Orijinalini görmek için tıklayınız : İslam Dışı Olduğumuz İçin Aliye Allah Deyip Cemevine Gideriz
kral ciplak
16-02-2012, 22:24
İslam Dışı Olduğumuz İçin Aliye Allah Deyip Cemevine Gideriz
http://www.secimkulvari.com/images/haberler/1328897711.jpg
Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması için oldukça aktif mücadele veren Alevilik Araştırmaları Merkezi Başkanı Ali Yıldırım Akşama çarpıcı açıklamalar yaptı:
- Cemevlerinin ibadethane statüsüne kavuşması için uğraşıyorsunuz. Neler yaşandığını anlatır mısınız?
Biz 2004 yılında Çankaya Cemevi Yaptırma Derneği'ni kurduk ve Çankaya'da halihazırda bir cemevi bulunmadığı için imar planında ibadethane olarak gösterilen yerin derneğimize verilmesini istedik. Normalde Çankaya Kaymakamı'na gidecek iş, önce valiye, ardından da İçişleri Bakanlığı'na gitti. O süreçte Diyanet'e görüş sordular ve şu yanıtı aldılar: 'İslam'da tek bir mabet var, o da cami ve mescittir. Eğer Alevilik İslam ise cami dışında bir ibadet merkezi düşünülemez'. Valilik de talebimizin karşılanmasının mümkün olmadığını söyledi. Tabii biz bunu burada bırakmadık, idare mahkemesinde dava açtık ve bizim İslam içinde değerlendirilemeyeceğimizi söyledik.
- İslam dışında mı yani Alevilik?
Elbette. Diyanet'e ben de katılıyorum: 'İslamsanız camiye gideceksiniz!' Alevilik tümüyle İslam'ın dışında, bambaşka bir dindir. İslam'ın farklı yorumu olan dört mezhep de camiye gidiyor. Bu anlamda 'Biz bağımsız bir inancız' diyerek, idare mahkemesine dava açtık. Dava şu anda Danıştay İdare Davaları Genel Kurulu olan en üst yargı organının önünde bekliyor. Eğer olumlu bir karar çıkarsa, cemevleri ibadethane statüsünde kabul edilecek. Olumsuz çıkarsa AİHM'e gideceğiz. Ama ben asıl Alevi açılımını Danıştay'ın yapacağını düşünüyorum.
- Cemevlerinde 'Ya Allah, ya Ali, ya Muhammed' diyerek dua edilmesini nasıl açıklıyorsunuz peki?
Hz. Ali, Peygamberler, 12 İmamlar Aleviliğe 1500'lü yıllarda, Şah İsmail döneminde girmiş. Aleviliğin 1500'lerden önceki tarihinde Ali, Kerbela, 12 imamlar, Ehl-i Beyt gibi ritüelleri göremezsiniz. Cemevinin kendisinin İslam'la alakalı olmadığını Diyanet de, din bilginleri de söylüyor. Ben de onlarla aynı görüşteyim. Hz. Ali'nin Alevilikteki yeri nedir? Aleviliğe hangi düşünceyi, hangi ritüeli, Aleviliğin olmazsa olmazını katmıştır? Hiçbirini! Ali, Aleviliği İslam yapmaz! Alevi deyişlerine, şiirlerine baktığınız zaman, Ali'yi dünyayı yaratan, bütün evreni dizayn eden bir şahsiyet olarak görürsünüz.
- Yani Allah gibi mi görülüyor?
Tabii ki Ali'nin tanrısallığını gösteren bir sürü deyiş var. Bir de Alevilere Kur'an'a inanır mısınız dersiniz, 'Evet, inanırız' derler. 'Peki, niye gereklerini yapmıyorsunuz?' dersiniz, 'Çünkü bu Kuran'a inanmıyoruz. Bu Kuran tahrip edilmiş, gerçek değil' derler. Burada İslam'la İslam'ı aşma durumu söz konusudur. Bu kadar baskı görürseniz, kendinize İslam dersiniz ama yaptığınız hiçbir şeyin İslam'la hiç alakası olmaz! Aleviliğin durumu da budur. Alevi ritüellerinin hiçbirinin İslam kaynaklı bir yanı yoktur.
Karacaahmet Dergahı'nda semah ve zikir
İstanbul'daki Karacaahmet Sultan Dergahı'nda bir perşembe günü foto muhabiri arkadaşım Uygar Taylan ile beraber cem izledik. İçeride yaklaşık 70 kişi var. Haremlik-selamlık geleneği yok ama yine de kadınlar ve erkekler iki ayrı öbek halinde oturuyor. Cemevinde Hz. Ali gibi inanç önderlerinin yanı sıra Atatürk'ün de fotoğrafının olması dikkatimi çekiyor. Cemde hizmet görecek olan 12 kişi ortada yuvarlak bir şekilde oturuyor. Celal Çelik isimli Alevi dedesi hizmet sahiplerini meydana çağırıp, rızalık aldıktan sonra gülbenkler, düvazlar ve deyişler eşliğinde cem yürütüyor. Türkçe dualarla başlayan ibadet boyunca 5 kez secde ediliyor, 12 imam zikri yapılıyor. Bu sırada Celal Dede'nin 'Kızılbaşların namazı niyazı yok derler. Bizim namazımız zikir. Zikir dua etmektir' sözlerini işitiyoruz.
HÜZÜN VE GÖZYAŞI
Bir süre sonra Hz. Muhammed'in miraca çıkmasını temsilen yapılan 'miraçlama' ile çıplak ayakla semah dönülüyor. İtiraf edeyim ki, kimsenin televizyonlarda gördüğüm folklorik kıyafetler içinde olmamasına biraz şaşırıyorum. 'Yürü, yürü 12 imam aşkıyla' ezgileri eşliğinde semah dönülürken, salonda oldukça hüzünlü bir havanın hakim olduğunu anlıyoruz. Ardından Kerbela şehitleri anılıyor ve mersiyeler (ağıtlar) okunuyor. Bu süreçte salonu hıçkırıklar ve gözyaşları kaplıyor. Daha sonra birbirleriyle kucaklaşıp, cemi bitiriyorlar.
Akşam (http://www.aksam.com.tr/camide-cem-onerisi--97967h.html)
kral ciplak
16-02-2012, 22:25
Sevgili Ali YILDIRIM çok doğru tespitler yapmış...Bunlara ek olarak şunları ekleyebilirim... Bazıları Aleviliği İslam-ın özü gibi göstermeye çabalasa da bunun koca bir yalan ve kandırmaca olduğu fazlasıyla göze çarpmaktadır...Bir din-in peygamberi ve önderlerinin adını almak ile o din-in parçası ve hatta özü olunacağı gibi bir iddiayı doğru kabul edecek olursak, Aleviliği bi tarafa bırakalım öncelikle İslam dini açısından çok büyük bir sakınca ortaya çıkacaktır... Çünkü İslam dini Yahudiliğin bütün peygamberlerini almış ve hatta bununla da yetinmeyip Tevrat-ta geçen bir çok hikayeyi de kendine mal etmiştir...Hal böyle olunca İslam diye müstakil bir din olmazdı, olsa olsa Yahudilik olduğu gibi kabul edilip tıpkı bizimkilerin dediği gibi İslamcılarda " İslam Yahudiliğin Özüdür " diye ortalıkta gezerlerdi... Bu sefer bizim şaşkınların şaşkın ifadeleri iyice çuvallamış olurdu... Çünkü İslam bile ancak Yahudiliğin bir parçası olacağına göre, Alevi İslamcı zır cahillerin iddia ettikleri gibi Alevilik İslam-ın özüdür diye bir şeyi iddia etmek külliyen zır cahillik olurdu... Böyle bir durumda ille de bi şey iddia edilecek olursa söylenecek şey " Alevilik Yahudiliğin cücüğünün cücüğüdür " şeklinde bir şey olabilirdi... Aslına bakıldığında görünen şey tam da Ali YILDIRIM-ın söyledikleri gibidir... Aleviler İslamcıların yaptığının binde birini bile yapmamışlardır... Aleviler İslamdan inanç bakımından zerre kadar bi şey almamışlar... Almış göründükleri şey sadece Müslüman kimlikli bazı kişilerin isimleridir... Aleviler aldıkları bu isimlere çok başka anlamlar ve yaşam hikayeleri yaratarak bu kişileri aslının çok dışına çıkartmışlardır... Tabi yalnızca sağ düşünceye payandalık yapan Alevi İslamcı hayınlar yok ortalıkta... Bir de bunlara karşı olupta yine de Aleviliği İslam içi göstermeye çalışan ve bu nedenle asimilasyona hizmet eden sol düşünceli Aleviler de var..
