Orijinalini görmek için tıklayınız : Dinden çıkmanızın temel nedenleri?
ALLAHUAKBAR
24-04-2013, 01:21
Şimdi hepimiz dinden çıkmadan önce uzun bir sorgulama sürecinden geçiyoruz, bir kaç yazı okuyup video izleyip tartışıp dinden çıkmıyoruz tabi, binlerce nedeni var dinden çıkmamızın ama en temel nedenler neydi sizler için bunu paylaşabilir misiniz?
Benim için kurandaki miras paylaşımındaki hata ve düz dünya en can alıcı noktalardı. Ama şeriat kuralları, kureyza katliamı, recm, allahla firavunun aynı ceza tekniğini kullanması (çaprazlama el ayak kesme), cariyelik gibi meseleler de iyice soğutmuştu beni bu dinden.
evrensel-insan
24-04-2013, 01:32
Insanogluna dogumdan itibaren verilenleri uygulamak ve biat etmek yerine, bunlarin sorununu algilamak, zararini yasamak ya da rahatsizligini hissetmek ve beyinde "acaba" nin belirmesi ile de karsi cikmak; ya da ogrenileni bilmek; dini uygulamalardan vaz gecmek ve gereksiz gormek anlamina gelir.
Din bir biat ve yonlendirim yaptirim zorlamasidir. Iste bunun gonullu ve makul algilanmasi dini uygulamalarin devamidir. Zorlama, baski, mudahele v.s. oldugunu ve yasama bir sey katmadigini algilamak ise, dinsiz ya da dindisi bir yasam ve iliskidir.
Ahlaksız
24-04-2013, 01:42
Ben İHL mezunuyum..
Dinden çıkamadım açıkcası..Bu işte bir terslik var diyordum ama bir türlü kafir olmayı kabul edemiyordum..Cehennem korkusu da olabilir bu veya toplumdan soyutlanma/dışlanma korkusu da..Tam olarak ne olduğunu izah etmek zor..Çocukluğumdan beri din ile haşır neşir olduğum için dinden kopmak çok zor oldu benim için..
Kırılma noktam İslam'ın kadına bakış açısıdır..Muhammed'in kadına bakışı benim için kabul edilemez..Bu kadar da değil dedim artık..Oha falan oldum,çüş filan dedim..Gerçekten böyle dedim ve kafir olmayı öyle seçtim..''Şeriat ve Kadın'' isimli kitabı okurken bu kararımı verdim..
evetttt.
ateizmin tanımından yola çıkarak şu tespitte bulunabiliriz: her bebek ateist doğar. amma başta ailesi olmak üzere çevresi tarafından dini inanç ilmek ilmek beynine işlenir, çocuk dini inanca şartlanır ve bu etkenlerde çocuğu inanması yönünde koşullar.
salt islam özelinde konuşmuyorum. genel olarak metafizik dünya görüşü bilim ve materyalizmin ışığında tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır. artık yeni ve aydınlık bir dünyanın kapıları insanoğluna açılıyor. teist bakış açısı ait olduğu yere, tarihe gömülecektir. nitekim o aşamadayız. ancak bu halk kitlelerine yayılmak ve benimsenmek zorundadır.
neyse konudan saptım. bende bu coğrafyada doğan birçokları gibi müslüman idim. her ne kadar dini vecibelerimi yerine getirmesem bile, kafam islamın hak din olduğu konusunda netti. aksi gibi bir hali düşünemiyordum. ateizm gibi bir ihtimali değil göz önünde bulundurmayı, bu tür akımlardan bihaberdimde. ancak bir zaman olduki dinsiz fikirlerle tanıştım. tabi bu inancı terketmek meselesi direkt tanrıyı reddetmek değildir. önce dinden döner insan. tanrı inancından vazgeçmek bir sonraki adımdır.
ben islamı araştırırınca öncelikle bunun değil hak dinin kitabı olması, allahın kelamı olmadığını anladım. çünkü herşeyi yaratan, herşeye egemen bir tanrının bu türden bir kitap yazdıracağını aklım almadı. böylece inancı terkettim. tabiki sancılı bir süreç. her babayiğidin harcı değil.
ALLAHUAKBAR
24-04-2013, 02:07
Ben İHL mezunuyum..
Dinden çıkamadım açıkcası..Bu işte bir terslik var diyordum ama bir türlü kafir olmayı kabul edemiyordum..Cehennem korkusu da olabilir bu veya toplumdan soyutlanma/dışlanma korkusu da..Tam olarak ne olduğunu izah etmek zor..Çocukluğumdan beri din ile haşır neşir olduğum için dinden kopmak çok zor oldu benim için..
