Orijinalini görmek için tıklayınız : Küfrün Temelinde Yatan Ataerkil Şartlanmışlık
Mimar Sinan'da okuyan bir arkadaşın güzel bir yazısını sizinle paylaşmak istedim. Ben çok beğendim ve etkilendim. Tekrar tekrar düşünmemi sağladı bazı olguları. Sizin de beğeneceğinizi umuyorum.. Buyurun
KÜFRÜN TEMELİNDE YATAN ATAERKİL ŞARTLANMIŞLIK
https://fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net/hphotos-ak-frc1/1001682_300659240080229_922539820_n.jpg
İnsanların özellikle kadının cinselliğini yaralamak amacıyla kullandığı küfrün temelinde yatan ataerkil şartlanmışlığın öneminin anlaşılması açısından belirtiyorum ki; tüm insanlar ana rahminde yaşamlarına dişi olarak başlarlar. Örneğin erkeklerin neden memesi vardır? Süt vermek gibi bir işlevi olmadığına göre, neden ? Aklınıza ilk gelen yanıt sürüngen değil, memeli oldukları için olabilir… Ama bu işin şakası ! Gerçek neden, tüm insanların yaşamlarına ana rahminde dişi olarak başlamalarıdır.
hepimizin bildiği gibi cinsiyeti belirleyen x ve y kromozomlarıdır. Embriyoların hepsi belirli bir gelişim dönemine kadar x yani dişi altyapısı taşırlar. Bu nedenle de meme uçları belirir. Cinsiyet hormonları daha sonra devreye girdiğinde işler değişmeye başlar. X kromozomu taşıyan embriyolar dişi gelişimine devam ederken, embriyodaki y koromozomu ortaya çıkınca erkeklik hormonu testesteron memelerin gelişimini engellese de, o iki meme ucuna dokunamaz; işi işten geçmiştir.
Erkekte dişil bir yan yoktur ancak dişil bir kökenden gelmiştir. Peki memeler hem kadın hem de erkeklerde olduğuna göre işlevleri sadece süt vermek midir? Kadınlar cinselliklerini yaşarken memelerinden zevk almazlar mı? Bilinen o ki; cinsellik ana ağı memelerden başlayıp göbeğin altına, oradan cinsel organa, sonra anüse, sonra omuriliğe ulaşır ve son olarak ta ense üzerinden beyne bağlanır. Diğer taraftan boğazdan başlayan bir alt ağ ise dudakları, ağzın içini, üst damağı, burnu, kulakları, kulak memelerini ve gözleri kapsayarak beyne ulaşır. Diğer bir alt ağ da cinsel organ çevresinde kasıkları, kalçaları, üst bacak içlerini, diz içlerinden ayak başparmağına kadar kapsar. Kafada dahi saç diplerini kapsayan bir alt ağ vardır. Ellerde de parmaklar, parmak araları, avuç içi ve bileğe kadar olan bölgeyi kapsayan bir alt ağ daha vardır, bütün bu alt ağlar ana ağ üzerinden beyne bağlıdır elbette ki.
Erkeklerin sadece meme uçları değil, bezleri ve memeye dair tüm donanımları olduğuna göre süt vermezler ama memelerinden kesinlikle zevk alırlar. Oysa pek çok erkek memelerinden zevk almadığını sanır ve memelerinden zevk almaktan korkar. Çünkü meme süt vermeye yarayan organ olarak şartlandırıldığından erkeklerin pek çoğu memelerinden zevk alırlarsa kadınlaşacaklarından korkar ve bedenlerindeki bir zevk noktasını köreltirler. Yazık değil mi ?
Sizce yanlış şartlanmaların , algılamaların ve baskıların sonucunda aynı haksızlığa cinsel organlar da uğruyor olamazlar mı? Örneğin; kadın-erkek neye mal olduğunun farkına varmadan ve düşünmeden savurulan küfürler... Cinsel organların pervasızca malzeme edildiği küfürler…
Cinselliğin dilinin oluşumunu anlayabilmek için öncelikle küfrün oluşumunu da anlamanın gerektiği kaçınılmazdır. Erkeklere "Sevişmek güzel bir eylem midir?" diye sorulsa yanıt doğal olarak "evet, tabi" olacaktır. Peki o zaman bu güzel eylemde kullanılan organlar ve sözcükler, birinden nefret edildiğinde, öfkelenildiğinde hiç düşünmeden neden ağızdan çıkıyor? Bu sözleri hem cinselliği yaşarken hem de küfür ederken söylemek bir çelişki yaratır...
