PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : yalan hayatımızdaki tek gerçek.....


dolfen
17-12-2006, 11:30
özür dilemek istemedigimiz için yalan söyleriz.
insanları mutlu etmek, zorlamak,kendimizi korumak, istedigimizi elde etmek, insanların bizden hoşlanmasını saglamak, mantıklı görünmek, haklı çıkmak, sorumluluktan kaçmak, güç kazanmak,başkalarının çıkarlarına destek vermek, zevahiri kurtarmak ve tabii ki memleketin yüksek menfaatleri....
demekki bundan sonra ''ban sna hiç yalan söylermiyim?'' *dediginde bilinki, söylemiştir bile. ama bu arada sizinde daha önce ona yalan söylemiş olmanız da ihtimal dahilinde....

dolfen
17-12-2006, 11:34
gerçek artık kuşkuculara süt vermeyi kabul etmeyen bir inektir.bu yüzden onlarda boga sagmaya gittiler...

mehmetk_kk
17-12-2006, 11:35
tam yk nın konusu iyi olmuş açılması...

dolfen
17-12-2006, 11:39
yalanın babası şeytandır ama patetnt almayı unuttugu için bu buluşunu iş dünyasına kaptırmıştır.
sabıkalı yalanlar: BENİ ŞEYTAN DÜRTTÜ...

burcu_islam
17-12-2006, 14:57
peki gercek nedir sizce ?

deli_cevat
17-12-2006, 20:30
nesnel olan herşey hem bu öznel bi konu değilki neden sizce diye sordun anlamadım :)

burcu_islam
18-12-2006, 14:17
yani hayatınızda gercek olanı tanımlamanızı istiyorum.gercek dediginiz bir nesnel gosterin.en basıt cevabı madde diye bilirsiniz.peki maddeyi nasıl gercek olarak nitelendire biliyorsunuz.yani soyle ki; gozle gorulen yada hissedilen butun olaylar yada beyin kapasitesinin algıladıgı tum izlenimler gercektir degil mi? bunda hem fikiriz.onun dısındakıler gercek olmayıp soyuttur.

ornegın.100 yıl once kameralı telefon yoktu.o zaman ki insanlar ıcın gercek degildi.soyuttu sadece.100 yıl once bu gunu goremeyen bir insan ıcın her sey gecmistir.o gercek olan kameralı telefonu goremedı degıl mi?

yani soyle acıklık getirmek istiyorum.bızım gorduklerımız gercek ama 20 yıl sonra hayal edemeyecegımız yada 100 yıl sonra hayal edemeyecegımız bir seyın cıkması muhtemel olup.bizim algılama kapasıtemızın dısında oldugu icin.gercek dısı oluyor.yani inanmıyoruz.

oyle ki gercekten; 100 yıl once birine sorsaydınız.kameralı tel varmıs desen.adam sana kufreder.hadi lan eylencek baska bir sey yok mu der.demez mi tabi ki der.

ben de diyorum ki.ornegın denız tabanında oyle bir fay var ki.20 sıddetinde deprem olacak.hemde 100 yıl sonra.yada soyle diyeyim.100 yıl sonra Turkiye diye bir sey kalmayacak yada amerika.

bu soyledıklerımın hepsı sımdıkıne gore yalan yanı gercek dısı meselelerdir.ama olmayacagı manasına gelmez.olamaz mı yani.su an yalan olan gercek olamaz mı? ola bilir tabi ki.bunu oturup gormek lazım.
su an dogru demek tabiki abes bir sey.zaman herseyi gosterecektir bize.

sonuc olarak sunu demek istiyorum.eger ölüm gercekse.ve mutlaka olacak bir seyse.ölümden sonra ne olacağını kim nerden bile bilir? acaba sorusu burda aklınıza mutlaka gelir.
bu ataist olsun inanan olsun mutlaka aklınıza gelir.

iste benim inancım bunu gosteriyor.ve tek gercek ölümdür? gerisi hayatın zaman izlenimidir.(bu sozumu unutmayın)

liopleurodon
18-12-2006, 14:27
yani soyle ki; gozle gorulen yada hissedilen butun olaylar yada beyin kapasitesinin algıladıgı tum izlenimler gercektir degil mi?

