
28-03-2014, 03:55
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Son Ayristirma, Kim "Vatan Haini"
Tarihte yasanan "vatan hainligi" yeniden yasaniyor.
Tarihi hatirlarsak, Ataturk'e gore; Vahdettin, Damat Ferit v.s. temelli sadece Osmanli cikarini dusunenler, "vatan haini" iken; Osmanli hanedani acisindan, Anadolu'da Kurtulus Savasini baslatan Ataturk ve Kuvay-i Milliye "vatan haini" olmustu.
Simdi ayni tarihi ustelik canli olarak yasiyoruz.
Bugun yayinlanan, "Sriye ile savas" icerikli ses kayitlarinda ve metinlerde, hem RTUK tarafindan yayinlama yasagi getirildi, hem de you tube erisim yasaklandi.
Boylece de Diktator tarafindan ve Disisleri Bakani tarafindan ses kayitlarina ve metinlere yonelik suclamalar getirildi.
Ben burada iki ana yayin farkini alacagim.
Ilki, Cumhuriyet'e TIB'in yolladigi "yayini kaldir" direktifine, Cumhuriyetin verdigi yanit.
Ses kaydını kaldırmamızı isteyen TİB'e yanıtımız
TİB, halkın bilgilenme hakkını engelleme kurumu mu?
Cumhuriyet.com.tr
Yayınlanma tarihi: 27 Mart 2014 Perşembe
İnternet’te sosyal paylaşım sitelerinde binlerce kişinin izlediği yeni ses kaydının yayınlanması üzerine TİB derhal harekete geçti.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB)’den sitemize gönderilen e-mail ile ses kaydının yer aldığı içeriğin, özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle ivedi olarak kaldırılması gerektiği belirtildi.
Suriye’ye yapılacak ve savaşa neden olabilecek olası bir müdahaleye ilişkin üst düzey devlet yetkililerinin konuşmalarının yer aldığı ses kaydına ait içeriklerin “özel hayatın gizliliği” gibi komik bir gerekçe ile yayınlanmasına müdahale edilmek istenilmesi devlet yönetiminin çaresizliğini gözler önüne seriyor. Ses kaydının gerek kendisi, gerek metne dönüştürülmüş yazılı hali çok kısa zamanda onbinlerce kişiye ulaşmışken, artık sır niteliği kalmamış bu içeriklere daha fazla kişinin ulaşmasını engellemeye çalışan devlet aklına şaşmamak elde değil. Çağdaş demokratik toplumlarda, devletin sorumluluğu ve görevi, halkın özellikle de toplum için hayati konularda bilgi sahibi olmasını engellemek değil, böylesi engelleri ortadan kaldırmaktır. Devletin korunması gibi soyut, inandırıcılıktan tümüyle yoksun bir bahane ile ülkemizi komşu bir ülkeyle savaşa sokacak kamusal faaliyetlerin bilinmesinde toplumun yararı olduğu, basının birinci ve asli görevinin de bunu halka duyurmak, iletmek, bilgi sahibi olmasını sağlamak olduğu kuşkusuzdur.
TİB’in sitemiz içeriğinden yayının kaldırılmasına yönelik yazısı, basın özgürlüğüne açıkça aykırı nitelikte hukuk ve yasa dışı bir girişimdir. Yayının kaldırılması için yasal kılıf olarak bula bula “özel hayatın gizliliği” gibi trajikomik bir gerekçe bulunması ise devlet kurumlarının içine düştüğü çaresizlik ve beceriksizliğin en açık kanıtıdır. Üstelik daha biz bu yazıyı tartışırken bu kez TİB’in, Youtube erişimi engellediği bilgisi geldi. Görünen o ki; TİB yayın kuruluşlarıyla tek tek uğraşmak yerine, “sorunu” kökten çözmeyi yeğlemiş durumdadır. Ancak bu da Twitter engellemesi gibi hukuka aykırıdır ve kabul edilemez.
Bir kısım çevreler tarafından yapılan yayınların vatan hainliği ile eşdeğer tutulması, Türk basınının içinde bulunduğu vahim durumu göstermektedir. Elbette üst düzey devlet yetkililerinin devletin güvenliği, dış siyasal yararları konusudaki en mahrem konuşmalarının gizlice ve yasa dışı dinlenip kayda alınması ağır bir suçtur. Bunun sorumluları bulunmalı ve hesap sorulmalıdır. Ancak bu ağır suçun varlığı, dört beş devlet yetkilisinin koskoca bir ülkeyi savaşa sokacak vahim nitelikteki konuşma içeriklerini basının gözardı etmesini gerektirmez. Devletin yüce çıkarları örtüsü altında, basının ve halkın bilgilenme hakkı gaspedilemez. Demokratik bir toplumda basının asli ve hayatı görevi, devletin korunması değil, halkın olan bitenden doğru olarak bilgilendirilmesidir. Biz bu yolda yayınlarımıza devam edeceğiz. Sadece devletin izin verdiği bilgilerin halkla paylaşılabildiği bir sistem, asla demokratik olarak nitelenemez. Böyle bir sistemdeki basına da özgür basın denilemez.
İşte TİB'in yolladığı e-posta.
Çıkarma Hk... (ivedi)
Sayın İlgili;
06/02/2014 tarih ve 6518 sayılı Kanun ile değişik 5651 sayılı İnternet
Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen
Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9/A maddesinin 8 numaralı
fıkrasına göre özel hayatın gizliliğini ihlal eden ve EK’te yer verilen
URL adreslerinde yer alan içeriklerin kaldırılması hususunda gereğini
ivedilikle rica ederim.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı
Sabit URL'ler
http://www.cumhuriyet.com.tr/video/v...s_kaydi_1.html
http://www.cumhuriyet.com.tr/video/v...s_kaydi_2.html
Mobil URL'ler
m.cumhuriyet.com.tr/video/video/54801/Bomba_ses_kaydi_1.html
m.cumhuriyet.com.tr/video/video/54803/Bomba_ses_kaydi_2.html
|
Ikincisi de, Diktator tarafinda yer alan ve ortak yayinlanan bir bildiri ile N.Alci'nin programindaki aciklamasi.
|
Cumhuriyet'in TİB'e yanıtını okundu Nagehan Alçı çıldırdı
Youtube düşen ve Suriye'ye yapılacak operasyonla ilgili devlet yetkililerinin konuşmaların yeraldığı ses kayıtları için Cumhuriyet Gazetesi'ne gelen uyarı ve Cumhuriyet'in cevabını Kadri Gürsel canlı yayında okudu. Sinirlerine hakim olamayan Nagehan Alçı adeta çılgına döndü. Toplantida bulunanlari "vatan haini" olmak ile sucladi.
|
http://www.dailymotion.com/video/x1k...om=embediframe
Digeri de basinin ortak bildirisi.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

