Orijinalini görmek için tıklayınız : Gerçekten islam dini yıkıldımı?
RainFall
01-05-2014, 16:36
Bazen düşünüyorum.Gerçekten islam dinini yıkmayı başardıkmı kendimizimi kandırıyoruz?Yoksa ayetlerden bakarak bir fikirmi çıkarıyoruz yıkıldığına dair?
Hepsinin gideceği yer belli: Çöp kutusu.
İslamiyet yada hristiyanlık yıkıldı yada yıkılmadı değil. Varlıklarını şöyle böyle sürdürüyorlar. Sermayenin çarklarından biridir din mekanizması. Kapitalizme hizmettir. Egemen güçlerin tekelleri için kullandıkları bir alan. Uyutmaya yarar milleti. Birey kendisini aciz ve mutsuz hissedeler ise saflıkla inanır. Akıl-bilim geliştikçe zaten neyin ne olduğunu onlar tarafından da anlaşılacaktır.
yıkılan birşey yok, bu gece kandil programlarına bakarsanız insanların nasıl akın akın camilerde kandili kutladığını, Mekke'de müslümanların nasıl ibadet ettiklerini görebilirsiniz.
mrdragon
01-05-2014, 23:26
yıkılan birşey yok, bu gece kandil programlarına bakarsanız insanların nasıl akın akın camilerde kandili kutladığını, Mekke'de müslümanların nasıl ibadet ettiklerini görebilirsiniz.
İslam dini çoktan yıkıldı.
Bakın benim telefonuma nice kandil kutlaması geliyor. Kuran tabanında kandil kutlaması mı var acaba? Çok sonraları uygulanan bir eylemdir kandiller.
Ama sıkıntı bu değil. Bu mesajları atanların yaşantıları... Kuran'ı açıp okudukları yok, namaz kıldıkları yok, zekat verdikleri yok yok oğlu yok ama konu kandillere, ve inanca gelince onlar müslümanlar...
İnsanların bulundukları ülkedeki ezberleri bırakmaları elbetteki zordur. Kimliklerini önceden alırlar ve köle misali aynı çizgide yol almaya devam ederler.
Temelde yurdumun insanı fantastik ölçekte cehaletten beslenir. Efendim erik kabuğuna 3 kere git bir kiliseden kutsanmış suyu al dök ve yanında fatiha oku gibi abeste iştigal bir eylem üfür, bu sevimli kandil kutlayan müslüman geçinenlerin çoğu dener. (kilise de işin içine girince tanrıya daha şirin gözükeceğini de düşünebilirler.)
Bir hamdi abi var, bir üfürsün zengin olacaksın tüm sıkıntıların akacak desen, para ile kuyruğa girerler.
Müslüman olduğunu söyleyen adam, ya da kadın (memleketimin insanı adına) bu mübarek kandil gecesinde eşini aldatırken dahi, imam hatip mezunu bayan bir erkeğe cinsel açıdan evli de olsa delice yaklaşabilirken dahi, hayali tanrıya iman devam ediyor ve yaptıkları eylemlerden vazgeçmiyorlar.
Hırsız da bu ülkede müslüman, tecavüzcü de müslüman, katil de müslüman. Sorsan Şeytana uydum Allah affetsin derler. Başlarına birşey gelecek olsa Allah korusun olur. Ezberlere bulanmış düşünce özürlü insanların dünyasında yaşıyoruz....
İslam dini çoktan yıkıldı.
Bakın benim telefonuma nice kandil kutlaması geliyor. Kuran tabanında kandil kutlaması mı var acaba? Çok sonraları uygulanan bir eylemdir kandiller.
Ama sıkıntı bu değil. Bu mesajları atanların yaşantıları... Kuran'ı açıp okudukları yok, namaz kıldıkları yok, zekat verdikleri yok yok oğlu yok ama konu kandillere, ve inanca gelince onlar müslümanlar...
İnsanların bulundukları ülkedeki ezberleri bırakmaları elbetteki zordur. Kimliklerini önceden alırlar ve köle misali aynı çizgide yol almaya devam ederler.
Temelde yurdumun insanı fantastik ölçekte cehaletten beslenir. Efendim erik kabuğuna 3 kere git bir kiliseden kutsanmış suyu al dök ve yanında fatiha oku gibi abeste iştigal bir eylem üfür, bu sevimli kandil kutlayan müslüman geçinenlerin çoğu dener. (kilise de işin içine girince tanrıya daha şirin gözükeceğini de düşünebilirler.)
Bir hamdi abi var, bir üfürsün zengin olacaksın tüm sıkıntıların akacak desen, para ile kuyruğa girerler.
Müslüman olduğunu söyleyen adam, ya da kadın (memleketimin insanı adına) bu mübarek kandil gecesinde eşini aldatırken dahi, imam hatip mezunu bayan bir erkeğe cinsel açıdan evli de olsa delice yaklaşabilirken dahi, hayali tanrıya iman devam ediyor ve yaptıkları eylemlerden vazgeçmiyorlar.
Hırsız da bu ülkede müslüman, tecavüzcü de müslüman, katil de müslüman. Sorsan Şeytana uydum Allah affetsin derler. Başlarına birşey gelecek olsa Allah korusun olur. Ezberlere bulanmış düşünce özürlü insanların dünyasında yaşıyoruz....
yazdıklarınızla sadece kendi kendinizi inandırıyorsunuz, inananları ikna etmekten oldukça uzaksınız.. bence tarzınızı değiştirin, islamı yıkmak için başka yollar deneyin çünkü yazdıklarınız islama inananları ikna etmekten oldukça uzak çünkü siz sadece islamı uygulamayanları yani günahkarları yazmaya çabalıyorsunuz, o yazdıklarınızın çoğu Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'e inanır, sadece günahkar olur, Allah da affeden ve bağışlayandır, bunu birçok ayetin sonunda görmek mümkün.
kamilistforvendetta
02-05-2014, 00:05
yazdıklarınızla sadece kendi kendinizi inandırıyorsunuz, inananları ikna etmekten oldukça uzaksınız.. bence tarzınızı değiştirin, islamı yıkmak için başka yollar deneyin çünkü yazdıklarınız islama inananları ikna etmekten oldukça uzak çünkü siz sadece islamı uygulamayanları yani günahkarları yazmaya çabalıyorsunuz, o yazdıklarınızın çoğu Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'e inanır, sadece günahkar olur, Allah da affeden ve bağışlayandır, bunu birçok ayetin sonunda görmek mümkün.
biz mi siz mi? iyi bi düşün bakalım.
insanları ikna etmekten uzakmışız pöf lafa bak hizaya gel.
sen nerden biliyorsun ki biz aslında sizin tapındığınız şıhlarınızdan birileri değiliz.
siz nerden biliyorsunuz ki biz de cuma ya gidip lafı güzaf sizler gibi müslümanlık taslamıyoruz. siz küçücük beyninizle bizi müslümanlık hırsızlıkla tecavüzcülükle yada aklına gelebilecek her tür pislikle ayrı şey diyerek kandırdığınızı sanıyorsunuz ya, nereden biliyorsunuz ki bizlerde sizlerle aynı secedeye baş koyarak aynı haltları yemiyoruz.
sana kıza bir tiyo
şu andaki bütün müslümanlar iki yüzlü ateistlerdir.
hadi şimdi de bu sana dert olsun
sohbete gidecem bi kaç salağı uyutup yardım toplayıp viski alıp içecem
hadi naşş naş
knowledgetowisdom
02-05-2014, 00:10
İslam dini çoktan yıkıldı.
Bakın benim telefonuma nice kandil kutlaması geliyor. Kuran tabanında kandil kutlaması mı var acaba? Çok sonraları uygulanan bir eylemdir kandiller.
Ama sıkıntı bu değil. Bu mesajları atanların yaşantıları... Kuran'ı açıp okudukları yok, namaz kıldıkları yok, zekat verdikleri yok yok oğlu yok ama konu kandillere, ve inanca gelince onlar müslümanlar...
İnsanların bulundukları ülkedeki ezberleri bırakmaları elbetteki zordur. Kimliklerini önceden alırlar ve köle misali aynı çizgide yol almaya devam ederler.
Temelde yurdumun insanı fantastik ölçekte cehaletten beslenir. Efendim erik kabuğuna 3 kere git bir kiliseden kutsanmış suyu al dök ve yanında fatiha oku gibi abeste iştigal bir eylem üfür, bu sevimli kandil kutlayan müslüman geçinenlerin çoğu dener. (kilise de işin içine girince tanrıya daha şirin gözükeceğini de düşünebilirler.)
Bir hamdi abi var, bir üfürsün zengin olacaksın tüm sıkıntıların akacak desen, para ile kuyruğa girerler.
Müslüman olduğunu söyleyen adam, ya da kadın (memleketimin insanı adına) bu mübarek kandil gecesinde eşini aldatırken dahi, imam hatip mezunu bayan bir erkeğe cinsel açıdan evli de olsa delice yaklaşabilirken dahi, hayali tanrıya iman devam ediyor ve yaptıkları eylemlerden vazgeçmiyorlar.
Hırsız da bu ülkede müslüman, tecavüzcü de müslüman, katil de müslüman. Sorsan Şeytana uydum Allah affetsin derler. Başlarına birşey gelecek olsa Allah korusun olur. Ezberlere bulanmış düşünce özürlü insanların dünyasında yaşıyoruz....
İlk cümle hariç MrDragonla ilk defa aynı fikirdeyim...
bence dünya'da "anlam" denilen şey yıkıldı...
Şu anda tarihte hiç bir zaman olmadığı kadar "anlamsızlık" ; "ucubelik" altın çağını yaşıyor..
Şu an dünyada "din" kalmadı....
Sayın Gordion : Günah nedir? Günah tanımınızı alabilir miyim?
Günde 28 vakit namaz kılsa yılda 5 ay oruç tutsa vs. vs hadi adını vermeyeyim islami usüllere göre 5 yıldızlı otelde tatil yapmak gibi bir şeyi savunan zihniyeti ben tanımlayamıyorum...
Şu an ülkede güzel şeyler olduğunu söyleyen bir müslümanın müslümanlığını sorgularım.. ta o kadar..
hangi birisini söyleyeyim....
İslam yıkılmadı... Ancak insanlar artık dibe vurdu...
kamilistforvendetta
02-05-2014, 00:12
kuzucuklar size bi tiyo daha bizim müslümanlarla bir işimiz yok
bak size kıyak yapıyoruz biz sahtekar ateistleri sahtekarlıktan uzaklaştırmak ve
iki yüzlülüklerini bıraktırmaya çalışıyoruz yani aslında saftrik müslümanlara kıyak yapıyoruz.sathetak ateislerin lideride RTE
belki sen de müritlerinden birisin
biz mi siz mi? iyi bi düşün bakalım.
insanları ikna etmekten uzakmışız pöf lafa bak hizaya gel.
sen nerden biliyorsun ki biz aslında sizin tapındığınız şıhlarınızdan birileri değiliz.
siz nerden biliyorsunuz ki biz de cuma ya gidip lafı güzaf sizler gibi müslümanlık taslamıyoruz. siz küçücük beyninizle bizi müslümanlık hırsızlıkla tecavüzcülükle yada aklına gelebilecek her tür pislikle ayrı şey diyerek kandırdığınızı sanıyorsunuz ya, nereden biliyorsunuz ki bizlerde sizlerle aynı secedeye baş koyarak aynı haltları yemiyoruz.
sana kıza bir tiyo
şu andaki bütün müslümanlar iki yüzlü ateistlerdir.
hadi şimdi de bu sana dert olsun
sohbete gidecem bi kaç salağı uyutup yardım toplayıp viski alıp içecem
hadi naşş naş
burda günahkarları yazmakla kendi kendinize islam dinini yıkıldı sanadurun sorun değil, ayrıca ne içersen iç umurumda değil, bende portakal suyu içiyorum daha vitaminli, hem karaciğerim de zarar görmüyor tavsiye ederim.
kamilistforvendetta
02-05-2014, 00:26
burda günahkarları yazmakla kendi kendinize islam dinini yıkıldı sanadurun sorun değil, ayrıca ne içersen iç umurumda değil, bende portakal suyu içiyorum daha vitaminli, hem karaciğerim de zarar görmüyor tavsiye ederim.
ben bişeyi yıkıldı sanmıyorum hatta yıkılmasınıda istemiyorum. bu gün viski parasıı başka kuzulardan çıkardım onlarda para bitince bana senin gibilerden çok lazım. neden yıkılsın ki vizki kaynağım.portakal suyu için saftrik müslümana gerek yo o ucuz viski için bakara makara ile kandırabileceğim senin gibi müslümanlara ihtiyacımız var.
İlk cümle hariç MrDragonla ilk defa aynı fikirdeyim...
Sayın Gordion : Günah nedir? Günah tanımınızı alabilir miyim?
Günde 28 vakit namaz kılsa yılda 5 ay oruç tutsa vs. vs hadi adını vermeyeyim islami usüllere göre 5 yıldızlı otelde tatil yapmak gibi bir şeyi savunan zihniyeti ben tanımlayamıyorum...
Şu an ülkede güzel şeyler olduğunu söyleyen bir müslümanın müslümanlığını sorgularım.. ta o kadar..
hangi birisini söyleyeyim....
İslam yıkılmadı... Ancak insanlar artık dibe vurdu...
insanlarda etik,din ve ahlaki değerlerin kalmadığı konusunda katılabilirim ama komşusu aç iken tok yatan bizden değildir diyen bir islam peygamberinin dini yıkıldığını söylemek doğru değil..burada gelip günahkar müslümanları cımbızla seçerek yazıp akıllarınca islamı yıktıklarını söylemek komedi ötesi trajikomik.
sadece namaz kılmak değil, bildiğini düşünüyorum ki; Kuran huşu ile kılınan namazdan bahseder, "vay o namaz kılanların haline ki zekatı vermezler" der mesela..burda yıkılan islam dini midir yoksa günahkar olan müslümanlar mıdır? Kuran açık, islam açık..becerebiliyorlarsa Kuran'ı bu dünyadan kaldırsınlar güçleri yetiyorsa da görelim kim kimi yıkıyor.
ben bişeyi yıkıldı sanmıyorum hatta yıkılmasınıda istemiyorum. bu gün viski parasıı başka kuzulardan çıkardım onlarda para bitince bana senin gibilerden çok lazım. neden yıkılsın ki vizki kaynağım.portakal suyu için saftrik müslümana gerek yo o ucuz viski için bakara makara ile kandırabileceğim senin gibi müslümanlara ihtiyacımız var.
benim bakara-makaraya kandığımı nerden uydurdun?
ben söyleyeyim; işine öyle geldi de ondan. size nasıl işinize geliyorsa öyle çünkü.
kamilistforvendetta
02-05-2014, 00:38
benim bakara-makaraya kandığımı nerden uydurdun?
ben söyleyeyim; işine öyle geldi de ondan. size nasıl işinize geliyorsa öyle çünkü.
ben kurana el basabilirim senin bakara makara kafasında olduğuna sen edebilirmisin olmadığına?
ben kurana el basabilirim senin bakara makara kafasında olduğuna sen edebilirmisin olmadığına?
neye istiyorsan ona el bas beni ilgilendirmiyor,
beni ilgilendiren; içmeyi bilmeyenlerin içip foruma gelmesi.
kamilistforvendetta
02-05-2014, 00:44
neye istiyorsan ona el bas beni ilgilendirmiyor,
beni ilgilendiren; içmeyi bilmeyenlerin içip foruma gelmesi.
bak bu konuda haklısın içip akp li olsaydım alkolik sayılmazdım ama
napalım ben alkolikim. sen nesin peki? ....
knowledgetowisdom
02-05-2014, 00:46
insanlarda etik,din ve ahlaki değerlerin kalmadığı konusunda katılabilirim ama komşusu aç iken tok yatan bizden değildir diyen bir islam peygamberinin dini yıkıldığını söylemek doğru değil..burada gelip günahkar müslümanları cımbızla seçerek yazıp akıllarınca islamı yıktıklarını söylemek komedi ötesi trajikomik.
sadece namaz kılmak değil, bildiğini düşünüyorum ki; Kuran huşu ile kılınan namazdan bahseder, "vay o namaz kılanların haline ki zekatı vermezler" der mesela..burda yıkılan islam dini midir yoksa günahkar olan müslümanlar mıdır? Kuran açık, islam açık..becerebiliyorlarsa Kuran'ı bu dünyadan kaldırsınlar güçleri yetiyorsa da görelim kim kimi yıkıyor.
Kuran var olduğu sürece ve kıyamet kopmadığı sürece islam'a hiç bir şey olmaz. En az bir kişi dahi olsa mesajı doğru dürüst anlama eğiliminde olan bir insan vardır demektir dünyada.
bak bu konuda haklısın içip akp li olsaydım alkolik sayılmazdım ama
napalım ben alkolikim. sen nesin peki? ....
alkolik misin değil misin ona şu ana kadar konuşmalarımızdan çıkaramam ama şu ana kadar konuştuklarımızdan çıkaracağım tek şey içmesini bilmediğindir, içmesini bilmiyorsan içki içmeyeceksin sana tavsiyem budur.
sana cevabın alasını verirdim, ama o cımbızla seçtiğiniz bakara makaraya inananlardan olmadığım için içtiğim portakal suyunun hatrına düzgün cevap vereyim, ben islamın yıkılmadığını bilen bir müslümanım.
Arkadaşlar;
Konu çerçevesinde tartışmayı öneririm. Kişisel yaşam tarzı ile konunun ne ilgisi var?
Kuran var olduğu sürece ve kıyamet kopmadığı sürece islam'a hiç bir şey olmaz. En az bir kişi dahi olsa mesajı doğru dürüst anlama eğiliminde olan bir insan vardır demektir dünyada.
katılıyorum, Kuran yeryüzünde var olduğu sürece islam bakidir. talihsiz bir konu olmuş.
Natürelist
02-05-2014, 01:12
yazdıklarınızla sadece kendi kendinizi inandırıyorsunuz, inananları ikna etmekten oldukça uzaksınız.. bence tarzınızı değiştirin, islamı yıkmak için başka yollar deneyin çünkü yazdıklarınız islama inananları ikna etmekten oldukça uzak çünkü siz sadece islamı uygulamayanları yani günahkarları yazmaya çabalıyorsunuz, o yazdıklarınızın çoğu Allah'ın birliğine ve Hz. Muhammed'e inanır, sadece günahkar olur, Allah da affeden ve bağışlayandır, bunu birçok ayetin sonunda görmek mümkün.
Kitabiniza göre allah'a iman edip sirk kosmayarak ölen kisi muhakkak cennete girecektir. Ölmeden önce isledegi günahlardan dolayi, diyelim bunun icinde günahlarindan, bir cocuga tecevüz edip öldürürse ve tevbe ederse Allah onu affeder ve o kisi cehenneme girmeden cennete girer. Tevbe etmeden ölürse bu kisinin durumu Allah'a kalmistir. Isterse günah nisbetinde kuluna azab eder, isterse onu affeder. Fakat hicbir zaman bir müslüman cehennemde sonsuza kadar da kalmaz.
Ancak müslüman olmayan birisi icin bu durum söz konusu degildir, gidecegi yer ebedi cehennemdir!
Pekii müslüman olmayan birisi iyi amelleri karsisinda yaptiklari tüm iyilikleri hice sayilarak, ve bu kisi bir sinegi incitmemis olsa dahi, gidecegi yer yine cehennemin dibidir!
Sizce bir cocuk katili dolayli da olsa cenneti hak ediyormu? Bir tanri nicin cocuk katilinin ekmegine yag sürerek sirf bana iman edeceksiniz demektedir? Bir müslüman cocuk katilin degeri önemlidir kitabiniza göre, cünkü o bir müslüman. Sinegi bile incitmemis ve müslüman olmadigi icin sonsuz cehenneminde yakmak ne derece adaletlidir...?
Lakin bunun böyle olmasini isteyen sonucta yine kur'anin tanrisidir:
Eğer dilemiş olsaydık, herkese hidayetini verirdik; fakat tarafımdan şu söz verildi: «Elbette ve elbette cehennemi bütün cin ve insanlardan dolduracağım!» (Secde suresi, ayet-13)
Bakiniz cocuk katili olsaniz dahi, hayali tanriniz tek sart ile (müslüman) sizin dogru yolda oldugunu ve sonunda mükafati da verecegini söylüyor, ancak yoldan cikanlar (iman etmeyenler) bir sinegi incitmemis olsa dahi hatta yaptiklari tüm iyiliklerin bir kari olamayacagi ve ayette dedigi gibi kendi istegi ile cehenneminde sonsuza kadar derilerini yakip! yine yeniden giydirip iskencelere maruz birakacagini söylemktedir! Neymis efendim, birincisi bunun böyle olmasini kendisi istiyor, ikincisi, kendisine iman etmedikleri icin! Iyi de bunun böyle olmasini isteyen kendisi degilmidir? Hem insanin iradesini devre disi birakacaksin, hem de cehenneminde iskence etmek icin bunun böyle olmasini yani "iman etmemeyi" "....Eğer dilemiş olsaydık, herkese hidayetini verirdik...." kendi kendine söz vererek sadist davranacak! Sonrada hesaba cekecek?
Bence burada hesaba cekilecek birisi varsa, o da kur'anin tanrisidir, cünkü adaletli degil...
knowledgetowisdom
02-05-2014, 01:35
Eğer dilemiş olsaydık, herkese hidayetini verirdik; fakat tarafımdan şu söz verildi: «Elbette ve elbette cehennemi bütün cin ve insanlardan dolduracağım!» (Secde suresi, ayet-13)
Sence mantıklı mı, anladığın anlam , evet bu ayeti böyle okursan söylediğin gibi anlaşılıyor..
Ama bir de "dur bir ya, böyle ayan beyan neden böyle desin, bir de Kuranı incele,düşün" diyor sürekli atladığım; yanlış anladığım, haksızlık ettiğim bir şeyler mi var acaba?" diye düşündün mü hiç?
Cevabım diğer itirazların içinde aynen geçerli...
Natürelist
02-05-2014, 02:02
Sence mantıklı mı, anladığın anlam , evet bu ayeti böyle okursan söylediğin gibi anlaşılıyor..
Ama bir de "dur bir ya, böyle ayan beyan neden böyle desin, bir de Kuranı incele,düşün" diyor sürekli atladığım; yanlış anladığım, haksızlık ettiğim bir şeyler mi var acaba?" diye düşündün mü hiç?
Cevabım diğer itirazların içinde aynen geçerli...
O halde nasil okuyacagiz? bari izah etseydiniz...
Kur'ani yeterince inceledim ve bundan da emin olabilirsiniz, maalesef icler acisi, tonlarca ayetler tutarsizligi diz boyudur ;) hangi birisini savunacaksiniz ki?
Bakiniz bir ayeti okurken tipik siradan bir müslüman gibi okumuyorum, ve en azindan ne anlattigina elbette önem veriyorum, keske dediginiz gibi herseyi atlayarak okuyabilsem, ancak kazin ayagi sandiginiz gibi degildir.
Örnegin gecenlerde ayni meali (elmalili) müslüman bir is arkadasi olan kisi de okudugunu söylemisti, ve anlamakta zorlandigini belirtmisti, sordugumda anlamayacak ne var? ve bakara-30 ayetini gösterdim, gercektende anlasilmasi basit bir ayet olan bu ayetten hic bir sey anlamamisti.
Alalim bakara 30 ayetini buraya bakalim siz ne anlayacaksiniz? Sonra görürüz kimin ne anlayip anlamadigini ;)
Düşün ki, Rabbin meleklere: «Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife tayin edeceğim.» dediği vakit, «Biz seni tesbih ve takdis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın?» dediler. «Her halde Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim!» buyurdu. (Bakara-30)
Kitabiniza göre allah'a iman edip sirk kosmayarak ölen kisi muhakkak cennete girecektir. Ölmeden önce isledegi günahlardan dolayi, diyelim bunun icinde günahlarindan, bir cocuga tecevüz edip öldürürse ve tevbe ederse Allah onu affeder ve o kisi cehenneme girmeden cennete girer. Tevbe etmeden ölürse bu kisinin durumu Allah'a kalmistir. Isterse günah nisbetinde kuluna azab eder, isterse onu affeder. Fakat hicbir zaman bir müslüman cehennemde sonsuza kadar da kalmaz.
Ancak müslüman olmayan birisi icin bu durum söz konusu degildir, gidecegi yer ebedi cehennemdir!
Pekii müslüman olmayan birisi iyi amelleri karsisinda yaptiklari tüm iyilikleri hice sayilarak, ve bu kisi bir sinegi incitmemis olsa dahi, gidecegi yer yine cehennemin dibidir!
Sizce bir cocuk katili dolayli da olsa cenneti hak ediyormu? Bir tanri nicin cocuk katilinin ekmegine yag sürerek sirf bana iman edeceksiniz demektedir? Bir müslüman cocuk katilin degeri önemlidir kitabiniza göre, cünkü o bir müslüman. Sinegi bile incitmemis ve müslüman olmadigi icin sonsuz cehenneminde yakmak ne derece adaletlidir...?
Lakin bunun böyle olmasini isteyen sonucta yine kur'anin tanrisidir:
Eğer dilemiş olsaydık, herkese hidayetini verirdik; fakat tarafımdan şu söz verildi: «Elbette ve elbette cehennemi bütün cin ve insanlardan dolduracağım!» (Secde suresi, ayet-13)
Bakiniz cocuk katili olsaniz dahi, hayali tanriniz tek sart ile (müslüman) sizin dogru yolda oldugunu ve sonunda mükafati da verecegini söylüyor, ancak yoldan cikanlar (iman etmeyenler) bir sinegi incitmemis olsa dahi hatta yaptiklari tüm iyiliklerin bir kari olamayacagi ve ayette dedigi gibi kendi istegi ile cehenneminde sonsuza kadar derilerini yakip! yine yeniden giydirip iskencelere maruz birakacagini söylemktedir! Neymis efendim, birincisi bunun böyle olmasini kendisi istiyor, ikincisi, kendisine iman etmedikleri icin! Iyi de bunun böyle olmasini isteyen kendisi degilmidir? Hem insanin iradesini devre disi birakacaksin, hem de cehenneminde iskence etmek icin bunun böyle olmasini yani "iman etmemeyi" "....Eğer dilemiş olsaydık, herkese hidayetini verirdik...." kendi kendine söz vererek sadist davranacak! Sonrada hesaba cekecek?
Bence burada hesaba cekilecek birisi varsa, o da kur'anin tanrisidir, cünkü adaletli degil...
cennet Allah'ın, kimin oraya gireceğini de Allah bilir, o yüzden ben kimse için o şuraya gidecek bu buraya gidecek diyemeyeceğim için sadece ihtmal olarak yazabilirim, en doğrusunu Allah bilir.
asıl kurtuluşa erecekler arasında iman edip, salih ameller işleyip, namazı, zekatı verenler olarak tanımlanmış, bunun dışında çocuk katili bir cana kıydığı için cenehenneme gitmesi muhtemel, eğer imanı varsa cennete de girecek, ama bizim zaman algımızla kimbilir kaç sene cehennemde kalacak ızdırap çekecek, bunu ben bilemem bin sene mi, on bin sene mi, yüzbin sene mi..senelerce ızdırap çekip cezasını çekince de cennete girmesi muhtemel.
yani çocuk katilini el üstünde tuttulduğu yok, yine cezasını acı şekilde senelerce çekmesi muhtemel.
adalet kavramı ise bana göre Allah'ın taktiridir, sizi birbirinizle imtihan ederiz şeklinde ayet var, işçi bayramı sebebiyle örneği bu güne özel vereyim; herkese zengin olsa, herkes işveren olsa işçi kim olacak? işverenin işçiye haklarını verip vermeyeceğini, mesaisini, maaşını ek ücretlerini sigortasını ödeyip ödemeeyceğini herkese aynı adaleti verse nasıl imtihan edecek?
kisme yatalak olamsa yatalak çocuğuna bakmayan anne nasıl imtihan olacak?
siz "adalet" kavramını kendi kafanıza göre değerlendiremezsiniz, bu kainat ve daha niceleri Allah'ın, istediği kaderi, istediği adalet'i koyar, müslümanlar buna inanır, o yüzden diyorum kendi kafanıza göre kurduğunuz adalet gibi kavramlara ilişkin yorumlarınızla biz müslümanları ikna edici olmuyorsunuz.
ebucehil
02-05-2014, 02:24
islam yıkıldı mı diye saçma sapan konuşmayın, bu söz bir insanın hamama girdiğinde herkesi hamamda sanması gibidir. eğer islam yıkılsaydı en uygun zamanlarda unutulurdu daha böyle binlerce yıl geçmeden mesela 9.yy abbasi halifesi memun döneminde mutezile mezhebi ve mihne olayı çok güzel bir örnektir o günkü düşünce devam etseydi islamın bugünleri görmesi mümkün değildi. fakat şuanda mutezile mezhebinden eser yok fakat islamiyet her yere virüs gibi yayılmış. malesef 9.y.y islam rönesansı tutmadı. özellikle asyadan gelen kendilerine yeni yerler arayan türkler bu dini kullanarak tutunabileceklerini çok iyi gördüler ve hep korudular, kullandılar.
100 yıl önce dinler bitecek deniyordu da ne oldu? islam adına daha yeni Turan dursun, Arif tekin gibi üstadlar geldi bunlarda bu durumu laik devlete borçlular. bu işler dünden bugüne olacak işler değil. hem şuanda toplumun altyapısı buna hazır değil.cehalet olduğu sürece islam, islam olduğu sürece cehalet devam edecektir bu ortadoğudaki zihniyet sorunudur. bu insanlar bir yaratıcıya cennete ceheneme inanmayacakta ne yapacak kolay mı ölümün son olduğuna inanmak, kolay mı bütün her şeyin yalan olduğuna, yıllarca kandırıldıklarına inanmak hem onca rant ne olacak.
9.y.y düşünün ve bugünü düşünün şuan yukardan allah gelse, islam yalandır dese yinede yalan olduğuna inanmazlar.
Natürelist
02-05-2014, 02:33
cennet Allah'ın, kimin oraya gireceğini de Allah bilir, o yüzden ben kimse için o şuraya gidecek bu buraya gidecek diyemeyeceğim için sadece ihtmal olarak yazabilirim, en doğrusunu Allah bilir.
Kitabinizda tüm müslümanlarin gidecegi söylenir, ancak zulüm yapmamis ve iman etmemis kisiler gidecegi yer ebedi cehennemdir! Bilinmeyecek olan nedir?
asıl kurtuluşa erecekler arasında iman edip, salih ameller işleyip, namazı, zekatı verenler olarak tanımlanmış, bunun dışında çocuk katili bir cana kıydığı için cenehenneme gitmesi muhtemel, eğer imanı varsa cennete de girecek, ama bizim zaman algımızla kimbilir kaç sene cehennemde kalacak ızdırap çekecek, bunu ben bilemem bin sene mi, on bin sene mi, yüzbin sene mi..senelerce ızdırap çekip cezasını çekince de cennete girmesi muhtemel.
yani çocuk katilini el üstünde tuttulduğu yok, yine cezasını acı şekilde senelerce çekmesi muhtemel.
E sonucta katil cennete gidiyormu? Nasil katil üstün tutulmuyor? Öyle bal gibi tutuluyorki sinegi incitmemis bir kisiden daha da üstündür kitabiniza göre... müslüman cocuk katilin sonunda cennete gitmesi, üstün oldugunu gösteriyor ve bu yeterli...
adalet kavramı ise bana göre Allah'ın taktiridir, sizi birbirinizle imtihan ederiz şeklinde ayet var, işçi bayramı sebebiyle örneği bu güne özel vereyim; herkese zengin olsa, herkes işveren olsa işçi kim olacak? işverenin işçiye haklarını verip vermeyeceğini, mesaisini, maaşını ek ücretlerini sigortasını ödeyip ödemeeyceğini herkese aynı adaleti verse nasıl imtihan edecek?
kisme yatalak olamsa yatalak çocuğuna bakmayan anne nasıl imtihan olacak?
Imtihan diyorsunuz, evet bir tanri nasil olurda imtihanin sonucunu bilmiyorki? imtihan yapar? bu basli basina bir celiskidir... Sahi tanri nicin sinav yapar? el cevap...
siz "adalet" kavramını kendi kafanıza göre değerlendiremezsiniz, bu kainat ve daha niceleri Allah'ın, istediği kaderi, istediği adalet'i koyar, müslümanlar buna inanır, o yüzden diyorum kendi kafanıza göre kurduğunuz adalet gibi kavramlara ilişkin yorumlarınızla biz müslümanları ikna edici olmuyorsunuz.
Su ikna edeci gibi nakaratlari bir tarafa birakalimda, adaletten bahsedelim: Siz adalet denilince ne anliyorsunuz? ackiklarmisiniz günümüzde adalet ne sekilde isler?
Evet kur'anin adaletli oldugunu ileri sürmek ve savunmak oldukca orta caglardan kalma adalet anlayisidir, Köleligi kaldirabildimi? cariyeligi yani seks kölesini efendilerine sunulmasi, evlatligin karisi ile evlenilmesi, fuhusa yesil isik yakip ve kazandiginiz bu paradan biraz da seks kölesi cariyelerinize verin diyen bir tanrinin adaletli oldugunu iddia etmek ne kadar mantiklidir?
mrdragon
02-05-2014, 07:39
Kuran ebedi cehennemlikler arasında, müslüman olarak müslüman birini kasti öldürenleri de gösteriyor.
Çocuk katili şayet müslüman katil, kasti olarak müslüman çocuğu öldürmüşse, ebedi cehennemlik mi? (fıkıh gerekir işte burada, tanrı insanlığa abuk kitap armağan edince ya seydi bu işin sırrı neydi moduna erdiğini düşünen leylalar türüyor.)
Tabi burada küçük çocuk müslüman sıfatına girer mi? Yani, küçük çocuk bir müslümanın çocuğu ise? Akli dini kavrayacak değerlere sahip değil, hali ile müslüman sayılır mı sayılmamalı. Müslümanlara verilen zarar sınıfına alınabilir çok çok. Müslüman olmayan birinin çocuğu ise, bir nevi salih kulun çocuk öldürmesi kısasında tanrının kutsal bilgeliği ile affedilebilir. Artık orası hayali tanrı ile keklik arasındaki diyaloğa kalmış.
Tabi tüm bunların siyasi aşaması ve altındaki zihniyet belli. Çoğalmak istiyen ve savaşa güçlü girmek isteyen bir lider adına, savaşçılarının kendi aralarında kan dökmesi en son istenecek şeydir.
Gidin öldürecekseniz, bir müşrike yüklenin, ister zeki, ister delikanlı isterse melek gibi adam olsun fark etmez.
Yeter ki, ilk aşamada biz güçsüzken antlaşmalı kabileden olmasın, bize karışmasın, laf söylemesin v.s. Bu aşamada da ama yine de öldürürseniz tanrı adına çokta dert değil. Bir tevbe et bakarız çaresine hele ki, gidip müslüman kimliği altında cihad et, ganimetler mi dersin, cariyeler mi dersin, huriler mi dersin, cennetten üstün dereceli hizmet madalyası ve yer mi dersin. Keklik mod on.
Bu arada bazen bu cehennem manzaralarını anlatsakta, anlattığımız insanların ne vicdanı ne insaniyeti ne zekası bunu kavrayacak durumda değil ne yazık ki, ben onlara gerçekten insan gözü ile bakamıyorum. Sonsuz azap ve akıllara zarar işkencelere sarılıp takılan birine nasıl bakabilirsiniz ki.
En sevdikleri çocukları bir gün müslüman olmayı reddedecek. Kendileri cennette sefa sürerken, banane evladım yanarsa yansın, iç organları parçalansın, derileri yüzülsün, kasap tanrım öyle diledi beni ilgilendirmez diyecek kadar insaniyetlerini kaybetmişler, akıllarını sokağa atmış hayalperest köleler olmayı tercih edebiliyorlar...
knowledgetowisdom
02-05-2014, 09:25
Peygamberin Kuranı savaşla kabul ettirdiği külliyen bir YALANDIR...
knowledgetowisdom
02-05-2014, 12:36
Örnegin gecenlerde ayni meali (elmalili) müslüman bir is arkadasi olan kisi de okudugunu söylemisti, ve anlamakta zorlandigini belirtmisti, sordugumda anlamayacak ne var? ve bakara-30 ayetini gösterdim, gercektende anlasilmasi basit bir ayet olan bu ayetten hic bir sey anlamamisti.
Alalim bakara 30 ayetini buraya bakalim siz ne anlayacaksiniz? Sonra görürüz kimin ne anlayip anlamadigini
Düşün ki, Rabbin meleklere: «Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife tayin edeceğim.» dediği vakit, «Biz seni tesbih ve takdis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın?» dediler. «Her halde Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim!» buyurdu. (Bakara-30)
__________________
Cevap vermeden önce ön açıklama:
Konu 1: Ayetler tek başına okunarak anlam çıkartılmaz. İlgili ve ilişkili tüm ayetler birlikte değerlendirilir.
Nisa 82:Kuran’ı incelemiyorlar mı? ALLAH’tan başkasının olsaydı onda bir çok çelişki bulacaklardı.
Konu 2: Bir ayet üzerinden farklı farklı konular için 10 kez geçmen gerekebiliyor. Yani bir ayetli işin hiç bir zaman bitmiyor. Kah bir konu kah bir gramer kuralının kullanımın ispatı kah bir kelimeyi nasıl anlaman gerektiğine dair bir ispat kah bambaşka bir konu için aynı ayeti incelemen gerekebiliyor.
Cevap:
1-) Bu ayette kullanılan "ceale" fiili Bu kitabın bir insan sözü olamayacağının ispatlarından birisidir. O zamana kadar gelen Tevrat kaynaklı bilgilerden aparma yapan birisi bu ayeti kendisi uydursa idi "halaga" fiilini kullanırdı. Kaldı ki günümüzde bile hala kurgu "halaga" fiili üzerinedir. Oysa fiili "celae"... (yani insanlar çamurdan heykele ruh üflenerek birdenbire oluşan insan'a inanıyor; sonra onu ensest ilişkiyle çoğaltıyor)
2-) Bu ayet "celae" fiilini kullanarak insanlığın dünya üzerinde boy göstermeye başlaması hakkında temel işaretleri veriyor. "Yeryüzünde bir halife tayin edeceğim" Dikkat : yaratacağım değil. Tayin edeceğim, atayacağım...
3-) Ayetteki melek-Allah diyaloğunun nasıllığını anlayabilmek için Kuranı çok iyi özümsemiş olmak gerekiyor. Sanki bir tarafta Allah duruyor etrafında da melekler dizilmiş bir kurultay gibi vs. bir sahne gözünüzde canlanıyorsa bu doğru değil...
4-) Kuran bütünselliğinde ayetteki melekler ile olan diyalog bir temsil. Tek başına bu ayetten "işte şudur" diye bir anlam çıkarmak yanlış olur.
5-) Ayet insanın evrim yolu ile yaratıldığına dair önemli işaretler barındırıyor.
Tek bir ayet yazdığınız için cevaplar bu kadar. Bütünsele dair cevaplara ulaşmak istiyorsan tüm ayetleri bulman lazım. Bul; tartışalım.
Tek bir ayet yazmak ve hadi anla bakalım demek şuna benziyor:
Arabanın sağ kapısını tamirciye götürüp de "bak bakalım arabamda ne gibi kusurlar var haydi anla" demeye benziyor...
postalmarx
02-05-2014, 14:12
"İslam'ın yıkılması" kavramından bahsetmek çok saçma. Bu forumu dünyanın merkezi sanmayın. Bu forum Türkiyenin %1'ini bile temsil etmez.