Bilimsel olarak gözle görülen vs. şeylerin çoğu gerçek değildir.. Bilimin en son güvendiği şey göz vs. dir.

En basit ve kaba tabirle, gerçek, ölçülebilir olandır..

Türkçem pek iyi değildir. Ama ingilizce gerçek bir sürü kelime ile ifade edilir, fakat aslen hepsi eş anlamlı değildir. Reality, reel, truth, real, true vs. vs. Ama genede, bu kıt türkçem bile, sizin doğru ile gerçeği karıştırdığınızı gösteriyor..

Tek gerçek ölüm değildir. Ölümde -bilindiği kadarıyla- bir gerçektir. Ama doğumda bir gerçektir. Hava ve suda..

Felsefenin karanlık dehlizlerinden bilimin aydınlık gökyüzüne çıkmayı deneyin. O zaman öğrenirsiniz neymiş..

burcu_islam
18-12-2006, 14:33
tamam bana gore gerceklik payı yuzde yuz olan ölümdür.bu benim gorusum tabi.saygı duyulması gerekiyor.senınde dedigin gibi hava ve suda gercektir.ama havayı goremiyoruz.yuzde yuz gercek denile bilir tabı ki.cunku var sonucta.bilimin soyut olarak gercek dedigi seylerde vardır.ama ispatlanamadıktan sonra.gercekligi kalmaz.yani her seyin bir zaman izlenimi var.yani herkes sonucta bir seyleri zamanla gorecektir.bugun yalan dedıgı seye yarın gercekmıs diye bilir.

sanırım daha iyi anladınız.

18-12-2006, 14:40
" tamam bana gore gerceklik payı yuzde yuz olan ölümdür.bu benim gorusum tabi.saygı duyulması gerekiyor."

Görüşünüze değil, görüşünüzü dile getirme hakkınıza saygı duyulabilir. Yoksa savunduğunuz görüşü kabul etmeden insanların ona saygı duyması çelişkili.

burcu_islam
18-12-2006, 14:43
ee o zaman kufret gitsin.bu mudur yani neutrino .

18-12-2006, 14:48
Yazdığımı dikkatlice tekrar okursan iyi olur. Hiç de karışık, anlaşılmaz birşeyler yazmamışım. En azından bana öyle geldi...

neutrino

liopleurodon
18-12-2006, 14:52
Havayı çok çok çoook iyi görebiliyoruz. Sen göremiyorsan, o senin sorunun..

Bilim hiç bir şeye soyut olarak "gerçek" demez. Sayılar mesela, teoremden ibarettir. Soyutturlar ve "gerçek" değildirler.. Bilim bunu aynen böyle söyler. Ama gerçeklikleri somuttur. Soyut gerçek, sanallaştırma denen bir olgudur ve insan beyninde bir şeylerin modellenmesi için kullanılır, tıpkı sayılar gibi..

Ama hiç bir şekilde, soyut gerçek bir şeyin gerçekliği hakkında düşünülmez. Biraz karışık oluyor. Şöyle diyelim. Cin var mıdır? Bunun soyutluğu, somutluğu yoktur. Varsa gerçektir, yoksa değil.. Cin vardırda, soyuttur, elle tutulamaz vs. vs. hikayesi, hikayedir sadece. SAyıları doğada bulmayız. Bilig doğada yoktur. Isı da yoktur.. Bunların hepsi soyut kavramlardır ve insan beyninin algı sisteminde mevcutturlar..

Bu olguyu alıp, ölüm gerçektir, ötesi yalan vs. triplerine dayanak edemezsiniz..

Çünkü, kendi bulundukları uzayda, sayılar ve bilgi, somut bir gerçekliktir. Bilgiyi insan düşüncesinin ötesine aramak abesle iştigaldir..

İşte bu nedenle, doğa için, gerçeklik, sanallık vs. üzerinde durulmaz. Var ve yok kavramları kullanılır. Var ise, varlığın niceliği önellenir. Basitçe "ölçülür".. Yani, şurada ne kadar ışık var, ölçebiliyorsanız, ışık vardır.. Ve ışığın varlığı bir gerçektir..