28-03-2014, 04:03
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Bunlar da diktator kanadinin aciklamalari.
|
Ahmet Davutoğlu bugün yayınlanan Suriye ile ilgili ses kaydı için basın toplantısı düzenlendi. Davutoğlu yaptığı açıklamada, "Bu Türkiye Cumhuriyetine yapılmış açık bir savaş ilanıdır. Bu saldırıyı yapanlar açık ve net bir şekilde gereken cevabı göreceklerdir." dedi. Davutoğlu açıklamalarına şöyle devam etti;
"SAVAŞ İLANIDIR"
"Sayın Başbakanımız başta olmak üzere bakanlarımızın kritik yetkililerinin ortam dinlemesi yapılması açık şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devletine savaş ilanıdır. Söz konusu aziz devletimizin bekası ise bu konuda tedbir almak devletin görevidir.
"TEDBİRLER ENGELLENMEK İSTENİYOR"
Bir ülkenin sınırlarının ihlal edilmesine karşı nasıl tedbir alınması gerekirse, yetki almış bir kriz masası bu toplantı sonrasında Süleyman Şah Türbesi'ne yönelik askeri tedbirler ele alınmıştır. Bu saldırıyı gösterenler Türkiye Cumhuriyeti Devleti zaaf içinde göstermek istemektedirler. Süleyman Şah Türbesi'nin korunmasına yönelik tedbirleri engellemek istemektedirler.
"EN AĞIR ŞEKİLDE CEZALANDIRILACAKTIR"
Milletimize ve bütün vatandaşlarımıza şunu ifade etmek isteriz ki bu devletin itibarı hepimizi itibarıdır. Güvenliği hepimizin güvenliğidir. Casusluk faaliyetini andıran çalışmalar devletimizi güvenliğine yönelik saldırıdır. Bu saldırıyı yapanlar en şiddetli şekilde cezalandırılacaklar."
|
Bu da diktatorun konu ile ilgili soyledikleri.
|
Erdoğan Suriye tapeleriyle ilgili ilk açıklamasını yaptı ve ses kayıtlarının doğruluğunu kabul etti. Başbakan Erdoğan, “Dışişleri Bakanlığı’nda Suriye ile ilgili bir görüşme yapılıyor, bu görüşme bile Youtube’a düşüyor. Bu namussuzluktur, bu ahlaksızlıktır. Bu kadar onemli bir görüşmeyi ortam dinlemesi yaparak sen kime servis ediyorsun? İnlerine gireceğiz” diyerek tepki gösterdi.
|
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

