Orijinalini görmek için tıklayınız : Atatürk ve masonluk !
Aurelien
10-12-2006, 23:44
Merhaba son Aydinlar,
Masonluk bir sitesi okudum ve ne buldum ?
ATATURK, Mustapha Kemal (1881‑1938) Chef des "Jeunes Turcs" et père de la Turquie moderne dont il fut le Président de 1923 jusqu'à sa mort. Il était membre d'une loge italienne, Macedonia Resortae Veritas.
Source : http://www.franc-maconnerie.org/web-pages/histoire-fm/celebrites-fm.htm
Yani diyorlar ki Atatürk bir italyan mason loca üyesi oldu. Bu loca adi : Macedonia Resortae Veritas.
Masonlar, laik ve hümanizt onlar, Aydanlar geliyorlar diyorlar ki, ne biliyorum ki.
Ateizt, agnostik, veya deist onlar. Dogma karsi, topluluğu karsi onlar.
O'zaman Atatürk müslüman degil düsünüyorum ki...
Ne düsünüyor musunuz ???
Masonların mutlaka dini itikatları olması gerekiyor, yani dinsiz degil onlar.
* * * saygılarımla
Masonların mutlaka dini itikatları olması gerekiyor, yani dinsiz degil onlar.
saygılarımla
Merhaba Dilaver,
ne demek istiyorsun ?
Bütün mason localar değişik onlar !
Bazen ateizt bir loca
Bazen agnostik veya deist bir loca
Ama Atatürk'ün "Macedonia Resortae Veritas " mason locasi tanimiyorum..
Belki ateizt... hehe !
Bence de masonluk anlayışının temeli dinsel referanslara dayalıdır.
Tanrıya ulaşmada belki farklı yöntemlere sahip olsalarda sonuç itibariyle onları inananlar kategorisinde değerlendirebiliriz.
Sevgili Aurelien,
Atatürk'ün mason olup olmadığını bilsek bile, bundan onun dinsel düşüncesini çıkartamayız. Çünkü senin de dediğin gibi masonluk direk olarak dinsel birşey değil. Bir tür meslek örgütü ve Türkiye'de de yasal olarak mason locaları var. İslamcılar mason karşıtıdır ama burdan da Masonların din karşıtı oldukları sonucunu çıkartamayız.
Atatürk'ün mason olmuş olma ihtimali var. Kendisi mason olmasa bile hükümet bakanları içinde çok sayıda mason var. Osmanlı padişahlarından Abdulhamit mason düşmanı iken kardeşi V. Mehmet masondu. İttihat Terakki Partisi mason örgütleriyle iyi ilişkiler içindeydi. İttihat Teraaki örgütünün çok sayıda üyesi masondu. Atatürk de Makedonya'da mason örgütleriyle ilişki içine girmiş olabilir.
http://www.mason-mahfili.org.tr/
http://tr.wikipedia.org/wiki/Masonluk
Şu linkte ise tarihteki önemli masonları gösteriyor.
http://www.masonmuzesi.org/unlu.htm
Yukardaki linklerde tarihte masonluk anlatılıyor. Bu dönemde Mustafa Kemal mason örgütüne üye olmuş olabilir. Ancak 1935'de Türkiye'de mason localarının kapatıldığı ve bir süre kapalı kaldığı düşünülürse Mustafa Kemal ya ayrılmıştır yada hiç üye olmamıştır. Yada mason localarının artık gereksiz olduğunu düşünüyordur. Gerçekten de sonraki yıllarda Kamu Kurumu niteliğinde olan Meslek Odaları kuruldu. Ancak mason locaları da hala varlığını sürdürüyor.
Türkiye'de mason locaları iki gruba ayrılmışlar. (wikipedi) Buna göre daha büyük olan grup 14.000 üyesi var eski ve geleneksel anlayışta bir mason locası. Diğeri ise 2000 üyeye sahip ve daha hümanist, çağdaş, modern bir *anlayıştalar. (Daha doğrusu okuduklarımdan bunu çıkardım)
Atatürk'ün dine bakışı konusunda ise yapılmış epey çalışma var. Bir kısmı bizim forumlarımızda da var. Bana göre tanrıya inanıyor, ama dinlere sıcak bakmıyor, yaptıkları da ortada zaten. İslamiyete bugüne kadar vurulabilecek en ağır darbeyi vurmuş.
Masonluk, bir dindir. Katılacak olanların herhangi bir dini inancı olması istenir, zira bir şeye inanabilen başka şeye de inandırılabilir. Masonluk, yaratıcısı "evrenin yüce mimarı", peygamberi "Hiram Abif" mabetleri "mason locaları", rahipleri "üstadlar, büyük üstadlar" ve kendine has ritüelleri olan bir dindir, Avrupa birliğinin gizli resmi dinidir. Zaten AB ile Vatikan arasındaki çekişmenin ana nedeni budur.
Atatürk mason localarını kapatmıştır, kendisi bütün dinlerden nefret ettiğini, mümkün olsa hepsini denizin dibine göndereceğini belirtmiş bir deisttir, bu nedenle masonluktan da nefret eder. Ülkesini yönetmek için dine ihtiyaç duyan yöneticileri "yetersiz" olarak tanımlar. Büyük adammış vesselam.
Atatürk akılcı adamdır, öyle mitoloji ve gizem heveslisi örgütlenmelerle işi olmaz, o bağımsız ruhlu bir adamdır, ne bir dine ne bir felsefeye veya örgüte ihtiyaç duymuştur.
O sadece mason localarını değil, kökü dışarıda olan tüm dernekleri kapattırmıştır.
masonluğun bir dini yoktur, din onların kendisidir, o dinde eski mitolojik inançlara olan ilgidir, bu onları gizemli bir havaya büründürsün diyedir sanırım.
Sevgili Yfln,
Çok iddialı şeyler yazmışsın. Kaynaklar verebilir misin bu konuda?
Sn Sargon,
Yazıdaki hangi bölümle ilgili kaynak istediğinizi tam anlayamadım. Masonlukla ilgili bölümse bu bilgilerin çok iddialı olduklarını sanmıyorum, bilakis son derece klasik bilgiler. Atatürk'ün sözlerinin ise Andrew Mango'nun Atatürk kitabının 447. sayfasında geçtiği islamiyetpencereleri.org sitesinde belirtiliyor. Açıkçası ben kitaptan kontrol etmedim, ama doğru olduğunu düşünüyorum. Eğer yanlışsa herkesten özür dilerim.