Seni iyi anlıyorum, çünkü son 5 aydır aynı şeyleri ben de yaşadım, hatta dinin tamamen yalan olduğunu kabul ettiğim ilk günler de çok kötü oldum keşke bu masallar gerçek olsaydı dedim bu dünyada çektiğim sıkıntıların mükafatını alacağımı zannederdim hep, ama herşey masaldan ibaret çıktı, ama gerçekleri anlamanın da verdiği ayrı bir huzur mutluluk var öyle değil mi.
O cehennem korkusu da insanın psikolojisine iyi işliyor hakkaten, dinden çıkmama rağmen hala tam etkisinden kurtulamadım diyebilirim ama zamanla kurtulurum herhalde.
Kırılma noktam İslam'ın kadına bakış açısıdır..Muhammed'in kadına bakışı benim için kabul edilemez..Bu kadar da değil dedim artık..Oha falan oldum,çüş filan dedim..Gerçekten böyle dedim ve kafir olmayı öyle seçtim..''Şeriat ve Kadın'' isimli kitabı okurken bu kararımı verdim..
Bu kitabı çok duydum ama okumadım daha, peki o kitapta anlatılanlar güvenilir mi? Mesela yazar ayetlere, hadislere ve tefsirlere, şeriat kurallarına göremi yazmış, o kitapta yazanları gerçek islam kaynaklarında da görebilir miyiz?
ALLAHUAKBAR
24-04-2013, 02:10
evetttt.
ateizmin tanımından yola çıkarak şu tespitte bulunabiliriz: her bebek ateist doğar. amma başta ailesi olmak üzere çevresi tarafından dini inanç ilmek ilmek beynine işlenir, çocuk dini inanca şartlanır ve bu etkenlerde çocuğu inanması yönünde koşullar.
salt islam özelinde konuşmuyorum. genel olarak metafizik dünya görüşü bilim ve materyalizmin ışığında tarihin tozlu sayfalarında yerini almıştır. artık yeni ve aydınlık bir dünyanın kapıları insanoğluna açılıyor. teist bakış açısı ait olduğu yere, tarihe gömülecektir. nitekim o aşamadayız. ancak bu halk kitlelerine yayılmak ve benimsenmek zorundadır.
neyse konudan saptım. bende bu coğrafyada doğan birçokları gibi müslüman idim. her ne kadar dini vecibelerimi yerine getirmesem bile, kafam islamın hak din olduğu konusunda netti. aksi gibi bir hali düşünemiyordum. ateizm gibi bir ihtimali değil göz önünde bulundurmayı, bu tür akımlardan bihaberdimde. ancak bir zaman olduki dinsiz fikirlerle tanıştım. tabi bu inancı terketmek meselesi direkt tanrıyı reddetmek değildir. önce dinden döner insan. tanrı inancından vazgeçmek bir sonraki adımdır.
ben islamı araştırırınca öncelikle bunun değil hak dinin kitabı olması, allahın kelamı olmadığını anladım. çünkü herşeyi yaratan, herşeye egemen bir tanrının bu türden bir kitap yazdıracağını aklım almadı. böylece inancı terkettim. tabiki sancılı bir süreç. her babayiğidin harcı değil.
Güzel ve samimi bir yazı olmuş dostum, paylaştığın için sağol.
evrensel-insan
24-04-2013, 02:14
evetttt.
ateizmin tanımından yola çıkarak şu tespitte bulunabiliriz: her bebek ateist doğar.
Bu nasil oluyor?
Her bebek tabulu rasa olarak ve zihinsel yetisi ile fakat zihninde 0 kavram ile dogar.
Ayrica Ateizm, teizm sonrasi ve teizme karsidir. Yani teizm olmazsa, ateizm olmaz.
Insanoglu tum inancini ve inancsal mucadelesini yasaminda verir, dogum ile gelmez.
Ahlaksız
24-04-2013, 02:17
Sn.ALLAHUAKBAR;Şeriat ve Kadın isimli kitabın yazarı İlhan Arsel'dir..Nette bir bakın bu yazara ve kitabın tanıtımına filan..
Adam öyle bir kitap yazmış ki,daha kitap bitmeden ben dinden çıktım..Hem de ben:)
Siz zaten dinden çıktığınız için okumanıza gerek yok kitabı ama kafası karışık olanlara ilk söyleyeceğiniz kitap bu olmalı bence..Hele bir kadının bu kitabı okuyup ''ben müslümanım'' demeye devam etmesi imkansız:)
Turan Dursun'un kırılma noktası,Nuh tufanının Mezopotamya mitolojilerinde yer almasını öğrenmesidir mesela..Herkesin farklı bir kırılma noktası olabilir..Yeter ki ısrarla gerçeğin peşinde samimi olarak koşalım..İnsan isteyince gerçekten bir şeyleri başarabiliyor..
