PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Son Ayristirma, Kim "Vatan Haini"


evrensel-insan
28-03-2014, 03:55
Tarihte yasanan "vatan hainligi" yeniden yasaniyor.

Tarihi hatirlarsak, Ataturk'e gore; Vahdettin, Damat Ferit v.s. temelli sadece Osmanli cikarini dusunenler, "vatan haini" iken; Osmanli hanedani acisindan, Anadolu'da Kurtulus Savasini baslatan Ataturk ve Kuvay-i Milliye "vatan haini" olmustu.

Simdi ayni tarihi ustelik canli olarak yasiyoruz.

Bugun yayinlanan, "Sriye ile savas" icerikli ses kayitlarinda ve metinlerde, hem RTUK tarafindan yayinlama yasagi getirildi, hem de you tube erisim yasaklandi.

Boylece de Diktator tarafindan ve Disisleri Bakani tarafindan ses kayitlarina ve metinlere yonelik suclamalar getirildi.

Ben burada iki ana yayin farkini alacagim.

Ilki, Cumhuriyet'e TIB'in yolladigi "yayini kaldir" direktifine, Cumhuriyetin verdigi yanit.

http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2014/3/27/54885_cover_rect.jpeg?lastModified=1395936569979

Ses kaydını kaldırmamızı isteyen TİB'e yanıtımız
TİB, halkın bilgilenme hakkını engelleme kurumu mu?

Cumhuriyet.com.tr

Yayınlanma tarihi: 27 Mart 2014 Perşembe

İnternet’te sosyal paylaşım sitelerinde binlerce kişinin izlediği yeni ses kaydının yayınlanması üzerine TİB derhal harekete geçti.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)’den sitemize gönderilen e-mail ile ses kaydının yer aldığı içeriğin, özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle ivedi olarak kaldırılması gerektiği belirtildi.

Suriye’ye yapılacak ve savaşa neden olabilecek olası bir müdahaleye ilişkin üst düzey devlet yetkililerinin konuşmalarının yer aldığı ses kaydına ait içeriklerin “özel hayatın gizliliği” gibi komik bir gerekçe ile yayınlanmasına müdahale edilmek istenilmesi devlet yönetiminin çaresizliğini gözler önüne seriyor. Ses kaydının gerek kendisi, gerek metne dönüştürülmüş yazılı hali çok kısa zamanda onbinlerce kişiye ulaşmışken, artık sır niteliği kalmamış bu içeriklere daha fazla kişinin ulaşmasını engellemeye çalışan devlet aklına şaşmamak elde değil. Çağdaş demokratik toplumlarda, devletin sorumluluğu ve görevi, halkın özellikle de toplum için hayati konularda bilgi sahibi olmasını engellemek değil, böylesi engelleri ortadan kaldırmaktır. Devletin korunması gibi soyut, inandırıcılıktan tümüyle yoksun bir bahane ile ülkemizi komşu bir ülkeyle savaşa sokacak kamusal faaliyetlerin bilinmesinde toplumun yararı olduğu, basının birinci ve asli görevinin de bunu halka duyurmak, iletmek, bilgi sahibi olmasını sağlamak olduğu kuşkusuzdur.

TİB’in sitemiz içeriğinden yayının kaldırılmasına yönelik yazısı, basın özgürlüğüne açıkça aykırı nitelikte hukuk ve yasa dışı bir girişimdir. Yayının kaldırılması için yasal kılıf olarak bula bula “özel hayatın gizliliği” gibi trajikomik bir gerekçe bulunması ise devlet kurumlarının içine düştüğü çaresizlik ve beceriksizliğin en açık kanıtıdır. Üstelik daha biz bu yazıyı tartışırken bu kez TİB’in, Youtube erişimi engellediği bilgisi geldi. Görünen o ki; TİB yayın kuruluşlarıyla tek tek uğraşmak yerine, “sorunu” kökten çözmeyi yeğlemiş durumdadır. Ancak bu da Twitter engellemesi gibi hukuka aykırıdır ve kabul edilemez.

Bir kısım çevreler tarafından yapılan yayınların vatan hainliği ile eşdeğer tutulması, Türk basınının içinde bulunduğu vahim durumu göstermektedir. Elbette üst düzey devlet yetkililerinin devletin güvenliği, dış siyasal yararları konusudaki en mahrem konuşmalarının gizlice ve yasa dışı dinlenip kayda alınması ağır bir suçtur. Bunun sorumluları bulunmalı ve hesap sorulmalıdır. Ancak bu ağır suçun varlığı, dört beş devlet yetkilisinin koskoca bir ülkeyi savaşa sokacak vahim nitelikteki konuşma içeriklerini basının gözardı etmesini gerektirmez. Devletin yüce çıkarları örtüsü altında, basının ve halkın bilgilenme hakkı gaspedilemez. Demokratik bir toplumda basının asli ve hayatı görevi, devletin korunması değil, halkın olan bitenden doğru olarak bilgilendirilmesidir. Biz bu yolda yayınlarımıza devam edeceğiz. Sadece devletin izin verdiği bilgilerin halkla paylaşılabildiği bir sistem, asla demokratik olarak nitelenemez. Böyle bir sistemdeki basına da özgür basın denilemez.


İşte TİB'in yolladığı e-posta.