Amma velakin.. Ölümün ölçüsü yoktur. Birimide, ölçecek cetvelide. Ve ölüm sanaldır, gerçek değildir. Ölüm denen doğa için, sürecin devmaından başka bir şey değildir. Kaplanın sana yaklaşması sürecin devamıdır. Seni yemesi de besin olma sürecinin devamıdır. Doğa için ölen, kalan vs. hiç bir şey yoktur..

Demekki, ölüm aslen, birebir bir uydurmaca, doğada olmayan, insan ürünü sanal bir kavrammış..

Ve burada çıkıp böyle akıl ürünü boş felsefe ile bir şeyler göstermeye çalışmayın. İnsanlığın ortaçağdan çıktığını, aya gittiğini filan görüp, bilim adına sevinirken, bazılarının hala ilk çağda yaşadığını görmek bizi mutlu etmiyor maalesef..

burcu_islam
18-12-2006, 14:53
ama bana oyle gelmedi.gorusunuze saygı duyulmaz.sadece dıle getirme hakkına saygı duyulur.

soyle bir sey oluyor yani.yazıyı yazarken ızın verıyorsunuz.yaz dıyorsun.ama sonra sende yazında kufredıyorsun..bir celişki olmadı mı neutrino.ben anlamadım gercekten.daha iyi acıklarsan guzel olur.

benım savundugum su bakın:
Ateizm yada inanmak ...ikisine de saygı duyulması gerekiyor.ben inanıyorsam.bana kufretme hakkını kım kımden alıyor.ben etmez ken size sizde bana etmeyeceksınız..

ben gorusumu yazarım.sizde gorusunuzu yazarsınız.bunda hic bir anormallık yok.

ama kalkıpta ,sen safsatasın,laf ebelıgı yapma,yada bırak bu isleri,bilimsel ol biraz derseniz...hatalı olan siz olursunuz.ben degil.

bu su goturmez bir gercektir.kalkıpta sızın sıtenızde size ders vermıyorum.bunları sızlerde bılıyorsunuz.

ben hakıkı bir muslumanım.
namazında nıyazında bir turk vatandasıyım.
bu benım ınancım.
herkes saygı duyacak.
kendı gorusu neyse soyler.
bende ona saygı duyarım.

burcu_islam
18-12-2006, 14:58
Havayı çok çok çoook iyi görebiliyoruz. Sen göremiyorsan, o senin sorunun..


bıravo valla. :) *ne diyim.

burcu_islam
18-12-2006, 15:02
Ama hiç bir şekilde, soyut gerçek bir şeyin gerçekliği hakkında düşünülmez. Biraz karışık oluyor. Şöyle diyelim. Cin var mıdır? Bunun soyutluğu, somutluğu yoktur. Varsa gerçektir, yoksa değil.. Cin vardırda, soyuttur, elle tutulamaz vs. vs. hikayesi, hikayedir sadece. SAyıları doğada bulmayız. Bilig doğada yoktur. Isı da yoktur.. Bunların hepsi soyut kavramlardır ve insan beyninin algı sisteminde mevcutturlar..


peki
metafizige inanır mısın? yada gorunmeyen varlıklara.bugun bilim bir cok gezegende yasayan canlıları bulmaya calısıyor.buna ne diyeceksin.tabiki sımdı gercek degil.ama bulunursa gercekmis dersin.

18-12-2006, 15:03
Ateizm yada inanmak ...ikisine de saygı duyulması gerekiyor.ben inanıyorsam.bana kufretme hakkını kım kımden alıyor.ben etmez ken size sizde bana etmeyeceksınız..

Birinci yanlışlığın, saygı ile küfür edilmesini iki karşıt eylem gibi göstermen, senin inancına, inandığın şeylere saygı duymuyor olmam (ki duymuyorum) onlara hakaret etmemi gerektirmez.

ama kalkıpta ,sen safsatasın,laf ebelıgı yapma,yada bırak bu isleri,bilimsel ol biraz derseniz...hatalı olan siz olursunuz.ben degil.