Din yıkmak da öyle kolay değildir. Hristiyanlığı düşünürseniz Galileo'sundan, Hume'una, Bauer'inden Feuerbach'ından Nietzsche ve Marx'ına, Frued'una kadar kimler ne darbeler vurdu Hristiyanlığa, daha hala Dawkins, rahmetli Hitchens falan uğraşıyor da bana mısın demiyor. Kaldı ki İslam. Buralarda tartışma daha başlamış bile sayılmaz. İslam coğrafyasında bir Hume'un muadili çıkmış mı? Turan Dursun bile Avrupalıların Welhaussen'inin Bauer'inin yanında hiçbirşeydir. Tartışma başlasa ve yüzyıllarca devam etse bile bunun İslam'ı ne kadar sarsacağı son derece şüphelidir. Koca Katolik Kilisesi bugün Welhaussen'in Tevrat'ın kökenine dair yaptığı ve hala Tevrat tarihçilerine kullanışlı bir paradigma sunan o bilimsel eleştiriyi ve türlerin kökenine dair Darwin'i bile artık mücadele etmeyip resmi olarak kabul ediyor ve buna rağmen hala dini faaliyetine devam ediyor. Mesela Yeni Ahit'teki Pavlus'a ithaf edilen bazı mektupların aslında ona ait olmadığına dair olan tarihsel çalışmaları kabul ediyor ama din açısından hiç de dert etmiyor, din itikat sağlam duruyor. Pek çok sofistike ilahiyatçı mesela N.T. Wright gibi --ki kendisi hem Anglikan kilisesinde piskopos, aynı zamanda Oxford'da profesördür, evrimi veya kutsal kitap tarihçiliğinin sonuçlarını Hristiyanlığa entelektüel açıdan çok büyük problem teşkil etmediğini düşünüyor ve bunu kitaplarıyla çatır çatır savunuyor. Avrupa'da halk tabakasında Hristiyanlık biraz zayıflamış olsa da Amerika'da gümbür gümbür devam ediyor. Hristiyanlık bu kadar darbeden sonra hala bugün Amerika'da William Lane Craig gibi iki doktoralı buldozer gibi bir adamla mesela dinini entelektüel alanda çatır çatır savunabiliyor. İslam'ın karşısında ise sistematik olmaktan uzak ve daha çok magazin köşe yazarı tadında yazılar yazabilmiş Turan Dursun ve böyle kenarda köşede kalmış ufak forumlarda dedikodu seviyesinde İslam tarihi ve felsefe tartışan insanlar varken İslam nereye yıkılıyor? Hayal görmeyin lütfen.
İslam'ı entelektüel alanda savunmuş Said Nursi ve Adnan Oktar gibi adamların son derece basit defansları bile bugün hem avam katında hem entelektüel alanda aşağı yukarı sağlam duruyor. Ki onları aştıktan sonra karşınıza Cem Taslaman'lar Mustafa Akyol'lar çıkacak. Siz ise daha Said Nursi'yi çürütmekten acizsiniz ki kaldı daha sofistike şeylere girişebilesiniz. Boşuna hayaller görmeyin derim.
----
Bu arada wisdomtoknowledge kardeşimizin bir lafına katılamıyorum. Peygamber İslamı savaşla kabul ettirmedi diyor. Ama Mekkelilerin tamamı Mekkenin Fethi gününde Müslüman oldu. 20 yıldır direndikleri inkar ettikleri ve savaştıkları bir dinin doğru olduğunu bir günde hem de hepsi birden mi görüverdi? Yoksa kapılarında duran 10.000 kişilik kılıçlı kalkanlı Müslüman güruhu da bu ikna sürecinde biraz etkili oldu mu?
Ve tabi Peygamberin vefatından sonra Ebu Bekir'in ilk yaptığı işin de "Peygamberiniz öldü, artık size zekat haracı vermiyoruz" diyen Bedevi aşiretlerinin tek tek üstüne yürüyüp onları tekrar "İslama" bağlamak için yaptığı savaşlara da bizzat İslam Tarihçilerinin "Ridde Savaşları" yani dinden-dönme savaşları diye isim vermesi de bu bağlamda dikkatli okunması gerekir.
RainFall
02-05-2014, 19:53
Peygamberin Kuranı savaşla kabul ettirdiği külliyen bir YALANDIR...
Madem kuranda evrim var maymunların niye lanetlendiğinden bahseder.Allah yarattığını lanetlermi?
knowledgetowisdom
02-05-2014, 22:06
Evrim ile maymunların ne alakası var? Evrimde insanlar maymundan türemiş diye bir şey yok; atalarının ortak olabileceğinden bahsediliyor. Siz daha iyi biliyorsunuzdur.
Lanetlenmek ne demek? Allah'ın merhametinden mahrum kalmak demek. Bunu Allah yapmaz insan kendi kendine yapar.
Lanetlenenler maymunlar ve domuzlar değil. Onlar birer teşbih olmasın sakın?
kamilistforvendetta
03-05-2014, 01:17
"İslam'ın yıkılması" kavramından bahsetmek çok saçma. Bu forumu dünyanın merkezi sanmayın. Bu forum Türkiyenin %1'ini bile temsil etmez.
Din yıkmak da öyle kolay değildir. Hristiyanlığı düşünürseniz Galileo'sundan, Hume'una, Bauer'inden Feuerbach'ından Nietzsche ve Marx'ına, Frued'una kadar kimler ne darbeler vurdu Hristiyanlığa, daha hala Dawkins, rahmetli Hitchens falan uğraşıyor da bana mısın demiyor. Kaldı ki İslam. Buralarda tartışma daha başlamış bile sayılmaz. İslam coğrafyasında bir Hume'un muadili çıkmış mı? Turan Dursun bile Avrupalıların Welhaussen'inin Bauer'inin yanında hiçbirşeydir. Tartışma başlasa ve yüzyıllarca devam etse bile bunun İslam'ı ne kadar sarsacağı son derece şüphelidir. Koca Katolik Kilisesi bugün Welhaussen'in Tevrat'ın kökenine dair yaptığı ve hala Tevrat tarihçilerine kullanışlı bir paradigma sunan o bilimsel eleştiriyi ve türlerin kökenine dair Darwin'i bile artık mücadele etmeyip resmi olarak kabul ediyor ve buna rağmen hala dini faaliyetine devam ediyor. Mesela Yeni Ahit'teki Pavlus'a ithaf edilen bazı mektupların aslında ona ait olmadığına dair olan tarihsel çalışmaları kabul ediyor ama din açısından hiç de dert etmiyor, din itikat sağlam duruyor. Pek çok sofistike ilahiyatçı mesela N.T. Wright gibi --ki kendisi hem Anglikan kilisesinde piskopos, aynı zamanda Oxford'da profesördür, evrimi veya kutsal kitap tarihçiliğinin sonuçlarını Hristiyanlığa entelektüel açıdan çok büyük problem teşkil etmediğini düşünüyor ve bunu kitaplarıyla çatır çatır savunuyor. Avrupa'da halk tabakasında Hristiyanlık biraz zayıflamış olsa da Amerika'da gümbür gümbür devam ediyor. Hristiyanlık bu kadar darbeden sonra hala bugün Amerika'da William Lane Craig gibi iki doktoralı buldozer gibi bir adamla mesela dinini entelektüel alanda çatır çatır savunabiliyor. İslam'ın karşısında ise sistematik olmaktan uzak ve daha çok magazin köşe yazarı tadında yazılar yazabilmiş Turan Dursun ve böyle kenarda köşede kalmış ufak forumlarda dedikodu seviyesinde İslam tarihi ve felsefe tartışan insanlar varken İslam nereye yıkılıyor? Hayal görmeyin lütfen.
İslam'ı entelektüel alanda savunmuş Said Nursi ve Adnan Oktar gibi adamların son derece basit defansları bile bugün hem avam katında hem entelektüel alanda aşağı yukarı sağlam duruyor. Ki onları aştıktan sonra karşınıza Cem Taslaman'lar Mustafa Akyol'lar çıkacak. Siz ise daha Said Nursi'yi çürütmekten acizsiniz ki kaldı daha sofistike şeylere girişebilesiniz. Boşuna hayaller görmeyin derim.
----
Bu arada wisdomtoknowledge kardeşimizin bir lafına katılamıyorum. Peygamber İslamı savaşla kabul ettirmedi diyor. Ama Mekkelilerin tamamı Mekkenin Fethi gününde Müslüman oldu. 20 yıldır direndikleri inkar ettikleri ve savaştıkları bir dinin doğru olduğunu bir günde hem de hepsi birden mi görüverdi? Yoksa kapılarında duran 10.000 kişilik kılıçlı kalkanlı Müslüman güruhu da bu ikna sürecinde biraz etkili oldu mu?
Ve tabi Peygamberin vefatından sonra Ebu Bekir'in ilk yaptığı işin de "Peygamberiniz öldü, artık size zekat haracı vermiyoruz" diyen Bedevi aşiretlerinin tek tek üstüne yürüyüp onları tekrar "İslama" bağlamak için yaptığı savaşlara da bizzat İslam Tarihçilerinin "Ridde Savaşları" yani dinden-dönme savaşları diye isim vermesi de bu bağlamda dikkatli okunması gerekir.
koyun nasıl bir canlı türüdür.
diğer canlılar gibi koyunlarda sürüler halinde yaşarlar.
baş toklu denileni bir uçurumdan atlatın diğer koyunlar hiç tereddüt etmeden atlarlar denenmiştir.
koyun kelimesi insanlarda neden hakaret olduğu bu deneyden ispatlıdır.
sosyal-tracert elbetteki koyunu ikna etmek kolay değildir kolay olduğunu idda eden mi oldu
idealizm yer yüzünden silinmediği müddetce de bu koyunlar var olacaklardır.
evcil hayvanlardır nede olsa eti sütü yunü için insanlar (iki yüzlü ateistler) bunları beslemek korumak kollamak zorundalar. sistemin gereği bu. ne zaman insanlar veganlığa terfi ederler o zaman dinlerinde koyunlarında sonu gelir. çünkü onları koruyup kollayacak yani onlardan beslenme ihtiyacı olan iki yüzlü ateistler kalmayacak ki anca o zaman yok olurlar
yok sa laf ola beri gele bu hakimiyeti esasi ile onlar bizim yegane besin kaynağımız bir iki yüzlü ateist olarak ben de dahil
Natürelist
03-05-2014, 04:46
Cevap vermeden önce ön açıklama:
Konu 1: Ayetler tek başına okunarak anlam çıkartılmaz. İlgili ve ilişkili tüm ayetler birlikte değerlendirilir.
Nisa 82:Kuran’ı incelemiyorlar mı? ALLAH’tan başkasının olsaydı onda bir çok çelişki bulacaklardı.
Konu 2: Bir ayet üzerinden farklı farklı konular için 10 kez geçmen gerekebiliyor. Yani bir ayetli işin hiç bir zaman bitmiyor. Kah bir konu kah bir gramer kuralının kullanımın ispatı kah bir kelimeyi nasıl anlaman gerektiğine dair bir ispat kah bambaşka bir konu için aynı ayeti incelemen gerekebiliyor.
Istediginiz sekilde okuyunuz, isterseniz kur'anin tüm surelerini arastirin. Bakiniz cok basit bir ayeti anlaminiz icin ne kadar zorlandiginizi da itiraf ediyorsunuz... Yahu sunun surasinda tek bir ayet, önünüzde kapi gibi dururken gidiyorsunuz bilmem hangi sureleri karistirip güya bir baglanti kurmaya calisiyorsunuz? Kur'ani incelemiyorlarmi? demis, e demis ise ne var bunda, herhalde bizlerde inceliyoruz, su trajikomiklige bakarmisiniz, tanri bir sey anlatacak, ve onu anlamamiz icin baska ayetlerine ihtiyac duyacagiz, olmadi bilmem farkli farkli konularda 10 kez bocalayip duracagiz? Pekii sonunda hangi sonucu cikaraciz? isinize nasil gelirse öyle degilmi?... Zaten kitap derdini anlatamiyor, bizlerde ahanda ayet böyle demek istemistir dememiz ne kadar sagliklidir, ki bunu bu sekilde dile getiriyorsunuz.
Bakiniz bakara 30 dan sonra devam eden ayetleri okudugunuzda, burada Ademi yaratacagindan acikca söz etmektedir, anlasilmayacak olan nedir? Daha basit bir ayet icin bilmem ne surelerini karistiriyorsunuz. Sahi tanri Adem'i nasil yaratmistir? kitabinizin hangi suresini acarsaniz acin, ilk insan Adem ve camurdan yarattigini söyler. Iste kur'anin tanrisi bu eyleminden bahsetmektedir
Yani sunun surasinda Adem'i yaratacagindan söz etmektedir, hepsi bu
Cevap:
1-) Bu ayette kullanılan "ceale" fiili Bu kitabın bir insan sözü olamayacağının ispatlarından birisidir. O zamana kadar gelen Tevrat kaynaklı bilgilerden aparma yapan birisi bu ayeti kendisi uydursa idi "halaga" fiilini kullanırdı. Kaldı ki günümüzde bile hala kurgu "halaga" fiili üzerinedir. Oysa fiili "celae"... (yani insanlar çamurdan heykele ruh üflenerek birdenbire oluşan insan'a inanıyor; sonra onu ensest ilişkiyle çoğaltıyor)
2-) Bu ayet "celae" fiilini kullanarak insanlığın dünya üzerinde boy göstermeye başlaması hakkında temel işaretleri veriyor. "Yeryüzünde bir halife tayin edeceğim" Dikkat : yaratacağım değil. Tayin edeceğim, atayacağım...
3-) Ayetteki melek-Allah diyaloğunun nasıllığını anlayabilmek için Kuranı çok iyi özümsemiş olmak gerekiyor. Sanki bir tarafta Allah duruyor etrafında da melekler dizilmiş bir kurultay gibi vs. bir sahne gözünüzde canlanıyorsa bu doğru değil...
4-) Kuran bütünselliğinde ayetteki melekler ile olan diyalog bir temsil. Tek başına bu ayetten "işte şudur" diye bir anlam çıkarmak yanlış olur.
5-) Ayet insanın evrim yolu ile yaratıldığına dair önemli işaretler barındırıyor.
Tek bir ayet yazdığınız için cevaplar bu kadar. Bütünsele dair cevaplara ulaşmak istiyorsan tüm ayetleri bulman lazım. Bul; tartışalım.
Tek bir ayet yazmak ve hadi anla bakalım demek şuna benziyor:
Arabanın sağ kapısını tamirciye götürüp de "bak bakalım arabamda ne gibi kusurlar var haydi anla" demeye benziyor...
Ceale fiilinden bahsediyorsunuz, hmm... güzel, bakalim bu ne anlama geliyormus?
e tec'alu = kılacak mısın, yapacak mısın
Kilmak: yardimci fiil; Etmek, yapmak , ortaya koymak, gerceklestirmek, olusturmak, meydana getirmek, kisacasi ilahi anlamda yaratmak demektir.
Beni, tanri Adem'i nasil yarattigi ilgilendirmiyor, asil mesele burada melekler ile ilkel diyalogudur, «Biz seni tesbih ve takdis edip dururken orada fesat çıkaracak ve kanlar akıtacak bir yaratık mı yaratacaksın?» dediler.
Evet görüldügü gibi melekler Adem ve soyundan geleceklerin yeryüzünde fesat cikarip kan dökeceklerini acikca gayb'i bildiklerini gösteriyor.
Ikincisi, tanri Adem'i direkt yeryüzüne atacagini da itiraf etmis oluyor, simdi Adem'i ilk basta cennetine koyup ve seytana aldattirarak kaldimi bir sinavin anlami? heleki seytanin cennetine bile girdigini önleyemiyor
Hepimiz sunu biliyoruz ki (kitabiniza göre empati kuruyorum), cehenneme ya da cennete postalanan insanlar dünyadaki imtihanini verdikten sonra tekrar diriltileceklerdir.
Kafiri de imanlisi da tanrinin huzurunda artik neyin ne oldugunu kavramis olacaklardir. Onun huzuruna ciktiktan sonra kacacaklari ya da kendi basina yasayabilecekleri herhangi bir yasam da söz konusu olmayacaktir. Peki bu cehennem ve cennet bekcileri ne is icin orda bulunacaklar?, kimden neyi korumakla görevli olacaklar?
Hadi diyelim ki cehennem istenmeyen bir yerdi, ve oraya gitmek istemeyip de halen taskinlik cikaran insanlar olursa, onlari cehennemin bekcileri korkutup aci vererek zaptedeceklerdi.
Peki cennetin kapisinndaki bekciler?
Ve bu bekciler, cennetin kapisinda elini kolunu sallayarak seytanin iceri girmesini nasil önleyemzler? Hani allahin izni olmadan hic bir kimse iceri giremezdi? Tanri burada bile bile seytanin iceri girmesine nasil izin verebilir? ki, iceri de yalnizca Adem ile Havva bulunmaktadir. Ve hatirlayalim seytan ne demisti tanriya; İblis: «Öyle ise andolsun ki, beni azdırmana karşılık ben de onları saptırmak için her halde Senin doğru yoluna oturacağım.A'RÂF - 16
Basta görülüyorki seytan tanriya kafa tutup boy ölcüsüyor, ve daha ilk basta allahi yenilgiye ugratiyor
Bu şekilde onları kandırıp sarktırdı. Bunun üzerine o ağacın meyvesini tattıklarında, ikisine de ayıp yerleri açılıverdi ve üzerlerini üst üste cennet yapraklarıyla yamamaya başladılar. Rableri onlara: «Ben size bu ağacı yasaklamadım mı, haberiniz olsun bu şeytan size açık bir düşmandır, demedim mi?» diye seslendi.A'RÂF - 22
Ne güzel degilmi, daha basta seytanin cennetin kapisindan iceri girmesini önleyemiyor Yahu kardesim sen koskoca tanrisin bundan nasil haberin olmaz diye sormazlar mi? Tanri bilmiyormu seytanin cennetin kapisindan iceri elini kolunu sallayarak iceri girdigini? ve Ademi kandiracagini, ki "...haberiniz olsun bu şeytan size açık bir düşmandır, demedim mi?.." diye Adem'i sorguluyor
Zavalli Adem sen niye iceri seytanin girmesine izin veriyorsun diyecegine:
Onlar: «Rabbimiz, biz kendimize zulmettik; eğer Sen bizi bağışlamaz, bize merhamet etmezsen kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz.» dediler. A'RÂF - 23
Burada bakiniz daha bir sinav falan yoktur, tanri Adem'i direkt cennete koyuyor, diger ayette ise bakara-30 da yeryüzününe postalayacagini bildiriyor, iste bunlar düpedüz birer celiskidir
Sonunda da söyle demektedir kur'anin tanrisi;
Ey Adem oğulları, şeytan nasıl ki, anne-babanızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için cennetten çıkardıysa sakın sizi de belaya uğratmasın! Çünkü o ve yandaşları sizleri, sizin kendilerini göremeyeceğiniz yönden görürler. Biz, o şeytanları imana gelmeyenlerin dostları kılmışızdır.A'RÂF - 27
Tanri, Adem'i cenneten cikaran seytanin oldugunu acikca itiraf ediyor! Pekii cennetin kapisindaki bekciler ne güne duruyordu? nicin iceri girilmesine izin veriliyor, bakiniz henüz sinav minav yok? sebeb?
Hani kendisinin izni olmadan ve bekcileri vardi da ne oldu? önleyebilmisler mi? Hayir!. Görüldügü gibi bu bir boks macini andiriyor ve seytanin rakibi olan allah daha ilk basta nakavt oluyor... Ayrica nasil olur da seytan izni olmadan iceri girebilir? Bakiniz burada gümrük kapisini andiran bir ortam var ve pasaport (sinavi kazanmislar) olmadan iceri giremezsiniz, ancak taninmis ünlü bir teröristin gelip de gümrükten iceri pasaportsuz iceri girmesine benziyor hele sah damariniza yakin olup da ve bir yapragin düsmesi icin, onun izni olmadan hic bir seyin gerceklesemeyecegi gibi bir tanrin icin, bu cennetin kapisinda olan biten den habersiz kalmasi gülünc degilmidir?
Seytanin cennete rahatlikla iceri giris-cikislari yapabiliyorsa, cehennemden de rahatlikla disari cikabilir. Kaldimi seytani cehenneme koymasinin bir anlami...? Seytan'dir bu, nasil olsa yine bir gün eker tanrisini, ve bunu yapabilecek bir gücte oldugunu da görüyoruz
Bence bu kapiya bekci dikme mevzusu cok dünyevi bir bakis acisinin sonucu. Dünyadayken kaleye, saraya, güzel ihtisamli bir yere girerken kapilarda hep muhafizlar olur. Yalniz bunlarin bir görevi vardir ve yabancilara, düsmanlara karsi o yeri korurlar. Iste saraylarin tahtina (ars'a) sahip olan kral'dir, diye gecen aytlerin oldugunu anlamamiz cok zor olmasa gerek... Lakin onlarin da bekcileri vardir...
Oysa öbür tarafta cennetin ici de disi da buradaki hayatta oldugu gibi bir tek allahin hükmünde olacakti. O zaman ayette söylenen cennet kapisindaki "bekciye" ihtiyac neden vardir?
Hangi temel isaretler öyle? bir kere ilk basta kur'an cuvalliyor, ne demisti?:
O, yerin üstünde sabit dağlar yarattı. Orada bereketler meydana getirdi. Orada araştırıp soranlar için rızıkları tam dört günde belli bir seviyede takdir edip, düzene koydu.FUSSİLET - 10
Sonra göğe doğruldu da o bir duman iken ona ve yere: «İkiniz de ister istemez gelin!» dedi. İkisi de: «isteye isteye geldik.» dediler. FUSSİLET - 11
Eeee... bak bu olmadi simdi, tanri ilk basta dünya'yi dört gün icinde yarattigini söylüyor, ve sonra da gögü iki günde yarattigini
Böylece onları iki günde yedi gök olmak üzere yerine koydu ve her gökte (bulunan meleklere) işlerine ait emrini vahyetti. Dünya gökyüzünü kandillerle donattık ve koruduk, işte bu, hep o çok güçlü ve herşeyi bilenin takdiridir.FUSSİLET - 12
Ne olur, su martavallari bilime alet etmeyiniz Ayrica "...Dünya gökyüzünü kandillerle donattık..." sonradan bu isi yaptigini söylüyor? Ne güzel isaretler degilmi ama....
Ayetteki melek-Allah diyaloğunun nasıllığını anlayabilmek için Kuranı çok iyi özümsemiş olmak gerekiyor. Sanki bir tarafta Allah duruyor etrafında da melekler dizilmiş bir kurultay gibi vs. bir sahne gözünüzde canlanıyorsa bu doğru değil.... demissiniz
Herhalde siz yaninda bulundunuz ki böyle bir yargiya variyorsunuz? Dogru olan nedir? Daha tanrinin mekanini bilmiyorken, kalkip bunun söyle ya da su sekilde olmadigini ileri sürmek ve neyin dogru olup olmadigina dair zerre kadar bir bilgisi olmayan bir kisinin demesi sizce mantikli midir...? Bakiniz kitabiniza göre konusuyorum
Evet kur'ani cok özümsenmis okudugunuz cok da belli oluyor... Hem size ben, bu mekan söyledir ya da böyledir dedim mi? Ama siz hayalinizde dilediginiz gibi canlandirabilirsiniz, tanri'yi nereye koyacaginizi da elbette bilirsiniz, isterseniz onu zamanin ötesinin ötesine de yerlestirebilirsiniz, yani fantastik kurgularda sinir yoktur, istediginiz de yedi degil, ondört katlara da yerlestirirsiniz. Sahi bu katlarin ötesinde ne vardir? onu da cok merak etmekteyim, ya katlar yedi degilde milyarca kat ise? bu durumda hangi katlari yakistiracaksiniz hayali tanriniza?...
Ayette Anne'niz "fil" Baba'niz "maymun" dese, yok efendim onu o sekilde demek istememistir onu söyle demek istemistir ve bilmem surada su surede bak öyle demedigini anlatiyor vs.vs.... argümanlari ileri sürmek matigi devre disi birakmak demektir. Yahu öyle demek istemiyorsa, o ayeti nicin kitabina koyarak mezheplerin, cemaatlarin, tarikatlarin olusmasina olanak taniyor, ve sonunda kan gövdeyi götürüyor! ne melodram degilmi ama..
Ayet insanın evrim yolu ile yaratıldığına dair önemli işaretler barındırıyor, demissiniz
Kanit?
Dünyanin evrenden ilk önce yaratildigini size hatirlatirim
Herhalde Darwin, kur'an dan calmistir diye bir iddia da bulunmazsiniz
Ileri sürdügünüz argüman gercekten ilginc.
Bütünsel dediginiz nedir? bak ayetler ortada, daha basit ayetleri anlayamiyorken, kur'anin tümünü nasil anlayacaksiniz?
Yine en basitinden kur'an da söyle gecmektedir:
Ey peygamber! Karilarinin hosnutlugunu gözeteceksin diye, Tanri’nin sana helal kildiklarindan kendini nicin yoksun ediyorsun? Ahzap suresi, ayet-52
Gidiniz arastirip geliniz bakalim hangi yargiya varacaksiniz? Hani bütünsellik diyorsunuz ya
Evet kur'anin tanrisi, ben bir otomobil yarattim, ve tekerin ne ise yarayacagini da size birakiyorum demis mi? ve teker patladiginda, yapilmasi gereken konusunda, ne yapilacagini da elbette biliyorsunuz, ayrica otomobilinizin kapisinda bir kusur varsa otomobiliniz ile tamirciye gidersiniz, hem olmadigini bildiginiz halde tamirciye gitmeye ne gerek var? ki kur'an düzeltilip tamir edilsin Demekki bir ariza söz konusu, iste kur'ani bütün olarak ele alsaniz dahi ariza olamayacagindan kurtaramiyor, aksine daha da arizalarin bozukluklarin olduguna sahit olacaksiniz, tipki otomobilinizi tümüyle tamirciye verdiginiz gibi...
knowledgetowisdom
03-05-2014, 22:40
Natürelist:
Üşenmemiş uzun uzun yazmışsın...
Benim cevabım sadece "haydi bakalım Bakara 30'dan ne anlayacaksın" gibi bir iddiaya kıs bir cevaptı.
Ayeti ve ayetin işaret ettiği konuların bütününü tartışmak değildi.
İsterseniz tartışırız o ayrı.
Fakat şu konuda yanılıyorsunuz: Kur'an öyle bir hukuk metni gibi ya da bir bilimsel makale gibi ya da insanların yazmış olduğu bir el kitabı gibi bir kitap değil.
"Ben okudum anlamadım o halde anlaşılamaz" denilecek türden bir kitap değil zaten tüm zamanlara hitap eden ve ilahi kaynaklı bir kitabın nasıl insanların yazdığı eserlere benzemesini bekleyebiliyorsunuz?
Ben şimdiye kadar üzerinde çalıştığım bütün konularda çelişkisiz cevaplarımı buldum. Şimdi ben bir yanda Ludwig van Beethoven dururken "filan fantezi müzik sanatçısı" diyen "renkler ve zevkler tartışılmaz" diyen ve ikisini bir kefeye koyan zihniyetlerle ne tartışayım?
Daha benim hani bağlamda neyi söylediğimi anlamadan Ahzab 52'ye bile girmişsiniz. Klasik tavır! ne beklenebilirdi ki başka!!!
Bakın insanın düşüncesi değişir: gerile veya ilerler.. Günün birinde benim de belki ateist olmak yönünde düşüncelerim değişir hiç bir şeyin garantisi yoktur bu dünyada ama şuna eminim ki sizlerin sergilediğiniz bakış açıları ile değil!! Orası muhakkak...
Ben hep "hakikati" dolayısı ile çelişkisizliği aradım ve aramaya devam edeceğim. bana böyle çelişkili ve zaafiyetler içeren düşünce tabloları sunarsanız ben de sadece okurum, cevap yazarım ama aklımda bir yer etmez...
ceale fiili ile ilgili ufak bir soru sorayım o zaman sana:
Kuran'da Türkçe karşılığı "yaratmak" olarak verilen tüm kelimeleri çıkardın mı? Bu kelimelerin geçtiği ayetlerdeki kullanımlarını inceledin mi? Artı ilgili tüm ayetleri ve ne anlattıklarını inceledin mi? Bütün bu kullanımları ; anlamları tablolaştırıp çelişkisiz bir mantığa kavuşturdun mu?
Tüm bunları yaptıktan sonra mı yukarıdaki eleştiricikleri getirdin? Tüm herşey birşeyi çürütmek için arapça sölüğe bakıp celae= şu şu şu demek mi?
Kaç makale okudun konuyla ilgili? Kaç gün kafa patlattın? kaç gün uykuların kaçtı?
"Fikir" öyle kolay bir şey değildir...
Siz "fıkır"dıyorsunuz..
French Connection
03-05-2014, 23:20
Islam dini de, diger dinler de 3-5 cahili kandirmanin ötesine geçemez.
Bugün Hristiyanligin ayakta kalmasinin nedeni rönesanstir.
Islam dini de kiliç zoruyla o dönemde gidebildikleri yerden bir adim öteye geçememistir 1000 yildir.
Din ve bilim ayni masada yemek yemez.
Bilim her adim attiginda din bir adim gerilemekte. Bu kafayi kuma gömerek de olsa insanin kaçamayacagi bir gerçektir.
Bu devirde dünyanin düz oldugunu, günesin dünyanin etrafinda dönüp her gece çamura battigini, sabah yeniden ortaya çiktigini, ay ve günesin ayni yörüngede oldugunu savunan kisiyle konusmak bile abestir. Elle tutulur yani yoktur.
Kaldi ki pek taze olarak yeni bir günes, yeni bir galaksi ve de günesin yörüngesinde uzaklik olarak kosullari yasama uygun dünya benzeri bir gezegeni buldular. Ayikla pirincin tasini simdi. Bunu kim yaratti acaba ? Bir baska Allah daha mi var ?
Islam dini eger Hristiyanlik gibi toplum mühendisiligi iddialarindan vazgeçip, kendini yenileyip, sadece kisinin özeline indirgenmedigi takdirde yakin zamanda kaybolmaya mahkumdur.
mrdragon
03-05-2014, 23:46
Fakat şu konuda yanılıyorsunuz: Kur'an öyle bir hukuk metni gibi ya da bir bilimsel makale gibi ya da insanların yazmış olduğu bir el kitabı gibi bir kitap değil.
Evet yanılıyoruz: İnsanların yazmış olduğu eserlerin altında ezilen, büzülen, üfüren bir kitap elbette. Bak bu konuda anlaştık!!!
Tanrı yazarların en kötüsü. Ama dilerse iner aşağıya zihninizden sıyrılır bizlerden birşeyler kapabilir. (bakın tanrı değil ama bu söze imanlısı kudurur.)
Tıpkı, aslında inanmayan insanların sözlerine, tanrının değil de Muhammed'in sinirlenip sözler dizmesi gibi...
Boşa sevgili tanrı evrensel kitabında, Muhammed'in yakınındakilere dil uzatıp onlarla Muhammed'in dilinden tartışmaya girişip methiyeler dizmemiş. 23 yıl boyunca bir adamın dilinden uzun aralıklarla sayılı satır döküp, insanları birbirine düşürmemiş.
Kuran'ın kendi iddiası değildir evrensel olmak. Öyle bir iddiası olsa, arada kuran ile tanışmayanlar ne halt edecekti? Evrensel ama adamların haberi yok.
Muhammed'in kaç eş alacağından bize ne değil mi ama? Amcasının elini kurutan sevimli kitaptan bize ne değil mi? Bari neden kuruttuğunu da yazabilseydi.
Efendim kuran evrensel değil üfürüksel bir kitaptır. Ayşe'nin paklanma süreci adına Muhammed'in dilinden tanrının aşka gelip arka arkaya ayetler dizmesi oldukça evrensel bir bakış açısıdır.
Gerek yaya, gerek develer üzerinde her yıl hacca gitmek oldukça evrensel bakış açısıdır.
Şeytana atılmalık taşlık yıldızlara bakmak evrensellikte son noktadır.
Osuruktan, doğal gaz boru hattına gidecek fantazilere kaçan insanların saçmalıklarını dinlemek oldukça evrensel olsa gerek.
Bu evrensellik altında beyin ile değil de, kalp kası ile düşünmeye zorlanan sevimli insanoğluna gülümseyerek mi bakıyoruz acaba?
Evrensel kitabımız; yahu ben uyarılmamış kavime geldim, ben mekke ve çevresine geldim, öncekilere inenleri anlamıyorsunuz diye sizin dilinizde geldim. Her peygamberi kendi dilinde yollarım, peygamber yollamazsam panik yok ellere var da bize yok mi demeyin modunda bir kitapken, neremizden evrensellik üfüreceğiz?
Efendim, köle,cariye, ganimet ile uğraşan, müşrikleri buldukları yerde öldürten, miras hukukunu oldukça ilkel ortaya atan kitap mı evrensel? Cizye uğruna kitap ehlini zorunlu para vermeye yönelten ve bu noktaya gelene kadar savaştıran kitap mı?
Evreni bilemeyen kitaptan evrensellik beklemek; 3 votka 2 cintonik, 5 rakıyı kafaya diksem belki bende bu kıvama gelir aynı şeyi söylerdim de, gerçi o zaman Hamdiye teyze'de gözüme taş gibi rus olarak gelirdi. (gerçi hoş asırlardır içki içtiğim yok, olsun leyla moduna geçmek için bu kadar içmeye gerek yok demektir bu.)
Elin Rus'u da eline kuran alıp önce arapça öğrenip yıllarca kuranı incelemek için can atıyordu.
Ben ömrüm de bu müslüman zihniyet kadar kısır düşünen insan topluluğu görmedim.
Araf suresine gelince Adem ve Havva'ya, ataları embesil tasarlanırsa, imanlısından ne beklenir?
Bakalım evrensel kitap ne kadar beyinsel aktivitelerden ötede leyla modunda tasarlanmış görelim.
7.11 - Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Âdem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.
Dikkat bu ayete göre, melekler bu sevimli tanrının yeni oyuncağı karşısında saygı ile eğilmekteler.
Şeytan hariç? (şeytan melek mi cin mi? Bu çelişkiyi unutan tanrı başka bir ayette gidermek adına yıllar sonra o cinlerdendi diyecekte oraya takılmayın siz. Dil tanrısından fazlasını beklemeyin.)
Şeytanın neden haklı olduğunu hep birlikte göreceğiz.
7.12 - Allah, "Sana emrettiğim zaman seni saygı ile eğilmekten ne alıkoydu?" dedi. (O da) "Ben ondan hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın" dedi.
Böyle kıytırık bahane mi olur? Bu açıdan embesil şeytan, embesil insan prototipini nasıl kandırıyor merak konusu. Buradaki en önemli bahanesi hayırlı olma durumu. Sonuç itibari ile özel seçilmiş cennet mertebesinde tanrının sağ kolu konumundaki cindir kendileri.
Yahu az sonra göreceğiz ki, şeytan tanrının yeni oyuncağını tanrıdan daha iyi tanıyor. Zaten tanrının tüm hiddeti bunadır. .
7.13 - Allah, "Şimdi in aşağı oradan. Çünkü senin orada büyüklük taslamak haddine değil! Hemen çık! Çünkü sen aşağılıklardansın" dedi.
Nereden aşağıya inecek? Saniyede şeytan tek sözden dolayı aşağılık oldu da, tanrı demek ki içine atmış asırlardır fırsat kollamış. Oyun oynuyor çocukça.. Kim tasarladıysa bu tanrıyı evlere şenlik 5 yaşında bebe gibi hareket ediyor.
7.14 - Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) bana insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar süre ver."
7.15 - Allah da, "Sen süre verilenlerdensin" dedi.
7.16 - Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için senin dosdoğru yolunun üzerinde elbette oturacağım."
7.17 - "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen onların çoğunu şükreden (kimse)ler bulamayacaksın."
Şeytana bak hele, karşısında saygı ile eğilmesini istediği insanı, tanrının içini dışını iyi bildiğinden olacak ki iyice bellemiş neyin ne olduğunu biliyor.
Garip şeytan kardeş; nereden biliyorsun ki bu insanoğlu ölümlü, sorgulanacak ve diriltilecek?
Ben cinim tanrının yaratım anlamında kıtlığı var, fazla yeteneği yok cinleri biraz geliştirip farklı bir bedende tasarlamıştır ki, aynı kriterlere sahip bu gariban adam mı demiştir? Ben de cuzi irade var, e bu adem garibinde de var o halde olsa olsa benim özelliklerime sahip olmalı ama o topraktan topraktan...
Bu arada tanrının pazarlığa ne kadar meraklı olduğunu da anlıyoruz.
Şeytanın dileğini kıramıyor. Ey şeytan sen mi büyüksün ben mi büyük.
Göster bakalım sen mi haklısın ben mi?
Skorboarda yazıyorum, öyle abuk bir din tasarladım ki; cehennemlikler 1000 ise cennetlikler 10 kişi olur anca
Şeytan haklı tanrı onu azdırınca, kafa tutar elbet o tanrıya, oyun başlasın şeytan sağlı sollu ataklar ile yüklendikçe yüklensin ve tanrıya ne kadar kötü bir yaratıcı olduğunu göstersin.
7.18 - Allah, dedi ki: "Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum."
Sevgili tanrı, sen önce seni bizzat bilen Adem ve eşini düşün. Tek sözünü bile şeytanın embesil vaadinde satacaklar, soluklan bir tongaya geleceksin.
Oyuncağın olmamış elbette, seni bile bile satanlar olunca, hali ile hiç görmeden bilmeden niye taksınlar. Varsa içinde cehennem odunu yaratmak ve ateş karşısında huzur bulmak, gerek var mı böyle oyuna?
7.19 - "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Devasa bir güç tasarla, bu devasa güç yarattığı insandan herşeyin sahibi olarak tek bir dilekte bulunsun. Sevgili oyuncağını tek bir konuda uyarsın, uçsuz bucaksız cennette ise Adem ve Havva'nın aklı bir ağaca saplansın dursun. İşte bu iki insan gerçekten kalp ile düşünen insan, beyin daha tanrı tarafından keşfedilememiş.
7.20 - Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı."
Şeytan girdi diyelim gizlice içeri sızdı. Peki vaadine ne demeli?
Melek olmayasınız? Ebedi kalacaklardan olmayasınız? Adem ve Havva neden melek olmayı dilesinler ki?
Yeni oyuncak onlar, melekler saygı ile önlerinde eğiliyorlar ve şeytan sırf eğilmedi saygı duymadı diye kovulmadı mı? bu sevimli iki insan, cennette diledikleri gibi yaşamaya gönderilmedi mi?
Böyle uyduruk vaad mi olur? (en azından tevratta bu ağacın bahanesi insanı cezbedebilir daha tutarlıdır:
Şeytan şöyle dedi: “Kesinlikle ölmezsiniz. Tanrı biliyor ki, o ağacın meyvesinden yediğiniz gün gözleriniz açılır, iyiyi kötüyü bilerek Tanrı gibi olursunuz” Tevrata göre, cennet dünya üzerindedir. Tevrat hikayesindeki tanrı daha insansıdır, hikaye daha masalsıdır ama vaad en azından insanın kanacağı cinstendir. Öyle bir tanrı tasraladığı içindir ki, böyle bir vaade kanılması da doğaldır.)
Kuran gerçekten kulaktan dolma hikayeleri aktarırken oldukça garip hatalara imza atıp imanlıyı da, insanı da tamamen embesil yerine koymuş. Hali ile kalp ile düşünmeye zorlayanların imanlı olmakta direnmesi doğal olanıdır.
Tanrıya tavsiye, efendim bu beyin denilen organı bir devre dışı bırak, bak deli gibi sana ne de güzel tapar insanoğlu. Zorlamana gerek yok.
7.21 - "Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim" diye de onlara yemin etti.
Yemin etti de ne üzerine etti acaba, yemin ederim tanrı beni çarpsın ki ) ya da tanrıdan esinlenerek aya güneşe dağa mı ))
7.22 - Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rab'leri onlara, "Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?" diye seslendi.
