PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Başbakan: ''Muhafazakar Demokrat Nesil Yetiştireceğiz!''


Jolly Jocker
01-02-2012, 16:05
Yüce Başbakan Hazretleri Tayyip Erdoğan son fetvasında şöyle buyurdu: "Beni din konusunda memleketi ikiye ayrımakla itham ediyor, ben dediklerimin arkasındayım. Ben 'dindar bir nesil yetiştirmek hedefimiz' dedim. Bu sözlerimin arkasındayım. Senin hedefin bu değilse bilemem. Sayın Kılıçdaroğlu, sen bizden ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? Biz muhafazakar demokrat nesil peşindeyiz. Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz."

Ne demek lazım? Nereden başlasak? Demokratik bir ülkede ''ateist nesil yetiştirmenin'' 'zinhar günah' olarak algılanmasına mı, muhafazakarlığın karşıtının ateistlik olarak konmasına mı, yoksa 'demokrat' bir hükümetin ideolojik nesil yetiştirmeyi açık açık savunmasına mı eleştiri getirsek?

Ateistlik suç mudur? Evet, başbakan başta olmak üzere muhafazakar demokrat olduğunu söyleyenlerin hepsi bu konuyu açıklığa kavuşturmalı. Onların düşünce dünyalarında bu büyük bir suç olabilir. Ama kendi dünyalarını gerçek dünyanın yerine oturtup herkesin buna uymalarını beklemeye hakları yoktur. Cumhurbaşkanının Hrant Dink'i ''yabancı'' gördüğünü açığa vuran gafından sonra başbakanın da ateistliği normal bir tercih ve hak olarak görmediği anlaşılıyor. Bunu ahlaksızlıkla bir tutan bir inançsal gelenekten geliyor zira. ''Ateist nesil mi yetiştirmeyi savunuyorsun yoksa!'' derken, kendisinin de iktidarını üzerine inşa ettiği cemaat-tarikat ağınca ateistlerin şeytanlaştırılmasından, her türlü ahlaksızlığı yapabilecek insanlar gibi gösterilip karalanmasından güç alıyor. Hakikaten demokratik bir ülkede bu tür şeytanlaştırmaların olamayacağı, kimsenin inanç ya da inançsızlığından ötürü 'kötü' gösterilemeyeceğini muhafazakarlara hatırlatmak gerekmesi ne üzücü. Aslında burada muhafazakar toplum çoğunluğunun ateistleri hala 'kötü bilmesi'nin payı çok. Demokrasi deniyorsa, -demokrasi serbest seçimlerden ibaret olmayıp en başta bir kültür meselesi olduğu için-, toplumdaki antidemokratik muhafazakar önyargılarla hesaplaşmak da tüm demokratların görevidir.

Peki yapabilirler mi? Yani demokrasiyi seçim sandığından öte gerçek anlamıyla kavrayıp devleti, orduyu, kemalizmi eleştirdikleri gibi toplumdaki milliyetçi-muhafazakar ve kaçınılmaz olarak antidemokratik önyargılarla da mücadele eder, hiç değilse köşelerinde gündeme getirip eleştiri yöneltirler mi? Bunun olamayacağını bir-iki yazısında dini eleştirip ateist olduğunu söyledi diye Taraf'tan kovulan Nişanyan'ın başına gelenlerden anlıyoruz. Oysa bu ülkede en büyük zulümleri ateistler ve ateist olduğu düşünülenler gördü. Osmanlı'dan beri Alevi halkı zulme uğrarken, kendisine zulmedenlerce ne olmakla suçlanmış neye benzetilmiştir? ''Allahsız, kitapsız olmakla'' değil mi? Ya komünistler? Niçin bu kadar kolay karalanıp hedef haline getirilebiliyorlar? Yine şeytanlaştırılmış, ahlaksızlıkla eşitlenmiş ateizm imajının büyük payı var. Bununla yüzleşip demokrasi adına ateistliğin de normalleşmesini, buna alışmalarını talep etmediğimiz sürece bu kavram bizlere karşı bir sopa olarak kullanılmaya devam edilecek.

Madem devlet ve kemalizm eleştirileri yaparken herşeyin eleştirilebileceğinden bahsettiler o halde bu ''herşeyin'' içerisine dinlerinin de girdiğini kabul etmek durumundalar. Din eleştirisinin de yapılabileceğine demokrasi adına rıza gösterebilirlerse ifade hürriyeti adına dev bir adım atılmış olur. Ama bunun olacağını sanmam. Bu durumda da en azından demokratlık maskelerini düşürmüş oluruz. Bu da birşeydir.

''Ben 'dindar bir nesil yetiştirmek hedefimiz' dedim. Bu sözlerimin arkasındayım. Senin hedefin bu değilse bilemem. Sayın Kılıçdaroğlu, sen bizden ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? Biz muhafazakar demokrat nesil peşindeyiz." Bu sözlerde başbakan ''ya dindarsın ya ateist, ya muhafazakar demokratsın ya din düşmanı darbeci'' türünden bir yansıtma yapıyor. Bilinç altındaki kısır ikilikleri yansıtarak karşısındakileri sıkıştırmaya çalışıyor. Tarihte, islamı kendi tanımladıkları gibi yaşamayanların -örneğin Alevi kitlenin- nasıl ateist olarak görüldüğünün de en son örneğini veriyor. Malum, Kılıçdaroğlu da Alevi. Ona, ''Sen Alevi bir nesil mi yetiştirmek istiyorsun?'' demiyor dikkat ettiyseniz, ateist diyor. Çünkü muhafazakar toplumun algısında ateizm her türlü kötülükle eşdeğer. Bununla hesaplaşmadan ne bu ülkede sol yükselebilir, ne laiklik güvencede olabilir, ne de gerçek bir demokrasiye kavuşabiliriz.

İslamcıların yıllarca devletin resmi ideolojisini eleştirip ''ideolojilerden arındırılmış'' bir eğitim sistemini savunmalarının samimiyetsizliği de bu sözlerde kendini dışa vurmuş. ''Muhafazakar demokrat bir nesil yetiştirmek'' basbaya ideolojik bir nesil yetiştirme kararlılığı değil midir? Resmi ideoloji dayatması yerine islamcı ideoloji dayatması. Demokratik bir tavırla, ''Biz herşeyi, her görüşü anlatacağız, gençler tercihlerini özgürce yapsın'' demiyor. Muhafazakar nesil yetiştirecek dayatmaları eğitim sisteminde devreye sokacağının -ki zaten büyük orandan var bu- açık ilanını yapıyor. Yıllarca AKP'yi demokrasi adına gözü kapalı destekleyenler -ki içlerinde ateist olan liberaller de vardı- bakalım bu sözler üzerine ne diyecekler? Bu muhafazakar demokrat yetişen nesil 2023 için mi yetiştiriliyor acaba? Bu gençlik ordusunun ''minareler süngüsü'', ''camiler de kışlası'' mı olacak dersiniz?

Bu arada, başbakan vatanına milletine tarihine bağlı olmayı da muhafazakarlıkla eşleştirmiş konuşmasında. Ateist olunca otomatikman vatansız, milletsiz, tarihini bilmeyen aklı havada insanlara dönüşüyoruz ya!

Anti
01-02-2012, 17:37
Bunu şimdi anlamış olmanız üzücü.
Anadolu'da buna uygun kullanılan bir tabir vardır; "yumurta g.te dayanınca" diye. Çok da doğrudur ve şu an, başbakanın bu açıklaması ile korkuya kapılan "özgürlük savaşçısı" uç solcuların durumu bunu özetliyor.
80 darbesi sürecinde siyasal islamın yükselişini, onlar da kendi devriminin peşinde diye sadece izlemekle yetinen, günümüzde Ergenekon safsatası altında Cumhuriyetçi Yurtsever kesimin aslı olmayan iddialar ile tutuklanmalarını "derin devlete karşı yönelik operasyonlar" olarak addeden bu kesim, artık AKP'nin kendilerine yönelik eylemlere girişmesi ile beraber, en nihayetinde hedef kesimlerden birisi olduğunu ve tüm bu süreç boyunca sadece siyasal islama yardakçılık yaptığını yeni anlıyor.
Bunu istemsiz olarak yapmış olabilirler ama ben çoğunun AKP ile çıkar ilişkisi olduğunu düşünüyorum ve bugün sadece turnusol kâğıdından ibaret olduklarını anlamaları, ülkemizin geldiği noktayı çok iyi özetliyor.
Cumhuriyet rejimi tarihi boyunca dinsizleri dışlamadı, hatta dinciler tarafından dinsizlikle atfedildi, buna rağmen ateistler ve uç solcular, devletin dini özgürlüklere yer vermediği gerekçesi ile cumhuriyet rejimine yönelik tüm eylemlerde aktif rol oynamak istediler.
Ama bundan sonra gözleri açılacaktır, AKP kendilerini öyle bir kandırdı ki, bundan sonra kuyruğuna basılmış kedi sesini andıran çığlıklar atacaklardır.
Bu sesi kim duyacaktır, tabiki hesaplaşmak için can attıkları ve solun katili olarak addettikleri ulusal birlik yanlıları.
Kapımız açık...

Jolly Jocker
01-02-2012, 17:48
Şimdi mi anladık?
Anti seni döverim ha!
Ben uzun süredir bu sitede yazarım, başka sitelerde de yazdım.
Hiçbirinde AKP'yi desteklemişliğim yoktur.
Acımasızca eleştirdim.
Ama siz gibi resmi ideolojiyi savunmak için değil.
Sosyalizmi savunmak için.
Bu yüzden resmi ideolojiyi de eleştirdim.
Hem AKP'yi hem orduyu, yargıyı eleştirdim.
AKP'yi hiçbir zaman savunmadım.
Açtığım konular ortadadır. Beni bilen de bilir.
O yüzden sakın ha bu konuda çamur atayım deme.
İtinayla yediririm.

Şunu da söyleyeyim;
Ben hiçbir zaman AKP'den demokrasi beklemedim.
Onun yaptıklarını da demokratikleşme olarak adlandırmadım.
Ergenekon sürecinde de derin devletin tasfiye edildiğini değil, ''derin devlet'' denen şeyin devletin ta kendisi olduğunu, bu tür operasyonların esas failleri gözden kaçırdığını belirttim.
Öte yandan kemalist cumhuriyetin bize eziyet ettiği açıktır.
Antikomünizm söz konusu olunca bizzat Atatürk dini pek güzel kullanmıştır.
M.Suphilerin öldürülmesi öncesindeki meclis konuşmalarını ararsan bulursun.
Diyanetli, zorunlu din dersli, antikomünist bir cumhuriyet ateistlere ne kadar hürriyet verecekti ki!
Kaldı ki ben islamcıları da hiçbir zaman sevimli göstermedim.
Bir kere en başta dinlerini en acımasız şekilde her zaman eleştirdim.
Bu yüzden onlar da beni hiçbir zaman sevmediler.
İslamcıya ya da Tayyip'e git sor, bizdense sizi tercih edeceklerdir.

Anti
01-02-2012, 17:50
Geçenlerde yazmıştım, bunlar yakında imzalarını değiştirir diye.
Senin blogun vardı hani, dindüşmanı diye, onun için ben dindostu.blogspot yapar demiştim.
Bugün hiçbir şey görememek.
Hadi biraz gülelim bunun üzerine :)
Madem mizaha kaçacağız...

Jolly Jocker
01-02-2012, 18:04
Siz hiçbir zaman din düşmanı diye blog bile açmamıştınız ya, neyse...
O blogun içindeki tüm yazılar aynen duruyor. Adı değişse ne olacak?
Üstelik adını değiştirip de ne koymuşuz? Hümanist koymuşuz.
Fena mı? Hümanist adlı bu blogla bir topluluk oluşturmak istiyorum.
Sonra da Hümanist Derneği gibi birşey açmak istiyorum.
Yurt dışında da hümanist toplulukları var. Neredeyse tümü ateist.
Daha fazla saçmalama istersen.
''Şeytan Kilisesi'' diye blog kurmuşum, adam benim dine taviz verdiğimi iddia ediyor!
O blogu da imzamdan ben kaldırmadım, bu forumun başına bela olabilir diye yöneticiler kaldırdı.
Yoksa o blog da aynen duruyor.

Anti
01-02-2012, 18:10
Israrla konuyu bireysel seviyeye çektin.
Özellikle ilk mesajımın oldukça açıklayıcı olduğunu düşünüyorum ve hedefim doğrudan sen değil, "doğrudan sizdiniz."
Kendi vermiş olduğun mücadeleye dil uzatıldığını düşünmek seni kudurtmuşa benziyor. Halbuki ben böyle bir şey yapmadım. En azından burada ve şu an yapmadım...
İlk mesajımın ölçeğini genişleterek irdelemen, konunun özünü anlamana yardımcı olacaktır.
Dediklerimin arkasındayım...

Jolly Jocker
01-02-2012, 18:21
Israrla konuyu bireysel seviyeye çektin.
Özellikle ilk mesajımın oldukça açıklayıcı olduğunu düşünüyorum ve hedefim doğrudan sen değil, "doğrudan sizdiniz."
Kendi çizgimi açıklamam, olayı bireyselleştirme kaygısının değil, beni dahil ettiğin o topluluğa dahil edilmemin yanlışlığını anlatabilmek içindi.

Senin kafanda belli ki resmi ideolojiyle ters düşen herkes otomatikman AKP'den yana. Bunun bir gerçekliği yok. Kemalist-ulusalcı gazeteler bu türden toptancı yaklaşımlarla her kesimi kendi kafasındaki iki şablona dahil ediyor. Ama yanlış. Sizin şablonlarınızdan ibaret değil hayat.

Sosyalistler arasında üç eğilim var. AKP'den yana eğilim, AKP'ye karşı kemalizmden yana eğilim, bir de ikisine de karşı çıkan bağımsız devrimci eğilim. Ben üçüncüsündenim ve tek başıma da değilim.

astral
01-02-2012, 18:54
Daha dün yazdığım yazıyı başbakan "evet, gerçekten de öyle yapmak istiyorum" dercesine bugün doğruladı.

AhbAp
01-02-2012, 19:08
Geçmişte de Demirbaş Sülüman'ın benzer ifadeleri vardı, yanlış hatırlamıyorsam, "Dinini bilip ona sahip çıkan mühendisler, doktorlar, hakimler vs. yetiştireceğiz" diye. Demokrat Parti ile başlayan bayrak yarışını adamlar gayet güzel götürüyorlar.

Jolly Jocker
01-02-2012, 20:41
Başbakanın, Alevi olan KIlıçdaroğlu'nu alevi nesiller yetiştirmek istemekle değil de ateist nesiller yetiştirmek istemekle itham edebilmesi, temsilcisi olduğu muhafazakar zihniyetin aleviliği nasıl değerlendirdiğini gösteriyor.

Başbakanın bu söyleminden sonra zorunlu din derslerinin ortadan kaldırılmasını bekleyen ''demokratlar'' da havasını almış oldu.

Alevi açılımı da başlayamadan bitti haliyle.

Aslında iyi oluyor, maskeler düşüyor. Hükümetin karası herkes için daha net görünüyor. Altan'lar bile görmüş. Hadi 'hayırlısı'.

murted
01-02-2012, 21:25
Hem muhafazakar hem demokrat olunmaz!
Ya demokrat olacaksın, ya muhafazakar!
Olmadı demokratım deyip kendine demokrat olacaksın.

Ps: Hristiyan demokrat falan fişman diyecekler hiç yormasınlar kendini, ek izaha ihtiyaç yok zira.

AlbatrosS
01-02-2012, 21:50
Flört fahişeliktir; emmeee biz avratlara çok kötü fena saygı duyar, dinsize de acaip kötü fena demokratızdır. Hamdolsun, zina yapmaz ve yapılmasından nefret eder; eşcinsellerden tiksiniriz.

Emmeee!

Biz hem ''kadın-eşcinsel düşmanı'' hemi de demokrat olabiliriz...

Jolly Jocker
01-02-2012, 22:05
Bizdeki ''demokratlar'' böyle.

Flört fahişeliktir...

Eşcinsellik hastalıktır...

Kürtaj cinayettir...

Ateizm, ahlaksızlıktır...

Derler. İfade hürriyetinin ırzına geçip protesto yapan öğrencileri terörist ilan ederler.

Ama ileri derecede demokrattırlar.

Zira onlar daha ağzını açmamışken birileri onların demokrat olduğuna iman etmiştir zaten.

Evet evet, bunların demokratlıkları da din gibi.

Gerçekte hiç o yönde birşey yok, ancak kuvvetle iman edersen görebiliyorsun.

Biz imansız olduğumuz için bir türlü göremiyoruz herhalde.

Anti
01-02-2012, 22:10
Başbakanın, Alevi olan KIlıçdaroğlu'nu alevi nesiller yetiştirmek istemekle değil de ateist nesiller yetiştirmek istemekle itham edebilmesi, temsilcisi olduğu muhafazakar zihniyetin aleviliği nasıl değerlendirdiğini gösteriyor.

Başbakanın bu söyleminden sonra zorunlu din derslerinin ortadan kaldırılmasını bekleyen ''demokratlar'' da havasını almış oldu.

Alevi açılımı da başlayamadan bitti haliyle.

Aslında iyi oluyor, maskeler düşüyor. Hükümetin karası herkes için daha net görünüyor. Altan'lar bile görmüş. Hadi 'hayırlısı'.Bu tespiti olumlu ve yerinde buluyorum, tebrikler.
Aslında AKP şu son yaptıkları ile tamamen siyasi çizgisini kesinleştirmiş oldu; Arap milliyetçiliği!
Evet, okullarda Arapçanın zorunlu hâle getirilmesi bunun başlangıcıydı ve buna hâlâ akıl sır erdiremiyorum.
Türkiye Cumhuriyetine bağlı okullarda neden geri kalmış bu Arap toplumunun dili öğretilir, üstelik zorunlu olarak.
Bu alenen Türki değerleri aşağılamaktır.
Bunların yaptığı ulusal değerleri bir kenara atıp, İslam temeli üzerinde Arap yaşamını kat çıkmaktır.
Türk-İslam devletlerinde dahi sarayda Arapça-Farsça konuşulmasına rağmen, o her şeye kudreti olan sultanlar, padişahlar halka karışmaz, Türkçe konuşmalarına engel olmazdı. Ama bugün Türkçe'nin dahi tasviyesine tanık oluyoruz.
Müsamaha sınırlarının oldukça ilerisine gitmiş AKP'nin, bu topraklardan nasıl defedileceği konusunda ciddi endişelerim var.
Sandıkta olmayacağı aşikâr, silahlı eylem mümkün değil.
Nasıl, nasıl, nasıl?
Hedef 2023 projesi, Fethullah Gülen'i Türkiye'ye getirme projesi olmasın sakın.
Süre çok uzak değil, aha bunlar geleli on sene olmuş, dün gibi her şey...

vartor
01-02-2012, 22:22
Bu son secimlerden sonra, asil renklerini belli edeceklerini tahmin etmistim, artik nereye gittigi belli.

Jolly Jocker
01-02-2012, 22:37
Başbakanın yetiştireceği neslin ''camiler kışlası'', ''minareler süngüsü'' olacak mı acaba?

Belli ki zorunlu din dersleri yetmemiş. Daha fazlasını istiyor.

Dindar neslini okullarda değil de camide yetiştirse olmaz mı acaba?

Laiklik hepten yalan oldu gitti çünkü. Hem o okullara biz de gidiyoruz.

Ben hayatımda daha fazla din istemiyorum.

Bu bana yapılan bir haksızlık değil mi?

Çok antidemokratik, çoook. :)

spartacus
01-02-2012, 22:42
05-10-2011, 15:08
2023 bir nesil yetiştirme yılıdır, gerçekten böyle bir nesil yetişirde 2023 e yetişirse türkiye kendi toplumunun sıfır talepli ve sıfır farkındalık yapısıyla, canı pahasına kendini adamış kendisine ait olmayan subjektif aidiyet duygularına istisnasız sebat getirmiş, tüm dinamiklerini sömüren hakimlerin vitrin gösterileriyle, hayli güçlü bir ülke olacaktır. Göreceksiniz..

Üstelikde yayılım gösterecektir, hem düzlenmiş, sıfırlanmış bir ülke-toplum, düzlenmiş içi boş bir demokrasi yaratmakla*, düzlenmiş bir demokrasi taşıyacaktır çevresine, hem de yayılmacılığı, dış kaynakların içe akıtılmasını sağlayacaktır. Şimdiden bir zamanlar bir çıkış yolu olarak yayılmayı o günün koşullarında işgalde gören, hitleri önüne katıp iştahla destekleyen orta ve üst sınıflar açısından pasta yine aynıdır ve yine en az onun kadar iştah kabartıcıdır, dilerseniz dün şalvarlı, eli tesbihli, sakallı kişilerin bu gün beyefendi edalarıyla kıravatlı, gömlekli, ütülü pantolanlarıyla ortadoğuya iş görüşme ve toplantısı adı altında yaptıkları akınları inceleyebilirsiniz, azımsanamayacak düzeydedir ve hep altında kendi toplumundan bu biçimde kurslar, aidiyet, kutsal ve tabu faaliyetlerinden söğüşlediğiyle sermaye merkezleri haline gelen dini dernekler, vakıflar, dinsel işveren sendikaları vs vardır....