Çok şey kaybettik ama bu din denilen zırvayı öğrendik ya,bu haz bize yeter..;)
Bu nasil oluyor?
Her bebek tabulu rasa olarak ve zihinsel yetisi ile fakat zihninde 0 kavram ile dogar.
Ayrica Ateizm, teizm sonrasi ve teizme karsidir. Yani teizm olmazsa, ateizm olmaz.
Insanoglu tum inancini ve inancsal mucadelesini yasaminda verir, dogum ile gelmez.
ateizm tanrı inancının ve bununla bağlantılı teist bakış açısının reddidir. ancak bunun ''aktif'' bir red olması gerekmez. pekala tanrı inancının ''yokluğu'' da ateizmin çatısı altında görülebilir. zaten ateizm tanrının zihinlerdeki varlığını değil, dış dünyadaki varlığını reddeder. bazı görüşler varki onlara göre belki tanrının zihinlerde bile var olamayacağı savunulur. zaten herkesin tanrısı kafasında şekillendirdiği oluyor. tanrının açık bir tanımı yok. sadece ikincil özelliklerinden bahsedebiliriz: yaratan, herşeye kadir, ezeli ve ebedi ve saire.
isme takılmamak lazım. a-teizm, teizme bir ön ek getirmek vasıtasıyla türetilmiş bir kelime olsa ve tanımıyla inancın reddi olsa dahi pekala inancın ''zaten yok'' olduğu durumlarıda kapsayabilir.
evrensel-insan
24-04-2013, 02:40
ateizm tanrı inancının ve bununla bağlantılı teist bakış açısının reddidir. ancak bunun ''aktif'' bir red olması gerekmez. pekala tanrı inancının ''yokluğu'' da ateizmin çatısı altında görülebilir. zaten ateizm tanrının zihinlerdeki varlığını değil, dış dünyadaki varlığını reddeder. bazı görüşler varki onlara göre belki tanrının zihinlerde bile var olamayacağı savunulur. zaten herkesin tanrısı kafasında şekillendirdiği oluyor. tanrının açık bir tanımı yok. sadece ikincil özelliklerinden bahsedebiliriz: yaratan, herşeye kadir, ezeli ve ebedi ve saire.
isme takılmamak lazım. a-teizm, teizme bir ön ek getirmek vasıtasıyla türetilmiş bir kelime olsa ve tanımıyla inancın reddi olsa dahi pekala inancın ''zaten yok'' olduğu durumlarıda kapsayabilir.
Benim karsi cikisim, "her bebegin ateist dogmasi"ifadesineydi. Cunku hic bir dogum inanci da ideolojiyi de kavrami da kisaca dili de icermez. Tum bu algilar ve bilgiler yasamdan elde edilir.
Yani dogumda bir tanri algisi yoktur ki tanri inancli ya da tanri inancsiz dogsun.
Benim karsi cikisim, "her bebegin ateist dogmasi"ifadesineydi. Cunku hic bir dogum inanci da ideolojiyi de kavrami da kisaca dili de icermez. Tum bu algilar ve bilgiler yasamdan elde edilir.
Yani dogumda bir tanri algisi yoktur ki tanri inancli ya da tanri inancsiz dogsun.
sevgili evrensel, evet doğru söylüyorsun. seni anlıyor ve düşünceni paylaşıyorum.
dünyaya gelen bir bebek, tüm entelektüel potansiyeline rağmen, dış dünyaya ilişkin herşey bakımından tam bir yoksunluk içerisindedir. içgüdü ve refleksif hareketler bir yana. zihnindeki kavramlar dünyası bomboştur. tanrı denen bir kavram beyninde zaten yer etmemiştir ki, bu durumda reddinden bahsedemeyiz. ancak prensip olarak onu ateist addetmek lazım gelir diye düşünüyorum. ya da non-teist mi diyelim. ama en güzel yakıştırma freethinker olur sanırım. çünkü her bakımdan fırça vurulmamış bir tual. beyni bakir topraklar. dilediğince işleyebilirsin. dinsel inançta bu şekilde oluşuyor. doğup yetiştiği çevrenin tesiri altında kalarak inanca koşullanıyor. kurt çocuk ve ya yaban çocuklardan bahsederler. doğada bir şekilde hayatta kalmış, bir insan topluluğu temasından uzak büyümüş çocuklar. acaba bunlarda tanrı fikri gelişmiş midir? yoksa bihaber midirler? gerçi onlar konuşmak, iletişim kurmak bir yana, dik yürümeyi bile beceremiyorlarmış. tüm insani vasıflarımıza topluluk halinde yaşamak ile sahip oluyoruz sanırım.