İyiki de, yemişler. Daha üreme nedir bilmiyorlar, avrette neyin nesi bilgileri yok, böylece biz insanlık üremeye başladık değil mi ama? Bak utanmanın anlamını bilmeyen bu çekirgelerin gözleri açıldı.
7.24 - Allah, dedi ki: "Birbirinizin düşmanı olarak inin (oradan). Size yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma vardır."
Nereden aşağıya iniyorlar? Yeryüzünde bir zamana kadar yerleşme ve yararlanma varsa demek ki yeryüzüne postalanıyor bu sevimli prototip insanlar. Hali ile üremenin bilgisine ulaştıklarından biz insanların çoğu cehennemde tanrının şenlik ateşini oluşturmak için dünyaya geliyoruz.
7.25 - Allah, dedi ki: "Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan (mahşere) çıkarılacaksınız."
Cinlerden sonra cehennemlik odunlar 2 sinemalarda... Artık dünyanın halifesi insancıkların hizmetine verdik herşeyi, cinleri pasifize ettik. Cennet ve cehennemde ağırlarız....
French Connection
04-05-2014, 10:26
Sevgili mrdragon,
Kurandaki çeliskilerin bir kismni çok güzel bir üslupla açiklamissin.
Sadece bununla kalsaydi yine iyiydi de bastan asagi tutarsizliklarla dolu.
Bu kitabin o gün çölde yasayan, okumasi yazmasi olmayan, ortak bir dile dahi sahip olmayip çesitli lehçeleri konusan bedevilere geldigini düsünürsek, bu insanlarin anlama kapasitesi dogrultusunda son derece basit ve birincil anlamla yazildigini da anlayabiliriz.
Içindeki tuhafliklari, tutarsizliklari sonradan sunu demis bunu demis aslinda, surada bu metafor var gibi açiklamaya çalisip 12 cilt meydan larousse yazanlarin bugünkü makaraci müslümanlardan hiçbir farki yok. Islam dini de zaten Gazaliyle birlikte karanliga gömülüp kalici bir cahiliye devrine girmis ama bunu kimileri "gözleri vardir görmezler, kulaklari vardir duymazlar".
Pek çok aydin kisi bile Kurani açip okumaz. Korktuklarindan midir bilemem.
Bizdeki egitim analiz ve sentez kapasitesini de gelistirmediginden okuyanlar da anlamakta güçlük çeker. Kulaktan dolma ögrendiklerini de anlayip dogru yorumlamaktan aciz olanlar say say bitmez.
knowledgetowisdom
04-05-2014, 22:50
Efendim kuran evrensel değil üfürüksel bir kitaptır
öyle abuk bir din tasarladım ki;
Osuruktan, doğal gaz boru hattına gidecek fantazilere kaçan insanların saçmalıklarını dinlemek oldukça evrensel olsa gerek.
Tanrı yazarların en kötüsü.
İnsanların yazmış olduğu eserlerin altında ezilen, büzülen, üfüren bir kitap elbette.
MrDragon denilen....
İşte sen bu kadar fikir fakiri; akletme fakiri; zavallı;aşağılık bir yaratıksın.
falan ayet -filan ayet bana bana ters geliyor ve bu yüzden inanmıyorum diyebilirsin bunda sonuna kadar özgürsün..
ama sen bu özgürlük alanını hakaret yönünde genişletiyorsun..
o halde ben de senin düzeyine indim...
artık seninle bu düzeyde konuşacağım.
çünkü gerçekten fikretme yeteneğin sıfır hem de koca bir sıfır...
amacın karşı tarafı ahmaklıklarınla sinirlendirmek....
ama eminim ki gece yatağına yattığında huzursuz oluyorsun.. huzur da bulamayacaksın... asla....
sen böyle ahmakça anla; ahmakça inan...
serbestsin...
knowledgetowisdom
04-05-2014, 22:58
Mr dragon yorulma:
Üstteki cevabıma ;
Sizin klasik cevabı da vereyim:
Kuran'da (inanmayanlara İslama ve Allah'a inanmayanlara) sırf bu nitelikleri yüzünden çeşitli hakaretler edilmektedir. Bazı müslümanlar ise, çeşitli polemikler sırasında duydukları sözlerden rahatsız olup, inançlarına saygı gösterilmesini isterler. Bu garip çelişki nedeniyle Kuran'a ve içerdiği küfür ve hakaretlere şöyle bir göz atalım. Bakalım Kuran'da hangi kelimelerle hakaret ediliyor:
HAYVAN
BAKARA (171) : İnkar edenleri imana çağıran (peygamber) ile inkar edenlerin durumu, bağırıp çağırmadan başka bir şey duymayan hayvanlara seslenen (çoban) ile hayvanların durumu gibidir. Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı anlamazlar.
A'RÂF (179) : Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.
FURKÂN (44) : Yoksa sen onların çoğunun (söz) dinleyeceklerini yahut akıllarını kullanacaklarını mı sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.
MUHAMMED (12) : Şüphesiz Allah, inanıp salih ameller işleyenleri, içinden ırmaklar akan cennetlere koyacaktır. İnkâr edenler ise (dünya zevklerinden) yararlanırlar ve hayvanların yediği gibi yerler. Onların kalacakları yer ateştir.
MÜDDESSİR (51) : Onlar sanki arslandan kaçan yaban eşekleridirler.
MÂİDE (60) : De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah’ın lanetlediği ve gazabına uğrattığı, içlerinden maymunlar ve domuzlar çıkardığı kimseler ile şeytanlara tapan kimselerdir. İşte bunların yeri daha kötüdür ve onlar doğru yoldan daha çok sapmışlardır.”
MERYEM (86) : Allah’a karşı gelmekten sakınanları Rahmân’ın huzurunda bir elçiler heyeti gibi toplayacağımız, suçluları da suya koşan susuz develer gibi cehenneme sevkedeceğimiz günü düşün!
YALANCI
EN'ÂM (28): Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.
TEVBE (107) : Bir de zararlı faaliyetlerde bulunmak, küfre yardım etmek, mü’minler arasına ayrılık sokmak için ve öteden beri Allah ve Resûlüne karşı savaşanlara üs olsun diye bir mescit yapanlar vardır. Bunlar, “Bizim iyilikten başka hiçbir kasdımız yok” diye de mutlaka yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki bunlar mutlaka yalancıdırlar.
NAHL (39) : (Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kâfir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!
NAHL (105) : Yalanı, ancak Allah’ın âyetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
MÜ'MİNÛN (90) : Hayır, biz onlara gerçeği getirdik, fakat onlar kesinlikle yalancıdırlar.
ŞU'ARÂ (222) : Onlar, her günahkâr yalancıya inerler. (223) Bunlar da şeytanlara kulak verirler. Onların çoğu ise yalancıdır.
ZÂRİYÂT (11) : Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve “Muhammed şairdir, delidir” diyen) yalancılar kahrolsun!
MÜCÂDELE (18) : Allah’ın onları hep birden dirilteceği, onların da (kendilerini kurtaracak) bir iş üzerinde olduklarını sanarak size yemin ettikleri gibi Allah’a da yemin edecekleri günü düşün! İyi bilin ki, onlar yalancıların ta kendileridir.
AZGIN
BAKARA (15) : Gerçekte Allah onlarla alay eder (alaylarından dolayı onları cezalandırır); azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken onlara mühlet verir.
A'RÂF (186) : Allah kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
YÛNUS (11) : Eğer Allah insanlara, onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.
MÜLK (21) : Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.
KALEM (31) : Şöyle dediler: “Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz!”
MUTAFFİFÎN (12) : Onu, ancak her azgın, günahkâr kimse inkar eder.
ve daha yüzlerce...
SAPIK
FÂTİHA (7) : Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
BAKARA (16) : İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kâr getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu bulamamışlardır. (175) İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı ne kadar da dayanıklıdırlar(!) (256) Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. O halde kim tâğûtu tanımayıp Allah’a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
ÂL-İ İMRÂN (90) : Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edilmeyecektir. İşte onlar sapıkların ta kendileridir. (164) Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden; onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitab ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
NİSÂ (116) : Şüphesiz Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan, kuşkusuz, derin bir sapıklığa düşmüştür. (136) Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkar ederse derin bir sapıklığa düşmüş olur.
A'RÂF (146) : Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları âyetlerimden uzaklaştıracağım. (Onlar) her âyeti görseler de ona iman etmezler. Doğru yolu görseler onu yol edinmezler. Ama sapıklık yolunu görseler onu (hemen)yol edinirler. Bu, onların, âyetlerimizi yalanlamaları ve onlardan hep gafil olmaları sebebiyledir.
İBRÂHİM (3) : Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göstermek isteyenler var ya, işte onlar derin bir sapıklık içindedirler. (18) Rablerini inkar edenlerin durumu şudur: Onların işleri, fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer. (Dünyada) kazandıkları hiçbir şeyin (ahirette) yararını görmezler. İşte bu derin sapıklıktır.
NAHL (36) : Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah onlardan kimini doğru yola iletti, onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
HAC (12) : O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.
NEML (81) : Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.
ŞU'ARÂ (97) : “Allah’a andolsun! Biz gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz.”
SEBE' (8) : “Allah’a karşı yalan mı uydurdu, yoksa onda delilik mi var?” Hayır öyle değil! Ahirete inanmayanlar azap ve derin sapıklık içindedirler.
ZÜMER (22) : Allah’ın, göğsünü İslâm’a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi imana kapalı kimse gibi midir? Allah’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay haline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.
FUSSİLET (52) : De ki: “Ne dersiniz? Eğer o (Kur’an) Allah katından olup da siz de onu inkâr etmişseniz, o zaman derin bir ayrılık içinde bulunan kimseden daha sapık kim olabilir?”
ŞÛRÂ (18) : Kıyamete inanmayanlar, onun çabuk kopmasını isterler. İnananlar ise, ondan korkarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki, Kıyamet günü hakkında tartışanlar derin bir sapıklık içindedirler.
ZUHRUF (40) : Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?
AHKÂF (32) : Kim Allah’ın davetçisine uymazsa, yeryüzünde Allah’ı âciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah’tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar apaçık bir sapıklık içindedirler.
KÂF (27) : Arkadaşı (olan şeytan) der ki: “Ey Rabbimiz! Onu ben azdırmadım, fakat kendisi derin bir sapıklık içinde idi.”
ODUN
ENBİYÂ (98) : Hiç şüphesiz siz ve Allah’tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız.
CİN (15) : “Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.”
AKILSIZ
BAKARA (13) : Onlara, “İnsanların inandıkları gibi siz de inanın” denildiğinde ise, “Biz de akılsızlar gibi iman mı edelim?” derler. İyi bilin ki, asıl akılsızlar kendileridir, fakat bilmezler.
MÂİDE (58) : Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu şüphesiz onların akılları ermeyen bir toplum olmalarındandır.
KAFİR
Bu aşağılama sözünü tek tek aramaya gerek yok sanırım, Kuran’ın her yeri inanmayanlar kastedilerek sarfedilmiş bu sözle doludur. Kafir, kelime anlamıyla “küfür eden” demektir. Kullanım anlamı, “Allah’a inanmayan, reddeden”dir. Çünkü Allah’a inanmamak, ona küfür etmektir. Bu da Kuran’ın yaratıcısının mantığı ve yaklaşımıdır.
BAŞKA İNANÇLARA SAYGI
EN'ÂM (74) : Hani İbrahim babası Âzer’e, “Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apaçık bir sapıklık içinde görüyorum” demişti.
HAC (30) : Bu böyle. Kim Allah’ın hükümlerine saygı gösterirse bu Rabbi katında kendisi için bir hayırdır. Haramlığı size okunanların (bildirilenlerin) dışında bütün hayvanlar size helal kılındı. Artık putlara tapma pisliğinden kaçının, yalan sözden kaçının.
MÂİDE (41) : Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde ağızlarıyla “İnandık” diyenler (münafıklar) ile yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, (Yahudiler) yalan uydurmak için (seni) dinlerler, sana gelmeyen bir topluluk hesabına dinlerler...
MÂİDE (51) : Ey inananlar! yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez.
MÂİDE (64) : Bir de yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar!..
MÂİDE (82) : (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle yahudiler ile Allah’a ortak koşanlar olduğunu görürsün...
TEVBE (30) : yahudiler, “Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hırıstiyanlar ise, “İsa Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkar etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!
AHKÂF (5) : Kim, Allah’ı bırakıp da, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapıktır? Oysa onlar, bunların tapınmalarından habersizdirler.
TEHDİTLER
Allah, kendine inanmayanlara vereceği cezaları sıralarken, en insafsız insanın bile düşünmekten çekineceği sapıklık ve vahşette işkenceler anlatmaktadır. Bunları tek tek örneklemenin gereksiz olduğunu sanıyorum. Kuran, bu kanlı ve acılı ceza yöntemlerinin ballandıra ballandıra anlatılmış detaylı tanımlarıyla doludur. Allah, ihanete uğramış siyasi parti başkanı gibi, gücü eline geçireceği günü beklemekte ve o gün rakiplerine çektireceği pişmanlığı şevkle ve şehvetle anlatmaktadır.
İslamın Allah’ı, olabildiğince insanımsı, duyguları, hatta vahşi duyguları olan bir Tanrı görünümü çizmektedir. Kendini inkar edenlere ettiği küfürler ve işkence tehditleri, ne yazık ki değiştirilemeyeceği söylenen Kuran’da yazdığı için, inananların da elini kolunu bağlamakta, karşılık olarak gördükleri hakaretler için onları çaresiz bırakmaktadır. Ama Allah’ın bunu düşünmemiş olması, müslümanların inançlarına saygı duymayanların değil, bizzat kendisinin hatasıdır.
Bu nedenlerle, müslümanlara, asla ve asla kimseye karşı; “inancıma saygı göstermeni bekliyorum” gibi bir söz sarfetmemelerini tavsiye ediyorum. Çünkü böyle bir sözün arkasını dolduracak dayanaktan yoksunlar
knowledgetowisdom
04-05-2014, 23:09
Yukarıdaki kendi yazıma tek bir cevap:
Beyni olan ve düşünen ve iyiniyet sahibi kişi kendi diğer cevapları bulur:
HAC (12) : O, Allah’ı bırakır da kendine ne zarar, ne de fayda veren şeylere tapar. Bu da derin sapıklığın ta kendisidir.
Hiii sapık demiiiiiişşşşşş..!!!!!!
Yed’û min dûni(A)llâhi mâ lâ yedurruhu vemâ lâ yenfe’uh(u)(c) żâlike huve-ddalâlu-lbe’îd(u)
Olm o kelime "delalet"... Atatürk'ün gençliğe hitabesinde bile geçer la!
Haydi iyiniyetliyseniz Atatürk de Genliğe Hitabesinde ona buna hakaret etmiş deyin; gençliğe hitabe hakaretler içeren bir yazı'dır deyin...
Hadi deyin....
ŞŞŞ sana diyom Moddrrrggonn.....
ŞŞŞ sana diyom Moddrrrggonn.....
ŞŞŞ sana diyom Moddrrrggonn.....
mrdragon
04-05-2014, 23:43
Sanırım bir faniyi daha kaybettik geçmiş olsun )
Ne yapalım ve tanrı beni aşağılık yaratmış, (Ademi embesil yaratan tanrı için fazlası beklenemezdi.)
Bir ara tanrıya söyleseniz de, daha modern ve iyi düşünen insanlar yaratmayı denese, hani laf aramızda dünya cehaletten boğulacakta..
Hakaret kısmına gelince, size değil anlatılan hikayeye göndermelerde bulundum. Yani siz demediniz mi o kitaba herhangi bir kitap gözü ile bakıp anlamaya çalışın diye? Analitik düşünce bazen deney alanına dönüşür.
Denek önce sözler ile sınanır. Tanrının hiçliği karşısında, zihnindeki putun dilsizliğine tahammülsüzlük sınırı iyice eşilir ve sonuç ortada.
Oysa ellerindeki kitaba göre, tanrı Muhammed'in dilinden hakaretlerde yağdırabiliyormuş bakınız keşfetmişsiniz. Eee Muhammed hayatta değilse, tanrının da sesi soluğu çıkamıyorsa(nasıl çıksın ki, en leyla modundaki adam muza tapsa muz adına sizden farklı sözler söylemeyecek.) hali ile imanlı aşka geliyor.
Dur sevgili tanrım, senin dilin de benim, aklında benim aslında var ya sen yoksun ama senin yerine ben tanrılık eder bir bir sıralarım sözleri moduna geçiyor.
Bir bakşa boyut: Bazen haklı olduğunuzu düşünerek söylediğiniz karşıyı ilgilendiren söz hakaret olarak algılanır.
Kuran farklı düşüncelere sapıklık dediği saniyede, kuran öğretilerinin sapkınca olduğunu dillendirme şansına sahip oluyorsunuz. Kuran, kendi yolunu mantıktan saymayanlara göndermeler bulunuyorsa, akıl dışı kitabın sayfalarına kananlara benzer yönlendirmeler yapabiliyorsunuz.
Deneyin temel amaçlarından biri psikolojiye giden altın yol. (felsefe oku mondragon sana diyom araya psikoloji karıştır biraz da pizza tarifi iyi gider)
Tabi burada aslında önemli bir nokta var.
Ahmet abi çok sevdiğiniz biri, değer verdiğiniz biri, birileri gelip Ahmet abi hakkında durmadan kötü sözler söylerse sinirlenir tepki koyabilirsiniz. Bu doğal olandır.
Necati abi çok güçlü biri, kodumu oturtur cinsinden, Necati abi sinirlendi mi karşısındaki adamın hiç kurtuluşu olmaz. Sizin ve Necati abinin bulunduğu bir mekanda, biri gelip Necati abiye laf söylerse, muhtemelen karşıdaki adama acırsınız. Belki Necati abiye daha sakin olmasını, adamın ölebileceğini dahi söyleyebilirsiniz. Ya da duruma göre bak şimdi bak bak Hulusi, Necati adamın pestilini çıkartacak otur seyret der pis pis sırıtabilirsiniz.
Bu kadar aciz insanların dünyasında işler böyle yürürken, ortaya mutlak güç koyan, herşeyi gören bilen, dilediğini yapan, affedici, azapçı,tuzakçı, ilmi her şeyi kuşatan tanrı tasarlayan zihinleriniz, nedense tanrıyı ti'ye alan birilerini gördümü iflas ediyor.
Tanrıya güvenemiyorsunuz da mı balataları sıyırıyorsunuz? Ya benim bildiğim Necati abi dalardı adama, ama yıllar geçti hiç daldığını görmedik?
Varya biraz daha devam et sen Necati abi bağırsaklarını deşecek.
Sen sus velet, Necati abin gelsin.
Bak geldiğinde yaşamayacaksın ölümlerden ölüm beğen.
Hala konuşuyor bacaksız, bir susta nereye saklandıysa çıksın Necati abin
Necatiler yoklukta, hayallerde yaşatıldıkça, ve acizliğin son noktasında hayat buldukça, dil tanrılarınız hiç susmayı başaramayacak.
akıl, analitik düşünce, vicdan birleşecek ve sadistlikte son noktaya ulaşan bir kitap - dil tanrısına hay hay diyecek.
Bu arada dipnot sizin sözlere sinirlenme olasılığım yok üstadım. Tuzak kuranların en hayırsızı da olabilirim nitekim. (insanı delice takan ve dilinden düşürmeyen tanrınızı bilemem. O sıradan insan kimliği ile hareket ediyorsa yapacak bir şey yok ama tanrı tatilde diller iş başında.)
knowledgetowisdom
04-05-2014, 23:49
Mrdragonun vereceği cevabı ben önceden yazınca o da saçmalama hakkını kullanmış her zamanki gibi :)
knowledgetowisdom
04-05-2014, 23:53
MrDragon ben burada inanmayan insanlardan iki fikir öğreneyim, bakış açısı kazanayım, biraz beyin jimnastiği yapayım diye burada klavye tüketiyorum da hemen her yazımın ardına senin bıkkınlık veren , klasik, anlam'dan uzak lakırtıların çıkıp duruyor.
yeter anladım.. dil tanrısı.. dil tanrısı....
ve aynı şeyler...
tamam anladım fikrin varsa gel...
bıktım yahu bozuk plak gibi aynı şeyler...
sazın bir telini bulmuşun kendine göre de... melodi hiç hoş deyiş be kardeş...
Kızmıyorum sakinim..
knowledgetowisdom
04-05-2014, 23:56
Mesela Aliyarafsfal vardı; tartışıyorduk, farketmediğim atladığım bazı gramer kurallarını vs. öğreniyordum sayesinde..
konu değişiyordu onun yaklaşımı da değişiyordu; merak ediyordum ne yazacak diye; düşüncelerimi geliştiriken atladığım bir şey var mıymış kendimi test ediyordum....
anlaşabiliyor muyduk; tabi ki hayır.....
arada atışıyor muyduk; evet...
ama senin yazdıkların gibi basmakalıp ve hep aynı şeyleri yazmıyordu....
senbilader hep aynı terane e benim için hiç düşünce üreten birisi değilsin..
tamam bi kere yazdın.... anladık.... yeni szöün yoksa bi standart metin hazırla; copy paste et bende artık gözümü yormayayım acaba yeni bir şey söyledi mi diye...
mrdragon
05-05-2014, 00:36
Anladım üstad, düşüncelerini toparlayamıyorsun. Tek bir postta yazılacak onca şey için arka arkaya post atman hoş olmuş. (Lanet olası düşünceler- her yerde her anda her veriyi mi ele alırlar ne vardı, koyun olsaydıkta cellatımızdan habersiz yaşasaydık leyla leyla)
Araf suresi yorumunu daha önce dinlemiş miydiniz? Hey aynı teraneler için sürekli aynı konuları tartışmak gerekir. 19 kısmında laf söylerseniz evet bakın orada aynı teranelere dönebiliriz.
Siz Allah diye isimlendiriyorsunuz, ben de her imanlının içinde olan tanrıyı Dil Tanrısı olarak dillendiriyorum. Benim açımdan algılanışı bu.
Farz edelim ki, bir tanrı var. Sonuç itibari ile siz onun yerine konuşsanız da, dil tanrısı olmasına neden olan siz olacaksınız.
Ahmet abi pardon aynı terane versiyon yenileyelim.
Franco; Samuel seni dövecek, nasıl bunu yaparsın, Samuel var ya orada aslında Henna'yı sevdiğini söyledi.
Samuel odaya gelir ve der ki, Franco deli misin nesin? sana bir şey söylediğim yok, neden ikide bir hayallerinde beni canlandırıp dilinden döküyorsun ben yerine konuşuyorsun. Bana yokmuşum muamelesi yapma!
Aynı zamanda Henna'yı sevdiğimi değil nefret ettiğimi söyledim.
Franco, hayır yalan söylüyorsun! O kadar yazılarını okudum seviyor olman gerekir.
Samuel; Uçan tekmeyi yediğin zaman aklın başına gelecekse hiç durmayayım, paranoyak mısın?
İşte neyi tartışıyoruz biz?
Bir kitabı?
Olabilir bir tanrı kavramını?
Hayallerimizi?
Tartıştığımız sürece, dilimizden dökülüyorlarsa, onlar sadece bize ait düşünce olmaktan ötede olamazlar.
Necati melek gibi adamdı der Necla teyze. Oysa necati şeytanın önde gidenidir Hamdiye ablaya göre, Zekiye içinse necati sıradan insanın tekidir. Ragıp abiye göre hilebaz, dolanbazdır.
Tüm bunlar gelip hiç tanımadığım Necati abi için, o şöyledir böyledir derlerse, işte ben orada o dillere dur demeyi tercih ederim ama durmazlar ki. O zaman Necati abiyi kürsiye çağırmayı tercih ediyorum ama gelemiyor ki.
Necati abi gelmediği için de, bu sevimli kafadarlar kendi iç dünyalarında yaşattıkları Necati abi için birbirlerini yesin dursunlar.
Bendeki Necati abi en hakikisi, halis mulis olanı, hepinizin Necatisini yer...
Bir kere yazdım anladınız mı? Anlayasınız diye yazmadım ki, sizin üzerinizden sadece zorla başka zihinlere gönderme yapıyor olabilirim ya da ego tatmin ediyorumdur. Anlık yazı yazarken kelimeleri nasıl dizdiğime bakıyorumdur, ya da tam o esnada daha ince ne söyleyebilirim diye gözlemliyorumdur. Belki de, insan psikolojisini inceliyorumdur. Ya da daha farklı kriterler ile birlikte ortaya karışık bir tablo çıkartıp kendi içimde özümsüyorumdur.
Sonuçta ben ne söylersem söyleyim benim gerçeğim bendedir gerisi okuyucunun algısında..
En azından samimi bir itiraf söyleyebilirim, kuran tabanlı iman örtüsü ile yazı yazanlar olduğu zaman, doğrudan yazasım geliyor oysa, bilgisel anlamda ve keyfi olarak fikir paylaşımında bulunacak nice konu var.
Neden islam öncelik? İslam düşünceleri esaret altına almayı deniyor da ondan. Yeterince özgürleşemezse düşünceler, neye yarar fikirler.
Bu aşamada bu ülkede islam karşısında yazı bulmanız zordur. Dini kesimin sanal ortamı da sahiplenip bu tarz sitelere yaptığı saldırılar, hükümetin internet yasası da kapsama alanına girince, insanlar sanal ortamda dahi düşüncelerini rahat dile getiremez oldu.
Sizlere cevap vermek yerine aslında, farklı düşüncelerde hayat bulan gerçekten düşünebildiğine ve sağlam fikir üretebildiğine inandığım insanların yazılarını okumayı tercih ederim ama, bunca zaman boyunca şunu gözlemledim.
İnsanlar gerçekten fazlası ile tembeller ve imanlı dediğimiz bana göre düşünce konusunda çok ciddi sıkıntıları olan kişiler, bu tarz sitelerde durmadan tebliğ modunda hayat bulmaya başladıkları andan itibaren, genelde ciddi yazarlara belli bir süreden sonra bıkkınlık geliyor ve yazmayı bırakıyorlar.
Oysa, koca internet dünyasında din karşıtı yazacak çok az insan buluyorken, din adına, dil tanrısı-hayali tanrısı adına yazacak milyonlarca insanı bu ülkede bulabilirsiniz.
Uzağa gitmeyin, arkadaşlarım, öğretmenlerim, eski sevgililerim, Tamirci çırağı apo, bakkal Mahmut abi, Selma teyze........
Hepsinin dillerinde ayrı bir tanrı yaşar ama sevap point adına ya da dillerindeki tanrıyı korumak! adına aşiret olur toplanır sloganlar atabilirler.
Çocukken şöyle bir tepki vardır. Çocuğa tanrı kavramı aşılandığında;
Memet bi daa öle yapma oluy mu? koykuyoyum bak Allah baba bize kızacak, sana ceza veyecek.
Büyüdüğü zaman ise bu hayale sarılan çocuk onca zaman boyunca tanrının kılını dahi kıpırdatamadığını tüm gerçekliği ile bilinçaltında bilip yine de ezberlere tutunmayı seçince hali ile, tanrı değil de cezayı kesmeyi kendince deniyor. Dilinden tanrısını düşürmeden nefes almaya devam ediyor..
Natürelist
05-05-2014, 00:52
Natürelist:
Üşenmemiş uzun uzun yazmışsın...
Benim cevabım sadece "haydi bakalım Bakara 30'dan ne anlayacaksın" gibi bir iddiaya kıs bir cevaptı.
Ayeti ve ayetin işaret ettiği konuların bütününü tartışmak değildi.
Üsenmeden kur'ani da inceliyorum sürekli, elbette o ayetin isaret ettigi konuyu baz alacaksiniz, yoksa yüzeysel okumanin kaldimi bir anlami? Zaten isaret ettigi konulari almayip ne yapacagiz? Afedersiniz size söylemiyorum bunu, ve üstüne alinmayiniz, ancak öküzün trene baktigi gibi öylesine bakmamiz mi gerecek? tabii ki mantik süzgecinden gecirecegiz, dolayisla bunu yaptigimizda kacinilmaz olarak vahim sonuclara variyoruz... Gözlerimizi kapayip aklimizi kuma gömmemize gerek yok ;)
İsterseniz tartışırız o ayrı.
Fakat şu konuda yanılıyorsunuz: Kur'an öyle bir hukuk metni gibi ya da bir bilimsel makale gibi ya da insanların yazmış olduğu bir el kitabı gibi bir kitap değil.
"Ben okudum anlamadım o halde anlaşılamaz" denilecek türden bir kitap değil zaten tüm zamanlara hitap eden ve ilahi kaynaklı bir kitabın nasıl insanların yazdığı eserlere benzemesini bekleyebiliyorsunuz?
Ben şimdiye kadar üzerinde çalıştığım bütün konularda çelişkisiz cevaplarımı buldum. Şimdi ben bir yanda Ludwig van Beethoven dururken "filan fantezi müzik sanatçısı" diyen "renkler ve zevkler tartışılmaz" diyen ve ikisini bir kefeye koyan zihniyetlerle ne tartışayım?
Hukuk kitabi olmadigi aciktir, caglar üstü derseniz, o da kocaman bir hüsran. Ortacag zaman diliminde sIkisip kalmis ve ötesine de gidememistir, günümüzde uygulayiniz bakalim verilen hükümleri?
Bakiniz ben burada islami elestiriyorum, kitabiniza göre fitne'lik yapiyorum, ki zaten sizde bana karsi sözlü savas yapmaktan baska careniz yok, ancak kitabiniza göre öldürülmem emredilmektedir!
Ne demisti kur'an?
Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onların işlediklerini şüphesiz görür.ENFÂL - 39
Onlardan öylesi de var ki: “Bana izin ver, beni fitneye düşürme” der. Bilesiniz ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Cehennem, kâfirleri mutlaka kuşatacaktır.TEVBE -49
İnsanlardan (öyle) kimseler vardır ki, Allah'a az (gönülsüz) ibadet eder. Ona bir hayır isabet etse onunla tatmin olur. Ve bir fitne isabet etse yüz geri döner. (Onlar), dünyada ve ahirette hüsrandadır. İşte o, apaçık hüsrandır. HACC - 11
Kitabiniza göre inanmayanlarin fitnelik yaptigini acikca söylemektedir
Evet ben yine fitnelik yaparak islami elestiriyorum, yani kim islama karsi gelir iman etmezse!? o kisi fitnelik yapmis oldugunu ayet size apacik söylemektedir!
Hadi uygulayiniz bakalim verilen bu emri? Ne hukuk degil mi ama ;)
Daha benim hani bağlamda neyi söylediğimi anlamadan Ahzab 52'ye bile girmişsiniz. Klasik tavır! ne beklenebilirdi ki başka!!!
Kitabinizi bütünsel olarak ele almamizi söyleyen siz degilmisiniz? Arastirsaydiniz ya, klasik tavir diyeceginize? Sizde gayet iyi biliyorsunuz ki elinizde kalacagini, keske bu ayet hangi konuya isaret ettigini? sizin su engin anlayisinizla dinleseydik :)
Bakın insanın düşüncesi değişir: gerile veya ilerler.. Günün birinde benim de belki ateist olmak yönünde düşüncelerim değişir hiç bir şeyin garantisi yoktur bu dünyada ama şuna eminim ki sizlerin sergilediğiniz bakış açıları ile değil!! Orası muhakkak...
Ben hep "hakikati" dolayısı ile çelişkisizliği aradım ve aramaya devam edeceğim. bana böyle çelişkili ve zaafiyetler içeren düşünce tabloları sunarsanız ben de sadece okurum, cevap yazarım ama aklımda bir yer etmez...
Insan düsüncesi elbette mantikla hareket ettiginizde degisir, ancak kur'an da celiskiler degismez, zira adeta herzaman siritacaktir bu bir gercek...
Neymis o öyle iddia ettiginiz "....çelişkili ve zaafiyetler içeren düşünce tablolarım?..."
Size ben kapi gibi ayetleri gösteriyorum, kalkmis bana bilmem ne tablosundan bahsediyorsunuz? kisisel üzerine yorum yapacaginiza, kitabin ne diyor siz ona bakin, bakiniz bir önceki iletimde belirttigim seytan-tanri ilkel diyalogu celiskileri ile ortada, bu benim kisisel tablom degildir, zira kur'ana aittir ;)
ceale fiili ile ilgili ufak bir soru sorayım o zaman sana:
Kuran'da Türkçe karşılığı "yaratmak" olarak verilen tüm kelimeleri çıkardın mı? Bu kelimelerin geçtiği ayetlerdeki kullanımlarını inceledin mi? Artı ilgili tüm ayetleri ve ne anlattıklarını inceledin mi? Bütün bu kullanımları ; anlamları tablolaştırıp çelişkisiz bir mantığa kavuşturdun mu?
Tüm bunları yaptıktan sonra mı yukarıdaki eleştiricikleri getirdin? Tüm herşey birşeyi çürütmek için arapça sölüğe bakıp celae= şu şu şu demek mi?
Kaç makale okudun konuyla ilgili? Kaç gün kafa patlattın? kaç gün uykuların kaçtı?
"Fikir" öyle kolay bir şey değildir...
Siz "fıkır"dıyorsunuz..
Kur'ani okumak icin dizilerce makale okumak, kur'anin yetersiz ve insan aklina gebe kaldigini bir defa daha hatirlattiginiz icin size tesekkür ederim ;)
Yahu koca(!) kitap önümde dururken gidip onun bunun absürd makalelerini okumamin anlami nedir? Gercekten siz dalga mi geciyorsunuz? Kim yazmis o dedigin yüce(..!..) makaleleri? Efendim bilirim o dediginiz makale dediginiz üfürükleri... Bakiniz ben onu bunu tanimam, ben sadece kur'ani baz alirim, o kadar... onun bunun mantigina, aklina beynine, ihtiyacim yoktur, o dedigin beyincik bizde de var elbet ;) Iste tipik müslüman argümani, sorarlar bizlere: sen hic onun bunun makalesini okudun mu? :) Yahu biz burada ne okumaliyiz? kur'an mi? yoksa kur'anin celiskilerini ve akla hayale sigmayan gercekleri hasir alti edilmesine hizmet eden üfürükten ulemanizin makale'lerini mi? Maalesef burada ciddi degilsiniz, cünkü önümüzde kur'an var ;)
Adem ile ilgili ayetleri tümüyle defalarca okudugumdan emin olabilirsiniz, zaten "ceale fiili" ile, tanri Ademi yaratacagindan söz etmektedir, ki diger ayetler de bunun böyle oldugunu söylemektedir, siz buna nasil bir kilif uyduracaksiniz? merak etmekteyim, bari aciklasaydiniz... Su gariplige bakarmisiniz, Bakara- 30 da ne anliyorsunuz? sordugumda, hala ne anladigini somut olarak sunamayan birisinden ne beklenir...
Ayrica ".....anlamları tablolaştırıp çelişkisiz bir mantığa kavuşturdun mu?...."
demek nedir? Tablo da celiski varsa, demekki var, lakin celiski yoktur deyip ve önkosulllu davranmak ile kafamimizi kuma sokmak demektir... Daha bir kelimesini anlamakta zorlanip ne anlattigini anlayamiyorsak? Büyük bir sorun var demektir, iste alin size kur'anin icler acisi hali, bir arap dili ile insanlara hitap ederse olacagi budur ;) Ki sunu diyebiliriz: karsimizda üc yasinda daha yeni konusmayi ögrenen bir cocugu anlamamiza benzer, anla bakalim ne anlayacaksan :)
knowledgetowisdom
05-05-2014, 01:22
Mrdragon:
tek bir şey söyleyeyim dil tanrısı ile ilgili:
bak tek kelime yorum katmayacağım:
77:8 = Fe-iżâ-nnucûmu tumiset (Yıldızların ışığı söndürüldüğünde)
77. surenin ilgili yerlerinde bize kıyamet hakkında bilgiler verilir.
77:8 çok dikkat çekicidir.
Benim dikkatimi çekti ve bu kitabın insan sözü olmadığına kanaat getirmemi sağladı.
Bak tek kelime yorum katmadım.
Şunu demek istemiş bunu demek istemiş aslında şunu demiş demiyorum.
Mesela:
Beethooven konserine gidildi ve birisi bu melodiler beni mest etti dedi; öteki vaay demek bu mest olduysa ben de olmuş gibi yapayım dedi; öteki "bu ne la bi angaralı namık değil" dedi; biri çıktı "adam deha bu adamın notalarla kurduğu matematiğe hayran kaldım" dedi, birisi çıktı "bu adam hakikati cayır cayır aramış korkunç bir aşk var notalarında " dedi, birisi çıktı "nota ve anlam tanrısı boşverin boş işleri bunlar sadece ses dalgaları herkesin kulağından girer standart bir şekilde herkes farklı yorumlar boş işler bunlar " dedi....
koca konser salonu..bir sürü insan.. torba değil ki büzesin insanların ağızlarını...
evrensel-insan
05-05-2014, 01:32
Mrdragon:
tek bir şey söyleyeyim dil tanrısı ile ilgili:
bak tek kelime yorum katmayacağım:
77:8 = Fe-iżâ-nnucûmu tumiset (Yıldızların ışığı söndürüldüğünde)
77. surenin ilgili yerlerinde bize kıyamet hakkında bilgiler verilir.
77:8 çok dikkat çekicidir.
Benim dikkatimi çekti ve bu kitabın insan sözü olmadığına kanaat getirmemi sağladı.
Nasil sagladigini da aciklar misin?
Benim saglamadi, cunku!
knowledgetowisdom
05-05-2014, 01:39
Zaten isaret ettigi konulari almayip ne yapacagiz? Afedersiniz size söylemiyorum bunu, ve üstüne alinmayiniz, ancak öküzün trene baktigi gibi öylesine bakmamiz mi gerecek? tabii ki mantik süzgecinden gecirecegiz, dolayisla bunu yaptigimizda kacinilmaz olarak vahim sonuclara variyoruz... Gözlerimizi kapayip aklimizi kuma gömmemize gerek yok
neyi kastettiğim hala anlaşılmamış ne yazık ki
Hukuk kitabi olmadigi aciktir, caglar üstü derseniz, o da kocaman bir hüsran. Ortacag zaman diliminde sIkisip kalmis ve ötesine de gidememistir, günümüzde uygulayiniz bakalim verilen hükümleri?
valla çok fena uyuyor sen rivayetlerden bir sıyrıl bak neler olacak...
Bakiniz ben burada islami elestiriyorum, kitabiniza göre fitne'lik yapiyorum, ki zaten sizde bana karsi sözlü savas yapmaktan baska careniz yok, ancak kitabiniza göre öldürülmem emredilmektedir!
Ne demisti kur'an?
Fitne kalmayıp, yalnız Allah'ın dini kalana kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse bilsinler ki Allah onların işlediklerini şüphesiz görür.ENFÂL - 39
Onlardan öylesi de var ki: “Bana izin ver, beni fitneye düşürme” der. Bilesiniz ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Cehennem, kâfirleri mutlaka kuşatacaktır.TEVBE -49
İnsanlardan (öyle) kimseler vardır ki, Allah'a az (gönülsüz) ibadet eder. Ona bir hayır isabet etse onunla tatmin olur. Ve bir fitne isabet etse yüz geri döner. (Onlar), dünyada ve ahirette hüsrandadır. İşte o, apaçık hüsrandır. HACC - 11
Kitabiniza göre inanmayanlarin fitnelik yaptigini acikca söylemektedir
Evet ben yine fitnelik yaparak islami elestiriyorum, yani kim islama karsi gelir iman etmezse!? o kisi fitnelik yapmis oldugunu ayet size apacik söylemektedir!
Hadi uygulayiniz bakalim verilen bu emri? Ne hukuk degil mi ama
hayır Kuran bana "eğer sen hakaret ediyorsan" hakaretin bitene kadar dönüp gitmemi öğütler hem mekki ayetlerde hem medeni ayetlerde...bunu vefik samiyle tartıştık okuduysan...
Savaş durumundaki özel ayetleri normal durumlarla karıştırmayın eğer bunu bilinçli yapıyorsanız o zaman ben buna bir şey yapamam..