Çıkarma Hk... (ivedi)
Sayın İlgili;
06/02/2014 tarih ve 6518 sayılı Kanun ile değişik 5651 sayılı İnternet
Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen
Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9/A maddesinin 8 numaralı
fıkrasına göre özel hayatın gizliliğini ihlal eden ve EK’te yer verilen
URL adreslerinde yer alan içeriklerin kaldırılması hususunda gereğini
ivedilikle rica ederim.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı
Sabit URL'ler
www.cumhuriyet.com.tr/video/video/54801/Bomba_ses_kaydi_1.html
www.cumhuriyet.com.tr/video/video/54803/Bomba_ses_kaydi_2.html
Mobil URL'ler
m.cumhuriyet.com.tr/video/video/54801/Bomba_ses_kaydi_1.html
m.cumhuriyet.com.tr/video/video/54803/Bomba_ses_kaydi_2.html

Ikincisi de, Diktator tarafinda yer alan ve ortak yayinlanan bir bildiri ile N.Alci'nin programindaki aciklamasi.

Cumhuriyet'in TİB'e yanıtını okundu Nagehan Alçı çıldırdı
Youtube düşen ve Suriye'ye yapılacak operasyonla ilgili devlet yetkililerinin konuşmaların yeraldığı ses kayıtları için Cumhuriyet Gazetesi'ne gelen uyarı ve Cumhuriyet'in cevabını Kadri Gürsel canlı yayında okudu. Sinirlerine hakim olamayan Nagehan Alçı adeta çılgına döndü. Toplantida bulunanlari "vatan haini" olmak ile sucladi.

http://www.dailymotion.com/video/x1k3wat_kadri-gursel-cumhuriyet-in-tib-e-cevabini-okudu-nagehan-alci-cildirdi_tv#from=embediframe

Digeri de basinin ortak bildirisi.

http://www.odatv.com/images/resimler/1395939348270.jpg

evrensel-insan
28-03-2014, 04:03
Bunlar da diktator kanadinin aciklamalari.

Ahmet Davutoğlu bugün yayınlanan Suriye ile ilgili ses kaydı için basın toplantısı düzenlendi. Davutoğlu yaptığı açıklamada, "Bu Türkiye Cumhuriyetine yapılmış açık bir savaş ilanıdır. Bu saldırıyı yapanlar açık ve net bir şekilde gereken cevabı göreceklerdir." dedi. Davutoğlu açıklamalarına şöyle devam etti;


"SAVAŞ İLANIDIR"


"Sayın Başbakanımız başta olmak üzere bakanlarımızın kritik yetkililerinin ortam dinlemesi yapılması açık şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devletine savaş ilanıdır. Söz konusu aziz devletimizin bekası ise bu konuda tedbir almak devletin görevidir.


"TEDBİRLER ENGELLENMEK İSTENİYOR"


Bir ülkenin sınırlarının ihlal edilmesine karşı nasıl tedbir alınması gerekirse, yetki almış bir kriz masası bu toplantı sonrasında Süleyman Şah Türbesi'ne yönelik askeri tedbirler ele alınmıştır. Bu saldırıyı gösterenler Türkiye Cumhuriyeti Devleti zaaf içinde göstermek istemektedirler. Süleyman Şah Türbesi'nin korunmasına yönelik tedbirleri engellemek istemektedirler.


"EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILACAKTIR"


Milletimize ve bütün vatandaşlarımıza şunu ifade etmek isteriz ki bu devletin itibarı hepimizi itibarıdır. Güvenliği hepimizin güvenliğidir. Casusluk faaliyetini andıran çalışmalar devletimizi güvenliğine yönelik saldırıdır. Bu saldırıyı yapanlar en şiddetli şekilde cezalandırılacaklar."

Bu da diktatorun konu ile ilgili soyledikleri.


Erdoğan Suriye tapeleriyle ilgili ilk açıklamasını yaptı ve ses kayıtlarının doğruluğunu kabul etti. Başbakan Erdoğan, “Dışişleri Bakanlığı’nda Suriye ile ilgili bir görüşme yapılıyor, bu görüşme bile Youtube’a düşüyor. Bu namussuzluktur, bu ahlaksızlıktır. Bu kadar onemli bir görüşmeyi ortam dinlemesi yaparak sen kime servis ediyorsun? İnlerine gireceğiz” diyerek tepki gösterdi.

kamilistforvendetta
28-03-2014, 04:04
VATAN HAİNİ

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.

Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,

ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.



28.7.962

Vefik Sami
28-03-2014, 11:15
Bu dinlemeler ve kayıtlar "Böcük-möcük" işi deeel.

Bu denli geniş bir alana yayılmış dinlemeler böcek ile olsa idi, bütün memlekete böcek yerleştirmeleri gerekiyordu. Üst düzey bir teknoloji ile dinlemiş olabilecekleri muhtemel. Bu teknoloji de Türkiyede kimsede yok. Ben hâlâ CİA-MOSSAD üretimi olduğunu tahmin etmekteyim. Olan TİB de çalışan üç-beş garibana oldu. Halbuki servis edilen bu dinleme kaydı henüz çok yeni.

Son zamanlarda sn. başbakan ABD adını ağzına almıyor. Ha bire "Pensilvanya" diyor. Ne lehte ne de aleyhte konuşuyor ABD hakkında.Tayyip'in F. GÜLEN'e neden bu kadar saldırdığına dâir bulutlar ufak ufak aralanmaya başladı gibi. ABD "Recep ağa"nın 'ip'ini çekti. GÜLEN her zaman olduğu gibi ABD'ye sâdık kaldı. Tayyip de "cezâ" kesme adına işe dersânelerden başladı.

Benim şimdilik kaydıyla tahminim/senaryom bu.
Fakat bu senaryoda yerine oturmayan bir husus var.
Ciner grubu, Şâhenk grubu gibi para babaları hâlen Tayyip'e destek verir görüntüde.
Bunu çözebilmiş değilim.

errata
28-03-2014, 13:38
Türkiye siyasetinde sisteme eklemlenmek suretiyle yeri ve zamanı geldiğinde milli bir görev bilinciyle bu vatanın evlatlarına "memleketin bekası" başlığıyla kan kusturmakta beis görmeyen/görmemiş, bugünün ve dünün tüm siyasilerinin %85'i vatan hainidir. (%15'lik kısım gerçekten bir şeyleri değiştirebileceğini düşünerek siyaset yapmaya çalışan iyi insanlar ile cidden salaklar arasında paylaştırılabilir.)

