Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 22-08-2013, 22:27
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart Küfrün Temelinde Yatan Ataerkil Şartlanmışlık

Mimar Sinan'da okuyan bir arkadaşın güzel bir yazısını sizinle paylaşmak istedim. Ben çok beğendim ve etkilendim. Tekrar tekrar düşünmemi sağladı bazı olguları. Sizin de beğeneceğinizi umuyorum.. Buyurun


KÜFRÜN TEMELİNDE YATAN ATAERKİL ŞARTLANMIŞLIK




İnsanların özellikle kadının cinselliğini yaralamak amacıyla kullandığı küfrün temelinde yatan ataerkil şartlanmışlığın öneminin anlaşılması açısından belirtiyorum ki; tüm insanlar ana rahminde yaşamlarına dişi olarak başlarlar. Örneğin erkeklerin neden memesi vardır? Süt vermek gibi bir işlevi olmadığına göre, neden ? Aklınıza ilk gelen yanıt sürüngen değil, memeli oldukları için olabilir… Ama bu işin şakası ! Gerçek neden, tüm insanların yaşamlarına ana rahminde dişi olarak başlamalarıdır.

hepimizin bildiği gibi cinsiyeti belirleyen x ve y kromozomlarıdır. Embriyoların hepsi belirli bir gelişim dönemine kadar x yani dişi altyapısı taşırlar. Bu nedenle de meme uçları belirir. Cinsiyet hormonları daha sonra devreye girdiğinde işler değişmeye başlar. X kromozomu taşıyan embriyolar dişi gelişimine devam ederken, embriyodaki y koromozomu ortaya çıkınca erkeklik hormonu testesteron memelerin gelişimini engellese de, o iki meme ucuna dokunamaz; işi işten geçmiştir.

Erkekte dişil bir yan yoktur ancak dişil bir kökenden gelmiştir. Peki memeler hem kadın hem de erkeklerde olduğuna göre işlevleri sadece süt vermek midir? Kadınlar cinselliklerini yaşarken memelerinden zevk almazlar mı? Bilinen o ki; cinsellik ana ağı memelerden başlayıp göbeğin altına, oradan cinsel organa, sonra anüse, sonra omuriliğe ulaşır ve son olarak ta ense üzerinden beyne bağlanır. Diğer taraftan boğazdan başlayan bir alt ağ ise dudakları, ağzın içini, üst damağı, burnu, kulakları, kulak memelerini ve gözleri kapsayarak beyne ulaşır. Diğer bir alt ağ da cinsel organ çevresinde kasıkları, kalçaları, üst bacak içlerini, diz içlerinden ayak başparmağına kadar kapsar. Kafada dahi saç diplerini kapsayan bir alt ağ vardır. Ellerde de parmaklar, parmak araları, avuç içi ve bileğe kadar olan bölgeyi kapsayan bir alt ağ daha vardır, bütün bu alt ağlar ana ağ üzerinden beyne bağlıdır elbette ki.

Erkeklerin sadece meme uçları değil, bezleri ve memeye dair tüm donanımları olduğuna göre süt vermezler ama memelerinden kesinlikle zevk alırlar. Oysa pek çok erkek memelerinden zevk almadığını sanır ve memelerinden zevk almaktan korkar. Çünkü meme süt vermeye yarayan organ olarak şartlandırıldığından erkeklerin pek çoğu memelerinden zevk alırlarsa kadınlaşacaklarından korkar ve bedenlerindeki bir zevk noktasını köreltirler. Yazık değil mi ?

