PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Veganlık


errata
31-05-2014, 12:19
Gülce Özen Gürkan ""Kafası Karışık Bir Veganın Soruları" nı "Kafası Net Bir Vegandan Cevaplar" başlığıyla cevaplıyor.

Mustafa Canpolat'ın soruları şurada: http://www.agos.com.tr/kafasi-karisik-bir-veganin-sorulari-7273.html
Gülce Özen Gürkan'ın cevapları da burada: http://www.agos.com.tr/haber.php?seo=kafasi-net-bir-vegandan-cevaplar&haberid=7325

Sitemizde de bolca bulunan anti-vegan, kebap sever, "çok bilgili" arkadaşlar okuyup biraz aydınlansınlar.

Subat
02-06-2014, 11:04
Mustafa Canpolat'ın yazılarını yayımlandığında okumuştum.
Evcil hayvan kısırlaştırma ya da onları da vegan besleme konusunda halen bir tutarsızlık görüyor olsam da, sorulara gerçekten mantıklı cevaplar verilmiş.
Kafes kırma aracı olarak insanların kullanılması ve bunun savunulması da ayrı bir tezat olabilir 'veganlar' açısından.

Ülkedeki veganlar da ateistler gibi kafası karışık vaziyetteler. Örgütlenme/birlikte hareket etme sorunu bu alanlara da sirayet etmiş durumda..

Şu alıntıyı da sadece hoşuma gitti diye alıyorum. İslamcı vegan olabilir mi diyenler için hazırlık olabilir :)

HZ MUHAMMED VE VEGANİZM
Yaygın görüşün aksine Hz Muhammed et yememektedir ve İslam peygamberliği görevinin yanında veganizmi insanlığa müjdelemiştir.
İslamın veganizmle bağdaştırılamamasının en büyük sebebi kuşkusuz yozlaşmış bir sözde ibadet olan kurban ritüelidir.
Peygamberimiz hastalıktan acı çeken bir koyunu kesip onu cennete göndermiştir fakat bu davranış bazı müslümanlarca yanlış yorumlanmış ve günümüze kurban bayramı dediğimiz şekilde gelmiştir.
Hz. Muhammed'in hayvan sevgisi üzerine bir kaç hadis:
Hz. Muhammed (s.a.v.) "Yerdekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin" (Tirmizî, "Birr", 16) buyurarak merhamete erişmeyi, tüm yeryüzündeki varlıklara merhamet etmeye endekslemiştir .
Bir köpeğe su veren kadının bağışlandığını belirtirken, bir kediye eziyet edip ölümüne sebep olmanın Allah'ın gazabını çektiğini vurgulamıştır Bir keçiyi sağan adama uğradığında ona şunları söylemiştir: "Sağdığında yavrusu için de süt bırak" (Mecmua'z-Zevaid, 8:196) Kendisine, "hayvanlara yapılan iyilik için de mükâfat var mı?" diye soranlara şu cevabı vermiştir: "Evet, her canlıya yapılan iyilik için mükafat vardır" (Buhari, "Şürb", 9) O, hayvanları bile keserken, bilenmiş bıçakla ve hayvana fazla eziyet çektirilmeden kesilmelerini özellikle emretmiştir (Müslim, "Sayd" 57)

errata
02-06-2014, 16:53
Gülce Özen Gürkan'ın "kısırlaştırma" konusundaki fikirleri bana da biraz garip görünmedi değil.

Ancak diğer mevzularda anti-vegan arkadaşların neler yumurtlayacağını çok merak ediyorum. Bir ara bunları konuşmak sitede baya yaygındı. En son hatırladığım bir kebap üstadı ağabeyimiz "e o zaman marul da yemeyelim" e kadar vardırmıştı işi :)

Nevandaar
03-06-2014, 00:44
Kafası net bir Vegan'ın verdiği cevaplar tek kelimeyle, dökülüyor.

Hayvanların, canları acıdığını bariz şekilde gösterenlerini tüketmemeliyiz ancak söz konusu bitkiler olunca sıkıntı yok.
Hangi canlının öldürülmesinde sakınca olup olmayacağı ayrımını yapma hakkını bu insanlara kim veriyor?

Bu düşünceye göre tek sıkıntı canının acıdığını görmemiz. Kuzuya uyuşturucu iğne yapıp hiç canını acıtmadan afiyetle mideye indirmekte sıkıntı olmamalı o zaman.

Nasıl ki hayvanlarının kendi avcılarına, rakiplerine karşı geliştirdikleri silahları var ise bitkilerin de kendi düşmanlarına karşı korunma yöntemleri var.
Her canlı kendi çapında yaşam mücadelesi veriyor.

Ayrıca bitkilerin canlarının acıyor olabileceğine dair ipuçları veren çalışmalar var.

Bahçeden kopardığınız papatya ile yenmek için kesilen hayvanın aynı olduğunu veganlar kendilerine itiraf etmeli. Kendi doğaları ile barışmalılar. Hayatın gerçeği bu. En azından, teknoloji geliştirebilen biz homo sapiensler için şimdilik bu.