Ne CHP'si ne AKP'si ne de DSP'sini ne de ANAP'ı, ÖDP'si ...

Bunları birbirinden bağımsız ve tümüyle ayrı düşünenlere, birini tutup diğerini dışarıda tutanlara ise diyecek bir lafım yok.

Kalbim seni sevdi oyununa devam edebilirler.

Şüpheci Dinsiz
28-03-2014, 15:48
Sevgili Kapitan,
Türkiye siyasetinde sisteme eklemlenmek suretiyle yeri ve zamanı geldiğinde milli bir görev bilinciyle bu vatanın evlatlarına "memleketin bekası" başlığıyla kan kusturmakta beis görmeyen/görmemiş, bugünün ve dünün tüm siyasilerinin %85'i vatan hainidir. (%15'lik kısım gerçekten bir şeyleri değiştirebileceğini düşünerek siyaset yapmaya çalışan iyi insanlar ile cidden salaklar arasında paylaştırılabilir.)

Ne CHP'si ne AKP'si ne de DSP'sini ne de ANAP'ı, ÖDP'si ...

Bunları birbirinden bağımsız ve tümüyle ayrı düşünenlere, birini tutup diğerini dışarıda tutanlara ise diyecek bir lafım yok.

Kalbim seni sevdi oyununa devam edebilirler.

Bende "cidden salak" olma sendromu var sanırım. Hala eğitimle, iyi niyetle vesaireyle bir şeylerin düzeleceği ümidini taşıyorum.

Bununla birlikte "ahmak güvercinliği" bırakıp "kinci güvercin" oldum.

Başka bir forumda yazmış olduğum bir yazıyı paylaşayım.
Richard Dawkins - The Selfish Gene - Gen Bencildir" kitabında ahlakın kaynağının evrim olduğunu örnekleyen bir tespiti:

Olay güvercin toplulukları içinde geçiyor.

Güvercinlerin tüylerinin arasında bol miktarda bit yaşıyor. Güvercinler, birbirlerinin önünde durup başını eğerek sıra ile bitlerini temizletiyorlar.
Bazı güvercinler, sırayı suistimal ederek (kötü güvercinler) kendi bitleri temizlendikten sonra kaçıp gidiyorlar. Bitleri temizlenmeyen aldatılmış güvercinler (ahmak güvercinler) kısa zamanda zayıf düşüp ölüyorlar.

Topluluk içinde ahmak güvercinler azalınca kötü güvercinler bitlerini temizletecek ahmak güvercin bulamadığı için onlar da zayıf düşüp ölüyorlar.
Toplulukta işler yürümeyince (osilasyonik olarak bu dengesizlik devam edince) üçüncü bir tür olan kinci güvercinler türüyor.

Kinci güvercinler, bir kereye mahsus aldatılmayı göze alarak diğer güvercinin bitini temizliyor, eğer aldatılırsa aynı güvercini bir kez daha temizlemiyor, aldatılmazsa diğer güvercini güvenilir olarak benimsiyor.

Kötü güvercinlerin zaman içinde topluluk içindeki sayıları azalarak belirli bir miktara geriliyor. Topluluk içinde ahmak güvercinlerin sayısı da azalarak belirli bir miktara geriliyor. Topluluğun yelpazesinde geniş kısmı kinci güvercinlerden oluşan bir denge sağlanıyor.

En şaşırtıcı sonuç, bitlenmekten dolayı ölenler sadece (haysiyetsizlikten hiç vazgeçmediği için dışlanan) kötü güvercinler oluyor.

Sonuç:
Etik insana özgü ve dinsel bir kavram değildir. Dinler ötesidir..
Evrim, sadece insanda değil, doğadaki tüm canlılarda kendi türü içinde etik olan davranış tarzını ödüllendirmektedir.

Sevgiler

errata
28-03-2014, 18:01
17 Aralık'la başlayan sürece ve seçimde rakiplerin biribirini bitirmek için yaptığı hamlelere nesnel gözle bakınca AKP ve cemaatin tüm kirli çarşafları birer birer ortaya seriliyor görünüyor. Doğru.

Ancak; ülke insanının ekseriyetini panislamizmle kafayı bozmuş bir şebekeyi dahi iktidara getirebilecek kadar şuursuzlaştıran boktan devirleri, koalisyonları, tansu çiller'leri, çatlı'ları unuttuk. AKP gitsin de ne olursa olsunculuğa sıkışıp kaldık. Dokuz ay önce neredeydik biz, umutlarımız nelerdi?

Gezi Parkı'ndaki çekirdek hareketin ısrarla "herhangi bir partiye ait değiliz" vurgusundan kitle olarak uzaklaşmaktayız. Neydi orada söylenen?

O vurgunun içinde ülke siyasetinin sosyal demokrat algılarla yeniden tasarlanması gibi büyük kavrayışlar vardı.

Gezi Parkı cereyanı doruk noktalarındayken, gerçekten aydın kafalı genç insanlar şimdiki siyaset zümresiyle hiç bir alakası bir takım yeni nesil sosyal demokrat anlayışlardan, hak ve özgürlük kavrayışlarından söz ediliyorlardı hatırlayın.

Şimdi neredeyiz?

CHP, HDP, MHP ya da hala AKP kıskacında...

Öyle ya bunlardan birini seçmeliyiz. Üstelik AKP olmasın da ne olursa olsun.

