Orijinalini görmek için tıklayınız : Yakın gelecekteki Dünya düzeni öngörüleriniz...
Şüpheci Dinsiz
01-03-2013, 20:25
Sevgili arkadaşlar,
Yakın gelecekteki Dünya düzeni hakkındaki öngörüleriniz nelerdir ?
Örneğin :
1 - Bölünecek ülkeler olacak mıdır, Dünyanın siyasi haritası değişecek midir ? Nasıl biçimlenecektir ?
2 - Siyasi açıdan dünyayı hangi siyasi görüş domine edecektir ?
3 - Dünyada bilginin, teknolojinin üretimi hangi ülkelerde yoğunlaşacaktır ? Neden ?
4 - Dindarlık artacak mıdır ? Dünyayı herhangi bir din domine edecek midir, yoksa dindarlığın artması, kolay domine edilmek istenen bir kitle üretme projesi midir ?
5 - Bilgiyi ve teknolojiyi üreten ülkelerle üretmeyip satın alan ülkeler hangileri olacaktır ? Bu durumun ne gibi siyasi sonuçları olacaktır ? Neden bazı ülkeler bilgi ve teknoloji üretmezler veya üretemezler ? Bunda dinin, dindarlığı etkisi var mıdır ?
6 - BOP (Büyük Ortadoğu Projesi), Arap Baharı gibi projeler emperyalizm projeleri midir ? Varılmak istenen hedef nedir ?
Sevgiler
istatistik
01-03-2013, 21:54
Aslında komplo teorileri üretmek hoşuma gitmez ancak iyi bir beyin jimnastiğinin ardından güzel bir beyin fırtınası gelebilir. O zaman Başlayalım
1 - Bölünecek ülkeler olacak mıdır, Dünyanın siyasi haritası değişecek midir ? Nasıl biçimlenecektir ?
Ulus devlet iddiasında bulunan ancak bu özelliğini koruyabilecek yetenekten yoksun durumdaki ülkelerin pek çoğu bölünecektir. En yakın gelecekte ise ortadoğu ülkelerinde gerçekleşecektir bu bölünmeler. Bunların kim olacağı ise tartışmalıdır.
2 - Siyasi açıdan dünyayı hangi siyasi görüş domine edecektir ?
Yakın gelecek liberalizm adı altında kapitalizmin hüküm sürmeye devam ettiği bir dönem olmaya devam edecektir.
3 - Dünyada bilginin, teknolojinin üretimi hangi ülkelerde yoğunlaşacaktır ? Neden ?
Bilgi ve teknoloji üretiminde şu anda önde gelen ülkeler bu konumlarını koruyacaktır. Bilgi ve bilim konusunda bir değişim yaşanacağını düşünmüyorum ancak teknolojik gelişim olarak yeni ülkelerin de kervana katılması mümkün.
4 - Dindarlık artacak mıdır ? Dünyayı herhangi bir din domine edecek midir, yoksa dindarlığın artması, kolay domine edilmek istenen bir kitle üretme projesi midir ?
Dinlerin etkisi azalacaktır. Hristiyanlık özelinde baktığımız zaman zaten sürekli bir gerileme olduğunu görüyoruz. Müslümanlık için baktığımızda ise durum biraz daha karışık. Aşırı dindar toplumlarda bir uyanış gerçekleşir gibi görünüyor. Ancak daha ılımlı ülkelerde ise bir salaklaşma ve köktenci hale gelme söz konusu.
5 - Bilgiyi ve teknolojiyi üreten ülkelerle üretmeyip satın alan ülkeler hangileri olacaktır ? Bu durumun ne gibi siyasi sonuçları olacaktır ? Neden bazı ülkeler bilgi ve teknoloji üretmezler veya üretemezler ? Bunda dinin, dindarlığı etkisi var mıdır ?
Bu konuda gelişim gösteremeyen ülkeler sürekli bir gerileme içinde kalacaktır. Şuan için enerji ve yeraltı kaynakları ile idare eden bu tip ülkeler, zamanla bu avantajlarını, kaynaklarının tükenmesi nedeniyle kaybedeceklerdir.
6 - BOP (Büyük Ortadoğu Projesi), Arap Baharı gibi projeler emperyalizm projeleri midir ? Varılmak istenen hedef nedir ?
Evet. Yönetilmesi ya da yönlendirilebilmesi kolay ülkeler.