28-03-2014, 04:04
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 06 Mar 2014
Mesajlar: 83
|
|
VATAN HAİNİ
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
28.7.962
|

28-03-2014, 11:15
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 15 Aug 2013
Mesajlar: 2.836
|
|
Bu dinlemeler ve kayıtlar "Böcük-möcük" işi deeel.
Bu denli geniş bir alana yayılmış dinlemeler böcek ile olsa idi, bütün memlekete böcek yerleştirmeleri gerekiyordu. Üst düzey bir teknoloji ile dinlemiş olabilecekleri muhtemel. Bu teknoloji de Türkiyede kimsede yok. Ben hâlâ CİA-MOSSAD üretimi olduğunu tahmin etmekteyim. Olan TİB de çalışan üç-beş garibana oldu. Halbuki servis edilen bu dinleme kaydı henüz çok yeni.
Son zamanlarda sn. başbakan ABD adını ağzına almıyor. Ha bire "Pensilvanya" diyor. Ne lehte ne de aleyhte konuşuyor ABD hakkında.Tayyip'in F. GÜLEN'e neden bu kadar saldırdığına dâir bulutlar ufak ufak aralanmaya başladı gibi. ABD "Recep ağa"nın 'ip'ini çekti. GÜLEN her zaman olduğu gibi ABD'ye sâdık kaldı. Tayyip de "cezâ" kesme adına işe dersânelerden başladı.
Benim şimdilik kaydıyla tahminim/senaryom bu.
Fakat bu senaryoda yerine oturmayan bir husus var.
Ciner grubu, Şâhenk grubu gibi para babaları hâlen Tayyip'e destek verir görüntüde.
Bunu çözebilmiş değilim.
Konu Vefik Sami tarafından (28-03-2014 Saat 11:20 ) değiştirilmiştir.
|

28-03-2014, 13:38
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.212
|
|
Türkiye siyasetinde sisteme eklemlenmek suretiyle yeri ve zamanı geldiğinde milli bir görev bilinciyle bu vatanın evlatlarına "memleketin bekası" başlığıyla kan kusturmakta beis görmeyen/görmemiş, bugünün ve dünün tüm siyasilerinin %85'i vatan hainidir. (%15'lik kısım gerçekten bir şeyleri değiştirebileceğini düşünerek siyaset yapmaya çalışan iyi insanlar ile cidden salaklar arasında paylaştırılabilir.)
Ne CHP'si ne AKP'si ne de DSP'sini ne de ANAP'ı, ÖDP'si ...
Bunları birbirinden bağımsız ve tümüyle ayrı düşünenlere, birini tutup diğerini dışarıda tutanlara ise diyecek bir lafım yok.
Kalbim seni sevdi oyununa devam edebilirler.
|

