Orijinalini görmek için tıklayınız : Osmanlıca-eski Yazı
mücerred
21-01-2013, 01:45
Latin alfabesini birakip Kuranin yazi dili arapcaya gecmek isteyen müslümanlari anlamak belki mümkün olabilir.Onların arap alfabesi bizim dil yapimiza uyar mi uymaz mi diye kaygisi olmayabilir.
Bununla beraber 1928 de latin alfabesinin kabulünü içine sindiremeyen bazi laik aydini anlamak ise mümkün olamiyor.
Mustafa Kemali,Cumhuriyeti eleştirmekte bazen ölçüyü öyle kaçırıyorlarki vay anasına diyorum.Eleştiride sınır tanımayanlarla cumhuriyete ve Mustafa kemal toz kondurmayanlar bir meteligin yazı turası gibi oluyorlar.
Birgünde okur yazar orani sifira indi diyerek latin alfabesini geçişini elestirme cüretinde bulunuyorlar .Osmanlicayi bilmedikleri icin bu arap alfabesinin ne kadar ilkel oldugunu göremiyorlar.
Arap alfabesindeki 28 harf yetmedigi için farsçadan üç harf pe,çe,je ilave eidlmiştir.Başkaharflerle beraber harf sayısı 36 ya kadar çıkar.
Arap harfleri türkce icin hic de elverisli bir yazi vasitasi degildi.
Bu alfabede türkce icin lüzumundan fazla konsonant kalabaligi,öte yandan bir kac konsonanti bir harfle karsilamak gibi yetersislikler vardi.
Vokal isaretleri ise türkcenin zengin vokal sistemini karsilamaktan cok uzakti.
Türkcenin iki vokali hatta dört vokali icin bir harf kullandigini düsünürseniz bu konuda bir fikir verir sanirim.
harflerin basta ortada ve sonda ayri ayri sekillere girmeleri yüzünden büyük bir isaret kalabaligi ile karsilasilir.
Bir cok harflerin sekilleri gövdeleri ayni olup bunlar sadece noktalari ile birbirinden ayrilmaktadir.
harflerin bazilari sondan birlesmezler.
Bu yüzden kelimeler ortalarindan bölünür.
Büyük harf kücük harf ayrimi yoktur
Btün bunlar bir alfabe icin kusur sayilirlar.
Bu kusurlardan bazilari bu alfabenin mütekamil bir alfabe olmadigini gösterecek kadar büyüktür.
Bu yüzden Türkcenin tarihi gelisme seyrini takip ederken büyük güclükle karsilasmaktayiz.
Eski yazi ,arap harfleri sagdan sola dogru yazilir.Bu yazinin nesih,rika,talik,sülün,divani,celi divani,reyhani,küfi,siyakat gibi cesitleri vardir.
kaynak
Osmanlıca dersleri yılmaz Kurt
Osmanlıca dersleri Muharrem Ergin
Osmanlıca ögrenmek isteynlere yılmaz kurt un kitabını tavsiye ederim.
arap harflerinin turkceye uymadigina hemfikirim.....
ancak mesela latinharfleri ingilizceye de uymaz bu nedenle kelimelerin yazilisi nerdeyse tek tek ezberlenir.. ayni sey turkcenin arap harfleriyle yazilmasiyla da yapilabilirdi... tabii ki latin harflerine gecmek bircok seyi kolaylastirdi .. ozellikle. bol sesli harfi olan turkcenin hic sesli yazilmayan (sonraki duzeltmeler sayilmazsa) arap alfabesiyle yazilmasi elbetteki en buyuk sorun...
yine de keske osmanlicayi okuyabilen bir nesil kaybedilmeseydi.. kolay degil cozum de yok gibi.. ama lutfen katiksiz elestirmeyelim ve karsimizdakini de anlamaya calisalim..
bizim farkimiz da bu olsun ;)
Bu harf devriminin öncelikle amaçlarından birinin eskiyle olan bağı koparmak olduğu belli. Olayın bu yönü var, bunun pek tartışılacak tarafı olduğu sanmıyorum. Eskiden kopmak gerekli mi, gerekliyse ne kadar gerekli vs. bir başka tartışmanın konusu.
Türkçe için Latin harflerinin daha uygun olduğunu zannediyorum.