Kitabinizi bütünsel olarak ele almamizi söyleyen siz degilmisiniz? Arastirsaydiniz ya, klasik tavir diyeceginize? Sizde gayet iyi biliyorsunuz ki elinizde kalacagini, keske bu ayet hangi konuya isaret ettigini? sizin su engin anlayisinizla dinleseydik
Bütünsel ele almak demek A KONUSUNU TARTIŞIRKEN Z konusuna sıçramak demek değildir. Bunu bir türlü anlatamadım.
Kur'ani okumak icin dizilerce makale okumak, kur'anin yetersiz ve insan aklina gebe kaldigini bir defa daha hatirlattiginiz icin size tesekkür ederim
bak ne demişim:
Kuran'da Türkçe karşılığı "yaratmak" olarak verilen tüm kelimeleri çıkardın mı? Bu kelimelerin geçtiği ayetlerdeki kullanımlarını inceledin mi? Artı ilgili tüm ayetleri ve ne anlattıklarını inceledin mi? Bütün bu kullanımları ; anlamları tablolaştırıp çelişkisiz bir mantığa kavuşturdun mu?
Tüm bunları yaptıktan sonra mı yukarıdaki eleştiricikleri getirdin? Tüm herşey birşeyi çürütmek için arapça sölüğe bakıp celae= şu şu şu demek mi?
Kaç makale okudun konuyla ilgili? Kaç gün kafa patlattın? kaç gün uykuların kaçtı?
Bunların içinden sadece makale okumak örneği mi ilgini çekti? Tamam geri aldım makale okuma üsttekileri yap...
Adem ile ilgili ayetleri tümüyle defalarca okudugumdan emin olabilirsiniz, zaten "ceale fiili" ile, tanri Ademi yaratacagindan söz etmektedir, ki diger ayetler de bunun böyle oldugunu söylemektedir, siz buna nasil bir kilif uyduracaksiniz? merak etmekteyim, bari aciklasaydiniz... Su gariplige bakarmisiniz, Bakara- 30 da ne anliyorsunuz? sordugumda, hala ne anladigini somut olarak sunamayan birisinden ne beklenir...
Ayrica ".....anlamları tablolaştırıp çelişkisiz bir mantığa kavuşturdun mu?...."
demek nedir? Tablo da celiski varsa, demekki var, lakin celiski yoktur deyip ve önkosulllu davranmak ile kafamimizi kuma sokmak demektir... Daha bir kelimesini anlamakta zorlanip ne anlattigini anlayamiyorsak? Büyük bir sorun var demektir, iste alin size kur'anin icler acisi hali, bir arap dili ile insanlara hitap ederse olacagi budur Ki sunu diyebiliriz: karsimizda üc yasinda daha yeni konusmayi ögrenen bir cocugu anlamamiza benzer, anla bakalim ne anlayacaksan
Ben bu evreni Allahın yarattığına inanıyorum. Evrenin kurallarını anlamak insanlığın ömrünü aldı hala anlayamadı insanlar. Evrenin kuralları da Allahın ayetleri olarak geçer Kuranda...
Kuranın temel buyrukları çok nettir. namaz kıl oruç tut zekat ver gibi.... bunları insanlar dallandırıp budaklandırmıştır. Yoksa çok kolay bir şekilde anlaşılır bu ayetler.
Kuranı bir kere sağlam okusan namaz kılman gerektiğini, oruç tutman gerektiğini, yalan söylememen gerektiğini, haksızlık yapmaman gerektiğini,vs. vs. çok net anlarsın.
Fakat Kuranın bir kısmı üzerinde oturup çok ciddi olarak çalışman "incelemen" "tedebbür etmen" gerekir bu kuranın açık emri... Bu ayetler evrenin kuralları olan ayetler gibidir. Aklı olan insanı ileri götürür bu ayetler. ( lütfen burada peygamberin evliliği ile ilgili bir ayteti copy paste edip "bu mu...." garabetine düşmeyin.
Ben şu ana kadar üzerinde kafa patlattığım ayetlerde şükür çok net çok çelişkisiz cevaplara kavuştum.
"ceale" üzerinde bile kafa yormamışsınız anlaşılan o kadar fazla...
kaldı ki şöyle bir ayet var:
"ilk olarak nasıl yarattığımı öğrenmek istiyorsan yeryüzünü dolaş"
ayet çok açıkça insanlığın tarihini öğrenmek istiyorsan referans : arkeoloji vs. diyor...
kuranın ilgili ayetleri sadece temel bilgileri verir; işaretleri verir...
knowledgetowisdom
05-05-2014, 01:40
Nasil sagladigini da aciklar misin?
Benim saglamadi, cunku!
maalesef dil tanrısı'na kurban etmemek için burada veremeyeceğim. Kim ne anladıysa öyle olsun..
evrensel-insan
05-05-2014, 01:55
maalesef dil tanrısı'na kurban etmemek için burada veremeyeceğim. Kim ne anladıysa öyle olsun..
Dil Tanrisi!?
knowledgetowisdom
05-05-2014, 02:07
Dil Tanrisi!?
Onu sayın MrDragona sorun :)
evrensel-insan
05-05-2014, 02:24
Onu sayın MrDragona sorun :)
Kullanan sen oldugun icin, sana sormustum; neyse.
Bu mesaji gorur, okur ve gerekli gorurse de cevap verir; umarim.
Bilimin elinde insanolu disinda baska bir fenomenin kitap yazdigi henuz gozlemlenemedi.
Ayrica bir sorun da arada 3. baska bir turun olmasi.
Yani kitap yazan kaynagin ne oldugunu insanoglu diline cevirebilen; insanoglu ile tanri arasinda tercuman gorevi gorebilen ve hem yazanin hem de insanoglunun dilinden anlayan; bir baska tur.
mrdragon
05-05-2014, 07:19
77.8 - Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,
77.9 - Gök yarıldığı zaman,
77.10 - Dağlar ufalanıp savrulduğu zaman,
81.2 - Ve yıldızlar döküldüğü zaman.
81.3 - Dağlar, yürütüldüğü zaman,
81.4 - Gebe develer salıverildiği zaman.
81.6 - Denizler kaynatıldığı zaman,
81.11 - Gökyüzü (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman,
99.1 - (1-3) Yeryüzü kendine has bir sarsıntıya uğratıldığı, içindekileri dışarıya çıkarıp attığı ve insan, "Ona ne oluyor?" dediği zaman,
99.4 - İşte o gün, yer, kendi haberlerini anlatır.
99.5 - Çünkü Rabbin ona (öyle) vahyetmiştir
69.13 - (13-15) Sûr'a bir defa üfürülünce, yeryüzü ve dağlar kaldırılıp birbirine bir çarptırılınca, işte o gün olacak olmuş (kıyamet kopmuş)tur.
69.16 - Gök de yarılmış ve artık o gün o da çökmeye yüz tutmuştur.
69.17 - Melekler onun kıyılarındadır. O gün Rabbinin Arş'ını, bunların da üstünde sekiz taşıyıcı taşır.
78.19 - Gök açılır ve kapı kapı olur.
78.20 - Dağlar yürütülür, serap hâline gelir.
56.5 - (3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
70.8 - (8-9) Göğün, erimiş maden gibi ve dağların atılmış renkli yün gibi olacağı günü hatırla.
21.104 - Yazılı kâğıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nasıl yaptıysak, -üzerimize aldığımız bir vaad olarak- onu yine yapacağız. Biz bunu muhakkak yapacağız.
20.105 - (Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) hâlini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."
20.106 - "Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan hâlinde bırakacaktır."
20.107 - "Orada hiçbir çukur, hiçbir tümsek göremeyeceksin."
Ekstra bakınız Ahzab suresindeki bol bol ayetlere, bakınız, enfalin başından sonuna kadar savaş ortamında durum kararları alan tanrıya, bakınız bel ile kaburga arasından su fışkırtana, Adem ve Havva hikayesindeki akılsızca yazılan tonla mantıksal hata barındıran garip hikayeyi verdik bakamadıysanız bir daha bakınız, aslında kurana baştan sona bakınız her yanı nice mantıksal hatalar ile doluyor taşıyor.
Bu arada;
yazım yılı; m.ö: 200
5.1: Nambianın osuruğuna boru döşedik
Vay be insan sözü değil doğal gazdan haber vermiş.
5.2: Döşedik ki, bir daha kral tmibilusu o pis kokusu ile rahatsız etmesin.
Kes 5.1'i evet şimdi dilediğin kadar aa bak oradan buraya gidermiyim diye kafa patlat, sana armağan olsun. Cımbız ile seçerek kendinize göre dizayn ettiğiniz anda sorun oluyor da anlatamıyoruz. Hem kuran bütünsel derler, kıyamet ile ilgili onca saçma şeyi atlarlar hem de yıldızların ışığını söndürürler.
Bir bilseler yıldızlar ve gezegenler arasındaki ayrımı bilmeyen kuran tanrısını ve zaten milyarlarca yıl boyunca yıldızların doğup, öldüğünü..
Tabi tek yeryüzü ve üzerine gök inşaa eden tanrı olunca, yıldızlar size çölde kaybolmayasınız diye yanan kandil oluyor, hali ile hepsinin elektriğini birden kesip tanrı sizi karanlığa gömüyor. Yolsuz kalmayasınız emi...
mrdragon
05-05-2014, 07:26
Kullanan sen oldugun icin, sana sormustum; neyse.
Bu mesaji gorur, okur ve gerekli gorurse de cevap verir; umarim.
Bilimin elinde insanolu disinda baska bir fenomenin kitap yazdigi henuz gozlemlenemedi.
Ayrica bir sorun da arada 3. baska bir turun olmasi.
Yani kitap yazan kaynagin ne oldugunu insanoglu diline cevirebilen; insanoglu ile tanri arasinda tercuman gorevi gorebilen ve hem yazanin hem de insanoglunun dilinden anlayan; bir baska tur.
Dil tanrısı; Düşlenen tanrıların aktarılacağı tek yer onu düşleyenlerin dilidir üzerine bir gönderme üstad.
Her imanlının içinde ayrı bir tanrı anlayışı yatıyor, hali ile insanlar kendi hayallerini dilleri aracılığı ile aktarıp duruyorlar.
Bu hayali tanrılara gönderme yapsanız, doğal olarak onlar dile gelemiyor da, imanlısı, hayali tanrısı adına durmadan satırlar karalıyor. Aynı tanrıya iman ettiğini söyleyenler, aynı platformda türlü görüş ayrılıklarına düşüp, hayali tanrıları adına dilleri aracılığı ile kapışmaya devam ediyorlar.
Tabi bir de en kritik nokta, bir zamanlar sınırsız güç ile şekillendirdikleri, evreni ona adadıkları tanrının, varlığını anlatabilmek için dahi, tüm zamanlar boyunca, insan dilinden çıkmaktan öteye gidememiş olması da bulunuyor. Sonrasında insan dilinden döktüğü kelimelerin kitaplaştırılması ile karşılaşıyoruz da, o kitaptaki tanrısal diye kabul ettikleri sözler yetmiyor hali ile, tanrının yokluğunu içten içe bilipte kabullenemedikleri içindir, insanoğlunun dili, tanrısı adına aşka geliyor.
knowledgetowisdom
05-05-2014, 09:17
Bu arada;
yazım yılı; m.ö: 200
5.1: Nambianın osuruğuna boru döşedik
Vay be insan sözü değil doğal gazdan haber vermiş.
5.2: Döşedik ki, bir daha kral tmibilusu o pis kokusu ile rahatsız etmesin.
Kardeş Nuri bilge Ceylanın filmlerine "adam bir yürüyor bakkala çakkala gidiyorum geliyorum hala yürüyor" diyen Şahan gibisin... Tabi Şahan'ın filmleri 7 milyon seyrediliyor ya kendisini üstüne bir de zeki falan sanıyordur...
Ben ayet hakkında yorum yapmadım ama bu ayet hiç senin "dil tanrısı" diyemeyeceğin kadar yoruma ihtiyaç duydurtmadan şekilde net...
ama sen oturup düşünce üretmek yerine klasik ateist tavrı direk anlamadığın başka ayetlere sarıldın; esas meseleden kaçtın...
osuruğunda boğulasıcaaaa :)
Düşünce üretme sen osuruk üret ....
Felâsife
05-05-2014, 12:51
Ayrica bir sorun da arada 3. baska bir turun olmasi.
Yani kitap yazan kaynagin ne oldugunu insanoglu diline cevirebilen; insanoglu ile tanri arasinda tercuman gorevi gorebilen ve hem yazanin hem de insanoglunun dilinden anlayan; bir baska tur.
Bu soruyu geçen burada da (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=517122&postcount=6) sormuştum, iyi hatırlıyorum, bilerekte cevap vermemiştim (bakalım cevap verecek var mı dedim) hasılı aynı soru gene çıktı.
Yalnız bunun için yeni konu açmalısın, yoksa mevzu konular arasında kaynar gider.
evrensel-insan
05-05-2014, 17:39
Bu soruyu geçen burada da (http://www.turandursun.com/forumlar/showpost.php?p=517122&postcount=6) sormuştum, iyi hatırlıyorum, bilerekte cevap vermemiştim (bakalım cevap verecek var mı dedim) hasılı aynı soru gene çıktı.
Yalnız bunun için yeni konu açmalısın, yoksa mevzu konular arasında kaynar gider.
Ben bu konuyu senin linkini verdiginden daha once de dile getirmistim.
O yuzden asagidaki linki guncelledim ve konu ile ilgili mesajimi yazdim.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31541&highlight=Allah+demektir&page=4
evrensel-insan
05-05-2014, 17:42
Dil tanrısı; Düşlenen tanrıların aktarılacağı tek yer onu düşleyenlerin dilidir üzerine bir gönderme üstad.
Her imanlının içinde ayrı bir tanrı anlayışı yatıyor, hali ile insanlar kendi hayallerini dilleri aracılığı ile aktarıp duruyorlar.
Bu hayali tanrılara gönderme yapsanız, doğal olarak onlar dile gelemiyor da, imanlısı, hayali tanrısı adına durmadan satırlar karalıyor. Aynı tanrıya iman ettiğini söyleyenler, aynı platformda türlü görüş ayrılıklarına düşüp, hayali tanrıları adına dilleri aracılığı ile kapışmaya devam ediyorlar.
Tabi bir de en kritik nokta, bir zamanlar sınırsız güç ile şekillendirdikleri, evreni ona adadıkları tanrının, varlığını anlatabilmek için dahi, tüm zamanlar boyunca, insan dilinden çıkmaktan öteye gidememiş olması da bulunuyor. Sonrasında insan dilinden döktüğü kelimelerin kitaplaştırılması ile karşılaşıyoruz da, o kitaptaki tanrısal diye kabul ettikleri sözler yetmiyor hali ile, tanrının yokluğunu içten içe bilipte kabullenemedikleri içindir, insanoğlunun dili, tanrısı adına aşka geliyor.
Iyi guzel de, bu "sirk kosmak" ve "gunah" degil mi, bir inanir musluman algisinda?
Ben inanirlar acisindan bir ufuk olabilecek bu algi ve celiskiyi; son olarak eski ama Allah ile direk bagimli asagidaki baslikta son mesaj olarak yazdim.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31541&highlight=Allah+demektir&page=4
mrdragon
05-05-2014, 18:38
Kardeş Nuri bilge Ceylanın filmlerine "adam bir yürüyor bakkala çakkala gidiyorum geliyorum hala yürüyor" diyen Şahan gibisin... Tabi Şahan'ın filmleri 7 milyon seyrediliyor ya kendisini üstüne bir de zeki falan sanıyordur...
Ben ayet hakkında yorum yapmadım ama bu ayet hiç senin "dil tanrısı" diyemeyeceğin kadar yoruma ihtiyaç duydurtmadan şekilde net...
ama sen oturup düşünce üretmek yerine klasik ateist tavrı direk anlamadığın başka ayetlere sarıldın; esas meseleden kaçtın...
osuruğunda boğulasıcaaaa :)
Düşünce üretme sen osuruk üret ....
Başka ayetler dediğiniz sadece kuranda anlatılan kıyamet zamanı olacaklardır. Sizin paylaştığınız da kıyamette tanrının vermiş olduğu vaattir.
Yani tepenizdeki yıldızların ışığını da söndürecek, patır patır yere de dökecek onları.
Kuran tabanında gökte parlayarak görülen gezegenler dahi yıldızdır, kandildir. Uçsuz bucaksız evren düşleyin ve gökteki tüm yıldızların ışığını kesip onları yere döküverin.
Sonra göğü yarın ki, kaçmayasınız diye melekler içeri dalıversin.
Ne anladınız? Bu anlatımların hepsi yer tabanlı fanus kubbeli yükseltilmiş tavan modeli ile uyumludur. Tanrının evrene bakış açısı dar pencereli dünya üzerine kuruludur.
Dağları yürütün siz, dünyayı dümdüz edin, güneşi dürüverin (Güneşte bir yıldız gerçi önce söndürün ışıkları boşverin diğer yıldızları, şeytanları nişanlayın atın yıldızları üzerlerine üzerlerine,,
Ayetler nettir elbette, mesela en net ayetlerden biri de, bu ışıkları söndüren tanrının, Muhammed'in eşlerine 2 kat azap ya da 2 kat mükafat vaad etmesidir. Işıkçı tanrının işine de bakınız. )
Kuran imanlısının böyle ayetlerde kaybolup gitmesinden daha komik bir durum da göremiyorum açıkçası.
Bu arada hani gözümden kaçmadı sanmayın, tanrı alaya alındığında o mekanı terk et yoksa sizler gibi olursunuz denilen ayeti paylaşıp yola devam ederken dahi, tanrılığa soyunduğunuzun farkına varamamanız da manidar. Hoş geldin sevgili arap tanrısından sonra türkish versiyon dil tanrısı....
mrdragon
05-05-2014, 18:43
Iyi guzel de, bu "sirk kosmak" ve "gunah" degil mi, bir inanir musluman algisinda?
Ben inanirlar acisindan bir ufuk olabilecek bu algi ve celiskiyi; son olarak eski ama Allah ile direk bagimli asagidaki baslikta son mesaj olarak yazdim.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31541&highlight=Allah+demektir&page=4
Şirk kelimesini genelde pek düşünmezler, tanrıya ortak koşmak ile tanrısal eylemlere ortak koşmak arasında pek yorum katmıyorlar.
Mesela, dünya kendiliğinden oldu demek şirk midir? Bana göre şirktir. Kimine göre sadece tanrıya ulaşmak adına araya aracılar koymak şirktir.
Oysa tanrının yaratıcı vasfını ondan başkasına adamakta şirk kapsamına girmeli diye düşünüyorum.
Bu aşamada farklı düşünmüyoruz evrensel insan, tanrı yerine dil tanrılarını konuşturmaları elbetteki tanrısallığa soyunmaları ile eşdeğer.
Dikkat edin, bunu yapan 19. kardeşler adına(hepsi için söylüyorum sitede mevcut olanlara gönderme değil.)
Muhammed'in dahi ayetler hakkında yorum yapmaması gerektiği, ayetleri açıklayacak biri varsa onun tanrı olduğunu, sadece kuranın yeteceğini dillendirmelerini gözlemleyebilirsiniz ama bıraksan sabahtan akşama kadar o ayet öyle değil böyle diyerekten fikir beyan ediyorlar.
Demek ki, kuran yetmiyormuş, Muhammed'in yerine kendi dillerini çalıştırmak vazifeleri olmuş.
Tarih boyunca, insanlar kendi dillerinde farklı tanrılar tasarlayıp konuşturdular, hatta kendi fantastik tanrıları adına nice kanlar döktüler de, sadece hayal ettikleri tanrı ne dile geldi, ne de bir eylem gerçekleştirdi. İşte güçlerini buradan alıp dillerini diledikleri gibi bükerek, tanrıyı beyazdan siyaha boyuyor, tekrar yıkıyor, tekrar giydiriyor yola devam ediyorlar..
Kitabinizda tüm müslümanlarin gidecegi söylenir, ancak zulüm yapmamis ve iman etmemis kisiler gidecegi yer ebedi cehennemdir! Bilinmeyecek olan nedir?
E sonucta katil cennete gidiyormu? Nasil katil üstün tutulmuyor? Öyle bal gibi tutuluyorki sinegi incitmemis bir kisiden daha da üstündür kitabiniza göre... müslüman cocuk katilin sonunda cennete gitmesi, üstün oldugunu gösteriyor ve bu yeterli...
Imtihan diyorsunuz, evet bir tanri nasil olurda imtihanin sonucunu bilmiyorki? imtihan yapar? bu basli basina bir celiskidir... Sahi tanri nicin sinav yapar? el cevap...
Su ikna edeci gibi nakaratlari bir tarafa birakalimda, adaletten bahsedelim: Siz adalet denilince ne anliyorsunuz? ackiklarmisiniz günümüzde adalet ne sekilde isler?
Evet kur'anin adaletli oldugunu ileri sürmek ve savunmak oldukca orta caglardan kalma adalet anlayisidir, Köleligi kaldirabildimi? cariyeligi yani seks kölesini efendilerine sunulmasi, evlatligin karisi ile evlenilmesi, fuhusa yesil isik yakip ve kazandiginiz bu paradan biraz da seks kölesi cariyelerinize verin diyen bir tanrinin adaletli oldugunu iddia etmek ne kadar mantiklidir?
evet Kuran'da kimin gerçek kurtuluşa ereceği (ben bunu cennet olarak anlıyorum)belli fakat ben yine de bunu Allah'ın bileceğini düşünüyorum, çünkü ülkede müslümanım diyip "bakara-makarara hahaha" şeklinde Kuran ile dalga geçen adına da "müslümanım" diyenler varken ben kimin cennete gideceğini Allah'ın bileceğini söylememde bir sıkıntının olmadığını düşünüyorum.
katilin el üstünde tutulduğu savınıza hala katılmıyorum çünkü bir önceki mesajımda açıklamıştım, katil de "cezasını çekecek", el üstünde tutulan biri ceza görmez, yüzlerce yıl belki milyonlarca yıl birini öldürdüğü için azap çekmesinin neresi "el üstünde tutulmaktır" ??
ayrıca ülkede bakara makara diye alay eden müslüman görünümlü kafirler varken katilin gerçek bir mümin olmasını da düşünemeyiz, yani katil iman etse bile bu nasıl bir iman olabilir? o yüzden kimin nereye gideceğini kişiye şah damarından daha yakın olan Allah bilir.
imtihan konusu ise başka bir konu, konu dağılmaması için düşüncelerimi burada yazmıyorum, çok istersen kendi bakış açımdan imtihanın haklı olduğunu açıklayabilirim.
gelelim adalet kavramına, bir önceki mesajımda açıklamaya çalıştım, adalet kavramı farklılık gösterebilir, bir suça istinaden verilen infazlar bile değişik ülkelerde farklılık gösterebiliyor, bir suça ömür boyu hapis verilebilirken aynı suça başka ülkede başka cezalar verilebiliyor, bir suça bir hakim 3 sene verirken başka hakim 5 sene verebiliyor..hakimin kanun yaratması, kanun boşluğu vs gibi hukukta bile değişik hükümler var.
kısaca; adalet her yerde aynı olacak diye bir durum yok.
bu açıklamadan sonra tartıştığımız durum ise Allah'ın adaleti..beğenirsin beğenmezsin, veya
beğenirim beğenmem...
eğer Allah'ın adaletinden bahsediyorsak bunu Allah'a bırakmak gerekir, kişiler canlılar ölümlü, bu kainatın bile çökeceğine yani yokoalcağınadair bilimsel teoriler mevcut.
hepimiz geberip gidecekken ve eğer Allah'ın adaletinden yani ahiretin varlığını da içinde kapsayan bir Allah'ın adaletinden bahsediyorsak, henüz ahireti görmeden Allah'ın adaletinin olmadığını söylemek mümkün değildir.
evrensel-insan
05-05-2014, 20:07
Şirk kelimesini genelde pek düşünmezler, tanrıya ortak koşmak ile tanrısal eylemlere ortak koşmak arasında pek yorum katmıyorlar.
Mesela, dünya kendiliğinden oldu demek şirk midir? Bana göre şirktir. Kimine göre sadece tanrıya ulaşmak adına araya aracılar koymak şirktir.
Oysa tanrının yaratıcı vasfını ondan başkasına adamakta şirk kapsamına girmeli diye düşünüyorum.
Bu aşamada farklı düşünmüyoruz evrensel insan, tanrı yerine dil tanrılarını konuşturmaları elbetteki tanrısallığa soyunmaları ile eşdeğer.
Dikkat edin, bunu yapan 19. kardeşler adına(hepsi için söylüyorum sitede mevcut olanlara gönderme değil.)
Muhammed'in dahi ayetler hakkında yorum yapmaması gerektiği, ayetleri açıklayacak biri varsa onun tanrı olduğunu, sadece kuranın yeteceğini dillendirmelerini gözlemleyebilirsiniz ama bıraksan sabahtan akşama kadar o ayet öyle değil böyle diyerekten fikir beyan ediyorlar.
Demek ki, kuran yetmiyormuş, Muhammed'in yerine kendi dillerini çalıştırmak vazifeleri olmuş.
Tarih boyunca, insanlar kendi dillerinde farklı tanrılar tasarlayıp konuşturdular, hatta kendi fantastik tanrıları adına nice kanlar döktüler de, sadece hayal ettikleri tanrı ne dile geldi, ne de bir eylem gerçekleştirdi. İşte güçlerini buradan alıp dillerini diledikleri gibi bükerek, tanrıyı beyazdan siyaha boyuyor, tekrar yıkıyor, tekrar giydiriyor yola devam ediyorlar..
Tamam. O zaman burdan su mantikksal sonuc cikiyor.
Herkes kendi inandigi neyse onu yapiyor ve soyluyor.
Zaten tum insanoglunun da yaptigi bu degil mi?
Buradaki sorun ise, INANC ILE BILINCIN CELISKISI
Yani inanc rehetsiz etmedigi surece SORGULAMA VE BILINCLENME DE MUMKUN OLMUYOR ve boylece cag dunya v.s. degisiyor, ama SABITLENEN/SAHIPLENEN INANCLAR KALICI, TUTUCU, GAGDISI oluyor.
Bu aslinda her turlu etik deger veri tabu icin gecerli.
Yani ideolojiler de izmlerde buna dahil.
Buradaki diger bir sonucta, HERKESIN KENDI INANDIGI NE ISE ONUN AYNISINI BASKASINDAN BEKLEMESI bu temelde de kendi inanci temelinde baski kurmasi yani IKNA ETME/OLMA MUCADELESI.
Aslinda bu bilincaltinayerlesmis otomatik bir dusunce ve davranis.
Konu ya da kavram her ne ise, O SORGULANMAK YERINE; LEYHTE YA DA ALEYHTE DILE GETIRIM VE KUTUPLASMAYA OTEKILESTIRMEYE DONUSUYOR.
Burada isin acisi ideolojik ya da inancsal temelde KENDI VARLIGININ FARKINDASIZLIGI yani KENDI OLMADIGINDAN DILE GETIRIM DE KENDININ OLMUYOR.
Iste buradaki sorunda giyilen sahte ego elbisesi ve kendini baska seyler ile ozdeslestirip, orada kaybetme ve teslim olma. Bu kul kole madde meta mal atom, maymun v.s. temelinde INSANOGLU DISI HERSEY OLABILIYOR.
mrdragon
05-05-2014, 23:54
Elbetteki evrensel insan, ideolojiler içinde geçerlidir.
Sadece benim üzerinde durduğum nokta, bahsettiğiniz olguların hepsi insan düşüncesi olduğu için onun dilinden dökülme zorunluluğu olması ve insanın yorumuna göre dilde şekil almasıdır.
Mutlak güç ve herşeyin sahibi tanrı tasarlayanların da bu kapsama girmesi, iman ettikleri tanrınında bir zandan ötede olamayacağını anlatmaktadır.
Yoksa bizler, elbetteki kendi içimizdeki düşünceleri dışarı vurmaktayız.
Dilekçi, istediğini yapabilen, tanrı yerine insanların fikirlerinin dilden dökülmesi, dökülenlerin kitaplaştırılması üzerinde durulması gereken bir durum aslında ama farkına varmıyorlar.
Tanrısal yokluğun, komedisini, aynı tanrıya iman ettiğini söyleyen, ama hepsinin dilinde milyonlarca başkalaşım geçirmiş olarak bize gelen tanrı kimlik kartları ile yaşıyoruz. Bu yokluk onu dilllendiren insan zihninde öyle bir güçtür ki, tanrıyı aslında tam da söylediğiniz gibi hiçe sayacak kadar senden daha iyi söz söylerim, söylediklerini senden daha iyi bilirim, sen orada bunu değil bunu yapmışsın, ayetin kafama yatmadı bu böyle olmalı, müteşabbih ayetlerini de senden iyi bilirim diyecek kadar ileri gidip, aslında kuran açılımına göre tanrıya ortak olmayı dahi deniyorlar.
Ayetleri gözlerinin önüne getirdiğinizde dahi, açık hükümleri hiçe sayıp kendi dillerindeki tanrı adına konuşmaya devam ediyorlar...
İman ettikleri tanrının bugüne kadar hiç dile gelebildiğini gördünüz mü? Onun hayat bulacağı tek yer tüm düşüncelerin açığa çıktığı insan dilidir.
evrensel-insan
06-05-2014, 01:02
Elbetteki evrensel insan, ideolojiler içinde geçerlidir.
Sadece benim üzerinde durduğum nokta, bahsettiğiniz olguların hepsi insan düşüncesi olduğu için onun dilinden dökülme zorunluluğu olması ve insanın yorumuna göre dilde şekil almasıdır.
Mutlak güç ve herşeyin sahibi tanrı tasarlayanların da bu kapsama girmesi, iman ettikleri tanrınında bir zandan ötede olamayacağını anlatmaktadır.
Yoksa bizler, elbetteki kendi içimizdeki düşünceleri dışarı vurmaktayız.
Dilekçi, istediğini yapabilen, tanrı yerine insanların fikirlerinin dilden dökülmesi, dökülenlerin kitaplaştırılması üzerinde durulması gereken bir durum aslında ama farkına varmıyorlar.
Tanrısal yokluğun, komedisini, aynı tanrıya iman ettiğini söyleyen, ama hepsinin dilinde milyonlarca başkalaşım geçirmiş olarak bize gelen tanrı kimlik kartları ile yaşıyoruz. Bu yokluk onu dilllendiren insan zihninde öyle bir güçtür ki, tanrıyı aslında tam da söylediğiniz gibi hiçe sayacak kadar senden daha iyi söz söylerim, söylediklerini senden daha iyi bilirim, sen orada bunu değil bunu yapmışsın, ayetin kafama yatmadı bu böyle olmalı, müteşabbih ayetlerini de senden iyi bilirim diyecek kadar ileri gidip, aslında kuran açılımına göre tanrıya ortak olmayı dahi deniyorlar.
Ayetleri gözlerinin önüne getirdiğinizde dahi, açık hükümleri hiçe sayıp kendi dillerindeki tanrı adına konuşmaya devam ediyorlar...
İman ettikleri tanrının bugüne kadar hiç dile gelebildiğini gördünüz mü? Onun hayat bulacağı tek yer tüm düşüncelerin açığa çıktığı insan dilidir.
Sadece insan dili degildir. Insan dili sadece insanoglu icindir. Yani basska trur ya da fenomenleri ilgilendirmez.
Insanoglu kendi turu icin bir monolog yaratmistir. Iste bu monologu algilayan da sadece insanogludur, o yuzden de emirsel dil yapisinda senin ile ayni dusunce ya da davranisi paylasmazsa tartisir.
Bu temelde tanri dahil; insanoglu algiladigi her somut ya da soyut icin zaten kendi ozelliklerini veriyor ve onlari onlarin adina kendi konusturuyor.
mrdragon
06-05-2014, 01:44
Anlatım dilinizi daha sadeleştirebilirsiniz diye düşünüyorum. Elbetteki aynı düşünceleri paylaşmak zorunda değiliz.
İnsanlar inançlarını da, sahip olduğu değerleri de tartışırlar bunda bir sıkıntı yok.
İnsanların genel olarak yaptıkları eylemler anahtardır ve bu aşamada insan dışı fenomenleri yaratanlara ve dillendirenlere farklı bir noktadan gönderme yapmıyoruz farkında olmasanız da.
Dillendirilenler size ait düşünceler olacaklar ya da başkasının düşünceleri ise, söylenişlerine hiç dokunmadan aktarmanız gerekecek. Bu aşamada dil tanrısı kişiye özel işliyor.
Onun hayat bulacağı tek yer anlatım olarak sağlıklı değil daha derin düşünülürse, tanrının hayat bulacağı tek yer hayal dünyanız ya da düşünceleriniz olacağı gerçeğidir. Bu aşamada şayet bir insanın düşüncelerinde hayat bulmuşsa açığa çıkacağı tek yerde o insanın dilidir diyelim. Sonuç itibari ile bireyin hayali bir varlığı nasıl şekillendirdiğini, paylaşmadığı sürece bilemeyiz. Ah o diller ah.
evrensel-insan
06-05-2014, 01:54
Anlatım dilinizi daha sadeleştirebilirsiniz diye düşünüyorum. Elbetteki aynı düşünceleri paylaşmak zorunda değiliz.
İnsanlar inançlarını da, sahip olduğu değerleri de tartışırlar bunda bir sıkıntı yok.
İnsanların genel olarak yaptıkları eylemler anahtardır ve bu aşamada insan dışı fenomenleri yaratanlara ve dillendirenlere farklı bir noktadan gönderme yapmıyoruz farkında olmasanız da.
Dillendirilenler size ait düşünceler olacaklar ya da başkasının düşünceleri ise, söylenişlerine hiç dokunmadan aktarmanız gerekecek. Bu aşamada dil tanrısı kişiye özel işliyor.
Onun hayat bulacağı tek yer anlatım olarak sağlıklı değil daha derin düşünülürse, tanrının hayat bulacağı tek yer hayal dünyanız ya da düşünceleriniz olacağı gerçeğidir. Bu aşamada şayet bir insanın düşüncelerinde hayat bulmuşsa açığa çıkacağı tek yerde o insanın dilidir diyelim. Sonuç itibari ile bireyin hayali bir varlığı nasıl şekillendirdiğini, paylaşmadığı sürece bilemeyiz. Ah o diller ah.
Ben oyle bir sey demedim zaten. Burada karsilikli dusunce ve bilgi paylasiyoruz, oyle degil mi?
Dil tanrisi ancak belki sorgulayan kisiye ozel isleyebilir. Yoksa yonlendirim ve yaptirim temelinde zaten topluma empoze edilmeye calisiliyor.
Insanoglu da empoze edileni sorgulayacagi yerde, ya leyhte ya da aleyhte secim yapip; leyhte aleyhte temelinde tartisiyor.
Dil insanoglunun HEM KENDI ICIN HEM DE ILISKISI ICIN BIR ILETI/ILETISIM ARACIDIR.
Bunun temelinde kendi farkinda olmasa da bilincinde olmasa da; konusan ne evren, ne doga, ne dunya, ne madde, ne nesne, ne de tanri, yaratici, gulyabani, spagetti canavari hatta hayvan degildir.
Tum bunlari insanoglu kendi gozlemi ve algisi ve de kavramsal bilgisi kullanimi ile, dillendirir.
Bu arada kendini de dillendirir.
Kisaca DILINI KONTROL EDECEGINE, DILI ONU KONTROL EDER.
HER TURLU DEGERI KONTROL EDECEGINE, DEGERLER ONU KONTROL EDER.
Ustelik kendi yarattigi her turlu deger ugruna da yine kendi turunu harcar.
Yani kendi degeri, yarattigi degerden; daha degersizdir.
Iste sorun tam da burdadir. Yani sahte ego ve kendinin yoklugu.
Natürelist
06-05-2014, 04:33
neyi kastettiğim hala anlaşılmamış ne yazık ki
valla çok fena uyuyor sen rivayetlerden bir sıyrıl bak neler olacak...
hayır Kuran bana "eğer sen hakaret ediyorsan" hakaretin bitene kadar dönüp gitmemi öğütler hem mekki ayetlerde hem medeni ayetlerde...bunu vefik samiyle tartıştık okuduysan...
Savaş durumundaki özel ayetleri normal durumlarla karıştırmayın eğer bunu bilinçli yapıyorsanız o zaman ben buna bir şey yapamam..
Bütünsel ele almak demek A KONUSUNU TARTIŞIRKEN Z konusuna sıçramak demek değildir. Bunu bir türlü anlatamadım.
bak ne demişim:
Kuran'da Türkçe karşılığı "yaratmak" olarak verilen tüm kelimeleri çıkardın mı? Bu kelimelerin geçtiği ayetlerdeki kullanımlarını inceledin mi? Artı ilgili tüm ayetleri ve ne anlattıklarını inceledin mi? Bütün bu kullanımları ; anlamları tablolaştırıp çelişkisiz bir mantığa kavuşturdun mu?
Tüm bunları yaptıktan sonra mı yukarıdaki eleştiricikleri getirdin? Tüm herşey birşeyi çürütmek için arapça sölüğe bakıp celae= şu şu şu demek mi?
Kaç makale okudun konuyla ilgili? Kaç gün kafa patlattın? kaç gün uykuların kaçtı?
Bunların içinden sadece makale okumak örneği mi ilgini çekti? Tamam geri aldım makale okuma üsttekileri yap...
Ben bu evreni Allahın yarattığına inanıyorum. Evrenin kurallarını anlamak insanlığın ömrünü aldı hala anlayamadı insanlar. Evrenin kuralları da Allahın ayetleri olarak geçer Kuranda...
Kuranın temel buyrukları çok nettir. namaz kıl oruç tut zekat ver gibi.... bunları insanlar dallandırıp budaklandırmıştır. Yoksa çok kolay bir şekilde anlaşılır bu ayetler.
Kuranı bir kere sağlam okusan namaz kılman gerektiğini, oruç tutman gerektiğini, yalan söylememen gerektiğini, haksızlık yapmaman gerektiğini,vs. vs. çok net anlarsın.
Fakat Kuranın bir kısmı üzerinde oturup çok ciddi olarak çalışman "incelemen" "tedebbür etmen" gerekir bu kuranın açık emri... Bu ayetler evrenin kuralları olan ayetler gibidir. Aklı olan insanı ileri götürür bu ayetler. ( lütfen burada peygamberin evliliği ile ilgili bir ayteti copy paste edip "bu mu...." garabetine düşmeyin.
Ben şu ana kadar üzerinde kafa patlattığım ayetlerde şükür çok net çok çelişkisiz cevaplara kavuştum.
"ceale" üzerinde bile kafa yormamışsınız anlaşılan o kadar fazla...
kaldı ki şöyle bir ayet var:
"ilk olarak nasıl yarattığımı öğrenmek istiyorsan yeryüzünü dolaş"
ayet çok açıkça insanlığın tarihini öğrenmek istiyorsan referans : arkeoloji vs. diyor...
kuranın ilgili ayetleri sadece temel bilgileri verir; işaretleri verir...
Ben kastettiginizden ne demek istediginizi anladim da, ancak ayetlere zerre kadar uymuyor, cikarimlariniz saglikli degildir, bakiniz hala defalarca ayni seyleri tekrarliyorsunz. Siz siz olun bari iman ettiginiz kitabin anlamlarindan kopmayiniz, öyle kopuk destek arayislari ile daha da bocalayacaksiniz, Yani sunun surasinda Adem'i yaratacagindan bahsettigini diyemiyorsunuz? Olayin özeti budur.
Fitne cikaranlar, yani iman etmediginiz taktirde, fitne yapmis olursunuz kitabiniza göre. Demekki fitne/imansizlik edenleri hükmüne göre öldürülmesinin adil oldugunu ifade ediyorsunuz :fear: Ne zorbalik! degil mi ama? ;)
Bu ayetlerin hic de savas durumunda baglantili oldugunu bahsetmiyor, ve düpedüz kim iman etmezse? fitnelik yaptigini! gün isi gibi nettir... Yeri geldiginde ayetleri anliyorsunuz, ancak rahatsiz edici oldu mu? o zaman da sürersiniz arabanizi yokusa dogru, ve binbir dereden su getirmeye cabalarsiniz.
