardan, borsaya kadar bu teoriler matematiksel modellerde ve bilgisayarlarda kullanılmaktadır, ve gelecekte en güçlü modellemeyi yapabilenler satrancı kazanabileceklerdir...

Yani kainatta kaos teorileri hakimdir bu kaos teorilerinde yasalar hiçbir zaman değişmez, yani yarın balkondan düşebilirsiniz ama bunu newton kanunlarıyla yapacaksınız...Bu kanunlardan çıkamazsınız...Ama sizin balkondan düşmenize neden olacak parametreler değişkenlik gösterebilir, yarın balkondan düşme ihtimalinizin olmaması için garanti verebilirmisiniz? bu olasılık vardır ve yapay olarak bile bu ortam oluşturulabilir...

Newton yasaları kanun olduğu halde genel görecelik teorisi hala teoridir...Bunun nedeni ise deneysel olarak gözlemlememizin mümkün olmadığıdır ama pratikte yapılan birçok deney bu teoriye göre yapılır...Örneğin nükleer santral verimliliği problemleri, bu formülü evinizde yaktığınız kömür ve doğalgazda bile kullanabilirsiniz...

Newton fiziği geçerli değildir demek yerine newton fiziğini heryerde kullanamayız demeniz gerekirdi...

Kısacası kanunları kullanmayı bilenler bu oyunu kazanacaktır...


özel mesajıma gelin de fizik bilgimin ne kadar olduğunu anlatayım.

Newton'a da çok güvenmeyin, kütlesel çekim yasası da hatalıdır (m1*m2/D2).

Kuantum fiziğinin e=mc2 ile ilgisi de yoktur.

biraz çalışıp gelirseniz sizinle ortak paydamız olur.


Not: Teori ne demektir onu da öğrenin. GPS sistemlerindeki zaman mantığının hangi teori kullanılarak başarılı olduğuna da bir gözatın.

bir de bilip bilmeden müneccimlik gibi laflara pervasızca başvurmayın.

saygılar...

AerA
07-02-2012, 10:48
Sevgili Aera,

Dolayisiyla Teist, Deist, Panteist, Agnostik vs.vs.... hepsi etkilenecektir, yalnizca degismeyen "Ateizm" tutarli olacaktir :D

Değerli doostum ;

Ben burada "Külliyen İnanmayan" vasfı ile olarak bulunuyor olsamda, bir şeye açıklık getirmek lazım gelir. Bazı sorular soralım ;



Teist, Deist, Panteist, Agnostik ...... Ateist, bunların hepsi ilgi alanları bakımından "Metafizik" değil mi?



Metafizik tutarlı olabilir mi? (genelleme şeklinde bile somut veriye dayanabiliyor mu?)



"Tutarsızdan Az Biraz Hallice" kelimesi mental bir mastürbasyondan öte bir şey olabilr mi?

Kalınız Sağlıcakla

RENAULTFERRARİ
07-02-2012, 21:37
Ateizim : Ben evrim geçirmiş bir hayvanım Cennet cehennem eski zaman masallarıdır
hayat bu andır. nefisimi tatmin edersem işte cennet edemezsem zavallıyım..

Binaenaleyh dinin evvel ve ahir irşadları aydınlatmaları olmasaydı Ateiz kimse İnsan olduğunu dahi bilemiycekti insalıktan ne kadar uzaktı...

Din: Sen İnsansın. yaptıklarımdan sorumlusun öldükten sonra yok olmıycaksın iyi şeyler yaparsan ahir hayatını imar edersin.. kötü şeyler yaparsan ahir hayatını bozarsın..
ah alma can yakma

Ateizim: Madem ki bu dünya hayatında başka hayat yoktur.. nefsime dokunulduğu vakitt ehhh diyip neden can yakmıyım neden ah almıyım.. ölünce kimseye hesap vermiycem yaptıklarıma yanıma kalıcak.. damarıma basmayın.. hepinizi yakarım...