Yazıldığı gibi okunan bir dil denir Türkçe için. Oysa Osmanlıca'da sözcüklerin anlamını kestirmek için nerede ve hangi bağlamda kullanıldığını bilmek gerekiyor sanırım. Çünkü Osmanlıca'da hareke yok. Hareke falan eklenerek durum kurtarılabilir miydi, açıkçası bilmiyorum.
Japonların, bilmem kimlerin alfabelerini koruyarak da gelişebilmelerinin mümkünatını argüman olarak öne sürüp de devrime karşı çıkanların atladıkları bir şey var bence. Japonların alfabesinin Japonlar için milli olma niteliği Arap Alfabesi ile Türkçe arasında da söz konusu mu acaba?
İlla ki gökten zembille inmemiştir Japon alfabesi, geriye gidildiğinde köken olarak başka alfabelerle aynı kökene gidiyordur. Ancak benim tahminimce Japon alfabesi Japonca ile paralel gelişmiştir. Arap alfabesi ile Türkçe arasında böyle bir etkileşim olduğunu sanmıyorum.
Arap alfabesi de tıpkı Latin alfabesi gibi ihraç edilmiş gibi duruyor. Durum buyken Türkçe'ye daha uygun olan, modern Dünya'ya entegresyon açısından da daha uygun olan Latin Alfabesini kullanmayı tercih ederim.
İslam'a olan tepkim Arapça'ya karşı bir miktar önyargı mı oluşturuyor? Belki. Ama bunun gene de durumu değiştirdiğini sanmıyorum.
mücerred
21-01-2013, 22:02
Bu harf devriminin öncelikle amaçlarından birinin eskiyle olan bağı koparmak olduğu belli. Olayın bu yönü var, bunun pek tartışılacak tarafı olduğu sanmıyorum. Eskiden kopmak gerekli mi, gerekliyse ne kadar gerekli vs. bir başka tartışmanın konusu.
Her politik akım hatta sanat akımları ideolojik şekillenmelerini karşıtlarının reddi üzerine kurarlar kendilerini bir nevi öyle şekillendirirler .Cumhuriyeti kuranlar da kendilerini şekillendirirken bir bakıma osmanlıyı red etme üzerine kurarken ,unutmamak gerekir ki osmanlı aydının batılılaşma çabalarını da bir devrim sürecine sokmuşlardır.
osmanlıca konusunda Enver paşa döneminde de düzenlemeler yapılmış ama başarıya ulaşamamıştır.harf devrimi bu anlamda yama tutmayan osmanlıca dan nihai bir kurtuluştur.
Türk Dili konusunda en önemli isimlerden biri olan Muharrem ergin arapçanın olgunlaşmamış (ilkel) bir dil oldugunu söyler ve Osmanlıcanın yapısından dolayı Türkcenin tarihi gelisme seyrini takip ederken büyük güclükle karsilasmaktayiz der.
osmanlıca da uzun vokaller dışındaki vokaller yazılmaz.Cümlenin gidişine göre kelimeleri okursunuz .Eger o kelimeyi ilk defa okuyorsanız o kelimeyi bilmiyorsanız yandıgınızın halidir.
Latin alfabesini birakip Kuranin yazi dili arapcaya gecmek isteyen müslümanlari anlamak belki mümkün olabilir.Onların arap alfabesi bizim dil yapimiza uyar mi uymaz mi diye kaygisi olmayabilir.
Bununla beraber 1928 de latin alfabesinin kabulünü içine sindiremeyen bazi laik aydini anlamak ise mümkün olamiyor.
Mustafa Kemali,Cumhuriyeti eleştirmekte bazen ölçüyü öyle kaçırıyorlarki vay anasına diyorum.Eleştiride sınır tanımayanlarla cumhuriyete ve Mustafa kemal toz kondurmayanlar bir meteligin yazı turası gibi oluyorlar.
Birgünde okur yazar orani sifira indi diyerek latin alfabesini geçişini elestirme cüretinde bulunuyorlar .Osmanlicayi bilmedikleri icin bu arap alfabesinin ne kadar ilkel oldugunu göremiyorlar.
Bu adamlar filolog değil, politikacıdır. Tıpkı Siyasal İslamcılar gibi. Yani bu adamlar Türkçe'nin yanısıra Arapça'nın kıymetini anlamaktan bile bihaberdirler. Eğer onların kafasından gidecek olursak, Araplar'ın da Arapça'yı bırakması ve Arapça'yı doğuran dillere dönmesi gerekir: Nebatice, Aramice, Süryanice.
