Orijinalini görmek için tıklayınız : Uludere Raporu skandal kararla kabul edildi
sîya evînê
06-03-2013, 18:29
Roboski Katliamı'nın üzerinden geçen uzun süreye rağmen bir türlü açıklanmayan rapor sonunda komisyonda kabul edildi.
Uludere Alt Komisyonu, 34 kişinin hayatını kaybettiği katliamın taslak raporunu, 3'e karşı 5 oyla kabul etti.
İHA'da yer alan haberde, Meclis Başkanlığı'na sunulan raporda olayın sorumlusu ortaya konmazken, "asker ve siviller arasındaki koordinasyon eksikliği" denilerek katliamda tüm sorumlular aklanıyor.
Hürriyet gazetesinden Bülent Sarıoğlu’nun haberine göre raporda hiçbir sorumlu işaret edilmedi, suç duyurusu yazılmadı. Raporda, “Kasıt yok. Sivil idare ile askeri yetkililer arasında koordinasyonsuzluk var” ifadesi yer aldı. http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/uludere-raporu-skandal-kararla-kabul-edildi-haberi-69336 alttaki linkte uluderede kardeşini abisini evladını kaybeden uluderelilerin acılarını kendilerinden dinleyin lütfen http://www.youtube.com/watch?v=j-yKkA0N4hQ
Uludere olayında eğer taraflı bakarsanız, gerçeği görmenizin olasılığı da kalmaz. Olay sınırda yaşanmıştır. Sınırlar her bakımdan tehlikeli bölge olarak uluslararasınca bilinmektedir. Askeri bölgelerdir buraları...Yani girilmesi yasaktır ve tehlikelidir. Bütün bunları çiğneyenlerin, sonuca katlanması kadar doğal br olgu da olamaz.
En basitinden başka bir örnek vereyim; KIBRIS BARIŞ harekatında bizim hava kuvvetlerimiz bizim kendi savaş gemimizi ( KOCATEPE MUHRİBİ )vurmuş ve batırmıştır.
Şimdi kasıt arayanlar varsa, akıllarını başlarına almalıdır.
ULUDERE'de kaçakçılar vurulmuş ve gereği yapılmıştır. Bunu çarpıtmak için çalışanlar bu ülkenin insanları olabilir mi? Kaçakçıların PKK ile işbirliği yaptıklarını bilmeyen varsa öğrenmelerini öneririrm.
''KATİLLER'' dedikleriniz TÜRK ASKERİNE silah çekenler ve yasaları ihlal edenler ve PKK ile birlikte çalışanlardır.
Bu ülke kadar olayları değerlendirmede yanlışa imza atan acaba başka bir ülke var mı? Bir tatbikat sırasında AMERİKAN BİRLİĞİNDEN bir görevli bizim deniz kuvvetlerimize ait olan bir zırhlıyı ( MUAVENET ) batırdı da, kimsenin gıkı çıkmadı. şimdi tutmuşlar yasalara uygun hareket edenleri burada aşağılamaya çalışıyorlar. Ne denli bu ülkeye dost göründükleri bu şekilde açıkça kendisini göstermiş oluyor. Tanımış oluyoruz...
FARKINDALIK / FARKINDALIK / FARKINDALIK
Uludere'de katledilenler PKK yandaşları değil, bu ülkenin köy korucuları ve çocuklarıdır. Bu korucular devletten maaş alan kişilerdir. Ayrıca sınır ihlali yapanların öldürülmesi gerektiğine ilişkin de bir yasa yoktur. Irkçı damarı kabarmış kişilerin olayları bu şekilde çarpıtması sonucu oluşan algıya bir kısaca faşistlik diyoruz. Maaş aldığı devlet tarafından öldürülüp üstüne üstün sahip de çıkılmayınca, sahip çıkanlarla birlikte davranmak yanlış değildir.
Türk ordusu bu güne kadar kaçakçılıkla geçinen Robotski köylülerine her defasında yol açarken, sınır ihlali kuralını mı unutmuştur?