misalleri çoğaltabiliriz hangisi daha turtarlı..karak senin akıl

vartor
07-02-2012, 22:48
Senin gibiler icin gecerli bence de verdigin ornekler. Sizler demek ki allah, ceza, cehennem korkusundan "ahlakli" gibi davraniyorsunuz, olmadigini bilseniz birer cani olup cikacaksiniz. En basta senin peygamberin, allahin yahudi kullarinin canlarini almisken, insanliktan bahsetmen cok komik. Kendinden olmayani kafir saydigin gibi, kendinde onlarin canina kiyma selahiyetini de buluyorsun dinin icabi.
Bir ateist icin butun insanlar esittir. Dinler bunun tam da aksini soyleyip, insani insana kiydirmis, hacli seferleri, cihad savaslarina sebep olmuslardir. Kirk haramiler gibi, elinde kilic, kelle ucurmakla meshur dininin kuruculari.
Insan konusmadan once biraz dusunur. Daha dun gelmis, nuri adli uye, kafir oldurmeyi, bir agacin dallarini budamaya benzetmis. Oku da anla dinin ne oldugunu. Ateistler hakkinda konusmadan once, bir aynaya bak.

Özgürcan
07-02-2012, 23:52
Ben ateistim Renaultferrari ve ehr gün evimde kedi kesiyorum. Güzel ve bakire kızlar bulup evime götürüyorum. Din olmadan senin gibi kıt insanlar gibi nefsimi kontrol edemiyormuşum ya. Kanlarını içiyorum o kızların ölüdürüp!
Şaka bu yana, bu anlattıklarım bile İslam'dan daha vahşi değil:

NİSA 56. Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri gün gelecek bir ateşe sokacağız; onların derileri pişip acı duymaz hale geldikçe, derilerini başka derilerle değiştiririz ki acıyı duysunlar! Allah daima üstün ve hakîmdir.
http://www.agnostik.org/kuranda-ara.php?sure=4&ayet=56

RENAULTFERRARİ
07-02-2012, 23:59
Yok mu Allah ?*
Yok !
Hadi ne duruyorsun istediğini yap seni cezalandıracak biri yok *!
Ne duruyorsun ?*
Kanundan mı Korkuyorsun yoksa !?*
Kanunu su istimale kullanmanin şekillerini cözebilecek kadar aklin calismiyor mu *? Ahmakmısın
aç kaldığin vakit calmamanda sebeb kanun korkusumu ?
Yahut kanunu su istimale kullanacak şekilleri bilmediğinden mi ?
Yoksa dindar bir toplum içinde yaşadığından dolayi insanlarin seni ayıplamasindan mı korkuyorsun ?
yoksa dindar toplumun ahlaklı iyi adam olmak üzerine yaptığı telkinlerin terbiyelerin üzerinde bıraktıği izlerden mi ? Aç kaldığın vakit calmıyorsun

Yahut (yemek, zevkler, hoş anlar noktasindan) aç kaldiğin vakit hiç bir şey *sana karşı duramayıp *ortalığı kırıp doküp yine etrafına istediğini yaptıra biliyormusun ?
Allahtan korkmuyormusun etrafınıdaki insanları Zor durumda bırakmaktan*
Aklın dinliyorsan bu yazıdan sana çok büyük dersler var*

Bak Mehmet Akif Ersoy ne güzel söylemiş benim sana anlatmak istediğimi nazım şeklinde söylemiş

Ne irfandır Ahlaka ulviyet ne vicdandır
Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır*
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havf-ı yezdanın*
Ne irfanın kalır tesiri ne katiyen vicdanın

Yüreklerden cekilmiş farz edilsin ateistin icinde gizlenmiş olan Allah korkusu
Ne ateistin irfanın tesiri kalır ne katiyen vicdanın diyor

istatistik
08-02-2012, 00:04
Renö sen yine yanlış yazmışsın ama. Olmuyor böyle. Kendi dinini de sana biz mi öğretelim :D E hadi öğretelim bakalım.

Din: Sen canlanmış bir çamursun, balçıksın, kilsin. Allaha inanırsan bu dünyada ne halt edersen et bi şekilde cennete gireceksin. Yeter ki allahın egolarını tatmin et. Kapan yere. Gerekirse sömürsünler, canını alsınlar ses etme. Cennet denilen hayali bahçede kral olacaksın nasılsa. Küçük gördüğün hayvanlardan daha adi davranışlar sergile. Hani hayvanlar birbirini koklayıp çiftleşecek durumda mı biye bakıyor ya, sen bakma. Çiftleş gitsin.