* demokrasi ile kutsallar çelişen olgulardır. Demokraside kendini temsil, taleplerini dile getirme esastır, dinde ise bu mümkün değildir, aksine talep etmek ile isyan etmek arasında bir fark yoktur. Eğer bir şey talep edecekseniz tanrıya yalvarmalısınız.... Demokraside bu çerçeveyi aşmadıkça demokrasidir... Uzar gider şimdi neyse...

belki garip gelebilir yalnız hizmet sektörü dediğimiz sektörde dahi, yer, yer şalvarlı ve sakallı insnlarla çalışır-görür, şahit olur olduk. Her çalan telefon ilahiyle, pc hoparlörlerinden ilahilerin, aşırı dinci kanalların odayı saran sesleriyle, kutlu doğum haftası önceleri, topluca toplantı yapılıp önümüzdeki şu gün efendimizin kutlu doğum günüdür vs lere denk gelir olduk... Hele bazı yerlerde yol kenarlarındaki süs ağaçlarının çifte şerefeli minare biçimli kesilmesi ise düşündürücü..

vartor
02-02-2012, 01:18
Tayyip'i adam sananlar, mensubu oldugu dinin takiyye ve yalani, din icin yapilmissa, mubah saydigini unuttular sanirim. Yakinda sakal trasini da yasaklarsa sasirmam. Dini teror orgutleri de kurulur bu gidisle.

istatistik
02-02-2012, 01:24
Dinsel söylemler üzerinden menfaat sağlama yolu ülkenin kemiklerine kadar işlemiş durumda. Daha fenası laiklik bizim kırmızı çizgimizdir diyen ana muhalefet partisinin liderinin çıkıp "İmam hatip liselerini biz kurduk" diyerek başbakana müslüman, dindar olduklarını kanıtlama yolunu seçmiş olması.

SeBaT
02-02-2012, 03:29
"
80 darbesi sürecinde siyasal islamın yükselişini, onlar da kendi devriminin peşinde diye sadece izlemekle yetinen, günümüzde Ergenekon safsatası altında Cumhuriyetçi Yurtsever kesimin aslı olmayan iddialar ile tutuklanmalarını "derin devlete karşı yönelik operasyonlar" olarak addeden bu kesim, artık AKP'nin kendilerine yönelik eylemlere girişmesi ile beraber, en nihayetinde hedef kesimlerden birisi olduğunu....................................."


Andıçlar, yer altı cephanelikleri, darbe planları, yeraltı kazılarında ortaya çıkan toplu cesetler, kaos eylemleri, darbecilik hazırlıkları, Balyoz, Ayışığı, Sarıkız, PKK liderleriyle sarmaş dolaş görüntüler, Video ve ses kaseti sağnağı, Faili meçhuller, Islak imzalı belgeler, Borular, iyi çocuklar, suikast planları vs, vs, vs .... Demek bunların hepsi safsata ha? Yalçın Küçüğün ve Doğu Perinçekin videoları da ne kadar yurtsever olduklarını ıspatlıyor... Aslında gülüp geçecektim ama belki hatırlayan olur diye bir iki ulusal :P cengaverlik örneği sıralayalım ki bizim ulusallarımızın ne kadar masum oldukları görülsün diye düşündüm :))))

[/QUOTE]"Cumhuriyet rejimi tarihi boyunca dinsizleri dışlamadı," [/QUOTE]

Cumhuriyet rejimi dediğin şey zaten bir avuç dinsizin rejimiydi. Dindar halka faşistçe kan kusturdular on yıllarca. Şimdi biri kalkıp cürmünden mazlumiyyet türetmez mi ?... Pess

[/QUOTE]"................... buna rağmen ateistler ve uç solcular, devletin dini özgürlüklere yer vermediği gerekçesi ile cumhuriyet rejimine yönelik tüm eylemlerde aktif rol oynamak istediler............"[/QUOTE]

Yahu bu aktif rolleri Türkan SAYLAN gibiler mi oynadı ? Siz gerçekten hangi ülkeden sözediyorsunuz? :D


[/QUOTE] Ama bundan sonra gözleri açılacaktır, AKP kendilerini öyle bir kandırdı ki, bundan sonra kuyruğuna basılmış kedi sesini andıran çığlıklar atacaklardır.
Bu sesi kim duyacaktır, tabiki hesaplaşmak için can attıkları ve solun katili olarak addettikleri ulusal birlik yanlıları.
Kapımız açık... [/QUOTE]

Doğu perinçek, Yalçın Küçük vb kişilerin bundan sonra duyacakları en bariz ses hücre kapısındaki gardiyanın sayım sesi olacak :) Sağken hırsızlık ve cinayet dışında birlik kuramamışlardı amma mahpus damında bol bol birleşebilirler kanımca :D

AlbatrosS
02-02-2012, 04:32
Andıçlar, yer altı cephanelikleri, darbe planları, yeraltı kazılarında ortaya çıkan toplu cesetler, kaos eylemleri, darbecilik hazırlıkları, Balyoz, Ayışığı, Sarıkız, PKK liderleriyle sarmaş dolaş görüntüler, Video ve ses kaseti sağnağı, Faili meçhuller, Islak imzalı belgeler, Borular, iyi çocuklar, suikast planları vs, vs, vs .... Demek bunların hepsi safsata ha? Yalçın Küçüğün ve Doğu Perinçekin videoları da ne kadar yurtsever olduklarını ıspatlıyor... Aslında gülüp geçecektim ama belki hatırlayan olur diye bir iki ulusal :P cengaverlik örneği sıralayalım ki bizim ulusallarımızın ne kadar masum oldukları görülsün diye düşündüm :))))

Fethullah Gülen cemaati 12 eylüle Sızıntı'lı SELAMLAR çakıp hazrola geçtiğinde de DARBE PLANLARINA ORTAKLIK'tan bahseder miydiniz? Yoksa 28 şubat balyozunu kafaya yediğinizde mi anlamıştınız bunu?

Perinçek ne kadar ''temiz''dir bilinmez; ama 12 EYLÜL'E SELAM ÇAKANLAR'dan daha KİRLİ oldukları da pek iddia edilemez.

Cumhuriyet rejimi dediğin şey zaten bir avuç dinsizin rejimiydi. Dindar halka faşistçe kan kusturdular on yıllarca. Şimdi biri kalkıp cürmünden mazlumiyyet türetmez mi ?... Pess

Din'den anladığınız resmi nikahla 3 karı hakkınızın tanınıp nikah yaşının 13'e indirilmesiyse amenna. Cumhuriyet dinsiz bir rejim oldu.

Ancak rejimin ''bir avuç dinsiz''in rejimi olduğunu iddia edecek adam DİNSİZ REJİME 12 EYLÜL'DE neden selam durduğunuzu sorarlar!

Dinsiz rejim'in neden adam gibi ''laik'' bir medeni anayasa yapmadığını; diyanet işleri ve zorunlu din dersi zorbalığının neden devam ettiği ve alevi köylerine bırakınız cem evi'ni neden zorla cami yapıldığını sorarlar.

Dinsiz rejim'in neden İMAM HATİP'leri açtığını da sorarlar.

Demek ki rejim ''dinsiz'' falan değilmiş.

Yahu bu aktif rolleri Türkan SAYLAN gibiler mi oynadı ? Siz gerçekten hangi ülkeden sözediyorsunuz? :D

Türkan Saylan Tayyip'in 12 eylülcülerin önünde hazrola geçip selam durduğu manevi liderlerinden 1000 KAT ONURLU BİR DEMOKRATTIR.

Hakkında hiçbir yargı kararı olmayan; yalnızca YANDAŞ-İSLAMCI medyanın çamur-pislik attığı bir eğitim gönüllüsüdür.

Tabipler odası seçimlerinde ULUSALCILARA RAĞMEN sosyalistleri desteklemiş ERDEMLİ bir insandır örneğin. Bu kadına MASONİK KOMPLOLARLA yüklenip iftira atmanız kadar tiksindirici bir şey yok!

Yandaş medya'dan duyduğun yalanlara kanmadan önce 100bin sefer düşünün. Uludere'yi dahi PKK'nin yaptığını, madımak'ın pkk'nin işi olduğunu iddia eden bir YALAN MAKİNESİ saylan'a acıyacak değil ya...


Doğu perinçek, Yalçın Küçük vb kişilerin bundan sonra duyacakları en bariz ses hücre kapısındaki gardiyanın sayım sesi olacak :) Sağken hırsızlık ve cinayet dışında birlik kuramamışlardı amma mahpus damında bol bol birleşebilirler kanımca :D

Perinçek de Küçük de Ergenekon müsameresinin seçtiği ''piyonlar''dır. Bu dava 12 eylül ve 90 süreci şahlarına DOKUNMAMIŞTIR!

Ağar'a nerdeyse ''kırmızı ışık ihlali''nden ''ödül'' veren BASBAYAĞI TİYATRO haline gelmiştir. 90 sürecinin namlı şanlı paşaları, valileri ve siyaset erbapları ortadadır.

HRANT'I TEHDİT EDEN VALİ'Yİ MİLLET VEKİLİ YAPAN YALÇIN KÜÇÜK MÜYDÜ?

Robosky'de 34 masum insanı katlettiren PERİNÇEK miydi?

8000 BDP'liyi göz altına attıran SAYLAN mıydı?

Bırakın bu demokrasi mavallarını! Sizin yiğitliğiniz ''dersim'e ağlaşıp'' ''DERSİM SOYKIRIMI'' restini görünce sıvışıp kaçan TÜCCAR VE ÇAKMA AKILDIR.

TÜRBAN sorununu bile çözemeyen; çözülmesine ENGEL OLAN bir siyasi RANT MAKİNESİ'nin darbelerle hesaplaştığını düşünmek hoş bir fantezi değilse nedir?

Mutezile
02-02-2012, 13:06
jolly

Altan'lar bile görmüş

Şaka olmalı....gündemi izlemiyormusun hiç?

rastaman
02-02-2012, 14:38
Andıçlar, yer altı cephanelikleri, darbe planları, yeraltı kazılarında ortaya çıkan toplu cesetler, kaos eylemleri, darbecilik hazırlıkları, Balyoz, Ayışığı, Sarıkız, PKK liderleriyle sarmaş dolaş görüntüler, Video ve ses kaseti sağnağı, Faili meçhuller, Islak imzalı belgeler, Borular, iyi çocuklar, suikast planları vs, vs, vs ...

Tamamına katılıyorum arkadaşım,çok kötü günlerdi.Aslında AKP'yi iktidar yapan da o günlerdi.İnsanlar muhafazakarların nasıl ezildiğini aşağılandığını gözleriyle gördüler,yaşadılar.İnsanlar her zaman mazlumlara sempati duyar,ulusalcılar yaptıkları bu sahtekarlıklarla,baskılarla kendi elleriyle AKP'yi iktidara getirdiler,aynı Menderesi iktidara getirdikleri gibi.Yada Menderese yaptıklarıyla bu ülkeye sülük gibi yapışan AP'yi istemeden iktidar yaptıkları gibi.

Üniversiteyken türbanlı ve sakallıların artık okula alınmayacağını duyurmuştu dekan.Bir gittim okula bir sürü İslamcı kapıda,kızları türbanlarını çıkarmadan,erkekleriyse sakallarını kesmeden okula alamayacaklarını söylediler.Türkiyenin birçok yerinde olduğu gibi orada da birçok sol grup(Sip,ip falan hariç tabi) olayı protesto etti,biz sakal bırakma eylemi yapıp destek vermiştik arkadaşlarımıza.


Şimdi sana birkaç sorum var;
1-Vaktiyle o kızlara -karşıt görüşlü olduklarına bakmaksızın-destek veren solcusu,liberali onca ateist gibi,sende 4 yıldır hapiste yatan senin karşıt görüşlün binlerce Kürde,gazeteciye,hocaya destek veriyor musun?
Bu ülkede 4 yıl hapis yatmak için 10 yıl ceza alman lazım,bu insanların hepsinin 10 yıl ceza alacak bir suç işlediğine emin misin?

2-Hadi askerleri,hocaları,şunu bunu,herkesi geçtim bana sadece Hanefi Avcının neden içeride olduğunu söyleyebilir misin?

3-AKP'lilerin vaktiyle kendilerini ezenlerden daha da zalimleşmediklerini gönül rahatlığıyla söyleyebilir misin?

Anti
02-02-2012, 18:34
"SeBaT" nickli üye adeta zafer sarhoşluğu yaşıyor.
Ona şu an ne yazsak boş gelir.
Bu yüzden, kendisine zaman ayırmamanızı öneririm.

nobullshit
03-02-2012, 00:46
Yakinda sakal trasini da yasaklarsa sasirmam.

Bunlar sakal tıraşını yasaklamasınlar da birileri de sakal tıraşını zorunlu kılmasınlar.

SeBaT
03-02-2012, 03:14
Şimdi sana birkaç sorum var;
1-Vaktiyle o kızlara -karşıt görüşlü olduklarına bakmaksızın-destek veren solcusu,liberali onca ateist gibi,sende 4 yıldır hapiste yatan senin karşıt görüşlün binlerce Kürde,gazeteciye,hocaya destek veriyor musun?
Bu ülkede 4 yıl hapis yatmak için 10 yıl ceza alman lazım,bu insanların hepsinin 10 yıl ceza alacak bir suç işlediğine emin misin?

2-Hadi askerleri,hocaları,şunu bunu,herkesi geçtim bana sadece Hanefi Avcının neden içeride olduğunu söyleyebilir misin?

3-AKP'lilerin vaktiyle kendilerini ezenlerden daha da zalimleşmediklerini gönül rahatlığıyla söyleyebilir misin?


El - Cevab :

1- Ateist, hristiyan, solcu, sağcı, liberal, kürt, türk, ermeni, yahudi vs vs. hiç ama hiç farketmez. Mazlumun dini, dili, ırkı sorulmaz şiarıyla, zalime karşı mazlumun yanında olma bilincini taşıyoruz. Zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır. Bununla beraber zulmün tanımını nerden aldığı, nerden başlayıp nerde bittiğine karar verme mercii değişkendir. Buna rağmen bir başkasının hayati önem arzeden değerlerine yönelik saldırı kastı taşıyan kışkırtıcı, tahkir ve tahrik amaçlı propaganda düşünce hürriyeti değil; hürriyet istismarıdır kanımca (faşist çığırtkanlık, antisemitik paralelinde düşünceler vb. ). Bu istisna dışında her insanın fikir beyan etme, düşünme, eleştiride bulunma hakkı dokunulmazdır. En aşağılık zulüm ise insanları inandıkları düşünceleri ifade ettikleri için yargılayıp mahkum etmektir
.
Sadece düşünce boyutunda değil, Hayata Dönüş adı altında 21 insanın zaten mahkum iken ikinci katman bir mahkumiyete zorlanırken katledilmesini biz de lanetledik. En basitinden Haksöz dergisinin 118. sayısına bakın. Cumartesi Annelerini ve bu türden insani duruşların mazlumiyetini, Kürt halkına resmi ideolojinin uyguladığı dönüştürme amaçlı katliam, sürgün, aşağılamaları vs mazur görmek aşağılık bir durumdur.

2- Hanefi avcının içerde oluşunun nedenini bana mı sorman gerekiyor? Belliki senin dışında yazanların etkisiyle beni AKP veya Gülen tayfasından okuma yanlışına düşüyorsunuz. Ben sadece bir arkadaşın Ergenekon Ulusalcılarını sütten çıkmış ak kaşık gibi sunmasına binaen zaten malum olan bazı başlıkları hatırlattım kendisine. Bununla beraber soruma cevap verme konumunda bulunanlar cevap verme erdemini göstermek yerine beni hemen kafalarındaki karşıt konumuna oturtup taaruza geçmeye başlıyorlar. Bakın bakalım ben F.Güleni veya siyasi otoriteyi militanca savunacak ne yazmışım?

Hanefi avcı bir memurun konuşmaya, sorgulamaya yetkisi olmayan alanda at koşturdu. Bu cesaretin altındaki neden bilinmemekle beraber, deşifre ettiği bilgiler, ifade ettiği- ışık tuttuğu noktalar takdire değer. Ama kendisinin AKP ile geçmiş flörtünün karşıtlığı kızıştırıcı etkisi de yok değil. Yine de Hanefi Avcıya bakışıma yakın bir yazının linkini vereyim buraya :

http://www.haksozhaber.net/author_article_detail.php?id=17459 (http://www.haksozhaber.net/author_article_detail.php?id=17459)

3- AKP maalesef gittikçe otoriterleşen ve bilindik kutsal haşmetli devlet mitine sarmalanan mecraya akıyor. Özgürlükçü söylemler yerini dediğim dedik uygulamalara, devletçi reflekslere bırakıyor. Maalesef iktidarın böylesi bir dönüştürme gücü var ve AKP de bu güce dayanamıyor gibi. Yine de TC tarihinde en özgürlükçü, ilerici ilkleri AKP zamanında gördüğümüz gerçeği ortada. Kesinlikle yeterli değil ama dünden iyi olduğu da yadsınamaz. Bu otoriterleşme böyle devam ederse tipik bir tc rejimi hükümetine dönüşmesi kaçınılmaz olacak. Yeni anayasanın boyutu bu noktada en belirgin ayrım noktası olarak görünüyor. Gerçekten geniş katılımlı, gerçek sorunlara esaslı ve cesur çözümler sunan bir anayasa üzerinde anlaşılamazsa karanlığa dönüşü yaşayacaz gibime geliyor. Fazla ümitvar olmamakla beraber umarım öyle olmaz

AlbatrosS
03-02-2012, 11:42
El - Cevab :

1- Ateist, hristiyan, solcu, sağcı, liberal, kürt, türk, ermeni, yahudi vs vs. hiç ama hiç farketmez. Mazlumun dini, dili, ırkı sorulmaz şiarıyla, zalime karşı mazlumun yanında olma bilincini taşıyoruz. Zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır. Bununla beraber zulmün tanımını nerden aldığı, nerden başlayıp nerde bittiğine karar verme mercii değişkendir. Buna rağmen bir başkasının hayati önem arzeden değerlerine yönelik saldırı kastı taşıyan kışkırtıcı, tahkir ve tahrik amaçlı propaganda düşünce hürriyeti değil; hürriyet istismarıdır kanımca (faşist çığırtkanlık, antisemitik paralelinde düşünceler vb. ). Bu istisna dışında her insanın fikir beyan etme, düşünme, eleştiride bulunma hakkı dokunulmazdır. En aşağılık zulüm ise insanları inandıkları düşünceleri ifade ettikleri için yargılayıp mahkum etmektir
.
Sadece düşünce boyutunda değil, Hayata Dönüş adı altında 21 insanın zaten mahkum iken ikinci katman bir mahkumiyete zorlanırken katledilmesini biz de lanetledik. En basitinden Haksöz dergisinin 118. sayısına bakın. Cumartesi Annelerini ve bu türden insani duruşların mazlumiyetini, Kürt halkına resmi ideolojinin uyguladığı dönüştürme amaçlı katliam, sürgün, aşağılamaları vs mazur görmek aşağılık bir durumdur.

2- Hanefi avcının içerde oluşunun nedenini bana mı sorman gerekiyor? Belliki senin dışında yazanların etkisiyle beni AKP veya Gülen tayfasından okuma yanlışına düşüyorsunuz. Ben sadece bir arkadaşın Ergenekon Ulusalcılarını sütten çıkmış ak kaşık gibi sunmasına binaen zaten malum olan bazı başlıkları hatırlattım kendisine. Bununla beraber soruma cevap verme konumunda bulunanlar cevap verme erdemini göstermek yerine beni hemen kafalarındaki karşıt konumuna oturtup taaruza geçmeye başlıyorlar. Bakın bakalım ben F.Güleni veya siyasi otoriteyi militanca savunacak ne yazmışım?

Hanefi avcı bir memurun konuşmaya, sorgulamaya yetkisi olmayan alanda at koşturdu. Bu cesaretin altındaki neden bilinmemekle beraber, deşifre ettiği bilgiler, ifade ettiği- ışık tuttuğu noktalar takdire değer. Ama kendisinin AKP ile geçmiş flörtünün karşıtlığı kızıştırıcı etkisi de yok değil. Yine de Hanefi Avcıya bakışıma yakın bir yazının linkini vereyim buraya :

http://www.haksozhaber.net/author_article_detail.php?id=17459 (http://www.haksozhaber.net/author_article_detail.php?id=17459)

3- AKP maalesef gittikçe otoriterleşen ve bilindik kutsal haşmetli devlet mitine sarmalanan mecraya akıyor. Özgürlükçü söylemler yerini dediğim dedik uygulamalara, devletçi reflekslere bırakıyor. Maalesef iktidarın böylesi bir dönüştürme gücü var ve AKP de bu güce dayanamıyor gibi. Yine de TC tarihinde en özgürlükçü, ilerici ilkleri AKP zamanında gördüğümüz gerçeği ortada. Kesinlikle yeterli değil ama dünden iyi olduğu da yadsınamaz. Bu otoriterleşme böyle devam ederse tipik bir tc rejimi hükümetine dönüşmesi kaçınılmaz olacak. Yeni anayasanın boyutu bu noktada en belirgin ayrım noktası olarak görünüyor. Gerçekten geniş katılımlı, gerçek sorunlara esaslı ve cesur çözümler sunan bir anayasa üzerinde anlaşılamazsa karanlığa dönüşü yaşayacaz gibime geliyor. Fazla ümitvar olmamakla beraber umarım öyle olmaz

Sayın SebaT;

1. Başkasının ''hayati önem atfeden değerleri'' pekala keyfi biçimde genişletilip sonsuz bir esneme payıyla ele alınabilinir.