28-03-2014, 15:48
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Dec 2010
Bulunduğu yer: Istanbul
Mesajlar: 8.545
|
|
Sevgili Kapitan,
Kapitän´isimli üyeden Alıntı
Türkiye siyasetinde sisteme eklemlenmek suretiyle yeri ve zamanı geldiğinde milli bir görev bilinciyle bu vatanın evlatlarına "memleketin bekası" başlığıyla kan kusturmakta beis görmeyen/görmemiş, bugünün ve dünün tüm siyasilerinin %85'i vatan hainidir. (%15'lik kısım gerçekten bir şeyleri değiştirebileceğini düşünerek siyaset yapmaya çalışan iyi insanlar ile cidden salaklar arasında paylaştırılabilir.)
Ne CHP'si ne AKP'si ne de DSP'sini ne de ANAP'ı, ÖDP'si ...
Bunları birbirinden bağımsız ve tümüyle ayrı düşünenlere, birini tutup diğerini dışarıda tutanlara ise diyecek bir lafım yok.
Kalbim seni sevdi oyununa devam edebilirler.
|
Bende "cidden salak" olma sendromu var sanırım. Hala eğitimle, iyi niyetle vesaireyle bir şeylerin düzeleceği ümidini taşıyorum.
Bununla birlikte "ahmak güvercinliği" bırakıp "kinci güvercin" oldum.
Başka bir forumda yazmış olduğum bir yazıyı paylaşayım.
|
Richard Dawkins - The Selfish Gene - Gen Bencildir" kitabında ahlakın kaynağının evrim olduğunu örnekleyen bir tespiti:
Olay güvercin toplulukları içinde geçiyor.
Güvercinlerin tüylerinin arasında bol miktarda bit yaşıyor. Güvercinler, birbirlerinin önünde durup başını eğerek sıra ile bitlerini temizletiyorlar.
Bazı güvercinler, sırayı suistimal ederek (kötü güvercinler) kendi bitleri temizlendikten sonra kaçıp gidiyorlar. Bitleri temizlenmeyen aldatılmış güvercinler (ahmak güvercinler) kısa zamanda zayıf düşüp ölüyorlar.
Topluluk içinde ahmak güvercinler azalınca kötü güvercinler bitlerini temizletecek ahmak güvercin bulamadığı için onlar da zayıf düşüp ölüyorlar.
Toplulukta işler yürümeyince (osilasyonik olarak bu dengesizlik devam edince) üçüncü bir tür olan kinci güvercinler türüyor.
Kinci güvercinler, bir kereye mahsus aldatılmayı göze alarak diğer güvercinin bitini temizliyor, eğer aldatılırsa aynı güvercini bir kez daha temizlemiyor, aldatılmazsa diğer güvercini güvenilir olarak benimsiyor.
Kötü güvercinlerin zaman içinde topluluk içindeki sayıları azalarak belirli bir miktara geriliyor. Topluluk içinde ahmak güvercinlerin sayısı da azalarak belirli bir miktara geriliyor. Topluluğun yelpazesinde geniş kısmı kinci güvercinlerden oluşan bir denge sağlanıyor.
En şaşırtıcı sonuç, bitlenmekten dolayı ölenler sadece (haysiyetsizlikten hiç vazgeçmediği için dışlanan) kötü güvercinler oluyor.
Sonuç:
Etik insana özgü ve dinsel bir kavram değildir. Dinler ötesidir..
Evrim, sadece insanda değil, doğadaki tüm canlılarda kendi türü içinde etik olan davranış tarzını ödüllendirmektedir.
|
Sevgiler
* Bir ben vardır bende, benden içeri. (Yunus Emre)
* Gören bizi sanır deli, usludan yeğdir delimiz. (Muhy-i)
* Kadınlar insan, biz insanoğlu. (Neşet Ertaş)
* Bu otobüs de benim Maserati'm, halkımla birlikte kullanıyoruz. (Tuncel Kurtiz)
* Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım? (Turan Dursun)
* Beneath this mask there is more than flesh, beneath this mask there is an idea Mr Creedy, and ideas are bullet-proof. (V for vendetta)
* O iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler. Demirin tuncuna, insanın piçine kaldık. (Yaşar Kemal)
* Sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Nazım Hikmet Ran)
* Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar her milli bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var. Dostlar ki; bir kere bile selamlaşmadık, aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz.. (Nazım Hikmet Ran)
* Bir insan size alın teriyle zengin olduğunu söylerse, ona şunu sorun; kimin alın teriyle?.. (Don Marquis)
|