Birilerinin farkındalık demesi de bunu katiyen örtmez. ABD karşısında gıkı çıkmayanların, kendi ülkesinin halkının zülme uğraması karşısında suspus olması en kısa anlatımla korkaklıktır. Kafanızdan uydurduklarınız da gerçek değildir. Zira defalarca tekrar ettiğiniz ve okumaktan bıktığımız ancak söylemekte beis görmediğiniz sözü hatırlatırım: Gerçek kimsenin tekelinde değildir ve kimsenin gerçeği örtecek bir örtüsü yoktur. Unutmayın ki sizin de yok! Unutmayın ki kafanızdan uydurduğunuz senaryolara da sizden başka inanan yok!
Kasıt olmadığı tabiki aşikâr.
Bunda hepimiz hemfikir olmalıyız.
Ancak şöyle bir ayrımı da yapmak elzem görünüyor,
Sivil idare ile asker arasındaki koordinasyonun sorumluları kimse onlar mutlak surette -kasıt olmasa da- cezai yaptırıma maruz kalmalılar.
Tabi, burada devreye ağababalar girdiği için konu sümenaltı ediliyor, olan da gene Türk-Kürt demeden tüm yoksul insanlara, yani bizlere oluyor.
sîya evînê
07-03-2013, 22:03
Uludere olayında eğer taraflı bakarsanız, gerçeği görmenizin olasılığı da kalmaz. Olay sınırda yaşanmıştır. Sınırlar her bakımdan tehlikeli bölge olarak uluslararasınca bilinmektedir. Askeri bölgelerdir buraları...Yani girilmesi yasaktır ve tehlikelidir. Bütün bunları çiğneyenlerin, sonuca katlanması kadar doğal br olgu da olamaz.
En basitinden başka bir örnek vereyim; KIBRIS BARIŞ harekatında bizim hava kuvvetlerimiz bizim kendi savaş gemimizi ( KOCATEPE MUHRİBİ )vurmuş ve batırmıştır.
Şimdi kasıt arayanlar varsa, akıllarını başlarına almalıdır.
ULUDERE'de kaçakçılar vurulmuş ve gereği yapılmıştır. Bunu çarpıtmak için çalışanlar bu ülkenin insanları olabilir mi? Kaçakçıların PKK ile işbirliği yaptıklarını bilmeyen varsa öğrenmelerini öneririrm.
''KATİLLER'' dedikleriniz TÜRK ASKERİNE silah çekenler ve yasaları ihlal edenler ve PKK ile birlikte çalışanlardır.
Bu ülke kadar olayları değerlendirmede yanlışa imza atan acaba başka bir ülke var mı? Bir tatbikat sırasında AMERİKAN BİRLİĞİNDEN bir görevli bizim deniz kuvvetlerimize ait olan bir zırhlıyı ( MUAVENET ) batırdı da, kimsenin gıkı çıkmadı. şimdi tutmuşlar yasalara uygun hareket edenleri burada aşağılamaya çalışıyorlar. Ne denli bu ülkeye dost göründükleri bu şekilde açıkça kendisini göstermiş oluyor. Tanımış oluyoruz...
FARKINDALIK / FARKINDALIK / FARKINDALIK
gerçeğe hangi taraftan bakarsan bak görürsün. yaşanan acılar ortada. yaptıkları süpriz bir teşebbüs değil. yıllardan beri bu köylüler bunu yapar. ve devletin askeri, karakoluda bunu bilir. güzergahları belli ....
bu insanların yaptığı kaçakçılık , onları zenginleştirmiş değildir. gaye sefil hayatlarını idame ettirebilmektir. yukarda zulmun , dramın belgeselini yapmışlar , paylaştım sizinle. görüntüdeki insanların bir iki gün süren bu kaçak girişimleri sonunda saraylara jiplere kavuşmadığını hallerinden üstbaşından anlayabilirsin. sınırın tehlikeli olduğu açıklaması duruma hiç uymamakta. yıllaryılı bilinen bir girişimin bu tür bir olayla sonlanacağını , o insanların hiçbiri tahmin ediyormuydu acaba. yoksa tahmin etmelerimi gerekiyordu.? neticede faşist zihniyetlerin sicili bu konuda pekte temiz değil.
yoksa şunu mu demeliyiz? evet; bir kez daha vijdanlı olabileceğiniz yanılgısına kapıldılar.
ve sizler hala onların her koşulda ölümü hakkettiklerini düşünüyorsunuz.