Guzel yerden yakalamis dogrusu.
Asil sorun teskil eden, Islam otoritelerinin bunu nasil aciklayabilecegi, zira bunca yillik koklu inanistan sonra Ali'yi atamazlar , satamazlar hadis inancina gore. Asil cikmaz bu bence, onlarin acisindan.
Ayni sekilde aleviligi, islama dahil olarak goren biri icin de sorun buyuk.
Sunnilik ve bu tarz Alevilik(islamin icinde olan) buyuk olcude hadis, tefsir vs. inanci uzerine kurulu, oyle ki bazen kitabin onune dahi gecebiliyor.
Ancak sadece kitap uzerinden gidilirse, Ali'nin kimligi ziyadesiyle aciktir anlayabilene.
Saygideger Ali Yildirim´i kutluyorum:kiss:
Aleviligin islamdisi olduguna vurgu yapmasi ve bu dogrultuda hak telebinde bulunulmasi gerekliligini oda cok iyi kavramis olmaliki, tamda benim ve Sinan agabeyimin düsüncelerinide yansitan demeclerde bulunmus...Öyle görülüyorki, saygideger Sinan ISIK in 7 Mayis 2004 yilinda kimligime Alevi yazilsin dilekcesiyle baslatmis oldugu "Alevi Devrimine", yeni Devrimciler katilmaya baslamistir. Gözümüz aydin, Alevilik inancimizin ve dinimizin tam BAGIMSIZLIGINA kavusmasi icin cok az bir süre kalmistir, yolun sonundaki ISIK, yolumuza ISIKLAR sacmaya baslamistir...Bu sürece Alevi kurum ve kuruluslarin baskanlarinin ve yöneticilerininde istirak etmesi, bu sürenin dahada kisalacagi anlamina gelmektedir. Bircok Alevi yöneticisininde Aleviligin islamdisi oldugu yönünde görüsleri oldugunu, ama tabanin bu aciklamaya henüz müsait olmadiklarindan dolayi bu türlü söylemlerden cekindiklerini ögrenmis bulunmaktayim. Ayni taban MKA gibi, dokunulmazligi bulunan birisinin tabusunun yikilmasinada henüz hazir degilken, bu yönde önemli adimlar atarken, ayni Yöneticilerimizin, islam tabusunu yikmaga gelince, neden tereddüt ettiklerini ise bir türlü anlayamiyorum ve bir an evvel bu tabuyuda yikmalarini onlardan bekliyorum, yoksa asimilasyona devam edip, gizli izzettinler olduklarini ispatlayacaklardir:hail:
Saygilarim ile...
spartacus
16-02-2012, 23:17
Hz. Ali, Peygamberler, 12 İmamlar Aleviliğe 1500'lü yıllarda, Şah İsmail döneminde girmiş. Aleviliğin 1500'lerden önceki tarihinde Ali, Kerbela, 12 imamlar, Ehl-i Beyt gibi ritüelleri göremezsiniz. Cemevinin kendisinin İslam'la alakalı olmadığını Diyanet de, din bilginleri de söylüyor.
Evet. Tarihsel süreçler ve asimilasyon es geçilmemeli... Gerçekten dışlandığınız bir ortama girdiğinizde, onalr gibi olmadığınızı göstermek baskıya, horlanmaya yol açarsa, ister, istemez bazı ortak noktalar bulmak zorunda kalırsınız. Bu ortak noktalar ise kaçamaklarla bezenir. Neden camiye gitmiyorsun? Ali Camide öldürüldü vs.vs.... Aslında tüm bu gerekçeler çaresizlikden kaynaklanıyor. Zaten Osmanlı feodal yapısı gereği dine ve mezhebe dayalı bir iktidar yapsına sahipdi. Bu gün nasıl ki farklı milliyetler asimilasyona, baskı, şiddet ve ötekileştirmeye maruz bırakılmıştır, feodalitede aynı şey dinsel inançlar, mezhepler çerçevesinde olmuştur...
Tabii ki Ali'nin tanrısallığını gösteren bir sürü deyiş var. Bir de Alevilere Kur'an'a inanır mısınız dersiniz, 'Evet, inanırız' derler. 'Peki, niye gereklerini yapmıyorsunuz?' dersiniz, 'Çünkü bu Kuran'a inanmıyoruz. Bu Kuran tahrip edilmiş, gerçek değil' derler. Burada İslam'la İslam'ı aşma durumu söz konusudur. Bu kadar baskı görürseniz, kendinize İslam dersiniz ama yaptığınız hiçbir şeyin İslam'la hiç alakası olmaz! Aleviliğin durumu da budur. Alevi ritüellerinin hiçbirinin İslam kaynaklı bir yanı yoktur.
Tabi Cem Vakfı gibi asimilasyoncu, resmi ideoloji yaklaşımına dayalı, kırmızı cüppelilerin alevilik üzerinde yürüttüğü kampanya ve propaganda, strateji,aleviliğin sünnileştirilme gayretleride es geçilmemeli...
Alevilik, temel görüşlerine baktığımızda kadim Uzakdoğu ve Anadolu inançlarının harmanlanması biçiminde görülüyor. Yol ve Tao(yol), Ahiret inancının olmayışı, Allah'ın herşeyde ve her şeyin kendisinde olması inanışı(yine Taocu geleneklerle örtüşür) vb yabana atılmayacak düzeyde barizdir diye düşünüyorum.
İslam olan camiye gider, aleviler camiye gitmiyorsa ve bu ülkenin toplumundansa o halde? Devletin-iktidarın hem anti-laik hem de anti-demokratik yapısı burada da kendisini ele veriyor... Aleviler islam değildir, TC nin %99 u müslüman değildir. Kimliklerden din hanesi kaldırılmalıdır. Hiç kimse inancından dolayı horlanmamalı, dışlanmamalıdır. Oysa TC de en çok ezilen inanç yine alevilerdir. Bu ezilme sadece devlet ayağıyla değil, toplum ayağıyla da malesef yaşanmaktadır. Sünnilerle aynı ortamı paylaşan bir alevi hala kendisini saklamak zorunda, saklamasa dahi müslümanların yan ve dışlayan bakışlarına maruz kalıyorlar. örneğin Cuma günleri, ramazanlarda sap gibi ortada kalıyorlar, suçluluk duygusuyla yaşatılmaya itiliyorlar ya da camiye gitmesi için dolaylı ya da dolaysız baskılanmaya maruz kalıyorlar.
Artık feodal hakimiyet geçerli değil, zırha, sahte sakınmalara gerek yok, aleviler islam olmadığını dile getirmeli, şu Ali(en vicdansız halifedir), Hüseyin, imam vs edebiyatını da bırakmalıdır diye düşünüyorum... Zaten, sanırım islamiyet gibi inanırı hallaç pamuğuna çeviren, aczin, iradesizliğin, tapınmanın aşırısının bu kadar fazla olduğu bir din daha yoktur. Yahu yatağa nasıl yatılır, kimle evlenilir, kimler dost edilir, yatakda ne okunur, kalkarken ne okunur................................ tam bir esaret, pes.
Sevgili spartacus can, yazinin altina imza atiyorum, yalniz sende bircogumuz gibi bazi kavramlari yalnis kullanmaktasin. Sünnilestirme, Sünnilik gibi kavramlarin yerine, müslümanlastirma, müslümanlik gibi kavramlari kullansan, daha yerinde olacaktir, cünkü bu kavram kargasasida dolayli yoldan asimilasyona hizmet ediyor, insanlar Aleviligin ve Sünniligin islamin birer mezhepleri olduklarini algiliyorlar. Oysaki Sünnilik islamin ta kendisidir, Sünnilik isminde bir mezhep veya din yoktur, 4-5 tane Islam dinine mensup Ehli-i Sünnet mezhepler vardir ve Türkiye´deki en yaygin mezhep Hanefi mezhebidir...
Sevgilerim ile...
spartacus
17-02-2012, 00:07
Sevgili Deman Sünnileştirme bir Osmanlı projesi. Cem Vakfı nın üzerinde durduğu daha doğrusu tarihsel çerçeve bakımından konumlandığı alan burası diye düşünüyorum. Aleviler islam olsun, olmasın bu anlamda demiyorum, farklı inançların, islam dışı toplumaların sünnileştirilmesi(buradaki vurgu, şiilikle ayrıştırmak biçiminde ve feodal yapıyla ilgili) projesi olarak ifade ediyorum ve aslında dediğin gibi müslümanlaştırma...
nobullshit
18-02-2012, 07:56
Siz kandırın kendinizi. Muhammed'in ailesine garezi olan Emevi dini sünnilik müslümanlık ama alevilik değil öyle mi? Alevilik İslam içinde heretik bir yorumdur.