Erkek egemen kültür binlerce yıllık iktidarını elinde tutmak için kadınlara yasaklar koymuş, yetmeyince kadınları cezalandırmış, yeri gelmiş cadı diye yakmış, namussuz diye taşlamıştır. Günümüzde ise cinselliğin oluşumundan bağımsız meydana gelemeyen dile, şiddeti ve silahı küfür olarak koymuşlardır. Ne yazık ki kadınlar da bedenleriyle cinsellikleri arasına sokulan bu silahı zorla kabullenir olmuş hatta kanıksamışlardır !
Küfür, aslında erkeklerin egemenliğini belirlerken, küfrün şiddeti de egemenliğin şiddetini belirler. Bir erkek başka bir erkek üzerinde egemenlik kurmak istediğinde, onun anasının eşinin veya kardeşinin bedenini küfür malzemesi olarak kullanır. Bir erkek bir kadına küfrettiği zaman aslında o kadının cinselliğini kirletmeyi amaçlar. Bir kadın bir erkeğe küfrettiği zaman aslında erkek egemenliğine özenerek bedenine yabancılaşır. Bir erkek ne kadar çok küfrediyorsa bilin ki o kadar çok erkeklik sorunu vardır ve bir kadın ne kadar çok küfür ediyorsa bilin ki kadınlığından o kadar çok nefret ediyordur.
Cinselliğin doğal olarak yaşanabilmesi için, dilin değişimi de kaçınılmazdır. Bu nedenle özellikle kadınların bu saldırı cinsel kirletilmişlik duygusundan kurtarılmaları adına küfürlerde silah olarak kullanılan sözcüklerin dil içerisinde doğallaştırması gerekir.
Hatta kadın cinsel organı yerine "am" erkek cinsel organı yerine de "sik" sözcükleri günlük dile aktarılmadığı sürece bedenler ve cinsellik arasındaki yabancılaşma sürüp gidecektir.
/ Abdullah Yağcıoğlu
Erdem Alaca
22-08-2013, 22:33
Harbiden ayılık ruhumuzda var bizim. (erkeklerin)
Ben bu yazıyı iki defa okudum. Pek çoğunun da okumasını öneririm.
Erde, kendi adına konuş:) - şaka tabi
Erdem Alaca
22-08-2013, 22:46
Erde, kendi adına konuş:) - şaka tabi
Yo, vallahi benim gözlemlediğim kadarıyla öyle. Okumuş, üniversite bitirmiş, iyi meslek/kariyer sahibi arkadaşlarımla bile oturduğumda, 2 kadeh rakıdan sonra başlıyorlar sapır sapır dökülmeye (a.k. - o. - s. - g.s. - vs.) :)
evrensel-insan
22-08-2013, 22:51
Insanoglunun dogal ve fenomenal zihniyet temel ve kokeninin karakteri erkekseldir.
Yani DISISEL BIR KAREKTER YOKTUR.
Bu da zaten; adem-adam oglu-ogul-evlat olarak aciklanabilir.
Yani adamin cesidi fiziksel erkek ve kadin iken; adamin ogulu evladi erildir.
Kisaca DISILIK DISISELLIK ZIHNIYETTE YER ALMAZ.
Bunu ben "erkekseldisilik" basliginda aciklamistim.
Buradan adamin fiziksel cesidi kadinin ZIHNIYETTE YER ALMADIGI ORTAYA CIKAR.
Iste insansal/numenal zihniyet ise tamamen diusisel karekter gosterir. Yani uretir, sorgular, yeniler, degistirir.
Erkeksel karakter ise; hakim ust olur, guce otoriteye iktidara tapar. Noktalar, sabitler, sahiplenir v.s. Kisaca ego elbisesi erkeksel karakter gosterir.
Haklısın. Burada çelişkiler yumağını o ölçüde kanıksamışız ki, cinsiyet ayrımı ve egemen cinsiyetçilik çerçevesinde zevk ve sevgi olgusunun kavramsal ifadesini birbirine karıştırmış ve sadece kafamız güzelken açık ve seçik olarak bu kavramlardan bahsedebiliyoruz. Rahatça ifade edebiliyoruz.
