PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : gezi icin referandum


uyar
13-06-2013, 11:15
arkadaslar... moderatorlerden gezi parki icin referandum yapilsin mi yapilmasin mi konusunda bir anket hazirlamalarini rica ediyorum.. merak ediyorum buradaki arkadaslar ne dusunuyorlar?

Psiko
13-06-2013, 12:22
Düşünce suç değildir ve olmamalıdır.
Ancak,
Gezi parkı direnişine yaşam verip onu hala sürdürenler adına
"Referandum"
denen olayı düşünmek bile o gençlere "Hakaret"tir gibime geliyor.

uyar
13-06-2013, 12:28
neden ki?? anlamiyorum.. bu konuda referanduma olumlu bakmak neden hakaret olsun.. anlamak istiyorum cidden

Psiko
13-06-2013, 12:32
Sevgili uyar ;

"Seçim"ler,akp ve "Şaibe" yanyana gelince,referandum'un nasıl bir şey olacağını ve "Sonuç"un ne olacağını ben düşünemiyorum da.

uyar
13-06-2013, 12:44
Sevgili uyar ;

"Seçim"ler,akp ve "Şaibe" yanyana gelince,referandum'un nasıl bir şey olacağını ve "Sonuç"un ne olacağını ben düşünemiyorum da.

onlar bunu becerebiliyorsa biz neden olayi bu insanlara gosterip isin aslini anlatmayi beceremiyoruz??... neden halkla konusamayiz onlari ikna edemeyiz diye dusunuyorsun? sadece calismak lazim... akp calisir da neden chp vs bunu yapamaz... kolayciliga kacmamak derdimizi anlatmak lazim halkimiza... bu halk bizim.. biziz..

Psiko
13-06-2013, 13:01
Sevgili uyar ;

Evet bu Halk bizim ve biz Halkız bu doğru.
Anlatmak,anlatmayı becermeye gelince,
ne yazık ve hazin ki "Parayı veren düdüğü çalar" veciz sözü halen yaşam yansımalarını sürdürmekte.

Bir başka başlıkta gezi direnişçisi ile ona baskı yapan polis ile aralarındaki bir konuşmadan dem vurmuştum.
Polis "Paramı siz verin sizin yanınızda olayım" diyor.
Gezi için gelenler otobüs parası,bayrak parası,yazı yazacakları meteryallerin parası,içecekleri suların parasını öderken,
başbakanı karşılamaya gelenler belediyeye ait araçlarla taşınıyor,bayrağa,yazıya,su'ya para vermiyor.
Kömür,makarna vb maddeler devlete ait araçlarla insanlara gönderiliyor.

Hüseyin bin Ali seviliyordu.
Ama o kadar.
Çünkü bedeni besleyen Yeziddi.
Yani aykırı şair Ferazdak'în dediği gibi "Kalpler Hüseyin ile kılıçlar Yezid ileydi."
1400 yıldır da değişmemiş görünüyor.
"Fedek hurmalığı" bir gelir getirici idi.
Fatıma/Ali/Hasan/Hüseyin ve "Soy"larının elinden neden alındı ki ?

Psiko
13-06-2013, 13:21
Daha 15 günlük acemi askerken üstteğmen beni ve takım çavuşunu çağırdı.
Takım çavuşuna "Bu adam burada eğitim çavuşu olarak kalacak.Ona göre ihtimam gösterin" dedi.
Ne teoride ne de pratikte bana hiç bir katkıları olmadı.
Çünkü işimi iyi yapıyordum.
Bir gün bizim takımdan bir arkadaş bir hata yaptı.
Takım çavuşu beni çağırdı.
Ben de zamanı gelince onlar gibi eğitim çavuşu olacağım için kendince beni taltif ederek "Kemal çak şuna iki tane" dedi.
Reddettim.
Hali ile babalar gibi kallavi bir dayak yedim.
Ama bu canımı yakmadı.
Zira bana emredilen şey kanunsuz idi.
Yapmadığım için kendimi çok rahat hissediyor ve bana atılan tokatları hissetmiyordum bile.
Ama canımı acıtan ne oldu dersin ?
Takım çavuşu benim tokat atmayı reddettiğim arkadaşıma dönerek "At lan şuna iki tokat" dediğinde kendisi yüzünden dayak yediğim arkadaşımın bana vurması oldu.

Ne iş yaparsın bilmiyorum.
Ama bildiğim bir şey var ise o da ülkemizde insanların "Kendisi ve ailesi"nin menfaatı söz konusu olduğunda,
büyük çoğunluğun "Sevgi"yi bir yana atıp "Kaygı"ları yüzünden yapmayacakları iş yok gibi.
(Bu türev olmayan kişileri tenzih ederim.)

uyar
13-06-2013, 13:30
simdi bu yazdiklarindan bizim halkimiza para verip istediklerini alirlar mi demek istiyorsun?? burada bir hakaret yok mu sence?? hem halki yuceltip hem de boyle asagilamak??