Siz kandırın kendinizi. Muhammed'in ailesine garezi olan Emevi dini sünnilik müslümanlık ama alevilik değil öyle mi? Alevilik İslam içinde heretik bir yorumdur.
ahaha pis emeviler peygamberimizin ailesine gıcık kapıyorlar, cız hepsi kaka onlar, yaşasın alevilik panpa, cCc hz.ali reis cCc
Jolly Jocker
28-02-2012, 15:29
Ali Yıldırım'ı doğru ve cesur açıklamasından dolayı kutluyorum.
''Alevilik islamın'' özüdürden ibaret değil Aleviliğin iddiası, deniyor ki ''Alevilik serçeşmedir, tüm dinlerin özüdür.''
O halde ne kadar islamsa o kadar hıristiyandır, o kadar musevidir v.s...
Aleviliğin Ali'sinin Muhammed'in adamadı olan Ali değil Aleviliğin kendine has tanrısına verilen bir sıfat olduğunu da Ali Yıldırım belirtmiş. İyi etmiş.
Zaten Ali sözcüğü kelime anlamı olarak Yüce, Büyük, Ulu, Tanrısal v.b. anlamlara gelen bir sıfattır.
Alevilik islamla, hatta üç semavi dinle ilgisi olmayan, cennet-cehennem inancı bile olmayan, Tanrıyı insanın üstünde bir efendi gibi değil insanın sonunda kendinde bulduğu bir dost gibi gören, Tanrı ile evren ayrımını kabul etmeyen, gnostik kökenli panteist bir dindir. Apayrı bir inançtır.
Hatta sonunda insan kendinde buluyorsa ve evrenle-doğayla ayrımı yoksa söz konusu olan ''Hakk''ın kişilik sahibi bir Tanrı olduğunu iddia etmek bile güçleşir.
Alevilik aynı zamanda genel bir hümanist felsefe de taşır. Emekten yana vurgusu vardır. Anadolu sosyalizminin dünüdür. Türkiye işçi sınıfının atası sayılır. İslamın etkisinden çıkıp özünü bulması sadece alevilik ve aleviler açısından değil tüm emekçiler açısından iyi olacak.
kral ciplak
28-02-2012, 23:37
Ali Yıldırım'ı doğru ve cesur açıklamasından dolayı kutluyorum.
''Alevilik islamın'' özüdürden ibaret değil Aleviliğin iddiası, deniyor ki ''Alevilik serçeşmedir, tüm dinlerin özüdür.''
O halde ne kadar islamsa o kadar hıristiyandır, o kadar musevidir v.s...
Aleviliğin Ali'sinin Muhammed'in adamadı olan Ali değil Aleviliğin kendine has tanrısına verilen bir sıfat olduğunu da Ali Yıldırım belirtmiş. İyi etmiş.
Zaten Ali sözcüğü kelime anlamı olarak Yüce, Büyük, Ulu, Tanrısal v.b. anlamlara gelen bir sıfattır.
Alevilik islamla, hatta üç semavi dinle ilgisi olmayan, cennet-cehennem inancı bile olmayan, Tanrıyı insanın üstünde bir efendi gibi değil insanın sonunda kendinde bulduğu bir dost gibi gören, Tanrı ile evren ayrımını kabul etmeyen, gnostik kökenli panteist bir dindir. Apayrı bir inançtır.
Hatta sonunda insan kendinde buluyorsa ve evrenle-doğayla ayrımı yoksa söz konusu olan ''Hakk''ın kişilik sahibi bir Tanrı olduğunu iddia etmek bile güçleşir.
Alevilik aynı zamanda genel bir hümanist felsefe de taşır. Emekten yana vurgusu vardır. Anadolu sosyalizminin dünüdür. Türkiye işçi sınıfının atası sayılır. İslamın etkisinden çıkıp özünü bulması sadece alevilik ve aleviler açısından değil tüm emekçiler açısından iyi olacak.
Sevgili Jolly Jocker;
Çok yerinde tespitler yapmışsın...
Sana katılmamın sebebi İslam dışı Alevilik savunusuna destek vermenden değil, bilakis hem sol düşünüp hem de doğru tespit yapmış olman yüzündendir...
Zira bu konuda oldukça fazla dertliyim...
Çünkü bunca yıllık uğraşım sırasında acizane yapmış olduğum bir tespit var ve o da Türkiye solunun Aleviliği İslam-ın bir mezhebi veya heteredoks İslam olarak değerlendirip dışlaması ve ayrıca bazı solcuların da İslam-ı devrimci bir din olarak görmesidir...
Bu nedenledir ki Türkiye solu bindiği dalı kesmeyi başarabilmiştir...
Gerek Aleviliği İslam ile aynı kategoriye koyup dışlaması ve gerekse de onu İslam-ın bir parçası olarak görüp her iki şekilde de Aleviliği İslamo-faşizmin kucağına atmalarıdır...
Milyonlarca Alevi ve özellikle genç insanlar İslam-ı tanıma fırsatı bulamadan ve yine özellikle de CHP-nin de büyük katkısıyla kendilerini Türk-İslam sarmalının içinde bulup giderek İslamo-faşist oldular...
Özleri itibariyle İslam-a ve ırkçılığa karşı olması gereken bu insanlar zamanla her yanlışı doğru sanıp sarıldılar ve bu gün karşımıza birer Türk-İslamcı olarak çıktılar...
Bu kötü gidişatta büyük paylardan biri yukarıda da dediğim gibi aydınlarındır...
Eğer aydınlar İslam-ı vede Aleviliği doğru tahlil etselerdi bu gün ülkemiz bu halde olmazdı...
Aleviler bu ülkede çok önemli bi güce sahipler ama bu güç bazı işbirlikçiler ve şaşkın aydınlar yüzünden düşman kesimlere kanalize edilmiş ve edilmeye devam etmektedir...
KİMLİĞİME ALEVİ YAZIN istemli davayı açarken tüm detaylarını düşünerek hareket ettim...
Aleviliğin kimliğe yazılması birilerinin iddia ettiği gibi kuru bir dindarlık gösterisi değil,
tam tersine tam bir özgürlük ve resmi söylemi yerle bir etme girişimiydi...
Bu girişimin anlamını devlet hemen çözdü ve kendince önlemini aldı ama ne yazık ki sol aydınlar bunu çözemedi...
Bazıları da çözdü ama destek olmak yerine köstek olmayı seçtiler...
Hep şunu savundum,
ve dedim ki,
Aleviler Alevi kaldıkları sürece sol, spsyalist, devrimci, demokrat, ilerici, sosyal demokrat, komünist olabilirler...
İslamlaşmış bir Alevi artık ne Alevidir ve nede yukarıda saydığım devrimci niteliklere sahip olabilir...
Kimliğime Alevi yazın isteğim gerçekleşmedi ama yine planlarım dahilinde olan KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN şeklindeki gizli talebim gerçekleşmiş oldu...
AİHM bu kararı vereli üç sene oluyor...
Fakat ne yazık ki bu sefer de AKP engeline takıldık...
Fakat her ne kadar engel AKP gibi görünse de, aslında diğer büyük bir engel de Alevi çevreler ve sol kesimdir...
Bu kararın uygulanması konusunda kimseden bir ses çıkmıyor...
Bu karar uygulansa en başta ZORUNLU DİN DERSLERİ konusunda devletin tek dayanağı olan kimliklerdeki din hanesinde İslam yazması kozu ellerinden gidecek ve o saatten sonra devlet hiç bir yurttaşı " SEN MÜSLÜMANSIN O NEDENLE BU DERSİ ALMAYA MECBURSUN " diye zorlayamayacak...
Ve o zaman bu ders tercihli hale gelecek...
Aynı zamanda laiklik ilkesi de uygulanmaya başlamış olacak...
Şimdi senin aracılığınla buradan herkese sormak isterim...
Başbakan din hanesinin kaldırılşmasına karşıdır ve bunda kendince çok haklıdır ve bu nedenle de engelleme yapmaktadır,
YA PEKİ DİĞERLERİ NEDEN SUSMAKTADIR???
Bu düzenden nemalanmak isteyen bir çok çevre olabilir ve bunların içinde bizimkiler de olabilir,
herkese bir sebep bulabiliyorum ama ŞU BİZİM A-TEİST-LERE BİR SEBEP BULAMIYORUM...
NEDEN SUSUYORLAR?
NEDEN BU KONUDA BİR GİRİŞİMDE BULUNMUYORLAR???