Senin görüşündür. Eğer yazdığın safsata ise, ben buna safsata derim. Ya da şu anki gibi laf ebeliği (polemik) yapıyorsan, bunu da açık açık söylerim. Hakaret değil, gördüğümü söylerim. Bu da benim görüşümdür.

ben hakıkı bir muslumanım.
namazında nıyazında bir turk vatandasıyım.
bu benım ınancım.
herkes saygı duyacak.
kendı gorusu neyse soyler.
bende ona saygı duyarım.

Tekrar yazayım. İnandığın şeye, dinine, tanrına vs. benim hiç bir saygım yoktur. Sana saygı duyarım sadece. Sana saygı duyduğum için sana hakaret etmem. İnancına saygı duymasam bile ona da hakaret etmem. Ama ne olabilir? Benim bazı görüşlerim sana hakaret gibi gelebilir, bu konuda da yapacak birşeyim yok.

Umarım daha anlaşılır ve açık olmuştur.

neutrino

liopleurodon
18-12-2006, 15:14
Görünmeyen varlık kavramını yanlış anlıyorsunuz..

İnsanın algı kapasitesi nedenyile bazı şeyleri göremez, duyamaz, koklayamaz vs. Ama insan bu sınırları öteye taşımayı gayet iyi bilir. Eğer üflediğin zaman eline çarpna bir şey hissediyorsan, demekki havanın varlığını "görebiliyorsun". Yani, görmek, varlığını anlamak, ölçmek biçmek demekmiş.. İnsan bu konuda, son derece yeterlidir, bilhassa bu gün itibarıyla..

Metafizik de bir tür safsatadan başka bir şey değildir.. Ben defaten yazmaktan, yapıştırmaktan bıktım ama, bu konuda en güzel yorum Carl SAGAN'dan gelir:

garajimda agzindan ates püskürten bir ejderha var diyorum. heyecanla "göster" diyorsunuz. garajima götürüyorum ve "aha orda" diyorum. siz hiç bir sey göremiyorsunuz, "e hani nerde?" diyorsunuz. "ah, söylemeyi unuttum, bu ejderha görünmez" diyorum. "tamam o zaman" diyorsunuz, "yere biraz un serpelim, bari ayak izlerini görürüz." serpiyoruz unu yere ve bekliyoruz, hiç bir sey olmuyor. "tabii ki ayak izlerini göremeyiz" diyorum, "çünkü bu ejderha uçuyor." siz gaza geliyorsunuz, elinize bir sprey boya alip ortaliga püskürtmeye basliyorsunuz, ejderhanin orada olup olmadigini anlamak için. boya duvarlardan baska hiç bir seyi boyamiyor. "sprey boya tabii ki ise yaramaz" diyorum, "çünkü bu ejderha casper gibi bi sey, cisimler onun içinden geçer." siz kosup bi kizilötesi kamera getiriyorsunuz, o da hiç bir sey göstermiyor. "tabii ki göstermez" diyorum ben, "bu ejderha isi yaymiyor ki."

denediginiz hiç bir test ejderhanin varligini ortaya çikarmiyor, ama ben hepsine bi açiklama getiriyorum. simdi bu ejderha var midir yok mudur? ne yoklugu ne de varligi direk olarak ispatlanmis degildir, ama varolmasi için hiç bir sebep (varolduguna dair bir isaret ya da kanit) olmadigi için yok demek çok daha akla yakindir. evet, garajimda (ya da ayni mantikla hemen yanibasimda, tuvaletimde, mutfagimda, akm'nin önünde, empire state'in tepesinde, ...) anlatilan özelliklere sahip bir ejderha olabilir, ama önemli soru:

neden olsun ki?

Evet, neden olsun ki? Cin.. Peri.. İblis... İfrit... Hayalet.. Ruh... Uzaylılar... vs. vs. vs.