Psiko
13-06-2013, 13:32
Yazdıklarımı bir "Durum tespiti" olarak değil de "Aşağılamak" olarak ele alıyorsan benim diyeceğim tek şey
"Benim adıma düşünüp bir çıkarım yapmak yerine bana sorabilirdin" olacak :)

uyar
13-06-2013, 13:40
peki cozumun ne?? halka ne sorulabilir??

Psiko
13-06-2013, 13:50
Sevgili uyar ;

Salt benim değil ama geziye destek veren herkesin söylediği "Ortak" bir söylem var.
Gezi direnişi yeni bir bakış ve anlayışın tohumlarının atıldığı,
üstelik bu tohumu atan gençlerden böyle bir şey beklenmediği,
ama direnişteki kararlılıklarının ve zekalarının
şaşkınlık ve hayranlıkla izlendiği,desteklendiği yönündeydi.

Einstein bir başka aforizmasında
"Sorunlar onları yaratanların mantığı/bilinç seviyesiyle çözümlenemez."
diyor.
Dolayısı ile "Referandum" eski mantık/bilinç seviyesi olduğundan çözüm adına benim ümidim yok.
Gezi direnişçilerinin bizi sıçrattığı bilinç seviyesinin ne olduğu konusundaki bizzat onların bu bilinç seviyesi adına ortaya koyacakları "Fikir"ler artık önem arzediyor gibi.

Psiko
13-06-2013, 13:55
Bir okun hedefe gidişini düşün.
Ok başı olmadan hedefe saplanmak olanaksız.
"Gezi direniş"çileri ok'un başıdır şimdi.
Bence "Gölge etmeyelim" dinleyelim,anlayalım ve destek verelim ki "Hedef"e ulaşıp hedefi vurabilelim.

uyar
13-06-2013, 15:36
anlamaya calisiyorum... nedir bu farklilik. ? sonucta benim de bir oglum var o yaslarda... nedir yeni bakis acisi??? sence yani.. bu arada yasin kac??.

Psiko
13-06-2013, 16:06
Senin oğlundan en az 11-12 yaş büyük çocuk sahibi birisiyim.(Oğlunun yaşını 20 olarak ele alıyorum)

Sevgili uyar ;

Bu gençlerdeki akılcı yön,sadece özel bir alanı işgal etmekle kalmayıp,
aynı zamanda toplumsal düzenin de aktif bir katılımcısı oldukları bilncine erişmiş olma hal'idir.
Dünya üzerinde "Non Goverment Organization" yani hükümet/siyaset dışı "Sivil toplum kuruluşu" adını verdiğimiz oluşumlar aracılığı ile ulaşılan,
demokratik karar mekanizması bireyin otorite ile ilişkisini temelden değiştirdiğinin bilincine erdirme yolunda büyük katkı sağlamaktadır..
Bunun yanı sıra artan bir güven ve artan bir başarı düzeyi ile kadınlar, haklı olarak erkeklerle tam bir hak eşitliğinde ısrar etmektedirler.
Buna karşın içinde yaşadıkları ülke hükümetinin gelinen bu noktadan geri dönüş sinyalleri veriyor olması onlarda da bir infial uyandırmıştır.

Bilim ve teknolojideki devrimler toplumun sadece işleyişini değil, toplum kavramını da -Daha doğrusu hayatın kendisini- değiştirmiştir.
Nitekim "Statik/Statüko" bu durum karşısında "Başbelası" diyerek hayıflanmaktadır.

Evrensel eğitim ve evrensel bilgiye ulaşımın artık sadece belli bir azınlığın tekelinden çıkıp tüm insanlara katkı vermeye başlaması,
yaratıcılığın yeni alanlarındaki patlama, sosyal hareketliliği ve bütünleşmeyi teşvik etmekte
ve
hukukun üstünlüğünün vatandaşları tam bir şekilde yararlanmaya cesaretlendirdiği fırsatlar yaratmaktadır.
Kök hücre araştırmaları,
nükleer enerji,
cinsel kimlik,
ekolojik vurgu
ve
zenginliğin kullanımı en basit örnek olarak, benzeri görülmemiş sosyal sorunları açığa çıkartmıştır.
Bunlar ve insan hayatının her yönünü derinden etkileyen daha sayısız başka değişimler, hem toplum için hem onun bireyleri için yeni bir günlük seçimler dünyası meydana getirmiştir.
Değişmemiş olan şey,
ister daha iyi ister daha kötü olsun, böyle seçimleri yapmanın kaçınılmaz gerekliliğidir.