Masonluk hakkında wikipedi'de şöyle demiş:
Masonluğun köklerini Çin'den Ortadoğu'ya, Eski Yunan'dan Şaman rahiplerine, eski Mısır'dan Avrupa'nın şövalye tarikat larına kadar dünyanın çeşitli yer ve topluluklarına dayandırmak mümkündür, zira Masonik ritüel lere bakıldığında ise bu kadim öğretilerin tamamının etkileri görülebilmektedir. Fakat Masonluğun çok uzun yıllar boyunca çalışmalarını büyük bir gizlilik içinde sürdürmesi ve 1390'da Regius el yazmasına kadar hiçbir kayıt tutmamaları sebebiyle, asal kökeni hakkında net ve kesin bir yargıya henüz varılabilmiş değildir.
Türkiye'deki mason derneklerinin web sitelerinin de adreslerini verdim yukarda. Klasik bilgi dediğiniz şey kimler tarafından söyleniyor bilmiyorum ama yanlış olduğunu, daha doğrusu muhtemelen İslamcıların uydurmalarından olduğunu tahmin ediyorum. Ben birkaç saat masonlukla ilgili yazıları okudum ve edindiğim izlenim bu. Yukarda da görüldüğü gibi masonluğun dinlerle ilişkisi pek netleşmiş değil. Ama mesleki bir dayanışma örgütü olduğu kesin.
Sevgili Aurelien
Atatürk gerçekden dinsizdir, fakat ateist olup olmadığı konusunda herhangi bir konu yok kendi söylemlerinde.
Şunuda bilmelisin bundan 80 - 90 yıl önce Şeriatla yönetilmiş bir toplumda Ateist olduğunu açıklaması oldukça zordu. Bugün bile kalkıp ben ateistim dersen 24 saate varmaz öldürülürsünüz bu toplumda.
Ama ben Atatürkün Ateist olduğunu düşünüyorum, çünkü o demiştir ki;
Hayatta en doğru yol gösteren BİLİMdir.
Benim Mason tanıdıklarımdan aldıgım birinci elden bilgiye göre masonların mutlaka dini bir inancının olması gerektigi şeklinde. Belgeleri net bir biçimde incelemiş degilim. Bu bilgi ya da duyum ne kadar tayin edicidir bilemem, Loncalara göre ya da gruplara göre ki bildigim kadar onlar da ayrışmış, fark olur mu emin degilim.
* * *Ancak geçmişi çok eskilere dayanan bir kuruluşun dinlerden azade tutulamayacagı fikri mantıklı geliyor.
* * * saygılarımla
Hayatta en doğru yol gösteren BİLİMdir.
Allah ! Allah ! http://www.turandursun.com/modules/Forums/images/smiles/icon_wink.gif
Sevgili Dilaver,
Bence de masonluk yüzlerce yada binlerce yıl içinde birçok dinden etkilenmiştir. Zaten bu tür eski kurumların dinlerden uzak kalması, hiç etkilenmemesi elbette zor. Ama ben masonluğun bir din olduğu düşüncesine karşı çıktım.
Sn Sargon,
Anladığım kadarı ile siz operatif masonluktan bahsediyorsunuz. Günümüzde geçerli anlayışın spekülatif masonluk olduğunu bildiğinizden eminim, aksi takdirde mason localarında sadece inşaatçıların bulunması gerekirdi. ansiklopedi.gen.tr sitesi spekülatif masonluğu şöyle tarif ediyor:
Spekülatif, veya Fikri Masonluk ise, duvar işçiliği ile uğraşan birer mesleki lonca olan Operatif Mason Localarında fikri ve felsefi çalışmaların da yapılmaya başlanması ile ortaya çıkan ve günümüz Hür Masonluğunun artık tamamına hakim olan anlayıştır. Binlerce yıldan bu yana inisiyatik-ezoterik geleneğin temsilcisi olarak Masonların iyiyi, doğruyu, güzeli, hakikati aradıkları, tüm dünyada hakim olacak bir sevgi anlayışını yerleştirmeye çalıştıkları, bu yoldaki bilgi ve deneyimlerini kuşaktan kuşağa aktararak geçmişi ve geleceği ile insanlığı bir bütün haline getirmeye çalışan, dolayısıyla toplumsal bir yaşayış ülküsünü gerçekleştirmeye çalışan bir düsturdur Spekülatif Masonluk.
Bu noktada herhalde "din nedir" sorusunu sormamız gerekiyor.
Saygılar
Sevgili yfln,
Açıkçası şu başlık açılana kadar masonluk hakkında hiçbir bilgim yoktu. Kulaktan dolma, sağdan soldan duyduğum, biraz da suçlama gibi kabul edilen laflardı hepsi. Hiç mason tanımadım. Operatif ve spekülatif diye bir farklılığı da daha yeni duyuyorum. Bu başlıkla birlikte konuyla ilgili birşeyler okudum ve ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.
Şöyle bir yorum yazacağım. Ama bu aceleyle çiziktirilmiş birşey. Ve sadece kafamda yerleştirmeye çalıştığım yerle ilgili. Araştırıp netleştirmek gerek. Belki de doğru bir tespit değildir.
Roma döneminde köleci cumhuriyet bir dönem iki meclisten oluşuyor. Birisi aristokrat diyebileceğimiz kökenden gelenler. Bunlar asıl meclis sayılabilir. Kendileri çalışmayan ama büyük çiftlikleri ve binlerce köleleri olan soydan zengin kişilerin meclisi. İkinci meclis ise halk meclisi. Adı halk meclisi ama köle olmayanların dışında kalanların sadece bir kesmini kapsıyor. Şehir eşrafı denebilir. Bunlar mesleklerini icra eden kişiler. Aslında sonraki yüzyıllardaki burjuvazinin ilkel hali diyebiliriz. Bunların o dönemlerde böyle birtakım işaretler, semboller taşıyan örgütler kurduklarını, belli ritüellerinin olduğunu falan okumuştum. O dönemler şehirler oldukça büyükler. Sonra şehirlerin giderek küçüldüğü, Avrupa'nın karanlık ortaçağı geliyor ve muhtemelen bu tür örgütler kayboluyor yada zayıflıyor.
