PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : slm


hemeros
20-03-2014, 18:42
ben 28 yaşındayım istanbuldayım ismim arzu.uzun süredir gel gitlerim var,bu forumu buldum üye oldum bakalım sorularıma cevap bulacakmıyım?

vartor
20-03-2014, 19:13
Gidene kadar hosgeldin :)
Sorularina bizleri de dahil edersen, hep beraber cevap bulabilecegimize inaniyorum.

mrdragon
20-03-2014, 19:55
Sorularınıza cevap bulmak için hangi yöntemi izlemeyi düşünüyorsunuz?

Mesela, bunca zaman boyunca tonla tartışma konusu geçti. Okumayı deneyebilirsiniz de.

Hatta işe en doğrusu kuran'ın türkçesini okumak ile başlayın. İyi bir analiz için, farklı çevirilere de göz atın ve kuranı mümkün olduğunca iniş sırasına göre okumayı deneyin. (tarihsel süreç, ayetlerin bağıntısı ve söyleniş amaçları net açığa çıkıyor.)

İmkanınız varsa eski tefsirler üzerinden kelime köken ve detayları üzerinden de yol alabilirsiniz.

Sonra genel bir bilgi birikiminiz ile daha sağlıklı fikir üretip tartışacak duruma da gelebilirsiniz.

hemeros
21-03-2014, 16:07
Sorularınıza cevap bulmak için hangi yöntemi izlemeyi düşünüyorsunuz?

Mesela, bunca zaman boyunca tonla tartışma konusu geçti. Okumayı deneyebilirsiniz de.

Hatta işe en doğrusu kuran'ın türkçesini okumak ile başlayın. İyi bir analiz için, farklı çevirilere de göz atın ve kuranı mümkün olduğunca iniş sırasına göre okumayı deneyin. (tarihsel süreç, ayetlerin bağıntısı ve söyleniş amaçları net açığa çıkıyor.)

İmkanınız varsa eski tefsirler üzerinden kelime köken ve detayları üzerinden de yol alabilirsiniz.

Sonra genel bir bilgi birikiminiz ile daha sağlıklı fikir üretip tartışacak duruma da gelebilirsiniz.



okumuştum 15 yıl önce tam ergenlik dönemimdi ozamanlar sorularım başlamıştı en çok ruh halimi bozan kabir azabı hadisleriydi halen bozmakta:party::party: allah var diye düşünüyorum acaba kuran mı dejenere oldu diye araştırma yapıyorum

vartor
21-03-2014, 16:45
Dejenere olan degil, dejenere eden kuran.
Unuttunuz galiba, allah bir noktasinin bile degistirilmesine izin vermiyecegini soylemisti; eger dejenere oldu ise, allah yalanci; eger olmadi ise.....

mrdragon
22-03-2014, 00:39
okumuştum 15 yıl önce tam ergenlik dönemimdi ozamanlar sorularım başlamıştı en çok ruh halimi bozan kabir azabı hadisleriydi halen bozmakta:party::party: allah var diye düşünüyorum acaba kuran mı dejenere oldu diye araştırma yapıyorum


Kuran içerisinde kabir azabı yoktur. Aksine kuran ile kabir azabı örtüşmez.

Kuran absürd bir arap kaynağı olarak dursa da, kuran'ın total düşünceden uzak insan üzerindeki kontrol etkisini keşfeden araplar, hadisleri de alabildiğine pompalayıp uçurmuşlar.

Bu aşamada şunu düşünebiliriz. Demek ki, bunca hadis pompalayan insanların tanrı kavramından korkuları yoktur. Dinin etki mekanizmasını keşfetmiş olduklarından sonuna kadar kullanmışlar.

Kuran yazılı olarak sabitlenmiş bir kaynak. Muhammed dönemine ait yazılı parçaları elimizde yok. O dönem adına bir değişiklik oldu mu sorusunun cevabını veremeyiz.

