Orijinalini görmek için tıklayınız : Kürtçe'nin Yasaklanması
Firestorm
04-12-2012, 14:46
Tek dil projesinin bir adımıdır. Sonuç olarak o dönemde Türkçe'yi yaymak ve her alanda Türkçe kullanılması için her adım atılıyordu. Diğer diller mümkün mertebede yasaklanıyordu(mesela Kürtçe'yi örnek gösterebiliriz). Böyle bir projeyi en çok zora sokucak hadise de İslam dini olucaktı çünkü sürekli olarak Arapçayı özendiriyor ve insanları Arapça'ya yönlendiriyordu. Burada direk olarak buna karşı saldırmak yerine sadece Türkçe'ye çevirme yoluna gidilmiştir. Her ne kadar ezan uygulamasından vazgeçilse de yine de Arapça'dan yapılan çeviriler yolu ile Arapça'nın önüne geçilmiştir bir anlamda...
Shawstein
09-12-2012, 06:46
Tek dil projesinin bir adımıdır. Sonuç olarak o dönemde Türkçe'yi yaymak ve her alanda Türkçe kullanılması için her adım atılıyordu. Diğer diller mümkün mertebede yasaklanıyordu(mesela Kürtçe'yi örnek gösterebiliriz). Böyle bir projeyi en çok zora sokucak hadise de İslam dini olucaktı çünkü sürekli olarak Arapçayı özendiriyor ve insanları Arapça'ya yönlendiriyordu. Burada direk olarak buna karşı saldırmak yerine sadece Türkçe'ye çevirme yoluna gidilmiştir. Her ne kadar ezan uygulamasından vazgeçilse de yine de Arapça'dan yapılan çeviriler yolu ile Arapça'nın önüne geçilmiştir bir anlamda...
Sayın Firestorm, ben Atatürk döneminde Kürtçe ya da başka bir dilin yasaklandığını hiç duymadım, Kürtçe sadece 1980 darbesinden sonra yasaklandı, ancak şuan yine böyle bir yasak yok.
Zaten, bu söylediğiniz mümkün müdür?
O dönem okur yazarlık ne durumdaydı? 3 - 5% civarında bir okur yazarlık vardı ve o zamanın dili Osmanlı Türkçesiydi, kimsenin bir dil bilgisi yoktu ki yasağı olsun, okumak yazmak ayrı, konuşmak ayrı, konuşmaya kim yasak getirebilir?
Daha önce Arapça olan alfabe, 1928'deki Latin alfabesinin kabulü ile değişti yani dilimiz zaten Türkçe idi, sadece alfabe değişti.
Atatürk ezanı Türkçe yaparken dönemin önemli hafızlarından bir komisyon kurmuş ve caiz midir sorusunu da komisyona bırakmıştır, Kur'anda Türkçeye çevrilmiştir.
Diğer arkadaşlarında dediği gibi ezan konusu sadece kutsalları insanların anlayabileceği bir dile çevirmektir, genel anlamda yasaklanan ezan değil Arapça ibadettir, çünkü o dönemin hafızlarının dediği gibi ibadetin ya da ezanın Türkçesi de caizdir.
O dönem okur yazarlık ne durumdaydı? 3 - 5% civarında bir okur yazarlık vardı ve o zamanın dili Osmanlı Türkçesiydi, kimsenin bir dil bilgisi yoktu ki yasağı olsun, okumak yazmak ayrı, konuşmak ayrı, konuşmaya kim yasak getirebilir?
Sayın RIEB
1935 senesinde çıkarılan kanun ile Kürtçe konuşanlardan kelime başına 5 kuruş ceza alınmaya başlandı. Farkındaysanız 1935 senesi Atatürk dönemidir. Bu konuyu tahminim araştırır ve bu savınızı başka bir yerde tekrarlamazsınız.
saygılarımla
Shawstein
09-12-2012, 16:33
O dönem okur yazarlık ne durumdaydı? 3 - 5% civarında bir okur yazarlık vardı ve o zamanın dili Osmanlı Türkçesiydi, kimsenin bir dil bilgisi yoktu ki yasağı olsun, okumak yazmak ayrı, konuşmak ayrı, konuşmaya kim yasak getirebilir?
Sayın RIEB
1935 senesinde çıkarılan kanun ile Kürtçe konuşanlardan kelime başına 5 kuruş ceza alınmaya başlandı. Farkındaysanız 1935 senesi Atatürk dönemidir. Bu konuyu tahminim araştırır ve bu savınızı başka bir yerde tekrarlamazsınız.
saygılarımla
Sayın dilaver,
Bu söylediğiniz bir iddianın ötesine hiç bir zaman geçmemiştir, bir kaynak gösterebilir misiniz?
O dönem Abazaca, Arnavutça, Boşnakça, Çerkezce, Lazca, Gürcüce, Rumca, Arapça, Azerice, Kürtçe, Zazaca ve Süryanice gibi diğer dillerde konuşuluyordu neden sadece Kürtçe yasaklanmış olsun?
Siz 24 Eylül 1925 tarihli Şark Islahat Planı olarak araştırın bulursunuz. Bu kanun 25 Ocak 1991 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısı ile kaldırılıyor.
Şark Islahat Planı’nda açıkça ifade edildiği gibi Malatya, Elaziz, Diyarbekir, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişkezek, Ovacık, Hısnımansur, Behisni, Arga, Hekimhan, Birecik, Çermik gibi il ve ilçelerde hükümet ve belediye dairelerinde, okullarda, çarşı ve pazarlarda Kürtçe konuşanların hükümet emri ve kuvvetiyle cezalandırılması hükmüne bağlı olarak yasaklanan Kürtçe, resmî ideoloji tarafından da sürekli olarak reddedilmiş ve böyle bir dilin olmadığı savunulmuştu.
saygılarımla
Shawstein
09-12-2012, 17:40
Siz 24 Eylül 1925 tarihli Şark Islahat Planı olarak araştırın bulursunuz. Bu kanun 25 Ocak 1991 tarihli Bakanlar Kurulu toplantısı ile kaldırılıyor.
Şark Islahat Planı’nda açıkça ifade edildiği gibi Malatya, Elaziz, Diyarbekir, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişkezek, Ovacık, Hısnımansur, Behisni, Arga, Hekimhan, Birecik, Çermik gibi il ve ilçelerde hükümet ve belediye dairelerinde, okullarda, çarşı ve pazarlarda Kürtçe konuşanların hükümet emri ve kuvvetiyle cezalandırılması hükmüne bağlı olarak yasaklanan Kürtçe, resmî ideoloji tarafından da sürekli olarak reddedilmiş ve böyle bir dilin olmadığı savunulmuştu.
saygılarımla
Sevgili dilaver, benim bunlardan haberim var, ancak dediğim gibi vardığım sonuç sadece bir iddia olmasıdır.
Ben hiç bir zaman söylemlerden doğrulara ulaşmayı doğru bulmamışımdır, insanlar pek çok şey söyler, benimde kendime güvenim tamdır ve doğrular konusunda başkalarına değil her zaman kendi aklıma güvenirim.
Bir dilin yasaklanması bana hiç mantıklı gelmiyor, Arapların yaptığı gibi Türklerin evlerine birilerini koyup Müslümanlığı kabul ettirmiş olan bir tarih var; bu tarihe bakarak Kürtçe yasağı ancak böylesine bir kılıç zoru ile yapılabilirdi fakat böylesine kanlı bir diktatörlüğün gizli kalması mümkün değil. Sokakta ya da insanların evde konuştuğu dillerini başka türlü nasıl yasaklayabilirsiniz?
Bir örnek daha vereyim; bilirsiniz bir dönem "Türk Müziği" yasaklandı, Atatürk'ün bu konu ile alakalı tek söylemi şuydu: "radyolarda dinletilen müzik yüz ağartacak değerde olmaktan uzaktır; ince duyguları, düşünceleri anlatan yüksek deyişleri toplamak ve onları son musiki kurallarına göre işlemek gereklidir". Bu söylemden hareket ile Türk müziğini Atatürk yasaklamıştır denemez, zaten Atatürk'ün sevdiği müzik ortadadır, Rumeli türküleri Türkçe değil midir?
Olayın daha pek çok yönü vardır, dediğim gibi Türkçe ezan konusunda da Atatürk diktatörce bir tutum sergilememiştir, bir komisyon kurulmuş ve o komisyon ile hareket edilmiştir ve o komisyon üyeleri hafızlardan oluşmuştur.
Atatürk anlaşılamamış olabilir ve bunun sonucunda talihsizlikler yaşanmış olabilir, ancak bu hataları Atatürk'e mal etmek bence haksızlıktır.
CHP gibi zihniyetleri yerden yere vurabilirsiniz hiç itirazım olmaz, ancak Atatürk'ün Türkçe ezanı yasaklamasından yola çıkıp asıl amaç toplum içindeki azınlıkları asimile etmektir derseniz izin verin buna itiraz edebileyim.
istatistik
09-12-2012, 21:41
Şark Islahat Planı bir söylenti ya da dedikodu değildir. Gerçektir ve uygulanmıştır. Bununla ilgili tartışmalar TBMM'de dönem dönem gündeme gelmektedir. KAYNAK (http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/tutanak_sd.birlesim_baslangic?P4=21049&P5=B&PAGE1=22&PAGE2=&web_user_id=10599967)
Bunun dışında konu ile ilgili bir kitap olan Şark Islahat Planı : Kürtlere Vurulan Kelepçe (Mehmet BAYRAK) meclis kütüphanesinde de bulunmaktadır. KAYNAK (http://kutuphane.tbmm.gov.tr/cgi-bin/koha/opac-detail.pl?bib=298690)
Bunun yanında konu "SBF"de derslerde de okutulmakta/tartışılmaktadır. KAYNAK (http://www.baskinoran.com/ders/KurtMeselesiDersi-SBF-Aralik2010.pdf)
Shawstein
09-12-2012, 22:24
Vay arkadaş! başlık değişmiş, Türkçe ezandan nereye gelinmiş :)
Arkadaşlar öncelikle tekrar başa dönmek istemem, bu nedenle her zaman çözümden ve doğrudan yana olduğumu bilmenizi isterim.
Şimdi, paylaştığınız kaynaklar için teşekkürler, ancak Kürtçe yasağı yada azınlıkları asimile planı gibi bir başlık ya da içerik göremedim, bu konuda hem fikir miyiz?
Islahat, asimilasyon anlamına gelmez; anlamı iyileştirmedir.
Şark ya da doğu sorunu Osmanlıdan bu yana bu topraklarda var olan bir sorundur, ancak bu sorun Cumhuriyet'in kurulması ile artık ötelenemez ve biran evvel çözülmesi gereken bir sorun haline gelmiştir. Neden? Çünkü ağalık, beylik Cumhuriyetin tanımına terstir ve öylede olmuştur. Dersim ağaları: "biz yasa tanımayız, bildiğimiz gibi yaşamaya devam ederiz, bize karışmayacaksınız" demiştir, sonrasında devletin güvenlik birimine bir saldırı düzenlenmiş, tüm askerler öldürülmüş ve teğmenin kafası bedeninden ayrılarak şehirde gövde gösterisi yapılmıştır, çözümsüzlük tamda bu noktadan sonra başlamıştır. Bu bilgiler sizcede doğru mudur?
Bu sorunun çözülmesi için sayısız komisyon görevlendirilmiş, pek çok analiz yapılmıştır. Çözümler içerisinde toprak reformu, halk evleri gibi pek çok konu vardır, bu komisyonlardan birisi iddia edildiği gibi bir çözümü önermiş midir bilemem, ancak birileri yazmışsa bile hayata geçmediğini tarih söylüyor.
Dil konusunda görüşlerimi zaten belirttim, Osmanlı dili Türkçe idi, Cumhuriyetten sonrada yine Türkçe olarak kaldı, bir değişiklik yapılmadı, değişen sadece alfabedir. Eğer bu konuda itirazınız varsa, yani neden Türkçe konusunda bana göre zaten öyleydi, ırkçı bir tutum yok.
Toplum bazı çözümleri kabul etmiyor, örneğin Ecevit'te köy kent projesini hayata geçirememiştir, asıl sorun, çözümün önünü sürekli kim tıkıyor değil midir?
Lütfen sorunları kişilere değil, topluma ve koşullara göre değerlendirelim.
Şimdi, şapkayı önümüze koyup düşünelim derim.
Saygılarımla.
AlbatrosS
11-12-2012, 19:20
Vay arkadaş! başlık değişmiş, Türkçe ezandan nereye gelinmiş :)
Arkadaşlar öncelikle tekrar başa dönmek istemem, bu nedenle her zaman çözümden ve doğrudan yana olduğumu bilmenizi isterim.
Şimdi, paylaştığınız kaynaklar için teşekkürler, ancak Kürtçe yasağı yada azınlıkları asimile planı gibi bir başlık ya da içerik göremedim, bu konuda hem fikir miyiz?
Şark Islahat Planı'nı okudunuz mu sahiden?
Madde 14- Aslen Türk olup Kürtlüğe mağlup olmaya başlayan berveçh-i âti Malatya, Elâziz, Diyarıbekir, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişkezek, Ovacık, Hısnımansur, Behisni, Arga, Hekimhan, Birecik, Çermik, vilâyat ve kaza merkezlerinde hükümet ve belediye dairelerinde ve sair müessesat ve teşkilâtta, mekteplerde, çarşı ve pazarlarda Türkçe’den maada lisan kullananlar evamir-i hükümete ve belediyeye muhalif ve mukavemet cürmile tecziye edilirler.
http://www.beroj.com/h.asp?k=4589&z=t
Meali şudur: Aslen Türk olup Kürtleşen Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişkezek, Ovacık, Hısnımansur, Behisni, Arga, Hekimhan, Birecik, Çermik, vilâyat ve kaza merkezlerinde hükümet ve belediye dairelerinde vb kurum ve kuruluşlarda, okullarda, çarşı ve pazarlarda Türkçeden başka dil kullananlar hükümet emirleri ve yerel yönetime isyan ve mukavemet cürmü ile suçlanırlar.
Şimdi,
Bu maddeyi okuduysanız ''Ben asimilasyon planı gibi bir başlık ve içerik görmedim'' diyorsanız ya Arapça-Farsça kelime kadrosundan dolayı (...) anlamadınız(....) (...) Şayet okumadıysanız ve böyle bir şey iddia ediyorsanız ,buna ne demeli bilmiyorum.
Sahi siz her zaman ''doğru ve gerçek''ten yana mısınız?
Emin misiniz?...
Shawstein
12-12-2012, 03:14
Şark Islahat Planı'nı okudunuz mu sahiden?
http://www.beroj.com/h.asp?k=4589&z=t
Meali şudur: Aslen Türk olup Kürtleşen Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişkezek, Ovacık, Hısnımansur, Behisni, Arga, Hekimhan, Birecik, Çermik, vilâyat ve kaza merkezlerinde hükümet ve belediye dairelerinde vb kurum ve kuruluşlarda, okullarda, çarşı ve pazarlarda Türkçeden başka dil kullananlar hükümet emirleri ve yerel yönetime isyan ve mukavemet cürmü ile suçlanırlar.
Şimdi,
Bu maddeyi okuduysanız ''Ben asimilasyon planı gibi bir başlık ve içerik görmedim'' diyorsanız ya Arapça-Farsça kelime kadrosundan dolayı (...) anlamadınız(...) (...). Şayet okumadıysanız ve böyle bir şey iddia ediyorsanız ,buna ne demeli bilmiyorum.
Sahi siz her zaman ''doğru ve gerçek''ten yana mısınız?
Emin misiniz?...
Bunları yazdıktan sonra ardına yaslanıp kendinle gurur duymuş olmalısın, ancak cehaletinden utanmalısın! sen bu zırvalığın bir milleti asimile edeceğine mi inanıyorsun?
Yazılanların gerçekliğini sorgulamaya bile lüzum görmüyorum!
Bunlar klasik bir 21 Gram ve Mayatepek safsatasıdır, bunların ne olduğunu anlatayım mı? kendin anlayabilir misin? Özetle, bir insan inanmak istemek ile gerçeği kavramak arasındaki ayırımı yapabilecek düzeyde değilse, sadece inanmak istediğine inanır.
Uzun uzun yazardım ancak bu sitede Atatürk'e yöneltilen suçlamalar çiçekten, böcekten esinlenecek kadar seviyesiz!
Biriniz diyorsunuz "bilmem kaç kuruş para cezası", diğeriniz diyorsunuz "hükumet emirleri ve yerel yönetime isyan ve mukavemet cürmü ile suçlanırlar" önce kendi aranızda bu safsataların tutarlılığını sağlayın.
Ne ilginçtir ki asimilasyon gibi büyük bir suçlamaya yönelik gösterilen safsata bile "Aslen Türk olup Kürtlüğe mağlup olmaya başlayan" ile başlıyor!
Bu toplumda gerçek ırkçı ve bölücüler sürekli olarak Kürt söylemini dile getirenlerdir, Kürt kökenli vatandaşların böyle bir derdi olsa ve onların partisi DTP olsa nüfusuna oranla daha tutarlı bir oy alırdı, bugün İstanbul'da dahi Kürt kökenli vatandaşların sayısı oldukça fazladır.
Bu pire için yorgan yakacak safsata söylemler yüzünden 16 yaşında, 20 yaşındaki insanların insanca yaşama hakları elinden alınarak dağa gönderiliyor, yazık gerçekten çok yazık!
O dönem için Cumhuriyetin temelleri atılıyordu ve sancılı bir dönem yaşandı desem bile bugün ne halt oluyor?
Abazaca, Arnavutça, Boşnakça, Çerkezce, Lazca, Gürcüce, Rumca, Arapça, Azerice, Kürtçe, Zazaca ve Süryanice gibi pek çok dil dururken neden sadece Kürtçe yasaklanıyormuş?
Siz en barışsever insanı bile milliyetçi, ırkçı yaparsınız, biz bu topraklar bizim biz Türk milletiyiz demiyoruz diye tepemize sıçılıyor, atamıza küfrediliyor! en azından aklımıza hakaret etmeyinde adam gibi parametrelerle karşımıza gelin.