O halde bizi engelleyen şey nedir?
Toplumsal normlar ve sosyal disiplinin prangaları mıdır?
Sevişmenin güzel bir olgu olduğunu; erkek ve kadın cinselliğinin - cinsel organlarının- bireye zevk verdiği ve mutlu hissettirdiği bir gerçektir. İnsan türümüz adına konuşalım; bu keyif veren bir şey ve sağlıklı bir yaşam için de vazgeçilmezdir. Hepimiz bundan hoşlanıyoruz.
O halde sinirlenince neden bu organları küfür aracı olarak kullanıyoruz? Yukarıda bunun iyi bir şey olduğundan bahsetmemiş miydik? Bu çelişkinin toplumsal, tarihsel, psikolojik, etik ve bilinçsel farkındalıkla bir bağıntısı olmalıdır. Bize öğretilen daha doğrusu dayatılan ve bireyin kafasında sabitlediği bu aktarılmış güdü ve düşünme mekanizması-olguya bakış açısı bu çelişkinin bir ayağıdır.
Diğer kısmı çekirdek olarak da adlandırabileceğimiz ( bunu ben uydurdum) temel kişilik yada Ben'dir. Bu kişilik diğer sabitler gibi birer gömlek değildir. Soyunmaktır asıl olan. Aile ve toplum tarafından giydirilmiş sosyal gömleklerden ( dayatılan düşünce) kurtulmak ve özgürce düşünüp değerlendirmektir.
evrensel-insan
22-08-2013, 23:11
Haklısın. Burada çelişkiler yumağını o ölçüde kanıksamışız ki, cinsiyet ayrımı ve egemen cinsiyetçilik çerçevesinde zevk ve sevgi olgusunun kavramsal ifadesini birbirine karıştırmış ve sadece kafamız güzelken açık ve seçik olarak bu kavramlardan bahsedebiliyoruz. Rahatça ifade edebiliyoruz.
O halde bizi engelleyen şey nedir?
Toplumsal normlar ve sosyal disiplinin prangaları mıdır?
Sevişmenin güzel bir olgu olduğunu; erkek ve kadın cinselliğinin - cinsel organlarının- bireye zevk verdiği ve mutlu hissettirdiği bir gerçektir. İnsan türümüz adına konuşalım; bu keyif veren bir şey ve sağlıklı bir yaşam için de vazgeçilmezdir. Hepimiz bundan hoşlanıyoruz.
O halde sinirlenince neden bu organları küfür aracı olarak kullanıyoruz? Yukarıda bunun iyi bir şey olduğundan bahsetmemiş miydik? Bu çelişkinin toplumsal, tarihsel, psikolojik, etik ve bilinçsel farkındalıkla bir bağıntısı olmalıdır. Bize öğretilen daha doğrusu dayatılan ve bireyin kafasında sabitlediği bu aktarılmış güdü ve düşünme mekanizması-olguya bakış açısı bu çelişkinin bir ayağıdır.
Diğer kısmı çekirdek olarak da adlandırabileceğimiz ( bunu ben uydurdum) temel kişilik yada Ben'dir. Bu kişilik diğer sabitler gibi birer gömlek değildir. Soyunmaktır asıl olan. Aile ve toplum tarafından giydirilmiş sosyal gömleklerden ( dayatılan düşünce) kurtulmak ve özgürce düşünüp değerlendirmektir.
Bizi engelleyen giydirilmis erkeksel karakterli ego elbisesini bilincaltimizda tutmamiz ve otomatik olarak ona boyun egmemiz, onu dogasl algilamamiz ve kendimizi teslim etmemiz. Kisaca DISISEL DUSUNEMEMEMIZ.
Burada bilincaltini zorlayacak bir farkindalik gerekiyor. Ezber bozmak tum beyinde yer etmis core faithlerin sorgulanmasi ve onlardan arinilmasi bilisselligi gerekiyor.
Ego erkeksel giysisinden kurtulup kendilik bilisselligini insan olarak elde etmemiz gerekiyor. Cunku tum degerler insanlik adina , dogal/fenomenal zihniyette bulunmayan DISISEL ZIHNIYETTEDIR.