Kapitalizmin gelişimi ile birlikte şehirler yeniden büyümeye başlıyor ve buralarda şehir burjuvaları oluşuyor. Bunlar başlangıçta mesleklerini yaparak geçinen, giderek büyüyen, ama soyluluk sayesinde gelir kaynakları olmayan kişiler. Monarşiye karşılar ve daha farklı bir sistemi istiyorlar. Daha doğrusu kendi iktidarlarını yada iktidarda pay sahibi olmayı istiyorlar. Ortaçağın öncesindeki Roma köleci cumhuriyetinin yeniden hortlamış ilkel burjuvaları adeta. Mason örgütlerinin de asıl olarak bu tarihlerde güçlenmeye başladıklarını görüyoruz. Bana sanki masonluk gelişen burjuvazinin monarşiye karşı geliştirdiği örgütler gibi geliyor.
Genç İtihat Terakki partisinin Makedonya'da mason örgütleriyle ilişkileri olduğunu biliyoruz. Aslında bu mantıklı da birşey. Çünkü zaten İttihat Terakki burjuvazinin temsilcisi olmaya aday. Atatürk döneminde çok sayıda bakanın mason olması da buna uyuyor. Monarşi özlemini açıkça dile getiren İslamcı kesimin ise masonluğa düşmanlığı iktidarlarını deviren burjuvaziye tepkileri olmalı. Ancak bizdeki burjuvazi aslında çok güdük olduğundan örgütleri de güçsüz. Bizim burjuvazimiz biraz devlet desteği ile biraz toprak ağalığından evrimleşen birşey, öyle pek şehirlerde meslek icra eden kesimlerden gelmiyor. O yüzden masonluk da tarihsel değil daha çok kültürel bir ifade gibi. 1935'de mason örgütlerinin kapatılmasını da ayrıca sorgulamak lazım. Yeni cumhuriyetin kurulması ile iktisadi yapısı da o yıllarda netleştiriliyor çünkü. Burda ciddi bir uzlaşmazlık mı var yoksa daha basit birşey mi?
Daha fazla devam etmeyeyim, ama şu tartışmadan ben böyle bir sonuç çıkardım, yine de tam emin değilim. Zira doğru dürüst bir araştırmaya dayanbmıyor bunlar. Bilgisi olan arkadaşların fikrini de öğrenmek isterim.
Sevgili sargon,
sizin masonlukla bugüne kadar ilgilenmemiş olduğunuzu öğrenmek şahsen beni üzdü, zira ilgilendiğiniz konulara nasıl yaklaştığınızı sitedeki yazılarınızdan hayranlıkla izliyorum. İnşallah bundan sonra zaman ayırabilir ve bizi de aydınlatırsınız.
Eski mısır uygarlığına, hatta ondan da öncesine dayandırdıkları tarihlerini bir yana bırakırsak günümüz masonluğun, gelişen burjuvazinin monarşiye karşı geliştirdiği örgütler olarak başladığı bir gerçektir. Fransız ihtilali bunun zirve yaptığı olaylardan biridir. Jakobenlerin tümü Adam Weishaupt (1 Mayıs 1776'da kurulan, adına Illuminati denen ve daha sonra mason localarını tamamen kontrol altına alan örgüt'ün görünürdeki kurucusu) taraftarı yüksek düzeyli Fransız masonlarıdır. Sırp milliyetçiliğini körükleyen ve daha sonra sırp isyanlarını organize eden, 1.dünya savaşının fitilini ateşleyen, Osmanlı İmparatorluğu ve Avusturya Macaristan imparatorluğu gibi iki büyük monarşiyi ve Rus çarlığını bu savaşla tarihe gömen örgüt mason localarıdır. Bizim Jöntürkler de masondur, İttihat-Terakki cemiyeti de tamamen masonların kontrolündedir.
Ülkemizde İslamcı kesimle masonlar son yıllarda ortak bir noktada buluşmuşlar gibi görünüyor. Konuyla fazla ilgilenmediğiniz için bilmeyebilirsiniz, bizim masonların sözcülüğünü TUSIAD yapar. Sayın başbakanımızla ne kadar iyi geçindiklerini görüyorsunuzdur.
Atatürk'ün mason localarını kapatmak için 1935 yılına kadar beklemesinin nedeni tamamen konjonktüreldir. O dönemde Hitler ve Musolini mason localarının üzerine çok gidince Avrupa'da masonluk güç kaybetmiş, Atatürk te bundan yararlanmıştır. (Alternatif bir teori: Atatürk'ün mason localarını kapatma nedenini bir kısım İslamcılar CHP'nin kurulmasından sonra mason localarına ihtiyaç kalmadığı, mason localarının görevini CHP'nin üstlendiği şeklinde açıklarlar, ben onların yalancısıyım :D)
Sonuç olarak günümüzde masonluk denince B'nai B'rith, Shriner gibi örgütleri ve Avrupa Birliği kurucu-yöneticilerini anlamak gerekir diye düşünüyorum. Biraz daldan dala oldu, kusura bakmayın.
Saygılar
Arkadaslar Masonlar gizli sivil orgutlerdir ve bu yuzden gizli tarikatlar gibi davranirlar. Her mason locasinin kendine ozgu rituelleri, sembolik dilleri ve felsefeleri vardir. Ama bu rituellerin ve sembolik dilin bir onemi yoktur. Mesela Amerika'daki Shriners yada Shrine masonlar fes giyerler ve amblemlerinde ayyildiz, Zulfikar ve firavun sembolleri vardir. Ilk bakista bunlarin anlam yuklu olabilecegi sanilsa bile aslinda bu sembollerin alenen dogu temali bir mason dernegi kurmak amacli uydurulmus seylerdir. Bu sembollerin uydurma oldugunuda butun shriner'lar dahil herkes bilir. Google da shriner larin tarihini ararsaniz rahatlikla kurucusunu ve nasil kuruldugunu bulabilirsiniz. Bu tarikatlar rakamlarlada ilgilidir ve yine rakamlarin dilini kullanirlar. Bunlar sadece insanlarin ozellikle inanclilarin aklini karistirir.