Shawstein
13-12-2012, 16:28
Benim yazdığım yazının iyi niyetine ve çözümcü tavrıma bir bakın, sonra ettiğiniz hakaret dolu yazınıza ve sıfatlara bir bakın, sosyalistim adı altında sürekli insanları yaftalamak, etiketlemek, safsatalarla insanların aklını zehirlemekte ancak böylesi zihniyetlere yakışır.
Sosyalizm çözümcü olmak, toplumu barıştırmak, kardeşlik, paylaşım ve dayanışmadır. Sosyalizmin ne olduğunu bilmeden ben sosyalistim diyerek bu güzel kelimeyi kirletmeye kimsenin hakkı yok.
Bu safsataların maksatlı kişilerce ülkeyi bölmek parçalamak ve sömürge bir coğrafya yaratmaya çalışmak amacıyla uydurulduğunu göremeyen, görmek istemeyenler demir yolları haritası gibi basit bir bilgiye dahi ulaşmak istemezler, ancak ben gerçek bir harita paylaşayım, o adi insanların yaptığı gibi haritayı elimle çizmiyorum, bir tarih kaynağından paylaşıyorum.
http://6dtr.com/TARIH/haritalar/59-turk_demiryollarinin_yapimi.jpg
Hangisi daha inandırıcı? utanmadan eliyle yalan haritalar çizenler sosyalistim diye geçiniyor! O haritayı koy bakalım bir fiziki haritanın üzerine, nasıl aşacaksın acaba engelleri dağları?
Ayetlerdeki saçmalıkları çok güzel görenlerin, gün gibi aşikar olan başka gerçekleri görmek istememeleri çok manidar.
Bu coğrafyada yaşayan Türkler asla ırkçı bir tutum sergilememiştir, açıp tarih kitaplarını okuyunuz ve birde diğer devletleri okuyup karşılaştırın. Kürt kökenli insanlar en fazla Osmanlı döneminde huzur bulmuştur.
Cumhuriyet döneminde olanlar ırkçılıktır diyenler Osmanlı padişahlarının, Çerkez Etem gibi Türkmenistan'ı kurma yolunda canını veren bir insanın, Orta Asya'dan doğu isyanlarını bastırmak için Osmanlı tarafından Yozgat'a yerleştirilen Çapanoğulları'nın izahatını yapsın.
Bu büyük insanlar Cumhuriyetten yani halktan üstün tutulmadılar.
Birde bölücülerin savunduğu kişilere bakın; güya peygamber soyundan gelen (sanki bir peygamber varmış gibi) mücadeleden yeni çıkmış askerleri katleden bir ağa, ben kural tanımam diyen bir cahil, medeniyet düşmanı.
Aynı yalancı diyor ki Dersimde isyan yoktu, sonra tarihi yalanlayamıyor ve diyor ki orada Karakol yaptırıldı, askerleri öldürüp karakolu ateşe ver aynen bugün yaptığın gibi sonra tarihi inkar et "isyan yoktu" diye. Bugün bile medeniyet düşmanıdır, "doğu sorunu" halen bu nedenle çözülmemiştir. Tek bildiği yakıp yıkmak, insan öldürmek, öğretmen öldürüp okul yakmak ve cehaleti sürdürmek, hastane yakıp devleti sömürmek, 16 yaşında çocuğun eline silah verip dağa çıkarmaktır "doğu" zihniyeti. Islah olamamış hayvanlardır onların sıfatı (bölücülüğü destekleyen ve yapanlar için).
Önce okuyun, birazcık tarih bilgisine sahip olun!
Biri diyor ki Çanakkale'de daha büyük kayıplar olmuş, Kurtuluş savaşında o kadar olmamış! Ey cehalet kokan, sen kendinden şüphelen, Çanakkale'de ne oldu ne bitti ondan dahi haberin yok!
Biri diyor ki Bernard Shaw faşisttir! Cehaletin böylesini daha önce hiç görmedim, bunlar ancak "şeytan icadı" diyebilecek zihniyetlerin ürünüdür, medeniyet düşmanlığıdır.
Bir diğeri diyor ki çiçektir onun dini.
Bir diğeri diyor ki ucuz kahramanlardır bizim önderimiz.
İnsanların beynini zehirleyen, toplumu bölüp anarşi yaratan, insanlara etiketler takıp gurur duyan bu zihniyete yazıklar olsun!
Sömürge ülkeleri hak iddia ettikleri koloni topraklarını daha iyi sömürebilmek için nasıl işe demir yolları kurmakla başladılarsa yukarıdaki demir yolu haritası da T.C.'nin Kürt toprakları üzerindeki sömürü planlarını gözler önüne sermekten başka bir şeye işaret etmiyor.
Demir yollarının tam da maden cevherlerinin bulundukları yerlerden geçmeleri gelişmişlik ve vatana hizmet adına değil de sömürü düzenini sistematikleştirmek ve askeri egemenliği pekiştirmek adına yapıldığı daha muhtemel..
O trenlerden yolculardan ve ticari ürünlerden ziyade çok güzel er ve askerler, bir çok askeri cephanelikler ve silahlar da taşınmıştır. Tabi bir de o topraklardan sömürülen ve batıya kaçırılan tonlarca maden cevherleri...
O yüzden Doğumuz bunca vatanperver hizmetlerden sonra bugün olsun hala çok gelişmiş bir düzeyde kaldı ve refah seviyeleri Batıdakilerle eşitlendi (!) :)
Ha bir de dillere destan bir Bağdat tren yolumuz var ki onu hiç sormayın, Müslümanları sizi Mekke'ye hacce götüreceğiz diye kurulan o tren yolu daha ziyade Alman asker ve ağır silahları İngiliz ve Fransızlara karşı Doğu cephesine nakletmeye ve sömürü ülkesi Almanya'nın Orta Doğu'da daha yaygın kolonilerine ulaşmasına hizmet etmekten başka bir işe yaramadı. Müslümanlar hala o demir yollarının kendileri için yapıldıklarını düşüne dursunlar..:)
Ama neyse konumuz Kürtçe yasağı... Yok canım hiç olur mu öyle şey? Bu ülkede asla Kürtçe yasağı olmamıştır. (!). Biz hiç böyle şeyler yapar mıyız? Aşk olsun size.. :)
Shawstein
14-12-2012, 01:00
Sömürge ülkeleri hak iddia ettikleri koloni topraklarını daha iyi sömürebilmek için nasıl işe demir yolları kurmakla başladılarsa yukarıdaki demir yolu haritası da T.C.'nin Kürt toprakları üzerindeki sömürü planlarını gözler önüne sermekten başka bir şeye işaret etmiyor.
Ama neyse konumuz Kürtçe yasağı... Yok canım hiç olur mu öyle şey? Bu ülkede asla Kürtçe yasağı olmamıştır. (!). Biz hiç böyle şeyler yapar mıyız? Aşk olsun size.. :)
Bakalım ALKA hangisiydi?
Hımmm, evet "Kurtuluş savaşında Çanakkale'dekinden daha az kayıp olmuş, demek ki Kurtuluş savaşı olmamış" diyen kişi.
Kendi tarihini (eğer öyleyse) bilmeyen birisinin, o demir yollarının kalkınmada lojistik anlamında ne ifade ettiğini bilmemesini mazur görüyorum, öyle ya kendisi yukarıdaki gibi bir mantık yürütebilecek kadar uçmuş.
Eee... onca atılan palavrayı haklı çıkaracak bir şey bulamayınca ne yapalım, konu ile ilgisi olmayan Mekke'den bahsedelim.
Shawstein
14-12-2012, 01:25
Ama neyse konumuz Kürtçe yasağı... Yok canım hiç olur mu öyle şey? Bu ülkede asla Kürtçe yasağı olmamıştır. (!). Biz hiç böyle şeyler yapar mıyız? Aşk olsun size.. :)
Aaa... diğer mesajlarını okuyunca birde ne görelim, kendisi faşizmin beşiği Almanya'da 30 sene İncil dağıtmış dinlerden özgürlük diyen değerli bir "sosyalist".
Tabii sevgili ALKA, tüm hastaneler devletin elindeyken bir milleti asimile etmek için doğumu yasaklamak yerine dillerini yasaklayacak kadar aptal kişileriz, asıl size aşk olsun.
Turgut Özal'da barajdan dolayı mağdur olan Kürt kökenli doğulu kardeşlerimiz için Didim Akbük'te Denizköy'ü insanlık adına değilde asimilasyon adına yapmıştır, değil mi? Barınacağı bir yeri kalmayacak insanlara sosyal devlet adına köy kurmak ne kadar faşizan bir tutum değil mi?
Aaa... diğer mesajlarını okuyunca birde ne görelim, kendisi faşizmin beşiği Almanya'da 30 sene İncil dağıtmış dinlerden özgürlük diyen değerli bir "sosyalist".
Avukatlık yapmak gibi olmasın da, bu davaya (din ile mücadele) verdiği hizmet sizinkini 30'a katlar :)
Bırakın bu ucuz hareketleri...
Bu politik tartışmalarda da çoğunuz aynısınız, bu memleketi kendiniz kurtarmış gibi konuşuyorsunuz.
Klavye başından ama :)
Tabii sevgili ALKA, tüm hastaneler devletin elindeyken bir milleti asimile etmek için doğumu yasaklamak yerine dillerini yasaklayacak kadar aptal kişileriz, asıl size aşk olsun.
Doğu'ya sağlık hizmeti mi yapmışsınız? Enteresan, Evet, her köye bir hastane yaptınız, sağlık ocağı kurdunuz da hamile Kürt kadınları oracıkta doğum yapmaya gittiler. Daha nüfusa bile geçirmediğiniz Kürtlere bir de hastane servisi ayarlayacaktınız. Sizde bu kabiliyet olsaydı neyse, ama o bile yok. Onun yerine Dersimlilere çoluk çocuk demeden gaz ve bomba.. Kemalistlerin bu ülke için yaptıkları iyilikler gerçekten çok göz yaşartıcı (!)
Muhtemel ki Kemalistler Kürtleri başka bir şekilde asimile etmenin yolunu bulmuşlardı:
“Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz bir olgunluktadır. Türkler ve Kürtleri ayrı ayrı okutmakta yarar yoktur. İlk tahsili birlikte yapmalılar. Bu, Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.”
1935, İsmet İnönü'nün Atatürk'ün isteğiyle hazırladığı ilk rapordan bir alıntı.
Shawstein
14-12-2012, 02:42
Avukatlık yapmak gibi olmasın da, bu davaya (din ile mücadele) verdiği hizmet sizinkini 30'a katlar :)
Bırakın bu ucuz hareketleri...
Bu politik tartışmalarda da çoğunuz aynısınız, bu memleketi kendiniz kurtarmış gibi konuşuyorsunuz.
Klavye başından ama :)
"Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz" Sn.Jingo evet şeytanın avukatlığına gerek yok. Biz boş hayaller peşinde koşan insanlar olmadığımız için tarihte sayısız devletler kurduk, tarihimiz destanlarla dolu. Denizköy'ü nereden biliyorsun diye sor bakalım! Orada sağlık ocağı yoktu, devlet sadece ambulans verdi bizlerde gönüllü olarak aldığımız 1 aylık eğitim ile orada destek amaçlı sağlık hizmeti verdik. Devlet nerede diye sormadık, devletin bizler olduğunun bilincinde olduk.
Yıllar önce yasaklamamıza rağmen ne yazık ki kimse Türkçe bilmiyordu, oradaki insanlara okuma/yazma öğrettik, Ah işte Türkçe öğrettik, ne kadarda faşistçe değil mi? Ne yapalım zaten hepsi Kürtçe biliyordu.
Dediğin gibi bunlar klavye başından, propagandalardan kopyala yapıştırla olmuyor! "Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizlersiniz" diyen atamızın yetiştirdiği gençlik sayesinde oluyor.
Doğu'ya sağlık hizmeti mi yapmışsınız? Enteresan, Evet, her köye bir hastane yaptınız, sağlık ocağı kurdunuz da hamile Kürt kadınları oracıkta doğum yapmaya gittiler. Daha nüfusa bile geçirmediğiniz Kürtlere bir de hastane servisi ayarlayacaktınız. Sizde bu kabiliyet olsaydı neyse, ama o bile yok. Onun yerine Dersimlilere çoluk çocuk demeden gaz ve bomba.. Kemalistlerin bu ülke için yaptıkları iyilikler gerçekten çok göz yaşartıcı (!)
Muhtemel ki Kemalistler Kürtleri başka bir şekilde asimile etmenin yolunu bulmuşlardı:
“Diyarbakır, kuvvetli Türklük merkezi olmak için tedbirlerimizi kolaylıkla işletebileceğimiz bir olgunluktadır. Türkler ve Kürtleri ayrı ayrı okutmakta yarar yoktur. İlk tahsili birlikte yapmalılar. Bu, Kürtleri Türkleştirmek için etkili olacaktır.”
1935, İsmet İnönü'nün Atatürk'ün isteğiyle hazırladığı ilk rapordan bir alıntı.
Aynı rapordaki asıl amacıda dile getirelim Sn.ALKA cımbızlamayalım, maksatlı söylemlerle zehir saçmayalım;
"Düşman unsurlar içinde saldırgan olan teşkilat Kürt reisleri ve adamlarıdır. Fransız istihbarat zabitleri her istedikleri anda Kürt reislerini çeteler halinde memleketimize saldırtmaya muktedirdirler"
Bizim için "Vatan mevzu bahisse gerisi teferruattır".
Devletin doğuya yaptığı yatırımları ateşe veren, köylüleri silahla tehdit eden, yakan yıkan bölen, sivil insanların yaşadığı yaşam alanlarında bombalı saldırı düzenleyen, 16 yaşında çocukların ellerine silah verip dağa yollayan kimler? Siz ondan haber verin.
Devlet nerede diye bağıracağınıza devlet olup insanlara birazda siz yardım edin, biz insanları eğitirken siz zehirlemeyin.
Aslında siz hiç bir şey yapmazsanız topluma daha faydalı bireyler olursunuz.
Atatürk onu bile görmüşte biz komünist değiliz demiş.
Biz boş hayaller peşinde koşan insanlar olmadığımız için tarihte sayısız devletler kurduk
Siz kimsiniz efendim? :)
Porkatalda vitaminken devlet mi kurdunuz?
tarihimiz destanlarla dolu.
Belki katliamlarla doludur?
Tarih, kazananlar tarafından yazılır. Ve tamamen TARAFLI'dır...
Bu tür cümleler çok "bilgisizce"dir, yanlış anlamayın da...
Müslümanların "İslam hoşgörü dinidir." sözünden pek farkı yok yani söylediğiniz şeyin.
Shawstein
14-12-2012, 02:53
Siz kimsiniz efendim? :)
Porkatalda vitaminken devlet mi kurdunuz?
Belki katliamlarla doludur?
Tarih, kazananlar tarafından yazılır. Ve tamamen TARAFLI'dır...
Bu tür cümleler çok "bilgisizce"dir, yanlış anlamayın da...
Müslümanların "İslam hoşgörü dinidir." sözünden pek farkı yok yani söylediğiniz şeyin.
Dedim ya birader! sizin gibi boş hayaller peşinde koşan EDIT değiliz! EDIT olmasaydınızda o tarihi siz yazsaydınız.
O kadar EDIT ki cevap vermek yerine hala EDIT atıyorsunuz!
Dedim ya birader! sizin gibi boş hayaller peşinde koşan EDIT değiliz!EDIT olmasaydınızda o tarihi siz yazsaydınız.
O kadar EDIT ki cevap vermek yerine hala EDIT atıyorsunuz!
O yüzden mi haraket etmek dışında başka bir şey söyleyemiyorsunuz? :)
Ayrıca çamur atan kimmiş?
Ben "DESTAN YAZDIK" sözünü eleştiriyorum.
Anlayacak zeka lazım işte :)
Olmayınca böyle şeyler çıkıyor, hoş görmek lazım.
Shawstein
14-12-2012, 03:32
O yüzden mi haraket etmek dışında başka bir şey söyleyemiyorsunuz? :)
Ayrıca çamur atan kimmiş?
Ben "DESTAN YAZDIK" sözünü eleştiriyorum.
Anlayacak zeka lazım işte :)
Olmayınca böyle şeyler çıkıyor, hoş görmek lazım.
Sizin zekanızı, konuları takip ve idrak yeteneğiniz ile bazı mesajlarınızda (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=469916#post469916) fazlasıyla gördük Sn.Jingo.
Daha kime yanıt verdiğinizi bile tam idrak edemiyor iken benim zekama laf söyleme öz güvenini nereden buluyorsun, bu son derece kendinden eminliğin konusunda belki imzamı okumalısın.
Tarih madem taraflıdır ne demeye inanıyorsun? Bak biz ne tartışıyoruz, yoksa ne laf ettiğini mi bilmiyorsun?
Sizin zekanızı, konuları takip ve idrak yeteneğiniz ile bazı mesajlarınızda (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=469916#post469916) fazlasıyla gördük Sn.Jingo.
Daha kime yanıt verdiğinizi bile tam idrak edemiyor iken benim zekama laf söyleme öz güvenini nereden buluyorsun, bu son derece kendinden eminliğin konusunda belki imzamı okumalısın.
Tarih madem taraflıdır ne demeye inanıyorsun? Bak biz ne tartışıyoruz, yoksa ne laf ettiğini mi bilmiyorsun?
Bu mu elinize geçen koz? :)
Yanlışlıkla Jesus-Christ'e cevap verdiğimi sanmışım.
Ne kadar büyük bir olay değil mi?
Bütün herşey çürüdü bir anda. Vah vah.
Sizin gibi basit insanlara vakit harcamaya bile gerek yok aslında.
Bu başlık altında hezimete uğraşmışsınız açık şekilde, ama yediremiyorsunuz...
Sizin gibi "ego" sahipleri genelde yediremez böyle şeyleri, doğrudur. :)
Siz kendinizi "Şanlı tarihimiz, destanlarımız..." diye avutmaya devam edin.
Kendiniz gibi 3-5 "bilgili" insan bulur da kandırırsınız belki...
Ondan sonra da "hakaret"e başvuruyorsunuz, ki sizin gibi basit insanların tek sığınağı bu zaten. : )
Klavye başından memleket kurtarmaya devam... Destekliyoruz.
Bir "beğeni" de benden hatta...
Shawstein
14-12-2012, 05:12
Bu başlık altında hezimete uğraşmışsınız açık şekilde, ama yediremiyorsunuz...
