Orijinalini görmek için tıklayınız : zemzemden inciler
-euzu bİ kelİmatİllah-İt-tammatİ mİn Ğadabİhİ ve İkabİhİ ve Şerrİ İbadİhİ ve mİn hemezat-İŞ-Şeyatİnİ ve en yehdurunİ. Euzu bİ kelİmatİllahİttammatİ mİn Şerrİ ma halaka ve zerea ve berea, bİsmİllahİllezİ la yedurru measmİhİ Şey'un fİl'ardi ve la fİssemaİ ve huv-es-semİu-l-alİm-
bu İstİazenİn ardirdan ŞÖyle bİr gİrİŞ İyİ olur.
--İman, İnsani İnsan eder, belkİ İnsani sultan eder.
Öyle İse, İnsanin vazİfe-İ aslİyesİ İman ve duadir.
kÜfÜr, İnsani gayet acİz bİr canavar hayvan eder.
--İslam su, İnsan balik. Suya gİr kurtul!..
aliyarasfal
04-03-2014, 03:03
Dostum sana öğretmediler mi, insan balık değildir, suya basarsan boğulur.Ayrıca dinler çöldür, elindeki suyuda kurutur beyninide.
Şimdilik saygımla gittim...
knowledgetowisdom
04-03-2014, 11:22
-euzu bİ kelİmatİllah-İt-tammatİ mİn Ğadabİhİ ve İkabİhİ ve Şerrİ İbadİhİ ve mİn hemezat-İŞ-Şeyatİnİ ve en yehdurunİ. Euzu bİ kelİmatİllahİttammatİ mİn Şerrİ ma halaka ve zerea ve berea, bİsmİllahİllezİ la yedurru measmİhİ Şey'un fİl'ardi ve la fİssemaİ ve huv-es-semİu-l-alİm-
bu İstİazenİn ardirdan ŞÖyle bİr gİrİŞ İyİ olur.
--İman, İnsani İnsan eder, belkİ İnsani sultan eder.
Öyle İse, İnsanin vazİfe-İ aslİyesİ İman ve duadir.
kÜfÜr, İnsani gayet acİz bİr canavar hayvan eder.
--İslam su, İnsan balik. Suya gİr kurtul!..
zemzem,
yani???
konuya ilişkin bir cümlecik dahi edeydin...
http://www.seyrangah.tv/demirdeki-sir.html
ben geçmiş yazılanlardan fazla bi şey paylaşmak istemiyorum, tartışmaklarada girmek istemiyorum. amacım sadece sizleri idamı ebediden kurtarmak, huzura kavuşmanıza sebep olmak istiyorum. sövmek dışında bütün sorularınıza yanıt verebiliriz (Allahın izniyle) yeterki gerçekleri öğrenip bu ruhi bunalımlardan sıkıntılardan kurtulmak huzura ulaşmak için adım atın.
Kuran başlı başına bir ilim kitabıdır. insafla akılla bakan görür. aklı kalbi gözü kulağı mühürlenenlere kurtuluş yolu söyleyeceğim. çok basit. Allaha samimi bir şekilde tevbe istiğfar edin gönülden yarabbi bana doğru yolu göster beni hayra yönlendir deyin. Göreceksiniz samimiyetiniz nispetinde kurtulursunuz.
zemzem,
yani???
konuya ilişkin bir cümlecik dahi edeydin...
bu giriş kısmıydı. sizlerle anlaşabileceğimize (suya girerek) inanıyorum. yeterki kimsenin kutsalına sövülmesin.
Dostum sana öğretmediler mi, insan balık değildir, suya basarsan boğulur.Ayrıca dinler çöldür, elindeki suyuda kurutur beyninide.
Şimdilik saygımla gittim...
benim beynim islamla kuranla daha iyi çalışmaya başladı. çünkü islam akıl dinidir, ilim dinidir, yaşayış biçimidir.
şimdi bir misal vereceğim: cep telefonu veya herhangi bir alet aldığımız zaman yanında kullanma kılavuzu veriyorlar değil mi? kullanma kılavuzunu okumadan işlem yapmayın çalıştırmayın diye uyarı veriyorlar. okumadan kullnmaya kalkar isek hata verir arıza verir çabuk bozulur. insanın kullanma kılavuzuda Allahu Tealanın en seçkin kulu ile göndermiş olduğu kuranı kerimdir. buna göre yaşamaz ise çabuk bozulur hayvandan aşağı düşer. Kuran iki dünya saadetinide temin eder. yapması gereken tek şey inatı bırakıp Allaha samimi bir şekilde yönelip, bütün geçmişine tevbe edip, yarabbi beni doğru yola ulaştır demesi ve gönülden istemesi. bu kadar basit. ondan sonra insaflı bir şekilde aklı ile ilim ile araştırması. ben sizlerin gerçek huzura ulaşması için çalışıyorum.
http://www.kutsalgizemler.com/
bu biraz uzun ama farzedin sinemada film izliyorsunuz.
http://www.seyrangah.tv/bulutlarin-agirligi.html
bunlar kısa kurandaki ilmi görmeniz dileğiyle.
Allahu Teala mühlet verir ihmal etmez. Allahu Teala bizleri onu tanıyıp ibadet etmemiz için yaratmıştır. sanatkar sanatını başkasında görmek ve göstermek ister. sen bunca sanatı inkar edersen seni cezalandırır. yani dersen bunlar kendi kendine olmuştur. beni cezalandıramazsın dedinmi bütün mahlukatın hukuklarına tecavüz etmiş oluyorsun.
Din sırrı teklif, imtihandır teklif eder iradeyi elinden almaz (sana bırakır) yadeyse ebu bekir (r.a.) ile ebu cehil aynı kefede olurdu. insan iman edip güzel amellerde bulunursa melekten üstün seviyeye gelir. bu dünyadada manevi cennet hayatını yaşamaya başlar. iman etmezse hayvandan aşağı seviyelere düşer. fikri her türlü sorularınıza Allahın izniyle cevap verilir. yeterki inat olmadan tarafsızca bakılsın.bu seviyede olduğu zaman inşallah iman edeceğinizden şüphem yok.
http://www.youtube.com/watch?v=DjaWMUXYBYg
http://www.youtube.com/watch?v=XaABhHKus1s
http://www.youtube.com/watch?v=WszdzgSXJ2c
şimdi birazda bilimsel konulara geçelim. kurandaki ilimi hep beraber
görelim.
http://www.seyrangah.tv/demirdeki-sir.html
[QUOTE=mrdragon;513035]Bakın, bunu umarım hatalı algılamazsınız ama kuran üzerinden ilim bulduğunu söyleyip bu kadar hatalı örnekler verdiğiniz zaman, aklı çalıştırma konusunda kuran yol gösteren değil aksine aklı kilitleyen kaynak moduna geçiyor.
benim telefondaki kastımı anladınız fakat başka yerlere çekiyorsunuz. şimdi kurandaki ilimlere başlıyruz. yukardaki demirdeki sırrı izleyerek başlayabiliriz. kibarlığınızdan dolayı teşekkür ederim. sizlerin suya girip huzuru bulacağınıza eminim. allah size hidayet versin.
Vefik Sami
05-03-2014, 12:21
İSLAM SU, İNSAN BALIK. SUYA GİR KURTUL!..
Bu durumda "Balık hâfızalı" betimlemesini "övgü" olarak mı anlayalım ?
mrdragon
05-03-2014, 18:09
benim telefondaki kastımı anladınız fakat başka yerlere çekiyorsunuz. şimdi kurandaki ilimlere başlıyruz. yukardaki demirdeki sırrı izleyerek başlayabiliriz. kibarlığınızdan dolayı teşekkür ederim. sizlerin suya girip huzuru bulacağınıza eminim. allah size hidayet versin.
Sanırım ne siteyi incelediniz, ne de kuran karşısında duranların bakış açılarına hakimsiniz.
Bakın, kuran üzerinden mucize üretenler, aslında kuranın kendi öğretisine karşı geliyorlar. Defalarca bu mucize tartışmaları çürütüldü. Açın biraz gavur icadı interneti boyuna tarayın bakalım. Demir mucizesi üzerinden ne kadar karşıt görüş var okuyun bir etüd edin gelin dilerseniz. Biliniz ki, bu sitede yazı yazan insanlar defalarca bu konuları tartıştılar. Şeytana atılmalık süs eşyası yıldızlı kat kat evren modeli ve 6 günde yaratılma hikayesi ile yola çıkan sevimli eser ile bilimi karıştırmayalım lütfen.
Oysa kuran da ilimden bahseder. Ama kuran ilmi, tanrının yoluna gidendir. Koşulsuz ayetlerin tanrıdan olduğa iman etmekten geçer ve kitap boyunca vurgulanan budur. O yüzden ayetlerimi bük demez. Onları kafana uymayacak diye zamana ve mekana göre evir de demez.
Bu arada telefonu hatalı yere çekmiyorum. Yaratan şayet yarattığına kullanım kitapçığı veriyorsa, o yaratıcı iyi bir yaratıcı değildir. Sürekli farklı kullanım kitapları yollayıp bir robotun diline hapis olacaksa, o gerçekte değildir. Birinin hayalidir ve o hayali siz virüs gibi zihinlerinize bulaştırmışsınızdır.
Ne var ki, dünya üzerinde o virüsü kapmayan milyarlarca insan yaşadı.
Tanrıya gelince; dillere ve bir kitabın sayfalarına haps olan tanrının hiç tanıyamadığı evrenin sahibi olması kadar akıl dışı ne olabilir ki? Ne yarattığını varsaydığınız evreni bilir ne de insanı. Tamamen arapların temel ve hatalı bilgilerinde hayat bulan ilkel bir tanrı profili çiziyor.
Bunun haricinde, iman ettiğiniz tanrının tek bir heceyi dökecek gücü yok. Siz sadece bir kitaptan tanrı hayal edip onun yerine dil bulmaktasınız. İnandığınız şekilde tanrı dile geliyor o yüzden imanlılar da asırlar boyunca birbirlerine düşse de, ortada yokları oynayan varlık tanrınız oluyor.
Daha da acısı, bilirsiniz ki, bir putun hiçbirşeye gücü yetmez. Çağırın bir puta dilediğiniz kadar dua edin, istediğiniz ritüelleri topluca gerçekleştirin. Bir taşı dahi yerinden kıpırdatamıyor.
Denemesi bedava çıkartın şimdi o putu iman ettiğiniz tanrıyı koyun ve tüm müslümanları toplayıp dilediğinizi yapın yine o taş bir santim bile yerinden kıpırdayamayacak.
Siz diliniz ile kuranı ne kadar büküp yeni tanrı tasarlasanızda, iman ettiğiniz tanrı sadece sizin zihninizde hayat bulduğundan ve herkesin zihninde başkalaşmış tanrılar yer aldığından, dilden öteye gidemeyecek...
Sanırım ne siteyi incelediniz, ne de kuran karşısında duranların bakış açılarına hakimsiniz.
Bakın, kuran üzerinden mucize üretenler, aslında kuranın kendi öğretisine karşı geliyorlar. Defalarca bu mucize tartışmaları çürütüldü. Açın biraz gavur icadı interneti boyuna tarayın bakalım. Demir mucizesi üzerinden ne kadar karşıt görüş var okuyun bir etüd edin gelin dilerseniz. Biliniz ki, bu sitede yazı yazan insanlar defalarca bu konuları tartıştılar. Şeytana atılmalık süs eşyası yıldızlı kat kat evren modeli ve 6 günde yaratılma hikayesi ile yola çıkan sevimli eser ile bilimi karıştırmayalım lütfen.
Oysa kuran da ilimden bahseder. Ama kuran ilmi, tanrının yoluna gidendir. Koşulsuz ayetlerin tanrıdan olduğa iman etmekten geçer ve kitap boyunca vurgulanan budur. O yüzden ayetlerimi bük demez. Onları kafana uymayacak diye zamana ve mekana göre evir de demez.
Bu arada telefonu hatalı yere çekmiyorum. Yaratan şayet yarattığına kullanım kitapçığı veriyorsa, o yaratıcı iyi bir yaratıcı değildir. Sürekli farklı kullanım kitapları yollayıp bir robotun diline hapis olacaksa, o gerçekte değildir. Birinin hayalidir ve o hayali siz virüs gibi zihinlerinize bulaştırmışsınızdır.
Ne var ki, dünya üzerinde o virüsü kapmayan milyarlarca insan yaşadı.
Tanrıya gelince; dillere ve bir kitabın sayfalarına haps olan tanrının hiç tanıyamadığı evrenin sahibi olması kadar akıl dışı ne olabilir ki? Ne yarattığını varsaydığınız evreni bilir ne de insanı. Tamamen arapların temel ve hatalı bilgilerinde hayat bulan ilkel bir tanrı profili çiziyor.
Bunun haricinde, iman ettiğiniz tanrının tek bir heceyi dökecek gücü yok. Siz sadece bir kitaptan tanrı hayal edip onun yerine dil bulmaktasınız. İnandığınız şekilde tanrı dile geliyor o yüzden imanlılar da asırlar boyunca birbirlerine düşse de, ortada yokları oynayan varlık tanrınız oluyor.
Daha da acısı, bilirsiniz ki, bir putun hiçbirşeye gücü yetmez. Çağırın bir puta dilediğiniz kadar dua edin, istediğiniz ritüelleri topluca gerçekleştirin. Bir taşı dahi yerinden kıpırdatamıyor.
Denemesi bedava çıkartın şimdi o putu iman ettiğiniz tanrıyı koyun ve tüm müslümanları toplayıp dilediğinizi yapın yine o taş bir santim bile yerinden kıpırdayamayacak.
Siz diliniz ile kuranı ne kadar büküp yeni tanrı tasarlasanızda, iman ettiğiniz tanrı sadece sizin zihninizde hayat bulduğundan ve herkesin zihninde başkalaşmış tanrılar yer aldığından, dilden öteye gidemeyecek...
Kusura bakma Telefonu anlayacağını sanmıştım ama tahmin ettiğim kadar değilmişsin. işte o mana buna gelir:
Kur'anı Hakim şu Kur'anı Azim-i kainatın bir müfessiridir, bir tercümanıdır.
şimdi sen tesadüfmüsün. bu kadar sanatlı varlık tesadüf mü? lütfen gözünüzü açın kendinize gece yapmayın. şimdi şu adresini vereceğim linki oturun bir kere izleyin. http://www.kutsalgizemler.com/
http://www.seyrangah.tv/demirdeki-sir.html
kuranda demiri indirdik diyor. ozamanda bu nasıl bilindi? lütfen tarafsız olarak bu videoları izleyin. geçmişte size dinle ilgili verilmemiş olabilir. anlıyorum ama bunları insaflı bir şekilde incelerseniz. yaratıcının varlığına iman edeceksiniz. şöyle bi soru aklınıza gelebilir. bunlar hep keşfedilmiş şeyleri söylüyorlar "a bak bu kuranda vardı zaten " şimdi kuranda keşfolmamış bir şey söyleyeyim araştırın.
"GÖKLERİ VE YERİ VE BUNLARIN İÇİNE YAYIP ÜRETTİĞİ CANLILARI YARATMASI DA O'NUN AYETLERİNDENDİR. O, DİLEDİĞİ ZAMAN ONLARI BİRARAYA GETİRMEYE DE KADİRDİR."
Yeryüzünde olan insandan başka, göklerde dabbenin keşfedilmesi takdirinde, Kuranın bu mucizesi ortaya çıkacaktır. DABBE: yiyen, içen, yürüyen hayvandır.
http://www.seyrangah.tv/bulutlarin-agirligi.html
o zamanda bulutların ağırlığınıda biliyorlar mıydı?
http://www.kutsalgizemler.com/
bunları lütfen izleyin seyrangahtaki diğer bir çiğnemlik et, dağların yürütülmesi, dünyayı uçlarından eksiltiyoruz vb. lerini izleyin ondan sonra kafanıza takılan yerleri oturalım birlikte inceleyelim. demirdeki rakamlar tesadüfmü?
Bilge Engin
05-03-2014, 22:33
Bak canım zemzemim, sen saf zemzem değilsin. normal suya biraz zemzem karıştırılarak elde edilmişsin. Dolayısıyla da bu her hareketine yansımış.
Şimdi bu başlığın altında konuyla bağlantısız bir dünya saçmalık yayınlayacaksan başka bir başlık açarsın orada istediğin kadar konuları sulandırabilirsin. Ama bu başlık altında konuşup paylaşım yapacaksan en azından konuyla ya da konu akışıyla alakalı olmalıdır.
Sevgili yönetici arkadaşlardan bu arkadaşımızın paylaşımlarını ayrı bir başlığa taşıyarak orada saçmalama özgürlüğü tanımasını rica ediyorum.
Zira bu arkadaş ta akıl sahibi olmadan fikir sahibi, bilgi sahibi olmadan da hatip olma isteği gözlemliyorum.
Saygılarımla...
Bak canım zemzemim, sen saf zemzem değilsin. normal suya biraz zemzem karıştırılarak elde edilmişsin. Dolayısıyla da bu her hareketine yansımış.
Şimdi bu başlığın altında konuyla bağlantısız bir dünya saçmalık yayınlayacaksan başka bir başlık açarsın orada istediğin kadar konuları sulandırabilirsin. Ama bu başlık altında konuşup paylaşım yapacaksan en azından konuyla ya da konu akışıyla alakalı olmalıdır.
Sevgili yönetici arkadaşlardan bu arkadaşımızın paylaşımlarını ayrı bir başlığa taşıyarak orada saçmalama özgürlüğü tanımasını rica ediyorum.
Zira bu arkadaş ta akıl sahibi olmadan fikir sahibi, bilgi sahibi olmadan da hatip olma isteği gözlemliyorum.
Saygılarımla...
arkadaşım konuyla ters bişey yok size kuranın akıldan bahsettiğini Allahu Tealanın akla verdiği önemi, insanları araştırmaya teşvikini anlatmaya çalışıyorum.
RİCA EDİYORUM TEK İSTEDİĞİM KUTSALGİZEMLERİ BİR DEFA İZLEMENİZ.
saygılarımla...
mrdragon
06-03-2014, 00:41
Kusura bakma Telefonu anlayacağını sanmıştım ama tahmin ettiğim kadar değilmişsin. işte o mana buna gelir:
Kur'anı Hakim şu Kur'anı Azim-i kainatın bir müfessiridir, bir tercümanıdır.
şimdi sen tesadüfmüsün. bu kadar sanatlı varlık tesadüf mü? lütfen gözünüzü açın kendinize gece yapmayın. şimdi şu adresini vereceğim linki oturun bir kere izleyin. http://www.kutsalgizemler.com/
Kainatın mı? 7 katlı gök modelimiz var da, dünya 6 günde yaratıldı da, gündüz gece birer varlık ve dünya düz yayılmışta haberimiz mi yok?
Lütfen azizim, kainatı nasıl kullanacağımıza dair kuran bilgi mi veriyor acaba?
Mesela kuran hani helakçı olarak depremleri insanların üzerine salacağını yeri sallayacağını dillendirirken, sen kuranın öngördüğü kalbin ile değil de beynin ile düşünerek neden depremlerin önüne geçmeyi deniyorsun?
En basiti, açık ve net tanrının dilediğini yıldırımları ile çarpma girişimi kuran ile sabitken, caminin üzerine bile neden paratoner koyuyorsun? Tanrının gazap mekanizması ile dalga mı geçmeyi istiyorsun yoksa, bilimin açığa çıkardığı düşünce organı beyin, kalp ile düşünme sanatından ağır mı basıyor?
Telefon örneğini anlamak derken üzgünüm azizim, mantıksal olarak tamamen hatalı bir örnek verdiniz. Kuran tanrısı da mantıksal olarak sürekli hatalı örneklemler üzerinden yol alıyor. Konu başlığı ile ilgili olarak kalp ile değil de beyin ile düşünmeyi deneyen insanların gözünden kaçmıyor.
Bir konuda anlaşalım. İnsanlık var olduğu andan itibaren, sürekli yağmura, güneşe, bilmediklerine cevap aradı ve yaşamın arkasına bir tanrı yerleştirdi. Binlerce tanrı yaşadı zihinlerde.
Bu tanrıları türeten insanlar da sizin gibiydi. Aynı soru soruluyordu. Şimdi sen acizsin senin gücün yetmez. Ben sana hayalimdeki tanrıyı bir güzel yamarım ailece ibadet eder kulluk edersiniz.
Tesadüf mü sorusuna gelince, size uygun olan cevabı vereyim. Bu evren bu kadar kusursuzsa bu bir tanrının varlığına işaret edebilir. (evren ne yazıktır ki kusursuz değildir.) Bilimsel olarak kuran'ın cehalet boyutunda öngördüğü evrenden çok ötede bilgilere sahip olduğumuza göre, böylesine önem verdiğiniz insanlık ve yaratılışı neden bu kadar ilkel bir arap putuna adayasınız ki?
Siz o tanrıyı bir kitabın sayfalarına mecbur bırakansınız. Muhammed zamanında da aynı tanrıyı onun diline ve o anki mekanına bağladılar. Bu kadar acizleşmiş bir tanrı olur mu?
Benim teklifim hala geçerli, insan eli ile yazılan bir kitapta hayat bulmaktan ve sen ölmedin kalbimizdesin denilmesinden öteye geçemeyen tanrınızdan tek bir harf bu siteye yazılmayacak.
Tüm samimiyetinizle canı gönülden bunu dileyin. İsterseniz tüm imanlılar olarak deneyin. O tanrı tıpkı herhangi bir put gibi sadece sizin dilinizden dökülecek. Bilinçaltınızda bu gerçeği bildiğinizdendir ki(tüm imanlılardaki sendrom aynı) onun yerine sizin parmaklar gavur icadı internet üzerinden çalışıyor.
knowledgetowisdom
06-03-2014, 01:08
biz de rakam yazarız dert ettiğin şeye bak :)
mrdragon
06-03-2014, 01:46
biz de rakam yazarız dert ettiğin şeye bak :)
Üstad en azından siz aynı ortak platformda buluşmasakta kendi değerlerinizde düşünce üretiyorsunuz. Muhtemelen zemzem gibi imanlı arkadaşların öncelikle modern islam çizgisi altında toplanmaları daha önemli gelmiştir sizede.
Bu arada rakam yazsanız da yazan yine siz oluyorsunuz değişen olmuyor. Tanrı yazamaz dedim. Tanrı yerine kim hayalindeki tanrıyı dökmek isterse döküyor zaten, ister harf ister rakam ister imza nasıl dizayn edersen tanrı öyle hayat buluyor.
Şimdi bir adam çıkıp ben 42 ayaklı süper zeka herşeye gücü yeten 24 kollu uçan file inanıyorum dese fil mi yazacak yoksa iddia sahibi mi aynı hesap. Fil hariç ona inanan herkes kendince bir delil orataya koymayı deneyecek. Fil yine yokları oynayacak. Belki evrenin bir köşesinde gizlenmiş kıs kıs gülüyordur sevimli filimiz öyle değil mi?
http://www.seyrangah.tv/bulutlarin-agirligi.html
o zamanda bulutların ağırlığınıda biliyorlar mıydı?
http://www.kutsalgizemler.com/
bunları lütfen izleyin seyrangahtaki diğer bir çiğnemlik et, dağların yürütülmesi, dünyayı uçlarından eksiltiyoruz vb. lerini izleyin ondan sonra kafanıza takılan yerleri oturalım birlikte inceleyelim. demirdeki rakamlar tesadüfmü?
Demir'in "indirilmesi" nin Kuran'da geçmesi ve özellikle de bulutların "ağırlığı" nın Kuran'da 1400 sene evvel belirtilmesi müthiş.
Paylaşım için kendi adıma teşekkür ederim.
Kainatın mı? 7 katlı gök modelimiz var da, dünya 6 günde yaratıldı da, gündüz gece birer varlık ve dünya düz yayılmışta haberimiz mi yok?
Lütfen azizim, kainatı nasıl kullanacağımıza dair kuran bilgi mi veriyor acaba?
Mesela kuran hani helakçı olarak depremleri insanların üzerine salacağını yeri sallayacağını dillendirirken, sen kuranın öngördüğü kalbin ile değil de beynin ile düşünerek neden depremlerin önüne geçmeyi deniyorsun?
En basiti, açık ve net tanrının dilediğini yıldırımları ile çarpma girişimi kuran ile sabitken, caminin üzerine bile neden paratoner koyuyorsun? Tanrının gazap mekanizması ile dalga mı geçmeyi istiyorsun yoksa, bilimin açığa çıkardığı düşünce organı beyin, kalp ile düşünme sanatından ağır mı basıyor?
Telefon örneğini anlamak derken üzgünüm azizim, mantıksal olarak tamamen hatalı bir örnek verdiniz. Kuran tanrısı da mantıksal olarak sürekli hatalı örneklemler üzerinden yol alıyor. Konu başlığı ile ilgili olarak kalp ile değil de beyin ile düşünmeyi deneyen insanların gözünden kaçmıyor.
Bir konuda anlaşalım. İnsanlık var olduğu andan itibaren, sürekli yağmura, güneşe, bilmediklerine cevap aradı ve yaşamın arkasına bir tanrı yerleştirdi. Binlerce tanrı yaşadı zihinlerde.
Bu tanrıları türeten insanlar da sizin gibiydi. Aynı soru soruluyordu. Şimdi sen acizsin senin gücün yetmez. Ben sana hayalimdeki tanrıyı bir güzel yamarım ailece ibadet eder kulluk edersiniz.
Tesadüf mü sorusuna gelince, size uygun olan cevabı vereyim. Bu evren bu kadar kusursuzsa bu bir tanrının varlığına işaret edebilir. (evren ne yazıktır ki kusursuz değildir.) Bilimsel olarak kuran'ın cehalet boyutunda öngördüğü evrenden çok ötede bilgilere sahip olduğumuza göre, böylesine önem verdiğiniz insanlık ve yaratılışı neden bu kadar ilkel bir arap putuna adayasınız ki?
Siz o tanrıyı bir kitabın sayfalarına mecbur bırakansınız. Muhammed zamanında da aynı tanrıyı onun diline ve o anki mekanına bağladılar. Bu kadar acizleşmiş bir tanrı olur mu?
Benim teklifim hala geçerli, insan eli ile yazılan bir kitapta hayat bulmaktan ve sen ölmedin kalbimizdesin denilmesinden öteye geçemeyen tanrınızdan tek bir harf bu siteye yazılmayacak.
Tüm samimiyetinizle canı gönülden bunu dileyin. İsterseniz tüm imanlılar olarak deneyin. O tanrı tıpkı herhangi bir put gibi sadece sizin dilinizden dökülecek. Bilinçaltınızda bu gerçeği bildiğinizdendir ki(tüm imanlılardaki sendrom aynı) onun yerine sizin parmaklar gavur icadı internet üzerinden çalışıyor.
evet kullanacağına dair, bişeyleri keşfetmen için bilgi veriyor. Ashbı kehf ten örnek verir derki bu kullarımı uzun süre uyuttum. sizde çalışın ilim olarak bunun gibi ölümü geciktirebilirsiniz. İbrahim as.dan örnek verir derki bu kulumu yakmadım sizde çalışın yanmayacak elbiseler icad edin. Süleyman as.ın veziri asaftan örnek verir derki çalışın sizde bunun gibi maddeyi intikal ettirin. bunlar hikaye değil teşvik. Allah örnek verir araştırmaya sevk eder.
deprem meselesivb. Allah bize aklımızı kullanıp tedbir almamızı emreder. önce tedbir alacaksın sonra tevekkül. se Allaha güveniyorum bana bir şey olmaz deyip damdan atlada gör nasıl kendini idam etmiş olursun.
kuranda geçen eş şura suresinde "GÖKLERİ VE YERİ VE BUNLARIN İÇİNE YAYIP ÜRETTİĞİ CANLILARI YARATMASI DA O'NUN AYETLERİNDENDİR. O, DİLEDİĞİ ZAMAN ONLARI BİRARAYA GETİRMEYE DE KAFİDİR." Mealindeki ayetde gökte hayat olduğu ve dabbe: yiyen, içen, yürüyen hayvan olduğunu söyler. hani böyle hayvan bulundu mu? işte size şifre araştırın bulun.
"HER ŞEYDEN BİZ ÇİFT=BİRBİRİNE DENK, EŞİT, ERKEK VE DİŞİ HALKETTİK. UMULUR Kİ Yaratıcısını HATIRLARSINIZ"
YERİN NEBATLARINDAN, ONLARIN=İNSANIN NEFSLERİNDEN VE HENÜZ DAHA BİLMEDİKLERİ ŞEYLERDEN HEPSİNİ ÇİFT YARATAN HALIK'I TENZİH EDİN." "HENÜZ BİLMEDİKLERİ ŞEYLERDEN" maksad, unsurlardan bileşikler, karışımlar ve elementler gibi şeylerdir. Ki asrı saadette bunlar keşfedilmediğinden, insanların zihinlerinde isimleride yoktu. ve daha keşfedilecek bir çok şeyler vardır. Her halukarda görüldüğü gibi, bu ayeti kerime, Peygamberin yaratıcısından bilgilerini vahiyle aldığına, Kur'an'ın Allah Teala'nın kelamı olup, beşer sözüne benzemediğine ve Allah Teala'nın varlığına ve birliğine açık hüccettir.
"BİZ RÜZGARLARI, AŞILAMAYI SAĞLAYAN VASITA OLARAK GÖNDERDİK. BUNUN ÜZERİNE GÖKTEN BİR SU İNDİRDİK DE, ONUNLA SU İHTİYACINIZI KARŞILADIK. HALBUKİ SİZ O SUYU SAKLAYAMAZDINIZ."
"VE Bildiğiniz GÜNEŞ KENDİSİNE MAHSUS YÖRÜNGESİNDE HAREKET EDİP KAYMAKTADIR. BU DA MÜLKÜNDE GALİP VE BİLİCİNİN TAKDİRİDİR." Bu ayeti kerimedeki tecri kelimesinden, güneşin üç hareketi anlaşılıyor. Gördünüzmü kuran nasıl kullanma kılavuzu,nasıl kainatı okuyor. şimdi bunları görüpte nasıl bir ümmi olan bir beşere isnad ediyorsunuz? şimdi daha onlarca yüzlerce örnek yazarım ama sizin kurtulmanız için uykusuz kalıyorum. dün iki saat uyudum halen yatmadım sadece bu sitede değilim. şimdi şu aşağıdaki adresini verdiğim iki siteyi baştan sona izleyin bakalım ne olacak. yeterki inatı kırıp izleyin. saygılar...
İşte böyle bir zamanda, belâğat en revaçlı olduğu bir anda, Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan nüzul etti. Nasıl ki zaman-ı Mûsâ Aleyhisselâmda sihir ve zaman-ı İsâ Aleyhisselâmda tıp revaçta idi; mu’cizelerinin mühimmi o cinsten geldi. İşte, o vakit, bülega-yı Arabı, en kısa bir sûresine mukabeleye davet etti
http://www.erisale.com/images/blank.gif1
fermanıyla onlara meydan okuyor. Hem der ki: “İman getirmezseniz mel’unsunuz, Cehenneme gireceksiniz.” Damarlarına şiddetle vuruyor. Gururlarını dehşetli surette kırıyor. O kibirli akıllarını istihfaf ediyor. Onları bidayeten idam-ı ebedî ile ve sonra da Cehennemde idam-ı ebedî ile beraber dünyevî idamla da mahkûm ediyor. Der: “Ya muâraza ediniz, yahut can ve malınız helâkettedir.”
İşte, eğer muâraza mümkün olsaydı, acaba hiç mümkün müydü ki, bir iki satırla muâraza edip dâvâsını iptal etmek gibi rahat bir çare varken, en tehlikeli, en müşkülâtlı muharebe tariki ihtiyar edilsin? Evet, o zeki kavim, o siyasî millet ki, bir zaman âlemi siyasetle idare ettiği halde, en kısa ve rahat ve hafif bir yolu terk etsin, en tehlikeli ve bütün mal ve canını belâya atacak uzun bir yolu ihtiyar etsin, hiç kabil midir? Çünkü edipleri birkaç hurufatla muâraza edebilseydi, Kur’ân dâvâsından vazgeçerdi, onlar da maddî ve mânevî helâketten kurtulurlardı. Halbuki muharebe gibi dehşetli, uzun bir yolu ihtiyar ettiler. Demek muâraza-i bilhuruf mümkün değildi, muhaldi. Onun için muharebe-i bissüyufa mecbur oldular.
Hem Kur’ân’ı tanzir etmek, taklidini yapmak için gayet şiddetli iki sebep vardı.
Dipnot-1 “Eğer kulumuz Muhammed’e indirdiğimiz Kur’ân’dan bir şüpheniz varsa, haydi, onun benzeri bir sûre getirin.” Bakara Sûresi, 2:23.
Birisi düşmanın hırs-ı muârazası, diğeri dostlarının şevk-i taklididir ki, şu iki sâik-i şedid altında milyonlar Arabî kitaplar yazılmış ki, hiçbirisi ona benzemez. Âlim olsun, âmi olsun, her kim ona ve onlara baksa, kat’iyen diyecek ki, “Kur’ân bunlara benzemez; hiçbirisi onu tanzir edemez.” Şu halde, ya Kur’ân bütününün altındadır—bu ise bütün dost ve düşmanın ittifakıyla battaldır, muhaldir—veya Kur’ân, o yazılan umum kitapların fevkindedir.
Eğer desen: “Nasıl biliyoruz ki, kimse muârazaya teşebbüs etmedi? Kimse kendine güvenemedi mi ki meydana çıksın? Birbirinin yardımı da mı faide etmedi?”
Elcevap: Eğer muâraza mümkün olsaydı, alâküllihal kat’î teşebbüs edilecekti. Çünkü izzet ve namus meselesi, can ve mal tehlikesi vardı. Eğer teşebbüs edilseydi, alâküllihal, kat’î taraftar pek çok bulunacaktı. Çünkü hakka muarız ve muannit daima kesretli idi. Eğer taraftar bulsaydı, alâküllihal iştihar bulacaktı. Çünkü, küçük bir mücadele, beşerin nazar-ı istiğrabını celb edip destanlarda iştihar eder. Şöyle acip bir mücadele ve vukuat ise gizli kalamaz. İslâmiyet aleyhinde tâ en çirkin ve en şenî şeylere kadar nakledilir, meşhur olur. Halbuki, muârazaya dair, Müseylime-i Kezzâb’ın bir iki fıkrasından başka nakledilmemiş. O Müseylime’de çendan belâğat varmış. Fakat hadsiz bir hüsn-ü cemâle mâlik olan beyan-ı Kur’ân’a nisbet edildiği için, onun sözleri hezeyan suretinde tarihlere geçmiştir. İşte, Kur’ân’ın belâğatindeki i’câz, kat’iyen, iki kere iki dört eder gibi mevcuttur ki, iş böyle oluyor.
din teklifi imtihandır teklif eder iradeyi elden almaz. yadeyse ebu bekirlerle (r.a.) ebu cehiller aynı kefede olurdu.
Allahu Teala insana sırrı teklifle meleklerin üstüne çıkabilecek bir kabiliyet vermiştir. şeytanın ve buradaki insi şeytanların musallat olması derecelerin artmasına neden olur. küfürlede hayvandan aşağı derecelere düşer. Bu insanın kendi elinde. bunca delilleri görüp te inanmamak akıl işi değil.
şimdi iman ettiğiniz zaman ne kaybedeceksiniz? hiç bişey (pardon gururunuzu) etmediğiniz zaman ebedi bir azap. eşinizle çoluk çocuğunuzla huzurlu ebedi bir yaşam varken inaden küfrü tercih ediyorsunuz. yok olacağınızı zannediyorsunuz. ama öyle değil o gün geldiğinde keşke toprak olsaydım diyeceksiniz. hem ruhunuz sıkılmıyor mu. göğe çıkacakmış gibi (bunla ilgili ayet var yukarı doğru çıktıkça oksijenin azaldığını gösterir.) O ayetide yazayım gideyim. sabah namazına az kaldı.
"ARTIK KİM Kİ, ALLAH ONU (HİKMETİNE BİNAEN KENDİ LÜTFUNDAN) HİDAYETE ERDİRMEK İSTERSE, ONUN GÖĞSÜNÜ İSLAM'A AÇAR. VE KİM Kİ. (KÜFRÜNDEKİ İNADI SEBEBİYLE, ALLAH) ONU DALALETE ATMAK İSTERSE, SANKİ GÖĞE TIRMANIYORMUŞ GİBİ GÖĞSÜNÜ İYİCE DARALMIŞ SIKINTILI HALE SOKAR. ALLAH, İMAN ETMEYENLERİN ÜZERİNDE BÖYLE KÖTÜLÜK (REZİLLİK VE AZAB) BIRAKIR.
mrdragon
06-03-2014, 08:56
Afedersiniz ama siz kurana göre kafirsiniz )
Allah'ın ilmi kurana göre bir ona mahsustur. Zaten o misaller insanların yapamadığı Allah'ın gücünün herşeye yettiğini göstermek için araplara verildi.
Allah dünya üzerinde yaşamınızı uzatmakta istemez. Zaten ayetlerin hiçbirinde sizde çalışın benim yaptıklarıma ortak olun demez. Kurana göre yağmuru da dilediğinde yağdıran, dilediğinde kuraklık veren Allah'tır. Aklını kullan benim verdiklerimin karşısında dur demez iman ve itaat bekler.
dünya hayatı size göre bir sınavdı azizim. Bu alanda yaşamı uzatmak değil bu hayata maneviyata oynamak önemli değil mi ama?
Bakın mesela;
Rad 13 - Gök gürlemesi O'na hamd ederek tespih eder. Melekler de O'nun korkusundan tespih ederler. O, yıldırımlar gönderir de onlarla dilediğini çarpar. Onlar ise Allah hakkında mücadele ediyorlar. Hâlbuki O, azabı çok şiddetli olandır.
Şimdi aklını kullan paratoneri keşfette Allah'ın dileklerinin karşısında dur gibi kurana tamamen tezat olan fikri nereden türettiniz?
Teknolojiyi geliştirip ne ömrü uzatmanızı isteyen, ne de yaşam kalitenizi arttırmanızı bekleyen bir tanrı profili kuranda yoktur. O zaman içinde bilimin sizin zihinlerinize zorla kazıdığı gerçektir.
Dabbe'yi sizin bulmanız gerekecek azizim ayetin ne anlattığını bile anlamıyorsunuz işiniz iş;
Ayetin üstüne ve altına bakalım:
42.27 - Allah, kullarına (tümüne birden) rızkı bol bol verseydi, yeryüzünde mutlaka azgınlık ederlerdi. Fakat O, rızkı dilediği ölçüde indirir. Şüphesiz O, kullarından hakkıyla haberdardır ve onları hakkıyla görendir.
42.28 - O, insanlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır. O, dost olandır, övülmeye lâyık olandır.
42.29 - Gökleri, yeri ve bu ikisi içinde yaydığı canlıları yaratması, O'nun varlığının delillerindendir. O, dilediği zaman, onları bir araya getirmeye de gücü yetendir.
42.30 - Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.
42.31 - Yeryüzünde O'nu âciz bırakamazsınız. Sizin için Allah'tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
Dikkat edin Allah dilediği ölçüde rızkı veriyor. Haydi siz kafa patlatın da rızkları çoğaltın demiyor.
Gidin kurak bölgelerde yağmuru yağdırmak için kafa patlatın demiyor. Umudunuz tam kesildiğinde yağmuru da ben indiririm diyor. harbi kafirin önde gidenisiniz.
Başınıza gelen felaketlerde kafirliklerinizdendir diyen yine kurana göre bellidir.
Başınıza gelecek olanları aklınız ve zekanız ile engelleyin diyen kaynağınız yok.
Dabbe çıkartımı da süper bu arada, yahu ayet gayet net gökte yerde hangi canlıyı görüyorsan bil ki o benim eserimdir diyerek, yaratıcı vasfını bir tanrıya adamaya çalışan sözün neresinden ucube türettiniz?
Doğru yola gel iman ve itaat et sıkıntı yaşamazsın kurtuluşa erersin diyen kaynağı öyle bir yamulttunuz ki, takdir ettik.
Yeryüzünde tanrının ilmine ortak olup onu helakçı ve dilekçi mekanizmasında aciz bırakacağınızı mı sandınız? (e tabi elin gavurunun internetini kullanıp, onca bilimsel gerçeği yaşarken hali ile hayali tanrının, akıl dışı sözlerini bükmek kolayınıza geliyor.)
Üzgünüz ama herşey çiftte değildir. Önce tanrınıza biyoloji de öğretmeniz gerekecek. Tabi o dönemin arapları için böyleydi yapacak birşey yok. Arapların gözü ne görmüşse tanrı da onu zikretmiş.
36.37 - Gece de onlar için bir delildir. Gündüzü ondan çıkarırız, bir de bakarsın karanlık içinde kalmışlardır.
36.38 - Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. Bu, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen Allah'ın takdiri (düzenlemesi)dir.
bu da elmalıdan;
36.38 - Güneş de (bir delildir ki) kendisine mahsus bir karargah için akıp gidiyor, işte bu, güçlü ve herşeyi bilen (Allah)ın takdiridir.
36.39 - Aya da; menzil menzil ona miktarlar biçmişizdir, nihayet dönmüş eski urcun gibi olmuştur
Bakın yukarıdaki ayetlerde tek dönmeyen şeyi bulun. (dünya ne acı değil mi?)
İyi ama bak güneşe ve aya yörünge biçmiş der gibi oldunuz. Yahu sevgili kardeşim bu güneş yerden göğe baktığınız her zaman diliminde gözünüze göre akıp gidiyor zaten.
Yıllarca sanki farklı bir eylem gerçekleştiriyor. Ayet o dönemdeki insanın gözünün gördüğünü ki, siz bu dönemde de görüyorsunuz dillendiriyor.
Dünyayı durdurup güneşi döndüren ayetten ilim türetmek için bu kadar zorlanır harbi alkış. 5 yaşındaki çocuğa hiç gerçekleri söylemeden çıkartın her sabah ve akşam güneşi izletin 10 gün sonra abi güneş sürekli dolanıyor der.
Uykusuz kalmanıza gerek yok tanrı dilemedikçe imana gelmezler.
Aynı zamanda kuranda 2 ayette net bu tarz tanrı adına alaycı tartışmalar olduğunda imanınız bozulmasın diye konu değişene kadar oradan uzaklaşmanız emredilir. Ortada tanrı olmayınca tabi olan sizin hayallerinizdeki tanrı ile uykularınıza oluyor.
Kuranı enine boyuna okumuş, karşıt görüşleri de yancıl sentezleride, üfürükten mucize üretip kurana tamamen tezat düşenlerin delillerini de incenemiş olanlara şunu izleyin demeniz çok manidar. İzlenmediğini düşünüyorsanız her zaman ki gibi kalbiniz ile düşündüğünüze delildir bu.
Ben size daha kötüsünü söyleyim. Önce bir kuranı tamamen baştan sona okuyun da kuran tabanında nasıl bir kafir olduğunuzu anlayın belki o zaman hayali tanrınız size sarılır.
Siz hangi kuranı okudunuz merak ettim şimdi. Dünya hayatı hani sizlere
Tanrı dilsiz olup ey zemzem kafirin önde gidenisin diyemediği için tabi dilediğiniz kadar ayetleri bükebilirsiniz. Putların dili yoktur.
Vefik Sami
06-03-2014, 12:16
sn. ZEMZEM;
Kur'an ve Sünneti temel aldığınızda, iman etmiş olmak ile teslim olmak arasında ne gibi fark(lar) görmektesiniz ? Lütfen iki satır da olsa kendi düşüncelerinizi yazınız. Sağdan-soldan derlenmiş copy-paste yazılarla ilgilenmiyorum.
Muhammed elçilik gibi bir yetkiye aslâ sahip olamadığı için - zevâhiri kurtarma adına - karşılaştığı her durumu Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbine hamleder. Medineye kaçmak zorunda kaldığı yıl, şehirde kuraklık-kıtlık yaşanır. Yahudiler Bu durumu "Muhammed'in uğursuzluğu" olarak yorumlayınca "Efendimiz" deyip baş tacı ettiğiniz Muhammed, Allah arkasında "tam siper" olur. Hemencecik "Gökten âyet" iner.
...Onlara bir iyilik dokunsa: "Bu, Allah'tandır" derler; onlara bir kötülük dokunsa: "Bu sendendir" derler. De ki: "Tümü Allah'tandır."... Nisâ: 78
Fakat; kötülükler de Allah'tan olduğu zaman, böyle bir İlah'a bağlanmak, Muhammed'e inananları bile endişeye sevk edince, hemencecik çark eder.
Sana dokunan herhangi bir iyilik Allah'tandır. Sana isabet eden herhangi bir kötülük de senin nefsindendir. Nisâ: 79
Müfessirler şöyle bir kıvırma yolu bulmuşlar.
"Efendim Allah kötülüklerin müsebbibi değil yaratıcısıdır."
İyi de; ne Yahudiler, ne de müşrikler bundan daha farklı düşünür. Onlar da yaradanın kötülük etmeyeceğine inanırlar. Zaten Muhammed'e söylenen ne ?
"Medinede yıllarca böyle bir kıtlık-kuraklık olmamıştı. Sen gelince, uğursuzluğun bizi mahvetti." demişler.
Nisâ: 78'e göre de Muhammed "Ben yapmadım Allah yaptı" diyor.
E, Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinden gelene kim itiraz edebilir ki ?
Öyle değil mi ?
Hülâsâ-yı kelâm; özelde sizin, genelde müslümanların "iman" dedikleri şey; "Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez" mantalitesinde "Gözlerimi kaparım vâzifemi yaparım" uyanıklığında bir iman.
Ama inandığınızı söylediğiniz İlahın şöyle de bir özelliği var.
"...Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır." Enfal: 30
@zemzem üyesinin açmadığı bir konuyu neden konuyu @zemzem açmış gibi bir tavır sergilediniz?
Hadi mevcut olan konuyu bölüp @zemzem üyesinin yazılarını konudan ayırıp kendi kendinize ayrı bir konu yaptınız, bu bile üyenin haklarına bir müdahaledir. Üyenin özgür iradesiyle konu açmayıp ilgili konudan yazılarına devam edebilir.
Sanki her açılan başlıkta sadece açılan o başlık hakkında mı konuşuluyor. A diye konu açılıyor, o A konusu iki sayfa sonra Z konusu oluyor zaten.
@zemzem üyesinin yazılarını ayırıp başka onu açmanızı görmezden geldik diyelim, siz ne hakla bir üye adına konu başlığına başlık koyma hakkını alıyorsunuz?
Hani bu forumun özgür düşünce, özgür beyin, karanlıktan aydınlağa vs. söylemlerine ne oldu?
İşinize gelince bu söylemeler rafa mı kalkıyor?
Allahtan. Oyle istedi ve oldu.
30 kere çürüttüm şu "demir indirdik" lafını 31inci zemzeme kısmetmiş.
Bir kere baştan söyleyeyim , dünyaya hiç bir şey güneş sisteminden gelmedi güneş sisteminden gelebilmesi için güneşin patlaması lazım.
öyleyse ilk tezimiz ney? tüm elementler uzaydan geldi.
bir de baştan söyleyeyim. evren şu anki sıcaklığından kat kat daha sıcaktı bu patlayan yıldızların katıntıları dünyayı oluşturdu.
dünya oluştuktan çok çok sonraları inen bir şey değil. yani dünya daha alevden bir top iken demir oluştu. öyle ise sadece demir değil her şey indi?
Demirden sadece kılıç yapıyorlarmış külliyen yalan
yaw akıl var mantık var fındık kadar beyni olan insan bile demirden kılıç yapılıyorsa bundan kap kacak da yapılabilir demez mi? kaldı ki hiç bir müzeye de gitmedi mi bu adam ?
Sümerler MÖ 5000 yılında gümüşten para yapıyor ama MS 570 yılında kimse demiri bilmiyor
MÖ 2000 yılında mısırda firavun mezarlarından tonlarca mücevher altın demir vs çıkarılıyor. ama Muhammedin kafası sadece kılıç yapmaya yetiyor?
bu da anlatılmaya bile değmez bir sav
dahası.
gelelim 57 kelimesine. eskiden atomun kütlesi 57 demişlerdi bunlar bizler bunu çürütünce 57 numarasını söylemekten çekinmiş olsa gerek kütle falan diyemedi
ben buna dikkat ettim.
atomun kütlesi 55,845 tir
dahası Allah sadece demir ile kalmamış bıldırcın yumurtasını ve kudret helvasını da indirmiş.
Ebced yaparak tuttura gelmiş rakamları bir yerlere sıkıştırmak çok basittir.
mesela arı suresi 4. arıda 4 kromozom varmış mucizeymiş.
eğer arı 2 ayete denk gelse arıda iki kanat var diyecektiniz.
eğer 6 ya denk gelse 6 ayağı var diyecektiniz bunlar sadece sonuçtan sebebe gidilen denklemlerdir.
oralarda bir yerde kalem kendi kendine oluşmaz gibi bir şey gördüm
kalem bile evrilmiştir bunu bil yeter ilk kalem bir kaz tüyüydü evrile evrile bu hale gelmiştir.
Birinci fikir: Her ne var ise cümlesi, Allah’ın halk ve yaratmasıyla, kudretiyle, iradesiyle meydana gelmiştir.. Bu müminlerin fikridir.
İkinci fikir: Madde ve unsurlar kendi kendilerini icad ettiler.. bu hiç kimsenin fikri değildir.
Üçüncü fikir: Tesadüf yolu.. Bu ise maddecilerin, dehrilerin fikridir.
İrade meselesine kalan iki fikirdir:
Mü’minin fikri ve maddecinin fikri.. Her ikisinin fikirlerini izah edelim. Akla ve vicdana havale edelim. Tesadüf bazen olur bazen olmaz. Dünya tamamen tesadüf olamaz. Ve mümkün değildir. Binler misalden bir misal:
Bir levhayı tut, içine içine bir iğneyi dik. Sonra diktiğin iğnenin deliğine bir ikinci iğneyi daha sok..
Bu iki iğneyi gören birisi sordu. Sadık bir kişi dedi ki: “Bu levhaya birinci iğneyi sokan, ikinciyide onun deliğine koydu.”
Sonra sadık tanınan diğer bir kişi dedi ki: “Anadan doğma kör bir çocuk, her iki iğneyi attı. Tesadüfen birisi dikildi. İkinciside onun deliğine tesadüfen girdi.”
Hangi muhbirin sözü doğrudur?.. Elbette vicdan birinciyi tasdik eder. Her ne kadar mutmain olmasa ve dese ki: “tesadüf de mümkündür”; lakin ikinci iğnenin deliğine üçüncü; ve üçüncü iğnenin deliğinde dördüncü iğneyi görür, ise kalbi gayrı ihtiyari birinci kişinin sözünü tasdik etmeye mecbur olur. Eğer bir iğneyi, birini diğerinin deliğinde görse ve hepsine tesadüf dese, inad değil midir?..
Eğer biz her bir iğneye birer rakam koysak; birden ona ve ondan yüze kadar yükselsek; ve denilse ki: “Kör bir çocuk torbadan iğneleri çokarır ve atarken, her biri diğerinin deliğine tesadüfen böylece girer.”(!)
Misalimizin hakikatine dönelim: Çocuğun yerine yokluk, torba yerine hava, iğne yerine su ve benzer unsurları koysak, bu halde insanın aklı nereyi tasdik eder?.. Acaba her bir zerrenin üstüne bir sikke-i padişahı=Allah iradesi koyup: “Hepsi bir Vahid-i Mutlak’ın sanatıdır” mı diyecek; yoksa tesadüfçü gibi: “Her şey tesadüftür, hatta ben de tesadüfüm ve sözüm de tesadüftür” mü diyecek?..
Hadi azlıkta ve küçük bir cisimde tesadüf mümkündür, diyelim. Fakat üç milyonu aşkın seneden beri tesadüfün aynı nizamda devamı mümkün müdür? Tek bir cismin meydana gelmesinde bu kadar hesap ve zahmet varsa, acaba bu kainat kaç cisimdir? Ve her cisim için kaç şekilde hayatı koruyan sebepler vardır? Onsekizbin alemin etraflı düşünülmesi ve idrak edilmesi mümkün mü?.. Hangi akıl bu yükün altına girer?!.