Bakiniz genellikle müslümanlarin herzamanki tavirlari böyledir, maalesef sonunda konu konu olmaktan cikip, anlama/ anlamama konusuna dönüstürülmektedir...
Daha en basitinden ne anladiginizi simdiye kadar aciklamadiniz, hep kelime oyunlari ile gecistirmeye gayret etmektesiniz... Bak, o gördügün ayetin bir öncesi ne demektedir? hani diyorsunuz "ya bütünsellik" zaten kur'an bir seyi anlattiginda, film aniden kopar, ve bir bakmissiniz konu baska bir surede benzer sekilde tekrari olarak devam eder? yani mevzu, yine ayni mevzu, degisen bir sey yoktur. Iste bakara-30'un konusu da yine benzer sekilde tekrari dir...
Fakat size, yeryüzünü önce yarattigini söylemistim, ve buna dair tek bir aciklama yapamadiniz? Nicin? Cünkü aksini iddia ettiginizde ayet sizi tokatlar ne yazikki ;)
O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir. (Bakara suresi, ayet-29)
Iste bu ayet de insanin tam anlindan vurur... Gördünüz ne dedigini. Ayette ilk basta yeryüzünü yani Dünya'yi(!) sonra da Evreni(!) hemi de yedi kat olarak. Bu Dünya'yi yaratma isi dört gününü almis :) Evreni yaratma isi ise sadece iki gününü almis, ve toplam 6 günde de bitirmis?!
Sizde gayet iyi biliyorsunuz ki, Dünyamizin yasi 4,5 milyar dir. Ya evren?? Bu durumda nasil olurda dünya ilk olarak yaratilmis(!)? el cevap?
Iste acikca görülüyorki bunu iddia etmek duvara toslamak demektir, lakin bilim öyle demiyor ;)
Kuranın temel buyrukları çok nettir diyorsunuz. Iste kitabinizi tanimiyorsunuz, ille de bir ateist bunun böyle olmadigini size hatirlatmali mi?
Yahu müslümanlar günde kac kez namaz kilar? ki buyruklari net olsun? Daha temel kurallarindan iskaliyor! O dediginiz günde kac kez namaz kilinilmasi, ayetler ile degil, rivayetler ile aciklanmaktadir! Hani bana diyorsunuz ya, su rivayetlerden bir kurtulsaniz(!)? Siz bunu yapabiliyormusunuz? Bak namaz konusunda da kur'an yetersiz kaliyor. Simdi kaldimi temel buyruklarin bir anlami :)
Kuranı bir kere sağlam okusan namaz kılman gerektiğini, oruç tutman gerektiğini, yalan söylememen gerektiğini, haksızlık yapmaman gerektiğini,vs. vs. çok net anlarsın. diyorsunuz.
Iste buraya bittim dogrusu...
Daha kendi kendinizi yalanladiginizin farkina bile varamiyorsunuz?
Evet kur'ani saglam okumusumdur, namaz kilmasina kilacagim da, ancak günde kac kez? hani nerede kaldi sizin o dediginiz temel buyruklar nettir iddianiz? Daha müslümanlar kendi aralarinda görüs birligi yoktur bu konu da? Ha derseniz namaz bes kere kilmamiz emrolunmustur ve nettir! O halde bana tek bir ayet gösterebilirmisiniz...?? Sanmiyorum ve kur'anda da bosuna aramayiniz bulamazsiniz... Sonucta beserinin sözlerine gebe kalacaksiniz bunu aciklamak icin ;) Eh iste, sonucta yalan söylememek elbette bir karakter yapiya baglidir ve bunu kur'an ile bagdastirmak tutarli degildir. Bu konu da bakara-makara diye yalancilari iyi tanimaniz gerekir, bak, o da müslümanim diyor. Bakiniz bunun kitapla mitapla ilgisi yoktur, pekala bir ateist de yalan söyledigi gibi müslüman da yalan söyleyebilir, ayrica kitabiniz da yalan söyleyebilirsiniz demektedir. Kisacasi burada yalancilik konusunda kötü bir örnek olmaktadir... Takkiye'nin ne oldugunu size hatirlatirim ;)
Hala "Ceale"ye takilmissiniz, ben ne oldugunu acikladim, ve tekrari lüzumsuzdur. Size de defalarca söyledim, bari bir de siz aciklayiniz meraminizi, ayni seyleri tekarlayip duruyorsunuz...
Kisacasi, ayetler hakkinda yalniz siz degilsiniz kafa patlatan, bu konu da bizler de kafa patlatigimizdan emin olabilirsiniz, en azindan buradaki yazilan cizilenlere baktiginiz da anlayacaksiniz, ancak celiskileri görmemek icin kafamizi kuma sokmaya da gerek yoktur diye düsünüyorum...
Sayin gordion, size yarin cevap veririm simdilik bayagi gec oldu, artik uyku zamani geldi :)
Iyi forumlar...
mrdragon
06-05-2014, 07:39
sayın evrensel insan;
Bahsettiğiniz dil tanrısı kişiye çok kısa sürede 20.000'e yakın postta yazdırıyor o benim ilgi alanımda olan değildi.
Biri benim tanımladığım dil tanrısını sordu ki, bu tanım sadece bana has işlediği için paylaştım. Başkasının dil tanrısı tanımını açıklamadım ve bu kriterimin, insanlık dışı bir varlığı tanımlayanın insan olmasının abesliğine gönderme olduğunu anlatmaya çalıştım ötesi değil. Anlatamamış olabilirim. Ne de olsa ben insanım. Zaten tüm göndermelerim insan olmak ile insan ötesi tanımlanan varlık arasında gidip geliyor.
Kısacası insan dilinin özelliklerini, düşüncelerin dışa vurum nedenlerini, iletişim aracını v.s. tartıştığımı düşünmüyorum. Amacımın bu olduğunu da,
Her alanda tartışıp bilgi edinmek isteyebilirsiniz, forumlar genelde bunun için varlar. Bilgilerinizi konuşturmayı da, ben bir kere daha ifade edeyim. Kısıtlı forum zamanımda önceliğim farklıdır. Dil tanrısı için başka bir izah vermem gerektiğini düşünmüyorum. Aksi takdir de, günde tonla ileti yazar duruma gelmem gerekir de hayatım öyle işlemiyor üzgünüm.
evrensel-insan
06-05-2014, 20:18
sayın evrensel insan;
Bahsettiğiniz dil tanrısı kişiye çok kısa sürede 20.000'e yakın postta yazdırıyor o benim ilgi alanımda olan değildi.
Biri benim tanımladığım dil tanrısını sordu ki, bu tanım sadece bana has işlediği için paylaştım. Başkasının dil tanrısı tanımını açıklamadım ve bu kriterimin, insanlık dışı bir varlığı tanımlayanın insan olmasının abesliğine gönderme olduğunu anlatmaya çalıştım ötesi değil. Anlatamamış olabilirim. Ne de olsa ben insanım. Zaten tüm göndermelerim insan olmak ile insan ötesi tanımlanan varlık arasında gidip geliyor.
Kısacası insan dilinin özelliklerini, düşüncelerin dışa vurum nedenlerini, iletişim aracını v.s. tartıştığımı düşünmüyorum. Amacımın bu olduğunu da,
Her alanda tartışıp bilgi edinmek isteyebilirsiniz, forumlar genelde bunun için varlar. Bilgilerinizi konuşturmayı da, ben bir kere daha ifade edeyim. Kısıtlı forum zamanımda önceliğim farklıdır. Dil tanrısı için başka bir izah vermem gerektiğini düşünmüyorum. Aksi takdir de, günde tonla ileti yazar duruma gelmem gerekir de hayatım öyle işlemiyor üzgünüm.
Tamam anlasildi, tesekkurler.
Yalniz burasi bir kitle platformu ve her okura yazara acik. O acidan yazilan yazilar, yazarin mesajina da yonelik olsa; yazinin kitle boyutunu unutmamak gerekiyor.
Ben de genelde yazilarimda kisiye degil; okur yazar kitlesine yaziyorum.
Eger sizi yazma olarak bazi seylere zorladigim izlenimi verdiysem, ozur dilerim.
Cunku boyle bir amacim yok.
O yuzden mumkun olursa, boyle algilamayin ve kendinize de boyle bir islev yuklemeyin.
Natürelist
07-05-2014, 00:50
evet Kuran'da kimin gerçek kurtuluşa ereceği (ben bunu cennet olarak anlıyorum)belli fakat ben yine de bunu Allah'ın bileceğini düşünüyorum, çünkü ülkede müslümanım diyip "bakara-makarara hahaha" şeklinde Kuran ile dalga geçen adına da "müslümanım" diyenler varken ben kimin cennete gideceğini Allah'ın bileceğini söylememde bir sıkıntının olmadığını düşünüyorum.
katilin el üstünde tutulduğu savınıza hala katılmıyorum çünkü bir önceki mesajımda açıklamıştım, katil de "cezasını çekecek", el üstünde tutulan biri ceza görmez, yüzlerce yıl belki milyonlarca yıl birini öldürdüğü için azap çekmesinin neresi "el üstünde tutulmaktır" ??
ayrıca ülkede bakara makara diye alay eden müslüman görünümlü kafirler varken katilin gerçek bir mümin olmasını da düşünemeyiz, yani katil iman etse bile bu nasıl bir iman olabilir? o yüzden kimin nereye gideceğini kişiye şah damarından daha yakın olan Allah bilir.
imtihan konusu ise başka bir konu, konu dağılmaması için düşüncelerimi burada yazmıyorum, çok istersen kendi bakış açımdan imtihanın haklı olduğunu açıklayabilirim.
gelelim adalet kavramına, bir önceki mesajımda açıklamaya çalıştım, adalet kavramı farklılık gösterebilir, bir suça istinaden verilen infazlar bile değişik ülkelerde farklılık gösterebiliyor, bir suça ömür boyu hapis verilebilirken aynı suça başka ülkede başka cezalar verilebiliyor, bir suça bir hakim 3 sene verirken başka hakim 5 sene verebiliyor..hakimin kanun yaratması, kanun boşluğu vs gibi hukukta bile değişik hükümler var.
kısaca; adalet her yerde aynı olacak diye bir durum yok.
bu açıklamadan sonra tartıştığımız durum ise Allah'ın adaleti..beğenirsin beğenmezsin, veya
beğenirim beğenmem...
eğer Allah'ın adaletinden bahsediyorsak bunu Allah'a bırakmak gerekir, kişiler canlılar ölümlü, bu kainatın bile çökeceğine yani yokoalcağınadair bilimsel teoriler mevcut.
hepimiz geberip gidecekken ve eğer Allah'ın adaletinden yani ahiretin varlığını da içinde kapsayan bir Allah'ın adaletinden bahsediyorsak, henüz ahireti görmeden Allah'ın adaletinin olmadığını söylemek mümkün değildir.
Sayin gordion, cennete gidebilmek icin bir sart vardir, o da IMAN etmektir.
Ayetlerin anlattiklari kisaca söyle: Öbür dünyada cennet de, cehennem de vardir. Biri tanri'ya karsi gelmekten korkup sakinanlar, öbürü de tanri'ya karsi gelenler ve tümüyle inanmazlar icin hazirlanmistir. Cennette akla gelebilecek ve gelmeyecek türden her nimet vardir. Cenneti elde etmek icin, yarisa girmek gerekir, yani tanri’nin hosnutlugunu kazanma yarisi. Yoksa baska türlü elde edilemez.
Müslümanlar düsünsünler bunu, kendi kitabi ile dalga geciyorsa? Elbette kur’anin tanrisinin bir bildigi vardir, ancak onun öyle olmasini yine kur’anin tanrisi yolundan cikararak sapitmistir ;)
Bakiniz burada tanri, bunu tasdikleyerek Nuh’un dilinden dökülen ifadelerin dogru oldugunu hatirlatiyor;
Eğer Allah sizi helak etmeyi diliyorsa, ben size öğüt vermek istesem de öğüdümün size yararı olmaz. O, sizin Rabbinizdir ve sonunda O'na döndürüleceksiniz!» dedi. (Hud suresi, ayet-34)
Ne komedi degil mi ama, bakiniz tanri bir elci (Nuh’u) gönderiyor sonunda da emrettigi hükümlerin teblig etmesinde, bir ise yaramayacagini bildiriyor. O halde tanri dilemisse böyle bir sey olacagini olacak demektir, simdi kaldimi bir sinavin, elci’nin teblig etmesinin anlami..?
Bu konuda ki melodram ayetlere devam edelim;
Özet: “Tanri ve Peygamber’le savasmanin Ceza’si“
Suclara ve günahlara aldirmamak, tanri’ya karsi gelmek’tir. Tanri’yla ve peygamberi’yle bir anlamda savasmak'tir bir anlamda da. Bunlara verilecek ceza ise, söyle özetleyebiliriz: Suclunun öldürülmesi, asilmasi, el ve ayaklarinin capraz olarak kesilmesi ve sürülmesi. Öbür dünyadaki ceza da tabii ki ayri.
Allah'a ve peygamberine karşı savaşmaya kalkışan ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, öldürülmelerinden veya asılmalarından veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesinden veya bulundukları yerden sürülmelerinden başka bir şey olmaz. Bu, onların dünyada çekecekleri bir zillettir. Ahirette ise kendilerine büyük bir azap vardır. (Maide suresi, ayet-33)
Traji komediye bakarmisiniz, Hud suresinde helak olmasini diliyor, hem bir tanri nasil olur da bir seyin gerceklesmesi icin “dilemek“ den bulunur..? Dilemek demek, Birinden bir seyin yapilmasini istemek, rica etmek, arzu etmek, demektir, hic uydu mu tanrinin bu tarz da konusmasi? Diyeceksiniz orada konusan Nuh peygamberi’dir, o halde ayetler de peygamber sözlerinin ne isi var kelamin da..? Hem görmüyor mu, elcisi bir iftira atiyor? Yani “…helak etmeyi diliyorsa…? Denilmesine nicin karsi cikmiyor? Ben olsam tanri’nin yerinde, en azindan söyle derdim: kardesim ben tanri’yim, her seye ol dedi mi, olur! Öyle sandiginiz gibi ben bir seyin gerceklesmesi icin kimse’den bir dilekte bulunmam anladiniz mi..! Ama biz yine konumuza dönelim, burasi ayri bir mevzu olur.
O zaman söyle diyebiliriz kisaca: Yapilan hicbir suc ve günah, ceza’siz kalmayacaktir. Kimi zaman bu dünyada, kimi zaman öbür dünyada, kimi zaman da hem bu dünyada, hem öbür dünyada verilecektir. Dinsel ölcüler icinde yapilan hicbir iyilik, iyi tutum ve davranis da, karsiliksiz ödülsüz kalmayacaktir. Karsilik, ödül, kimi zaman bu dünyada, kimi zaman öbür dünyada, kimi zaman da hem bu dünyada, hem öbür dünyada verilir. Yani insan bu dünyada iyi ya da kötü olarak ne yaptiysa, öbür dünyada karsisinda bulacaktir.
Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlara: «Rabbiniz ne indirdi?» diye sorulduğunda: «Hayır indirdi.» demişlerdir. Bu dünyada iyi işler yapanlara güzel bir mükafat vardır. Elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne hoş! (Nahl suresi, ayet-30) Bunun gibi benzer ayetler kur’an da bolca vardir….
Ancak bir kisi, sinegi incitmemis olsa ve yaptigi iyilikler ile hayati gecirse… Varacagi yer yine cehennemdir..! Oldu mu simdi bu zalim “ADALET“(!)..??
Bakiniz bunun böyle olmasini isteyen yine kur'anin tanri'sidir... Cünkü hersey onun istegi ile hayat yürümektedir... Sizce sorumlu olan kim burada?
Zaten kafirin gidecigi yeri, daha kafir dogmadan kaderi cizilmistir! isteseniz de kaderinizi degistiremezsiniz! Cünkü buna gücünüz yetmez, eger siz, ben kadere inanmiyorum derseniz? din den cikip müslüman olmadigini ve hayali allah'iniza karsi geldiginizi simdiden hatirlatirim ;)
Görülüyor ki kur'anin tanri'si adalet, ve özgür irade tanimiyor! Olsaydi kaderini en basta cizmez'di, ve diledigini de sapittirmaz di!
O yüzden baska kültürlere gidip de adalet anlayisini aramaniza gerek yoktur' lakin burada kur'ana bakmamiz yeterlidir, o ki bir tanri varligi ileri sürülüyor, elbette onun adaletli mi? adaletsiz mi? olduguna da bakmamiz gerekecektir, degisik kültürlerin onun bunun adaleti ile dolayisiyla kiyas yapmak, sadece dünyadaki yasami baglar, ancak burada cennet-cehennemden bahsediyoruz. Burada kurallari koyan ve adalet ile verilen ceza-ödül sistemi bizleri ilgilendiriyor. Ve nitekim görüyoruz ki, ne kadar adaletsiz! oldugu da aciktir...
knowledgetowisdom
07-05-2014, 00:58
Natürelist:
Yani sunun surasinda Adem'i yaratacagindan bahsettigini diyemiyorsunuz? Olayin özeti budur.
Kuranda Türkçeye "yaratmak" olarak çevrilen veya İngilizceye "create" olarak çevrilen kaç adet farklı kelime geçer? Bunları sizden istiyorum madem kafa patlattınız...
Çünkü tüm bu kelimelerin izini ve kullanımını takip ettiğinizde önünüze bir yol haritası çıkarıyor Kuran.. Aman canııım o da yaratmak bu da yaratmak... ha oldu o yüzden xx sayıda farklı kullanım var.. Bunu gül hatrınız için görmezden gelelim. nede olsa siz inkarınızı Türkçe çeviriler üzerinden kurmuştunuz şimdi sizi sil baştan bir daha uğraştırmayalım değil mi?
bakın "dil tanrısı" deyin kurtulun bence siz de bu işten... Mrdragon bu konuda zekice davranıyor güzel bir tıkaç bulmuş kulaklarını tıkayacak size de tavsiyem "dil tanrısı" argümanıdır.
Fakat size, yeryüzünü önce yarattigini söylemistim, ve buna dair tek bir aciklama yapamadiniz? Nicin? Cünkü aksini iddia ettiginizde ayet sizi tokatlar ne yazikki
O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir. (Bakara suresi, ayet-29)
Iste bu ayet de insanin tam anlindan vurur... Gördünüz ne dedigini. Ayette ilk basta yeryüzünü yani Dünya'yi(!) sonra da Evreni(!) hemi de yedi kat olarak. Bu Dünya'yi yaratma isi dört gününü almis Evreni yaratma isi ise sadece iki gününü almis, ve toplam 6 günde de bitirmis?!
Sizde gayet iyi biliyorsunuz ki, Dünyamizin yasi 4,5 milyar dir. Ya evren?? Bu durumda nasil olurda dünya ilk olarak yaratilmis(!)? el cevap?
Iste acikca görülüyorki bunu iddia etmek duvara toslamak demektir, lakin bilim öyle demiyor
Görmediğimden cevap yazmamışım. Yoksa neden yazmayayım?
Neyse ayete baktım ve benim aklıma hemen "atmosfer" geldi; evren değil...
bakın bilgi eksikliğiniz burada da kendisini gösteriyor. Evrenin yaratılışından bahseden fiil başkadır ve çok ilginç bir fiildir. neyse bu noktada daha fazla ipucu vermeyeyim gerçekten kafa patlatmak istiyorsanız önünüzü tıkamayayım.
Ha atmosfer 7 tabaka değil diyebilirsiniz burada bahsedilen 7 tabaka nedir bilmiyorum. Ara tabakalarla birlikte şu an toplam 7 katmanı bulunuyor atmosferin; ara tabakaları saymazsan 5 tabakası var... fakat 1400 yıl önce zikredilen 7 tabaka ile günümüz biliminin 5+2 şeklindeki bulgusunun örtüşmesi de yeteri kadar ilginç değil mi?
tabi bu bilimsel bir konu ben bu konuda yetkin değilim. tek emin olduğum ayet kesinlikle evrenin yaratılmasından bahsetmiyor.
Artı:
Bilim adamları, dünyamızın yaklaşık 5 milyar yıl önce oluştuğuna inanmaktadırlar. Dünyanın oluşumundan sonraki ilk 500 milyonlu yıllarda atmosferin su buharı ve gazlardan oluştuğu düşünülmektedir. 3.5 milyar yıl öncesinde ise, atmosferin muhtemelen karbondioksit (CO2), karbonmonoksit (CO), su buharı (H2O), azot (N2) ve hidrojen (H2) gibi gazlardan oluştuğu varsayılmaktadır.
Bu da ilginç değil mi? Önce dünyanın sonra atmosferin oluştuğu bulgusu ile ifade örtüşüyor.
Özetle "yaratma" eyleminin kullanılışı kuranda çok dikkatle ve aceleci davranmadan incelenmelidir. Bu konuda orjinal metinden destek almadan çevirilerden gitmek yanıltır.
tabi siz şimdi bana "kıvırıyor ayetleri istediği gibi anlıyor" suçlamasını yapacaksınız.
Ben uzun süredir kurandaki "yaratma" kavramları ile ilgili çalışıyorum. Bazı gramer kurallarını henüz tam bilmediğim için "şudur" diye genele ilişkin bir bulgu hiç bir yerde paylaşmadım. ama emin olun ayetin "atmosferden" bahsettiğini anlamam 30 saniyemi aldı hiç bir yerden okumadım. Ne yaptım ? Ayetin orjinaline baktım. Zaten konunun geneli hakkında bilgi sahibi olduğum için evrenden bahsetmediğini anlamam toplam 1 dakikamı aldı. Ve de eminim; kıvırdığımı düşünmekte serbestsiniz tabi ki.
Sayin gordion, cennete gidebilmek icin bir sart vardir, o da IMAN etmektir.
Ayetlerin anlattiklari kisaca söyle: Öbür dünyada cennet de, cehennem de vardir. Biri tanri'ya karsi gelmekten korkup sakinanlar, öbürü de tanri'ya karsi gelenler ve tümüyle inanmazlar icin hazirlanmistir. Cennette akla gelebilecek ve gelmeyecek türden her nimet vardir. Cenneti elde etmek icin, yarisa girmek gerekir, yani tanri’nin hosnutlugunu kazanma yarisi. Yoksa baska türlü elde edilemez.
Müslümanlar düsünsünler bunu, kendi kitabi ile dalga geciyorsa? Elbette kur’anin tanrisinin bir bildigi vardir, ancak onun öyle olmasini yine kur’anin tanrisi yolundan cikararak sapitmistir ;)
Bakiniz burada tanri, bunu tasdikleyerek Nuh’un dilinden dökülen ifadelerin dogru oldugunu hatirlatiyor;
Eğer Allah sizi helak etmeyi diliyorsa, ben size öğüt vermek istesem de öğüdümün size yararı olmaz. O, sizin Rabbinizdir ve sonunda O'na döndürüleceksiniz!» dedi. (Hud suresi, ayet-34)
Ne komedi degil mi ama, bakiniz tanri bir elci (Nuh’u) gönderiyor sonunda da emrettigi hükümlerin teblig etmesinde, bir ise yaramayacagini bildiriyor. O halde tanri dilemisse böyle bir sey olacagini olacak demektir, simdi kaldimi bir sinavin, elci’nin teblig etmesinin anlami..?
Bu konuda ki melodram ayetlere devam edelim;
Özet: “Tanri ve Peygamber’le savasmanin Ceza’si“
Suclara ve günahlara aldirmamak, tanri’ya karsi gelmek’tir. Tanri’yla ve peygamberi’yle bir anlamda savasmak'tir bir anlamda da. Bunlara verilecek ceza ise, söyle özetleyebiliriz: Suclunun öldürülmesi, asilmasi, el ve ayaklarinin capraz olarak kesilmesi ve sürülmesi. Öbür dünyadaki ceza da tabii ki ayri.
Allah'a ve peygamberine karşı savaşmaya kalkışan ve yeryüzünde bozgunculuğa çalışanların cezası, öldürülmelerinden veya asılmalarından veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesinden veya bulundukları yerden sürülmelerinden başka bir şey olmaz. Bu, onların dünyada çekecekleri bir zillettir. Ahirette ise kendilerine büyük bir azap vardır. (Maide suresi, ayet-33)
Traji komediye bakarmisiniz, Hud suresinde helak olmasini diliyor, hem bir tanri nasil olur da bir seyin gerceklesmesi icin “dilemek“ den bulunur..? Dilemek demek, Birinden bir seyin yapilmasini istemek, rica etmek, arzu etmek, demektir, hic uydu mu tanrinin bu tarz da konusmasi? Diyeceksiniz orada konusan Nuh peygamberi’dir, o halde ayetler de peygamber sözlerinin ne isi var kelamin da..? Hem görmüyor mu, elcisi bir iftira atiyor? Yani “…helak etmeyi diliyorsa…? Denilmesine nicin karsi cikmiyor? Ben olsam tanri’nin yerinde, en azindan söyle derdim: kardesim ben tanri’yim, her seye ol dedi mi, olur! Öyle sandiginiz gibi ben bir seyin gerceklesmesi icin kimse’den bir dilekte bulunmam anladiniz mi..! Ama biz yine konumuza dönelim, burasi ayri bir mevzu olur.
O zaman söyle diyebiliriz kisaca: Yapilan hicbir suc ve günah, ceza’siz kalmayacaktir. Kimi zaman bu dünyada, kimi zaman öbür dünyada, kimi zaman da hem bu dünyada, hem öbür dünyada verilecektir. Dinsel ölcüler icinde yapilan hicbir iyilik, iyi tutum ve davranis da, karsiliksiz ödülsüz kalmayacaktir. Karsilik, ödül, kimi zaman bu dünyada, kimi zaman öbür dünyada, kimi zaman da hem bu dünyada, hem öbür dünyada verilir. Yani insan bu dünyada iyi ya da kötü olarak ne yaptiysa, öbür dünyada karsisinda bulacaktir.
Allah'tan korkup kötülüklerden sakınanlara: «Rabbiniz ne indirdi?» diye sorulduğunda: «Hayır indirdi.» demişlerdir. Bu dünyada iyi işler yapanlara güzel bir mükafat vardır. Elbette ahiret yurdu daha hayırlıdır. Takva sahiplerinin yurdu ne hoş! (Nahl suresi, ayet-30) Bunun gibi benzer ayetler kur’an da bolca vardir….
Ancak bir kisi, sinegi incitmemis olsa ve yaptigi iyilikler ile hayati gecirse… Varacagi yer yine cehennemdir..! Oldu mu simdi bu zalim “ADALET“(!)..??
Bakiniz bunun böyle olmasini isteyen yine kur'anin tanri'sidir... Cünkü hersey onun istegi ile hayat yürümektedir... Sizce sorumlu olan kim burada?
Zaten kafirin gidecigi yeri, daha kafir dogmadan kaderi cizilmistir! isteseniz de kaderinizi degistiremezsiniz! Cünkü buna gücünüz yetmez, eger siz, ben kadere inanmiyorum derseniz? din den cikip müslüman olmadigini ve hayali allah'iniza karsi geldiginizi simdiden hatirlatirim ;)
Görülüyor ki kur'anin tanri'si adalet, ve özgür irade tanimiyor! Olsaydi kaderini en basta cizmez'di, ve diledigini de sapittirmaz di!
O yüzden baska kültürlere gidip de adalet anlayisini aramaniza gerek yoktur' lakin burada kur'ana bakmamiz yeterlidir, o ki bir tanri varligi ileri sürülüyor, elbette onun adaletli mi? adaletsiz mi? olduguna da bakmamiz gerekecektir, degisik kültürlerin onun bunun adaleti ile dolayisiyla kiyas yapmak, sadece dünyadaki yasami baglar, ancak burada cennet-cehennemden bahsediyoruz. Burada kurallari koyan ve adalet ile verilen ceza-ödül sistemi bizleri ilgilendiriyor. Ve nitekim görüyoruz ki, ne kadar adaletsiz! oldugu da aciktir...
Adalet kavramının kişiden kişiye, ülkeden ülkeye, hukuk'tan hukuk'a değiştiğini belirtmeme rağmen hala ısrarla Tanrı'nın adaletini sorguluyorsunuz. Oysa ki bunları size diğer mesajımda ifade ettim, neden var olan adalet farklılıklarını görmezden gelerek yorum yapıyorsunuz? En önce bu sorumu cevaplandırırsıanız sevinirim.
Size A ülkesindeki hukukun adaleti makul gelebilir fakat başka bir kişiye de B ülkesindeki hukukun adaleti makul gelebilir..Allah için de X adaleti makul gelebilir, sen nasıl B ülkesindeki adaleti eleştiriyorsan B ülkesindeki de A üleksindeki adaleti eleştirebilriken Allah'ın adaletini istediğin kadar sorgula sonuçta adaleti koyan Allah, yaratan Allah, kanunları kuralları koyan Allah. Sizin Allah'ın adaletini eleştirmeniz Allah'ın adaletini çürütmeniz anlamına gelmez onu anlatmaya çalışıyorum.
Ayrıca cennetin kademeleri olduğu gibi cehennemin de kademeleri var, bir kişinin sineği incitmemesi, iyiliklerle dolu olan hayatının sonunda cehennemin hangi kademesine gireceğini de Allah bilir.
Ayrıca Allah'ın merhametinden ümit kesmeyin şeklinde ayetlieri neden görmüyorsunuz? Kuran'ı incelediğinizi iddia ediyorsanız neden Allah'ın hep azabınan gem vrurken affından söz etmiyorsunuz?
Neden "Allah'ın adaleti bu mu" derken merhametini ifade edip "Allah'ın adaleti bu mu, merhamet eden mi" demiyorsunuz?
ZUMER 53 : De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Üzerine de Hud Suresi vermişsin örnek olarak, "Allah dilediyse" ifadesinden yola çıkmışsın, sizdeki bu Allah'a saldırmak üzerine kurulu siyasetiniz varken, sizin sürekli Allah'ın azap edici ayetlerini gösterip merhmet eden, affeden, merhameti sonsuz olmasına ilişkin yüzlerce ayet varken bunları görmeden sürekli Allah'ın azap edici tarafınız gösterirseniz Allah size zaten hidayet vermez, suçu da böyle Hud Suresini gösterip Allah'a atarsınız ama sadece kendinizi kandırırsınız benden söylemesi.
Maide Suresi'nden de örnek vermişsiniz, o sure yapılan bir antlaşma üzerine inen bir sure, ayrıca VEYA ibaresi var, sadece ayaklarını çarpraz kesin demiyor VEYA deyip şehirden sürmekten bahsediyor, o VEYA o ifadesini sadece ayaklarını kesin olarak neden algılamaya çabalıyorsunuz o da ayrı mevzu.
Ne zaman ayet tartışsak aynı şey oluyor, ya ayeti eksik okuyorsunuz ya da surenin ne zaman indiğini görmezden geliyorsunuz.
mrdragon
07-05-2014, 16:31
Sayın gordion;
Her zaman ki gibi masalın içindeki kritik noktayı kaçırıyorsun gerçek müslüman belgesini hakkediyorsun takdir ediyorum.
Tanrının merhameti, imanlısına geçerlidir.
Yani bir adam melek gibi de olsa, herşeyin en güzelini de yapmaya çalışsa, arapların hayali putuna(size göre gerçek tanrı) inanmıyor diye sonsuza kadar işkence görecek.
Gidin nereyi okursanız okuyun, kuranı baştan sona inceleyin, kuran tanrısının affetmeyeceği tek şey şirktir.
Bu adamların affedilebilmeleri için hayattayken imana gelmeleri gerekiyor. Kuranı incelediğiniz de, o cahil her türlü haltı işleyen, arap müslümanlar karşısında savaşsa da, son saniye zaruriyeti ile müslüman olup bir de müslümanlar adına cihad edince, tanrının merhameti ve bağışlayıcılığı maksimum seviyeye erişiyor.
Bu aşamada, aklen kabullenilmeyecek ilkellikte tasarlanan tanrıya ibadet etmeyenlere sadizmde son noktada işkence eden bir tanrı tasarlanmış.
Tanrının adalet mekanizması da, işkenceci ruhundan dolayı değil. Sınav mekanı diye gösterdiğiniz dünya da çöküyor.
Dünyada bir yer seni bu şekilde işe almayı denesin ona sevgiler ve öpücükler yollamazsın.
Kimine soruları kulaktan verip, kimine binlerce ipucu gösterip, kimine okuması için kitap verip, kimine hiçbir şey vermeden, kimine yılları tanıyan, kimine 1 günü çok gören sevimli tanrı hikayesinden adalet çıkarmak için, gerçekten kalp ile düşünmek şarttır.
mrdragon
07-05-2014, 16:49
Sayın knowledgetowisdom;
41.9 - De ki: "Siz mi yeri iki günde yaratanı inkâr ediyor ve O'na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir."
41.10 - O, dört gün içinde , yeryüzünde yükselen sabit dağlar yarattı, orada bolluk ve bereket meydana getirdi ve orada rızık arayanların ihtiyaçlarına uygun olarak rızıklar takdir etti.
41.11 - Sonra duman hâlinde bulunan göğe yöneldi; ona ve yeryüzüne, "İsteyerek veya istemeyerek gelin" dedi. İkisi de, "İsteyerek geldik" dediler.
41.12 - Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir.
En yakın gökteki yıldızları bulmanız dileği ile, sonrasında yerde sabit dağları yarat bolluk koy, bereket getir ondan sonra üzerine atmosfer inşaa et olur mu?
Cehalet ile bilim örtüşmez. Bakarayı getirip bu ayetleri görmezden gelmeniz, bu işin bilmini bilmeme samimiyetinizi örtmez, nitekim size göre kuran bütünseldir ve siz kuranı anlayan ona hakim olduğunu rivayet edensiniz.
Bakın tanrınızın sözleri yukarıda, atmosfer ve bildiğiniz evrensel yaklaşımlar sizin tanrının bilgisinde değil, ona göre yeryüzünün üzerinde olan herşey yükseltilmiş tavan göktür. Yıldızlar en yakın gökteyse arkadaki göklerde ne var diye sorabilirsiniz elbette. Sevgili imanlı eskiçağ müslümanları oraya türlü rivayetler döşemişler.
knowledgetowisdom
07-05-2014, 17:44
Sayın knowledgetowisdom;
En yakın gökteki yıldızları bulmanız dileği ile, sonrasında yerde sabit dağları yarat bolluk koy, bereket getir ondan sonra üzerine atmosfer inşaa et olur mu?
Cehalet ile bilim örtüşmez. Bakarayı getirip bu ayetleri görmezden gelmeniz, bu işin bilmini bilmeme samimiyetinizi örtmez, nitekim size göre kuran bütünseldir ve siz kuranı anlayan ona hakim olduğunu rivayet edensiniz.
Bakın tanrınızın sözleri yukarıda, atmosfer ve bildiğiniz evrensel yaklaşımlar sizin tanrının bilgisinde değil, ona göre yeryüzünün üzerinde olan herşey yükseltilmiş tavan göktür. Yıldızlar en yakın gökteyse arkadaki göklerde ne var diye sorabilirsiniz elbette. Sevgili imanlı eskiçağ müslümanları oraya türlü rivayetler döşemişler.
Mrdragon,
öncelikle konu o ayetin "evrenin yaratılması " ile ilgili olup olmadığı idi...Ayeti ben getirmedim Naturelist sordu...
siz bu cevabı irdelemek yerine pat başka ayetlere geçtiniz.
Önce o konuyu halledelim bu ayetlere de geçeriz.
Elbette ki Kuran bütünseldir.
Soru:
1-) O ayet evrenden mi bahseder yoksa dünya gezegeninin yaratılışında mı?
2-) Oayet nasıl oluyor da yakın zamanlarda kesinleştirilen bir bilimsel bulgu ile paralel bir şey söyler. Arap çöllerindeki bir insan bunu nasıl bilebilmiş? Atmış tutumuş mu?
Konuyu bilimsel olarak bilmiyorum ama önce yeryuvarlağının sonra atmosferin oluştuğunu biliyorum.
O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.
Başka ayetlere gitme önce buradaki meseleyi çöz...Çözmeden Kuranın bütünselliğine nasıl ulaşacaksın.. Bu aytten bir bulguya ulaşmalısın sonra onu diğer ayetlerdeki bulacağın bulgularla eşleştirmelisin.
Noktaları doğru birleştirip saklı resmi bulman lazım.bütünsellik budur.
Sürekli bir şeyleri çürütmeye uğraşmayın azıcık da düşünün...
2-) Oayet nasıl oluyor da yakın zamanlarda kesinleştirilen bir bilimsel bulgu ile paralel bir şey söyler. Arap çöllerindeki bir insan bunu nasıl bilebilmiş? Atmış tutumuş mu?
O ayet, hatta butun kitap, hic de bilimsel olmayan seyler soyler soylemesine de, iman hastaligina yakalanmis olanlar uydurur paralelligi. Atan tutan bir kitabin savunuculari da, daha bir atan tutan oluyor masallah....Sari hastalik gibi.
mrdragon
07-05-2014, 19:00
Mrdragon,
öncelikle konu o ayetin "evrenin yaratılması " ile ilgili olup olmadığı idi...Ayeti ben getirmedim Naturelist sordu...
siz bu cevabı irdelemek yerine pat başka ayetlere geçtiniz.
Önce o konuyu halledelim bu ayetlere de geçeriz.
Elbette ki Kuran bütünseldir.
Soru:
1-) O ayet evrenden mi bahseder yoksa dünya gezegeninin yaratılışında mı?
2-) Oayet nasıl oluyor da yakın zamanlarda kesinleştirilen bir bilimsel bulgu ile paralel bir şey söyler. Arap çöllerindeki bir insan bunu nasıl bilebilmiş? Atmış tutumuş mu?
Konuyu bilimsel olarak bilmiyorum ama önce yeryuvarlağının sonra atmosferin oluştuğunu biliyorum.
O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.
Başka ayetlere gitme önce buradaki meseleyi çöz...Çözmeden Kuranın bütünselliğine nasıl ulaşacaksın.. Bu aytten bir bulguya ulaşmalısın sonra onu diğer ayetlerdeki bulacağın bulgularla eşleştirmelisin.
Noktaları doğru birleştirip saklı resmi bulman lazım.bütünsellik budur.
Sürekli bir şeyleri çürütmeye uğraşmayın azıcık da düşünün...
Pardon ama böyle aptalça bir mantık mı olur?
7.11 - Andolsun, sizi yarattık. Sonra size şekil verdik. Sonra da meleklere, "Âdem için saygı ile eğilin" dedik. İblis'ten başka hepsi saygı ile eğildiler. O, saygı ile eğilenlerden olmadı.
Şeytan melek midir cin midir? Nedir sahi kuzum bu şeytan, başka ayete gitme önce burayı çöz
Tanrı sizin yerinize sonraki yıllarda bu meseleyi çözüyor panik yok.
18.50 - Hani biz meleklere, "Âdem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis'ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis'i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir!
Dikkat edin farklı olaydan bahsetmiyor ayetler.
2.29 - O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök hâlinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.
41.12 - Böylece onları, iki günde yedi gök olarak yarattı ve her göğe kendi işini bildirdi. En yakın göğü kandillerle süsledik ve onu koruduk. İşte bu, mutlak güç sahibi ve hakkıyla bilen Allah'ın takdiridir.
Çözüm ararken iki ayetin farklı olaydan bahsetmediğini düşünerek hareket edin ya da siz gidin sıkıysa tanrınız gelsin. Yahu hem kitaba iman ettim derler, hem de işlerine gelmeyince onu çözme beni çöz beni çöz derler.
Ayetlerden ikisi aynı durumu anlatırken;
Bir ayette tanrı yalancının tekidir. yazsın.
