Orijinalini görmek için tıklayınız : Genesis 1:25-27 ve Genesis 2:18-19...
Saygıdeğer arkadaşlar ;
Az önce internette denk geldi. Burasının uygun olduğunu düşündüm.
Genesis (Yaratılış) 1
22 - Tanrı, “Verimli olun, çoğalın, denizleri doldurun, yeryüzünde kuşlar çoğalsın” diyerek onları kutsadı.
23 - Akşam oldu, sabah oldu ve beşinci gün oluştu.
24 - Tanrı, “Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık, evcil ve yabanıl hayvan, sürüngen[a] türetsin” diye buyurdu. Ve öyle oldu.
25 - Tanrı çeşit çeşit yabanıl hayvan, evcil hayvan, sürüngen yarattı. Bunun iyi olduğunu gördü.
26 - Tanrı, “Kendi suretimizde, kendimize benzer insan yaratalım” dedi, “Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun.”
27 - Tanrı insanı kendi suretinde yarattı, onu Tanrı'nın suretinde yarattı. Onları erkek ve dişi olarak yarattı.
Genesis (Yaratılış) 2
18 - Sonra, “Adem'in yalnız kalması iyi değil” dedi, “Ona uygun bir yardımcı yaratacağım.”
19 - RAB Tanrı yerdeki hayvanların, gökteki kuşların tümünü topraktan yaratmıştı. Onlara ne ad vereceğini görmek için hepsini Adem'e getirdi. Adem her birine ne ad verdiyse, o canlı o adla anıldı.
Buraya kadar problem yok herhalde. Tanrı önce hayvanları yaratıyor sonra insanı. Genesis 1. kitap ve 2. kitap birbiri ile paralel gidiyor...
Lakin bu tamamen bizim Hristiyanların çevirisi.
Orjinalı ve bir sürü ingilizce çevirisi için > Bakınız Genesis 2:18 (http://bible.cc/genesis/2-18.htm)< >Bakınız Genesis 2:19 (http://bible.cc/genesis/2-19.htm)<
Trajedi. Tanrı Genesis 1 de ilk önce Hayvanları sonra İnsanı yaratıyor ama Genesis 2 de tam tersini yapıyor...
Ana fikir, "Eşşek olursan semer vuracak çok olur." :deadhorse:
Genesis (Yaratılış) 2
18 - Sonra, “Adem'in yalnız kalması iyi değil” dedi, “Ona uygun bir yardımcı yaratacağım.”
19 - RAB Tanrı yerdeki hayvanların, gökteki kuşların tümünü topraktan yaratmıştı. Onlara ne ad vereceğini görmek için hepsini Adem'e getirdi. Adem her birine ne ad verdiyse, o canlı o adla anıldı.
Buraya kadar problem yok herhalde. Tanrı önce hayvanları yaratıyor sonra insanı.
Yine Genesis bölüm 2'de yukarıdaki ayetlerden önce geçen ayetlere de bakılmalı: İşte o zaman çelişki tamamen ortaya çıkıyor. Sadece hayvanlar Adem'den sonra yaratılmıyor, bitkiler de Adem'den sonra yaratılıyor. İlk önce Adem yaratılıyor, ondan sonra bitkiler..
4 Göğün ve yerin yaratılış öyküsü: RAB Tanrı göğü ve yeri yarattığında,
5 yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti. Çünkü RAB Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti. Toprağı işleyecek insan da yoktu.
6 Yerden yükselen buhar bütün toprakları suluyordu.
7 RAB Tanrı Adem’i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu.
8 RAB Tanrı doğuda, Aden’de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem’i oraya koydu.
9 Bahçede iyi meyve veren türlü türlü güzel ağaç yetiştirdi. Bahçenin ortasında yaşam ağacıyla iyiyle kötüyü bilme ağacı vardı.
Ve daha da ilginci; Havva bunların hepsinden sonra yaratılıyor. Adem'den, bitkilerden ve hayvanlardan bile sonra...
15 RAB Tanrı Aden bahçesine bakması, onu işlemesi için Adem’i oraya koydu. 16 Ona, “Bahçede istediğin ağacın meyvesini yiyebilirsin” diye buyurdu, 17 “Ama iyiyle kötüyü bilme ağacından yeme. Çünkü ondan yediğin gün kesinlikle ölürsün.”