Böyle işte. Öğrendiysen sıradaki konuya geçelim.

Özgürcan
08-02-2012, 00:11
Ha kapanma aynen öyle. Secde etme geleneği eski çoktanrılı Arap inancından gelmektedir ve tanrı Hubal'ın evine gidip tanrı Hubal (El İlah)'ın ayağına kapanmadır.
Ben bir tanrı olsaydım ve yarattığım müthiş bir evren olsaydı içindeki minicik bir kay parçasındaki bir hayvan türünün davranışları çok da ilgimi çekmezdi...

RENAULTFERRARİ
08-02-2012, 00:20
Ateistler neden ateist
1-) Dini anlayamadılar
2-) Dini anlamasını bilemediler
3-) Ne olursa olsun Dini anlamak hiç istemediler

İste bu 3.şıkkın canlı örnekleri bu forumda çok var. Mesela İstatistik

Özgürcan
08-02-2012, 00:24
Müslümanlar neden müslüman?
1)Din kitaplarını okudular ve anlayamadılar
2) Anlamasını bilemediler veya anlamak istemediler
3) Ne olursa olsun pısırıklıklarından ve korkularından sorgulamak istemediler.

Bu üç şıkkın örnekleri tüm hayatta çok var. Mesela Röno :heh:

istatistik
08-02-2012, 00:30
Ateistler neden ateist
1-) Dini anlayamadılar
2-) Dini anlamasını bilemediler
3-) Ne olursa olsun Dini anlamak hiç istemediler

İste bu 3.şıkkın canlı örnekleri bu forumda çok var. Mesela İstatistik

Eski bir müslüman olduğumu daha önce de dile getirmiştim. Şimdi ateistsem dini anladığım içindir. Kuran açıkça insanlığa yakışmayan bir kitaptır. okuduktan sonra "anlamak istersen" bunu görebilirsin.

Okuduğumu yanlış anladığımı iddia etmene gelirsek:

Kuranda yazan hükümleri hayatın içinden olaylar sayesinde gözlemleme fırsatı yakaladım. Bir nevi deney olarak düşünülebilir. Çocuk yaştakı kızlar ile evlenme, inanmadığı için adam öldürme, kendisi gibi inanmadığı için birbirinin camisini bombalama ya da evine girip çoluk çocuk demeden öldürme (Maraş katliamını hatırlayın), mal mülk allahtan gelir diyerek ezilmeye ve sömürülmeye sessiz kalma, din adına birilerinin malına göz koyma, yine din adına birilerinin namusuna göz dikme (Badelenme tarikatını hatırlayın, cennet vaadiyle sadece kadınların değil erkeklerin de bedenleri suistimal edilmişti)... gibi bir çok olay müslümanlar arasında oldukça yaygın. Bunlar diğer bir çok dinde de bulunmakta. Tüm bunların yanlış olduğunu görmemek için çok da zeki olmaya gerek yok. Mantıklı şekilde baktıktan sonra görülebilir.

Natürelist
08-02-2012, 08:02
Değerli doostum ;

Ben burada "Külliyen İnanmayan" vasfı ile olarak bulunuyor olsamda, bir şeye açıklık getirmek lazım gelir. Bazı sorular soralım ;



Teist, Deist, Panteist, Agnostik ...... Ateist, bunların hepsi ilgi alanları bakımından "Metafizik" değil mi?



Metafizik tutarlı olabilir mi? (genelleme şeklinde bile somut veriye dayanabiliyor mu?)



"Tutarsızdan Az Biraz Hallice" kelimesi mental bir mastürbasyondan öte bir şey olabilr mi?

Kalınız Sağlıcakla

Metafizik de tutarli olmadigi kendi kendini tatmin ettigi gibi bunun da, bir hayal gücünün ürünüdür, Metafizikte de kullanilan yöntem "hersey tanridan gelir" der, fakat bunu maddi verilerle kanitlama ihtiyaci duymaz. düsüncenin kisiyi tanri fikrine götürdügünü söylemekle yetinir. Yani siz, doga algimizin, hic bir dis gerceklige dayanmayan salt bilincimizin kurgusudur söylemek de sonunda yine bir metafiziktir demek mi istiyorsunuz?