Misallerden bir misal daha, ilim adamlarından naklen yazalım: İçinde bir milyon harf aleti olan bir sandığı yere koyduk. Aniden arzda deprem vasıtasıyla sandığın ağzı açıldı; harf aletleri darma dağın oldu. Bir kişi geldi dedi ki: “On değişik kelimenin harfleri, kendiliğinden tesadüfen birleşti.” Akıl bunu tasdik edebilir.. “On cümleyi te’lif edecek harfler kendiliğinden tesadüfen birleşti” dese, durursun.. “Bu mümkün mü?” dersin.. Eğer denilse ki: “Lafzen ve ma’nen kafiyesi düzgün beşyüz sayfayı yazabilecek matbaa harfleri, tesadüfen birleşmiştir”; müsadefe kanununa vakıf olan, bunu asla kabul etmez.
O diyecek ki: İğne misalinde, iğne rakamları birden ona ve ondan yüze kadardır. Eğer iğne adetleri oniki olsaydı, bine kadar terakki edebilecekti.
Demek istiyoruz ki, bir protonun en az 238 olan cüzleri; 92 elementle çarpılırsa 21896 parça yapar ki, adedin yükselmesiyle tesadüf, o rakamlar adedince muhal olur..
Beşyüz sayfayı yazacak bir matbaa harfleri meselesi nasıl doğrudur?. Yirmi, veya yirmidokuz harften beşyüz sayfalık kitabı doğru yazacak bir sandık matbaa harfinin tesadüfen birleşmesi mümkün mü?..
Beşyüz sayfalık matbaa harflerinden mahsadı açıklayalım. Terkibleşen temel protonlar hayat sahibinde beş veya altı unsurdan ibarettir:
1- Karbon,
2- Hidrojen,
3- Helyum,
4- Oksijen,
5- Fosfor ve Demir,
6- Azot.
Bir zerrenin içindeki bir protonda en az 40,000 parça vardır.Tabiatte kimyevi unsurların adedi 100 unsurdan yani elementten daha ziyade olunca, mezkur 5 veya 6 unsurdan meydana gelen bir protonun eczalarını hesaplamak mümkündür, fakat zaman alır. Böyle bir protonun cüzlerinin bir araya gelmesi ve birleşmesinin tesadüfü mümkün değilde, yer küresinin te’lifinin tesadüfü nasıl mümkün olur? İngiliz Cuplatis kitabında der ki: “Protonların ictimaında çözüm yolu buldum. Bu yol, zerrelerin birleşmesinin nasıl mümkün olduğu hakkındadır. Son keşfimde buldum ki, basit cüzlerin zerrelerindeki bir protonda on kerre kırk sekiz milyon cüz vardır. Bu derece birleşmelerinde, akıl asla tesadüfü kabul etmez.”
Kur’an-ı Kerim, bir nazımda, her asırda, her zerreyle, hayatı içtimaiyeden dini, dünyevi fenlerle, ilimlerle ilgilidir. Ondört asırdan beri şimdiye kadar sırlarını çözmeye gayrat edenlere rağmen daha hakikatına vakıf olunamamıştır.. Binden bir manalarına vakıf olan binlerce Bismark gibi feylesoflar, islamiyete dönüşten başka bir yol bulamadılar. Bismark diyorki: “Ey Allah’ın Rasulü Hazreti Muhammed!.. Asrında yaşamadığım için üzgünüm. Bildirmiş olduğun Kur’an, asla beşeri bir söze benzemez. Senin sözün değildir. O Kur’an, ezelden yankı yapan, ezeli bir varlığın sözüdür. Ey Muhammed!.. Gerçekte ehli ilimden birçoğu, azametini idrak edemediler. Beni, rüku ve sücud halinde, kemal-i edeble topuğuna yapışmış bir kum tanesi kadar kabul eyle…
http://www.youtube.com/watch?v=3xx2La8luCE
Evrime bende inanmıyorum
Bizi Uçan Spagetti canavarı yarattı.
elimde %100 doğruluğu ispatlanmış kanıtlar var.
işte sana delilli kanıtlı ispatlı yaratılış.
"Uçan Spagetti Canavarı Kutsal Kitabı" s:100 "Zeytin ağacının öyküsü bölümü."
Bu kanıtı hiç bir bilim adamı çürütemez.
Afedersiniz ama siz kurana göre kafirsiniz )
Allah'ın ilmi kurana göre bir ona mahsustur. Zaten o misaller insanların yapamadığı Allah'ın gücünün herşeye yettiğini göstermek için araplara verildi.
Allah dünya üzerinde yaşamınızı uzatmakta istemez. Zaten ayetlerin hiçbirinde sizde çalışın benim yaptıklarıma ortak olun demez. Kurana göre yağmuru da dilediğinde yağdıran, dilediğinde kuraklık veren Allah'tır. Aklını kullan benim verdiklerimin karşısında dur demez iman ve itaat bekler.
dünya hayatı size göre bir sınavdı azizim. Bu alanda yaşamı uzatmak değil bu hayata maneviyata oynamak önemli değil mi ama?
Bakın mesela;
Şimdi aklını kullan paratoneri keşfette Allah'ın dileklerinin karşısında dur gibi kurana tamamen tezat olan fikri nereden türettiniz?
Teknolojiyi geliştirip ne ömrü uzatmanızı isteyen, ne de yaşam kalitenizi arttırmanızı bekleyen bir tanrı profili kuranda yoktur. O zaman içinde bilimin sizin zihinlerinize zorla kazıdığı gerçektir.
Dabbe'yi sizin bulmanız gerekecek azizim ayetin ne anlattığını bile anlamıyorsunuz işiniz iş;
Ayetin üstüne ve altına bakalım:
Dikkat edin Allah dilediği ölçüde rızkı veriyor. Haydi siz kafa patlatın da rızkları çoğaltın demiyor.
Gidin kurak bölgelerde yağmuru yağdırmak için kafa patlatın demiyor. Umudunuz tam kesildiğinde yağmuru da ben indiririm diyor. harbi kafirin önde gidenisiniz.
Başınıza gelen felaketlerde kafirliklerinizdendir diyen yine kurana göre bellidir.
Başınıza gelecek olanları aklınız ve zekanız ile engelleyin diyen kaynağınız yok.
Dabbe çıkartımı da süper bu arada, yahu ayet gayet net gökte yerde hangi canlıyı görüyorsan bil ki o benim eserimdir diyerek, yaratıcı vasfını bir tanrıya adamaya çalışan sözün neresinden ucube türettiniz?
Doğru yola gel iman ve itaat et sıkıntı yaşamazsın kurtuluşa erersin diyen kaynağı öyle bir yamulttunuz ki, takdir ettik.
Yeryüzünde tanrının ilmine ortak olup onu helakçı ve dilekçi mekanizmasında aciz bırakacağınızı mı sandınız? (e tabi elin gavurunun internetini kullanıp, onca bilimsel gerçeği yaşarken hali ile hayali tanrının, akıl dışı sözlerini bükmek kolayınıza geliyor.)
Üzgünüz ama herşey çiftte değildir. Önce tanrınıza biyoloji de öğretmeniz gerekecek. Tabi o dönemin arapları için böyleydi yapacak birşey yok. Arapların gözü ne görmüşse tanrı da onu zikretmiş.
Bakın yukarıdaki ayetlerde tek dönmeyen şeyi bulun. (dünya ne acı değil mi?)
İyi ama bak güneşe ve aya yörünge biçmiş der gibi oldunuz. Yahu sevgili kardeşim bu güneş yerden göğe baktığınız her zaman diliminde gözünüze göre akıp gidiyor zaten.
Yıllarca sanki farklı bir eylem gerçekleştiriyor. Ayet o dönemdeki insanın gözünün gördüğünü ki, siz bu dönemde de görüyorsunuz dillendiriyor.
Dünyayı durdurup güneşi döndüren ayetten ilim türetmek için bu kadar zorlanır harbi alkış. 5 yaşındaki çocuğa hiç gerçekleri söylemeden çıkartın her sabah ve akşam güneşi izletin 10 gün sonra abi güneş sürekli dolanıyor der.
Uykusuz kalmanıza gerek yok tanrı dilemedikçe imana gelmezler.
Aynı zamanda kuranda 2 ayette net bu tarz tanrı adına alaycı tartışmalar olduğunda imanınız bozulmasın diye konu değişene kadar oradan uzaklaşmanız emredilir. Ortada tanrı olmayınca tabi olan sizin hayallerinizdeki tanrı ile uykularınıza oluyor.
Kuranı enine boyuna okumuş, karşıt görüşleri de yancıl sentezleride, üfürükten mucize üretip kurana tamamen tezat düşenlerin delillerini de incenemiş olanlara şunu izleyin demeniz çok manidar. İzlenmediğini düşünüyorsanız her zaman ki gibi kalbiniz ile düşündüğünüze delildir bu.
Ben size daha kötüsünü söyleyim. Önce bir kuranı tamamen baştan sona okuyun da kuran tabanında nasıl bir kafir olduğunuzu anlayın belki o zaman hayali tanrınız size sarılır.
Siz hangi kuranı okudunuz merak ettim şimdi. Dünya hayatı hani sizlere
Tanrı dilsiz olup ey zemzem kafirin önde gidenisin diyemediği için tabi dilediğiniz kadar ayetleri bükebilirsiniz. Putların dili yoktur.
sana tek tek cevap yazdıydım hepsini çürütecek delilleri yazdım ama site nedense onaylamadı hata oluştu dedi. anlamadım silindi. ??? tam 2 saatde yazdıydım.
hayırlı işin muzır manileri çok olur.
Evrime bende inanmıyorum
Bizi Uçan Spagetti canavarı yarattı.
elimde %100 doğruluğu ispatlanmış kanıtlar var.
işte sana delilli kanıtlı ispatlı yaratılış.
"Uçan Spagetti Canavarı Kutsal Kitabı" s:100 "Zeytin ağacının öyküsü bölümü."
Bu kanıtı hiç bir bilim adamı çürütemez.
şirke migeçtin?
yukardaki sizin tesadüf fikrinizi iyi bi okuyun da düşünün aklınızla..
diğer mesajımı silmiş işinize gelmeyince böyle yok edersiniz.işinize gelmeyince mesajı sil. ne ala ne ala işte siz busunuz. delillere karşı koyamazsınız. diğer yanıtımı okusaydınız diyecek bir şeyiniz kalmayacaktı. siz böyle küfrünüzde devam ediersiniz. aklınızı kullnmıyorsunuz. aklınızı kullansanız imana gelirdiniz. diğer tesadüfle ilgili yazımı okuyun oda sizlere yeter. bundan sonra kendiniz çalın kendiniz oynayın.
Sacma tebliglerinle Forum kurallarini ihlal etmeye devam etmemeni tavsiye ederim.
30 kere çürüttüm şu "demir indirdik" lafını 31inci zemzeme kısmetmiş.
Bir kere baştan söyleyeyim , dünyaya hiç bir şey güneş sisteminden gelmedi güneş sisteminden gelebilmesi için güneşin patlaması lazım.
öyleyse ilk tezimiz ney? tüm elementler uzaydan geldi.
bir de baştan söyleyeyim. evren şu anki sıcaklığından kat kat daha sıcaktı bu patlayan yıldızların katıntıları dünyayı oluşturdu.
dünya oluştuktan çok çok sonraları inen bir şey değil. yani dünya daha alevden bir top iken demir oluştu. öyle ise sadece demir değil her şey indi?
Demirden sadece kılıç yapıyorlarmış külliyen yalan
yaw akıl var mantık var fındık kadar beyni olan insan bile demirden kılıç yapılıyorsa bundan kap kacak da yapılabilir demez mi? kaldı ki hiç bir müzeye de gitmedi mi bu adam ?
Sümerler MÖ 5000 yılında gümüşten para yapıyor ama MS 570 yılında kimse demiri bilmiyor
MÖ 2000 yılında mısırda firavun mezarlarından tonlarca mücevher altın demir vs çıkarılıyor. ama Muhammedin kafası sadece kılıç yapmaya yetiyor?
bu da anlatılmaya bile değmez bir sav
dahası.
gelelim 57 kelimesine. eskiden atomun kütlesi 57 demişlerdi bunlar bizler bunu çürütünce 57 numarasını söylemekten çekinmiş olsa gerek kütle falan diyemedi
ben buna dikkat ettim.
atomun kütlesi 55,845 tir
dahası Allah sadece demir ile kalmamış bıldırcın yumurtasını ve kudret helvasını da indirmiş.
Ebced yaparak tuttura gelmiş rakamları bir yerlere sıkıştırmak çok basittir.
mesela arı suresi 4. arıda 4 kromozom varmış mucizeymiş.
eğer arı 2 ayete denk gelse arıda iki kanat var diyecektiniz.
eğer 6 ya denk gelse 6 ayağı var diyecektiniz bunlar sadece sonuçtan sebebe gidilen denklemlerdir.
oralarda bir yerde kalem kendi kendine oluşmaz gibi bir şey gördüm
kalem bile evrilmiştir bunu bil yeter ilk kalem bir kaz tüyüydü evrile evrile bu hale gelmiştir.
o çağda sen olsan demir yerden çıkıyo olunca yerden demiri çıkardık derdin ama kitap Allahu Tealanın olunca indirdik deniyor. gelecek yüzyıllardaki kafasızlar anlasın diye.
bir çiğnem ete ne diyorsun?
süte ne diyorsun? vs... kuran ayetleri sadece bir asra bakmaz.
kutsal gizemleri izlemedin mi bide onu izle.
altın çağ geliyor. sizin fikirlerinizi varsayım teori her neyse ilmen komple çökertecekler. Kurana uymayan fikirler muvakkattır.
sana da yazıyımda yazdığım bütün fikirlerinizi çürütecek deliller nasıl olduysa siliniyor. benim iznim olmadan başka yere taşınıyorum. siz derebeyimisiniz. kendinize saygınız yok ki başkasına olsun . geklin güzel ahlakı saygıyı gerçekten kuran ve sünnet çizgisinde giden Müslümanlardan öğrenin.
sizin beraberliğiniz menfaat üzerine kurulmuş bir beraberliktir.
Sacma tebliglerinle Forum kurallarini ihlal etmeye devam etmemeni tavsiye ederim.
saçma tebliğim ne tesadüf fikrini çürütmek zorunuza mı gitti.
sn. ZEMZEM;
Kur'an ve Sünneti temel aldığınızda, iman etmiş olmak ile teslim olmak arasında ne gibi fark(lar) görmektesiniz ? Lütfen iki satır da olsa kendi düşüncelerinizi yazınız. Sağdan-soldan derlenmiş copy-paste yazılarla ilgilenmiyorum.
Muhammed elçilik gibi bir yetkiye aslâ sahip olamadığı için - zevâhiri kurtarma adına - karşılaştığı her durumu Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbine hamleder. Medineye kaçmak zorunda kaldığı yıl, şehirde kuraklık-kıtlık yaşanır. Yahudiler Bu durumu "Muhammed'in uğursuzluğu" olarak yorumlayınca "Efendimiz" deyip baş tacı ettiğiniz Muhammed, Allah arkasında "tam siper" olur. Hemencecik "Gökten âyet" iner.
...Onlara bir iyilik dokunsa: "Bu, Allah'tandır" derler; onlara bir kötülük dokunsa: "Bu sendendir" derler. De ki: "Tümü Allah'tandır."... Nisâ: 78
Fakat; kötülükler de Allah'tan olduğu zaman, böyle bir İlah'a bağlanmak, Muhammed'e inananları bile endişeye sevk edince, hemencecik çark eder.
Sana dokunan herhangi bir iyilik Allah'tandır. Sana isabet eden herhangi bir kötülük de senin nefsindendir. Nisâ: 79
Müfessirler şöyle bir kıvırma yolu bulmuşlar.
"Efendim Allah kötülüklerin müsebbibi değil yaratıcısıdır."
İyi de; ne Yahudiler, ne de müşrikler bundan daha farklı düşünür. Onlar da yaradanın kötülük etmeyeceğine inanırlar. Zaten Muhammed'e söylenen ne ?
"Medinede yıllarca böyle bir kıtlık-kuraklık olmamıştı. Sen gelince, uğursuzluğun bizi mahvetti." demişler.
Nisâ: 78'e göre de Muhammed "Ben yapmadım Allah yaptı" diyor.
E, Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinden gelene kim itiraz edebilir ki ?
Öyle değil mi ?
Hülâsâ-yı kelâm; özelde sizin, genelde müslümanların "iman" dedikleri şey; "Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez" mantalitesinde "Gözlerimi kaparım vâzifemi yaparım" uyanıklığında bir iman.
Ama inandığınızı söylediğiniz İlahın şöyle de bir özelliği var.
"...Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır." Enfal: 30
kopy post olunca fikir olmuyor mu. iki saat yazdı bütün fikirlerinizi çürütecek şekilde ondan sonra baktım hata oluştu. ik saatime yazık değil mi. sizede tesadüf yazısını okumanızı tavsiye ederim.
Natürelist
07-03-2014, 06:46
http://www.seyrangah.tv/demirdeki-sir.html
kuranda demiri indirdik diyor. ozamanda bu nasıl bilindi? lütfen tarafsız olarak bu videoları izleyin. geçmişte size dinle ilgili verilmemiş olabilir. anlıyorum ama bunları insaflı bir şekilde incelerseniz. yaratıcının varlığına iman edeceksiniz. şöyle bi soru aklınıza gelebilir. bunlar hep keşfedilmiş şeyleri söylüyorlar "a bak bu kuranda vardı zaten " şimdi kuranda keşfolmamış bir şey söyleyeyim araştırın.
"GÖKLERİ VE YERİ VE BUNLARIN İÇİNE YAYIP ÜRETTİĞİ CANLILARI YARATMASI DA O'NUN AYETLERİNDENDİR. O, DİLEDİĞİ ZAMAN ONLARI BİRARAYA GETİRMEYE DE KADİRDİR."
Yeryüzünde olan insandan başka, göklerde dabbenin keşfedilmesi takdirinde, Kuranın bu mucizesi ortaya çıkacaktır. DABBE: yiyen, içen, yürüyen hayvandır.
Demir'in "indirilmesi" nin Kuran'da geçmesi ve özellikle de bulutların "ağırlığı" nın Kuran'da 1400 sene evvel belirtilmesi müthiş.
Paylaşım için kendi adıma teşekkür ederim.
Video'yu izledim,
Yalniz öncelikle sunu belirteyim, burada demir Dünya'ya diger yildizlardan yayilarak sanki bir yagmur gibi yagarak indirildigini aciklamaktadir :) oldukca komik :) Yani öyle bir matrak sey ki, zamanima yazik...
Belirtildigine göre, güya Dünya yaratildiktan sonra bu demir indirme isi sonradan gerceklesiyor(!)
E adama sormazlar mi, Dünya ne zaman olustu, icinde bulundugumuz galaksimiz ne zaman olustu?
Ikincisi, Evren ne zaman olustu?
Sizce evren mi önce olusmustur? yoksa Dünya mi? kitabiniza göre...
Bunu ilk önce aciklayiniz ;)
Gelelim demire, zaten ayet numarasiymis yok sure, yok atom numarisi bunlara deginmeyecegim, cünkü bu konuda yeterince cürütülmüstür. Isteyen siteye bir göz atabilir...
Hani diyorsunuz ya, asil meseleye burada "bilimsel olarak" ilk önce buna bakalim.
Bir yildizin ömrü ne kadar kisa ise, o kadar da kütlesi büyük olur. Daha genc yildizlar bircok hidrojen ve helyumdan daha agir kimyasal elementler icerir. Bu yildizlar daha sonraki kusaklara aittir. Cünkü bir kac önceki kusaklardaki yildizlarda zayif miktarda da olsa agir elementler mevcuttu. Agir elementler bir önceki yildizlar tarafindan sonraki nesillere yayilmasinini saglar , Evrende meydana gelebilecek en siddetli olaylardan biri de süpernova patlamasidir. Geriye kalan bu kalintilardan yani toz bulutundan yeni nesiller icin yeni bir ortam hazirlanir.
Cogu yildiz tek basina olusmaz, tek bir gaz ve toz bulutundan yaklasik olarak ayni zamanda bircok yildiz meydana gelebilir.
Bir küme icerisinde dogan yildizlar kardes olabilirler ancak bunlar ikiz degillerdir. Neredeyse ayni yastadirlar, ancak büyüklük, kütle, sicaklik ve renkleri birbirlerinden farklidir. Bir yildizin yasaminda izleyecegi yol büyük oranda onun kütlesi ile belirlenir, bu nedenle herhangi bir kümede yasamlarinin farkli asamalarinda olan yildizlar bunlarin nasil evrimlestiklerini gösterir
Dünya'nin ic cekirdegi yeryüzünün metalik merkezi bir parcasidir. Yaklasik 7.000 km'lik capi ile gezegenimizin yarısı kadar büyüklügündedir. Dünya'nin ic cekirdegi yaklasik 5100 km derinlikte baslar ve yerin merkezine kadar uzanir. Cogunlukla kati demir ve kücük miktarlarda nikel ile Dünya cekirdeginin bu kismini olusturur. Bu ic kisim demir-nikel bilesimi % 80 demir ve% 20 nikel ile olustugu tahmin ediliyor.
Dünya dis cekirdegi ise biraz daha farkli, yaklasik 2900 km derinlikte baslar ve 5100 km, ic cekirdegin sinirinda biter. Bu, oksijen, kükürt ve silikon barindiran dis cekirdek yapisini % 10-15 birlikte teskil ettigi varsayilmaktadir. Cekirdek-manto sinirinda yaklasik 4200 ° C arasindaki sicakliklar ve Dünya'nin ic cekirdege gecisi yaklasik 6000 ° C olup ayni zamanda mevcut düsük basinc nedeniyle özellikle demir sividir.
Sivi materyalin sicaklik farkliliklari nedeni ile sürekli isi transportunun üst yüzeyine dogru hareket etmesinde “konveksiyon akimlari“ olusur, Yani sicak materyal yüzeye yükselir, serin materyal da dibine batar. Bu yercekimi etkisi altinda kalarak silindir benzeri akimlarini olusturur.
Dünya’nın dis çekirdegi ise gezegenin tersine dönmektedir. İc cekirdek ise Dünya ile ayni yönde ama biraz daha hizli dönüyor.
Dünya’nin sivi dis cekirdegindeki erimis demirin dalma-batma hareketleri cok güclü elektrik akimlari üretiyor ve bunlar da "Dünya’nın güclü manyetik alanini" olusturuyor. Manyetik alan ayni zamanda ic ve dis cekirdeginin dönüsünü etkiliyor. Ayrica atmosferde "türbülans" larin olusmasi, coriolis kuvveti etkisi altinda kalmasi ile sorumludur. "Konveksiyon akimlari, helezon seklinde kivrilmis ve Dünya’nin kendi ekseni etrafinda dönmesi ile birlikte hareket eder".
Dünya batidan doguya dönüyor ve Günes de dogudan doguyor, batidan batiyor. Ancak uzay boslugunda yukari–asagi, sag–sol gibi kavramlarin anlami olmadigi icin uzaya cikip Dünya’ya kuzey kutubundan baktigimizda, gezegenin "saatin ters yönünde" döndügünü görüyoruz. Dünya’ya Güney kutubundan baktigimiz zaman da saat yönünde döndügünü görüyoruz. Einstein ne demisti: uzayda yönler göreli ve dönme yönü referans noktasina, yani bakis acisina göre degisiyor. Iste yeryüzünde bulundugumuz neden den dolayi da ve bu acidan gökyüzüne baktigimiz da saniriz ki, her sey Dünya’nin etrafinda dönmektedir, o yüzden biz buna Günes dogudan dogup batidan batar diye algiliyoruz. Aslinda bu kavram ortacaglardan kalma evren'in yermerkezli ilkel anlayisidir. Konumuza dönecek olursak, eger bu "Konveksiyon akimlari olmasaydi, kesinlikle Dünya’mizin manyetik alani da olusmayacakti ve dolayisiyle atmosfer de olusmayacakti".. "Aslinda burada önemli olan Dünya’mizin kendi ekseni etrafinda dönmesidir", yani kendi ekseni etrafinda dönmeseydi, kesinlikle dünya atmosferini korumasini saglayan konveksiyon akimlari da olusmayacakti…! Bir anlamda "yasamin motoru olan konveksiyon akimlari"na hayatimizi borcluyuz…
Biraz önce de belirtigim gibi Dünya’nin kati ic cekirdegi tipki gezegenimizin kabugu gibi batidan doguya dönüyor. Ancak sivi dis cekirdek dogudan batiya, yani "Dünya’nin tersine dönüyor". Ic ve dis cekirdegin farkli hizlarda dönmesi, yani "senkron farki" Dünya’nin manyetik alanini üretiyor.
Kisacasi demir denilmekle bir sey kanitlanmiyor, zira demirin kar'ini islam dan önce diger kültürler de biliyorlardi, önemli olan kur’an Dünya’ya yani yeryüzünde gökyüzüne bakis acisiyla bakmasidir, ki bunu su ayette görmekteyiz
Allah kendisine mülk verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? İbrahim: 'Rabbim, dirilten ve öldürendir' demişti. 'Ben de diriltir ve öldürürüm' dedi; İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene' dedi. İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez. (Bakara suresi ayet: 258)
Iste bu ayet basli basina yetiyor da artiyor bile. Dünya'ya insan bakis acisi ile bakarak her seyin Dünya'nin etrafinda döndügünü saniyor :)
Daha önemlisi Dünya’nin bu özelliklerinden hele hel hic bahsetmez, birakalim „dis cekirdegin tersine dönmesinden“ daha Dünyanin kendi ekseni etrafindan döndügünden haberi yoktur, simdi bilimsel diyorsunuz(!) bunun bilimsellikle nasil bir baglatisi olabilir? Nedense müslümanlar, bak kur’an 1.400 yil önce sunu sunu..vs. aciklamis, maalesef bu pek ciddiyetsiz bir dayanaktir, bilimi nedense kur’ana yamayarak ve kur’anin ilahi bir kelami oldugunu öne sürmek, oldukca cürük bir argümandan baska bir sey görülmüyor…
Asil önemli olan, 70 kilo agirliginda bir insan vücüdunda sirasiyla yapi taslari olusturan oranina bakalim: oksijen, karbon,hidrojen bunlar ilk ön sirayi alirlar. Demir ise 12 ci sirada yerini alir, ya peki "Nikel" ? o da 30 cu sirayi alir.
Kur'anin tanrisi dünya'ya agir element olan demir ile nikeli indirecek ancak yalnizca demir den bahsedecek? O halde demir ile birlikte inen "Nikel"i hangi kefeye koyacaksiniz? O ki süpernova'lardan geliyor....
Sanirim bu asamadan sonra, müslümanlar kitabi acip bak surada nikel yaziyor diye arastirmalara girmezler...
Hadi yaniltin beni.... ;)
http://wl15www815.webland.ch/travelinfos/gesundheit/bausteinemensch.pdf
Sevgili Naturalist, eminim zemzem ve gordion kardesler, aciklamani anlamis, kuranda nikel ayeti aramaya baslamislardir.
mrdragon
07-03-2014, 08:28
sana tek tek cevap yazdıydım hepsini çürütecek delilleri yazdım ama site nedense onaylamadı hata oluştu dedi. anlamadım silindi. ??? tam 2 saatde yazdıydım.
hayırlı işin muzır manileri çok olur.
Öyledir elbette 6 günde dünya tabanlı evreni yarattığını varsaydığınız tanrı, cevap vermenizi istememiştir.
Ya da tanrı sevgili kulum zemzem, asırlardır dilsizim 1400 yıldır beni milyon çeşitte dillendirdiler. Ben yerime konuştular durdular bari sen yapma ne olur demişte olabilir. Bilemeyeceğim artık bir sormayı deneyin bakalım cevap gelecek mi tanrıdan gelirse paylaşırsınız.
Ama yok ben gerçeği istiyorum diyorsanız, uzun bir yazı yazdığınız zaman bu tip sitelerde hafızaya kopyalayıp öyle göndermeyi denemenizi tavsiye ederiz. Bu size has bir durum değil forumdaki herkes için geçerli. Belli bir süreçten sonra ofline moda geçiyorsunuz ve iletiyi paylaşamıyorsunuz. Bu nedenle tekrar online olarak hafızadaki bilgileri kopyalayarak paylaşabiliyorsunuz. Hala kalp ile düşünmeye devam edin.
o çağda sen olsan demir yerden çıkıyo olunca yerden demiri çıkardık derdin ama kitap Allahu Tealanın olunca indirdik deniyor. gelecek yüzyıllardaki kafasızlar anlasın diye.
bir çiğnem ete ne diyorsun?
süte ne diyorsun? vs... kuran ayetleri sadece bir asra bakmaz.
kutsal gizemleri izlemedin mi bide onu izle.
altın çağ geliyor. sizin fikirlerinizi varsayım teori her neyse ilmen komple çökertecekler. Kurana uymayan fikirler muvakkattır.
sana da yazıyımda yazdığım bütün fikirlerinizi çürütecek deliller nasıl olduysa siliniyor. benim iznim olmadan başka yere taşınıyorum. siz derebeyimisiniz. kendinize saygınız yok ki başkasına olsun . geklin güzel ahlakı saygıyı gerçekten kuran ve sünnet çizgisinde giden Müslümanlardan öğrenin.
sizin beraberliğiniz menfaat üzerine kurulmuş bir beraberliktir.
Demirin gökten inmesini gözlemlemek o kadar da zor bir iş değil kabenin yanında takılı olan gök taşında %60 oranında demir olduğunu muhammed değil oradaki tüm herkes biliyordu.
biliyorsunuz ki gök taşlarında yüksek oranda demir bulundurur.
gök taşları yer yüzüne düşerken içindeki demir atmosfere sürterek hem ısınır hem de güçlü bir manyetikleşme oluşturur. insanlar bu göktaşlarını alıp eritip içindeki demiri kap kacak olarak kullanırlar.
1400 yıl önce falan yol önce gibi argümanlar çürüdü gitti halen hurafelere devam edip komik komik paylaşımlara devam etmeden önce
yada bir başlık açmadan önce siteye bir göz atın daha önce konusu açılmış ve kapanmış konular sitede daimi bir şekilde mevcut.
Her üye olan için tekrar tekrar aynı konulara girmek inanın bir adım bile ilerlemememizi engelliyor. siteyi dolaştıktan ve forum tartışmasında eksik gördüğünüz bir tartışma mevcut ise o konu başlığının altına kendi görüşünüzü ekleyebilirsiniz bu şekilde saha sağlıklı tartışmalar yapabiliriz.
yukarıda evrimci ateistler bunlara cevap veremiyor olayı da bir hayli ilginç
sokaktaki vatandaşa evrim hakkında sorular soruluyor onların verdiğin komik cevaplar bilimsel bir delil sayılıyor.
şu an elime bir kamera alıp sokak sokak gezip
Müslümanlara
kevser surasi kaç ayet ?
Bakara suresi neyden bahsediyor?
kuranda kaç sure vardır?
fatiha suresi allah kelamı mı yoksa Muhammedin sözü müdür?
deki ile başlamayan ama Muhammedin ağzından konuşulmuş ayetler niçin kuranda var?
bazı ayetler 3. tekil şahıs olarak başlayıp sonra 1. tekil şahıs olarak devam edip daha sonra 3. çoğul şahıs olarak neden biter?
kuranda neden bir çok gramer hatası var?
bu soruları sokaktaki bir Müslümana sorsam inanın yukarıdaki videodan daha komik şeyler çıkacağını siz benden çok daha iyi biliyorsunuz.
Vefik Sami
07-03-2014, 11:37
kopy post olunca fikir olmuyor mu. iki saat yazdı bütün fikirlerinizi çürütecek şekilde ondan sonra baktım hata oluştu. ik saatime yazık değil mi. sizede tesadüf yazısını okumanızı tavsiye ederim.
Başka sitelerden/forumlardan çeşitli yazıları copy/paste etmeye aklınız eriyor da, foruma yazacağınız yazının bir kopyasını Word belgesine kaydetmeye ermiyor mu ? Bunu yaparsanız, hazırldığınız yazıyı foruma asarken "hatâ" olsa bile, emekleriniz boşa gitmez; tekrar tekrar denersiniz. Eğer foruma ulaşımda yahût internette genel bir sıkıntı yoksa, yazıların foruma kaydedilemeyişinin en mühim sebebi, makâlenin uzunluğudur. Çünki; her mesaja eklenecek karakter sayısı mahduttur.
Ayrıca benim sorduğum soruya iki saat uğraşmaıza gerek yoktu. Bakın ne demişim ?
sn. ZEMZEM;
Kur'an ve Sünneti temel aldığınızda, iman etmiş olmak ile teslim olmak arasında ne gibi fark(lar) görmektesiniz ? Lütfen iki satır da olsa kendi düşüncelerinizi yazınız. Sağdan-soldan derlenmiş copy-paste yazılarla ilgilenmiyorum.
Bir daha sorayım.
Teslim olmak ile; imanlı olmak arasındaki fark(lar) ne(ler)dir ?
Natürelist
07-03-2014, 13:29
Sevgili Naturalist, eminim zemzem ve gordion kardesler, aciklamani anlamis, kuranda nikel ayeti aramaya baslamislardir.
Sevgili vartor agabey, Istedikleri kadar arastirsinlar kur'an "Nikel" metal'inden bahsetmez, bahsetse bile Nikel madeni para olarak, nikel-bakir karisimi birkac bin yil önce de kullanilmaktaydi... Simdi ise biz Avrupada bunu "€" madeni paralarin yüzde 25% karisimi olarak kullaniyoruz, cünkü paslanmaz :)
Demir atom agirligi = 55,845 ± 0,002
Nikel atom agirligi = 58,69
Yani nikel demir den daha agirdir...
Pekii daha agir olan bu element nasil olmus da dünyaya inmis(!) :) O ki agir elementler den söz ediyoruz...
Inanirlar cevaplasin...
Sevgili vartor agabey, Istedikleri kadar arastirsinlar kur'an "Nikel" metal'inden bahsetmez, bahsetse bile Nikel madeni para olarak, nikel-bakir karisimi birkac bin yil önce de kullanilmaktaydi... Simdi ise biz Avrupada bunu "€" madeni paralarin yüzde 25% karisimi olarak kullaniyoruz, cünkü paslanmaz :)
Demir atom agirligi = 55,845 ± 0,002
Nikel atom agirligi = 58,69
Yani nikel demir den daha agirdir...
Pekii daha agir olan bu element nasil olmus da dünyaya inmis(!) :) O ki agir elementler den söz ediyoruz...
Inanirlar cevaplasin...
Nikelin Atom numarası 28 dir Nikelin Atom ağırlığı 58 dir
Nikel Yer kabuğunda demir sülfür ile birlikte kaynamaktadır.
şimdi Kasas Suresi 58 ayete bakalım
28:58 Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helâk etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz varis olduk, biz.
Demekki allah insanları helak etmek için nikeli de kullanmış...
Hadi hayırlı işler :P
Bakın, bunu umarım hatalı algılamazsınız ama kuran üzerinden ilim bulduğunu söyleyip bu kadar hatalı örnekler verdiğiniz zaman, aklı çalıştırma konusunda kuran yol gösteren değil aksine aklı kilitleyen kaynak moduna geçiyor.
Cep telefonunun kullanma klavuzu sizin içindir. Cep telefonu kendisini nasıl kullanacak diye kafa yormaz.
Kaldı ki, biz insanlık düşünce üreten robot tasarlarsak, robota bak al oku kendini böyle kullanacaksın diye kitapçık vermeyiz. Nasıl kullanması gerekiyorsa ona göre tasarlarız.
Hatta biz insanlık, siz zorlanmayasınız diye durmadan o telefonları geliştiririz.
Aslında kullanım kitapçıklı hikayenin kuranda hayat bulan şekli aşağıda;
Bir robot ürettik, sevgili robotum geç bak al oku bu senin kendini kullanma kitapçığın dedik. (Daha da absürdü, biz demedik robot 20 yıl boyunca kafasına göre takıldı. Sonra onunla birebir aynı şekilde tasarladığımız başka bir robot ona dedi ki, kendini böyle kullanacaksın....)
Tabi birde robotları ürettik ama kitapçığı basıp dağıtmayı unuttuğumuz o kadar insan var ki?
Önemsiz işte onlar teknolojimizin yetersizliğinden, ve kitap basım hızımızın, robot basım hızımıza yetişememesinden heba olup giden amatör üretimler...
Birinci fikir: Her ne var ise cümlesi, Allah’ın halk ve yaratmasıyla, kudretiyle, iradesiyle meydana gelmiştir.. Bu müminlerin fikridir.
İkinci fikir: Madde ve unsurlar kendi kendilerini icad ettiler.. bu hiç kimsenin fikri değildir.
Üçüncü fikir: Tesadüf yolu.. Bu ise maddecilerin, dehrilerin fikridir.
İrade meselesine kalan iki fikirdir:
Mü’minin fikri ve maddecinin fikri.. Her ikisinin fikirlerini izah edelim. Akla ve vicdana havale edelim. Tesadüf bazen olur bazen olmaz. Dünya tamamen tesadüf olamaz. Ve mümkün değildir. Binler misalden bir misal:
Bir levhayı tut, içine içine bir iğneyi dik. Sonra diktiğin iğnenin deliğine bir ikinci iğneyi daha sok..
Bu iki iğneyi gören birisi sordu. Sadık bir kişi dedi ki: “Bu levhaya birinci iğneyi sokan, ikinciyide onun deliğine koydu.”
Sonra sadık tanınan diğer bir kişi dedi ki: “Anadan doğma kör bir çocuk, her iki iğneyi attı. Tesadüfen birisi dikildi. İkinciside onun deliğine tesadüfen girdi.”
Hangi muhbirin sözü doğrudur?.. Elbette vicdan birinciyi tasdik eder. Her ne kadar mutmain olmasa ve dese ki: “tesadüf de mümkündür”; lakin ikinci iğnenin deliğine üçüncü; ve üçüncü iğnenin deliğinde dördüncü iğneyi görür, ise kalbi gayrı ihtiyari birinci kişinin sözünü tasdik etmeye mecbur olur. Eğer bir iğneyi, birini diğerinin deliğinde görse ve hepsine tesadüf dese, inad değil midir?..
Eğer biz her bir iğneye birer rakam koysak; birden ona ve ondan yüze kadar yükselsek; ve denilse ki: “Kör bir çocuk torbadan iğneleri çokarır ve atarken, her biri diğerinin deliğine tesadüfen böylece girer.”(!)
Misalimizin hakikatine dönelim: Çocuğun yerine yokluk, torba yerine hava, iğne yerine su ve benzer unsurları koysak, bu halde insanın aklı nereyi tasdik eder?.. Acaba her bir zerrenin üstüne bir sikke-i padişahı=Allah iradesi koyup: “Hepsi bir Vahid-i Mutlak’ın sanatıdır” mı diyecek; yoksa tesadüfçü gibi: “Her şey tesadüftür, hatta ben de tesadüfüm ve sözüm de tesadüftür” mü diyecek?..
Hadi azlıkta ve küçük bir cisimde tesadüf mümkündür, diyelim. Fakat üç milyonu aşkın seneden beri tesadüfün aynı nizamda devamı mümkün müdür? Tek bir cismin meydana gelmesinde bu kadar hesap ve zahmet varsa, acaba bu kainat kaç cisimdir? Ve her cisim için kaç şekilde hayatı koruyan sebepler vardır? Onsekizbin alemin etraflı düşünülmesi ve idrak edilmesi mümkün mü?.. Hangi akıl bu yükün altına girer?!.
Misallerden bir misal daha, ilim adamlarından naklen yazalım: İçinde bir milyon harf aleti olan bir sandığı yere koyduk. Aniden arzda deprem vasıtasıyla sandığın ağzı açıldı; harf aletleri darma dağın oldu. Bir kişi geldi dedi ki: “On değişik kelimenin harfleri, kendiliğinden tesadüfen birleşti.” Akıl bunu tasdik edebilir.. “On cümleyi te’lif edecek harfler kendiliğinden tesadüfen birleşti” dese, durursun.. “Bu mümkün mü?” dersin.. Eğer denilse ki: “Lafzen ve ma’nen kafiyesi düzgün beşyüz sayfayı yazabilecek matbaa harfleri, tesadüfen birleşmiştir”; müsadefe kanununa vakıf olan, bunu asla kabul etmez.
O diyecek ki: İğne misalinde, iğne rakamları birden ona ve ondan yüze kadardır. Eğer iğne adetleri oniki olsaydı, bine kadar terakki edebilecekti.
Demek istiyoruz ki, bir protonun en az 238 olan cüzleri; 92 elementle çarpılırsa 21896 parça yapar ki, adedin yükselmesiyle tesadüf, o rakamlar adedince muhal olur..
Beşyüz sayfayı yazacak bir matbaa harfleri meselesi nasıl doğrudur?. Yirmi, veya yirmidokuz harften beşyüz sayfalık kitabı doğru yazacak bir sandık matbaa harfinin tesadüfen birleşmesi mümkün mü?..
Beşyüz sayfalık matbaa harflerinden mahsadı açıklayalım. Terkibleşen temel protonlar hayat sahibinde beş veya altı unsurdan ibarettir:
1- Karbon,
2- Hidrojen,
3- Helyum,
4- Oksijen,
5- Fosfor ve Demir,
6- Azot.
Bir zerrenin içindeki bir protonda en az 40,000 parça vardır.Tabiatte kimyevi unsurların adedi 100 unsurdan yani elementten daha ziyade olunca, mezkur 5 veya 6 unsurdan meydana gelen bir protonun eczalarını hesaplamak mümkündür, fakat zaman alır. Böyle bir protonun cüzlerinin bir araya gelmesi ve birleşmesinin tesadüfü mümkün değilde, yer küresinin te’lifinin tesadüfü nasıl mümkün olur? İngiliz Cuplatis kitabında der ki: “Protonların ictimaında çözüm yolu buldum. Bu yol, zerrelerin birleşmesinin nasıl mümkün olduğu hakkındadır. Son keşfimde buldum ki, basit cüzlerin zerrelerindeki bir protonda on kerre kırk sekiz milyon cüz vardır. Bu derece birleşmelerinde, akıl asla tesadüfü kabul etmez.”
Kur’an-ı Kerim, bir nazımda, her asırda, her zerreyle, hayatı içtimaiyeden dini, dünyevi fenlerle, ilimlerle ilgilidir. Ondört asırdan beri şimdiye kadar sırlarını çözmeye gayrat edenlere rağmen daha hakikatına vakıf olunamamıştır.. Binden bir manalarına vakıf olan binlerce Bismark gibi feylesoflar, islamiyete dönüşten başka bir yol bulamadılar. Bismark diyorki: “Ey Allah’ın Rasulü Hazreti Muhammed!.. Asrında yaşamadığım için üzgünüm. Bildirmiş olduğun Kur’an, asla beşeri bir söze benzemez. Senin sözün değildir. O Kur’an, ezelden yankı yapan, ezeli bir varlığın sözüdür. Ey Muhammed!.. Gerçekte ehli ilimden birçoğu, azametini idrak edemediler. Beni, rüku ve sücud halinde, kemal-i edeble topuğuna yapışmış bir kum tanesi kadar kabul eyle…
Birinci fikir: Her ne var ise cümlesi, Allah’ın halk ve yaratmasıyla, kudretiyle, iradesiyle meydana gelmiştir.. Bu müminlerin fikridir.
İkinci fikir: Madde ve unsurlar kendi kendilerini icad ettiler.. bu hiç kimsenin fikri değildir.
Üçüncü fikir: Tesadüf yolu.. Bu ise maddecilerin, dehrilerin fikridir.
İrade meselesine kalan iki fikirdir:
Mü’minin fikri ve maddecinin fikri.. Her ikisinin fikirlerini izah edelim. Akla ve vicdana havale edelim. Tesadüf bazen olur bazen olmaz. Dünya tamamen tesadüf olamaz. Ve mümkün değildir. Binler misalden bir misal:
Bir levhayı tut, içine içine bir iğneyi dik. Sonra diktiğin iğnenin deliğine bir ikinci iğneyi daha sok..
Bu iki iğneyi gören birisi sordu. Sadık bir kişi dedi ki: “Bu levhaya birinci iğneyi sokan, ikinciyide onun deliğine koydu.”
Sonra sadık tanınan diğer bir kişi dedi ki: “Anadan doğma kör bir çocuk, her iki iğneyi attı. Tesadüfen birisi dikildi. İkinciside onun deliğine tesadüfen girdi.”
Hangi muhbirin sözü doğrudur?.. Elbette vicdan birinciyi tasdik eder. Her ne kadar mutmain olmasa ve dese ki: “tesadüf de mümkündür”; lakin ikinci iğnenin deliğine üçüncü; ve üçüncü iğnenin deliğinde dördüncü iğneyi görür, ise kalbi gayrı ihtiyari birinci kişinin sözünü tasdik etmeye mecbur olur. Eğer bir iğneyi, birini diğerinin deliğinde görse ve hepsine tesadüf dese, inad değil midir?..
Eğer biz her bir iğneye birer rakam koysak; birden ona ve ondan yüze kadar yükselsek; ve denilse ki: “Kör bir çocuk torbadan iğneleri çokarır ve atarken, her biri diğerinin deliğine tesadüfen böylece girer.”(!)
Misalimizin hakikatine dönelim: Çocuğun yerine yokluk, torba yerine hava, iğne yerine su ve benzer unsurları koysak, bu halde insanın aklı nereyi tasdik eder?.. Acaba her bir zerrenin üstüne bir sikke-i padişahı=Allah iradesi koyup: “Hepsi bir Vahid-i Mutlak’ın sanatıdır” mı diyecek; yoksa tesadüfçü gibi: “Her şey tesadüftür, hatta ben de tesadüfüm ve sözüm de tesadüftür” mü diyecek?..
Hadi azlıkta ve küçük bir cisimde tesadüf mümkündür, diyelim. Fakat üç milyonu aşkın seneden beri tesadüfün aynı nizamda devamı mümkün müdür? Tek bir cismin meydana gelmesinde bu kadar hesap ve zahmet varsa, acaba bu kainat kaç cisimdir? Ve her cisim için kaç şekilde hayatı koruyan sebepler vardır? Onsekizbin alemin etraflı düşünülmesi ve idrak edilmesi mümkün mü?.. Hangi akıl bu yükün altına girer?!.
Misallerden bir misal daha, ilim adamlarından naklen yazalım: İçinde bir milyon harf aleti olan bir sandığı yere koyduk. Aniden arzda deprem vasıtasıyla sandığın ağzı açıldı; harf aletleri darma dağın oldu. Bir kişi geldi dedi ki: “On değişik kelimenin harfleri, kendiliğinden tesadüfen birleşti.” Akıl bunu tasdik edebilir.. “On cümleyi te’lif edecek harfler kendiliğinden tesadüfen birleşti” dese, durursun.. “Bu mümkün mü?” dersin.. Eğer denilse ki: “Lafzen ve ma’nen kafiyesi düzgün beşyüz sayfayı yazabilecek matbaa harfleri, tesadüfen birleşmiştir”; müsadefe kanununa vakıf olan, bunu asla kabul etmez.
O diyecek ki: İğne misalinde, iğne rakamları birden ona ve ondan yüze kadardır. Eğer iğne adetleri oniki olsaydı, bine kadar terakki edebilecekti.
Demek istiyoruz ki, bir protonun en az 238 olan cüzleri; 92 elementle çarpılırsa 21896 parça yapar ki, adedin yükselmesiyle tesadüf, o rakamlar adedince muhal olur..
Beşyüz sayfayı yazacak bir matbaa harfleri meselesi nasıl doğrudur?. Yirmi, veya yirmidokuz harften beşyüz sayfalık kitabı doğru yazacak bir sandık matbaa harfinin tesadüfen birleşmesi mümkün mü?..
Beşyüz sayfalık matbaa harflerinden mahsadı açıklayalım. Terkibleşen temel protonlar hayat sahibinde beş veya altı unsurdan ibarettir:
1- Karbon,
2- Hidrojen,
3- Helyum,
4- Oksijen,
5- Fosfor ve Demir,
6- Azot.
Bir zerrenin içindeki bir protonda en az 40,000 parça vardır.Tabiatte kimyevi unsurların adedi 100 unsurdan yani elementten daha ziyade olunca, mezkur 5 veya 6 unsurdan meydana gelen bir protonun eczalarını hesaplamak mümkündür, fakat zaman alır. Böyle bir protonun cüzlerinin bir araya gelmesi ve birleşmesinin tesadüfü mümkün değilde, yer küresinin te’lifinin tesadüfü nasıl mümkün olur? İngiliz Cuplatis kitabında der ki: “Protonların ictimaında çözüm yolu buldum. Bu yol, zerrelerin birleşmesinin nasıl mümkün olduğu hakkındadır. Son keşfimde buldum ki, basit cüzlerin zerrelerindeki bir protonda on kerre kırk sekiz milyon cüz vardır. Bu derece birleşmelerinde, akıl asla tesadüfü kabul etmez.”
Kur’an-ı Kerim, bir nazımda, her asırda, her zerreyle, hayatı içtimaiyeden dini, dünyevi fenlerle, ilimlerle ilgilidir. Ondört asırdan beri şimdiye kadar sırlarını çözmeye gayrat edenlere rağmen daha hakikatına vakıf olunamamıştır.. Binden bir manalarına vakıf olan binlerce Bismark gibi feylesoflar, islamiyete dönüşten başka bir yol bulamadılar. Bismark diyorki: “Ey Allah’ın Rasulü Hazreti Muhammed!.. Asrında yaşamadığım için üzgünüm. Bildirmiş olduğun Kur’an, asla beşeri bir söze benzemez. Senin sözün değildir. O Kur’an, ezelden yankı yapan, ezeli bir varlığın sözüdür. Ey Muhammed!.. Gerçekte ehli ilimden birçoğu, azametini idrak edemediler. Beni, rüku ve sücud halinde, kemal-i edeble topuğuna yapışmış bir kum tanesi kadar kabul eyle…
Video'yu izledim,
Yalniz öncelikle sunu belirteyim, burada demir Dünya'ya diger yildizlardan yayilarak sanki bir yagmur gibi yagarak indirildigini aciklamaktadir :) oldukca komik :) Yani öyle bir matrak sey ki, zamanima yazik...
Belirtildigine göre, güya Dünya yaratildiktan sonra bu demir indirme isi sonradan gerceklesiyor(!)
E adama sormazlar mi, Dünya ne zaman olustu, icinde bulundugumuz galaksimiz ne zaman olustu?
Ikincisi, Evren ne zaman olustu?
Sizce evren mi önce olusmustur? yoksa Dünya mi? kitabiniza göre...
Bunu ilk önce aciklayiniz ;)
Gelelim demire, zaten ayet numarasiymis yok sure, yok atom numarisi bunlara deginmeyecegim, cünkü bu konuda yeterince cürütülmüstür. Isteyen siteye bir göz atabilir...
Hani diyorsunuz ya, asil meseleye burada "bilimsel olarak" ilk önce buna bakalim.
Bir yildizin ömrü ne kadar kisa ise, o kadar da kütlesi büyük olur. Daha genc yildizlar bircok hidrojen ve helyumdan daha agir kimyasal elementler icerir. Bu yildizlar daha sonraki kusaklara aittir. Cünkü bir kac önceki kusaklardaki yildizlarda zayif miktarda da olsa agir elementler mevcuttu. Agir elementler bir önceki yildizlar tarafindan sonraki nesillere yayilmasinini saglar , Evrende meydana gelebilecek en siddetli olaylardan biri de süpernova patlamasidir. Geriye kalan bu kalintilardan yani toz bulutundan yeni nesiller icin yeni bir ortam hazirlanir.
Cogu yildiz tek basina olusmaz, tek bir gaz ve toz bulutundan yaklasik olarak ayni zamanda bircok yildiz meydana gelebilir.