Kimin hezimete uğradığı ve kendine yediremediği belli, mesajlarımız çöpe gönderiliyor.
Gazeteci yazar Ayşe Hür'ün "Buradan anlıyorum ki, özellikle gençler, Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtçeye konulan yasaklardan haberdar değiller" cümlesiyle başlayan güzel bir yazısı var. Geçmişte ne olduğunu bilmek ve bu yasaklar hakkında bilgilenmek isteyenlere okumalarını öneririm.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1104843&CategoryID=97
Bunun yanında Osmanlı döneminde Kürt ve Kürdistan kavramları resmen kullanıldığı ve kullanılmasında herhangi bir sakınca görülmediği gibi Kürtçe hakkında da herhangi bir yasak olmadığı hatırlanmalıdır. Nitekim özellikle 2. Meşrutiyet döneminde Kürtçe gazete, dergi, kitap gibi çok sayıda yayın bulunmaktaydı.
Ama ne olduysa Cumhuriyet'te oldu. Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte Kürtler ve Kürtçe inkar edilmeye yasaklanmaya başlandı. Mustafa Kemal'in Lozan sonrası Kürtlere verdiği özerklik vaatleri bir anda unutuldu, Kürtler üzerinde büyük bir sindirme ve asimilasyon politikası başlatıldı, buna direnmeye çalışan Kürtler 1925-1939 arasında katliama tabi tutuldular. On binlerce insan, sadece Kürt oldukları ve en doğal haklarını talep ettikleri için öldürüldüler.
1950'li yıllarda yerel gazetelerde Kürtçe halk şarkısı veya şiiri yayınlamak isteyenlere savcılık tarafından davalar açılıyor, bu gibi kişilere ya para cezası ya da hapis cezası veriliyordu. Kürtçe yayın yapmaya devam edenler ve Kürtçe gazete çıkarmak için Ankara valiliğine resmi olarak başvuranlar bile bu iştiraklerinden vazgeçmeleri için polislerin ağır tehdit ve hakaretlerine maruz kalıp göz dağlarıyla Kürtçe yayın yapma amaçlarından caydırılmaya çalışıyorlardı.
Ve bu 80li yıllara kadar bu böyle devam etti. 1980'e kadar Kürtçe konuşmanın bedeli çoğu zaman hapis, dava açılmalar, tehditler ve ölüm oldu. Kürtçe'nin bir çok diğer azınlık dilleri gibi basın-yayın alanında serbestçe kullanılmasına engel konuldu ve fiilen yasaklandı. Bu dönemde Kürtçe yayın yapmak veya mahkeme karşısında kendisini Kürtçe savunmak bir yana dursun, Kürtçe bir kitap veya dergi bulundurmak bile insanların göz altına alınıp işkence görmesine neden olabiliyor hatta ölüme götürüyordu.
12 Eylül darbesinde Kenan Evren 2932 sayılı yasayla Türkçe dışında herhangi bir başka dil kullanmasını yasaklayarak tüm dillere karşı olan bu yasağa artık açık bir çek vererek anayasaya özellikle geçmesini sağladı. Ancak tüm yasaklara rağmen bu yasa da pratikte hiç bir işe yaramadı. İnsanlar kendi dillerini büyük bedeller ödemek pahasına konuşmaya devam etti, yine büyük bedeller pahasına Kürtçe yayınlar yapılmaya devam edildi. Buna uluslararası alandaki baskılar da eklenince, insanların bu direnişleri sayesinde 25 Ocak 1991'de Kürtçe konuşmayı, hatta şarkı söylemeyi yasaklayan ve faşizmi aratmayan bu yasa yürürlükten kaldırılmış oldu.
90'lı yıllara girildiğinde yasa yürürlükten kalkmasına rağmen Kürtçe'ye karşı olan yasaklar devam etti ve Kürtçe üzerindeki baskılar inanılmaz boyutlara ulaştı. 1991 yılının sonlarında yasanın kalkmasından tam 10 ay sonra, 6.10.1991 tarihinde SHP milletvekilleri Leyla Zana, Orhan Doğan, Hatip Dicle meclis açılışındaki yemin töreninde Kürtçe konuştukları için dokunulmazlıkları hiçe sayılarak mecliste gözaltına alındılar, yıllarca hapis yatmak zorunda kaldılar. Bu dönemde hala Kürtçe bir yayın yapabilmek imkansızdı. Her şeye rağmen Kürtçe yayın yapmak isteyen Kürtler üzerinde hala baskılar devam ediyor ve tehdit ediliyorlardı. Nitekim 90'lı yılların sonlarına gelindiğinde Ahmet Kaya, 1999 yılında Magazin Gazeteciler Derneği'nin gecesinde Kürtçe şarkı söyleyeceğini ve klip çekeceğini açıklaması üzerine sahnede linç edilme tehlikesi atlattı.
2000'li yıllarda Kürtçe dili baskı altında olmaya devam etti. Bu sefer onlara karşı sindirme operasyonları yürütüldü. KCK üyesi olmakla suçlanan belediye başkanları savunmalarını Kürtçe yapmakta ısrar edince onların güçlü direnişi karşısında ne yapacaklarını şaşıran hakimler, kimi zaman kayıtlara "anlaşılamayan bir dil..." yazdırırken, kimi zaman da tercüman aracılığıyla savunmaları Kürtçe almayı kabul etmek zorunda kalacaklardı. En son AKP başkanı Erdoğan, Kürtçe hakkında "benden anadilde falan eğitim istemeyin" diyebilecekti..
Kimin hezimete uğradığı ve kendine yediremediği belli, mesajlarımız çöpe gönderiliyor.
Lütfen siz de bir zahmet konu başlığı altında tartışma düzleminden çıkıp ana okulu düzeyinde çocukça yazılar yazmayın:
Küçük çocuk heyyo heyyo ne kadarda neşelisin.
Konuşacak bir şeyiniz yoksa ve argüman yaratamıyorsanız ille bir şeyler karalamak zorunda da değilsiniz.
Shawstein
14-12-2012, 14:27
Lütfen siz de bir zahmet konu başlığı altında tartışma düzleminden çıkıp ana okulu düzeyinde çocukça yazılar yazmayın:
Konuşacak bir şeyiniz yoksa ve argüman yaratamıyorsanız ille bir şeyler karalamak zorunda da değilsiniz.
Sizin yarattığınız argümanları görmekteyiz, elle çizilmiş haritalar ile ancak kendinizi kandırırsınız, ezberi bozulup konunun dışına çıkan kim acaba?
Siz değil miydiniz Mekke'den bahseden, savunduğunuz ana okulu çocuğu değilmiydi konu dışı zırvalayan?
"Kürt" ancak ırkçı ve bölücü insanlar için anlam ifade eder; Türkler hiç bir zaman, ABD ve Avrupa gibi yerli halkı katletmedi, iyileştirilebileceklerine ve yaşatılabileceklerine inandı; ve öylede oldu, bugün Kürt kökenli insanlarda bu Cumhuriyet içerisinde okuyup, medeniyetin getirdiği nimetlerden faydalanıyorlar.
-
İngiltere, Fransa, ABD gibi sömürü üzerine kurulmuş ülkelerin "Kürt liderlerini" satın almaları, o ağaların halkı kışkırtıp ülkeye saldırmaları gibi olaylar Osmanlı'dan bugüne kadar süregelen bir gerçektir, bu sahte, elle çizilmiş haritalara ve safsatalara inananlar yine bugün aynı gerçekleri temsil eder.
Neden kendinize sormuyorsunuz o dönem insanlar devlete isyan edebilecek silah ve teçhizatı nereden buldu diye? Neden Rusya, Fransa, İngiltere'nin dağıttığı propagandalardan ve silahlardan bahsetmiyorsunuz? Bugün "fakir" doğu halkı silahı ve desteği nereden buluyor? Neden "Kürt" beyleri batıda zengin firmaların başında otururken "halkı" için demokrasi, hizmet, eğitim gibi başlıkları değilde PKK gibi çocuk katillerini destekliyor?
Dersim ile ilgili fazlasıyla laf ettim zaten, vatan için eşkıya ve terörist her zaman ölüm ile cezalandırılır, ölen bir karakol masum askerden bahsetmeyip teröristlerin yanında olmanız çok manidar. Kürtler asimile ediliyordu şimdi oraya mı sıkışıp kaldınız? Siz bilmiyor olabilirsiniz ancak Dersim isyan etmiştir, halk sömürge ülkeler tarafından silahlandırılmış "bize karışmayacaksınız, biz burada istediğimiz gibi yaşarız, kural koymayacaksınız, istediğimizi asar keseriz, bizi hapse atmayacaksınız" lafları edilmiştir.
Ayrıca konunun dışına çıkmayın deyip sürekli bunu kendiniz yapmayın.
-
Ben diyorum ki; "doğu sorunu"nun çözümü için pek çok rapor hazırlanmıştır, kimin ne yazıp çizdiğini bilemem ancak bunlar Atatürk'ün söylemleri değildir.
Siz diyorsunuz ki: "İsmet İnönü'nün Atatürk'ün isteğiyle hazırladığı ilk rapordan bir alıntı"
Rapor nedir bilir misiniz? Kim halkı çıktı?
-
1980'de yasaklandığını ben söyledim zaten daha konudan bihabersiniz.
"Fransız kalmayın" diye bir deyim vardır, bu sömürge ülkelerin tarafında olup gerçekten Fransız kalmayınız.
Kürtlerin bugün medeniyetin getirdiği nimetlerden faydalanmaları için Kürtlüklerini inkar etme baskısı uygulanmasaydı, dediklerinizde haklı olabilirdiniz. Ancak durum böyle değil. Kürt kökenli sözcüğü bile bir yadsımanın işaretidir. Türklere Türk demek ne derece doğruysa, Kürtlere de Kürt kökenli demek o derece yanlıştır. Kaldı ki bu ülkede "Kürt kökenli" sözcüğünün kullanılması için bile onlarca yıl mücadele verilmiş. Alt kimlik / üst kimlik beyhude tartışmasına girmeye gerek görmüyorum. Kimse hangi ırka mensup olacağına karar veremiyor. Mensup olduğu ırkı savunup savunmaması da yine kişinin kendisine kalmış bir durum. Bunun yanında ısrarla bir ırk için "tu kaka" denecekse insafsızlık edilir. Sanki herşey güllük gülistanlıktı da Kürtler iki şeker karşılığı kandırıldı. 70'li yılların kürt sloganı olan batıya yol fabrika, doğuya karakol jandarma söyleminden bile ayrımcılık kendini gösterir. Bunun Atatürk dönemi olup olmaması çok belirleyici değil. Keza Atatürk döneminde böyle uygulamaların olmadığını söyleyenler dahi çıkıp şuan içinde olduğumuz durumu çözümseyemiyor. Bir ayrımcılık var mıdır? Kesinlikle vardır. Bunun tohumunu da atan kişi, diğer ırkları kendi ırkına mensup kılan kişi midir ? Kesinlikle evet!
Ne zaman kürtler bir talepte bulunsa, karşısına ilk çıkan şey Türk olmanın dayanılmaz mutluluğu söylemi olmuştur. Eskaza bugün bu söylem aşıldı/aşılıyor. Ancak hakim zihniyet halen kendini koruma altına almaktan çekinmiyor. Kürtçe kurslarına gidenlerin takip edilmesi/taciz edilmesi de buna en güzel örnektir.
Türk olmayanların doğru, çalışkan vs. sayılmadığı bir ülkede, diğer dillerin konuşulmasının yasak olmadığını savunmak pek tutarlı olmasa gerek. Hele ki bunu, çocuklarına kürtçe ismi yeni yeni verebilen (birileri bu hakkı güle oynaya vermedi..) bir ırkın mensuplarına söylemek daha vahim.
Not: Aynı gün içinde siz ve sayın lehi mahlas değişikliği yaptığınız için oluşan bir karışıklılığı kullanmanızı etik bulmuyorum açıkçası. Bu tür hataların olması olağan. Daha fazla bu konuya değinmek sizce de yanlış olmaz mı ?
Shawstein
14-12-2012, 15:41
Sayın Subat,
Ben tarihte yaşanan talihsizlikleri inkar etmiyorum, pek çok üzücü olay yaşanmıştır, Cumhuriyet devrimi pek çok kesimi ırk gözetmeksizin üzmüştür.
Örneğin bir soru soruyorum, Çerkez Etem, Çapanoğulları vb. Türk kökenli insanların mağduriyetleri hakkında, ancak cevap yok.
Tek tarafı destekleyen bir yaklaşım bana göre ırkçılığın ta kendisidir, ben zaten daha önce dediğim gibi babası Kürt, annesi Türk kökenli olan bir kişiyim.
Burası benim için Anadolu'dur, yaşayan insanlarında Almanlar gibi saf ırk gibi bir yaklaşımı olmadığı tarihten ve kendimden fazlasıyla görüyorum.
O dönem pek çok ülke tarafından işgal altında kalınan, sürekli isyanlar ile uğraşılan, pek çok kayıp verilen ve kayıplara artık tahammül edilemeyen bir dönemdir.
Toplum içerisinde elbette ırkçı tutumları olan insanlar olacaktır ancak bunları gidip olmayacak safsatalara bağlamak anlamsızdır.
Kısasa kısas anlamsızdır.
O dönemin koşullarını bugünün değerleri ile yargılayıp silahla ya da benzeri yaklaşımlarla çözüm aramak yerine, insanların yardımına koşup tarihin getirdiği mağduriyetlerin yaralarını sarmaya çalışıyorum.
"Önce vatan" demek sosyalizm içinde de fazlasıyla vardır.
Bu şekilde devam edilirse ve "Türkler" de bu konuya aynı tutumla tepki koyarsa o zaman bu safsatalar gerçek olur.
Ben size pek çok safsata anlatabilirim, şuan vaktim yok ancak uygun olduğumda bunları değerlendirmeniz için anlatmak istiyorum.
Shawstein
14-12-2012, 17:34
Kürtlerin bugün medeniyetin getirdiği nimetlerden faydalanmaları için Kürtlüklerini inkar etme baskısı uygulanmasaydı
Duygusal yaklaşımlar ile dünya gerçeklerini inkar etmek hiç bir şeyi değiştirmez, bugün dünya istemesede İngilizce konuşuyor, Türkiye'de pek çok okul ve üniversitede İngilizce eğitim veriliyor. Bu eğer Türklerin asimile edilmesi ise evet Kürtlerde asimile edilmiştir diyebiliriz ancak bu komik olur.
Dünyada her yıl pek çok dil kaybolup gidiyor yok oluyor, bunlardan birisi Türkçe olursa benim hiç bir itirazım olmaz zira bu kaçınılmazlıktır ve tüm insanların tek bir dil konuşması ırkçılığın ve kamplaşmanın önüne geçecektir, tutuculuğu bırakıp gerçekçi olalım, geleceğin tek dili büyük ihtimalle İngilizce olacaktır.
Kürt kökenli sözcüğü bile bir yadsımanın işaretidir.
Hiç ilgisi yok, çok anlamsız bir söylem; ABD'de yaşayan "X" asıllı bilmem kim yazar söylemi ile neyi yadsıyoruz?
Alt kimlik / üst kimlik beyhude tartışmasına girmeye gerek görmüyorum.
Kimse hangi ırka mensup olacağına karar veremiyor.
Giren kim efendim? kafatası avcılığı yapıp bizim dilimiz vs. söylemleriyle tutucu davranan kim?
Almanya'ya gitseniz resmi dil Kürtçe olarak mı değişecek?
İsteyen istediği dili konuşur, buna kim engel olabilir, insanların evlerine bekçi mi dikildi?
Ancak bu ülkenin resmi dili Türkçedir, kabul etmeyene uğurlar ola, benim gözümde sadece teröristtir.
Almanya'da böyle bir talebiniz yoksa bu ülkede de olmasın, bu devlet bir Türk devletidir, Osmanlı zamanında da dili Türkçe idi, şimdide öyledir.
Böyle boş hayallere kapılanlar varsa hayaller kurmaya devam etsin, kimse ağlayarak başka bir devleti kendi devletine dönüştüremez.
Sanki herşey güllük gülistanlıktı da Kürtler iki şeker karşılığı kandırıldı. 70'li yılların kürt sloganı olan batıya yol fabrika, doğuya karakol jandarma söyleminden bile ayrımcılık kendini gösterir.
Okullar yakılınca önce yakanları engellemek için güvenliği sağlamak gerekir, o günlerde de bugün de doğuya hiç bir öğretmen gitmek istemiyor.
Biraz objektif olup önce bu sorulara doğru cevaplamak gerekir.
Doğu zihniyeti ne elektrik parası öder, ne vergi, tek bildiği devlet nerede diye bağırıp yakmak, yıkmak ve öldürmektir. Pek çok yatırım yapılmıştır biraz haberleri okursanız yakın zamanda yakılan hastane ve okulları gözden kaçırmazsınız.
Atatürk döneminde böyle uygulamaların olmadığını söyleyenler dahi çıkıp şuan içinde olduğumuz durumu çözümseyemiyor.
Bir ayrımcılık var mıdır? Kesinlikle vardır.
Nedeni çok açık evrimin basamakları, doğanın acımasızlığı, Afrika-Avustralya-Mayalar-Kızıldereliler gibi, varsa aynı nedenden vardır.
Ne zaman kürtler bir talepte bulunsa, karşısına ilk çıkan şey Türk olmanın dayanılmaz mutluluğu söylemi olmuştur.
Eskaza bugün bu söylem aşıldı/aşılıyor
Hep taleptir zaten, hep devlet bize şöyle yapsın böyle yapsın, minnetçiliğin daniskası.
Hiç bir şeyin aşıldığı falan yok o gün olduğu gibi bugünde silahla terör saçılıyor.
Devletin kim olduğu konusunda önceki yazımdan gayet açık şekilde bahsettim.
Not: Aynı gün içinde siz ve sayın lehi mahlas değişikliği yaptığınız için oluşan bir karışıklılığı kullanmanızı etik bulmuyorum açıkçası. Bu tür hataların olması olağan. Daha fazla bu konuya değinmek sizce de yanlış olmaz mı ?