Uludere'de katledilenler PKK yandaşları değil, bu ülkenin köy korucuları ve çocuklarıdır. Bu korucular devletten maaş alan kişilerdir. Ayrıca sınır ihlali yapanların öldürülmesi gerektiğine ilişkin de bir yasa yoktur. Irkçı damarı kabarmış kişilerin olayları bu şekilde çarpıtması sonucu oluşan algıya bir kısaca faşistlik diyoruz. Maaş aldığı devlet tarafından öldürülüp üstüne üstün sahip de çıkılmayınca, sahip çıkanlarla birlikte davranmak yanlış değildir.
Türk ordusu bu güne kadar kaçakçılıkla geçinen Robotski köylülerine her defasında yol açarken, sınır ihlali kuralını mı unutmuştur?
Birilerinin farkındalık demesi de bunu katiyen örtmez. ABD karşısında gıkı çıkmayanların, kendi ülkesinin halkının zülme uğraması karşısında suspus olması en kısa anlatımla korkaklıktır. Kafanızdan uydurduklarınız da gerçek değildir. Zira defalarca tekrar ettiğiniz ve okumaktan bıktığımız ancak söylemekte beis görmediğiniz sözü hatırlatırım: Gerçek kimsenin tekelinde değildir ve kimsenin gerçeği örtecek bir örtüsü yoktur. Unutmayın ki sizin de yok! Unutmayın ki kafanızdan uydurduğunuz senaryolara da sizden başka inanan yok!
Yasalara uymayı savunmanın ırkçılıkla ne ilgisi var? Faşizm nedir bilmeyenlerin öğrenmesi gerekenler oldukça fazladır. Türk ordusu değil de, kişisel çıkar sağlayanlar bugüne kadar kaçakçılara göz yummuşsa, onların da cezalandırılmasından yanayım. Sınır ihlali değil. PKK her defasında bu şekilde sınır dışından saldırılarda bulunmadı mı?
Her grupta, her toplumda yanlış yapanlar var diye tümüyle o grubu veya o toplumu suçlamak niye?
Kaçakçıların PKK ile işbirliği yaptıklarını bilmeyen mi var?
Burada yapılan çok normaldir. Bunun faşistlikle ırkçılıkla ilgisini kuaranlar, kendilerinin nasıl bir düşüncede olduklarını irdelesinler..
Verdiğim örnekleri dahi anlayamanların burada laf salatsı yapmalarını anlayışla karşılamak gerek... Köy korucusu devletten maaş alınca demek ki her türlü yasal olmayan işi yapması da normal karşılanacak!
Senaryo nerede? Anlayamayanlar acaba senaryo nedir biliyor mu? Anlattıklarım gerçeklerden bir demettir. Yalan yanlış değil ki. KOCATEPE'yi batıranlar da hava kuvvetleriydi. Emri verenler de bu ülkenin insanlarıydı. yalan mı? ABD'nin karşısında gıkı çıkmayanlara söyleyin bu söylediklerinizi, burada ABD hakkında daima ne nane olduklarını yazan benim. Önce karşınızdakini tanıyın da saçmalamadan ırkçıydı, faşistti gibi abuklamayın.
Gerçeği örtecek örtü kimsede yok, bunu ben söylüyorum ancak burada gerçek yasalara karşı gelenlerdir. Ve onları yasalar cezalandırmıştır. Bu kadar basiti ancak TÜRK DEVLETİNE düşman olanlar anlamak istemezler.
TÜRK ulusalcılarını ırkçı sananlar gariban kişilerdir. Onlar sözcüklerin manalarından dahi haberdar değiller.
sîya evînê
07-03-2013, 22:17
Kasıt olmadığı tabiki aşikâr.