Yani değerli arkadaşım bu gençler bu kaçınılmaz gereklilik içerisinden "Daha iyi olanı" seçme yoluna girmiş ve ülkesindekileri de o mecrada olmaları gerektiğinin farkına varma aşamasına getirmişlerdir.

uyar
13-06-2013, 16:48
bana bu yazdiklarin biraz "wishfull thinking" gibi geldi... bu bilinc ve baskaldiri "kulturu" yeni birsey degil ... sonuna yetismeme ragmen bizim zamanimizda da vardi... cunku arada birde apolitik nesil var

yasanilan dengesizlikleri farkeden bir grup hep var olmustur.. umudumuz turkiyede bu grubun daha buyumus olmasidir.. temel olay bu..

gencler daha dunyaya acik.. iletisim halinde.. hukumetin yabanci haberajanslari nasil bu kadar cabuk haber aldilari anlayamamasinin temel sebebi bunu gorememeleri.. bu gencler daha cok yabanci dil biliyor.. daha kontaklari guclu... sanirim kendi tanidigi gencler boyle olmadigindan bunu farkedemiyorlar... yine de cok abartmamak gerekir bu gencler diye.. buyuk umutlara gerek yok.. yavas bir donusum var toplumda hepsi bu...

benim sorum baskaydi... "referanduma hayir" diyenleri anlamaya calisiyorum.. bu tip oylamalar halki bilinclendirmeye yardimci olmaz mi mesela?? dertlere daha cok ortak olmayi saglamaz mi?? boyle cevreci, ozgurlukcu dusunceleri baska topluma nasil yayabiliriz?? onlari katarak yapmak gerekmez mi??

sorularim bunlar

Psiko
13-06-2013, 17:17
Sevgili uyar ;

Sadece ülkemizde değil,
tüm dünyada kayıp olan,
türkçe karakter açısından 5 harfe sahip bir kelimenin günlük yaşamda yokluğu tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük sıkıntı yaratıyor.
Bu 5 harfli kelime "GÜVEN"
Bu çocuklar şu anda toplumun birbirine karşı hissettiği ve kaybolmuş dediğimiz kelime olan güvenin yaşam yansımalarını algılamakta
ve
artık bunun yaşama geçmesi adına da bir kavga vermekteler.
Güven ortamı oluştuğunda "Referandum" bence de önem arzedecek.
Mesele o ortamın yaratılmasına geldi.

Ayrıca bazen yineliyorum.
Meşveret denilen bir kurum var.
Bu kurum aracılığı ile tabandan başlayarak en üste kadar giden bir yapılanma oluşabilirse hem sorunlar minimal düzeye inecek hem de güven ortamı sağlanabilecek.
Taksim olayında çevre mühendisleri odası başkanı ne bu konuda ne de bir başka konuda bizden herhangi bir fikir sorulmadı şeklinde beyanda bulundu.
Halkın güvenine mazhar olmuş bilimsel kuruluşlar halka bir konuda bilgi verip halkı aydınlattıktan sonra yapılacak referandumlar "Yemede yanında yat" "Tadından yenmez" nitelikte olacaktır.

Şu etapta İÇinde bulunduğumuz durumlar yani "Niteliksiz" bir "Nicelik" taşıması açısından referanduma hayır demekteyim yoksa salt muhalefet olsun diye değil yani.

reddediyorum
13-06-2013, 17:32
merak ediyorum buradaki arkadaslar ne dusunuyorlar?

Şöyle şeyler düşünüyorlardır;

http://vimeo.com/12783106

xcan
13-06-2013, 17:41
Türkan Saylana dil uzatanlar sözlerini anlamayacak kadar acz içinde.
Reddediyorum.
Obama uşağı diktatörün yardakçılığına devam et.
Halkın denetleme hakkına gaz zehir sıkamazsınız.
Seçimi size oy vermeyenleri zehirlemek için kullanamazsınız.

Biz sözlerimizi Vatan için söyleriz.
Cumhuriyeti biz kurduk biz koruyacağız.
Burada ajanlık yapmayın.
Sizden öğrenecek bir şeyimiz yok

Neva
13-06-2013, 19:07
neden ki?? anlamiyorum.. bu konuda referanduma olumlu bakmak neden hakaret olsun.. anlamak istiyorum cidden

Dalga gecmek de bir hakaret tarzidir sevgili uyar. Sadece daha kibardir.

Simdi mi akillarina geldi referandum? Bunca olaydan sonra mi?