Inanc sahibi insanlar masonlugun ne oldugunu tam olarak bilmeseler de sevmedikleri herkese mason yakistirmasi yaparlar. Ataturk, Lenin ve Nazim Hikmet buyuk masonlardir. Dedigim gibi mason orgutleri 3. dereceden sonra *birbiri ile bagimsiz calisir. Ilk uc derece 1Misafir 2Guvenilir dost 3Usta mason dereceleridir. Bu ilk uc derece herhangi bir sehirdeki mason derneginden, guvenilirliginizi ispat ettiginiz ve iyi izlenim biraktiginiz surece kabul edilir. Asil mesele bu 3. dereceden sonra baslar. *Her mason dernegininde masonlugun tarihine ve amacina dair kendine ozgu bir senaryosu vardir ama fikrin ozu bir tanedir.
Dunyada insanustu ozelliklere sahip bir irk vardir. Bu irk kimilerine gore insan ustu vasiflara sahiptir (zeka irade azim vs.) yine bir takim diger masonlara gore bu irk insanlara hukmetme yetenegine sahiptir, yok efendim atlantisten gelmistir, yok efendim uzaydan gelmistir, yok efendim israilogullaridir, yok efendim Nasirali Isa'nin cocuklaridir (Bkz. Avrupa Sionizmi) diye uzar gider. Semboller ve sifrelerde yine boyle turetilir durur. Insanlarda bunlarda anlamlar arar durur.
Bu mason gruplar temelde elitizmi savunurlar ve kendi cikarlari icin biraraya gelmislerdir. Yani ne gelenekleri nede kullanilan semboller bu insanlar icin onemlidir, hatta buyuk bir kismi ustun insan zirvalarina da inanmaz. Mason gruplari uyelerine isdunyasinin en cok ihtiyac duydugu bir imkani sunar. "Guvenilir insanlar". Bu sebeple mason dernekler sadece *birbirine faydasi dokunabilecek cesitli insanlara birbirlerini tanima imkani veren sosyal etkinliklerdir. Temelini bu elitist dusunceden alir. Elitizme ve aristokrasiye inandiklari icin babadan ogula gecen uyeliklerde vardir. Bugun buyuk devletlerin cumhurbaskanlarinin arasinda da bircok mason vardir. Bunun sebebi bu kisiler daha okuldayken gosterdikleri basarilar ile mason gruplarin dikkatini cekerek uye yapilmis olmalaridir. Bu gruplarin bazilari bugun gercektende tehlikeli olcude guc sahibidir.
Son donem Osmanli padisahlarida mason gruplari ile iliskiler icerisindeydiler. Bu iliskiler iki ayri kanaldaydi. Birincisi istanbuldaki fransiz rahipler ve avrupa sionizmi ikinciside Almanyada kurulan Ittihat ve terakki cemiyetininde uye oldugu Gulhac (Rose and Cross) dernegidir. Lions club ve Rotary club da mason kokenli elit kluplerdir. Bu arada bu kluplerden bir kismida tamamen sucsuzdur, hicbirseye karismazlar kendilerini ilim irfana vermis insanlardir. Kimi mason gruplar kendini asil olarak tanimlarken kimileride aydin yada alim olarak tanimlamislardir.
Ataturk'e gelince Ataturk bir halkadamidir. Fazla inanc sahibi degildir ama muslumanlarin adini anar. Yani bir Turk gibidir. Mesela ermeni cetelerinin halka saldirmasini "ermeni ceteler muslumanlara saldiriyorlar" seklinde yorumlamistir. Oradaki muslumanlar turklerdir. Yine Turklerin musluman bir devlet oldugunu bazi konusmalarinda soyler. Ataturk'un din hakkinda fazla kafa yordugunu sanmiyorum, cunku hem bir komutan hem bir ogretmen olarak yapilacak cok is vardir. Turk halkini tehdit eden her kesimle savasmistir ve seriat te bunlardan biridir. Muslumanlarin Ataturk'u mason yapmalarinin sebebi Ataturk'un obur dunya gibi bir kaygisi olmadan gercektende kosup oynadigi buydugu topraklara ve insanlara olan askindan yaptigidir. Ayrica o zamanlar padisah dahil olmak uzere Ataturkun butun dusmanlari masondurlar. Bu masonlar sik sik araplarla isbirligi yapip turk halkina saldirmislardir. Muslumanlar kim mason ne mason bilmediklerinden alakasiz insanlari masonlukla suclarken Arabistanli Lawrence gibi 33. derece bir masonu taa iclerine kadar sokmuslardir. Ataturk 1935 yilinda mason derneklerini kapatmakla kalmayip, onlarin malvarligi ile halkevleri acmistir. Adnan Menderes ise bu mason derneklerini tekrar acip hazineden de onlarin el koyulan mal varligini geri vermistir.
Bu bilgilerin cogunu *sahsen tanidigim yukek derece sahibi bir masondan aldim, bir kismida kendi arastirmam.
Sevgil respendial ;
* * * * Dinlerden Özgürlük Sitesine hoş geldiniz.
Sevgil respendial ;
* * * * Dinlerden Özgürlük Sitesine hoş geldiniz.
Araniza hosbuldum o zaman.
Ben de 5-6 yıldır araştırırım bu adamları ve şunları söyleyebilirim:
Günümüzde bazı islamcı kesimler(özellikle ılımlı) ile bunlar birlikte küreselleşmeci, tekelleşmeci, köleleşmeci sisteme hizmet etmektedirler.
Radikal islamcı gibi görünen kesimin masonluğa karşı olması ise kafa karışıklığı yaratmak ve "Yeşil Kuşak" projesini destekleme amaçlıdır. Zaten bu radikal islamcılar karşıtlıklarında evrime ve materyalist felsefeye bir hayli vurgu yaparlar. Radikalcılar gericidirler, köleleşmecidirler. Dolayısı ile birbirine karşıt gibi görünen masonluk kurumu ile, aslında aynı amaca hizmet etmektedirler(Hegel diyalektiği). Yani Küreselleşmeci, tekelleşmeci, psikolojik savaşçı, dev şirketçi, dev sermayeci dünyanın en zengin ailelerine ve kraliyetlerine...