Objektif olmayınca bu tarz değerlendirmeler yapılır, konu zekadan açıldı, bende zeka konusunda arkadaşın farkında olmadığı bazı gerçeklere dikkat çektim.
Sayın Shawstein
Kendi istemlerinize ya da düşüncelerinize göre hareket edip, kabullerinizi dayatmak istiyorsunuz. Bence esas problem burada.
Tarihin getirdiği yaraları sarmaya çabadığınızı iddia ederken, resmi tarihten biraz ayrışmanızı beklemek çok da büyük bir istem olmasa gerek. Tümden gelimle hareket etmeden, tüme varımla davranmak gerekiyor.
İlk olarak şunu belirteyim. Resmi dilin Türkçe olması benim açımdan problem değil. Hatta dünya diline evrilme görüşünüze katılıyorum. Keşke farsça olsa bu dil, ama mümkün görünmüyor..
Anadilde eğitimle resmi dilin Kürtçe olması söylemi aynı değildir. Bugün istenen anadilde eğitim talebi bana göre yersiz bir istemdir. Eğitim kurumunda Tırkım, rastım, hejayım ( Türküm, doğruyum, çalışkanım ) denilse ne çıkar, denilmese ne. Tek ırk dışındakileri yadsıyan sistem sürdükçe hiç bir olumlu gelişme sağlanamaz. Oysa bu konuda baskıcı bir yöntem yerine SSCB'deki gibi bir çok dilin okullarda öğretilmesi seçeneği uygulanabilirdi. Uygulanmadı. Niyet okumanın dışında, "tarihi gerçekler bizi bir ulus devlete sürüklüyor" savı yeterli değildir. Bu tamamen bir ön kabulün sonucudur. Eleştirmeye başlamamız gereken ilk yer burası zannımca. Aksi halde sizi öldürdük ama bize de bir devlet lazımdı denmiş olunuyor.
ABD örneği bu konuda tamamen geçersizdir. Zira orda herkes "X" asıllıdır. Kızılderilileri saymazsak tabi ki. Bu nedenle verdiğiniz örnek örtüşmüyor. Kürt asıllı Türk mü olur ? ABD bir devlet ismi midir yoksa ırk belirten bir cümle midir ?
Osmanlı Türkçesi ile bugün konuştuğunuz Türkçe aynı mıdır ? Zamanla değişimden bahsetmiyorum, tümden bir değişim mevcuttur. Bunu da bizzat Atatürk başlatmıştır. İyidir/kötüdür orası ayrı, ama söyleminiz doğru bir raya oturmamış.
Kürtlerin eşit yurttaşlık hakkı söylemi ile ayrılma talebi aynı zaman dilimini kapsamıyor. Verdiğim örnekteki slogan 70'li yılların sloganıdır. Bunu belirtmiştim. Oysa siz daha sonrasının örneğini vermişsiniz. Gözümüzün önünde insanların tarlaları hasat zamanı yakılırken, kimse çıkıp elektirik parası ödemiyorlar efendim demesin. Bölgenin bir çok orta halli vatandaşı gizli bir sürgüne tabi tutulurken, okullar/devlet daireleri/ordu sizi ırkınızdan dolayı aşağılıyor, hor görüyor ve hakaret ediyorken, elektirik parası ödememek çok büyük bir suç, haklısınız!
Objektif olmak hepimizin boynunun borcu. Zira, hepimize lazım olabilir.
Evrimin acımasızlığı, belki şuan için elektirik faturasında vücut buluyordur :)
Bu durumda, evrimsel gelişim nedeniyle Kürtler silahlanıyor vs. diyememek için önümüzde hiç bir problem yok ?
Oysa ben kurtuluş savaşında da Ermeni soykırımında* da Kürtlerle Türklerin birlikte hareket ettiğini sanıyordum. Demek ki hiç bir katkıları yokmuş. Bu halde, yaşamasınlar efendim, ne gerek var ?
Bahsettiğiniz hastanelere bir Kürt milletvekilinin eşi, trafik kazası sonucu götürüldüğünde nasıl muamele edildiğini gördük hep birlikte. Oyala, ilgilenme, ölürse kurtulursun, ölmezse öldür! Yapılanın bundan farkı yoktu..
Gerçekten kendinizi dizginleyemiyorsunuz. Evrimsel sürece bu kadar vurgu yapan birinin Homo-sapiens gerçeğini göz ardı etmesi tuhaf bir durum.
*Kürt odakları bu konuda öz eleştiri vermişlerdir. Yeterli mi ? Bilemem. Ancak konu dışı olduğu için, bunu burada tartışmaya gerek yok.
Baskoylu
14-12-2012, 19:02
Kurt halkina yonelik Milli Zulum ve Milli Baski his kuskusuz Cumhurriyetin kurulusandan once tam belirleyici net bilgiler olmasada, kurulusundan sonra Turk Irkci ve Milliyetciligi on planda tutularak Kurt Halki ve diger azinliklardaki butun halklara yonelik butun yonleri ile Asimile ve inkarci politikalarini Insanligin kabul edemiyecegi sekilde Fasist Kanunlari ve Yasalari ile sudurumsutur.
Bu fasist ve Irkci politikalara karsi tepki gosteren, direnen ve mucadele etmek istiyenler hunarca katledilmistir....
Osmanli tarihi insan kani emmekle baslamis, iflas ettigi ve bittigi gune kadar insan kani emmistir, Osmanli icinde cikan ve Osmanli egitimini alip Ittihat ve Terraki (donemin derin devleti) icinde yer almis, Osmanli subayi olan, Irkci ve Milliyetcim, Gerici ve Yobaz birileri tarafindan Turkiye`de nice toplu katliamlar, Cinayetler, Yargisiz infazlar yapmis ve yaptirmis, nice haksizliklara imzasini atmistir.....
Ardindan Yalan, Hile ve Sahtekarliklarla, kendilerini hakli cikarmak adina, bir yigin oyunlara bas vurulmus, yalan yanlis iddalarla kendilerini aklamaya calismislardir...
Turkiye`nin Adolf Hitler`i Turkiye sinirlari icinde yaptigi ve yaptirdigi katliamlar, cinayetler, soykirim girisimleri, Yargisiz infazlar ve insanligin kabul edemiyecegi yiginlarla haksizliklar ortbas edilmek icin bugun bile buyuk caba harcamaktadir.
Almanya`da Neo Naziler Adolf Hitler`in yolunda nasil mucadele veriyorsa, Turkiye`de Adolf Hitlerin ustasi olan Ataturk`un yolunda mucadele verenler, Almanya`daki Neo Nazilerden tek bir farklari var, Birisi Alman Irkcisi ve Milliyetcisidir, digeri ise Turk Irkcisi ve Milliyetcisidir.
Almanya kendi Irkcisinin sahip oldugu kimligi kabul ederken, Onun Irkci biri oldugunu soyleyip, Demokrasiye adim atmak icin caba harcarken... Turkiye`deki fasist duzen hala kendi Gerici, Yobaz ve Fasist Irkcisi, Milliyetcisini aklamaya ve temize cikarma cabasindadir....
Turkiye sinirlari icinde 1990 lara kadar Kurtce Konusmak Suc iken, 3 ay ile 3 yil bir sure ile cezasi varken,
Dogan cocuklarina Kurtce isim verilmesi yassak iken, Doguda butun koylerde kurulan okullarda Zorla Turkce dil dersi verilip, Kurtce konusan ogrencilere karsi Irkci ve Milliyetci yaklasimlarla Ogrencileri dovmek, dusuk not vermek, siniftan kovmak ve atmak vs vs gibi bir yigin olumsuzluklar varken...
Fasist, Irkci, Milliyetci ve Gerici TC yasalarini koruma ve kollamaya calismak, bu ugurda butun imkanlarini kullanmak elbette Turkiye`deki Irkci, Milliyetci ve Gericilerin isidir... Ulu onder Atalarini korumak onlarin baslica gorevidir, yeri geldiginde BAZI HAKSIZLIKLAR VE TAHLISIZLIKLER olmustur, ile gecistirip, Irkci, Milliyetci ve Gerici Ulu Onder Ata`larini kurtarmaya ve temize cikarmaya calisiyorlarsa....
CABALARI BOSUNADIR.....
Kurtce, Zazaca, Lazca, Cerkezce, ve daha sayamiyacagimiz dillerin yassaklanmasi Bu Irkci, Milliyetci ve Gerici Zihniyetin temel politikasidir.. Turkiye`de yasiyan butun azinliklarin Turklestirilmesi Osmanlidan gelen politikadir, Osmanli Subayi bu politikayi Yalan, Dolan ve Hilelerle turlu oyunlarla Halklarin Dilini, Kulturunu, Gelenek ve Goreneklerini yok etmeye calismistir.
"Benim Yegane Varligim, Turklugumdur, Turk Olmamdir.
M. Kemal Ataturk"
"Benim Yaratilisimda Bir Muhkemmellik Varsa, Oda Turk Olarak Yaratilisimdir.
M. Kemal Ataturk"
Adolf Hitleri bile golgede birakacak bu mantigi farkli yerlerde gormek veya gostermeye calismak INSANLIK SUCUDUR.
Yassasin Halklarin Kardesligi
Kahrolsun Fasizim ve Herturden Gericilik
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Shawstein
14-12-2012, 20:03
Sayın Subat,
Kendi istemlerinize ya da düşüncelerinize göre hareket edip, kabullerinizi dayatmak istiyorsunuz. Bence esas problem burada.
Tarihin getirdiği yaraları sarmaya çabadığınızı iddia ederken, resmi tarihten biraz ayrışmanızı beklemek çok da büyük bir istem olmasa gerek. Tümden gelimle hareket etmeden, tüme varımla davranmak gerekiyor.
Padişahlar, Çerkez Etem ve Çapanoğlu gibi konuları açıklayamadığınız sürece burada yazılan çizilen hiç bir şey bu suçlamaları haklı göstermeye yetmez, tarihi inkar eden, duygu sömürüsü ile dayatmalara kaçan kesinlikle ben değilim.
İlk olarak şunu belirteyim. Resmi dilin Türkçe olması benim açımdan problem değil. Hatta dünya diline evrilme görüşünüze katılıyorum. Keşke farsça olsa bu dil, ama mümkün görünmüyor..
Anadilde eğitimle resmi dilin Kürtçe olması söylemi aynı değildir. Bugün istenen anadilde eğitim talebi bana göre yersiz bir istemdir. Eğitim kurumunda Tırkım, rastım, hejayım ( Türküm, doğruyum, çalışkanım ) denilse ne çıkar, denilmese ne. Tek ırk dışındakileri yadsıyan sistem sürdükçe hiç bir olumlu gelişme sağlanamaz. Oysa bu konuda baskıcı bir yöntem yerine SSCB'deki gibi bir çok dilin okullarda öğretilmesi seçeneği uygulanabilirdi. Uygulanmadı. Niyet okumanın dışında, "tarihi gerçekler bizi bir ulus devlete sürüklüyor" savı yeterli değildir. Bu tamamen bir ön kabulün sonucudur. Eleştirmeye başlamamız gereken ilk yer burası zannımca. Aksi halde sizi öldürdük ama bize de bir devlet lazımdı denmiş olunuyor.
Sizin için bir problem olması ya da olmaması hiç önemli değil, bugün Kürtçe dili resmi olarak yaşatılsın ideolojisi gerçek dışı ve tutuculuktur, Türkçe içinde aynı şey söz konusudur, bu nedenle Türkiye'de İngilizce eğitim verilmekte. Tüm yabancı kaynaklar İngilizce'dir Türkçe'yi yaşatalım adına olaya duygusallık katmak Osmanlının yaptığı gibi çağı kaçırmak olur, bu bakımdan resmi ya da anadil arasında bir fark yoktur, bugün ülkede İngilizce bilmeyen dahi iş bulamıyorken başka dilleri devlet eliyle okutmanın tartışılmasının gereği yoktur.
Biz kimseyi öldürmedik çünkü biz ve öteki diye bir şey yok, Türk tanımı resmi olarak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan tüm insanları kapsar. TC vatandaşlarının tüm hakları eşittir.
Okuyan her insan istediği konuma gelebilir, mülk alabilir, siyaset yapabilir vb.
Silaha sarılıp başka insanları öldüren her insanda eşit muamele görür, aynı şekilde yargılanır, çatışmaya girerse öldürülür.
Belli kesimler toplum nezrinde ön yargı oluşturmuş ise bu kesimler sorunu kendinde arasın.
Ancak "sizin" (öyle dediğiniz için) Türklere neler yaptığınızı da ortaya koyabilirim.
ABD örneği bu konuda tamamen geçersizdir. Zira orda herkes "X" asıllıdır. Kızılderilileri saymazsak tabi ki. Bu nedenle verdiğiniz örnek örtüşmüyor. Kürt asıllı Türk mü olur ? ABD bir devlet ismi midir yoksa ırk belirten bir cümle midir ?
Cevabı kendiniz vermişsiniz zaten birilerini saymaya bilerek.
Osmanlı Türkçesi ile bugün konuştuğunuz Türkçe aynı mıdır ? Zamanla değişimden bahsetmiyorum, tümden bir değişim mevcuttur. Bunu da bizzat Atatürk başlatmıştır. İyidir/kötüdür orası ayrı, ama söyleminiz doğru bir raya oturmamış.
Sebep? tutucu olmadığımız için olabilir mi? ya da geçmişten ders almış olmamızdan?
Devlet tecrübesi olmayanlar için bazı söylemler çok kolay... Atatürk "biz ilhamlarımızı bizzat hayatın kendisinden aldık" der.
Kürtlerin eşit yurttaşlık hakkı söylemi ile ayrılma talebi aynı zaman dilimini kapsamıyor. Verdiğim örnekteki slogan 70'li yılların sloganıdır. Bunu belirtmiştim. Oysa siz daha sonrasının örneğini vermişsiniz. Gözümüzün önünde insanların tarlaları hasat zamanı yakılırken, kimse çıkıp elektirik parası ödemiyorlar efendim demesin. Bölgenin bir çok orta halli vatandaşı gizli bir sürgüne tabi tutulurken, okullar/devlet daireleri/ordu sizi ırkınızdan dolayı aşağılıyor, hor görüyor ve hakaret ediyorken, elektirik parası ödememek çok büyük bir suç, haklısınız!
Objektif olmak hepimizin boynunun borcu. Zira, hepimize lazım olabilir.
Evrimin acımasızlığı, belki şuan için elektirik faturasında vücut buluyordur
Bu durumda, evrimsel gelişim nedeniyle Kürtler silahlanıyor vs. diyememek için önümüzde hiç bir problem yok ?
Oysa ben kurtuluş savaşında da Ermeni soykırımında* da Kürtlerle Türklerin birlikte hareket ettiğini sanıyordum. Demek ki hiç bir katkıları yokmuş. Bu halde, yaşamasınlar efendim, ne gerek var ?
Bahsettiğiniz hastanelere bir Kürt milletvekilinin eşi, trafik kazası sonucu götürüldüğünde nasıl muamele edildiğini gördük hep birlikte. Oyala, ilgilenme, ölürse kurtulursun, ölmezse öldür! Yapılanın bundan farkı yoktu..
Tekrar; belli kesimler toplum nezninde önyargı oluşturmuş ise bu kesimler sorunu kendinde arasın.
Evet kurtuluş savaşı hakkında tamamen yanılmışsınız, Kürtler bu mücadeleye katılmadı aksine Kürt liderleri pek çok kez Atatürk'ü öldürmek için girişimlerde bulundu.
Bakın buda bir RAPOR:
1919 tarihli Yüksek Komiser Robeck’in Lord Curson’a raporu:
“Kürtler bütün ümitlerini İngiliz hükumetine bağlamış durumdalar. Bu ara Mustafa Kemal gittikçe tehlikeli olmaya başlıyor. Kuvvetler, Kürtleri Mustafa Kemal Paşa’ya karşı kullanmak için para ödemeye hazırdırlar”.
Nedenini bilirsiniz diye düşünüyorum, bilmiyorsanız paylaşırım.
Gerçekten kendinizi dizginleyemiyorsunuz. Evrimsel sürece bu kadar vurgu yapan birinin Homo-sapiens gerçeğini göz ardı etmesi tuhaf bir durum.
Ne konuda ezber bozma konusunda mı? Evrim geriye işlemez Homo-sapiens gerçeği sadece umulanın bulunamaması olayıdır.
Sayın Baskoylu,
Artık zorlamayın isterseniz... Geçmiş mesajlarınızda yazdıklarınızdan hiç bir şey bilmediğiniz gerçeği hakkında ziyadesiyle tatmin olduk.
Daha "sosyalizm" nedir bilmeyen birisinin, "komünizm" lafları etmesi sadece militanlıktır.
Shawstein
15-12-2012, 05:54
Ulu onder Atalarini korumak onlarin baslica gorevidir, yeri geldiginde BAZI HAKSIZLIKLAR VE TAHLISIZLIKLER olmustur, ile gecistirip, Irkci, Milliyetci ve Gerici Ulu Onder Ata`larini kurtarmaya ve temize cikarmaya calisiyorlarsa....
CABALARI BOSUNADIR....
Algılama sorunu olanlar, algılamak istemeyenler ya da maksatlıca anlamayı reddedenler için iyi niyetli olmak adına "Talihsizlik" olarak tanımladığım olayları daha açıkça belirteyim:
Robeck, Lord Curzon’a şöyle iletmişti:
“Kürtler Mustafa Kemal’i sevmezler, çünkü o Bolşevikliği getirmek istiyor, Kürtleri Mustafa Kemal’e karşı kullanalım.”
İngiltere’nin desteğini arkasına alan işbirlikçi Kürt Lideri Seyit Abdülkadir, 31 Mart 1920 tarihli Peyam-ı Sabah gazetesinde şunları yazıyordu:
“Kuva-yı Milliye’ye aldanmayınız, M.Kemal Bolşeviklerin kafasını taşıyan yurtsuz bir serseridir, Hilafet ve Saltanattan ayrılmayınız.”
Emperyalistlerin tarafında olan kim?
Bolşevik nedir bilir misin? Sosyalizmi istemeyen kim?
Para için halkını satan kim?
Talihsizlikleri daha fazla açıklamamı ister misin?
"Benim Yegane Varligim, Turklugumdur, Turk Olmamdir.