Halbuki Gezi Park'ında bunların hepsinden ölesiye tiksindiğimiz için "herhangi bir partiye ait değiliz" diyorduk.

Unuttuk mu?

evrensel-insan
28-03-2014, 22:22
VATAN HAİNİ

"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.

Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,

ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.



28.7.962

Cumhuriyet'ten aciklama:


Cumhuriyet.com.tr, seçimi kazanmak için ülkeyi savaşa sokacak kamusal faaliyetlerin bilinmesi toplum yararına olduğu ve toplum yararına yayın yapmak da gazetecinin birinci görevi ilkesiyle ses kayıtlarını yayınlamaya devam ediyor.

Mehmetçik'i öldürmek, Suriye'ye 4 adam yollayıp 8 füze attırmak, Seçim kazanmak için ülkeyi savaşa sokma planı yapmak, Türk gençlerinin hayatını hiçe sayıp ölüme yollamak suç değil de, ses kayıtları ortalığa dökülmüş bu kan lobisinin savaş planını yayınlamak suç, "vatan hainliği" ise, Nazım Hikmet'in sözlerine atıfla diyoruz ki, Cumhuriyet, "Suriye ile Savaşa Hayır" demeye, "Savaş tamtamları çalanları" deşifre etmeye, onların deyimleriyle "Vatan hainliğine!" ve ses kayıtlarını yayınlamaya devam ediyor hala.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/55175/Cumhuriyet_ses_kayitlarini_yayinlamaya_devam_ediyo r_hala.html

Nevandaar
28-03-2014, 22:23
Diktatör ve biatçıları + Diktatörün kankisi pkk ve onun uzantıları ve biatçıları.
Yani oldukça fazlalar.

evrensel-insan
28-03-2014, 22:27
Diktatör ve biatçıları + Diktatörün kankisi pkk ve onun uzantıları ve biatçıları.
Yani oldukça fazlalar.

Evet ad ve sifat olarak oldukca fazlalar, ama; nicelik ve niteligin anlam ve icerigi olarak, insanlik adina, hak ve ozgurlukler adina, evrensel hukuk adina ve insan haklari adina demokrasinin cok sesliligi ve bu cok sesliligin ortak niteligi adina cagdaslik adina pek te o kadar cok degiller.

murted
29-03-2014, 02:28
Adamlar savaş çıkarmak için kendi topraklarını bombalamaktan bahsediyorlar ama nedense bazıları işin güvenlik kısmına takılıyor. Her zamanki pişkinlikleri ile buradan da mağduriyet çıkarmaya, antidemokratik uygulamalarına meşruiyet devşirmeye çalışıyorlar. Komşu ülkenin iç savaşına müdahil olup, silah ve teçhizat gönderdikleri yetmezmiş gibi rejime karşı savaşanları eğitmek için gibi bir de komutan göndermelerine hiç değinmiyorum bile.

Bu rezilliği kamuoyu ile paylaşanların bunu yurtseverliklerinden yaptıklarını bilsek alınlarından öpmemiz lazım.

evrensel-insan
29-03-2014, 02:56
Adamlar savaş çıkarmak için kendi topraklarını bombalamaktan bahsediyorlar ama nedense bazıları işin güvenlik kısmına takılıyor. Her zamanki pişkinlikleri ile buradan da mağduriyet çıkarmaya, antidemokratik uygulamalarına meşruiyet devşirmeye çalışıyorlar. Komşu ülkenin iç savaşına müdahil olup, silah ve teçhizat gönderdikleri yetmezmiş gibi rejime karşı savaşanları eğitmek için gibi bir de komutan göndermelerine hiç değinmiyorum bile.

Bu rezilliği kamuoyu ile paylaşanların bunu yurtseverliklerinden yaptıklarını bilsek alınlarından öpmemiz lazım.

Sence yapmalarinin baska nedeni de olabilir mi?

Nevandaar
29-03-2014, 03:20
SSÖ: "Kılıçdaroğlu savaş kışkırtıcılığı yapıyor" | Halkların Demokratik Partisi (https://twitter.com/HDPOnline/status/449506228356390912)

İyi ki bir yerel seçime gireceğiz. Bütün pislikler, rezillikler, işbirlikleri ortaya dökülüyor.

evrensel-insan
29-03-2014, 21:16
Hangisi Vatan Hainliği?

http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2014/3/28/55209_resource/Untitled-1.jpg

Cumhuriyet gazetesi, önceki gün önemli bir karar alarak uyguladı. Bazı kesimler tarafından ulusal güvenlikle ilgili “devlet sırrı” niteliğinde, TİB (Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı) tarafından ise “özel hayatın gizliliği” kapsamında olduğu ileri sürülen bir ses kaydına dayalı bilgileri internet sitesinde yayımladı.

Hemen belirtelim, bu bilgiler gazetemiz sitesinde yayımlanmadan önce sosyal ağlarda paylaşılmıştı. Yani artık ortada “sır” denilebilecek bir bilgi kalmamış, bu bilgiler çoktan sır olmaktan çıkmıştı. Yeryüzünde herkesin istediği an özgürce ulaşabildiği bir bilgiyi, yalnızca bu ülke insanının öğrenmesinin engellenmeye çalışılması, ülkemizi dünyaya rezil etmekten başkaca bir işe yaramayacaktır.

Siyasi iktidar ve ona bağlı dış politika ve güvenlik kurumlarının en üst düzey yetkililerinin kendi aralarındaki bir değerlendirme ve görüşmenin bir şekilde sızması, yayılması, devletin bazıbilgileri korumaktaki zafiyetini de göstermiştir. Sızdırılan bu bilgilerin devletin, komşu bir ülkeye yönelik dış güvenlik ve ulusal stratejisine dair bilgiler olduğu, o ülkeye yapılacak olası bir müdahale için gerekçelerin ve taktik operasyonların değerlendirildiği anlaşılmıştır.