Ilımlı islamcılar ise biraz daha masonlarla iş birliği içinde gibi görünürler. Neden böyledir bu? Güya yumuşatılmış din, masonik felsefeye daha yakındır ve yakın olacaktır. Bu da dünyanın ileriki yıllarında gerçekleşecek kültürel küreselleşmeye geçişte bir adımdır. Ekonomik küreselleşme ise zaten şu anda gerçekleşmektdir.
Günümüzde masonlardan daha üst, daha görünürde olmayan, küresel boyutta örgütler vardır. Masonik örgütler(localar, lionslar, rotary...) ve dini kurumlar ve cemaatler bu örgütler tarafından kontrol edilirler. Bu örgütler ki, mensupları dünyanın en büyük şirketlerinin, sermayedarlarının, toprak sahiplerinin ve kraliyetlerinin mensupları oldukları örgütler veya şebekelerdir. Ve aynı zaman da bu şebeke mensupları ya üst düzey masondurlar ya da üst düzey cemaat veya din görevlileridirler. Ama genelde dini görevden sorumlu kişi kendilerinden olmaz. Mafya ve cemaat çizgisinde avuçları içerisine aldıkları başka kuklalardır. Çünkü çıkar amaçlı niyetleri kötüdür ve din bu statüye uymaz. Üst düzey yapılanmalar ise az sayıda insan gerektirir. Gerek locada olsun gerek cemaatte. Piramit şeklinde bir hiyerarşi menvcuttur zaten.
Kimileri bu şebekelerin toplamına "İlluminati" der, kimileri çıkar amaçlı yahudi örgütü, kimileri satanist bir yapılanmadır der. Kimisi de uzaylı olduklarını söyler. Ve daha başka şöyler olduklarını da söyleyenler vardır. Bu kadar çok çeşitli görüş olmasının nedeni
kafa karışıklığı yaratarak dünyanın nasılda az bir kısım tarafından itilip, kakıldığı düşüncesinden vazgeçirmektir. Bu görüşlerden birçoğu kasıtlı olarak gülünç durumlara düşürülmüşlerdir.
Şimdi, masonlardan çok iyi orta sınıf olur. Dinci cemaatlerden ise çok iyi orta sınıf ve daha geniş bir kısmı oluşturan aşağı/alt sınıf olur.
Dini kesim zaten gericidir, buyurgan toplumu oluşturur(Buyurgan toplumdan, Wilhelm Reich'in yaptığı tanımı kastediyorum.). Köleleşme için müsaittir. Daha aşağı ve geniş kesimi oluşturmak için idealdir ve gayet doğaldır.
Masonik kesim ise orta sınıf ve ortanın birazcık üstünden oluşan sınıfı oluşturur. Bu insanlardan ise ise, Wilhelm Reich'in "Cinsel Devrim" isimli kitabında şu şekilde bahseder: bunlar cinsel yapıları ve ekonomik durumları gereği üst'ünde bulunan insanlardan emir alan, alt'ında bulunanlara emir verebilen kişilik yapısına eğimli insanlardır. Dolayısıyla bunlardan çok iyi kukla ve kapitalist, buyurgan toplumun orta zincir halkası olur. Kendi çıkarları için, üst mevkilerinde bulunan insanların köpek gibi dediklerini yaparlar, altlarını ise ezer, kandırır, tezgah ve dolaplarla baskı altına alırlar. Bu nedenle çok iyi bir kukla burjuvazi ve soylu tabaka oluştururlar. Buyurgan toplumun aile düzeni gereği de aynı kişilik yapısını kendi çocuklarına zorla benimsetirler veya özendirirler.
Bu yüzden masonlukta "mason aileler" tamlamasını çok kullanırız. Bu yüzden, saklanmaya çalışılmasına rağmen, ara sıra masonlukta babadan oğula geçme kavramını telaffuz ederiz. İşte bu yüzden internet sitelerinde "herkes mason olabilir" yazmasına rağmen herkes mason olamaz.
Son zamanlarda da islamın ılımlısını kabul edenlere sahte soylu, köpek burjuvazi olma hakkının tanındığına şahit olabilmekteyiz.
Doğal olarak da bu kesim, günümüz hiyerarşik dünya düzeinde ne en tepede ve ne en aşağı basamakta bulunmazlar. Küresel sermayedar ve küresel kraliyetlerin hizmetçileridir bunlar. Onların her türlü pisliklerini yaparlar.
Patronları sermayedarlar ve kraliyetçiler ise büyük ekonomik güçte insanlardır. Oluşturmuş oldukları piramidin en tepesine bakarsak, günümüzde üç temel örgüt üzerinde dünyaya kölelik ve hüküm sürerler. CFR(dış ilişkler konseyi), Bilderberg, Trilateral(Üçlü Kurul).
Bu şebekeler Küresel çapta insanların kendi saltanat ve çıkarları için oluşturmuş oldukları kraliyet ve aile ittifaklarıdır. Bu ailelerden en iyi bilineni Rotschild ve Rockefeller ailesidir. Ve Bu şebekelerin kurucu ve oluşturucularıdır. Aynı zamanda üst düzey masondurlar. Ve aynı zamanda üst düzey din görevlilerini avuçlarının içinde bulundururlar.
Buyurgan toplum bunların varlıklarının temelini oluşturur. Dinleri, cemaatleri ve masonik yapılanmaları insanları kontrol altında tutmak için kullanırlar.
Bugün bir din nasıl kadını eziyorsa, kadına değer vermiyorsa, masonlukta da kadına değer verilmez: Kadınlara mason olma şansı tanınmaz, sadece erkekler mason olabilir, hatta loca binasından içeri dahi girmelerine izin verilmez. Yanlış okumadınız, camilere kadınların girebildiği halde mason locasına hiç bir şekilde, hiç bir zamanda kadınların girmesi yasaktır. Bu masonların kadın eşleri ve kendileri ne kadar kadın haklarından, laiklikten ve bilimden bahsetseler de kadına verilen değer bir dindekinden farksızdır. Çünkü yapılarını oluşturan toplum, bir miktar kadınlarının açılıp saçılmalarına izin verseler de, her ikisinde de ataerkil toplumdur. Erkek her konuda hakimdir. Yapıları buyurgandır. Ayrıca Localarda toplantılar ve ayinler gizli yapılır, dışarıya bilgi sızdırılmaz!