Bir ulkede, kocaman uc dort cocuklu olmasi muhtemel, kocaman kadin sapanla tas atiyorsa, oradaki durum referandumu filan asmis bir duyarsizligin gostergesidir.

Sunu bir izle; Ondan sonra referandumu konusalim.

http://vimeo.com/68130618#

Brian
13-06-2013, 19:44
Birçok konuyu referandumla çözmek; çözümdem ziyade başka büyük sıkıntılar oluşturabilir.

Örneğin aşağıdaki konuları referanduma götürdüğümüzü düşünelim:

1. Dört kadınla evlilik yasal olsun mu olmasın mı?

2. Küresel ısınma doğru mu yanlış mı? (Yanlış olarak kabul edilirse ona uygun politika ve tedbirler görüşülmeyecek.)

3. Ormanlar özelleşsin mi özelleşmesin mi? (Ormanların özelleşmesi geri dönülmez sonuçlar oluşturabilir.)

4. Şehirde park yerine cami mi olsun? (Eğer cami seçeneği çıkarsa parkların bulunduğu yerlere yeni camiler yapılacaktır.)

xcan
13-06-2013, 19:49
Yaşam hakkı yaşam alanıve birçok hak referanduma konu edilemez.
Okullar mı camimi dediniz'
Ve bu halk çoğunluğu cami dedi okulları yıkacakmısınız.Demokrasiyi sayıya indirgeyen bu cahil sürüsünün.
Demokrasi nedir,
Temel hak nedir.
Yasa nedir bilmediği apaçık ortadadır.

Brian
13-06-2013, 19:55
Bu konuda Taksim Dayanışması açıklama yapmış:

"Gezi Parkı yaşamdır. Yaşamsal haklarımızı her yerde savunmaya devam ediyoruz. Temel haklar ve özgürlükler oylama konusu yapılamaz. Halkın yaşam özgürlüğünü referanduma sunamazsınız."
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/23500437.asp

reddediyorum
13-06-2013, 20:07
Tahmin ettiğim gibi, buradakiler demokrasiden değil oligarşiden yana.

Şöyle şeyler düşünüyorlardır;

http://vimeo.com/12783106

Örneğin aşağıdaki konuları referanduma götürdüğümüzü düşünelim:

1. Dört kadınla evlilik yasal olsun mu olmasın mı?

Sana göre grup seks yapmak "temel hak ve özgürlük" müdür?

Brian
13-06-2013, 20:16
Tahmin ettiğim gibi, buradakiler demokrasiden değil oligarşiden yana.


Sana göre grup seks yapmak "temel hak ve özgürlük" müdür?

Bu konu üzerinden solcuları susturmak işin kolayına kaçmak oldu. Bilmek istersen söylüyorum grup sekse karşıyım...Grup seksi temel hak ve özgürlük olarak da görmüyorum.

uyar
13-06-2013, 20:19
cok garip gercekten.... biz gezi parkindan bahsediyoruz saniyordum...

anlamiyorum arkadaslar.. guven problemi cok acik ben de guvenmiyorum zaten basbakana.. ama bu bir kazanim gibi geliyor bana..

reddediyorum
13-06-2013, 20:27
Bu konu üzerinden solcuları susturmak işin kolayına kaçmak oldu. Bilmek istersen söylüyorum grup sekse karşıyım...Grup seksi temel hak ve özgürlük olarak da görmüyorum.

Grup sekse neden karşısın? Grup seksi neden bir "temel hak ve özgürlük" olarak görmüyorsun?

Brian
13-06-2013, 20:37
Grup sekse neden karşısın? Grup seksi neden bir "temel hak ve özgürlük" olarak görmüyorsun?

Toplumsal koşullar, insanların içinde yaşadıkları aile yapısı ve daha birçok nedenden dolayı uygun bulmuyorum.

Neva
13-06-2013, 20:42
Tahmin ettiğim gibi, buradakiler demokrasiden değil oligarşiden yana.
Sana göre grup seks yapmak "temel hak ve özgürlük" müdür?

Grup sekse onay vermek veya vermemek ayri konudur, oradaki insanlara grup seks yapiyorlar diye iftira atmak ayri konudur.

Ve dahi grup seks yapmaya onaylamak da insan hak ve ozgurlugudur yeri geldiginde. Kimsenin yatak odasindaki tercih, kimsenin sorunu degildir.

Homofobik de olabilirsiniz bunda da beis yok, ama oradakilere bu sekilde iftira atamazsiniz.

Grup sekse karsi degilseniz, ortaklasa biraraya gelen beyinlerin fikirlerine niye karsiniz?

Basligi grup seks konusuyla sabote etmek yerine, referandum'a iliskin seyler soyleyiniz.