Sevgilerimle
Natürelist
02-03-2012, 13:05
Sevgili kral ciplak,
Bunu yapmam icin ilk basta türk vatandasi olmam gerekiyor, ne yazik ki Almanya da yasadigim icin yüzbinlerce gurbetcinin yaptigi gibi, bende Alman vatandasligina gectim. Ve bu konu da mahkeme yolunu coktan tutardim diye düsünüyorum. Bu ancak türk vatandaslarini ilgilendiriyor, yoksa benim kimligimde ne din ibaresi var, ne evlimi bekarmi? ibaresi var, nede baba'min ana'min ismi var, yani siz ne iseniz o var.
Ayrica din adamlarinin "memur" statüsü de yoktur.
Türkiye'de ki arkadaslar neden kayitsiz kaliyor? belki de sonucunda maddi ve manevi kaygilari olabilir. Ama bu yanlis, gerci din hanesi kalktiktan sonra kimin ne olup olmadigini da ortadan kaldirilmis olur, ve ateist'misin müslüman'misin yada hiristiyan'misin diye de bilinemez, zaten en dogrusu da budur.
Umarim derdimi anlatabilmisim dir :)
Saygilarimla iyi forumlar...
islam sadece sunnilik değildir. sunni ve şii ayrışması aynı zamanda oluşmuştur. ali ve muaviye savaşında. aliden yana olanlar şiatu ali yani ali taraftarı diye isimlendirilmişlerdir. yani sunnilik ve şiilik aynı zamanda çıkmadır. ve muhammed yaşasaydı şiileri tutardı emin olun.
şiiler maglup oldu sunniler iktidar oldu. tüm gnostikler başka din mensupları şii safında gizlendiler ali bir sembol oldu. böylece şiiler içinden durmadan islam dışı gruplar çıktı bunlar aslında eski inançlarını taşıyorlardı şia onlar için bir gizlemeydi sadece. bunu hasan sabbahta ve diğer ismaili mezheplerinde çok açık görürüz.
alevilik ise islamla hiçbir bağı kalmamış bir oluşumdur. bir kere tanrı anlayışı çok farklı. islamın allahı yarattıklarından ayrı bir tanrı iken alevilikte tanrı evrenden ayrı değildir.aleviliğin her bakımdan anlayışı islamdan ayrıdır. alevilik humanisttir bir kere. insan sevgisi vardır kafir mümin diye ayırmaz insanları. doalyısıyla aleviler islam dışıdır ama şiiler değil.
kral ciplak
04-03-2012, 22:15
Sevgili kral ciplak,
Bunu yapmam icin ilk basta türk vatandasi olmam gerekiyor, ne yazik ki Almanya da yasadigim icin yüzbinlerce gurbetcinin yaptigi gibi, bende Alman vatandasligina gectim. Ve bu konu da mahkeme yolunu coktan tutardim diye düsünüyorum. Bu ancak türk vatandaslarini ilgilendiriyor, yoksa benim kimligimde ne din ibaresi var, ne evlimi bekarmi? ibaresi var, nede baba'min ana'min ismi var, yani siz ne iseniz o var.
Ayrica din adamlarinin "memur" statüsü de yoktur.
Türkiye'de ki arkadaslar neden kayitsiz kaliyor? belki de sonucunda maddi ve manevi kaygilari olabilir. Ama bu yanlis, gerci din hanesi kalktiktan sonra kimin ne olup olmadigini da ortadan kaldirilmis olur, ve ateist'misin müslüman'misin yada hiristiyan'misin diye de bilinemez, zaten en dogrusu da budur.
Umarim derdimi anlatabilmisim dir :)
Saygilarimla iyi forumlar...
Natürelist;
Özel durumunuzu öğrenmem iyi oldu, en azından sizin neden bi şey yapmadığınızı öğrenmiş olduk...
Fakat sanmıyorum ki Ayrupada yaşayan bütün dostlarımız sizinle aynı konumda olsunlar...
Oralarda yaşayan ve dinlerden özgürlük mücadelesi veren ve kimliğinde hala İslam ibaresi bulunan birileri vardır ve bunlardan bir kişi dahi Türk konsolosluğuna gidip, AİHM-İN KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN KARARI DOĞRULTUSUNDA KİMLİĞİNDEKİ DİN HANESİNİN KALDIRILMASINI İSTESE BU BİZE YETER...
Tüm avrupa ülkelerinden birer kişi bu eylemi yapsa bu daha güzel olur...
Türkiye özeline gelince söylenecek çok şey var ama ne yazık ki sözümüz para etmiyor...
AİHM-NİN KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN KARARI ÇOK ÖNEMLİ...
BU ÖNEMİ DEVLET VE İSLAMOFAŞİST AKP ÇOK İYİ ANLADI AMA NE YAZIK Kİ LAİK KESİM Bİ TÜRLÜ ANLAYAMADI...
Laik kesimi de bi tarafa bırakalım sayıları azda olsa A-teist kesimlerden hiç bir ses çıkmaması insanı fazlasıyla düşündürüyor...
Türkiye özelinde bir insanın A-teist olduğunu açıkça söylemesi gerçekten cesaret isteyen bir şey...
Bunu söyleyen insanların olduğunu da biliyoruz...
Toplumun her kesiminden insanımız var ama bu cesareti gösteren insanlar neden hiç bir kareket göstermiyor işte onu anlamakta zorlanıyorum...
Eğer söz konusu olan kaygılar ise bunu da anlayışla karşılarım ama,
o zaman da şunu sorasım geliyor, madem böyle korkularınız vardı da neden A-teist olduğunuzu açıkladınız???
A-teist olduğunuzu açıkladığınız dönem bu günden daha mı iyi idi de şimdi korkuya kapıldınız???
Son günlerde başbakanın ısrarla tekrarladığı DİNDAR GENÇLİK YETİŞTİRECEĞİZ söylemine aşırı tepki gösterenler, işte tam sırasıdır ki AİHM-nin bu kararının neden hayata geçirilmediğini başbakandan sorsunlar ve mahkemeye gidip şikayet dilekçeleri versinler...
Ama ne yazık ki tık yok...
AİHM-nin vermiş olduğu bu karar AKP-yi ve başbakanı fazlasıyla korkutmasaydı şimdiye kadar çoktan hayata geçirirlerdi...
Bu karar her şeyden önce Alevi gençlerine uygulanan ZORUNLU DİN DERSLERİNİN TEK GEREKÇESİNİ ORTADAN KALDIRIYOR...
Hal böyle iken Alevi kurumlarından da bi ses çıkmıyor...
Kimlikteki din hanesi yüzünden benzer sıkıntıları yaşayan gayri Müslümler var ama onlardan da bi ses çıkmıyor...
Yani bu durumdan şikayetçi olan bir sürü kesim ve milyonlarca insan var ama kimseden bi ses çıkmıyor...
Bir süredir mahkemeye gidip AİHM kararını uygulamadığı için başbakan hakkında şikayet dilekçesi vermek istiyorum ama inanki bundan çok sıkılıyorum ve utanıyorum...
Koca ülkede sanki benden başka bunu dert edinen biri yokmuş gibi kendimi DONKİŞOT HİSSETMEYE BAŞLADIM...
Benden de sana saygılar ve iyi forumlar...
Natürelist
07-03-2012, 23:47
Sevgili kral ciplak,
inaniz ki, eger türk vatandasi olsaydim, ilk basta solugu, stuttgart türk konsoloslugunda ben alirdim diye düsünüyorum. Siz büyük emekler vererek bu asamaya getirmissiniz, ama maalesef ne yazik ki kimsenin bu konu da kili kipirdamiyor?!! üzücü bir durum. Insanlarin icraati yalnizca yazi yazmakla olmaz, artik zamani coktan geldi ve geciyor. Tabii ki Almanya'da türk vatandasi ateist arkadaslar var, ama simdiye kadar ne kendileri ile nede herhangi bir yerde toplanip görüsmüslügümüz var, yalnizca sevgili deman disinda kendisi ateist olmasa da yine cok ortak yönlerimiz var.
Evet bu bizim büyük acigimiz boslugumuz, kimlerin ne sekilde ve nasil ortak hareket edecegimizin kararsizligi icinde kaldigini gösteriyor. Gönül isterki en azindan yilda bir kere reel sekilde toplanip fikir ve görüs alisverisinde bulunarak önemli adimlar atilabilir, bu türkiyede su anda zor görünsede, bunu Almanya dan baslatabiliriz yeterki isteyenler olsun. Ama görünen odurki bunun saglanmasi icin henüz daha coook.. ekmek yememiz gerekiyor, kaldiki bunun acik örneklerini türkiyede ki ateist siteler arasi sürtüsmelerin yasandigina sahit oluyoruz.