balyapan
24-04-2013, 03:35
sevgili evrensel, evet doğru söylüyorsun. seni anlıyor ve düşünceni paylaşıyorum.
dünyaya gelen bir bebek, tüm entelektüel potansiyeline rağmen, dış dünyaya ilişkin herşey bakımından tam bir yoksunluk içerisindedir. içgüdü ve refleksif hareketler bir yana. zihnindeki kavramlar dünyası bomboştur. tanrı denen bir kavram beyninde zaten yer etmemiştir ki, bu durumda reddinden bahsedemeyiz. ancak prensip olarak onu ateist addetmek lazım gelir diye düşünüyorum. ya da non-teist mi diyelim. ama en güzel yakıştırma freethinker olur sanırım. çünkü her bakımdan fırça vurulmamış bir tual. beyni bakir topraklar. dilediğince işleyebilirsin. dinsel inançta bu şekilde oluşuyor. doğup yetiştiği çevrenin tesiri altında kalarak inanca koşullanıyor. kurt çocuk ve ya yaban çocuklardan bahsederler. doğada bir şekilde hayatta kalmış, bir insan topluluğu temasından uzak büyümüş çocuklar. acaba bunlarda tanrı fikri gelişmiş midir? yoksa bihaber midirler? gerçi onlar konuşmak, iletişim kurmak bir yana, dik yürümeyi bile beceremiyorlarmış. tüm insani vasıflarımıza topluluk halinde yaşamak ile sahip oluyoruz sanırım.
Aile veya çevre etkisiyle ateist olmuş ve dinle tanışamamış birisi de dinsizliğe koşullanmış olmuyor mu?
Aile veya çevre etkisiyle ateist olmuş ve dinle tanışamamış birisi de dinsizliğe koşullanmış olmuyor mu?
dinsizlik, inançsızlık.. yoksunluk edatı -siz, -sız koymak vasıtasıyla bu kelimeleri üretiyoruz. inancın yokluğundan bahsediyoruz.
inancın ve dinin ''yokluğu'' temel ve varsayılan durumdur. varlık zaten yokluğun üzerine inşa edilir(burası biraz karışık)
o halde inançsızlık koşullanmışlık olamaz. ancak inanç olabilir. çünkü zaten temel durum inançsızlıktır(yokluktur)
balyapan
24-04-2013, 04:47
dinsizlik, inançsızlık.. yoksunluk edatı -siz, -sız koymak vasıtasıyla bu kelimeleri üretiyoruz. inancın yokluğundan bahsediyoruz.
inancın ve dinin ''yokluğu'' temel ve varsayılan durumdur. varlık zaten yokluğun üzerine inşa edilir(burası biraz karışık)
o halde inançsızlık koşullanmışlık olamaz. ancak inanç olabilir. çünkü zaten temel durum inançsızlıktır(yokluktur)
İnancın ve dinin yokluğu temel ve varsayılan durumdur demişsiniz.bu kişisel görüşünüz.oysa biz aksini iddia ediyoruz.Yani,sizin dediğiniz gibi bir varsayımı kabul etmiyoruz.
Ayrıca,bir bilgiden soyutlanmak,uzaklaştırılmak -bilgi doğru veya yanlış-o kişiyi koşullanmışlık durumuna itmez mi?
Bebekler konusuna gelince o konuda kafanız karışık galiba:)
İslam dinine göre bebekler zaten günahsız varlıklar.ibadet mükellefiyeleri de yok.yazdıklarınızdan sanki bebekler dini tanımışlar da ateist olmuşlar manası çıkıyor.
İnancın ve dinin yokluğu temel ve varsayılan durumdur demişsiniz.bu kişisel görüşünüz.oysa biz aksini iddia ediyoruz.Yani,sizin dediğiniz gibi bir varsayımı kabul etmiyoruz.
Ayrıca,bir bilgiden soyutlanmak,uzaklaştırılmak -bilgi doğru veya yanlış-o kişiyi koşullanmışlık durumuna itmez mi?
