istatistik
05-05-2012, 23:44
http://img715.imageshack.us/img715/7200/88702693.jpg
Göze sahip olan ilk hayvan olmamalarına rağmen Trilobitler, hayvanlar âleminin en ileri görüş sistemlerinden ilkini geliştirmişlerdir. Trilobit göz çukurlarının büyük çoğunluğu bir çift bileşik gözden meydana gelir. Bunlar, genel olarak, glabella’nın her iki yanında da bulunan fixigena’nın dış kenarlarında, yüze ait sütürlere bitişik halde bulunurlar. Trilobitlerin alt takımlarından en az birinin (ki bu Agnostina’dır) birincil gözsüz olduğu düşünülmektedir. Bunun nedeni hiç birinin göze sahip şekilde bulunmamış olmasıdır. Tersi bir durum olarak da bazıları büyük, iyi gelişmiş gözleriyle bilinen birkaç gruptan, ikincil gözsüzler olarak adlandırılan türler meydana gelmiştir(Bu türler, gözlerin ortadan kaybolmasından önce, göz büyüklüklerinin küçülmesi ile evrimsel sürece kesin kanıt oluşturmaktadırlar).
İyi Bir Gözün Avantajı:
Böcekler gibi hayattaki eklem bacaklılarda bulunan “Bileşik” gözler, harekete karşı oldukça duyarlıdırlar ve muhtemelen, trilobitlerdeki yırtıcı algılama gibi önemlidir. Ayrıca sahip oldukları stereoskopik görüşün, birbirine oldukça yakın ancak bağımsız gözlerden kaynaklandığı da önerilmiştir. Omurgalı lensler (biz insanların sahip olduğu gibi) değişen uzaklıklardaki cisimlere odaklanabilmek için şekil değiştirebilirler. Trilobit gözleri ise tersine, sert, kristalize lenslere sahiptirler ve şekillerini değiştiremezler. Bunun yerine, sert lenslerden kaynaklanan odaklanma problemlerini çözen içsel çift yapılı (kombine halde hareket eden farklı kırılma indisine sahip iki tabakalı bir lens yapısı) bir lens sistemine sahiptirler. Öyle ki, kimi trilobit lensleri, benzer görüntü sorunlarının çözümü için bilim adamları tarafından 300 milyon yıl sonra ortaya çıkarılabilmiştir.
http://img12.imageshack.us/img12/6185/trilobit2.jpg
Trilobit Gözünün 3 Türü:
Bilinen 3 tür Trilobit gözü vardır: holochroal, schizochroal, and abathochroal. İlk 2 tanesi başlıca görülen tiplerdir; trilobitlerin büyük çoğunluğu rulman holochoal göze ve Phacopina alt takımının tanınmasını sağlayan karakteristik schizochroal göze sahiptirler. Holochroal gözler, tüm lensleri kaplayan tek katlı korneal tabakanın altındaki birbirine yakın konumlanmış bikonveks lensler paketi şeklinde karakterize olmuştur. Bu lensler ana hatları ile genellikle altıgen şeklindedirler ve her bir gözde 1’den 15.000’e kadar değişen sayılardadırlar. Diğer yandan Schizochroal gözler, birkaç taneden 700’e kadar değişen, göreceli olarak büyük, kalın lenslerden oluşur ve her biri ayrı bir kornea ile kaplıdır. Her bir lens konik ya da silindirik bir şekilde yer almaktadır ve komşusu olan lensten derinlere kadar uzanan sklera (göz akı) ile ayrılır. Bu sklera, skleranın içlerinde derinlere doğru uzanan korneal zara dayanak oluşturmaktadır. Abathochroal göz, sadece birkaç kambriyen trilobitinde görülür ve bir şekilde schizochroal göze benzer fakat bazı önemli özellikler bakımından farklılık gösterir; sklera kalın değildir ve korneal zar derinlere doğru uzanmaz ve lenslerin kenarlarında son bulur. Aşağıdaki tablo, bahsi geçen 3 göz türünü özet olarak göstermektedir:
http://img842.imageshack.us/img842/284/trilobit4.jpg
Schizochroal Göz Ne Kadar Evrilmiştir:
Bütün erken Trilobitler(Kambriyen) holochroar göze sahiptiler ve bu formdan karakteristik phacopid schzochroal göze evrilmeleri oldukça zor gözükmektedir. Cevap, evrim zaman ölçeğinin ontogenetik(gelişimsel) sürecinde yatmaktadır. Peardomorphosis, atasal çocuk karakteristiklerinin yetişkinliğe doğru giderken azalarak korunmasıdır. Bu durum ise 3 yolla gerçekleşebilir; Progenesis(çocuk bedende ters yönde erken bir cinsel olgunlaşma), Neoteny(morfolojik gelişimin azaltılmış oranı), Post-Displacement(Belirli yapıların diğerleri ile ilişkili olarak geciken büyümesi). Phacopid trilobitlerde schzochroal gözün gelişmesi, Post-Displacement Peadomorphosis’e iyi bir örnektir. Olgunlaşmamış holochroal kambriyen trilobitlerin gözleri esasından minyatür schzochroal gözlerdir. Phacopida’da bunlar korunmuştur, bunu da bu olgunlaşmamış yapıların, erişkin hallerine geçişlerindeki geciken büyümesi(Post-Displacement) sağlamıştır.
Trilobit Gözlerindeki Çeşitlilik:
Trilobitlerin vücutlarının diğer bölümlerinde olduğu gibi gözlerinin ebatlarında ve şekillerinde de büyük bir çeşitlilik bulunmaktadır ve bunların pek çoğunun ekolojideki farklı türlerin yaşam tarzları ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Sözü edilen çeşitlerin bir kısmı aşağıdaki tabloda da görülmektedir.
Erken trilobit gözlerinin pek çoğu, Corynexochid Polypleuraspis gibi kresentiktir. Schzochroal gözlerin konik şekildeki kesitleri Phacops gibi türlere etkileyici bir görüş alanı sağlamaktadır. Bazı trilobitlerde, serbest yüzücü Pelagic tribolit Opipeuter gibi, 360 derece görüş alanı sağlayabilecek kadar büyüktür.
http://img812.imageshack.us/img812/3125/trilobit5.jpg
Gözlerin Evrimsel Olarak Kayboluşu:
Gözler normalde hayatta kalmak açısından çok önemli bir özellik olsa da gözlerin kaybolmasına neden olabilecek durumlar meydana gelebilir. Örneğin, ışığın çok az olduğu ya da hiç bulunmadığı derin su habitatlarında yaşayan/beslenen trilobitler, gözlerini kademeli olarak kaybederek adaptasyondan kaynaklı bir dezavantaja maruz kalmadan bundan faydalanabilirler. Bu tür gözsüz trilobit toplulukları atheloptic olarak adlandırılırlar. Bu tür evrimsel süreçlerin çeşitli trilobitlerde tekrarlayarak meydana geldiği görülmüştür ve bunlardan 2 tanesi aşağıdaki tabloda da görülmektedir. Her iki vakada da devoniyen trilobitler, büyük ve işlevsel gözler ile başlamışlar ve sürecin sonunda gözlerini kaybetmişlerdir. Bunlardan ilkinde, phacopid clade gözlerini yitirmiş ve gözler ile ilişkili olan yüze ait sütürlerde azalma ve marjinalleşme meydana gelmiştir. Diğer örnekte ise yine aynı şekilde gözler küçülmüş ve kaybolurken, temel yüze ait sütürlerde bir değişim meydana gelmemiştir. Tablodaki şekillerde, gözler mavi, sütürler ise kırmızı ile işaretlenmişlerdir.