Alevilere gelince durum yine farksiz, herkes ortak bir yönde hareket edecegine, aksine birbirini hasim görerek asil amaclarini hedeflerini unutuyorlar, iki kisi kavga yaparken bu haliyle ücüncü hasiminin isine yariyor, ve cok da pasif kaliyorlar. Gecenlerde bunu bir alevi derneginde dile getirdim, ama hic bir kimsenin tinladigi yok!
Insanlarin elinde koskoca kazanilmis bir hak var, ama nedense bu hak'ki hayata gecirmelerinde hic bir girisimlerde bulunulmuyor, neden susuluyor bunu da gercekten bende anlamis degilim, yeterki bir kipirdanma olsun destegimi bu konuda esirgemem, isterlerse öm, dan bana yazabilirler, ilk basta da dedigim gibi türk vatandasi olmak gerekiyor, bunda cekinecek kaygilanacak bir sey yok.
Not; Computer'im al-zeus'un rahmetine kavustu, internet cafede yaziyorum, mesajlara gec verebilirim umarim sorun olmaz.
Saygilarimla iyi forumlar..
kral ciplak
08-03-2012, 01:00
Sevgili kral ciplak,
inaniz ki, eger türk vatandasi olsaydim, ilk basta solugu, stuttgart türk konsoloslugunda ben alirdim diye düsünüyorum. Siz büyük emekler vererek bu asamaya getirmissiniz, ama maalesef ne yazik ki kimsenin bu konu da kili kipirdamiyor?!! üzücü bir durum. Insanlarin icraati yalnizca yazi yazmakla olmaz, artik zamani coktan geldi ve geciyor. Tabii ki Almanya'da türk vatandasi ateist arkadaslar var, ama simdiye kadar ne kendileri ile nede herhangi bir yerde toplanip görüsmüslügümüz var, yalnizca sevgili deman disinda kendisi ateist olmasa da yine cok ortak yönlerimiz var.
Evet bu bizim büyük acigimiz boslugumuz, kimlerin ne sekilde ve nasil ortak hareket edecegimizin kararsizligi icinde kaldigini gösteriyor. Gönül isterki en azindan yilda bir kere reel sekilde toplanip fikir ve görüs alisverisinde bulunarak önemli adimlar atilabilir, bu türkiyede su anda zor görünsede, bunu Almanya dan baslatabiliriz yeterki isteyenler olsun. Ama görünen odurki bunun saglanmasi icin henüz daha coook.. ekmek yememiz gerekiyor, kaldiki bunun acik örneklerini türkiyede ki ateist siteler arasi sürtüsmelerin yasandigina sahit oluyoruz.
Alevilere gelince durum yine farksiz, herkes ortak bir yönde hareket edecegine, aksine birbirini hasim görerek asil amaclarini hedeflerini unutuyorlar, iki kisi kavga yaparken bu haliyle ücüncü hasiminin isine yariyor, ve cok da pasif kaliyorlar. Gecenlerde bunu bir alevi derneginde dile getirdim, ama hic bir kimsenin tinladigi yok!
Insanlarin elinde koskoca kazanilmis bir hak var, ama nedense bu hak'ki hayata gecirmelerinde hic bir girisimlerde bulunulmuyor, neden susuluyor bunu da gercekten bende anlamis degilim, yeterki bir kipirdanma olsun destegimi bu konuda esirgemem, isterlerse öm, dan bana yazabilirler, ilk basta da dedigim gibi türk vatandasi olmak gerekiyor, bunda cekinecek kaygilanacak bir sey yok.
Not; Computer'im al-zeus'un rahmetine kavustu, internet cafede yaziyorum, mesajlara gec verebilirim umarim sorun olmaz.
Saygilarimla iyi forumlar..
Vah vah...
Demek computerin seni yolda bıraktı...
Ne diyelim başımız sağolsun sevgili kardeşim...
A-li Zeus başka keder vermesin...
Bundan bir ay kadar önce Radikal gazetesinde bir yazı okudum...
Bu gazetenin yazarlarından biri, çok duygulu, heyecanlı ve düzene kafa tutan bi yazı kaleme almıştı...
Yazar çok liberal ve üst perdeden kalem oynatan biri olmasına rağmen, benim gibi cahil biri onu anladı ve " Vay be demek böyle cesur adamlar da varmış " diyerek o yazara destek olmak istedi...
Yazar-ın adı Yıldırım TÜRKER...
Makalesine konu ettiği şey ZORUNLU DİN DERSLERİ...http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1077843
Aralıklarla kendisine e-posta gönderdim...
Toplam 6 adet e-postaya cevap alamayınca kendisine telefonla ulaşmaya çalıştım ama telefonunu bulamadım...
Son çare olarak aynı gazetede yazan başka bir gazeteciye bu durumu e-posta ile bildirdim....
Sağolsun bu yazar arkadaş bana cevap verdi ve kendisini gördüğünde söyleyeceğini bildirdi...
Fakat bunun da üzerinden baya zaman geçmesine rağmen Yıldırım TÜRKER-den bi haber çıkmadı...
Bu durum hem zoruma gitti ve hem de merakımı arttırdı...
Bu adam neden böyle davranıyor diye araştırma yaptım ve kendisine ait bir kaç yazı okuduktan sonra davranışının nedenini buldum...
Meğerse bu çok LİBOŞ gazeteci, ZORUNLU DİN DERSLERİNE KARŞI OLDUĞU KADAR DİNE KARŞI OLANLARA DA KARŞIYMIŞ...
Hatta AİHM-ni DİN KONUSUNDA KORKAKLIKLA SUÇLAMIŞ...
Çünkü AİHM Bİ DAVADA DİNDARLARDAN YANA DEĞİL DE, DİNE KARŞI OLANLARDAN YANA KARAR VERMİŞ MİŞ...
Aslında bunu başka bir başlık altında açmayı düşünüyordum ama bu konuyla da ilişkili gördüğüm için burada yazdım...
Sayın çok LİBOŞ yazarın yazısına tıklayacak olanlar yazıda şunu göreceller...
Bu yazar çocuğunun ZORUNLU DİN DERSİ almasına şiddetle karşı çıkıyor...
Bu konuda sonuna kadar gidip davayı AİHM-ye taşıyacağını söylüyor...
Hatta hızını alamayıp DÜNYAYI İKTİDARIN BAŞINA YIKACAĞINI HAYKIRIYOR...
Tabi böylesine hiddetli vede tam benim ilgi alanıma giren bir konuyu yakalayınca ister istemez heyecanlandım...
Eh ne de olsa bu konuda az buçuk tecrübe sahibi olduğum için kendisine yardımım dokunacağını düşündüğümden hemen harekete geçip kendisine ulaşmaya çalıştım...
Zira bu ÇOK LİBOŞ gazeteci, yazısında bazı yanlış bilgilere de yer verdiğini gördüm ve bunları düzeltirim diye de düşündüm...
Eğer bu kafayla giderse eli boş ve hüsranla dönme durumu söz konusuydu...
Tamamiyle sorumluluk hislerimle kendisine bi yazı yazdım ve benimle irtibata geçerse yardımcı olabileceğimi söyledim...
Tabi yazımda kısaca AİHM-de kazandığım KİMLİKLERDEN DİN HANESİ KALDIRILSIN kararından da bahsettim...
Ve en sonunda anladım ki bu ÇOK LİBOŞ GAZETECİ BU KARARA ÇOK GICIK OLMUŞ VE O NEDENLE BENİ ARAMAMIŞ...
Demek ki ben onun bam teline dokunmuşum...
Yani sevgili dostum bu ülkede bin bir türlü düşünce yapısına sahip insan var...
Sekiz yıllık yoğun tecrübe sonunda anladım ki, benim davayı sahiplenecek olanlar, hiç bir yere bağlı olmayan ÖZGÜR BEYİNLİ İNSANLARDIR...
Tabi bunların içinde en çok öne çıkanlar da DİNLERDEN ÖZGÜRLÜK grubuna girenlerdir...
Burada en büyük sıkıntı senin de dediğin gibi örgütsüz olmaktan geliyor...
Türkiyede A-teist olduğunu söyleyen cesur insanlar ve avrupalı A-teistler neden bir şey yapmıyor işte bunun cevabını bulmalıyız...
Ben, koca devleti en nazik yerinden yakalyıp mahkum ettirdim ama güvendiklerim de beni mahkum etti...
Belki özel gibi olacak amma şunu da vurgulamadan geçemeyeceğim.....
Tanıştığım günden beri beni yalnız bırakmayan ve her zaman destek olan DEMAN arkadaşımızı özellikle söylemeliyim...