Şahsımca da, dillerde ve kitap sayfalarında hayat bulan zamana gebe tanrı modelinin bir puttan farkı yoktur. Her put gibi çocukluğumuz da da zihinlere aşılanan hayallere ve sözlere gebe tanrının da, bu dünya üzerinde etkisi yoktur. İnsanlık ne yaparsa yapsın kitabın sayfalarından dışarı çıkamayacak bir tanrıya inancın anlamsızlığını keşfettiğinizde, kuran size sadece 1400 yıl öncesinde devrimci bir arabın, yaşantıları çerçevesinde sözleri anlık psikolojisi altında koşullara göre nasıl şekillendirdiğini açık bir dil ile gösterir.

ozgur_beyin
22-03-2014, 14:14
sevgili homeros öncelikle hoş geldin.bu sitedeki forumları karıştırırsan her soruna cevap bulabilirsin .eğer bulamazsan . sana cevap verecek bir ehli iman!!! mutlaka bulunur

hemeros
22-03-2014, 19:06
Dejenere olan degil, dejenere eden kuran.
Unuttunuz galiba, allah bir noktasinin bile degistirilmesine izin vermiyecegini soylemisti; eger dejenere oldu ise, allah yalanci; eger olmadi ise.....

haklısın değştirilemez diyor burdan daha tutsak ediyor yani yeni biri çıkıpta kitap yazarsa inanmayın anlamında değiştirmeden inanın sorgulamayın diyor onların kalbi mühürlüdür diyor anlamazlar yani diyorda neden mühürlü ben mi istedim ki kasten yapılmış ozaman mühürlüyse :D

hemeros
22-03-2014, 19:10
Kuran içerisinde kabir azabı yoktur. Aksine kuran ile kabir azabı örtüşmez.

Kuran absürd bir arap kaynağı olarak dursa da, kuran'ın total düşünceden uzak insan üzerindeki kontrol etkisini keşfeden araplar, hadisleri de alabildiğine pompalayıp uçurmuşlar.

Bu aşamada şunu düşünebiliriz. Demek ki, bunca hadis pompalayan insanların tanrı kavramından korkuları yoktur. Dinin etki mekanizmasını keşfetmiş olduklarından sonuna kadar kullanmışlar.

Kuran yazılı olarak sabitlenmiş bir kaynak. Muhammed dönemine ait yazılı parçaları elimizde yok. O dönem adına bir değişiklik oldu mu sorusunun cevabını veremeyiz.

Şahsımca da, dillerde ve kitap sayfalarında hayat bulan zamana gebe tanrı modelinin bir puttan farkı yoktur. Her put gibi çocukluğumuz da da zihinlere aşılanan hayallere ve sözlere gebe tanrının da, bu dünya üzerinde etkisi yoktur. İnsanlık ne yaparsa yapsın kitabın sayfalarından dışarı çıkamayacak bir tanrıya inancın anlamsızlığını keşfettiğinizde, kuran size sadece 1400 yıl öncesinde devrimci bir arabın, yaşantıları çerçevesinde sözleri anlık psikolojisi altında koşullara göre nasıl şekillendirdiğini açık bir dil ile gösterir.


şimdi madem hesap günü var okey diyelim kabirde sorgu olacaksa kaç kez hesap vereceğiz kabirde cehenemde yandık diyelim eee ya hesap günü yani kıyamette Allah affederse beni ne olacak kabirde boşamı yanmış olacağım?:D

vartor
22-03-2014, 19:35
Kabir bos laf ama su dunyada bu sacmaliklar yuzunden cok azap cekenler var. Isin kotu tarafi, yalniz kendileri cekse amenna, digerlerine de cektiriyorlar gereksiz baskilarla.

mrdragon
22-03-2014, 20:55
şimdi madem hesap günü var okey diyelim kabirde sorgu olacaksa kaç kez hesap vereceğiz kabirde cehenemde yandık diyelim eee ya hesap günü yani kıyamette Allah affederse beni ne olacak kabirde boşamı yanmış olacağım?:D


Bana göre hesap günü de yok.
Kurana göre kabir azabı da yok.