Bir küme icerisinde dogan yildizlar kardes olabilirler ancak bunlar ikiz degillerdir. Neredeyse ayni yastadirlar, ancak büyüklük, kütle, sicaklik ve renkleri birbirlerinden farklidir. Bir yildizin yasaminda izleyecegi yol büyük oranda onun kütlesi ile belirlenir, bu nedenle herhangi bir kümede yasamlarinin farkli asamalarinda olan yildizlar bunlarin nasil evrimlestiklerini gösterir
Dünya'nin ic cekirdegi yeryüzünün metalik merkezi bir parcasidir. Yaklasik 7.000 km'lik capi ile gezegenimizin yarısı kadar büyüklügündedir. Dünya'nin ic cekirdegi yaklasik 5100 km derinlikte baslar ve yerin merkezine kadar uzanir. Cogunlukla kati demir ve kücük miktarlarda nikel ile Dünya cekirdeginin bu kismini olusturur. Bu ic kisim demir-nikel bilesimi % 80 demir ve% 20 nikel ile olustugu tahmin ediliyor.
Dünya dis cekirdegi ise biraz daha farkli, yaklasik 2900 km derinlikte baslar ve 5100 km, ic cekirdegin sinirinda biter. Bu, oksijen, kükürt ve silikon barindiran dis cekirdek yapisini % 10-15 birlikte teskil ettigi varsayilmaktadir. Cekirdek-manto sinirinda yaklasik 4200 ° C arasindaki sicakliklar ve Dünya'nin ic cekirdege gecisi yaklasik 6000 ° C olup ayni zamanda mevcut düsük basinc nedeniyle özellikle demir sividir.
Sivi materyalin sicaklik farkliliklari nedeni ile sürekli isi transportunun üst yüzeyine dogru hareket etmesinde “konveksiyon akimlari“ olusur, Yani sicak materyal yüzeye yükselir, serin materyal da dibine batar. Bu yercekimi etkisi altinda kalarak silindir benzeri akimlarini olusturur.
Dünya’nın dis çekirdegi ise gezegenin tersine dönmektedir. İc cekirdek ise Dünya ile ayni yönde ama biraz daha hizli dönüyor.
Dünya’nin sivi dis cekirdegindeki erimis demirin dalma-batma hareketleri cok güclü elektrik akimlari üretiyor ve bunlar da "Dünya’nın güclü manyetik alanini" olusturuyor. Manyetik alan ayni zamanda ic ve dis cekirdeginin dönüsünü etkiliyor. Ayrica atmosferde "türbülans" larin olusmasi, coriolis kuvveti etkisi altinda kalmasi ile sorumludur. "Konveksiyon akimlari, helezon seklinde kivrilmis ve Dünya’nin kendi ekseni etrafinda dönmesi ile birlikte hareket eder".
Dünya batidan doguya dönüyor ve Günes de dogudan doguyor, batidan batiyor. Ancak uzay boslugunda yukari–asagi, sag–sol gibi kavramlarin anlami olmadigi icin uzaya cikip Dünya’ya kuzey kutubundan baktigimizda, gezegenin "saatin ters yönünde" döndügünü görüyoruz. Dünya’ya Güney kutubundan baktigimiz zaman da saat yönünde döndügünü görüyoruz. Einstein ne demisti: uzayda yönler göreli ve dönme yönü referans noktasina, yani bakis acisina göre degisiyor. Iste yeryüzünde bulundugumuz neden den dolayi da ve bu acidan gökyüzüne baktigimiz da saniriz ki, her sey Dünya’nin etrafinda dönmektedir, o yüzden biz buna Günes dogudan dogup batidan batar diye algiliyoruz. Aslinda bu kavram ortacaglardan kalma evren'in yermerkezli ilkel anlayisidir. Konumuza dönecek olursak, eger bu "Konveksiyon akimlari olmasaydi, kesinlikle Dünya’mizin manyetik alani da olusmayacakti ve dolayisiyle atmosfer de olusmayacakti".. "Aslinda burada önemli olan Dünya’mizin kendi ekseni etrafinda dönmesidir", yani kendi ekseni etrafinda dönmeseydi, kesinlikle dünya atmosferini korumasini saglayan konveksiyon akimlari da olusmayacakti…! Bir anlamda "yasamin motoru olan konveksiyon akimlari"na hayatimizi borcluyuz…
Biraz önce de belirtigim gibi Dünya’nin kati ic cekirdegi tipki gezegenimizin kabugu gibi batidan doguya dönüyor. Ancak sivi dis cekirdek dogudan batiya, yani "Dünya’nin tersine dönüyor". Ic ve dis cekirdegin farkli hizlarda dönmesi, yani "senkron farki" Dünya’nin manyetik alanini üretiyor.
Kisacasi demir denilmekle bir sey kanitlanmiyor, zira demirin kar'ini islam dan önce diger kültürler de biliyorlardi, önemli olan kur’an Dünya’ya yani yeryüzünde gökyüzüne bakis acisiyla bakmasidir, ki bunu su ayette görmekteyiz
Allah kendisine mülk verdi diye İbrahim ile Rabbi hakkında tartışanı görmedin mi? İbrahim: 'Rabbim, dirilten ve öldürendir' demişti. 'Ben de diriltir ve öldürürüm' dedi; İbrahim, 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene' dedi. İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez. (Bakara suresi ayet: 258)
Iste bu ayet basli basina yetiyor da artiyor bile. Dünya'ya insan bakis acisi ile bakarak her seyin Dünya'nin etrafinda döndügünü saniyor :)
Daha önemlisi Dünya’nin bu özelliklerinden hele hel hic bahsetmez, birakalim „dis cekirdegin tersine dönmesinden“ daha Dünyanin kendi ekseni etrafindan döndügünden haberi yoktur, simdi bilimsel diyorsunuz(!) bunun bilimsellikle nasil bir baglatisi olabilir? Nedense müslümanlar, bak kur’an 1.400 yil önce sunu sunu..vs. aciklamis, maalesef bu pek ciddiyetsiz bir dayanaktir, bilimi nedense kur’ana yamayarak ve kur’anin ilahi bir kelami oldugunu öne sürmek, oldukca cürük bir argümandan baska bir sey görülmüyor…
Asil önemli olan, 70 kilo agirliginda bir insan vücüdunda sirasiyla yapi taslari olusturan oranina bakalim: oksijen, karbon,hidrojen bunlar ilk ön sirayi alirlar. Demir ise 12 ci sirada yerini alir, ya peki "Nikel" ? o da 30 cu sirayi alir.
Kur'anin tanrisi dünya'ya agir element olan demir ile nikeli indirecek ancak yalnizca demir den bahsedecek? O halde demir ile birlikte inen "Nikel"i hangi kefeye koyacaksiniz? O ki süpernova'lardan geliyor....
Sanirim bu asamadan sonra, müslümanlar kitabi acip bak surada nikel yaziyor diye arastirmalara girmezler...
Hadi yaniltin beni.... ;)
http://wl15www815.webland.ch/travelinfos/gesundheit/bausteinemensch.pdf
http://www.youtube.com/watch?v=-kZHP-WOLIM
o çağda sen olsan demir yerden çıkıyo olunca yerden demiri çıkardık derdin ama kitap Allahu Tealanın olunca indirdik deniyor. gelecek yüzyıllardaki kafasızlar anlasın diye.
bir çiğnem ete ne diyorsun?
süte ne diyorsun? vs... kuran ayetleri sadece bir asra bakmaz.
kutsal gizemleri izlemedin mi bide onu izle.
altın çağ geliyor. sizin fikirlerinizi varsayım teori her neyse ilmen komple çökertecekler. Kurana uymayan fikirler muvakkattır.
sana da yazıyımda yazdığım bütün fikirlerinizi çürütecek deliller nasıl olduysa siliniyor. benim iznim olmadan başka yere taşınıyorum. siz derebeyimisiniz. kendinize saygınız yok ki başkasına olsun . geklin güzel ahlakı saygıyı gerçekten kuran ve sünnet çizgisinde giden Müslümanlardan öğrenin.
sizin beraberliğiniz menfaat üzerine kurulmuş bir beraberliktir.
http://www.seyrangah.tv/yaratilistaki-ciftler.html
Sevgili vartor agabey, Istedikleri kadar arastirsinlar kur'an "Nikel" metal'inden bahsetmez, bahsetse bile Nikel madeni para olarak, nikel-bakir karisimi birkac bin yil önce de kullanilmaktaydi... Simdi ise biz Avrupada bunu "€" madeni paralarin yüzde 25% karisimi olarak kullaniyoruz, cünkü paslanmaz :)
Demir atom agirligi = 55,845 ± 0,002
Nikel atom agirligi = 58,69
Yani nikel demir den daha agirdir...
Pekii daha agir olan bu element nasil olmus da dünyaya inmis(!) :) O ki agir elementler den söz ediyoruz...
Inanirlar cevaplasin...
http://www.seyrangah.tv/yaratilistaki-ciftler.html
http://www.youtube.com/watch?v=xbSY97zaVmk
Bakın, bunu umarım hatalı algılamazsınız ama kuran üzerinden ilim bulduğunu söyleyip bu kadar hatalı örnekler verdiğiniz zaman, aklı çalıştırma konusunda kuran yol gösteren değil aksine aklı kilitleyen kaynak moduna geçiyor.
Cep telefonunun kullanma klavuzu sizin içindir. Cep telefonu kendisini nasıl kullanacak diye kafa yormaz.
Kaldı ki, biz insanlık düşünce üreten robot tasarlarsak, robota bak al oku kendini böyle kullanacaksın diye kitapçık vermeyiz. Nasıl kullanması gerekiyorsa ona göre tasarlarız.
Hatta biz insanlık, siz zorlanmayasınız diye durmadan o telefonları geliştiririz.
Aslında kullanım kitapçıklı hikayenin kuranda hayat bulan şekli aşağıda;
Bir robot ürettik, sevgili robotum geç bak al oku bu senin kendini kullanma kitapçığın dedik. (Daha da absürdü, biz demedik robot 20 yıl boyunca kafasına göre takıldı. Sonra onunla birebir aynı şekilde tasarladığımız başka bir robot ona dedi ki, kendini böyle kullanacaksın....)
Tabi birde robotları ürettik ama kitapçığı basıp dağıtmayı unuttuğumuz o kadar insan var ki?
Önemsiz işte onlar teknolojimizin yetersizliğinden, ve kitap basım hızımızın, robot basım hızımıza yetişememesinden heba olup giden amatör üretimler...
http://www.youtube.com/watch?annotation_id=annotation_715497&feature=iv&src_vid=5ctZa171070&v=v1Wh8J6xy3E
kopy post olunca fikir olmuyor mu. iki saat yazdı bütün fikirlerinizi çürütecek şekilde ondan sonra baktım hata oluştu. ik saatime yazık değil mi. sizede tesadüf yazısını okumanızı tavsiye ederim.
http://www.youtube.com/watch?annotation_id=annotation_715497&feature=iv&src_vid=5ctZa171070&v=v1Wh8J6xy3E
Şüpheci Dinsiz
07-03-2014, 22:33
Sevgili ZEMZEM,
Nickiniz de, yazdıklarınız da, paylaştıklarınız da bir uydurmanın üzerine bina edilmiş başka uydurmalar, çıkarımlar. Açıkçası yazmış/paylaşmış olduğunuz klişeler beni pek etkilemedi.
Fikrin temelinde bir kanıt var mı? Önce fikrin sağlamlığından başlayalım isterseniz.
Size yardımcı olayım.
1400 küsur yıl önce Arabistan'da, sık sık mağaraya gidip düşünen bir adam, zaten Allah adıyla bilinen putun meleği olan bir varlıkla temas kurduğunu iddia ediyor.
Ana fikir budur.
1- Peki bu ana fikir neden kabul görsün? Kanıt?
2- Bu ana fikrin doğruluğunu kabul ettiği önceki ana fikirlerin (sözde önceki semavi dinlerin) kanıtı nedir?
3- Bu ana fikirler bizi ikna etmeye yetmeli ise akıl hastanesinde Allah/peygamber olduğunu iddia edenlere neden meczup/hasta diyoruz, mehdiyim/peygamberim diyenlere neden sahtekar diyoruz?
4- Eldeki sözde kutsal kitaplar, mealler, tefsirler, yazılmış on binlerce kitap, on binlerce dini kurum, yüz binlerce görevli, harcanan milyarlarca Lira, ibadet için harcanan milyarlarca saat, bu kanıtsız ana fikirler üzerine inşa edilmiştir. Aksini iddia etmek mümkün müdür?
5- Kutsal olduğu iddia edilen kitaplarda insanın düşünemediği/düşünemeyeceği ne vardır? Sözde semavi dinlerin gelişinden binlerce yıl önce yaşayan filozoflar çok daha insancıl, barışçıl ve bilimsel eserler üretmişken savaştan, kandan, köleleştirmekten, tecavüzden, işgalden başka bir şey üretmemiş olan bu ilkel dinlerde sizi bu kadar etkileyen nedir?
6- İnanç denen olgunun çok çok ezici oranda ebeveynler ve sosyal baskı sebebiyle çocukluk yaşlarından itibaren şekillendiğini, bu sebeple kalıcı olduğunu, yani çocukken beynimiz yıkandığı için bu ilkel dinlere bağlandığımızı psikoloji bilimi sayesinde artık çok net biliyoruz. Yani 1.5 milyar Müslüman'ın %99,99'u ebeveynleri Müslüman olduğu için Müslüman'ım diyor. Aksini iddia etmek mümkün müdür?
Sevgiler
@zemzem üyesinin mesajlarını "saçma" diyerek silmeniz çok komik.
bize göre de sizin yazdıklarınızın çoğu "saçma",
ama yetkimiz olmadığı için silemiyoruz..
bu nasıl bir forum yönetimidir??
üyelerin mesajlarında küfür ve hakaret yoksa bu mesajları silmeniz sizin dine objektif yaklaşmadığınızın üstü kapalı itirafınızdır.
sitenin bu faşist tutumu ve yasakları tayyip erdoğan'dan mı bulaştı syoksa?
kendinden olmayanları ayrıştırmak, kendinden olmayan fikirleri yazdırmayıp sansürlemek tayyip erdoğan'ın meziyetleridir unutmayın.
ben bir forum üyesi olarak @zemzem'in silinen mesajlarını (eğer hakaret ve küfür içermiyorsa) okumak istiyorum, bir yazının saçma olup olmamasına okuyucular karar verir forum yönetimi karar veremez
sn. zemzem,
verdiğiniz linkteki konular oldukça ilginç,
ateistlerin üç beş tane konuyu papağan gibi sürekli tekrarladıkları bu sitede sizin Kuran ile ilgili paylaştıklarınız benim bu sitede olma amacıma katkıda bulundu, bunun için teşekkür ederim.
sitedeki size yapılan haksızlıklar, sitenin kendinden olmayanları ne kadar ayrıştırdığının ve verecek cevaplarının sınırlılığı karşısında üyelerin kişisel haklarının nasıl tecavüze uğradığının da bir göstergesidir.
onlar bu ayıplarıyla yüzleşedursun, benim "siz bir üyenin kendi iradesiyle açmadığı bir konuya kendi kafanızdan nasıl başlık uydurursunuz" soruma "Allah istedi ve oldu" diyecek kadar komikleşen ve savundukları savları kendi klavyeleriyle darmadağın eden zihniyete birşeyler anlatmak için fazla çabalamamanızı tavsiye ederim.
iş Youtube Müslümanlığına dönüşmüş burada adam bir link atıyor.
arkasından bizden cevap bekliyor. başlık zaten herhangi bir konu ile ilgili de değil
hani Youtube Müslümanlığı yapılacak ise
burada bir Youtube ateistliği yaparım, siteden atılmama kadar götürürüm işi.
başlık açacaksan belli bir konu seç ki ona göre tartışalım.
evrenin genişlemesi
çift yaratılış altından girmişsin üstünden çıkmışsın
kuranda çift deyince eski araplar çiftin erkekli dişili hayvan ve bitki olduğunu farkındalardı
şimdi 1400 yıl sonra kelimelere yeni anlamlar ekleyip ayetlere taklalar attırıp
netron protona kadar sokmuşşsunuz işi
ama bu bile sizi kurtaramıyor neden????????
Çünkü higgs bosonun çifti yok.
zemzem tartışma adabına uyacaksan cevap vereyim ama bir argümanın çürüdüğünü kabul etmeden diğer argümana geçmeyi uygun görmüyorum.
şimdi diğer mucizelerini çürütmeden önce
demir argümanında okey miyiz?
çift argümanında okey miyiz?
bir tartışma sonlanmadan başka bir tartışma açma lakin bu sunduğun tüm argümanların cevapları yıllar önce verildi.
biraz başlıkları gezersen ne demek istediğimi anlarsın.
iş Youtube Müslümanlığına dönüşmüş burada adam bir link atıyor.
arkasından bizden cevap bekliyor. başlık zaten herhangi bir konu ile ilgili de değil
hani Youtube Müslümanlığı yapılacak ise
burada bir Youtube ateistliği yaparım, siteden atılmama kadar götürürüm işi.
başlık açacaksan belli bir konu seç ki ona göre tartışalım.
evrenin genişlemesi
çift yaratılış altından girmişsin üstünden çıkmışsın
kuranda çift deyince eski araplar çiftin erkekli dişili hayvan ve bitki olduğunu farkındalardı
şimdi 1400 yıl sonra kelimelere yeni anlamlar ekleyip ayetlere taklalar attırıp
netron protona kadar sokmuşşsunuz işi
ama bu bile sizi kurtaramıyor neden????????
Çünkü higgs bosonun çifti yok.
zemzem tartışma adabına uyacaksan cevap vereyim ama bir argümanın çürüdüğünü kabul etmeden diğer argümana geçmeyi uygun görmüyorum.
şimdi diğer mucizelerini çürütmeden önce
demir argümanında okey miyiz?
çift argümanında okey miyiz?
bir tartışma sonlanmadan başka bir tartışma açma lakin bu sunduğun tüm argümanların cevapları yıllar önce verildi.
biraz başlıkları gezersen ne demek istediğimi anlarsın.
Dikkatinize:
Mesajlar konu disi oldugundan ve zemzemin teblig gayretlerini icerdiginden, zemzemden inciler basligina kaydirilmistir.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=19611&page=234
gördüğün gibi kafasına göre bu başlığı açan,
kafasına göre iş yapıp ve adına da "yönetici" diyen vartor'dur. (yönetici olup olmadığını bilmiyorum ama mesajları bir konudan kaydırıp o mesajalra kafasına göre de başlık uydurabiliyorsa bunu forumlarda sadece yönetici yapabilir)
konuyu açan zemzem değil,
konuyu isim veren de zemzem değil.
bunları yapan vartor isimli üyedir.
bu yüzden sorularınızı zemzem' e değil de vartor'a sorsanız daha mantıklı hareket etmiş olursunuz.
Anlatmak istediğim biz köyden yarın gelmedik ki biz bu argümanları zaten biliyoruz buraya her yeni üye olmuş kişi kafasına göre tekrar tekrar aynı argümanları sanunacaklar ise .tartışmamızın ne anlamı var
Facebook'taki Müslüman ateist tartışma gruplarına dönmesinden korkuyorum o kadar seçkin insanların olduğun bir ortamda böyle liseli paylaşımları komik yani.
Allahu Teala mühlet verir ihmal etmez. Allahu Teala bizleri onu tanıyıp ibadet etmemiz için yaratmıştır. sanatkar sanatını başkasında görmek ve göstermek ister. sen bunca sanatı inkar edersen seni cezalandırır. yani dersen bunlar kendi kendine olmuştur. beni cezalandıramazsın dedinmi bütün mahlukatın hukuklarına tecavüz etmiş oluyorsun.
Din sırrı teklif, imtihandır teklif eder iradeyi elinden almaz (sana bırakır) yadeyse ebu bekir (r.a.) ile ebu cehil aynı kefede olurdu. insan iman edip güzel amellerde bulunursa melekten üstün seviyeye gelir. bu dünyadada manevi cennet hayatını yaşamaya başlar. iman etmezse hayvandan aşağı seviyelere düşer. fikri her türlü sorularınıza Allahın izniyle cevap verilir. yeterki inat olmadan tarafsızca bakılsın.bu seviyede olduğu zaman inşallah iman edeceğinizden şüphem yok.
Sevgili Zemzem,
Düşünüyorum ki,çok iyi niyetle bu yola çıkmışsın.Fakat bu yol için iyi niyet yetmez. Hele ki, bu kadar hassas bir konuda cok iyi bilgi,inanç ve deneyim ister.İnancından şüphe etmiyorum,fakat bilgi,deneyim ve muhakeme eksikliğin olduğu yolunda endişelerim var.
Örneğin; "insan iman edip güzel amellerde bulunursa melekten üstün seviyeye gelir. bu dünyadada manevi cennet hayatını yaşamaya başlar. iman etmezse hayvandan aşağı seviyelere düşer." diyorsun. Allah'ın katında bütün canlılar eşit değil midir,diye sorsam " Hayır,değildir" diyebilir misin?Fakat, " iman etmezse hayvandan aşağı seviyelere düşer",diyorsun. Peki,burada sana şunu sorsam,iman edeni hayvanlardan üstün,hatta meleklerden bile üstün kılıyorsun da,etmeyeni hayvanlardan aşağı olduğunu (Hangi Ayet'e dayanak gösterdiğini bilemiyorum)söyleyerek,Allah'ın yarattığı en masum yaratık olan hayvanları aşağılamış olmuyor musun? Hayvan deyince,senin aklına Domuz hayvanı geliyorsa mesele yok,ama Kuğu'da bir hayvan. Yani,inat olmadan,tarafsız bakalım diyorsan,öncelikle karşındakilerden putlarını yıkmasını beklememeden önce,kendi putlarını da yıkmayı bilmen gerek diye düşünüyorum...
Videolarla örnekler vermişsin. Şimdi, videolarının altına yorumlarımı yapacağım.Okursun,okumazsın bilemem.Okuyup da,anlarsın,anlamazsın bilemem.
Küçük bir anımı anlatayım...Geçmiş yıllarda Trabzon'un Araklı ilçesinin bir köyüne camii yapımı için yardım toplayan iki kişi yaşadığım yere ( haritada bu köy ile benim köy arası bir karıştan fazla,gerisini sen hesapla)geldi ve toplum içinde benden yardım istedi,evraklar var elimizde falan dedi,bakayım dedim,Trabzon Valisinin izni var,aha al bak dedi. Gerek yok,Trabzon Valisi arkadaşım,bir arayayım,hem hal hatır sorayım dedim,telefonu elime aldım, adamlar bir kükredi,(toplum içinde)beni dinsizlikle,imansızlıkla,ahlaksızlıkla öyle bir suçladılar ve kaçıp gittiler ki,yemin olsun beni köyümde tanımasalar Ateist'in önde gideni olmuştum şimdi...
Sevgili Zemzem,diyeceksin ki,bu hikaye ne alaka???Ben de sana diyeceğim ki,sorgularsan,araştırırsan,inansan da Ateist damgası yersin,inanmasan da...
mrdragon
08-03-2014, 00:59
Sevgili zemzem suyu ile yıkanmış ve kalp ile düşünemeyerek durmadan aynı tebliğleri yapan arkadaşım.
Ben ne diyorum sen ne diyorsun.
İyi dinle anlamaya çalış; Kalp ile değil beyin ile (konu başlığına istinaden)
Nur yüzlü cemaat üyelerinin arasında, çay eşliğinde çember kurup haydi kalp kaslarımızı çalıştırıp fikir üreterim üzerinden hareket ederseniz işiniz iş.
Bugüne kadar insanlığın kafasından üfürdüğü tüm dinler, (sizin inancınız da dahildir) evren bir tesadüf eseri değildir bu sanatın arkasında bir tanrı olmalı diye ortaya çıkmıştır.
Tüm bu fikirler de, dil ve kitap aracılığı ile yayılmış ve belli bir dönem büyük kitleleri etkisi altına almıştır. Şimdilerde çoğu tarihe gömüldü.
Mrdragon diyor ki; sizin hayali putunuz, bir dile ve bir kitaba muhtaç kalıp sürekli aynı stilde ilerleyen oldukça basitleştirilmiş pasif bir tanrı profilidir. Ne zeustan ne Ra ne enlil ne de türevlerinden farklı değildir.
O üfürülen tüm tanrılar adına kitaplar destanlar yazıldı ama hepsinin ortak tek noktası oldu. Evreni adadınız onlara, cehalet içinde geçmişten gelen sözleri kaldı. Herşeye gücü yeter yaptınız ama, bugüne kadar hiçbirisi dile dahi gelemedi. Siz hayal ettiğiniz sürece kafanızdan oldukça mantıktan uzak fikirlerinizi hayali tanrınıza yamayıp paylaşıyorsunuz sadece. Tıpkı binlerce yıl önce de hayali tanrıları adına yeminler edenler, sözleri sıraya dizenler gibi...
Diyelim ki bir tanrı var. Onu bu denli komikleştiren ve ortadoğu sevdalısı yapıp sıradan bir insanın aklından bile oldukça geriye götüren esere iman ederek aslında bu evrenin varlığına da ne denli hakaret edebildiğinizi hiç düşündünüz mü?
Evreni yarattım emme işte şeytan ile aşık atıyoruz ne yaratılan insanı bilirim ne evrenimi, hali ile kılıç kalkan ekibi kurdurarak insanların dilinden dökülüp kelleleri sıraya dizer varlığımı kanıtlamaya çalışırım. tek derdim de insanlık diyecek kadar absürd bir tanrıya iman edip, tesadüf ve tanrı varlığı üzerinden yol almanız manidar. İlkel kabile büyücüsünün etrafında garip danslar edip kendi ritüellerini yapan afrikalılar da sizinle aynı mantık ile hareket ediyorlar. Faks çekin tanrı bir ara oraya da uğrasın olur mu?
Sevgili zemzem suyu ile yıkanmış ve kalp ile düşünemeyerek durmadan aynı tebliğleri yapan arkadaşım.
Ben ne diyorum sen ne diyorsun.
İyi dinle anlamaya çalış; Kalp ile değil beyin ile (konu başlığına istinaden)
Nur yüzlü cemaat üyelerinin arasında, çay eşliğinde çember kurup haydi kalp kaslarımızı çalıştırıp fikir üreterim üzerinden hareket ederseniz işiniz iş.
Bugüne kadar insanlığın kafasından üfürdüğü tüm dinler, (sizin inancınız da dahildir) evren bir tesadüf eseri değildir bu sanatın arkasında bir tanrı olmalı diye ortaya çıkmıştır.
Tüm bu fikirler de, dil ve kitap aracılığı ile yayılmış ve belli bir dönem büyük kitleleri etkisi altına almıştır. Şimdilerde çoğu tarihe gömüldü.
Mrdragon diyor ki; sizin hayali putunuz, bir dile ve bir kitaba muhtaç kalıp sürekli aynı stilde ilerleyen oldukça basitleştirilmiş pasif bir tanrı profilidir. Ne zeustan ne Ra ne enlil ne de türevlerinden farklı değildir.
O üfürülen tüm tanrılar adına kitaplar destanlar yazıldı ama hepsinin ortak tek noktası oldu. Evreni adadınız onlara, cehalet içinde geçmişten gelen sözleri kaldı. Herşeye gücü yeter yaptınız ama, bugüne kadar hiçbirisi dile dahi gelemedi. Siz hayal ettiğiniz sürece kafanızdan oldukça mantıktan uzak fikirlerinizi hayali tanrınıza yamayıp paylaşıyorsunuz sadece. Tıpkı binlerce yıl önce de hayali tanrıları adına yeminler edenler, sözleri sıraya dizenler gibi...
Diyelim ki bir tanrı var. Onu bu denli komikleştiren ve ortadoğu sevdalısı yapıp sıradan bir insanın aklından bile oldukça geriye götüren esere iman ederek aslında bu evrenin varlığına da ne denli hakaret edebildiğinizi hiç düşündünüz mü?
Evreni yarattım emme işte şeytan ile aşık atıyoruz ne yaratılan insanı bilirim ne evrenimi, hali ile kılıç kalkan ekibi kurdurarak insanların dilinden dökülüp kelleleri sıraya dizer varlığımı kanıtlamaya çalışırım. tek derdim de insanlık diyecek kadar absürd bir tanrıya iman edip, tesadüf ve tanrı varlığı üzerinden yol almanız manidar. İlkel kabile büyücüsünün etrafında garip danslar edip kendi ritüellerini yapan afrikalılar da sizinle aynı mantık ile hareket ediyorlar. Faks çekin tanrı bir ara oraya da uğrasın olur mu?
http://www.youtube.com/watch?annotation_id=annotation_715497&feature=iv&src_vid=5ctZa171070&v=v1Wh8J6xy3E
Sevgili zemzem suyu ile yıkanmış ve kalp ile düşünemeyerek durmadan aynı tebliğleri yapan arkadaşım.
Ben ne diyorum sen ne diyorsun.
İyi dinle anlamaya çalış; Kalp ile değil beyin ile (konu başlığına istinaden)
Nur yüzlü cemaat üyelerinin arasında, çay eşliğinde çember kurup haydi kalp kaslarımızı çalıştırıp fikir üreterim üzerinden hareket ederseniz işiniz iş.
Bugüne kadar insanlığın kafasından üfürdüğü tüm dinler, (sizin inancınız da dahildir) evren bir tesadüf eseri değildir bu sanatın arkasında bir tanrı olmalı diye ortaya çıkmıştır.
Tüm bu fikirler de, dil ve kitap aracılığı ile yayılmış ve belli bir dönem büyük kitleleri etkisi altına almıştır. Şimdilerde çoğu tarihe gömüldü.
Mrdragon diyor ki; sizin hayali putunuz, bir dile ve bir kitaba muhtaç kalıp sürekli aynı stilde ilerleyen oldukça basitleştirilmiş pasif bir tanrı profilidir. Ne zeustan ne Ra ne enlil ne de türevlerinden farklı değildir.
O üfürülen tüm tanrılar adına kitaplar destanlar yazıldı ama hepsinin ortak tek noktası oldu. Evreni adadınız onlara, cehalet içinde geçmişten gelen sözleri kaldı. Herşeye gücü yeter yaptınız ama, bugüne kadar hiçbirisi dile dahi gelemedi. Siz hayal ettiğiniz sürece kafanızdan oldukça mantıktan uzak fikirlerinizi hayali tanrınıza yamayıp paylaşıyorsunuz sadece. Tıpkı binlerce yıl önce de hayali tanrıları adına yeminler edenler, sözleri sıraya dizenler gibi...
Diyelim ki bir tanrı var. Onu bu denli komikleştiren ve ortadoğu sevdalısı yapıp sıradan bir insanın aklından bile oldukça geriye götüren esere iman ederek aslında bu evrenin varlığına da ne denli hakaret edebildiğinizi hiç düşündünüz mü?
Evreni yarattım emme işte şeytan ile aşık atıyoruz ne yaratılan insanı bilirim ne evrenimi, hali ile kılıç kalkan ekibi kurdurarak insanların dilinden dökülüp kelleleri sıraya dizer varlığımı kanıtlamaya çalışırım. tek derdim de insanlık diyecek kadar absürd bir tanrıya iman edip, tesadüf ve tanrı varlığı üzerinden yol almanız manidar. İlkel kabile büyücüsünün etrafında garip danslar edip kendi ritüellerini yapan afrikalılar da sizinle aynı mantık ile hareket ediyorlar. Faks çekin tanrı bir ara oraya da uğrasın olur mu?
şimdi Allahu Tealayı kabul ettin. Tesadüf yok. Burası tamaamm.
o ateistlikten dönen Müslüman profösörü izle şeytan ne için benim dünkü yazdıklarımı sağolsun özetliyor. İcmalen ben anlatayım. Allahu Tealanın ilmi ezelden ebede bakan aynadır. senin ne olduğunu olacağını bilir. sadece sana tescil ettirir.
Teşbihte hata olmasın öğretmen sınıftaki öğrencilerinin ne olduğunu bilir. sınav yapmadan kötü durumdaki öğrencilere düşük not verse öğrenci demez mi? hocam bana nneye dayanarak düşük not verdiniz?
öğretmen tescil ettirmek belgelendirmek için sınava tabi tutar. öğrenci iyi olsada kötü olsada sınavdaki sonuca göre hareket eder. en son eğer öğrenci ahlakı iyiyse, derslere katılımı iyi ise gayretli ise fakat düşük not almışsa, öğretmen belki kanaat notunu yüksek verir kurtarır. (???)
varlığını kanıtlamaya çalışmıyor. onun böyle bir şeye ihtiyacı yok. sanatkar sanatını görmek ve başkalara göstermek ister. sen o sanatı inkar edersen sanatçıyı hafife almak olacağından seni tazib eder. çünkü onca mahlukatın haklarına tecavüz etmiş olursun.
şeytan ise insana musallat olması onun terakkisine sebep olması içindir. Melekten üstün seviyeye çıkması içindir. yoksa şeytan kim, Allahu Teala kim. Şeytan ondan korkar ama mühlet almıştır. kendine yarenler edinmeye çalışır (vesvesesi ile)
Anlatmak istediğim biz köyden yarın gelmedik ki biz bu argümanları zaten biliyoruz buraya her yeni üye olmuş kişi kafasına göre tekrar tekrar aynı argümanları sanunacaklar ise .tartışmamızın ne anlamı var
Facebook'taki Müslüman ateist tartışma gruplarına dönmesinden korkuyorum o kadar seçkin insanların olduğun bir ortamda böyle liseli paylaşımları komik yani.
size zorla kafanıza silah dayayıp "tartışın ulan" diyen mi var ?
sen bu argümanları biliyorsan biz de sizin Kuran ile ilgili argümanlarınızı biliyoruz, ama istersek tartışmaya giriyoruz, istemezsek girmiyoruz.
siz argümanlarınızı sunarken sizi engelleyen kimse yok, çünkü neden, çünkü bu forum sizin...herhangi bir konu A iken üç mesaj sonr konu Z'ye kayarken çıkıp vartor konuyu başka bir yer etaşıyıp üzerine de başlık "uyduruyor" mu. hayır.
küfür ve hakaret içermemesien rağmen kafasıan göre mesaj siliyor mu? hayır.
bu forumda apaçık bir "tarafgirlik" var,
ve bu "tarafgirlik" sizin ilgili konuya verecek cevaplarınızın sınırlı olmasından ve dine objektif bir bakış açısı ile bakmama niyetinizden kaynaklanıyor, net.
işinize gelmiyorsa konuyu tartışmazsınız olur biter, mesajları silmek de neyin nesi? nerde yaşıyoruz? tayyip erdoğan zihniyeti üzülerek söylüyorum ki size de bulaşmış..yazık.
siz bu kafayla mı "karanlıktan aydınlığa" çıktınız merak ediyorum gerçekten.
http://www.youtube.com/watch?v=DjaWMUXYBYg
Adam 43 sn. de Ateizmi öldürdü.Allah rahmet eyleye...Bu arkadaşa,3 sn. de hazırladığım birkaç soruya bakalım kaç sn.de cevap verebilecek...
1-Logo insan icadı bir alet deği mi?
2.Plastik torba insan icadı değil mi?
3.İnsan icadı Logo parçalarını,insan icadı plastik torbaya atan insan değil mi?
4.Plastik torbadan çıkan helikopter insan icadı değil mi?
5.O torbadan karıştırınca illa Helikopter mi çıkıyor?
6. O torba karıştırılıp,helikopter çıkmasa,Godzilla çıksa bu arkadaşın surat ifadesi ne olurdu?
7.Logo parçalarını bir torbaya atıp,karıştıran bu arkadaş,torbadan işaret parmağı ve orta parmağın arasına girmiş baş parmak çıksa hali ne olurdu?
8.Bu çok akıllı arkadaş,Logo parçalarını sallayınca helikopter çıkarıp,43 sn.de Ateizmi çökertiyor,ama ben LOgo parçalarını bir torbaya koyup sallayınca UFO çıkartabiliyorum.Bu ne demek oluyor?
8.Bu arkadaş sallayınca Legodan anca helikopter çıkartıyor,ama, bir düşünse,o gece anasının başı ağrısa,babasının aklı esip O.K.taksa sakallı ortada olmayacak..
9...Saniye bitti,43'e gidemedik......
mrdragon
08-03-2014, 01:33
sn. zemzem,
verdiğiniz linkteki konular oldukça ilginç,
ateistlerin üç beş tane konuyu papağan gibi sürekli tekrarladıkları bu sitede sizin Kuran ile ilgili paylaştıklarınız benim bu sitede olma amacıma katkıda bulundu, bunun için teşekkür ederim.
sitedeki size yapılan haksızlıklar, sitenin kendinden olmayanları ne kadar ayrıştırdığının ve verecek cevaplarının sınırlılığı karşısında üyelerin kişisel haklarının nasıl tecavüze uğradığının da bir göstergesidir.
onlar bu ayıplarıyla yüzleşedursun, benim "siz bir üyenin kendi iradesiyle açmadığı bir konuya kendi kafanızdan nasıl başlık uydurursunuz" soruma "Allah istedi ve oldu" diyecek kadar komikleşen ve savundukları savları kendi klavyeleriyle darmadağın eden zihniyete birşeyler anlatmak için fazla çabalamamanızı tavsiye ederim.
Sayın gordion kaç post attınız bugüne kadar? Kaç tanesi silindi? Kaldı ki hiçte hakim olmadığınız bir alanda yazı yazıyorsunuz.
Bakın tartışma dediğiniz bir fikir içerir. Bir araştırma bir emek gerektirir. Aynı postları kopyalayıp yapıştırma değil.
Zemzem'in yazılarını da okuyorsunuz paylaştığı linkteki videoları da izliyorsunuz. Benzetmeniz bile komedi ama.
Acaba neden zemzem'in kendi iradesi ile bir başlık açmasına yardımcı olmuyorsunuz? Kuran'a tamamen ters fikirleri olsa da, bir hristiyan bismarck'ı büyük filozof yapıp Muhammed'in ayaklarına kapatacak kadar leyla modunda akıl ve mantık artı gerçekten bir o kadar uzak iletileri kopyalayıp paylaşsa ve hiç farkına varamayacak bir cehallette yüzse de, sonuç itibari ile özgürce kendisince fikrini paylaşıyor.
Ben analitik düşünceyi başaramayan ve belli bir seviyenin üstüne çıkamayan insanlar adına fazla da umut beslemem. Cehalet genelde tembel ve körelmiş zihinleri esir alır. Bu nedenle dinler totalde her memlekette etkilidir. Bilim ve eğitim yaygınlaşmadıkça da hayal kitaplarının kölesi olmaları ve bu uğurda inandıkları kitaba dahi tezat tutumlar ile tanrılar sentezleyip piyon misali tekrar etmeleri kaçınılmaz oluyor.
Neden müslüman toplumların bu denli geride kaldığını hala anlayamadınız değil mi? Nedeni ne yazık ki sizlersiniz.
Bu arada Allah istedi ve oldu ironik bir yaklaşımdır. Din adına Allah dilemeseydi acaba yazı kaldırılabilir miydi? En azından zemzem 2 saat yazı yazdığını ama bir hata oluştuğu için yazının iletilemediğini söyleyip, hayırlara vesile olsuna getiriyor da, siz neden bir yöneticinin sildiği mesajda Allah'ın takdirinin de bu yönde olacağına dair hayale sarılmıyorsunuz merak ettim şimdi.
İnancınızın temelinde putperestlik varsa yapacak birşey yok azizim. İman ettiğiniz tanrı hariç hayalleriniz konuşmaya devam edecek biriniz a derken diğeriniz z diyecek. Tanrı ise daha alfabeyi öğrenemedi...
Anlatmak istediğim biz köyden yarın gelmedik ki biz bu argümanları zaten biliyoruz buraya her yeni üye olmuş kişi kafasına göre tekrar tekrar aynı argümanları sanunacaklar ise .tartışmamızın ne anlamı var
Facebook'taki Müslüman ateist tartışma gruplarına dönmesinden korkuyorum o kadar seçkin insanların olduğun bir ortamda böyle liseli paylaşımları komik yani.
sizin seçkinliğiniz nerden geliyor? kimsenin kimseye üsütünlüğü yok. üstünlük takvadadır. profösörseniz onu öğrencilerinize karşı kullanıp egonuzu tatmin edebilirsiniz. şimdi o dediğiniz çifti olmayan ne ise bilmiyom ama araştırırım. am bilim onun çiftini bulamamışsa veya kurana göre yanlış bir teori ise bana göre kabul görmez. çünkü muvakkattır (geçici) er geç Allahu Tealanın dediği çıkar. ilk araştırma yapacaksanız önce kuranın görüşlerine bakın derinlemesine araştırın ondan sonra araştırmalarınızı o yönde yoğunlaştırın.
şimdi tesadüf fikrini çürüttük değil mi?
Sayın gordion kaç post attınız bugüne kadar? Kaç tanesi silindi? Kaldı ki hiçte hakim olmadığınız bir alanda yazı yazıyorsunuz.
Bakın tartışma dediğiniz bir fikir içerir. Bir araştırma bir emek gerektirir. Aynı postları kopyalayıp yapıştırma değil.
Zemzem'in yazılarını da okuyorsunuz paylaştığı linkteki videoları da izliyorsunuz. Benzetmeniz bile komedi ama.
Acaba neden zemzem'in kendi iradesi ile bir başlık açmasına yardımcı olmuyorsunuz? Kuran'a tamamen ters fikirleri olsa da, bir hristiyan bismarck'ı büyük filozof yapıp Muhammed'in ayaklarına kapatacak kadar leyla modunda akıl ve mantık artı gerçekten bir o kadar uzak iletileri kopyalayıp paylaşsa ve hiç farkına varamayacak bir cehallette yüzse de, sonuç itibari ile özgürce kendisince fikrini paylaşıyor.
Ben analitik düşünceyi başaramayan ve belli bir seviyenin üstüne çıkamayan insanlar adına fazla da umut beslemem. Cehalet genelde tembel ve körelmiş zihinleri esir alır. Bu nedenle dinler totalde her memlekette etkilidir. Bilim ve eğitim yaygınlaşmadıkça da hayal kitaplarının kölesi olmaları ve bu uğurda inandıkları kitaba dahi tezat tutumlar ile tanrılar sentezleyip piyon misali tekrar etmeleri kaçınılmaz oluyor.
Neden müslüman toplumların bu denli geride kaldığını hala anlayamadınız değil mi? Nedeni ne yazık ki sizlersiniz.
Bu arada Allah istedi ve oldu ironik bir yaklaşımdır. Din adına Allah dilemeseydi acaba yazı kaldırılabilir miydi? En azından zemzem 2 saat yazı yazdığını ama bir hata oluştuğu için yazının iletilemediğini söyleyip, hayırlara vesile olsuna getiriyor da, siz neden bir yöneticinin sildiği mesajda Allah'ın takdirinin de bu yönde olacağına dair hayale sarılmıyorsunuz merak ettim şimdi.
İnancınızın temelinde putperestlik varsa yapacak birşey yok azizim. İman ettiğiniz tanrı hariç hayalleriniz konuşmaya devam edecek biriniz a derken diğeriniz z diyecek. Tanrı ise daha alfabeyi öğrenemedi...
görülüyor ki daha konuya bile vakıf değilsin, konunun ne olduğun bile bilmiyorsun. bana neden zemzem'e yardımcı olup konu açmasına yardımcı olmuyorsun demişsin.
burdaki üye istediği aman konu açar, istediği zaman konu açmaz. zemzem'in bir konudaki mesajlarını çıkartıp, başka bir konu açıp üstelik o konu başlığını da burdaki bir yöneticinin insiyatifine verip, zemzem'in fikirlerini rencide edici bir biçimde "zemzem'den inciler" demek hangi kafanın ürünü acaba?
"karanlıktan aydınlığa" çıkmış bir kafanın ürünü mü?
eğer bu kafanın ürünü ise -ki öyle..
o zaman üzgünüm ama siz bu kafayı değiştirin, böyle bir kafadan ancak sansürcü, yasakçı uygulamalar çıakr, aynen yönetici vartor'un yaptığı gibi.
Herkesİ İncİlerİme beklİyorum. Buyurun gelİn beklİyoruumm...
http://www.youtube.com/watch?v=XaABhHKus1s
Eline almışsın bir kalem,ucu bu,mürekkebi bu diyorsun..Peki,insan icadı bu kalemin kaç versiyonu olduğunu bilmiyor musun???Elindeki Faber mükemmel diye yutturuyorsun,benim elimdeki Skriks dolma kalem,hem de ömür boyu garanti...
Burada çıkan sonuç şu;sen yaratıcının varlığını ispatlıyorsun,İslamiyet'in son din,inanılması gereken son durak olmasını değil....
ben demirin indirilmiş olmasını ve özellikle Kuran'da 1400 sene önce bahsedilen ve apaçık çevirisi ile "bulutların ağırlığı" bilgisinin verilmiş olması bir mucizedir.
“Rahmetinin önünde rüzgârları bir müjde olarak gönderen O’dur. Bunlar ağır bulutları kaldırıp yüklendiğinde onları kurak bir beldeye göndeririz. Sonra onunla su indirir ve o suyla her türlü bitkilerden çıkarırız.” (Araf Suresi 57)
“Size korku ve ümit içinde şimşeği gösteren ve ağır bulutları meydana getiren O’dur.” (Rad Suresi 12)
Eline almışsın bir kalem,ucu bu,mürekkebi bu diyorsun..Peki,insan icadı bu kalemin kaç versiyonu olduğunu bilmiyor musun???Elindeki Faber mükemmel diye yutturuyorsun,benim elimdeki Skriks dolma kalem,hem de ömür boyu garanti...
Burada çıkan sonuç şu;sen yaratıcının varlığını ispatlıyorsun,İslamiyet'in son din,inanılması gereken son durak olmasını değil....
amcımız önce yaratıcı Allahu Tealanın varlığını ispatlamak. gerisi kendiliğinden gelir. ilk Allaha iman edilsin sonra hak dine geliriz. şimdi halen tesadüfü savunan kalmadıysa yolumuza devam
edebiliriz.
[QUOTE=Alim52;513296]Adam 43 sn. de Ateizmi öldürdü.Allah rahmet eyleye...Bu arkadaşa,3 sn. de hazırladığım birkaç soruya bakalım kaç sn.de cevap verebilecek...
1-Logo insan icadı bir alet deği mi?
2.Plastik torba insan icadı değil mi?
3.İnsan icadı Logo parçalarını,insan icadı plastik torbaya atan insan değil mi?
4.Plastik torbadan çıkan helikopter insan icadı değil mi?
5.O torbadan karıştırınca illa Helikopter mi çıkıyor?
6. O torba karıştırılıp,helikopter çıkmasa,Godzilla çıksa bu arkadaşın surat ifadesi ne olurdu?
7.Logo parçalarını bir torbaya atıp,karıştıran bu arkadaş,torbadan işaret parmağı ve orta parmağın arasına girmiş baş parmak çıksa hali ne olurdu?
8.Bu çok akıllı arkadaş,Logo parçalarını sallayınca helikopter çıkarıp,43 sn.de Ateizmi çökertiyor,ama ben LOgo parçalarını bir torbaya koyup sallayınca UFO çıkartabiliyorum.Bu ne demek oluyor?
8.Bu arkadaş sallayınca Legodan anca helikopter çıkartıyor,ama, bir düşünse,o gece anasının başı ağrısa,babasının aklı esip O.K.taksa sakallı ortada olmayacak..
9...Saniye bitti,43'e gidemedik......[/QUOTE
mrdragon
08-03-2014, 02:29
görülüyor ki daha konuya bile vakıf değilsin, konunun ne olduğun bile bilmiyorsun. bana neden zemzem'e yardımcı olup konu açmasına yardımcı olmuyorsun demişsin.
burdaki üye istediği aman konu açar, istediği zaman konu açmaz. zemzem'in bir konudaki mesajlarını çıkartıp, başka bir konu açıp üstelik o konu başlığını da burdaki bir yöneticinin insiyatifine verip, zemzem'in fikirlerini rencide edici bir biçimde "zemzem'den inciler" demek hangi kafanın ürünü acaba?
"karanlıktan aydınlığa" çıkmış bir kafanın ürünü mü?
eğer bu kafanın ürünü ise -ki öyle..
o zaman üzgünüm ama siz bu kafayı değiştirin, böyle bir kafadan ancak sansürcü, yasakçı uygulamalar çıakr, aynen yönetici vartor'un yaptığı gibi.
Pardon ama ben bilinçsiz yazı yazmam. Her koyun kendi bacağından asılırı hatırlatırım.
Şikayet eden sizsiniz. Zemzem değil. Şayet zemzem dileseydi, dilediği şekilde konu başlığı açardı. Oysa siz onun yerine durup dururken online olup şikayet etmeyi tercih ettiniz. Tıpkı hani tanrı dilsiz hiçbirşeye gücü yetmiyor ya gıkı çıkmıyor garibimin, isyan edip siz dile geliyorsunuz aynı misal.
Oysa zemzem incileri okuyun bakalım diyerek iletilerine devam etti. Benim bildiğim biri olan bir durum karşısında hoşnut değilse bir fikir beyan eder ya da gider tam da anlatmak istediği konuya uygun yeni bir başlık açıp orada yazar.
Ama yok siz onun yerine bunca sözü dizip onsuz tek başınıza polimiğe girdiğinize ve o incilerini dökmeye devam ettiğine göre, bence elinden tutup yol göstermeniz gerekirdi.
Tabi herşey bir bakış açısıdır. Nimet abladan inciler diyerek gazete köşesine başlık atıldığında, insanlar o incileri alıp değerlendirip hayatlarına sokarlar. Biliriz ki, inci değerlidir. Hani zemzem'in saçmalıkları, mantık dışı tebliğleri denilse neyse;
Ya da kuran gibi yapıp sapkınların, akılsızların beşer sözleri yazılsa?
Ahmet abiden inciler; gerçekten başarılı olmak istiyorsanız çok çalışmanız lazım.
Zemzem'den inciler; içerik gerçekten absürdse işte o kişinin kendisi ile alayı olur. İçeriğe güveniyorsanız o bir incidir zaten.
Sizin hatırınıza dilerseniz mrdragon'dan inciler diye bir başlık açabilirim. Ama benim o başlığa döktüklerim harbiden kendimce inci de olabilir.
Neden bir müslümanın bakış açısının kolay kolay ciddiye alınamadığını algılayamıyorsunuz değil mi? Ya da neden bu insanlar sürekli ironi yapıyorlar? Çocuklar genelde küçük yaşlarda birbirlerine benzerler totalde fikir üretecek kimliğe bürünmemişlerdir. Onların mantıksal yaptıklarını sandıkları davranışlar sizlere çocukça ve alabildiğine mantıksız gelir. İçinizdeki çocuğu koruyun ama mümkünse düşüncelerinize çağ atlatmak adına uğraşın.
Harbiden bir müslümanın basit çıkarımları dahi yapamamasını doğal karşılıyorum artık teşekkür ediyorum sizlere ve bir kere daha tekrar ediyorum. Bilgilerin köreldiği anda, dillerden dökülen kelimeler anca cehaletin içinde hayat bulurlar.....
mrdragon
08-03-2014, 02:35
amcımız önce yaratıcı Allahu Tealanın varlığını ispatlamak. gerisi kendiliğinden gelir. ilk Allaha iman edilsin sonra hak dine geliriz. şimdi halen tesadüfü savunan kalmadıysa yolumuza devam
edebiliriz.
Sayın zemzem, bir tanrının varlığını ispatlayamazsınız. Ama yaratılışın arkasına ille zihinsel olarak bir tanrı koyarsanız da, o Allah'ın değil herhangi bir tanrının var olmasını gerektirir. Hatta bir değil tonla tanrı da koyabilirsiniz.
Zaten tüm dinler ve inançlar bunu yapıyorlar, ama kitap ve dil yazarlığına bizim sevimli müslüman ve saz arkadaşları semavi dinler soyunuyor. Hali ile komik bir tanrı sürekli yazarlık yapıp iyice insanlığın aklını kilitliyor.