DON KİŞOT-SANÇO PANZA misali bu yolda yürüyoruz...
HIZIR YARDIMCIMIZ OLSUN...
Naturalist kardesimizin de bahsettigi gibi, henuz ateist siteler arasinda birlik kurma hayalerimizi gerceklestirmenin imkansizliginin ciplak gercegi onumuzde duruyorken, daha ileri adimlari planlamak biraz zor gibime geliyor. Almanya, Fransa, Hollanda, Kanada gibi ulkelerde, dusunce ozgurlugune saygi kanunlarla desteklenirken, ulkemizde ateist kelimesini kufur yerine kullananlar var. TD sitemize ulasimi keyfi engelleyen bir ulkeden demokratik bir olgunluk beklemek benece safliktir.
Naturalist kardesimizin de bahsettigi gibi, henuz ateist siteler arasinda birlik kurma hayalerimizi gerceklestirmenin imkansizliginin ciplak gercegi onumuzde duruyorken, daha ileri adimlari planlamak biraz zor gibime geliyor. Almanya, Fransa, Hollanda, Kanada gibi ulkelerde, dusunce ozgurlugune saygi kanunlarla desteklenirken, ulkemizde ateist kelimesini kufur yerine kullananlar var. TD sitemize ulasimi keyfi engelleyen bir ulkeden demokratik bir olgunluk beklemek benece safliktir.
Sevgili vartor, HAK verilmez ALINIR bilindigi gibi...
Bunun icin bir Ateist olarak kendi haklarini elde etmek icin mücadele etmen gerekir. Ne kemalizm, ne fettullahizm, nede tayyibizm hic kimsenin haklarini iade etmemistir simdiye kadar, edeceklerinide düsünmüyorum.
Türkiye´deki gayri müslimlerin (Aleviler, Ateistler ve diger dinlere mensup olanlar) birlesmesi ve gercek laiklik icin mücadele etmesi gerekmektedir.
Sevgilerimle...
Naturalist kardesimizin de bahsettigi gibi, henuz ateist siteler arasinda birlik kurma hayalerimizi gerceklestirmenin imkansizliginin ciplak gercegi onumuzde duruyorken, daha ileri adimlari planlamak biraz zor gibime geliyor. Almanya, Fransa, Hollanda, Kanada gibi ulkelerde, dusunce ozgurlugune saygi kanunlarla desteklenirken, ulkemizde ateist kelimesini kufur yerine kullananlar var. TD sitemize ulasimi keyfi engelleyen bir ulkeden demokratik bir olgunluk beklemek benece safliktir.
düşüncelerime tercüman olduğunuz sayın vartor ^^
Türkiye´deki gayri müslimlerin (Aleviler, Ateistler ve diger dinlere mensup olanlar) birlesmesi ve gercek laiklik icin mücadele etmesi gerekmektedir.
Sevgilerimle...
Sadece gayri müslümlerin değil. Müslüman ancak dinin gerektidiklerini yapmayan. Ve dindarlarla aralarında mesafe olan müslüman-laik çevre ile de beraber yürütülmesi gerekir.
Hatta bunu bir adım ileri götürüyorum. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde ki laik ve ateist çevrelerinde yardımları gerekiyor. Bu çevre ülkemizde yaşıyan ateist ve laiklere karşı duyarsızdır.
Sadece gayri müslümlerin değil. Müslüman ancak dinin gerektidiklerini yapmayan. Ve dindarlarla aralarında mesafe olan müslüman-laik çevre ile de beraber yürütülmesi gerekir.
Hatta bunu bir adım ileri götürüyorum. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde ki laik ve ateist çevrelerinde yardımları gerekiyor. Bu çevre ülkemizde yaşıyan ateist ve laiklere karşı duyarsızdır.
Katiliyorum, sevgili apsimon. Laik ve demokratik Müslümanlari unutmusum, ama diger mesajlarimda onlarida katmistim. Gelismis cagdas ve demokratik ülkelerin laiklik yanlisi insanlarida sen ilave etmis oldun, sagolasin:hug:
Sevgili Deman Sünnileştirme bir Osmanlı projesi. Cem Vakfı nın üzerinde durduğu daha doğrusu tarihsel çerçeve bakımından konumlandığı alan burası diye düşünüyorum. Aleviler islam olsun, olmasın bu anlamda demiyorum, farklı inançların, islam dışı toplumaların sünnileştirilmesi(buradaki vurgu, şiilikle ayrıştırmak biçiminde ve feodal yapıyla ilgili) projesi olarak ifade ediyorum ve aslında dediğin gibi müslümanlaştırma...
Sayın Spartacus,
Bir genelleme inancına dönük yanlışınız var. Çünkü sünnileştirme eğer tümüyle bir Osmanlı projesi olsaydı, devşirilen ve yeniçeri olarak yetiştirilen Hristiyan çocukları derhal sünni bir meshebe uyumlanacaklardı.
Böyle olmamış, bu devşirmeler BEKTAŞİ inancına dahil edilmişlerdir. Osmanlı padişahlarının hepsi baştanberi sünni meshebine bağlı mıydı? Bu da pek açık değildir.
Yavuz Selimden sonra sünnilik iddiasına bürünen padişahlar halife olunca
sünni İslam daha da keskinleşmiştir.
Erdoğan'dan Alevilere: 'Camiye gidin' (http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/erdogandan-alevilere-camiye-gidin-haberi-58009)
“Alevilerin içinde ateist olan da var”
Malatya’daki olayların da gündeme geldiği programda gazetecilerin “Alevileri kazanmak istiyor musunuz” sorusuna cevap veren Erdoğan, Alevilerin cemevi talebine kulak tıkayarak camilere gitmeleri yönünde dayatmada bulunmaya devam etti. Aleviliğin ne olup ne olmadığı konusunda hüküm vermekten de geri durmayan Erdoğan şunları söyledi:
“Alevi topluluk Kılıçdaroğlu'nu destekliyorlar olabilir, destekleyebilirler tabii ama biz istiyoruz ki hizmet politikası prim yapsın. Ama genelde kendilerinden olanı destekliyor halkımız. Benim bildiğim Alevilik Hz. Ali'yi sevenlerdir. Eğer Alevilik Hz Ali'yi sevmekse ben en büyük aleviyim ama günümüzde Alevilik böyle yaşanmadığını görüyorum. Aleviliğin kendi içinde parçalandığını görüyorum. Aleviler müslümandır diyenler var, Aleviler müslüman değildir diyen var ve bunların içinde ateist olan da var. Biz müslümansak ibadethanesinin tek olması gerektiğini düşünüyorum yoksa bu ayrımcılık olur. Cemevi bir ibadethane değil cemevi kültürel etkinliklerin yapıldığı bir merkezdir.”
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21156583.asp
''CEMEVİNE KARŞI OLDUĞUMU SÖYLEMİYORUM''
Aleviler Müslüman’dır diyenler var, değildir diyenler var. Aynı zamanlarda bir de bunların içinde Ateist olanlar var. Eğer biz müslümansak bir alevi olarak, o zaman Müslüman’ın ibadethanesi tek olması lazım. Cemevine karşı olduğumu söylemiyorum. Mesela Türkmen Alevi’leri camiye gelirler.
Ama bağıran çağıran tipler var ya. camiyle cemeviyle alakaları yok. Ama cemevi konusunda bir çok arkadaşımın olumlu yaklaşımı vardır.
Ama Alevilik bir dindir deniliyorsa bunu çıksınlar müşterek olarak açıklasınlar.
E kulak tikamak zorunda kalmalari normal, onlar da biliyorlar isin ic yuzunu zira.
Erdoğan'dan Alevilere: 'Camiye gidin' (http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/erdogandan-alevilere-camiye-gidin-haberi-58009)
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/21156583.asp
"Gizli izzettinler"in dikkatine...
Yaşanan son olaylardan sonra, çoktandır yapılması gerekenin yapılması artık şart olarak görünmektedir...
Gizli izzettinler in dikkatine...
Kral çıplak demenin vakti geldide geçti !!!
Bundan sonra yolumuza gayri müslimler olarak devam etmeliyiz !
Yani alevizmin islamdışı; kendine özgü doğal ve felsefi müstakil bir din olduğunu Kamuoyuna beyan ederek ve
Bu beyanatla devletin gerekli mercilerine başvurarak;
Alevizmin resmen tanınmasını sağlayarak;
Yolumuza devam etmeliyiz !!!
Zaten gerçek ve doğru olanıda budur !!!
Çünkü bizim islamiyet ile uzaktan ve yakından bir takım islami şahıslar dışında ortak yönlerimiz yoktur !!!