http://img715.imageshack.us/img715/1779/trilobit6.jpg
KAYNAK:
http://www.trilobites.info/eyes.htm
Göze sahip olan ilk hayvan olmamalarına rağmen Trilobitler, hayvanlar âleminin en ileri görüş sistemlerinden ilkini geliştirmişlerdir. Trilobit göz çukurlarının büyük çoğunluğu bir çift bileşik gözden meydana gelir. Bunlar, genel olarak, glabella’nın her iki yanında da bulunan fixigena’nın dış kenarlarında, yüze ait sütürlere bitişik halde bulunurlar. Trilobitlerin alt takımlarından en az birinin (ki bu Agnostina’dır) birincil gözsüz olduğu düşünülmektedir. Bunun nedeni hiç birinin göze sahip şekilde bulunmamış olmasıdır. Tersi bir durum olarak da bazıları büyük, iyi gelişmiş gözleriyle bilinen birkaç gruptan, ikincil gözsüzler olarak adlandırılan türler meydana gelmiştir(Bu türler, gözlerin ortadan kaybolmasından önce, göz büyüklüklerinin küçülmesi ile evrimsel sürece kesin kanıt oluşturmaktadırlar).
İyi Bir Gözün Avantajı:
Böcekler gibi hayattaki eklem bacaklılarda bulunan “Bileşik” gözler, harekete karşı oldukça duyarlıdırlar ve muhtemelen, trilobitlerdeki yırtıcı algılama gibi önemlidir. Ayrıca sahip oldukları stereoskopik görüşün, birbirine oldukça yakın ancak bağımsız gözlerden kaynaklandığı da önerilmiştir. Omurgalı lensler (biz insanların sahip olduğu gibi) değişen uzaklıklardaki cisimlere odaklanabilmek için şekil değiştirebilirler. Trilobit gözleri ise tersine, sert, kristalize lenslere sahiptirler ve şekillerini değiştiremezler. Bunun yerine, sert lenslerden kaynaklanan odaklanma problemlerini çözen içsel çift yapılı (kombine halde hareket eden farklı kırılma indisine sahip iki tabakalı bir lens yapısı) bir lens sistemine sahiptirler. Öyle ki, kimi trilobit lensleri, benzer görüntü sorunlarının çözümü için bilim adamları tarafından 300 milyon yıl sonra ortaya çıkarılabilmiştir.
http://img12.imageshack.us/img12/6185/trilobit2.jpg
Trilobit Gözünün 3 Türü:
Bilinen 3 tür Trilobit gözü vardır: holochroal, schizochroal, and abathochroal. İlk 2 tanesi başlıca görülen tiplerdir; trilobitlerin büyük çoğunluğu rulman holochoal göze ve Phacopina alt takımının tanınmasını sağlayan karakteristik schizochroal göze sahiptirler. Holochroal gözler, tüm lensleri kaplayan tek katlı korneal tabakanın altındaki birbirine yakın konumlanmış bikonveks lensler paketi şeklinde karakterize olmuştur. Bu lensler ana hatları ile genellikle altıgen şeklindedirler ve her bir gözde 1’den 15.000’e kadar değişen sayılardadırlar. Diğer yandan Schizochroal gözler, birkaç taneden 700’e kadar değişen, göreceli olarak büyük, kalın lenslerden oluşur ve her biri ayrı bir kornea ile kaplıdır. Her bir lens konik ya da silindirik bir şekilde yer almaktadır ve komşusu olan lensten derinlere kadar uzanan sklera (göz akı) ile ayrılır. Bu sklera, skleranın içlerinde derinlere doğru uzanan korneal zara dayanak oluşturmaktadır. Abathochroal göz, sadece birkaç kambriyen trilobitinde görülür ve bir şekilde schizochroal göze benzer fakat bazı önemli özellikler bakımından farklılık gösterir; sklera kalın değildir ve korneal zar derinlere doğru uzanmaz ve lenslerin kenarlarında son bulur. Aşağıdaki tablo, bahsi geçen 3 göz türünü özet olarak göstermektedir:
http://img842.imageshack.us/img842/284/trilobit4.jpg
Schizochroal Göz Ne Kadar Evrilmiştir:
Bütün erken Trilobitler(Kambriyen) holochroar göze sahiptiler ve bu formdan karakteristik phacopid schzochroal göze evrilmeleri oldukça zor gözükmektedir. Cevap, evrim zaman ölçeğinin ontogenetik(gelişimsel) sürecinde yatmaktadır. Peardomorphosis, atasal çocuk karakteristiklerinin yetişkinliğe doğru giderken azalarak korunmasıdır. Bu durum ise 3 yolla gerçekleşebilir; Progenesis(çocuk bedende ters yönde erken bir cinsel olgunlaşma), Neoteny(morfolojik gelişimin azaltılmış oranı), Post-Displacement(Belirli yapıların diğerleri ile ilişkili olarak geciken büyümesi). Phacopid trilobitlerde schzochroal gözün gelişmesi, Post-Displacement Peadomorphosis’e iyi bir örnektir. Olgunlaşmamış holochroal kambriyen trilobitlerin gözleri esasından minyatür schzochroal gözlerdir. Phacopida’da bunlar korunmuştur, bunu da bu olgunlaşmamış yapıların, erişkin hallerine geçişlerindeki geciken büyümesi(Post-Displacement) sağlamıştır.
Trilobit Gözlerindeki Çeşitlilik:
Trilobitlerin vücutlarının diğer bölümlerinde olduğu gibi gözlerinin ebatlarında ve şekillerinde de büyük bir çeşitlilik bulunmaktadır ve bunların pek çoğunun ekolojideki farklı türlerin yaşam tarzları ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Sözü edilen çeşitlerin bir kısmı aşağıdaki tabloda da görülmektedir.
Erken trilobit gözlerinin pek çoğu, Corynexochid Polypleuraspis gibi kresentiktir. Schzochroal gözlerin konik şekildeki kesitleri Phacops gibi türlere etkileyici bir görüş alanı sağlamaktadır. Bazı trilobitlerde, serbest yüzücü Pelagic tribolit Opipeuter gibi, 360 derece görüş alanı sağlayabilecek kadar büyüktür.
http://img812.imageshack.us/img812/3125/trilobit5.jpg
Gözlerin Evrimsel Olarak Kayboluşu:
Gözler normalde hayatta kalmak açısından çok önemli bir özellik olsa da gözlerin kaybolmasına neden olabilecek durumlar meydana gelebilir. Örneğin, ışığın çok az olduğu ya da hiç bulunmadığı derin su habitatlarında yaşayan/beslenen trilobitler, gözlerini kademeli olarak kaybederek adaptasyondan kaynaklı bir dezavantaja maruz kalmadan bundan faydalanabilirler. Bu tür gözsüz trilobit toplulukları atheloptic olarak adlandırılırlar. Bu tür evrimsel süreçlerin çeşitli trilobitlerde tekrarlayarak meydana geldiği görülmüştür ve bunlardan 2 tanesi aşağıdaki tabloda da görülmektedir. Her iki vakada da devoniyen trilobitler, büyük ve işlevsel gözler ile başlamışlar ve sürecin sonunda gözlerini kaybetmişlerdir. Bunlardan ilkinde, phacopid clade gözlerini yitirmiş ve gözler ile ilişkili olan yüze ait sütürlerde azalma ve marjinalleşme meydana gelmiştir. Diğer örnekte ise yine aynı şekilde gözler küçülmüş ve kaybolurken, temel yüze ait sütürlerde bir değişim meydana gelmemiştir. Tablodaki şekillerde, gözler mavi, sütürler ise kırmızı ile işaretlenmişlerdir.
http://img715.imageshack.us/img715/1779/trilobit6.jpg
KAYNAK:
http://www.trilobites.info/eyes.htm