Kufurun temeli sosyo-psikolojiktir. Kufur edenin kendi egosal tatmini ve kufur edilen uzerindeki baskisi, zorlamasi, meydan okumasi, asagilamasi, tahrik etmesi ve ERKEKSELLIGIN ISPATI ADINA UZERINE KUFUR EDILENIN USTUNE GELMESI amacini tasir. Bu bilincaltidir.
Buradaki erkeksel karekterin, kadin erkek fiziksel farki yoktur. Cunku bu karakter zihinsel TEKLIK ICERIR.
Bak iki tane baslik var.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=9059
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=172324&postcount=556
evrensel-insan
22-08-2013, 23:39
Tum varliksal/ontolojik/teolojik v.s. temelli metafizik indirgemeler ve determinizm, biz insanoglunu insanoglu olarak algilatmiyor.
Ya madde temelli meta/mal/mulk ya da dusunce temelli kul/kole olarak algilatiyor.
Madde temelliler, zihni; dusunce temelliler de fizigi es geciyor.
Pozitivizm ise sadece kavrama/isime indirgiyor.
Boyle olunca da kendilik bilisselligi yesermiyor. Onun yerine madde/nesnelligi ya da dusunce/oznelligi ya da pozitif isimcilik yeseriyor.
Iste burada bu algilanmiyan insanoglu kimliogine ego bir ilac gibi geliyor ve kisiyi akilci temelde bencil, bananeci, bireyci akilci yapiyor.
Kisi sadece KARSI TARAFI ALGILIYOR VE ONU KENDINE BENZETME/KENDI GIBI YAPMA eylemini bilinc alti olarak beynindeki ideolojik inancsal etik veri ve degerlerle ve bunlari KENDINE DOGRULAYARAK VE TEK DOGRUYU BU OLARAK ALGILAYARAK kendince karsisindakini de tek bildigi kendi dogrusundan yana olmasi icin mucadele ediyor.
Iste burada kufur, bir yerde karsi tarafi sosyo-psikolojik etki altina alma ya da ERKEKSEL SAVASIMI KAZANMA adina meydana davet ediyor.
Burada kisinin kufur etmesi, egosal tatmin, aliskanlik, kendince care v.s. olarak bir DESARJ DURUMU YARATIYOR. Iste bu DESARJI KISI KUFUR EDEREK SAGLARKEN, KUFUR EDILEN DE SARJ OLUYOR.
Zaten o da desarj olma yolunu secerse, polemik, fisiksel temas ve kavga kacinilmaz oluyor. Cunku desarj olan SARJ OLMAK ISTEMEZKEN, SARJ OLAN DA DESARJ OLMAK ISTIYOR.
Tabi bu durum bireysel bilinc ile minimuma indirgenebiliyor. Cunku bu bilinc farkinda olarak kufur edenin caresizligini algiliyor. Kufurun onun bu caresizlikteki ego tatminsel caresi oldugunu algilayabiliyor. Ya da onemsemeyip kendini sarj etmiyor.
Burada bilincaltini zorlayacak bir farkindalik gerekiyor. Ezber bozmak tum beyinde yer etmis core faithlerin sorgulanmasi ve onlardan arinilmasi bilisselligi gerekiyor.
Konuya Hoşgeldin.
Demekki bir sansürcülük vardır toplumda. Topluma göre şekillenmek; kendi bireysel değer ve özgün düşünce ve davranış değil, toplum tarafından etki altında bulunan ve zorlamacı, sabitleyici, baskıcı bir egemen zihniyet.
Bu egemen zihniyette büyümek, bu etki gömleklerini teker teker giymek anlamına geliyor. Toplumun sabit ahlak değerleri, bireye empoze ediliyor ve birey, çocukluğundan aldığı bu değerleri yine kendisinde sabitliyor, benimsiyor.
Yani "doğru" olanın bu davranış tarzı olduğuna inanıyor. Sosyal yaşam tarzı ve ilişkileri de kendisine empoze edilmiş değerlerin gölgesinde devam ediyor. Bu değerlerin sorgulanması iyidir, özgürce eleştirisi daha iyi ve faydalı olacaktır.