Bazen diyorum da, bu sevgili imanlı kardeşler el ele verselerde tanrıyı bir aşağıya çağırıp ona konuşabilmeyi ve düşüncelerini aktarabilmeyi öğretseler. En azından ben yaratıcıların en kötüsüyüm, daha iki kelimeyi bir araya getirip derdimi anlatamıyorum bak şu insanlığın düştüğü hale diyebilir değil mi ama?
Hayali tanrınıza sesleniyorum; anladık kitap yazmaya sevdalısın, bir bedevinin dilinden dökülmeye de, bari dağa taşa yaz da imzanı atta bir anlamı olsun değil mi? Bunca insanı birbirine düşürmeye değer mi bak.
Sevgili tanrım işte sana altın fırsat, zemzem kuluna bir sesleni ver, biraz soluklansın insanlık bilgisayarı, interneti icat etti. O gördüğün de klavye bak yıllara ihtiyacın da yok. Bir tıklama ile doğru adrese yazarsan milyonlara da erişirsin kelle almana da gerek yok. Haydi çık artık saklandığın yerden.
Sahi çıkamıyorsun çünkü sen her imanlının hayaline bezenmiş sanallıktan ötede değilsin. Sevgiler.
Sevgili ZEMZEM,
Nickiniz de, yazdıklarınız da, paylaştıklarınız da bir uydurmanın üzerine bina edilmiş başka uydurmalar, çıkarımlar. Açıkçası yazmış/paylaşmış olduğunuz klişeler beni pek etkilemedi.
Fikrin temelinde bir kanıt var mı? Önce fikrin sağlamlığından başlayalım isterseniz.
Size yardımcı olayım.
1400 küsur yıl önce Arabistan'da, sık sık mağaraya gidip düşünen bir adam, zaten Allah adıyla bilinen putun meleği olan bir varlıkla temas kurduğunu iddia ediyor.
Ana fikir budur.
1- Peki bu ana fikir neden kabul görsün? Kanıt?
2- Bu ana fikrin doğruluğunu kabul ettiği önceki ana fikirlerin (sözde önceki semavi dinlerin) kanıtı nedir?
3- Bu ana fikirler bizi ikna etmeye yetmeli ise akıl hastanesinde Allah/peygamber olduğunu iddia edenlere neden meczup/hasta diyoruz, mehdiyim/peygamberim diyenlere neden sahtekar diyoruz?
4- Eldeki sözde kutsal kitaplar, mealler, tefsirler, yazılmış on binlerce kitap, on binlerce dini kurum, yüz binlerce görevli, harcanan milyarlarca Lira, ibadet için harcanan milyarlarca saat, bu kanıtsız ana fikirler üzerine inşa edilmiştir. Aksini iddia etmek mümkün müdür?
5- Kutsal olduğu iddia edilen kitaplarda insanın düşünemediği/düşünemeyeceği ne vardır? Sözde semavi dinlerin gelişinden binlerce yıl önce yaşayan filozoflar çok daha insancıl, barışçıl ve bilimsel eserler üretmişken savaştan, kandan, köleleştirmekten, tecavüzden, işgalden başka bir şey üretmemiş olan bu ilkel dinlerde sizi bu kadar etkileyen nedir?
6- İnanç denen olgunun çok çok ezici oranda ebeveynler ve sosyal baskı sebebiyle çocukluk yaşlarından itibaren şekillendiğini, bu sebeple kalıcı olduğunu, yani çocukken beynimiz yıkandığı için bu ilkel dinlere bağlandığımızı psikoloji bilimi sayesinde artık çok net biliyoruz. Yani 1.5 milyar Müslüman'ın %99,99'u ebeveynleri Müslüman olduğu için Müslüman'ım diyor. Aksini iddia etmek mümkün müdür?
Sevgiler
evet çocukken size dini anlatmamışlar. (ağaç yaşken eğilir). ama dediğinize katılıyorum sadece kulaktan dolma değilde delile dayalı anlatılıp uygulansa sonradan farklı oluşumlar içine girilmez. Eğer Kuran ve sünnet tam anlamıyla tatbik edilse yer yüzünde huzur ve mutluluk olur. İnşallah o altın çağ geliyor. Peygamberim ne diyor ben güzel ahlakı tamamlamak için geldim diyor. Diğer konuları sonra sorarsanız cevaplarız. şu an vaktim yok kusura bakma. Allahın izniyle bütün kafanızdaki soruları cevaplamaya çalışacağız, yeterki insan inat gözlüğüyle bakmasın. ben baştada dedim sizlerin iyiliği için buradayım. bir kişinin hidayetine vesile olmam dünya içindeki her şeyden üstündür. İnşallah görüşmek üzere.
Sayın zemzem, bir tanrının varlığını ispatlayamazsınız. Ama yaratılışın arkasına ille zihinsel olarak bir tanrı koyarsanız da, o Allah'ın değil herhangi bir tanrının var olmasını gerektirir. Hatta bir değil tonla tanrı da koyabilirsiniz.
Zaten tüm dinler ve inançlar bunu yapıyorlar, ama kitap ve dil yazarlığına bizim sevimli müslüman ve saz arkadaşları semavi dinler soyunuyor. Hali ile komik bir tanrı sürekli yazarlık yapıp iyice insanlığın aklını kilitliyor.
Bazen diyorum da, bu sevgili imanlı kardeşler el ele verselerde tanrıyı bir aşağıya çağırıp ona konuşabilmeyi ve düşüncelerini aktarabilmeyi öğretseler. En azından ben yaratıcıların en kötüsüyüm, daha iki kelimeyi bir araya getirip derdimi anlatamıyorum bak şu insanlığın düştüğü hale diyebilir değil mi ama?
Hayali tanrınıza sesleniyorum; anladık kitap yazmaya sevdalısın, bir bedevinin dilinden dökülmeye de, bari dağa taşa yaz da imzanı atta bir anlamı olsun değil mi? Bunca insanı birbirine düşürmeye değer mi bak.
Sevgili tanrım işte sana altın fırsat, zemzem kuluna bir sesleni ver, biraz soluklansın insanlık bilgisayarı, interneti icat etti. O gördüğün de klavye bak yıllara ihtiyacın da yok. Bir tıklama ile doğru adrese yazarsan milyonlara da erişirsin kelle almana da gerek yok. Haydi çık artık saklandığın yerden.
Sahi çıkamıyorsun çünkü sen her imanlının hayaline bezenmiş sanallıktan ötede değilsin. Sevgiler.
Şimdi sen kainattaki kitabı okuyamıyorsan okumayı öğren. önce şu senin sabit takıntılı inatlı aklını at. safi aklı takın. sana çok güzel bir şekilde bu konuyu anlatacam. Kimseyi kimseye düşürdüğü yok o bizden kaynaklanıyor. İnşaallah sonra görüşürüz.
mrdragon
08-03-2014, 02:57
şimdi Allahu Tealayı kabul ettin. Tesadüf yok. Burası tamaamm.
o ateistlikten dönen Müslüman profösörü izle şeytan ne için benim dünkü yazdıklarımı sağolsun özetliyor. İcmalen ben anlatayım. Allahu Tealanın ilmi ezelden ebede bakan aynadır. senin ne olduğunu olacağını bilir. sadece sana tescil ettirir.
Teşbihte hata olmasın öğretmen sınıftaki öğrencilerinin ne olduğunu bilir. sınav yapmadan kötü durumdaki öğrencilere düşük not verse öğrenci demez mi? hocam bana nneye dayanarak düşük not verdiniz?
öğretmen tescil ettirmek belgelendirmek için sınava tabi tutar. öğrenci iyi olsada kötü olsada sınavdaki sonuca göre hareket eder. en son eğer öğrenci ahlakı iyiyse, derslere katılımı iyi ise gayretli ise fakat düşük not almışsa, öğretmen belki kanaat notunu yüksek verir kurtarır. (???)
varlığını kanıtlamaya çalışmıyor. onun böyle bir şeye ihtiyacı yok. sanatkar sanatını görmek ve başkalara göstermek ister. sen o sanatı inkar edersen sanatçıyı hafife almak olacağından seni tazib eder. çünkü onca mahlukatın haklarına tecavüz etmiş olursun.
şeytan ise insana musallat olması onun terakkisine sebep olması içindir. Melekten üstün seviyeye çıkması içindir. yoksa şeytan kim, Allahu Teala kim. Şeytan ondan korkar ama mühlet almıştır. kendine yarenler edinmeye çalışır (vesvesesi ile)
Sizde mantıktan zerre eser yok diyebilirim. Öğrencim değilsiniz ama bu kadar temel mantığı ile anca kahvehanede ilkokul diploması alamamış insanlara hitap edebilirsiniz.
Mantık nasıl işletilir;
Beni bırak kurana göre düşen yaprağın tüm hareketlerini de biliyor ama kuran hiçte böyle olmadığını gayet net gösteriyor.
Yani ortaya bir iddia atıyorsunuz ama bunu destekleyen tek bir veriniz dahi yok.
Öğretmen ortalama bir fikir sahibidir ama bu fikir mutlaklık değildir. Hali ile hiç beklemediğin bir öğrenci seni sınavda yanıltabiliyor. Sonuç itibari ile her öğrenci kendi potansiyelini de öğretmene göstermek zorunda değildir. Düşüncelerde davranışlarda özgürdür ama sizin zihinler kesinlikle esir.
Peki şimdi sen sevimli arkadaşım aciz kul, koca yaratıcıyı karşında görüpte ona hesap mı soracaksın? Hani dilediğini yapan, dilediği anda istediğini değiştirebilen bir güce ibadet et herşeyi bildiğini kabul et efendim insan olarak ona doğrudan hesap soracağına inan. Kalp kaslarınız fazla kasıldı sanırım.
Harbi birde çocukken giden sevimli torpillilerimiz var değil mi ama. Onları doğrudan imtihansız cennetine kabul eden sevimli bir puta tapmaya devam edin. Bizim kalpler sizin ise beyinler mühürlü desem kuran ironisi yaparak anlayana...
Onun böyle birşeye ihtiyacı yok çünkü o yok, ama sizin var. Hayalinizde bir tanrı olunca boyuna abidik gubidik sözler sarf edip bunu tanrıya yamıyorsunuz. Tabi yine de iman ettiğiniz hayaletin bir şekilde ihtiyacı olmasada defalarca bir insana sarılıp dilinden döküldüğünü arada kitapta yazdığını ihmal ediyorsunuz.
Oysa ihtiyacı olmayan tanrı modeli, zaten sanatını yapmıştır ve herşeyi tam da olmasını istediği gibi yaptığından müdahale etmez. Ne olacağını da biliyorsa hele oturup hiç kalp ile fikir üretmek üzerinde kafa patlatmaz.
Yokluktan tanrı üreten zihinlerinize sağlık ama bu mantık ile karadeniz fıkralarına dönecek sizin iş.
Şeytan kim? Allah kim? İkisi de bir masal kitabının hayali karakterleri de o kitaba göre insanı daha iyi tanayan ve bir çırpıda bak e sevgili tanrı, sen insanı benden üstün tuttun cennete koydun ama ben insanın ne mal olduğunu bildim. Seni gördükleri ve bildikleri halde, tek bir meyveye anında sattırdım hemde kovulduğum cennete kaçak girerek vesvesemi vererekten demiştir. Pazarlık edip müddet aldığından da, sizin inancınıza göre fırıncı ve sadizmin doruklarında yaşayan sevgili tanrı milyarlarca odun insan üretmiştir.
Hali ile ısınması gerek soğuktur belki oralar ama yakmak yetmez sonsuz işkencede şart azizim. Size bol bol tatlı uykular, dua edin de çok sevdiğiniz çocuklarınız olursa, bir gün Allah'a inanmazlarsa siz cennette huriler ile eğlenirken onlar cehennemde yanmasınlar. Olmayan vicdanlarınız o zaman da sızlamayacaksa yapacak birşey yok azizim..
mrdragon
08-03-2014, 03:17
Şimdi sen kainattaki kitabı okuyamıyorsan okumayı öğren. önce şu senin sabit takıntılı inatlı aklını at. safi aklı takın. sana çok güzel bir şekilde bu konuyu anlatacam. Kimseyi kimseye düşürdüğü yok o bizden kaynaklanıyor. İnşaallah sonra görüşürüz.
Kainattaki kitap ile dinlerin tanrısına gidemezsiniz azizim.
Bakın en basitinden Einstein içinde bir nevi tanrı vardır. Temel olarak evrenin işleyiş mekanizmasının kurallarına hayranlığı açığa çıkmıştır.
Buna karşın, Einstein için dinler çocukça birer masal olmaktan öteye geçmemiştir.
Her put, zaten evrenin ve yasaların, bilinmezlerin işleyişine yönelik çözülmeyen denklemlerin arkasına tüm bunların sahibi olarak atanır. Her put zihinlerde yaşayıp yok olmaya da mahkumdur.
Siz ille de mutlak bir güce iman edecekseniz, onu akıl ve ilimde, vicdanda arayın ki, vatana millete ve insanlığa hayrınız dokunsun. En azından ilkel kabileler gibi yaşayıp düşüncelerinizi esir etmek yerine beyin fırtınası yaratırsınız.
Kainattaki kitap ile dinlerin tanrısına gidemezsiniz azizim.
Bakın en basitinden Einstein içinde bir nevi tanrı vardır. Temel olarak evrenin işleyiş mekanizmasının kurallarına hayranlığı açığa çıkmıştır.
Buna karşın, Einstein için dinler çocukça birer masal olmaktan öteye geçmemiştir.
Her put, zaten evrenin ve yasaların, bilinmezlerin işleyişine yönelik çözülmeyen denklemlerin arkasına tüm bunların sahibi olarak atanır. Her put zihinlerde yaşayıp yok olmaya da mahkumdur.
Siz ille de mutlak bir güce iman edecekseniz, onu akıl ve ilimde, vicdanda arayın ki, vatana millete ve insanlığa hayrınız dokunsun. En azından ilkel kabileler gibi yaşayıp düşüncelerinizi esir etmek yerine beyin fırtınası yaratırsınız.
lütfen inat etmeyelim bu kainat kitabını okuyun her yerde Allahın mührünü görürsünüz. etrafına bakmazsan kendine bak. siz kendi kendinize malik misiniz? Her istediğinizi istediğiniz zaman gerçekleştirebiliyormusunuz. evet diyorsanız hadi gözünüzü kırpmayı iptal edin. nefes almayı durdurun . bunda sizin müdaheleniz olamaz Allahu Teala El Hayy ismiyle yaratır ve El Kayyum ismiyle sizin rızkınızı verir. bu konular çok ince konular dediğim gibi zamanla konular buraya kendiliğinden aşama aşama gelir. 1.618 kodlaması tesadüf mü? halen heryerde bu kodlamaya göre yaratma devam ediyor. bunda mührü görün. sanattaki güzelliği görün.
mrdragon
08-03-2014, 03:34
Risale-i Nur kuran tabanında da sapkınlıktır ama o sizin işiniz Said-i Nursi'nin yazım dilini dahi dikkate almadan copy pasteler yaptığınız için neden size çaylı abi etrafında sohbetlerin kimlere işleyeceği göndermesini yaptığımı anlamamanız doğal olandır da,
Ben söyleyim siz düşünün. Said-i Nursi tabanlı bir metni yumuşatmadan paylaşırsanız 1000 kişiden 2 kişi anca okur. Onu dahi düşünememenizin nedenini merak ediyorsanız yıkanmış zihninize bakmanız gerekir.
Bu ülkede eğitimin tabanına dinamiti attılar ne yazık ki. Özellikle mistik doğu tabanında yaşayan insanların çok ciddi devrimlere ihtiyacı var.
Bu arada benden bu kadar; size kendimle ilgili bir gerçeği söyleyeceğim ama onu da anlamayacaksınız.
Burada aslında fikir bazında oldukça değerli insanlar yer alıyor ve oturup bir çoğu ile oldukça dolu konularda saatlerce yazışmayı tercih ederdim. Oysa sadece onları okurken özellikle en boş ve gereksiz iletiler ile gelen müslümanların sürekli ileti paylaşmalarını sağlamak adına ironi yapıyorum.
Onlar hiç farkında olmasalarda en azından aklı sorgulamaya yönelmiş ve uzaktan takip eden nice insana inancın düşünceleri ne denli baltaladığını canlı olarak kanıtlıyorlar.
Yine de içlerinden kimisi vicdan + bilim ile kuran içerisinden uygun ayetleri seçerek aslında düşünen insana da hitap edebiliyor. En azından bütünsel değil ama fikir tabanında ayetleri doğru sıraladıklarında üzerindeki makyajlar ile kuran algoritmasına hakim olmayan insanlara seslenme şansları yüksek, daha modern bir din sentezleyebiliyorlar ama muhtemelen sizleri görünce onlarda kuran ve sünnetin imanlı üzerindeki uyuşturucu etkisini kavrayabiliyorlardır.
Bir vakıa-i hayâliyyede gördüm ki: İki yüksek dağ var birbirine mukabil. Üstünde dehşetli bir köprü kurulmuş. Köprünün altında pek derin bir dere. Ben o köprünün üstünde bulunuyorum. Dünyayı da, her tarafı karanlık, kesif bir zulümat istilâ etmişti. Ben sağ tarafıma baktım; nihayetsiz bir zulümat içinde bir mezar-ı ekber gördüm, yâni tahayyül ettim. Sol tarafıma baktım; müdhiş zulümat dalgaları içinde azîm fırtınalar, dağdağalar, dâhiyeler hâzırlandığını görüyor gibi oldum. Köprünün altına baktım; gayet derin bir uçurum görüyorum zannettim. Bu müdhiş zulümata karşı sönük bir cep fenerim vardı. Onu istimâl ettim, yarım yamalak ışığıyla baktım. Pek müdhiş bir vaziyet bana göründü. Hattâ önümdeki köprünün başında ve etrafında öyle müdhiş ejderhalar, arslanlar, canavarlar göründü ki; keşke bu cep fenerim olmasa idi, bu dehşetleri görmese idim, dedim. O feneri hangi tarafa çevirdim ise, öyle dehşetler aldım. Eyvâh! Şu fener, başıma belâdır dedim. Ondan kızdım; o cep fenerini yere çarptım, kırdım. Güya onun kırılması, dünyayı ışıklandıran büyük elektrik lâmbasının düğmesine dokundum gibi birden o zulümat boşandı. Her taraf o lâmbanın nuru ile doldu. Herşeyin hakikatını gösterdi. Baktım ki: O gördüğüm köprü, gayet muntâzam yerde, ova içinde bir caddedir. Ve sağ tarafımda gördüğüm mezar-ı ekber; baştan başa güzel, yeşil bahçelerle nuranî insânların taht-ı riyâsetinde ibâdet ve hizmet ve sohbet ve zikir meclisleri olduğunu farkettim. Ve sol tarafımda, fırtınalı, dağdağalı zannettiğim uçurumlar, şâhikalar ise; süslü, sevimli cazibedâr olan dağların arkalarında azîm bir ziyâfetgâh, güzel bir seyrangâh, yüksek bir nüzhetgâh bulunduğunu hayal meyal gördüm. Ve o müdhiş canavarlar, ejderhalar zannettiğim mahlûklar ise, mûnis deve, öküz, koyun, keçi gibi hayvanat-ı ehliyye olduğunu gördüm.
http://www.nur.gen.tr/Include/images/kulliyat/aimg/soz1/i367.gif
diyerek
http://www.nur.gen.tr/Include/images/kulliyat/aimg/soz1/i366.gif
âyet-i kerimesini okudum, o vâkıadan ayıldım.
İşte o iki dağ; mebde’-i hayat, âhir-i hayat.. yâni âlem-i arz ve âlem-i berzahtır. O köprü ise, hayat yoludur. O sağ taraf ise, geçmiş zamandır. Sol taraf ise, istikbaldir. O cep feneri ise, hodbin ve bildiğine îtimad eden ve vahy-i semâvîyi dinlemeyen enaniyyet-i insânîyyedir. O canavarlar zannolunan şeyler ise âlemin hâdisatı ve acib mahlûkatıdır.
İşte enaniyyetine îtimad eden, zulümat-ı gaflete düşen, dalâlet karanlığına mübtelâ olan adam; o vâkıada evvelki halime benzer ki: O cep feneri hükmünde nâkıs ve dalalet-âlûd mâlûmât ile zaman-ı mâziyi, bir mezar-ı ekber sûretinde ve adem-âlûd bir zulümat içinde görüyor. İstikbali, gayet fırtınalı ve tesadüfe bağlı bir vahşetgâh gösterir. Hem herbirisi, bir Hakîm-i Rahîm’in birer memur-u musahharı olan hâdisat ve mevcûdatı, muzır birer canavar hükmünde bildirir.
http://www.nur.gen.tr/Include/images/kulliyat/aimg/soz1/i369.gif
hükmüne mazhar eder. Eğer hidâyet-i İlâhiyye yetişse, îman kalbine girse, nefsin fir’avniyeti kırılsa, Kitabullah’ı dinlese, o vâkıâda ikinci halime benzeyecek. O vakit birden kâinat bir gündüz rengini alır, nur-u İlâhî ile dolar. Âlem
http://www.nur.gen.tr/Include/images/kulliyat/aimg/soz1/i370.gif
âyetini okur. O vakit zaman-ı mâzi, bir mezar-ı ekber değil, belki herbir asrı bir nebinin veya evliyanın taht-ı riyâsetinde vazife-i ubûdiyyeti îfâ eden ervah-ı sâfiyye Cemâatlarının vazife-i hayatlarını bitirmekle “Allahu Ekber” diyerek makamat-ı âliyyeye uçmalarını ve müstakbel tarafına geçmelerini kalb gözü ile görür. Sol tarafına bakar ki; dağlar-misâl bâzı inkılâbat-ı berzahiyye ve uhreviyye arkalarında Cennet’in bağlarındaki saadet saraylarında kurulmuş bir ziyâfet-i Rahmâniyyeyi o nûr-u imân ile uzaktan uzağa fark eder. Ve fırtına ve zelzele, tâun gibi hâdiseleri, birer musahhar memur bilir. Bahar fırtınası ve yağmur gibi hâdisatı; sûreten hâşin, mânen çok lâtif hikmetlere medâr görüyor. Hattâ mevti, hayât-ı ebediyyenin mukaddemesi ve kabri, saadet-i ebediyyenin kapısı görüyor. Daha sâir cihetleri sen kıyas eyle. Hakikatı temsile tatbik et...
tıp ilminde veya başka ilimlerde terimleri yumuşatarak mı yazıyorlar. kısacık dünya hayatı için manalarını araştırıyorsunuz. ama iki dünya mutluluğunu temin etmenize (kurtulmanıza) vesile olacak kitaplardan böyle söz edeceksiniz???
Oteki, ikinci dunyadan gelip de haber veren, var mi bildigin birkac kisi? Bu kadar emin olmadan once, baska kitaplari da okumadan dogruluguna karar vermen, pek saglikli olamaz. Bildigin tek seyi, hersey zannetmen, tamamen bilgi yoksunlugundan kaynaklaniyor. Bilim zannetigin sey, cehalet korukleyici sacmaliklar. Forumdaki akli basinda musluman uyelerimizin bile kabul edemiyecegi bir sacmaliklar manzumesi senin tebliglerin.
mrdragon
08-03-2014, 09:32
tıp ilminde veya başka ilimlerde terimleri yumuşatarak mı yazıyorlar. kısacık dünya hayatı için manalarını araştırıyorsunuz. ama iki dünya mutluluğunu temin etmenize (kurtulmanıza) vesile olacak kitaplardan böyle söz edeceksiniz???
İlimler kendi aralarında yazışırken zaten konuya hakim olduklarından kendilerine has özgün yazım ile yola devam ederler, Bir fizikçi meslektaşına seslenirken ilminin terimlerini kullanır. Gerçi hoş farklı dil bilen arkadaşı ile ortak anlaşabileceği bir dili de seçip kullanır. Her durumda da halka seslenince hem dili doğru seçip hem de içeriği elbetteki yumuşatarak yazıyorlar.
Yoksa bir hastalığınız varsa, anlamak için gidip tıp fakültesi bitirmiyorsunuz. Gerçi bu mantık ile ilkokulu bitirmenizde zor olacak.
Tabi işin başka bir boyutu; ortada kuran dururken gidip risale-i nur'dan söz etmek, kuran'dan başka bir kaynak aramak dininizce de sapkınlıktır. Yok ben kuranı anlamam o yüzden osmanlıca-türkçe öğrenir kurandan bile ayet yontup sanki tanrının onu işaret ettiğini dillendiren bir adamın hezeyanlarına kapılırım diyorsanız o sizin kendinize has yanılgınız olur.
İngilizce bilen bir türk; ingilizce harika içeriği olan bir metni paylaşırken de dilinize çevirirler. Tabi ingilizce bilenler arasında böyle bir gereksinime ihtiyaç duymazlar. Gidip ingilizce öğrenin öyle gelin diyorlarsa dünya üzerinde öğrenmeniz gereken sayısız dil var derim. İngilizler kendi aralarında ingilizce konuşur. Şayet siz halka değil de risale-i nurculara sesleniyorsanız hatalı yerde yazıyorsunuz.
Gerçi hoş bu mantık ile bence en doğru yerde yazıyorsunuz. Böylece insanlar sayenizde bu kadar temel düşüncelerde dahi oldukça absürd hatalara imza attığınızı rahatlıkla görmüş oluyor. Elleriniz dert görmesin.
Mrdragon der ki; Piri bigandan, bizcane- nevaza eyle ki, hüzeyyen magribi kalb-i sultan dimağlara zevk-i sefa meyletsin.
Sonra da neden bizleri ciddiye almıyor derler. Yahu tüm samimiyetimle söylüyorum ilkokul öğrencilerim bile sizden daha doğru mantık yürütüyorlar...
Adam 43 sn. de Ateizmi öldürdü.Allah rahmet eyleye...Bu arkadaşa,3 sn. de hazırladığım birkaç soruya bakalım kaç sn.de cevap verebilecek...
1-Logo insan icadı bir alet deği mi?
2.Plastik torba insan icadı değil mi?
3.İnsan icadı Logo parçalarını,insan icadı plastik torbaya atan insan değil mi?
4.Plastik torbadan çıkan helikopter insan icadı değil mi?
5.O torbadan karıştırınca illa Helikopter mi çıkıyor?
6. O torba karıştırılıp,helikopter çıkmasa,Godzilla çıksa bu arkadaşın surat ifadesi ne olurdu?
7.Logo parçalarını bir torbaya atıp,karıştıran bu arkadaş,torbadan işaret parmağı ve orta parmağın arasına girmiş baş parmak çıksa hali ne olurdu?
8.Bu çok akıllı arkadaş,Logo parçalarını sallayınca helikopter çıkarıp,43 sn.de Ateizmi çökertiyor,ama ben LOgo parçalarını bir torbaya koyup sallayınca UFO çıkartabiliyorum.Bu ne demek oluyor?
8.Bu arkadaş sallayınca Legodan anca helikopter çıkartıyor,ama, bir düşünse,o gece anasının başı ağrısa,babasının aklı esip O.K.taksa sakallı ortada olmayacak..
9...Saniye bitti,43'e gidemedik......
şimdi sadece islam değil tüm dinlerin ortak görüşü o torbaya rasgele bir şeyler koyup çalkalayıp ortaya bir eser çıkması. ya da çıkmaması
doğa da atomun 4 temek kuvveti vardır
atomların bu 4 temel kuvvetinden kaynaklanan kendiliğinden şekiller oluşur.
gök yüzündeki kar taneleri yağmur damlaları çok fazla soğuğa maruz kaldığında su o 4 temel kuvvet sayesinde kara dönüşür.
su tanecikleri birleşirken belli bir simetri yasasına göre kendi çekim gücüne göre birleşir ortaya rastkele 6 gen şekiller çıkar.
(şimdi siz buna allah yarattı allah her kar tanesi ile tek tek ilgileniyor diyecek)
ortada bir yaratıcı var sizlerle tartışmak mümkün değil zaten istediğiniz herşeyi ona bir güzel yaptırıyorsunuz. o yaratıcıya istediğiniz kadar güç ekleyebiliyorsunuz.)
yani bir simülasyon oyununda siz /god mode on hilesini açıp oyun içinde duvardan geçme havada uçma her yeri görme hileleri açık bir şekilde bizim ile oynuyorsunuz.
ilk amino asitlerin nasıl bir araya geldiğini?
o amino asitlerin nasıl porteini oluşturduğunu?
ve hangi şartlarda kaç kere denendiğini biliyor musunuz?
dünya 5.5 milyar yaşında ve ilk hücrenin oluşması 2 milyar yıl sürdü
bu 2 milyar yıla her türlü felaketi ekle
bazı kendini bilim adamı sanan felsefeciler proteinin oluşmasını kendi kafalarınca bir matematik hesabı yaparak absürt bir rakam çıkardılar.
fakat fizikte öyle değil atomlar bir birleri ile birleşirken belli bir kuvvete göre belli bir kurala göre belli bir şekilde birleşirler.
o torbanın içindeki helikopter oluşmaz fakat çok uzun sarmallar oluşur bu sarmallar hücreyi meydana getirir. bu da bir fizik kuralıdır.
ve sadece tek bir kere denenmedi bu protein oluşumu dünyanın her bir metre küpünde, her bir saniyesinde, tam 2 milyar yıl boyunca tek tek sanki bir piyango çekilişi gibi oluşumlar oldu.
nasıl bir süper lotonun size çıkması hayatınız boyunca her hafta 1000 bilet alsanız bile size çıkma olasılığı 2500 yılda 1 dir.
fakat her hafta birileri kazanıyor değil mi ?
o zaman o torbanın içindeki helikopteri her hafta birileri denk getiriyor demektir.
Yani o videoda o vatandaşın bana böyle bir şeyin olmayacağını kanıtlaması için
adam* 5.972.000.000.000.000.000.000.000*60*60*24*365*2.0 00.000.000 kere denemesi gerekiyor.
Vefik Sami
08-03-2014, 13:17
Herkesİ İncİlerİme beklİyorum. Buyurun gelİn beklİyoruumm...
Bu tip "İşkembe-i Kübrâ"dan sallamaları boş ver de, diğer başlıkta sorduğum "İman-teslimiyet" farkıyla ilgili soruma cevap ver muhterem. Sorum havada kalmış cevap beklerken sen, başka tarafa bakıp "ıslık" çalıyor, üstüne hiç sıkılmadan meydan okuyorsun.
Ya samimi değilsin; burada aklınca geyik muhabbeti yapıyorsun.
Ya da ne dediğini bilemeyecek kadar Muhammed'in prangasına kilitlenmişsin.
ben demirin indirilmiş olmasını ve özellikle Kuran'da 1400 sene önce bahsedilen ve apaçık çevirisi ile "bulutların ağırlığı" bilgisinin verilmiş olması bir mucizedir.
“Rahmetinin önünde rüzgârları bir müjde olarak gönderen O’dur. Bunlar ağır bulutları kaldırıp yüklendiğinde onları kurak bir beldeye göndeririz. Sonra onunla su indirir ve o suyla her türlü bitkilerden çıkarırız.” (Araf Suresi 57)
“Size korku ve ümit içinde şimşeği gösteren ve ağır bulutları meydana getiren O’dur.” (Rad Suresi 12)
Bultların ağırlığını 1400 sene önce söyleyen Allah, önce göğü mü yoksa yeri mi yarattığına da bir karar verebilmiş olsaydı keşke.
Nâziat Sûresi
27-28. Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
29. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
30. Ardından yeri düzenlemiştir
Bakara: 29
O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
*
Allah'ın aynı kararsızlığı, kâinatı kaç günde yarattığına dâir üfürmelerinde de kendisini gösterir.
Kâf Sûresinin 38 . Ayetinde
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Hadîd Sûresinin 4 . Ayetinde
O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a2 kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
A’râf Sûresinin 54 . Ayetinde
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a10 kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
Yûnus Sûresinin 3 . Ayetinde
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a2 kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o, Rabbiniz Allah’tır. O halde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?
Hûd Sûresinin 7 . Ayetinde
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.
Furkân Sûresinin 59 . Ayetinde
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a4 kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!
Secde Sûresinin 4 . Ayetinde
Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a2 kurulandır. Sizin için ondan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
Bu âyetlere bakılcak olursa gökler ve yer altı günde yaratılmış.
Fussilet sûresine bakılacak olursa, bu süre sekiz gün!...
9 - De ki: "Siz yeri iki günde yaratanı gerçekten inkâr edip duracak mısınız? Bir de O'na eşler koşuyorsunuz ha? O bütün âlemlerin Rabbidir."
10 - O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
11 - Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.
12 - Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
*
Bırakın Yaratmayı iyi bir yönetmen/rejisör bile değildir.
Kurduğu tiyatroda oyuncuların rollerini karıştırır.
Aynı sözü bir "mübârek" sûresinde Firavn'a;
Diğer bir "mübârek" sûresinde ileri gelenlere söyletir.
Şuara;
33 - Elini çıkardığında bakanlara bembeyaz görünüverdi
34 - Firavun, çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
35 - "Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"
Â'raf;
108. Elini çıkardı, ne görsünler, o, bakanlara bembeyaz parlıyordu.
109 - Firavun'un kavminden ileri gelenler, "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdır." dediler.
110 - O, sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. (Firavun): "O halde siz ne diyorsunuz?" dedi.
---------------
'Bulutların ağırlığı'nı bilen Allah, göğü de dünyanın tavanı zannedip, "direksiz yarattım" der. Siz mucize edebiyatı ile anca kendi şüphelerinizi izâle etmeye uğraşıyorsunuz. Samimi niyetle Tanrı'yı arayan ömrünü bu arayışla geçiren, hemen bütün dinleri inceledikten sonra ateist olan insanları siz iknâ edemezsiniz. Onlar bu yazdıklarınıza sadece müstehzi bir tebessümle yaklaşırlar.
Siz; içinde yaşadığı/yetiştiği çevrenin dinsel hassasiyetlerinin olmaması nedeniyle, inanca karşı ilgisiz kalan, bu noktada boş yetişen, içine düştüğü bu boşluğu ateizm, kendisini de ateist zannedenler ile gerçek atesitleri dahi birbirinden ayırabilme yetisine sahip değilsiniz. Fakat ne kadar tuhaftır ki; burada "kelâm cihadı" yapıp 'bonus' olarak sevap biriktirme gayretlerinize ek; bilgiyi paylaşmaktan çok çok, İslamın size inceden/farkettirmeden sokuşturduğu - Cennet/Köşk/Hûri mukâbilinde -bencilliğinizi/menfaatperetsliğinizi sergilemektesiniz.
Eğer ölüm ve sonrasına dâir korkunuz; Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinin Kur'andaki tehditleri olmasaydı, demirin nereden geldiği sizi bu kadar ilgilendirir miydi ?
Kâinatın bir yaratıcısı/sahibi var ise, yarattığı kâinata nisbetle bir hiç mesâbesinde olan insanı muhatap alarak, o'nun zaaf, beklenti ve korkularını kullanmak sûretiyle kendisi için iman devşirmeye tenezzül etmez. Kur'anda cımbızla mucize aramayı bir süreliğine bırakın da; insanların kazandığı her başarıyı sahiplenen, yenilgilerinde ise onları suçlayıp kulları arkasında "tam siper" olan Arap'ın putunun komikliklerini anlamaya çalışın.
Emin olun; sizin için gerçek mûcize burada.
İlimler kendi aralarında yazışırken zaten konuya hakim olduklarından kendilerine has özgün yazım ile yola devam ederler, Bir fizikçi meslektaşına seslenirken ilminin terimlerini kullanır. Gerçi hoş farklı dil bilen arkadaşı ile ortak anlaşabileceği bir dili de seçip kullanır. Her durumda da halka seslenince hem dili doğru seçip hem de içeriği elbetteki yumuşatarak yazıyorlar.
Yoksa bir hastalığınız varsa, anlamak için gidip tıp fakültesi bitirmiyorsunuz. Gerçi bu mantık ile ilkokulu bitirmenizde zor olacak.
Tabi işin başka bir boyutu; ortada kuran dururken gidip risale-i nur'dan söz etmek, kuran'dan başka bir kaynak aramak dininizce de sapkınlıktır. Yok ben kuranı anlamam o yüzden osmanlıca-türkçe öğrenir kurandan bile ayet yontup sanki tanrının onu işaret ettiğini dillendiren bir adamın hezeyanlarına kapılırım diyorsanız o sizin kendinize has yanılgınız olur.
İngilizce bilen bir türk; ingilizce harika içeriği olan bir metni paylaşırken de dilinize çevirirler. Tabi ingilizce bilenler arasında böyle bir gereksinime ihtiyaç duymazlar. Gidip ingilizce öğrenin öyle gelin diyorlarsa dünya üzerinde öğrenmeniz gereken sayısız dil var derim. İngilizler kendi aralarında ingilizce konuşur. Şayet siz halka değil de risale-i nurculara sesleniyorsanız hatalı yerde yazıyorsunuz.
Gerçi hoş bu mantık ile bence en doğru yerde yazıyorsunuz. Böylece insanlar sayenizde bu kadar temel düşüncelerde dahi oldukça absürd hatalara imza attığınızı rahatlıkla görmüş oluyor. Elleriniz dert görmesin.
Mrdragon der ki; Piri bigandan, bizcane- nevaza eyle ki, hüzeyyen magribi kalb-i sultan dimağlara zevk-i sefa meyletsin.
Sonra da neden bizleri ciddiye almıyor derler. Yahu tüm samimiyetimle söylüyorum ilkokul öğrencilerim bile sizden daha doğru mantık yürütüyorlar...
ne kadarda felsefi konuşuyorsunuz. gerçekçi olun şu tesadüflere bir yenisini daha ekleyeceğim. ben sizin için çalışıyom siz set koymaya çalışıyorsunuz. biraz sabırlı olsanız size tek tek kuranın iman noktalarının tefsiri olan kitaptan güzel güzel anlatacam. her türlü sorunuza Allahın izniyle cevap vereceğim. arkadaşın biri insanı hayvandan aşağı demekle hayvanları küçümsemedim. hatta bazı insanlardan daha değerli. orda anlatılmak istenen başka. bunada cevap vereceğiz. yeterki ılımlı olun inat gözlüklerini atalım bana çok dua edeceksiniz. (bazen istemeden de olsa damarınıza basarsam kusura bakmayın anlayışlı olun.
https://www.youtube.com/watch?v=i1Oxj4RxzxY
şimdi Allahın varlığına inanan birisi mutlaka izleyin. şu anda benim çalışmam Allahu Tealanın varlığını, tesadüfün bu kadar olaylarda imkansızlığı. Allaha inandınız mı gerisi kendiliğinden gelir. doktor bu olayı çözenlerden olmuş benim ilk forumda dediğim gibi sadece samimim kalple ona yönelmek.
Oteki, ikinci dunyadan gelip de haber veren, var mi bildigin birkac kisi? Bu kadar emin olmadan once, baska kitaplari da okumadan dogruluguna karar vermen, pek saglikli olamaz. Bildigin tek seyi, hersey zannetmen, tamamen bilgi yoksunlugundan kaynaklaniyor. Bilim zannetigin sey, cehalet korukleyici sacmaliklar. Forumdaki akli basinda musluman uyelerimizin bile kabul edemiyecegi bir sacmaliklar manzumesi senin tebliglerin.
peygamberler 124 bin peygamber birbirini tasdik ederek söylerler.
Sizde mantıktan zerre eser yok diyebilirim. Öğrencim değilsiniz ama bu kadar temel mantığı ile anca kahvehanede ilkokul diploması alamamış insanlara hitap edebilirsiniz.
Mantık nasıl işletilir;
Beni bırak kurana göre düşen yaprağın tüm hareketlerini de biliyor ama kuran hiçte böyle olmadığını gayet net gösteriyor.
Yani ortaya bir iddia atıyorsunuz ama bunu destekleyen tek bir veriniz dahi yok.
Öğretmen ortalama bir fikir sahibidir ama bu fikir mutlaklık değildir. Hali ile hiç beklemediğin bir öğrenci seni sınavda yanıltabiliyor. Sonuç itibari ile her öğrenci kendi potansiyelini de öğretmene göstermek zorunda değildir. Düşüncelerde davranışlarda özgürdür ama sizin zihinler kesinlikle esir.
Peki şimdi sen sevimli arkadaşım aciz kul, koca yaratıcıyı karşında görüpte ona hesap mı soracaksın? Hani dilediğini yapan, dilediği anda istediğini değiştirebilen bir güce ibadet et herşeyi bildiğini kabul et efendim insan olarak ona doğrudan hesap soracağına inan. Kalp kaslarınız fazla kasıldı sanırım.
Harbi birde çocukken giden sevimli torpillilerimiz var değil mi ama. Onları doğrudan imtihansız cennetine kabul eden sevimli bir puta tapmaya devam edin. Bizim kalpler sizin ise beyinler mühürlü desem kuran ironisi yaparak anlayana...
Onun böyle birşeye ihtiyacı yok çünkü o yok, ama sizin var. Hayalinizde bir tanrı olunca boyuna abidik gubidik sözler sarf edip bunu tanrıya yamıyorsunuz. Tabi yine de iman ettiğiniz hayaletin bir şekilde ihtiyacı olmasada defalarca bir insana sarılıp dilinden döküldüğünü arada kitapta yazdığını ihmal ediyorsunuz.
Oysa ihtiyacı olmayan tanrı modeli, zaten sanatını yapmıştır ve herşeyi tam da olmasını istediği gibi yaptığından müdahale etmez. Ne olacağını da biliyorsa hele oturup hiç kalp ile fikir üretmek üzerinde kafa patlatmaz.
Yokluktan tanrı üreten zihinlerinize sağlık ama bu mantık ile karadeniz fıkralarına dönecek sizin iş.
Şeytan kim? Allah kim? İkisi de bir masal kitabının hayali karakterleri de o kitaba göre insanı daha iyi tanayan ve bir çırpıda bak e sevgili tanrı, sen insanı benden üstün tuttun cennete koydun ama ben insanın ne mal olduğunu bildim. Seni gördükleri ve bildikleri halde, tek bir meyveye anında sattırdım hemde kovulduğum cennete kaçak girerek vesvesemi vererekten demiştir. Pazarlık edip müddet aldığından da, sizin inancınıza göre fırıncı ve sadizmin doruklarında yaşayan sevgili tanrı milyarlarca odun insan üretmiştir.
Hali ile ısınması gerek soğuktur belki oralar ama yakmak yetmez sonsuz işkencede şart azizim. Size bol bol tatlı uykular, dua edin de çok sevdiğiniz çocuklarınız olursa, bir gün Allah'a inanmazlarsa siz cennette huriler ile eğlenirken onlar cehennemde yanmasınlar. Olmayan vicdanlarınız o zaman da sızlamayacaksa yapacak birşey yok azizim..
şimdi bir padişah bir bahçe yaptı dediki o bahçede gezin güzellikleri temaşa edin. yalnız sizin terakki etmeniz kabiliyet kazanmanız için önünüze bazı engeller ve farklı yollar çıkacak. bunlara aldanmadan bahçeyi gezin gelin. orada herkes tamam der. bahçeye girince kimi nefsine yenik düşer kimi engellere takılır. kimi bahçe çok güzel der rahatla keyif eder. selametle çıkar. bazılarıda güzellikleri görür fakat ayağı tökezlesede yoluna devam eder sözü yerine getirir uçurum tarafına gitmez. ama güzel temaşa edememiştir. padişaha der ki bahçe güzeldi bahçe senindi ama nefsime uydum zararlı şeylerle oyalandım. padişah kendisini unutmayan bu adamı da diğerleri gibi güzel bir yere koyar.
öbürleride bahçeye girince padişah madişah yok bunları padişah yapmadı zaten öyle biriside yok bu bahçe benim istediğim şekilde davranırım diyen kısım. bahçedeki güzellikleri görmeyip farklı bir yola girdiklerinden uçuruma düşerler. padişah bunları uçurumda bırakır. inkarlarının cezasını görürler.
(nasıl oldumu dediğin kitaplardan değilde senin anlayacağın şekilde yazdım.) olayın aslı budur.
Sayın zemzem, bir tanrının varlığını ispatlayamazsınız. Ama yaratılışın arkasına ille zihinsel olarak bir tanrı koyarsanız da, o Allah'ın değil herhangi bir tanrının var olmasını gerektirir. Hatta bir değil tonla tanrı da koyabilirsiniz.
Zaten tüm dinler ve inançlar bunu yapıyorlar, ama kitap ve dil yazarlığına bizim sevimli müslüman ve saz arkadaşları semavi dinler soyunuyor. Hali ile komik bir tanrı sürekli yazarlık yapıp iyice insanlığın aklını kilitliyor.
Bazen diyorum da, bu sevgili imanlı kardeşler el ele verselerde tanrıyı bir aşağıya çağırıp ona konuşabilmeyi ve düşüncelerini aktarabilmeyi öğretseler. En azından ben yaratıcıların en kötüsüyüm, daha iki kelimeyi bir araya getirip derdimi anlatamıyorum bak şu insanlığın düştüğü hale diyebilir değil mi ama?
Hayali tanrınıza sesleniyorum; anladık kitap yazmaya sevdalısın, bir bedevinin dilinden dökülmeye de, bari dağa taşa yaz da imzanı atta bir anlamı olsun değil mi? Bunca insanı birbirine düşürmeye değer mi bak.
Sevgili tanrım işte sana altın fırsat, zemzem kuluna bir sesleni ver, biraz soluklansın insanlık bilgisayarı, interneti icat etti. O gördüğün de klavye bak yıllara ihtiyacın da yok. Bir tıklama ile doğru adrese yazarsan milyonlara da erişirsin kelle almana da gerek yok. Haydi çık artık saklandığın yerden.
Sahi çıkamıyorsun çünkü sen her imanlının hayaline bezenmiş sanallıktan ötede değilsin. Sevgiler.
herkes bu gerçekleri görüyor ama siz inat yüzünden göremiyorsunuz. gözünüzü kapatıyorsunuz güneşi göremeyince inkar ediyorsunuz.
Allahu Teala her zaman kullarıyla daima konuşur. ve ihtiyaçlarını devamlı giderir.(isim ve sıfatlarıyla)
Allahu teala hicbirsey bilmez, cunku oyle bir sey yoktur. Gunes bile kendini hergun gosterir, allah denilen sey sadece telkinle mevcut olabilir. Senin kandirilmis oldugunu gorememen sadece iman denilen hastalik sayesinde gerceklesebilir. Bu da cocuklugundan beri maruz kaldigin beyin yikamasi sonucu kabullendirilir, ayni diger din ve inanclarin mensuplarinin maruz kaldigi gibi. Mantik sadece hur dusunceyle sihhatli olabilir, dogmatik masallari dogru sanmak ise, mantiksizligin en suphe goturmez delilerinden biridir ki bolca senin iletilerinde gozlemliyebiiyor senin icin uzuluyoruz.
allah denilen sey sadece telkinle mevcut olabilir.
İlgisi yok, bir yaratıcıyı kafamızdan uydurmuyoruz, bu evrenin ve kainatın oluşması hakkında biraz bilgin olsaydı bu kadar muazzam bir patlamanın, hiçbir şey ortada yokken bir büyük patlama ile bu kadar şeyin oluşacağını, bu kadar fizik kurallarının kendi kendine oluşamayacağını idrak edebilirdin.
Bir büyük patlama ile bu kadar devasal bir evren düzeneğinin oluşmasında sadece "tesadüf" kelimesinin arkasına sığınmaya çabalamak beyhude bir çaba malesef.
Bu tip "İşkembe-i Kübrâ"dan sallamaları boş ver de, diğer başlıkta sorduğum "İman-teslimiyet" farkıyla ilgili soruma cevap ver muhterem. Sorum havada kalmış cevap beklerken sen, başka tarafa bakıp "ıslık" çalıyor, üstüne hiç sıkılmadan meydan okuyorsun.
Ya samimi değilsin; burada aklınca geyik muhabbeti yapıyorsun.
Ya da ne dediğini bilemeyecek kadar Muhammed'in prangasına kilitlenmişsin.
Bultların ağırlığını 1400 sene önce söyleyen Allah, önce göğü mü yoksa yeri mi yarattığına da bir karar verebilmiş olsaydı keşke.
Nâziat Sûresi
27-28. Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
29. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
30. Ardından yeri düzenlemiştir
Bakara: 29
O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
*
Allah'ın aynı kararsızlığı, kâinatı kaç günde yarattığına dâir üfürmelerinde de kendisini gösterir.
Kâf Sûresinin 38 . Ayetinde
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Hadîd Sûresinin 4 . Ayetinde
O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a2 kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
A’râf Sûresinin 54 . Ayetinde
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a10 kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
Yûnus Sûresinin 3 . Ayetinde
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a2 kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o, Rabbiniz Allah’tır. O halde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?
Hûd Sûresinin 7 . Ayetinde
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.
Furkân Sûresinin 59 . Ayetinde
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a4 kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!
Secde Sûresinin 4 . Ayetinde
Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a2 kurulandır. Sizin için ondan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
Bu âyetlere bakılcak olursa gökler ve yer altı günde yaratılmış.
Fussilet sûresine bakılacak olursa, bu süre sekiz gün!...
9 - De ki: "Siz yeri iki günde yaratanı gerçekten inkâr edip duracak mısınız? Bir de O'na eşler koşuyorsunuz ha? O bütün âlemlerin Rabbidir."
10 - O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
11 - Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.
12 - Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
*
Bırakın Yaratmayı iyi bir yönetmen/rejisör bile değildir.
Kurduğu tiyatroda oyuncuların rollerini karıştırır.
Aynı sözü bir "mübârek" sûresinde Firavn'a;
Diğer bir "mübârek" sûresinde ileri gelenlere söyletir.
Şuara;
33 - Elini çıkardığında bakanlara bembeyaz görünüverdi
34 - Firavun, çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
35 - "Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"
Â'raf;
108. Elini çıkardı, ne görsünler, o, bakanlara bembeyaz parlıyordu.
109 - Firavun'un kavminden ileri gelenler, "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdır." dediler.
110 - O, sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. (Firavun): "O halde siz ne diyorsunuz?" dedi.
---------------
'Bulutların ağırlığı'nı bilen Allah, göğü de dünyanın tavanı zannedip, "direksiz yarattım" der. Siz mucize edebiyatı ile anca kendi şüphelerinizi izâle etmeye uğraşıyorsunuz. Samimi niyetle Tanrı'yı arayan ömrünü bu arayışla geçiren, hemen bütün dinleri inceledikten sonra ateist olan insanları siz iknâ edemezsiniz. Onlar bu yazdıklarınıza sadece müstehzi bir tebessümle yaklaşırlar.
Siz; içinde yaşadığı/yetiştiği çevrenin dinsel hassasiyetlerinin olmaması nedeniyle, inanca karşı ilgisiz kalan, bu noktada boş yetişen, içine düştüğü bu boşluğu ateizm, kendisini de ateist zannedenler ile gerçek atesitleri dahi birbirinden ayırabilme yetisine sahip değilsiniz. Fakat ne kadar tuhaftır ki; burada "kelâm cihadı" yapıp 'bonus' olarak sevap biriktirme gayretlerinize ek; bilgiyi paylaşmaktan çok çok, İslamın size inceden/farkettirmeden sokuşturduğu - Cennet/Köşk/Hûri mukâbilinde -bencilliğinizi/menfaatperetsliğinizi sergilemektesiniz.
Eğer ölüm ve sonrasına dâir korkunuz; Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinin Kur'andaki tehditleri olmasaydı, demirin nereden geldiği sizi bu kadar ilgilendirir miydi ?
Kâinatın bir yaratıcısı/sahibi var ise, yarattığı kâinata nisbetle bir hiç mesâbesinde olan insanı muhatap alarak, o'nun zaaf, beklenti ve korkularını kullanmak sûretiyle kendisi için iman devşirmeye tenezzül etmez. Kur'anda cımbızla mucize aramayı bir süreliğine bırakın da; insanların kazandığı her başarıyı sahiplenen, yenilgilerinde ise onları suçlayıp kulları arkasında "tam siper" olan Arap'ın putunun komikliklerini anlamaya çalışın.