18 Sonra, “Adem’in yalnız kalması iyi değil” dedi, “Ona uygun bir yardımcı yaratacağım.” 19 RAB Tanrı yerdeki hayvanların, gökteki kuşların tümünü topraktan yaratmıştı. Onlara ne ad vereceğini görmek için hepsini Adem’e getirdi. Adem her birine ne ad verdiyse, o canlı o adla anıldı. 20 Adem bütün evcil ve yabanıl hayvanlara, gökte uçan kuşlara ad koydu. Ama kendisi için uygun bir yardımcı bulunmadı.
21 RAB Tanrı Adem’e derin bir uyku verdi. Adem uyurken, RAB Tanrı onun kaburga kemiklerinden birini alıp yerini etle kapadı. 22 Adem’den aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaratarak onu Adem’e getirdi.
Ve Genesis'e gore, erkegin bir kaburga kemigi eksilmis boylece.
anthemoessa
13-11-2012, 02:31
Bu celiskinin nedeni, bu iki yaratilis metninin farkli teolojilere sahip Yahudi gruplari tarafindan yazilmis olmasidir. Bilindigi gibi, Eski Ahit cok cok uzun bir zaman diliminde ve farkli teolojilere sahip rahipler tarafindan yazilmistir. Tek tip bir "ibrani teolojisi"nden soz etmek imkansiz.
Genesis 1 kismi Elohist denilen Elohimci bir rahipler grubu tarafindan yazilmistir. Bu grubun teolojileri ve Tanri anlayislari farklidir. Genesis 2 deki account ise Yahwist denilen Yahwe ci bir grup tarafindan yazilmistir ve teolojileri Elohistlerden farklidir.
Olasilikla kutsal kitap redaktorleri, ilgili kismi gozden kacirmislar ve metin yayilmaya baslayinca da, bariz celiskiyi farkettiyseler bile, elleri mahkum bir daha metne dokunamamislar cunku herkesin gozu onunde kutsal kitap metnini "kor parmagim gozune" degistiremezler bu isi baslangicta daha metin olusmadan ve yayilmadan yapacaklardi.
Ikinci olasilik ise redaktorler bu celiskiye bile bile el surmemislerdir.
Benim fikrim, ilk olasilik cok daha gucludur.
Şu çelişki daha ilginç.
Yar 1: 5 = Işığa "Gündüz", karanlığa "Gece" adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ilk gün oluştu.
Yar 1: 8 = Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.
Yar 1: 13 = 13 Akşam oldu, sabah oldu ve üçüncü gün oluştu.
Yar 1: 16 = Tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı.
Aslında, ilk 3 gün boyunca "akşam", "sabah" ve "gün" kavramları geçerli dünya için.
Ama ne yapıyor?
3. gün'de "GÜNEŞ" ve "AY"ı yaratıyor. Orada "iki büyük ışığı" diyor bakın.
Sonra da şöyle demiş...
Yar 1: 17-18 = Yeryüzünü aydınlatmak, gündüze ve geceye egemen olmak, ışığı karanlıktan ayırmak için onları gökkubbeye yerleştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
E mübarek, 3 gün boyunca neyle aydınlatıyordun dünyayı?
E mübarek, 3 gün boyunca neyle aydınlatıyordun dünyayı?
Evet, bu da çok bariz bir çelişki. İyi yakalamışsın olayı.
Genesis 1 kismi Elohist denilen Elohimci bir rahipler grubu tarafindan yazilmistir. Bu grubun teolojileri ve Tanri anlayislari farklidir. Genesis 2 deki account ise Yahwist denilen Yahwe ci bir grup tarafindan yazilmistir ve teolojileri Elohistlerden farklidir.
Bu farklılığı kısaca anlatır mısınız acaba? Aradaki fark nedir?
E mübarek, 3 gün boyunca neyle aydınlatıyordun dünyayı?
Gaz lambasini yaratmistir ilk, uzayda gazdan bol ne var? Gunes ve ayi sonradan, lambayi yakip uflemekten biktigi icin yaratmis olabilir.
anthemoessa
13-11-2012, 13:46
Bu farklılığı kısaca anlatır mısınız acaba? Aradaki fark nedir?
Elohistler kuzeydeki kabilelerin rahiplerinden olusur, Yahwistler ise guneydeki.. Elohistlerin tanri kavrami bile degisiktir, Elohistlerin Tanri`ya verdikleri "Elohim" ismi dahi paganlarin (mesela Kenanlilarin) tanrisi "El" den turemistir. Bu Tanri cok da insanbicimci degildir, aslinda oyle cok da geliskin bir Tanri degildir ama yahwistlerin tanrisina kiyasla daha geliskin bir tanridir, bizzat kendisi insan olarak degil de daha cok melekler araciligiyla insanlara gorunur ve mesajlar verir. Hatta bazen bizzat melek formuna girip insanlarla "guresir"
Yahwistlerin tanrisi ise daha ilkeldir, tam bir kabile tanrisidir, tamamen insanbicimcidir oyle ki insanlarla "yuz yuze" gelir, "ayak izleri" takip edilebilir, "2 eliyle" insani bicimlendirir, Eden bahcesinde bizzat yuruyebilir, ayak izleri birakabilir, kendisinden saklanan insanlari bulamaz ve arar durur, ofkelidir, Yahwistlerin Tanrisi bir savas tanrisidir ayni zamanda.