Sevdiği beden, organ yada cinsellik diyelim, bireyin kızgınmlık anında küfür yada hakaret olarak dışa vuruluyor. Hem seviyor, hem kızdığında HAKARET olarak kullanıyor. "ayıp" olarak değerlendirmesi de ayrı bir saçmalıktır. Ben burada toplumsal ahlak disiplini çerçevesi bağlaında değerlendirmiyorum bu olayı.
Denetleyici ve zorlayıcı olan bu toplumsal baskı aracı ( etki eden yazısız-sözel toplumsal normlar), uyulması gereken veyahut, dışına çıkılmaması gereken kırmızı çizgiler olarak zihinlerde yer etmekte! Bilinç altı yada üstü fark etmez.
Bunun bilincinde olmak bir adım ileri gitmektir düşünsel devrimde.
Yo, vallahi benim gözlemlediğim kadarıyla öyle. Okumuş, üniversite bitirmiş, iyi meslek/kariyer sahibi arkadaşlarımla bile oturduğumda, 2 kadeh rakıdan sonra başlıyorlar sapır sapır dökülmeye (a.k. - o. - s. - g.s. - vs.) :)
Erdem;
Güzel bir anımsatmaydı bu verdiğin örnek. Mesela sen içki içilen yani rahat olunan durumda, rahatça cinsel yönelim ve kavramlarından bahsedilebildiğini söyledin. Fakat bahsettiğin olguyu "a.k. - o. - s. - g.s. - vs" olarak yani kısaltarak örnekledin.
Açıkça yazmak yerine neden harfleyerek ifade ettin? Bunu yaparken içinde bulunduğun olası durum, net ifadenin " ayıp olacağı" endişesi miydi yoksa başka bir şey mi? Bunu merak ettiğim ve konuşmak istediğim için sooruyorum. Yukarıda da zaten bundan bahsediyoruz.
Yani, örgürce konuşabilmek için kafamız güzel mi olmalıdır:)
evrensel-insan
22-08-2013, 23:54
Konuya Hoşgeldin.
[quote]Demekki bir sansürcülük vardır toplumda. Topluma göre şekillenmek; kendi bireysel değer ve özgün düşünce ve davranış değil, toplum tarafından etki altında bulunan ve zorlamacı, sabitleyici, baskıcı bir egemen zihniyet.
Bingo. Yalniz buradaki kufrun "ayibi" taraflar arasi teslimiyeti saglamak adina, asilik yapmama adina sukunet/sakinlik adinadir. Iste baski da zaten budur "kufur etme" cunku kufur sarj/desarj olarak TOPLUMSAL HUZURU bozar. Aslinda buradaki "huzur" kandirmaca , yani teslimiyettir , itaattir v.s.
Bu egemen zihniyette büyümek, bu etki gömleklerini teker teker giymek anlamına geliyor. Toplumun sabit ahlak değerleri, bireye empoze ediliyor ve birey, çocukluğundan aldığı bu değerleri yine kendisinde sabitliyor, benimsiyor.
Bingo!
Yani "doğru" olanın bu davranış tarzı olduğuna inanıyor. Sosyal yaşam tarzı ve ilişkileri de kendisine empoze edilmiş değerlerin gölgesinde devam ediyor. Bu değerlerin sorgulanması iyidir, özgürce eleştirisi daha iyi ve faydalı olacaktır.
Iste buradaki sorguyu saglayacak olan ya bilincalti rahatsizliginin bilince cikmasi (evrimci) ya da kisi eliyle bilince cikartilmasidir (devrimci) Evrimci olan bilincli degildir ve sonucunun ne olacagi da belli degildir. Yalniz ilk sarti bireysel bilinctir. Toplumsal, maddesel , kulsal v.s. bilinc yerine.
Sevdiği beden, organ yada cinsellik diyelim, bireyin kızgınmlık anında küfür yada hakaret olarak dışa vuruluyor. Hem seviyor, hem kızdığında HAKARET olarak kullanıyor. "ayıp" olarak değerlendirmesi de ayrı bir saçmalıktır. Ben burada toplumsal ahlak disiplini çerçevesi bağlaında değerlendirmiyorum bu olayı.
Ne olarak degerlendiriyorsun?
Denetleyici ve zorlayıcı olan bu toplumsal baskı aracı ( etki eden yazısız-sözel toplumsal normlar), uyulması gereken veyahut, dışına çıkılmaması gereken kırmızı çizgiler olarak zihinlerde yer etmekte! Bilinç altı yada üstü fark etmez.