Bunda hepimiz hemfikir olmalıyız.
Ancak şöyle bir ayrımı da yapmak elzem görünüyor,
Sivil idare ile asker arasındaki koordinasyonun sorumluları kimse onlar mutlak surette -kasıt olmasa da- cezai yaptırıma maruz kalmalılar.
Tabi, burada devreye ağababalar girdiği için konu sümenaltı ediliyor, olan da gene Türk-Kürt demeden tüm yoksul insanlara, yani bizlere oluyor.
pîrim bu konuda , size katılmıyorum. ortada bir kasıt vardır , zanımca.
devletimiz, o ekmeğe , el uzatmaya devam ettikleri taktirde, kafalarına bomba dökülebileceğini göstermek istemiş, durum bundan ibaret.
sîya evînê
07-03-2013, 22:26
Yasalara uymayı savunmanın ırkçılıkla ne ilgisi var? Faşizm nedir bilmeyenlerin öğrenmesi gerekenler oldukça fazladır. Türk ordusu değil de, kişisel çıkar sağlayanlar bugüne kadar kaçakçılara göz yummuşsa, onların da cezalandırılmasından yanayım. Sınır ihlali değil. PKK her defasında bu şekilde sınır dışından saldırılarda bulunmadı mı?
Her grupta, her toplumda yanlış yapanlar var diye tümüyle o grubu veya o toplumu suçlamak niye?
Kaçakçıların PKK ile işbirliği yaptıklarını bilmeyen mi var?
Burada yapılan çok normaldir. Bunun faşistlikle ırkçılıkla ilgisini kuaranlar, kendilerinin nasıl bir düşüncede olduklarını irdelesinler..
Verdiğim örnekleri dahi anlayamanların burada laf salatsı yapmalarını anlayışla karşılamak gerek... Köy korucusu devletten maaş alınca demek ki her türlü yasal olmayan işi yapması da normal karşılanacak!
Senaryo nerede? Anlayamayanlar acaba senaryo nedir biliyor mu? Anlattıklarım gerçeklerden bir demettir. Yalan yanlış değil ki. KOCATEPE'yi batıranlar da hava kuvvetleriydi. Emri verenler de bu ülkenin insanlarıydı. yalan mı? ABD'nin karşısında gıkı çıkmayanlara söyleyin bu söylediklerinizi, burada ABD hakkında daima ne nane olduklarını yazan benim. Önce karşınızdakini tanıyın da saçmalamadan ırkçıydı, faşistti gibi abuklamayın.
Gerçeği örtecek örtü kimsede yok, bunu ben söylüyorum ancak burada gerçek yasalara karşı gelenlerdir. Ve onları yasalar cezalandırmıştır. Bu kadar basiti ancak TÜRK DEVLETİNE düşman olanlar anlamak istemezler.
TÜRK ulusalcılarını ırkçı sananlar gariban kişilerdir. Onlar sözcüklerin manalarından dahi haberdar değiller.
verdiğiniz örneğin bu durumla bağlantısını kuaramadım . savaş halinde dengenizi yitirip birbirinizi vurmanızın bu durumla ne alakası var. pardon ama uluderede, ordunun karşısına başka bir ordu mu dikilmişti.
karşılıklı savaş halinde gemiler uçaklar mı vardı
öncelikle şunun bilinmesi gerek. devlet bu kadar basit bir hata yapabilecek bir olgu değildir. koordinasyon eksikliği saçmalıktan ibarettir. istihbarat birimleri diye adlandırılan devlet yapıları pkk nin katırlarla açık bir şekilde saldırı yapmayacağını biliyor.ayrıca iyi donanımlı teknolojik izleme aygıtlarına sahip. termal kameralar olsun iha lar olsun. bir dipnot olarak şunuda geçmek gerek, sınırlar medyanın gösterdiği gibi filistin-israil sınırları gibi değildir. burda siviller hertürlü günlük faaliyetlerini, hobilerini icra etmektedirler. buna örnek verecek olursak bölgede odun ve yeşillik toplayıcılığı, avcılık vs. yapılabilmektedir. peki silahlı bir şekilde avcılık yapanlar neden vurulmuyor, madem göz yanılması olmuş al sana yanılma yaratabilecek daha iyi bir durum.ayrıca köylülerin anlattıklarına göre geçişler askerin bilgisi dahilinde yapılıyormuş. alay komutanı bizzat haberdarmış her geçişten.