28-03-2014, 18:01
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.212
|
|
17 Aralık'la başlayan sürece ve seçimde rakiplerin biribirini bitirmek için yaptığı hamlelere nesnel gözle bakınca AKP ve cemaatin tüm kirli çarşafları birer birer ortaya seriliyor görünüyor. Doğru.
Ancak; ülke insanının ekseriyetini panislamizmle kafayı bozmuş bir şebekeyi dahi iktidara getirebilecek kadar şuursuzlaştıran boktan devirleri, koalisyonları, tansu çiller'leri, çatlı'ları unuttuk. AKP gitsin de ne olursa olsunculuğa sıkışıp kaldık. Dokuz ay önce neredeydik biz, umutlarımız nelerdi?
Gezi Parkı'ndaki çekirdek hareketin ısrarla "herhangi bir partiye ait değiliz" vurgusundan kitle olarak uzaklaşmaktayız. Neydi orada söylenen?
O vurgunun içinde ülke siyasetinin sosyal demokrat algılarla yeniden tasarlanması gibi büyük kavrayışlar vardı.
Gezi Parkı cereyanı doruk noktalarındayken, gerçekten aydın kafalı genç insanlar şimdiki siyaset zümresiyle hiç bir alakası bir takım yeni nesil sosyal demokrat anlayışlardan, hak ve özgürlük kavrayışlarından söz ediliyorlardı hatırlayın.
Şimdi neredeyiz?
CHP, HDP, MHP ya da hala AKP kıskacında...
Öyle ya bunlardan birini seçmeliyiz. Üstelik AKP olmasın da ne olursa olsun.
Halbuki Gezi Park'ında bunların hepsinden ölesiye tiksindiğimiz için "herhangi bir partiye ait değiliz" diyorduk.
Unuttuk mu?
|

28-03-2014, 22:22
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
kamilistforvendetta´isimli üyeden Alıntı
VATAN HAİNİ
"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet.
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla,
bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
"Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa,
vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
28.7.962
|
Cumhuriyet'ten aciklama:
Cumhuriyet.com.tr, seçimi kazanmak için ülkeyi savaşa sokacak kamusal faaliyetlerin bilinmesi toplum yararına olduğu ve toplum yararına yayın yapmak da gazetecinin birinci görevi ilkesiyle ses kayıtlarını yayınlamaya devam ediyor.
Mehmetçik'i öldürmek, Suriye'ye 4 adam yollayıp 8 füze attırmak, Seçim kazanmak için ülkeyi savaşa sokma planı yapmak, Türk gençlerinin hayatını hiçe sayıp ölüme yollamak suç değil de, ses kayıtları ortalığa dökülmüş bu kan lobisinin savaş planını yayınlamak suç, "vatan hainliği" ise, Nazım Hikmet'in sözlerine atıfla diyoruz ki, Cumhuriyet, "Suriye ile Savaşa Hayır" demeye, "Savaş tamtamları çalanları" deşifre etmeye, onların deyimleriyle "Vatan hainliğine!" ve ses kayıtlarını yayınlamaya devam ediyor hala.
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/t...iyor_hala.html
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

28-03-2014, 22:23
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 23 Nov 2011
Mesajlar: 555
|
|
Diktatör ve biatçıları + Diktatörün kankisi pkk ve onun uzantıları ve biatçıları.
Yani oldukça fazlalar.
|

28-03-2014, 22:27
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Nevandaar´isimli üyeden Alıntı
Diktatör ve biatçıları + Diktatörün kankisi pkk ve onun uzantıları ve biatçıları.
Yani oldukça fazlalar.
|
Evet ad ve sifat olarak oldukca fazlalar, ama; nicelik ve niteligin anlam ve icerigi olarak, insanlik adina, hak ve ozgurlukler adina, evrensel hukuk adina ve insan haklari adina demokrasinin cok sesliligi ve bu cok sesliligin ortak niteligi adina cagdaslik adina pek te o kadar cok degiller.
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:26 .
|