Emin olun; sizin için gerçek mûcize burada.
konuyu neden farklı bir konuya çektiniz:)
tek bir cevabı var, işinize gelmediği için.
evet, 1400 sene evveli geçtim bugün bile yoldaki normal üstü bir eğitim görmüş bireylere sorsanız bulutlar hafiftir diyebilecekken 1400 sene evvel Kuran'da ancak bugünkü bilimin açıkladığı bir bilgi bulunmasını nasıl açıklayacaksınız görelim, bekleyelim bakalım kim cevap verebilecek.
Şüpheci Dinsiz
08-03-2014, 21:54
Sevgili Vefik Sami,
Bu tip "İşkembe-i Kübrâ"dan sallamaları boş ver de, diğer başlıkta sorduğum "İman-teslimiyet" farkıyla ilgili soruma cevap ver muhterem. Sorum havada kalmış cevap beklerken sen, başka tarafa bakıp "ıslık" çalıyor, üstüne hiç sıkılmadan meydan okuyorsun.
Ya samimi değilsin; burada aklınca geyik muhabbeti yapıyorsun.
Ya da ne dediğini bilemeyecek kadar Muhammed'in prangasına kilitlenmişsin.
Bultların ağırlığını 1400 sene önce söyleyen Allah, önce göğü mü yoksa yeri mi yarattığına da bir karar verebilmiş olsaydı keşke.
Nâziat Sûresi
27-28. Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
29. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
30. Ardından yeri düzenlemiştir
Bakara: 29
O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
*
Allah'ın aynı kararsızlığı, kâinatı kaç günde yarattığına dâir üfürmelerinde de kendisini gösterir.
Kâf Sûresinin 38 . Ayetinde
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Hadîd Sûresinin 4 . Ayetinde
O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a2 kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
A’râf Sûresinin 54 . Ayetinde
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a10 kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
Yûnus Sûresinin 3 . Ayetinde
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a2 kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o, Rabbiniz Allah’tır. O halde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?
Hûd Sûresinin 7 . Ayetinde
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.
Furkân Sûresinin 59 . Ayetinde
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a4 kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!
Secde Sûresinin 4 . Ayetinde
Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a2 kurulandır. Sizin için ondan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
Bu âyetlere bakılcak olursa gökler ve yer altı günde yaratılmış.
Fussilet sûresine bakılacak olursa, bu süre sekiz gün!...
9 - De ki: "Siz yeri iki günde yaratanı gerçekten inkâr edip duracak mısınız? Bir de O'na eşler koşuyorsunuz ha? O bütün âlemlerin Rabbidir."
10 - O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
11 - Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.
12 - Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
*
Bırakın Yaratmayı iyi bir yönetmen/rejisör bile değildir.
Kurduğu tiyatroda oyuncuların rollerini karıştırır.
Aynı sözü bir "mübârek" sûresinde Firavn'a;
Diğer bir "mübârek" sûresinde ileri gelenlere söyletir.
Şuara;
33 - Elini çıkardığında bakanlara bembeyaz görünüverdi
34 - Firavun, çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
35 - "Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"
Â'raf;
108. Elini çıkardı, ne görsünler, o, bakanlara bembeyaz parlıyordu.
109 - Firavun'un kavminden ileri gelenler, "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdır." dediler.
110 - O, sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. (Firavun): "O halde siz ne diyorsunuz?" dedi.
---------------
'Bulutların ağırlığı'nı bilen Allah, göğü de dünyanın tavanı zannedip, "direksiz yarattım" der. Siz mucize edebiyatı ile anca kendi şüphelerinizi izâle etmeye uğraşıyorsunuz. Samimi niyetle Tanrı'yı arayan ömrünü bu arayışla geçiren, hemen bütün dinleri inceledikten sonra ateist olan insanları siz iknâ edemezsiniz. Onlar bu yazdıklarınıza sadece müstehzi bir tebessümle yaklaşırlar.
Siz; içinde yaşadığı/yetiştiği çevrenin dinsel hassasiyetlerinin olmaması nedeniyle, inanca karşı ilgisiz kalan, bu noktada boş yetişen, içine düştüğü bu boşluğu ateizm, kendisini de ateist zannedenler ile gerçek atesitleri dahi birbirinden ayırabilme yetisine sahip değilsiniz. Fakat ne kadar tuhaftır ki; burada "kelâm cihadı" yapıp 'bonus' olarak sevap biriktirme gayretlerinize ek; bilgiyi paylaşmaktan çok çok, İslamın size inceden/farkettirmeden sokuşturduğu - Cennet/Köşk/Hûri mukâbilinde -bencilliğinizi/menfaatperetsliğinizi sergilemektesiniz.
Eğer ölüm ve sonrasına dâir korkunuz; Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinin Kur'andaki tehditleri olmasaydı, demirin nereden geldiği sizi bu kadar ilgilendirir miydi ?
Kâinatın bir yaratıcısı/sahibi var ise, yarattığı kâinata nisbetle bir hiç mesâbesinde olan insanı muhatap alarak, o'nun zaaf, beklenti ve korkularını kullanmak sûretiyle kendisi için iman devşirmeye tenezzül etmez. Kur'anda cımbızla mucize aramayı bir süreliğine bırakın da; insanların kazandığı her başarıyı sahiplenen, yenilgilerinde ise onları suçlayıp kulları arkasında "tam siper" olan Arap'ın putunun komikliklerini anlamaya çalışın.
Emin olun; sizin için gerçek mûcize burada.
Yazdıklarınız bana çok eski bir TV skecini hatırlattı.
İzninizle anlatayım.
Bir bekar, tek başına bir eve kız istemeye gider. Evin babası ve anası tek başına gelmesini yadırgarlar, yine de buyur ederler.
Baba, bekarın kimin nesi olduğunu anlamak için sorular sorar:
- Evladım, neden yalnız geldin?
+ Efendim bizimkiler yurt dışında memleketi temsilen çok önemli bir toplantıya katıldılar, ailecek hep birlikte konuyu tartıştık, memleket meselesinin benden önemli olduğuna karar verdik, o yüzden şimdilik gelemediler.
- Ya, demek öyle, memleket işleri daha önemli tabi. Peki evladım, ne iş yaparsın?
+ Efendim ben altın ticareti yaparım, boş zamanlarımda da icatlar yapar, yurt dışına satarım.
- Ya, demek öyle, peki ne kadar kazanıyorsun?
+ Efendim genellikle ayda bir kaç yüz kazanıyorum, bazen artıyor tabi.
- Evladım, ayda bir kaç yüz lirayla ev geçindirilir mi?
+ Efendim bir kaç yüz lira değil, bir kaç yüz milyon lira.
(Ev halkı birbirine bakar, birden bekara kanları ısınıverir).
- Evladım, tahsilin ne?
+ Efendim ben biri Türkiye'de, ikisi Amerika'da üç üniversite bitirdim. Arada İngiltere'ye gider bazı üniversitelerde ders veririm.
- Evladım, sen vatanını milletini sever misin?
+ Efendim çok severim, hatta iki kere askerlik yaptım.
- Evladım, içkin kumarın var mı?
+ Efendim asla içki içmem, asla kumar oynamam. Oynayanlardan da nefret ederim.
- Evladım, sigara esrar içer misin?
+ Efendim asla sigara içmem, asla esrar içmem. İçenlerden de nefret ederim.
- Evladım kadın döver misin?
+ Efendim asla kadın dövmem. Dövenlerden nefret ederim. Kadın benim için kutsaldır.
- Evladım kadın tutkun var mı, kızımı aldıktan sonra metres tutmayasın?
+ Efendim asla kızınızı aldatmam. Aldatanlardan da nefret ederim. Evlilik benim için kutsaldır.
- Çok güzel evladım, vallahi hiç kusurun yok.
+ Bir tek kusurum var efendim.
- Olsun evladım, bir tek kusurun oluversin, melek değilsin ya, eh o da nazarlık olarak dursun değil mi?
+ Siz bilirsiniz efendim.
- Senin o kadar iyi meziyetlerin var ki, o kusur da eminim önemsiz bir şeydir.
+ Eksik olmayın efendim. Siz önemsiz diyorsanız öyledir.
- Yine de merak ettim, sana damat demeden önce o kusur nedir söyler misin evladım?
+ Ben çok yalan söylerim efendim.
--/--
Kuran'ın şusu iyi, busu iyi diyen arkadaşlar: eğer Tanrı bilimi ve kudreti sınırsız olan bir varlıksa, ki; sözde semavi dinlerin iddiası budur, Tanrı sözü olduğu iddia edilen Kuran'da bir tane bile hata olmaması gerekmez miydi?
Eğer bir tek hata bile varsa durum hikayedeki bekarın durumuna dönmez mi?
Sizin durumunuz kız isteme hikayesindeki son satıra kadar etkilenen ama kusuru sormayan baba gibidir, bizimki ise bu soruyu sormaya cesaret eden baba gibidir.
Sevgiler
İlgisi yok, bir yaratıcıyı kafamızdan uydurmuyoruz, bu evrenin ve kainatın oluşması hakkında biraz bilgin olsaydı bu kadar muazzam bir patlamanın, hiçbir şey ortada yokken bir büyük patlama ile bu kadar şeyin oluşacağını, bu kadar fizik kurallarının kendi kendine oluşamayacağını idrak edebilirdin.
Bir büyük patlama ile bu kadar devasal bir evren düzeneğinin oluşmasında sadece "tesadüf" kelimesinin arkasına sığınmaya çabalamak beyhude bir çaba malesef.
Asil beyhude caba bigbang teorisinin bile ne oldugunu anlamaktan aciz bir i man gucunun verdigi cahil cesaretiyle bilgiclik taslayarak, diger tarihin sayfalarina gomulmus tanrilardan big farkI olmayan KendI yarattiginiz big tanriyi var oldugunu ispata calismaktir.
bugün bulutların ağırlığı ile ilgili bulunmuş bulguların 1400 sene evvel Kuran'da belirtilmiş olmasını açıklayabilecek;
- kendine güvenen,
- prezantbl,
- gelişime açık,
- ikna kabiliyeti yüksek,
bir ateist veya deist yok mu?
sevgili ateist ve deist arkadaşlar,
aranızda vartor gibi bir üye varken ateizm bu sitede gelişim gösteremeyeceğinin farkındasınızdır umarım.
size tavsiyem kendisini "ateizmi bu kadar rezil etme" şeklinde pm'den uyarmanız, benim için sorun yok ama sizin için gerçekten vartor ateizm için kötü bir örnek.
Vefik Sami
08-03-2014, 22:32
konuyu neden farklı bir konuya çektiniz:)
tek bir cevabı var, işinize gelmediği için.
evet, 1400 sene evveli geçtim bugün bile yoldaki normal üstü bir eğitim görmüş bireylere sorsanız bulutlar hafiftir diyebilecekken 1400 sene evvel Kuran'da ancak bugünkü bilimin açıkladığı bir bilgi bulunmasını nasıl açıklayacaksınız görelim, bekleyelim bakalım kim cevap verebilecek.
Efendim; benim konuyu "farklı" noktalara çektiğim yok. Sn. Deist_tr'nin de belirttiği gibi, eğer Allah bir kâdir-i mutlak ise, eşi benzeri olmayan Tanrı ise, gönderdiği kitabında hiç hata olmaması gerekirdi. Ben de size bulduğum onlarca hatâdan birkaçını örnek olarak verdim. Kaldı ki; Rad suresinde geçen "es sikale" kelimesinin anlamı 'ağır/yüklü" demek. Bu itibarla kimi melaciler âyette yağmur kelimesi geçmemesine rağmen, bulutları 'ağır' olarak değil, ilgili kelimenin 'yüklü' anlamını tercih ederek yağmur yüklü şeklinde niteleyip çevirirler. Gök yüzünden boşalan milyonlarca ton ağırlığındaki yağmurun bulutlardan kaynaklanıyor olması hasebiyle bu ifâde kullanılmış olabilir. Güneşin "kara balçıklı su gözesinde" battığını iddia eden Kur'an'ın bulutların ağırlığı noktasında ahkâm kesmesi muhâldir.
Bakınız; sizin yaptığınız nedir bilir misiniz ?
Hakim kültürden etkilenerek Kur'an'ı bu kültüre uyarlamak.
Orta Çağda dünyanın düz olduğunun sanıldığı dönemde birçok müfessir/âlim dünyanın düz olduğunu kanıtlama adına Kur'andan "delil" getirme yarışına girmişlerdi. Hoş; bu delili bulmakta da pek zorlandıkları söylenemez.
Ve ilel ardı keyfe sutıhat. Ğaşiye: 20
1. ve ilâ el ardı : ve arza, yeryüzüne
2. keyfe : nasıl
3. sutıhat : satıh yapılmış, düzleştirilmiş
Yâni âyeti kıvırmadan çevirdiğinizde çıkan anlam şu:
"Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş"
Satıh kelimesi Arapçada;
1- Düz. Bir şeyin dış yüzü, üstü.
2- Evin damı.
3- Yayıp döşemek.
4- Genişlik.
anlamlarına gelmekte. Tabi âyeti 'düzleştirilmiş' diye kelimenin ilk anlamına itbar ederek çevirmek meal cambazlarının işine gelmeyince, kelimenin üçüncü anlamı olan "yayıp-döşedi"yi esas almayı münâsip görüyorlar. Halbuki Nâziat: 30 da "yayıp-döşedi" ibâresi geçer.
Vel arda ba’de zâlike dehâhâ.
1. ve el arda : ve arz, yeryüzü
2. ba'de : sonra
3. zâlike : bu
4. dehâ-hâ : onu yayıp döşedi
Görüleceği üzere yayıp-döşedi kelimesi dehâ-ha olarak geçiyor. Kur'anda geçen kimi kelime ve kavramların anlamlarını yaşanılan çağın hâkim kültürüne göre raks ettirerek "mûcize" üretme yeni bir starteji değil. Fakat bu çabalar, inandırıcı olmanın ötesinde sâdece gülünç oluyor. Ama siz bu tuhaflığı/komediyi umursamadan devam edebilirsiniz.
Tercih sizin...
Efendim; benim konuyu "farklı" noktalara çektiğim yok. Sn. Deist_tr'nin de belirttiği gibi, eğer Allah bir kâdir-i mutlak ise, eşi benzeri olmayan Tanrı ise, gönderdiği kitabında hiç hata olmaması gerekirdi. Ben de size bulduğum onlarca hatâdan birkaçını örnek olarak verdim. Kaldı ki; Rad suresinde geçen "es sikale" kelimesinin anlamı 'ağır/yüklü" demek. Bu itibarla kimi melaciler âyette yağmur kelimesi geçmemesine rağmen, bulutları 'ağır' olarak değil, ilgili kelimenin 'yüklü' anlamını tercih ederek yağmur yüklü şeklinde niteleyip çevirirler. Gök yüzünden boşalan milyonlarca ton ağırlığındaki yağmurun bulutlardan kaynaklanıyor olması hasebiyle bu ifâde kullanılmış olabilir. Güneşin "kara balçıklı su gözesinde" battığını iddia eden Kur'an'ın bulutların ağırlığı noktasında ahkâm kesmesi muhâldir.
Bakınız; sizin yaptığınız nedir bilir misiniz ?
Hakim kültürden etkilenerek Kur'an'ı bu kültüre uyarlamak.
Orta Çağda dünyanın düz olduğunun sanıldığı dönemde birçok müfessir/âlim dünyanın düz olduğunu kanıtlama adına Kur'andan "delil" getirme yarışına girmişlerdi. Hoş; bu delili bulmakta da pek zorlandıkları söylenemez.
Ve ilel ardı keyfe sutıhat. Ğaşiye: 20
1. ve ilâ el ardı : ve arza, yeryüzüne
2. keyfe : nasıl
3. sutıhat : satıh yapılmış, düzleştirilmiş
Yâni âyeti kıvırmadan çevirdiğinizde çıkan anlam şu:
"Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş"
Satıh kelimesi Arapçada;
1- Düz. Bir şeyin dış yüzü, üstü.
2- Evin damı.
3- Yayıp döşemek.
4- Genişlik.
anlamlarına gelmekte. Tabi âyeti 'düzleştirilmiş' diye kelimenin ilk anlamına itbar ederek çevirmek meal cambazlarının işine gelmeyince, kelimenin üçüncü anlamı olan "yayıp-döşedi"yi esas almayı münâsip görüyorlar. Halbuki Nâziat: 30 da "yayıp-döşedi" ibâresi geçer.
Vel arda ba’de zâlike dehâhâ.
1. ve el arda : ve arz, yeryüzü
2. ba'de : sonra
3. zâlike : bu
4. dehâ-hâ : onu yayıp döşedi
Görüleceği üzere yayıp-döşedi kelimesi dehâ-ha olarak geçiyor. Kur'anda geçen kimi kelime ve kavramların anlamlarını yaşanılan çağın hâkim kültürüne göre raks ettirerek "mûcize" üretme yeni bir starteji değil. Fakat bu çabalar, inandırıcı olmanın ötesinde sâdece gülünç oluyor. Ama siz bu tuhaflığı/komediyi umursamadan devam edebilirsiniz.
Tercih sizin...
Konuyu değiştirmeye çalıştığın resmen ortada,
hala da konuyu değiştirme çabasındasın,
ben bulut diyorum,
sen yaratma kaç günde diyorsun..
ben bulut diyorum,
sen satıh-döşeme yeryüzü diyorsun.
neden ısrarla sürekli konudan kaçıyorsun?
çok ısrarla konu değiştirmek istiyrosan bahsettiğin tezlerle ilgili konu aç oraya yazalım olur mu?
konu ile ilgisiz sürekli başka konularla ilgili arapça çeviriler koyuyorsun,
"bulutların ağırlığından" bahseden konuyla ilgili neden arapça çeviri koyamıyorsun?
dur ben koyayım ayetin ilgili yerin çevirisini;
"...hattâ izâ ekallet sehâben sikâle suknâhu li beledin.."
hattâ : hatta, öyle ki
8. izâ : olduğu zaman
9. ekallet : yüklendi
10. sehâben : bulutlar
11. sikâlen : ağır (ağırlık)
12. suknâ-hu : onu sevkettik
13. li beledin :bir beldeye
http://www.kurantefsiri.com/kuran_tefsiri/araf/araf_suresi_tefsiri.aspx?ayet=57
ayrıca;
arapça - türkçe çeviri sitesinde ayetin lgili kısmını yazarsan karşında yine "ağır" kelimesinin geçtiğini görürsün.
http://arapca-turkce.cevirsozluk.com/#ar|tr|
evet tekrar sorayım, 1400 sene evvel Kuran nasıl oluyor da bulutların ağırlığından bahsedebiliyor..cevap yok bari bi isim uydurun şu şahıs Hz. Muhammed'e söyledi diyin de kurtulun bence.
Vefik Sami
09-03-2014, 00:04
...evet tekrar sorayım, 1400 sene evvel Kuran nasıl oluyor da bulutların ağırlığından bahsedebiliyor..cevap yok bari bi isim uydurun şu şahıs Hz. Muhammed'e söyledi diyin de kurtulun bence.
Benden beklediğin cevabı benim yerime vererek rahatlayacaksan, durma devam et. Aslında ne dediğimi, neyi anlatmaya çalıştığımı pek âlâ anlıyorsun. Fakat, anlamamış gibi yapıp "konuyu değiştirdiğimi" iddia ederek aklınca kendine bir çıkış yolu açıyorsun. Bak bir de şunu deneyeyim. İnandığını iddia ettiğin Allah Nisâ:82 de şunu der.
"... Eğer Kuran, Allah’tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı, onda birçok çelişkiler, tutarsızlıklar bulurlardı."
İşte ben de sana bu çelişkilerden birkaçını yazdım. Ama sende bunlara cevap verecek kapasite olmayınca, "Başka sayfaya konu aç yazalım" diyorsun. Tut ki konuyu açtık. Buyur cevap ver.
"Ağır bulut" mevzusu sayenizde geyik muhabbetine döndü. "Ağır Roman" gibi bir şey oldu. Bir önceki mesajda o kasdedilen ağırlığın, bulutların "yağmur yüklü" olmasından kaynaklandığını yazmıştım. Bakın İlâhiyatçı prof Bayraktar BAYRAKLI Yeni anlayışın ışığında Kur'an tefsiri adlı eserinin ilgili âyeti açıkladığı bölümünde "es-skikâle" kelimesi için ne diyor ?
3. "Ağır bulutları yaratan O'dur." Ağır bulutlardan kasıt, yağmur yüklü, yağmura gebe bulutlar demektir. Çünkü es-sikâl kelimesi "gebe kalmak" anlamında da kullanılmaktadır(A'râf 7/189). Hamileliğin ağırlaşması bu kelimeyle ifade edilmektedir.
Âyetteki sikâl kelimesi de "yağmur yağacak kadar ağırlaşmış bulutlar" demektir
Senin "denize düşen yılana sarılır" misâli sarıldığın "es-sikâle" kelimesi gebe kalmak anlamında da kulanılmaktaymış. Yani orada yağmur yağmaya hazır hâle gelmiş bulutlar anlatılıyor. Öte yandan bulutlar kimi zaman yeryüzüne kadar inerek sis tabakasını oluşturur. Ama ne insanlar ne diğer canlılar bu bulutların ağırlığı sebebiyle ezilirler. Evlerin, arabaların tavanları çökmez. Burada bilimin sözünü ettiği ağırlık, yüzlerce kilometreye yayılmış bulutların kütlesel ağırlığıdır.
Muhammed'in üfürmeleriyle bir ilgisi yoktur.
Ateistler kordugum olmus gordion'a tahammul edebiliyor ise, sadece sacmaliklarini gorup, akli basinda insanlarin, dinlerin insani ne hale soktugunu gorebilmesi icindir.
Senin sacmalamaya devam etmen, diger muslumanlari bile dusunmeye itiyor. Boyle kal emi.
mrdragon
09-03-2014, 00:41
şimdi bir padişah bir bahçe yaptı dediki o bahçede gezin güzellikleri temaşa edin. yalnız sizin terakki etmeniz kabiliyet kazanmanız için önünüze bazı engeller ve farklı yollar çıkacak. bunlara aldanmadan bahçeyi gezin gelin. orada herkes tamam der. bahçeye girince kimi nefsine yenik düşer kimi engellere takılır. kimi bahçe çok güzel der rahatla keyif eder. selametle çıkar. bazılarıda güzellikleri görür fakat ayağı tökezlesede yoluna devam eder sözü yerine getirir uçurum tarafına gitmez. ama güzel temaşa edememiştir. padişaha der ki bahçe güzeldi bahçe senindi ama nefsime uydum zararlı şeylerle oyalandım. padişah kendisini unutmayan bu adamı da diğerleri gibi güzel bir yere koyar.
öbürleride bahçeye girince padişah madişah yok bunları padişah yapmadı zaten öyle biriside yok bu bahçe benim istediğim şekilde davranırım diyen kısım. bahçedeki güzellikleri görmeyip farklı bir yola girdiklerinden uçuruma düşerler. padişah bunları uçurumda bırakır. inkarlarının cezasını görürler.
(nasıl oldumu dediğin kitaplardan değilde senin anlayacağın şekilde yazdım.) olayın aslı budur.
Ben size söyledim, kişisel olarak size ilkokul diploması bile vermem.
Dedim ya ilkokul öğrencisi bile sizden daha iyi sorguluyor.
Padişah size söylerse siz de onun padişah olduğunu biliyorsanız ne ala da, efendim abidik gubidik bir kitap okudunuz diye hayalinizden padişah türetip bir de onu konuşturuyorsanız orada durun dedim.
Padişahı görürseniz selam söyleyin, arada bir halkın arasına uğrasın. Yok ben zemzem gibilerin hayali dünyasında yaşayacağım diyorsa, evet görebiliyoruz. Siz 1400 yıl öncesi yaşadığı rivayet edilen bir bedevinin dilinden dökülüp kitaplaştırılan sözlerin kölesi oluyorsunuz.
Aslen tamamen bir insanın sözlerine tapmaktasınız ve putperestsiniz. Kaldı ki, taptığınız put oldukça ilkel bir yöntem ile hareket eden dil ve kitap putudur. Ötesinde varlık gösterecek gücü de yoktur.
Buna karşın aynı kitap içeriğine baktığınız da, bilmediği dünyayı bilmediği evreni sahiplenmeyi deneyip, mantık dışı örnekler ve arap takıntısı içinde yaşarken dahi, bu halkına kitaba inanmazsan (inanılacak elle tutulur yanı yok yazmayı bilmiyorsun bari orada sus otur yerinde sevgili hayali tanrı) sonsuz işkence üzerinden yol alan sadizmin doruklarında yaşayan enteresan değil insanlık dışı karakterdir.
Anlayacağım dilde yazmana gelince, dedim ya daha ilk yazından itibaren bu mantık ile yazmaya devam ettiğin sürece, müslümanlığın özellikle bazı insanları ne denli körelttiğini ilk gösteren sen değilsin. Ama içlerinde gerçekten en umutsuz vakalardan biri olmaya adaysın azizim.
Yüce Zeus seni korusun, 1400 yıl öncesinin cehaletinde hayat bulanların, akli anlamda fikir üretmeleri imkansızları. İman ettikleri tanrı bu kadar pasif, sadist, dengesiz ve iletişim bozuklu yaşayan bir tipleme olunca, hali ile imanlısının sözlerinin de tamamen içeriği boş oluyor.
Benden beklediğin cevabı benim yerime vererek rahatlayacaksan, durma devam et. Aslında ne dediğimi, neyi anlatmaya çalıştığımı pek âlâ anlıyorsun. Fakat, anlamamış gibi yapıp "konuyu değiştirdiğimi" iddia ederek aklınca kendine bir çıkış yolu açıyorsun. Bak bir de şunu deneyeyim. İnandığını iddia ettiğin Allah Nisâ:82 de şunu der.
"... Eğer Kuran, Allah’tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı, onda birçok çelişkiler, tutarsızlıklar bulurlardı."
İşte ben de sana bu çelişkilerden birkaçını yazdım. Ama sende bunlara cevap verecek kapasite olmayınca, "Başka sayfaya konu aç yazalım" diyorsun. Tut ki konuyu açtık. Buyur cevap ver.
"Ağır bulut" mevzusu sayenizde geyik muhabbetine döndü. "Ağır Roman" gibi bir şey oldu. Bir önceki mesajda o kasdedilen ağırlığın, bulutların "yağmur yüklü" olmasından kaynaklandığını yazmıştım. Bakın İlâhiyatçı prof Bayraktar BAYRAKLI Yeni anlayışın ışığında Kur'an tefsiri adlı eserinin ilgili âyeti açıkladığı bölümünde "es-skikâle" kelimesi için ne diyor ?
Senin "denize düşen yılana sarılır" misâli sarıldığın "es-sikâle" kelimesi gebe kalmak anlamında da kulanılmaktaymış. Yani orada yağmur yağmaya hazır hâle gelmiş bulutlar anlatılıyor. Öte yandan bulutlar kimi zaman yeryüzüne kadar inerek sis tabakasını oluşturur. Ama ne insanlar ne diğer canlılar bu bulutların ağırlığı sebebiyle ezilirler. Evlerin, arabaların tavanları çökmez. Burada bilimin sözünü ettiği ağırlık, yüzlerce kilometreye yayılmış bulutların kütlesel ağırlığıdır.
Muhammed'in üfürmeleriyle bir ilgisi yoktur.
ben Kuran'daki çelişkileri yazın demedim ki, bulutların ağırlığını açıklayın dedim, sen gittin benden alıntı yaptın ama ortada cevap yok.
ayrıca benim konuyu değiştirdin dedim diye gibi bir İDDİAM yok ki, konu değiştirdiğin BARİZ şekilde NET.
görünen köy'e İDDİA denmez, köy görünürse görünür, köyün görünmesi bir iddia değil, gerçektir.
nihayet cevap vermeyi denemişsin,
senin de dediğin gibi bulutlar zaten yağmur yüklü olduğu için bilim de bulutlar için "ağır" diyor farklı bir şey demiyor, Kuran'da bu bulutlara yağmur yüklü olduğu için ağır diyor zaten, lakin o devirde kime sorsan o yağmur bulutlarına "ağır" demezdi ama Kuran "ağır" ifadesini kullanıyor.
Anlatmak istediğimiz şey de bu, o gün için kimse yağmur bulutları için "ağır" diyemezdi ama Kuran demiş..yağmur bulutları derdi geçerdi ama bulutların apır olduğundan bahsetmiş 1400 sene önce.
ama anlayana tabi..
Ben size söyledim, kişisel olarak size ilkokul diploması bile vermem.
Dedim ya ilkokul öğrencisi bile sizden daha iyi sorguluyor.
Padişah size söylerse siz de onun padişah olduğunu biliyorsanız ne ala da, efendim abidik gubidik bir kitap okudunuz diye hayalinizden padişah türetip bir de onu konuşturuyorsanız orada durun dedim.
Padişahı görürseniz selam söyleyin, arada bir halkın arasına uğrasın. Yok ben zemzem gibilerin hayali dünyasında yaşayacağım diyorsa, evet görebiliyoruz. Siz 1400 yıl öncesi yaşadığı rivayet edilen bir bedevinin dilinden dökülüp kitaplaştırılan sözlerin kölesi oluyorsunuz.
Aslen tamamen bir insanın sözlerine tapmaktasınız ve putperestsiniz. Kaldı ki, taptığınız put oldukça ilkel bir yöntem ile hareket eden dil ve kitap putudur. Ötesinde varlık gösterecek gücü de yoktur.
Buna karşın aynı kitap içeriğine baktığınız da, bilmediği dünyayı bilmediği evreni sahiplenmeyi deneyip, mantık dışı örnekler ve arap takıntısı içinde yaşarken dahi, bu halkına kitaba inanmazsan (inanılacak elle tutulur yanı yok yazmayı bilmiyorsun bari orada sus otur yerinde sevgili hayali tanrı) sonsuz işkence üzerinden yol alan sadizmin doruklarında yaşayan enteresan değil insanlık dışı karakterdir.
Anlayacağım dilde yazmana gelince, dedim ya daha ilk yazından itibaren bu mantık ile yazmaya devam ettiğin sürece, müslümanlığın özellikle bazı insanları ne denli körelttiğini ilk gösteren sen değilsin. Ama içlerinde gerçekten en umutsuz vakalardan biri olmaya adaysın azizim.
Yüce Zeus seni korusun, 1400 yıl öncesinin cehaletinde hayat bulanların, akli anlamda fikir üretmeleri imkansızları. İman ettikleri tanrı bu kadar pasif, sadist, dengesiz ve iletişim bozuklu yaşayan bir tipleme olunca, hali ile imanlısının sözlerinin de tamamen içeriği boş oluyor.
Senin anlama kapasitene göre yazdım sen benim anladıklarımı anlatmak istediklerimi yazsam anlamazsın.dikkat etki senin kapasitendede olsa sana çok büyük ipuçları verdim.
mrdragon
09-03-2014, 01:01
bugün bulutların ağırlığı ile ilgili bulunmuş bulguların 1400 sene evvel Kuran'da belirtilmiş olmasını açıklayabilecek;
- kendine güvenen,
- prezantbl,
- gelişime açık,
- ikna kabiliyeti yüksek,
bir ateist veya deist yok mu?
Kuran denklemini çözmek mi istiyorsun? Çok basit kendini 1400 yıl öncesindeki bir bedevinin yerine koy ve empati kur.
7.57 - O, rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgârlar ağır bulutları yüklendiği vakit, onları ölü bir belde(yi diriltmek) için sevk ederiz de oraya suyu indiririz. Derken onunla türlü türlü meyveleri çıkarırız. İşte ölüleri de öyle çıkaracağız. Ola ki ibretle düşünürsünüz.
13.12 - O, korku ve ümit vermek için size şimşeği gösterendir, yağmur yüklü bulutları meydana getirendir.
Bu kadar basittir aslında kuran mantığı da, sizlerin mantığı bunu bile algılamaktan bir o kadar uzak azizim.
Daha önce güneş içinde demiştim; bilgi sahibi olmayan bir çocuğa(hele bir de çöldeyse) güneşi ve ayı izletin. Kısa sürede size der ki; güneş ve ay bir yörünge de dolanıyor. Şayet dünya dolanıyor ve dönüyor dese ona işte alim deriz. Oysa gözün gördüğü yanılgıları dillendiriyorsa, işte biz ona çocuk ve bilgisi yok deriz. (konu ile ne alakası var şimdi.)
Ayet tüm bulutlar ağırdır demiyor. Yağmur yüklü bulutlar ağırdır demekte,
Peki onları diğer bulutlardan ayırıp ağırlaştıklarını düşündürten nedir bizim sevimli araplara?
Onu da ayetin devamı veriyor zaten, çünkü onlar yağmur taşıyorlar, koca su kütlelerini taşayan bulutlar nasıl hafif olsun değil mi ama? Suyun ağırlığını bilmeyen insan mı var koca beldeye o kadar su taşıyan buluta hafif dese yuh derdik.
Tabi kuran tabanında da yağmur yüklü olduklarını belirtmek için de ağır sıfatı kullanılmış olabilir. Yazarının ruhunu çağırıp sormak gerekir neden agam böyle yazdın diye değil mi?
Bunu bile göremeyecek kadar beyinlerinizi kilitleyin, sonra neden mrdragon müslümanlık sağlığa ve zihinlere zararlıdır diyor desinler...
bakkalmahmud
09-03-2014, 01:04
Bu tip "İşkembe-i Kübrâ"dan sallamaları boş ver de, diğer başlıkta sorduğum "İman-teslimiyet" farkıyla ilgili soruma cevap ver muhterem. Sorum havada kalmış cevap beklerken sen, başka tarafa bakıp "ıslık" çalıyor, üstüne hiç sıkılmadan meydan okuyorsun.
Ya samimi değilsin; burada aklınca geyik muhabbeti yapıyorsun.
Ya da ne dediğini bilemeyecek kadar Muhammed'in prangasına kilitlenmişsin.
Bultların ağırlığını 1400 sene önce söyleyen Allah, önce göğü mü yoksa yeri mi yarattığına da bir karar verebilmiş olsaydı keşke.
Nâziat Sûresi
27-28. Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
29. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
30. Ardından yeri düzenlemiştir
Bakara: 29
O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
*
Allah'ın aynı kararsızlığı, kâinatı kaç günde yarattığına dâir üfürmelerinde de kendisini gösterir.
Kâf Sûresinin 38 . Ayetinde
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Hadîd Sûresinin 4 . Ayetinde
O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a2 kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
A’râf Sûresinin 54 . Ayetinde
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a10 kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
Yûnus Sûresinin 3 . Ayetinde
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a2 kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o, Rabbiniz Allah’tır. O halde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?
Hûd Sûresinin 7 . Ayetinde
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.
Furkân Sûresinin 59 . Ayetinde
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a4 kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!
Secde Sûresinin 4 . Ayetinde
Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a2 kurulandır. Sizin için ondan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
Bu âyetlere bakılcak olursa gökler ve yer altı günde yaratılmış.
Fussilet sûresine bakılacak olursa, bu süre sekiz gün!...
9 - De ki: "Siz yeri iki günde yaratanı gerçekten inkâr edip duracak mısınız? Bir de O'na eşler koşuyorsunuz ha? O bütün âlemlerin Rabbidir."
10 - O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
11 - Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.
12 - Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
*
Bırakın Yaratmayı iyi bir yönetmen/rejisör bile değildir.
Kurduğu tiyatroda oyuncuların rollerini karıştırır.
Aynı sözü bir "mübârek" sûresinde Firavn'a;
Diğer bir "mübârek" sûresinde ileri gelenlere söyletir.
Şuara;
33 - Elini çıkardığında bakanlara bembeyaz görünüverdi
34 - Firavun, çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
35 - "Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"
Â'raf;
108. Elini çıkardı, ne görsünler, o, bakanlara bembeyaz parlıyordu.
109 - Firavun'un kavminden ileri gelenler, "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdır." dediler.
110 - O, sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. (Firavun): "O halde siz ne diyorsunuz?" dedi.
---------------
'Bulutların ağırlığı'nı bilen Allah, göğü de dünyanın tavanı zannedip, "direksiz yarattım" der. Siz mucize edebiyatı ile anca kendi şüphelerinizi izâle etmeye uğraşıyorsunuz. Samimi niyetle Tanrı'yı arayan ömrünü bu arayışla geçiren, hemen bütün dinleri inceledikten sonra ateist olan insanları siz iknâ edemezsiniz. Onlar bu yazdıklarınıza sadece müstehzi bir tebessümle yaklaşırlar.
Siz; içinde yaşadığı/yetiştiği çevrenin dinsel hassasiyetlerinin olmaması nedeniyle, inanca karşı ilgisiz kalan, bu noktada boş yetişen, içine düştüğü bu boşluğu ateizm, kendisini de ateist zannedenler ile gerçek atesitleri dahi birbirinden ayırabilme yetisine sahip değilsiniz. Fakat ne kadar tuhaftır ki; burada "kelâm cihadı" yapıp 'bonus' olarak sevap biriktirme gayretlerinize ek; bilgiyi paylaşmaktan çok çok, İslamın size inceden/farkettirmeden sokuşturduğu - Cennet/Köşk/Hûri mukâbilinde -bencilliğinizi/menfaatperetsliğinizi sergilemektesiniz.
Eğer ölüm ve sonrasına dâir korkunuz; Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinin Kur'andaki tehditleri olmasaydı, demirin nereden geldiği sizi bu kadar ilgilendirir miydi ?
Kâinatın bir yaratıcısı/sahibi var ise, yarattığı kâinata nisbetle bir hiç mesâbesinde olan insanı muhatap alarak, o'nun zaaf, beklenti ve korkularını kullanmak sûretiyle kendisi için iman devşirmeye tenezzül etmez. Kur'anda cımbızla mucize aramayı bir süreliğine bırakın da; insanların kazandığı her başarıyı sahiplenen, yenilgilerinde ise onları suçlayıp kulları arkasında "tam siper" olan Arap'ın putunun komikliklerini anlamaya çalışın.
Emin olun; sizin için gerçek mûcize burada.
ZEMZEMim,biz sana ayet okuyoruz:sad:.
bakkalmahmud
09-03-2014, 01:07
şimdi bir padişah bir bahçe yaptı dediki o bahçede gezin güzellikleri temaşa edin. yalnız sizin terakki etmeniz kabiliyet kazanmanız için önünüze bazı engeller ve farklı yollar çıkacak. bunlara aldanmadan bahçeyi gezin gelin. orada herkes tamam der. bahçeye girince kimi nefsine yenik düşer kimi engellere takılır. kimi bahçe çok güzel der rahatla keyif eder. selametle çıkar. bazılarıda güzellikleri görür fakat ayağı tökezlesede yoluna devam eder sözü yerine getirir uçurum tarafına gitmez. ama güzel temaşa edememiştir. padişaha der ki bahçe güzeldi bahçe senindi ama nefsime uydum zararlı şeylerle oyalandım. padişah kendisini unutmayan bu adamı da diğerleri gibi güzel bir yere koyar.
öbürleride bahçeye girince padişah madişah yok bunları padişah yapmadı zaten öyle biriside yok bu bahçe benim istediğim şekilde davranırım diyen kısım. bahçedeki güzellikleri görmeyip farklı bir yola girdiklerinden uçuruma düşerler. padişah bunları uçurumda bırakır. inkarlarının cezasını görürler.
(nasıl oldumu dediğin kitaplardan değilde senin anlayacağın şekilde yazdım.) olayın aslı budur.
Sen bize nane okuyorsun:D,gene de iyi mücadeleler dilerim,bu arada hosda geldin.saygilar
mrdragon
09-03-2014, 01:09
Senin anlama kapasitene göre yazdım sen benim anladıklarımı anlatmak istediklerimi yazsam anlamazsın.dikkat etki senin kapasitendede olsa sana çok büyük ipuçları verdim.
Hmm anlıyorum, tanrının anlatamadığını sen anlatacaksın. Anlatmak istediklerinin seviyesi o kadar düşük ki, cehalette hayat bulur dediğime göre baştan beri işin iş azizim.
Merak ettim yine de, tanrılığa mı soyunuyorsunuz yoksa peygamberliğe mi? Ne de olsa dili olmayan bir tanrıya iman edince, elbette 5 yaşından 90 yaşına kadar herkes kendi zihnindeki tanrıyı dile döküyor.
Kolay gelsin, sizden ricam padişahınıza bir faks çekin, söz veriyorum ona klavye armağan edip interneti nasıl kullanabileceğini öğreteceğim, huriler, meyveler, develer, kılıçlar ile uğraşıp cehallette yüzmesin. Kitap yazıp derdini de anlatamıyorsa, aramızda para toplar sizlerden tanrıya özel ders aldırtırız. Belli mi olur belki tanrınız da ey sevgili kulum zemzem diyerek şükranlarını size duble huri ve bol bol yakut, zümrüt ve saray olarak sunar...
Tüm imanınız ile tüm imanlıları toplayıp dilerseniz bir yalvarın ama ben söyleyeyim buraya bakın yazıyorum her denemizde gelip okursunuz. O iman ettiğiniz tanrı bırakın bir sözü, tek bir harf yazacak, tek bir taşı yerinden kıpırdatacak durumda değil çünkü yok. Tıpkı bir zamanlar yıkılmış olan putlar gibi o da sizin hayallerinizin ötesinde değil..
Sayın gordion kaç post attınız bugüne kadar? Kaç tanesi silindi? Kaldı ki hiçte hakim olmadığınız bir alanda yazı yazıyorsunuz.
Bakın tartışma dediğiniz bir fikir içerir. Bir araştırma bir emek gerektirir. Aynı postları kopyalayıp yapıştırma değil.
Zemzem'in yazılarını da okuyorsunuz paylaştığı linkteki videoları da izliyorsunuz. Benzetmeniz bile komedi ama.
Acaba neden zemzem'in kendi iradesi ile bir başlık açmasına yardımcı olmuyorsunuz? Kuran'a tamamen ters fikirleri olsa da, bir hristiyan bismarck'ı büyük filozof yapıp Muhammed'in ayaklarına kapatacak kadar leyla modunda akıl ve mantık artı gerçekten bir o kadar uzak iletileri kopyalayıp paylaşsa ve hiç farkına varamayacak bir cehallette yüzse de, sonuç itibari ile özgürce kendisince fikrini paylaşıyor.
Ben analitik düşünceyi başaramayan ve belli bir seviyenin üstüne çıkamayan insanlar adına fazla da umut beslemem. Cehalet genelde tembel ve körelmiş zihinleri esir alır. Bu nedenle dinler totalde her memlekette etkilidir. Bilim ve eğitim yaygınlaşmadıkça da hayal kitaplarının kölesi olmaları ve bu uğurda inandıkları kitaba dahi tezat tutumlar ile tanrılar sentezleyip piyon misali tekrar etmeleri kaçınılmaz oluyor.
Neden müslüman toplumların bu denli geride kaldığını hala anlayamadınız değil mi? Nedeni ne yazık ki sizlersiniz.
Bu arada Allah istedi ve oldu ironik bir yaklaşımdır. Din adına Allah dilemeseydi acaba yazı kaldırılabilir miydi? En azından zemzem 2 saat yazı yazdığını ama bir hata oluştuğu için yazının iletilemediğini söyleyip, hayırlara vesile olsuna getiriyor da, siz neden bir yöneticinin sildiği mesajda Allah'ın takdirinin de bu yönde olacağına dair hayale sarılmıyorsunuz merak ettim şimdi.
İnancınızın temelinde putperestlik varsa yapacak birşey yok azizim. İman ettiğiniz tanrı hariç hayalleriniz konuşmaya devam edecek biriniz a derken diğeriniz z diyecek. Tanrı ise daha alfabeyi öğrenemedi...
bismarkın islamiyetle ilgili sözleri internet sitelerinde mevcut. bunu tasdik edende İranlı bir ateist. bu arkadaşıda tesadüf saçmalığı konusunda ikna ettim. sıra kitaba peygambere imana getiriyorum. ha bu adam basit değil zist, jenetik okumuş, üç dört kişiyi imandan çıkarmış birisi. İnşallah yakında o yoldan çıkardıklarına (gurur yapmazsa) ben yanılmışım deyip hatalı olduğunu söyleyecek ve geri islama girmelerini sağlayacak. çok emek sarfettim. ama değiyor. yeterki ateşte yanmasın. sizlerle birebir konuşsak sizleride ikna ederdik Allahın izniyle. Allah bizimle beraberdir. ilim bizimle beraberdir. (bu damarınıza dokunur ama doğrusu bu) keşfeden küffarda olsa farketmez.
Kuran denklemini çözmek mi istiyorsun? Çok basit kendini 1400 yıl öncesindeki bir bedevinin yerine koy ve empati kur.
Bu kadar basittir aslında kuran mantığı da, sizlerin mantığı bunu bile algılamaktan bir o kadar uzak azizim.
Daha önce güneş içinde demiştim; bilgi sahibi olmayan bir çocuğa(hele bir de çöldeyse) güneşi ve ayı izletin. Kısa sürede size der ki; güneş ve ay bir yörünge de dolanıyor. Şayet dünya dolanıyor ve dönüyor dese ona işte alim deriz. Oysa gözün gördüğü yanılgıları dillendiriyorsa, işte biz ona çocuk ve bilgisi yok deriz. (konu ile ne alakası var şimdi.)
Ayet tüm bulutlar ağırdır demiyor. Yağmur yüklü bulutlar ağırdır demekte,
Peki onları diğer bulutlardan ayırıp ağırlaştıklarını düşündürten nedir bizim sevimli araplara?
Onu da ayetin devamı veriyor zaten, çünkü onlar yağmur taşıyorlar, koca su kütlelerini taşayan bulutlar nasıl hafif olsun değil mi ama? Suyun ağırlığını bilmeyen insan mı var koca beldeye o kadar su taşıyan buluta hafif dese yuh derdik.
Tabi kuran tabanında da yağmur yüklü olduklarını belirtmek için de ağır sıfatı kullanılmış olabilir. Yazarının ruhunu çağırıp sormak gerekir neden agam böyle yazdın diye değil mi?
Bunu bile göremeyecek kadar beyinlerinizi kilitleyin, sonra neden mrdragon müslümanlık sağlığa ve zihinlere zararlıdır diyor desinler...
güneş ve ay'ın konu ile bir alakası yok, zaten vermeye çalıştığın örnek de yanlış..çocuk her türlü çıkarımda bulunabilir kaldı ki güneş ve ay'da belli bir yöne doğru akmaktadır, yani oldukça talihsiz bir örnek olmuş.bizi beyinleri kitlenmiş olarak gören acaba bu talihsiz örneği verirken beyni nerede sormak lazım.
ağır bulutlar ifadesi de o devir için önemli bir söylemdir, Kuran yavan bir kitap olsa o bulutların ağır olmasından bahsetmezdi.
Sizde mantıktan zerre eser yok diyebilirim. Öğrencim değilsiniz ama bu kadar temel mantığı ile anca kahvehanede ilkokul diploması alamamış insanlara hitap edebilirsiniz.
Mantık nasıl işletilir;
Beni bırak kurana göre düşen yaprağın tüm hareketlerini de biliyor ama kuran hiçte böyle olmadığını gayet net gösteriyor.
Yani ortaya bir iddia atıyorsunuz ama bunu destekleyen tek bir veriniz dahi yok.
Öğretmen ortalama bir fikir sahibidir ama bu fikir mutlaklık değildir. Hali ile hiç beklemediğin bir öğrenci seni sınavda yanıltabiliyor. Sonuç itibari ile her öğrenci kendi potansiyelini de öğretmene göstermek zorunda değildir. Düşüncelerde davranışlarda özgürdür ama sizin zihinler kesinlikle esir.
Peki şimdi sen sevimli arkadaşım aciz kul, koca yaratıcıyı karşında görüpte ona hesap mı soracaksın? Hani dilediğini yapan, dilediği anda istediğini değiştirebilen bir güce ibadet et herşeyi bildiğini kabul et efendim insan olarak ona doğrudan hesap soracağına inan. Kalp kaslarınız fazla kasıldı sanırım.
Harbi birde çocukken giden sevimli torpillilerimiz var değil mi ama. Onları doğrudan imtihansız cennetine kabul eden sevimli bir puta tapmaya devam edin. Bizim kalpler sizin ise beyinler mühürlü desem kuran ironisi yaparak anlayana...
Onun böyle birşeye ihtiyacı yok çünkü o yok, ama sizin var. Hayalinizde bir tanrı olunca boyuna abidik gubidik sözler sarf edip bunu tanrıya yamıyorsunuz. Tabi yine de iman ettiğiniz hayaletin bir şekilde ihtiyacı olmasada defalarca bir insana sarılıp dilinden döküldüğünü arada kitapta yazdığını ihmal ediyorsunuz.
Oysa ihtiyacı olmayan tanrı modeli, zaten sanatını yapmıştır ve herşeyi tam da olmasını istediği gibi yaptığından müdahale etmez. Ne olacağını da biliyorsa hele oturup hiç kalp ile fikir üretmek üzerinde kafa patlatmaz.
Yokluktan tanrı üreten zihinlerinize sağlık ama bu mantık ile karadeniz fıkralarına dönecek sizin iş.
Şeytan kim? Allah kim? İkisi de bir masal kitabının hayali karakterleri de o kitaba göre insanı daha iyi tanayan ve bir çırpıda bak e sevgili tanrı, sen insanı benden üstün tuttun cennete koydun ama ben insanın ne mal olduğunu bildim. Seni gördükleri ve bildikleri halde, tek bir meyveye anında sattırdım hemde kovulduğum cennete kaçak girerek vesvesemi vererekten demiştir. Pazarlık edip müddet aldığından da, sizin inancınıza göre fırıncı ve sadizmin doruklarında yaşayan sevgili tanrı milyarlarca odun insan üretmiştir.
Hali ile ısınması gerek soğuktur belki oralar ama yakmak yetmez sonsuz işkencede şart azizim. Size bol bol tatlı uykular, dua edin de çok sevdiğiniz çocuklarınız olursa, bir gün Allah'a inanmazlarsa siz cennette huriler ile eğlenirken onlar cehennemde yanmasınlar. Olmayan vicdanlarınız o zaman da sızlamayacaksa yapacak birşey yok azizim..
çocukken giden torpillilere sıra gelecek sadece kısa şunu söyleyeyim. sen temyiz yaşına ermeden ölseydin kafir olmayacaktın. belkide anana, babana (Müslüman olarak öldülerse Allah Rahmet eylesin yaşıyorlarsa Allah hayırlı ömürler nasip eylesin) şefaatçi olurdun.
Kainattaki kitap ile dinlerin tanrısına gidemezsiniz azizim.
Bakın en basitinden Einstein içinde bir nevi tanrı vardır. Temel olarak evrenin işleyiş mekanizmasının kurallarına hayranlığı açığa çıkmıştır.
Buna karşın, Einstein için dinler çocukça birer masal olmaktan öteye geçmemiştir.
Her put, zaten evrenin ve yasaların, bilinmezlerin işleyişine yönelik çözülmeyen denklemlerin arkasına tüm bunların sahibi olarak atanır. Her put zihinlerde yaşayıp yok olmaya da mahkumdur.
Siz ille de mutlak bir güce iman edecekseniz, onu akıl ve ilimde, vicdanda arayın ki, vatana millete ve insanlığa hayrınız dokunsun. En azından ilkel kabileler gibi yaşayıp düşüncelerinizi esir etmek yerine beyin fırtınası yaratırsınız.
kainat kitabının sahibi sanatkarı mı bilir yoksa siz mi? bak açık yüreklilikle şunu söyleyeyim. varsayım tez teori her neyse kesinleşti dediğiniz okullarda okutulan her ne yanlış fikir varsa. geçici fikirdir zamanla iptal olup doğru fikirler ortaya konacaktır. ve zamanı çok yakındır. altın çağda gelecek insanlar huzur içinde yaşayacak buna inanın. ve o zaman bu notumu hatırlayın. bunlarda damarınıza dokunacak ama doğruyu söylemek zorundayım.