Başka bir ayette de tanrı yalancının tekidir demiştik o inkar edenlerin gözünde öyledir tanrının mutlak bilmi ve doğruluğu değişmez denilsin.
Hangisine bakmak gerekir. A mı desem B mi desem C mi desem yoksa ben üfürüp dursam ve beni adam yerine koymalarını mı beklesem.
Tanrı trişka olursa imanlı böyle absürdçe mantıksal hatalar işler mi desem?
Gören de farklı bir denkleme gittik sanır. Evladım aman dikkat et iki ayette aynı olguyu söylerken biri tanrının süper tekrarcılığı eşliğinde daha da detaylandırıyor.
Yani atmosfere gideceksen, paket sistem gök modelinde tanrının ilmi sana daha da açıklanmış aman ıskalama emi sonra otur koca bir sıfır yazarız mantığına...
knowledgetowisdom
07-05-2014, 23:06
apaçık bir hakikati görmemek için bin dereden su getirip mantığı;aklı yerlerde süründürüyorsanız benim yapacağım hiç bir şey yok...
senin lügatten gideyim:
O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.
Böyle söyleyen birisi:
1- Önce yeryuvarlağının
2- sonra da onu çevreleyen "gökler" in var olduğunu .....
biliyor demektir...
bitti...
Mrdragon hiç bir soruma birebir cevap vermiyorsun..hep o sıkıcı lagalugacı üslubunla gerçekten lagalugaya getiriyorsun...
knowledgetowisdom
07-05-2014, 23:08
O ayet, hatta butun kitap, hic de bilimsel olmayan seyler soyler soylemesine de, iman hastaligina yakalanmis olanlar uydurur paralelligi. Atan tutan bir kitabin savunuculari da, daha bir atan tutan oluyor masallah....Sari hastalik gibi.
Sizinki asıl "görememe" hastalığı. Apaçık; aşikar şeyleri göremiyorsunuz...
Baylar ve bayanlar, İslamiyet çoktan beri yıkılmış durumdadır. Sadece gelişmemiş Ortadoğu ülkelerinde varlığını sürdürüyor, o kadar. Hele hele, eğer Türkiye'ye bir diploma verilecek olunursa, İlkokul 4'ten terk olan ülkemizde İslamiyet'in bir öğreti olduğu halde gerçek sanılması ve bu renk körlüğünden dolayı varlığını sürdürebilmektedir.
Fakat gerçekte, İslamiyet'in bir öğreti olduğunu gerçek alimler bilir. Onların dışında kalan bizler de orada burada tartışmalarla İslamiyet'in nasıl bir din olduğunu görüyoruz ve öğreniyoruz. İslam alimleri ve gerçekleri gören bizler özellikle İslami bir fundamentalist parti olan AKP'nin son yıllarda İslamiyeti kullanarak yaptığı yolsuzlukları görünce, "bir öğretiden nasıl bir yolsuzluk çıkar" diye hem çok şaşırıyoruz, hem de çok üzülüyoruz. Çünkü bir öğretiden bu sonuç çıkmaz. Ama siz, bir öğretiyi gerçek diye millete yutturabilirseniz, maalesef bu tür sonuçlar çıkabiliyor.
Bu sonuç az önce söylediğim gibi, milletimizin İlkokul 4'ten terk olmasından kaynaklanmaktadır. Fakat ileride bu mevcut durum da kar etmeyecek. Çünkü dijital çağda bu da çözülecek. Yani dijital çağ Türkiye'yi bir Güneş gibi her tarafı aydınlatmaya başladığı zaman, bu sahtekarlar kaçacak delik arayacaklar. İşte o zaman bu milletin A'sına koyanların hükmü son bulacak!
kamilistforvendetta
08-05-2014, 00:57
Baylar ve bayanlar, İslamiyet çoktan beri yıkılmış durumdadır. Sadece gelişmemiş Ortadoğu ülkelerinde varlığını sürdürüyor, o kadar. Hele hele, eğer Türkiye'ye bir diploma verilecek olunursa, İlkokul 4'ten terk olan ülkemizde İslamiyet'in bir öğreti olduğu halde gerçek sanılması ve bu renk körlüğünden dolayı varlığını sürdürebilmektedir.
Fakat gerçekte, İslamiyet'in bir öğreti olduğunu gerçek alimler bilir. Onların dışında kalan bizler de orada burada tartışmalarla İslamiyet'in nasıl bir din olduğunu görüyoruz ve öğreniyoruz. İslam alimleri ve gerçekleri gören bizler özellikle İslami bir fundamentalist parti olan AKP'nin son yıllarda İslamiyeti kullanarak yaptığı yolsuzlukları görünce, "bir öğretiden nasıl bir yolsuzluk çıkar" diye hem çok şaşırıyoruz, hem de çok üzülüyoruz. Çünkü bir öğretiden bu sonuç çıkmaz. Ama siz, bir öğretiyi gerçek diye millete yutturabilirseniz, maalesef bu tür sonuçlar çıkabiliyor.
Bu sonuç az önce söylediğim gibi, milletimizin İlkokul 4'ten terk olmasından kaynaklanmaktadır. Fakat ileride bu mevcut durum da kar etmeyecek. Çünkü dijital çağda bu da çözülecek. Yani dijital çağ Türkiye'yi bir Güneş gibi her tarafı aydınlatmaya başladığı zaman, bu sahtekarlar kaçacak delik arayacaklar. İşte o zaman bu milletin A'sına koyanların hükmü son bulacak!
kemalistlerden başka
"bir öğretiden nasıl bir yolsuzluk çıkar" diye hem çok şaşırıyoruz, hem de çok üzülüyoruz.
diyene hiç rastlamadım
bu ülkede 80-90 yıldır islamı aşılayan başka bir siyasi yapılanma varmı?
komedisiniz.
bu milletin A'sına koyanların hükmü son bulmaz çün kü bu milletin
bu milletin A'sına koyanlar, bu milletin A'sına koyanların hükmü son bulacak!
diyenlerdir. yani angut kemalistlerdir.
b,r kemaliste sor
müslüman mı sosyalit mi yada komünistmi diye
vereceği cevap
gomanislerr ......
olmaz laynnn
huloooogggggg
yaşasın tayyo
ölürüz yinede bu ülkeyi gomanistlere gapturmayız
size anca hadi anca gidersiniz
denir.
hadi, naş naş
mrdragon
08-05-2014, 01:10
apaçık bir hakikati görmemek için bin dereden su getirip mantığı;aklı yerlerde süründürüyorsanız benim yapacağım hiç bir şey yok...
senin lügatten gideyim:
O ki, yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattı . Sonra göğe yöneldi, onları yedi gök olarak düzenledi. O, her şeyi bilir.
Böyle söyleyen birisi:
1- Önce yeryuvarlağının
2- sonra da onu çevreleyen "gökler" in var olduğunu .....
biliyor demektir...
bitti...
Mrdragon hiç bir soruma birebir cevap vermiyorsun..hep o sıkıcı lagalugacı üslubunla gerçekten lagalugaya getiriyorsun...
Sevgili aziz muhterem kalp kası ile düsünen tanrısının dilini kesip dile gelen kardeşim benim. Müslümanlığı da kuranı da sözlerini de katlettin.
Tanrısının dilini kesmek yetmedi, bir de ayetlerini hiçe saymaya başladı.
Tekrar edelim bakalım, şayet o gökyüzünü atmosfer yapmakta diretirseniz ki diretiyorsunuz, o atmosferin içine yıldız yerleştirmeniz gerekecek (niye tekrar niye, kurandan feyz alıyorum sor bakalım niye bunca tekrar niyeee)
Umarım paraşüt ile atlayıp simden yıldızlar yapıştırarak kıyafetinize havada göbek stilleri sergilersiniz de ayetiniz ve mantığınız geçerli olur. En azından arkadaşımız öyle bir saplantı içindeki hayalleri adına bunu da yaptı deriz.
Yok ama ben yeri üzerindeki rızıkları yapar sonra atmosfer ürettiririm gariban tanrıma diyorsanız sizin leylalığınızdan bize ne değil mi ama. Amiriniz (üstünüz net bir dil ile o gök katlarının ilkine yıldız ektiğini söylemiş, sizin hayali dünyanızdan bize ne değil mi ama)
Hani, tüm müslüman tanrı ezici kardeşler belli bir noktadan sonra saçmalıkta bu kadar ileriye gitmek zorundamıdırlar?
Hayır bunu sürekli kanıtlayarak ne bekliyorlar. Ey dinsiz kardeşlerim bundan ala delil mi olur?
Bakın bir müslüman kardeşimiz daha mantıksal yetilerinin tamamını yitirdi. Alın izleyin inceleyin ve neden dinsiz olduğunuzu bir kere daha düşünün.
Bir insan kendi argümanlarını da defalarca ezerek hareket ediyorsa, şimdi biz orada ne demeliyiz acaba, Cem Yılmaz'a malzeme niyetine rafa kaldırıp öbür dünyada kralsın be oğlum mu diyelim.
Bahsettiğiniz göğün atmosfer olarak ele alınması için en yakın gökte yıldız döşeyen tanrıyı öldürmeniz gerekir ki, siz defalarca kere öldürdünüz. Gariban tanrının gıkı çıkmıyor diye zihinsel putunuzda son noktaya ulaşıyorsunuz ve güneşin o yere battığı gibi batmaktasınız.
1. Error point, mekki ve medeni ayetlerde tanrı alayına karşı bir ayeti savunup, dil tanrısını durmadan kurandaki tanrının üzerine taşıyarak tanrıyı ezmek fındık ezmesine çevirmek ekmeğe sürmek ve yedirmek adına kalp kasları ile sözler söylemeye devam etmek. Hükmü dahi hiçe sayarak müslümanlık altında insanların saplantılar içinde kuran tanrısın yokluğunu kendi varlıkları ile kanıtlamalarını canlı olarak göstermek.
2. Error point, kuran bütünseldir derken, bir anda tekrarlı ayetlerden kısa olan tekrara saplanmak. (diğer ayetleri tanrım söylemedi onu 19 ile değil ace ile sileceğiz o ayetler yok bakma sen oraya mrdragon ya Yüce Zeus aşkına bakmasana yaaa, ağlarım bak tanrım şimşekleri ile dilerse seni çarpar. Zeusun gözüne de benim sözlerimi sokar, ama sen bunu göremezsen ahiret hayatında cehennem ateşinde zakkum eşliğinde sonsuz işkenceleri ile ağırlar tamam mı. Tamam mı dedim sana mrdragonnn)
3. Error point, Peygambere bile açıklama şansı tanımazken, sadece kuran ve tan rı sözleri yeter derken, durmadan o tanrının sözlerini yorumlayıp insanlara aktarmayı denemek.
Lagalugaya getirilecek duruma getirmeyin efendim. Ben hayatımda bu kadar mantıksızca bir yaklaşım görmedim, insan kendi bacağına kendi fikirlerine sıkar mı sıkar, limonda sıkar, üzerine tuz da eker hepsini anladıkta böyle yaparsa ne tutarlılığı kalır ne de adam yerine konulur değil mi ama.
81.4 - Gebe develer salıverildiği zaman.
Gebe deve salıveren tanrı, ahanda ayetiniz budur hadi bakalım tartışalım, başka ayete gitmeyin! önce deveyi halledelim sonra geçeriz.
9.5 - Haram aylar çıkınca bu Allah'a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Buyrun açıklayın hayde ayeti, başka ayete de gitmeyin banane bu ayetin içeriği ile ilgili olmasından canım.
19 cemaatli kardeşim bakın en önemli argümanınız da aşağıda, ee aylardır ne yapıyorsunuz siz kuzum?
75.18 - O hâlde, biz onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna uy.
75.19 - Sonra onu açıklamak da bize aittir.
Bakın dedik ya, işinize gelince mekki, medeni diye kullandığınız ayet 2 kere unutkanlık yaşamayasınız diye hatırlatılmış
6.68 - Âyetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir, uzaklaş. Şayet şeytan sana unutturursa hatırladıktan sonra (kalk), o zalimler grubu ile beraber oturma.
4.140 - Oysa Allah size Kitap'ta (Kur'an'da) "Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, onlarla oturmayın, aksi hâlde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirmiştir. Şüphesiz Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.
Şimdi niye bu ayetleri veriyorsun ki mrdragon kardeşim. Ayet-ayet bakanlara armağan olsun diye, biliyor musunuz, içinize şeytan kaçmış. Yallah cinler yallah, kış kış cinler kış kış...
kamilistforvendetta
08-05-2014, 01:19
Sevgili aziz muhterem kalp kası ile düsünen tanrısının dilini kesip dile gelen kardeşim benim. Müslümanlığı da kuranı da sözlerini de katlettin.
Tanrısının dilini kesmek yetmedi, bir de ayetlerini hiçe saymaya başladı.
Tekrar edelim bakalım, şayet o gökyüzünü atmosfer yapmakta diretirseniz ki diretiyorsunuz, o atmosferin içine yıldız yerleştirmeniz gerekecek (niye tekrar niye, kurandan feyz alıyorum sor bakalım niye bunca tekrar niyeee)
Umarım paraşüt ile atlayıp simden yıldızlar yapıştırarak kıyafetinize havada göbek stilleri sergilersiniz de ayetiniz ve mantığınız geçerli olur. En azından arkadaşımız öyle bir saplantı içindeki hayalleri adına bunu da yaptı deriz.
Yok ama ben yeri üzerindeki rızıkları yapar sonra atmosfer ürettiririm gariban tanrıma diyorsanız sizin leylalığınızdan bize ne değil mi ama. Amiriniz (üstünüz net bir dil ile o gök katlarının ilkine yıldız ektiğini söylemiş, sizin hayali dünyanızdan bize ne değil mi ama)
Hani, tüm müslüman tanrı ezici kardeşler belli bir noktadan sonra saçmalıkta bu kadar ileriye gitmek zorundamıdırlar?
Hayır bunu sürekli kanıtlayarak ne bekliyorlar. Ey dinsiz kardeşlerim bundan ala delil mi olur?
Bakın bir müslüman kardeşimiz daha mantıksal yetilerinin tamamını yitirdi. Alın izleyin inceleyin ve neden dinsiz olduğunuzu bir kere daha düşünün.
Bir insan kendi argümanlarını da defalarca ezerek hareket ediyorsa, şimdi biz orada ne demeliyiz acaba, Cem Yılmaz'a malzeme niyetine rafa kaldırıp öbür dünyada kralsın be oğlum mu diyelim.
Bahsettiğiniz göğün atmosfer olarak ele alınması için en yakın gökte yıldız döşeyen tanrıyı öldürmeniz gerekir ki, siz defalarca kere öldürdünüz. Gariban tanrının gıkı çıkmıyor diye zihinsel putunuzda son noktaya ulaşıyorsunuz ve güneşin o yere battığı gibi batmaktasınız.
1. Error point, mekki ve medeni ayetlerde tanrı alayına karşı bir ayeti savunup, dil tanrısını durmadan kurandaki tanrının üzerine taşıyarak tanrıyı ezmek fındık ezmesine çevirmek ekmeğe sürmek ve yedirmek adına kalp kasları ile sözler söylemeye devam etmek. Hükmü dahi hiçe sayarak müslümanlık altında insanların saplantılar içinde kuran tanrısın yokluğunu kendi varlıkları ile kanıtlamalarını canlı olarak göstermek.
2. Error point, kuran bütünseldir derken, bir anda tekrarlı ayetlerden kısa olan tekrara saplanmak. (diğer ayetleri tanrım söylemedi onu 19 ile değil ace ile sileceğiz o ayetler yok bakma sen oraya mrdragon ya Yüce Zeus aşkına bakmasana yaaa, ağlarım bak tanrım şimşekleri ile dilerse seni çarpar. Zeusun gözüne de benim sözlerimi sokar, ama sen bunu göremezsen ahiret hayatında cehennem ateşinde zakkum eşliğinde sonsuz işkenceleri ile ağırlar tamam mı. Tamam mı dedim sana mrdragonnn)
3. Error point, Peygambere bile açıklama şansı tanımazken, sadece kuran ve tan rı sözleri yeter derken, durmadan o tanrının sözlerini yorumlayıp insanlara aktarmayı denemek.
Lagalugaya getirilecek duruma getirmeyin efendim. Ben hayatımda bu kadar mantıksızca bir yaklaşım görmedim, insan kendi bacağına kendi fikirlerine sıkar mı sıkar, limonda sıkar, üzerine tuz da eker hepsini anladıkta böyle yaparsa ne tutarlılığı kalır ne de adam yerine konulur değil mi ama.
Gebe deve salıveren tanrı, ahanda ayetiniz budur hadi bakalım tartışalım, başka ayete gitmeyin! önce deveyi halledelim sonra geçeriz.
Buyrun açıklayın hayde ayeti, başka ayete de gitmeyin banane bu ayetin içeriği ile ilgili olmasından canım.
19 cemaatli kardeşim bakın en önemli argümanınız da aşağıda, ee aylardır ne yapıyorsunuz siz kuzum?
Bakın dedik ya, işinize gelince mekki, medeni diye kullandığınız ayet 2 kere unutkanlık yaşamayasınız diye hatırlatılmış
Şimdi niye bu ayetleri veriyorsun ki mrdragon kardeşim. Ayet-ayet bakanlara armağan olsun diye, biliyor musunuz, içinize şeytan kaçmış. Yallah cinler yallah, kış kış cinler kış kış...
insanlar kaale aldığı tipolojilerle tartışırmış
neyi neden tartışıyorsunuz ki
saman altından islamiyet mi öğretiyorsunuz?
asıl müslümanlar biziz bunlar sahte mi diyorsunuz
biz de biliyoruz ki türkiyenin asıl müslümanları kemalistlerdir.
adıda kemalislamizm. namı değer kemalizm
Natürelist
08-05-2014, 01:27
Kuranda Türkçeye "yaratmak" olarak çevrilen veya İngilizceye "create" olarak çevrilen kaç adet farklı kelime geçer? Bunları sizden istiyorum madem kafa patlattınız...
Simdi Türkce’yi biraktik sira Ingilizce’ye geldi, Türkce cevirisi’ni anlamayan? Ingilizce üzerinden mi anlayacak? Hem ben den nicin ingilizce istiyorsunuz ki, madem istediniz sizi kiracagima kafami kirarim daha iyi, buyrun:
Ingilizce: Behold, thy Lord said to the angels: "I will create a vicegerent on earth." Hani Rabbin meleklere demişti: "Ben yeryüzündebirhalife yaratacağım."
Diger meallere de bakalim:
Özbekce: вақтики Роббинг фаришталарга: "Менерюзидахалифақилмоқчиман", Türkce’si: Vaktiyle Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Yeryüzüne bir halife Kılacağım“
Almanca: Einst sprach dein Herr zu den Engeln: "Ich setze auf der Erde jemanden ein, dem ich die Herrschaft darüber verleihe." Bir zamanlar Rabbin meleklere demişti: "Ben yeryüzünde hakimiyeti tayin edeceğim birisini koyacağım”
Japonca:またあなたの主が(先に)天使たちに向かって,「本当にわれは,地上に代理者を置くであろ うRabbin, meleklere şöyle demişti: 'Yeryüzüne bir halife yerleştireceğim.'
Fransizca: Lorsque Ton Seigneur confia aux Anges : "Je vais établir sur la terre un vicaire "Khalifat". Ils dirent : "Vas-Tu y désigner un qui y mettra le désordre et répandra le sang, quand nous sommes là à Te sanctifier et à Te glorifier ? " - Il dit : "En vérité, Je sais ce que vous ne savez pas ! ". «Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım»
Rusca: Вот твой Господь сказал ангелам: "Я установлю на земле наместника". Rabbin meleklere demişti: "Ben yeryüzünde bir vali yerleştireceğim.“
Çin’ce: 當時,你的主對眾天神說:「我必定在大地上設置一個代理人。
O zaman, Rabbin meleklere demişti: "Ben yeryüzünde bir ajan yerleştireceğim.“
İspanyolca: Y cuando tu Señor dijo a los ángeles: «Voy a poner un sucesor en la tierra».
Ve Rabbin meleklere demişti ki: "Ben yeryüzünde bir halife koyacağım."
Azerice: (Ya Rəsulum!) Sənin Rəbbin mələklərə: “Mən yer üzündə bir xəlifə (canişin) yaradacağam”, - dedikdə (mələklər): “Biz Sənə şükür etdiyimiz, şə’ninə tə’riflər dediyimiz və Səni müqəddəs tutduğumuz halda, Sən orada (yer üzündə) fəsad törədəcək və qan tökəcək bir kəsmi yaratmaq istəyirsən?”- söylədilər. (Allah onlara: ) “ Mən bildiyim şeyi siz bilmirsiniz!” – buyurdu.
İsveçce: Herre sade till änglarna: "Jag skall tillsätta en ställföreträdare på jorden." Rabbin meleklere demişti: "Ben yeryüzünde bir temsilci atayacağım."
Somalice: xus markuu ku yidhi Eebahaa Malaa'igta “waxaan yeeli Dhulka cid u hadha ” Rabbin meleklere demişti: "Ben bir halife yapacağım“
Rumence: Când Domnul tău spuse îngerilor: “Vreau să-mi fac un locţiitor pe pământ”, Rabbin meleklere demişti: “Yerde muhakkak bir halife yapacağım”
Portekizce: (Recorda-te ó Profeta) de quando teu Senhor disse aos anjos: Vou instituir um legatário na terra! (Ey Peygamber hatırla ki): Rabbin meleklere demişti ki “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım!”
Malayca: Ingatlah ketika Tuhanmu berfirman kepada para Malaikat: "Sesungguhnya Aku hendak menjadikan seorang khalifah di muka bumi". Hatırla ki, Rabbin meleklere demişti: "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım".
Malay dili, Dünyanin en cok konusulan dillerinden yaklasik 200 milyon kisi tarafindan Malezya, Brunei, Singapur, Endonezya, Güney Tayland, Güney Filipinler de konusulmaktadir.
আর তোমার পালনকর্তা যখন ফেরেশতাদিগকে বললেনঃ আমি পৃথিবীতে একজন প্রতিনিধি বানাতে যাচ্ছি, Hani Rabbin meleklere demişti ki: “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” Bu dili mi merak ettiniz? Onu da söyleyelim bu da: Bengalce
(Bengalce: বাংলা Bangla /baŋˈla/) veya Bengal Dili (Bengalce: বাংলা ভাষা Bangla Bhaşa), bir doğu Hint-Ari dilidir.
Bengalcenin kökeni Güneydoğu Asya'nın Bengal olarak bilinen bölgesidir ve bu bölge, bügünkü Bangladeş'i ve Hindistan'ın Batı Bengal eyaletini ve Tripura ve Assam eyaletlerinin bir kısmını kapsamaktadır. Dili konuşanların sayısı 230- 250 veya kimilerine göre 300 milyon civarındadır ve dünyanın en çok konuşulan (beşinci veya altıncı) dillerinden biridir. Ayrıca, 125.000'den fazla sözcüğüyle dünyanın en zengin beşinci dilidir.
Görüldügü gibi türkce meal'in den bir farklari yok, ayrica bizim mealciler genellikle , yaratacagim, yerlestirecegim, kilacagim, var edecegim türden cevirmisler, Bakiniz: http://www.kuranmeali.org/2/bakara_suresi/30.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Çünkü tüm bu kelimelerin izini ve kullanımını takip ettiğinizde önünüze bir yol haritası çıkarıyor Kuran.. Aman canııım o da yaratmak bu da yaratmak... ha oldu o yüzden xx sayıda farklı kullanım var.. Bunu gül hatrınız için görmezden gelelim. nede olsa siz inkarınızı Türkçe çeviriler üzerinden kurmuştunuz şimdi sizi sil baştan bir daha uğraştırmayalım değil mi?[QUOTE=knowledgetowisdom;517483]
Hala bana bir öneri de bulunmaktasiniz? Ne olur artik su ayeti bir zahmet siz meal'lindirecek olursaniz cok iyi olacak. Yoksa önerme ile hic bir anlam veremeyerek ve bakara-30'un ne dedigini? anlamadiniz/anlatamiyorsunuz...?!
[QUOTE=knowledgetowisdom;517483]bakın "dil tanrısı" deyin kurtulun bence siz de bu işten... Mrdragon bu konuda zekice davranıyor güzel bir tıkaç bulmuş kulaklarını tıkayacak size de tavsiyem "dil tanrısı" argümanıdır.
Bakara-30 dan bir sey anlamadiginiza göre, simdi de Mrdragon'u isin icine katarak kisisel demagoji'ye basladiniz... Bakin ayetler kapi gibi önünüz'de duruyor, siz ilk önce bundan ne anladiniz? onu bir aciklayiniz. Artik defalarca sormaktan biktim "Câilun" ile mi? ne ise artik, yeterki hele bir aciklayiniz...
Görmediğimden cevap yazmamışım. Yoksa neden yazmayayım?
Zaten okumus olsaydiniz defalarca sordugum soru'yu aciklardiniz. Daha yazilanlari okumadiginiza göre, biz burada nasil müzakere yapacagiz?
"Câilun" ile ayetin merami nedir? ve ne anladiniz?
Yuh, bu kadar mi zor? be arkadasim, dönüp bakiniz su iletilerinize....
Bakara-30 ayetinde NE ANLA'diniz...???
Neyse ayete baktım ve benim aklıma hemen "atmosfer" geldi; evren değil...
Bak seeen... bir bakmissiniz hemencik den anlayivermissiniz Bravo tebrik ederim, pekii Bakara-30'u neden anlamamazliktan geliyorsunuz..?
Acaba bu ayeti anlamaniz icin diger ayetleri de incelediniz mi? Hani bütünsellikten bahsediyorsunuz... Belli ki yapmamissiniz, yapmis olsaydiniz tongaya düseceginizi anlardiniz
Bakiniz sayin knowledgetowisdom, ben sizi birazcik cözdüm, cünkü kitabinizi anlamiyorsunuz... Anlamis olsaydiniz diger ayetleri göz önünde bulunduracaktiniz?
Nedeni ise basit;
Yahu bu durum da allahin ars'i yedi kat yedi gögün üzerinde bulunmaktadir ki, siz kalkmis bu yedi kat yedi gök, atmosfer oldugunu iddia ediyorsunuz?!
Simdi sizce oldu mu bu? Demekki evreni anlamadiginiz belli, O halde yedi kat yedi gögün üstünde yani allahin arsi dünya atmosferinin üzerinde bulunuyor? Tesekkür ederim size, sizinle burada ayni fikirdeyiz sayin knowledgetowisdom,simdiye kadar kimse sizin gibi cesaretli cikmamisti. Gercekten sizi tebrik ediyorum
Simdi yedi kat yedi gög'ün neresi oldugunu anladik da, ancak benim aklima söyle bir soru geliyor:
Melekler ve Ruh (Cebrail), süresi elli bin yıl tutan bir günde ona yükselip çıkarlar.(MEÂRİC suresi ayet- 4)
Bir de senden acele azap istiyorlar. Elbette Allah sözünden caymaz. Bununla beraber Rabbinin katında bir gün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir. (Hacc suresi, ayet-47)
Demekki cebrail vahiy getirdigin de, atmosfere inip-cikmasi bir gününü aliyormus, ve insanlar bu mesafeye ulasmalari icin inis-cikislari, bir yerde 50 bin, diger yerde bin yilini alacagini acikca söylemektedir. Peki günümüzde sürekli uydular ile insanlar bu atmosferin disina cikmaktadirlar hele ki, öyle elli bin yil falan da almiyor, aksine bir kac dakikada bir roket (http://www.bernd-leitenberger.de/stufen.shtml) sizi atmosferin disina götürüyor... Ay' a ayak basildigini da unutmayalim, daha da önemlisi Voyager-1 günes sistemimizi terketmistir..!
Sizin tanriniz dünya atmosferi üzerinde birakin kendi kendine takilsin
Ya galaksimizin disina cikmaya ne dersiniz..???!
Iste insanlarin orta cagda yazacagi kitap olursa, ancak böyle olur Tanrin nereden bilsinki bir gün insanlar birakin atmosferi, günes sistemini terkeden uydular yapacagini, ayrica cebraile söyleyiniz Voyager-1'e binmesi icin tanri'sindan dilek dilesin
Ayrica yildizlari nereye sigdiracaksiniz, gerci mrdragon sormus tekrar ayetleri almaya gerek yok...
bakın bilgi eksikliğiniz burada da kendisini gösteriyor. Evrenin yaratılışından bahseden fiil başkadır ve çok ilginç bir fiildir. neyse bu noktada daha fazla ipucu vermeyeyim gerçekten kafa patlatmak istiyorsanız önünüzü tıkamayayım.
Ha atmosfer 7 tabaka değil diyebilirsiniz burada bahsedilen 7 tabaka nedir bilmiyorum. Ara tabakalarla birlikte şu an toplam 7 katmanı bulunuyor atmosferin; ara tabakaları saymazsan 5 tabakası var... fakat 1400 yıl önce zikredilen 7 tabaka ile günümüz biliminin 5+2 şeklindeki bulgusunun örtüşmesi de yeteri kadar ilginç değil mi?[QUOTE=knowledgetowisdom;517483]
Kimin cok bilmisligi(!) belli oluyor Yedi kat yedi gök= Atmosfer Siz böyle devam ettikce okurlar safsata oldugunu da göreceklerdir, sayenizde bunu saglayan yine siz'siniz... Hmm.. demekki "ars" yani tanrinin mekani hemencik atmosferin yanibasindaymis da haberimiz yokmus? Ben buradan Uluslararasi Uzay Istasyonundaki astronotlara selam söylerimde, su tanrinin mekanini bir zahmet foto'sunu cekip gönderseler cok makbüle gececekler... Ne bilgi ama
[QUOTE=knowledgetowisdom;517483]tabi bu bilimsel bir konu ben bu konuda yetkin değilim. tek emin olduğum ayet kesinlikle evrenin yaratılmasından bahsetmiyor.
Zaten bilgi sahibi olsaydiniz, bunu bu sekilde iddia edip tongaya düsmezdiniz Bence bilgi derken, gidiniz biraz kozmoloji dalinda bilgi ediniz, sonra gelir tartisirsiniz. Cok fazla bilmislik taslanmis gibi olmasin ama, zira bu konu benim alanim
Artı:
Bilim adamları, dünyamızın yaklaşık 5 milyar yıl önce oluştuğuna inanmaktadırlar. Dünyanın oluşumundan sonraki ilk 500 milyonlu yıllarda atmosferin su buharı ve gazlardan oluştuğu düşünülmektedir. 3.5 milyar yıl öncesinde ise, atmosferin muhtemelen karbondioksit (CO2), karbonmonoksit (CO), su buharı (H2O), azot (N2) ve hidrojen (H2) gibi gazlardan oluştuğu varsayılmaktadır.
Bu alintiyi buradan yaptiginiz belli http://mcavusoglu28.blogcu.com/atmosfer/10338549
Bu da ilginç değil mi? Önce dünyanın sonra atmosferin oluştuğu bulgusu ile ifade örtüşüyor.
Evet evet cok ilginc, demekki sizin tanriniz bu dünya atmosferi üzerine kurulmus
Tesekkür ederim ve bu aciklamanizi herzaman aklinizda tutunuz, yeri geldiginde size bunu hatirlatirim
Özetle "yaratma" eyleminin kullanılışı kuranda çok dikkatle ve aceleci davranmadan incelenmelidir. Bu konuda orjinal metinden destek almadan çevirilerden gitmek yanıltır.
Bakiniz sonra dönmek yok ve bu dediklerinizin arkasinda durmayi da bileceksiniz, efenim gidiniz arastiriniz bilmem ne orjinalina bakiniz, kur'anin orjinalini olmadigini yine size burada hatirlatirim, nereden bulup getireceksiniz..?
tabi siz şimdi bana "kıvırıyor ayetleri istediği gibi anlıyor" suçlamasını yapacaksınız.
Bakar-30'u kivirdiginiz belli, ancak bu atmosfer konusunda yedi kat yedi gök oldugunu acikladiginizda , ortaya bunun gibi absürd iddialar cikmaktadir Simdi anliyorum korkunuzu, bakara-30 ackiklamaktan nicin cekindiginizi, sayet acikladiginiz takdir de yine bunun gibi absürd iddialar ortaya cikacaktir...
Ben uzun süredir kurandaki "yaratma" kavramları ile ilgili çalışıyorum. Bazı gramer kurallarını henüz tam bilmediğim için "şudur" diye genele ilişkin bir bulgu hiç bir yerde paylaşmadım. ama emin olun ayetin "atmosferden" bahsettiğini anlamam 30 saniyemi aldı hiç bir yerden okumadım. Ne yaptım ? Ayetin orjinaline baktım. Zaten konunun geneli hakkında bilgi sahibi olduğum için evrenden bahsetmediğini anlamam toplam 1 dakikamı aldı. Ve de eminim; kıvırdığımı düşünmekte serbestsiniz tabi ki.
Bravo sizi yürekten tebrik ediyorum, en azindan absürd de olsa 30 saniyede anlamayi basarmissiniz... Efendim devamini bekleriz...
Ince dokundurmalar olduysa siz den özür dilerim, burada yaptigim elestiri sizin kisiliginize degil, ileri sürdügünüz fikirleredir, bunu bilmenizi isterim...
Iyi forumlar...
mrdragon
08-05-2014, 01:32
Ben okuduğunu anlama, bilgiyi kullanma, analiz ve fikir üretme üzerinden hayat bulmayı tercih ederim kamil kardeşim. (oysa nick kemalizme bir gönderme kamil ile yakından uzaktan ilgisi olmayabilir değil mi ama)
İçtiniz mi bilemiyorum ama ben kemalist değilim. Koministte değilim hatta ist ile biten herşeye gıcığım. Deist gibi görülsem dahi ona da gıcığım ben benim işte )
Buna karşın koministlere gıcık değilim, kemalistlere de değilim. müslümanlara da değilim. İnsan profili düşünceleri ile değil de, o düşüncelerindeki dayatımlar ile bende hayat bulur.
Lakin, insanların saplantıları ile mantıklarını bir kenara bırakıp söz söylemelerine dayanamıyorum.
Forum sitelerinde tartıştığınız kişiler aracıdır sadece, kimisi ise gerçekten amaçtır ve tartışmanın bir ağırlığı olur.
Kimlik kartımı yazıyorum. Düşünmeyi engelleyen, insanı monotipleştiren, ben ve ötekiler seviyesine çeken her düşüne bana terstir ve benim savaşım bununladır. Müslümanlığın zararlarını insanlar üzerinden, kitap üzerinden, islami kaynaklar üzerinden bir şekilde göstermeyi tercih ediyorum. Sonuç itibari ile okuyucu belki merak edip araştırıyor belki de, bu adam kafayı sıyırmış diyor ama her koşulda okuyorsa aklına birşeyler takılıyordur.
Bence, klasik müslüman değil de içinde biraz olsun şüphe olan insanlar bu tarz forumları okurlar. Şüpheler onları araştırmaya iterse, ve bu aşamadan sonra farklı bilgilere de ulaşırlarsa insanlık adına iyi bir iş yapmış olacaklar. Önemli olan benim söylediklerimi tekrarlamaları değil, gidip gerçekten araştırıp kendi gerçekliklerini bulmalarını sağlamak.
Bence sakin kafa ile foruma gelmeyi deneyin. İnsanlık hali diyelim.
kamilistforvendetta
08-05-2014, 01:40
Ben okuduğunu anlama, bilgiyi kullanma, analiz ve fikir üretme üzerinden hayat bulmayı tercih ederim kamil kardeşim. (oysa nick kemalizme bir gönderme kamil ile yakından uzaktan ilgisi olmayabilir değil mi ama)
İçtiniz mi bilemiyorum ama ben kemalist değilim. Koministte değilim hatta ist ile biten herşeye gıcığım. Deist gibi görülsem dahi ona da gıcığım ben benim işte )
Buna karşın koministlere gıcık değilim, kemalistlere de değilim. müslümanlara da değilim. İnsan profili düşünceleri ile değil de, o düşüncelerindeki dayatımlar ile bende hayat bulur.
Lakin, insanların saplantıları ile mantıklarını bir kenara bırakıp söz söylemelerine dayanamıyorum.
Forum sitelerinde tartıştığınız kişiler aracıdır sadece, kimisi ise gerçekten amaçtır ve tartışmanın bir ağırlığı olur.
Kimlik kartımı yazıyorum. Düşünmeyi engelleyen, insanı monotipleştiren, ben ve ötekiler seviyesine çeken her düşüne bana terstir ve benim savaşım bununladır. Müslümanlığın zararlarını insanlar üzerinden, kitap üzerinden, islami kaynaklar üzerinden bir şekilde göstermeyi tercih ediyorum. Sonuç itibari ile okuyucu belki merak edip araştırıyor belki de, bu adam kafayı sıyırmış diyor ama her koşulda okuyorsa aklına birşeyler takılıyordur.
Bence, klasik müslüman değil de içinde biraz olsun şüphe olan insanlar bu tarz forumları okurlar. Şüpheler onları araştırmaya iterse, ve bu aşamadan sonra farklı bilgilere de ulaşırlarsa insanlık adına iyi bir iş yapmış olacaklar. Önemli olan benim söylediklerimi tekrarlamaları değil, gidip gerçekten araştırıp kendi gerçekliklerini bulmalarını sağlamak.
Bence sakin kafa ile foruma gelmeyi deneyin. İnsanlık hali diyelim.
yoo neden en son satırda sakin dediniz ki
bi embesil habide içkili diyordu sizde dediniz ya
yan komşudaki ergen misiniz. pc mimi hack lediniz? yoksa googlearth den görüyormusunuz ?
yada falcımısnız? nereden biliyorsunuz ki ben içkiliyim
yoksa bu yakıştırma sadece okuyabilecek olanların algısına mudahale sözcüğü mü?
iyide ben seni tanıyorum ama sen beni tanımıyorsun
ona rağmen ahkam kesiyorsunuz
sen keskin anti komünist bir kemalist sin çok iyi biliyorum
agnostikten
hadi o kadar akıllısın ya ben kimim
mrdragon
08-05-2014, 02:13
Üzgünüm ama anti kominist değilim. Aksine ben devlet sınırlarını tanımam ama herşeyin zamanla gelişeceğine inanırım. İnsanları, insalıkları ile değerlendirmeyi tercih ederim. Aslen bu tutumum kominizme daha yatkındır.
Aynı zamanda Kemalizm bana göre saplantıdır. Buna karşın Atatürk ilkelerinin çoğunun önemini vurgularım. Onları oldukları gibi kabullenmek ve sabitlemek yerine, sürekli ilmi bilgiler doğrultusunda yenilemek, geliştirmek ve yeri geldiğinde değiştirmek doğru gelendir.
Arkanızda tanrı yoksa, ne yazık ki ortamın koşullarına göre davranmak zorundasınız. Aksi takdirde dünya sahnesinden silinmeye mahkumsunuz.
Sürekli farklı düşüncedenin güzelliğinden dem vuran beni tanıdığınızı düşünüyorsanız, gülümsemem gerekir. Agnostikten biliyorsanız, çoğu zaman beni tanıdığını söyleyen arkadaşımın (hani peygamberliğini ilan eden, kuranı çok farklı boyutta yorumlayan ve peygamber hayatı ile kendi hayatını eşleştiren) hikayesini de neden dillendirdiğimi anlamanız gerekirdi. Oysa benim savaşım özgür düşünce üretebilecek ortamların sağlanması adınadır. Kaldı ki, şu anda islamın bilinçsiz halkın içerisinde yayılmasının riskleri beni daha fazla korkutuyor ve kendime has düşüncelerim üzerinden de tartışmayı tercih etmiyorum.
Bilemiyorum bu forumda kaçıncı kimlik kartı oldu bu, her defasında biraz daha özenli, biraz daha detaylı yazmam sağlıklı olacak gibi, insanlara odaklanmayın, düşüncelere bakın.