İslam "semavi dinler" kategorisinde yer alırken;
Alevizm ise "doğal dinler" kategorisinde yer almaktadır !
Alevizm doğal ve felsefi bir dindir !
Bundan dolayı doğaya ve insana büyük bir önem verir; doğayı ve insani kutsar !
Sözde alevi kurum ve kuruluşlarına; başkan ve yöneticilerine önemle duyurulur !!!
Gizli izzettinliğe son verme zamanı !!!
Riyakarlığa son verin artık !!!
Deman
_________________
demirefe
14-08-2012, 08:13
Alevi kardeşlerimiz bu ülkede inanç özgürlüğünün sigortasıdır. İyi ki varsınız Alevi kardeşlerim. Siz olmasaydınız bu ülkenin nasıl bir inanç baskısı cehennemine dönüşeceğini hayal bile etmek istemem.
Biz müslümansak
İşte bütün mesele burda. Müslüman olmamak. Adam tüm söylemini buna dayandırıyor görüyorsunuz. Kimsenin "müslüman değilim" deme cesareti gösteremeyeceğine güvenci var.
Alevilerin de dindar olan, Aliyi seveninden filan korkmuyor! Alevinin en çok ateist olanından korkuyor, alıntıya dikkat ederseniz! Öbürünü git camiye deyip geçiştiriyor.
Ben iddia ediyorum, bu ülkenin tek sorunu "%99 unun müslüman olduğu" söylemidir. Bu söylem bitsin, sorunların yarısı şıp diye zaten ortadan kalkmış olur.
Çözüm müslüman olmamakta yatıyor! "%99 müslümandır" dedikleri anda "hiç de bile, ben müslüman filan değilim" diyen bir kitle bu lafı ağızlarına tıkarsa, tüm sorunların yarısı o an zaten çözülmüş durumdadır.
Bende Aleviliğin İslam dışı olduğuna katılıyorum, bana daha çok şaman kültürünün islami daha doğrusu tasavvufi yorumu olarak görünüyor, Erdoğan aydının "nasıl müslüman olduk" diye bir kitabı vardır burada o acı ve kanlı geçişi bulabilirsiniz, kimileri kimlikleri kaybetmiş kimileri kısmi olarak korumuşlardır.
Olimpiyat
14-08-2012, 13:40
Bir şey Allah demek ya da bir şeyi Allahlaştırmak zorunda mıyız?
İslam kimsenin tekelinde değildir. Alevilere, "Müslümansanız o halde camide ibadet yapacaksınız, eğer ibadetlerinizi camide yapmıyorsanız o halde Müslüman olduğunuzu iddia etmeyeceksiniz" demek sadece bir düz mantık yürütmektir ve bir zorlamadır.
Aleviler de sadece bu yüzden "o halde İslam' dışı oluruz ve İslam'dan çıkarız" deyip bu oyuna gelmemelidir. Bu zorlama mantık sakat ve yanlış bir anlayıştır zaten.
Alevilerin kendilerini İslam dışı olarak nitelemeye hakları var mı, tabi o da var.. Ancak Aleviliğin ne İslam içinde ne de İslam dışında olduğu, İslam'ın farklı bir yorumu olduğunu benimseyen Alevilerin de olduğu göz ardı edilemez ve bu düşünce de saygı görmeli..
Eğer gerçekten din ve ibadet özgürlüğü samimi olarak kabul ediliyorsa Alevilerin Cem evlerinde ibadet yapmasını, namaz kılmak yerine cem yapmalarına da saygı duyacaksın ve küçümsemeyeceksin.
spartacus
14-08-2012, 18:51
Sayın Spartacus,
Bir genelleme inancına dönük yanlışınız var. Çünkü sünnileştirme eğer tümüyle bir Osmanlı projesi olsaydı, devşirilen ve yeniçeri olarak yetiştirilen Hristiyan çocukları derhal sünni bir meshebe uyumlanacaklardı.
Böyle olmamış, bu devşirmeler BEKTAŞİ inancına dahil edilmişlerdir. Osmanlı padişahlarının hepsi baştanberi sünni meshebine bağlı mıydı? Bu da pek açık değildir.
Yavuz Selimden sonra sünnilik iddiasına bürünen padişahlar halife olunca
sünni İslam daha da keskinleşmiştir.
Bir genelleme de bulunmadım ki, Osmanlı süreci için Osmanlı ifadesini kullandım. Fakat gördüğüm kadarıyla siz bir genelleme de bulunmuşsunuz. Osmanlı da asimilasyon başta yoktu, sonradan oldu gibi ifadeler kursak, sonraki olanın adı Osmanlı asimilasyon politikası diye anılmaz mı? Burada ne zaman başladı-başlamadı konusunu tartışmıyorum ki, devralınan mirasdan bahsediyorum. Elbetde Osmanlı diyeceğim ne diyebilirdim ki Roma mı?
Şeyh Bedreddin ne zaman yaşamış? Yavuz Sultan Selim ne zaman peki?
spartacus
14-08-2012, 19:04
Osmanlı'yı ekonomi-politik sistem yapısı olarak 2 bölüme ayırmanız gerekir. Birinci dönem kabile-den imparatorluğa fetih ekonomisidir. İkinci dönem ise feodal sisteme geçiştir. Fetih ekonomileri toplumsal bütünlük açısından merkezi otoritenin gücüne bakar. Yani aidiyetlerin siyasallaşması her şey demek anlamına gelmez ve kurumsallaşma açısından, yeri feodalite kadar baskın değildir. Feodalitede ise yerellikler hakim olur ve yerel bölgelerde beylikler vs oluşturulur. Merkezi otorite basamaksız değildir ve elde tutmak, merkezileştirmek, fetih ekonomileri kadar kolay değildir. Siyasi, dolgu malzemesine ihtiyaç duyulur.
Yine Roma medeniyeti incelenirse ne zaman fethedilecek yer kalmamış, fetih ekonomisi çökmüş, toplumsal parçalanma ve toprakları ve merkezi otorite bütünlüğünü elde tutma olarak aidiyet merkezli politika hakim olmuş, dine ihtiyaç artmıştır(ikinci dönem ve Hristiyanlık). islam tarihi de böyledir, çıkış kaynağı da ekonomi-politiktir, kabileler arası savaş, düzensizlik, servet sahibi ana sınıfların dağınıklığı ve rahatszılığı, ekonomik kaygıları, korkuları vs ve merkezi otorite, iktidar boşluğu vs... Yani islamiyet öyle Muhammed diye biri çıktı 20 yılda etti, yazdı değil 200 yıllık bir sürecin, arılaşma, saflaşma, merkezileştirme sürecinin ürünüdür.... Tarihde çöken her fetih ekonomisi, iç çatışmaları, siyasal istikrarsızlığı yaratmıştır-yaratır. Hal böyle olunca toplumda saflaşmalar meydana gelir... Yöneticiler bütünlüğü sağlamak ve eldeki araziyi kaybetmemek için ya baskın safdan yana tavır alırlar, ya çevre bve potansiyel risk oluşturan ülkelerin aidiyetini esas almamaya çalışırlar(*), ya da geçici süre taktik geliştirirler(şiddet ya da uzlaşı) ya da bu işi zamana bırakırlar(asimilasyon)...
(*) Osmanlı'da böyle olmuştur, güçlü devleti ve ordusuyla safevilerden, birde alevilerin haksızlığa, kula kulluğa, adaletsizliğe, eşitsizliğe onay vermemesi gibi sebeplerden dolayı tercih sünnilikden yana yapılmıştır!
Osmanlı padişahlarının ne olup olmadığı konusunda ise çok fazla söze gerek görmüyorum. Aslında belirleyici ve tartışmaya değer bir yönü olduğunu da düşünmüyorum.
Asimilasyon dönem, dönem değişik taktiklerle(Yavuz şiddeti seçmiştir) Osmanlı devletinin politik durumuna göre taktikten, taktiğe el değiştirmiştir... (örneğin bu gün AKP uzlaşmacı görünümlü asimilasyon modeli uygulamaktadır, sizi kabul ediyoruz, ama bu inanç halinizi kabul edemiyoruz, gelin değiştirelim demektedir. Bunu yaparken egemen siyasetççielr aptal mı elbetde önce alevi kuruluşlarını peşlerine katmak istiyorlar ve bazı kurumlarda Osmanlı nın yarım bıraktığı asimilasyon yolundan, yani Osmanlı da aşılanan islami yönleri öne çıkartarak destek vermeye çalışıyor.