Risale-i Nur kuran tabanında da sapkınlıktır ama o sizin işiniz Said-i Nursi'nin yazım dilini dahi dikkate almadan copy pasteler yaptığınız için neden size çaylı abi etrafında sohbetlerin kimlere işleyeceği göndermesini yaptığımı anlamamanız doğal olandır da,
Ben söyleyim siz düşünün. Said-i Nursi tabanlı bir metni yumuşatmadan paylaşırsanız 1000 kişiden 2 kişi anca okur. Onu dahi düşünememenizin nedenini merak ediyorsanız yıkanmış zihninize bakmanız gerekir.
Bu ülkede eğitimin tabanına dinamiti attılar ne yazık ki. Özellikle mistik doğu tabanında yaşayan insanların çok ciddi devrimlere ihtiyacı var.
Bu arada benden bu kadar; size kendimle ilgili bir gerçeği söyleyeceğim ama onu da anlamayacaksınız.
Burada aslında fikir bazında oldukça değerli insanlar yer alıyor ve oturup bir çoğu ile oldukça dolu konularda saatlerce yazışmayı tercih ederdim. Oysa sadece onları okurken özellikle en boş ve gereksiz iletiler ile gelen müslümanların sürekli ileti paylaşmalarını sağlamak adına ironi yapıyorum.
Onlar hiç farkında olmasalarda en azından aklı sorgulamaya yönelmiş ve uzaktan takip eden nice insana inancın düşünceleri ne denli baltaladığını canlı olarak kanıtlıyorlar.
Yine de içlerinden kimisi vicdan + bilim ile kuran içerisinden uygun ayetleri seçerek aslında düşünen insana da hitap edebiliyor. En azından bütünsel değil ama fikir tabanında ayetleri doğru sıraladıklarında üzerindeki makyajlar ile kuran algoritmasına hakim olmayan insanlara seslenme şansları yüksek, daha modern bir din sentezleyebiliyorlar ama muhtemelen sizleri görünce onlarda kuran ve sünnetin imanlı üzerindeki uyuşturucu etkisini kavrayabiliyorlardır.
sizde maneviyat olmadığı için bazı şeyleri anlayamzsınız. Bu kitaplar Kuranı kerimin tefsiri kelimeler değişse anlam kaybolur. ve o manevi tedavi etkisi az olur. ama hatipliğiniz iyi ya hemen tıp öğrenmeye mecbur değilim demeye başlıyorsunuz. lafı gerçek anlamından başka manalara çekip eğip büküyorsunuz.
Dogrunun, gercegin bir santim bile yakininda degilsin, tamamen bir masal dunyasinda yasiyorsun, daha cok icmen gerekecek hakikat pinarindan.
Kabahat sende degil, seni bu derecede cahil birakan din tacirlerinde; mallarini iyi sattiklarina suphe yok.
mrdragon
09-03-2014, 01:47
güneş ve ay'ın konu ile bir alakası yok, zaten vermeye çalıştığın örnek de yanlış..çocuk her türlü çıkarımda bulunabilir kaldı ki güneş ve ay'da belli bir yöne doğru akmaktadır, yani oldukça talihsiz bir örnek olmuş.bizi beyinleri kitlenmiş olarak gören acaba bu talihsiz örneği verirken beyni nerede sormak lazım.
ağır bulutlar ifadesi de o devir için önemli bir söylemdir, Kuran yavan bir kitap olsa o bulutların ağır olmasından bahsetmezdi.
Pardon ama yeryüzünde hangi insan güneşin doğup battığı batınların yıllar sonra değiştiğini görmüş? Mevsimsel küçük kaymalar ile birlikte asırlar boyunca güneş aynı dağın arkasından doğup aynı yerden batıyor. Bunu büyük büyük dedesi de öyle biliyor. Hamdullah abisi de teyzesi de nenesi de kölesi de....
Yani efendim, günler aylar yıllar boyunca siz güneşi farklı bir yerde aramıyor eviniz belli bir saatte güneş alsın diye de pencereleri ona göre açıyorsunuz :p
Bu insanlığın bilnlerce yıldır bildiği en ilkel bilgilerden biridir. Görsel olarak yerdeki gözlemci için güneş muntazam bir yörüngede akıp gitmektedir.
Yağmur taşıyan buluta ağır denmesinin neresi büyük söylem?
Bakın; Kürtübi tefsirinden alıntı: (kürtibi ne zaman yaşamış kimdir inceleyin.)
Yüce Al*lah'ın: "Nihayet bunlar, ağır yüklü bulutlan kaldırınca..." buyruğunda geçen ve "bulut" anlamındaki; kelimesi hem müzekker olarak hem de müennes olarak kullanılır. Çoğulu ile tekili arasında sonuna "be" (yu*varlak "te") alan bütün kelimeler de böyledir. Bunun, tekil bir kelime ile sı*fatının yapılması da caizdir. Mesela: "Ağır bulutlar" denile*rek ağır kelimesi tekil olarak da çoğul olarak da getirilebilir. Buyruk da: Rüzgârlar su ile ağırlaşmış bulutları taşıyınca, anlamına gelir.
Bu da Fahruddin Er Razi;
Cenâb-ı Hakk'ın, "ağır ağır bulutları" tabirinn anlamı, "su ile ağırlaşmış bulutlan" şeklindedir. Sehab kelimesi, sehabe kelimesinin çoğuludur. Bu*na göre anlam "Bu rüzgârlar, içindeki sularla ağırlaşmış oian bulutları yüklenip taşıdığı zaman..." şeklinde olur. Bunun manası şudur: Taşıdığı büyük sular sebebiyle yoğun ve yaygın bulutlar, havada asılı kalırlar. Çünkü Cenâb-ı Hak. hikmeti mucibince, rüzgârların (onları) şiddetli bir biçimde harekete geçirmesine hükmetmiştir. Rüzgârlardaki bu şiddetli hareketler vasıtasıyla da, pek çok faydalar meydana gelir:
Bulutları ağırlaştıran taşıdıkları sudur ayete göre zaten oldukça açıktır. Ben yine de araştırmacı kimliğim ile gidip eski tefsirciler bu konuda tartışmış mı diye bakayım dedim.
Siz açık olan ayeti de inkar edip aslında kuran tabanında dahi şirke girmektesiniz. Sırf ayeti yontacağım diye tanrı sözü diye varsaydığınız ayetleri anlamadan kafanıza göre üfürün. Cehaletiniz açığa çıkınca da kıvırın.
Yaratıcı'yı bir masaldaki hayal kahramanına benzetmek , sizin nasıl bir hayal aleminde yaşadığınızı gösterir.
kendinizi kandırmayın.
bu dünya bir masal değil,
ve hayal kahramanları da koskoca bir evreni yaratamaz.
saçma örneklerle aklınız sıra kendinizi kandırmayın, size tavsiye.
şimdi sadece islam değil tüm dinlerin ortak görüşü o torbaya rasgele bir şeyler koyup çalkalayıp ortaya bir eser çıkması. ya da çıkmaması
doğa da atomun 4 temek kuvveti vardır
atomların bu 4 temel kuvvetinden kaynaklanan kendiliğinden şekiller oluşur.
gök yüzündeki kar taneleri yağmur damlaları çok fazla soğuğa maruz kaldığında su o 4 temel kuvvet sayesinde kara dönüşür.
su tanecikleri birleşirken belli bir simetri yasasına göre kendi çekim gücüne göre birleşir ortaya rastkele 6 gen şekiller çıkar.
(şimdi siz buna allah yarattı allah her kar tanesi ile tek tek ilgileniyor diyecek)
ortada bir yaratıcı var sizlerle tartışmak mümkün değil zaten istediğiniz herşeyi ona bir güzel yaptırıyorsunuz. o yaratıcıya istediğiniz kadar güç ekleyebiliyorsunuz.)
yani bir simülasyon oyununda siz /god mode on hilesini açıp oyun içinde duvardan geçme havada uçma her yeri görme hileleri açık bir şekilde bizim ile oynuyorsunuz.
ilk amino asitlerin nasıl bir araya geldiğini?
o amino asitlerin nasıl porteini oluşturduğunu?
ve hangi şartlarda kaç kere denendiğini biliyor musunuz?
dünya 5.5 milyar yaşında ve ilk hücrenin oluşması 2 milyar yıl sürdü
bu 2 milyar yıla her türlü felaketi ekle
bazı kendini bilim adamı sanan felsefeciler proteinin oluşmasını kendi kafalarınca bir matematik hesabı yaparak absürt bir rakam çıkardılar.
fakat fizikte öyle değil atomlar bir birleri ile birleşirken belli bir kuvvete göre belli bir kurala göre belli bir şekilde birleşirler.
o torbanın içindeki helikopter oluşmaz fakat çok uzun sarmallar oluşur bu sarmallar hücreyi meydana getirir. bu da bir fizik kuralıdır.
ve sadece tek bir kere denenmedi bu protein oluşumu dünyanın her bir metre küpünde, her bir saniyesinde, tam 2 milyar yıl boyunca tek tek sanki bir piyango çekilişi gibi oluşumlar oldu.
nasıl bir süper lotonun size çıkması hayatınız boyunca her hafta 1000 bilet alsanız bile size çıkma olasılığı 2500 yılda 1 dir.
fakat her hafta birileri kazanıyor değil mi ?
o zaman o torbanın içindeki helikopteri her hafta birileri denk getiriyor demektir.
Yani o videoda o vatandaşın bana böyle bir şeyin olmayacağını kanıtlaması için
adam* 5.972.000.000.000.000.000.000.000*60*60*24*365*2.0 00.000.000 kere denemesi gerekiyor.
big bang olayının yaratıcısı kim bu oluşan kodlama denilen 1,618 rakamı ne. niye aynı formülle devam ediyor. TESADÜF MÜ bırakın bu tesadüfü kolay olan varken siz imkansızın peşinde koşuyorsunuz. ilme karşı değiliz.
Üstad bediüzzamanın dediği gibi bizim düşmanımız: cehalet, zaruret, ihtilaftır. Bu üç düşmana karşı sanat, marifet, ittifak silahıyla cihad edeceğiz.
Bu tip "İşkembe-i Kübrâ"dan sallamaları boş ver de, diğer başlıkta sorduğum "İman-teslimiyet" farkıyla ilgili soruma cevap ver muhterem. Sorum havada kalmış cevap beklerken sen, başka tarafa bakıp "ıslık" çalıyor, üstüne hiç sıkılmadan meydan okuyorsun.
Ya samimi değilsin; burada aklınca geyik muhabbeti yapıyorsun.
Ya da ne dediğini bilemeyecek kadar Muhammed'in prangasına kilitlenmişsin.
Bultların ağırlığını 1400 sene önce söyleyen Allah, önce göğü mü yoksa yeri mi yarattığına da bir karar verebilmiş olsaydı keşke.
Nâziat Sûresi
27-28. Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
29. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
30. Ardından yeri düzenlemiştir
Bakara: 29
O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
*
Allah'ın aynı kararsızlığı, kâinatı kaç günde yarattığına dâir üfürmelerinde de kendisini gösterir.
Kâf Sûresinin 38 . Ayetinde
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Hadîd Sûresinin 4 . Ayetinde
O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a2 kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
A’râf Sûresinin 54 . Ayetinde
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a10 kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
Yûnus Sûresinin 3 . Ayetinde
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a2 kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o, Rabbiniz Allah’tır. O halde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?
Hûd Sûresinin 7 . Ayetinde
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.
Furkân Sûresinin 59 . Ayetinde
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a4 kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!
Secde Sûresinin 4 . Ayetinde
Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a2 kurulandır. Sizin için ondan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
Bu âyetlere bakılcak olursa gökler ve yer altı günde yaratılmış.
Fussilet sûresine bakılacak olursa, bu süre sekiz gün!...
9 - De ki: "Siz yeri iki günde yaratanı gerçekten inkâr edip duracak mısınız? Bir de O'na eşler koşuyorsunuz ha? O bütün âlemlerin Rabbidir."
10 - O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
11 - Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.
12 - Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
*
Bırakın Yaratmayı iyi bir yönetmen/rejisör bile değildir.
Kurduğu tiyatroda oyuncuların rollerini karıştırır.
Aynı sözü bir "mübârek" sûresinde Firavn'a;
Diğer bir "mübârek" sûresinde ileri gelenlere söyletir.
Şuara;
33 - Elini çıkardığında bakanlara bembeyaz görünüverdi
34 - Firavun, çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
35 - "Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"
Â'raf;
108. Elini çıkardı, ne görsünler, o, bakanlara bembeyaz parlıyordu.
109 - Firavun'un kavminden ileri gelenler, "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdır." dediler.
110 - O, sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. (Firavun): "O halde siz ne diyorsunuz?" dedi.
---------------
'Bulutların ağırlığı'nı bilen Allah, göğü de dünyanın tavanı zannedip, "direksiz yarattım" der. Siz mucize edebiyatı ile anca kendi şüphelerinizi izâle etmeye uğraşıyorsunuz. Samimi niyetle Tanrı'yı arayan ömrünü bu arayışla geçiren, hemen bütün dinleri inceledikten sonra ateist olan insanları siz iknâ edemezsiniz. Onlar bu yazdıklarınıza sadece müstehzi bir tebessümle yaklaşırlar.
Siz; içinde yaşadığı/yetiştiği çevrenin dinsel hassasiyetlerinin olmaması nedeniyle, inanca karşı ilgisiz kalan, bu noktada boş yetişen, içine düştüğü bu boşluğu ateizm, kendisini de ateist zannedenler ile gerçek atesitleri dahi birbirinden ayırabilme yetisine sahip değilsiniz. Fakat ne kadar tuhaftır ki; burada "kelâm cihadı" yapıp 'bonus' olarak sevap biriktirme gayretlerinize ek; bilgiyi paylaşmaktan çok çok, İslamın size inceden/farkettirmeden sokuşturduğu - Cennet/Köşk/Hûri mukâbilinde -bencilliğinizi/menfaatperetsliğinizi sergilemektesiniz.
Eğer ölüm ve sonrasına dâir korkunuz; Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinin Kur'andaki tehditleri olmasaydı, demirin nereden geldiği sizi bu kadar ilgilendirir miydi ?
Kâinatın bir yaratıcısı/sahibi var ise, yarattığı kâinata nisbetle bir hiç mesâbesinde olan insanı muhatap alarak, o'nun zaaf, beklenti ve korkularını kullanmak sûretiyle kendisi için iman devşirmeye tenezzül etmez. Kur'anda cımbızla mucize aramayı bir süreliğine bırakın da; insanların kazandığı her başarıyı sahiplenen, yenilgilerinde ise onları suçlayıp kulları arkasında "tam siper" olan Arap'ın putunun komikliklerini anlamaya çalışın.
Emin olun; sizin için gerçek mûcize burada.
öncelikle bu sorudan başka tuzaklara çekmek istediğinizi anlıyorum Allahın izniyle her soruya cevap verilir.
İman teslimiyeti gerektirir.
Pardon ama yeryüzünde hangi insan güneşin doğup battığı batınların yıllar sonra değiştiğini görmüş? Mevsimsel küçük kaymalar ile birlikte asırlar boyunca güneş aynı dağın arkasından doğup aynı yerden batıyor. Bunu büyük büyük dedesi de öyle biliyor. Hamdullah abisi de teyzesi de nenesi de kölesi de....
Yani efendim, günler aylar yıllar boyunca siz güneşi farklı bir yerde aramıyor eviniz belli bir saatte güneş alsın diye de pencereleri ona göre açıyorsunuz :p
Bu insanlığın bilnlerce yıldır bildiği en ilkel bilgilerden biridir. Görsel olarak yerdeki gözlemci için güneş muntazam bir yörüngede akıp gitmektedir.
Yağmur taşıyan buluta ağır denmesinin neresi büyük söylem?
Bakın; Kürtübi tefsirinden alıntı: (kürtibi ne zaman yaşamış kimdir inceleyin.)
Bu da Fahruddin Er Razi;
[/FONT]
Bulutları ağırlaştıran taşıdıkları sudur ayete göre zaten oldukça açıktır. Ben yine de araştırmacı kimliğim ile gidip eski tefsirciler bu konuda tartışmış mı diye bakayım dedim.
Siz açık olan ayeti de inkar edip aslında kuran tabanında dahi şirke girmektesiniz. Sırf ayeti yontacağım diye tanrı sözü diye varsaydığınız ayetleri anlamadan kafanıza göre üfürün. Cehaletiniz açığa çıkınca da kıvırın.
mesaj yazdıkça başka başka mucizeleri açıklıyrosunuz.
evet asırlar boyunca güneş aynı yerden doğup aynı yerden batıyor..ne kadar büyük bir düzenek hiç şaşmamış değil mi?
güneşin doğmasına = 1
güneşin batmasına da = 0 dersek..
asırlardır 1-0-1-0-1-0-1-0-1...şeklinde sıralanış bir düzenek ifade eder..hiç şaşmadan devam etmiş..
ha unutmadan bir de yılın gündönümlerini de hesaba katarsak yani k.kutbu için her senenin 21 haziranında en uzun gün yaşanıyor, hiç 20 haziran en uzu ngün olduğu olduğu vuku bulmuş mu? hayır.
21 haziran'a da = 2 dersek, asırlar boyu 1-0-1-2-1-0-1-2-1-0-1-2..şeklinde devam etmiş..
haa 21 aralık'ı unuttuk mu? han en uzun gece..hiç şaşmadan..20 aralık veya 19 aralık olmadan.
unuttuk tabi onu da yazalım mı?
yazsak düzeneği görecek misiniz ondan yine emin değilim aslında..3'ü yani 21 aralık'ı da siz yazın..
ha 21 mart - 23 eylül ne olacak?
konu dışı oldu ama bence örnek verirken kendinizi de düşünün, bu kadar talihsiz örnekler vermeyin.
valla daha şu düzeneğe mantıklı yorum yapamayanlar beni kafir olmakla suçlamış yine :) Kuran ayetlerini inkar etmediğiniz müddetçe üzerinde her türlü yorumu yapabilirsiniz, 1400 yıl önce bulutların ağırlığı'ndan bahseden Allah'a hamd olsun.
Bilge Engin
09-03-2014, 02:01
Vay bu başlık ilerlemiş, millet inci seviyormuş anlaşılan.
Zem zem, hala kayda değer bilgi verememişsin. Hadi bakalım zor olanı yaparak burada kendi fikirlerini yazmaya başla 10 sayfa dayanırsan tebrik edeceğim.
Gordiyon seni ayrıca tebrik ederim
Yaratıcı'yı bir masaldaki hayal kahramanına benzetmek , sizin nasıl bir hayal aleminde yaşadığınızı gösterir.
Mükemmel bir algı yönetimi doğrusu.
bir cümlede yaratıcıyı gerçekleyip, masaldan ayırıp, masal hayal kahramanlarını farklılaştırıp, meteryalist bir yaklaşım olan ateizmi hayal alemi ile eşleştirip cümleyi bitirmişsin.
Oeki bu tek boynuzlu görünmez pembe at'a (s.a.v) ne diyorsun? Sakın ona da hayal kahramanı deme çünkü uçan sıpagetti canavarı kadar etkili bir yaratandır. Yok ona hayal kahramanı diyorsan aradaki farkı mutlaka çok ciddi bir şekilde ortaya koyabilecek bilgiye haizsindir, burada paylaşırsan hepimizi bilgilendirmiş olursun.
Saygılarımla...
Bu tip "İşkembe-i Kübrâ"dan sallamaları boş ver de, diğer başlıkta sorduğum "İman-teslimiyet" farkıyla ilgili soruma cevap ver muhterem. Sorum havada kalmış cevap beklerken sen, başka tarafa bakıp "ıslık" çalıyor, üstüne hiç sıkılmadan meydan okuyorsun.
Ya samimi değilsin; burada aklınca geyik muhabbeti yapıyorsun.
Ya da ne dediğini bilemeyecek kadar Muhammed'in prangasına kilitlenmişsin.
Bultların ağırlığını 1400 sene önce söyleyen Allah, önce göğü mü yoksa yeri mi yarattığına da bir karar verebilmiş olsaydı keşke.
Nâziat Sûresi
27-28. Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Ki onu Allah bina edip yükseltmiş ve ona şekil vermiştir.
29. Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü aydınlatmıştır.
30. Ardından yeri düzenlemiştir
Bakara: 29
O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
*
Allah'ın aynı kararsızlığı, kâinatı kaç günde yarattığına dâir üfürmelerinde de kendisini gösterir.
Kâf Sûresinin 38 . Ayetinde
Andolsun, gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları altı günde (altı evrede) yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı.
Hadîd Sûresinin 4 . Ayetinde
O, gökleri ve yeri altı günde (altı evrede) yaratan, sonra Arş’a2 kurulandır. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni, oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle beraberdir. Allah bütün yaptıklarınızı hakkıyla görendir.
A’râf Sûresinin 54 . Ayetinde
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a10 kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
Yûnus Sûresinin 3 . Ayetinde
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan, sonra da Arş’a2 kurulup işleri yerli yerince düzene koyan Allah’tır. O'nun izni olmaksızın, hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte o, Rabbiniz Allah’tır. O halde O'na kulluk edin. Hâlâ düşünmüyor musunuz?
Hûd Sûresinin 7 . Ayetinde
O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratandır. Böyle iken “Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz” desen, inkarcılar “Mutlaka bu apaçık bir büyüdür” derler.
Furkân Sûresinin 59 . Ayetinde
Gökleri ve yeryüzünü ve ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a4 kurulan Rahmân’dır. Sen bunu haberdar olana sor!
Secde Sûresinin 4 . Ayetinde
Allah, gökleri ve yeri, ikisi arasındakileri altı gün içinde (altı evrede) yaratan sonra da Arş’a2 kurulandır. Sizin için ondan başka hiçbir dost, hiçbir şefaatçi yoktur. Hâlâ düşünüp öğüt almayacak mısınız?
Bu âyetlere bakılcak olursa gökler ve yer altı günde yaratılmış.
Fussilet sûresine bakılacak olursa, bu süre sekiz gün!...
9 - De ki: "Siz yeri iki günde yaratanı gerçekten inkâr edip duracak mısınız? Bir de O'na eşler koşuyorsunuz ha? O bütün âlemlerin Rabbidir."
10 - O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.
11 - Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yerküreye: "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." dedi. Her ikisi de: "İsteyerek geldik" dediler.
12 - Böylece Allah onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu. Her göğe kendi işini bildirdi. Biz en yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
*
Bırakın Yaratmayı iyi bir yönetmen/rejisör bile değildir.
Kurduğu tiyatroda oyuncuların rollerini karıştırır.
Aynı sözü bir "mübârek" sûresinde Firavn'a;
Diğer bir "mübârek" sûresinde ileri gelenlere söyletir.
Şuara;
33 - Elini çıkardığında bakanlara bembeyaz görünüverdi
34 - Firavun, çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
35 - "Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"
Â'raf;
108. Elini çıkardı, ne görsünler, o, bakanlara bembeyaz parlıyordu.
109 - Firavun'un kavminden ileri gelenler, "Muhakkak bu çok bilgili bir sihirbazdır." dediler.
110 - O, sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor. (Firavun): "O halde siz ne diyorsunuz?" dedi.
---------------
'Bulutların ağırlığı'nı bilen Allah, göğü de dünyanın tavanı zannedip, "direksiz yarattım" der. Siz mucize edebiyatı ile anca kendi şüphelerinizi izâle etmeye uğraşıyorsunuz. Samimi niyetle Tanrı'yı arayan ömrünü bu arayışla geçiren, hemen bütün dinleri inceledikten sonra ateist olan insanları siz iknâ edemezsiniz. Onlar bu yazdıklarınıza sadece müstehzi bir tebessümle yaklaşırlar.
Siz; içinde yaşadığı/yetiştiği çevrenin dinsel hassasiyetlerinin olmaması nedeniyle, inanca karşı ilgisiz kalan, bu noktada boş yetişen, içine düştüğü bu boşluğu ateizm, kendisini de ateist zannedenler ile gerçek atesitleri dahi birbirinden ayırabilme yetisine sahip değilsiniz. Fakat ne kadar tuhaftır ki; burada "kelâm cihadı" yapıp 'bonus' olarak sevap biriktirme gayretlerinize ek; bilgiyi paylaşmaktan çok çok, İslamın size inceden/farkettirmeden sokuşturduğu - Cennet/Köşk/Hûri mukâbilinde -bencilliğinizi/menfaatperetsliğinizi sergilemektesiniz.
Eğer ölüm ve sonrasına dâir korkunuz; Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinin Kur'andaki tehditleri olmasaydı, demirin nereden geldiği sizi bu kadar ilgilendirir miydi ?
Kâinatın bir yaratıcısı/sahibi var ise, yarattığı kâinata nisbetle bir hiç mesâbesinde olan insanı muhatap alarak, o'nun zaaf, beklenti ve korkularını kullanmak sûretiyle kendisi için iman devşirmeye tenezzül etmez. Kur'anda cımbızla mucize aramayı bir süreliğine bırakın da; insanların kazandığı her başarıyı sahiplenen, yenilgilerinde ise onları suçlayıp kulları arkasında "tam siper" olan Arap'ın putunun komikliklerini anlamaya çalışın.
Emin olun; sizin için gerçek mûcize burada.
burdaki sorularınız genelde aynı olduğu için ilimle ilgili bilgilerimi birinizin cevabına yazdım.
bulut.. kainatı yarattı senin biliminin keşfettiği ve kaşfedeceği herşeyi.
ya sen aklına niye tapıyon o akılı elinden alsa ne yaparsın. sen kendini bile idare edemiyorsun. gözüne kalbine nefes almana bile hakim değilsin. buncakainattaki olayları isim ve sıfatlarıyla her daim idare enen bir yaratıcı var. sen halen tesadüfünüzü yerle bir eden yazıyı okumadın herhalde yada okudun aradan zaman geçip unutulmasını mı sağlamaya çalışıyorsun.
cengaverlerinizden birisi biz mutlak genişleticiyiz ayetini verirken kendi delilini bilmeden paylaştı. hasan basri çantay ve videoda o apaçık görülüyor. sadece ayetleri alıp oraya buraya eğip büküyorsunuz.
hep yaptığınız bu.
mrdragon
09-03-2014, 02:10
Yaratıcı'yı bir masaldaki hayal kahramanına benzetmek , sizin nasıl bir hayal aleminde yaşadığınızı gösterir.
kendinizi kandırmayın.
bu dünya bir masal değil,
ve hayal kahramanları da koskoca bir evreni yaratamaz.
saçma örneklerle aklınız sıra kendinizi kandırmayın, size tavsiye.
Şayet hiç kimsenin görmediği hayali bir karakteri, insan eli ile nesilden nesile ulaştırılmış bir kitaptan bir insanın dilinden dökülen kelimelere istinaden okuyorsanız o masal kahramanıdır. Siz inanıp onu gerçek kılmak isteyebilirsiniz.
Yüzüklerin efendisini okuyan hamdi abi de gandalfı gerçek kılmak istemişti aynı hesap.
Ama yok yaratıcı var da ona masal kahramanı mı diyor mrdragon? Hayır belki de yaratıcı vardır bilemem ama onu bir masal kitabının içine hapsedip insan dilinden dökülmeye muhtaç bıraktıkça bence varsa da ona en büyük hakareti dindarlar yapıyor diyorum.
Hayal kahramanlarının koskoca bir evreni yaratamayacağı da gerçektir. O yüzden arapların hayali putunu bu evrene ortak edenleredir lafım.
Dersiniz ki, sizin yaptığınız inancımıza saygısızlıktır. Ben de derim ki, inancınızın temelinde mutlak ve herşeye hakim bir tanrı imajı varken o dahi sesini çıkartmıyorsa, dilediği zaman dilediğini yapmaya gücü de yetiyorsa, bence hiç sinirlenmeyin. Sizi bunca söze yönelten aslında tüm benliğinizde inancınızdaki tanrının sonuna kadar pasif kalacağını bilmenizdir.
Sevgili knowledgethewisdom; burada sana seslenmeyi tercih ediyorum. Bence tüm enerjini ateist, deist ya da dinsizlere değil de, çoğu zaman karşına çıkan bu tarzdaki inançlılara yöneltmen gerekiyor.
Nice islam düşüncesi altında yaşayan insan tanıyabilirsin ama çoğunluğunun zemzem ve gordion gibi olduğunun da farkına varman gerekir. En azından düşünen insan adına inancına en büyük zararı onların vereceğini görüyor olmalısın....
Allahu teala hicbirsey bilmez, cunku oyle bir sey yoktur. Gunes bile kendini hergun gosterir, allah denilen sey sadece telkinle mevcut olabilir. Senin kandirilmis oldugunu gorememen sadece iman denilen hastalik sayesinde gerceklesebilir. Bu da cocuklugundan beri maruz kaldigin beyin yikamasi sonucu kabullendirilir, ayni diger din ve inanclarin mensuplarinin maruz kaldigi gibi. Mantik sadece hur dusunceyle sihhatli olabilir, dogmatik masallari dogru sanmak ise, mantiksizligin en suphe goturmez delilerinden biridir ki bolca senin iletilerinde gozlemliyebiiyor senin icin uzuluyoruz.
güneşi görmüşün ama bu kadar harika bir şey kendiliğinden oldu bizi ısıtıyor. ayda öyle. her şey öyle yeryüzünün yaşanabilir hale gelmesi bu kadar düzen?????
Sevgili Vefik Sami,
Yazdıklarınız bana çok eski bir TV skecini hatırlattı.
İzninizle anlatayım.
Bir bekar, tek başına bir eve kız istemeye gider. Evin babası ve anası tek başına gelmesini yadırgarlar, yine de buyur ederler.
Baba, bekarın kimin nesi olduğunu anlamak için sorular sorar:
- Evladım, neden yalnız geldin?
+ Efendim bizimkiler yurt dışında memleketi temsilen çok önemli bir toplantıya katıldılar, ailecek hep birlikte konuyu tartıştık, memleket meselesinin benden önemli olduğuna karar verdik, o yüzden şimdilik gelemediler.
- Ya, demek öyle, memleket işleri daha önemli tabi. Peki evladım, ne iş yaparsın?
+ Efendim ben altın ticareti yaparım, boş zamanlarımda da icatlar yapar, yurt dışına satarım.
- Ya, demek öyle, peki ne kadar kazanıyorsun?
+ Efendim genellikle ayda bir kaç yüz kazanıyorum, bazen artıyor tabi.
- Evladım, ayda bir kaç yüz lirayla ev geçindirilir mi?
+ Efendim bir kaç yüz lira değil, bir kaç yüz milyon lira.
(Ev halkı birbirine bakar, birden bekara kanları ısınıverir).
- Evladım, tahsilin ne?
+ Efendim ben biri Türkiye'de, ikisi Amerika'da üç üniversite bitirdim. Arada İngiltere'ye gider bazı üniversitelerde ders veririm.
- Evladım, sen vatanını milletini sever misin?
+ Efendim çok severim, hatta iki kere askerlik yaptım.
- Evladım, içkin kumarın var mı?
+ Efendim asla içki içmem, asla kumar oynamam. Oynayanlardan da nefret ederim.
- Evladım, sigara esrar içer misin?
+ Efendim asla sigara içmem, asla esrar içmem. İçenlerden de nefret ederim.
- Evladım kadın döver misin?
+ Efendim asla kadın dövmem. Dövenlerden nefret ederim. Kadın benim için kutsaldır.
- Evladım kadın tutkun var mı, kızımı aldıktan sonra metres tutmayasın?
+ Efendim asla kızınızı aldatmam. Aldatanlardan da nefret ederim. Evlilik benim için kutsaldır.
- Çok güzel evladım, vallahi hiç kusurun yok.
+ Bir tek kusurum var efendim.
- Olsun evladım, bir tek kusurun oluversin, melek değilsin ya, eh o da nazarlık olarak dursun değil mi?
+ Siz bilirsiniz efendim.
- Senin o kadar iyi meziyetlerin var ki, o kusur da eminim önemsiz bir şeydir.
+ Eksik olmayın efendim. Siz önemsiz diyorsanız öyledir.
- Yine de merak ettim, sana damat demeden önce o kusur nedir söyler misin evladım?
+ Ben çok yalan söylerim efendim.
--/--
Kuran'ın şusu iyi, busu iyi diyen arkadaşlar: eğer Tanrı bilimi ve kudreti sınırsız olan bir varlıksa, ki; sözde semavi dinlerin iddiası budur, Tanrı sözü olduğu iddia edilen Kuran'da bir tane bile hata olmaması gerekmez miydi?
Eğer bir tek hata bile varsa durum hikayedeki bekarın durumuna dönmez mi?
Sizin durumunuz kız isteme hikayesindeki son satıra kadar etkilenen ama kusuru sormayan baba gibidir, bizimki ise bu soruyu sormaya cesaret eden baba gibidir.
Sevgiler
hata yok hata sizin beyninizde onu kullanamamanızda kendinizi çok zeki üstün varlık zannedip aslında bir hiç oluşunuzda. sen böyle şeylerle eğlenmeye ruhunu bunalımlardan kurtarmaya bak. ölüm gelene kadar uyumaya devam et. seni uyandırdıkları zaman dersin ki zemzemin dedikleri oldu eyvah yolun sonu bittim keşke toprak olsaydım diyeceksin.
Sen allah nasil kendiliginden oldu diye dusundun mu hic? O nasil oldu diye biliyorsan, bu da oyle olmustur diye dusun.
mrdragon
09-03-2014, 02:22
mesaj yazdıkça başka başka mucizeleri açıklıyrosunuz.
evet asırlar boyunca güneş aynı yerden doğup aynı yerden batıyor..ne kadar büyük bir düzenek hiç şaşmamış değil mi?
güneşin doğmasına = 1
güneşin batmasına da = 0 dersek..
asırlardır 1-0-1-0-1-0-1-0-1...şeklinde sıralanış bir düzenek ifade eder..hiç şaşmadan devam etmiş..
ha unutmadan bir de yılın gündönümlerini de hesaba katarsak yani k.kutbu için her senenin 21 haziranında en uzun gün yaşanıyor, hiç 20 haziran en uzu ngün olduğu olduğu vuku bulmuş mu? hayır.
21 haziran'a da = 2 dersek, asırlar boyu 1-0-1-2-1-0-1-2-1-0-1-2..şeklinde devam etmiş..
haa 21 aralık'ı unuttuk mu? han en uzun gece..hiç şaşmadan..20 aralık veya 19 aralık olmadan.
unuttuk tabi onu da yazalım mı?
yazsak düzeneği görecek misiniz ondan yine emin değilim aslında..3'ü yani 21 aralık'ı da siz yazın..
ha 21 mart - 23 eylül ne olacak?
konu dışı oldu ama bence örnek verirken kendinizi de düşünün, bu kadar talihsiz örnekler vermeyin.
valla daha şu düzeneğe mantıklı yorum yapamayanlar beni kafir olmakla suçlamış yine :) Kuran ayetlerini inkar etmediğiniz müddetçe üzerinde her türlü yorumu yapabilirsiniz, 1400 yıl önce bulutların ağırlığı'ndan bahseden Allah'a hamd olsun.
Pardon ama kutupları ve oradaki gece-gündüzü de bilmeyen geceyi sen dinlenesin gündüzü de çalışasın diye yarattığını varsayan ve durmadan gece ile gündüzü örten arapların hayali putu tanrındır ki kuran ayetleri ile sabittir.
Yani azizim, evrenin işleyişini bir tanrıya adamak istiyorsan, işte o tanrı masal kahramanı değildir diyoruz. Sonuç itibari ile masal kahramanın bilgisi 1400 yıl öncesinin çölünde yaşayan arabından farksız değil.
Hali ile asırlar boyunca güneşe bakan, yıldıza bakan ve tanrı üretenler kendi masallarını az düşünenlere yaşatıp durdular. O yüzden sizin halinizde puta tapanlardan farksız değil.
Ama yok ben evrene bakar orada yaratıcı görürüm diyorsan, tekrar ediyorum. Einstein de evrene bakıp spinozanın yaklaşımına evren tanrı modeline, ya da farklı bir tanrı imajına işaret etti denilebilir. Buna karşın dinlere çocukça masal diyen de Einstein'di bilmem ama düşünen insan ile ilkel putunuzun hiçbir zaman barışamayacağını ne zaman anlayacaksınız.
Efendim; benim konuyu "farklı" noktalara çektiğim yok. Sn. Deist_tr'nin de belirttiği gibi, eğer Allah bir kâdir-i mutlak ise, eşi benzeri olmayan Tanrı ise, gönderdiği kitabında hiç hata olmaması gerekirdi. Ben de size bulduğum onlarca hatâdan birkaçını örnek olarak verdim. Kaldı ki; Rad suresinde geçen "es sikale" kelimesinin anlamı 'ağır/yüklü" demek. Bu itibarla kimi melaciler âyette yağmur kelimesi geçmemesine rağmen, bulutları 'ağır' olarak değil, ilgili kelimenin 'yüklü' anlamını tercih ederek yağmur yüklü şeklinde niteleyip çevirirler. Gök yüzünden boşalan milyonlarca ton ağırlığındaki yağmurun bulutlardan kaynaklanıyor olması hasebiyle bu ifâde kullanılmış olabilir. Güneşin "kara balçıklı su gözesinde" battığını iddia eden Kur'an'ın bulutların ağırlığı noktasında ahkâm kesmesi muhâldir.
Bakınız; sizin yaptığınız nedir bilir misiniz ?
Hakim kültürden etkilenerek Kur'an'ı bu kültüre uyarlamak.
Orta Çağda dünyanın düz olduğunun sanıldığı dönemde birçok müfessir/âlim dünyanın düz olduğunu kanıtlama adına Kur'andan "delil" getirme yarışına girmişlerdi. Hoş; bu delili bulmakta da pek zorlandıkları söylenemez.
Ve ilel ardı keyfe sutıhat. Ğaşiye: 20
1. ve ilâ el ardı : ve arza, yeryüzüne
2. keyfe : nasıl
3. sutıhat : satıh yapılmış, düzleştirilmiş
Yâni âyeti kıvırmadan çevirdiğinizde çıkan anlam şu:
"Ve yeryüzüne, nasıl düzleştirilmiş"
Satıh kelimesi Arapçada;
1- Düz. Bir şeyin dış yüzü, üstü.
2- Evin damı.
3- Yayıp döşemek.
4- Genişlik.
anlamlarına gelmekte. Tabi âyeti 'düzleştirilmiş' diye kelimenin ilk anlamına itbar ederek çevirmek meal cambazlarının işine gelmeyince, kelimenin üçüncü anlamı olan "yayıp-döşedi"yi esas almayı münâsip görüyorlar. Halbuki Nâziat: 30 da "yayıp-döşedi" ibâresi geçer.
Vel arda ba’de zâlike dehâhâ.
1. ve el arda : ve arz, yeryüzü
2. ba'de : sonra
3. zâlike : bu
4. dehâ-hâ : onu yayıp döşedi
Görüleceği üzere yayıp-döşedi kelimesi dehâ-ha olarak geçiyor. Kur'anda geçen kimi kelime ve kavramların anlamlarını yaşanılan çağın hâkim kültürüne göre raks ettirerek "mûcize" üretme yeni bir starteji değil. Fakat bu çabalar, inandırıcı olmanın ötesinde sâdece gülünç oluyor. Ama siz bu tuhaflığı/komediyi umursamadan devam edebilirsiniz.
Tercih sizin...
o balçıklı dediiniz kelimeyi anlatırız o kolay zamanla orayada geliriz. önce kurana peygambere gelmeden yaratıcıya inandırmamız lazım. ama dediğim gibi siz laf ebeliğinizden dolayı her kelimeden onlarca farklı aslı astarı olmayan şeyler üretiyorsunuz. oraya buraya çekiştirip duruyorsunuz.
şimdi başlangıçtan bu yana hep aynı yerde dönüp duruyoruz. görüyorum ki inadınızdan vazgeçmiyorsunuz. böyle giderse boşu boşuna gerek yok zaman israfı!
Ateistler kordugum olmus gordion'a tahammul edebiliyor ise, sadece sacmaliklarini gorup, akli basinda insanlarin, dinlerin insani ne hale soktugunu gorebilmesi icindir.
Senin sacmalamaya devam etmen, diger muslumanlari bile dusunmeye itiyor. Boyle kal emi.
sıkıştınızmı hemen eğip bükmeye başlıyorsunuz.
bunu çok iyi yapıyorsunuz.
ZEMZEMim,biz sana ayet okuyoruz:sad:.
ayetlere bir şey dediğimiz yok lafım sizin lafızlarınıza.
Hmm anlıyorum, tanrının anlatamadığını sen anlatacaksın. Anlatmak istediklerinin seviyesi o kadar düşük ki, cehalette hayat bulur dediğime göre baştan beri işin iş azizim.
Merak ettim yine de, tanrılığa mı soyunuyorsunuz yoksa peygamberliğe mi? Ne de olsa dili olmayan bir tanrıya iman edince, elbette 5 yaşından 90 yaşına kadar herkes kendi zihnindeki tanrıyı dile döküyor.
Kolay gelsin, sizden ricam padişahınıza bir faks çekin, söz veriyorum ona klavye armağan edip interneti nasıl kullanabileceğini öğreteceğim, huriler, meyveler, develer, kılıçlar ile uğraşıp cehallette yüzmesin. Kitap yazıp derdini de anlatamıyorsa, aramızda para toplar sizlerden tanrıya özel ders aldırtırız. Belli mi olur belki tanrınız da ey sevgili kulum zemzem diyerek şükranlarını size duble huri ve bol bol yakut, zümrüt ve saray olarak sunar...
Tüm imanınız ile tüm imanlıları toplayıp dilerseniz bir yalvarın ama ben söyleyeyim buraya bakın yazıyorum her denemizde gelip okursunuz. O iman ettiğiniz tanrı bırakın bir sözü, tek bir harf yazacak, tek bir taşı yerinden kıpırdatacak durumda değil çünkü yok. Tıpkı bir zamanlar yıkılmış olan putlar gibi o da sizin hayallerinizin ötesinde değil..
iyi anlamadıysan daha basit 3 yaşındaki çocuğun anlayacağı şekilde yazacaktım da. iyiki anlamışsın. ama orada 3 yaşındaki çocuğun anlayacağı ipuçlarını anladın mı?
Dogrunun, gercegin bir santim bile yakininda degilsin, tamamen bir masal dunyasinda yasiyorsun, daha cok icmen gerekecek hakikat pinarindan.
Kabahat sende degil, seni bu derecede cahil birakan din tacirlerinde; mallarini iyi sattiklarina suphe yok.
gerçek dünyada yaşayanlar bizleriz uykuda olan sizler. dürtüyorum uyanırmısınız diye ama nafile.
mesaj yazdıkça başka başka mucizeleri açıklıyrosunuz.
evet asırlar boyunca güneş aynı yerden doğup aynı yerden batıyor..ne kadar büyük bir düzenek hiç şaşmamış değil mi?
güneşin doğmasına = 1
güneşin batmasına da = 0 dersek..
asırlardır 1-0-1-0-1-0-1-0-1...şeklinde sıralanış bir düzenek ifade eder..hiç şaşmadan devam etmiş..
ha unutmadan bir de yılın gündönümlerini de hesaba katarsak yani k.kutbu için her senenin 21 haziranında en uzun gün yaşanıyor, hiç 20 haziran en uzu ngün olduğu olduğu vuku bulmuş mu? hayır.
21 haziran'a da = 2 dersek, asırlar boyu 1-0-1-2-1-0-1-2-1-0-1-2..şeklinde devam etmiş..
haa 21 aralık'ı unuttuk mu? han en uzun gece..hiç şaşmadan..20 aralık veya 19 aralık olmadan.
unuttuk tabi onu da yazalım mı?
yazsak düzeneği görecek misiniz ondan yine emin değilim aslında..3'ü yani 21 aralık'ı da siz yazın..
ha 21 mart - 23 eylül ne olacak?
konu dışı oldu ama bence örnek verirken kendinizi de düşünün, bu kadar talihsiz örnekler vermeyin.
valla daha şu düzeneğe mantıklı yorum yapamayanlar beni kafir olmakla suçlamış yine :) Kuran ayetlerini inkar etmediğiniz müddetçe üzerinde her türlü yorumu yapabilirsiniz, 1400 yıl önce bulutların ağırlığı'ndan bahseden Allah'a hamd olsun.
Allah Razı olsun çok güzel olmuş.
mrdragon
09-03-2014, 02:52
iyi anlamadıysan daha basit 3 yaşındaki çocuğun anlayacağı şekilde yazacaktım da. iyiki anlamışsın. ama orada 3 yaşındaki çocuğun anlayacağı ipuçlarını anladın mı?
Ne garip ben hala hayali tanrınızın yazmasını bekliyorum. Yine mi siz yazdınız?
Hani o 3 yaşındaki çocuk, diyor ki; baba odam da 3 gözlü 23 bacaklı uçan fil varrrr.
Baba: Evladım öyle birşey yok, hani gel gidip birlikte bakalım nerede? Bak gördün mü yok dedim sana, heyyy şişko fil sana sesleniyorum çık ortaya,
Çocuk hala inat ile hayaline sarılacaksa, çıkmayan fil adına sözler sarf etmeye devam eder.
Baba ne olur yapma bak o fil bana dedi ki; onu kızdırırsak hepimizi yiyecekmiş. Hem sen gittikten sonra yine çıkabilir.
Uçan filiniz ile mutlu olabilirsiniz ama tüm ömrünüzü burada gavur ve Allah tanımazların icadı pc ve internet karşısnda tüketseniz de, siz dilediğiniz kadar saçmalasanız da tek bir satır yazamayacak kadar aciz olan varlığa arap putu diyorum ben.
Yok inancınız da samimiyseniz hodri meydan, tüm imanlı ve sünnetçi arkadaşlarınız ile kabeye gidin. Her türlü dileklerinizi ve ritüellerinizi aktarın. Belki hayalleriniz gerçek olur da tanrınız dile gelir. Bakınız toplu sevap pointi kazanırsınız. Merak etmeyin bu devirde bu adamlar neyin kafasındalar demeyiz, olmayan tanrınıza güveninizi gösterin yeter. Melekleri de size eşlik eder....
Vay bu başlık ilerlemiş, millet inci seviyormuş anlaşılan.
Zem zem, hala kayda değer bilgi verememişsin. Hadi bakalım zor olanı yaparak burada kendi fikirlerini yazmaya başla 10 sayfa dayanırsan tebrik edeceğim.
Gordiyon seni ayrıca tebrik ederim
Mükemmel bir algı yönetimi doğrusu.
bir cümlede yaratıcıyı gerçekleyip, masaldan ayırıp, masal hayal kahramanlarını farklılaştırıp, meteryalist bir yaklaşım olan ateizmi hayal alemi ile eşleştirip cümleyi bitirmişsin.
Oeki bu tek boynuzlu görünmez pembe at'a (s.a.v) ne diyorsun? Sakın ona da hayal kahramanı deme çünkü uçan sıpagetti canavarı kadar etkili bir yaratandır. Yok ona hayal kahramanı diyorsan aradaki farkı mutlaka çok ciddi bir şekilde ortaya koyabilecek bilgiye haizsindir, burada paylaşırsan hepimizi bilgilendirmiş olursun.
Saygılarımla...
cengaver sen epeydir yoksun aliba birkezde senin için tesatüfün çöküşünü yazayım
Sen allah nasil kendiliginden oldu diye dusundun mu hic? O nasil oldu diye biliyorsan, bu da oyle olmustur diye dusun.
geldik son soruya şeytanların sorusuna.
öncelikle peygamberim size böyle şeytan gelirde .... soru sorarsa istiaze edin der. bende sizin gibi şeytanı bile yarı yolda bırakacaklardan Allaha sığınırım.
bu sorun saçmadır.. Yaratanın, yaratılmış olması muhaldir. Binaenaleyh böyle bir soru yerinde olmaz. Çünkü her biri diğerini yaratmış olursa, konu teselsüle sirayet eder. Teselsül muhaldir. Zira akıl, sonradan sonradan var olmuş bir şeyin, bir var ediciye muhtaç olduğunu ispat etmiştir. Zira hiçbir hareket, tahrikçisiz meydana gelmez. Sümme Haşa, Allah da tahrikçiye muhtaç olursa, o da sonradan var olmuş olur ki, Halık'ın mahluktan, tahrikçinin hareketten farkı kalmaz. Bu da muhaldir.
Pardon ama kutupları ve oradaki gece-gündüzü de bilmeyen geceyi sen dinlenesin gündüzü de çalışasın diye yarattığını varsayan ve durmadan gece ile gündüzü örten arapların hayali putu tanrındır ki kuran ayetleri ile sabittir.
Yani azizim, evrenin işleyişini bir tanrıya adamak istiyorsan, işte o tanrı masal kahramanı değildir diyoruz. Sonuç itibari ile masal kahramanın bilgisi 1400 yıl öncesinin çölünde yaşayan arabından farksız değil.
Hali ile asırlar boyunca güneşe bakan, yıldıza bakan ve tanrı üretenler kendi masallarını az düşünenlere yaşatıp durdular. O yüzden sizin halinizde puta tapanlardan farksız değil.
Ama yok ben evrene bakar orada yaratıcı görürüm diyorsan, tekrar ediyorum. Einstein de evrene bakıp spinozanın yaklaşımına evren tanrı modeline, ya da farklı bir tanrı imajına işaret etti denilebilir. Buna karşın dinlere çocukça masal diyen de Einstein'di bilmem ama düşünen insan ile ilkel putunuzun hiçbir zaman barışamayacağını ne zaman anlayacaksınız.
gene saçmalamaya başlamışsın küfrün derin karanlıklarında hızla ilerlemeye devam ediyorsun.
senin tanrı diye taptığın kim şeytan mı deccal mı?
anca bu kadar kör olunur. iman etseniz kaybedeceğiniz bir şey yok. iman etmeyince kazanacağınız çok şey var cehennem sevdalıları sizi.
Ne garip ben hala hayali tanrınızın yazmasını bekliyorum. Yine mi siz yazdınız?
Hani o 3 yaşındaki çocuk, diyor ki; baba odam da 3 gözlü 23 bacaklı uçan fil varrrr.
Baba: Evladım öyle birşey yok, hani gel gidip birlikte bakalım nerede? Bak gördün mü yok dedim sana, heyyy şişko fil sana sesleniyorum çık ortaya,
Çocuk hala inat ile hayaline sarılacaksa, çıkmayan fil adına sözler sarf etmeye devam eder.
Baba ne olur yapma bak o fil bana dedi ki; onu kızdırırsak hepimizi yiyecekmiş. Hem sen gittikten sonra yine çıkabilir.
Uçan filiniz ile mutlu olabilirsiniz ama tüm ömrünüzü burada gavur ve Allah tanımazların icadı pc ve internet karşısnda tüketseniz de, siz dilediğiniz kadar saçmalasanız da tek bir satır yazamayacak kadar aciz olan varlığa arap putu diyorum ben.
Yok inancınız da samimiyseniz hodri meydan, tüm imanlı ve sünnetçi arkadaşlarınız ile kabeye gidin. Her türlü dileklerinizi ve ritüellerinizi aktarın. Belki hayalleriniz gerçek olur da tanrınız dile gelir. Bakınız toplu sevap pointi kazanırsınız. Merak etmeyin bu devirde bu adamlar neyin kafasındalar demeyiz, olmayan tanrınıza güveninizi gösterin yeter. Melekleri de size eşlik eder....
küçükken çok fillerle ilgili kitap okumuşsun anlaşılan birazda gerçeklerden oku tesadüf fikrini çürütemediniz konuyu dağıtmaya çalışıyorsunuz.
biliyorsunuz ki bunca varlıklarda tesadüf imkansııız!!!
tesadüf fikrinin evrendeki imkansızlığını kör olana bile gösterecek şekilde gösterdik.
ateizmden dönen Müslüman profösörlerden doktorlardan videolar yayınladım. ama sizin gidişatınızda gram değişme olmadı. Ruhunuz ayetde dediği gibi göğe çıkacakmış gibi sıkılıyor, (burda oksijenin azalmasından bahsediyor.) ruhi bunalımdan kurtulmak için eğlenceye veriyorsunuz değil mi? sizi ferahlatacak tek şey iman etmeniz. öncede yazmayacağım demiştim ama bu sefer kararlıyım siz kendiniz çalın kendiniz oynayın. küfrünüzü katmerleştirin. yaratıcıyla ilgili soruyuda cevapladık. bütün sorularınızıda cevaplarız. sanmayın kaçtı asla sadece sizin gibi inatçılara laf anlatılamayacağını anladım. zaman israfına girmemek için yazmayacağım. yalnız imanınızın kurtulmasını istiyorsanız bu siteden biraz kitap okuyun belki faydası olur. öncelikle 23. sözü ve hüccetil baliğa 6. bölümü okursanız faydalı olur. son paylaşım yapacağım kurtulmanızı isterim.
http://www.senerdilek.com/index.php?option=com_content&view=article&id=107&Itemid=255
geldik son soruya şeytanların sorusuna.