Neva
13-06-2013, 21:00
bana bu yazdiklarin biraz "wishfull thinking" gibi geldi... bu bilinc ve baskaldiri "kulturu" yeni birsey degil ... sonuna yetismeme ragmen bizim zamanimizda da vardi... cunku arada birde apolitik nesil var

yasanilan dengesizlikleri farkeden bir grup hep var olmustur.. umudumuz turkiyede bu grubun daha buyumus olmasidir.. temel olay bu..

gencler daha dunyaya acik.. iletisim halinde.. hukumetin yabanci haberajanslari nasil bu kadar cabuk haber aldilari anlayamamasinin temel sebebi bunu gorememeleri.. bu gencler daha cok yabanci dil biliyor.. daha kontaklari guclu... sanirim kendi tanidigi gencler boyle olmadigindan bunu farkedemiyorlar... yine de cok abartmamak gerekir bu gencler diye.. buyuk umutlara gerek yok.. yavas bir donusum var toplumda hepsi bu...

benim sorum baskaydi... "referanduma hayir" diyenleri anlamaya calisiyorum.. bu tip oylamalar halki bilinclendirmeye yardimci olmaz mi mesela?? dertlere daha cok ortak olmayi saglamaz mi?? boyle cevreci, ozgurlukcu dusunceleri baska topluma nasil yayabiliriz?? onlari katarak yapmak gerekmez mi??

sorularim bunlar


En buyuk duyarsizlik, onlari apolitik olarak algilamaktir. Onlar belki siyasetin icinde aktif olarak bulunmadilar, ama okuyan bir nesil onlar, bez bebekle buyumediler, ama bez bebek hikayelerini de okudular, bu ulkede olup bitenleri de romanlardan okudular.

Bilgisayar cagindalar, dunyayla iletisim icindeler. Misal sen saniyor musun ki yurtdisinda yasayan Turkiye'lilerin cocuklari kendi kulturlerinden bi haber yetisiyor? Haklarini bilmiyor?

Saniyor musun ki, yekten hepsi cerik curuk imamin okullarinda egitim goruyorlar?

En apolitik dediginin bile, sirtina yastik koyacagim dediginde, koyma deme hakki vardir.

evrensel-insan
13-06-2013, 21:04
Apolitiklik bir antitezdir. Buradaki tez de politika ve politik olmaktir.

Bu gencler politikanin ne oldugunu bu tezi savunanlardan cok daha iyi biliyorlar. O yuzden de bilincli olarak apolitikler. Ustelik bananeci degil; mucadeleciler. Zaten apolitiklik antitezinin bilincinde olmasalar, mutlaka bir politikm farki digerlerine ustun kilarlar. Anket, genclerin %76'sinin apolitik oldugunu soyluyor. Yas ortalamalari da 28.

Yani 90 oncesi dogumlu.

reddediyorum
13-06-2013, 21:12
Toplumsal koşullar, insanların içinde yaşadıkları aile yapısı ve daha birçok nedenden dolayı uygun bulmuyorum.

Grup seksin sana bir zararı var mı peki?

reddediyorum
13-06-2013, 21:17
Grup sekse onay vermek veya vermemek ayri konudur, oradaki insanlara grup seks yapiyorlar diye iftira atmak ayri konudur.

Ve dahi grup seks yapmaya onaylamak da insan hak ve ozgurlugudur yeri geldiginde. Kimsenin yatak odasindaki tercih, kimsenin sorunu degildir.

Homofobik de olabilirsiniz bunda da beis yok, ama oradakilere bu sekilde iftira atamazsiniz.

Grup sekse karsi degilseniz, ortaklasa biraraya gelen beyinlerin fikirlerine niye karsiniz?

Basligi grup seks konusuyla sabote etmek yerine, referandum'a iliskin seyler soyleyiniz.

Grup seks yapıyorlar diye bir iftira attığımı hatırlamıyorum, sen hatırlıyorsan bana da hatırlatıver bi zahmet.

Sana da sorayım; Grup seksin bir insan hakkı ve özgürlüğü olduğunu düşündüğün gibi, çok eşliliğin de bir insan hakkı ve özgürlüğü olduğunu düşünüyor musun?

uyar
13-06-2013, 21:18
En buyuk duyarsizlik, onlari apolitik olarak algilamaktir. Onlar belki siyasetin icinde aktif olarak bulunmadilar, ama okuyan bir nesil onlar, bez bebekle buyumediler, ama bez bebek hikayelerini de okudular, bu ulkede olup bitenleri de romanlardan okudular.

Bilgisayar cagindalar, dunyayla iletisim icindeler. Misal sen saniyor musun ki yurtdisinda yasayan Turkiye'lilerin cocuklari kendi kulturlerinden bi haber yetisiyor? Haklarini bilmiyor?