Iste bu toplumu sadece nicelik yerine koyan TEK BIR DEGERSEL NITELIGIN TUM TOPLUMU YAPILANDIRMASI VE YONLENDIRMESIDIR. Sonucu sosyo-psikolojik sorundur ve sosyo-etik bilincten yoksundur.
Bunun bilincinde olmak bir adım ileri gitmektir düşünsel devrimde.
Evet ben "numenal devrim/numenal devrim asamalari" basliginda ve "evrimci/devrimci sorgulama" basliginda bunlari detayli acikladim.
Yapilandirilmislik ve qua felsefesi temelinde.
Ahlaksız
23-08-2013, 02:12
Bu ara forumda bir küfür muhabbeti var ama hadi hayırlısı..Neyse bende bu konu hakkında birşeyler yazıyım..Ben biraz evrim tarafından bakacağım olaya..
Bugün bir öğretmen bir çocukla(öğrencisiyle)yakalanmış..Sanırım cinsel ilişki yaşamışlar,ya da cinsel taciz gibi bir şey..Neyse artık..
Türk toplumunda yaşayıpta bu olayı duyduğu halde küfretmeyen yoktur..
Ne diye küfrediyoruz mesela?
O.Ç.
Ne demek O.Ç.?
Genelevde çalışan bir bayanın babası belli olmayan bir çocuğuna verilen ad..
Peki insanlar bu çocuğu baz alıp neden küfrederler?
Çünkü toplumun bekası için genelev ve bu genelevde doğan çocuklar zararlı olarak görülür..
O.Ç. diyen aslında ne demek ister?
Toplumun yozlaşmasını engellemek adına,yani genelevlerin kötü bir şey olduğunu hatırlatmak adına küfrederler..
Veyahut A.KOYUYUM derler..
Ne demek bu?
Bu küfürde de bir güç belirtisi vardır..Yani ben güçlüyüm ve senin yakınlarının A.KOYABİLİRİM tehditi edilir..Karşı tarafta bende senin A.KOYUYUM diyerek güce güçle karşılık vermeye çalışır..Sonuçta küfürleşme büyürse,ben senden daha güçlüyüm rekabeti sonucunda bir taraf bıçakla veya silahla öldürülebilir..İlkel erkeklerin yapabileceği bu güç gösterisinin,doğada yaşayan erkek hayvanların davranışlarından hiç farkı yoktur..
Aynı şekilde pe...k veya ka...t gibi küfürlerin temelinde toplumun bekası amaçlanır..Fuhuşun iyi bir şey olmadığı ve bu işle uğraşanların kötü olarak lanse edilmesi tamamen evrimsel bir bakış açısından kaynaklanır..
Şer..siz veya nam..uz deriz mesela..Ne demek bu?
Yani bu toplumda yaşayacaksan şerefli/namuslu olmak zorundasın demektir..
Küfrün altında yatan nedeni,salt cinsellik olarak algılamak doğru değildir..!
Dipnot:Şimdi bir yönetici''yahu,küfürlü mesajları şikayet edip,kendin küfürlü kelimeler yazıyorsun''demesin bana..Çünkü burada kimseye hitap etmeden,kelimeleri tam olarak yazmadan birşeyler söylemeye çalıştım..
Kufur veya argo muhabbeti her zaman vardir, zira guncel hayatin icinden izole unsurlar degildir.
nolan, iyi orneklerdi tesekkurler. A. koyarim kufru, belki guc ifadesi olarak kendini gosterebilir. Normal bir iliskiyi kufretme aracina donusturup ifade edenler utansin Kufur ayri birsey ve biz bunun neden oyle oldugunu konusuyoruz.
Altta yatan sebepleri.
Neva'ya da katiliyorum. Argo kullanim yada kufur de insana aittir. Bunu nasil ve neden hakaret araci olarak ortaya koyuyoruz. Mesele bu.
Ayrica ayip diyoruz. Neye gore ve neden ayip.
İnsanlar oyle genel gorus edinmis diyelim.
Nedenlemek lazim.