Bunun disinda ayrintilarda da pek cok farklilik vardir, yaratilis ve sonrasi anlatimi ilk mesajda gosterildigi gibi farklidir ornegin.
Yahwistlerin tanrisi ise daha ilkeldir, tam bir kabile tanrisidir, tamamen insanbicimcidir oyle ki insanlarla "yuz yuze" gelir, "ayak izleri" takip edilebilir, "2 eliyle" insani bicimlendirir, Eden bahcesinde bizzat yuruyebilir, ayak izleri birakabilir, kendisinden saklanan insanlari bulamaz ve arar durur, ofkelidir, Yahwistlerin Tanrisi bir savas tanrisidir ayni zamanda.
Bunun disinda ayrintilarda da pek cok farklilik vardir, yaratilis ve sonrasi anlatimi ilk mesajda gosterildigi gibi farklidir ornegin.
insanı iki eliyle yaratmak kuranda da geçen birşey. tevil etselerde insansı bir tanrı olduğu apaçık.
anthemoessa
13-11-2012, 18:11
"Insani iki eli ile yaratmak" ifadesi saptirilabilir bir ifade katiliyorum. Yani yorumla bilmem neyle yirtabilirler bundan ancak Tanri`nin Eden bahcesinde yururken ayak izlerinin kalmasi, ayak seslerinin duyulmasi...vs Tanri`nin insanlari arayip bulamamasi, Tanri`dan saklanma kavrami, "Tanri`yi yuz yuze gordum, ayaklarinin altinda su bu vardi" diye anlatilmasi iste bunlar asla yorumla saptirilamaz. Tanri resmen insan olarak dusunulmus, bu kadar basit, bunlarin mecazi olamaz. "Mecaz" diyerek artik kor parmagim gozune, caresizlik icinde kendilerini kandiriyorlar.
sefaqwzx
13-11-2012, 19:56
"Insani iki eli ile yaratmak" ifadesi saptirilabilir bir ifade katiliyorum. Yani yorumla bilmem neyle yirtabilirler bundan ancak Tanri`nin Eden bahcesinde yururken ayak izlerinin kalmasi, ayak seslerinin duyulmasi...vs Tanri`nin insanlari arayip bulamamasi, Tanri`dan saklanma kavrami, "Tanri`yi yuz yuze gordum, ayaklarinin altinda su bu vardi" diye anlatilmasi iste bunlar asla yorumla saptirilamaz. Tanri resmen insan olarak dusunulmus, bu kadar basit, bunlarin mecazi olamaz. "Mecaz" diyerek artik kor parmagim gozune, caresizlik icinde kendilerini kandiriyorlar.
Herkese Merhaba,
"mecaz"
"belagat"
"edebi söz sanatları"
Bunlar nedir? İnsani söz sanatları. İnsana dair yani. Sözün etki gücünü, inandırma, ikna etme derecesini artırma sanatları. Benzetmeler, abartmalar, yakını diyip uzağı kastetmeler... uzar gider.
"Ol!" diyince olduran bir güç yeri şu kadar günde/devirde, göğü şu kadar günde/devirde, öteyi beriyi de şu kadar günde/devirde mi yaratır?
Hayır.
"Ol!" der, olur.
Ama yaratıcı uydurma ve inandırıp, ikna etme sorunu olan insan, edebi sanatlardan başka ne kullanabilirdi ki?
Nasıl anlatmalıydı?
Elinde o güne dek kimsenin duyup bilmediği, söyleyemeyeceği, akıl sır erdirip, algılayamayacağı, açıklayıp anlamlandıramayacağı, duymadığı bilmediği, insan üstü Tanrısal tek bir sözcük, ikna yöntemi, anlatım gücü yok ki, bildiği söz sanatlarını döktürmekten başka ne yapabilirdi ki?
Çok zaman yuvarlak, ara ara sivri, zaman zaman da kim ne derse öylesi olsun anlamına gelecek ifadeler insanidir demek bile saçma.
İnsani olmayıp da ne olacaktı ki?