Saniyor musun ki, yekten hepsi cerik curuk imamin okullarinda egitim goruyorlar?

En apolitik dediginin bile, sirtina yastik koyacagim dediginde, koyma deme hakki vardir.

onlara apolitik demedim dikkat edersen...

Neva
13-06-2013, 21:52
onlara apolitik demedim dikkat edersen...

Yok hayir, sen boyle dedin demedim zaten uyar, genel gorusumu yazdim, dusuncelerine karsilik.

Grup seks yapıyorlar diye bir iftira attığımı hatırlamıyorum, sen hatırlıyorsan bana da hatırlatıver bi zahmet.

Sana da sorayım; Grup seksin bir insan hakkı ve özgürlüğü olduğunu düşündüğün gibi, çok eşliliğin de bir insan hakkı ve özgürlüğü olduğunu düşünüyor musun?

Biz atanlari da gorduk ama, sizin atmamis olmaniz ve fakat buna karsin burada konuyu grup seks olayina baglama azminize hayraniz.

Benim icin farketmiyor, kim kimle evlenmis, kac tane bayan/erkek almis.
Dinsiz veya ateist biri de hayatina ikinci kisiyi sokabilir.

Ama bunu din boyle emrediyor, boyle olacak diye gozumuze sokarsaniz, orada bir durun bakalim deriz size.


Siz bunlarla bizi curutemezsiniz. Onlarin curutulmusleri mevcut bu sitede zira hayli islendi, kisa kalirsiniz yani dusunsel olarak.

Şüpheci Dinsiz
14-06-2013, 00:30
Sevgili arkadaşlar,

Gezi Parkı için referandum mu ?
Bu sonraki iş.

Ama önce şu işleri bir halledelim, yoluna sokalım :
1- Başbakan şiddet uygulayarak halkın demokratik taleplerini, haklarını gasp etmekte, ezmektedir.
a) Milli bayram kutlamaları şu veya bu şekilde engellenmekte, itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır.
b) Milli yas günleri şu veya bu şekilde engellenmekte, itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır.
c) İşçi bayramı şu veya bu şekilde engellenmekte, itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır.
d) Dinde olmayan kutlama günleri uydurulmakta, bununla milli bayramların üzeri örtülmektedir.

2- 23 Nisan, 19 Mayıs, 29 Ekim, 10 Kasım gibi Cumhuriyeti sembolize eden günler fiilen tedavülden kaldırılmıştır. Bu, Cumhuriyet'e açıkça savaş açılmış olduğunun ilanıdır.

3- 1 Mayıs işçi bayramı kutlamaları 1 Mayıs'ın sembolü haline gelmiş olan Taksim Meydanında kutlanması engellenmektedir.

4- Polis şiddeti yaşamın bir parçası haline getirilmiştir ve kanıksatılmıştır. En küçük bir hak arama faaliyeti orantısız güç kullanımıyla ezilmektedir.

5- İktidarın Cumhuriyetin kazanımlarıyla olan kavgası artık alenen ortadadır. Çağdaş hak ve özgürlükler gittikçe din eksenli dayatmalarla ortadan kaldırılmaktadır.

6- İktidar, devletin tüm resmi kurumlarının yetkilerini ve yönetimini kendi üzerine toplamıştır. Yasama-yürütme-yargı erkleri artık bağımsız değildirler. İktidarı kontrol edecek, durduracak hiç bir bağımsız kurum kalmamıştır.

7- Yüksek Seçim Kurulu SEÇSİS adı verilen, dünyadaki konunun uzmanlarınca güvenlik açıkları olduğu bildirilen bir seçim sistemi kullanmaktadır. YSK'nın son seçim listesinde 6 milyon fazla seçmen gösterilmiştir ve son seçimde bir çok seçim hilesi, yolsuzluğu belgelenmiştir. Buna rağmen YSK T.B.M.M. tarafından dahi sorgulanamamaktadır.

...

Yazılmış ve yazılmamış maddeleri alt alta koyarak değerlendirdiğimizde Cumhuriyetle kavgalı olan dinci faşist bir iktidarın kontrolünde demokratik hiç bir mekanizmanın çalışamayacağını, ülkedeki dinci örgütlenmenin tüm kurumlardan tamamen temizlemeden -seçim sistemi dahil- atılacak her adımın iktidar tarafından kendi lehine modere edilebileceğini söylemek pek yanlış olmaz.

--/--

Durum buyken Gezi Parkı direnişiyle ilgili aşağıdaki durumlar yaşanmıştır :
1- Gezi Parkı'nı yok ederek yerine yapılmak istenen geçmişteki şeriatçı ayaklanmanın sembolü olan "Topçu Kışlası" inşaatı Cumhuriyete karşı yapılan önemli bir sembolik abide anlamına gelecekti.