Bu forumda defalarca yazıldığı üzere '' Müslümanlar sapıktır, şudur-budur'' şeklinde ifade beyanları şahsi tahkir'e girerken ''islam şudur-budur'' şeklinde olgusal düzeyde ifade edilen beyanlar ''fikir ve eleştiri'' konusuna girer. İş bu halde islam'ın ''safsata'' olduğunu söylemek hakaret değil fikirken ''müslümanın aptal, cahil ve sapık'' olduğunu genellemek hakarettir. İlki doğrudan bir ''olgu''yu hedef alırken diğeri doğrudan-somut bir insan varlığını hedef alır.

Demokrasi ve ifade özgürlüğü alanında ''şahıslara hakaret suç'' ancak ''olgulara eleştiri fikir özgürlüğü''dür. Bu düsturu layıkıyla kabul buyurmadan DEMOKRASİ TAHTEREVALLİ'sinde dans etmeniz na-mümkündür.

2. Askeri vesayet bir devletin kurumsal-örgütsel görünümüdür. Vesayetin ''askeri'' olması siyasi partilerin ''ideolojilerinden bağımsız'' bu kurumsal şema'nın tamamıyla dışında olduğu demek değildir.

* Özetle Türk devlet sistemi ve şeması kurumsal ve ideolojik bir bütünlük ile süreklilik arz eder. Bu şema'yı değiştirmek isteyen biri bu modelin şeklinde bazı oynamalar yapıp modelin amaç, hedef ve kurumsal-ideolojik bağlamını değiştirmeden herhangi bir sonuç alamaz: Çünkü devletler hukukunda, devlet=SÜREKLİLİK, DEVAMLILIK demektir.

* Siyasal sistemlerde ''devletler'' şahıs ve liderlere indirilemezler. Örneğin sovyet devlet sistemi ve kurumsal şema'sı ''stalin''den ibaret değildir. Öncülü ve ardılı tüm siyasal aktörler, bu şema'nın içerisinde yer alır.

* Örneğin Türk devlet sistemi Askeri kurumsallaşma, yargı ve ulusalcılardan ibaret değildir. Siyasal alan'da belli bir güç, taban ve mevzi edin hemen tüm ''merkez partileri'' bu siyasal sistemin resmi-kurumsal müttefikidir.

3. Müesses siyasal paradigmayla ''rakip'' herhangi bir parti, örgüt ve kişinin bu paradigma'dan tamamen azade olduğu düşünülemiyeceği gibi; müesses paradigmadan belli ölçülerde etkilenmiş, kendini ondan soyutlayamamış kişi ve kurumların da bu yapıdan sorumlu olduğu iddia edilemez.

Şu haliyle örneğin TÜRKAN SAYLAN'ın '' aydınlanmacı sol kemalist'' bir figür olması, o'nun siyasal vesayetin eylemlerinden sorumlu, o'nunla müttefik olduğu gibi ŞAŞMAZ bir inanca bizi sevk edemez.

Bu iş bir YORUM-TAVIR FARKIDIR. Nasıl ki tüm müslümanlar ''camide, pazarda bomba patlatan'' gözü dönmüş vandalların eylemlerinden sorumlu tutulamayacaksa; bu kadın da rejimin işlediği suçlardan sorumlu addedilemez.

Oysa İKTİDAR'ın arkasında durduğu ''YARGI OPERASYONLARI''nın böylesi SEMBOLİK değerleri hedef alarak ne yapmaya çalışıldığını görmüyor değiliz. Türkan saylan'ın ve eğitim gönüllüleri vakıflarının şahsında askeri-bürokratik vesayetle ilgili ilgisiz tüm kesimler hedef alınmakta; HEPSİ BİR TORBA'YA tepiştirilmeye çalışılmaktadır.

Bu uğurda sizin başta söylediğiniz ''ağdalı demokrasi cümleleri''yle çelişen iğrenç politik dezenformasyonlar yapıldı. Saylan'ın ''gayrı müslim'' oluşundan tutun da ''pkk'ye yardım ettiği'' imalarına kadar muhafazakar islamcı çevrelerin bam tellerine dokunacak tüm entrümanlar kullanıldı.

Hal böyleken ''ben tüm mazlumların yanındayım falan filanları'' SAYLAN gibi basbayağı 3. sınıf siyasal bir linç ve dezenformasyon örneğine sahip çıkmanız karşısında ''HEDE-HÖDÖ''den gayrı bir MANA içermez.


Demokrasi ve vesayeti ağzınıza sakız etmeniz; dinsel-politik dezenformasyonlara sorgusuz-sualsiz sahip çıkıp demokrasinin en temel değerlerinin içini boşaltmanız karşısında BAYAT BİR SAKIZ'dan öte ne anlam kazanabilir?


REJİMİN DİNSİZ OLDUĞUNU iddia etmenizse ayrı bir skandal. İmam hatip okulları, zorunlu din dersleri, cem evlerinin yasaklanması'nı, alevi köylerine zorla cami açılması, kimliklerdeki ''din hanesi'' ve demokratik bir medeni kanun'un ancak 2000'lerin başında yapılıp kadına yönelik ayrımcı-ırkçı ve faşizan ifadelerin kaldırılmaması sizce DİNSİZLİK midir?

İşin İRONİK KISMIYSA ŞU: Bu iktidar, şayet ''demokrasi'' teamüllerini belli ölçülerde işletecek olursa geçmişten çok daha DİNSİZ-LAİK uygulamalara imza atmak zorunda kalacak. AB müktesebatı gereği cem evlerinin ibadethane statüsü tanınacak, zorunlu din dersleri ve kimliklerdeki din hanesi kalkacaktır. Ayrıca, muhafazakarlar ''öteki'' kimliklere kafalarına estiği gibi ''hakaretamiz'' cümleler serdedemeyecek ''nefret suçları'' teamülü işletilecektir.

Perinçek, Y. Küçük ve S. Yalçın gibi ''karikatür'' isimlerin göz altına alınmasıysa askeri vesayetle hesaplaşıldığı manasına gelmez. Y. Küçük'ü bir devlet şemasının LİDERİ konumuna getirmek Gelişmiş ve ciddi siyaset akademilerinde ancak ''POLİTİK BİR MÜSAMERE'' olarak telakki edilebilinir. Fikirlerini(o da fikir denirse artık) paylaştığımdan değil, böyle bir şema'nın özel bir grubun-örgütün işi olmayı DEVLETİN BİZZATİHİ KENDİSİ oluşundan dolayı. Yalçın Küçük'se bu şema'da ancak bir karikatür olabilir. Kendisine ''tinerci'' muamelesi yapılıp kendi haline bırakılması evladır hatta.

Bakın daha ZARAKOLU, BÜŞRA ERSAN gibi sembol isimler bir yana, BİNLERCE ÖĞRENCİ VE KÜRT'ün tutukluluk hallerinden bahsetmedik dahi. Artık ''mazlum kürt'' halkından bahsedip ROBOSKY vandallığına ''dilsiz şeytan kalıp binlerce tutuklu Kürt'ün tutuklanmasına ses etmemenizin ne menem bir ÇELİŞKİ olduğunu varın siz hesaplayın.

aydoe
03-02-2012, 13:17
'dindar bir nesil yetiştirmek hedefimiz' dedim. Bu sözlerimin arkasındayım. Biz muhafazakar demokrat nesil peşindeyiz. Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz."



Bu ülke yıllardır sağ muhafazakar milliyetçiler tarafından yönetiliyor ,iktidarda hep onlarda .
Halkımız tutucu muhafazakar ve cahil dindar çoğunluktan oluşmakta ,Akp % 50 oyu kimlerden alıyor , eski demokrat partini Ap nin sağ muhafazakar % 40 oyunun çoğunu radikal dincilerin,tarikatların % 10 oyunu muhafazakar dinci Kürtler'in oyunu birde bunlara kanan liboşların % 2 oyunu bir de Amerinacıların AB cilerin oyunu alıyor .Çoğunluk onlarda maalesef.

Yapacak bir şey yok köy ensitüleri kapatılıpta imamhatipler açılırsa ,tarikatlar harıl harıl yurdun her köşesinde yıllardır çalışırsa olacağı budur.
Din devletine doğru adım adım gidersin çoğunluk istiyor diye demokrasi budur diye bu ülkeye şeriati da getirirsin .
Halk olamazsan ümmet olursun biat eder yarı aç yarı tok baskı altında oturursun .
Olan bize olur ya mapusluk ya sürgün

vartor
03-02-2012, 17:05
Aydoe'nun kaygilarini paylasiyorum. Imanlilar ne derse desin, dinle, seriatla idare edilen ulkelerin durumu ortada. Insan ve bilhassa kadin haklarinin her zaman hice sayildigini defalarca gorduk bu ulkelerde. Turkiye'mizin de bu duruma dusmesi ihtimali, bence akli basinda imanlilari bile dusundurmeli, cok gec olmadan, tepkilerini gostermelidir. Demokrasi nutuklari cekenlerin, demokrasinin icine ettiklerini cok gorduk ama, bu seferki bayagi pis kokuyor.

Jolly Jocker
03-02-2012, 17:58
Sebat,

Sen sanırım Mazlum-Der'lisin. Fazla bilmiyorum seni. İlk defa bu başlıkta gördüm.
O yüzden kusuruma bakma.
Demokrat biri gibi görünüyorsun.
Şu soruyu sormama izin ver ve lütfedip yanıtla;
Şeriatçı mısın?

Jolly Jocker
03-02-2012, 18:10
Andıçlar, yer altı cephanelikleri, darbe planları, yeraltı kazılarında ortaya çıkan toplu cesetler, kaos eylemleri, darbecilik hazırlıkları, Balyoz, Ayışığı, Sarıkız, PKK liderleriyle sarmaş dolaş görüntüler, Video ve ses kaseti sağnağı, Faili meçhuller, Islak imzalı belgeler, Borular, iyi çocuklar, suikast planları vs, vs, vs .... Demek bunların hepsi safsata ha?

Cumhuriyet rejimi dediğin şey zaten bir avuç dinsizin rejimiydi. Dindar halka faşistçe kan kusturdular on yıllarca. Şimdi biri kalkıp cürmünden mazlumiyyet türetmez mi ?... Pess
Üstteki iki paragrafa takıldım.

İlk paragrafta saydığın şeyler elbette üzerinde durulması ve faillerinin bulunması, yargılanması gereken cürümler. Fakat darbecilik bundan mı ibarettir? Üç-beş askerin ve onlara gaz verme peşindeki ulusalcının marifeti midir herşey? 12 Eylül'ün ardında ''Our boys have done it!'' diyenler, ''Bugüne dek hep işçiler güldü, şimdi sıra bizde!'' diyenler de yok mu? Fethullah'ın da bir parçası olduğu Komünizmle Mücadele Dernekleri, Ülkü Ocakları ve MHP ile de hesaplaşılmayacak mı? Siz ''derin devletle hesaplaşıyoruz'' diyerek, zaten Avrasyacı çizgiye kaydığı için ABD'nin gözünden düşen üç-beş asker eskisini milletin önüne attınız, bizden de hakikaten bir demokratikleşme yaşandığına inanmamızı beklediniz? Olmaz, bunu kimse yemez. Zaten AKP 12 Eylül'ün tüm kurumlarını aynen muhafaza ediyor. En fazla isimleri ve oturma düzenleri değişiyor. Hükümet darbeyle hesaplaşmıyor, hesaplaşılıyor izlenimi vermeyi seviyor sadece.

Gelelim ikinci paragrafa... Demek bu ülkeyi bir avuç dinsiz kurdu ha? Önce karar verin, demokrat bulmadığınız için mi yoksa kuranlar dinsiz olduğu için mi karşısınız onlara? Kaldı ki bunlar nasıl dinsizlerse, ülkede hiç gayrı müslim bırakmadılar. Ne Rum, ne Ermeni, ne Süryani hiçbir şey kalmadı. Alevilerin cemlerini bile kovuşturdular. Zorunlu din dersleriyle sünni islamı(yani sizin inancınızı) tüm topluma dayattılar. Diyanet İşleri Başkanlığı kurup herkesin vergisiyle sadece sizin inancınızı finanse ettiler. Öyle yarım yamalak bir laiklik kurdular ki! Buna karşın hala beğenmiyorsunuz. Türban konusu başta olmak üzere çeşitli gerekçelerle beğenmeyişinizin sebebini anlıyorum. Ama cumhuriyeti kuranların dinsiz olduğu, dinsizleri kayırdıkları, dinsizliği dayattıkları türünden iddialarınız baştan sona tarihin çarpıtılmasıdır, yalandır, en mazlum grubu zalim gibi gösteren bir vicdansızlıktır. Ve siz mesele dinsizlik olduğunda 1400 yıllık tarihiniz boyunca bir kez olsun vicdanlı birşey yapmadınız.

bakkalmahmud
04-02-2012, 00:48
haber.gazetevatan.com/o-senin-isin-degil/428633/1/Manset (http://www.haber.gazetevatan.com/o-senin-isin-degil/428633/1/Manset)

SeBaT
05-02-2012, 06:59
Sebat,

Sen sanırım Mazlum-Der'lisin. Fazla bilmiyorum seni. İlk defa bu başlıkta gördüm.
O yüzden kusuruma bakma.
Demokrat biri gibi görünüyorsun.
Şu soruyu sormama izin ver ve lütfedip yanıtla;
Şeriatçı mısın?

Jolly Jocker,
Mazlum-Der'li olmamakla beraber Mazlum-Der sevdiğim bir kuruluş.
Demokrat olmak değil, adil bir şahitliğin savunucusu olma endişesi taşıyorum. Bu endişe, Demokrat zihnin keşfettiği-ürettiği hakikatleri de hakikat olmaları hasebiyle içselleştirmekten kaçınmaz.
Hülasa, size çok büyük bir çelişki gibi olarak görüneceğini bildiğim halde açıkça söylemekte fayda buluyorum ki : "Ben apaçık bir Şeriatçiyim". Hem de öyle az buz, kıyıdan köşeden evrilmiş kıvrılmış türünden değil ; ayan beyan en okkalısından şeriatçiyim :)

upuaut
05-02-2012, 08:24
Gelelim ikinci paragrafa... Demek bu ülkeyi bir avuç dinsiz kurdu ha? Önce karar verin, demokrat bulmadığınız için mi yoksa kuranlar dinsiz olduğu için mi karşısınız onlara? Kaldı ki bunlar nasıl dinsizlerse, ülkede hiç gayrı müslim bırakmadılar. Ne Rum, ne Ermeni, ne Süryani hiçbir şey kalmadı. Alevilerin cemlerini bile kovuşturdular. Zorunlu din dersleriyle sünni islamı(yani sizin inancınızı) tüm topluma dayattılar. Diyanet İşleri Başkanlığı kurup herkesin vergisiyle sadece sizin inancınızı finanse ettiler. Öyle yarım yamalak bir laiklik kurdular ki! Buna karşın hala beğenmiyorsunuz. Türban konusu başta olmak üzere çeşitli gerekçelerle beğenmeyişinizin sebebini anlıyorum. Ama cumhuriyeti kuranların dinsiz olduğu, dinsizleri kayırdıkları, dinsizliği dayattıkları türünden iddialarınız baştan sona tarihin çarpıtılmasıdır, yalandır, en mazlum grubu zalim gibi gösteren bir vicdansızlıktır. Ve siz mesele dinsizlik olduğunda 1400 yıllık tarihiniz boyunca bir kez olsun vicdanlı birşey yapmadınız.

Bir gerçeği altını çizdiğin için, sana helal olsun demekten başka bir şey demiyorum, Jolly Jocker!

http://imganaliz.hurriyet.com.tr/LiveImages%5CYeniFotoAnaliz%5C933%5C%27G%C3%B6rmed i%C4%9Finiz%20T%C3%BCrkiye%27%20sergisi%5CNational Geographic_1378856.jpg
Çekim tarihi bilinmeyen bu fotoğrafta yürüyenler, Atatürk’ün davetlileri. “Kemal Paşa’nın yılda bir ülkenin önemli isimlerini kabul ettiği bir günde, ülkenin önde gelen din adamı bile Avrupa tarzı frak giyiyor” notu düşülmüş arşiv kayıtlarına. Ankara’da çekilmiş fotoğrafta askerler duruyor duvarın dibinde ve bir de araba. Diyanet İşleri’nin ilk başkanı Rıfat Börekçi’nin yardımcısı olan ve daha sonra da Diyanet İşleri Başkanlığı’nı üstlenen Ahmet Hamdi Akseki önde. En sağda protokol müdürü, arkada yardımcı diplomat, FOTOĞRAF: KURT VE MARGOT LUBİNSKİ (http://www.inanilmaz.net/sergi-fotograflari-gormedigimiz-turkiye.htm).

Doğru ya, 3 Mart 1924 (http://tr.wikipedia.org/wiki/Diyanet_%C4%B0%C5%9Fleri_Ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F% C4%B1)'teki 429 sayılı Kanunla Diyanet İşleri Başkanlığı'nı Başbakanlığa bağlı olarak kurduran Atatürk, aynı yıl 29 merkezde İmam Hatip Mektepleri (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0mam_hatip)'ni açtırıp, 1930'da da amacından sapması nedeniyle kapattırırken, neden 18 Temmuz 1932 (http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk%C3%A7e_ezan) tarihli bir genelgeyle ezanın Türkçe okunmasını istemişti? Acaba büyük bir hatadan mı dönülüyordu?

Bu soruların yanıtları yukarıdaki Atatürk'ün Türkiyesi'nden kalma fotoğrafta saklı. Ulan, ne vardı ki o günün Türkiyesi'nde? Ne güzel: Ülkeninin en önüne geçirilmiş bir din adamı; kafada sarık, Avrupai bir frak üzerine cübbe, elinde baston ve ayakta iskarpinle tamamlanan acayip bir kıyafet. İmamın arkasındaki hatunlar ve beyler tam bir Avrupai. İşte Darwin'in yıllardır arayıp da bulamadığı kayıp fosil. Yani yarı Arap, yarı Avrupai bir kıyafet.

Hatırlarsanız, 21 Eylül 2010'da içki içiliyor diye Tophane'deki Artwalk sanat galerisi (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/15836397.asp)ni basmışlardı. İşte bu sergiden düşündürücü bir parça:

http://galeri.uludagsozluk.com/19/i%C3%A7ki-i%C3%A7iliyor-diye-sanat-galerisi-basmak_53084.jpg

Acaba Artwalk'da sergilen bu heykelle ne anlatılmak istenmişti bize? Sakın Jolly Jocker'in düşündüğü şey olmasın!

Upuaut: Ben Atatürk'ü severim ama gerçeği daha çok severim.

SeBaT
05-02-2012, 08:41
Üstteki iki paragrafa takıldım.

İlk paragrafta saydığın şeyler elbette üzerinde durulması ve faillerinin bulunması, yargılanması gereken cürümler. Fakat darbecilik bundan mı ibarettir? Üç-beş askerin ve onlara gaz verme peşindeki ulusalcının marifeti midir herşey? 12 Eylül'ün ardında ''Our boys have done it!'' diyenler, ''Bugüne dek hep işçiler güldü, şimdi sıra bizde!'' diyenler de yok mu? Fethullah'ın da bir parçası olduğu Komünizmle Mücadele Dernekleri, Ülkü Ocakları ve MHP ile de hesaplaşılmayacak mı? Siz ''derin devletle hesaplaşıyoruz'' diyerek, zaten Avrasyacı çizgiye kaydığı için ABD'nin gözünden düşen üç-beş asker eskisini milletin önüne attınız, bizden de hakikaten bir demokratikleşme yaşandığına inanmamızı beklediniz? Olmaz, bunu kimse yemez. Zaten AKP 12 Eylül'ün tüm kurumlarını aynen muhafaza ediyor. En fazla isimleri ve oturma düzenleri değişiyor. Hükümet darbeyle hesaplaşmıyor, hesaplaşılıyor izlenimi vermeyi seviyor sadece.