Peki kapitalizm koşullarında mezhebin belirleyiciliği feodal bir strateji değil midir? Evet öyledir, ama sermayenin de, talepkar olmayan, hak aramayan, kabullenmiş, bu dünyayı ve işlerini fani gören, sömürüye ses çıkartmayan(Allah vergisi), adaletsizliğe boyun büken(bu bir sınav), korku ve zaaflarıyla cahil hocalara köle gibi bağlanan(**), kafası bu dünya da değil hayal aleminde yaşayan ve önceliklerini ona göre hazırlayan, ucuz, itirazsız, maaliyetsiz, sömürü ve iş gücü potansiyelini karşılar. Bununla birlikde toplum ancak düzenin, sistemin ve sermayenin isteklerine duyarlı hale gelir(bunu bir hastanın verilen bir tedavi ya da ilaca olumlu yanıt vermesi gibi düşünebilirsiniz, burada ise amaç toplumu sağlıksızlaştırmaktır, yani uygulama aynı, amaç farklıdır. Yoksa alevi, sünni gibi ayrımların kapitalizmde bir yeri yoktur. Kimse sanmasın ki alevi ayrımı, egemenlerin dini duygularından kaynaklı, asıl neden çıkarları ve çıkar ilişkileridir. Ayaklarının ve cennet bahçelerinin üzerinde rahatlıkla yürümek, semirmek(***)için dikensiz gül bahçesi istiyorlar.).
** Zır cahil, üfürükçü, eğitimsiz, bağnaz. Zaten din ezberlenebilir, subjektif, sözler toplamı olduğu için iyice ezberci olan hoca, şeyh vs ler
*** Besili biçimde yemek. Halkçası hayvan gibi besili, hayvanlar gibi yemek..
İslam kimsenin tekelinde değildir. Alevilere, "Müslümansanız o halde camide ibadet yapacaksınız, eğer ibadetlerinizi camide yapmıyorsanız o halde Müslüman olduğunuzu iddia etmeyeceksiniz" demek sadece bir düz mantık yürütmektir ve bir zorlamadır.
Aleviler de sadece bu yüzden "o halde İslam' dışı oluruz ve İslam'dan çıkarız" deyip bu oyuna gelmemelidir. Bu zorlama mantık sakat ve yanlış bir anlayıştır zaten.
Alevilerin kendilerini İslam dışı olarak nitelemeye hakları var mı, tabi o da var.. Ancak Aleviliğin ne İslam içinde ne de İslam dışında olduğu, İslam'ın farklı bir yorumu olduğunu benimseyen Alevilerin de olduğu göz ardı edilemez ve bu düşünce de saygı görmeli..
Eğer gerçekten din ve ibadet özgürlüğü samimi olarak kabul ediliyorsa Alevilerin Cem evlerinde ibadet yapmasını, namaz kılmak yerine cem yapmalarına da saygı duyacaksın ve küçümsemeyeceksin.
Sevgili ALKA, Alevilerin kendilerini İslam dışı olarak nitelemeleri gerekliligin en önemli nedenlerinden birisi, tam laik veya seküler bir ülkede yasamiyor olmalaridir. Sürekli bir sekilde asimilasyona tabi tutulmamizdan dolayi isladisi ve müslüman olmadigimizi beyan edip, yolumuza gayri müslimler olarak devam etmemiz, en dogru yoldur...Bu asimilasyonun neticelerini yakin cevremdede gören birisi olarak, gelecegimiz icin bir hayli endiseliyim. Esimin teyzesi, gecen kandilde oldugu gibi, bu aksamda kadir gecemizi kutlamaya kalkisti...Bizler müslüman degiliz, bizde ramazan orucu yoktur, kandil yoktur, baryam yoktur dedigim halde, siddetle itiraz etti ve hz. alinin namazinda niyazinda oldugunu ve ibadetlerini harfiyen yerine getirdigini ve gercek müslümanlarin bizler oldugunu söyledi:)
Az öncede kizkardesimin facebook sayfasinda kendisinin koydugu "kadir geceniz mübarek olsun" duvar fotografina rastladim. Altina ise söyle yazmis..."Duva larimiz Kabul olsun insallah....:help:
demirefe
15-08-2012, 09:25
Ben kesin kanımı tekrarlayacağım: Bu ülkede halkın %99 unun müslüman olduğu söylemine hiç bir itiraz olmazsa ve "ne münasebet, ben müslüman filan değilim" diyen, bu lafı sahiplerinin ağzına tıkacak oranda bir kesim ortaya çıkmadığı sürece bu ülkede hallolacak hiç bir sorun yoktur.
Bu %99 müslüman teranesiyle eski hamamlarda eski taslar şıngırdar durur ve bir milim yol alınmaz. Bu terane sürgit devam ettiği sürece elveda insanlık, elveda uygarlık. Bu budur.
demirefe
15-08-2012, 14:17
Bu konu tabii ki siyasi bir konu olarak bu şekilde. Siyaseten laik olmak bir zorunluluktur. Laiklik inanç özgürlüğünü içerir, elbette, kaçınılmaz biçimde. Çünkü inanç özgürlüğü en temel insan haklarındandır. O yüzden siyaseten kimseye nasıl olur da ali allah olur filan diyemeyiz. İsteyen istediğini allah olarak görmekte tamamen özgürdür.
Kişi ben allahım diye de inansa ona siyaseten söyleyebileceğimiz bir şey yoktur. Bunun tek şartı, inancını hiç bir biçimde hiç kimseye dayatma ve inancına dayalı toplumsal bir düzenleme yapılmasını talep etmemesidir, buna asla hakkı yoktur. Laiklik ilkesince, inanca dayalı hiç bir toplumsal düzenleme yapılamaz.
Bunu dini konu olarak tartıştığımızda durum değişir. Kişilerin aliyi de veliyi de, kendisini de allah saymasını eleştiririz. Ateist olan bir insan hiç bir allahı kabul etmez.
Laik olmak insanlığın, uygarlığın, insanlık kültür ve erdeminin gereğidir. Ama laik olduktan sonra, inancının ne olduğunun önemi yoktur. Ateist olmak bir zorunluluk olamaz. Ama ateist olup da islamın allahı değil, filanca benim allahım demek apaçık bir saçmalık olur. Filanca allahınsa, ateist değilsindir. Ateizmin özel bir allahı kabul etmemek olamayacağı çok açık. Ateizm bütün allahları red etmektir.
İnsan isterse bir insanın veya insanların Kuranı yazdığına inanarak da müslüman olabilir. Kuran allahtan geldi diye inanarak da olabileceğini belirtmeye zaten gerek yok. Allaha inanmadan da müslüman olabilir. Bir inanç sistemi, inanca dair bir felsefedir, muhammed veya başkası, örneğin ali de filozoftur deyip inanabilir, karışamayız. İnsanın kişisel inancına hiç bir sınır, ambargo, kayıt şart koyamayız. Kişi başkalarına dayatmadan ve inancına dayalı toplumsal düzenlemeler talep etmeden istediği biçimde inanabilir. Bunda hiç bir sıkıntı yok.
Özet olarak dini konu ile siyasi konu birbirine karıştırılamaz, mutlaka ayrı tartışılmalıdır.
spartacus
15-08-2012, 14:25
Sevgili ALKA, Alevilerin kendilerini İslam dışı olarak nitelemeleri gerekliligin en önemli nedenlerinden birisi, tam laik veya seküler bir ülkede yasamiyor olmalaridir. Sürekli bir sekilde asimilasyona tabi tutulmamizdan dolayi isladisi ve müslüman olmadigimizi beyan edip, yolumuza gayri müslimler olarak devam etmemiz, en dogru yoldur...Bu asimilasyonun neticelerini yakin cevremdede gören birisi olarak, gelecegimiz icin bir hayli endiseliyim. Esimin teyzesi, gecen kandilde oldugu gibi, bu aksamda kadir gecemizi kutlamaya kalkisti...Bizler müslüman degiliz, bizde ramazan orucu yoktur, kandil yoktur, baryam yoktur dedigim halde, siddetle itiraz etti ve hz. alinin namazinda niyazinda oldugunu ve ibadetlerini harfiyen yerine getirdigini ve gercek müslümanlarin bizler oldugunu söyledi:)
Az öncede kizkardesimin facebook sayfasinda kendisinin koydugu "kadir geceniz mübarek olsun" duvar fotografina rastladim. Altina ise söyle yazmis..."Duva larimiz Kabul olsun insallah....:help:
Cem TV ye fazla kaptırmışlardır kendilerini.. Cemevlerinde de bol, bol Kur'an dinlemişlerdir, Cem vakfının ya da devşirme siyasetçilerinin-dedelerinin vs girdiği her alan Asr-ı Saadet oluveriyor :)