burda önemli olan nokta bence istihbaratı veren kişi yada kişiler. istihbaratın abd den geldiğine dair haberler ve veriler daha önce yayınlandı. istahbaratı veren kesinleşirse ne olduğuda ortaya çıkar.
Saçmalıyorsunuz bay sesli.
Sınır ihlali yapanların bombalanacağı ile ilgili tek bir yasa bulamazsınız. Bu nedenle yapılan bombalama "gereğini yapmak" olarak açıklanamaz. Olayı ört bas etme girişimleriniz de sizi içler acısı bir hale sürüklüyor. Bu insanlar PKK ile işbirliğinden çok, Ordu ile işbirliği içindedirler! Ordu mensupları yıllar yılı kaçakçılara güzergah belirlemiştir. Göz yummuştur hatta yol açmıştır. Son saldırıda ise, saldırıdan saatler öncesinde hiç kullanmadıkları güzergahlara yönlendirmiş ve hedef haline getirmişlerdir. Gözünüzü açıp bir hata olduğunu bu hatanın sorumlularının bulunması gerektiğini bile söyleyemiyorsunuz. Sevecenlikten dem vurmayı bu mesajınızda unutmanız da kaçmıyor gözlerden.. İşinize gelmedi anlaşılan!
Uludere olayında eğer taraflı bakarsanız, gerçeği görmenizin olasılığı da kalmaz. Olay sınırda yaşanmıştır. Sınırlar her bakımdan tehlikeli bölge olarak uluslararasınca bilinmektedir. Askeri bölgelerdir buraları...Yani girilmesi yasaktır ve tehlikelidir. Bütün bunları çiğneyenlerin, sonuca katlanması kadar doğal br olgu da olamaz.
En basitinden başka bir örnek vereyim; KIBRIS BARIŞ harekatında bizim hava kuvvetlerimiz bizim kendi savaş gemimizi ( KOCATEPE MUHRİBİ )vurmuş ve batırmıştır.
Şimdi kasıt arayanlar varsa, akıllarını başlarına almalıdır.
ULUDERE'de kaçakçılar vurulmuş ve gereği yapılmıştır. Bunu çarpıtmak için çalışanlar bu ülkenin insanları olabilir mi? Kaçakçıların PKK ile işbirliği yaptıklarını bilmeyen varsa öğrenmelerini öneririrm.
''KATİLLER'' dedikleriniz TÜRK ASKERİNE silah çekenler ve yasaları ihlal edenler ve PKK ile birlikte çalışanlardır.
Bu ülke kadar olayları değerlendirmede yanlışa imza atan acaba başka bir ülke var mı? Bir tatbikat sırasında AMERİKAN BİRLİĞİNDEN bir görevli bizim deniz kuvvetlerimize ait olan bir zırhlıyı ( MUAVENET ) batırdı da, kimsenin gıkı çıkmadı. şimdi tutmuşlar yasalara uygun hareket edenleri burada aşağılamaya çalışıyorlar. Ne denli bu ülkeye dost göründükleri bu şekilde açıkça kendisini göstermiş oluyor. Tanımış oluyoruz...
FARKINDALIK / FARKINDALIK / FARKINDALIK
Sayin Sesli;
Olayin sinirda veya icerde yasanmis olmasi arasinda bir fark var mi?
Ornegin, bu olay sinirda degilde icerde gelisseydi ayni seyleri soyleyecek miydiniz?
Ulkedeki bir sureden beri, savunma taraflarindaki kuvvetlerin fikirsel ayriligini sagir sultan biliyor.