M. Kemal Ataturk"
"Benim Yaratilisimda Bir Muhkemmellik Varsa, Oda Turk Olarak Yaratilisimdir.
M. Kemal Ataturk"
Bir insanın kendi ulusunu övmesi kadar doğal ne olabilir?
Para için halkını satanları mı övüyorsun?
Bende Sosyalist bir Türk olarak bu sözlerin altına daima imzamı atarım.
Yassasin Halklarin Kardesligi
Bunu halkları ötekileştiren birisinin söylemesi çok ilginç.
Kahrolsun Fasizim ve Herturden Gericilik
Bunu Bernard Shaw'a faşist diyen ve sosyalizmin, aydınlanmanın kurucularını bilmeyen birisinin söylemesi de çok ilginç.
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Ne kadar samimi?
Baskoylu
18-12-2012, 02:48
Sayin Shawstein
Sanirim daha once soylemistim, Kisisel saldiri, ve kisir tartismalardan uzak kacarim, boylesi olumsuzluklar yerine fikir ve dusuncelerimizin on planda olup, farkliliklarimizi Insani degerler icinde ve insanliga yakisir bir usluple tartismamiz dogru olandir, yok degilse bilmem ne yarisina gider....
Aramizdaki fark Sizin surekli kisisel satasmalar, ve konulari kisisellestirme yaklasiminiz, Ben ise saygida kusur etmemek icin kisisel satasmalardan uzak durmak icin genel olarak elestirdigim ve mahkum etmeye calistigim dusunce ve fikirler uzerinde yorum yapmaya calisirim......
Robeck, Lord Curzon’a şöyle iletmişti:
“Kürtler Mustafa Kemal’i sevmezler, çünkü o Bolşevikliği getirmek istiyor, Kürtleri Mustafa Kemal’e karşı kullanalım.”Bir baskasinin yaptigi yorum ve degerlendirmeler beni pek baglamiyor,
Benim icin onemli olan Mustafa Kemal`in Isci ve Koylu dusmani olmasidir.
Sosyalizm ve Komunizmin Dusmani Olmasidir.
1 Mayis Dunya Emekciler Bayramini, Bahar bayramina cevirmeye calisip, Isci ve Emekci dusmanligi yapmasidir.
Karadenizde Mustafa Suphi ve 14 yoldasini katletmesidir.
DERSIM katliamin bas sorumlusu olmasidir.
Fasist Yasa ve fasist Kanunlari ile unlu olmasidir.
Genclige hitabesi ve Istiklal marsinin Irkci ve Milliyetci olma ozellikleridir.
Butun nutuklari gunumuzde MHP nin cizgisinden farkli olmamasidir.
Turkiye`de azinlikta butun halklarin dusmanidir.
TC. icinde Diyanet Bakanligi yer vermesinin, kendisinin nasil Dinci ve Yobaz Oldugunu kanitlamasidir.
MHP; Bizim Basbugumuzdur diyor!!
CHP; Marasal ve General Ataturk`un Askerleriyiz diyor!!
Ataturk`u sizin gibiler ise Sosyalist goruyor!!!
Sosyalsit dusmani olan, Demokrasi dusmani ve Turkiye`de yasiyan halklarin ozgurlugunu yok sayan, halklarin dusmani olan birinin Sosyalist oldugu savunulmasi ilginc degilmidir?
Dusunce ve Basin Ozgurlukleri Yok Eden, Fasist Yasa ve Kanunlarindan baska hic bir hak tanimiyan birinin Demokrasi ile baglantisini kurabilirmisiniz?
Irkci, Milliyetci ve Gerici Ata`nizi aklamak icin elbette caba harciyacak ve savunacaksiniz... Ama kisisel saldirilar yerine yukarida saydiklarima cevap verirseniz, Ata`nizi boylesi olumsuzluklarin yaratici olmadigina dair benim gosterdigim ve gosterecegim belge, kaynak ve Canli taniklara karsilik sizin belgeniz nedir?
Bugune kadar bu fasist irkci ve millliyetci duzenin bas vurdugu, Sahtekarlik, Yalan ve Hilelerine ortak olmaniz sizin sahip olmus oldugunuz insanliginiza golge dusurmuyormu?
Insan olma ozelligimizi ve Vicdanimizi yasama yansitmamiz.. bir cok seyi acikliga cikarmis olacak...
İngiltere’nin desteğini arkasına alan işbirlikçi Kürt Lideri Seyit Abdülkadir, 31 Mart 1920 tarihli Peyam-ı Sabah gazetesinde şunları yazıyordu:
“Kuva-yı Milliye’ye aldanmayınız, M.Kemal Bolşeviklerin kafasını taşıyan yurtsuz bir serseridir, Hilafet ve Saltanattan ayrılmayınız.”
Isbirlikci Kurt lideri veya liderleri demeniz yerine.... Ingiltere ve Franasa ile isbirligi yapan, ve ulkeyi Emperyalizme peskes ceken kim oldugunu orgrenin daha iyi olur....
Ulkeyi Batiya Pazaliyan.... Kim oldugunu ogrenin daha iyi olur....
Toprak agalarini ve Milli Burcuvazinin yaraticisinin kim oldugunu ogrenin daha iyi olur....
Dolayisyla kimin ne dedigi cok onemli degil, Kimin ne dedigi ve dediklerini bir bir hayata gecirip, uyguliyan onemlidir....
Katliam yapmismidir? Yapmistir.
Soykirim girisiminde bulunmusmudur? Bulunmustur.
Isci ve Emekci dusmanligi yapmismidir? Yapmistir.
Karadenizde, Mustafa Suphi ve 14 yoldasini katletmismidir? katletmistir.
Sosyalizm ve Komunizm dusmani oldugunu acik acik soylemis ve Ulkeyi Batiya pazarlamismidir?
Sosyalizm ve Komunizm dusmanligini yapmis, Ulkeyi Batiya Pazarlamistir.
Yargisiz infaz etmismidir? Etmistir.
Nice Cinayetlere Imza atmismidir? Atmistir.
Turkiye`de tek dil var, Turkce`dir diyerek baska dilleri yassaklamismidir? yassaklamistir.
Fasist Yasalari kanunlastirmismidir? Kanunlastirmistir.
Irkci ve Milliyetcimidir? Adolf Hitler ve onun gibilerden daha fazla Irkci ve Milliyetcidir.
Dinci ve Gericimidir? Diyanet Bakanligini Meclise Yerlestirerek, Nasil Dinci ve Gerici biri oldugunu ispatlamistir...
DAHA SAYMAMI ISTERMISINIZ?
Emperyalistlerin tarafında olan kim?Kim Olacak Kemalist Mantigin Kendisidir. TC tarihini biraz daha incelemeniz gerekir.. yoksa ogrenemezsiniz, boylesi bir bilgi kirliligi ile sonuca ulasilmaz, yani ne olursa olsun, Atam yuce ve uludur mantigi ile cozum bulamazsiniz... Atanizi iyi tanimaya calisin, kime ve neye hizmet ettigini arastirin, farkli fikir ve dusunceleride tarafsiz bir sekilde okuyun....
Bolşevik nedir bilir misin? Sosyalizmi istemeyen kim?17 Ekim Devrimini Gerceklestiren Lenin Onderliginde Siyasi Partidir,
Sosyalizmi istemiyen Kimmi??? kac kez ulu onderinizden kaynak verdik, Sosyalizm ve Komunizmin Turkiye icin buyuk bir tehlike oldugunu bizzat kendi yazilari ile ispatladik... isterseniz yine Atanizin soylediklerini buraya aktarayim.
donup dolasip ayni seyleri tekararlamaniz... Atanizin nitelik ve niceligini degistirmez.....
Para için halkını satan kim?Kim olacak Ulu Onderiniz Ataturk.... boyle bir soruda sorulurmu? Ataturk Orman Ciftlikleri hala durmaktadir.. Ulkeyi nerede ise zimmetine gecirecekti... iyiki fazla akrabasi yoktu))))))
Talihsizlikleri daha fazla açıklamamı ister misin?Bu gidisle TAHLISIZLIKLERI ogrenecek ve ulu onder Atanizi hak ettigi yere gondereceksiniz.......
Bir insanın kendi ulusunu övmesi kadar doğal ne olabilir?
Para için halkını satanları mı övüyorsun?
Bende Sosyalist bir Türk olarak bu sözlerin altına daima imzamı atarım.
Evet Adolf Hitler, Mussolini ve benzer irkcilar icin dogal oldugu gibi, Ataturk icinde dogal olmasi gerekir degilmi?
MHP`de bunlarin altina imzasini atiyor, Irkci ve Milliyetciligi savunuyor... onlar sahip olmus oldugu gercek kimlikleri ile bagir bagir bagiriyorlar.... Asil hem nalina hemde migina vuranlar cok tehlikeli olurlar... yani bizden biri gorunur, bizleri icerden vurmaya calisirlar.... isci gorunur, isci dusmanligini yapar, emekci gorunur, emek dusmanligi yapar, sosyalist gorunur, sosyalizm dusmanligini yapar vs vs vs.....
Bunu halkları ötekileştiren birisinin söylemesi çok ilginç.Otekilestiren net ve acik bir sekilde dusuncesi ve fikirleri ile ortadadir...... fazla yoruma gerek yok sanirim.
Bunu Bernard Shaw'a faşist diyen ve sosyalizmin, aydınlanmanın kurucularını bilmeyen birisinin söylemesi de çok ilginç.
Bernard Shaw`a Fasist dedigime dair, Kanitliyabilirmisiniz? Deniz Baykal, Ecevit ne kadar sosyalist ise.... Shaw`da O kadar sosyalisttir dedim.... Bu fasisttir anlaminami geliyor sizce!!!!
Ayrica ornek verdim, Bernard Show`un yasadigi donem ile, Karl Marx`in yasadigi donem arasindaki farki verdim... Bernard Show`un boylesi bir yapilanmaya sahip olmadigini, yani Ne Fasist, Ne Komunist nede Sosyalist deme hakkina sahip olmadigimizi soyledim....
Ne kadar samimi? Insanligi sevdigimiz icin, Insanliktan daha degerli bir seyin olmadigini savundugumuz icin.. Kin ve nefret degilde, Sevgi ve Insanlik yolunu amac edindigimiz icin soylediklerimizle her zaman samimiyiz....
Her zamanki gibi.
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Not; Ozel sebeplerden dolayi bir kac hafta foruma katilmiyabilirim..
Shawstein
18-12-2012, 03:25
Sayın Baskoylu,
Bana kişisel saldırılarda bulunulmazsa bende yapmam; mesajları okursanız kişisel saldırıları başlatan taraf ben değilim, lütfen biraz objektif olun ve gerektiğinde kendinizi eleştirin, bakın yine saldırı yapıyorsunuz "öğrenin" diyerek, oysa bilmeyenin siz olduğu çok açık.
Öncelikle sunduğunuz argümanlar tam bir fiyasko, bunu açıkça gördüğümüzü düşünüyorum, bir haritanın üzerine karalanmış demir yolları açıkça gösteriyor ki savunulan söylemler tamamen karalamaya yönelik.
Son yazdığınız mesajda tamamen çürük söylemler üzerine kurulu hiç bir delil yok, mantıklı bir söylemde yok. Hangi birini ele alayım?
-"Bir baskasinin yaptigi yorum ve degerlendirmeler beni pek baglamiyor" bu bir yorum değil, değerlendirmeyi iyi yapın, rapor yazıyor, yorum yazmıyor.
- "Toprak agalarini" Atatürk yaratmadı, zaten vardı yok etmek istedi, bu çok komik bir söylem.
-"Köylü milletin efendisidir" Atatürk, nasıl köylü düşmanı oluyor? bugün "Ananıda al git" diyen birisi doğudaki tüm oyları topluyor?
-Cumhuriyet kuran birisi nasıl sosyalizm düşmanı olabilir?
-İstiklal marşını Atatürk mü yazdı? Bu marşta ırkçılık nerede?
-"Diyanet Bakanligi" diye bir şey yok? "Diyanet İşleri Başkanlığı" var buda din bezirganları için yasal boşlukları doldurmaya yönelik bir kurumdur.
-"Soykirim girisimi" nerede? savaşta pek çok insan ölmüştür, bunun en büyük nedeni Osmanlının dağılmasından sonra her toplumdaki ırkçı kişilerin bağımsız devlet kurma sevdası yüzünden olmuştur, sizi öldürmeye çalışan insanlara siz nasıl karşılık verirdiniz?
-MHP ya da CHP nin söyledikleri Atatürk'ü neden bağlasın.
Saysanız ne olacak? bunların hepsi sadece çok komik söylemler olarak kalacak.
Kürtler İşgalci güçlerin tarafında yer almıştır çünkü işgalci güçler Kürtlere devlet kurma sözü vermiştir, para vermiştir, silah vermiştir.
Ancak kazanan Atatürk olmuştur, tüm nefretin asıl kaynağı budur.
Shawstein
18-12-2012, 03:41
Ben kendi görüşümün hatlarını çizmek istiyorum;
Bana göre Osmanlının dağılması ve Kurtuluş savaşı esnasında olanlar, Kürtler, Ermeniler, Türkler ve diğer tüm milletler için kardeş kavgasıdır.
Osmanlının nasıl yıkıldığına bir bakın lütfen, tüm milletler Osmanlıya karşı savaşmışlardır, ben hiç bir milletten taraf değilim, bana göre o günde bugünde olan kardeş kavgasıdır, ırkçılıktır, ilkelliktir, insanlık dışıdır.
Bugün Kürt söylemini öne çıkaranlarda aynı şeyi yapıyor.
Madem çözüm aranıyor: ülkenin adı "Anadolu Cumhuriyeti" olsun, ilkel kafatası avcılığının kimseye bir faydası yok, tek getirdiği ölüm, yaşayan tüm insanlara "İNSAN" denilsin illa ki millet gerekiyorsada "Anadolu Milleti" denilsin.
AlbatrosS
22-12-2012, 14:13
Bunları yazdıktan sonra ardına yaslanıp kendinle gurur duymuş olmalısın, ancak cehaletinden utanmalısın! sen bu zırvalığın bir milleti asimile edeceğine mi inanıyorsun?
Yazılanların gerçekliğini sorgulamaya bile lüzum görmüyorum!
Bunlar klasik bir 21 Gram ve Mayatepek safsatasıdır, bunların ne olduğunu anlatayım mı? kendin anlayabilir misin? Özetle, bir insan inanmak istemek ile gerçeği kavramak arasındaki ayırımı yapabilecek düzeyde değilse, sadece inanmak istediğine inanır.
Uzun uzun yazardım ancak bu sitede Atatürk'e yöneltilen suçlamalar çiçekten, böcekten esinlenecek kadar seviyesiz!
Biriniz diyorsunuz "bilmem kaç kuruş para cezası", diğeriniz diyorsunuz "hükumet emirleri ve yerel yönetime isyan ve mukavemet cürmü ile suçlanırlar" önce kendi aranızda bu safsataların tutarlılığını sağlayın.
Ne ilginçtir ki asimilasyon gibi büyük bir suçlamaya yönelik gösterilen safsata bile "Aslen Türk olup Kürtlüğe mağlup olmaya başlayan" ile başlıyor!
Bu toplumda gerçek ırkçı ve bölücüler sürekli olarak Kürt söylemini dile getirenlerdir, Kürt kökenli vatandaşların böyle bir derdi olsa ve onların partisi DTP olsa nüfusuna oranla daha tutarlı bir oy alırdı, bugün İstanbul'da dahi Kürt kökenli vatandaşların sayısı oldukça fazladır.
Bu pire için yorgan yakacak safsata söylemler yüzünden 16 yaşında, 20 yaşındaki insanların insanca yaşama hakları elinden alınarak dağa gönderiliyor, yazık gerçekten çok yazık!
O dönem için Cumhuriyetin temelleri atılıyordu ve sancılı bir dönem yaşandı desem bile bugün ne halt oluyor?
Abazaca, Arnavutça, Boşnakça, Çerkezce, Lazca, Gürcüce, Rumca, Arapça, Azerice, Kürtçe, Zazaca ve Süryanice gibi pek çok dil dururken neden sadece Kürtçe yasaklanıyormuş?
Siz en barışsever insanı bile milliyetçi, ırkçı yaparsınız, biz bu topraklar bizim biz Türk milletiyiz demiyoruz diye tepemize sıçılıyor, atamıza küfrediliyor! en azından aklımıza hakaret etmeyinde adam gibi parametrelerle karşımıza gelin.
Konu başlığı nedir?
Kürtçenin yasaklanması.
Biz ne yaptık: Şark ıslahat planında kamusal alanda yani günlük konuşmada bile getirilen yasakçı yasaları gösterdik. Safsata dediğiniz belgeyi ÇÜRÜTEBİLİYOR musunuz? o belgede kürtçenin çarşı-pazarda konuşulmasının yasaklanması ve konuşanların suç işlediğinin belirtilmesi var mıdır?
kürtçenin çarşı-pazarda konuşulmasının ''hukuki'' bir nizam-name ile yasaklanmasına ASİMİLASYON denir mi denmez mi?
Bu da yetmedi; kürtçe gazete, dergi, kitap vs çıkarmak da yasaktır. dünyanın her yerinde böylesi bir yasak da ''asimilasyon'' olarak adlandırılır.
Tamamlayıcı unsurlar olarak; kürtçenin ''eğitim'' süreçlerinden yasaklanması, YİBO tarzı okul projeleri ve kürt nüfusun dönem dönem türk-yoğun nüfus bölgelerine serpiştirilmeleri vb tüm uygulamalar dünyanın her yerinde ASİMİLASYON PROJELERİ adını alır.
gelelim bu başlıktaki diğer iddialarınıza:
1. ''neden diğer diller değil de sadece kürtçe, bu mantıksız''
saydığınız tüm dillerde yayın yapmak, gazete dergi vs çıkarmak ve eğitim zaten yasaktı. şark ıslahat planındaki uygulamanın kürtlere has olmasının sebebi, bizzatihi planın kendisidir: plan zaten kürt bölgeleri için düşünülmüş ''olağan üstü hukuk belgesidir''.