Eger ateizm de bir metafiziktir diye aciklayacak olursaniz buyrun aciklayiniz, ancak biliniz ki buna katilmam mümkün degil, dolayisiyla bos yere zaman harcamaya niyetim yok acikcasi.

Saygilar

RENAULTFERRARİ
09-02-2012, 01:44
Eski bir müslüman olduğumu daha önce de dile getirmiştim. Şimdi ateistsem dini anladığım içindir. Kuran açıkça insanlığa yakışmayan bir kitaptır. okuduktan sonra "anlamak istersen" bunu görebilirsin.

Okuduğumu yanlış anladığımı iddia etmene gelirsek:

Kuranda yazan hükümleri hayatın içinden olaylar sayesinde gözlemleme fırsatı yakaladım. Bir nevi deney olarak düşünülebilir. Çocuk yaştakı kızlar ile evlenme, inanmadığı için adam öldürme, kendisi gibi inanmadığı için birbirinin camisini bombalama ya da evine girip çoluk çocuk demeden öldürme (Maraş katliamını hatırlayın), mal mülk allahtan gelir diyerek ezilmeye ve sömürülmeye sessiz kalma, din adına birilerinin malına göz koyma, yine din adına birilerinin namusuna göz dikme (Badelenme tarikatını hatırlayın, cennet vaadiyle sadece kadınların değil erkeklerin de bedenleri suistimal edilmişti)... gibi bir çok olay müslümanlar arasında oldukça yaygın. Bunlar diğer bir çok dinde de bulunmakta. Tüm bunların yanlış olduğunu görmemek için çok da zeki olmaya gerek yok. Mantıklı şekilde baktıktan sonra görülebilir.



Çocuk yaştaki kızlarla evlenme mı ?!! ben senden daha iyi dini biliyorum ve bu işlerle çok meşgul oldum asla piyasadaki mealleri senin gibi rab edilmedim kendim kuranı Kerim'i okudum kendim araştırdım baktım Allah bereket versin Laik Türkiye Cumhurriyeti Hükümetinde yaşıyorum Kuranı Kerim'i kendim okuyup anlayıp yalancıların yalanlarının( çocuk yaştaki kızlarla evlenme, inanmadığı için adam öldürme,inanmadığı için adam öldürme, kendisi gibi inanmadığı için birbirinin camisini bombalama ya da evine girip çoluk çocuk demeden öldürm, mal mülk allahtan gelir diyerek ezilmeye ve sömürülmeye sessiz kalma {din buna eşek sabrı der istatistik dini anlamak hiç istemdiğinden bunu bilemezsin} din adına birilerinin malına göz koyma, yine din adına birilerinin namusuna göz dikme vs.. yalanları) meydana çıkarıp serbest serbest kanun dahilinde fikirlerimi söyleyebiliyorum senin gibi Piyasa meallerini rab edinip onlar ne dıyorlarsa doğrudur diyip ki bu meallerin hepsi Saltanat yıllarına ait Kuran mealleridir.. islama ihanet edip Satanat kuran Muaviye'nin kurduğu saltanatan faydalanmak isteyen hükümdarlara yaranmak için dönemin din adamları tarafından uydurman meallerdir..


onun icün istatistik Kuran'ı Kerim'i kendin oku başkalarından okuma ! yoksa din yankesiclerine çarpılırsın
istatistik
hazreti mevlana : din yankesiclerina çarpılma bil bul ol buyurmuşlar

AerA
09-02-2012, 19:30
Metafizik de tutarli olmadigi kendi kendini tatmin ettigi gibi bunun da, bir hayal gücünün ürünüdür, Metafizikte de kullanilan yöntem "hersey tanridan gelir" der, fakat bunu maddi verilerle kanitlama ihtiyaci duymaz. düsüncenin kisiyi tanri fikrine götürdügünü söylemekle yetinir. Yani siz, doga algimizin, hic bir dis gerceklige dayanmayan salt bilincimizin kurgusudur söylemek de sonunda yine bir metafiziktir demek mi istiyorsunuz?