Gönül ister ki Fethullahından tutun da Ülkü Ocağı denen sivil jandarma yataklarına, Amerikan Filosunu protesto edenlere dini savunmak bahanesiyle saldıran Amerikan dindarlarına, Adına "İkna Odası" denen Nur Serter'lerin dayatmacı zorbalıklarına, Doğudan ailelerinden kopartılıp Ulusalcı Faşist bir zihniyetle "Kardelenler" olarak yetiştirilip daha sonrları Ordudaki bazı subayları kullanmak için seks kasedi oluşturmakta kullanılan kızların müsebbibi Türkan Saylan lara, Üniformalı denetlenemez finans devi OYAK'a, Örtülü ödeneklere, ADD, Kemalist Atılım Derneklerine, Kuvayı Milliyelere , Tatbikatlarda veya rasgele çöpe atılan bombalarla ölen Ceylanlara, Nöbette eline el bombası tutuşturulduğu için ölen askerlerin müsebbibine, Dağlıca, çukurca vs ye varana dek her ne varsa hepsinin bir bir hesabı sorulsun. Olaylar derin kökleriyle beraber ele alınıp şeffaf mahkemelerde aydınlatılıp gereği yapılsın... YÖK le hesaplaşıp MHP ile hesaplaşılmıyorsa, Militarist Diktanın yerini "neyi muhafaza ettiği belli olmayan muhafazakar demokrat bürokratik vesayet" alacaksa, Bir zorbalığı diğerine değişmek elbetteki halkın hesaplaşması olarak isimlendirilemez. Ama bu demek değildir ki bu şekilde adil bir hesaplaşma sözkonusu değil diye asit kuyularını açmaktan vazgeçilsin. Bu demek değil ki Askeri zorbalık yerine bürokratik zorbalık göz kırpıyor diye Balyoz dan, bizim çocuklardan, istanbulu tepelemek isteyenden hesap sorulmasın. Ne yani AKP Güleni kayırıyor diye, Ulusalcı Kodaman Vesayetin güç alanı daralıp muhafazakar demokrat (ne demekse ) alan genişletiliyor diye, düne kadar konuşulamayıpta bugün tartışılanlar tartışılmasın mı? Kürt Sorunu tanımı, dersim katliamının itirafı, derin yapılanma planları öyle veya böyle gündem olabiliyorsa burada en insaflı yaklaşım şu olur : "Yetmez ama daha adil ve sürekli olmak kaydıyla sürece devam edilsin"

Gelelim ikinci paragrafa... Demek bu ülkeyi bir avuç dinsiz kurdu ha? Önce karar verin, demokrat bulmadığınız için mi yoksa kuranlar dinsiz olduğu için mi karşısınız onlara? Kaldı ki bunlar nasıl dinsizlerse, ülkede hiç gayrı müslim bırakmadılar. Ne Rum, ne Ermeni, ne Süryani hiçbir şey kalmadı. Alevilerin cemlerini bile kovuşturdular. Zorunlu din dersleriyle sünni islamı(yani sizin inancınızı) tüm topluma dayattılar. Diyanet İşleri Başkanlığı kurup herkesin vergisiyle sadece sizin inancınızı finanse ettiler. Öyle yarım yamalak bir laiklik kurdular ki! Buna karşın hala beğenmiyorsunuz. Türban konusu başta olmak üzere çeşitli gerekçelerle beğenmeyişinizin sebebini anlıyorum. Ama cumhuriyeti kuranların dinsiz olduğu, dinsizleri kayırdıkları, dinsizliği dayattıkları türünden iddialarınız baştan sona tarihin çarpıtılmasıdır, yalandır, en mazlum grubu zalim gibi gösteren bir vicdansızlıktır. Ve siz mesele dinsizlik olduğunda 1400 yıllık tarihiniz boyunca bir kez olsun vicdanlı birşey yapmadınız.

Evet bu ülkeyi bir avuç dinsiz kurdu. Bunda şaşılacak ne var anlamıyorum. M.Kemal İslam Düşmanı bir Ateist değil miydi? Onun en hakiki mürşidi müsbet ilimdir ve "gökten indiği sanılan" ilkel kanunlara ihtiyacı olmadığı gibi, onun kurduğu ülke şeyhler,müritler, meczuplar ülkesi de olamaz. Onun ülkesinde "Halka Rağmen" devletin dini yoktur. Devlet Laiktir. Yüzde doksanı müslüman da olsa herkes laikliğe dine bağlanır gibi bağlanmalı, eleştirememelidir. O önder Kuranı Arapçadan Türkçeye çevirmiştir ki "türkoğluna arap yazmasının ne kadar saçmasapan olduğu belli olsun".
Türkçe tefsir yazdırmıştır ki "Arapçanın türkçe üzerinde din bahanesiyle oluşturduğu tahakküm kırılıp arap etkisinden kurtulunsun".
Cumhuriyetin kurucusu ve yaveri İsmet ateist değiller miydi yani? Birileri utanmasa diyecek ki M. Kemal İmam idi, İsmet de müezzin. Laiklik yerine de şeriatı ilan ettiler... Öyle mi?
Yükselen sosyalist etki karşısında dalgakıran etkisi yaratıp ABD politikalarına destek olmak için İmam Hatipleri kuranlar bunu İslamı sevdikleri için değil konjonktör gereği yaptılar. Ama nedense asli bir etki gücü olan medreseleri açmaya izin vermediler.
Diyaneti kurdular ki yüzde doksanı müslüman olan bir halkın din adamlarının teesirine girmesi ve taze rejim için tehdit olması engellensin. Nitekim İranda diyanet benzeri bir kurum olmadığı için mollalar şahı devirdiler. Bu alan laiklik bahanesiyle boş bırakılamazdı. Haliyle diyanet kurumu aracılığıyla din devlet kontrolüne alınıp ehilleştirildi, mollaların etkisi kırıldı, rejime muhalif olmak yerine onu meşrulaştırıcı, cürümlerine fetva uydurucu, kullanılmaya müsait bir araca dönüştürüldü. Şimdi bazı cahilce yaklaşımlar sanıyor ki rejim çok dindar olduğu için diyaneti kurup dini korudu. Oysa rejim diyaneti kurarak kendisini dini kanallarla yıkabilecek etkenleri bertaraf etti. Yani kendisini korudu. Bugün bile diyanet dışında camilerde, medreselerde dini faaliyet serbest bırakılırsa bir on yıl sonrası sanıyormusunuz ki diyanetsiz dönem diyanetli dönemden daha az dinsiz olacak? Bence yatıp kalkıp diyanet var diye cosmos'a veya kutsal kendiliğinden oluşçu enerjiye veya evrime dua edin :D
Devlet asli kimliğini müslüman tanımdan arındırıp "türk" tanımı üzerinden belirledi. Yani dini kimlik yerini Ulusçu etnisiteye dayalı kimliğe bıraktı. Bu kimliğe geçişin en önemli adımını şeyh said kıyamını bastırmakta ve dersimi kanatmakta buldu. Hulasa Kürt kimliğini ve farklılıkları yok sayarak Türk Ulus kimliğini dayattı. Bu noktada diyaneti geniş ve etkin halkayı elde tutup destek için kullanırken buna muhalif bir ikinci azınlık kurum olarak cemevi açmayı sakıncalı buldu. Yani devlet islamcı olduğu için değil, rejiminin menfaati gereği aleviliği kurumsal bir yapıya kavuşturmadı. Ulusalcı aleviler hala bu gerçeği görmek istemeyip Laik Kemalist rejimi "sünni heterodoks yapılanmanın" hamisi, savunucusu olarak okumayı tercih ediyorlar. Eh pek tabii bir şekilde stockholm sendromu na maruz kaldıkları için, asıl nedene sataşacak cesareti gösteremeyip, kendilerini ezenden hesap sormak yerine ötekileştirilmiş farazi bir hedefi taşlamayı uygun görüyorlar.
Rejim bir ara kuranı yasakladı, ezanı değitirdi, kılık kıyafet bahanesiyle sokaklarda cadı avına çıktı ise de yüzde doksandan fazlasını müslüman inanca sahip halkın oluşturduğu bir ülkede komünist bir ülkedeki gibi dini sembol ve değerleri tamamen kazıyacak gücü olmadığını bildiğinden, enazından onu krndi varlığına zarar vermeyecek basit sembollerle başbaşa bırkmanın uygunluğunu gördü. Bu noktada kimlikte dini İslam yazsa ne olacak yazmasa ne olacak. Nihayetinde her kimlik sahibinin öncelikli dini laik kemalist ilkeler olduktan sonra.
Sanki kimlikte islam yazdı diye bir hristiyan müslüman mı olacak? Bu bakış açısıyla evrenin müfredata koyduğu m.kemal ağırlıklı zorunlu din dersini sosyalist bloka karşı konjonktör gereği koyduğunu anlamakta güçlük çekilmez. Eğer evren paşa bu dersi çok dindar olduğu ve islam adına müfredata koyduysa neden askeri okullara da koymuyor? Komik olmayalım. Evren paşa daha islamın şartını bilmezken onu utanmasa şeriatçi ilan edecekler var :)

Dediğim gibi TC laik bir devlettir (nasıl laiklikse). Haliyle M.Kemal ve İsmet gibi dinsizlerin (bunların dini inancı benimsemedikleri malum) hayat felsefeleri, bakış açıları paralelinde şekillendi TC rejimi. Sanal bahanelerle bu gerçeği yok sayamazsınız.

upuaut
05-02-2012, 10:36
34. mesajımdaki komediden ne Atatürk, ne de diğerleri sorumludur. Bu yüzden, o mesajla birlikte Atatürk'ün bir açığını çıkarttım diye bir hüsnü kuruntunuz olmasın.

Birilerinin bu millete kökenini, yani nereden geldiğini, atalarının hangi dili konuştuğunu anlatması lazım. Bunlar bilinmediği zaman, ortaya Atatürk hakkında Tophane'deki Artwalk galerisindeki gibi komedi şeyler ortaya çıkar.

Bizim asli dilimiz Türkçe'dir. Bu dili binlerce yıl boyunca kullanabilmek için pekçok alfabe değiştirdik, ama dilimizi değiştirmedik. Bu durumda Kuran yazımı sırasında "Arapça" dilinin seçilmiş olması, Kuran taraftarlarının hangi milletten olduğunu gösterir. Biz de Türküz.

Fakat yeryüzünde hiçbir millet, ne kadar büyük sarsıntılar yaşarsa yaşasın, dilini değiştirmez. Atatürk'ün tek yaptığı şey, Türkçe'yi korumak idi. Bundan dolayı Atatürk'ün Kuran'ı Türkçeleştirmesi ve ibadeti ana dilde yapmak istemesine bir suçlama gözüyle bakamayız. Sorun, Osmanlı Devleti'nde Türkçe'nin Arap alfabesiyle kullanılması nedeniyle Kuran'a ve ibadete Arap gözüyle bakanlardadır. Onlar, Kuran ve ibadet yoluyla Arap alfabesinin Türkçe'ye galip geleceğini düşündüler ve bunu Atatürk'ten istediler. Atatürk de onların isteğini kırmadı ama, sonuçta ülkemizi temsilen en öne din adamımızı geçirmesine rağmen, ortaya kafada sarık, Avrupai bir frak üzerine cübbe, elinde baston ve ayakta iskarpinle tamamlanan ve adeta Darwin'in yıllardır aradığı bir ucube çıktı!!! Fakat imamın arkasındaki hatunlar ve beyler nasıl da Avrupai olmuşlar ve Avrupalılar parmaklarını ısırmışlardı, değil mi? İşte bu, Avrupalılar'ın ve Yahudiler'in bir türlü anlayamadıkları konudur. Anlayabilmeleri için 40 fırın ekmek yemeleri gerekir. Atatürk de öyle yaptı zaten. Batı'nın bu değişimi anlayabilmesi için herşeyi zamana bıraktı!

upuaut
05-02-2012, 13:21
Arkadaşlar, bir önceki mesajımda Türkçe'nin ne kadar geriye gittiğine ilişkin Rıza Zelyut'un "Kızılderililer Ergenekon’dan gitmişler (http://www.gunes.com/2012/02/05/yazar/1911/riza_zelyut/kizilderililer_ergenekon_dan_gitmisler.html)" makalesini vermeyi unutmuşum.

Atatürk'ün "Güneş Dil Teorisi"nden sonra Tahsin Mayatepek'in Meksika büyükelçiliğine ataması ve Mayatepek'in burada çok sayıda sözcüğün Türk ve Maya dillerinde aynı olduğunu saptaması sonucu Türkçe'de yeni bir çığır açılmıştı. Tabii ki Mayatepek’in iki kültür arasında bulduğu ortak noktalar sözcüklerden ibaret değildi; her iki kültür arasında, Mayalar’ın ayyıldızlı davullarından, Şamanik kültüründen, kilim desenlerinden, sembollerinden tüy takma alışkanlıklarına kadar pek çok ortak nokta mevcuttu. Tarihçilerin o dönemdeki tespitinde de Türklerin Bering Boğazı’ndan Kuzey Amerika’ya geçtiği bilgisi yer alıyordu.

Fakat bu bulgular henüz o dönemde yeni idi ve ispatlanması için de çok zaman gerekiyordu. İşte bu fırsattan istifade eden kimi fırsatçılar (ki bunlar, içimizdeki işbirlikçileri saymuyorum bile, Türkler'in Anadolu'dan sökülüp atılması için Yunanlılar, İngilizler, ABD'liler ve diğer emperyal devletler), bu iddiaların doğru olmadığını ve bu iddiaları dile getirenleri faşist olarak suçluyorlar ve alaya alıyorlardı. Ancak zaman emperyal devletleri değil, artık genetik olarak da ispatlanan bu iddiaları dile getirenleri, başta Atatürk olmak üzere Mayatepek'i ve dil-kültür bilimcilerimizi haklı çıkarıyor. Bu gerçekler karşısında onlara hiç kızmayın, çünkü onlar, şimdilerde Türk milletinin büyüklüğünü gösteren bu yeni keşifler yüzünden sinir krizleri geçirmekle meşguller!!!

AlbatrosS
05-02-2012, 14:15
Doğudan ailelerinden kopartılıp Ulusalcı Faşist bir zihniyetle "Kardelenler" olarak yetiştirilip daha sonrları Ordudaki bazı subayları kullanmak için seks kasedi oluşturmakta kullanılan kızların müsebbibi Türkan Saylan lara



Bu iddianı kanıtlamazsan sizi MÜFTERİ SAPIK ilan edeceğim. Siz terbiye ve edeb modülünü de aştınız artık. Dininiz size sizin gibi düşünmeyen herkesi TAHKİR ehliyeti verebilir; ancak


AİLELERİNDEN KOPARILIP CARİYE EDİLEN kızları arıyorsan tüm sülalesini katlettiği kızları kendine KARI YAPAN; bunu da HAYIR İŞİ diye lanse eden MUHAMMED'e bakacaksın önce.

Sayısı bilinmiyen miktarda kız çocuğunu CARİYE-KUL yapmak ASR-I SAADET'în kurumsallaşmış HAYIR PARADİGMASI'dır.

Ha SAYLAN'ın yaptığı işin kültürel ASİMİLASYOn yarattığını iddia etmek bir şey; kadını PEZEVENK ilan etmek başka bir şeydir. Yahu siz ne İZAN yoksunu insanlarsınız. Utanmadan bir de AHLAK'tan bahsedersiniz.


YÖK le hesaplaşıp MHP ile hesaplaşılmıyorsa, Militarist Diktanın yerini "neyi muhafaza ettiği belli olmayan muhafazakar demokrat bürokratik vesayet" alacaksa, Bir zorbalığı diğerine değişmek elbetteki halkın hesaplaşması olarak isimlendirilemez.

Edilemez elbette. Peki bu edep, haya, ölçü ve ahlak yoksunu LİNÇ MAKİNESİ'nin insanlara attığı çamurları zerre şüphe duymadan DOĞRU ADDETMEK?


Ama bu demek değildir ki bu şekilde adil bir hesaplaşma sözkonusu değil diye asit kuyularını açmaktan vazgeçilsin. Bu demek değil ki Askeri zorbalık yerine bürokratik zorbalık göz kırpıyor diye Balyoz dan, bizim çocuklardan, istanbulu tepelemek isteyenden hesap sorulmasın. Ne yani AKP Güleni kayırıyor diye, Ulusalcı Kodaman Vesayetin güç alanı daralıp muhafazakar demokrat (ne demekse ) alan genişletiliyor diye, düne kadar konuşulamayıpta bugün tartışılanlar tartışılmasın mı? Kürt Sorunu tanımı, dersim katliamının itirafı, derin yapılanma planları öyle veya böyle gündem olabiliyorsa burada en insaflı yaklaşım şu olur : "Yetmez ama daha adil ve sürekli olmak kaydıyla sürece devam edilsin"

Edilsin de biz bunca lafı edene kadar oturup İKİ SATIR ELEŞTİRİYİ DE SİZ YAPIN. Nedim Şener'le Ahmet Şık'ı Hanefi AVcı'yla aynı örgüt potasında eriten bir iddianame'nin ciddiyetsizliğini eleştirmek için bizi beklemeyin.

KCK kepazeliğinin siyasal bir LİNÇ operasyonu olduğunu söylemek için 8000 kişi mi gerekiyordu?

Yoksa ULUDERE katliamı mı?

Evet bu ülkeyi bir avuç dinsiz kurdu. Bunda şaşılacak ne var anlamıyorum. M.Kemal İslam Düşmanı bir Ateist değil miydi? Onun en hakiki mürşidi müsbet ilimdir ve "gökten indiği sanılan" ilkel kanunlara ihtiyacı olmadığı gibi, onun kurduğu ülke şeyhler,müritler, meczuplar ülkesi de olamaz. Onun ülkesinde "Halka Rağmen" devletin dini yoktur. Devlet Laiktir. Yüzde doksanı müslüman da olsa herkes laikliğe dine bağlanır gibi bağlanmalı, eleştirememelidir. O önder Kuranı Arapçadan Türkçeye çevirmiştir ki "türkoğluna arap yazmasının ne kadar saçmasapan olduğu belli olsun".
Türkçe tefsir yazdırmıştır ki "Arapçanın türkçe üzerinde din bahanesiyle oluşturduğu tahakküm kırılıp arap etkisinden kurtulunsun".
Cumhuriyetin kurucusu ve yaveri İsmet ateist değiller miydi yani? Birileri utanmasa diyecek ki M. Kemal İmam idi, İsmet de müezzin. Laiklik yerine de şeriatı ilan ettiler... Öyle mi?
Yükselen sosyalist etki karşısında dalgakıran etkisi yaratıp ABD politikalarına destek olmak için İmam Hatipleri kuranlar bunu İslamı sevdikleri için değil konjonktör gereği yaptılar. Ama nedense asli bir etki gücü olan medreseleri açmaya izin vermediler.
Diyaneti kurdular ki yüzde doksanı müslüman olan bir halkın din adamlarının teesirine girmesi ve taze rejim için tehdit olması engellensin. Nitekim İranda diyanet benzeri bir kurum olmadığı için mollalar şahı devirdiler. Bu alan laiklik bahanesiyle boş bırakılamazdı. Haliyle diyanet kurumu aracılığıyla din devlet kontrolüne alınıp ehilleştirildi, mollaların etkisi kırıldı, rejime muhalif olmak yerine onu meşrulaştırıcı, cürümlerine fetva uydurucu, kullanılmaya müsait bir araca dönüştürüldü. Şimdi bazı cahilce yaklaşımlar sanıyor ki rejim çok dindar olduğu için diyaneti kurup dini korudu. Oysa rejim diyaneti kurarak kendisini dini kanallarla yıkabilecek etkenleri bertaraf etti. Yani kendisini korudu. Bugün bile diyanet dışında camilerde, medreselerde dini faaliyet serbest bırakılırsa bir on yıl sonrası sanıyormusunuz ki diyanetsiz dönem diyanetli dönemden daha az dinsiz olacak? Bence yatıp kalkıp diyanet var diye cosmos'a veya kutsal kendiliğinden oluşçu enerjiye veya evrime dua edin :D
Devlet asli kimliğini müslüman tanımdan arındırıp "türk" tanımı üzerinden belirledi. Yani dini kimlik yerini Ulusçu etnisiteye dayalı kimliğe bıraktı. Bu kimliğe geçişin en önemli adımını şeyh said kıyamını bastırmakta ve dersimi kanatmakta buldu. Hulasa Kürt kimliğini ve farklılıkları yok sayarak Türk Ulus kimliğini dayattı. Bu noktada diyaneti geniş ve etkin halkayı elde tutup destek için kullanırken buna muhalif bir ikinci azınlık kurum olarak cemevi açmayı sakıncalı buldu. Yani devlet islamcı olduğu için değil, rejiminin menfaati gereği aleviliği kurumsal bir yapıya kavuşturmadı. Ulusalcı aleviler hala bu gerçeği görmek istemeyip Laik Kemalist rejimi "sünni heterodoks yapılanmanın" hamisi, savunucusu olarak okumayı tercih ediyorlar. Eh pek tabii bir şekilde stockholm sendromu na maruz kaldıkları için, asıl nedene sataşacak cesareti gösteremeyip, kendilerini ezenden hesap sormak yerine ötekileştirilmiş farazi bir hedefi taşlamayı uygun görüyorlar.
Rejim bir ara kuranı yasakladı, ezanı değitirdi, kılık kıyafet bahanesiyle sokaklarda cadı avına çıktı ise de yüzde doksandan fazlasını müslüman inanca sahip halkın oluşturduğu bir ülkede komünist bir ülkedeki gibi dini sembol ve değerleri tamamen kazıyacak gücü olmadığını bildiğinden, enazından onu krndi varlığına zarar vermeyecek basit sembollerle başbaşa bırkmanın uygunluğunu gördü. Bu noktada kimlikte dini İslam yazsa ne olacak yazmasa ne olacak. Nihayetinde her kimlik sahibinin öncelikli dini laik kemalist ilkeler olduktan sonra.
Sanki kimlikte islam yazdı diye bir hristiyan müslüman mı olacak? Bu bakış açısıyla evrenin müfredata koyduğu m.kemal ağırlıklı zorunlu din dersini sosyalist bloka karşı konjonktör gereği koyduğunu anlamakta güçlük çekilmez. Eğer evren paşa bu dersi çok dindar olduğu ve islam adına müfredata koyduysa neden askeri okullara da koymuyor? Komik olmayalım. Evren paşa daha islamın şartını bilmezken onu utanmasa şeriatçi ilan edecekler var :)

Dediğim gibi TC laik bir devlettir (nasıl laiklikse). Haliyle M.Kemal ve İsmet gibi dinsizlerin (bunların dini inancı benimsemedikleri malum) hayat felsefeleri, bakış açıları paralelinde şekillendi TC rejimi. Sanal bahanelerle bu gerçeği yok sayamazsınız.