O sinir dediginiz bolgelerde, onlarca yil o kacakci/sinir ticareti yapan dediginiz insanlar veya o bolgenin insanlari git-gel su yolu haline getirmistir, askere yardim etmistir, istihbarat vermistir vb.. Onu da gectim sizin kendi subaylariniz vb. insanlar da gorev geregi, donem donem bu tip yapilanmalarin bir parcasidir. Sizin o begenmediginiz kacakci, masabasina oturttugunuz yankee istihbaratcidan 10 gomlek daha fazla istihbarattan anlar.
Bu ulke sevk-idaresi, eger o kadar bu insanlar benzeri kacakcilarin/sinir ticareti vb. yapanlarin cezasini vermeye kalksaydi, aklinizin alamayacagi sayida ve kimlikte adamin olmesi gerekirdi. Baklava calan cocuklar da onca yil yatmazdi.
Ne kadar guzel ornekler vermissiniz bakin, oysa o bolgede yasayan insanlar zaten hep bir nevi tatbikatin icinde yasiyor, dahasi bir yasam bicimi olmus durumda.
Sadece zirhlinin batirilmasi mi? Ozel birliklerinizin kafasina da cuval gecirdiler gikiniz cikmadi, ustelik Suleymaniye gibi bir yerde... 1950'li yillarda da Marshall yardimiyla gelen Dumlupinar batmisti hatirlarsaniz, Canakkale aciklarinda. Suttozlari o kadar besleyiciydi ki (!)cocuk felci ile batan cocuklar da cabasi..
Butun ulkelerde, sinir ihlali yapanlar en fazla uyari baglaminda ates edilir, devaminda vurulur, sonra akabinde de hastaneye kaldirilir. Bilmiyorsaniz ogrenin. Yarali ele gecen terorist dahi olsa bu durum aynidir.
Sn. Sesli'nin mesajını alıntılayıp cevap vermeyi düşünüyordum ki bu şekilde o mesajın sanal alemde bir kere daha yer alacak olmasına gönlüm elvermediğinden vazgeçtim
Bir utanç daha eklendi geçmişimize ve tarih yine tekerrür etmekte. Yıllar önce de bir grup vatandaş, hayvan kaçakçılığı yaptığı için bir komutanın emriyle kurşuna dizilmişti. "33 Kurşun" olarak bildiğimiz bu olayın ardından giden gitmiş, kalan kalmış, yapanın yanına kar kalmış, acıyı yine mazlum halk çekmişti. Bunlar yetmezmiş gibi, yıllar sonra katliamın emrini veren komutanın adı, sanki bir vatan kahramanıymış gibi bir askeri kışlaya adını vermişti.
Yılların savaşının yerle bir ettiği bir bölgede doğup kendilerinin belirlemediği şartlardan ötürü bu işleri yapan çoğu çocuk 35 kişinin ölümü de hesapsız kaldı. "Ama ölenler PKK'ya yardım eden kaçakçılardı." diyenlere bakmayın. Değillerdi.
Yapılacak en doğru şey, kendimizi hala insan hissediyorsak biraz utanmaktır.
Bakalım, belki bir gün yeni bir Ahmed Arif gelir, geriye sadece güzel bir şiir kalır.
sîya evînê
08-03-2013, 22:49
arkadaşlar, bu filmi aranızdan izlemiş olanlar da vardır muhakkak. ben izlemeyenlerinde izlemesi için link veriyorum. sınır kaçakçılığı hakkında gerçekten bir fikri olmayan arkadaşlar behman ghobadinin bu filmini izledikleri taktirde sağlıklı bir fikir edinmiş olacaklardır. iran ırak arasında kaçakçılık la geçinen insanların hayatlarına açtığı pencereyle konu hakkında gerçekten farkındalık yaratıyor. Sarhoş Atlar Zamanı / Zamani Barayé Masti Asbha (2000) filmi sine göz film sitesinden link veriyorum . orjinal dillerinde türkçe altyazıyla yayınlanıyor filmler. duyguyu daha sağlıklı alabilmek için , orjinal dilde yayınlanması bencede çok önemli.
http://www.sinegoz.com/iran/sarhos-atlar-zamani-zamani-baraye-masti-asbha-2000/
Ordu nedir, ne icin kurulur?