Konuya dair güncel bir video
Modern küfür anlayışlarımıza postmodern bir yaklaşım
Duş perdesi! Tuvalet terliği! Damacana! Küfür algımızı değiştiren dizide edilmiş tüm küfürlerin bir araya toplandığı video Youtube’da 700 bin kez izlenmiş.
http://webtv.radikal.com.tr/eglence/4798/modern-kufur-anlayislarimiza-postmodern-bir-yaklasim.aspx
http://www.youtube.com/watch?v=Afi-lhJRP50
mrdragon
23-08-2013, 12:02
Alt bilince yerleşmiş sözler dizgesi.
Zamansal olarak, güç, aşağılama, kötüleme amaçlı kullanılan sözler, günümüzde karşı tarafı kızdırma ya da tona göre geyik modunda kullanılıyor.
Belli bir yaşa kadar anlam ifade etmeyen sözler, bireyin içinde yaşadığı toplumun etkisi ile diline yerleşiyor.
Cinsellik kısmı genelde güç gösterisi ve ilkel insan modelinde ben senden daha erkeğim demenin bir yöntemi olarak açığa çıkmış olsa gerek.
Bir tartışma anında küfür karşı tarafı alt etme, kızdırma, sözlerde baskın duruma geçme adına genelde kullanılıyor ama burada da bilinç altında etkiye karşı tepki bekleme sendromu açığa çıkıyor. Onca küfrün karşılığında karşı tarafın sinirlenmesini, rahatsız olmasını bekleyen bir bilinç(sizlik) düzeyi.
Karşınızda durmadan bel altı küfür eden bir adama, çok şekersinde bu kadar ilkel beyine sahip bir adamı takmam için bir nedenim yok diyerek gülümseyin:
Genelde iki türlü tepki gelişir. Küfür dozajını arttırıp ilkel beyninde nasıl ya ben yıllarca bu küfürler karşısında kudurdum bu adam da kudurmalı diyerekten acaba ben gerçekten ilkelmiyim sendromu ile küfür dozajı arttırıp kızdırmaya çalışır. Ya da doğrudan dövüş sanatlarına sıçrama yaşanır.
İkincil bir uyanmayı sağlarsınız. Toplumsal küfür mekanizmasında, küfür ve zeka arasında bir ilişki var mı? Adam gibi iki kelimeyi bir araya getirecek kapasitem gerçekten yokta durmadan küfremi sardım? Bu adam sinirlenmeden alaya alıpta sözler ile masturbasyon yaptığımı mı ima ediyor bana?
Bilinç uyandı sen sadece mastürbasyon yapacak kapasiteye sahipsin. Anlamlı ya da anlamsız sözleri ilkelce dizmekten öteye geçecek kapasite yok sende. Küfür mekanizmasını sen üretmedin aşılandı. Oturup nedenlerini düşünmedin. İnsan olarak bugüne kadar neyi derinlemesine sorguladıkta altında yatan gerçeklere odaklandık? Doğru etkileşim sağlanırsa açığa çıkıyor sadece.
Tabi burada önemli olan bizlerin içindeki küfür sentezi. Küfür eden birine karşı nasıl tepki verilir? Gerçekten oturup karşısında gülümseyecek ve o duruşumuz ile küçüldüğünü hissettirecek bilince sahipmiyiz? Evrensel güç göstergesi olaylar karşısında sergilenen kişiye yönelik doğru duruş ile verilen mesajda gizli.
evrensel-insan
28-08-2013, 23:01
Bilimsel olarak yumruk atmak isteyen bir kisiye karsi pasif durana yumruk atmak isteyen kisinin atmadigi gozlemlenmistir.
Cunku "etki/tepki" temelinde bir bilincalti algisi vardir. Yani aktiflesmek isteyen bir kisinin karsisindan otomatikman bekledigi onun da aktiflesmesi ve erkeklik ispati adina da fiziksel/sozsel saldiriya gecmesidir.
Taraflardan kendisinden aktif olmasi beklenen aktiflesmez ise, orada bir saskinlik yasanir ve belki de vicdan ya da icgudu bilincalti devreye girer.
Bu hayvanlarda da boyledir. Her turlu saldiri aktiflik temelindedir.
Kisaca ERKEKLIK ISPATI sadece aktiflikte gecerlidir. Cunku pasif kalana yonelik zaten boyle bir ispat algisi yoktur.