Bunlar cevap değil ki. Bu ülke de laik değil. Mustafa Kemal'in ARAP PUTUNA tapmaması devletin dinsiz olduğunun kanıtı değil. 1400 senelik ÇÖL BEDEVİ'sinin zırvalıklarını eleştirmiş adam. Ama bunun alternatifi olarak da DİNSİZ BİR REJİM koymamış. Yaptığı dini kontrol etmeye çalışmak olmuş. Bir süre sonra da kontrol etmeye çalıştığı şey onu kontrol etmeye başlamış.

Tarikatlar serbest kalsa DİYANET'E RAĞMEN BUNDAN DAHA DİNDAR OLURUZ... demişsiniz.

ERBAKAN'IN oyu kaçtı?

%22.

Bu ülkede şeriatın tabanı maksimum budur. AKP KEMALİSTLERDEN bile LAİK bir partidir. HUUU... Bu ülkeye şeriat gelmeyecekse hamdolsun AKP sayesinde gelmeyecek. Bu sosyolojik bir realitedir arkadaşım. Bu saatten sonra kimse sizin MİLLİ NİZAM'çı zırvalıklarınızı sallamaz. Asr-ı saadet'se bir dindar fantezisi ve belagatı olarak kalır.

İslam protestanlaşma sürecindedir. Yani?

Kapitelistleşiyor. Merkezleşiyor. Entegrasyonu tamamlıyor. Birkaç kuşak sonra o kadar dindarı da bulamazsınız:)

SeBaT
05-02-2012, 15:45
Bu iddianı kanıtlamazsan sizi MÜFTERİ SAPIK ilan edeceğim. Siz terbiye ve edeb modülünü de aştınız artık. Dininiz size sizin gibi düşünmeyen herkesi TAHKİR ehliyeti verebilir

Sen aslında sana senin anlayacağın dilde cevap vermek gerekir; ama maalesef sizin sitenizde insanların tüm değerlerini alaya alıp, dalga geçip küfretme ahlaksızlığı fikir hürriyeti iken ; size yapılan eleştiriler hakaret sayılıp hemen ban yasağına başvuruluyor. Burda daha önce de bir terbiyesize terbiyesizliğinden dolayı cevap yazdım diye bir süre yasaklandım. Sonra da kalkıp dinciler bize cevap veremiyor diye kasım kasım kasılıyorsunuz. Yahu sizin cevaba, fikre tahammülünüz mü var? Neyse seni ciddiye almak gibi bir delilik yapmayı düşünmüyorum. Sana senin gibilerin haberlerinden basit bir link yeter. O yere göğe sığdıramadığın darbecilerin manukyanı saylan hanfendini utanmadan bir de mazlum gibi gösterip aklıyorsunya... Sırf kemalist olması bile bu ülke halkına ihanet etmeye delil iken.... Neyse ya al oku ve git bu haberleri yapanlarla boğuş sayın ergenekon artığı.....

http://www.rotahaber.com/cunta-tegmenleri-nasil-kontrol-ediyor_87475.html

Bu sadece yüzlerce linkten basit bir kesit. Burda bahsi geçen ÇYDD nin baş aktörü Saylandır.


"TEĞMENLERİ KIZLARLA KONTROL EDİN!

Amirallere suikast iddianamesinde sanık teğmenlerden ele geçirilen flash belleklerdeki fişlemelerde genç teğmenlerin örgüte nasıl kazandırıldıkları tüm ayrıntılarıyla anlatılıyor.

İddianameye giren teğmenlerin hazırladığı fişleme dosyalarında teğmenlerin kızlarla kontrol altına alındığına yönelik dikkat çekici bilgilere yer veriliyor. ÇYDD Kadıköy Şubesindeki aramalarda çıkan 'Mektup (Türkan Saylan).doc' isimli dosyada, kendisini 'Plan Prensipler Başkanı S.O.K' olarak tanıtan şahsın yazdığı mektupta, genç teğmenlerin ÇYDD'li kızlarla kontrol edilmesi projesinde 'yardımcı olacak personel' olarak Tuğamiral Levent Görgeç'in ismi ve irtibat adreslerinin verildiğine dikkat çekildi.

KIZLAR TEĞMENLERİ BIRAKMASIN

Mektupta 'Denizyıldızı Projesi'nin çok başarılı olduğu, 'Ata Evleri' ve 'CTP'nin canlandırılması gibi alternatiflerin oluşturulması gerektiğinin belirtildiği vurgulanan iddianamede, ÇYDD'li kızları kullanarak genç teğmenler ve Deniz Lisesi öğrencilerinin nasıl kontrol edileceği de ayrıntılarıyla anlatılmıştı. Mektupta genç teğmenlerin kontrol altında tutulması için yapılması gerekenler de şöyle sıralanmış: 'Yeni mezun olmuş ve kurs aşamasındaki teğmenlerin bürokrat, gazeteci ve öğretim görevlisi tanıdıklarla görüştürülmesinin aksadığı, okudukları süreçte tanıştıkları kızların teğmenlerin evlerine sık sık giderek veya Kocaeli Üniversitesinde tanıdık kızlarla tanıştırılarak kontrol altında tutulması gerekmektedir.'

KADIN GÖNDERİP KONTROL ETTİK

Teğmenleri kızlarla kontrol etme eylemini gösteren fişlemelerden bazıları şöyle:

• Gönderdiğimiz kadınlar sayesinde istediğimiz seviyeye getirdiğimiz...

• Arkadaşlar getirip, götüremediler, peşine taktığımız Üniversiteli kız istediklerimizi işliyor...

• Peşine taktığımız kızı hamile bıraktı. Bebeği aldırdık.

• Kadınlarla ilişkiye giddiği görüntülerin bizde mevcut olduğu, istediğimizi yapıyor, postacılarımızdan biri...

• Eşcinsel olduğunu bildiğimizi biliyor, istediğimizi yapar...

• Sessiz sakin içine kapanık birisi. Kızlarla tanıştırıldı. Bazı programlara katıldı. Şu an gözlem altında tutuyoruz.

• Sosyal yönü kuvvetli birisi. Ders durumu iyi. Kızlarla tanıştırıldı.

• Kızları sınıf arkadaşları ile tanıştırıldı.

Fişlemelerdeki ÇYDD referansı

• I... ablanın referansı ile gelenlerden. ÇYDD ile ortaokul yıllarından bağlantılı güvenebileceğimiz birisi. Programları hiç aksatmadı. Çanakkale grubundan...

• ÇYDD derneğinden ismi geldi. Yaz tatilinde bir kızla tanıştırılacak. Kızlara karşı zafı var. güvenilmez birisi, korkak...

• Tğm. T.B hakkında 'Çağdaş yaşamcı kızlardan Türkan hocanın tanıdığı ve görüştüğü bir kişiydi, önemli bir görevi var.

ADD tarafından özel yetiştirildi
Teğmenlerle ilgili fişleme dosyasından Genel Başkanı Şener Eruygur, Ergenekon Üst Düzey Yöneticisi olarak yargılanan ADD'yle ilgili çok dikkat çekici bir not çıktı. Tğm. T. A. hakkında tutulan fişleme notunda, 'özel yetiştirilmiş birisi' bilgisine yer verildi. Tğm. T. A. hakkında '....A.D.D tarafından özel olarak yetiştirilen öğrencilerden. Tam bir kürt düşmanı... her türlü faaliyetlerde kullanılabilir. Güvenilir. Yönetim kadrosunda yer almalı' ifadelerine yer verildi."

Kaynak: Star gazetesi

AlbatrosS
05-02-2012, 17:56
Sen aslında sana senin anlayacağın dilde cevap vermek gerekir; ama maalesef sizin sitenizde insanların tüm değerlerini alaya alıp, dalga geçip küfretme ahlaksızlığı fikir hürriyeti iken ; size yapılan eleştiriler hakaret sayılıp hemen ban yasağına başvuruluyor. Burda daha önce de bir terbiyesize terbiyesizliğinden dolayı cevap yazdım diye bir süre yasaklandım. Sonra da kalkıp dinciler bize cevap veremiyor diye kasım kasım kasılıyorsunuz. Yahu sizin cevaba, fikre tahammülünüz mü var? Neyse seni ciddiye almak gibi bir delilik yapmayı düşünmüyorum. Sana senin gibilerin haberlerinden basit bir link yeter. O yere göğe sığdıramadığın darbecilerin manukyanı saylan hanfendini utanmadan bir de mazlum gibi gösterip aklıyorsunya... Sırf kemalist olması bile bu ülke halkına ihanet etmeye delil iken.... Neyse ya al oku ve git bu haberleri yapanlarla boğuş sayın ergenekon artığı.....

http://www.rotahaber.com/cunta-tegmenleri-nasil-kontrol-ediyor_87475.html

Bu sadece yüzlerce linkten basit bir kesit. Burda bahsi geçen ÇYDD nin baş aktörü Saylandır.


"TEĞMENLERİ KIZLARLA KONTROL EDİN!

Amirallere suikast iddianamesinde sanık teğmenlerden ele geçirilen flash belleklerdeki fişlemelerde genç teğmenlerin örgüte nasıl kazandırıldıkları tüm ayrıntılarıyla anlatılıyor.

İddianameye giren teğmenlerin hazırladığı fişleme dosyalarında teğmenlerin kızlarla kontrol altına alındığına yönelik dikkat çekici bilgilere yer veriliyor. ÇYDD Kadıköy Şubesindeki aramalarda çıkan 'Mektup (Türkan Saylan).doc' isimli dosyada, kendisini 'Plan Prensipler Başkanı S.O.K' olarak tanıtan şahsın yazdığı mektupta, genç teğmenlerin ÇYDD'li kızlarla kontrol edilmesi projesinde 'yardımcı olacak personel' olarak Tuğamiral Levent Görgeç'in ismi ve irtibat adreslerinin verildiğine dikkat çekildi.

KIZLAR TEĞMENLERİ BIRAKMASIN

Mektupta 'Denizyıldızı Projesi'nin çok başarılı olduğu, 'Ata Evleri' ve 'CTP'nin canlandırılması gibi alternatiflerin oluşturulması gerektiğinin belirtildiği vurgulanan iddianamede, ÇYDD'li kızları kullanarak genç teğmenler ve Deniz Lisesi öğrencilerinin nasıl kontrol edileceği de ayrıntılarıyla anlatılmıştı. Mektupta genç teğmenlerin kontrol altında tutulması için yapılması gerekenler de şöyle sıralanmış: 'Yeni mezun olmuş ve kurs aşamasındaki teğmenlerin bürokrat, gazeteci ve öğretim görevlisi tanıdıklarla görüştürülmesinin aksadığı, okudukları süreçte tanıştıkları kızların teğmenlerin evlerine sık sık giderek veya Kocaeli Üniversitesinde tanıdık kızlarla tanıştırılarak kontrol altında tutulması gerekmektedir.'

KADIN GÖNDERİP KONTROL ETTİK

Teğmenleri kızlarla kontrol etme eylemini gösteren fişlemelerden bazıları şöyle:

• Gönderdiğimiz kadınlar sayesinde istediğimiz seviyeye getirdiğimiz...

• Arkadaşlar getirip, götüremediler, peşine taktığımız Üniversiteli kız istediklerimizi işliyor...

• Peşine taktığımız kızı hamile bıraktı. Bebeği aldırdık.

• Kadınlarla ilişkiye giddiği görüntülerin bizde mevcut olduğu, istediğimizi yapıyor, postacılarımızdan biri...

• Eşcinsel olduğunu bildiğimizi biliyor, istediğimizi yapar...

• Sessiz sakin içine kapanık birisi. Kızlarla tanıştırıldı. Bazı programlara katıldı. Şu an gözlem altında tutuyoruz.

• Sosyal yönü kuvvetli birisi. Ders durumu iyi. Kızlarla tanıştırıldı.

• Kızları sınıf arkadaşları ile tanıştırıldı.

Fişlemelerdeki ÇYDD referansı

• I... ablanın referansı ile gelenlerden. ÇYDD ile ortaokul yıllarından bağlantılı güvenebileceğimiz birisi. Programları hiç aksatmadı. Çanakkale grubundan...

• ÇYDD derneğinden ismi geldi. Yaz tatilinde bir kızla tanıştırılacak. Kızlara karşı zafı var. güvenilmez birisi, korkak...

• Tğm. T.B hakkında 'Çağdaş yaşamcı kızlardan Türkan hocanın tanıdığı ve görüştüğü bir kişiydi, önemli bir görevi var.

ADD tarafından özel yetiştirildi
Teğmenlerle ilgili fişleme dosyasından Genel Başkanı Şener Eruygur, Ergenekon Üst Düzey Yöneticisi olarak yargılanan ADD'yle ilgili çok dikkat çekici bir not çıktı. Tğm. T. A. hakkında tutulan fişleme notunda, 'özel yetiştirilmiş birisi' bilgisine yer verildi. Tğm. T. A. hakkında '....A.D.D tarafından özel olarak yetiştirilen öğrencilerden. Tam bir kürt düşmanı... her türlü faaliyetlerde kullanılabilir. Güvenilir. Yönetim kadrosunda yer almalı' ifadelerine yer verildi."

Kaynak: Star gazetesi


Size alıntılar yapmakta fayda var;

''...

Genelkurmay’ın Gülen hareketine yönelik bu düşmanca tavrını hiçbir vicdan sahibi onaylayamaz… Genelkurmay karargâhının kimi toplumsal kesimlere, kimi sivil örgütlenmelere bu şekilde düşman olma hakkı yoktur, olamaz. Bu hem hukuken hem de ahlaken kabullenilemez bir durumdur… Başbuğ’un son konuşmasında bir sürü şey muğlaktı ama tek şey netti… Başbuğ yönetimindeki Türk genelkurmayının şu an başlıca hedefi Gülen hareketinin nüfuz alanının daraltılması ve faaliyetlerinin olabildiğince iğdiş edilmesidir… Bu zihniyeti paylaşan birçok yayın organı da Gülen hareketine ilişkin maksatlı, dezenformatif ve bel altı vuran yayınlar yapıyor… Adeta Gülen hareketinin dağıtılmasına ilişkin bir operasyonel zemin hazırlıyor bu yayın organları…

Fakat üzücü olan Gülen hareketinin yayın organlarının da ÇYDD ve ÇEV ile ilgili aynı operasyonel zihniyetle davranabilmesi… Bu iki Kemalist derneği PKK’lılıkla ve Hıristiyan misyonerliğiyle bağlantılı gösteren saçma sapan ve ahlakdışı haberlere imza atabilmesi… Ulusalcı-Ergenekoncu medya organlarının dindar kesimlere ve Gülen hareketi mensuplarına yönelik kullandıkları dilin aynısını ÇYDD mensuplarına ve Türkan Saylan’a dair kullanıyor hareketin yayın organları…… Özel Kuvvetler Komutanlığı’nın ÇYDD ve ÇEV ile ilgili ifade ettiklerine itibar ederseniz, aynı kurumun Gülen hareketiyle ilgili saçma sapan raporlarına da itibar etmek zorunda kalırsınız… Gülen hareketiyle ilgili onca dezenformasyonun nereden kaynaklandığını düşünüyorsunuz? O bütün “Cemaat ABD’nin piyonudur. Okulların yerini önce ABD belirliyor, sonra orada okul açıyorlar. Fethullah Gülen ABD’ye payandalık ediyor” söylemlerinin kaynağı neresi?

...''


ÇYDD onbinlerce çocuğa eğitim ve burs veren bir dernek. Muhakkak ki içlerinden bazıları birtakım hukuksuz işlere karışmış olsun. Bu nasıl bir zihniyetttir ki bir kurumun tamamının misyonunun PEZEVENKLİK olduğunu yine kendi haklarında yüzlerce sayfalık KARAPROPAGANDALAR yapan bir kurumun fişleme ve verilerine dayanarak iddia edebilir?

ÜSLUP MESELESİ:


Önce haddinizi ve izanınızı bilecek sonra yorum yazacaksınız. 1400 yıllık bedevi putuna eleştiri yapmak HAKARET DEĞİLDİR. Ha, sizin şahsınıza tek lafım olursa o zaman söz hakkınıza sahipsiniz eyvallah.

Ancak ben düşmanım dahi olsa Özel harp zırvalıkları ve kirli propagandayla eleştirmem. Bakın bakalım SİYASAL İSLAM'a bir tane ÖZEL HARP DİLİ'yle kaleme alınmış eleştirim var mıdır?

Bakın bakalım Müslüman'lara bir tane KARA PROPAGANDA MAHİYETİNDE yazım var mıdır?

Biz Bursa'da karısını ŞEYHİNE SUNAN MÜSLÜMAN profilinden tüm bir camiayı karalamayı bilmiyor muyduk? Yapamaz mıydık?

Sayın Sebat;

Bizim böyle basitliklere ve ahlaksızlıklara ihtiyacımız yoktur. Türkan Saylan'ın müridi de değilim. Hatta fikriyatımız tamamıyla zıttır. Ben anti-devletçi, anti-kemalist ve anti-faşist biriyim. O aydınlanmacı sol kemalist bir kadın. ANCAK böyle basit işlere tevessül edecek kadar AŞAĞILIK biri olmadığını da biliriz. Bunların 3. sınıf özel harp taktikleri olduğunu da biliriz.

Askeri cenahın GÜLEN OKULLARI'na bakışı neyse; sizlerin ÇYDD derneğine bakışınız ne yazık ki aynı bağnazlık ve cehalettedir. Gönül isterdi ki elle tutulur daha insaf ölçülerinde buyrun eleştirinizi yapınız.

Dikkat buyurduysanız KEMALİST REJİM VE ORDU eleştirilerinizde size itiraz etmedim. Ettiğim yerlerde de mevzuları saptırdınız. Zaten onlara iki çift kelam edememişsiniz.

NETİCE İTİBARİYLE;

Onbinlerce üyesi olan bir derneğin içinden gayrı hukuki işlere meyledenler çıkabilir. Bu o derneğin misyonunun o kişilerin yaptığı işler olduğunu göstermez. Bunu ilkokul bebesi çocuklar bile anlar.

Velev ki ordu bu dernekten bazı kadınları bu amaçla kullandı. Bunun SAYLAN'ın bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı ne malum?

Kusura bakmayın ama biz AHMET ŞIK ve oda tv davalarında PC'LERE VİRÜS YOLUYLA BİR TAKIM DOSYALARIN YÜKLENDİĞİNE şahit olduk.

Saylan'ın Pezevenklik yaptığını iddia etmek Gülen Cemaatinin silahlı bir terör olduğunu iddia etmekten farksızdır. Nazarımda ikisi de aynı kapıya aynı zihne delalet eder.

Bu iddialara Saylan'ın kökeninden tutun da PKK'ye yardım ettiğine kadar akıl-izan dışı bir sürü itham ekleniyor. Gülen okulları'nda yakınları PKK sempatizanı yüzlerce genç-öğrenci kalmaktadır. Burs verdiğin birinin ailesinde pkk sempatizanının olması o kurumun kimliğini oluşturmaz.


Seviyeyi bu denli düşürürseniz aldığınız cevaplardan bir zahmet hayıflanmayın. Sizi makuliyete davet ediyorum...

jadi
05-02-2012, 20:12
Basbakan, "ataturkcu bir nesil yetistirmek istiyoruz" deseydi, eminim devrimci yigitler hicbir rahatsizlik duymazdi. Duysalar bu gune kadar duyarlardi zaten. Tc'nin 90 yildir yaptigi(yapmaya calistigi) sey budur.

Iste su

http://www.facebook.com/photo.php?fbid=162427060538475&set=a.161931543921360.34294.160889410692240&type=1

Bu da konuyla alakali faydali bir yazi

http://www.marksist.org/haberler/6231-ferhat-kentel-dindar-nesiller

Jolly Jocker
05-02-2012, 20:38
Jadı,

Senin önyargılarından artık bıktım. Bezdim de. Deli misin nesin ya?

Bilmiyor musun kemalist falan olmadığımızı, kuvvetle eleştirdiğimizi?

Açtığım onca başlığın tek tek linkini mi vereyim şimdi?

Ulusalcılar da liberallikle, AKP'lilikle suçluyor beni.

Birbirinizden farkınız yok. Bak bu konuda da ne yazmışım;

İslamcıların yıllarca devletin resmi ideolojisini eleştirip ''ideolojilerden arındırılmış'' bir eğitim sistemini savunmalarının samimiyetsizliği de bu sözlerde kendini dışa vurmuş. ''Muhafazakar demokrat bir nesil yetiştirmek'' basbaya ideolojik bir nesil yetiştirme kararlılığı değil midir? Resmi ideoloji dayatması yerine islamcı ideoloji dayatması. Demokratik bir tavırla, ''Biz herşeyi, her görüşü anlatacağız, gençler tercihlerini özgürce yapsın'' demiyor.
İslamcıları, AKP'yi eğitim konusunda kemalistlere benzer tavır aldıkları için eleştirmişim. Nasıl bir eğitim sistemi istediğimi de belirtmişim. Her görüş anlatılsın, gençler tercihini özgürce yapsın demişim.