Sizce yanlış şartlanmaların , algılamaların ve baskıların sonucunda aynı haksızlığa cinsel organlar da uğruyor olamazlar mı? Örneğin; kadın-erkek neye mal olduğunun farkına varmadan ve düşünmeden savurulan küfürler... Cinsel organların pervasızca malzeme edildiği küfürler…

Cinselliğin dilinin oluşumunu anlayabilmek için öncelikle küfrün oluşumunu da anlamanın gerektiği kaçınılmazdır. Erkeklere "Sevişmek güzel bir eylem midir?" diye sorulsa yanıt doğal olarak "evet, tabi" olacaktır. Peki o zaman bu güzel eylemde kullanılan organlar ve sözcükler, birinden nefret edildiğinde, öfkelenildiğinde hiç düşünmeden neden ağızdan çıkıyor? Bu sözleri hem cinselliği yaşarken hem de küfür ederken söylemek bir çelişki yaratır...

Erkek egemen kültür binlerce yıllık iktidarını elinde tutmak için kadınlara yasaklar koymuş, yetmeyince kadınları cezalandırmış, yeri gelmiş cadı diye yakmış, namussuz diye taşlamıştır. Günümüzde ise cinselliğin oluşumundan bağımsız meydana gelemeyen dile, şiddeti ve silahı küfür olarak koymuşlardır. Ne yazık ki kadınlar da bedenleriyle cinsellikleri arasına sokulan bu silahı zorla kabullenir olmuş hatta kanıksamışlardır !
Küfür, aslında erkeklerin egemenliğini belirlerken, küfrün şiddeti de egemenliğin şiddetini belirler. Bir erkek başka bir erkek üzerinde egemenlik kurmak istediğinde, onun anasının eşinin veya kardeşinin bedenini küfür malzemesi olarak kullanır. Bir erkek bir kadına küfrettiği zaman aslında o kadının cinselliğini kirletmeyi amaçlar. Bir kadın bir erkeğe küfrettiği zaman aslında erkek egemenliğine özenerek bedenine yabancılaşır. Bir erkek ne kadar çok küfrediyorsa bilin ki o kadar çok erkeklik sorunu vardır ve bir kadın ne kadar çok küfür ediyorsa bilin ki kadınlığından o kadar çok nefret ediyordur.

Cinselliğin doğal olarak yaşanabilmesi için, dilin değişimi de kaçınılmazdır. Bu nedenle özellikle kadınların bu saldırı cinsel kirletilmişlik duygusundan kurtarılmaları adına küfürlerde silah olarak kullanılan sözcüklerin dil içerisinde doğallaştırması gerekir.


Hatta kadın cinsel organı yerine "am" erkek cinsel organı yerine de "sik" sözcükleri günlük dile aktarılmadığı sürece bedenler ve cinsellik arasındaki yabancılaşma sürüp gidecektir.

/ Abdullah Yağcıoğlu
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 22-08-2013, 22:33
Erdem Alaca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Erdem Alaca Erdem Alaca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
Standart

Harbiden ayılık ruhumuzda var bizim. (erkeklerin)

1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 22-08-2013, 22:37
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Ben bu yazıyı iki defa okudum. Pek çoğunun da okumasını öneririm.

Erde, kendi adına konuş - şaka tabi
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 22-08-2013, 22:46
Erdem Alaca - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Erdem Alaca Erdem Alaca isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2013
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 1.496
Standart

Erde, kendi adına konuş - şaka tabi
Yo, vallahi benim gözlemlediğim kadarıyla öyle. Okumuş, üniversite bitirmiş, iyi meslek/kariyer sahibi arkadaşlarımla bile oturduğumda, 2 kadeh rakıdan sonra başlıyorlar sapır sapır dökülmeye (a.k. - o. - s. - g.s. - vs.)

1930'lar: Uçak ihraç ediyoruz, 2010'lar: Saman ithal ediyoruz...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 22-08-2013, 22:51
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Insanoglunun dogal ve fenomenal zihniyet temel ve kokeninin karakteri erkekseldir.

Yani DISISEL BIR KAREKTER YOKTUR.

Bu da zaten; adem-adam oglu-ogul-evlat olarak aciklanabilir.

Yani adamin cesidi fiziksel erkek ve kadin iken; adamin ogulu evladi erildir.

Kisaca DISILIK DISISELLIK ZIHNIYETTE YER ALMAZ.