2. devletin temelleri atılıyordu, olağanüstü dönemdi ve devlet kurumsallaşıyordu
sorguladığımız şey esasen budur: o temelin neyin üzerine bina edildiği? otoriter ve tekçi bir ulus-devlet planının tarihsel adımlarıdır onlar. nasıl ki 500 yıl önceki köleliği ''olağanüstü şartlardı, gerekliydi'' diye olumlamıyorsak; bu otoriter devlet geleneğini de benzer sebeplerle olumlamıyoruz.
3. kürt siyasası ve kürtlerin hakkından bahsedenler ırkçılık ve bölücülük yapıyor
ırkçılık kendi dışındakini yok saymak ve inkar etmek olup siyasal egemenliğin merkezine ırkı yerleştirmektir. bu bağlamda kürt siyasasının hiçbir talebi ırkçılık olarak telakki edilemez. herhangi bir etnik-dinsel grubun ''haklarından'' bahsetmek demokrasi ve özgürlüğün bilakis zorunlu bir gereğidir. nasıl ki bugün Alevilerin ''cem evilerin statüsü, madımak müzesi, zorunlu din derslerinin kaldırılması vb'' talepleri MEZHEPÇİ-KÖKTENCİ talepler olarak addedilemezse; Kürtlerin de benzer talepleri IRKÇILIK olarak addedilemez.
kürt ırkçılığı, bayağı bir manipülasyondur; şöyle ki, resmi görüş ''türk milliyetçiliğini ilerici, çağdaş, modern ve bilimsel'' diğerleriniyse ''ilkel, gerici ve cahil'' olarak kodlayarak tarihsel pratiklerini ve kendini meşrulaştırmaya çalışmıştır. bu tavır aynı zamanda 19.yy sömürge rejimleri ve erken dönem toplum bilim kuramlarının arkaik yaklaşımlarından esinlenir. zira, erken dönem yaklaşımlarda kentlerin dışında yaşayan, teknik bakımdan geri köylü, taşralı vs grupların bir medeniyete ve kültüre sahip olamıyacağoı; dolayısıyla bunların ''halk olarak kabul edilemiyeceği'' görüşü hakimdi. oysa bu anlayış daha 19.yy sonlarına doğru çürütüldü(bilimsel açıdan) fakat, siyasal açıdan günümüze kadar etkisini sürdürdü.
4. dünya zorunlu olarak evrensel bir dile gidiyor, yerel dillerde ısrar tutuculuktur:
yerel dillerin yok olmasının birçok sebebi var. doğal sebepleri bir yana bırakırsak devletlerin ulusal politikaları bunun en başat nedenlerinden biridir. birçok yerel/yerli toplum ve onun dili ile kültürü başka devletlerin asimilasyonist politikaları sonucu ya yok olmuş ya da yok olmak üzeredir: nüfus politikaları, sömürgeci yayılmalar ve asimilasyonist politikalar dünyanın her yerinde benzerdir.
bu sebeple örneğin AB Yerel Dillerle ilgili bir sözleşme yaratmıştır. Birliğe üye olmak isteyen her ülke, o sözleşmede geçen şartları yerine getirmek zorundadır. yine ''asimilasyon'' birçok uluslar arası sözleşmede ''insanlık suçu'' olarak adlandırılır.
bilimsel çalışmalarda ingilizcenin ''uluslar arası dil'' statüsü yerel ve öteki dillerin gelişimini engelleyecek bir olgu değildir yahut yerel ve öteki dillerin gelişimi bilimden ''uzak kalmak'' gibi otomatik bir ilişkiye indirgenemez. dünyanın birçok gelişmiş devleti kendi ulusal dillerinde bilim üretmekle birlikte, ingilizceyi de pekala yetkin biçimde öğretebilmektedir.
Shawstein
23-12-2012, 02:17
Konu başlığı nedir?
Kürtçenin yasaklanması.
Biz ne yaptık: Şark ıslahat planında kamusal alanda yani günlük konuşmada bile getirilen yasakçı yasaları gösterdik. Safsata dediğiniz belgeyi ÇÜRÜTEBİLİYOR musunuz? o belgede kürtçenin çarşı-pazarda konuşulmasının yasaklanması ve konuşanların suç işlediğinin belirtilmesi var mıdır?
Evet, gösterdiğiniz belgeleri fazlasıyla çürüttüm ve bunun yanı sıra şark ıslahat planınında asimilasyon için değil toplum seviyesini yükseltmeye yönelik olduğunu savundum.
İngilizce gibi çok gerçekçi bir parametrede sundum, yeterince akılcı ve gerçek.
Elbette Avrupa diğer ülkeler için ırkçılığı destekleyecektir, onların işi bu, bu şekilde devletleri bölerler ve yok ederler, kendi istedikleri düzeni kurup, sömürürler ve bu sayede kendi halklarına daha iyi bir yaşam sunarlar.
Baskoylu
23-12-2012, 10:52
Turkiye sinirlari icinde Irkci ve Milliyetciligin had safaya yukselmesi! Bu fasist duzenin temel felsefesinin Irkci ve Milliyetci olmasidir.
Bu fasist kohne duzenin kurucularindan tutun, Fasist diktatorlugun son bulmadigi duzenin Irkci, Milliyetci ve Gerici yonetim seklinin kendisidir.
Bu Fasist Irkci, Milliyetci ve Gerici Duzenin Kuruculari ve Temsilcilerini savunanlar, ayni zamanda Kendisine Aydin ve Demokrat goren ve oyle gormek istiyenlerin kendilerini sorgulamasi gerekir...
Bu Fasist Kohne duzenin kurucularini ve Onun kurdugu fasist yasalarini tanimali, Aklin Yolu ve Vicdan olgusunu yasama yanstip, gercek ve dogrulari gorerek, Insanlik dusmani olan bu duzenin kuruculari ve duzenin temsilcilerini mahkum etmelidir.
Fasist kohne duzeni savunacagina, bugun Kurdistanda verilen ulusal mucadelenin hakli bir mucadele oldugunu savunmasi gerekirken, Turk Milliyetciligi ve Irkcilgini yaparak malesef ne Aydin nede Demokrat kimlige sahip olamazlar.
T.C nin kurulusundan bu yana Dusunce ve Basin Ozgurlugun Olmadigi bir ulkede demokrasinden bas edilmesi!!!! Dusundurucu olmasinin yani sira zayiflik, yetersizlik ve eksikliktir.
Turkiye sinirlari icinde insanligi hice sayip Ozgurlukleri yok eden ve insanlik dusmanligi yapan TC nin kurucu ve onun fasist Askeri Generaller tayfasi Turkiye Halklarina Kan Kusturmustur.
Hayata gozlerini yumdugu gune kadar Katliam, Yargisiz Infaz, Cinayet ve Soykirimlari ile unlu olan bu duzenin kurucusu ve onun fasist yasalarini Turkiye halklari uzerinde fasist baskilarla surduren TC`yi aklamaya calisanlar, bilerek veya bilmiyerek, Fasizmin savunuculugunu yapmaktadirlar.
Fasist Parti ve orgut olarak gordukleri Ulkucu MHP den cok farkli bir dusunceye sahip olmadikalarini gormek zorundalar...
Bir yandan Insanliktan Daha Degerli Bir Varligin Olmadigini Savunacagiz!!!
Halklarin Kardes Oldugunu Savunacagiz!!!
DIL insanlar arasinda bir uzlasma araci oldugunu savunacagiz!!!
Ozgurlugu savunacagiz!!!!
Bagimsizligi savunacagiz!!!!
Demokrasi ve Ilerici olma gibi olusumlari savunacagiz!!!!!
Ardindan Bu guzel olusumlara yonelik herturlu dusmanlik yapcagiz!!! farkli maskeler takarak, farkli kimlige sahip oldugumuzu gosterme cabalari ile, hile ve yalanlara bas vurup, sahip olmus oldugumuz gercek kimligi sakliyacagiz.
Ne kadar sahip olmus oldugunuz kimligi saklasanizda.... yorum ve degerlendirmelerinizle sahip olmus oldugunuz kimligi net bir sekilde ortaya koymaktasiniz.
Hem Insan oldugumuzu ve insan olmamiz gerektigini savunacagiz!! hemde insanlik dusmanligi yapacagiz!!!
Hem Halklarin Kardesligini Savunacagiz!!!
Sonra Turkiye Turklerindir diye Irkci ve Millliyetci naralar atacagiz!!!!
Dillerin yassaklanmasini destekliyecegiz, veya Dillerin yassaklanmasini sagliyan fasist yasalari savunmaya calisacagiz!!!!
Halklarin dusmanligini yapacagiz!!!
Sonra Kendimizi Demorat ve Aydin bir kimlige sahip oldugumuzu veya Insan Ozelliklere sahip oldugumuzu savunacagiz!!!!!!
Turkiye Sinirlari Icinde, Turkce Dil`i disinda diger azinlikta butun diller yassaklanmistir.
Turkce Isim disinda baska Isim verme yassaklanmistir.
Din hanesinde Mutlaka Islam Olma Sarti konmasi ile baska inancta olan insanlarin ozgurlugune zincir vurulmustur.
Saygideger Sinan Isik; Din hanesine yonelik actigi dava, AIHM tarafindan hakli gorulmesine ragmen, Bu Irkci, Milliyetcim, Gerici ve Yobaz Duzen onursuzlugunu devam ettirmek icin butun imkanlarini sonuna kadar kullanmak istiyor.
Sonuc olarak Dil ozgurlugun olmadigi bir ulkede, Dil Ozgurlugu Var Diyorsak!!!!
Kimlik Ozgurlugu Olmiyan Bir Ulkede, Kimlik Ozgurlugu Var Diyorsak!!
Dusunce, Fikir ve Basin Ozgurlugu Olmiyan Bir Ulkede, Dusunce, Fikir ve Basin Ozgulugu Var Diyorsak!!!!
Aynaya bakarak sahip olmus oldugumuz kimligi gormek zorundayiz....
Aynaya bakmaya cesaretleri yoksa, kafalarini Kuma gommeleri gerekir, Insan icine cikmamalari gerekir.
Insanlik dusmanligi yapanlarin Insan icinde gezmemeleri ve bulunmamalari gerektigine inaniyorum...
Dogruya Dogru,
Yanlisa Yanlis,
Hakliya Hakli,
Haksiza Haksiz
diyebilecek kisilige ve kimlige sahip olamiyanlar, kendilerini Insan gormeye calisma haklari yoktur, bunlar ancak ve ancak insan kiligina girmis insanlik dusmanlaridir...
Yasasin Halklarin Kendi Kader Tayin Hakki.
Yasasin Dunya Halklarin Kardesligi.
Yasasin Sinirsiz ve Sinifsiz Dunya.
Yasasin Halklarin Devrimci Birlik ve Dayanisma Mucadelesi
Kahrolsun Fasizm.
Kahrolsun Irkcilik, Milliyetcilik ve Herturden Gericilik.
Kahrolsun Fasist T.C. ve Onun Fasist Yasalari.
Saygi ve Insani Sevgilerimle
Shawstein
24-12-2012, 00:23
İnsan yaşamında "pişmanlık" sadece ahmak olanlar için vardır, yaşamın ne olduğunu bilen, bir beyni olup onu kullanabilen insanlar önce kendi yaşamını sonra tüm insanların yaşamlarını belirler.
Aynı otlardan sıkılmış koyunların bağırmaları vereni değil verileni etkiler.
AlbatrosS
24-12-2012, 17:28
Evet, gösterdiğiniz belgeleri fazlasıyla çürüttüm ve bunun yanı sıra şark ıslahat planınında asimilasyon için değil toplum seviyesini yükseltmeye yönelik olduğunu savundum.
İngilizce gibi çok gerçekçi bir parametrede sundum, yeterince akılcı ve gerçek.
Elbette Avrupa diğer ülkeler için ırkçılığı destekleyecektir, onların işi bu, bu şekilde devletleri bölerler ve yok ederler, kendi istedikleri düzeni kurup, sömürürler ve bu sayede kendi halklarına daha iyi bir yaşam sunarlar.
Madde 14- Aslen Türk olup Kürtlüğe mağlup olmaya başlayan berveçh-i âti Malatya, Elâziz, Diyarıbekir, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişkezek, Ovacık, Hısnımansur, Behisni, Arga, Hekimhan, Birecik, Çermik, vilâyat ve kaza merkezlerinde hükümet ve belediye dairelerinde ve sair müessesat ve teşkilâtta, mekteplerde, çarşı ve pazarlarda Türkçe’den maada lisan kullananlar evamir-i hükümete ve belediyeye muhalif ve mukavemet cürmile tecziye edilirler.
1. Bu maddenin neresini çürüttünüz? Nazi Almanyası Yahudilere ''asılları bozulmuş Almanlardır'' deyince Yahudi Holokostu çürütülmüş mü oluyor?
2. İngilizceyi sundun da ne dediğin anlaşılmıyor, hatta şöyle bir anlam çıkmakta: Türk dili ve hatta kültürü İngiliz dili ve kültürünün yanında ''cahildir, geridir ve faso-fisodur; o yüzden Türklük de İngilizceye ve İngiliz kültürüne asimile olmalı'' mı? Yok eğer böyleyse, İngilizler bize iyilik yapmış olmuyor mu, olmuyorsa ''geri'' kültürümüzü neden koruyoruz, o da değilse ne?
3.Ne yani... İspanyollar, Britanyalılar ve Belçikalılar kendilerini bölmek ve daha iyi yönetmek için bölücülük mü yapıyor ? :)
Shawstein
24-12-2012, 21:09
Madde 14- Aslen Türk olup Kürtlüğe mağlup olmaya başlayan berveçh-i âti Malatya, Elâziz, Diyarıbekir, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişkezek, Ovacık, Hısnımansur, Behisni, Arga, Hekimhan, Birecik, Çermik, vilâyat ve kaza merkezlerinde hükümet ve belediye dairelerinde ve sair müessesat ve teşkilâtta, mekteplerde, çarşı ve pazarlarda Türkçe’den maada lisan kullananlar evamir-i hükümete ve belediyeye muhalif ve mukavemet cürmile tecziye edilirler.
1. Bu maddenin neresini çürüttünüz? Nazi Almanyası Yahudilere ''asılları bozulmuş Almanlardır'' deyince Yahudi Holokostu çürütülmüş mü oluyor?
2. İngilizceyi sundun da ne dediğin anlaşılmıyor, hatta şöyle bir anlam çıkmakta: Türk dili ve hatta kültürü İngiliz dili ve kültürünün yanında ''cahildir, geridir ve faso-fisodur; o yüzden Türklük de İngilizceye ve İngiliz kültürüne asimile olmalı'' mı? Yok eğer böyleyse, İngilizler bize iyilik yapmış olmuyor mu, olmuyorsa ''geri'' kültürümüzü neden koruyoruz, o da değilse ne?
3.Ne yani... İspanyollar, Britanyalılar ve Belçikalılar kendilerini bölmek ve daha iyi yönetmek için bölücülük mü yapıyor ? :)
Sevgili AlbatrosS,
Benim konu ile ilgilendiğim nokta farklı, bu tür parametreler sürekli ırkçılık olarak sunuluyor, bende bunların politik tezgahlardan ibaret olduğunu söylüyorum.
1. Maddenin gerçekliği bu konuda ceza almış birisinin olmasına bağlıdır, böyle bir olay yaşanmış mı? Mayatepek'te saçma sapan bir sürü rapor yazıp Atatürk'e göndermiş neticede görevden alınmış. Sen orada çizilmiş demir yollarını nasıl açıklıyorsun? sonradan buhar olup uçtular mı?
2. İngilizce konusu çok net, her yıl onlarca dil tarihten siliniyor, sonunda tek bir dil kalacak, buna karşı çıkmak tutuculuk ve ırkçılıktır, dünyada tek bir dilin olması ve her insanın aynı dili konuşması çok güzel olurdu/olacak. Benim kültürüm yada bir ırkım yok, birileri benden önce doğup etiketlendi diye ben neden aynı etiketi taşıyayım? Dilin cehalet ile ilişkisi gayet açıktır, bugün İngilizce bilmeyen adam süzme cahildir, sen her istediğin kitabın/kaynağın Türkçe ya da Kürtçesine ulaşabiliyor musun?
3. Böl ve yönetin ne olduğunu kendin anlayabilirsin çok eski bir yöntemdir, Osmanlı ya da Sovyetler Birliği nasıl ve neden parçalandı sanıyorsun?
"Alman vatandaşı" ifadesinde ırkçılık varsa "Türk vatandaşı" ifadesinde de vardır, yoksa her ikisinde de yoktur.
Asıl ırkçılık her zaman cahil insanın zavallı hücrelerinde vardır.
Benim ne ırkım var nede bir dilim, ne bu oyunlara gelirim ne de desteklerim, "dedim ya bu dünya bizim memleket".
Olimpiyat
24-12-2012, 22:13
dünyanın birçok gelişmiş devleti kendi ulusal dillerinde bilim üretmekle birlikte, ingilizceyi de pekala yetkin biçimde öğretebilmektedir.
Aynen.
Zaten olması gereken bu. Aklı başında ülkeler de bunu yapıyor.
Yalnız dipnot olarak belirteyim, akademisyenler ve araştırmacılar-yazarlar hariç kimsenin İngilizce bilmesine gerek yok.
Yani kimsenin bir tarafı eksilmez.
Shawstein
25-12-2012, 01:16
Aynen.
Zaten olması gereken bu. Aklı başında ülkeler de bunu yapıyor.
Yalnız dipnot olarak belirteyim, akademisyenler ve araştırmacılar-yazarlar hariç kimsenin İngilizce bilmesine gerek yok.
Yani kimsenin bir tarafı eksilmez.
Şu yazdıklarınıza gerçekten üzülüyorum, benim kızım epilepsi hastası, ülkemiz pek çok alanda olduğu gibi tıp alanında da oldukça bilgisiz, yetersiz ve deneyimsiz, buradaki doktorlar ketojenik diyet yapamadıkları için Johns-Hopkins ile telekonferans yapılması gerekti, şaka gibi ancak bunu yapabilecek düzeyde İngilizceleri olmadıklarını söylediler, aracı olmak için 4 tane tıp kitabı okumam; terimleri, kavramları öğrenmem gerekti. Ketojenik diyet gıdaları ülkemizde bulunmuyor, oradaki firma ile birebir görüşmem gerekti vb.