Öyle ya, gençlik yetiştirmek size mi kaldı? Gençlik illa birinin güdümünde mi olmalı? Kendi yolunu çizemez mi? Sebze mi yetiştiriyorsunuz?

Ama sen AKP'yi haklı olarak eleştirdik diye son derece partizan ve tahammülsüz bir tutumla konuyu değiştirmeye çabalıyor, bunu yapabilmek için de bizim Atatürkçü eğitim sistemiyle sorunumuz olmayacağını iddia ediyorsun.

İftiradır bunun adı.

Milli eğitimin bizimle sorunu var bir kere.

Atatürkçü eğitim dediğin şey özellikle 12 Eylülden sonra antikomünist içeriğe büründürüldü.

Şahsen milli eğitimle de dini eğitimle de sorunum var.

Hatta ''eğitim'' kavramıyla sorunum var. Çünkü içine militarizm sinmiş bir kavram bu. Okullarda öğrenciler tıpkı kışlalardaki numaralandırılıyor, rahat-hazır ol hareketlerine maruz kalıyor, azar işitip şiddet görüyor, ceza alıyor, yarıştırılıyor, eleniyor, yoklamalar alınıyor v.s.

''Köpekler eğitilir, insanlar öğrenir'' diye alanlarda slogan atan biriyim ben.

Atatürkçü eğitime senden bin kat uzağım, merak etme.

Ama bu demek değilki dinci eğitime sessiz kalayım.

Farkımız burada. Sen demokrat falan değilsin. AKP'nin partizanısın.

Jolly Jocker
05-02-2012, 21:33
SeBat,

Kemalistler gibi hemen agresifleşmeyen, demokrasiyle tanışık, zeka seviyesi kemalistlerden daha yüksek bir ''şeriatçı'' olduğun izlenimi edindim. Yani olumlu bir izlenim. Küfür etmeden derdini anlatan insanlarla, -hele ki bir de karşı görüştense-, konuşmaya bayılıyorum. O yüzden uzun uzun yanıtlayacağım seni.

Gönül ister ki Fethullahından tutun da Ülkü Ocağı denen sivil jandarma yataklarına, .... , Dağlıca, çukurca vs ye varana dek her ne varsa hepsinin bir bir hesabı sorulsun. Olaylar derin kökleriyle beraber ele alınıp şeffaf mahkemelerde aydınlatılıp gereği yapılsın...
''Gönül bunları da istiyor ama ne yapalım, kısmet değilmiş'' diyemem ben sizler gibi; yapılmadığında sertçe eleştiririm, kusura bakma öncelikle.

Ne yani AKP Güleni kayırıyor diye, Ulusalcı Kodaman Vesayetin güç alanı daralıp muhafazakar demokrat (ne demekse ) alan genişletiliyor diye, düne kadar konuşulamayıpta bugün tartışılanlar tartışılmasın mı? Kürt Sorunu tanımı, dersim katliamının itirafı, derin yapılanma planları öyle veya böyle gündem olabiliyorsa burada en insaflı yaklaşım şu olur : "Yetmez ama daha adil ve sürekli olmak kaydıyla sürece devam edilsin"
Mesele sunduğun gibi değil. Mesele, hükümetin eksiklerinden ibaret değil. Bundan ibaret olsaydı belki dediklerin dikkate alınabilirdi. Mesele şu;

- Hükümetin eksikleri bir hayli fazla. Ve hükümet taraftarlarında bu eksikleri talep etmekten ziyade yaptığı kadarını yeterli bulup hükümeti demokrat ilan etme yönünde bir telaş var. Hükümetin yaptıkları içerisinde önemli işler var fakat ''Türkiye demokratikleşti'' diyemeyiz hala.

- Hükümetin ''derin devleti tasfiye ediyorum, ülkeyi demokratikleştiriyorum'' derken, kendi köklerini temize çekme, darbecilerle yan yana durmuş pek çok yapıyı hasır altı etme(Fethullahçılar, MHP ve Ülkü Ocakları, emperyalizm, sermaye sınıfı v.s.) gibi cinlikleri var ki maruz görülemez! Üç-beş generali ortaya atıp geri kalanı gözden uzak tutmaya ve ''darbelerle hesaplaşma sürecini'' bu kadarla bitirmeye kalkarsanız her aklı başında samimi demokratın itirazını duyarsınız.

- Hükümet ''darbeci zihniyetle hesaplaşıyorum'' derken tarihi de baştan yazmaya koyuldu. Sivas katliamını PKK'yle ilişkilendirip radikal islamı temize çekmeye kalkmaktan tut tüm bir sosyalist solu 'kemalist kırması sol cuntacılara' indirgemeye kadar her türlü haksızlığı yaptı. ''Demokratikleşliyoruz'' denirken ikinci bir resmi tarih yazımına, tarihin çarptırılmasına göz yumacak halimiz yok. Etik duygusu olan hiçkimse buna göz yummaz. Öte yandan hükümet devleti, resmi ideolojiyi, orduyu v.s. sadece kendi tabanının(aslında tümünün de değil sadece yeşil sermayenin) çıkarları için eleştirdi. Kendine, kendi köklerine, genel olarak islamcı siyasete ve şeriat pratiklerine en küçük bir özeleştiri bile getirmedi. Dünyanın öbür ucundaki K.Kore'yi diline dolayanlar ne hikmetse İran'ı, Arabistan'ı görmediler. Hala görmüyorlar. Hal böyle olunca aslında laik kesimdeki dinci dikta tedirginliğini de gidermeme yoluna gitmiş oluyorlar. Bu kadar gergin bir politik atmosfer varsa bu sadece ergenekoncuların mahareti değil.

- Hükümet ve yandaşları 12 Eylül kurumlarını tasfiye etmekten ziyade kendileri kadrolaşma yoluna gittiler. Yaş'ta sadece oturma sırası değişti. YÖK aynen duruyor. Şimdi hükümet özel yetkili mahmeleriyle adeta yeni bir İstiklal Mahkemesi dönemi açıyor. Muhaliflerini bastırmak için de bu ''demokratikleşme'' retoriğinden etik dışı biçimde faydalanıyor. Protesto yapan öğrenci, HES'i protesto eden köylü, eşcinseller, ateistler, nikahsız yaşayanlar, Kürtler(başta KCK olmak üzere), Aleviler v.s. ne kadar farklı ve muhalif kesim varsa canına okunuyor. Bunun adı demokratikleşme değildir. Bunları görmezden gelmek de kabul edilemez. İfade hürriyetinin olmadığı, basın özgürlüğünün mahvedildiği, karikatüristlere bile dava açıldığı, hükümetten yana derneklere hukuki işlem yapanların cezalandırıldığı(Deniz Feneri davası savcılarının başlarına gelenler gibi) bir memlekette birileri ''demokratikleşiyoruz'' diyor diye tüm bunlar görmezden gelinecek değil!

- ''Yetmez ama evet'' tutumu, hiçbir eleştirelliği olmayan, yapılan herşeyin de eksik olmasına karşın baştan sona doğru olduğunu vurgulayan bir tutum. Kesinlikle yanlış. Üstte yanlışlarından küçük örnekler verdik.

İfade hürriyeti, uzun tutukluluk süreleri, keyfi gözaltılar... Bunlar az-buz şeyler değil. İlla kendi başınıza gelince mi tepki göstereceksiniz? Sizin demokrasiniz bu mu? Etiğiniz ve vicdanınızın çapı bu kadar mı?


Evet bu ülkeyi bir avuç dinsiz kurdu. Bunda şaşılacak ne var anlamıyorum. M.Kemal İslam Düşmanı bir Ateist değil miydi?
Demek istediğimi anlamamışsın. Bir öernekle açıklayayım; Marksizmde kişinin proleter ya da burjuva olduğunu direkt mensup olduğu sınıfsallıktan ziyade hangi sınıfın çıkarına hizmet ettiği belirler. Mesela Engels dahil olduğu sınıf bakımından burjuvadır ama solcudur, bir işçi ise sağcı olabilir. Engels proleteryanın çıkarlarına hizmet eden bir sistemi savunduğu için proleter devrimcisi olarak anılır. Benzer bir durum benim bir önceki şletimdeki kemalizm eleştirim için de geçerli. M.Kemal kendisi dinsizdir ama bu kurduğu devletin dinsiz olduğu anlamına gelmemekte. ''İslamı ya benim gibi anlayacaksın ya da dinsizsin!'' diye birşey yok Sebat. Önce bunu kafana iyice sok. TC dinsiz ve laik bir devlet değil dinli bir devlettir. Her zaman böyleydi. Devletin dini kontrol altına alması ve yeri geldikçe kullanmasının kökeni Bizans'a kadar gider. Osmanlıda da vardır. Diyanetli, zorunlu din dersli, imam hatipli v.s. bir laiklik olmaz. Böyle ateist devleti de olmaz. Tamam doğrudur, şeriatçı ya da islamcı da değildir. Zaten olduğunu iddia etmemiştim. Ama sen devletin dinsiz olduğunu öne sürmüştün. İşte bu yanlış. Devlet dinlidir. Dini de islamdır. Sünni ve hanefidir hatta. Sadece bunu sizden farklı yorumlamaktadır. Bunun sebebi de milliyetçiliğe alan açmak içindir. Ümmetçi anlayış Türkçülüğü yutmasın diye.

TC komünistler kovuşturmuştur. Sovyetlere karşı islamcılarla bile ittifak etmiştir. Alevilerin Osmanlıdan gelen katliam tarihini aynen sürdürmüştür. Cemleri kovuşturmuş, din derslerinde aleviliği tasfiye etmiştir. Hıristiyan azınlıkların başına gelen ise daha da fenadır. Kısacası, ''islam düşmanı'' ilan ettiğiniz devlete fazlasıyla haksızlık yapıyorsunuz. Bizlere yaptığının onda birini size yapmadı. Hiçbir yapmadı değil, sizi de mağdur etti ama bize yaptıkları yanında devede kulaktır. Bu yüzden senin kalkıp devleti sanki bizdenmiş gibi, ateistmiş gibi göstermen herşeyden evvel bize, bizim çektiğimiz acılara saygısızlıktır, haksızlıktır.

Onun ülkesinde "Halka Rağmen" devletin dini yoktur. Devlet Laiktir. Yüzde doksanı müslüman da olsa herkes laikliğe dine bağlanır gibi bağlanmalı, eleştirememelidir.
TC'de islamın ''modern'' bir yorumu devletçe dayatılıyor. Geleneksel yorumlanan islam makbul görülmüyor ama islam dışılık hiç makbul görülmüyor. Sorun şurada: Sen ve senin gibiler TC'yi gayri müslim gibi tanıtıyor, algılıyor. Oysa en büyük zulümleri onlar gördü. Sizin bu çarpık algınız yüzünden en çok mağdur olan kesim sanki tüm zulümleri yapan kesim gibi gösteriliyor. Bu da çok büyük bir vicdansızlıktır. Bu yüzden TC'nin ateist olduğu iddiana tepki gösterdim.

Yükselen sosyalist etki karşısında dalgakıran etkisi yaratıp ABD politikalarına destek olmak için İmam Hatipleri kuranlar bunu İslamı sevdikleri için değil konjonktör gereği yaptılar. Ama nedense asli bir etki gücü olan medreseleri açmaya izin vermediler.
Dinsiz olsalardı(yani bireysel olarak dinsiz olmaktan bahsetmiyorum; toplumu dinsizleştirme dertleri olsaydı) ne sosyalizme bu kadar cepheden karşı olurlardı ne de imam hatip tavizini verirlerdi. Peki medreseleri neden açmadılar öyleyse? Din düşmanı oldukları için değil, milliyetçiliğe ve kendi iktidarlarına alan bırakmak için.

Bu arada, ''yükselen sosyalist etkiye'' karşı devletin islamı kullandığı, islamcılarla ittifak ettiğini itiraf etmen de güzel olmuş. Tam da bu yüzden, yani sosyalizme karşı geçmişte devletle girdiğiniz ittifak yüzünden demokratikleşmeyi sağlamak sizin harcınız değil.


Diyaneti kurdular ki yüzde doksanı müslüman olan bir halkın din adamlarının teesirine girmesi ve taze rejim için tehdit olması engellensin. .... Bence yatıp kalkıp diyanet var diye cosmos'a veya kutsal kendiliğinden oluşçu enerjiye veya evrime dua edin
Katılmıyorum. Diyanet'in işe yaramadığı kemalistlerin şeriatsız sünni islam yaratmakta başarılı olamamalarından ve hiçbir seçimi kazanamamalarından açıkça görülüyor. Aksine, eğer Diyanet ortadan kaldırılırsa sekülerleşme çok daha hızlanacaktır. Çünkü sırtını devlete dayayan imamlar gidecek cemaatinin parasıyla geçinmek zorunda olan imamlar gelecektir. Bu da demektir ki imamın kitle karşısındaki memuriyeti son bulacak, kitlenin efendisi değil hizmetkarı olacaktır. Öte yandan, zaten yoksul olan halkımızın cebindeki akrep herkesin malumudur. İmamın ve caminin parasını cebinden ödemek zorunda kalan halk camiden ayağını kesecek, namazı evinde kılma furyası başlayacaktır diye düşünüyorum. :)


Devlet asli kimliğini müslüman tanımdan arındırıp "türk" tanımı üzerinden belirledi. Yani dini kimlik yerini Ulusçu etnisiteye dayalı kimliğe bıraktı.
Devletin Türk tanımını öne çıkardığı ve birincil kimlik belirlediği doğrudur ama bunu hiç de islamiyeti bir kenara bırakarak yapmadı. Aslında demokratik olan öyle yapmasıydı ama yapmadı. O kadar ki nüfus mübadelesinde Türk olan hıristiyanları Yunanistan'a yolladı, oradaki Yunanları ise sırf müslüman oldukları için buraya kabul etti. Bunlardan haberin yok mu? Hala ulusalcı-milliyetçi kesim azınlıklar konusunda sizden daha tutucu ve saldırgan mesela.

Rejim bir ara kuranı yasakladı, ezanı değitirdi, kılık kıyafet bahanesiyle sokaklarda cadı avına çıktı ise de yüzde doksandan fazlasını müslüman inanca sahip halkın oluşturduğu bir ülkede komünist bir ülkedeki gibi dini sembol ve değerleri tamamen kazıyacak gücü olmadığını bildiğinden, enazından onu krndi varlığına zarar vermeyecek basit sembollerle başbaşa bırkmanın uygunluğunu gördü.
1) Rejim Kuran'ı hiçbir zaman yasaklamadı. Sadece Türkçeye çevirdi. Arapçadan okunmasına kısıt getirmedi. Ezanı da yasaklamadı, onu da Türkçeleştirdi. Bunu dinsiz olduğu için değil, Türkçü olduğu için yaptı. Rejim islama değil islam üzerinden Araplaşmaya karşıydı ve bunu engellemenin yolu olarak da ibadeti Türkçeleştirmeyi gördü. Yasaklamayı değil.

2) ''Kılıf kıyafet bahanesiyle sokaklarda cadı avına çıkmak'', bazı 'sakıncalı' kitapları yasaklamak v.s. sana tanıdık geldi mi? Şeriat rejimlerinde de var bunlar.

3) Senin komünizme örnek gösterdiğin ülkeler komünist değil devlet kapitalistiydi.

4) O devlet kapitalisti ülkeler sandığın yasaklamaları yapmamışlardı. Hacı-hoca iftiralarından değil objektif kaynaklardan araştır SSCB'yi.

Dediğim gibi TC laik bir devlettir (nasıl laiklikse). Haliyle M.Kemal ve İsmet gibi dinsizlerin (bunların dini inancı benimsemedikleri malum) hayat felsefeleri, bakış açıları paralelinde şekillendi TC rejimi. Sanal bahanelerle bu gerçeği yok sayamazsınız
Bahanelerimiz sanal değil, birazını örneklediğim üzere son derece somut. M.Kemal dinsizdir. İnönü'yü bilmiyorum. Ama başta da belirttiğim gibi kişilerin dinsiz olması sistemin de öyle olduğu ya da o yönde bir toplum tasarımlarına sahip oldukları anlamına gelmiyor. Nitekim TC tarihinde de din hep var. Kullanılmış. Hiçbir zaman gözden çıkarmamışlar. Napolyon da dinsizdi ama ayrıcalıklarının sürmesi için dini gerekli görüyordu. Her dinsiz dinsizliği yayma derdinde değildir. Burjuva cumhuriyetçileri de değildi. Çünkü burjuvaydılar. Korumaları gereken ayrıcalıkları vardı. Halkın itaatini sağlamakta tarihsel olarak en etkili aracın da din olduğunu biliyorlardı.

Özgürcan
05-02-2012, 22:13
Eski Cumhuriyette "Ne Mutlu Türk'üm diyene!" vardı.
Şimdi de sanırım "Elhamdulillah Müslümanım EvelALLAH!" olacak...
İkisinin de bir yandan tutulur yanı yok, ikisinden de çok daha güzel yollar var!

DEMAN
05-02-2012, 22:14
Jolly Jocker´den alinti...

Sosyalistler arasında üç eğilim var. AKP'den yana eğilim, AKP'ye karşı kemalizmden yana eğilim, bir de ikisine de karşı çıkan bağımsız devrimci eğilim. Ben üçüncüsündenim ve tek başıma da değilim.

Tek basina degilsin dostum, bende yanindayim. Kemalizminde, Tayyibizminde cani cehenneme:target:

Yasasin Sosyalizm, yasasin HALKLARIN kardesligi:)

jadi
05-02-2012, 22:26
Jolly Jocker´den alinti...

Sosyalistler arasında üç eğilim var. AKP'den yana eğilim, AKP'ye karşı kemalizmden yana eğilim, bir de ikisine de karşı çıkan bağımsız devrimci eğilim. Ben üçüncüsündenim ve tek başıma da değilim.

Tek basina degilsin dostum, bende yanindayim. Kemalizminde, Tayyibizminde cani cehenneme:target:

Yasasin Sosyalizm, yasasin HALKLARIN kardesligi:)

Tabi, kemalizm tepeden inmeci, baskici, fasist bir diktatorluktu. Akp ise sivil mucadele ile iktidara gelmis demokratik bir partidir. Siz bu farki yok sayiyorsunuz tabi. Ahh, ama pardon, siz zaten bu yobaz halkin demokrasiyi hak ettigine de inanmiyordunuz degil mi? Basi bos birakirsan ya davulcuya, ya zurnayica kacar bunlar. Basina eli sopali ordu dikmek lazim

Jolly Jocker
05-02-2012, 22:41
Tabi, kemalizm tepeden inmeci, baskici, fasist bir diktatorluktu. Akp ise sivil mucadele ile iktidara gelmis demokratik bir partidir. Siz bu farki yok sayiyorsunuz tabi. Ahh, ama pardon, siz zaten bu yobaz halkin demokrasiyi hak ettigine de inanmiyordunuz degil mi? Basi bos birakirsan ya davulcuya, ya zurnayica kacar bunlar. Basina eli sopali ordu dikmek lazim
Seçimle başa gelince her yaptığın meşru mu oluyor?
Hitler de seçimle geldi, unutma. Bu mantıkla onu da savunursun sen!
Bizim halkı küçümsediğimiz falan yok.
Bize kafanda biçtiğin imajı yansıtmayı kes artık.
Bir daha uyarmayacağım.
Halka tepeden bakıp dediğin gibi düşünseydik kemalist olurduk.

DEMAN
05-02-2012, 22:43
Tabi, kemalizm tepeden inmeci, baskici, fasist bir diktatorluktu. Akp ise sivil mucadele ile iktidara gelmis demokratik bir partidir. Siz bu farki yok sayiyorsunuz tabi. Ahh, ama pardon, siz zaten bu yobaz halkin demokrasiyi hak ettigine de inanmiyordunuz degil mi? Basi bos birakirsan ya davulcuya, ya zurnayica kacar bunlar. Basina eli sopali ordu dikmek lazim

Sn. Jadi, sizin Ateist oldugunuza inanmiyorum:confused:

Bence bir Ateist, dinci bir partiye sempati duymamalidir, millietci olan kemalist partiye, yani chp ye sempati duymuyorsunuz, hatta nefret bile ediyorsunuz, ancak sözkonusu tayyibist bir parti, yani akepe olunca, müslümanlik askiniz gün isigina cikiyor birdenbire:kiss:

Sevgili Jadi,

Ya göründügünüz gibi olun, yada oldugunuz gibi:)

DEMAN
05-02-2012, 22:47
Seçimle başa gelince her yaptığın meşru mu oluyor?
Hitler de seçimle geldi, unutma. Bu mantıkla onu da savunursun sen!
Bizim halkı küçümsediğimiz falan yok.
Bize kafanda biçtiğin imajı yansıtmayı kes artık.
Bir daha uyarmayacağım.
Halka tepeden bakıp dediğin gibi düşünseydik kemalist olurduk.