Bunu ben "erkekseldisilik" basliginda aciklamistim.

Buradan adamin fiziksel cesidi kadinin ZIHNIYETTE YER ALMADIGI ORTAYA CIKAR.

Iste insansal/numenal zihniyet ise tamamen diusisel karekter gosterir. Yani uretir, sorgular, yeniler, degistirir.

Erkeksel karakter ise; hakim ust olur, guce otoriteye iktidara tapar. Noktalar, sabitler, sahiplenir v.s. Kisaca ego elbisesi erkeksel karakter gosterir.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 22-08-2013, 23:02
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Haklısın. Burada çelişkiler yumağını o ölçüde kanıksamışız ki, cinsiyet ayrımı ve egemen cinsiyetçilik çerçevesinde zevk ve sevgi olgusunun kavramsal ifadesini birbirine karıştırmış ve sadece kafamız güzelken açık ve seçik olarak bu kavramlardan bahsedebiliyoruz. Rahatça ifade edebiliyoruz.

O halde bizi engelleyen şey nedir?

Toplumsal normlar ve sosyal disiplinin prangaları mıdır?

Sevişmenin güzel bir olgu olduğunu; erkek ve kadın cinselliğinin - cinsel organlarının- bireye zevk verdiği ve mutlu hissettirdiği bir gerçektir. İnsan türümüz adına konuşalım; bu keyif veren bir şey ve sağlıklı bir yaşam için de vazgeçilmezdir. Hepimiz bundan hoşlanıyoruz.

O halde sinirlenince neden bu organları küfür aracı olarak kullanıyoruz? Yukarıda bunun iyi bir şey olduğundan bahsetmemiş miydik? Bu çelişkinin toplumsal, tarihsel, psikolojik, etik ve bilinçsel farkındalıkla bir bağıntısı olmalıdır. Bize öğretilen daha doğrusu dayatılan ve bireyin kafasında sabitlediği bu aktarılmış güdü ve düşünme mekanizması-olguya bakış açısı bu çelişkinin bir ayağıdır.

Diğer kısmı çekirdek olarak da adlandırabileceğimiz ( bunu ben uydurdum) temel kişilik yada Ben'dir. Bu kişilik diğer sabitler gibi birer gömlek değildir. Soyunmaktır asıl olan. Aile ve toplum tarafından giydirilmiş sosyal gömleklerden ( dayatılan düşünce) kurtulmak ve özgürce düşünüp değerlendirmektir.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 22-08-2013, 23:11
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Natan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Haklısın. Burada çelişkiler yumağını o ölçüde kanıksamışız ki, cinsiyet ayrımı ve egemen cinsiyetçilik çerçevesinde zevk ve sevgi olgusunun kavramsal ifadesini birbirine karıştırmış ve sadece kafamız güzelken açık ve seçik olarak bu kavramlardan bahsedebiliyoruz. Rahatça ifade edebiliyoruz.

O halde bizi engelleyen şey nedir?

Toplumsal normlar ve sosyal disiplinin prangaları mıdır?

Sevişmenin güzel bir olgu olduğunu; erkek ve kadın cinselliğinin - cinsel organlarının- bireye zevk verdiği ve mutlu hissettirdiği bir gerçektir. İnsan türümüz adına konuşalım; bu keyif veren bir şey ve sağlıklı bir yaşam için de vazgeçilmezdir. Hepimiz bundan hoşlanıyoruz.

O halde sinirlenince neden bu organları küfür aracı olarak kullanıyoruz? Yukarıda bunun iyi bir şey olduğundan bahsetmemiş miydik? Bu çelişkinin toplumsal, tarihsel, psikolojik, etik ve bilinçsel farkındalıkla bir bağıntısı olmalıdır. Bize öğretilen daha doğrusu dayatılan ve bireyin kafasında sabitlediği bu aktarılmış güdü ve düşünme mekanizması-olguya bakış açısı bu çelişkinin bir ayağıdır.