Bu düşünce biçimi atalara dönüş, yani ataların yaşadığı zamana geri dönme ve onlar gibi yaşama isteğinden kaynaklanan "Recursion (Geriye dönme)" yani "Yobazlık"tan ileri gelir. Biz atalarımızı severiz ama sanki herşeyimizi birden kaybetmişiz gibi ilkel bir ortama dönmek, aptallıktan ziyade, bir emperyalist pojedir.
İşte bu kabul edilemez. Ülkemizde hakim olan durum ne yazık ki budur.
Şimdi bu gerçek ışığı altında Türkçe'nin Latin alfabesiyle yazımına gelirsek, Türkçe'nin Latin alfabesiyle yazımı sanıldığından çok daha geriye gider. En son Osmanlı padişahı Abdülhamit'e bu tavsiye edildiğinde, Abdülhamit meseleyi olumlu karşılamış ama çeşitli gerekçelerle dil devrimini yapamamıştır. Atatürk 1 Kasım 1928'de dil devrimini yapmadan önce, Latin alfabesiyle Türkçe denemeleri yapılıyordu ama henüz şimdiki gibi gerçek anlamda bir Türkçe yazımı yoktu. Ama bizim Latin alfabesiyle Türkçe yazmamız dünyada bir rekordur ve hiç kimse bu rekoru bırakın geçmesini, yaklaşamamıştır bile.
Türkçe'ye .ok atanlar önce Kuran'ın yazıldığı dönemdeki Arapça'ya baksınlar, ondan sonra Türkçe hakkında konuşşunlar!
Örneğin Hz. Muhammed zamanında Arapça henüz bir emekleme döneminde idi ve Arapça yavaş yavaş gelişiyordu. Kuran Arapça ile yazıldığını birçok ayette söyler ama bu bir iddiadır ve doğru değildir. Çünkü Arapça'nın o günkü durumu bunu yapmaya yeterli değildi. 1924'te standartlaştırılıp "Kahire Metni" halini alan Kuran Arapça yazım bakımından kesinlikle Hz. Muhammed zamanındaki gibi değildir. Afedersiniz, .ok atanlar Kuran'ın bu durumunu neden görmezden geliyorlar ve Türkçe'ye saldırıyorlar, Kuran'ın Kahire Metni halini almasındaki geçiş sürecini neden gözardı ediyorlar? Bunlar elimizdeki Kuran'ın Hz. Muhammed zamanındaki gibi mi olduğunu zannediyorlar? İnanmıyorlarsa, o döneme ait yazıtları incelemeleri tavsiye olunur. Belki, o zaman Arapça'nın ne olduğunu öğrenirler ve bu emperyalist projede yer almaktan vazgeçerler diyeceğim, ama onlar bunu bilmedikleri için değil, kendi geçimleri için yapıyorlar. Bu salaklar Kuran'ı Hz. Muhammed zamanındaki Arapça ile okuyamazlar. Ama onların esas sorunu bu değil ki, emperyalizmdir.
Araplar Arapça'yı Nebatice, Yunanca ve Süryanice diline yaslanarak kullanırken, yani henüz bir bebek gibi emeklerken, biz Türkler 1 Kasım 1928'de dil devrimi yaptıktan hemen sonra (Atatürk'e göre her Türk 6 ayda gibi kısa bir zamanda Türkçe'yi kolayca öğrenebilecek idi) adam olmuştuk bile. Aradaki fark bu!
ozgur_beyin
23-01-2013, 15:13
sevgili arkadaşlar. osmanlıcayı okumak için arap harflerini bilmek yetmez özellikle bu
dili daha doğrusu kelimelerini bilmeniz gerekir.
eğer osmanlıca bir metin okuyorsanız metnin içinde bilmediğiniz bir kelime varsa yanlış okumanız ihtimali çok yüksektir.
örneğin iran arap alfabesini kullanır. bir iranlı sadece bu alfabeyi bilmesine rağmen. kuranı okumakta zorlanır. çünkü okuması için bu tarzı( kuran okuma metodu) bilmesi gerekir.
insanlar kolayca bazı şeyleri söylemeyi seviyorlar.
bugün osmanlıcaya özlem duyan safdiller. arap alfabesini bilseler bile.bu dili tam çözmeleri için en az iki sene lerini bu dile hasretmelri gerekir.
hatta bu dilde akademik araştırma yapan ve arşivte metin okuyanlar bile çok büyük yanlışlar yapıyorlar