Devlet sırrı denilerek, bugüne kadar suç teşkil eden ya da hukuka aykırı birçok eylemin üstünün örtüldüğü bir ülkede yaşıyoruz. Özellikle yakın tarihimizde binlerce faili meçhul cinayetin ya da başka ülkeler üzerinde planlanan eylemlerin sorumlularının, şüphelilerinin her defasında “devlet sırrı” bahanesinin arkasına sığındıklarını unutmamak gerekir.

Ülkemizin ve dolayısıyla yurttaşların, bireylerin çıkarlarını, yaşamlarını, haklarını doğrudan ilgilendiren rezaletlerin örtülmesi “devlet sırrı” kavramına dayanılarak sağlanmıştır. Denetimsiz, yöntemsiz, süresiz ve keyfi bir sır belirleme yetkisinin bugüne kadar ne gibi olumsuz sonuçlara yol açtığını gördük. İşte bu son olayda da devlet sırrı denilerek halktan, halkın temsilcisi olan TBMM’den saklanmaya, gizlenmeye çalışılan bilgilerin hepimizin geleceğini ve yaşamını tehlikeye atacak nitelikte olduğu görülmektedir. Umarız, bu son skandal artık “devlet sırrı” kavramının yerli yerine oturtulmasına ve parlamento denetimine açılmasına vesile olur.

Bazı basın yayın kuruluşlarının ve “gazetecilerin” basın özgürlüğüne, halkın bilgi edinme hakkına sahip çıkmak yerine, tersine, bu görevi yapan basın kuruluşlarına yönelik “vatan hainliği” ve “devlet düşmanlığı” gibi suçlamaları, demokrasi ve basın tarihi için kara bir leke olarak anılacaktır.

Mademki cesaret edip basın özgürlüğüne, halkın bilgi edinme hakkına, kendi varlık nedenlerine sahip çıkamadılar; hiç olmazsa bu görevi yapmaya çalışan gazetecilere ve basın kuruluşlarına çamur atmaya yeltenmeselerdi. En fazla siyasi iktidarın baskısından korktukları, çekindikleri söylenir, ama açıkçaokurlarına ve halka ihanet etmemiş olurlardı. Devleti erişilmez, kutsal, dokunulmaz, denetlenemez sayan ve bireyi, yurttaşı buna biat etmekle yükümlü gören faşist zihniyetin yeniden hortlatılmaya çalışıldığı dönemlerdeyiz.

Cumhuriyet Gazetesi büyük şair Nâzım Hikmet’ten esinlenerek diyor ki; eğer halkın bilgilenme hakkına sahip çıkmak vatan hainliği ise vatan hainliği yapmaya devam edeceğiz.

Cumhuriyet

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/55209/Hangisi_Vatan_Hainligi_.html

Halkın sesine bile tahammülleri yok
Cumhuriyet'e yapılan baskı devam ediyor. Twitter ve Youtube'un yasaklanması sonrasında yurttaşların görüş ve tepkilerini dile getirmesi için açılan Twitter adresi @cumiwitter troller tarafından spamlanmak suretiyle askıya alındı.

http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2014/3/29/55349_resource/1.jpg

Halkın sesini duyurabilmesi, Twitter ve Youtube'a yapılan yasaklara verilen tepkileri duyurmak amacıyla Twitter'dan açtığımız @cumwitter hesabı da yasak ve sansürden nasibini aldı.

Dün okuyucularımızın hem gazeteden hem de internet sitemizden sesini duyurabilmesi için açtığımız hesap Twitter'daki trollerin yoğun spamlama faaliyeti sonrası askıya alındı. Başvurumuz sonrası askıya alınan hesabımız tekrar açıldı.

Cumhuriyet Gazetesi, halkın haber alma özgürlüğünü bütün engellemelere rağmen savumaya devam edecek, halkın sesini duyurmaya olan hassasiyetini sürdürecektir.

SESİNİZİ DUYURACAĞIZ

Cumhuriyet Gazetesi olarak her türlü baskı ve engellemeye karşı yurttaşların sesini duyurmakta kararlı... @cumiwitter adresimize şuanda ulaşılabilmesine rağmen spamlanma ve askıya alınma ihtimaline karşı Facebook sayfamızdan baskı ve yasaklara karşı düşüncelerinizi eleştirilerinizi gönderebilirsiniz...

BASKI VE YASAKLARA KARŞI #Cumhuriyetteyasakolmaz HASHTAGİ İLE GÖNDERDİĞİNİZ ELEŞTİRİLER PAZAR GÜNÜ CUMHURİYET GAZETESİ'NDE YAYINLANACAKTIR...

https://www.facebook.com/cumhuriyetgzt

https://twitter.com/cumiwitter

upuaut
29-03-2014, 22:20
Cumhuriyet gazetesinin, kendi yayın organından yayınladığı ses kaydı, bir Savaş Suçu Kaydı'dır.

Bu konuda tarihteki örneklerimize bakabilir ve bundan sonra neler olacağını tahmin etmeye başlayabiliriz.

1. Gleiwitz Vakası:

Tarih, 1 Eylül 1939.

http://www.odatv.com/images/2014_03/2014_03_29/o-da-duzmece-saldiriyla-savas-baslatmisti--2903141200_m.jpg (http://www.odatv.com/n.php?n=o-da-duzmece-saldiriyla-savas-baslatmisti--2903141200)

Adolf Hitler önderliğindeki Almanya, Polonya’ya saldırarak 2. Dünya Savaşı’nı başlatmak için Polonya sınırındaki Almanlara ait Gleiwitz radyo istasyonunu ele geçirdiler. İstasyonu korumakla görevli Alman askerleriyle Polonya üniformalılar arasında çatışma çıktı, Franciszek Honiok isimli bir “işgalci” de öldürüldü.