Agzina, diline ve yüregine saglik, YOLDAS:)

Jolly Jocker
05-02-2012, 22:51
Ya göründügünüz gibi olun, yada oldugunuz gibi:)
Sevgili yoldaşım,
Bu liberaller işte bu dediğini hayatta yapamazlar.
Ne oldukları gibi görünürler ne de göründükleri gibi olurlar.
Bunlarda kendi fikirlerini mertçe savunmak yoktur.
İlla peşine takılacakları başka bir büyük güç ararlar.
Hayatları AKP gibi sağcı partilerin poposunda gönüllü kenelik yapmakla geçmiştir.
Bizim gibi ne o ne bu deyip kendi yolundan yürüyenlere tahammül edememeleri de bu yüzdendir.
Biz onlara kendi samimiyetsizliklerini, omurgasızlıklarını hatırlatıyoruz.
Bu yüzden rahatsız olup saldırıyorlar.

jadi
05-02-2012, 22:55
Seçimle başa gelince her yaptığın meşru mu oluyor?
Hitler de seçimle geldi, unutma. Bu mantıkla onu da savunursun sen!
Bizim halkı küçümsediğimiz falan yok.
Bize kafanda biçtiğin imajı yansıtmayı kes artık.
Bir daha uyarmayacağım.
Halka tepeden bakıp dediğin gibi düşünseydik kemalist olurduk.

Hayir kusura bakmayin ama kemalist oligarklar ile akp'yi ayni kefeye koyuyorum dersen ne yanit almayi bekliyorsun ki? Otoriteryanlik sadece kemalistlere ozgu degildir. M.Kemal, hayatinda tek bir secim bile gecirmemis, gostermelik olsun diye actigi kukla muhalefet partilerini bile paldir kuldur kapatmak zorunda kalmis, sadece kendisine muhalefet etti diye bir suru iyiligi dokunmus en yakin arkadaslarini bile daragacina gondermekten imtina etmemis dunya uzerindeki tek diktatordur. Bu adamla Tayyip'i esit gostermek istiyorsunuz. Sonra da sizin demokrasiye bakis acinizda problem var denirse edepsizlik ile hakli cikmaya mi calisacaksiniz?

Her ne kadar yanlisi olursa olsun Tayyip ile Kemalizm mukayese edilemez. Sen muhalifsin diye boyle alakasiz sistemleri ayni gibi gostermeye ne hakkin var?

Vaya demokratik sisteme inanmiyorum diyorsan bunu acikca ifade et. Sizin yapmaya calistiginiz ne yardan vazgecerim ne serden. Demokratik toplumlarda insanlar siyasi iktidarlara yonelik bu gibi endiseler tasimaz, ithamlarda bulunmaz. Her ne kadar kotu de olsa Italya'da kimse Berlusconi ile Mussolini'ni arasinda fark yoktur demez. Naziler'de secimle gelmisti diyerek siyasi iktidari gayrimesru gostermeye calismaz. Kaldi ki Tayyip, Berlusconi gibi degildir. Parti genclik kollarindan adim adim siyasette yukselerek bu gunlere gelmis, alt siniftan bir ailenin ogludur

jadi
05-02-2012, 23:01
Sn. Jadi, sizin Ateist oldugunuza inanmiyorum:confused:

Bence bir Ateist, dinci bir partiye sempati duymamalidir, millietci olan kemalist partiye, yani chp ye sempati duymuyorsunuz, hatta nefret bile ediyorsunuz, ancak sözkonusu tayyibist bir parti, yani akepe olunca, müslümanlik askiniz gün isigina cikiyor birdenbire:kiss:

Sevgili Jadi,

Ya göründügünüz gibi olun, yada oldugunuz gibi:)

Daha once benim Kurt oldugumu soylemistiniz. Simdi de musluman olduguma karar verilmis. Insanlarin fikirleri uzerinden etnik veya dini kimlik tahlili yapmak gibi bir hastaliginiz var herhalde.


Sahsen milliyetcilige karsiyim ama dine o kadar karsi degilim. Bunun nedenlerini baska bir baslikta aciklarim simdi biraz uzun gider. Ama siz, hem yoksul halk yiginlarini yobaz diye yaftayip, hem de nasil ezilenlerin hakkini savunan bir sosyalist oldugunuz yalanina kendinizi inandirabiliyorsunuz? Iste ben en cok buna sasiriyorum

Jolly Jocker
05-02-2012, 23:53
Bayağı AKP'liymişsin. Sana boşuna partizan demiyorum.

Erdoğan da demokratik değil M.Kemal de.

''Hangisi daha çok değil?'' türünden çocukça bir yarıştırma yapacak değilim.

İkisi de demokrat değil. İkisini de eleştirir, kendimi ikisine de dahil etmem.

Ama sen Erdoğan'ı eleştiremiyorsun.

Yenilir yutulur hatalar değil onun yaptıkları da.

Dindar nesil yetiştirmek örneğin, kemalist bir tutum.

İfade hürriyetini mahvetti.

Gençliği, köylüyü sindirdi.

Eşcinselliği hastalık, ateistleri ahlaksız yaptı.

Keyfi gözaltılar, uzun tutukluluk süreleri, facebookta yazılanlara bile dava açmalar, site kapamalar, karikatüristlerle papaz olmalar...

Bunlar az-buz şey değil.

Ama senin gözün görmüyor.

Çünkü partizansın.

Sahi, partizanlık demokrat bir tutum mu Jadı?

Jolly Jocker
06-02-2012, 00:00
Sahsen milliyetcilige karsiyim ama dine o kadar karsi degilim.
Normaldir çünkü pek çok saçma tutumun var.
Dinci diktalar yok sanki tarihte, teokrasiler yok, Abdülhamid istibdadı yok, özellikle Alevilere Osmanlı'nın onca katliamı yok, hıristiyanların ikinci sınıf vatandaş sayılmaları yok, islamcıların yaptığı katliamlar(Maraş'tan Sivas'a dek) yok, Osmanlı hanedanı ülkeyi tapulu malı sayan bir elit değil sanki, islamda onca şiddet ve baskıcı ayet yok, Muhammed çok demokrat ve cinsiyet özgürlükçü bir kişilik sanki, günümüzde de şeriat devletleri(İran, Suudi Arabistan, Afganistan v.s.) çok demokrat sanki...

O yüzden normal karşılıyorum!

Hatta ''kemalizme karşı'' en azından ''demokratikleşme sağlanıncaya dek'' hükümete destek olmak bakımından müslüman ol Jadı. ''Bu dönemde'' ateist olmayı da ergenekonculukla falan ilişkilendir. Bu tür şeyler de bekliyorum ben senden. Potansiyel var çünkü.

Ama siz, hem yoksul halk yiginlarini yobaz diye yaftayip, hem de nasil ezilenlerin hakkini savunan bir sosyalist oldugunuz yalanina kendinizi inandirabiliyorsunuz? Iste ben en cok buna sasiriyorum
Biz tüm halkı yobaz diye yaftalıyor ya da islamı yobazlığa eşitliyor değiliz. Uydurma. Gene bize yönelik kafanda oluşturduğun imajı bir yargı olarak önümüze koydun. Bu, sende çok ciddi bir problem. Konuştuğun insanı bezdiriyorsun.

Dinsel otoriteryanizm ya da sosyal hayatı dinin kontrol etmesini ise elbette eleştireceğiz. Yoksa ne demokrasi kalır ne özgürlük. Neredeyse engizisyonda demokrasi arayacaksın sen! Şeriatta da özgürlük!

jadi
06-02-2012, 00:43
Su yazdigin olumsuz uygulamalar sanki akp ile baslamis seyler gibi lanse etmiyor musunuz hasta oluyorum. Bu ulkede 80 yildir hicbir zaman gercek bir demokrasi ve ozgurluk ortami var olmadi ki bugun olmamasinin sorumlusu akp olsun. Ahmet Kaya Kurtce sarki soylemek istedi diye linc edildiginde Tayyp mi basbakandi? 17 bin faili mechul akp iktidarinda mi islendi?


Bu uygulamalarin hicbiri akp ile baslamadi. O yuzden fatura onlara kesilemez. Ifade ozgurlugune bu kadar duskunsen, Ataturk'u koruma yasasina karsi bugune kadar neden dogru durust bir mucadelen olmadi? Oldu da ben mi duymadim yoksa?


Din konusuna gelirsek, yuzlerce yil once yasanmis seyleri bugune uyarlayarak degerlendiremeyiz. Ama Osmanli toplumunun dini azinliklara verdigi haklari, cagdasi olan Avrupalilar ile kiyaslarsak cok ileri oldugunu goruruz.

Maras ve Sivas gibi katliamlar, kemalist kontgerilla tarafindan islenmis ve musluman ahalinin uzerine atilmis olaylardir. Bunu inkar ediyorsan bile en azindan kemalist devlet katliamlar islenirken sadece seyretmis, sonrasinda katilleri yakalamak ve cezalandirmak icin hicbisey yapmamistir. Butun bunlar gerceklesirken de akp iktidarda degildir.

Iran, Arabistan, Afganistan gibi ulkelerde uygulanan rejimlerin hepsi bati gudumludur. Islami, bu rejimlerin yaptiklari icin suclamak dogru degildir. Gerci kemalistlerin yaptiklari icin bile islami suclayan birinden bu cumleme mantikli yaklasmasini bekleyemem.


Islam kadin haklari konusunda gercekten zayiftir . Ama kemalizmin bugune kadar kadin haklari konusunda yaptigi ikiyuzlulukleri siralamaya kalksam simdi konu uzun gider. Ama en basitinden turban yasagi bile bu ulke kadinlarina vurulmus en buyuk darbedir. Muslumanlari antidemokratik ve ozgurluk dusmani olmakla suclayan Jolly isimli sahsin, daha dune kadar turban yasagini hararetle savunan biri oldugunu okuyuculara hatirlatmakta fayda vardir sanirim.


Osmanli'da Ermeni feminist kadin hareketleri vardi. Osmanli kadin hareketinin onculeri onlar olmusu. Ermeni soykirimi yaparak butun bunlari bizim elimizden alan kemalistlerdi.


http://www.youtube.com/watch?v=n2XUmKQ47gE

Ayrica Ermenilerin cok kaliteli, Avrupa standartlarina uygun siyaset ureten sol partileri vardi. Kemalistler onlari yok etti. Solculuk yapmak kemalistlerin, musluman ahaliden nefret eden azinliklarin ve irkcilarin eline dustu. Dolayisiyla demokrasimiz korkunc bir darbe yedi.

Anti
06-02-2012, 01:14
Jadi,
Öyle bir canlısın ki, Allah'a dini manada inancım olsa, seni ona öyle bir havale edeceğim ki, Allahlığından utanacak, ben bunu nasıl yaratabilmişim diye...
Umarım bel bağladığın kişiler seni yarı yolda bırakmaz da tüm ömür boyu sefahat içinde yaşarsın, yoksa bunların ne pislik olduğunu anlayıp, "yahu ben bunları iyi sanmıştım" diyerek aramıza katılmanı görmek, bunun talebini dahi duymak benim ve bizim için utanç olgusudur.
Eğer senin inancındaki Allah varsa, dualarım bunu yaşatmaması üzerine.
İnşallah sırtın yere gelmez!

Jolly Jocker
06-02-2012, 01:22
Kemalizmden bahsetmedim sana Jadı. AKP'yi eleştiriyorum. Yanıt verirken sürekli ''ama kemalistler de şunları yaptı'' türünden sayıklamaların var. Kemalizmi savunan mı oldu ki sana şimdi? Cidden garip davranıyorsun.

Yazdığım olumsuzluklar AKP'yle başlamadı. Öncesi vardı. Biz öncesi için antidemokratik dedik ve eleştirdik. Bunlar AKP'yle devam ediyorsa elbette AKP için de antidemokratik diyecek ve eleştireceğiz. Bu kadar basit. Sen aynı şeyi başkası yapınca eleştiriyor AKP yapıca görmezden geliyorsun.

Din konusunda örnek verdiğim şeylerin yüzlerce yıl önce yaşandığını söylüyorsun. Doğrudur. Fakat hala o dini en küçük bir eleştiriden geçirmeden, geliştirmeden aynen savunmuyorlar mı? O halde yaşanan şeyler yüzlerce yıl geride kalmayacak, yolunu bulduğunda tekrar edecektir. İslam bir reformdan falan geçmedi. Kuran da baştan yazılmadı. Yüzlerce yıldır eleştirilemedi bile. Bugün bile eleştirilemiyor doğru düzgün. ''Allah yok'' yazan karikatürist hapse atılıyor. İslam aynı islam.

Kontgerilla saf kemalist değildi. Devlet, Demokrat Parti yönetiminden beri kemalistlerle muhafazakarlar arasında paylaşılmıştı. Bu yüzden kontrgerilla iki unsuru da içeriyordu. Öte yandan kontrgerillanın kışkırttığı kitle kimdi? Dindar müslümanlardı. Neden Alevileri bu yönde bir kitle katliamı için kışkırtamadılar da hep sünnileri kışkırtabiliyorlar? Sünniler 'kışkırtılmaya' neden bu kadar müsait? İşte bunu yanıtlayabilmek için islamın baskıcı yapısıyla yüzleşmek şart.

Kemalizmin de zayıf olması islamın kadın hakları konusundaki rezalet durumunu gözden kaçırmıyor. Kemalizm demokratlık iddiasında değil. AKP ise öyle. O halde kadın hakları konusunda zayıf olmayacak! Zayıfsa, demokratlık iddia etmeyecek. Ederse sen de eleştireceksin. Eleştiriyor musun? Hayır! İşte meselemiz bu.

spartacus
06-02-2012, 03:14
:) Neo jadı yine aynı taktiği(bildik faşist ötekileştirmeci taktik) izlemiş, sizde ciddiye almışsınız... Başlığa kemalizmi tıkıştıran kendisi, kıyaslayan da kendisi(her başlıkda yaptığı gibi bu başlığıda provake etmeyi başarmış). Tipik neo mantığı; ötekileştirmeci. Bildik resmi TC ideolojisi-açısı.

Bakın size çok basit bir örnek vereyim, bu gün Türkiyede bazı işyerlerinde patronlar Kur'an kurslarına gitmeyeni şantajla tehdit eder oldu. Buna ister inanın, ister inanmayın, ama gerçek. Ya işten atmakla ya da maaşlarla oynamakla tehdit ediliyor insanlar... Çünkü iyi biliyorlarki dinsel teşkilatlara biat ettirilen kitle ne kendi farkına varabilecektir ne de talepleri olacaktır, iradeleri teslim alınmış, dirayeti kırılmış insanlarla, dahi bu dünya fani, siz uhreviyata önem verin diyerek sermayenin her türlü insanlık dışı ücret politikaları, çıplak sömürü vs en önemliside toplumun demokratikleşmesinin önüne geçilecektir.(inanılmaz ama o kurslarda Allah AKP yi başımızdan eksik etmesin yönlü propagandalarda yapılıyor) Bu konuda, din milliyetden daha etkili bir araçtır, gerçekten de sermaye için biçilmiş kaftan, tam bir uyuşturucudur. AKP mi demokratik!!! O işyerlerine destek AKP li vekillerden geliyor! Zaten son 10-15 yılda bu güruh epey bir soygun, usulsüzlük vs yaptı.

Hiç bir sermaye partisi demokratik olamaz, zira üretim alanlarının demokratikleşmesi bu hakim sınıfların ve sözcülerinin işine gelmez, gelemez, ama o despotik-faşist alanlar demokratik değilse zaten ülkede demokrasiden bahsedilemez. Demokrasinin hem işlevinin hem de yaşam şansının ancak toplumsal bir karakterle mümkün olduğunu kavramışsak AKP gibi partilerin hiç bir zaman ve koşulda demokrasiyi sağlayamayacağını, aslında vitrinden öteye geçmeyen sığ ve göstermelik bir demokrasiyi hakim kılacağını anlamak zor değil.. Yine de elbetde bu demek değil ki o mevzuatlarda yapılan demokratik girişimler desteklenmesin! Yeri gelir böylesi anlarda AKP desteklenir-desteklenmiştir, ama aynı biçimde AKP'nin anti-demokratik varlığının da eleştirilmesi o kadar doğaldır.. Kötünün iyisi olması onu eleştirilemez yapmıyor, heleki kapitalist bir devlet modelinin eleştirilmesi için yok AKP yok kemalizm diye bir ayrım konulamaz. İlkokul bebelerine umre düzenleyen bir hükümetden bahsediyoruz, çocuklara kitap, öğrenim, okullarda kalorifer, okul ihtiyaçlarını vs görmek yerine, velilerden(iş alanalrında daha insanların maaşı cebine girmeden sövüşledikleri yetmiyor gibi) hademe, yakacak parası toplayan bu hükümet, bebekleri umreye götürmeye kalkıyor! Jadı gibilerde biz bunu, en basitinden örneğin zorunlu din dersini eleştirdiğimizde dahi karşımıza kemalizm sopası çıkartıp, düpe düz faşsitlik yapıyor. Bir insan bu kadar mı kalın olur? Bu kadar mı düz partizancılık yapar? Bu kadar mı sap ile samanı ayıramaz birbirinden?

Demokrasi örgütlü toplumların işi, AKP nin son 2 yıllık icraatlarına bakarsanız, ne kadar toplumsal ve yerel demokratik örgütlenmeler var, bir biçimde -ki basında dahil- sindirdiğini, bizzat yasal parti üyelerini dahi binlerce kişiyle terörist diye göz altına aldığını görürsünüz. Bu koşulda hala AKP nin eleştirilemez olduğunu söylemek bırakın kemalizmi düpedüz faşistliktir. 10 yılı aşkın AKP iktidarında Türkiye demokratik meselelerde, insan, hak ve özgürlüklerinde dünyanın neresinde? Son 1 yılda kaç kişi içeri alındı ve siyasetden uzaklaştırıldı? Bize ne kemalizmden vs, hükümetde olan AKP, tabi ki eleştirilecek! Daha eleştiriyi dahi hazmedemeyen birisi nasıl oluyorda demokrasiden bahsedebiliyor Bu ne kadar anlamlı? AKP toplumda henüz istediği noktaya gelemedi, geldiğinde inanıyorum ki, hepimiz dini-bütün olmak zorunda bırakılacağız, yoksa ne iş, ne aş, ne atama-atanma, ne de herhangi bir işini görebilme imkanından mahrumiyet gibi tehditlerle yüz yüze bırakılacağız....

neyse sermaye sınıfı ve çıkarlarını çözümlemeden demokrasinin çözümlenmesi de mümkün değildir diye düşünüyorum. Zira AKP bir tüccar partisi. jadı gibilerin demokrasisi ise bildik Atina demokrasisinden hem daha ileri gidemez hemde ondan daha geride.

murted
07-02-2012, 15:20
Ateistin altın kuralı ve iyi kalpli gençler (http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1077915&Yazar=EZGI-BASARAN&CategoryID=97&Rdkref=6)

(...)

Bugüne kadar inançsızlığını dayatmak için başkalarına zarar veren, katliam yapan, savaş ilan eden, aydınları öldüren ateist gördünüz mü de, ateizmi dünyanın en kötü ihtimali olarak sunuyorsunuz?

(...)

Öldürülen Turan Dursun’un hiç hatırlanmadığı, sürgünde yaşamak zorunda kalan ateist aydınlarımızdan İlhan Arsel’in ölümünün sadece bir gazetede 2 santimetrekarelik haber olduğu, ateistlerin canları ve malları pahasına kendilerini gizlemek zorunda kaldığı bir ülkede, ateizme sövmek için herkesin sosyal bir ehliyeti oluyor tabii.
“Ne hakla” da diyemiyorsunuz… Ne de olsa yüzde 99’a karşı, paydası büyük, payı küçücük bir kesirsiniz…


Hitler, Stalin, Mao, Polpot falan fişman...

Bunu beğenen en yukarıdakinden pek bir şey anlamadı.

Katibe Bartleby
07-02-2012, 19:01
"dindar nesil yetiştireceğiz, ateist tinerci mi olsunlar" lafı için AKP'yi yerin dibine sokabilir herşeyi diyebiliriz, her kötü şey de yakışır, zaten ne mal oldukları, nereye gittikleri ortada, kemalistlerden farkları yok.

ama kemalistlerin, özellikle ateist kemalistlerin bu laf yüzünden günlerdir hemen her yerde ciyak ciyak akp'ye saldırmaları midemi bulandırıyor benim de, ancak bu kadar pişkin utanmaz olunabilir. o kadar tiksindirici ki akp'ye bu laf ile yüklenmeleri, insanın akp'yi bırakıp onlara saydırası geliyor, bazen jadı'ya hak vermiyor değilim.

bir kemalistin "gençleri şöyle yetiştireceğiz" lafı üzerinden birilerine yüklenmesi ve demokrasi çığırtkanlığı yapmasından daha mide bulandırıcı bişey olamaz, jadı'nın başlığı provake etmesi bence iyi olmuş, kemalistlere de her fırsatta "sizin akp'yi eleştirmeye hakkınız yok" daha leşsiniz demekte fayda var.