Diğer kısmı çekirdek olarak da adlandırabileceğimiz ( bunu ben uydurdum) temel kişilik yada Ben'dir. Bu kişilik diğer sabitler gibi birer gömlek değildir. Soyunmaktır asıl olan. Aile ve toplum tarafından giydirilmiş sosyal gömleklerden ( dayatılan düşünce) kurtulmak ve özgürce düşünüp değerlendirmektir.
Bizi engelleyen giydirilmis erkeksel karakterli ego elbisesini bilincaltimizda tutmamiz ve otomatik olarak ona boyun egmemiz, onu dogasl algilamamiz ve kendimizi teslim etmemiz. Kisaca DISISEL DUSUNEMEMEMIZ.

Burada bilincaltini zorlayacak bir farkindalik gerekiyor. Ezber bozmak tum beyinde yer etmis core faithlerin sorgulanmasi ve onlardan arinilmasi bilisselligi gerekiyor.

Ego erkeksel giysisinden kurtulup kendilik bilisselligini insan olarak elde etmemiz gerekiyor. Cunku tum degerler insanlik adina , dogal/fenomenal zihniyette bulunmayan DISISEL ZIHNIYETTEDIR.

Kufurun temeli sosyo-psikolojiktir. Kufur edenin kendi egosal tatmini ve kufur edilen uzerindeki baskisi, zorlamasi, meydan okumasi, asagilamasi, tahrik etmesi ve ERKEKSELLIGIN ISPATI ADINA UZERINE KUFUR EDILENIN USTUNE GELMESI amacini tasir. Bu bilincaltidir.

Buradaki erkeksel karekterin, kadin erkek fiziksel farki yoktur. Cunku bu karakter zihinsel TEKLIK ICERIR.

Bak iki tane baslik var.

http://www.turandursun.com/forumlar/...ead.php?t=9059

http://www.turandursun.com/forumlar/...&postcount=556

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 22-08-2013, 23:39
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Tum varliksal/ontolojik/teolojik v.s. temelli metafizik indirgemeler ve determinizm, biz insanoglunu insanoglu olarak algilatmiyor.

Ya madde temelli meta/mal/mulk ya da dusunce temelli kul/kole olarak algilatiyor.

Madde temelliler, zihni; dusunce temelliler de fizigi es geciyor.

Pozitivizm ise sadece kavrama/isime indirgiyor.

Boyle olunca da kendilik bilisselligi yesermiyor. Onun yerine madde/nesnelligi ya da dusunce/oznelligi ya da pozitif isimcilik yeseriyor.

Iste burada bu algilanmiyan insanoglu kimliogine ego bir ilac gibi geliyor ve kisiyi akilci temelde bencil, bananeci, bireyci akilci yapiyor.

Kisi sadece KARSI TARAFI ALGILIYOR VE ONU KENDINE BENZETME/KENDI GIBI YAPMA eylemini bilinc alti olarak beynindeki ideolojik inancsal etik veri ve degerlerle ve bunlari KENDINE DOGRULAYARAK VE TEK DOGRUYU BU OLARAK ALGILAYARAK kendince karsisindakini de tek bildigi kendi dogrusundan yana olmasi icin mucadele ediyor.

Iste burada kufur, bir yerde karsi tarafi sosyo-psikolojik etki altina alma ya da ERKEKSEL SAVASIMI KAZANMA adina meydana davet ediyor.

Burada kisinin kufur etmesi, egosal tatmin, aliskanlik, kendince care v.s. olarak bir DESARJ DURUMU YARATIYOR. Iste bu DESARJI KISI KUFUR EDEREK SAGLARKEN, KUFUR EDILEN DE SARJ OLUYOR.

Zaten o da desarj olma yolunu secerse, polemik, fisiksel temas ve kavga kacinilmaz oluyor. Cunku desarj olan SARJ OLMAK ISTEMEZKEN, SARJ OLAN DA DESARJ OLMAK ISTIYOR.