Bundan sonra komedi filmlerini aratmayan gelişmeler şöyle cereyan ediyor:

Radyo istasyonunu ele geçirenler, Polonya üniformalı kişilerdir ve bunlar Polonya’nın resmi dili Lehçe’yi kullanarak Almanya’yı hedef alan yayınlar yapıyorlar. Aslında Gleiwitz radyo istasyonuna girenler Polonyalı değildi. Savaş için gerekçe yaratmak isteyen, Polonya üniformalı Nazi ajanlarıydı. Başta Almanlar olmak üzere, tüm dünya “Polonya’nın saldırganlığına” inandırılmak istendi ve bunun için kendi topraklarına kendileri saldırdı.

Öldürülen Franciszek Honiok ise Alman asıllıydı ve Polonya taraftarı olduğu iddiasıyla Naziler tarafından tutuklu bir esirdi. Mizansen saldırı yapılmadan zehirle öldürülmüş, daha sonra kurşunlanıp Gleiwitz radyo istasyonunun önüne bırakılmıştı. Böylece çatışma izlenimi de verildi.

Savaşa gerekçe için öldürülen Franciszek Honiok, 2. Dünya Savaşı’nın ilk kurbanıydı.

Tarihe “Gleiwitz Vakası” olarak geçen bu düzmece saldırının detayları, Nürnberg Duruşmaları tutanaklarındaki Alfred Helmut Naujocks’un itiraflarıyla ortaya çıkacaktı. SS provokatörü Naujocks, savaş oyununu kendisi hariç 4 Nazi ajanıyla tertiplediğini söyledi...

Buyrun, burada yakın. Benim aklıma gelen ilk örnek bu idi!

2. Katyn Katliamı: SSCB, Almanya ile imzaladığı Ribbentrop-Molotov Anlaşması'nın gizli bir maddesi gereğince, 17 eylül 1939'da Polonya'ya saldırır. Buna karşılık, Nazi Almanyası da Stalingrad zaferinin hemen ardından SSCB ve müttefiklerinin arasını bozmak için 1940'taki Katyn Katliamı'nı Stalin'in üzerine yıkmaya çalışır.

http://museumstock.com/system/attachments/12341/medium.jpg?1320035384

Bu katliam Nazi Propaganda Bakanı Goebbels'in günlüklerinde şu şekilde yer alır: "Bu olay Alman propagandasının ve özellikle benim yüzde yüz başarımdır. Katyn olayını tamamıyla politik bir mesele haline getirmeyi başardık". Goebbels, 8 Mayıs 1943'te de şunları düşer günlüğüne: "Ne yazık ki, Katyn'deki mezarların yanında Alman mühimmatı bulundu. Eğer bu bilgiyi düşman propaganda ederse, bütün Katyn olayı üzerimize kalabilir." (Bkz. "Katyn Katliamı (https://eksisozluk.com/katyn-katliami--354979)")

evrensel-insan
29-03-2014, 22:27
Cumhuriyet gazetesinin, kendi yayın organından yayınladığı ses kaydı, bir Savaş Suçu Kaydı'dır.



Yukaridaki cumlen de ne demek istedin?

Kitlesel olarak aciklanbmis bir kaydi kendi gazetesinde yayinlamak, nasil bir "savas sucu" oluyor.

Ayrica "savasa hayir" siarli her yayin organi, bunu zaten yayinlayacaktir. Burada cumhuriyetin "sucu" ne?

Ayrica tek yayinlayan da cumhuriyet degil. Neden TIB sadece onas uyari gonderiyor?

Aslinda bugun M.Belge, guzel bir aciklama yapmis, ben; "olduren tweetler" basliginda paylastim.

Diyor ki "T.Pasa ve Menderes'te dinlenebilse idi, belki bugun 1915 ve 6-7 Eylul olaylari olmazdi"

upuaut
29-03-2014, 22:33
Yukaridaki cumlen de ne demek istedin?

Kitlesel olarak aciklanbmis bir kaydi kendi gazetesinde yayinlamak, nasil bir "savas sucu" oluyor.

Ayrica "savasa hayir" siarli her yayin organi, bunu zaten yayinlayacaktir. Burada cumhuriyetin "sucu" ne?

Ayrica tek yayinlayan da cumhuriyet degil. Neden TIB sadece onas uyari gonderiyor?

Aslinda bugun M.Belge, guzel bir aciklama yapmis, ben; "olduren tweetler" basliginda paylastim.

Diyor ki "T.Pasa ve Menderes'te dinlenebilse idi, belki bugun 1915 ve 6-7 Eylul olaylari olmazdi"

Ben o sözü Cumhuriyet gazetesi için söylemedim ki, üzerine alınıyorsun. Ben, o sözü ses kaydındaki kişilerin açıkça bir savaş suçu işlediklerini hatırlatmaya ve bunun için de tarihten (biri ODATV'ninki ve diğeri de benimkisi olmak üzere) 2 güzel örnek vererek aydınlatmaya çalıştım.

Ya sen ne anladın?

evrensel-insan
29-03-2014, 22:35
Ben o sözü Cumhuriyet gazetesi için söylemedim ki, üzerine alınıyorsun. Ben, o sözü ses kaydındaki kişilerin açıkça bir savaş suçu işlediklerini hatırlatmaya ve bunun için de tarihten (biri ODATV'ninki ve diğeri de benimkisi olmak üzere) 2 güzel örnek vererek aydınlatmaya çalıştım.

Ya sen ne anladın?