Ordu bir savas makinasidir. Tehdit altinda oldugunuzu hissettiginiz zaman, dusmanlarinizin uzerine salarsiniz, yakar yikar yokeder. Bunun bu sekilde yapabilmek icin surekli egitim yapar. SImdi ordu gidip bir yeri bombalayip birilerini oldurmus, bundan daha dogal birsey olamaz, zira adamin isi o. Bu devletten, beim verdigim vergiden maas alan askerin isi, vur denilene vurmaktir.
Eger bu memleket, bu insanlarin uzerine kendi ordusunu gonderiyor ise, onlari dusman unsur olarak goruyor demektir. Ondan sonra meydana cikip "vay benim kurt kardeslerim", yok efendim "turk kurt kardestir", "kurt sorunu yoktur, kurt vatandaslarimin sorunu vardir" diye laf ebeliklerine soyunmanin alemi yok. Sen baya baya bu insanlari dusman olarak gordugunu bu insanlarin kafasina bomba boca ederken ilan ettin zaten. Hatta sonrada elinde krokilerle cikip birde bunlari terorist ilan ettin. Yani elinde olsa komple bolgeyi temizleyeceksin.
Isin boktan yani, bu memleketin yaridan fazlasinin politikacilar kadar gozleri donmus, bu insanlarin parcalanarak olmelerine sevinenler bile var.
E kurtlerde bunu gormus olacak(30 senede ancak anladilar, hayaller kurmaktan vaz gectiler), artik ne bagimsizlik, ne federasyon, nede ozerklik, bir beklentileri kalmadi. Canimizi kurtaralim derdindeler. 30 sene once "bize kufur ediyorlar, eziyorlar" diye daga ciktilar, 30 sene sonra hala kufur edip eziyorlar ama inmeye karar verdiler. Bu is yakin zamanda biter. PKK falan kalmaz. Zaten bu isin sonunda hicbirsey elde edilemeyecegi ta en basindan belliydi.
Anlayacaginiz yine filler tepisti, olan guzelim cayir cimene oldu. Hadi hayirli gunler.
Savcılık yetkisizlik kararında olayın terör suçu olmadığını belirtti.
Diyarbakır Özel Yetkili Başsavcı Vekilliği, Şırnak’ın Uludere ilçesinde kaçakçılık yapan 34 köylünün savaş uçakları ile bombalanarak öldürülmesi olayı ile ilgili soruşturmada 1.5 yıl sonra görevsizlik kararı vererek, dosyayı Genelkurmay Askeri Mahkemesi Başsavcılığı’na gönderdi. Edinilen bilgiye göre Uludere soruşturması dosyasını askeri savcılığa gönderen özel yetkili savcılık, “görevsizlik” kararında, olayda “terör” suçu olmadığını belirtti.
Değerlendirme hatası
Kasıtlı bir suç olmadığı için herhangi bir “örgüt” ya da “terör suçu” oluşmadığı ifade edilen kararda, hangi rütbedeki hangi askerlerin bu değerlendirme hatası yaptığına ilişkin bir belirleme yapılmadı. Savcılığın, değerlendirme hatası yaptıkları sonucuna vardığı askerlerin ifadesini dahi almadan görevsizlik kararı vermesi dikkat çekti.
Genelkurmay Askeri Savcılığı, yürüteceği soruşturma sonunda bombardımanla ilgili “değerlendirme” hatası yapan askerlere “taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma” suçundan dava açabilecek. Türk Ceza Kanunu’nun 85. maddesine göre bu suça 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası veriliyor. Üst sınırdan ceza verilse ve indirim yapılmazsa bile, yaşamını kaybeden her bir kişi için yaklaşık 5 ay ceza verilebilecek.
http://haber.gazetevatan.com/uluderede-yetkisizlik/545306/1/gundem