Bakmayın siz bunların bilimci, evrimci, laik geçindiklerine!
Kimileri bu şebekelerin toplamına "İlluminati" der, kimileri çıkar amaçlı yahudi örgütü, kimileri satanist bir yapılanmadır der. Kimisi de uzaylı olduklarını söyler. Ve daha başka şöyler olduklarını da söyleyenler vardır. Bu kadar çok çeşitli görüş olmasının nedeni
kafa karışıklığı yaratarak dünyanın nasılda az bir kısım tarafından itilip, kakıldığı düşüncesinden vazgeçirmektir. Bu görüşlerden birçoğu kasıtlı olarak gülünç durumlara düşürülmüşlerdir.
..........
Sevgili Serdar;
Bu güzel tespitiniz dolayısıyla sizi kutlarım. Ayrıca Dinci ve Masonik ilişkililer konusunda söylediklerinize yürekten katılıyorum.
Gün, sayenizde iyi başladı. Teşekkür ederim.
Selamlar
BenDeniz
23-05-2008, 21:19
Masonlukta,Allah inancının olduğu söylemleri,masonlar tarafından,masonluğun makül,zararsız ve dini hassasiyetlerin olduğu toplumlarda rahat edebilmek için söyledikleri asılsız bir aldatmacadır.
Masonların Doğaüstü bir 'Rab' inançları vardır,ama bu onlara mahsustur ve tam olarak ne olduğu,masonlukta 28.dereceye gelmemiş masonların dahi bilgisinin dışındadır.
Masonluğun gerçek manada ne olduğu ve emelleri bambaşka bir meseledir.Ve asla onların içinde yer almamış ve üstün derecelerde bulunmamış masonlardan başkalarının anlayamıyacağı birşeydir.
M.Kemal Paşa'nın mason localarını kapattığı iddiası giderek dayanaksız kalmaktadır.
Tc.O süreçte dernek ve vakıfların kapatılması kararını alıyordu,gel görki devlet eliyle kapatılan hiçbir dernek ve vakıf daha sonra açılamıyordu.M.Kemal Paşa bunu bildiği için,Mason Localarına
''Kendinizi derhal Nesh edin,yoksa birdaha Locaları açamazsınız''Talimatı veriyor böylece Localar kendiliğinden kapılarını kilitliyorlardı.
Yazar,Filozof, İttihat Ve Terakki'ye hizmet eden Ve aynı zamanda Döneminin ''Mason Büyük Üstadı''olan Rıza Tevfik'in de M.Kemal Paşa'nın mason olduğuna dair imaları olmuştu.
Bugün varsa yoksa,Mim Kemal
Şöhretine oldular Fuzul-i Dellal
Alem-i manadan bakta ibret al
Şu kara talihin,kem gümrahına
RIZA TEVFİK
AKHENATON
24-05-2008, 00:48
öncelikle şöyle bir yazılara baktımda ;
üzerine milyonlarca kitap yazılmış masonluk hala kavranamamış.masonluğun hiram abif efsaneleri ile uzaktan yakından alakası yoktur.masonluk 2 dönemde değerlendirilmelidir.
yeni platonculuk öncesi ve sonrası.
masonluk ana-erkil şaman kültüdür ve bunu üst seviyeye çıkmayan masonlar bile bilmez.asyalı rahibe kadınlar tarafından dağıtılmış bir öğretidir.bu öğretilerin gerçeği zamanla elitlerin eline geçmiş bununla ilgili bir çok sahte kitap yazılmış olup TC de henüz bu öğretilerin yazıldığı kitaplar yoktur.
yeni platonculuğa kadar gizli öğreti ve seçkinlerin oluşturduğu yönetim tarzında ortaya çıkan masonlar bu zamandan sonra yer altına girmişlerdir.
masonluğun sembolü ama erkil sembol olan kurt ve çift başlı kartal olup, zaman içerisinde ata erkil yapının egemen olması ile bu semboller dışlanmıştır.
Ben son 300 yıl içerisinde değerlendirdim. Daha eski zamanlar için AKHENATON'un dedikleri doğru olabilir. Orta Asya kültüründen gelmiş olma olasılığı da bence yüksektir.
Simetriyi temsil eden, eski zamanlardan kalma birçok ezoterik simge anaerkil toplumun bir temsili, bir mirası olabilir.
Fakat günümüz masonluğundaki hiyerarşik basamak sistemi(1-33), eski zamanlardaki anaerkil toplum düzenine ait olma olasılığı konusundaki düşüncelerime kuşkuyla bakmama sebep oluyor. Bu basamak sisteminin boy göstermesi yakın bir tarihe dayanıyor olabilir diye de düşünüyorum. Özellikle özel mülkiyete dayalı toplum yapısının ve sanayi toplumunun gelişmesi dönemine...
Derecelendirme ve basamak sistemi, Ataerkil toplumun getirdiği düzene aittir ve şu andaki dünyanın hiyerarşik faşist düzeninin temellerini ve sebeplerini oluşturur.
Aynı şekilde son 300-400 yıldan daha önceleri, dinlerin de insanların(ve özellikle kadınların) cinsel, düşünsel ve fiziksel yaşantılarını şu anki ve son 300 yıl içerisindeki kadar baskı altına aldığına inanmıyorum.
Hatta Anadoluda Erzurumlu Hakkı isminde bir şahıs bile vardır. Hem dindardır, hem de Darwin'den önce evrim düşüncesini ortaya atmıştır. 1700'lerin başlarında ve kadınların baskı altına alınmadığı, ezilmediği uzunca bir dönemin son yıllarında yaşamıştır. Yazmış olduğu "Marifetame"sinde kadınlarla ilgili erotik şiirleri de meşhurdur. İnternetten arama yapılarak bulunabilir.
Atatürk 1935 Yılında Mason Localarını Kökü Dışarıda Olduğu İçin Kapatıyor
http://www.tarihibakis.com/?page_id=113
“Türkiye Mason cemiyeti, memleketimizin sosyal tekamülü ve günden güne artan muazzam terakkilerini nazarı itibare alarak faaliyetlerine nihayet vermeyi ve bütün mallarını memleketin sosyal ve kültürel kalkınmasına çalışan Halkevlerine teberrüü muvaffak görülmüştür.”