Pardon, demekki yanlis algiladim; ozur dilerim. Ayrica ben cumhuriyet gazetesimiyim ki, uzerime alinayim. :)

uyar
30-03-2014, 12:28
17 Aralık'la başlayan sürece ve seçimde rakiplerin biribirini bitirmek için yaptığı hamlelere nesnel gözle bakınca AKP ve cemaatin tüm kirli çarşafları birer birer ortaya seriliyor görünüyor. Doğru.

Ancak; ülke insanının ekseriyetini panislamizmle kafayı bozmuş bir şebekeyi dahi iktidara getirebilecek kadar şuursuzlaştıran boktan devirleri, koalisyonları, tansu çiller'leri, çatlı'ları unuttuk. AKP gitsin de ne olursa olsunculuğa sıkışıp kaldık. Dokuz ay önce neredeydik biz, umutlarımız nelerdi?

Gezi Parkı'ndaki çekirdek hareketin ısrarla "herhangi bir partiye ait değiliz" vurgusundan kitle olarak uzaklaşmaktayız. Neydi orada söylenen?

O vurgunun içinde ülke siyasetinin sosyal demokrat algılarla yeniden tasarlanması gibi büyük kavrayışlar vardı.

Gezi Parkı cereyanı doruk noktalarındayken, gerçekten aydın kafalı genç insanlar şimdiki siyaset zümresiyle hiç bir alakası bir takım yeni nesil sosyal demokrat anlayışlardan, hak ve özgürlük kavrayışlarından söz ediliyorlardı hatırlayın.

Şimdi neredeyiz?

CHP, HDP, MHP ya da hala AKP kıskacında...

Öyle ya bunlardan birini seçmeliyiz. Üstelik AKP olmasın da ne olursa olsun.

Halbuki Gezi Park'ında bunların hepsinden ölesiye tiksindiğimiz için "herhangi bir partiye ait değiliz" diyorduk.

Unuttuk mu?

cok dogru bir tespit dostum.. sonuna kadar katiliyorum.. CHP, HDP, MHP ya da hala AKP kıskacında...ve F TIPI KISKACINDA..

bizim gibiler demek istemiyorum ama sadece istanbulun guzel yerlerinde oturup chp ve zihniyetine biraz da mecburiyetten oy verenler degil anadoluda da halklar sikismis durumda... sunulan alternatifler o kadar kotu ki bu isin icinden hicbir akliselim sahibi cikamiyor...

hele f tipinin kuyruguna bu kadar bagli kalmamiz beni sahsen cok endiselendiriyor... bu despot rte ye tek baskaldirabilecek grup bunlar mi?

tamam kapali kapilar ardinda yapilan inanilmaz pazarliklari ve guc kavgalarini sergilemek guzel de.. bu adamlar acaba baska neler dinlediler? insan bunu sormadan edemiyor... diger taraftan kendilerini kaf daginda goren rte nin bu kadar gozunun korlestigine inanmasi zor geliyor... hatta bir ara "galiba bile bile bunu servis ediyorlar" diye de dusundum..

evet bu guruh gitmeli.. ama f tipiyle degil... gezi parki iste bundan tek parlak alternatif.. ama su andaki yasananlar gezi parki urunu degil f tipi...

manipulasyonlara gelmemek gerek... VATAN HAINLIGI ise ici bos ve sulandirilmis bir soz...

evrensel-insan
01-04-2014, 21:09
Cumhuriyet gazetesi, linki acilmiyor. Ustelik o ses kaydi olayindan sonra, bilgisi olan var mi?

Yada cikarabilen, cikardigi linki verebilir mi?

evrensel-insan
01-04-2014, 21:26
Taraf gazetesinin linki de cikmiyor.

Vefik Sami
02-04-2014, 11:26
"Vatana ihânet" net bir kavram gibi görünse de, kullanımında izâfidir.
Gâzi Paşa başlattığı hareketi muvaffakiyetle tamamlamasaydı,
Şimdilerde " vatan haini/batı uşağı/ajan" nitelemesiyle hakaretlere muhatap olup, aşağılanacaktı.

Gerçi böyle düşünenler az değil.
Fakat; yönetim şekli ve yasalar, içlerindeki cerahati/pisliği dışarı atmalarını engellemekte.

Bu şeklide susturulmuş olmaları iyi mi ?
O da tartışılır.
Hakâret kasdı olmaksızın, her insan düşüncelerini söyleyebilmeli ve kendisini ifâde edebilmeli.

*

Vahdettin de "vatan hâini" değildi.
"Memâlik-i Osman"ın sâhibi kendisi.
İnsan kendi mülküne ihânet eder mi ?
Fakat; dönem itibâriyle ülkesi için ortaya koyduğu düşünceler, plânlar işe yaramayınca, yeni getirilen sistemin de bir an evvel rayına oturtulması bâbında siyâseten kötülenmesi gerekmişti.

Öyle de yapıldı 'netekim'.

Günümüz itibâriyle, "ihânet" kavramının öne çıkarılmasını, siyâseten farklı noktalarda konumlanmış insanların birbirlerini bu şekilde suçlamalarını, vatan'a ihânet nitelemesinin "ağızlarda sakız" edilmesini son derece tehlikeli görürüm.
Bizde de kan akmaya başlarsa; ne Suriye'ye benzeriz, ne de Irak'a.
Kandan "tsunami" görür bu memleket.

vartor
02-04-2014, 17:27
Bu ulkede yasayan insanlari otekilestiren, birbirine dusman eden her parti ve zihniyet sahibi kisi vatan hainidir. Otekilestirmek de sanki kanimza islemis, en basit bir olayda bile uzlastiricilar degil, hakaretciler kazanir. AKP< CHP< MHP< BDP ve digerleri, kendi amaclari ugruna, cocuklarimizi bile talan etmis ve edebilecek kuruluslar olmustur ve olmaya devam edecektir.
Aklim erdigi gunlerden itibaren gordugum, devamli milleti birbirine dusurme ve bundan rant kazanma cabasi gostermistir gelen gecen hukumetler. Devrim adi altinda yapilan ihtilaller de demokrasiye atilan tokatlarin en buyugu olmustur. Yine de ogrenemediysek bunca yil vatan hainliginin her vatandasin vatani diye kucakliyabilecegi bir vatan insa edememek oldugunu, kollari sivayacak yerde, birbirimizi vatan hainligiyle itham etmeye devam ederiz.

evrensel-insan
02-04-2014, 23:25
Cumhuriyet gazetesi, linki acilmiyor. Ustelik o ses kaydi olayindan sonra, bilgisi olan var mi?