Epey soru var. Ama bu sorular gerçekten çok önemli sorular. Üzerinde düşünülmesi gereken sorular.
Bununla birlikte olayların nasıl sonuçlanacağı ile ilgili kesin yanıtlar vermek zor. Çünkü bu soruların yanıtları insanların, devletlerin nasıl davranacakları ile ilgili. Çok çeşitli biçimde davranabilirler. İnsanların nasıl davranacakları ve kendi aralarındaki mücadelelerin nasıl sonuçlanacağını bilemiyoruz. Öte yandan denklemdeki ve bu sorulardaki en önemli ve belirleyici değişken de bu. Bu yüzden şöyle davranırlarsa böyle olur türünden yorumlarda ve bazı önemli çıkarımlarda bulunabiliriz.
Bence burada temel belirleyici olan şey kapitalizmin krizi ve ona bağlı ekolojik kriz. Ve dünyadaki kaynakların sınırlı olduğu gerçeği.
Şimdi ekolojiyi ile ilgili olarak 9 önemli parametreden 3 tanesi aşılmış durumda. (1.Küresel iklim krizi.2. Biyoçeşitlilik kaybı ile ilgili kriz.3. Biyojeokimyasal Döngü ile ilgili kriz: nitrojen döngüsünden kaynaklanan)
http://en.wikipedia.org/wiki/Planetary_boundaries
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Planetary_boundaries.svg
Tüm bunlara kapitalizmin ekolojiye olan uyumsuzluğu ve ekolojik krizleri çok derin boyutlara götürmesini de eklemek gerekir.
Dünya ekonomisi tarihte kapitalizm sayesinde eşi benzeri görülmemiş bir noktaya ulaşmıştır. Bu büyüyen ekonomi ile birlikte dünya nüfusu inanılmaz boyuta ulaşmıştır. Ve enerji, temiz su kaynakları, tarım arazileri, gıda, madenler vb. olan talep de buna bağlı olarak inanılmaz boyutta artmıştır.
Ama yukarıdaki denklemde de görüldüğü gibi dünya artık bu yükü uzun bir süre boyunca taşıyacak durumda değildir. Çünkü daha çok üretim, daha çok atık,CO2 gazı, nitrat üretimi, kimyasal kirlilik vb.dir. Kısaca dünya kaynaklarının en ileri teknolojik imkânlar ile sömürülmesidir. Bunların şu veya bu biçimde durması, dünya kaynaklarının ve ekolojik tahribatın önüne geçilmesi kapitalizm için resesyon ve kriz ile eş anlamlıdır. Krizin derinleşmesi ise kapitalizmin çökmesi demektir.
Kısaca bugünkü kapitalizm bugünkü dünya nüfusu bu krizi çözecek durumda değildir. Nedenleri açık:
Ve bu ekolojik ve çevresel krizden en önemli ölçüde bugünkü kapitalizm sorumlu. Çünkü kapitalizm sürekli tüketmeye, büyümeye dayalı bir sistem. Sistemin bu şekilde devam edemeyeceği açık olduğuna göre ne olabilir, kapitalizm kendi kendine son verebilir mi?
Bu da olası değil. Çünkü kapitalist sistemin nimetlerinden en fazla faydalanan kimseler çok zengin insanlar ve bunlar sistemin hakimi durumunda. Ve neden kazançlarından vazgeçsinler?
Ama bu sorunlar onları da tehdit edecek, enerji fiyatlarında artış onları da etkileyecek, temiz suya ulaşım onları da etkileyecek öyle değil mi?
Bir bakıma öyle. Ama zenginler ve ayrıcalıklı kesimler bu krizden yoksullara göre yine de en az etkilenecek kesimlerdir. Enerji fiyatları artsa bile çok paraları olduğu için yine enerjiye ulaşabilirler. Küresel ısınma onları tehdit etse bile kurdukları çok güvenli yapılarla kendilerini koruyabilirler. Dolayısıyla zenginler doğal olarak zenginliğin nimetlerinden sonuna kadar faydalanmaya çalışacaktır.