Birilerini bulup yine yapardın filan deme bu tür hastalıklar ömür boyu sürüyor ne yazık ki, halen ABD ile görüşüp, dönem dönem bilgi veriyorum.
Gerçekten İngilizceye ihtiyacımız yok mu?
Dürüst ol lütfen, CV hazırlarken yabancı dil bölümüne Kürtçe mi yazıyorsun?
Arkadaşlar gerçekten sizleri anlamıyorum.
Baskoylu
25-12-2012, 07:22
Shawstein
Sayın Baskoylu,
Artık zorlamayın isterseniz... Geçmiş mesajlarınızda yazdıklarınızdan hiç bir şey bilmediğiniz gerçeği hakkında ziyadesiyle tatmin olduk.
Daha "sosyalizm" nedir bilmeyen birisinin, "komünizm" lafları etmesi sadece militanlıktır.
Sayin Shawstein,
Bu soyleminizi okumamistim, yenide yazilari okudugumda boylesi bir yorum yapmaniz!!!!! Buna tipik bir siyasi yetersizligin sonucu diyebiliriz.
Sahi siz Ataturk`un irkci, Milliyetci ve Fasist nutuklarini ogrenerek, Bunun Sosyalizm oldugunumu dusunuyorsunuz!!!!!
Komunizm ve Sosyalizm teorisinden once yasaminda sosyal faliyetler gostermis birinin Sosyalist gormeye calimaniz!! Sosyalizm ve Komunizmin ne oldugunu, Soviyetler Birliginin, Cin ve Kuba gibi ulkelerin Komunist ulkeler oldugunu soyleyip Komunizmin ne oldugunu veya bu ulkelerin Sosyalist ulke konumunda oldugunu savunanlarla elbette farkimiz olacaktir, Birakin bu farkliliklarimizi zenginliklerimiz olarak kabul edelim.
Birimiz Marksist ve Leninist Teorilerle Sosyalizm ve Komunizmi kavrarken, birimiz Irkci, Milliyetci, Fasist ve Gerici birinin dusunceleri ile kendisini sosyalist gorme cabasi icinde olup, Boylesi dusuncelerin Sosyalizm oldugunu Yani Irkciligi, Milliyetciligi, Gericiligi Sosyalizm biliyorsa!!!!
Karsisindaki kisi ve kisilere, SOSYALIZMIN NE OLDUGUNU BILMIYEN BIRISININ "KOMUNIZM" laflari etmesi, Sadece MILITANLIKTIR..... der gecer....
Herkes bildigi yere kadar vardir, herkes ogrendikleri ile vardir, Dolayisiyla insan yasadigi surece yasami hep ogrenmekle gecer, bir kac kitap siz benden veya ben sizden fazla okumam, ne beni sizden ustun gosterir, nede sizi benden ustun gosterir.
Sonuc olarak burada SEN BUNU BILMIYORSUN, SEN SUNU BILMIYORSUN GIBI olumsuzluk yaratacak, ici bos laflarla ve yersiz surtusmelere yon vermek yerine, Eger ben veya bir baskasi Sosyalizm veya baska bir Ideoliji hakkinda bilgisi yoksa, boylesi ulu orta ve yersiz soylemler yerine, Siz kendi Sosyalizm kavraminizi aciklarsiniz, Mesela Sosyalizm ve Komunizmin Dusmani Olan Ataturk, Size gore nasil Sosyalist ise, Bir baskasina gore Sosyalizmin ve Komunizmin dusmanidir.... siz kendi teorinizle bunlari ispatlayin, baskasi da Ataturk`un sosyalist olmadigini aksine Hitlerin yandasi, ayni zamanda Irkci ve Milliyetcilik konusunda Adolf Hitlerin ustasi oldugunu tespit ediyorsa...
Karsilikli saygi cercevesi icinde tartsismalarin surmesi daha dogru olur.....
Yok degilse Vallah Ben Bilmem, Devlet Baba Bilir, Atam Sen Kalk Ben Yatam, Vatan Millet Sakarya mantigindan oteye gitmez.
Ingilizceyi Bilmiyen Herkesin Zir Cahil oldugunu savunan birinden boylesi bir yorum yapmasini normal karsiliyorum. Cahil Kelimesinin anlaminida sizden ogrenmis oldum....
Umarim Ingilizce Dil`ine gostermis oldugunuz yaklasimi butun Dil`lere gostermis olur bazi seyleride asmis olursunuz....
Ornegin; Turkiye`de Irkci, Milliyetci ve Fasistler tarafindan Kurtce Dil`in ve diger Dil`lerin yasaklanmasinin Insanliga yakismiyan bir yaklasimdir, Insanlik Dusmanligidir, Ayni Zamanda Zir Cahilliktir demeniz gerekir degilmi?
Bizler bildiklerimizi aktarir, bilmediklerimizi ayni erdemlikle ogrenmeyi kendimize gorev sayariz... Farkliliklarimizida Zenginliklerimiz olarak kabul ederiz.....
Saygi ve Insani Sevgilerimle.
AlbatrosS
25-12-2012, 08:55
Sevgili AlbatrosS,
Benim konu ile ilgilendiğim nokta farklı, bu tür parametreler sürekli ırkçılık olarak sunuluyor, bende bunların politik tezgahlardan ibaret olduğunu söylüyorum.
1. Maddenin gerçekliği bu konuda ceza almış birisinin olmasına bağlıdır, böyle bir olay yaşanmış mı? Mayatepek'te saçma sapan bir sürü rapor yazıp Atatürk'e göndermiş neticede görevden alınmış. Sen orada çizilmiş demir yollarını nasıl açıklıyorsun? sonradan buhar olup uçtular mı?
2. İngilizce konusu çok net, her yıl onlarca dil tarihten siliniyor, sonunda tek bir dil kalacak, buna karşı çıkmak tutuculuk ve ırkçılıktır, dünyada tek bir dilin olması ve her insanın aynı dili konuşması çok güzel olurdu/olacak. Benim kültürüm yada bir ırkım yok, birileri benden önce doğup etiketlendi diye ben neden aynı etiketi taşıyayım? Dilin cehalet ile ilişkisi gayet açıktır, bugün İngilizce bilmeyen adam süzme cahildir, sen her istediğin kitabın/kaynağın Türkçe ya da Kürtçesine ulaşabiliyor musun?
3. Böl ve yönetin ne olduğunu kendin anlayabilirsin çok eski bir yöntemdir, Osmanlı ya da Sovyetler Birliği nasıl ve neden parçalandı sanıyorsun?
"Alman vatandaşı" ifadesinde ırkçılık varsa "Türk vatandaşı" ifadesinde de vardır, yoksa her ikisinde de yoktur.
Asıl ırkçılık her zaman cahil insanın zavallı hücrelerinde vardır.
Benim ne ırkım var nede bir dilim, ne bu oyunlara gelirim ne de desteklerim, "dedim ya bu dünya bizim memleket".
1. - Islahat Planı, pekala uygulanmış bir plandır. Rapor düzeyinde kalan bir ön çalışma değil. Planda açık açık Kürtçenin kamusal alanda ''yasaklanması'' önerilir. Plan asimilasyon uygulamalarının birçok kolonyalist icra örneğini kamusal alanda dilin yasaklanmasına örneği ile birlikte gösterir. Plan birebir ''hukuki yaptırımlarla'' ne ölçüde icra edilmiş bilmiyorum;ancak, özellikle okullarda ve kamu dairelerinde bu yönde baskılar olduğunu herhalde biliyoruz.
- Okullarda, devlet dairelerinde, askerde vs türlü kamusal alanlarda Kürtçe konuşmaya fiili baskılar
- Köylerin boşaltılması, nüfus ve iskan politikaları
- Gerek eğitim sistemi gerekse basın-yayındaki yasaklar
- Yasaların hukuk dilinin Türkçü-milliyetçi cephesi
- Yatılı okulların işlevi gibi olgular asimilasyonist kolonyal politikalar olup tamamı uygulanmıştır.
2. Dillerin ''etkileşimi''ne karşı çıkan yok. Tüm kültürler elbette melezlenecek, harmanlanacak vs. Özellikle iletişim araçlarını düşündüğümüzde bu mukadder; fakat, bu ''kültürler yok olacak'' anlamına gelmez. Böylesi bir iddianın bilimsel değeri de yok. Misal, Türkçenin 100 yıl önceki hali içler acısıdır. Bugünse bilim yapılabilen, düşünce üretilebilen bir dil potansiyeline sahip. 100 yılda gerileyen değil; gelişme kateden bir dil var. Tüm diller böyledir. Yeterli destek, gelişim imkanı ve eğitim görürse birçok dil bu fırsatlara sahiptir. Tutuculuk ''tasfiyecilik ve inkarcılık''tır. Misal, Kürtlerin Türkçe de dahil olmak üzere ''yeni diller öğrenmesi''ne pek itirazları yoktur.
3. Saçmalıyorsun. Demokratik hak ve özgürlükler BİRİLERİNİN KOMPLOSU değil; mücadele edilerek kazanılmış haklardır. Anadilde eğitim hakkı ve istenci, batı komplosu değil; bizzatihi kolonyalizm mağduru halkların bedeller ödeyerek kazandığı haklardır.
Olimpiyat
25-12-2012, 09:48
Dürüst ol lütfen, CV hazırlarken yabancı dil bölümüne Kürtçe mi yazıyorsun?
Öncelikle kızınız adına geçmiş olsun diyorum. Yaşadıklarınızdan dolayı ister istemez duygusal takılıyorsunuz.Tıp her gün ilerliyor, umarım kesin ve net bir çözümü de bulunur yakın zamanda.
CV ye Zazaca yazardım ama Türkiye de antipati oluşturuyor.Yani işi başlamadan kaybetmiş oluyorsun. (Maalesef bilinçaltına kazınan nedenlerden dolayı)
Yoksa anadilimi yazmaktan gurur duyarım.
Anadilimle arama duvar örmem. Unutmayın, o çok sevdiğiniz ve hayran olduğunuz İngilizce, başkalarının dili, sizin diliniz değil.
Keşke o dile hayran olduğunuzun milyonda biri de Kürtçeye hayran olabilseydeniz.
12 Eylül, Kürtçe, Zazaca gibi dilleri yok saydı.Bu dile sahip insanları asimile etmeye çalıştı. Patronu Amerikanın izinde, bir İngilizce sevdası başlattı.
Sanırım, kısmen başarılı da oldu.
Anadilinden utanıp İngilizce bayrağı açanların, Anadolu kültüründe yeri yok.
Sevgilerimle
Shawstein
25-12-2012, 17:53
Yok degilse Vallah Ben Bilmem, Devlet Baba Bilir, Atam Sen Kalk Ben Yatam, Vatan Millet Sakarya mantigindan oteye gitmez.
Ingilizceyi Bilmiyen Herkesin Zir Cahil oldugunu savunan birinden boylesi bir yorum yapmasini normal karsiliyorum. Cahil Kelimesinin anlaminida sizden ogrenmis oldum....
:amen:
3. Saçmalıyorsun. Demokratik hak ve özgürlükler BİRİLERİNİN KOMPLOSU değil; mücadele edilerek kazanılmış haklardır. Anadilde eğitim hakkı ve istenci, batı komplosu değil; bizzatihi kolonyalizm mağduru halkların bedeller ödeyerek kazandığı haklardır.
Irak, Suriye, Libya, Filistin, Gürcistan, Ukrayna vs... özgür ülkeler diyorsun yani :)
Öncelikle kızınız adına geçmiş olsun diyorum. Yaşadıklarınızdan dolayı ister istemez duygusal takılıyorsunuz.Tıp her gün ilerliyor, umarım kesin ve net bir çözümü de bulunur yakın zamanda.
CV ye Zazaca yazardım ama Türkiye de antipati oluşturuyor.Yani işi başlamadan kaybetmiş oluyorsun. (Maalesef bilinçaltına kazınan nedenlerden dolayı)
Yoksa anadilimi yazmaktan gurur duyarım.
Anadilimle arama duvar örmem. Unutmayın, o çok sevdiğiniz ve hayran olduğunuz İngilizce, başkalarının dili, sizin diliniz değil.
Keşke o dile hayran olduğunuzun milyonda biri de Kürtçeye hayran olabilseydeniz.
12 Eylül, Kürtçe, Zazaca gibi dilleri yok saydı.Bu dile sahip insanları asimile etmeye çalıştı. Patronu Amerikanın izinde, bir İngilizce sevdası başlattı.
Sanırım, kısmen başarılı da oldu.
Anadilinden utanıp İngilizce bayrağı açanların, Anadolu kültüründe yeri yok.
Sevgilerimle
İyi dilekleriniz için teşekkürler.
Ben İngilizce hayranı değilim, bu duygusallık ile ilgili değil, kaçınılmazlıklardan bahsediyorum, ancak müspet bir etkisi olduğunu düşündüğüm içinde tüm insanların aynı dili konuşmasını destekliyorum.
AlbatrosS
25-12-2012, 22:06
Irak, Suriye, Libya, Filistin, Gürcistan, Ukrayna vs... özgür ülkeler diyorsun yani.
Böyle düşmana can feda: Bu gerizekalı İngilizlere n'oluyor da ''birlik ve beraberlik içindeki'' ülkelerini bölmüşler acep? İspanyollara, Belçikalılara ve saymadığımız nice ülkeye n'olmuş ki ''azınlık dillerini'' resmi dil yahut eğitim dili felan da yapmışlar?
Shawstein
26-12-2012, 02:22
Böyle düşmana can feda: Bu gerizekalı İngilizlere n'oluyor da ''birlik ve beraberlik içindeki'' ülkelerini bölmüşler acep? İspanyollara, Belçikalılara ve saymadığımız nice ülkeye n'olmuş ki ''azınlık dillerini'' resmi dil yahut eğitim dili felan da yapmışlar?
Deve kuşu misali olmuş... arkadaşların tebrik etsin ben yorum yaparsam sert kaçar.
AlbatrosS
26-12-2012, 21:13
Deve kuşu misali olmuş... arkadaşların tebrik etsin ben yorum yaparsam sert kaçar.
Dindarların birbirine benzemesini sağlayan şey ''inandıkları'' değildir. İster bir dine ister bir resmi tarihe-ideolojiye tapınsın; eleştiri ve belgeler karşısında gösterdikleri ''bağnaz'' tavır, Kemalisti de teisti de özünde ''DİNDAR'' yapar.
mücerred
27-12-2012, 01:33
Kendi ideolojinizi inancınızı tartışılmaz dogru zannederseniz ,bir dindar müslümandan ,cizvit paapzından farkınız kalmaz.Bir de bu dogrularınıızı bilimsel verilerle güçlendirdiniz mi dünyanın en bilimsel ideolojisini savunuyor sunuz demektir.Kimse bileginizi yıkamaz zannedersiniz.yüzlerce defa bileginiz masayı öpsede siz hala kendinizi namaglup zannedersiniz.
Shawstein
28-12-2012, 01:04
Ne içiyorsunuz bu kadar kafa yapıyor... özel bir tarikat filan mısınız... çözemedim.
Hangi belgeden bahsediyorsunuz? adam o belgeyi ciddiye alacak insanların ne denli beyinsiz olduğunu biliyor olmalı ki üzerinde pek kafa yormamış ya da kendisi de beyinsiz.
Siz Muhammed ile dalga geçseniz ne olacak? adam 1500 yıl önce ateist olmuş, aklını aptalca ve amaçsızca dalga geçmek için değil krallığını kurmak için kullanmış. Asıl dinin ne olduğunu bilmeyenler aptal ve bağnazdır, maymun gibi aynı şeyleri yapıp dururlar.
Zeki olduğunuza dair bir iddianız varsa hodri meydan, görelim o zekanızı.
AlbatrosS
28-12-2012, 01:36
Ne içiyorsunuz bu kadar kafa yapıyor... özel bir tarikat filan mısınız... çözemedim.
Hangi belgeden bahsediyorsunuz? adam o belgeyi ciddiye alacak insanların ne denli beyinsiz olduğunu biliyor olmalı ki üzerinde pek kafa yormamış ya da kendisi de beyinsiz.
Siz Muhammed ile dalga geçseniz ne olacak? adam 1500 yıl önce ateist olmuş, aklını aptalca ve amaçsızca dalga geçmek için değil krallığını kurmak için kullanmış. Asıl dinin ne olduğunu bilmeyenler aptal ve bağnazdır, maymun gibi aynı şeyleri yapıp dururlar.
Zeki olduğunuza dair bir iddianız varsa hodri meydan, görelim o zekanızı.
Devletlerin asimilasyon yapmak için ''X dili asimilasyon planı'' adında belge çıkarması gerektiğine inanıyor olmalısın: Bu kafayla düşünecek olsak, saldırdığı kadına ''sana tecavüz ediyorum, ulan'' demeyen kimse cinsel saldırı yapmış sayılmaz.
Olimpiyat
28-12-2012, 09:26
Sayın Shawstein
Sizin çözüm öneriniz nedir?
İleride tek dil olacak olayı tamamen masal. Bakın, kendi adıma örnek vereyim. 4-5 dilde tercümanlık yapan birisiyim.
Bir Çinli ile Çince konuşuyorum ama bazen (dalgınlıkla)konuşmam İngilizceye kaydığında, beni uyarıyor.Madem Çince biliyorsun, benim de anadilim Çince. Bu yüzden Çince konuş, diyorlar.Birçok defa başıma geldi.
Bir İspanyolla, bir Rusla konuştuğumda da benzer tepkiler alıyorum. Bizim dilimizde konuş diyorlar.
Yani, öyle sandığınız gibi İngilizce hayranlığı yok Dünya da.Türklerden başka, İngilizceye karşı kayıtsız şartsız secde eden ikinci bir toplum bulmak çok zor (Asimile edilmiş Hintliler vs.. istisna tabi)
Yani, siz Rusların,Çinlilerin,Almanların, Fransızların İranlıların vs... dillerini bırakıp İngilizceye geçeceğini mi sanıyorsunuz.
O hayal, Türklere mahsus sadece. Türkler de, zaten Kürtçeye düşman oldukları oranda İngilizceye hayranlar. Bu da ayrı bir tartışma konusu :)
Koskoca Roma imparatorluğu yıkılınca dillerin kralı kabul edilen Latince aktif kullanımda tarih sahnesinden silindi.Yani, dil konusunda yarın ne olacağı belli olmaz.