İnsanlar yüzlerce yıl bunların varlığına inanarak yaşadılar ama varlıklarına dair hiç bir somut kanıt bulunamadı ve bulunamıyor.. Sizce, hiç bir şekilde varlığına dair bir gözlem yapılamayan bir şeyin varlığına inanmamız için ne sebep vardır?

mhmd
18-12-2006, 16:04
Sn. liopleurodon,

Gerek Soro ile girdiğiniz dialoglarda gerekse diğer yazılarınızdaki; nesnellik, mantık, tutarlılık ve ampirik düşüncenizi, ilgi, beğeni ve dikkatle takip ediyorum.
Konu tabiat ve tabiat olaylarını açıklama olunca bilginizden ciddi bir şekilde istifade edebileceğim konunuzun uzmanı birisiniz.
Ancak, gördüğüm bir eksikliği eklemek isterim;
İslamcı diye tabir ettiğiniz kişilerin yaptığı hatalardan bir hata.
Bir insan uzman olabilir. Bu, ömür dediğimiz süreye sığdırılabilecek bir eylemdir. Biraz daha iyimser olalım ve insanımıza biraz daha vasıf yüklersek iki, ben biraz atayım üç konunun uzmanı olabilir.
Fazlası, günümüz dünyasındaki ihtisaslaşmaya aykırı bir durum arz eder.
Bir insan Biyolog olabilir, Kimyager olabilir, Sosyolog olabilir, Psikolog olabilir. Ancak bunların hepsinde bilgi sahibi olsa da uzman olması imkansıza yakın bir şeydir.
Carl SAGAN; saygın bir bilim adamıdır. Gerçekçidir, tarafsızdır, dogma ve nasları olmayan (pozitif bilimleri katmazsak), çok değer verdiğim mükemmel bir bilim adamıdır. Ama Carl SAGAN'ın pozitif bilimlerdeki başarısı ve düsturunu alıp da psikoloji, sosyoloji, sosyalpsikoloji, metafizik dallarındaki fikirlerini de kabul edebileceğimiz ya da otorite sayacağımız anlamını çıkarmaz.

Birileri; inançları ile fizik ve doğal bilimleri açıkladığını zannederken içine düştüğü komik durum,
Diğerlerinin pozitif bilimler ile inaçlar yapması/yıkması kadar komiktir.

Görüşse eyvallah, otorite diyorsanız düşüneceğim derim.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

liopleurodon
18-12-2006, 16:28
Konu "otorite" vs. meselesi değil ki sn. mhmmd..

İnanırsınız, inanmazsınız.. Adam allaha filan inanmaz, uzaylıların gelip kendini cennete götüreceğine inanır, hatta kendini öldürür bu amaçla..

Meseleyi iki boyutta ele almak lazım gelir. Gerçekler.. Saf, kesin ve doğru.. Birde inançlar vs. vs.

Ama önce bir ikiye kopukluk mevcut oluyor. Bir taraf materyalizme gömülüyor. MAdde, başka bir şey yok.. Bir kadın 23 kromozom alınıp bebek yapılacak şey.. Gün batımı ise, atmosferin bir tepkisi..

Diğer taraf ise işi alıp iyice safsatay vuruyor.. Allah ne güzel bir ressam, almış boyamış gün batımını vs. vs..

Her iki tarafta rakı veya votka gibidir.. Şişede durdukları gibi durmazlar.. Gün batımın abakıp ne güzel diyerek mutlu olmayı bilmektir aslolan.. Yani insanı insan yapan şeyi atlamamak..

Benim açımdan insanı insan yapan, sevgidir, sanattır, hissetmektir. Ötesi hikayedir.

Ama bir başka şey var. Güneş batıyor ve soğuk çıkacak.. İşte *bu bilgidir. Gerçektir. Birinin soğuktan korunmak için bir formül bulması gereklidir. İşte bu noktada bize lazım olan gerçeklerdir..

Gerçeği bulmanın yolu ise safsatadan sıyrılmaktan geçer..

İşte tüm mesele budur. Bu dorumda insanların dinlerine vs. karışmak değil niyetim. İnancım odur ki, bu insanlar ateist olsalar dünyada faydadan çok zararları olur (tamam, bu bir safsataydı). Ama insanların çıkıpta safsatayı vs. ispat vs. diye ortaya atmaıs kabullenebileceğim bir şey değil. Sen (kimse o, şahsen sen değil) git, neye inanıyorsan inan kardeşim.. Bunda özgürsün.. Ama çıkıp garajındaki ejderhaya secde etmeni benden bekleme..

Diğer yandan, bana çıkıp "Yaa, benim ejderham ruhlarla beslenir. İnsanı öldüren odur be. Ruhlarını alır ve yer.." gibi daha öteye gidip "Yok devenin nalı" dedirtme..