2- AKM'nin yıkılması Cumhuriyete ait önemli bir sembolik abidenin yıkılması anlamına gelecekti.

3- Tamamen barışçı olan bir eylemci topluluğuna karşı ilk gün sabaha karşı aşırı orantısız güç kullanılarak Gezi Parkı'ı boşaltılmaya çalışılmıştır.

4- Eylemciler herhangi bir silaha sahip olmadığı ve saltırgan bir tutum içinde olmadığı halde biber gazı ile saldırılmış, joplanmış, TOMA araçlarından sıkılan basınçlı sularla aşırı şiddete maruz kalmışlardır. Polis, Cumhuriyeti, demokrasiyi, laikliği sahiplenenlere karşı aşırı bilenmiş bir nefret güdüsüyle insanları öldüresiye dövmüş, biber gazı fişeklerini insanların kafasına nişanlayarak ağır yaralanmalarına, gözünü kaybetmesine, hatta ölmesine sebep olmuşlardır. Daha da ileri giderek yakaladıkları insanları yirmiye karşı bir gibi tarif edilemez bir nefretle, barbarlıkla, vicdansızlıkla linç etmişlerdir.

5- Eylem yurt geneline yayıldığında polis şiddeti de artarak devam etmiştir. Olayların bilançosu oldukça ağırdır, 4 eylemci öldürülmüş ve bir polis ölmüştür, 5000'in üzerinde yaralı vardır, bunlardan 40 kadarı ağır yaralıdır.

6- Nefret dolu olan yalnızca polis değildir, ne oldukları belli olmayan eli çivili sopalı faşistler de bir çok kez polisin yanında yer almış, gerek tutuklananlara, gerek ara sokaklarda, gerekse meydanlarda insanları öldüresiye dövmüş, kafataslarını kırmış, gözlerini kör etmişlerdir.

7- Nefret kervanına iktidar partisinin mensupları da dahil olmuş, çeşitli yayınlar üzerinden direnişçileri tehdit etmiş, hedef göstermiş, provokasyona aralıksız devam etmişlerdir.

8- Göz altına alınan direnişçiler öldüresiye dövülerek işkence görmüşlerdir.

9- Direnişçilere yardım eden sosyal medya takipçileri, doktorlar, avukatlar, işyeri sahipleri polis tarafından aralıksız olarak tehdit edilmiş, göz altına alınmış, korku salarak sindirilmeye çalışılmışlardır, çalışılmaktadır.

9- Satılmış medya, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir karartma (blackout) uygulamış, direnişçilerin haklı çığlıklarını halkımızdan ve tüm dünyadan gizlemeye çalışmışlardır, çalışmaktadırlar.

10- İktidar mensupları, satılmış basın direniş olaylarını çarpıtarak halka servis etmişlerdir. Halka açıkça yalan söylemişlerdir, söylemektedirler.

11- Satılmış medyanın karartması sebebiyle olaylar artık 4 onurlu yurt içi kanaldan, direnişçilerin kendi imkanlarıyla yaptığı yayınlardan ve yurt dışı yayınlardan takip edilebilmektedir. Devletin resmi kanalı olan TRT ve satılmış basın artık alenen yalan haber üretmektedir.

12- İktidar, direniçilerin hukuk mücadelesini yürüten avukatlara da saldırmış, onlarcasını göz altına almıştır. Hukuk artık alenen çiğnenmektedir.

13- Cumhurbaşkanlığı makamı olaylara seyirci kalmış, iktidarın karartmalarına, yalanlarına müdahale etmemiştir. Cumhurbaşkanlığı tarafsızlığını çoktan yitirmiş, iktidarın noteri olarak görev yapmaktadır.

14- Bu iktidar Türk halkının gözünde meşruiyetini yitirmiştir.

15- Dünya basını Türkiye'de olan biten faşizmi görmüş, anlamıştır. Dünyada bir çok ülkenin halkları direnişçilere sevgi ve destek mesajlarını iletmişlerdir, iletmektedirler.

15- Mevcut iktidar dünya halklarının ve çoğu Dünya ülkesinin resmi yönetimlerinin gözünde meşruiyetini yitirmiştir, artık ülkede faşizmin egemen olduğunu, diktatörlüğün hüküm sürdüğünü dile getirmektedirler.

...

Yazılmış ve yazılmamış maddeleri alt alta koyarak değerlendirdiğimizde Cumhuriyetle kavgalı olan dinci faşist bir iktidarın yurt geneline yayılmış olan direnişi kırmak için her türlü ahlaktan, etikten, insanlıktan, demokrasiden, kanundan uzak yollara başvurarak suç işlediğini söyleyebiliriz.