Atatürk adına da Agnostikte özellikle üstüne basa basa sürekli vurguladığım bir noktayı ıskalayacak kadar bilinciniz farklı noktalara saplanmışsa o sizin güzelliğinizdir. O dönemde din dersleri yerine felsefeyi eğitim sistemine monte eden birine saygı duyarım. O bir devrimin başlangıcıdır ama kominizm ile yapılan mücadele ve sonrasını tartışmayacağım. Yeri ve zamanı değil öncelikli hedefim değil. İnsanlar en alttan arabasamakları tırmanmadan en üste çıkamıyorlar öyle olsa adama arabayı kullanmayı öğretmeden formula 1 pilotu yapardınız.
Bu arada kim olduğunuz benim için önemli değil. İçkili olmanızı da tercih ederdim. İçtiniz mi bilmiyorum dediğime göre sakin kafa ile foruma gelmenizi derken oradan neden içkiye gittiğinizi de bilemeyeceğim. Ben sadece kemalizme öfke ile hatalı noktalara saldırdığınızı işaret etmek istedim. Beni tanımayı bırakın da, aynı postu doğru dürüst analiz etmeyi başarın bana yeter. Saygılarımla.
knowledgetowisdom
08-05-2014, 09:53
Natürelist:
bak ne yazmışım bakara 30'u ilk sorduğunda:
Önce ayeti hatırlayalım:
Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Yeryüzüne bir halife yerleştireceğim.(ceale)" Melekler de: "Orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi (ceale) yerleştireceksin? Halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "Bilmediğinizi Ben bilirim," dedi.
Cevap:
1-) Bu ayette kullanılan "ceale" fiili Bu kitabın bir insan sözü olamayacağının ispatlarından birisidir. O zamana kadar gelen Tevrat kaynaklı bilgilerden aparma yapan birisi bu ayeti kendisi uydursa idi "halaga" fiilini kullanırdı. Kaldı ki günümüzde bile hala kurgu "halaga" fiili üzerinedir. Oysa fiili "celae"... (yani insanlar çamurdan heykele ruh üflenerek birdenbire oluşan insan'a inanıyor; sonra onu ensest ilişkiyle çoğaltıyor)
2-) Bu ayet "celae" fiilini kullanarak insanlığın dünya üzerinde boy göstermeye başlaması hakkında temel işaretleri veriyor. "Yeryüzünde bir halife tayin edeceğim" Dikkat : yaratacağım değil. Tayin edeceğim, atayacağım...
3-) Ayetteki melek-Allah diyaloğunun nasıllığını anlayabilmek için Kuranı çok iyi özümsemiş olmak gerekiyor. Sanki bir tarafta Allah duruyor etrafında da melekler dizilmiş bir kurultay gibi vs. bir sahne gözünüzde canlanıyorsa bu doğru değil...
4-) Kuran bütünselliğinde ayetteki melekler ile olan diyalog bir temsil. Tek başına bu ayetten "işte şudur" diye bir anlam çıkarmak yanlış olur.
5-) Ayet insanın evrim yolu ile yaratıldığına dair önemli işaretler barındırıyor
Sana bir ödev vermiştim yaptınmı?
Mesela bir önceki ayete bakalım:
Yeryüzünde herşeyi sizin için yaratan (halaga) O'dur. Sonra göğe yönelip(seteva) onu yedi gök olarak düzenledi. (fesevvehünne; dişil zamir; onları düzenledi) O, her şeyi Bilir.
yahu bir önceki ayette "halaga" kullanmış; "sevehe" kullanmış; bir sonraki ayette "ceale" kullanmış şimdi sen bana istersen 19000 çeviri getir eğer bu iki ayette "yaratmak" kelimesini kullanmışlarsa halt etmişler derim. her şeyen önce "dil bilimi" ne ihanettir bu.
2:29: İnsanoğlunun yaşam alanı olan yeryuvarlağının oluşumunu anlatıyor.
2:30: Onun üzerindeki insanın oluşumunu değil: zaten var olan ( evrimleşme sürecinde insansı diye tabir edebileceğimiz varlıkları yani insanoğlunun en yakın nihai atalarının Allah tarafından "halife" olarak atanmasını; yani ona hayvandan farklı olarak iyi ve kötüyü ayırt edebilme yetisinin verilmesi anlatılıyor.
2:29 ile 2:30 arasında bir boşluk var. nerede insanın yaratılışı diyebilirsiniz...
Kuran sistematiği insanın her daim araştırma yapmasına göre kurgulanmıştır. Kuranda sürekli "tedebbür etmek" kelimesi boşa mı geçer.... tedebbür bir şeyi enine boyuna delilleriyle düşünmek; incelemektir. kuranın açık emri dir tedebbür etmek...
Eğer 29:30'da "halaga" kullanılsa idi ben "evet Natürelist sen haklısın " demesini de bilirdim. Ben bu çevirileri okuya okuya dinden soğuduktan sonra orjinaline bakmayı ve biraz kafa yormayı akıl ettikten sonra aydınlanma yaşamış birisiyim.
Aradaki boşluk başka başka ayetlerde.. yani sizin klasik ayetin iki öncesini iki sonrasını oku yaklaşımınız her zaman geçerli değil.
Öte yandan ayetlerin neden bahsettiğini anlamak için dikkatli olmak gerekiyor aceleci olmamak ayrı bir emirdir Kuranda:
Taha 114: Egemenliğin gerçek sahibi olan Allah herşeyden yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan Kur’ân’da acele etme. Ve “Rabbim, ilmimi arttır” de.
Kuran sadece son nebi'ye değil; onu okuyan herkese vahyolur. Eğer onu anlamak niyeti ile inceliyorsan sana da vahyolur kuran belki 23 yılda senin de kalbine işlenir azar azar.
her neyse mesela :
7:189-Sizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah'tır. Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, karı-koca, Rableri olan Allah'a: "Bize kusursuz bir çocuk verirsen, and olsun ki şükredenlerden oluruz" diye yalvardılar..
Adem ile Havvadan mı bahsediyor?
7:190: Onlara kusursuz bir çocuk verince, O'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar koşmaya başladılar. ALLAH onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir
AA insanoğlunun genel tavrından bahsediyormuş...
Kuranda bazen böyle bir ayet sonra bazen 5 ayet sonra bazen 42 sure sonra meseleyi anlarsınız.
Bu yüzden iki ayet copy-paste edip de bana anlamamış muamelesi yapmaya yeltenmeyin; anlamak istiyorsanız gerçekten sonuna kadar yardımcı olurum.,
Sayın gordion;
Her zaman ki gibi masalın içindeki kritik noktayı kaçırıyorsun gerçek müslüman belgesini hakkediyorsun takdir ediyorum.
Tanrının merhameti, imanlısına geçerlidir.
Yani bir adam melek gibi de olsa, herşeyin en güzelini de yapmaya çalışsa, arapların hayali putuna(size göre gerçek tanrı) inanmıyor diye sonsuza kadar işkence görecek.
Gidin nereyi okursanız okuyun, kuranı baştan sona inceleyin, kuran tanrısının affetmeyeceği tek şey şirktir.
Bu adamların affedilebilmeleri için hayattayken imana gelmeleri gerekiyor. Kuranı incelediğiniz de, o cahil her türlü haltı işleyen, arap müslümanlar karşısında savaşsa da, son saniye zaruriyeti ile müslüman olup bir de müslümanlar adına cihad edince, tanrının merhameti ve bağışlayıcılığı maksimum seviyeye erişiyor.
Bu aşamada, aklen kabullenilmeyecek ilkellikte tasarlanan tanrıya ibadet etmeyenlere sadizmde son noktada işkence eden bir tanrı tasarlanmış.
Tanrının adalet mekanizması da, işkenceci ruhundan dolayı değil. Sınav mekanı diye gösterdiğiniz dünya da çöküyor.
Dünyada bir yer seni bu şekilde işe almayı denesin ona sevgiler ve öpücükler yollamazsın.
Kimine soruları kulaktan verip, kimine binlerce ipucu gösterip, kimine okuması için kitap verip, kimine hiçbir şey vermeden, kimine yılları tanıyan, kimine 1 günü çok gören sevimli tanrı hikayesinden adalet çıkarmak için, gerçekten kalp ile düşünmek şarttır.
fikirlerine katılmamakla beraber eğer yazdıklarıma cevap olarak bunları yazdıysan benim yazdıklarıma karşı açıklayıcı hiçbir cümlen yok.
kemalistlerden başka
"bir öğretiden nasıl bir yolsuzluk çıkar" diye hem çok şaşırıyoruz, hem de çok üzülüyoruz.
diyene hiç rastlamadım
bu ülkede 80-90 yıldır islamı aşılayan başka bir siyasi yapılanma varmı?
komedisiniz.
bu milletin A'sına koyanların hükmü son bulmaz çün kü bu milletin
bu milletin A'sına koyanlar, bu milletin A'sına koyanların hükmü son bulacak!
diyenlerdir. yani angut kemalistlerdir.
b,r kemaliste sor
müslüman mı sosyalit mi yada komünistmi diye
vereceği cevap
gomanislerr ......
olmaz laynnn
huloooogggggg
yaşasın tayyo
ölürüz yinede bu ülkeyi gomanistlere gapturmayız
size anca hadi anca gidersiniz
denir.
hadi, naş naş
Öncelikle sizi saldırgan üslubunuz nedeniyle uyarmam gerekiyor. Bu mevcut haliniz bekli de Mrdragon'un belirttiği gibi içkiyi fazla kaçırmanızdan kaynaklanıyor, bilemiyorum.
Şimdi gelelim eleştirilerinize ama haksız eleştirilerinize...
Öncelikle bu ülkeye İslami faşistler Kemalistlerden daha fazla zarar vermişlerdir. Normalde bunlar Batı'da terörist olarak değerlendirilirken ülkemizde dini kullanıp yasal boşluklardan yararlanarak, sanki hoşgörü ortamı varmış gibi bir ortamdan istifade ederek ayakta kalıyorlar. Ama dünyada hiçbir ortam sonsuza kadar sürmez. Bu teröristlerin sonu da böyle gelecek.
Bak, İslami yazar Mehmet Şevki Eygi, bir gün İstanbul'un ellerinden kayıp gideceğinden aşırı derecede kaygılı.
Neden acaba?
İşledikleri suçları biliyorlar ve bir gün hesaba çekileceklerini de biliyorlar. Ben, şahsen 100 önceki faciaların olması istemem ama, İngilizler 1916'daki gibi yine İstanbul'a gelirlerse, buna İslami faşistlerin dışındakiler hayır demeyeceklerdir. O zaman acep bu İslami faşistleri savunan ya da arkasında duran ve ülkemizdeki nüfus pastasının büyük dilimini oluşturan muhafazakarlar ne der acaba?
Oysa biz biliyoruz ki, İngilizler 1916'da İstanbul'u işgal ettiklerinde yerli işbirlikçileri yine bu İslami faşistler idi. Ama yine iyi biliyoruz ki, İngilizler bunları bir mendil gibi kullanır ve zamanı geldiğinde de çöpe atar. Onun için İslami faşistlerin bölücüler gibi şımarmasına hiç gerek yoktur. Çünkü bıçağın bir ucu bizi keserse diğer ucu da onları kesecektir. Salaklığın lüzumu yok!
Çok ilginçtir; İngilizler İstanbul'u işgal ettiğinde ülkeyi kurtarmaya çalışanlar İslami faşistler değil, sizi hor gördüğünüz Kemalistler idi. Muhafazakarlar bu noktanın altını iyi çizmeli ve düşünmeli. Yoksa, yandı gülüm keten helva!
Özetle, İslami faşistler olsun, Kemalistler, Komünistler, Liberaller vs. olsun, hepsinin tek bir iddiası vardır; ortak insanlık medeniyetinde bir iddia sahibi olmak ve ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesine ya da onun üzerine çıkarmaktır.
Şimdi, esas tartışma bu olduğuna göre (ki diğerleri zahirde kalır), İslami faşistlerin çokça methettikleri Osmanlı İmparatorluğu 623 yıl hüküm sürdü ama bırakın medeniyette bir iddia sahibi olmasını, kendi keyfine göre bir yaşam sürdürerek devrini tamamladı. Osmanlı'da bilim yok, sanat yok, kısacası, hayat yok. Ya ne var? "Şeriat" dedikleri ve İslamiyet öğretisinden uzak, kendi kafalarına göre İslami ilimler var. Prof. Celal Şengör'e, Semavi dinler, Komünizm, Liberalizm vs. gerçekçi olmadıkları, dolayısıyla evrensel olmadıkları için Bilimler'den ayrılırlar ve bu yüzden çökmeye de mahkumdurlar (Bkz. "Birbirini Yalanlayan İnançlarla Bilim Yapılabilir mi? (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=35039&highlight=Celal+%DEeng%F6r)" tartışmasındaki videoya).
Ben bu videoyu seyrettim ve orada Celal Şengör hocamızın son derece haklı tespitlerini gördüm. Onun bu konudaki tespitleri Osmanlı'nın neden çöktüğünü ve çok kaba bir İmparatorluk olduğunu, tüm dünyadan dışlandığını açık bir şekilde gösterir.
Buna göre milletin A'sına koyanlar, bize Osmanlı'dan kalma bir tane evrensel değer göstersin, biz de hakikaten onlara bu milletin A'sına koymakta haklı olduklarını kabul edelim.
Bu sonuçlara göre, ben, Osmanlı olmakla asla şeref duymadım ve duymam, ama Cumhuriyetimizle gurur duyarım. yani Cumhuriyetçi olmak, daima Osmanlı Piçi olmaktan daha yeğdir. Hatta Osmanlı olacağınıza, gidin **** olun, bu daha iyidir bile denilebilir. Çünkü Osmanlı bize gerçekten de çok kötü bir miras bırakmıştır ve biz bu kötü mirası reddediyoruz.
Şimdi istediğiniz kadar kusabilir, daha sonra sifonu kendiniz çekebilirsiniz.
mrdragon
08-05-2014, 18:45
fikirlerine katılmamakla beraber eğer yazdıklarıma cevap olarak bunları yazdıysan benim yazdıklarıma karşı açıklayıcı hiçbir cümlen yok.
Bakalım gordion;
Bakalım ebedi cehennemliklerden kesitlere; (kuran tabanında tabiki)
Nisa 93- Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedî olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazab ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azab hazırlamıştır.
Mümini kasten öldürdüğün zaman sıkıntı var ebedi cehennemlik, münafık, kafir ya da dinsiz v.s. için böyle bir buyruk yok.
2.275 - Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan böyle kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, artık önceden aldığı onun olur. Durumu da Allah'a kalmıştır. Kim tekrar dönerse, işte onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalacaklardır.
Ayet budur, duruma göre imanlısına kıyak geçer mi? fıkıhçılara göre yine evet. Tevbe kapısını açık bırakabilirler ama burada aslında kritik bir demeç vermiş kuran yazarı, öğüt alıp kabul edip faizi bırakırsa bu durumda, tanrı onu affedebilir de, tekrar dönerse ebedi cehenneme atar. Peki döndükten sonra tekrar bırakabilir mi sorusuna ise sevimli müslüman kardeşler hadis ve kuran eşliğinde çare bulmayı denemişler ya da süper imanlı abiler orasını Allah bilir diyerek geçiştirmişler. Genel islam inancında ise tevbe kapısı sürekli açıktır.
Tegabun 10- İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!
Evet tanrı yine ebedi cehennemlik ilan etmiş ayetleri kabul etmeyenleri..
Ahzap 64- 65 Şu muhakkak ki, Allah kâfirleri lânetlemiş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır. Orada ebedî kalırlar ve ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı.
Desteğe devam ayetler ile bakın biz üfürmeden doğrudan imanınıza göre tanrı sözünü veriyoruz. Gerçi meal var gider araştırırsınız arapça öğrenir gerçekten böyle midir tercümesi diye kafa patlatırsınız.
Rad 5 -Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demeleridir. İşte bunlar Rablerini inkâr edenlerdir. İşte onlar boyunlarına demir halkalar vurulanlardır ve işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. Oldukça açık bir şekilde ayetlere inanmayanların da doğrudan ebedi cehenneme gideceği dillendirilmiş. Ahirete inanmama fikrini kabullenemeyen bir tanrı profiliniz var ne diyelim.
18.103 - (103-104) (Ey Muhammed!) De ki: "Amelce en çok ziyana uğrayan; iyi iş yaptıklarını sandıkları hâlde, dünya hayatındaki çabaları kaybolup giden kimseleri size haber verelim mi?"
18.105 - Onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkâr eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüzden de kıyamet gününde amelleri için bir terazi kurmayacağımız kimselerdir.
24.39 - İnkâr edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı bunun gibi kâfir de hesap günü amellerinden bir şey bulamaz). Ancak Allah'ı yanında bulur da Allah onun hesabını tastamam görür. Allah, hesabı çabuk görendir. İki ayette iyiliğin imanlı olmadığınız sürece etkisi olmayacağını size izah ediyor. Teraziye dahi gerek yok.
Tüm yaptıklarınızın değerlenirilmesi için ölmeden önce tevbe edip, imana gelmeniz şart koşulmuş. (son nefes tövbesi geyiğine girmeyelim de..)
Yani adam daha gencecik, kuranı dinleyeli 2 gün oldu aklına yatmadı ve ben yeniden mi dirileceğim dedi? Tevbesiz kafir olarak öldü. (zincirlere vurulacak, zebaniler başına dikilecek, kaynar su içirilecek, kafasından aşağıya dökülecek, iç organları parçalanacak, zakkum yedirilecek, irin içirilecek, direklere bağlanacak, su dilenecek ebediyen işkence görecek....)
2.217 - Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram'ın ziyaretine engel olmak ve halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük günahtır. Zulüm ve baskı ise adam öldürmekten daha büyüktür. Onlar, güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmaya devam ederler. Sizden kim dininden döner de kâfir olarak ölürse, öylelerin bütün yapıp ettikleri dünyada da, ahirette de boşa gitmiştir. Bunlar cehennemliklerdir, orada sürekli kalacaklardır.
Evet dinden dönen kişinin de kurtuluşu yoktur. Tabi burada tekrarlı tevbe için fıkıh gerekecek sevimli müslüman hacı hocalara.. Tabi tevbeyi oyuncağa çevirmesinler diye gözlenmeleri durumlarının islami heyet tarafından belirlenilmesi genelde şeriatçilerde kabul görendir. Her neyse..
Yukarıdaki ayetler iman ettiğiniz tanrıya mı ait yoksa size islamı yutturan hoca sakıp efendi gibilerine mi?
Bakın ben ne demişim?
Tanrının merhameti imanlısına geçerlidir. Peki iman ettiğiniz tanrı yukarıdaki satırlarda aksini mi söylemiş. Siz benim değil tanrının fikirlerine katılmıyorsunuz.
Ayetler gayet net imansızın iyiliklerinin boşa gideceğini onlar hakkında terazi dahi kurulmayacağını dillendirmiş. Topraktan tekrar diriltilmeye inanmayanın da ebedi cehennemlik ilan edildiğini göstermiş.
Adaletli bir sınav sistemi olarakta;
Küçük yaşta ölenlerin cennete gitmesi denklemini çözmeniz gerekecek
Peygamber olanların torpilini de çözeceksiniz
Peygamberlere şahit olup mucize görenleri de, daha sonra ellerine okusunlar diye ana dilinde kitap verilenlerin torpili de çözülecek.
Kitabınıza göre ahireti kabul etmeyen sonsuza kadar işkence göreceği cehenneme postalanırken, hiç kitap almadan ve ahiret hakkında en ufak bilgisi olmadan yaşayan insanların, iyilikleri ve kötülüklerine göre yargılanmasını düşünen islami inanışı da masaya yatıracaksınız. (yukarıdaki ayetler gösteriyor ki, ayetler okunduğunda kabul etmeyenler ebedi cehennemlikler ve iyilikleri boşadır terazileri dahi yoktur.)
Kuran Muhammed döneminde dahi tamamlanmadan cehennem azabı ile korkutulanları da çözmeniz gerekecekte gerekecek...
Bunların hepsinden önce size esaretten kurtulmuş fikirler gerekecekte işte o sizin imkansızınız.
iyi de bu kadar boşuna çırpınmana, ayet ayıklamana gerek yok, ben aksini iddia etmedim zaten.
sen ister kıyak de ister torpil..kural'ı Allah koyar, sen koyamazsın..diyorum.
nasıl fizik kanunlarını O koymuşsa, istediğiini yılan yapıp süründürmüş, istediğini de insan yapıp dik durdurmuş yürütmüşse,
istediğini güneş, istediğini ay yapmışsa...
istediğini elma istediğini ARMUT yapmışsa..
istediğini de cennete koyar istediğini cehenneme..kendisi istediği kıstası belirler, sen istediğin kadar burda üfür.
bunu önceki mesajımda da söyledim, adalet senin tekelinde olan bir şey değil, sanırım 2 defa yazdım 3. defa da yazayım anlaman için belki işe yarar;
adalet kavramı ülkeden ülkeye, hukuktan hukuka, kişiden kişiye göre değişirken buraya gelip de kimin cennete gidip kimin cennete gidemeyeceği hakkında Allah'ı sorgulaman dediğim gibi üfürmekten öte geçmez.
çok cennet istiyorsan iman edersin..buraya gelmiş iman etmeyenler hakında azap ayaetleri koyuyrosan o zaman iman et, bu kadar net.
tüm bunlara rağmen yine ilave ettim, dedim ki Allah'ın rahmeti bol olandır, affı bol olandır, bu Allah'ın sıfatlarından biridir.
Zumer 53
De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
mrdragon
08-05-2014, 20:56
iyi de bu kadar boşuna çırpınmana, ayet ayıklamana gerek yok, ben aksini iddia etmedim zaten.
sen ister kıyak de ister torpil..kural'ı Allah koyar, sen koyamazsın..diyorum.
nasıl fizik kanunlarını O koymuşsa, istediğiini yılan yapıp süründürmüş, istediğini de insan yapıp dik durdurmuş yürütmüşse,
istediğini güneş, istediğini ay yapmışsa...
istediğini elma istediğini ARMUT yapmışsa..
istediğini de cennete koyar istediğini cehenneme..kendisi istediği kıstası belirler, sen istediğin kadar burda üfür.
Nasıl istediğini yapmışsa e yapamamış )) insanı istediği gibi yapamamış ki, boyuna kimine kitap yolluyor her telden her dilden. Kitaplarını insanlar hiçe sayınca yine çaresiz aciz tanrı kitap yollayıp beyin denilen organı hiçe sayanlara ey koyunlarım ben mee dersem sizde meeeleyin olur mu diyor.
İman et demek benim gözümde buysa yapacak birşey yok. Varsa tanrınızın itirazı buyursun gelsin hay hay.
Bu arada istediğini cennete koyacak ve istediğini cehenneme atacak dilekçi tanrıya kölelik edeceksen, dünyaya ne gerek var. Cennete değil de cehenneme koysa tanrım sen delisin, paranoyaksın sadistsin mi diyeceksin de, sana birşey kanıtlayacak. Bak evladım hani ben adilim ya, işte test ettim seni otur koca bir sıfır ateş lazım bana ateşsiz duramıyorum ben insanları kebap partisi vermek için yarattım sanane kurallarım benimdir adalette benim hülogg modu.
Yani gerçekten de, bu kadar zihinsel yetileriniz ortadan kalkmışsa neden konuşma ihtiyacı duyuyorsunuz ki, bırakın dilekçi tanrınızı dilerse, bir saniyede bu alaycı kullarını da ortadan kaldırır değil mi? Farz edinki kaldırmadı, inancınıza göre sonsuza kadar işkence etmeyecek mi? Eeee derdiniz ne? yoksa tanrının yokluğu içten içe sizi dile getiren tek gerçek mi?
bunu önceki mesajımda da söyledim, adalet senin tekelinde olan bir şey değil, sanırım 2 defa yazdım 3. defa da yazayım anlaman için belki işe yarar;
Adalet benim tekelimde mi değil mi bilmem ama bunu söyleyen garip imanlıların dünya üzerinde adalette adalet demeleri komedinin önde gidenidir. Yani tanrınızdan feyz aldım diyenlere bu sefer alkış tutarız.
adalet kavramı ülkeden ülkeye, hukuktan hukuka, kişiden kişiye göre değişirken buraya gelip de kimin cennete gidip kimin cennete gidemeyeceği hakkında Allah'ı sorgulaman dediğim gibi üfürmekten öte geçmez.
En azından adalet birine A derken diğerine B dememektir. Aynı sınırlar içinde Ahmet ile Mehmete farklı davranmamak demektir. Tanrınızn ortadoğuda paranoyak olarak tasarlanınca orada ancak bir kitabın sayfalarında kaybolan insanların düşüncesizlikleri hayat buluyor hali ile.
çok cennet istiyorsan iman edersin..buraya gelmiş iman etmeyenler hakında azap ayaetleri koyuyrosan o zaman iman et, bu kadar net.
Neden yani aklımı inkar edeyim kendimi aptal gibi mi hissedeyim? tanrıya söyleyin o halde az zeka versin sabah akşam secde edeyim anlayana..
Artı ,meyve sarhoş etmeyen içki, gölgelik, yakut ve benzeri şeyler ile işim yok, tanrınızın kıt yaratıcılığı ve hayal gücü varsa, uyumaya devam eyleyin.
tüm bunlara rağmen yine ilave ettim, dedim ki Allah'ın rahmeti bol olandır, affı bol olandır, bu Allah'ın sıfatlarından biridir.
Zumer 53
De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Bu ayetleri de sevgili kuran yazarı dillendirmeseydi, sizce müşriklerden bir şekilde müslüman olan olur muydu?
Olmazdı elbette, oysa ebu süfyan bile Muhammed'in karşısında ordular başında dururken mekke fethi ile müslüman olmuş ve islamın kontrolünü zaman içinde ailesine geçirmeyi başarmıştır.
Biz boşa demedik, önemli olan sevimli arap putu için, müslüman olup o yönde cihad vermektir diye, yoksa baştan müşriklerin köküne kezzap suyu dökerdi ama öyle bir yeteneği yok. Aciz bir tanrının dilden öteye geçme şansı yoktur. Kendisi de dil bulamayacağı içindir ki, hayali puta tapanlar boyuna benim tanrım aşağı benim tanrım yukarı der dururlar.
ne yazık ki yazdıkların ne Allah'ı inkar edebiliyor,
ne Allah'ın adaletini..
yapabildiğin tek şey "tanrı" isminin önüne hakaret cümleleri eklemek, başka yapabildiğin bir şey yok.
ayrıca kendini aptal gibi hissetmene gerek yok, bu tür bayatlamış cümleler kurmana da gerek yok, bu kainatı yaratan istediği kanunu ve adaleti koyması gibi bir mantığı kavraman yeterli..
mrdragon
08-05-2014, 22:48
ne yazık ki yazdıkların ne Allah'ı inkar edebiliyor,
ne Allah'ın adaletini..
yapabildiğin tek şey "tanrı" isminin önüne hakaret cümleleri eklemek, başka yapabildiğin bir şey yok.
ayrıca kendini aptal gibi hissetmene gerek yok, bu tür bayatlamış cümleler kurmana da gerek yok, bu kainatı yaratan istediği kanunu ve adaleti koyması gibi bir mantığı kavraman yeterli..
İyide aziz kardeşim bu kainatı yaratan kısma bir tanrı koyduğum anda, Muhammed'in kölesi konumuna düşen arap tanrısı çöküyor zaten.
Yoksa bu kainatı yaratan tanrı, gidip efendim Muhammed'in eşlerine iki kat azap vaat edeyim hizaya gelsinler diyerekten Muhammed'in dilinden hayat bulacak kadar cüce değildir. Yok ben tanrımı cüce yapacağım diyorsan, kuran yapıyor zaten sana ne gerek var.
Yani bu mantığı kavradığın anda, bir insanın dilinden dökülmeye muhtaç bırakılan, onların zihinlerinde şekillenen, kitaplarda karalanan her tanrı zaten yoktur.
Ey imanlı kardeşim, bir kitaba köle olmak seçiminse, kainatın yaratıcısı konumunda olabilecek tanrının umrunda olmayacaktır. Olsaydı işe çinlilerden de başlayabilirdi. Ne tekim arapları taktı, araplarda kendi hayallerindeki putu sana dayattı.
Bunu göre göre, efendim imana gel cenneti hurileri narları, hurmaları kap diyorsan, olabilir dua edin trafik kazası geçireyim de beyin hasar görsün o zaman gece gündüz imana gelir dua ederim. Hayali tanrınız da cennetlik bir kul kazanmış olur böylece cehennemi katlayan insanların seslerinden kurtulur. (hani diyorum 3 votka 5 cin tonik üzerine ne içsem de bu kadar leyla moduna bürünsem göremiyorum.)
Yapabildiğim tek şey tanrı önüne sözler dizmekse, bu tanrınızın hiçbir şey yapamayıp sadece sizin dilinizden hayat bulmasındandır. Evet belki de bir tekrar ama tanrının yokluğuna hırsınız dilinize dökülüyor ve ona güvenmeyi inanmayı başarıp susamıyorsunuz. Çünkü içiniz rahat etmiyor. Benim tanrım bu kadar pısırık olamaz moduna geçiyorsunuz.
Where is the God? O ölmedi hayallerinizde yaşıyor.
Where is the God? O hinduların da hayallerinde farklı formlarda yaşıyor.
Where is the God? O hristiyanların, yahudilerin bir zamanlar yunan, eski anadolu inançlarının da içinde farklı formlarda yaşadı.
Kısacası üretttiğiniz tüm tanrılar, sadece dillerden inançlarınız ve yanılgılarınız dahilinde döküldü. Onların hiçbiri eyleme dökülemedi.
Neden işi tanrıya bırakmayı deneyemiyorsunuz? (işte imanlıyı yere seren en kritik yerdeyiz. Tanrının ayetleri alaya alındığında denilen ayetlere rağmen hemde) Olmayan bir varlığın pasifliğine işi bırakabilmek için, onun varlığına içten inanmak gerekir. Şahsen ben inansaydım sizleri takmazdım bile.
Sürekli aynı oyuna düşüyor imanlı kardeşler, öz inançlarına tam güvenmeyi başaramıyorlar. Dil tanrılarına sarılıyorlar, ayetleri hiçliyorlar ve tanrının dile gelmediği dilemediği yerde, dile gelerek hayallerine sarılıyorlar.
knowledgetowisdom
08-05-2014, 23:02
Başlık neydi onu bile hatırlatmayacak kadar konular 40 kez takla atmış :)
bakın şu savaş ayetlerini ve peygamberin evlilik ayetlerini bence site yönetimi yazılım kodlarına eklesin ; onlar konu ne olursa olsun her yazıda default şekilde çıksın siz de her seferinde copy-paste yapmaktan kurtulun :)
Neyse;
Kuranda 174 tane "semavat" kelimesi (çoğul) 74. tane "sema" kelimesi (tekil) geçiyor. Tüm ayetleri ve ilişkili ayetleri ve anahtar gramer kullanımlarını; yönlendirici temel fiilleri (halaga-ceale- fatara gibi ) incelediniz mi?
Garip bir mantık kuruyorsunuz sonra ha babam de babam aynı ayetleri copy-paste yapıp duruyorsunuz.
Sonra bu işe emek verip aslını merak edip bulgularını paylaşanları (misal ben) kıvırtmakla suçluyorsunuz...
Suçlayın, canınız sağolsun da...
Böyle hakikat aranmaz ki!!!
konuların sapmasından bende aşırı derecede rahatsızım..ısrarla konudan sapmamaya çalışsam da, bu yönde mesajlar atsam da karşımdaki ısrarla başka konulara dalıyor..bunun artık bilerek yapıldığını düşünüyorum. bir konu ismine bakıyorum o konuda yorum yazacakken 3 mesaj sonra konu bambaşka bir konu olmuş..insanın konuya yazası da gelmiyor.
bu konuda dikkatli olursak doğruları bulma yönünde daha samimi oluruz.
Natürelist
08-05-2014, 23:25
bak ne yazmışım bakara 30'u ilk sorduğunda:
Önce ayeti hatırlayalım:
Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Yeryüzüne bir halife yerleştireceğim.(ceale)" Melekler de: "Orada bozgunculuk yapacak, kan akıtacak birisini mi (ceale) yerleştireceksin? Halbuki biz seni överek yüceltiyor ve mutlak otoriteni onaylıyoruz," dediler. "Bilmediğinizi Ben bilirim," dedi.
Sana bir ödev vermiştim yaptınmı?
Mesela bir önceki ayete bakalım:
Yeryüzünde herşeyi sizin için yaratan (halaga) O'dur. Sonra göğe yönelip(seteva) onu yedi gök olarak düzenledi. (fesevvehünne; dişil zamir; onları düzenledi) O, her şeyi Bilir.
yahu bir önceki ayette "halaga" kullanmış; "sevehe" kullanmış; bir sonraki ayette "ceale" kullanmış şimdi sen bana istersen 19000 çeviri getir eğer bu iki ayette "yaratmak" kelimesini kullanmışlarsa halt etmişler derim. her şeyen önce "dil bilimi" ne ihanettir bu.
2:29: İnsanoğlunun yaşam alanı olan yeryuvarlağının oluşumunu anlatıyor.
2:30: Onun üzerindeki insanın oluşumunu değil: zaten var olan ( evrimleşme sürecinde insansı diye tabir edebileceğimiz varlıkları yani insanoğlunun en yakın nihai atalarının Allah tarafından "halife" olarak atanmasını; yani ona hayvandan farklı olarak iyi ve kötüyü ayırt edebilme yetisinin verilmesi anlatılıyor.
2:29 ile 2:30 arasında bir boşluk var. nerede insanın yaratılışı diyebilirsiniz...
Kuran sistematiği insanın her daim araştırma yapmasına göre kurgulanmıştır. Kuranda sürekli "tedebbür etmek" kelimesi boşa mı geçer.... tedebbür bir şeyi enine boyuna delilleriyle düşünmek; incelemektir. kuranın açık emri dir tedebbür etmek...
Eğer 29:30'da "halaga" kullanılsa idi ben "evet Natürelist sen haklısın " demesini de bilirdim. Ben bu çevirileri okuya okuya dinden soğuduktan sonra orjinaline bakmayı ve biraz kafa yormayı akıl ettikten sonra aydınlanma yaşamış birisiyim.
Aradaki boşluk başka başka ayetlerde.. yani sizin klasik ayetin iki öncesini iki sonrasını oku yaklaşımınız her zaman geçerli değil.
Öte yandan ayetlerin neden bahsettiğini anlamak için dikkatli olmak gerekiyor aceleci olmamak ayrı bir emirdir Kuranda:
Taha 114: Egemenliğin gerçek sahibi olan Allah herşeyden yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan Kur’ân’da acele etme. Ve “Rabbim, ilmimi arttır” de.
Kuran sadece son nebi'ye değil; onu okuyan herkese vahyolur. Eğer onu anlamak niyeti ile inceliyorsan sana da vahyolur kuran belki 23 yılda senin de kalbine işlenir azar azar.
Merak etmeyiniz, dersime calismaya cabaliyorum, ancak "atmosfer" ile 0 notla sizin sinifta kaldiginiz da belli oldu, ve yedi yedi kat yedi gök meselesini de sanirim artik bir daha agziniza almazsiniz ;) Iste kutsal sandiginiz kitap insani böyle zor durumlara itebiliyor, Neyse artik bu konu da sizi yormak istemem, eger dersinize ve ödevinize calisirsaniz sinifi gecme ihtimali verebilirim. Neydi ödeviniz? tekrar hatirlatayim; kozmoloji... Size iyi calismalar, ve bilgi edindiginiz de tekrar müzakere yapariz... :)
her neyse mesela :
7:189-Sizi bir nefisten yaratan ve gönlünün huzura kavuşacağı eşini de ondan var eden Allah'tır. Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı. Hamileliği ağırlaşınca, karı-koca, Rableri olan Allah'a: "Bize kusursuz bir çocuk verirsen, and olsun ki şükredenlerden oluruz" diye yalvardılar..
Adem ile Havvadan mı bahsediyor?
7:190: Onlara kusursuz bir çocuk verince, O'nun kendilerine verdiği bu hediyeyle ilgili olarak O'na ortaklar koşmaya başladılar. ALLAH onların ortak koştukları her şeyden çok yücedir
AA insanoğlunun genel tavrından bahsediyormuş...
Altini cizip koyulastirdigim yer, evet Adem'den bahsediyor, devaminda insanlardan. Anlamayacak olan yine nedir..? ;)
Kuranda bazen böyle bir ayet sonra bazen 5 ayet sonra bazen 42 sure sonra meseleyi anlarsınız.
Bu yüzden iki ayet copy-paste edip de bana anlamamış muamelesi yapmaya yeltenmeyin; anlamak istiyorsanız gerçekten sonuna kadar yardımcı olurum.,
Bakiniz bu konuda cevap diye sundugunuz iletinize ve son paragrafiniza yanit vereyim, bakalim daha hangi mazareti öne sürerek anlamamazliginiza devam edeceksiniz.?
Alalim o halde konu ile ilgili bazi ayetleri;
Zâlike âlimul gaybi veş şehâdetil azîzur rahîm(rahîmu).
O, görülmeyeni de görüleni de bilendir, güçlüdür, merhametlidir
Ellezî ahsene kulle şey’in halakahu ve bedee halkal insâni min tîn(tînin).
O ki, yarattığı her şeyi güzel yaptı. İnsanı yaratmaya da çamurdan başladı.
مِّن مَّاء مَّهِينٍ= min mâin mehîn =aşağılık sudan
Summe ceale neslehu min sulâletin min mâin mehîn(mehînin).
Sonra onun neslini aşağılık bir özsudan yaptı.
Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’ideh(efidete), kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü. Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz! (Secde suresi, ayet: 6-9
Bu ayette Adem’i yaratmaya nasil baslandigi anlatilirken, onun ve soyundan gelenlerin nelerden de “asagilik özsudan“ dan, yani “meni“den yaratilmistir. Sonra Adem’e “can üfürülüsü“ aciklaniyor. Adem’e “O’nun“, yani Tanri’nin “ruh“undan “üfürülmüstür“. Genellile hakim olan görüs, buradaki “ruhun üfürülmesi“ olayinin, yalnizca Adem’e degil, soyundan gelenlere de gerceklestigini anlatildigi belirtiliyor… Buna göre Adem’in “camur“dan kalibina, soyundan gelenlerin de sperm yataklarina “ruhun üfürüldügü bildiriliyor…
İz kâle rabbuke lil melâiketi innî hâlikun beşeren min tîn(tînin). e izâ sevveytuhu ve nefahtu fîhi min rûhî fe kaû lehu sâcidîn(sâcidîne).
Rabbin meleklere: "Ben çamurdan bir insan yaratacağım. " 'Onu düzenlediğim ve ona ruhumdan üflediğim zaman ona secdeye kapanın.' demişti. (Sad suresi, ayet:71-72)
Bu ayetler, Hicr suresinin 28, 29 olarak da yer almistir. Ancak Hicr suresinde nasil bir camur oldugu da aciklaniyor: islenebilir topraktan yapilma bir camur.
İnne mesele îsâ indallâhi ke meseli âdem(âdeme), halakahu min turâbin summe kâle lehu kun fe yekûn(yekûnu).
Allah'ın katında İsa'nın durumu kendisini topraktan yaratıp sonra ol demesiyle olmuş olan Adem'in durumu gibidir. (Ali imran suresi ayet-59)
Tanri’nin meleklere duyurusu: Yeryüzünde bir halife ("celae") yani sizin tabiriniz ile: “….Bu ayet "celae" fiilini kullanarak insanlığın dünya üzerinde boy göstermeye başlaması hakkında temel işaretleri veriyor. "Yeryüzünde bir halife tayin edeceğim" Dikkat : yaratacağım değil. Tayin edeceğim, atayacağım....“ demektedir,
Melekler ne demisti, Tanri Nasil karsilik vermisti?