Siz bir tanrının varlığına inanıyorsunuz ki doğrudan Allah'ın varlığı dediğinize göre araştırdığınız aşamalarda aslen dinin değiştirilmiş olma olasılığına bakıyorsunuz.

Evet kuran tabanındaki din ile mezhepsel din tamamen değiştirilmiştir.
Buna karşın kuran yeterince akla aykırı işleyen zamana bağlı ve tanrısal kavramı yeterince insanlaştıran onu basit materyallere gebe bırakan kaynaktır. Baştan sona kadar dönemsel psikoloji içinde insani çatışmalara giren dil tanrısı o kaynakta hayat buluyor. Tabi muhtemelen siz kuran'ın da değiştirilmiş olma olasılığını göz önünde bulunduruyorsunuz ama onu belirlemek için Muhammed dönemine dayalı arkeolojik yazıları elde etmek gerekir. Öyle bir şansımız daha olmadı. Buna karşın kuran içeriğine göre yaşanan dönemde dahi ayetler değiştirilmiş başkalaştırılmış ve eskileri unutturulmuş olabiliyor. Bunu da kuran dillendiriyor. Yoruma açık olsa da, totalde sadece belli bir tarihten sonra sabitlenip elimize ulaşan kaynak var.

Günümüz insanına hitap edemeyen kaynağı mecburen insanlar günümüze uygun hale getirmek adına, hiç çekinmeden büküp ayetleri ile oynayıp bağlamları koparıp yeniden tasarlıyorlar. Totalde imanlı farkında olmasa da bilinç altında tanrının yokluğundan istifade edip kitaptan bağımsız tavırlar sergiliyor..

Yani ortada bir hikaye kitabımız var ve o kitabın hali ile işlemiş olduğu bir kurgusu var. Bu kurguya göre sonradan türetilen kabir azabı tamamen çelişki oluyor.

Oysa kitaba göre kıyamet koptuğunda, ölü olanlar vaad edilen günün doğruluğunu anlayıp telaşa kapılacaklar af dileyecekler. Hatta ne oldu diyecekler zaman onlara çok kısa gelecek v.s. (tamamen çelişik bir durumdur kabir azabı kitaba göre, sevimli arap tanrısı tonla azap kısmını anlatıp dururken kabire nedense hiç değinmemiştir sözde kitabında ama bunu dahi sorgulamazlar inanç köleleri, değil tanrının varlığını sorgulasınlar...)

Ben özellikle bir imanlının kendi kitabına bu kadar yabancı olmasına hastayım.

spartacus
23-03-2014, 05:22
okumuştum 15 yıl önce tam ergenlik dönemimdi ozamanlar sorularım başlamıştı en çok ruh halimi bozan kabir azabı hadisleriydi halen bozmakta:party::party: allah var diye düşünüyorum acaba kuran mı dejenere oldu diye araştırma yapıyorum

Hoşgeldin :)

Kur'an bir dönemin yasa kitabı. Allah terimi, yasayı uygulatmak yönünde yani özünde bir yaptırım gücü olarak çıkar karşımıza. Aslen tüm hikayelerdeki tanrıların -ki ortadoğu- görevi, yasa yapanları tasdik edip, uygulatmak çerçevesindedir.

Kısaca Kur'an 9-11. yüzyıl arası yazılmış, çizilmiş bir yasalar toplamı(Muhammed dönemine dair hiç bir somut veri yok, muhtemel -ki bana göre daha eskilere dayalı, dilden dile aktarılmış, bir hayli el değişmiş bir ya da bir kaç efsane var ortada).