öncelikle peygamberim size böyle şeytan gelirde .... soru sorarsa istiaze edin der. bende sizin gibi şeytanı bile yarı yolda bırakacaklardan Allaha sığınırım.
bu sorun saçmadır.. Yaratanın, yaratılmış olması muhaldir. Binaenaleyh böyle bir soru yerinde olmaz. Çünkü her biri diğerini yaratmış olursa, konu teselsüle sirayet eder. Teselsül muhaldir. Zira akıl, sonradan sonradan var olmuş bir şeyin, bir var ediciye muhtaç olduğunu ispat etmiştir. Zira hiçbir hareket, tahrikçisiz meydana gelmez. Sümme Haşa, Allah da tahrikçiye muhtaç olursa, o da sonradan var olmuş olur ki, Halık'ın mahluktan, tahrikçinin hareketten farkı kalmaz. Bu da muhaldir.
önemlibir cevap buda yetmediyse daha delil getireyim. şimdi ben sizi imana çağırıyorum, siz dalalete.
yazma işlemi burada son buldu ha yakında deccal gelirse bilinki bir numaralı askerleri sizsiniz. ama unutmayın hak galib gelecek.
İSLAM SU, İNSAN BALIK, SUYA GİR KURTUL!
Beyni muhurlenmis zavallinin, elimizden geleni yaptik ama kurtaramadik.
mrdragon
09-03-2014, 11:21
küçükken çok fillerle ilgili kitap okumuşsun anlaşılan birazda gerçeklerden oku tesadüf fikrini çürütemediniz konuyu dağıtmaya çalışıyorsunuz.
biliyorsunuz ki bunca varlıklarda tesadüf imkansııız!!!
Hayır, hayır, küçükken Allah ile ilgili çok hikaye, masal okudum. Zaten küçükken hayali kahraman her yerde herşey olabilirdi de.
Tesadüf fikrini çürütmek derken; siz türkçeden anlamıyorsunuz galiba...
Ben dindar biri ile totalde tanrı ya da tanrıların varlığı-yokluğu hakkında tartışmam.
Yaratılış fikrinden vazgeçmelerini beklemem de, bunca yıllık eğitim hayatım da net olarak bildiğim en belirgin nokta, bilgisel anlamda erezyona uğramış bir zihini bir anda tepeye taşıyıp fikir üretmesini beklemek hayalcilik olur.
O yüzden, mrdragon diyor ki: Önce zihinler arap putundan kurtulur, sonra insanlık dilerse tanrının varlığını ve yokluğunu tartışacak platforma kavuşur.
Peki temel olarak tüm konuşmaları boyunca mrdragon tesadüf üzerinden tanrı üretenlere ne demekte?
Basit dil ile: Efendim bir tanrı varsa sizin bu saçmalıklarınızdan daha beter bir yazım dilinde asırlar boyunca kitap yazarı olup sayfalara hapsedilecek kadar aciz değildir.
Hele ki, yarattığını varsaydığınız, evreni de insanı da bilmeden onlara bir insanın dili ile sahip olmayı deneyen tanrıya hoş göz ile bakamayız.
Bir tanrı varsa zaten istediği gibi yaratmayı yapmıştır da, durup bir insanın dili ile belli bir bölgeye yıllara bağlı olarak varlığını ispat etmek için en abidik yöntemi kullanacak kadar basit değildir.
Kısacası, dinler eski inançları çok basit bularak yıktıkları zaman üzerinden asırlar geçti. Yıktıkları inanç onlara ne derece basit geliyorsa, dinlerin tasarladığı tanrı da aynı derecededir.
İnsan gibi kitap sayfalarında yeminler eden, hakaretler yağdıran, kibirli, konuşmayı, derdini dahi anlatmayı beceremeyen modda duran, araplara yönelik 1400 yıl önce yaşantılara karşılık sözleri yine her zaman ki gibi bir insanın dilinden dökmeye muhtaç kalan değildir diyorum. Dünya üzerinde o hikaye kitabını okumayan milyarlarca insan yaşadı. (Şimdi bu sözlerim din tabanında küfür olarak algılanabiliyor ya da sizin için inanca saygısızlık olarak, oysa ben bu eleştirileri özellikle kuran'ın yaklaşım tarzı üzerinden yapıyorum. Çünkü kuran da hayali tanrılara inançlı olanlara genelde benzer atıflarda bulunur. Hiçbirşeye gücü yetmeyecek tanrıları çağırın, yapsınlar üzerinden yola çıkar. Bu aşamada kuran tanrısının da onlardan farkı yoktur. O yüzden kozunu sadece bilinmeyene oynar.)
Tabi ilkel cennet tasarımı ve sadizm de son nokta cehennem hikayesi de cabası... Tanrının işi gücü yok, nasıl insan yarattığını bilemeyecek, odun fabrikası kuracak ve tüm zamanlar boyunca bu fabrika hikayesine şeytana verdiği yemin uğruna bağlı kalacak. (Sevgili tanrım, arada bir insana verdiğin beyin denilen organı daha da güncellemeyi dene, algılama kapasitelerini arttır ama ben söyleyim bu senin işine hiç gelmez, sen kalp ile düşünce ürettirmeye devam eyle...)
Vefik Sami
09-03-2014, 12:17
...nihayet cevap vermeyi denemişsin,
senin de dediğin gibi bulutlar zaten yağmur yüklü olduğu için bilim de bulutlar için "ağır" diyor farklı bir şey demiyor, Kuran'da bu bulutlara yağmur yüklü olduğu için ağır diyor zaten, lakin o devirde kime sorsan o yağmur bulutlarına "ağır" demezdi ama Kuran "ağır" ifadesini kullanıyor.
Anlatmak istediğimiz şey de bu, o gün için kimse yağmur bulutları için "ağır" diyemezdi ama Kuran demiş..yağmur bulutları derdi geçerdi ama bulutların apır olduğundan bahsetmiş 1400 sene önce.
ama anlayana tabi..
Aslında size cevap "lisân-ı münâsip" ile veriliyor da, siz görmek/okumak istediğinizi dikkate aldığınız için benim çabalarım boşa gdiyor.
Demek bulutların ağır olduğunu Kur'an 1400 sene önceden söylemiş öyle mi ?
Emin olun bu bayat espriye kargalar da gülmez. Ama müselmanı "mucize" görmüş gibi etkilemesine de şaşırmıyorum tabii. Batılılar/Hristiyanlar karşısındaki ezilmişlik duygusunuın oluşturduğu kompleks, Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinin dehi beceremediği 'mucize'(!)leri üretiyor.
Allaam yareppim. Sen aklıma mukayyet ol. :hail:
Bilindiği üzere hava her bulutlandığında yağmur yağmaz. Bazı bulutlar çok yükseklerde bulundukları için yağmur bırakma özelliğine sahip değilerdir. Yağmur bırakan bulutlar daha düşük irtifada seyredenlerdir. Eski çağlarda bile, biraz gözlem yeteneği olan kişi, bu farklılığı - Yâni her bulutlu havada yağmur olmayacağını - bilir. İşte bu nedenle Kur'anda es-sikâle kelimesi geçer. Çünki aynı kelime yine Kur'anda 'gebe kadın" anlamında da kullanılmıştır. Normal şartlarda her gebe kadın doğum yapacağı gibi, söz konusu bulutların da görüntü verip geçmeyeceği, muhakkak yağmur bırakacağı anlamında "es-sikâle" kelimesi yağmura vurgu olarak kullanılır.
Oradaki ağırlık ise gebe kadının yükü gibi anlaşılmalıdır.
Arapça kelime ve kavramların anlamlarıyla oynayarak, kelimelere raks ettirerek 'mûcize'(!) üretme çabaları yeni bir taktik değil. Önceki mesajlarımdan birinde anlattığım gibi, Orta Çağ islâm âlimleri , dönemin hâkim kültürünün etkisiyle dünyanın düz olduğuna ilişkin Kur'andan delil arama yarışına girmişler. Sizin ve de benzerlerinizin yaptığı da bu çabaların güncellenmiş versiyonu.
Muhammed, her karşılaştığı yeni durumlar için bir strateji/taktik üretmiş. Tabii bu taktikler ilkesel bir temele dayanmayıp "Allah dilediğiniz siler, dilediğini bırakır. Ana kitap O'nun katındadır" üfürmesinden destek alınca, dönem insanı üzerinde an itibariyle etkili olabilmiş. Okuma-yazmanın son derece sınırlı olduğu, tüm öğrenmenin sosyal çevre içindeki görme ve işitme ile sağlandığı dönemin insanı.
Fakat şimdi tüm bunlar sırıtıyor.
Çünki, insanlar artık önceden olduğu gibi çâresiz değil.
Ve de o çaresizlerin zaaf korku ve beklentilerini sömürerek kendini peygamber ilân eden "Allah adına" kele uçurup kan döken uğursuzlara/sahtekârlara da fırsat çıkmıyor çok şükür.
Ama maalesef o "peygamber"in açtığı yoldan giderek "Allah adına"(!) kan dökmeler, cana kıymalar devam ediyor.
Siz ve sizin gibiler, vaad edilen ebedi hayat/Cennet uğruna bu katliamlara gözünü kapatıp, Kur'anda mûcize aramaya devam ettiği müddetçe, insanoğlunun çilesi, bitmez.
Ama yok yaratıcı var da ona masal kahramanı mı diyor mrdragon? Hayır belki de yaratıcı vardır bilemem ama onu bir masal kitabının içine hapsedip insan dilinden dökülmeye muhtaç bıraktıkça bence varsa da ona en büyük hakareti dindarlar yapıyor diyorum.
Yaratıcının bir kitap indirmesine "Yaratıcının bir kitabın içine hapsetmek" olarak algılamanız için hiçbir sebep yok.
Ayrıca Yaratıcının indirdiği kitabı insanoğlunun kullandığı herhangi bir dilde indirmesinde de bir sakınca yok.
Vefik Sami
09-03-2014, 12:52
burdaki sorularınız genelde aynı olduğu için ilimle ilgili bilgilerimi birinizin cevabına yazdım.
bulut.. kainatı yarattı senin biliminin keşfettiği ve kaşfedeceği herşeyi.
ya sen aklına niye tapıyon o akılı elinden alsa ne yaparsın. sen kendini bile idare edemiyorsun. gözüne kalbine nefes almana bile hakim değilsin. buncakainattaki olayları isim ve sıfatlarıyla her daim idare enen bir yaratıcı var. sen halen tesadüfünüzü yerle bir eden yazıyı okumadın herhalde yada okudun aradan zaman geçip unutulmasını mı sağlamaya çalışıyorsun.
cengaverlerinizden birisi biz mutlak genişleticiyiz ayetini verirken kendi delilini bilmeden paylaştı. hasan basri çantay ve videoda o apaçık görülüyor. sadece ayetleri alıp oraya buraya eğip büküyorsunuz.
hep yaptığınız bu.
"Beliğ" devletlû/şevketlû ve dahi kıymetli Hz ZEMZEM
Bu cevâbınız benim açımdan o denli "aydınlatıcı" oldu ki, artık size bir şey sormaya/yazmaya cesâret edemem.
Tüm argümanlarımı çürütmüş durumdasınız.
İlköğretim okulunda görev yaparken 8. sınıf yerine yanlışlıkla I. sınıfa girmiştim. Çocukları görünce onlardan özür dileyip çıktım. Sizin cevâbi mesajınız, bu eski hâtırâmı canlandırdı gözümde.
Aslında size cevap "lisân-ı münâsip" ile veriliyor da, siz görmek/okumak istediğinizi dikkate aldığınız için benim çabalarım boşa gdiyor.
Demek bulutların ağır olduğunu Kur'an 1400 sene önceden söylemiş öyle mi ?
Emin olun bu bayat espriye kargalar da gülmez. Ama müselmanı "mucize" görmüş gibi etkilemesine de şaşırmıyorum tabii. Batılılar/Hristiyanlar karşısındaki ezilmişlik duygusunuın oluşturduğu kompleks, Mekke'nin 'ulu'(!) Rabbinin dehi beceremediği 'mucize'(!)leri üretiyor.
Allaam yareppim. Sen aklıma mukayyet ol. :hail:
Bilindiği üzere hava her bulutlandığında yağmur yağmaz. Bazı bulutlar çok yükseklerde bulundukları için yağmur bırakma özelliğine sahip değilerdir. Yağmur bırakan bulutlar daha düşük irtifada seyredenlerdir. Eski çağlarda bile, biraz gözlem yeteneği olan kişi, bu farklılığı - Yâni her bulutlu havada yağmur olmayacağını - bilir. İşte bu nedenle Kur'anda es-sikâle kelimesi geçer. Çünki aynı kelime yine Kur'anda 'gebe kadın" anlamında da kullanılmıştır. Normal şartlarda her gebe kadın doğum yapacağı gibi, söz konusu bulutların da görüntü verip geçmeyeceği, muhakkak yağmur bırakacağı anlamında "es-sikâle" kelimesi yağmura vurgu olarak kullanılır.
Oradaki ağırlık ise gebe kadının yükü gibi anlaşılmalıdır.
Arapça kelime ve kavramların anlamlarıyla oynayarak, kelimelere raks ettirerek 'mûcize'(!) üretme çabaları yeni bir taktik değil. Önceki mesajlarımdan birinde anlattığım gibi, Orta Çağ islâm âlimleri , dönemin hâkim kültürünün etkisiyle dünyanın düz olduğuna ilişkin Kur'andan delil arama yarışına girmişler. Sizin ve de benzerlerinizin yaptığı da bu çabaların güncellenmiş versiyonu.
Muhammed, her karşılaştığı yeni durumlar için bir strateji/taktik üretmiş. Tabii bu taktikler ilkesel bir temele dayanmayıp "Allah dilediğiniz siler, dilediğini bırakır. Ana kitap O'nun katındadır" üfürmesinden destek alınca, dönem insanı üzerinde an itibariyle etkili olabilmiş. Okuma-yazmanın son derece sınırlı olduğu, tüm öğrenmenin sosyal çevre içindeki görme ve işitme ile sağlandığı dönemin insanı.
Fakat şimdi tüm bunlar sırıtıyor.
Çünki, insanlar artık önceden olduğu gibi çâresiz değil.
Ve de o çaresizlerin zaaf korku ve beklentilerini sömürerek kendini peygamber ilân eden "Allah adına" kele uçurup kan döken uğursuzlara/sahtekârlara da fırsat çıkmıyor çok şükür.
Ama maalesef o "peygamber"in açtığı yoldan giderek "Allah adına"(!) kan dökmeler, cana kıymalar devam ediyor.
Siz ve sizin gibiler, vaad edilen ebedi hayat/Cennet uğruna bu katliamlara gözünü kapatıp, Kur'anda mûcize aramaya devam ettiği müddetçe, insanoğlunun çilesi, bitmez.
İşinize gelince Kuran ayetlerinden ne kadar da bol anlamlar çıkarıyorsunuz :)
Pardon ama kutupları ve oradaki gece-gündüzü de bilmeyen geceyi sen dinlenesin gündüzü de çalışasın diye yarattığını varsayan ve durmadan gece ile gündüzü örten arapların hayali putu tanrındır ki kuran ayetleri ile sabittir.
Yani azizim, evrenin işleyişini bir tanrıya adamak istiyorsan, işte o tanrı masal kahramanı değildir diyoruz. Sonuç itibari ile masal kahramanın bilgisi 1400 yıl öncesinin çölünde yaşayan arabından farksız değil.
Hali ile asırlar boyunca güneşe bakan, yıldıza bakan ve tanrı üretenler kendi masallarını az düşünenlere yaşatıp durdular. O yüzden sizin halinizde puta tapanlardan farksız değil.
Ama yok ben evrene bakar orada yaratıcı görürüm diyorsan, tekrar ediyorum. Einstein de evrene bakıp spinozanın yaklaşımına evren tanrı modeline, ya da farklı bir tanrı imajına işaret etti denilebilir. Buna karşın dinlere çocukça masal diyen de Einstein'di bilmem ama düşünen insan ile ilkel putunuzun hiçbir zaman barışamayacağını ne zaman anlayacaksınız.
geceyi ve gündüzü yaratan da Allah'tır vurgusu var, ve senin o dalga geçtiğini sandığın ayette çalışmak için gündüzü, dinlenmek için de geceyi yarattığı vurgulanmış. gece çalışan işçilerin maruz kaldığı hastalıklardan haberin yok sanırım. Kuran'ı yanlışlamaya çabalayacağnııza gece çalışmanın insan bünyesine verdiği zararları bir okuyun derim.
Bulutların ağırlı ile ilgili konuda ilgili ayet sizi darmadağın edince o ayetin zilyon tane anlamını bulmaya çalışan maüm kesim Kuran'da dünyanın yuvarlaklığına dair olan ayetleri neden tek anlamını yapıştırmaya çabaıyor acaba.
Şunu aklnızıdan çıkarmayın, hiç sammi değilsiniz, işinize gelince ayetten zilyon tane anlam çıkarırsınız ama işinize gelmeyen Kuran mucizelerine ise sadece arapça kelimenin tek anlamını kullanırsınz.
Nasıl işinize gelirse öyle.
mrdragon
09-03-2014, 13:53
geceyi ve gündüzü yaratan da Allah'tır vurgusu var, ve senin o dalga geçtiğini sandığın ayette çalışmak için gündüzü, dinlenmek için de geceyi yarattığı vurgulanmış. gece çalışan işçilerin maruz kaldığı hastalıklardan haberin yok sanırım. Kuran'ı yanlışlamaya çabalayacağnııza gece çalışmanın insan bünyesine verdiği zararları bir okuyun derim.
Bulutların ağırlı ile ilgili konuda ilgili ayet sizi darmadağın edince o ayetin zilyon tane anlamını bulmaya çalışan maüm kesim Kuran'da dünyanın yuvarlaklığına dair olan ayetleri neden tek anlamını yapıştırmaya çabaıyor acaba.
Şunu aklnızıdan çıkarmayın, hiç sammi değilsiniz, işinize gelince ayetten zilyon tane anlam çıkarırsınız ama işinize gelmeyen Kuran mucizelerine ise sadece arapça kelimenin tek anlamını kullanırsınz.
Nasıl işinize gelirse öyle.
Üzgünüm ama herşeye gücü yettiğini varsaydığınız bir tanrı tasarlayıp, ona asırlar boyunca kitap yazdırırsanız evet o kitaba hapis olur. Sonuç itibari ile her kitabı okumuyorsunuz. Zamana bağlı kalır ve ancak dilinize biri kitabı çevirip kafanızı ütülerse bir bakayım a demek ki abidik tanrı bunları üfürmüş dersiniz.
Valla Kutuplara yakın bölgelerde yaşayanlara söyleyin siz onu 6 ay gece 6 ay gündüz yaşadıkları için onlar tanrının lanetlediği insanlar sanırım. Herşeye gücü yeten sevgili tanrının da insanlığı gece dinlenmeye muhtaç yaratması da ayrı bir ironi, sevgili tanrım olmamış bu. Bakın biz insanlık robotlarımızı geliştiriyoruz. Zamanı maksimum seviyede kullansınlar diye herşeyi zorluyoruz yakında bu uyku sorununa da çözüm arayacağız sen kitap sayfalarında kaybolmaya mahkumsun....
Bulutların ağırlığı değil ayeti kesmeyin biçmeyin. Bakın yapmayın sonra hayali putunuz sizi ayetini inkar ediyorsunuz diye küle çevirir.
Yağmur taşıyan bulutların ağırlığı :p okumayı da mı bilmiyorsunuz? Hayır elin arabı da zaten farklı algılamamış ki, size iki tane islam alimleri için çok değerli maziden adamın sözünü getirdik. Tanrının sözü yetmedi ya hani size ))
Yağmur taşıyan bir bulutun hafif olduğunu düşünmek asıl abes olandır. Yahu kuraklık yaşıyorsun, çölde suya muhtaçsın bir göl dolusu su boşalıyor gök yüzündeki yağmurdan ve sen o buluta hafif diyeceksin. (ilkokul diplomanızı yırtın bence)
Bu arada benim teklifim hala geçerli, sizin tanrı ne zaman dile gelecek hep siz mi hayallerinizi üfürmeye devam edeceksiniz. Üzgünüz ama bu kadar temel düşünce üretmekten bile uzaklaşmış zihinleriniz durmadan boş laflar mı edecek...
Üzgünüm ama herşeye gücü yettiğini varsaydığınız bir tanrı tasarlayıp, ona asırlar boyunca kitap yazdırırsanız evet o kitaba hapis olur. Sonuç itibari ile her kitabı okumuyorsunuz. Zamana bağlı kalır ve ancak dilinize biri kitabı çevirip kafanızı ütülerse bir bakayım a demek ki abidik tanrı bunları üfürmüş dersiniz.
Valla Kutuplara yakın bölgelerde yaşayanlara söyleyin siz onu 6 ay gece 6 ay gündüz yaşadıkları için onlar tanrının lanetlediği insanlar sanırım. Herşeye gücü yeten sevgili tanrının da insanlığı gece dinlenmeye muhtaç yaratması da ayrı bir ironi, sevgili tanrım olmamış bu. Bakın biz insanlık robotlarımızı geliştiriyoruz. Zamanı maksimum seviyede kullansınlar diye herşeyi zorluyoruz yakında bu uyku sorununa da çözüm arayacağız sen kitap sayfalarında kaybolmaya mahkumsun....
Bulutların ağırlığı değil ayeti kesmeyin biçmeyin. Bakın yapmayın sonra hayali putunuz sizi ayetini inkar ediyorsunuz diye küle çevirir.
Yağmur taşıyan bulutların ağırlığı :p okumayı da mı bilmiyorsunuz? Hayır elin arabı da zaten farklı algılamamış ki, size iki tane islam alimleri için çok değerli maziden adamın sözünü getirdik. Tanrının sözü yetmedi ya hani size ))
Yağmur taşıyan bir bulutun hafif olduğunu düşünmek asıl abes olandır. Yahu kuraklık yaşıyorsun, çölde suya muhtaçsın bir göl dolusu su boşalıyor gök yüzündeki yağmurdan ve sen o buluta hafif diyeceksin. (ilkokul diplomanızı yırtın bence)
Bu arada benim teklifim hala geçerli, sizin tanrı ne zaman dile gelecek hep siz mi hayallerinizi üfürmeye devam edeceksiniz. Üzgünüz ama bu kadar temel düşünce üretmekten bile uzaklaşmış zihinleriniz durmadan boş laflar mı edecek...
kutuba yakın bölgelerde gece ve gündüz sürelerinin uzun olması ile gece ile gündüzü yaratılmasının çelişkisi nerede?
gece dinlenmek farz, gündüz de çalışmak farz mı denmiş? kuzey kutbuna yakın yerlerde gece iken insanlar dinlenir, dinlendikten sonra da çalışabilir, dünyanın daha aşağılarında da gece olunca insanlar dinlenir gündüz olunca çalışır..bu kadar basit.
"insanı gece dinlenmeye muhtaç yaratmış" demek de de nasıl bir mantıksa..
insanın aynı zamanda su ihtiyacı vardır mesela, insan susayan bir varlık olarak yarattı diye Allah eleştirilemez komik olmayın.
bulutların ağırlığı konusunda ise konuşmaktan sıkıldım, yağmur bulutları için Kuran ağır demiş, 1400 sene önce kime sorsanız o bulutlara ağır demezdi.
mrdragon
09-03-2014, 16:44
kutuba yakın bölgelerde gece ve gündüz sürelerinin uzun olması ile gece ile gündüzü yaratılmasının çelişkisi nerede?
gece dinlenmek farz, gündüz de çalışmak farz mı denmiş? kuzey kutbuna yakın yerlerde gece iken insanlar dinlenir, dinlendikten sonra da çalışabilir, dünyanın daha aşağılarında da gece olunca insanlar dinlenir gündüz olunca çalışır..bu kadar basit.
"insanı gece dinlenmeye muhtaç yaratmış" demek de de nasıl bir mantıksa..
insanın aynı zamanda su ihtiyacı vardır mesela, insan susayan bir varlık olarak yarattı diye Allah eleştirilemez komik olmayın.
bulutların ağırlığı konusunda ise konuşmaktan sıkıldım, yağmur bulutları için Kuran ağır demiş, 1400 sene önce kime sorsanız o bulutlara ağır demezdi.
Harbi yani diyorsun ki 6 ay çalışıp, 6 ay dinlensinler.. ))
Norveçte çalışan bir yakınınız varsa bir sorun bakalım :p Uzun olması derken 2-3 saat değil 6 aydan bahsediyoruz.
Açın bir o bölgelerde batmayan güneşi izleyin derim. Ama elin çölünde tanrı üfüren biri için elbetteki kutuplardaki durumu bilmesi beklenemez, o yüzden onlar adına gece dinlengeç, gündüz çalışma zamanıdır. Hali ile kutuplara yakın yerdekiler de lanetlenmiştir.
İnsanın suya ihtiyaç duyması dahi tanrının yaratış vasfının vasatlığına delildir. Cennete bile zevki sefa meyve tasarlayan sevgili tanrı modeli arapların zihinlerinde anca bu kadar küçülebilir.
Efendim, tekrar ediyorum biz insanlık arabayı icat etti benzinle çalıştırdı. Şimdi elimizde olsa yakıtsız çalışan arabayı zorlarız.
Aynı şekilde bu insanlık robotları da çalışma sürelerini uzatarak güncelliyor. Hem kapasitelerini arttırıyor hem özelliklerini ama sizin ilkel arap putu hayali tanrınız yerinde sayıp kitap sayfalarında hayat buluyor.
Allah eleştirilemez dediniz, ama benim yaptığım eleştiridir. Varsa itirazı buyursun gelsin. (bakın putlara atıfta bulunduk sizin putunuzdan farklı değillerdi. Sahabelerde o putları çağırdı ama gelen ayaklanan olmadı tıpkı sizin hayali putunuz gibi hep dillerde kaldı.)
Dogayi tarif eden bir kitabin neresi kutsal veya mucizevi olabilir? Bombos oldugunu siz de bildiginiz icin, havadan, sudan, buluttan mucize cikarmaya calisiyorsunuz. Apacik oldugunu kendi itiraf etmis bir tanrinin sozunu bile, kendi inanclariniz istikametinde carptiracak bir haleti ruhiye icindesiniz.
allah cebraile soylemis, cebrail muhammede, muhammed etrafindakilere, etrafindakiler de hafizlayarak tekrarlamis ve sonra bir kitap haline getirilmis masal, hikaye kitabini kutsal yapan size cocuklugunuzdan beri yapilan, aile, toplum baskisi ve beyin yikanmasi sonucu, masallarda bile sacma bulacaginiz cehennem, cennet vaadleri sonucu ortaya cikmistir.
Kabahat sizde degil, kendi menfaatlari, karlari ugruna, cehaleti korukleyen din tacirlerindedir. Uyanmak sizleri zenginlestirirken, onlari fakirlestiirir. Uyanin, her ne kadar gercek aci olsa da.
kutuba yakın bölgelerde gece ve gündüz sürelerinin uzun olması ile gece ile gündüzü yaratılmasının çelişkisi nerede?
gece dinlenmek farz, gündüz de çalışmak farz mı denmiş? kuzey kutbuna yakın yerlerde gece iken insanlar dinlenir, dinlendikten sonra da çalışabilir, dünyanın daha aşağılarında da gece olunca insanlar dinlenir gündüz olunca çalışır..bu kadar basit.
"insanı gece dinlenmeye muhtaç yaratmış" demek de de nasıl bir mantıksa..
insanın aynı zamanda su ihtiyacı vardır mesela, insan susayan bir varlık olarak yarattı diye Allah eleştirilemez komik olmayın.
bulutların ağırlığı konusunda ise konuşmaktan sıkıldım, yağmur bulutları için Kuran ağır demiş, 1400 sene önce kime sorsanız o bulutlara ağır demezdi.
Yok öyle bir şey...
İnsan bedeninin gün ışığına verdiği tepkiler, geceye yani karanlığa verdiği tepkiler bile farklı.
Gece çalışıp gündüz uyumaya çalışanlara bir sorun bakalım kafaları tam olarak yerinde mi.
Hormonlar ve insan gözü gece başka, gündüz başka türlü çalışıyor ve algılıyor.
--
Bence bulutlar için bas bayağı ağır derlerdi. Hatta abartıp bulutlar üzerinde birileri yaşıyor, yağmuru da bunlar yağdırıyor da diyebilirlerdi. Ki mitos tanrılar böyle ortaya çıktı.
Ah sizin şu masalları rasyonalleştirmek için uydurduğunuz safsatalarınız yok mu...
bozok6666
09-03-2014, 19:19
Valla Kutuplara yakın bölgelerde yaşayanlara söyleyin siz onu 6 ay gece 6 ay gündüz yaşadıkları için onlar tanrının lanetlediği insanlar sanırım.
Arkadaş yaşamasınlar orda o zaman çoğu yetersiz güneş yüzünden sağlık sorunu yaşıyo piskolojik sorunlar cabası güneş gören yerlerde tatil yapıp bu
sorunu aşmaya çalışıyorlar.iyi ozaman astronotlarda isyan etsin uzayda niden oksijen yok diye.. : )
Tanrıdan yazılı cevap bekleyen arkadaş bende başkandan maaş durumumu bi özür mektubuyla izah etmesini bekliyorum ayrıca mümkünse 10 000 tl den aşağı olmasın maaşlar ama böyle bir mektup hiç gelmedi : )Başkanda gerçek değil : )
bozok6666
09-03-2014, 20:07
Tanrıdan cevap bekliyen arkadaş illede cevap bekliyosan sende Tanrı gibi zaman ve mekanın dışında ol belki cevap gelir. Senin istemen yetmiyo tüm insanlığın istemeside yetmiyo tanrı dilediği gibi konuşur insanla bu hayırla şerle soyut veya somut şekilde olur farketmez nasıl olduğu yeterki görmesini bil görürsün sen tanrıyı insan gibi algılayıp kendi seviyene indirgemeye çalışıyorsun evrenin ve zamanın içersine sokmaya uğraş belki cevap gelir.
Natürelist
09-03-2014, 20:33
Yahu konu ne idi? ne olmus!
Sira kutuplara gelmis....
Zemzem surada sordugum sorulari esip gecerek ezbere ve kendince videol'u yanitlar ile cevap verdigini saniyor. http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=513199&postcount=37
Sorumu tekrar dan hatirlatiyorum:
Birincisi: Dünya ne zaman var olmustur? icinde bulundugumuz galaksimiz ne zaman olustu?
Sizce evren mi önce olusmustur? yoksa Dünya mi? kitabiniza göre...
Ikincisi: Evren ne zaman olustu?
Ilk önce bunlari aciklayiniz, ama kiytirik onun bunun laflari ile degil...
Madem agir element olan Demir indiriliyor(!) Demir den daha agir olan Nikel ne zaman indirilmistir(!) Bak bunu da kitabiniza sizin bakis acisiyla soruyorum, yani empati kurarak bir inanirin gözlügü ile.
mesaj yazdıkça başka başka mucizeleri açıklıyrosunuz.
evet asırlar boyunca güneş aynı yerden doğup aynı yerden batıyor..ne kadar büyük bir düzenek hiç şaşmamış değil mi?
güneşin doğmasına = 1
güneşin batmasına da = 0 dersek..
asırlardır 1-0-1-0-1-0-1-0-1...şeklinde sıralanış bir düzenek ifade eder..hiç şaşmadan devam etmiş..
ha unutmadan bir de yılın gündönümlerini de hesaba katarsak yani k.kutbu için her senenin 21 haziranında en uzun gün yaşanıyor, hiç 20 haziran en uzu ngün olduğu olduğu vuku bulmuş mu? hayır.
21 haziran'a da = 2 dersek, asırlar boyu 1-0-1-2-1-0-1-2-1-0-1-2..şeklinde devam etmiş..
haa 21 aralık'ı unuttuk mu? han en uzun gece..hiç şaşmadan..20 aralık veya 19 aralık olmadan.
unuttuk tabi onu da yazalım mı?
yazsak düzeneği görecek misiniz ondan yine emin değilim aslında..3'ü yani 21 aralık'ı da siz yazın..
ha 21 mart - 23 eylül ne olacak?
konu dışı oldu ama bence örnek verirken kendinizi de düşünün, bu kadar talihsiz örnekler vermeyin.
valla daha şu düzeneğe mantıklı yorum yapamayanlar beni kafir olmakla suçlamış yine :) Kuran ayetlerini inkar etmediğiniz müddetçe üzerinde her türlü yorumu yapabilirsiniz, 1400 yıl önce bulutların ağırlığı'ndan bahseden Allah'a hamd olsun.
Örneklemeniz cok garip ve cürük.
......"Cünkü güneşin doğmasına = 1
güneşin batmasına da = 0 dersek"..... diye bir seye dayandiriyorsunuz.
Madem bilimsel yönden ele almak istiyorsunuz, bari bilimsel olarak yapiniz.
Nedir bu günesin dogmasi ve batmasi?
Sizin bunu kavramaniz icin su grafigi asiyorum:
https://util1.estec.esa.int/rosetta/where_is_rosetta/
http://www.atlasoftheuniverse.com/12lys.gif
http://www.surfschool.de/Milchstrasse5.jpg
Pekii, burada gördügümüz günes, hangi istikamete dogru yol aliyor? "dogu" ve "bati" olan yön, burada nerede dir? ve süresi nedir?
Ilk basta bunlari aciklayiniz, sonra müzakeremize devem ederiz...
mrdragon
09-03-2014, 22:57
Arkadaş yaşamasınlar orda o zaman çoğu yetersiz güneş yüzünden sağlık sorunu yaşıyo piskolojik sorunlar cabası güneş gören yerlerde tatil yapıp bu
sorunu aşmaya çalışıyorlar.iyi ozaman astronotlarda isyan etsin uzayda niden oksijen yok diye.. : )
Tanrıdan yazılı cevap bekleyen arkadaş bende başkandan maaş durumumu bi özür mektubuyla izah etmesini bekliyorum ayrıca mümkünse 10 000 tl den aşağı olmasın maaşlar ama böyle bir mektup hiç gelmedi : )Başkanda gerçek değil : )
Norveçlilere söyleriz buz tanrısına tapıp ilkel dinlerini yaymak adına memleketlerini terk ederek sefere çıkarlar. Yaşamazlar orada gelip türkiye de yaşamaya çalışırlar.
Adamların isyan ettiği yok, memleketleri, gayette huzurlu ve gelişmiş şekilde yaşam sürüyorlar. Kuran'ın kutuplardan habersiz kalmasına göndermedir o ama bir müslümanın anlamasını beklemek imkansız.
Başkandan cevap zaten hergün tvlerde geliyor. Kendine has cevap istiyorsan, al eline pankart başkana yönelik ciddi bir eleştiri yaz anında sana cevap gelecektir. Dilersen başkanı görebilirsin de.
Ya da başkana yalakalık yapmak adına bir grup topla başkanın sen ve grubun ile gurur duyduğu açıklamayı da yapacak sevgilerini iletecek.
Şimdi de sözde bir bedevi ile iletişime geçtiğini varsaydığın tanrı için değil grup tüm müslümanları topla ağıt yak işte o tanrının yine gıkı çıkamayacak.
Yokluktan varlık türetirken, hayali bir tanrının bir insanın dilinde hayat bulduğu inancına saplanıp kaldığınızı unutuyorsunuz. Ben de diyorum ki dilediğini yapan tanrı o kitabın sayfalarının ötesine geçemeyecek kadar yokluktadır. Denemesi bedava derken bu bir davetti. İnancınızda samimiyseniz tanrının kutsal mekan diye bellediği kabe etrafında dilediğiniz ritüelleri gerçekleştirin sevgili tanrınız yine yokları oynayacak.
Zamandan ve mekandan bağımsız bir tanrı evreni yaratırken bile zamana muhtaç hareket edip 6 gün biçiyor. Ol diyince olduramadığı da ayrı bir gerçek oluyor. Aynı zamanda bu bağımsız tanrımız 23 yıl boyunca bir bedevinin diline yaşam koşullarına ve karşılaştığı tüm olaylara gebe kalıyor.
Tanrıdan cevap yerine şunu yazsak sanki tanrı cevap vermiş gibi durmadan dilimden kelimeler döksem, belki bir takım insanı keklerim de değil mi ama, ne de olsa bu kafa ile insanlık en abuk düşüncelerin bile kölesi olmaya adaydır. Dil tanrısı, dilden öteye gitmediğine göre bende dilimden tanrıyı üretirim olur mu? Ha elinle put oymuşsun ha dilinle ne fark edecek. Siz kendi putunuz ile mutlu olabilirsiniz de, ona vasıflar yüklerken mümkünse her koşulda yokları oynadığını unutmayın...
Natürelist
10-03-2014, 05:01
kutuba yakın bölgelerde gece ve gündüz sürelerinin uzun olması ile gece ile gündüzü yaratılmasının çelişkisi nerede?
Islamin sözde kutsali söyle ifade ederse;
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz. Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin. Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın. Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Sakın bu sınırlara yaklaşmayın. İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar. Umulur ki korunurlar. BAKARA - 187
Bir tanrinin "bildi" demesi cok garip. Basta tanri bilmiyormu burada bahsedilen erkeklerin yani müminlerin, ramazan ayinda sahip oldugu karilari ve cariyeleri ile cinsel iliskiye girecegini? ki ......"Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı"..... sonradan kafasina dank ederek bu ayeti indiriyor?
Kuzey Norveç Fylke eyaletin 69 bin nüfusa sahip başkenti Tromsø bölgenin en büyük şehri olup Kuzey arktik çemberin 350 km yakınında yer alır. Kuran ayetindeki anlatıma göre Tromsø kenti, gece yarısı güneşi ile polar (kutup) gecesini aynı anda geçirmesi gerekir.
Gece yarısı güneşi kuzey yarım küreye dik geldiği için, güneş burada geceleri asla tamamen batmaz. Ancak 26 Kasım’dan itibaren 21 Ocak’a kadar güneş de doğmaz.
Yeryüzünün bütün enlemleri üzerinde var olan gece ve gündüz uzunlukları arasındaki fark, Dünya’nın ekseni, yörüngesindeki ekliptik düzlem nedeniyledir. Dünyamızın ekseni yörünge düzleminde dik olmayıp 23,44 derecelik bir eğiklik açısına sahiptir.
Dünya’nın ekseni yörünge düzlemine dik olsaydı, bu durumda güneşin her iki kutupta da tüm yıl ve ufuk boyunca hep aynı şekilde hareket etmesi gerekecekti.
Gerçekten’de bu durum yılda iki kez sadece kısa bir süreliğine oluşur, nitekim son- ve ilkbaharda.
Bahsettigim bu kent de ise müslümanlar yasamaktadir, pekii bu insanlar burada bir kac hafta sürecek olan günesin batmamasiyla ve hala gündüz oldugundan dolayi neye göre oruc tutacaklar? Cünkü bu süre sarfinda günes hic batmaz ve aksam da olmaz!
Bak senin hayali tanrinin yapamadigini güya kullari bir cözüm getiriyor;
http://ramazan.haber7.com/oruc/haber/1050512-gunesin-batmadigi-ulkelerde-oruc-nasil-tutulur
Burada ise zavalli kullari 21 saat oruc tutuyor :fear: ne diyelim allah akil fikir versin...
http://www.dunyabulteni.net/haber/266694/kuzey-kutbunda-21-saat-oruc-tutuluyor
Ancak bahsettigim sehirde bir kac hafta günes hic batmiyor, ve müslümanlarin ne yapmalari gerekir bu durumda? gerci ellerinden gelse haftalar boyu kesintisiz oruc tutacaklardi, emme fiziki yönden imkansiz oldugunu kendileri de farkindalar. Iste müslümanlar yillarca didinip cirpinip her ne kadar bir cözüm arayislari bulmaya cabalasalar da, bunun imkansiz oldugu pek aciktir. Cünkü sorun ilk basta yaratilmis, artik muhammed de hayatta degil, olsaydi illaki bu duruma göre de yeni bir ayet uyduracakti... Bir tanrinin yarim kalmis isini kalkmis kullarinin cözmeye kalkmasi oldukca trajikomikdir.
Bir önceki iletimde de buna deginmistim, herhalde dikkat edilmemistir, ama yine de tekrarlayayim cünkü bu konuyu ilgilendirir:
Dünya batidan doguya dönüyor ve Günes de dogudan doguyor, batidan batiyor. Ancak uzay boslugunda yukari–asagi, sag–sol gibi kavramlarin anlami olmadigi icin uzaya cikip Dünya’ya kuzey kutubundan baktigimizda, gezegenin "saatin ters yönünde" döndügünü görüyoruz. Dünya’ya Güney kutubundan baktigimiz zaman da saat yönünde döndügünü görüyoruz. Einstein ne demisti: uzayda yönler göreli ve dönme yönü referans noktasina, yani bakis acisina göre degisiyor. Iste yeryüzünde bulundugumuz neden den dolayi da ve bu acidan gökyüzüne baktigimiz da saniriz ki, her sey Dünya’nin etrafinda dönmektedir, o yüzden biz buna Günes dogudan dogup batidan batar diye algiliyoruz. Aslinda bu kavram orta caglardan kalma evren'in yermerkezli ilkel anlayisidir.
Eger bir tanri insan acisindan yani yeryüzünde gökyüzüne bakarsa, görecegi ve algilayacagi ancak bu kadar olur, yani günesi dogudan dogup batidan battigini sanmasidir. Halbüki yukarda belirtigim gibi,böyle bir durumun olmasi söz konusu bile degil, neticede muhammedin yasadigi topraklarda ve döneminde dünya düz carsaf gibi olduguna inaniliyordu. Haliyle muhammed dünyamizin ekseni yörünge düzlemine dik olarak 23,44 derecelik bir egiklik acisina sahip oldugunu nereden bilsin? Bilseydi kutuplarda bu durumlarin meydana geldigini gayet iyi bilecekti. Aksine o dönemdeki insanlar dünyayi yuvarlak degil, düz oldugunu sanmalarindan kaynaklanmaktadir. Dünyamiz 23,44 derecelik bir egiklik acisina sahip olmasaydi, kutuplarda günes hic bir zaman batmayacakti, batmayacakti derken insan bakis acisi ile kastediyorum.
gece dinlenmek farz, gündüz de çalışmak farz mı denmiş? kuzey kutbuna yakın yerlerde gece iken insanlar dinlenir, dinlendikten sonra da çalışabilir, dünyanın daha aşağılarında da gece olunca insanlar dinlenir gündüz olunca çalışır..bu kadar basit.
"insanı gece dinlenmeye muhtaç yaratmış" demek de de nasıl bir mantıksa..
insanın aynı zamanda su ihtiyacı vardır mesela, insan susayan bir varlık olarak yarattı diye Allah eleştirilemez komik olmayın.
bulutların ağırlığı konusunda ise konuşmaktan sıkıldım, yağmur bulutları için Kuran ağır demiş, 1400 sene önce kime sorsanız o bulutlara ağır demezdi.
Iste yine kitabinizi bilmeden konusuyorsunuz;
Rabbinin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? İsteseydi onu sabit kılardı. Sonra biz güneşi gölgeye delil kıldık. Sonra onu kendimize yavaş yavaş çektik. O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.Furkan – 45-47 (Diyanet İşleri)
Burada acikca hüküm vardir ama tinlayan kim? ... Gece calismayiniz ve istirahat zamani diyor! Müslümanlar nicin bu emre uymuyor? Cünkü para tatli da o yüzden ;)
Ben olsam müslümanlarin yerinde giderim kutuplara 6 ay calisir 6 ay yan gelir yatarim, cünkü istirahat zamani :bounce: Oruc tutma zamani geldiginde kacardim Türkiye'ye :D
Tanrıdan cevap bekliyen arkadaş illede cevap bekliyosan sende Tanrı gibi zaman ve mekanın dışında ol belki cevap gelir. Senin istemen yetmiyo tüm insanlığın istemeside yetmiyo tanrı dilediği gibi konuşur insanla bu hayırla şerle soyut veya somut şekilde olur farketmez nasıl olduğu yeterki görmesini bil görürsün sen tanrıyı insan gibi algılayıp kendi seviyene indirgemeye çalışıyorsun evrenin ve zamanın içersine sokmaya uğraş belki cevap gelir.
Arkadaş;
Bu Tanrı'dan sen bahsediyorsun bize. Yine görüyoruz ki Tanrı kavramın ve sosyo-kültürel-metafiziksel beslenme kaynağın, bireyin zayıflığı, doğaya yönelik güçsüzlüğü ve cehaletiyle kol kola gezer olmuş. Ki ne zaman ayrıldılar k! Neticede bu algın yine bu Uzay Zaman eğrisinde yer alıyor. Doğa üstü bir şey yok. Bahsettiğin şeyler doğa ile -insan zihninin flörtünün ürünü. Başka bir şey değil. Senin alahının zaman ve uzay dışında olduğunu söylüyorsun.
İfadeni somut olarak nasıl kanıtlayabilirsin bize? Çünkü kurduğun cümle senin zihninde kurduğun bir yargı-vargıdır. Bundan başka ne anlama gelebilir? Ben de başka bir şeye inanıp, aynı vargı ile geleyim önüne. Ne olacak? Ben buna bu şekilde inanıp kabul ettiğimde, inandığım şey gerçek mi olmuş olacak?
Natürelist
10-03-2014, 06:41
....(.)...Bulutların ağırlı ile ilgili konuda ilgili ayet sizi darmadağın edince o ayetin zilyon tane anlamını bulmaya çalışan maüm kesim Kuran'da dünyanın yuvarlaklığına dair olan ayetleri neden tek anlamını yapıştırmaya çabaıyor acaba....(.)...
Ayete ucuk anlam yüklediginizi bir kenara birakacak olursak, su resimdeki gördügümüz nesneye bakalim...
Sizin hayali tanriniz dünyadaki bulutlari görecek ancak bu gördügümüz buluttan habersiz olacak. Bak bakalim bu kandil mi? mum mu? yildiz mi?
Su gördügümüz koca bulut'u dünyamizin neresine sigdirabilirizki? Madem buluttan bahsediliyor, sizce önemli olan bulut hangi bulut? Dünya icinde bulunan bulut mu, yoksa evrende buna benzer sayiz sekilde bulutlar mi?
Bir tanri evrende devasa büyüklükte gözünün önünde mertek gibi duran bu bulutlari göremeyip de, capayi aramasi ne derece sagliklidir? Binlerce isik yili boyutunda olan bu bulutlari görmemesi garip degilmidir?
Yoksa sizin hayali tanriniz bunlari "süs" olarak yaratmasin? ki zaten de öyledir...
Dünyadaki bulutlara islevi hakkinda binbir cesit türden anlam yükleyeceksiniz, ama bu kozmik bulutlarin islevini sizin tanriniz "süs" olarak yarattigini görmemezlikten geleceksiniz? Kur'anin tanrisi ciddi olamadigi gibi siz de maalesef ciddi degilsiniz... Peh arkadas bizleri darmadagan yapmis(!) kargalar güler buna kargalar ;)
https://fbcdn-sphotos-g-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn1/t1/1948025_10152252105566772_173741477_n.jpg
bozok6666
10-03-2014, 14:34
'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene'
Bu ayette hata yok burda hz ibrahim tanrının yarattığı bir doğa olayı güneşin doğudan doğması değilde batıdan doğmasını istiyor karşısındakinden burda iki astronot değil dünyada yaşayan iki insan konuşuyo elbette bu şekilde ifade edilir başka nasıl olcak günümüzdede böyle ifade edilir bu güneşin dünya etrafında döndüğü anlamına gelmez .
sn Natan sizin inancınıza göre kim zamanın ve mekanın dışındaysa siz inandığınız aksi ispatlanmadığı sürece dışındadır tüm dünya karşı çıksa ne farkeder burda bir inanctan islamdan bahsediyoz deneyden değil bilim adamlarının çogu evrenin büyük kısmının karamadden oluştuğuna inanıyo ama gören test edebilen yok sadece etkilerinden yola çıkarak var diyorlar . Bizde evrene bakarak tanrı olmalı diyoruz müslüman olmaya gerek yok bunu anlamak için kainatın izahı yok başka, varsa evrenin neden oluştuğunu izah edebilen birisi linki paylaşın bizde bilgilenek bing bang bile tanrının varlığına delil tabi görmek isteyene .
sn naturelist ve mrdragon finlandiya norvec gibi ülkelerde yaşamıyacaksın diye bir ayet yok orda yaşıyosan diyanet zaten nasıl ibadetleri yerine getireceği söylüyor islamda hiçkimseden gerçekleştiremeyeceği eylem istenmiyo alternatifler var.
Kuranda gece istirahat edilmesi gerektiği vurgulanıyor yıl 2014 olmuş bu gerçek değiştimi hayır burdaki insanlar henüz evrim geçirememiş güneşsizliğe karşı kısmen adapte olmuşlar ten renkleri daha fazla güneş tutacak şekilde : ) gece çalışamassınız gibi bir ifadede görmedim ben ,gece salgılanan melatoninin yerini ışıkta salgılanan tutmuyor hala melatonin sorunlardan sadece birtanesi herşeyin aşırısı zararlı tercih bizim obozite denen şey boşuna yok : )
Kutup tarafındaki ülkeler mutlu deyip ,
maddiyatı refahı kriter alıyorsan maden işcileri ortalamanın üzerinde maaşları var ama 40 yaşına geldiklerinde kanser onlara merhaba diyor. Herşey refah değil ençok piskolojik sorunla uğraşan ülkerden biri finlandiya bunu kabul ederek o bölgede yaşıyorlar aktif yanardağı yanına yaşıyanlar bile var .Kuran gece çalışmayı yasaklıyo diye ayetlere başka anlam yüklemeyin kuranın indiği dönemde birçok savaş oluyor gecesi gündüzümü var savaşın!
Kuran gece çalışmayı yasaklıyo diye ayetlere başka anlam yüklemeyin kuranın indiği dönemde birçok savaş oluyor gecesi gündüzümü var savaşın!
Bir celiski daha yakalamis bozok6666
mrdragon
10-03-2014, 19:24
'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene'
Evet aynı soruyu şimdide hayali tanrınıza soralım. Şüphesiz dünyayı kendi ekseni etrafında döndüren ve bu dönüşünden dolayı güneşin doğudan doğduğunu sanmanıza neden olan tanrı Ortimistir. Yok hayır o Allah'tır diyorsan söyle de dünyayı ters istikamette döndürsün.
Yani azizim; Kuran tanrısı aynı zamanda kendisini çürüten tanrıdır. En azından ortada bir tanrı iddialaşması varsa, tüm putlar gibi kuran tanrısı da çaresiz kalıyor.
sn naturelist ve mrdragon finlandiya norvec gibi ülkelerde yaşamıyacaksın diye bir ayet yok orda yaşıyosan diyanet zaten nasıl ibadetleri yerine getireceği söylüyor islamda hiçkimseden gerçekleştiremeyeceği eylem istenmiyo alternatifler var.