Tabi bu durum bireysel bilinc ile minimuma indirgenebiliyor. Cunku bu bilinc farkinda olarak kufur edenin caresizligini algiliyor. Kufurun onun bu caresizlikteki ego tatminsel caresi oldugunu algilayabiliyor. Ya da onemsemeyip kendini sarj etmiyor.

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 22-08-2013, 23:42
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Burada bilincaltini zorlayacak bir farkindalik gerekiyor. Ezber bozmak tum beyinde yer etmis core faithlerin sorgulanmasi ve onlardan arinilmasi bilisselligi gerekiyor.
Konuya Hoşgeldin.

Demekki bir sansürcülük vardır toplumda. Topluma göre şekillenmek; kendi bireysel değer ve özgün düşünce ve davranış değil, toplum tarafından etki altında bulunan ve zorlamacı, sabitleyici, baskıcı bir egemen zihniyet.

Bu egemen zihniyette büyümek, bu etki gömleklerini teker teker giymek anlamına geliyor. Toplumun sabit ahlak değerleri, bireye empoze ediliyor ve birey, çocukluğundan aldığı bu değerleri yine kendisinde sabitliyor, benimsiyor.

Yani "doğru" olanın bu davranış tarzı olduğuna inanıyor. Sosyal yaşam tarzı ve ilişkileri de kendisine empoze edilmiş değerlerin gölgesinde devam ediyor. Bu değerlerin sorgulanması iyidir, özgürce eleştirisi daha iyi ve faydalı olacaktır.

Sevdiği beden, organ yada cinsellik diyelim, bireyin kızgınmlık anında küfür yada hakaret olarak dışa vuruluyor. Hem seviyor, hem kızdığında HAKARET olarak kullanıyor. "ayıp" olarak değerlendirmesi de ayrı bir saçmalıktır. Ben burada toplumsal ahlak disiplini çerçevesi bağlaında değerlendirmiyorum bu olayı.

Denetleyici ve zorlayıcı olan bu toplumsal baskı aracı ( etki eden yazısız-sözel toplumsal normlar), uyulması gereken veyahut, dışına çıkılmaması gereken kırmızı çizgiler olarak zihinlerde yer etmekte! Bilinç altı yada üstü fark etmez.

Bunun bilincinde olmak bir adım ileri gitmektir düşünsel devrimde.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 22-08-2013, 23:49
Natan Natan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 18 Sep 2006
Bulunduğu yer: usa
Mesajlar: 4.841
Standart

Erdem Alaca´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Yo, vallahi benim gözlemlediğim kadarıyla öyle. Okumuş, üniversite bitirmiş, iyi meslek/kariyer sahibi arkadaşlarımla bile oturduğumda, 2 kadeh rakıdan sonra başlıyorlar sapır sapır dökülmeye (a.k. - o. - s. - g.s. - vs.)
Erdem;

Güzel bir anımsatmaydı bu verdiğin örnek. Mesela sen içki içilen yani rahat olunan durumda, rahatça cinsel yönelim ve kavramlarından bahsedilebildiğini söyledin. Fakat bahsettiğin olguyu "a.k. - o. - s. - g.s. - vs" olarak yani kısaltarak örnekledin.

Açıkça yazmak yerine neden harfleyerek ifade ettin? Bunu yaparken içinde bulunduğun olası durum, net ifadenin " ayıp olacağı" endişesi miydi yoksa başka bir şey mi? Bunu merak ettiğim ve konuşmak istediğim için sooruyorum. Yukarıda da zaten bundan bahsediyoruz.

Yani, örgürce konuşabilmek için kafamız güzel mi olmalıdır
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Polis TOMA'nın önüne yatan direnişçiyi yumrukladı xcan Politika 2 17-06-2013 21:09
Örnekler ile İnanma İhtyacının Altında Yatan Psikolojik Nedenler volkantr Psikoloji 18 26-10-2011 23:20

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:28 .