Ve iz kâle rabbuke lil melâiketi innî câilun fîl ardı halîfeh(halîfeten), kâlû e tec’alu fîhâ men yufsidu fîhâ ve yesfikud dimâ(dimâe), ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek(leke), kâle innî a’lemu mâ lâ tâ’lemûn(tâ’lemûne).
Hani Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim' demişti“. melekler, «Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akitacak birini mi var edeceksin?Oysa biz Seni overek yuceltiyor ve Seni devamli takdis ediyoruz» dediler; Allah «Ben suphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim» dedi. (Bakara suresi ayet-30)
Halife, baskasinin yerine gecen demektir, tanri’nin halifesi, tanri adina hüküm veren kimsedir. Adem’e halife denmesinin nedeni, Adem’in tanri adina hüküm verme yetkisinde olmasindadir.
Tanri, Adem’i yaratip “yeryüzünde halife yapacagini“ duyurduktan sonra ve meleklerin de bir tür itiraz etmelerinden sonra, Adem’i yaratir ve meleklere karsi üstünlügünü kanitlamak icin Adem’e “bütün adlari“ yani esyanin isimlerini ögretir. Simdi Adem, “bütün adlari biliyor“, meleklerse bilmiyorlar. Daha sonra Adem ile melekleri bir tür sinava sokar. Sonra meleklere söyle konusur tanri:
“- Eger dogru olani savunuyorsaniz, sunlarin sunlarin adlarini bilin bakalim! diyerek iddia’ya tutusuyor
“- Yüce tanri her tür eksikten uzak olan sensin. Bize gelince: Biz yalnizca senin ögrettiklerini biliriz. Her seyi bilen, hikmetli olan sensin.
Tanri sonra Adem’e seslenir, esyalarin adlarini söylemesini buyurur. Adem, esyanin adlarini bir bir anlatinca, tanri söyle der meleklere: “Ben size demedim mi ki, “Ben bilirim!“ Göklerin ve yerin gizliliklerini bilirim. Sizin aciga vurduklarinizi da, gizlediklerinizi de bilirim…. Sonrasi malum, iblis Adem’e secde etmedigi icin kovuluyor, daha sonra da Adem ile Havva cennetten atiliyor.
Hikaye de, ilkel diyalogla anlatilan asil mesele: Birincisi; Seytan (iblis) nasil olur da gayb’i bilir..? Daha yeryüzünde hic bir kimse yok!? Hatta henüz Adem de yaratilmamis? Artik her ne sekilde olursa olsun ister "celae" (yaratacagim) diyelim, ister “tayin edecegim, atayacagim....“ ya da var edecegim, diyelim, durum yine degismez. Cünkü burada tanri bir eylemde bulunacagini söylemektedir, ve daha Adem’i var etmeden ya da yaratmadan önce meleklerin (buna iblis de dahil) Adem ve soyundan gelenlerin ne halt edeceklerini önceden bilmeleridir
Ikincisi: Su melodrama bakarmisiniz, tanri meleklerle iddia’ya giriserek, esyalarin adlarini söylemelerini istiyor?! Tanri bilmiyormu? meleklerin bu adlari bilip bilmediklerini..? ki en önemlisi gay’bi bilmisler… Bu tür olaylar bir zitlasma esnasinda görülür, insanlar bir konu üzerinde kim hakli, kim hakli degil? diye kavgalara tutusup iddia’ya girmesi normal, ancak ya hikmetli yüce olan bir tanri’nin bir den bire bu ortamin icinde bulunmasina hic bir anlam veremiyorum, eger ki her sey kendi istegi ve dogrultuda gerceklestigi olan bir tanri icin ve "bu niteliklere sahip mantigina ters düsmektedir".
Hani demisti kur’an?
"Bilinmeyen nice hazineler ve görünmeyen gayb aleminin anahtarları O’nun yanındadır.Onları Kendisinden başkası bilemez.Karada ve denizde ne varsa hepsini O bilir. O’nun haberi olmadan bir tek yaprak bile düşmez. Yer altı tabakalarının karanlıkları içindeki tek bir tane, hasılı yaş ve kuru hiç bir şey yoktur ki açık, net bir kitapta bulunmasın." (En'am, 6/59)
Sanirim bir anahtar da iblisin elinde olsa gerek, hem gayb'i biliyor, hem de cennete istedigi girip cikiyor... :)
knowledgetowisdom
08-05-2014, 23:26
Yapabildiğim tek şey tanrı önüne sözler dizmekse, bu tanrınızın hiçbir şey yapamayıp sadece sizin dilinizden hayat bulmasındandır. Evet belki de bir tekrar ama tanrının yokluğuna hırsınız dilinize dökülüyor ve ona güvenmeyi inanmayı başarıp susamıyorsunuz. Çünkü içiniz rahat etmiyor. Benim tanrım bu kadar pısırık olamaz moduna geçiyorsunuz.
Where is the God? O ölmedi hayallerinizde yaşıyor.
Where is the God? O hinduların da hayallerinde farklı formlarda yaşıyor.
Where is the God? O hristiyanların, yahudilerin bir zamanlar yunan, eski anadolu inançlarının da içinde farklı formlarda yaşadı.
Kısacası üretttiğiniz tüm tanrılar, sadece dillerden inançlarınız ve yanılgılarınız dahilinde döküldü. Onların hiçbiri eyleme dökülemedi.
mrdragon;
iyi de siz "atesittim bir gün falanca hastalığa tutuldum filanca çıkmaza girdim "tanrım varsan bir işaret ver dedim; birden bir mucize oldu.....sonra müslüman oldum" diyen ve diyecek insanlarada inanmıyor ve onları hemen "salak" ilan ediyorsunuz....
Yürümek;ayakta kalmak bile olasılık hesaplarına göre çok çok düşük bir ihtimal... belinde minicik bir kıkırdakkayması öküz ölüsü gibi yere seriyor adamı... ve o kıkırdağın kayması kaymamasından daha kuvvetli ihtimal...
ölmek için her gün milyon sebep var hem içsel hem dışsal... yaşamak için se çok az... ama yaşıyoruz....
where is the god ha?
mrdragon
08-05-2014, 23:37
Konuyu bağlamamı mı istiyorsunuz. Bağlarız problem yok. (a anlatırken b ye dalıp sonra tekrar a ya dönen çorba kuran sorun olmuyordu sizlerde ne gariptir insanoğlu değil mi ama? Tanrılarının sünnetine gönderme yapıyoruz, malum x kabilesi ile karşılaşınca ona göre satır diziyoruz.)
Bir tanrıya iman edip, aynı tanrı ve aynı kitap altında tonlarca farklı düşünce türetirseniz o din çoktan yıkılmıştır.
Aynı tanrıya güvenmeden durmadan tanrı yerine onu en iyi ben anlarım modunda sözler söylediğiniz ve geçen günlere rağmen bu huyunuzdan vazgeçmediğiniz sürece o islam yine yıkılmıştır.
Yıkılmayan sadece kendi inancınızdaki islamdır. Çünkü size göre doğru olan odur ötesi değil.
Biriniz klasik müslüman modundasınız, biriniz gelenekçi islamı yıkan ve kuran tabanından hayat bulmayı deneyen kendince prensipler belirleyen ve o belirlediği prensipleri çoğu zaman çiğneyen.
Evet merak etmekteyim,
Enam-159. Dinlerini parça parça edip guruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir.
Hangi parça doğrudur?
İslam yıkıldı mı? Bu yaklaşımda da hangi mezhep hangi tarikat doğru yoldadır?
Bu aşamada 1000 kişi varsa elbette içlerinden bir kısmı kitaba göre doğru yolda olacaktır bunda bir sorun yok. Haydi gayri yiyin gayri birbirinizi...(sonuçta her biriniz islamı en iyi anlayan kuranı en iyi yorumlayan tanrıyı en iyi tanıyan olduğunuzu düşünsenizde)
Öyle bir güç tanımladığınız sürece, onu kendi dilinizde dillendirerek dahi aslında şirke giriyor olabiliyorsunuz. Evrensel tanrı tasarlarsanız ve o ayetleri tanrıya adarsanız, tanrı zaten söyleyeceğini söylemiştir. Ondan daha iyi onu tanırım deme lüksünüz olmamalı. Sürekli dillendirerek islamı yıkanlar mesela bana göre sizler oluyorsunuz.
Natürelist
08-05-2014, 23:45
konuların sapmasından bende aşırı derecede rahatsızım..ısrarla konudan sapmamaya çalışsam da, bu yönde mesajlar atsam da karşımdaki ısrarla başka konulara dalıyor..bunun artık bilerek yapıldığını düşünüyorum. bir konu ismine bakıyorum o konuda yorum yazacakken 3 mesaj sonra konu bambaşka bir konu olmuş..insanın konuya yazası da gelmiyor.
bu konuda dikkatli olursak doğruları bulma yönünde daha samimi oluruz.
Sayin gordion sizi unutmadim, ancak yarin erkenden ise gidecegim, ve cikmam lazim. Yarin Zeu'sun izniyle yanit veririm.. :) Ancak bu iletiniz ile bir yerde hakli olabilirsiniz, ancak bu fenomen genellikle iki tarafin konulara farkli bakis acisiyla bakildiginda ister istemez konular dallanarak okyanuslara ne yazikki yelken aciliyor... Artik bu durumda kim yüzme bilmiyor bogulursa olay da bitmistir... :)
Iyi forumlar...
mrdragon
08-05-2014, 23:50
mrdragon;
iyi de siz "atesittim bir gün falanca hastalığa tutuldum filanca çıkmaza girdim "tanrım varsan bir işaret ver dedim; birden bir mucize oldu.....sonra müslüman oldum" diyen ve diyecek insanlarada inanmıyor ve onları hemen "salak" ilan ediyorsunuz....
Yürümek;ayakta kalmak bile olasılık hesaplarına göre çok çok düşük bir ihtimal... belinde minicik bir kıkırdakkayması öküz ölüsü gibi yere seriyor adamı... ve o kıkırdağın kayması kaymamasından daha kuvvetli ihtimal...
ölmek için her gün milyon sebep var hem içsel hem dışsal... yaşamak için se çok az... ama yaşıyoruz....
where is the god ha?
Onları salak yerine koymuyorum her masala inananı salak yerine koyabilirim ama benim salak yerine koymam onların salak olduğu anlamına da gelmez.
Ben bu konuda net bir dil ile, ota tapan adamın dahi ota adak yaptığında bu gibi durumlar ile karşılaşabildiğini dillendiriyorum.
Hintliler sizce hiç mucizevi hikaye yaşamıyorlar mı? Hint inançları efsaneler ile dolu. X tanrısına adak adayıp garip sularda arınanların hikayeleri bu dünyada hayat buluyor.
İsa ile şirk koşan sevimli hristiyan kardeşlerinizin isanın sıcak kollarında ne gibi mucizeler ile karşılaştıkları hikayelerini okuyun. Hem tanrıya şirk koşsunlar size göre, hem de tanrı onlara mucize bahşetsin iyi mi?
Yaşamak için neden üreten bir kurbağa tanıyor musunuz? Siz dünyada ölmek isteyen kaç canlı biliyorsunuz.
En bön hayvan dahi yaşam mücadelesi veriyor. Yaşamak istiyor. Oysa sizin evren tasarlayıcınız, tüm canlılığı amansız bir besin zincirine tabi tutuyor. Öyle ki, minicik masum bir bebeği afrikada aslanlar arasında yem olarak dahi bırakabilecek değişik bir karaktere! sahip.
Bak az önce x kabilesinden figintayı sokan sıtma sineği onu öylesine çaresiz bıraktı ve yere serdiki az sonra başlarına üşüşen yırtıcı hayvanlar sevgili yavruyu paramparça edecek! (yahu orada tanrı onu cennetine aldı işte panik yok.)
Ya demek öyle, ne güzel küçük çocuk kurtuldu dünya hayatında biraz daha sahne aldı o mucize oluyor.
Efendim ateistti adam ona mucize verdim şeytan karşısında bir sevap point kazandım oley yaşasın şeytan 100 imanlı kulum 12 oldu. Hoh hoh hoo..
Daha da beteri, yahu kurana göre nice mucize dilenmiş adamlar, bırakın mucizeyi helak olmayı dahi göze almışlar, öyleyse bizi helak et demişler. Bize kitabı toptan getir demişlerde, sevgili tanrınız bahane üzerine bahane üretmiş niye? Savaştırma kan döktürme tuzak kurma sevdası yoğun olduğundan değil mi ama?
Kurduğunuzu sandığınız mantık, benim 10 yaşında ürettiğim tek düze tipten, hala anlayamasanız da sorduğunuz sorular yıllar önce dahi kafamda defalarca sorulan ters köşeye yatırılan oldukça basit sorular.
Bence o soruları bana değil kendinize sormanız gerekir. Bakın etrafınıza farklı ülkelere, farklı yaşantılara, farklı inançlara cevapları gelecektir.
knowledgetowisdom
09-05-2014, 00:59
Natürelist:
Merak etmeyiniz, dersime calismaya cabaliyorum, ancak "atmosfer" ile 0 notla sizin sinifta kaldiginiz da belli oldu, ve yedi yedi kat yedi gök meselesini de sanirim artik bir daha agziniza almazsiniz Iste kutsal sandiginiz kitap insani böyle zor durumlara itebiliyor, Neyse artik bu konu da sizi yormak istemem, eger dersinize ve ödevinize calisirsaniz sinifi gecme ihtimali verebilirim. Neydi ödeviniz? tekrar hatirlatayim; kozmoloji... Size iyi calismalar, ve bilgi edindiginiz de tekrar müzakere yapariz...
ne münasebet :) kendi kendinize beni mağlup ilan edip zafer çığlıkları atıyorsunuz..
o kadar çok farklı konuya giriyorsunuz ki yetişemiyorum.
ben onun atmosfer olduğuna eminim. zatten şıppadanak anladım..
ancak sonra nette biraz gezindim meğerse bu tartışmalı bir konuymuş islamic'ler ile non-islamicler arasında...
ne bileyim böyle belelı bir konuya beni çektiğinizi :)
meğerse insanlar "atmosfer"ciler ile "evren"ciler diye ikiye ayrılıyormuş. :)
yukarda da yazdım:
300-400 ayeti incelemen lazım. inceleyip mi kara verdin? yoksa ordan burdan okuyup inanmak istediğine mi inanıyorsun?
knowledgetowisdom
09-05-2014, 01:01
Onları salak yerine koymuyorum her masala inananı salak yerine koyabilirim ama benim salak yerine koymam onların salak olduğu anlamına da gelmez.
Ben bu konuda net bir dil ile, ota tapan adamın dahi ota adak yaptığında bu gibi durumlar ile karşılaşabildiğini dillendiriyorum.
Hintliler sizce hiç mucizevi hikaye yaşamıyorlar mı? Hint inançları efsaneler ile dolu. X tanrısına adak adayıp garip sularda arınanların hikayeleri bu dünyada hayat buluyor.
İsa ile şirk koşan sevimli hristiyan kardeşlerinizin isanın sıcak kollarında ne gibi mucizeler ile karşılaştıkları hikayelerini okuyun. Hem tanrıya şirk koşsunlar size göre, hem de tanrı onlara mucize bahşetsin iyi mi?
Yaşamak için neden üreten bir kurbağa tanıyor musunuz? Siz dünyada ölmek isteyen kaç canlı biliyorsunuz.
En bön hayvan dahi yaşam mücadelesi veriyor. Yaşamak istiyor. Oysa sizin evren tasarlayıcınız, tüm canlılığı amansız bir besin zincirine tabi tutuyor. Öyle ki, minicik masum bir bebeği afrikada aslanlar arasında yem olarak dahi bırakabilecek değişik bir karaktere! sahip.
Bak az önce x kabilesinden figintayı sokan sıtma sineği onu öylesine çaresiz bıraktı ve yere serdiki az sonra başlarına üşüşen yırtıcı hayvanlar sevgili yavruyu paramparça edecek! (yahu orada tanrı onu cennetine aldı işte panik yok.)
Ya demek öyle, ne güzel küçük çocuk kurtuldu dünya hayatında biraz daha sahne aldı o mucize oluyor.
Efendim ateistti adam ona mucize verdim şeytan karşısında bir sevap point kazandım oley yaşasın şeytan 100 imanlı kulum 12 oldu. Hoh hoh hoo..
Daha da beteri, yahu kurana göre nice mucize dilenmiş adamlar, bırakın mucizeyi helak olmayı dahi göze almışlar, öyleyse bizi helak et demişler. Bize kitabı toptan getir demişlerde, sevgili tanrınız bahane üzerine bahane üretmiş niye? Savaştırma kan döktürme tuzak kurma sevdası yoğun olduğundan değil mi ama?
Kurduğunuzu sandığınız mantık, benim 10 yaşında ürettiğim tek düze tipten, hala anlayamasanız da sorduğunuz sorular yıllar önce dahi kafamda defalarca sorulan ters köşeye yatırılan oldukça basit sorular.
Bence o soruları bana değil kendinize sormanız gerekir. Bakın etrafınıza farklı ülkelere, farklı yaşantılara, farklı inançlara cevapları gelecektir.
Peki tanrı'dan nasıl bir işaret veya eylem bekliyorsunuz kısaca sayın Mrdragon..???
Kısaca ama necati abileri; hülagü beyleri karıştırmayın :)
kamilistforvendetta
09-05-2014, 02:37
Öncelikle sizi saldırgan üslubunuz nedeniyle uyarmam gerekiyor. Bu mevcut haliniz bekli de Mrdragon'un belirttiği gibi içkiyi fazla kaçırmanızdan kaynaklanıyor, bilemiyorum.
Şimdi gelelim eleştirilerinize ama haksız eleştirilerinize...
Öncelikle bu ülkeye İslami faşistler Kemalistlerden daha fazla zarar vermişlerdir. Normalde bunlar Batı'da terörist olarak değerlendirilirken ülkemizde dini kullanıp yasal boşluklardan yararlanarak, sanki hoşgörü ortamı varmış gibi bir ortamdan istifade ederek ayakta kalıyorlar. Ama dünyada hiçbir ortam sonsuza kadar sürmez. Bu teröristlerin sonu da böyle gelecek.
Bak, İslami yazar Mehmet Şevki Eygi, bir gün İstanbul'un ellerinden kayıp gideceğinden aşırı derecede kaygılı.
Neden acaba?
İşledikleri suçları biliyorlar ve bir gün hesaba çekileceklerini de biliyorlar. Ben, şahsen 100 önceki faciaların olması istemem ama, İngilizler 1916'daki gibi yine İstanbul'a gelirlerse, buna İslami faşistlerin dışındakiler hayır demeyeceklerdir. O zaman acep bu İslami faşistleri savunan ya da arkasında duran ve ülkemizdeki nüfus pastasının büyük dilimini oluşturan muhafazakarlar ne der acaba?
Oysa biz biliyoruz ki, İngilizler 1916'da İstanbul'u işgal ettiklerinde yerli işbirlikçileri yine bu İslami faşistler idi. Ama yine iyi biliyoruz ki, İngilizler bunları bir mendil gibi kullanır ve zamanı geldiğinde de çöpe atar. Onun için İslami faşistlerin bölücüler gibi şımarmasına hiç gerek yoktur. Çünkü bıçağın bir ucu bizi keserse diğer ucu da onları kesecektir. Salaklığın lüzumu yok!
Çok ilginçtir; İngilizler İstanbul'u işgal ettiğinde ülkeyi kurtarmaya çalışanlar İslami faşistler değil, sizi hor gördüğünüz Kemalistler idi. Muhafazakarlar bu noktanın altını iyi çizmeli ve düşünmeli. Yoksa, yandı gülüm keten helva!
Özetle, İslami faşistler olsun, Kemalistler, Komünistler, Liberaller vs. olsun, hepsinin tek bir iddiası vardır; ortak insanlık medeniyetinde bir iddia sahibi olmak ve ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesine ya da onun üzerine çıkarmaktır.
Şimdi, esas tartışma bu olduğuna göre (ki diğerleri zahirde kalır), İslami faşistlerin çokça methettikleri Osmanlı İmparatorluğu 623 yıl hüküm sürdü ama bırakın medeniyette bir iddia sahibi olmasını, kendi keyfine göre bir yaşam sürdürerek devrini tamamladı. Osmanlı'da bilim yok, sanat yok, kısacası, hayat yok. Ya ne var? "Şeriat" dedikleri ve İslamiyet öğretisinden uzak, kendi kafalarına göre İslami ilimler var. Prof. Celal Şengör'e, Semavi dinler, Komünizm, Liberalizm vs. gerçekçi olmadıkları, dolayısıyla evrensel olmadıkları için Bilimler'den ayrılırlar ve bu yüzden çökmeye de mahkumdurlar (Bkz. "Birbirini Yalanlayan İnançlarla Bilim Yapılabilir mi? (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=35039&highlight=Celal+%DEeng%F6r)" tartışmasındaki videoya).
Ben bu videoyu seyrettim ve orada Celal Şengör hocamızın son derece haklı tespitlerini gördüm. Onun bu konudaki tespitleri Osmanlı'nın neden çöktüğünü ve çok kaba bir İmparatorluk olduğunu, tüm dünyadan dışlandığını açık bir şekilde gösterir.
Buna göre milletin A'sına koyanlar, bize Osmanlı'dan kalma bir tane evrensel değer göstersin, biz de hakikaten onlara bu milletin A'sına koymakta haklı olduklarını kabul edelim.
Bu sonuçlara göre, ben, Osmanlı olmakla asla şeref duymadım ve duymam, ama Cumhuriyetimizle gurur duyarım. yani Cumhuriyetçi olmak, daima Osmanlı Piçi olmaktan daha yeğdir. Hatta Osmanlı olacağınıza, gidin **** olun, bu daha iyidir bile denilebilir. Çünkü Osmanlı bize gerçekten de çok kötü bir miras bırakmıştır ve biz bu kötü mirası reddediyoruz.
Şimdi istediğiniz kadar kusabilir, daha sonra sifonu kendiniz çekebilirsiniz.
1-araban çok kötü
2-şöförlüğün çok kötü
3-araba benzin kokuyor.
4-arabada su bile yok
5-yollarda bozuk
e bu arabada zaten kusmadan yolculuk yapmak mümkün değil ki
osmanlı piçi hiç olmadım. etnik herhangi bir kmliğin piçide olmadım.
anlmamazlılığa vurduğun şey
80 yıldır anslında hala bile kemalistler yönetiyor bu ülkeyi.
80 yıldır siz aşıladınız islamı bu halka
üstelik kontrgerilla katlimları ile faili mechuller ve de darbelerle pekiştirdiniz
şimdi neden darbe yapamaz oldunuz?
türkiyede sosyalist hareket biraz canlansa
bak bakalım yasak engel zart zurt dünya konjöktürü falan takıyormusunuz.
2 günde yüzyılın en hızlı darbesini bile yaparsınız.
ama işinize geliyor bu keşmekeş yönetim
çünkü kamplaşma iki yöne doğru oluyor.
biri antikomünist ırkçı kemalizme
diğeri arap ümmetçisi dinci faşizme
birde nagehan salçalara
seç beğen al
torbada kalmadı artık kusamıcam
6-arabanda torba bile yokki
mrdragon
09-05-2014, 08:03
Peki tanrı'dan nasıl bir işaret veya eylem bekliyorsunuz kısaca sayın Mrdragon..???
Kısaca ama necati abileri; hülagü beyleri karıştırmayın :)
Tanrıdan neden işaret bekleyeyim ki? Tanrıdan işaret beklediğim zaman o kusurlu yaratıcı ya da eksik yaratıcı sınıfına girecek.
Tanrıya mutlak güç, herşeyin hakimi bileni rollerini yüklerseniz;
Bu durumda gördüğünüz ve göremediğiniz her şeyi dilediği gibi yapan bir insan üstü varlığa yelken açarsınız.
Bu aşamada dilekçi tanrı için, canlı yaşam şeklinin bir önemi yoktur. Dilediği anda dilediğini değiştirebilecek bir varlık tasarlarsanız, yaşadığınız yanılgısı dahi onda hayat bulmayabilir. Ne de olsa isterse, size geçmişinizi de unutturur, sizi yeniden de dizayn edebilir içinizde kötülük varsa onu söküp atabilir v.s. (bunları yapamayacak düzeydeyse elbette insan dilinden dökülür durmadan yakmak asmak kesmek biçmek ve hurma nar huri vaadlerinde bulunur durur.)
O zaman burada tanrıya hangi vasfırları yüklemek istiyorsunuz diye sormam ona göre cevap vermem gerekir. İslam inancında tanrıya yüklenen vasıfları ezen davranış biçimi bölgesel dilden dökülme ve zaman içinde kitaplaştırılma eylemidir.
Dikkat edin, sevgili tanrı yahudiler için zamanında peygamberleri öldürebildiklerini de dillendirmiş ama yöntem olarak bu huyundan vazgeçememiş!
Yani tanrı mesaj mı vermeye ihtiyaç duyuyor? Tarih size kullandığı yöntemin nice kanların dökülmesine neden olduğunu anlatır. Yayılma hızının düşük olduğunu ve şayet mesaj vermişse o mesajın sürekli hatalar ile yorumlandığını da gösterir.
Tabi tanrısal kavramlar üzerinde felsefe yaparsanız bu aşamada evreni tasarlayan var dediğiniz anda ona mutlak güç vermek zorunda değilsiniz. Bu islamın sorunsalıdır herhangi bir tanrısal inancın değil.
Bakın çalıştığım kurumda sevgili patron her çalışanını uyarmak istiyor ve bunun için zaman içinde durmadan teknolojiden yararlanıp bize hiç kaçış yolu bırakmıyor hale getirdi. Nitekim öğretmeniz ve nice insanlara eğitim-öğretim veriyoruz. Müdürün talepleri anında cebimizde, anlayacağımız dilde, açıklamalı kağıtlarda, sms olarak aktarılıyor aynı zamanda ortak mail sisteminde otomatikman iletiliyor. Olmadı anons ediliyor v.s.
İşte günümüz insanı dahi, eksiksiz bir mesaj sistemi için her türlü zekasal patlamayı gerçekleştirirken, bir tanrıyı bölgesel-zamansal-kılıçsal mesajcı konumuna düşüren sizler, onu insandan da aciz konumuna ve insana muhtaç garip bir yaratıcı hüvviyetine kavuşturduğunuzu düşünmekten kaçıyorsunuz.
Tanrının tarih öncesi insanlara da verdiği mesajların var olduğuna inanıyorsunuz. Hani neredeler? Afrikalıların atalarına mesaj gelmişse diyelim. Binlerce yıl unutulan mesaj eşliğinde eyleme imza atanlara ne oluyor? Tanrının mesaj sistemi en kusurlu yöntem oluyor hali ile.
Anadolulu
09-05-2014, 18:08
İslam yıkılacak hemde müslümanım diyenler tarafından dünya eskisi gibi değil insanlar kötüleşiyor milletçilik ırkçılık yobazlık atayizler herşey o kadar ağır geliyor ki insanlara artık batılılaşma avrupalılaşma arzusu var herkeste sevgililer dostlar aşıklar herşey birer tehlike bu dünyada Allah'ıma çok şükür müslümanım ama orta doğu ülkeleri hiç iyi halde değildir olmasıda zor olacak ve insanlar atalarını ne üzerinde bulduysa onu yapacak
Natürelist
12-05-2014, 05:39
Adalet kavramının kişiden kişiye, ülkeden ülkeye, hukuk'tan hukuk'a değiştiğini belirtmeme rağmen hala ısrarla Tanrı'nın adaletini sorguluyorsunuz. Oysa ki bunları size diğer mesajımda ifade ettim, neden var olan adalet farklılıklarını görmezden gelerek yorum yapıyorsunuz? En önce bu sorumu cevaplandırırsıanız sevinirim.
Sayin gordion,
Zaten kendi sordugunuz soru'ya kendiniz cevap vermissiniz bakiniz burada:
adalet her yerde aynı olacak diye bir durum yok.
bu açıklamadan sonra tartıştığımız durum ise Allah'ın adaleti..beğenirsin beğenmezsin, veya
beğenirim beğenmem...
Size göre, adaletli imis görünen tanrinin bir eylemi, aslinda adaletsiz de olsa, size göre adaletlidir...
Iyi de beni dünyadaki farkliliklar acikcasi ilgilendirmiyor, zira bu bakis acisi ancak dünyevi yasamini ilgilendirir, sözkonusu eger tanri adaletli ise? bu adaletini ölcmek hangi "adalet cetveli"ni kullanacagiz? Onu da ben size söyleyeyim; birey kendi vicdani ile yapar bunu. Sudan ucuz bahaneler ile sonsuz ates de yakilmasini isteyen bir tanrinin, kötü eylemini onaylayan bir kisinin kisiligini de ayni zamanda ortaya koyar, ki tanrinin bu adalet- eylemi dünya standartlarinin gerisinde kaliyor maalesef. Bence dünyadaki farkliliklari birakip öncelikle bir insan kendi davranislari hakkinda bir yargida bulunarak, kisinin kendi ahlak degerleri üzerine dolaysiz ve kendiliginden yargilama yapmalidir. Ahlaksal bilinc, iyi ve kötü üzerine bilinc, iyi ile kötü, dogru ile yanlisin ne oldugu? üzerimizdeki duygularimizi yargilayarak, onaylayarak, ve kinayarak kendine özgü bir bicimde yasam ve eylemlerimiz ile dogruyu ve adaleti bulmamiz gerekir, buna tüm sözde kutsal olan kitaplar da dahildir, "siz sorgulamaz begenirsiniz", ben sorgular elestiririm, iste aramizdaki fark ve adalet anlayisi da budur...
Size A ülkesindeki hukukun adaleti makul gelebilir fakat başka bir kişiye de B ülkesindeki hukukun adaleti makul gelebilir..Allah için de X adaleti makul gelebilir, sen nasıl B ülkesindeki adaleti eleştiriyorsan B ülkesindeki de A üleksindeki adaleti eleştirebilriken Allah'ın adaletini istediğin kadar sorgula sonuçta adaleti koyan Allah, yaratan Allah, kanunları kuralları koyan Allah. Sizin Allah'ın adaletini eleştirmeniz Allah'ın adaletini çürütmeniz anlamına gelmez onu anlatmaya çalışıyorum.
Ben kötü olan bir eylemin makul oldugunu söylemem icin, yukarda da belirttigim gibi, aklimi, vicdanimi, mantigimi devre disi birakarak mümkün olur. A-B ülkelerinden hangisinin adaletli oldugunu anlayabilmek icin, elinizi vicdaniniza, akliniza ve mantiginiza götürmek yeterli gelecektir...
Örnegin ben su ülkde su uygulanan cezanin adaletli olmadigini elimi vicdanima götürerek olmadigini söylüyorum
https://scontent-a-fra.xx.fbcdn.net/hphotos-frc3/t1.0-9/1393700_526323624130147_143425591_n.jpg
Bari A-B ülkerinden örnek veriyorsunuz
Simdi bu uygulanan ceza! adaletli midir sizce?
Kaldiki kur'anin tanrisi da ebedi olarak yakacagim demektedir, hemi de sudan ucuz bahaneler ile, ve bir sinegi incitmemis bir kisiyi sirf kendisine iman etmedigi icin, cehennemin dibinde derileri binlerce kez yüzülerek iskence etmesinin, bu fotagrafdaki görülen ceza bile cok masum duruyor! Iste alin size tanrinin x adalet anlayisi ;)
Ayrıca cennetin kademeleri olduğu gibi cehennemin de kademeleri var, bir kişinin sineği incitmemesi, iyiliklerle dolu olan hayatının sonunda cehennemin hangi kademesine gireceğini de Allah bilir.
Kademe olsa ne fark eder? olmasa ne fark eder? Sonucta iskence var mi siz ona bakiniz...
Ayrıca Allah'ın merhametinden ümit kesmeyin şeklinde ayetlieri neden görmüyorsunuz? Kuran'ı incelediğinizi iddia ediyorsanız neden Allah'ın hep azabınan gem vrurken affından söz etmiyorsunuz?
Neden "Allah'ın adaleti bu mu" derken merhametini ifade edip "Allah'ın adaleti bu mu, merhamet eden mi" demiyorsunuz?
ZUMER 53 : De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Üzerine de Hud Suresi vermişsin örnek olarak, "Allah dilediyse" ifadesinden yola çıkmışsın, sizdeki bu Allah'a saldırmak üzerine kurulu siyasetiniz varken, sizin sürekli Allah'ın azap edici ayetlerini gösterip merhmet eden, affeden, merhameti sonsuz olmasına ilişkin yüzlerce ayet varken bunları görmeden sürekli Allah'ın azap edici tarafınız gösterirseniz Allah size zaten hidayet vermez, suçu da böyle Hud Suresini gösterip Allah'a atarsınız ama sadece kendinizi kandırırsınız benden söylemesi.
Maide Suresi'nden de örnek vermişsiniz, o sure yapılan bir antlaşma üzerine inen bir sure, ayrıca VEYA ibaresi var, sadece ayaklarını çarpraz kesin demiyor VEYA deyip şehirden sürmekten bahsediyor, o VEYA o ifadesini sadece ayaklarını kesin olarak neden algılamaya çabalıyorsunuz o da ayrı mevzu.
Ne zaman ayet tartışsak aynı şey oluyor, ya ayeti eksik okuyorsunuz ya da surenin ne zaman indiğini görmezden geliyorsunuz.
Iyilik ayetleri olsa bile kur'ani iskence'ci tutumundan kurtaramaz, hangi birini saysak bilmem ki, daha ananiz- babaniz iman etmez ise, eger onlar ile hala dostlugunuz devam ediyorsa? yerinizin cehenneme bilet kesildigini unutmayiniz, bunu diyen bir kitaptan iyilik adina daha ne bekleyebiliriz ki?
Maide suresinde ayaklarini ellerini carpraz kesin diyor mu!? ki diyor! bunun "veya"si "meyasi" yok ve bununla da durumu kurtarmaya cabalamanizi anlamsiz buluyorum.. Öyle veya'lar olacagina bu ayet tümden olmasaydi ya, ve insanlik adina da yakismayan bir ceza yöntemidir!..
E bari sizde eksik olan yeri tamamlasaydiniz bizlerde neyin nesi oldugunu anlardik. anlasma dediginiz nedir?, hem bu anlasma günümüzle ne ilgisi var? eger derseniz kur'an o döneme yani orta caga hitap etmektedir, o zaman derim haklisiniz, ancak günümüzde bu ayetin olmasinin önemi nedir? günümüzde gecerli olmayan bir hükmün kitapta bulunmasi yoksa bir "süs"müdür sizce? ve ne diye kitap da hala bulunmaktadir... madem anlasma demissiniz ;)
Natürelist
12-05-2014, 06:32
Natürelist:
ne münasebet :) kendi kendinize beni mağlup ilan edip zafer çığlıkları atıyorsunuz..
Neden zafer cigliklari atayim ki? yanimdaydinizmi ki böyle bir yargiya vardiniz? Size bakara-30'u anlamadiginizi ya da anlamamazliga kendinizi vererek, seytanin nasilda gayb'i bildigini gözler önüne serdik ;) Simdi vereceginiz cevap bu mu?... Eger yoksa? demekki kimin zaferi kazandigi belli.. Gerci bu zafer isini de simdi siz cikarttiniz, aklimin ucundan bile gecmemisti, sadece burada kur'an üzerine müzakere yapiyoruz ve kimin hakli, kimin haksiz olduguna artik okurlar karar vereceklerdir... Varsa yeni bir argümaniniz alalim...
o kadar çok farklı konuya giriyorsunuz ki yetişemiyorum.
ben onun atmosfer olduğuna eminim. zatten şıppadanak anladım..
Bu konu da burada bastan beri paralel gitti, o yüzden de buraya da degindik.
Ne güzel iste, sevindim sizin adiniza sippadanak anladiginiz icin, ancak hala buna dair sorulan sorulara zerre kadar yanit vermemissiniz? O sorular hala cevap beklemektedir, ayetlerdeki celiskiler celiski üzerine ve hangi birini kurtaracaksiniz ki? Normaldir yetisememeniz.... Bakiniz ben de iki gündür ugramadim buraya, belki bu arada düsünmüssünüzdür...
ancak sonra nette biraz gezindim meğerse bu tartışmalı bir konuymuş islamic'ler ile non-islamicler arasında...
ne bileyim böyle belelı bir konuya beni çektiğinizi :)
Bakiniz kardesim, siz önce kendi mantiginiz ve akliniz ile hareket ediniz, ne yapacaksiniz onun bunun kiytirik akillari ile? Kur'ani okumadiginiz belli oluyor ve belki de yaniliyorum da, ancak bana böyle bir izlenim veren sizsiniz, nicin nette gezinerek kendinize bir yol aramaktasiniz? Ayetler orta da ve akil süzgecinden gecirin ve karari yine kendiniz verin... Tartismali olan nedir? zaten onun ne oldugunu da biliriz, cünkü ayetlere öyle bir anlamlar yüklerler ki, insanin koltugundan düsecegi tür'den yorum ve tev'il yoluna basvurulmus aciklamalardir(!) Sonra dönüp tekrar ayete baktiginizda, ayete hic uymayip ve zorlamali aciklamalardan ibarettir :)
Fazla tasalanmayiniz, her konuyu bilmeyebilirsiniz bundan garipsenecek bir durum yoktur, sadece müzakere yapip, sözde kutsal olan kitabinizin tutarsizliklarini gösteriyoruz, artik onu görüp görmeyeceginiz size kalmis bir sey...
meğerse insanlar "atmosfer"ciler ile "evren"ciler diye ikiye ayrılıyormuş. :)
Demekki simdi siz "atmosfer"cilerdesiniz :) O hlade size basarilar ;)
yukarda da yazdım:
300-400 ayeti incelemen lazım. inceleyip mi kara verdin? yoksa ordan burdan okuyup inanmak istediğine mi inanıyorsun?
300-400 ayeti incelemen lazım derken neyi kastediyorsunuz? dogrusu tam anlamadim.
Ben kur'anin 300-400 ayetini degil, defalarca tümünü okudum, ve hala okuyorum, hatta tevrati ve incili de. Bundan da emin olabilirsiniz...
knowledgetowisdom
12-05-2014, 10:32
Natürelist;
Bakiniz kardesim, siz önce kendi mantiginiz ve akliniz ile hareket ediniz, ne yapacaksiniz onun bunun kiytirik akillari ile? Kur'ani okumadiginiz belli oluyor ve belki de yaniliyorum da, ancak bana böyle bir izlenim veren sizsiniz, nicin nette gezinerek kendinize bir yol aramaktasiniz? Ayetler orta da ve akil süzgecinden gecirin ve karari yine kendiniz verin... Tartismali olan nedir? zaten onun ne oldugunu da biliriz, cünkü ayetlere öyle bir anlamlar yüklerler ki, insanin koltugundan düsecegi tür'den yorum ve tev'il yoluna basvurulmus aciklamalardir(!) Sonra dönüp tekrar ayete baktiginizda, ayete hic uymayip ve zorlamali aciklamalardan ibarettir
Sağlıklı diyalog kuramıyoruz :)
Ben bir konuyla karşılaştığımda bir cevap aramak üzere nette gezmiyorum ama mesele tam olarak neymiş diye bilgi ediniyorum bu yüzden de özellikle atesit-deist vs. sitelere giriyorum yani islamic sitelerdeki çoğu boş-beleş cevap zaten beni kesmiyor ya risale-i nura bağlıyorlar sonunda ya da benzer başka bir şeye.
sadece bakara 30 ile ilgili tüm meseleleri ortaya koydum. daha fazla bilgi edinmek için bakara 30 ile ilgili ve ilişkili tüm ayetlere bakmak gerekliliğini vurguladım.
yani "sen bakara 30'u açıkla bakalım" gibi bir soru olamaz. bakara 30 bir bütünün parçası ve o parçaya ilişkin konuları ve cevapları yeterince yazdım zaten.