M.Kemal Paşa'nın mason localarını kapattığı iddiası giderek dayanaksız kalmaktadır.
Tc.O süreçte dernek ve vakıfların kapatılması kararını alıyordu,gel görki devlet eliyle kapatılan hiçbir dernek ve vakıf daha sonra açılamıyordu.M.Kemal Paşa bunu bildiği için,Mason Localarına
''Kendinizi derhal Nesh edin,yoksa birdaha Locaları açamazsınız''Talimatı veriyor böylece Localar kendiliğinden kapılarını kilitliyorlardı.
Yazar,Filozof, İttihat Ve Terakki'ye hizmet eden Ve aynı zamanda Döneminin ''Mason Büyük Üstadı''olan Rıza Tevfik'in de M.Kemal Paşa'nın mason olduğuna dair imaları olmuştu.
Bugün varsa yoksa,Mim Kemal
Şöhretine oldular Fuzul-i Dellal
Alem-i manadan bakta ibret al
Şu kara talihin,kem gümrahına
RIZA TEVFİK
Atatürk düşmanı, Sevr'i imzalayan yüzelliliklerden, Milli Mücadele karşıtı, asıl kendisi tescilli mason olan Rıza Tevfik'in imasından mı Atatürk'ün mason olduğunu ima edeceksin?
"Edep ya hu!" mu diyelim yoksa "hadi oradan!" mı?
Hatta Anadoluda Erzurumlu Hakkı isminde bir şahıs bile vardır. Hem dindardır, hem de Darwin'den önce evrim düşüncesini ortaya atmıştır. 1700'lerin başlarında ve kadınların baskı altına alınmadığı, ezilmediği uzunca bir dönemin son yıllarında yaşamıştır. Yazmış olduğu "Marifetame"sinde kadınlarla ilgili erotik şiirleri de meşhurdur. İnternetten arama yapılarak bulunabilir.
İslam'da kadınların baskı altında olmadığı, ezilmediği bir dönem yoktur.
Erzurumlu İbrahim Hakkı da, Gazali gibi kadınları aşağılar, kötü görür.
Kadınlara iyi davranılmasını söyler ama kadının iyiliği için değil, erkeğin huzuru için.
Kuyucuklu
24-05-2008, 10:13
İttihat ve terakki masonların içinde gelişmiştir.
Bu yüzden bugün Türkiyede masonlar kadar rahat hareket eden bir örgüt gördünüz mü?;)
İttihat ve terakki yi geç 4. murat bile masonmuş..
İslam'da kadınların baskı altında olmadığı, ezilmediği bir dönem yoktur.
Erzurumlu İbrahim Hakkı da, Gazali gibi kadınları aşağılar, kötü görür.
Kadınlara iyi davranılmasını söyler ama kadının iyiliği için değil, erkeğin huzuru için.
Benimki günümüzdekine oranla bir karşılaştırma/kıyaslama idi. Din köleleşmecidir, fakat günümüzde eskiye oranla daha bir zorla kasıtlı olarak insanlara kabul ettirilmeye çalışılmakta, baskı altına alınarak sömürülmeye çalışılmaktadır. Nedendir? Eskiden çıkarcı küçük bir grubun, insanlara bu denli ulaşma imkanı yok idi. Bu durum, iletişim devrimi ile daha bir tehlikeli hale geldi.
Erzurumlu Hakkı'yı derinlemesine incelemedim, doğrudur. İnternetten ulaşabildiğim kaynaklara göre konuştuğumu söyleyebilirim. Buna göre şunu belirtebilirim: cinsel ve erotik görüşlere ve düşüncelere sahip birisidir ve bunu ifade edebilmektedir.
Bu cinsel ve erotik tarafı ve ifade edebilirliği ise, aşkın yasaklanmadığı, buyurgan öğetinin hakim olmadığı bir toplum düzenini bizlere ifade eder. Yani sınıflaşmanın olmadığı bir toplum düzenini...
Sınıflaşma yoktur o dönemlerde demiyorum. Kıyaslamaya göre düşünmek lazımdır. Tabii bir tek örneğe göre de konuşmamak gerekir.
Geçmiş toplumlarda, aşkın ve cinsel duyguların günümüzdeki kadar baskı altına alınmadığına, kadının ezilip robotlaştırılmadığına dair örnekler verilebilir, 200-300 yıl öncesine değil, binlerce, onbinlerce yıl öncesine gidersek.
Sağlıcakla...
Kuyucuklu
24-05-2008, 11:12
İttihat ve terakki yi geç 4. murat bile masonmuş..
bir duyuma göre isa bile masonmuş.
hatta durun; adem mason doğmuş, havva da masonlaşmış zamanla.
öyleyse; hepimiz masonuz.
hepimiz kardeşiz..... ne güzel....;)
BenDeniz
24-05-2008, 15:41
Atatürk düşmanı, Sevr'i imzalayan yüzelliliklerden, Milli Mücadele karşıtı, asıl kendisi tescilli mason olan Rıza Tevfik'in imasından mı Atatürk'ün mason olduğunu ima edeceksin?
"Edep ya hu!" mu diyelim yoksa "hadi oradan!" mı?
Rıza Tevfik,Mason Büyük Üstadı idi.Masonluğu en iyi bilenlerden biri idi.Ve Türk Masonlarınıda elbette çok iyi tanıyordu, çünkü O'nun önünde Mason andını okuyorlardı.Tevfik,M.Kemal Paşa'nın değil Sultan Abdülhamid'in düşmanıydı.
Abdülhamid devrildikten sonra,kendisi tüm gerçekleri görüyor ve ogüne kadar yaptığı tüm işlerin Siyonist mercilere hizmet olduğunu anlıyor hatta Şiirler bile yazıyordu kendisine nedametle küfürler ettiği...(Tarihi Yalan 'Kızıl Sultan' bölümünden okuyabilirsiniz)
Dolayısıyla artık pekçok gerçeği görüyor ve son dönemlerini bambaşka biri olarak geçiyordu.Bu son dönemlerinde ise M.Kemal'in mason olduğunu ima eden sözler söylüyordu sıkça,Vatanperver biri olarak artık.