Ama işçi sınıfının durumu böyle değil. Enerji fiyatları artarsa insanların yaşamları olumsuz etkilenecektir. Gıda fiyatları arttığında da öyle. İnsanlar ayaklanacaktır. Tabii zenginler artık rekabetin dişe diş olduğu, kaynakların çok değerli olduğu, talebin giderek arttığı bir dünyada servetlerini koruma dertlerinde olacak ve hala daha çok kazanmanın peşinde olacaktır. Belki de her şeyi uyanık tüccar mantığı ile bakan biri fırsat oluştuğunda daha çok sevinecektir. Aslında krizler bir bakıma spekülatörler, uyanıklar için birer fırsattır. Çölde ölmek üzere olan bir adama bir bardak suyu bir servete satıp uyanık geçinmek ve piyasa ekonomisi, herkes kazanıyor bak diye adamın neyi var neyi yok bir anda almak bu uyanıkların çok iyi bildiği bir şeydir. Örneğin bu uyanıklar Bolivya’da temiz su kaynaklarını özelleştirerek ele geçirdiler ve sonrasında yağmur için bile insanlardan para almaya çalıştılar.Çünkü bunlar için her şey paradır, ticarettir, piyasadır. Piyasa bunlar için bir Tanrı’dır.
Yağmuru bile satanlar ve ona karşı direnişin hikayesi burada:
http://ekolojiagi.wordpress.com/2011/10/20/cochabamba-su-savaslari’nin-oykusu-yagmuru-bile/
Bu durumda neler olacağını kestirmek zor değil. Uyanıklar, güçlü olanlar piyasa ekonomisi vb. de ısrar edecekler.Çünkü güçlüler. Biliyorlar ki kriz onları en son etkileyecek. Ve bu krizden istifa ederek daha çok güçlü olmaya çalışacaklar.
Ama insanlar açlıktan ölürse, şu bu olursa….
Evet egemen sınıf için ileri faşizm ve hiç kimsenin konuşamadığı, her şeyin kolayca kontrol ve denetim altında olduğu dünya daha iyi bir dünya olacaktır. Çünkü bu durumda açlıktan ölseniz bile bir şey yapamazsınız. Aslında tarihte de benzer olaylar çok defa yaşandı. 1847’li yıllarda 1,5 milyon İrlandalı açlıktan ölmüştü. Dünyanın en büyük güçlü İmparatorluğu İngiltere sadece seyretti, egemen sınıf seyretti. İrlandalıların çaresizce ölmesine bu büyük egemenler bu çok zenginler, bu Lordlar izin verdi.
http://www.ekodialog.com/Makaleler/buyuk-irlanda-kitligi-makale.html
İrlandalılar karşı koyamadı çünkü karşı koymak da bir güç irade ve bilinç gerektirir. İşte egemen sınıf bunu biliyordu.
Sınıflar arası mücadele kaynaklara olan talep artıkça kızışacaktır. Yani bu olaylar şimdi de yaşanacak ve yaşanıyor zaten. Bu yüzden işçi sınıfı için ekolojik özgürlükçü sosyalizm doğru bir ideoloji olacaktır. İşçi sınıfı kapitalizmde ısrar ederse İrlandalılar gibi kaybeden tarafta olacaktır.
Çok zenginler büyük ihtimalle elbette çıkarlarının savunulduğu sistem olarak son noktasına kadar kapitalizmi savunmaya devam edeceklerdir. Bunun için de dinleri, daha başka ideolojileri yardımcı unsur olarak kullanabilirler. Belki de kullanabilecekleri ne varsa onu kullanacaklardır o yüzden işçi sınıfı,orta sınıf için uyanık olmak ve akıllı davranmak, politikayı bilmek çok önemlidir.
Evet sorulara hala yanıt vermedik. Şimdilik bu kadar.
bartsimpson
01-03-2013, 22:40
Bu konuda aşağıdaki videoları izlemenizi öneririm...
http://www.youtube.com/watch?v=BRkyY23mgVc
http://www.youtube.com/watch?v=d0dVNIE3ZbM (http://www.youtube.com/watch?v=ABiG6EqGd8o)
http://www.youtube.com/watch?v=faXZ2VdNu-A
Bir eklemede yapayım ki yanlış anlaşılmasın:
Yukarıda İrlanda açlığı ile ilgili olarak verdiğim linkte serbest ticaretin engellenmesinin kötü olduğu ima ediyor.
Şunu bilmek gerekir liberallerin kitaplarda savunduğu serbest piyasa ekonomisi denilen şey ütopya bile olamayacak bir safsatadır. Çünkü piyasalar kanunlardan, şundan bundan bağımsız değildir.