Bebekler konusuna gelince o konuda kafanız karışık galiba:)
İslam dinine göre bebekler zaten günahsız varlıklar.ibadet mükellefiyeleri de yok.yazdıklarınızdan sanki bebekler dini tanımışlar da ateist olmuşlar manası çıkıyor.
bir insan dine inanmaya koşullandırılır. ama insan pavlov'un köpeği değildir ki. elbette her hal ve karda zincirlerini kırabilir ve zihnini özgür bırakabilir. sonuçta insan düşünen bir hayvandır. akıl, mantık terazisinde tarttığı fikirleri dilerse benimser, dilerse reddeder. amma düşünce biçimi iman kalıpları arasında sıkışmış olursa, işte o zaman koşullanmışlıktan bahsederiz. çünkü at gözlükleriyle, dar bir çerçeveden bakmak demek olur bu. dinlerin insana en büyük kötülüğü budur. özgür düşünce sistematiğini sekteye uğratır. kalıplara sokar. islam için değil, tüm dogmatik inançlar için genelliyorum bunu.
evrensel-insan
24-04-2013, 08:19
Aile veya çevre etkisiyle ateist olmuş ve dinle tanışamamış birisi de dinsizliğe koşullanmış olmuyor mu?
Sonucta dogustan kisiye verilen her turlu deger ve yonlendirim/yaptirimlar, birer kosullanmadir. Onemli olan kisinin bu verilenleri kendi insiyatifi ile sorgulayarak kendince bilince cikarmasidir.
En azindan bir seyi savunacaksa da, bunun farkinda ve bilincinde olmalidir ve kendi yasamini kendi yasamali ve yasatilmamalidir.
Iste bu bilinc ve farkindalik, kisinin birey olma bilincidir.
evrensel-insan
24-04-2013, 08:22
sevgili evrensel, evet doğru söylüyorsun. seni anlıyor ve düşünceni paylaşıyorum.
dünyaya gelen bir bebek, tüm entelektüel potansiyeline rağmen, dış dünyaya ilişkin herşey bakımından tam bir yoksunluk içerisindedir. içgüdü ve refleksif hareketler bir yana. zihnindeki kavramlar dünyası bomboştur. tanrı denen bir kavram beyninde zaten yer etmemiştir ki, bu durumda reddinden bahsedemeyiz. ancak prensip olarak onu ateist addetmek lazım gelir diye düşünüyorum. ya da non-teist mi diyelim. ama en güzel yakıştırma freethinker olur sanırım. çünkü her bakımdan fırça vurulmamış bir tual. beyni bakir topraklar. dilediğince işleyebilirsin. dinsel inançta bu şekilde oluşuyor. doğup yetiştiği çevrenin tesiri altında kalarak inanca koşullanıyor. kurt çocuk ve ya yaban çocuklardan bahsederler. doğada bir şekilde hayatta kalmış, bir insan topluluğu temasından uzak büyümüş çocuklar. acaba bunlarda tanrı fikri gelişmiş midir? yoksa bihaber midirler? gerçi onlar konuşmak, iletişim kurmak bir yana, dik yürümeyi bile beceremiyorlarmış. tüm insani vasıflarımıza topluluk halinde yaşamak ile sahip oluyoruz sanırım.
Onemli olan bir fikrin, inancin, ideolojinin, dogrunun v.s. gelismesinden ziyade; kisice bu gelisenin kendi iradesi ile sorgulanmasi ve kendi bilinci ile degerlendirilmesi; kisaca ogrenilmislikten kisice bilmeye ve algilamaya tasinmasidir.
İnancın ve dinin yokluğu temel ve varsayılan durumdur demişsiniz.bu kişisel görüşünüz.oysa biz aksini iddia ediyoruz.Yani,sizin dediğiniz gibi bir varsayımı kabul etmiyoruz.
Ayrıca,bir bilgiden soyutlanmak,uzaklaştırılmak -bilgi doğru veya yanlış-o kişiyi koşullanmışlık durumuna itmez mi?
.
Farkeden birsey olmaz.
Hicbir ateist hayale kapilip, ornegin benim cocugum olene degin ateist kalacaktir gibi bir iddiada-kehanette bulunmaz.
Tipki bir teistin kendi cocuguna dair, olene dek teist kalacaktir gibi kehanette bulanamayacagi gibi.
Bugunun ateistleri de, dunun teistleriydi zira.
Onemli olan o cocuga, tanri kavrami, din veya dinlerin butun ciplakligini (ort bas etmeden) gostermektir. Pembeye boyararak gostermek degildir. ( En basit ornek, burada dahi acip sactigimizda, objektif sekilde yaklassak dahi, yetiskin teistler rahatsiz oluyor ve otomatikman savunma mekanizmasini harekete geciriyor. )
Ondan sonraki caginda da secer veya secmez kendi bilecegi istir.