Benim için şahsen, Zazaca ve Türkçe, diğer bildiğim dillerden çok daha önemlidir. Çünkü, herkes için de anadili öyle olmalı ve korumalı.
Her ne ise, başa dönersek,
Sizin çözüm öneriniz nedir?
Yani, örneğin Kürt gençlerine (ve diğer dillere mensup insanlara ) dilinizi öğrenmeyin, öğretmeyin, kendinize de Kürt falan demeyin mi diyelim.
Shawstein
29-12-2012, 03:19
Sizin çözüm öneriniz nedir?
Sayın Olimpiyat, ben bir çözüm önerisinde bulunmuyorum, sadece konu ile ilgili düşüncelerimi dile getiriyorum.
İleride tek dil olacak olayı tamamen masal. Bakın, kendi adıma örnek vereyim. 4-5 dilde tercümanlık yapan birisiyim.
Bir Çinli ile Çince konuşuyorum ama bazen (dalgınlıkla)konuşmam İngilizceye kaydığında, beni uyarıyor.Madem Çince biliyorsun, benim de anadilim Çince. Bu yüzden Çince konuş, diyorlar.Birçok defa başıma geldi.
Bir İspanyolla, bir Rusla konuştuğumda da benzer tepkiler alıyorum. Bizim dilimizde konuş diyorlar.
Yani, öyle sandığınız gibi İngilizce hayranlığı yok Dünya da.Türklerden başka, İngilizceye karşı kayıtsız şartsız secde eden ikinci bir toplum bulmak çok zor (Asimile edilmiş Hintliler vs.. istisna tabi)
Yani, siz Rusların,Çinlilerin,Almanların, Fransızların İranlıların vs... dillerini bırakıp İngilizceye geçeceğini mi sanıyorsunuz.
O hayal, Türklere mahsus sadece. Türkler de, zaten Kürtçeye düşman oldukları oranda İngilizceye hayranlar. Bu da ayrı bir tartışma konusu :)
Defalarca belirttim, İngilizce'ye özendiğim filan yok, hatta İngilizce ile Türkçe kıyaslanırsa Türkçe fazlasıyla üstün bir dildir, pek çok yazar ve dil bilimci sondan eklemeli dilleri överler.
Benim için hangi dil olduğu önemli değil, önemli olan tüm insanların aynı dili konuşması, hatta mümkünse devlet kavramının olmaması dolayısıyla tüm ülke sınırların kalkması.
Ruslar, Çinliler, Almanlar, Fransızlar, Türkler... hepsi İngilizce bilir ancak ana dili İngilizce olanlar çoğunlukla başka dil bilmezler.
Keşke Türkler resmi dilleri arasına İngilizceyi eklese... Onlarda fazlasıyla tutucu, ben düzgün Türkçe konuşabilen Türk'e çok rastlamadım, kendi dillerine saygıları yok, yabancı bir arkadaşım Türkçe öğrenirken, öğrendiği dil ile konuşulanın tutarsızlığı konusunda epey sitem etmişti.
Türkler neden Kürtçe düşmanı olsun ki? benim için Bulgarca ya da Yunancadan bir farkı yok, ilgimi çekmiyor.
Koskoca Roma imparatorluğu yıkılınca dillerin kralı kabul edilen Latince aktif kullanımda tarih sahnesinden silindi.Yani, dil konusunda yarın ne olacağı belli olmaz.
Latincenin etkisi altına almadığı bir dil var mıdır? Nasıl silindi diyebiliriz?
Benim için şahsen, Zazaca ve Türkçe, diğer bildiğim dillerden çok daha önemlidir. Çünkü, herkes için de anadili öyle olmalı ve korumalı.
Bu sizin görüşünüz, saygı duyarım, ancak bana göre tutuculuktur, yeni doğan bir insanın dini olmadığı gibi dili ve kültürü de yoktur, olmamalı.
Her ne ise, başa dönersek,
Sizin çözüm öneriniz nedir?
Yani, örneğin Kürt gençlerine (ve diğer dillere mensup insanlara ) dilinizi öğrenmeyin, öğretmeyin, kendinize de Kürt falan demeyin mi diyelim.
Bana göre; demesin tabii neden kendini bir ırkın mensubu olarak görsün? Bilinçsizlikten gelmiş bir canlı neden şovenizm peşinde koşsun?
Öğrenebiliyorsa onlarca dil öğrensin, çevirisi olan/olmayan okuyabildiğince kitap okusun, önce beyin kaslarını güçlendirsin sonra tüm bu sorulara kendi yanıt versin, onun adına neden başkaları karar versin?
DTP'nin "nüfus sayımı yapılırken insanlara ırkları sorulsun" önerisini mi destekliyorsunuz?
Ben ne cevap vereyim bu soruya? Türk-Kürt ortak yapımı demem gerekir.
AlbatrosS
29-12-2012, 03:36
Bana göre; demesin tabii neden kendini bir ırkın mensubu olarak görsün? Bilinçsizlikten gelmiş bir canlı neden şovenizm peşinde koşsun?
Kürtlük bir ırk adı değil; kültürel birliği anlatan üst kimliktir. Neticede biz de herkesin etnik Kürt olduğunu ifade etmiyoruz.
Öğrenebiliyorsa onlarca dil öğrensin, çevirisi olan/olmayan okuyabildiğince kitap okusun, önce beyin kaslarını güçlendirsin sonra tüm bu sorulara kendi yanıt versin, onun adına neden başkaları karar versin?
Kürtçe İngilizce'den bile daha ''güçlü''dür. Bazı uzmanlar, İngilizce'nin bunca yıl ''eğitimsiz'' kalsa tarihten silineceğini iddia eder.
DTP'nin "nüfus sayımı yapılırken insanlara ırkları sorulsun" önerisini mi destekliyorsunuz?
Kürtlük etnik değildir.
Ben ne cevap vereyim bu soruya? Türk-Kürt ortak yapımı demem gerekir.
İnsanların kendini Kürt hissetmesi, kötü bi'şi değildir.
Olimpiyat
29-12-2012, 12:54
Keşke Türkler resmi dilleri arasına İngilizceyi eklese... .
Enterasan bir insansınız.
Kürtçe bu coğrafyanın dili. 3 milyon, 5 milyon,10 milyon..Net sayıyı bilmiyorum ama milyonlarca insanın konuştuğu bir dilden bahsediyoruz.
Hem bu cofrafyanın dili hem de milyonlarca konuşanı var. Ama resmi dillere Kürtçeden ziyade İngilizceyi tercih ediyorsunuz.
Kültür ve dil emperyalizmi, amacına ulaşmış görünüyor.
Hindistan sömürge olduğu için Hintçenin yanında İngilizce resmi dildir.
İlkokuldan itibaren İngilizce zorunlu olduğu için tüm Hindistan İngilizce bilir. Ama o ülke geri kalmışlıktan, yoksulluktan kurtulamadı hiç.
Bu zihniyet sorunu.
Türkler neden Kürtçe düşmanı olsun ki? .
Kürtçe konuştuğu için saldırıya uğrayan insanların yaşadığı bir ülkeden bahsediyoruz.
Latincenin etkisi altına almadığı bir dil var mıdır? Nasıl silindi diyebiliriz?.
Aktif kullanımda Vatikan ve İtalya yarımadasında küçük bir yerde sembolik kullanımının dışında kullanım alanı yok.(Tıp fakültelerinde olabilir, o konuda net bilgim yok)
Başka dilleri etkilemesi doğal. Geride hiç iz bırakmadan silinmesi beklenemez.
Bu sizin görüşünüz, saygı duyarım, ancak bana göre tutuculuktur, yeni doğan bir insanın dini olmadığı gibi dili ve kültürü de yoktur, olmamalı.?.
Bazı şeyler doğallığı içinde gelişiyor.
Yani o dille doğup, o dille ninniler dinliyorsunuz, o dille ilan-ı aşk edip, o dille gülüp ağlıyorsunuz.Diliniz ,etiniz kemiğiniz oluyor.
O yüzden yetiştiğiniz dile sahip çıkmanız çok önemli.Sizin kimliğiniz o.
Bakın ben sizin gibiler yüzünden Türkçe yazılmış bir matematik kitabını okurken çok zorlanıyorum.Yıllarca yabancı diller özentisi yüzünden matematik kitaplarını hep başka dillerden seçtim.Çok uzun yıllar matematik kitaplarını bildiğim dillerden seçtim.Ama yıllar sonra Türkçe matematik kitapları okumak istediğimde,okurken anlamakta zorlanır oldum.
Bunları başka bir yerde bahsettiğimde, Türkler sırtımı sıvazlıyordu.Helal olsun Türkçesini anlamıyor ama Rusça ya da Çince yazılmış matematik kitaplarını çok iyi anlıyor.Helal olsun.
Aynı insanlar, Kürtçeye ise burun kıvıyordu.
Bu ne biçim Türklük...
Ben o insanlara Türkçe de zorlanıyorum diyorum, en ufak bir tepki yok. Bana kızmaları gerekirdi.Beni azarlamaları gerekirdi.
Ne biçim zihniyet bu. Türkiye de Türk Milliyetçiliği ne garip bir şey.Türk Milliyetçiliği, Kürt düşmanlığı temelli ama (içten içe) yabancı hayranlığı üzerine kurulu.
Ne menem bir şey...
Bana göre; demesin tabii neden kendini bir ırkın mensubu olarak görsün? Bilinçsizlikten gelmiş bir canlı neden şovenizm peşinde koşsun?.
Dile sahip çıkmak şovenizm değildir.
Ben kendi adıma Zazaca bir site kurdum. Uzmanlık alanım olması nedeniyle daha çok Matematik çevirileri yapıyorum.Yani, bildiğim dillerden Zazacaya çeviriler yapıyorum.
Ama Zaza Milliyetçisi falan değilim. Aradaki sınırın farkındayım.Gerçi kavramların içi çok boşaltıldı Türkiye de.Egemen sınıf istediği gibi doldurdu.
Zaza Milliyetçisi değilim derken, Türk Milliyetçiliği tarzında değilim demek istiyorum.
Malum, Atatürk Milliyetçiliği ya da Türk Miliyetçiliği ırkçılık değildir, kucaklayıcıdır denildi. Cumhuriyetin kuruluşundan beri.
Ama Kürtçe yasaklandı, hor görüldü, inkar edildi vs...
Yani bize Kucaklayıcı Milliyetçilik diye dayatılan, düpedüz Faşizan Irkçılıktı.
İşte o manada bir Zaza Milliyetçisi değilim.
Dilini korumak ve çaba göstermek şovenizm değildir.
DTP'nin "nüfus sayımı yapılırken insanlara ırkları sorulsun" önerisini mi destekliyorsunuz?
Ben ne cevap vereyim bu soruya? Türk-Kürt ortak yapımı demem gerekir.
Irk denen şeyle uğraşmıyorum, ilgi alanıma girmiyor.
Sadece kültürlerle uğraşıyorum.
Yanlış anlaşılmasın, her söylediğim mutlak doğrudur gibi bir iddiam yok.Tartışmayı hiç sevmem.
Ama söylemek istediğim şu.Öncelik bu coğrafyanın dillerine verilmeli.Türkçe, Kürtçe, Lazca vs...
Ondan sonra da yabancı diller öğretilmeli.Ama ODTÜ ya da Boğaziçinde olduğu gibi değil.Dersler Türkçe verilir, yabancı dili de yabancı dil dersi adı altında öğretirsiniz.
Shawstein
30-12-2012, 01:34
Matematik konusunda kaynakları anlamakta zorlanmanız dilden değil matematik bilimine yeterince önem verilmemesinden kaynaklanıyor, üniversite hocaları öylesine tez yazıp (hatta yazdırıp) profesör oluyor. "Çince kaynaklar" desenizde bu söyleminizle İngilizce'nin ne kadar gerekli olduğunu sizde kabul etmişsiniz.
İngilizce gibi global bir dil dururken neden üç beş kişinin konuştuğu bir dilin resmi dil yapılmasına destek vereyim? Kürt üniversitelerini, bilim adamlarını, bilimsel makalelerin yayımlandığı dergilerini ve diğer kaynaklarını sayar mısın? Bu dil tam olarak ne işime yarayacak?
Kültür denilen şeyin tam olarak insan yaşamına ne katkısı vardır? insanlar doğduğu kültürü bir din gibi istemsiz olarak kabul mü etmeli? insanların kendi tercihleri olamaz mı?
Ben çocuk yaşımda piyano ve gitara ilgi duydum, piyano bir hayaldi fakat gitar alabildim, klasik gitar çalmayı çok seviyorum, daha sonra bass gitar ve elektro gitarda çaldım ancak klasik gitar kadar sevmedim. Bağlama çalmak çok daha kolay ancak ben diğerlerini daha çok sevdim. Hayatımda hiç Türk müziğine ilgi duymadım, klasik ve rock müziği beğendim ve onları dinledim. Bunun nedeni çok daha sonra keşfettim, müzik bilgim arttıkça aradaki kalite farkının ne denli büyük olduğunu gördüm. Ülkemizde icra edilen müziğe müzik demek bu sanata hakaret olurdu.
"Avrupa özentisi" diyebilirsin ancak beni etkilemez, bu tarz zaaflarım yok.
Son olarak, Kürt söylemi ırkçılıktır, kültür vb. bahane.
Benim ırkım vb. yok birileri bugünün İskenderiye'sine saldırırsa oraya koruyan kimse onun tarafında yer alırım.
Bu dünyaya Arşimet gibi insanlar gerek.
Olimpiyat
30-12-2012, 11:05
Batı nın ,sanatta, sporda, bilimde, insan haklarında, refah ve üretim düzeyinde bizden daha ileride olduğunun farkındayım.
Elbette bizden iyi oldukları noktaları alıp kullanmak gerek.(Bu pek mümkün görünmüyor tabi,ülkeyi yönetenlerden halka kadar üretmekten ziyade tüketmeyi, çalışmaktan ziyade dua etmeyi seviyoruz.)
Müzik konusuna gelince, bu zevk meselesi tabi.
Ben Grup YORUM u ya da Ahmet KAYA yı dinlerken aldığım zevki, Michael Jackson dan alamadım. Özgün müzik ya da halk müziğini her zaman daha büyük keyifle dinlerim.
Galiba bu coğrafyanın asıl koruyucusu bizleriz.
Ben Anadoluyu seviyorum, ayrım yapmaksızın(faşizan ve namussuz insanlar hariç) Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla bu coğrafyayı seviyorum.
Shawstein
03-01-2013, 18:56
Galiba bu coğrafyanın asıl koruyucusu bizleriz.
Paradoks, "korumak"? Belkide Nietzsche gibi "bir şey yıkılıyorsa bir tekmede sen vur" yaklaşımı doğrudur.
"Kültür" özgürlük ile bağdaşmaz çünkü insan bağlarından kurtulmadan zihni özgür kalamaz, sağlıklı düşünebilmenin ön şartı "bağlarından kurtulmuş bir zihin".
Anadolu, bu anlamda fazlasıyla köleleştirilmiş; cahillik, "töre" cinayetleri, "namus" cinayetleri, ırkçılık, dindarlık, minnetçilik vb.
Birde Avrupa'ya bakalım...
Schopenhauer, Alman filozof, babası Arthur ismini veriyor çünkü İngiliz vatandaşı olmasını istemişti, ilk olarak İngilizce ve Fransızca öğretildi daha sonra pek çok dil öğrendi.
En sevdiğim yazarlardan Irvin Yalom Rus asıllı Yahudi bir ABD'li.
Freud, Avusturyalı bir Yahudi, diğerlerinin zihin bağları yüzünden İngiltere'de öldü, yazmak istediği pek çok şeyi yazamadı.
...
İnsanlara eşit davranmak gerçekten büyük eşitsizlik olurdu; ampirizm, çoklu zeka vb. Atatürk beklenmeyeni(elindeki malzemeden) yaptı.
Anadolu insanı... ebeveynlerini öldüren bir çocuğun öksüz kaldım diyerek af dilemesi gibi "küstahlık"... insanlarını 100 Milyon USD için satanlarda Anadolu insanıydı.
İstemeden kırdığım arkadaşlar olduysa anlayışlarına sığınıyorum,
Saygılar, hoşçakalın...
Anadolulu
09-05-2014, 18:35
Kürtler iran halkıdır Anadolulu değillerdir istenmiyorlarsa ana yurtlarına geri dönsünler
postalmarx
10-05-2014, 00:42
Kürtler iran halkıdır Anadolulu değillerdir istenmiyorlarsa ana yurtlarına geri dönsünler
Kürtler "İran halkı" değildir, süperzeka. Kürtler İrani bir halktır. Bunun manası "Kürtlerin anayurdu İran'dır" demek değildir. Bunun manası "Kürtler İrani bir dil konuşur" demektir. Farsça Kürtçenin atası değil kuzenidir. Ortak atadan türemiş dillerdir. 70 tane İrani dil vardır. Hepsi de İran sınırları dahilinde değil. Afganlar, Beluclar, Tacikler mesela. Azeriler de İrani dil konuşurdu.
Anadolulu
20-05-2014, 08:35
Kürtler "İran halkı" değildir, süperzeka. Kürtler İrani bir halktır. Bunun manası "Kürtlerin anayurdu İran'dır" demek değildir. Bunun manası "Kürtler İrani bir dil konuşur" demektir. Farsça Kürtçenin atası değil kuzenidir. Ortak atadan türemiş dillerdir. 70 tane İrani dil vardır. Hepsi de İran sınırları dahilinde değil. Afganlar, Beluclar, Tacikler mesela. Azeriler de İrani dil konuşurdu.
ee ne değişti teröristler anadoluda atmayalımmı Kürtler ve onlar gibi irani halklar andronava gibi ukraynada bulunan kültürlerden gelen göçebeler, gerçek yurtları irandır eranshar demiyorlar mı? hepsi işgalcidir mezopotamya gibi anadoluda hakları yoktur zaten burda yerli bir halk vardı kafan basmıyorsa çatalhöyüğü wikiden oku yetmiyorsa hattilere bak ordan anadoluya, aklın basar belki gerçekler bu hala kürtlerin anadoluda yeri var diyorsan ben Anadolu kökenli biri olarak sana ancak nah derim