Carl SAGAN, psikoloji, sosyoloji vs.ye zaten bulaşmaz. Metafizik? Zaten o bir bilim olarak kabul edilmez.. Sagan'ın derdi, "sözde bilimden" çok "karşıt bilimledir"..

Ama bunlar, şu ejderha gibi, varlığına dair delil olmayan şeyleri kabul edemeyeceğimiz gerçeğini de değiştirmez.. Ama bizden inatla, ısrarla, ejderhayı kabul etmemiz istenmektedir, bunu yapmadığımız için kör, cahil, akılsız vs. olduğumuz söylenmektedir. İşte aslolan sorun budur..

mhmd
18-12-2006, 22:03
Sn. Liopleurodon,

"Ama önce bir ikiye kopukluk mevcut oluyor. Bir taraf materyalizme gömülüyor. MAdde, başka bir şey yok.. Bir kadın 23 kromozom alınıp bebek yapılacak şey.. Gün batımı ise, atmosferin bir tepkisi..

Diğer taraf ise işi alıp iyice safsatay vuruyor.. Allah ne güzel bir ressam, almış boyamış gün batımını vs. vs.. " Demişsiniz.

Katılıyor ve teşekkür ediyorum. (İnşallah bu yazınızı soro okumaz
:) )

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

frodo
18-12-2006, 22:34
Değerli dostum:
Son yazında hala o hitap tarzında neden ilahi yön bulduğunu anladığımı söyleyemeyeceğim,
Ve de ısrar etmeyeceğim.

Sanırım K.C nin sorusu Allah neden kadınlara erkekler aracılığı ile seslenir,kadınları
doğrudan ilgilendiren konularda bile muhatap almaz şeklinde bir soruydu yanlış anlamadıysam..

Aklıma takılan bir soru bu başlıkta tekrar ortaya çıktı...
İnanan arkadaşlarımız kuran ve öğretisine karşı çıkarken öne sürdüğümüz bazı
argümanlara “o dönemin” ürünü ,insanın ve özel olarak da MS 600’lü
yıllarda “arap” insanın gerçeği diye savunma yapmaktalar..
Mesela “köle” kavramının son ve ilahi din islamiyetin temel kitabında yer almasını
mı eleştirdiniz ? Cevap o dönemin gerçeklerinden haberiniz yok mu? Allah kölelere
iyi davranmayı öğütlemiştir, gibi konjoktüre dayalı bir savunma oluyor..Yani Allah insanın sosyal gelişimine uygun davranıyor..Müdahaleci değil. Sadece yol gösterici, ve uyarıcılar gönderiyor ve insanın toplumsal gelişmesini “kendi dinamiğinde” bırakıyor.Bu bir cevap olabilir belki..Ama yine kuranda bir çok kavmin doğrudan müdahalelerle yok edildiğini de iliyoruz..Hatta Muhammed’e din adına savaşma yetkesi de verilmiş..Tebliğ ve uyarı ile yetinilmemiş...

Köleliğe kesin ve net bir karşı çıkış neden yok ? Allah neden köleliği ve köleci yapıyı kesin bir şekilde mahkum etmez ?

Ms ilk yıllarda çin hanedanının başına geçen Oang-mang “prenslere karşı halka
ve okumuş devlet görevlerine dayanmayı denedi..Köle pazarlarını yasakladı,kaldırdı;
tarım topraklarını böldü ve dağıttı;gelir vergisini kurdu; servetlerin kaynağının araştırılmasını
sağladı...” Ne zaman ? Muhammed “son ve hak din olan islamı” tebliğ etmeden yaklaşık 600 yıl önce !!!!! Ve o sadece bir devlet adamı bir imparatordu..*

Kadın konusunda neden net ve kesin bir tavır ortaya koymaz ?

Şimdi birileri çıkıp tefsirlerle,aslında şurda şöyle demekle şunu kast etmiştir türü söylemlerle izah etmeye çalışacak. İyi de bu kainatın yaratıcısı nerde hangi kelimeyi kullanacağını bu “alimciklere” *bırakacak kadar aciz mi ?


André Ribaud İnsanlığın Tarihi...