Kitaplarda anlatılan Tanrı insan gibi değil, düpedüz insandır. Fiziksel değil sadece ruhsal olarak da kini, garazı, tehdidi, dua ve secdelerle kendisinin övgü ile anılması gereksinimlerinden ötürü düpedüz, egosunun esiri, sıradan bir insandır.
Üstüne üstlük kendini insanalara yine bir insan tarafından servis etmekten başka yeteneğinin olmadığı çelişkisini, nasıl edip de gizlesem derdinde olan, yer yer ne dediği anlaşılmasın diye, karman çorman ifadelerle durumu kurtarmaya çalışan bir insandır.
Kurban ister, dua ister, övülmek ister, itaaat ister, cehennemle korkutur ve ha bire "öldürün kafiri!" der.
Niye ? Çünkü kendi öldüremez kafiri. Kaldı ki zaten "kalbini mühürleyerek, inançsızlığa sürüklediği, kendini kanıtlayamadığı, inandıramadığıdır "kafir" dediği.
Lütfen bu tanrıları hor kullanmayıp, sorular sormayınız, durmadan varlığını kanıtlamasını istemeyiniz ondan. İnanırları türlü türlü mecazla, "hikmetinden sual olunmaz"la uğraşıp duracaklar.
Çünkü hiç değilse sizin iki eliniz bir akılınız var ama o tanrılarda bir tek yaşayan hücre dahi yok.
Yoku mecazla değil de neyle açıklayacaklar; çünkü varın mecazı olmuyor. Çünkü gerçekten varsa Tanrı anlatılan, yazılanlar gibi olamaz.
Aslanlar gibi çıkar ortaya, elçisiz, vahiysiz, "buraya gelin ahmaklar sürüsü, gelin buraya, alın size az biraz ilim, irfan, açlığa sefalaete savaşlara son verecek erdem, alın da bunca dinlere rağmen birbirinizi yiyip durmayın" diye kendini, insan aklının algılayamayacağı ama derhal secde edeceği bir şekilde, ortaya koyar, ikna ederdi. İşte asıl o zaman, dünya sınavının akla yatkın bir anlamı, amacı olur, eğriyi dileyen eğriye, doğruyu dileyen doğruya giderdi. Tanrı eğer olsaydı Tanrıya özgü bir nitelikle kendini ortaya koyar, kendini zavallı insani ifadelerle var etme derdindeki yığınlara muhtaç etmezdi.
Değilse, "mecaz, belagat, söz sanatı, istiare, teşbih vs." nesine lazım Tanrı'nın. Kendini kula,kulun bilemeyeceği, bulamayacağı, ancak anında secde ederek iman edeceği bir ilimle ortaya koyamayanın, imtihanla, "şunu kesin, şu malları toplayın, cizye, cariye alın, şuna şunu nikahladık!" gibi nikah memurluğuyla ne ilgisi olabilirdi?
Sağlıcakla kalınız.
Jesus-Christ
17-11-2012, 22:39
"Insani iki eli ile yaratmak" ifadesi saptirilabilir bir ifade katiliyorum. Yani yorumla bilmem neyle yirtabilirler bundan ancak Tanri`nin Eden bahcesinde yururken ayak izlerinin kalmasi, ayak seslerinin duyulmasi...vs Tanri`nin insanlari arayip bulamamasi, Tanri`dan saklanma kavrami, "Tanri`yi yuz yuze gordum, ayaklarinin altinda su bu vardi" diye anlatilmasi iste bunlar asla yorumla saptirilamaz. Tanri resmen insan olarak dusunulmus, bu kadar basit, bunlarin mecazi olamaz. "Mecaz" diyerek artik kor parmagim gozune, caresizlik icinde kendilerini kandiriyorlar.
Kim diyor mecaz yada benzetme diye.
Tanrı yüceliğiyle gelmiş ademle görüşmüş. Arayıp bulamaması gibi bir şey yok. Bak orada farklı bir anlam vardır. Sorar insana. Neredesin. Naptın sen diye. Orada farklı bir yorum vardır. Ama zannettiğin gibi Tanrı'nın bu görünüşünü mecaz olarak yorumlanmıyor. Daha doğrusu ben yorumlamaya yada mecaza başvurmuyorum.
Ancak şöyle bir şey var ki, tanrı baba olarak değil de oğul olarak görünmüş olabilir. Oğul da Tanrıdır ve babanın yüceliğini görmeyi Adem kaldıramayabilirdi.
tanri sinirsizdir diyorsunuz. maddeye burunen sinirlidir ve bu dunyaya sigmistir. dolayisiyla sinirli olan nasil tanri oluyor