Saygilar

Değerli Naturelist ;

Koyu renk ile işaretlediğim cümlenizi bir daha okuyunuz. Materyalizm'de metafizikdir. Yani "Her Şey Tanrıdan Gelir Yöntemi" yoktur. İdealizmin alt branşlarında Tanrı fikri vardır. İdealizm ise Metafiziğin ana kollarından biridir. Diğer ana koluda Materyalizmdir zaten.

Felsefenin temel sorunsalı "Metafizik Sorunsalı" değil midir? Yani idealizm mi, Materyalizm mi?

Eger ateizm de bir metafiziktir diye aciklayacak olursaniz buyrun aciklayiniz, ancak biliniz ki buna katilmam mümkün degil, dolayisiyla bos yere zaman harcamaya niyetim yok acikcasi.

İdealizm maddenin öznel bir varlığı olduğunu dile getirerek ruhani (maddesel olmayan) varlıkların var olabileceği fikrine alt yapı hazırlayarak, Teist, Deist, Panteist v.b. fikirleri doğurur.

Materyalizm Maddenin nesnel varlığı vardır diyerek, ruhani varlıkları reddederek Ateizm fikrini doğurur.

Hal böyle iken Ateizm de Teizmler gibi Metafiziktir. Somut hiç bir gerçeğe dayanmaz. Biri ne kadar tutarlı ise, diğeri o kadar tutarlıdır :)

Özellikle "Metafizik Felsefe" ve alt dalları hakkında biraz bilgi sahibi olduğunuzda konuyu tekrardan konuşabiliriz.

Esen Kalınız

RENAULTFERRARİ
09-02-2012, 23:36
Ateizm Tanrı fikrinden daha mı tutarlıdır ?
Tanrının Allahın olmadığını kesin olarak inanıyor
Düşünsenize bir ateist icin bundan büyük bir rahatlama olabilir mi ?
Bir o kadarda Tanrının olmayışı başına gelen ve gelecek sıkıntı belaları engelleyecek
Değil ya ?! Onun için amansız acımasız merhametsiz inletici bir kuvvetin
Esiri olması sebebiyle Bir o kadarda feci bir durum değil mi ?

Dindar: her gün insani takviminden bir yaprak koparırken
Bu beden ben değilim, bu beden sürekli değisiyor..
Binaenaley Her gün insani takviminden bir yaprak Koparırken Aslıma kavuşuyorum diye yaşıyor

Ateist ise: her gün insani takviminden yaprak koparırken eyvah hiç oluyorum diye dövünüyor

Buunlardan hangisi daha huzurludur
Bunlardan hangisinden insanlığa ait büyük hizmetler bekleneBİLİR----

errata
09-02-2012, 23:42
renaultferrari, sen kendi "ateistçe düşünme denemelerini" sanki gerçekte her ateist tarafından kabul edilebilecek mutlak ruh halleri olarak yansıtıyorsun. Açıkçası ben bir ateistim ve anlattığın hiç bir şablonun içerisinde de değilim. Bana göre olayı çok yüzeysel irdeleyip çözümlüyorsun.

Ateizm, tanrı fikrinden daha tutarlıdır. Zira ortalama bir ateist için bir hayalet ne ise tanrı da odur.

YasasinBilim
10-02-2012, 04:20
sayın reno;

seninle pek çok konuda farklı düşünsek de birşeyi itiraf etmeye kendimi mecbur hissediyorum.

bu sitede yazmaya başladığından beri kendini çok geliştirdin.
ilk mesajların insana saç baş yolduruyordu, şimdi çok daha anlaşılır ve içi dolu mesajlar yazıyorsun.

tebrik ediyorum...

saygılar...

Hristos
17-02-2012, 17:11
Tanrıya inanmak için nedenler var mı? Ben olduğunu düşünüyorum. Evrenin özellikleri üzerinde düşündüğünüzde belki siz de bu sonuca varabilirsiniz. Evrenimiz nasıl oluştu? Uzay teleskopları ve uzay araştırmaları hakkındaki haberlerden, bilim adamlarının çoğunun evrenimizin hep var olmadığını kabul ettiğini belki biliyorsunuz. Evrenin bir başlangıcı vardı ve genişlemeye devam ediyor. Bu neyi gösterir? Astronom Sir Bernard Lovell’ın bu konularda yaptığı bazı çalışmalar vardır. Kendisi şöyle der “Geçmişte bir noktada, Evren sonsuz küçüklükte ve sonsuz yoğunlukta bir tekilliğe yaklaşmışsa, ondan önce orada neyin bulunduğunu sormamız gerekir. . . . . Bir Başlangıç sorunuyla yüz yüze gelmek zorunda kalıyoruz.”