Peki bu yasaları çıkaran kimler? Elbette çok zenginler, egemen sınıf vb.
Dolayısı ile yasalardan tümüyle (Dolaylı veya dolaysız) bağımsız olan, onlara hiçbir biçimde tabii olmayan herkesin alış veriş yaptığı büyük ve etkili piyasalar olamaz.
Gerçekte etkili ve büyük piyasa ekonomileri kanunlarla, türlü türlü yapılarla sürekli olarak öncelikli biçimde egemen sınıfın ve burjuvanın çıkarlarını korumak için vardır. Bu etkiler kanunlarla direk veya başka biçimlerde dolaylı olarak yapılır.
İrlanda'da piyasa ekonominin bazı bakımlardan işlevsiz bırakılması aslında egemen sınıfın bilerek yaptığı veya göz yumduğu bir şeydir.
Sevgili arkadaşlar,
Yakın gelecekteki Dünya düzeni hakkındaki öngörüleriniz nelerdir ?
Örneğin :
1 - Bölünecek ülkeler olacak mıdır, Dünyanın siyasi haritası değişecek midir ? Nasıl biçimlenecektir ?
2 - Siyasi açıdan dünyayı hangi siyasi görüş domine edecektir ?
3 - Dünyada bilginin, teknolojinin üretimi hangi ülkelerde yoğunlaşacaktır ? Neden ?
4 - Dindarlık artacak mıdır ? Dünyayı herhangi bir din domine edecek midir, yoksa dindarlığın artması, kolay domine edilmek istenen bir kitle üretme projesi midir ?
5 - Bilgiyi ve teknolojiyi üreten ülkelerle üretmeyip satın alan ülkeler hangileri olacaktır ? Bu durumun ne gibi siyasi sonuçları olacaktır ? Neden bazı ülkeler bilgi ve teknoloji üretmezler veya üretemezler ? Bunda dinin, dindarlığı etkisi var mıdır ?
6 - BOP (Büyük Ortadoğu Projesi), Arap Baharı gibi projeler emperyalizm projeleri midir ? Varılmak istenen hedef nedir ?
Sevgiler
Guzel ve zor ama bir o kadar da beyin firtinasi yaratacak sorular yoneltmissin sevgili deist-tr..
-Bolunme kacinilmaz, bolunecek elbette ama harita birkac kimlik uzerine insa edilir zannimca, uzun vadede.
-Herhangi bir makyaja ugratilmis, kapitalizm gecerli olacaktir.
-Dusunulenin aksine, bilim- teknoloji yeteri kadar orantisiz buyudugu icin, dogala (bilgi vs.) donus hizlanacaktir, ki coktan basladi. Kendi kendimize dunyaya zarar verdigimizin artik bilincinde olan kitlelere de sahibiz zira.
Hangi ulke dersen hic beklenmedik supriz ulkeler de cikabilir. Devir daim modeli her zaman islevsel bir modeldir zira.
- Dindarlik belli bolgelerde artarken, belli bolgelerde klasik bir yogun olmayan tanri inancini barindiracaktir. Din dedigimizin sistemlerin iflasi gundemde cunku..
En temel degismez sistem, makyajlanmis orman kanunlari cunku her zaman..
-Bahsettigin ulkeler yer degistirecektir dusuncesindeyim. Ki coktan basladi zaten bu surec..
Bu arada da elbette dusmesi gereken dusecektir. Ama burada ulkenin ne uretip sattigi veya satmadigi onemli bir unsur elbette.. Bu noktaya goturen de siyasi sonuclar olacaktir diye dusunuyorum. Bu da bizi, insanlik olarak tek tip bir siyasi sonuca goturecektir.
Bazi ulkeler bilgi-teknoloji uretmezler zira buna izin verilmez, uretime bagli (ozellikle belli maddeler) uzun vadeli planlara iliskindir. Elbette bir de uretim ve islevsellik acisindan sirkulasyon da onemli..
Zira dunyanin yapisi, egimi,dogal kaynaklari ve yenilenmesi mumkun olmayan(cok uzun surec alan) kaynaklar vb. seyler ortada bilimsel olarak..
Ancak bunda bildik anlamda din veya dindarligin hicbir etkisi yoktur. Sadece uretim ve siyasi/ideolojik bilinc ile alakalidir.