AlbatrosS
07-02-2012, 20:16
Robosky'deki katliam, 8000 küsur KCK tutuklaması, 100'lerce öğrencinin eften püften sebeplerle tutuklanması, 100 küsur gazetecinin tutuklanıp ''ama ama onlar terörist'' denmesi, ''Kürt sorunu artık yoktur'' dendikten sonra ''KÜRT DİLİ MEDENİYET DİLİ DEĞİLDİR''e gelinmesi, DİNK suikastinin faillerinin iktidarca ödüllendirilmesi, Dindar nesil yetiştirme polemiği gibi bir sürü sebepten ötürü iktidarı eleştirdiğimizde ''ama ama bunlar ilk defa mı yaşanıyor'' diye soran biri İMANLI BİR ŞAKŞAKÇI'DIR.

Bunların ''kaç defadır'' yaşandığı mevzu bahis değildir. Bunların sürekli yaşanması da bu günahları affedilir kılmaz. Neticede günlerce ''ARTIK YENİ TÜRKİYE VAR, MUKTEDİR OLDUK'' teranelerini biz uydurmadık. Ki ERGENEKON DAVA SÜRECİ'nden bu yana böyle bir TC'nin gerçekten de oluştuğu bal gibi ortada. Artık bu saatten sonra AKP'NİN mazaretler üretmesi, ''ama ama elimizde değil'' demesi mümkün değil. Vesayet döneminde bunları bir yere kadar anlayışla karşılar, normal bulabilirdik; ancak artık değil. Artık ipler %90 iktidarın elinde. Anayasayı dilediği gibi değiştirme gücü var ve 12 EYLÜL REFERANDUMUYLA HSYK'yı kontrol altına aldı. Artık herhangi bir yasa değişikliğinden sonra karşısına çıkabilecek bir YARGI BÜROKRASİSİ YOK.

Bir kısım insanların ''meğer siz de vesayete teslim olup bizi kandırmışsınız'' demesinin bir hükmü yoktur. AKP devletleşmiştim. Akp devleti kontrol ettikçe devlet de onu kontrol eder hale gelmiştir. Yaşananlar aslında oldukça doğal. Neden? Çünkü AKP'nin eskiden farklı olarak asgari parlamenter bir demokrasi perspektifinde devleti dönüştürme gibi bir İRADESİ yok da ondan.

ALTAN KARDEŞLER bu gerçeği günlerdir dile getirmekte. '' Sizin tüm gayeniz devleti ele geçirmekmiş, onu değiştirip dönüştürmek istemiyormuşsunuz'' demekte. E, günaydın. Biz yıllardır bunu ifade ediyorduk zaten. Bize bunu söylerken ''KEMALİST'' diyenler şimdi aynı eleştiriyi kendileri yapıyor. AKP'nin OTORİTERLEŞTİĞİNİ vicdanı ve aklı körelmemiş tüm siyaset erbapları dile getiriyordu. En sonunda anayasa rapörtörü OSMAN CAN çıkıp ''SİYASET VESAYETİ'' deyiverdi. Aydınlar ''sivil dikta'' dediğinde ne ergenekonculukları ne de kemalistlikleri kalmıştı oysa.

Aslında ERGENEKON, artık iktidarın rakiplerini korkutup sindirmek için bir ARAÇ olmuş durumda. İpe sapa gelmez her şeyi buna mal ederek hem eleştirilerden kurtulmayı, hem eleştirileri savuşturmayı hem de hasımlarını sindirmeyi amaçlıyorlar. ETYEN MAHÇUPYAN'ın birkaç haftadır siyasal edep ve terbiye sınırlarını da aşan İFTİRA VE KUSMUKLARI da bu yüzden örneğin. İktidara ''en göbekten'' hem de en ağır eleştiriler geldikçe bunların siyasal dili ve üslubu aynı oranda sertleşip çirkefleşiyor. Bu eşyanın tabiatı gereği. Öyle de olmak zorunda. Eleştirileri ''demokratik ilkeler'' üzerinden TARTIŞACAK MEVZİlere sahip değiller. Zira ''demokratik ilkeler'' indinde fena halde çuvallamış durumdalar. Yapabilecekleri tek şey rakipleri EN OLMAZ-MENFİ ithamlarla itham edip kendi konumlarını meşrulaştırmak. İÇİŞLERİ BAKANI'Nın incik boncuk ve tuval'den terör peydah etmesi siyasal bir aymaz-çapsızlık değil oldukça bilinçli ve hesaplı bir taktiktir.

AlbatrosS
07-02-2012, 21:25
Mahçupyan'ın Temelkuran'a saldırmasının nedeni
07/02/2012 2:00
Yazı Boyutu
Mahçupyan'ın yanlış tahlilleri gani. Her konuda haklı da Ece Temelkuran'a attığı pislik mi yanlış?



Gazeteciler içeri ya da işlerinden atılırken o iftira atıyor. İlk defa da değil. Etyen Mahçupyan bunu hep yapıyor. 2008’de Hrant Dink’in gazetesi BirGün’e saldırmıştı. Güya yayın kurulu “Atın bu adamı, hep Ermeni meselesi yazıyor” demiş. BirGün’ün ve ‘cemaatçi sosyalistler’ dediği insanların “faşist, Ergenekon destekçisi, ırkçı, … vıcık vıcık bir duygu sömürüsü üretme pespayeliğin(e) (sahip), Hrant’tan muhtemelen nefret eden, ölünce de ‘dostu’ kesilen,... ‘riyakârlığı bu denli içselleştirebilen yaratıklar’ olduğunu savunmuştu.
Soldan, sosyalistlerden, Hrant’ın inandığı değerlerden bu kadar iğrenirken Hrant’ı en iyi kendisinin anladığını düşünmesi nasıl bir psikolojik evrende yaşadığının göstergesi. Ece Temelkuran Hrant’tan nemalanan sosyalist parazitlerdenmiş. Mahçupyan’ın içinde bulunduğu çukurda o kadar parazit var ki, çevresinde gördüğü her şeyin burnunun ucundakiyle müsemma olduğunu düşünmesi doğal. Solu, solcuları ‘cemaat’ zannetmesi de cabası.
Mahçupyan’ın yanlış tahlilleri gani. Her konuda haklı da Ece Temelkuran’a attığı pislik mi yanlış? Sormamız gereken soru şu: Etyen Mahçupyan’ın savruluşu neye hizmet ediyor? Zamanın ruhuyla nasıl bir ilişki kuruyor?
Demokrat AKP tezini geliştiren liberal aydınlar krizde. AKP’nin ihtiyaç duyduğu geçiş dönemi meşruiyetine verdikleri destek azalıyor. Liberaller de işlerinden oluyor, fırçalar yiyor. Hrant Dink davasında hükümetin adım atmaması, reforme ettikleri yargının beş senede beş kişiye bile ulaşmaması, bir de üzerine azmettiricileri terfi ettirmesi, Kürt sorununun ceza davaları ve askeri müdahalelerle ‘çözülmesine’ karar verilmesi AKP’yi kredisi tükenmeye yüz tutmuş bir iktidara dönüştürüyor.
Şiddet karşıtı solcular teröristlikten, Ergenekon’u ifşa edenler Ergenekonculuktan, darbe karşıtları darbecilikten nasibini bu yüzden alıyor. Bu meşruiyet kaybı bazılarında paniğe yol açıyor. Panik, acele işe yol açarken işlere şeytan karışıyor. “Bunların yolu iblisin yolu” tahlilleriyle “Ece’nin yolu Ergenekon yolu” tahkirleri işte bu iklimde aynı amaca hizmet ediyor: Eleştiriyi anlamsızlaştır, muhalifi dizginle, işinden et. Zamanında b.k atanları savunanların, bugün parazit kusmasına bu yüzden şaşırmamak gerek.
Ece Temelkuran’ın Habertürk’ten atılmasının tek nedeni siyasi duruşu. Twitter’da başka Habertürk’te başka yazmayan birisine, “Ama bizde yazdıklarını sosyal medyada da yazıyorsun” demek “Biz senin analizlerini bu gazetede görmek istemiyoruz, başımız AKP’yle, çok pardon, AK Parti’yle belaya girsin istemiyoruz” demektir. Temelkuran basının üzerindeki baskının bariz tanığı ve örneğidir.
Mahçupyan’ın, fikirlerinden taviz vermeyen meslektaşları işlerini kaybederken bu meslektaşlarından birinin üstüne çıkıp tepinecek kadar alçalması, ‘Ağrının Derinliği’ni yazabilecek kadar cesur ve yaratıcı bir aydının üzerini çamurla sıvamaya kalkması, yalnızca basit bir yanlışlıktan ya da edepsizlikten kaynaklanmıyor.
Tavrının esas nedeni muhafazakâr İslamcılığın girdiği meşruiyet krizinde AKP’yi destekleyen liberal entelektüelin pusulasını yitirmesi. Artık ne yapacağını bilmez durumda. Ergenekon’a karşı olandan Ergenekoncu peydahlamalar, cemaat gazetelerinden solculara “Cemaatçi bunlar!” diye buyurmalar.. Bunu yaparken asgari mantıktan dahi yoksun olduklarını hissettikleri için vicdanımızda dokunulmaz olan bir şeye tutunmaya gayret ediyorlar. Hrant Dink’e ve mirasına zayıf elleriyle böylesine asılmaları işte tam da bundan. Ve elbette, esas bunu yapmak, yani “Hrant’ın buna müdanasızca alet edilmesi ancak ahlaksızlık olarak değerlendirilebilir.” Tutarsızın hayatı acıdır, biraz debelendi mi kendi lafları kendini ifşa ediverir. Yazık.

KAYNAK: RADİKAL.

Bu yazıyı pusulası şaşmış liberal ve sol geçinen bazı kişilere ithaf ediyorum. Aslında yukarıda anlatmak istediklerimi bir yazarın şahsında özetlemiş bir yazı. Hükümetin yaşadığı ''meşruiyet krizini'' ancak sağa sola çamur atarak aşmaya çalışan acziyetin gelebileceği son nokta. Ece'nin ''harikulade'' ve olağanüstü bir entelektüel olduğunu iddia etmiyoruz. Hatta bazı yanlış analizleri de mevcut. Ancak ''SAPINA KADAR VİCDANLI'' bir kadın olduğunu onu takip edenler bilir. Kürt sorununda AKP'Lİ KÜRTLERE ''siz ne zaman bu kadar acımasız oldunuz, ne zaman bu kadar nefretle doldunuz, ne zaman mazlumun yanında olmaktan haya eder oldunuz'' diyebilecek kadar hem de.

Anti
07-02-2012, 21:49
Albatros,
Kendi kendine sorular sorup duracağına, eğer deden hayattaysa ona bir sor, neden Diyarbakır ya da Siirt'e, Hakkâri'ye değil de, İzmir'e göçmüşler diye...
Bu senin burada sürekli olarak "kendi çalıp kendi oynama" durumuna bir nebze olsun dur diyecektir kesinlikle...

Kürt çocuğu gördüğünde suratını buruşturup tiksinti ile bakan adamlar, acaba bir şeyimi çalar mı diye korkudan ödü b.kuna karışan adamlar, gelecek burada Kürtlerin hakkını savunmaktan bahsedecek.
Hadiyin be ordan, siz anca doğalgaz yanan evinizde kardeşlikten dem vurursunuz.
Kapınızın önünde görseniz, k.çına tekme vurursunuz bu adamların, polisi ararsınız, "evi yokluyorlar" diye.
Çıkarın içinizdekileri birer birer, biz Diyarbakır güvercinlerini çok iyi tanırız.
Onları elimizden alamayacaksınız, beraber uçuracağız oranın çocukları ile bu kuşları ve barışı...
Sizin içten pazarlıklı, yalancı, özgürlükden dem vurup saat gibi işleyen bilinçaltınızdaki o faşist, bireyci argümanlarınızı yıkarak yapacağız bunu hem de...

AlbatrosS
08-02-2012, 02:03
Albatros,
Kendi kendine sorular sorup duracağına, eğer deden hayattaysa ona bir sor, neden Diyarbakır ya da Siirt'e, Hakkâri'ye değil de, İzmir'e göçmüşler diye...
Bu senin burada sürekli olarak "kendi çalıp kendi oynama" durumuna bir nebze olsun dur diyecektir kesinlikle...

Anti, nine'ne yoğurdu sarmısakla da mı saklasak sarmısaklamasak da mı saklasak diye sor gel. Belki o zaman Niçe'nin neden ağladığını anlıyacaksın...

Kürt çocuğu gördüğünde suratını buruşturup tiksinti ile bakan adamlar, acaba bir şeyimi çalar mı diye korkudan ödü b.kuna karışan adamlar, gelecek burada Kürtlerin hakkını savunmaktan bahsedecek.
Hadiyin be ordan, siz anca doğalgaz yanan evinizde kardeşlikten dem vurursunuz.
Kapınızın önünde görseniz, k.çına tekme vurursunuz bu adamların, polisi ararsınız, "evi yokluyorlar" diye.
Çıkarın içinizdekileri birer birer, biz Diyarbakır güvercinlerini çok iyi tanırız.
Onları elimizden alamayacaksınız, beraber uçuracağız oranın çocukları ile bu kuşları ve barışı...
Sizin içten pazarlıklı, yalancı, özgürlükden dem vurup saat gibi işleyen bilinçaltınızdaki o faşist, bireyci argümanlarınızı yıkarak yapacağız bunu hem de...

Aman ne güzel. İnşallah. Sen bu barışçıl cümleleri ''Diyarbekir''in cümle güvercinlerine bi koşu söyle emi. Şayet yidiğin sopalar dördüncü köprü olup gıkını çıkaracak halin kalırsa mevzuyu yine konuşuruz...

Anti
08-02-2012, 02:58
O dediklerinden bahsedebilmen için sokakların tozunu yutmuş olman gerekiyor saygıdeğer "Türkolog."
Sıcacık evinden kim kimi döver geyiği yapıyorsun da, biz o bahsini ettiğin Kürt ve Alevi çocukları ile aslanlar gibi gecenin ayazında bayrak astık, afişleme yaptık, badireler atlattık.
Kalkmış bana ders verecek.
Esas sen ve senin gibilerden tiksiniyor Kürtler, onları kullanmak istediğiniz için.
Senin ne tip bir faşist olduğunda buradan belli oldu işte.
Bu topraklar üzerinde herhangi bir hak iddia etme kapasitesine dahi sahip değilken, toprakları ayrıştırma gayretinde olan, aleni bir ırkçısın.
Hatta ırkçı dahi değil, başkaları üzerinde tetikleyici rolü oynayan bir dış etkensin.
Tahrik unsurusun tüm bu süreç boyunca, sen ve senin gibiler tiksinçsiniz.
Daha ağır ithamları haketmeyecek kadar da zavallı birisin.
Acıyorum sana...

AlbatrosS
08-02-2012, 08:52
O dediklerinden bahsedebilmen için sokakların tozunu yutmuş olman gerekiyor saygıdeğer "Türkolog."
Sıcacık evinden kim kimi döver geyiği yapıyorsun da, biz o bahsini ettiğin Kürt ve Alevi çocukları ile aslanlar gibi gecenin ayazında bayrak astık, afişleme yaptık, badireler atlattık.
Kalkmış bana ders verecek.
Esas sen ve senin gibilerden tiksiniyor Kürtler, onları kullanmak istediğiniz için.
Senin ne tip bir faşist olduğunda buradan belli oldu işte.
Bu topraklar üzerinde herhangi bir hak iddia etme kapasitesine dahi sahip değilken, toprakları ayrıştırma gayretinde olan, aleni bir ırkçısın.
Hatta ırkçı dahi değil, başkaları üzerinde tetikleyici rolü oynayan bir dış etkensin.
Tahrik unsurusun tüm bu süreç boyunca, sen ve senin gibiler tiksinçsiniz.
Daha ağır ithamları haketmeyecek kadar da zavallı birisin.
Acıyorum sana...

ırkçılar daha düşük zekalı çıktı!
Kanada'nın Ontario eyaletinde bulunan Brock Üniversitesi, kimilerini kızdıracak bir araştırmaya imza attı. Düşük zekalı insanlar, ırkçı ve önyargılarla beslenen ideolojileri daha kolay benimsiyor.
Güncelleme:03 Şubat 2012 00:56
Huffington Post'un haberinde yer alan araştırma sonuçlarına göre, düşük zekalı insanlar, ırkçı ve önyargılarla beslenen ideolojileri daha kolay benimsiyor.

'Psychological Science' (Psikolojik Bilim) dergisinde yayımlanan makaledeki araştırma sonuçları, çocukluğunda I.Q. (zeka katsayısı) testlerinde düşük puan alanların, ileride önyargılı olmaya ve basmakalıp ideolojilere inanmaya daha yatkın bir tablo çizdiğini gösteriyor.

Zeka katsayısı, sonuçlarının ne kadar güvenilir olduğu senelerdir psikologlar tarafından tartışılan standardize testlerle ölçülüyor. Söz konusu araştırmaya liderlik eden Dr. Gordon Hodson, LiveScience'a verdiği röportajda, "Araştırma sonuçları bir kısır döngünün göstergesi. Zeka katsayısı düşük kişiler önyargı oluşturmaya meyilli. Bu da onları, yeniliklere karşı daha tutucu hale getiriyor. Yeniliklere direndikçe de yine önyargılara daha müsait oluyorlar" diye konuştu.

Hodson, düşük zekalı insanların "sistemi ve düzeni" destekleyen ırkçı ve önyargılarla beslenen ideolojilere daha yakın durduğunu, çünkü bunun, karmaşık dünyayı algılamada kolaylık sağladığını ifade etti.

"GERÇEKLİK KARMAŞIKTIR"
Hürriyet'te yer alan habere göre; ABD'nin Virginia Üniversitesi'nden Psikolog Brian Nosek de, Kanada'daki meslektaşının bu görüşlerini destekleyen açıklamalarda bulundu.

"Gerçeklik karmaşık ve düzensizdir" diyen Nosek, "İdeolojiler bu karmaşıklığı giderir ve daha kolay çözümler önerir. Öyleyse, bilişsel kapasitesi düşük olan insanların kolaylaştırıcı ideolojiler benimsemesine şaşırmamak gerekir" ifadesini kullandı.

Nosek, bu kişilerin hem liberal hem muhafazakar ideolojileri kendilerine daha uygun bulduğunu da ekledi. Araştırma, yayına girdikten sonra birçok tartışmayı ve eleştiriyi beraberinde getirdi.

http://haber.mynet.com/irkcilar-daha-dusuk-zekali-cikti-614111-dunya/

Bence otur da kaderine ağla:)

Özgürcan
09-02-2012, 23:02
Yazı çok güzeldi, tamamına aynen katılıyorum. Böyle bir baskı sürekli artacak. Ancak bu rejim çok uzun ömürlü olmayacak, çünkü artık bu "Muhafazakar Demokrat"lar parayı görüp uyandılar. Villalarına çekildiler ve lüküs hayat yaşıyorlar. Bunların çocukları o nesli devam ettiremeyecek bana sorarsanız...

spartacus
10-02-2012, 00:44
Onların çocukları devam ettirmeyecek, asker çocuklar ettirecek, yani fakir, mülksüz, muhtaç, gerektiğinde birilerinin zenginliği-çıkarı ve refahı için ölüme gönderilebilenler, yani dine mahkum-muhtaç olan kitle üzerinden gidecekler diye düşünüyorum..

O yüzden dinsel aşılama daha etkili biçimde varoşlara(bu tabiri en taban topluma olarakda okuyabiliriz) ve evet! iş alanlarına, sömürülen kesimlere kanalize oluyor. yani dinsel aktarımı, aidiyet, biat ve gözü karalık ve nesil işi üretim alanlarına kaydırılıyor ve ciddi ve sıkı bir örgütlenmeye, merkezileşmeye doğru gidiyor... Bir taşla iki kuş vuruluyor, hem hiç bir talebi olmayan, dirayetsiz ve kendi yaşam gerçeğine küskün(uhreviyatçı), hakkını bilmeyen ve aramayan(isyan edenlerden olmaktan kork!, şükret!), kimsenin malına, hakkına göz koyma(yani patronların en güvensiz olduğu alan, herkesi mallarını çalan hırsız olarak görmesidir -ki bu dinsel aşılamalar hayli rahatlatıyor bunları), kimsenin malını, parasını, zenginliğine gıybet etme, Allah vermiş yakınma(fazla ücret isteme, hak iddia etme, razı ol, rıza göster!), 1 e aldığım malı 3 e satıyorum, evet ama sen buna haksızlık diyemezsin, çünkü dinimizde ticaret sünnettir!!! bu enjeksiyonun sonu yok gibi, yalnız ciddi düzeyde çıkar ilişkisi kokuyor ki, o enjeksiyona kurban olan kitleler bu kadar bariz şeyi dahi göremiyorlar, uhreviyatla, teşkilat sohbetleriyle sarhoş oluyorlar..... İkinci taş da işte sermayenin güncel, ekonomik çıkarlarına olan faydasında yatıyor ki bu ciddi düzeyde toplumsal bir kötürümleştirilmeye doğru yol alıyor...

Süreç tamamlandığında işte tamda o zengin çocukları, yetiştirilen bu neslin başına, kendi çıakrları temelinde uzaktan yön veren, yöneten bir konuma evrilecekler, çünkü bu günde olduğu gibi o günde basın-yayın, dergiler, çeşitli dernekler, vakıflar, mahalle teşkilatlarının finansörlüğü bu kesimlerde olacak....

AhbAp
21-02-2012, 01:00
uQCXa8rfoEI