Zaten Kur'an demek özünde derlenen, toplanan demek. yani kabile toplumlarından merkezi iktidara, devlet yapısına geçen bölgenin yerleşik kabileleri için devlet kadar yazılı bir anayasada yakıcı sorundur. haliyle evveliyatı dilde, sözde, ilahilerde, imamların kafasında tutulan geçmiş dönem iktidar yasaları derlenip, toplanıp, elekten geçirilip, bir çok hikaye ve argümanla beslenip yasa kitabı haline getirilmiş görünüyor...

Peki inanç bunun neresinde? Hiç bir yerinde. İnanç ile bağımlılığı aslında saplantıyı karıştırmamak gerekir. İslamiyet inanca değil, onun siyasi olarak kullanımına dayalı bir dindir. Kısaca istismar üzerine kurulu siyasi örgüt-oluşumlardır. Din budur.


Din size emreder.
nasıl düşüneceğinize karar verir.
Nasıl inanacağınıza karar verir.
Kime-kimlere tabi olacağınıza ve biat edeceğinize sırasıyla karar verir.

Bu böyle çevreden, merkeze doğru işleyen sistematik bir örgütlenme modeli, sürecidir.

Merkezde ise kimler oturur?

Dönemin tanrıları. yani işin aslı, astarı hakim, egemen olan iktidarın en merkezindekiler. Böylelikle koskoca topluluklar çorabından, saçının teline, cebindekinden, aklının mührüne kadar bu hakim merkeze TABİ hale gelirler... ne demişler, minareyi çalan kılıfı hazırlar :)

İnançda zorlama olmaz. Hiç kimse bir başkasının nasıl inanması gerektiğine karar veremez zira adı üstünde inanç. İnsanlar emin olmadıkları şeylere inanç beslerler, emin olunan şeyin inanca gereksinimi yoktur. İnancın dinsel çerçevede ele alınışı bu ne yazık ki.

Bir diğer ve asıl sorun ise, inanmak aldanmanın diğer yarısı. Birisi olmadan diğeri olmuyor. Kısaca aldanmak için gereksinim olan tek şey inanmaktır, inanmak içinde aslında bir yerde aldanmak. Zira inandığınız sürece şahit değilsiniz demektir.
İslama nasıl girilir, şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir denir. Nasıl şehadet ediyorsun, bu koca bir yalan, resmen insanlara yalan söyletiliyor, zira şahit değiller ki şehadet edebilsinler!!!!

Bunu bir örnekle verirsem; siz herhangi bir arkadaşınızın bir başka arkadaşınız hakkında söylediklerine İNANABİLİRSİNİZ. Neye dayandınız, algılarınıza, duyularınıza değil, inandığınızı düşündüğünüz bir insanın sözel aktarımına. Peki ya yalan söylüyorsa?! İnandığınız sürece bunun bir önemi yok :)

Neyse, kabir azabından korkmaya gerek yok, zira o azabı yaşatacağını iddia edenler 1200 yıl önce gibi bir zaman evvel hayata gözlerini yumdular, elbette o tür korkularla ait oldukları dönemde toplumu, insanları, insanlığı bir hayli sağdılar, iktidarlar kurdular ama bu gün yaşamıyorlar, bu gün yaşayanlar onların insanlığın başına ördüğü çorapla ihya olmaya, iktidarların tepesinde oturmaya devam ediyorlar :)

Kısaca Allah, tanrı ne dersek diyelim ortadoğu dinleri açısından sadece bir ARAÇ, yaptırım gücüdür.

Allah'a gereksiniminiz olduğu sürece, Allah'ın da Allah'ına gereksinimi vardır ve bu böyle sonsuza kadar gider. yaratan, yaratılmak zorundadır, bu mantığa göre. Sonuç neden illa bir yaratan olsun? Böyle bir şart mı var? varsa O'nu kim yarattı?.. Neyse insan zihninin yani bizlerin coğrafyalara göre değişen düşünce ve hayal gücünün metafizik(fizik ötesi, somut değil soyut) ürünleri...