-Emperyalist projelerdir, ancak icinden yogun olarak kapitalizm firlayan makyajli emperyalist projelerdir. Zira dunyadaki cografi olarak sirkulasyonu yogun belli maddeler, belli cografyalara ozgu bildigimiz gibi.. (her turlu silah/eroin/petrol ve turevleri vb.)
Varilmak istenen hedef, bu sirkulasyonun kontrolu ve kartellerin yonetimindeki/gudumundeki ulkeler tarafindan kontrolunun saglanmasidir diye dusunuyorum. Ancak bu yapilirken, artik bazi ulkelerin asagi basamaga dusurulup(bir sekilde) , bazilarinin yukari cikarilmasi soz konusu..
Zeitgeist konusu olabilir bu tartismalar:)Bence butun dunyada sinirlar kalkacak gunun birinde, daha sosyalist bir duzen hakim olacak; Akil ve mantik bunu gerektiriyor. Hem komunizmin hem de kapitalizmin sonu gelecek.Insanlik birlik halinde yasamasini ya ogrenecek, ya da kendini yok edecektir.
Zeitgeistin lideri Peter Joseph ilk filminin ardindan gidip Venus Projesinin kurucusu Jacque Fresco ile gorusuyor. Jacque Fresco akilli adam, Peter Joseph'e yol yordan gosteriyor. Zeitgeistin ilk filmini hatirlayanlar, sonraki filmleri ile arasindaki bariz farki fark etmislerdir. Ilk film siradan alisildik uyduruk bir komplo teorisi hikayesi iken, sonraki filmlerinde bariz bir tutarlilik ve bilgisel donusum gecirdi Zeitgeist. Sonra Venus Projesinin aktivist kolu olduklarini acikladi Joseph, Frescoda bunu onayladi.
Fakat insanligin birlikte el ele umutlu yarinlara yuruyecegini iddia eden bu iki hareketin birlikteliklerinin sonu trajik ve komik bir sekilde birbirlerini cekememezlik yuzunden geldi. Yani insanligin elele beraber umutlu yarinlara yuruyecegini iddia eden bu hareketin liderleri, elele helaya kadar bile yuruyemeyeceklerini cumle aleme gostermis oldular.
Simdi sormak lazim, bu ne perhiz, bu ne lahana tursusu.
Ama insanlar bunu umursuyor mu? Tabiki hayir. Umut fakirin ekmegidir, ne kadar yesede doymaz...
Türkiye'nin durume ne olur Lübnan gibi olurmuyuz
bartsimpson
04-03-2013, 01:09
Zeitgeist konusu olabilir bu tartismalar:)Bence butun dunyada sinirlar kalkacak gunun birinde, daha sosyalist bir duzen hakim olacak; Akil ve mantik bunu gerektiriyor. Hem komunizmin hem de kapitalizmin sonu gelecek.Insanlik birlik halinde yasamasini ya ogrenecek, ya da kendini yok edecektir.
Zeitgeist'ı bilmem ama oğlumla STAR TREK serisini seyrediyoruz, (malum uzay yolu) dünya, galaksiler, federasyon felan.
Diyor ki "ya ne güzel para pul derdi yok insanlarda, adamlar aşmış uzayı, parayı pulu ne yapsınlar"
Para her kötülüğün anası buna gelişmede dahil....
Acaba insanlık tarihi bu hatayı daha önce de yaptı mı? Biz bu hataya düşen ilk nesil insanlarmıyız?
Yani ne biliyim Dünya bilmem kaç milyon yaşında? Yazılı insanlık tarih 15 bilemedin 20 bin yıl, hadi 100.000 olsun. Geriye kalan süre baya bi zaman israfı.
bartsimpson
04-03-2013, 01:11
Zeitgeistin lideri Peter Joseph ilk filminin ardindan gidip Venus Projesinin kurucusu Jacque Fresco ile gorusuyor. Jacque Fresco akilli adam, Peter Joseph'e yol yordan gosteriyor. Zeitgeistin ilk filmini hatirlayanlar, sonraki filmleri ile arasindaki bariz farki fark etmislerdir. Ilk film siradan alisildik uyduruk bir komplo teorisi hikayesi iken, sonraki filmlerinde bariz bir tutarlilik ve bilgisel donusum gecirdi Zeitgeist. Sonra Venus Projesinin aktivist kolu olduklarini acikladi Joseph, Frescoda bunu onayladi.