Kuranda gece istirahat edilmesi gerektiği vurgulanıyor yıl 2014 olmuş bu gerçek değiştimi hayır burdaki insanlar henüz evrim geçirememiş güneşsizliğe karşı kısmen adapte olmuşlar ten renkleri daha fazla güneş tutacak şekilde : ) gece çalışamassınız gibi bir ifadede görmedim ben ,gece salgılanan melatoninin yerini ışıkta salgılanan tutmuyor hala melatonin sorunlardan sadece birtanesi herşeyin aşırısı zararlı tercih bizim obozite denen şey boşuna yok : )
Kutup tarafındaki ülkeler mutlu deyip ,
maddiyatı refahı kriter alıyorsan maden işcileri ortalamanın üzerinde maaşları var ama 40 yaşına geldiklerinde kanser onlara merhaba diyor. Herşey refah değil ençok piskolojik sorunla uğraşan ülkerden biri finlandiya bunu kabul ederek o bölgede yaşıyorlar aktif yanardağı yanına yaşıyanlar bile var .Kuran gece çalışmayı yasaklıyo diye ayetlere başka anlam yüklemeyin kuranın indiği dönemde birçok savaş oluyor gecesi gündüzümü var savaşın!
Neden üfürükten konuşmak müslümanlarda adettir? Diyanet değil kuralları tanrı ve kutsal kitabı vermeli değil mi ama o kitap veremeyince araya tanrıdan bağımsız hüküm yerleştirmek şirktir.
Tanrı geceyi insan dinlensin diye yarattığını, gündüzü de çalışsın diye olduğunu iddia eder.
Oysa bilim dünyası biliyor ki, insanlığı bırakın mikroorganizmalar alemi, bitkiler alemi olmadan da gece ve gündüz vardı. Tüm canlılar da mevcut koşullara göre evrimleşiyor. Koşullar canlılara göre değil.
Bu aşamada gece insan dinlensin diye yaratılmışsa, Elin norveçlisinin dinlenmesi adına ne yaratılmıştır diye sormak gerekiyor. İşte tanrı dünya üzerinde böyle bir bölgenin olacağını bilemediğinden, arap gözünde üfürmekte bir numaraya oturuyor.
Tanrı güneşin doğum ve batım zamanlamasını arabistan üzerinden hesaplamaktan ötede olmadığından düşünememiş diye tanrının açığını sevgili diyanetteki yarı tanrılar mı yapacak? Çok hoşsunuz ne de olsa tanrı yok öyleyse diyanetin kulu olun.
Norveçliler ile anket yaptınız mı hiç? Adamlar Avrupa Birliğine dahi girmek istemiyorlar. Onlar ülkece birçok anlamda mutlular. Yaşam kaliteleri de yüksektir. Psikolojik sorunları var ama deli gibi uzun yaşıyorlar. (stres sıkıntı ve paranoya halinde hemde, bir de hepside okuyor sıkıntıdan eğitime önem veriyorlar, aynı zamanda eğlenip gezmeye de çok düşkünler.)
Ortalama hayat süresi:
Toplam nüfus: 78.79 yıl,
erkeklerde: 75.87 yıl,
kadınlarda: 81.92 yıl
Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için verilerde toplam nüfusta: %100
Ortalama hayat sürelerine dikkat edin.
40 yaşında maden işçisi kanserden gidiyoooo.. Ama bizim norveçliler 40 yaşlarını 2 ile çarpıyooo...
Sizin bildiğiniz tonla ülkeden türkiye ve arabistan dahil daha uzun süre yaşıyorlar.
Ülkelerini de yaşantılarını da seviyorlar. Zaten sevmeselerdi, araplar gibi arabistanın kurak topraklarından fırlayıp her yana din yaymaya çalışırlardı. Tanrı hiç demiş mi elin bedevisine bak güneş abartı sıcak kanserin kralını yaşatır sana, haydi toplan dağıl git adam gibi bir yerde yaşa diye yoo.
Ben bayılırım memleketimin müslüman zihniyetine.
Adamların psikolojileri de gayet yerinde, boyuna çocuk üretmiyorlar fabrika misali o da okuma yazma oranları ile ilgili olsa gerek. Aksine ülkenin genç nüfusu daha az. Fazla üremeyi seven bir toplum değil. Norveçte çalışan özellikle konyadan giden bayağı türk var. Dilerseniz bulun onlarla konuşun Norveçte yaşam nasıldır, Sağlık nasıldır ve bu anlamda sunulan sosyal hizmetler nelerdir diye.
Sayıların dili size öğretemiyorsa belki de: Konyadan sizin dilden konuşan biri; burada yaşam iyi gidiyo, herşey cok güzel, insanlar uzun yaşıyooo diye sohbet edersiniz.
bozok6666
10-03-2014, 20:28
Evet aynı soruyu şimdide hayali tanrınıza soralım. Şüphesiz dünyayı kendi ekseni etrafında döndüren ve bu dönüşünden dolayı güneşin doğudan doğduğunu sanmanıza neden olan tanrı Ortimistir. Yok hayır o Allah'tır diyorsan söyle de dünyayı ters istikamette döndürsün.
sn mrdragon
Sen o soruyu Tanrıya senin konuşma isteğini kabul ederse sor bunu yapabilirmisin diye ayette hz ibrahim tanrılık iddaa eden kişiye doğrudan tanrıysan güneşin tersten doğmasını sağla diyor karşısındakini çürütüyo ...farklı şeyler.
Norveçliler ile anket yaptınız mı hiç? Adamlar Avrupa Birliğine dahi girmek istemiyorlar. Onlar ülkece birçok anlamda mutlular. Yaşam kaliteleri de yüksektir. Psikolojik sorunları var ama deli gibi uzun yaşıyorlar. (stres sıkıntı ve paranoya halinde hemde, bir de hepside okuyor sıkıntıdan eğitime önem veriyorlar, aynı zamanda eğlenip gezmeye de çok düşkünler.)
Güneş girmeyen eve depresyon girer bunu doktorlar söylüyo Norvecden birçok turist sağlık bakanlarıda dahil sağlık turizmi için türkiyeye geliyor birçok norveclide romatizmal hastalıklar yüzünden kaplıcalara gidiyor. Dünya sağlık örgütü bile intahar oranlarının yüksek olma sebeblerinden birini güneşin az olmasına bağlıyor ve tenrenklerinin bukadar beyaz olma nedeni vücutları bu güneş ışınlarından en yüksek oranda faydalanmaya çalışmasındandır.
Uzun yaşamayla güneşin ne alakası var uzun yaşamak birçok şeye bağlı refahlada alakası yok ama adamlar güneşten yeteri kadar faydalanamıyor bunun yan etkilerinide yaşıyor ben değil adamların sağlık bakanı diyo bir ara türk televizyonlarınada çıktı .Kuran norvece yerleşmeyin yaşamayın demiyorki yaşıyorsanızda bedeli var kuranda boşuna gece istirahat için yaratıldı demiyor.
sn vartor ben yeni çelişkiler bulmuyorum ayete yüklediğiniz farklı anlamları eleştiriyorum ...size göre herşey çelişki heralde....
mrdragon
11-03-2014, 00:40
sn mrdragon
Sen o soruyu Tanrıya senin konuşma isteğini kabul ederse sor bunu yapabilirmisin diye ayette hz ibrahim tanrılık iddaa eden kişiye doğrudan tanrıysan güneşin tersten doğmasını sağla diyor karşısındakini çürütüyo ...farklı şeyler.
Neden adam tanrıysa, onun da güneşi tersten doğurmayı istemesi gerekir değil mi? yani sıradan ibrahim bunu istiyor diye yapmak zorunda değil. (Müslüman mantığı işte kendi mantıksızlığında boğulmaya mahkumdur.)
Ya da, ahmet abi kafadan bir tanrı uydurdu, adına da bozokları imana getirme tanrısı dedi, ve sevgili bozok gelip dedi ki, senin tanrın hayali değilse güneşi batıdan doğurtsun da görelim.
Ahmet abi de dedi ki; sen onu tanrım seninle konuşmayı kabul ederse sor, bir benle konuşuyor seni de kaale almıyor....
Tüm bu farklı denklemlerde tanrıları çıkar arada yerine hayali tanrını koy değişen birşey olmayacak, güneş doğudan doğmaya devam edecek, ve senin tanrın dilsiz gariban olmaktan öteye gidemeyecek, onun yerine sadece sen konuşabileceksin ve hayallerindeki tanrıyı durmadan yazacaksın.
Harbiden kalp ile düşünmede son noktaya ulaşanlara müslüman deniyor.
Güneş girmeyen eve depresyon girer bunu doktorlar söylüyo Norvecden birçok turist sağlık bakanlarıda dahil sağlık turizmi için türkiyeye geliyor birçok norveclide romatizmal hastalıklar yüzünden kaplıcalara gidiyor. Dünya sağlık örgütü bile intahar oranlarının yüksek olma sebeblerinden birini güneşin az olmasına bağlıyor ve tenrenklerinin bukadar beyaz olma nedeni vücutları bu güneş ışınlarından en yüksek oranda faydalanmaya çalışmasındandır.
Uzun yaşamayla güneşin ne alakası var uzun yaşamak birçok şeye bağlı refahlada alakası yok ama adamlar güneşten yeteri kadar faydalanamıyor bunun yan etkilerinide yaşıyor ben değil adamların sağlık bakanı diyo bir ara türk televizyonlarınada çıktı .Kuran norvece yerleşmeyin yaşamayın demiyorki yaşıyorsanızda bedeli var kuranda boşuna gece istirahat için yaratıldı demiyor.
sn vartor ben yeni çelişkiler bulmuyorum ayete yüklediğiniz farklı anlamları eleştiriyorum ...size göre herşey çelişki heralde....
Yahu norveçte yaşayan türk asıllı doktor kardeş araştırma raporunda diyor ki, kadınların yüzde 10'u erkeklerin yüzde 4'ü depresyon yaşıyor. Norveçte göçmen olarak bulunanlarda ise bu oran 3'e katlanıyor.
Yani elin türkü oraya gidip onca imkan ve modernlik arasında ciddi bir bunalım yaşıyor hali ile,
Norveçlilerin de temelde psikolojik sorun yaşayanlarının, zenginlilik ve fazla imkandan ortaya çıkan kararsızlıklardan meydana geldiğini söylüyor.
Bu arada güneş girmeyen eve doktor girer o atasözü; norveçte tabi durum farklı.
Güneş hiç girmiyor değil bazen inat edip 6 ay durmadan havada dans ediyor :p
Bu koşullarda da yaş ortalamalarının oldukça yüksek olmasını dahi es geçip iyice saçmalamanız müthiş bir yaklaşım doğrusu.
Norveçlilere gelince, evet aslen çok fazla seyahat ederler, imkanları yüksektir ve hayatın tadını çıkartırlar. Çocuk yapacak fırsatları olmayacak kadar aktifler de, yani hayatı bu kadar dolu yaşamayı seçen toplumların depresyon ile buluşması, yaşam koşullarında yitip gidenlere oranla elbetteki azdır.
Buna karşın Norveç dünya sağlık örgütüne göre yapılan listede intihar oranı yüksekliği bakımından 35. sıradadır. 16. sırada isviçre var mesela ) Fransa 21. v.s. Çinliler 9. sırada Litvanya 1. sırada. Biz Türkler 79. sıradayız bu da en azından cehenneme gitmekten korkan türklerin intihardan çekinmelerinin etkisi olsa gerek. Yoksa depresif tonla insan yaşıyor bu memlekette ))
Norveç bu kadar huzur ve refah ülkesi sayılırken yine de 35. sıranın altında olmalıydı ama biz biliyoruz ki, sınırsız özgürlüklerin içinde ne yazıktır ki madde bağımlılıkları, aşırı alkol tüketimi gibi faktörlerde var.
Norveçte doğup büyüyen birinin o ortama adaptasyonu kolaydır da, özellikle dışarıdan giden göçmenlerin 6 aylık periyotlu güneş denklemlerine alışması elbette daha zor.
Kısacası azizim, her zaman ki gibi iman ettiğin tanrı, mevcut evren koşullarına sahiplik iddiasında bulunurken, hem yarattığı evreni hem de insanı bilemeyecek kadar cahil konuma düşmüş, araplara yönelik işleyen yıllara gebe, kan ile yayılmaya muhtaç kalmış bir dini bir kitabın sayfalarından hortlatacak kadar da ilkel tasarlanmış bir puttur.
Hali ile bir putun dili de eylemi de olamadığı gibi, iman ettiğin tanrının da olamaz. X tanrısına tapan biri sabahtan akşama kadar benim tanrım gerçek diye dil dökmesi ile sizlerin dökmesi arasında bir fark yok, hayaller kişiye mahsus işler. Siz ise aynı kitaba inanan kellik ilacını bulmuş yurdumun anadolu insanı modelini temsil ediyorsunuz.
bozok6666
11-03-2014, 01:08
sn mrdragon
Bilinçli anlamamazlıktan geliyorsun sen tanrıyla arkadaşmısınki şunu yap bunu yap yoksa kabul etmem falan diyosun Tanrı senin istediklerini yapmak sana bişey ispatlamak zorunda değil aklı olana etrafına bak göğe bak senden öncekilere bak diyor.
Başbakan örneği vermiştim nedeni başbakan benimle isterse görüşür istersem kendimi yakıyım farketmez kaldıki başbakanda insan benimgibi Tanrıyla kendini kıyaslaman saçmalıktan öteye gitmez.....
Güneş olayınıda hala niye inat edip saptırıyorsunuz anlamıyorum güneş insan için önemli gece uykusuda önemli bunun telafisi yok insan buna adapte olamıyor uzun süre senelerce gece çalışanlar test ediliyor beden saatleri genede değişmiyor gece karanlığa göre ayarlı yani bilimsel olarak zararlı olan birşeyi zorla zararsız yapmaya çalışıyorsun kuran açısından orda yaşamanın sakıncası yok gece çalışmakta yasak değil tanrı meyveyi etide insan için yenilebilir faydalı yapmış ama illede meyve yeyin demiyo gecede uyuyun diye zorlamıyor .bana gece çalışmanın zararsız olduğunu söyleyen birtane doktorun linkini paylaşırmısın.....
Harbi yani diyorsun ki 6 ay çalışıp, 6 ay dinlensinler.. ))
Norveçte çalışan bir yakınınız varsa bir sorun bakalım :p Uzun olması derken 2-3 saat değil 6 aydan bahsediyoruz.
Açın bir o bölgelerde batmayan güneşi izleyin derim. Ama elin çölünde tanrı üfüren biri için elbetteki kutuplardaki durumu bilmesi beklenemez, o yüzden onlar adına gece dinlengeç, gündüz çalışma zamanıdır. Hali ile kutuplara yakın yerdekiler de lanetlenmiştir.
İnsanın suya ihtiyaç duyması dahi tanrının yaratış vasfının vasatlığına delildir. Cennete bile zevki sefa meyve tasarlayan sevgili tanrı modeli arapların zihinlerinde anca bu kadar küçülebilir.
Efendim, tekrar ediyorum biz insanlık arabayı icat etti benzinle çalıştırdı. Şimdi elimizde olsa yakıtsız çalışan arabayı zorlarız.
Aynı şekilde bu insanlık robotları da çalışma sürelerini uzatarak güncelliyor. Hem kapasitelerini arttırıyor hem özelliklerini ama sizin ilkel arap putu hayali tanrınız yerinde sayıp kitap sayfalarında hayat buluyor.
Allah eleştirilemez dediniz, ama benim yaptığım eleştiridir. Varsa itirazı buyursun gelsin. (bakın putlara atıfta bulunduk sizin putunuzdan farklı değillerdi. Sahabelerde o putları çağırdı ama gelen ayaklanan olmadı tıpkı sizin hayali putunuz gibi hep dillerde kaldı.)
Kuran'daki her açıklama bir emir değil.. gündüzü çalışın diye, geceyi de uyuyun diye şeklinde özetlenecek ayete bakıp gündüz çalışılacak gece de uyulacak demek değil. Gece çalışan günaha girmez, gündüz uyuyan da günaha girmez.
Ayrıca Kuran'a sizin o geniş (!) açınızdan bakarsak Kuran'da "geceleyin yürü" de deniyor, evet size göre bu da bir çelişki çünkü Kuran geceyi dinlenme vakti olarak kılmış ama burada " geceyürü" diyor, bu da çelişki o zaman sizin kafaya göre.
"Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin."15:65
"Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlar da muntazam gidiş geliş düzenledik. (Onlara): Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gezip yürüyün (dedik)."34:18
"Allah buyurdu ki: "Kullarımı geceleyin yürüt. Çünkü siz takib edileceksiniz."44:23
Evet ben aranızdan bir zeka'nın çıkıp bunda da çelişki var Allah geceyi dinlenme olarak kılmışsa neden gece "yürü" diyor demesini bekliyorum. :sad:
İnsanın suya ve dinlenmeye ihtiyacı olmasına Allah'ın eksikliği demeniz ise sadece kendi sığ bakış açınız..kendi açımdan da cvp bile verilemeycek düzeyde hatta, Allah her şeyi bir ölçüye göre yaratmıştır, hiçbir insanı havada uçan karada kaçan şeklinde yaratmamış.
Allah'ın herşeyi bir ölçüye göre rryarattığını bilen müslümanlara gelip de Allah insanı suya muhtaç bırakmış o zaman bu Allah'ın eksikliği savsatanıza katılmaz.
Senin Allah'ı eleştiri noktaların buysa eğer, insanı suya muhtaç bırakmış vs. ise eğer, durma devam et, sadece inandığın şeyin çaresizliğini gösterir benden sana tavsiye bu yoldan gitme.
Burdan size ekmek çıkmaz.
Natürelist
11-03-2014, 02:21
'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getiriyor, sen de batıdan getirsene'
Bu ayette hata yok burda hz ibrahim tanrının yarattığı bir doğa olayı güneşin doğudan doğması değilde batıdan doğmasını istiyor karşısındakinden burda iki astronot değil dünyada yaşayan iki insan konuşuyo elbette bu şekilde ifade edilir başka nasıl olcak günümüzdede böyle ifade edilir bu güneşin dünya etrafında döndüğü anlamına gelmez .
Bir tanri nasil olurda insan bakis acisiyla konusur? Tanri kendinisini ifade edemiyormu? ki kendini yeryüzündeki bir insanin ifadesi ile dillendiriyor, tanriligi bunun neresinde? ..."Bakin siz öyle günesin dogudan dogup, batidan battigini zannediyorsunuz, sizler yeryüzünde yasadiginiz icin bunu böyle algiliyorsunuz! halbuki bu böyle degildir. Günes ne dogudan dogar, ne de batidan batar, benim ilmimi elbet zamani geldiginde anlayacaksiniz!." Diye bir ayet indiremezmiydi? Lakin tanrinin yerinde ben olsaydim en azindan böyle yapardim, ve gelecek kusaklara da bir mesaj verirdim. Ama maalesef kur'an da bunun aksini görüyoruz. Yarim kalmis islerini zavalli kullari binbir anlamlar yükleyerek tamamlamaya calismaktadirlar. Hayali bir tanrinin yarim yamalak aciklamalari ile 1.400 yil öncesine takilip kaldigi pek aciktir.
Sayin bozok6666, ben bunu size aciklamasaydim, elbette siz de günesin dogudan dogdugunu ve batidan battigini iddia edecektiniz, ki bunu cogumuz böyle oldugunu zannediyoruz. Denemesi bedava, sorun bir tanidiginiza; günes nerede dogar? nerede batar? diye, alacaginiz yanit eminimki elbette dogudan dogar, batidan batar olacaktir. Aksine bunun böyle olmadigini iddia edecek olursaniz eger, afal afal yüzüne de bakarlar :)
Insanlar acisindan dogu, bati, kuzey, güney yani bu sistem, dünya üzerinde cografi konum belirlerken kullanilan sistemdir. Dünya' nin yüzeyi üzerinde her noktada yaricap ayni oldugundan, sadece enlem ve boylam ile bir yer belirlenebilir, ve günlük yasantimizda da gereklidir. Ancak dünyamizdan 150 milyon kilometre uzakta olan bir nesnenin dogdugu yer neresidir? zaten kur'an da günesin "dogu"dan dogdugunu vurguluyor... Ama uzayda günesin böyle bir dogu'ya ve bati'ya gittigini maalesef göremiyoruz :)
Ama kur'an'a göre bu mümkündür :)
"Biz ona dünyada geniş imkânlar verdik ve ihtiyaç duyduğu her konuda sebep ve vasıtalar ihsan ettik. O da batıya doğru bir yol tuttu. Nihayet batıya ulaştığında, güneşi adeta kara bir balçıkta batar vaziyette buldu. Orada yerli bir halk bulunuyordu. Biz: 'Zülkarneyn! İster onlara azab edersin, ister güzel davranırsın.' Zülkarneyn şöyle dedi: 'Kim zulmederse, Biz onu cezalandırırız, sonra da Rabbinin huzuruna götürülür. O da ona benzeri görülmedik bir ceza uygular. Fakat iman edip makbul ve güzel davranışlar içinde olana, en güzel karşılık verilir ve ona kolay olan buyruklarımızı emrederiz, kolaylık gösteririz.' Zülkarneyn bu sefer yine bir yol tuttu. Güneşin doğduğu yere varınca, onun, kendilerini sıcaktan koruyacak bir siper nasib etmediğimiz bir halk üzerine doğduğunu gördü."(Kehf suresi ayetleri: 85-90)
Bakiniz burada konusan yine tanridir(!) aciklarmisiniz günesin uzayda bulundugu dogu ve bati olan yeri? Nasil ourda günes uzayda batar?
sn naturelist ve mrdragon finlandiya norvec gibi ülkelerde yaşamıyacaksın diye bir ayet yok orda yaşıyosan diyanet zaten nasıl ibadetleri yerine getireceği söylüyor islamda hiçkimseden gerçekleştiremeyeceği eylem istenmiyo alternatifler var.
Diyanet mi karar veriyormus ibadetlerin nasil yerine getirilecegini?
Ama kur'an diyanetin dedigi gibi demiyor maalesef ;) Ne diyor? günes batana kadar orucu tutacaksiniz! vesselam :)
E o zaman sizde tutun orucunuzu günes batana kadar, siz de biliyorsunuzki hayali tanri bir hata yapmis, ve bu sartlar altinda oruc tutmak mümkün olamayacagindan dolayi, o yüzden sizleri cözüm arayislari icine sürüklemistir ;)
Nicin hayali tanrinizin buyruklarini yerine getirmeyip de bu arayislara bilmem diyanet kurumlarinin cirpinmalarina ve emirlerine tenezzül ediyorsunuz.
Bak kitabin ne diyor "günes batana kadar" tutacaksiniz, nerede olursa olsun, is kutuplara geldiginde öyle kacmak yok ;)
Kuranda gece istirahat edilmesi gerektiği vurgulanıyor yıl 2014 olmuş bu gerçek değiştimi hayır burdaki insanlar henüz evrim geçirememiş güneşsizliğe karşı kısmen adapte olmuşlar ten renkleri daha fazla güneş tutacak şekilde : ) gece çalışamassınız gibi bir ifadede görmedim ben ,gece salgılanan melatoninin yerini ışıkta salgılanan tutmuyor hala melatonin sorunlardan sadece birtanesi herşeyin aşırısı zararlı tercih bizim obozite denen şey boşuna yok : )
Kutup tarafındaki ülkeler mutlu deyip ,
maddiyatı refahı kriter alıyorsan maden işcileri ortalamanın üzerinde maaşları var ama 40 yaşına geldiklerinde kanser onlara merhaba diyor. Herşey refah değil ençok piskolojik sorunla uğraşan ülkerden biri finlandiya bunu kabul ederek o bölgede yaşıyorlar aktif yanardağı yanına yaşıyanlar bile var .Kuran gece çalışmayı yasaklıyo diye ayetlere başka anlam yüklemeyin kuranın indiği dönemde birçok savaş oluyor gecesi gündüzümü var savaşın!
Kitabin dinlen diyorsa buna da uyacaksiniz ;) Yoksa siz ömür boyu savasirmisiniz? ki böyle bir yargiya variyorsunuz, size savasin demiyor, calisin diyor, ancak gündüz vakti, gece ise dinleneceksiniz, ve buna da uymazsaniz eger? hayali tanrinizin emrinden cikmis olursunuz ;)
Natürelist
11-03-2014, 04:55
Kuran'daki her açıklama bir emir değil.. gündüzü çalışın diye, geceyi de uyuyun diye şeklinde özetlenecek ayete bakıp gündüz çalışılacak gece de uyulacak demek değil. Gece çalışan günaha girmez, gündüz uyuyan da günaha girmez.
Bir insanin geceleri uyumasinin bundan baska dogal ne olabilirki? Hayali tanrin bir aciklama getirmis(!) Nedir o aciklama öyle? Tanri, bilinen bir seyi ne diye bosu bosuna enerjisini tüketerek bu aciklamayi yapiyor? Gerek varmi buna? Insanlar ister istemez bunu yapiyor. Bilinen bir seyin aciklamasi mi olurmus? Müslümanlari ilgilendiren günde kac kez namaz kilinacagini daha aciklayamazken... gereksiz yere ayet indirmek de neyin nesi?
Emir degilse "süs" icin mi kur'an'ina koymus? amac? amac da bu olsa gerek :music:
Ama yeri geldiginde bak surada söyle deniliyor falanca filanca ayette efendim söyle ifade ediliyor ve isaret etmektedir, ve bu emre uymamiz gerekir diye kiytirik anlamlar cikarirsiniz... Örnegin incilde muhammed son peygamber oldugu müslümanlarca iddia edilmektedir, varmi böyle bir muhammed diye isim incilde?
Iste bu ayet de sizin icin cok önem tasisaydi ve dünyadaki tüm insanlik geceyi uyuyarak gecirseydi, eminimki, hah.. bak burada geceleri uyuyun demis, kur'an bunu nasil da 1.400 yil önce bilmis diye mucize olduguna kanaat getirecektiniz. Ancak kazin ayagi maalesef öyle degil ;)
Nitekim,
O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır.Furkan – 45-47
Burada ilk basta hayali tanri kendi eyleminden söz etmektedir, yani o olmasaydi bunlar gerceklesmez idi... Ancak eyleminden söz ederken, ...."O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı".... (.). vakti yapandır. Diyerek ortaya koymasi, gerceklestirmek, olusturmak, meydana getirmek demektir. Günümüzde bunun böyle olmadigini ne yazikki bilmekteyiz. Tüm su dünya aleme marifetini gerceklestirsin de bir görelim... Eger bir eyleminden söz ediyorsa, neden günümüzde bu gerceklesmiyor? Ne acidir ki gece calisarak ben yillarimi verdim, hala da vermekteyim..
Ayrıca Kuran'a sizin o geniş (!) açınızdan bakarsak Kuran'da "geceleyin yürü" de deniyor, evet size göre bu da bir çelişki çünkü Kuran geceyi dinlenme vakti olarak kılmış ama burada " geceyürü" diyor, bu da çelişki o zaman sizin kafaya göre.
"Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin."15:65
"Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlar da muntazam gidiş geliş düzenledik. (Onlara): Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gezip yürüyün (dedik)."34:18
"Allah buyurdu ki: "Kullarımı geceleyin yürüt. Çünkü siz takib edileceksiniz."44:23
Evet ben aranızdan bir zeka'nın çıkıp bunda da çelişki var Allah geceyi dinlenme olarak kılmışsa neden gece "yürü" diyor demesini bekliyorum. :sad:
İnsanın suya ve dinlenmeye ihtiyacı olmasına Allah'ın eksikliği demeniz ise sadece kendi sığ bakış açınız..kendi açımdan da cvp bile verilemeycek düzeyde hatta, Allah her şeyi bir ölçüye göre yaratmıştır, hiçbir insanı havada uçan karada kaçan şeklinde yaratmamış.
Allah'ın herşeyi bir ölçüye göre rryarattığını bilen müslümanlara gelip de Allah insanı suya muhtaç bırakmış o zaman bu Allah'ın eksikliği savsatanıza katılmaz.
Senin Allah'ı eleştiri noktaların buysa eğer, insanı suya muhtaç bırakmış vs. ise eğer, durma devam et, sadece inandığın şeyin çaresizliğini gösterir benden sana tavsiye bu yoldan gitme.
Burdan size ekmek çıkmaz.
Ileri sürdügünüz bu ayetler Lut ve Musa ile ilgilidir, konu ile bir baglantisi yoktur, hem tevrattan araklanmis, yani kötü bir kopyasi ;)
Furkan: 45-47 üzerinde bir fikriniz yoksa, Musa ve Lut hikayeleri ile sulandirmayiniz konuyu. Ileri sürdügünüz bu ayetlerde de hayali tanriniz yaptigi eylemlerinden bahsediyor, göremeyecek ne var? Burada da size ekmek cikmaz ;)
Allah her şeyi bir ölçüye göre yaratmıştır
Dayanaginiz nedir bu konuda? varmi eliniz de bir kanit? el cevap...?
Daldan dala ziplayacaginiza bir konu üzerinde durmaya calisin...
Bakiniz iddialarinizi cürüttüm. Iletilerime ve sorularima yanit vermekten kacindiniz? Bak hala cevapsiz duruyor;
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=513199&postcount=37
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=513210&postcount=42
http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=513536&postcount=157
Eger mantikli argümaniniz yok ise, yok demektir ve ileri sürdügünüz iddialar da cökmüstür demektir. Umarim konulari sulandirmazsiniz...
mrdragon
11-03-2014, 07:33
sn mrdragon
Bilinçli anlamamazlıktan geliyorsun sen tanrıyla arkadaşmısınki şunu yap bunu yap yoksa kabul etmem falan diyosun Tanrı senin istediklerini yapmak sana bişey ispatlamak zorunda değil aklı olana etrafına bak göğe bak senden öncekilere bak diyor.
Başbakan örneği vermiştim nedeni başbakan benimle isterse görüşür istersem kendimi yakıyım farketmez kaldıki başbakanda insan benimgibi Tanrıyla kendini kıyaslaman saçmalıktan öteye gitmez....
Anlayamadığınız çok güzel bir noktamız var. Ben tanrı ile arkadaş değilim ama anlaşılan Muhammed arkadaş. Aynı zamanda benim hayali arkadaşlarım yoktur. Sizin varsa hayal dünyasında yaşamaya devam edebilirsiniz.
Bana birşey ispatlamak zorunda olmayan tanrı 23 yıl boyunca bir insanın dilinden kelimeler ile ben gerçeğim diye uğraşıp duruyorsa, nice kelle alınıyorsa kan dökülüyorsa, ve bu komik eyleminden vazgeçmiyorsa ciddi paranoyaktır.
Yoksa bana sorsan tanrı kavramı birine elbetteki birşey ispatlamak zorunda değil ama 23 yıl boyunca debelenip duran bir insanın dilinde sakız olan tanrı adına ortaya bir kitap koyarsanız işte orada durun derim.
Artı, etrafına bakınca, göğe bakınca, yağan yağmura bakınca ilkel kabileler dahi oraya tanrı koymuşlar. Ugandanın büyücüsü de dilinden tanrısal sözleri dökerek koyun sürüsü gibi insanları peşine takmış. Çıkış noktanız aynı etrafına baktığınızda göreceğiniz varsa, işte o her tanrı profili için geçerli oluyor ama insan dilinden dökülenler için değil elbette.
Valla azizim, kurana göre tanrı hiddetlendi mi helakta eder koca kavmi, icap ederse yerine yenisini de getirir. Çok kafasının tasını attırırsan dilediğini yıldırımları ile çarparda v.s.
Okuduğunuz kitap bunları dillendirir aynı zamanda, ama tanrı yoklukta kalınca, dilekçi tanrınız 1400 yıldır, (Muhammed öldüğünden beri) tek bir eylem gerçekleştiremeyip, milyarlarca insan ne yaparsa yapsın yokları oynuyor. Böylece hayali tanrı yerine biz insanlar sizleri dinliyoruz.
Mesela hiç takmayan tanrı, Muhammed hayattayken, amcasını da, eşlerini de, çevredeki insanları da sözlerini de boyuna takıp icap ettiğinde yeminler dizmiş, hakaretler yağdırmış, tehditleri sıralamış olan tanrıdır. Şimdilerde aynı tanrının helvasını yiyoruz dilek kapısı kararmış değil mi ama )
Güneş olayınıda hala niye inat edip saptırıyorsunuz anlamıyorum güneş insan için önemli gece uykusuda önemli bunun telafisi yok insan buna adapte olamıyor uzun süre senelerce gece çalışanlar test ediliyor beden saatleri genede değişmiyor gece karanlığa göre ayarlı yani bilimsel olarak zararlı olan birşeyi zorla zararsız yapmaya çalışıyorsun kuran açısından orda yaşamanın sakıncası yok gece çalışmakta yasak değil tanrı meyveyi etide insan için yenilebilir faydalı yapmış ama illede meyve yeyin demiyo gecede uyuyun diye zorlamıyor .bana gece çalışmanın zararsız olduğunu söyleyen birtane doktorun linkini paylaşırmısın.....
Güneş insan için önemsiz mi dedim? Ette insan için önemli vejetaryenlerde kendi istekleri doğrultusunda yaşıyorlar hayatı ama değil mi?
Ben size sayısal veriler ile geldim. Norveç en huzurlu ülke diye gösteriliyor. Hem adamların bol bol imkanları var, hem de yaşam koşulları üst düzeyde. Bununla beraber, adamların yaşam süreleri oldukça da uzun. Sayıların dilini getirdik. Siz bunca bolluk içinde zengin ülkeniz de ise yıllarca türlü sıkıntılar ile uğraştınız durdunuz. Bol bol güneşiniz de oldu.
Gece vardiyasının zararlarına gelince, evet insanın biyolojik bir ritmi var. Uzun dönem boyunca o ritme göre yaşıyorsunuz da, yani bebeklikten-gençliğe sonra çalışma hayatına kadar, vücut tamamen bu şekilde adaptasyonunu sağlıyor. Hormonal denge-düzen.
Şimdi kritik soru geliyor. Peki ya bebeklikten itibaren gece-gündüz kavramı olmadan yaşamaya başlıyorsanız? Bu spesifik bir sorudur. Gece vardiyası ile ilgisi de yoktur. Hali ile o araştırma verilerini boşa vermedik. Hani ne diyordu araştırma verileri? Norveçte depresif olma oranı kadınlarda yüzde 10 erkeklerde 4 ilen göçmenlerde bu oran 3'e 4'e katlanıyor.
Rusyanın aşırı soğuklarında yaşayan insanlar içinde benzer yorumlar getirebiliriz değil mi ama? Tabi çölde hayat bulan tanrının kar ile de yakından uzaktan ilgisi olamaz. Konuya yabancı v.s.
Bu yaklaşım ile gittiğiniz zaman abartı sıcakta insana zararlıdır. Mekkenin aşırı çöl sıcağının insana yararlı olduğunu söyleyebilir misiniz? Bana mekke gibi sıcak yerlerde yaşamanın insan sağlığına yararlarını söyleyin. Hatta bir de üzerine kapanmayı ekleyin. Öyleyse tanrı dile geldiği ilk mekanda mekkelilere bari güneşin böylesi çok zararlı, size cennette bol bol gölgelik vereceğime, dünyanın güzel yerlerine göç ettirsem fena olmazdı deseymiş. Gerçi hoş sonrasındaki araplar ellerinde kılıçtan çiçekler ile bu eylemi de gerçek kılmışlar. Tanrının rahmeti kan olarak yeryüzüne yayılmış )
Çölde bol güneş altındaki adam ile norveçte 6 ay gece 6 ay gündüz yaşayan adamı kıyaslayın şimdi hangisinin koşulları ve yaşamı iyidir sonra gelin tartışırız. Tabi arabistanın sıcağına göre cennet tasarlayan gölgelikli tanrının dünya üzerinde nice yerden habersiz olduğu gerçeğini de bir kenara yazın belki düşünebilmek nedir üzerinde zihniniz açılır.
mrdragon
11-03-2014, 08:04
Kuran'daki her açıklama bir emir değil.. gündüzü çalışın diye, geceyi de uyuyun diye şeklinde özetlenecek ayete bakıp gündüz çalışılacak gece de uyulacak demek değil. Gece çalışan günaha girmez, gündüz uyuyan da günaha girmez.
Ayrıca Kuran'a sizin o geniş (!) açınızdan bakarsak Kuran'da "geceleyin yürü" de deniyor, evet size göre bu da bir çelişki çünkü Kuran geceyi dinlenme vakti olarak kılmış ama burada " geceyürü" diyor, bu da çelişki o zaman sizin kafaya göre.
"Gecenin bir bölümünde aileni yola çıkar, sen de arkalarından yürü ve sizden kimse ardına bakmasın; istenen yere gidin."15:65
Siz kuranı okumuyorsunuz galiba? Lut kavmine anlık gece içinde kaçma profili çizilmiş, sanıyorsunuz ki haydi el ele her gece yürüyüşe çıkalım denilmiş. E adamlar gece namaza da kalkıyor ihtiyaçta gideriyor. Tuvaleti gelen elin arabı gece dinlenme aracı kalkamam olmaz sabaha işimi hallederim mi diyor?
Ya da savaş anında tanrım gece beni dinlendirecekti, o yüzden haydi hep birlikte uyuyalım bekçi de dikmeyelim. Tanrı bizi korur mu diyor? Yahu Muhammed bile namaz kıldırırken dahi arkaya bir grubu koruyucu olarak bırakmış o hayali tanrının koruyamayacağını bildiğindendir ki )
"Biz onlarla o bereket verdiğimiz memleketler arasında, sırt sırta şehirler meydana getirmiştik. Ve onlar da muntazam gidiş geliş düzenledik. (Onlara): Buralarda gecelerce ve gündüzlerce emniyet içinde gezip yürüyün (dedik)."34:18
Ticaretçi bir kavime, seyahat ederken gece de yola çıkabileceğini söylüyor. Kaldı ki çoğu zaman güvenlik adına gece yola çıkılması gerektiğini de söylüyor. Buna karşın mesafenin uzunluğunu dillendireni sevgili hayali tanrı helakta ediyor ayetimizin devamında.
"Allah buyurdu ki: "Kullarımı geceleyin yürüt. Çünkü siz takib edileceksiniz."44:23
Musa'nın takip edilmesi zorlaşsın diye gece yola çıkması gerektiğini dillendiriyor. Hali ile güvenlik önlemi alan, yani gündüz koruyamayabilirim gece yola çık diyen bir tanrı profili çiziliyor.
Hani arapların özellikle gece baskını yapmasının da temel dayanaklarından biridir. Gece onlar adına gizlenmek için iyi bir örtüdür de.
Kısacası azizim, anlık işler ile doğuştan sürekli meydana gelen ve sizin kontrolünüz dışında gelişen 6 aylık dönemler arasında bir ilişki kurma şansınız yok.
Gece uyumak bir emirdir üzerinden gitmedik, kutuplardan haberi olmadığı, o bölgede yaşayacak insanları bilemediği üzerinden yola çıktık.
Elin arabı sefere çıkınca gecenin bir vakti yürüse de gecenin bir vakti dinleniyor da, tanrı adına yola çıksa da bekçi şart azizim şart.
Ne demekte mrdragon; dünyanın mevcut koşullarını sahiplenmeyi deneyen insan sözü, elbetteki kendi topraklarındaki bakış açısı ile sınırlı kalmıştır. Hali ile dünya üzerinde gerçekleşen milyonlarca olaydan habersizdir ve geriye kalan beldeler onun ufkunda yoktur. Arapların çöl sıcağında iyice sulanmış zihinlerden türemiştir.
İnsanın suya ve dinlenmeye ihtiyacı olmasına Allah'ın eksikliği demeniz ise sadece kendi sığ bakış açınız..kendi açımdan da cvp bile verilemeycek düzeyde hatta, Allah her şeyi bir ölçüye göre yaratmıştır, hiçbir insanı havada uçan karada kaçan şeklinde yaratmamış.
Allah'ın herşeyi bir ölçüye göre rryarattığını bilen müslümanlara gelip de Allah insanı suya muhtaç bırakmış o zaman bu Allah'ın eksikliği savsatanıza katılmaz.
Senin Allah'ı eleştiri noktaların buysa eğer, insanı suya muhtaç bırakmış vs. ise eğer, durma devam et, sadece inandığın şeyin çaresizliğini gösterir benden sana tavsiye bu yoldan gitme.
Burdan size ekmek çıkmaz.
Tekrar ediyorum, sevgili tanrı peygamberini dahi bu sistem içinde tutmak zorunda kalmış. Yani dinini yaydıracak, varlığını ille de paranoyak biri gibi bir insanın dilinden döktürecek, ama döktüreceği insan dahi aynı sistemin içinde tıpkı hamdiye teyze gibi.
Farklılık oluşturamayan, ve mevcut koşullara gebe kalan her tanrı puttur azizim. Çünkü siz oradan Allah'ı çıkartın kimi koyarsanız koyun evrensel kanunlar üzerinden yol aldığı sürece, değişen bir durum olamaz.
Tanrının yaratılış felsefesine gelince; sizi bu dünyada birçok duygu ve ihtiyaç ile yaratan tanrı, cennete bunlara gereksinim duymayan mıdır?
Yani şimdi tanrının ölçüsü, acıktın bulduğun hayvanı kesip yiyeceksin, arada adak yap kurban ver midir? Zaruriyeti bu mu?
Meyve yedirmeden de olmaz değil mi ama açlıktan ölürüz ne de olsa, ölçümüz belli ama aynı yiyecekleri cennette zevkten yedirecekler bir güzel size ) Efendim bir de yaşınız, başınız, duygularınız orada tekrardan şekillenecek, bambaşka insan da olacaksınız. Tanrının ölçüsüne saygılar.
Var olan bir düzeni dil ile sahiplenmeyi deneyen her tanrı, masal kahramanı olmak zorunda kalır. Bu yüzden o sevimli tanrılar değil, o masala kananların dilleri çalışır.
Deneyelim mi? Mrdragon diyor ki; gerçek tanrı Partagon'dur. Dilerseniz tartışabiliriz, ne sizin iman ettiğiniz tanrı ne de ismini yazdığım tanrı dile gelmeyecek.
bozok6666
12-03-2014, 02:12
Sayin bozok6666, ben bunu size aciklamasaydim, elbette siz de günesin dogudan dogdugunu ve batidan battigini iddia edecektiniz, ki bunu cogumuz böyle oldugunu zannediyoruz. Denemesi bedava, sorun bir tanidiginiza; günes nerede dogar? nerede batar? diye, alacaginiz yanit eminimki elbette dogudan dogar, batidan batar olacaktir. Aksine bunun böyle olmadigini iddia edecek olursaniz eger, afal afal yüzüne de bakarlar
sn natürelist siz türkiyede yaşamıyorsunuz heralde dünyanın ,ayın ,gezegenlerin dönüşü mevsimlerin oluşumu vs... ilkokul kitaplarının konusu bilmeyen çok azdır.
(O zaman) İbrahim: "Şüphe yok, Allah Güneş'i doğudan getirir, (hadi) sen de onu batıdan getir" deyince, o inkarcı böylece afallayıp kalmıştı.
Ayette doğu ve batı iki yönden güneşin hareketinden bahsediyor hz ibrahim kendi bakış açısından tersine çevir diyor bu hareketi iki insan arasındaki bir konuşma güneş ve dünyanın döndüğünden belki haberi bile yok siz başka anlamlar yüklüyorsunuz ömer çölakılıda geçtiniz : )
Kuran sivrisinek arı danda örnek vererek insanlara hitap ediyo marslılar olsa konunu marslılar olurdu.Kuran bu şekilde öğüt nasihat veriyo beğenirsin beğenmesin ayrı konu beğenen 1 milyardan fazla insan var.
Doğu batı yön meselesine girmeyeceğim o başlı başına ayrı bir konu...
Artı, etrafına bakınca, göğe bakınca, yağan yağmura bakınca ilkel kabileler dahi oraya tanrı koymuşlar. Ugandanın büyücüsü de dilinden tanrısal sözleri dökerek koyun sürüsü gibi insanları peşine takmış. Çıkış noktanız aynı etrafına baktığınızda göreceğiniz varsa, işte o her tanrı profili için geçerli oluyor ama insan dilinden dökülenler için değil elbette
ugandalı büyücü bile etrafına bakınca tanrıyı görmüş bir yaratan olmalı demiş ateistler hala göremiyo komik bir durum.
Şimdi kritik soru geliyor. Peki ya bebeklikten itibaren gece-gündüz kavramı olmadan yaşamaya başlıyorsanız?
Böyle bir test yapıldığını sanmam ama farkeden birşey yok insandaki biyolojik saat retinaya düşen ışık miktarıyla alakalı.
Biyolojik saati tavuk çiftliklerindeki mutant tavuklar gibi birkaç canlı değiştirebiliyor .
Norvecin refahı ,nüfusun az olması yeraltı kaynakları ve balıkcılık kaynaklı konuyla alakalı değil alkol ,madde bağımlılığının yüksek olduğu bir ülke ayrıca adamların sağlık bakanı güneş az olduğu için bazı tedaviler norvecte olmuyor diyor antalyada hastanelerle anlaşma yapıyor.
Adamlarda kış depresyonu diye bişey var güneşin az olmasından etkileniyorlar orda doğup büyümüş olmalarına rağmen fakat bu yaşamalarına engel değil hatta uzun boylu olma sebebleride uzun süre güneşin olmasıymış.
Kuran gece dinlenmeniz gündüz çalışmamız için yaratıldı diyor bunda bir anormallik yok meyve buğday vs..yememiz için yaratılıyo illede sana balmı ye diyo veya gece uyuyacaksın başka yol yokmu diyor bu ayeti siz bu şekilde yorumluyorsunuz milyonlar bu şekilde anlamıyor.Gece uykusu herkesin tercihi olmalı 3 vardiyaya karşı çıkılmalı birçok sağlık sorununa sebeb oluyo kuran boşuna geceleri dinlenin demiyor.Gece uykusunun önemini binlerce yıl önce yaşamış insanlar bile bilir.
Size göre bu saatte internetle uğraştığım için büyük günah işliyorum : )
ugandalı büyücü bile etrafına bakınca tanrıyı görmüş bir yaratan olmalı demiş ateistler hala göremiyo komik bir durum.
Asil komik olan, ugandali buyucuyle bu bilim caginda, ayni fikirde olmak, ve bu sacmaligi sanki bir matahmis gibi lanse etmek.
Bu celiskilerle dolu, antihumanist kitabi, kainati yaratabilecek bir iradeye sahip bir tanrinin yazmis, gondermis, indirmis olduguna inanmak, boyle bir yaraticiya yapilacak en buyuk hakarettir. Iman ile beyni muhurlenmis olanlarin gorebilmesinin guc oldugunu biliyoruz, cunku, bir zamanlar biz de muhurlenmislerdendik.
bozok6666
12-03-2014, 08:23
Asil komik olan, ugandali buyucuyle bu bilim caginda, ayni fikirde olmak, ve bu sacmaligi sanki bir matahmis gibi lanse etmek.
Allah ugandalıyada beyin denen organı vermiş akılda vermiş etrafında olup bitenleri algılamak için fakülte bitirmesine gerek yok ben ugandalıyla aynı düşüncede olmaktan gocunmam hakikati gördüğü için sevinirim kibir iyi birşey değildir insanın mühürlenmeye doğru götürür.
Diyanet bu ülkede islamla ilgili önemli bir kurumdur kafalarına göre insanları yönlendirmiyorlar. Bilgili kuranı iyi bilen insanlar oluşuyor bu kurum emin olun sizden dsha fazla hakimler bu konulara kuzey ülkelerinde nasıl ibadet edileceğini araştırıp öğretebilirler bunda bir sakınca yok.
Uganda'li bir buyucu de ancak boyle cevapliyabilirdi, Kibir cart curt diyecegine, allah sana da akil fikir vermis olsaydi, cehaletinle boburlenmezdin. Cehaletin verdigi cesaretle kibirlenenler kendi secimleriyle bile bu dini secmemis, aile ve toplumdan gelen baskilar, beyin yikamalari sonucu musluman olmus kullardir.
Natürelist
14-03-2014, 06:31
sn natürelist siz türkiyede yaşamıyorsunuz heralde dünyanın ,ayın ,gezegenlerin dönüşü mevsimlerin oluşumu vs... ilkokul kitaplarının konusu bilmeyen çok azdır.
Ayette doğu ve batı iki yönden güneşin hareketinden bahsediyor hz ibrahim kendi bakış açısından tersine çevir diyor bu hareketi iki insan arasındaki bir konuşma güneş ve dünyanın döndüğünden belki haberi bile yok siz başka anlamlar yüklüyorsunuz ömer çölakılıda geçtiniz : )
Kuran sivrisinek arı danda örnek vererek insanlara hitap ediyo marslılar olsa konunu marslılar olurdu.Kuran bu şekilde öğüt nasihat veriyo beğenirsin beğenmesin ayrı konu beğenen 1 milyardan fazla insan var.
Doğu batı yön meselesine girmeyeceğim o başlı başına ayrı bir konu... ...(.)..
Neymis öyle o bilgiler?
Yalniz Türkiye'de degil, "evrenin merkezi dünya" oldugunu sananlar yasadigim ülkede de var ;) Ancak Türkiye'de daha da sikca görülmektedir.
"..(.).. " Pekii ayette konusan kim?
"..(.).." allah!
"..(.).." kime konusuyor?
"..(.).." muhammed'e!
"..(.).." ne anlatiyor?
"..(.).." muhammed'e eskiden kalma bir hikayesini!
"..(.).." hikaye'yi nicin anlatiyor?
"..(.).." günesi dogu'dan getirttigini! ve bunun tersi olamayacagini yani batidan dogduracagini kimsenin gücü yetmeyecegini acikca belirtmektedir!
Daha sonra ise kur'anin allahi bu iddasini muhammed'e bildirerek, herhangi bir kimsenin günesi batidan getirmesini ve de kendisinden baska kimsenin gücü yetmeyecegini acikca ifade etmektedir.
Madem dogudan getiriyor o halde bu dogu olan yer neresidir, bakiniz net bir sekilde .....«Allah güneşi doğudan getiriyor».... demektedir, yani kendi eyleminden bahsediyor!
Günesin dogudan dogmasi mi diyor? yoksa dogudan getirmesi mi?
Acik ve net sekilde görülmektedir ki, kur'anin allahi günesi dogudan getiriyor(!)
Günes nasil olurda uzayda dogu denilen bir yer varmi ki? dogudan da getirilsin... hem bu getirmek isi söyle bir kenera dursun, günes bulundugumuz samanyolu galaksimizin merkezi etrafinda bir turunu tamamlamasi icin 250 milyon yila ihtiyaci vardir, sonra bu yolculuk sirasinda yine bulundugumuz galaksimizde 100 milyona yakin kücük ve büyük capta bulunan (tahminen) kara deliklere yem olamayacagimizi da kimse garanti edemez, ve olasi bir yem olacagimiza da büyük ihtimal veriyorum. Cünkü yanibasimizda bize en yakin su an 3.000 yili uzaklikta bir kara delik mevcuttur :fear: (aman zeus'um sen bizi kara deliklerden koru emi )
Aklinizda bulunsun, galaksi merkezi etrafinda yalnizca günes dönmüyor, bunun milyarlarca yildizlarin da döndügünü biliyoruz, hatta dünya ve ay da dahil buna, bak bakalim böyle bir mekanda dogu ve bati'yi bulabilecekmisiniz? Yeryüzünde "galaksimizin merkezini" dogdugunu battigini da geceleyin görmekteyiz:
http://1.f.ix.de/imgs/18/1/0/7/6/0/0/4/360-cm-la-silla-cc-117b2206ffcf3fc3.jpeg
Burada önemli olan, kur'anin allahi bunu algilayamamasi, bakiniz galaksimizin merkezi, bak bu da dogar ve batar ;)
Ancak ne demisti kur'anin allahi? pardon "süs" yaptik! :) diger yerde ise seytanlari taslamak icin! :)
Vallahi sevgili bozok'cugum, bunu zeus deseydi billahi inanmazdim :) Iste sözde kutsal denilen kitaplarin hali, neresinden tutarsaniz tutun elinizde kaliyor, hele bir de isin icine astronomi girdimi, cok katmerli oluyor ;)
Iyi forumlar...