Referendum meselesi henüz bir kenarda dursun.
- Bu iktidar yurtta ve dünyada meşruiyetini yitirmiştir. İktidar istifa etmelidir.
- Geçici hükümet ilk iş olarak milletvekilliği dokunulmazlığını kaldırmalıdır.
- Başta polise şiddet emri veren başbakan, iç işleri bakanı, valiler, emniyet müdürleri, polisler sebep oldukları ölümlerin ve yaralanmaların hesabını bağımsız yargı önünde vermelidirler.
- Başta satılmış medyaya karartma emri veren başbakan, karartma uygulayan satılmış medyanın tüm organları halka yalan haber verdikleri, gerçekleri gizledikleri, halka karşı komplo kurdukları için bağımsız yargı önünde yargılanmalıdırlar.
- Reyhanlı'da, Roboski'de katledilen halkımızın failleri, piyonlarıyla, filleriyle, vezirleriyle, şahlarıyla bağımsız yargı önünde yargılanmalıdırlar.
- Devlet kurumlarındaki dinci örgütlenme son üyesine kadar tespit edilmeli, temizlenmelidir.
- Geçici hükümet mevcut seçim sistemini iptal etmeli, daha şefaf, daha güvenli bir seçim sistemiyle, seçim barajını düşürerek, daha eşitlikçi vekil çıkaran bir sistem getirerek seçime götürmelidir.
- Fasulye nohut dağıtmaya kalkan parti seçimden men edilmelidir.
- Direnişçilerin de içinde bulunduğu yeni, özgürlükçü, çağdaş, laik bir parti kurulmalı ve seçime gidilmelidir.
- Yeni kurulacak hükümet dinci faşist iktidarın kanunlardaki gerici tahribatlarını iptal etmeli, yeni, halkın geniş ölçüde katılımıyla elde edilecek çağdaş, özgürlükçü, sosyal, adil, laik ve demokratik bir anayasa hazırlayarak yürürlüğe almalıdır.
- Yargıya bağımsızlığı geri kazandırılmalı, geçmiş iktidarların, belediyelerin tüm icraatları en ince ayrıntılarıyla incelenmelidir.

Bundan sonra referandum konusu konuşulabilir.

Sevgiler

uyar
14-06-2013, 00:40
olmadi deist kardes olmadi... gezi parki sonraki is degil ILK IS....

sen sirayi karistirdin

xcan
14-06-2013, 00:49
Deist tr
Yazdıklarının altına imza atıyorum
Ancak şu aşamada bunları talep etmek,yani hemen talep etmek biraz abartılı.
Dediğiniz istekler devrimci halktan yana bir iktidarın karşılayacağı şeyler.
Şimdilik gezi komitesinin talepleri ise ivedi talepler.
Sakın yanlış anlama.
Ben kendi çözümümü dayatsam Aaaa bu kadarda olurmu dersin.
Evet Cumhuriyetin gasp edilen tüm kazanımları geri alınmalıdır.
Telekom başta.
Bu bir iktidar programı.
Gezi Devrim meşalesini yakmış kitlelerle kucaklaşmıştır.
fakakat daha alınacak çok yol,kucaklaşılacak çok yığınlar var.
kabul edilmez taleplerle karşılarına dikilmek bizleri yanlızlaştırır ve filiz kırılır gider.
Gezi komitesinin talepleri acildir ve Dünyanın desteğini almıştır
Buna inanıyorum.
Dalgaların tusunami olması dileğiyle
Saygılar ,yoldaşça sevgiler

Neva
14-06-2013, 10:51
Bundan sonra referandum konusu konuşulabilir.

Sevgiler

Konusmamiz gerektiginde, cocuklarin da oy atmasini isteyebiliriz.


http://www.youtube.com/watch?v=gTKmsFMemVw&feature=player_embedded

Nevandaar
14-06-2013, 16:40
Birisi referandum mu dedi?

https://www.facebook.com/photo.php?v=542365922487316 :D

uyar
14-06-2013, 17:11
halka guvenmezseniz daha neyin kavgasini veriyorsunuz anlamiyorum?? halkina guvenmeyenlerin halkina esitlik ozgurluk naralari atmasi hic inandirici degildir.

adam calisiyor bakin ctesi pazar mitingleri ile secim startini verdim diyor resmen... biz ise bagirip cagiralim.. eski reflekslerden armut pis agzima dus (asker gibi) ve usengeclikten kurtulmak lazim

Dark_Prince
15-06-2013, 02:40
https://fbcdn-sphotos-d-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn2/983586_278618068949719_745477511_n.jpg