Fakat insanligin birlikte el ele umutlu yarinlara yuruyecegini iddia eden bu iki hareketin birlikteliklerinin sonu trajik ve komik bir sekilde birbirlerini cekememezlik yuzunden geldi. Yani insanligin elele beraber umutlu yarinlara yuruyecegini iddia eden bu hareketin liderleri, elele helaya kadar bile yuruyemeyeceklerini cumle aleme gostermis oldular.
Simdi sormak lazim, bu ne perhiz, bu ne lahana tursusu.
Ama insanlar bunu umursuyor mu? Tabiki hayir. Umut fakirin ekmegidir, ne kadar yesede doymaz...
Gerçekten üzüldüm... Bana olabiliritesi varmış gibi geldiydi ama! Karar mercisini bilgisayarlara bırakmak biraz kafamı kurcaladıydı. İnsan yapımı bir makineye, insan kaderini teslim etmeli mi?
Gerçekten üzüldüm... Bana olabiliritesi varmış gibi geldiydi ama! Karar mercisini bilgisayarlara bırakmak biraz kafamı kurcaladıydı. İnsan yapımı bir makineye, insan kaderini teslim etmeli mi?
Belkide etmeli. Insan manipulasyona cok acik bir canli ve en buyuk handikapi, bunu kabul etmemek uzerine kendi kendisini surekli manipule etmesi :) Kisir dongu dedigimiz olay yani. Daha ikili iliskilerini anlayip duzenlemekten aciz insan cikip toplumlara sekil vermeye calisinca ortaya ister istemez hazin hikayeler cikiyor. Belkide en guzeli, insanin ne oldugunu bilen ve ona gore/onun icin manipulasyondan uzak kararlar veren bir makine. Cunku gorunen o ki insanin butun onyargilarindan ve yanli/tarafli goruslerinden kendi kendisini arindirarak, bu islevi yerine getirmek uzere egitmesi pek mumkun degil. Potansiyeli var bunu yapmaya, tarihte bircok insan var bunu bizim bilgi dagarcigimizin yuzde biri kadar olmayan bilgi dagarcigi ile yapabilmis, ama yinede sonuc ortada.
Hani toplumlar icinde bulunduklari durumdan hosnut olmadiklarinda hemen bir kahraman ararlarya, gelsin onlari kurtarsin diye, buda oyle birsey iste.
bartsimpson
05-03-2013, 09:43
I Robot diye bir film vardı hatırlıyormusunuz?
Karakola dönüyordum normal gün, normal hayat.
Kamyon şoförü direksiyonda uyuyakalmış.Sıradan biri. Evli, çocuklu. Çift vardiya çaIışıyormuş.
Çarptığı arabadaki şoförün adı Harold Lloyd. O, anında öldü. Ama 12 yaşındaki kızı arka koltuktaydı.
Onunla hiç tanışmadım. Fakat, yüzü hiç aklımdan çıkmıyor.
Sarah.
Kamyon arabalarımızı birbirine yapıştırdı ve bizi nehre itti.
Kız sıkıştı. Ben sıkıştım. Su dolmaya başladı.
Ben polisim. Hepimizin öldüğünün farkındayım.
Ölmemize birkaç dakika kala bir NS-4 geçiyormuş.
Kazayı görünce suya atlamış.
Tehlikedesiniz.
Kızı kurtar!
Tehlikedesiniz.
Onu kurtar! Kızı kurtar! Ama, onu kurtarmadı.Beni kurtardı.
Robot beyni bir ayrımsama motoru.Yaşamsal işaretleri okur.Hesaplamış olmalı...
Hesapladı. Mantıksal tercih bendim.%45 yaşama şansım olduğunu hesaplamış.
Sarah'nın şansı?
%11 'di. O, birinin evladıydı. %11 yeter de artar bile. Bir insan, bunu bilirdi.
RainFall
17-09-2014, 16:09
Hayvanlardaki grupca hareket etme icgudusunu arastiriyorum bu aralar dogustan gelen genlerine islenmis ozellikler.Ilerideki dunya duzeni daha degisik olabilir degistirebilecek zihnimiz var dunyayi.Bir yerden kokunden degisim yaptinmi insanlarin cogunlugu degisiyor onderine gore.