İslam Forumunda İncilden Alıntılar Yapmayınız. (İstatistik)

yucemanitu
17-02-2012, 23:44
Bir Başlangıç sorunuyla yüz yüze gelmek zorunda kalıyoruz.”


Böyle bir zorunluluk yok, evrenin bir başlangıcı olmak zorunda değil. Kaldı ki evrenin bir başlangıcın olması bile bir tanrının varlığını kanıtlamaz.

upuaut
18-02-2012, 00:33
Arkadaşlar, CERN'de "Tanrı Parçacığı"nı bulma deneyine yeniden başlandı. Buradan gelecek sonuç sizin "Tanrı" kavramına ilişkin düşüncenizde önemli bir değişikliğe yol açacaktır.

Bu arada, sizin "Tanrı" kavramına ilişkin yaptığınız tartışmalarınıza naçizane önerim şudur: CERN'den "Tanrı Parçacığı" hakkında gelecek sonucun da doğrulayacağı gibi, biz canlıların, ister hayvan olsun ister insan olsun, bitkilerden bir farkımız yoktur. Yani öldüğümüzde her bitki hangi akıbete uğruyorsa, bizim de onlardan farklı bir sonuca ulaşamayacağımızdır. Biz sadece bizden sonraki nesiller için varız ve öldükten sonra da bir bitkiden farkımız kalmayacak. Bu nedenle, ölümden sonra bir beklentimizin olmaması gerekir. Bu konuda Eski Mısır ve diğer uygarlıklarda "Ölüm Sonrası (Ahiret)" için yapılan çalışmalar boş bir hayaldir.

Örneğin o günkü inanışa göre, bir balık yiyen insanın, balığın kendisinde yaşadığına yani vücut bulduğuna inanıyordu. Evet, balık ölmüş ve yenilmek suretiyle insanın vücudunun içine girmiş ve insanda hayat bulmuştu ama sonuçta balık ölmüştü işte. Siz, balığın insanın içinde vücut bulmasına, balığın ahiret hayatı olarak adlandıyorsunuz, öyle olsun. Ama bu durum balık için bir anlam ifade etmez. Eğer balık buna kendi ahiret hayatı olarak bakıyorsa, balığın ahiretten beklentisi en fazla insanda son bulmasıdır. Ya da başka bir yerde öldüyse, orada ahiret hayatını devam ettiriyordur. Yani balığın hayatı için bir dönüşüm mevcuttur ama bu dönüşüm balığa yeniden yaratılma (kemiklerinin oluşturulması ve kemiklerine etlerinin giydirilmesi) gibi bir imkan vermez.

Bu örnekten de anlaşılacağı gibi, biz, sadece Evren'in oluşmasındaki ve sonrasındaki olayları kendi üzerimizde düşündüğümüz için ölümden sonra da bir hayatın varolması gerektiğine inandık. Oysa Evren de balık gibi ölümlüdür ve onun da yeniden yaratılması sözkonusu olamaz. O zaman biz, nasıl oluyor da bu örnekler gözümüzün önünde cereyan ederken ölümden sonraki hayatımız için ütopik şeylerden bahsediyoruz.

Özetle, CERN'de ne aranıyorsa (ki onlar fizikte "Higgs Bozonu" olarak geçen "Tanrı Parçacığı"nı arıyormuş), bu örneklerdekinden farklı bir sonuç çıkmayacaktır.

vishnu
18-02-2012, 00:57
allah düşüncesini beni rahatlatıyor diye ona inanamam ki.

bahçemde bir ton altın var düşüncesi beni rahatlatır ama bu bahçemde bir ton altın olmasını sağlamaz.

bir kızın beni sevdiğini düşünmek beni rahatlatır ama bu o kızın beni sevdiği anlamına gelmez.

yani tanrı fikrinin insanı rahatlatması tanrının varlığına delil olamaz. tanrı fikrinin insanlara zararlı olmasıda tanrının yokluğuna delil olmaz.