Yada cikarabilen, cikardigi linki verebilir mi?

Simdi anlasildi, neden cumhuriyete erisim alinamadigi;

Cumhuriyet.com.tr'ye ABLUKA

Cumhuriyet.com.tr son bir haftadır yoğun saldırı altında.

Medyanın "Penguen" moduna geçmesi nedeniyle yurtiçi ve yurtdışından cumhuriyet.com.tr'ye artan ilgi birilerini rahatsız etti. Cumhuriyet, hırsızlık, yolsuzluk iddialarına sessiz kalmadı. "Seçim kazanmak için Suriye'ye savaş çıkarma" planlarının ortaya çıkması üzerine ses kayıtlarını yayınlaması iktidarın tepkisini çekti. Ardından cumhuriyet.com.tr'ye büyük bir siber saldırı başlatıldı.

Parayla tutuldukları belli profesyonel hackerlar, çeşitli programlarla milyonlarca kullanıcı aynı anda siteye giriyormuş gibi sürekli saldırı düzenledi. Seçim gecesi, Anadolu Ajansı'ndan başka seçim verilerini sağlayan tek kuruluş olan CİHAN ajansını çökerttiler. Aynı gece cumhuriyet.com.tr 'yi de 15 dakikalığına çökermeyi başardılar. Bu büyük ölçekli siber saldırı sürekli devam etti ve halen de devam ediyor.

Hacker saldırısını bahane eden Telekom, cumhuriyet.com.tr'nin kullanıcılarını "kara liste"ye aldı. Telekom’la görüşmelerimizin sonucunda bir kısım kullanıcı kara listeden çıkarıldı.

Dünyanın en büyük servis sağlayıcılarından biri olan Telia şirketinin, cumhuriyet.com.tr'nin IP adresini bloke ettiğini öğrendik. Yurtdışından okurlar sitemize giremiyor. Telia şirketine yolladığımız yazıya, "DDOS saldırılarında çok fazla trafik üzerinden geçtiği için kapattığını. İki gün içinde açılacağını" söyledi. Ancak, siber saldırı sürekli devam ettiği için, yurtdışından gelecek okurlar bir süre daha sıkıntı yaşayabilir.

Twitter ve Youtube yasağıyla birlikte tüm DNS'lerle oynayan Telekom'un uygulaması da özellikle sosyal medyadan (Facebook ve Twitter) gelişlerde büyük sıkıntı yarattı. Çok sayıda okur, telefon ve e-posta ile sitemize giremediğini belirtti.

TELEKOM DNS'LERLE NASIL OYNUYOR

Twitter ve Youtube'un engellenmesinin ardından, Telekom, en büyük internet operasyonu için düğmeye bastı. OpenDNS, Google DNS ve Public DNS teker teker kapandı.

DNS'leri değiştirmek suretiyle yapılan yasaklı sitelere giriş yöntemi çoğunlukla işe yaramaz hale geldi.

Türkiye’deki internet sağlayıcıları hükümet baskısıyla DNS zehirleme ve kaçırma yöntemiyle yasak siteleri engellemeyi başardı. Buna ilk tepki Google'dan geldi.

Steven Carstensen tarafından yayınlanan makalede yazdıklarıyla "Türkiye’deki servis sağlayıcıların DNS’ler üzerinde çalışmalar yaptığını" doğruladı.

Turkcell Superonline ve Turkcell 3G kullanıcıları, OpenDNS ve Google DNS üzerinden internete bağlanamıyor. Smile ve D-Smart aboneleri de benzer sorun yaşıyor.

Türkiye’deki servis sağlayıcıların sahte DNS sunucuları işletmeye başlatarak, Google DNS ve diğer büyük DNS adreslerini taklit ettiği, böylece siz bilgisayardaki DNS’i değiştirseniz bile, internet sağlayıcınız sizi olması gereken çıkış kapılarına yönlendirmeyip, kendi kapılarına yönlendiriyor. Sonuç olarak DNS değiştirme işleminiz amacına ulaşmamış oluyor.

DNS sunucuları domain isimlerini çözen ve sizi ilgili sunucuya aktaran yönlendiren bir yardımcıdır. Herhangi bir siteye, hizmete erişemediğimizde "herhalde onu da yasakladılar" diyoruz ama emin olamıyoruz. Netice olarak DNS'e yapılan bu müdehale 'suç'tur.

ENGELLERE RAĞMEN CUMHURİYET.COM.TR DİMDİK AYAKTA

Tüm engellemelere, siber saldırılara rağmen, cumhuriyet.com.tr günde 1.5 milyon ziyaretçi sayısını aştı. Baskılarla, tehditlerle, engellemelerle, saldırılarla Cumhuriyet'i susturacaklarını sananlar yanılıyor. 90 yıldır olduğu gibi Cumhuriyet gerçekleri yazmaya devam edecek.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/56767/Cumhuriyet.com.tr_ye_ABLUKA.html

lilalilalila
13-04-2014, 22:13
Hangi taraftan bakarsak farklı gözüküyor.