Osmanlı delegesi olarak, Sevr Antlaşması'nı (1920) imzaladı. Bu nedenle Yüzellilikler
listesinde yer aldı ve 1922’de yurtdışına kaçtı. Sürgün yıllarında Hicaz, Amerika, Ürdün ve Lübnan' da yaşadı, Af Kanunu’nan yararlanarak 1943’de kendi ifadesiyle hesaplaşmak için değil, vedalaşmak için yurda döndü. 31 Aralık 1949'da, felç tedavisi için yattığı İstanbul Gureba Hastanesi’nde zatürreden öldü.
http://tr.wikipedia.org/wiki/R%C4%B1za_Tevfik_B%C3%B6l%C3%BCkba%C5%9F%C4%B1
İttihatçılarla mücadele için 1912’de Hürriyet ve İtilaf Partisi'ne girdi. Bu sırada Sultan II. Abdülhamit’ten özür dileyen bir şiir de yazdı.
Mustafa Kemal'in ve Cumhuriyetin düşmanıdır.Atatürk'ün ölümünden 5 yıl sonra yurda dönebilmiştir.
gozeneli
26-05-2008, 08:23
Ya bırakın bu saçma mason muydu mason degilmiydi tartışmalarını.Atatürk'ü karalamak için her şey ortaya atılıyor hatta bazıları Yahudi asıllıydı diyor.
Adamın bıraktıklarına mesajlarına bakın.
Ne mutlu "Türküm" diyene.
Tarih bir milletin kanını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez. Bizim görüşümüz ki halkçılıktır, kuvvetin, kudretin, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır. Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.
"Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben yapabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. O halde ya istiklal ya ölüm!"
"Ulusal egemenliğimizin bir zerresini dahi vermeye yeltenenlerin kafalarını koparacağınızdan eminim."
(1923, Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri c.2, s. 71-72)
Geldikleri gibi giderler.
Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.
Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.
Yurtta sulh, cihanda sulh.
Sizlere saldırmanızı değil, ölmenizi emrediyorum.
Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.
Doğruyu söylemekten korkmayınız.
Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.
Türkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktır.
Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.
Ordular, ilk hedefiniz Akdenizdir. İleri !
Büyük hedefimiz, milletimizi en yüksek medeniyet seviyesine ve refaha ulaştırmaktır.
Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.
Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.
Zafer "zafer benimdir" diyebilenin, muvaffakiyet, "muvaffak olacağım" diye başlayanın ve "muvaffak oldum" diyebilenindir.
Egemenlik verilmez, alınır.
Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.
Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
Öğretmenler: Yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.
Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.
Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.
*
Bu tartışma anlamsız bir şekilde uzamış, mason Atatürk, mason localarını kapatıyor öyle mi?
Selamlar.
BenDeniz
26-05-2008, 23:43
Bu tartışma anlamsız bir şekilde uzamış, mason Atatürk, mason localarını kapatıyor öyle mi?
Selamlar.
M.Kemal Paşa'nın mason localarını kapattığı iddiası giderek inandırıcılığını yitirmektedir.
Tc.O süreçte dernek ve vakıfların kapatılması kararını alıyordu,gel görki devlet eliyle kapatılan hiçbir dernek ve vakıf daha sonra açılamıyordu.M.Kemal Paşa bunu bildiği için,Mason Localarına
''Kendinizi derhal Nesh edin,yoksa birdaha Locaları açamazsınız''Talimatı veriyor böylece Localar kendiliğinden kapılarını kilitliyorlardı.
Sayın Bendeniz;
Masonlar Atatürk'ün kapatma talimatını biliyorlar ve kendileri localarını kapatıyorlar.
Bunun üzerine hala Atatürk masondur gibi iddialarda bulunmak abestir. Ha olsa ne olur(ki bu iddia yalandır), bu ülkeye zararımı dokunmuştur Atatürk'ün, faydası mı? Bunun üzerine mesnetsiz ispatsız devam etmek iftira atmaktır.
Selamlar.
M.Kemal Paşa'nın mason localarını kapattığı iddiası giderek inandırıcılığını yitirmektedir.
Bu ifade çok muğlak. "Çamur at izi kalsın" cinsinden.
Nedir inandırıcılığını yitirten?
Asıl bu tür muğlak, kanıtsız, kaynaksız, belgesiz saçmasapan iddialarla inandırıcılığını yitiren siz olmaktasınız.
Atatürk'ün kapatmadığı tek tekke vardır. Özbekler Tekkesi. O da Kurtuluş Savaşındaki önemli hizmetleri nedeniyle.
"Cehennem olun gidin. Defolun karşımdan! Yahudi uşakları"
1935'de Atatürk masonları Çankaya Köşkünden böyle kovmuş sözde.
Kaynak: Dinci Vakit gazetesi
http://www.tumgazeteler.com/?a=878870
Birileri de "Atatürk'ü masonlar öldürdü" diyor. Neden?
Mason localarını kapattığı için.
Bendeniz'in iddialarını da bunlara katalım tam çorba olsun. :)
BenDeniz
28-05-2008, 00:25
Bu ifade çok muğlak. "Çamur at izi kalsın" cinsinden.
Nedir inandırıcılığını yitirten?
Asıl bu tür muğlak, kanıtsız, kaynaksız, belgesiz saçmasapan iddialarla inandırıcılığını yitiren siz olmaktasınız.
Atatürk'ün kapatmadığı tek tekke vardır. Özbekler Tekkesi. O da Kurtuluş Savaşındaki önemli hizmetleri nedeniyle.
"Cehennem olun gidin. Defolun karşımdan! Yahudi uşakları"
1935'de Atatürk masonları Çankaya Köşkünden böyle kovmuş sözde.
Kaynak: Dinci Vakit gazetesi
http://www.tumgazeteler.com/?a=878870
Birileri de "Atatürk'ü masonlar öldürdü" diyor. Neden?
Mason localarını kapattığı için.
Bendeniz'in iddialarını da bunlara katalım tam çorba olsun. :)
Yapmış olduğunuz hakaret ve tahkirleri esefle karşıladığımı belirtir,Bir hukukçu olarak 5816'nın Azizliğine uğramamak için bu konuya değinmemeyi tercih etmekteyim.
gozeneli
28-05-2008, 05:57
Pante nerede hakaret yapmıştır BenDeniz efendi?
Bakıyorum sıkıştınızmı yorum yok.