Yazının tek iyi tarafı diğer veganlar gibi hayvansal gıda tüketmemizin yanlış olduğunu ifade etmemesi. En azından burada bir dayatmaya gidilmemiş.

Kendi halinde vegan savunuculuğu yapanları bir kenara bırakıyorum. Vegan propagandası yapan dernek ve benzerlerinin amaçlarının ticari olduğunu düşünüyorum artık.
Sürekli bilimsel verileri görmezden gelme, yanlış bilgilendirmede bulunma, bu beslenme türünü sürekli dayatmaya çalışma gibi uğraşları var sürekli. Hiç masum görünmüyorlar.

Bitkilerin acı çekme ihtimali üzerine bir yazı: http://evrimagaci.org/fotograf/41/5358

Felâsife
04-06-2014, 00:49
Kafası net bir Vegan'ın verdiği cevaplar tek kelimeyle, dökülüyor.

Hayvanların, canları acıdığını bariz şekilde gösterenlerini tüketmemeliyiz ancak söz konusu bitkiler olunca sıkıntı yok.
Hangi canlının öldürülmesinde sakınca olup olmayacağı ayrımını yapma hakkını bu insanlara kim veriyor?

Bu düşünceye göre tek sıkıntı canının acıdığını görmemiz. Kuzuya uyuşturucu iğne yapıp hiç canını acıtmadan afiyetle mideye indirmekte sıkıntı olmamalı o zaman.

Nasıl ki hayvanlarının kendi avcılarına, rakiplerine karşı geliştirdikleri silahları var ise bitkilerin de kendi düşmanlarına karşı korunma yöntemleri var.
Her canlı kendi çapında yaşam mücadelesi veriyor.

Ayrıca bitkilerin canlarının acıyor olabileceğine dair ipuçları veren çalışmalar var.

Bahçeden kopardığınız papatya ile yenmek için kesilen hayvanın aynı olduğunu veganlar kendilerine itiraf etmeli. Kendi doğaları ile barışmalılar. Hayatın gerçeği bu. En azından, teknoloji geliştirebilen biz homo sapiensler için şimdilik bu.

Yazının tek iyi tarafı diğer veganlar gibi hayvansal gıda tüketmemizin yanlış olduğunu ifade etmemesi. En azından burada bir dayatmaya gidilmemiş.

Kendi halinde vegan savunuculuğu yapanları bir kenara bırakıyorum. Vegan propagandası yapan dernek ve benzerlerinin amaçlarının ticari olduğunu düşünüyorum artık.
Sürekli bilimsel verileri görmezden gelme, yanlış bilgilendirmede bulunma, bu beslenme türünü sürekli dayatmaya çalışma gibi uğraşları var sürekli. Hiç masum görünmüyorlar.

Bitkilerin acı çekme ihtimali üzerine bir yazı: http://evrimagaci.org/fotograf/41/5358

Elinize sağlık.
Verdiğiniz linkte çok manidârmış.

Yıldıztozu
24-01-2016, 17:28
''Önerdiğiniz videoalar'' başlığında izlediğim şu videodan sonra ciddi ciddi veganlığı düşünmeye başladım.

https://www.youtube.com/watch?v=8ocqCy0qEkA


Hayvansal ürünleri tüketiyor oluşumuz aslında bizim henüz ''insan'' olamadığımızı gösteriyor. Hâlâ mağara dönemindeki Neandertallere benziyoruz. Hayvanlardan farkımız olabilmesi için ahlaki değerlerimizin olması lazım. Hayvan yemek de ahlaksızlıktır, hatta ırkçılıktır.

Videoda hayvansal ürünler tüketmemizin dört nedenini söylemiş; gelenekler, alışkanlık, kolaylık ve tat. Halbuki her türlü hayvansal yiyeceklerin vegan üretimleri de varmış. Mesela pizzanın, sütün, dondurmanın, peynirin, bifteğin ve diğer her şeyin vegan usulüne uygun olanları varmış.

Ayrıca insanın biyolojik yapısı da otçul beslenmeye uygunmuş, kanser ve kalp krizinin yaygın olmasının nedenlerinden biri de hayvansal tüketimlermiş.

Yumurtadan bahsederken ''tavuğun regli'' demesi, baldan bahsederken ''arının kusmuğu'' demesi ve hayvan etinden bahsederken kan ve damarlardan oluştuğunu söylemesi de dikkat çekiciydi.

İnsanlık mutlaka bir gün tamamen veganlaşacaktır, ama henüz çok ilkeliz.

world
24-01-2016, 17:42
Veganlık saçam sapan bir şey bitkiler de acıyı her zerresiyle hissedeer çünkü.

Yıldıztozu
24-01-2016, 18:15
Bitkilerde beyin yok. Sinir sistemi gelişmemiş.

Esas saçma olanı bitki yemek ile hayvan yemeği aynı kategoride değerlendirmek.

Bir insan yavrusunun önüne tavşan ve elma koyduğumuzda hangisini yer? tabiki elmayı.
Ama bir aslan yavrusunun önüne koyduğunda tavşanı yiyecektir.
İnsanın doğası zaten otçul.

Nana Buluku
24-01-2016, 19:06
Bitkilerde beyin yok. Sinir sistemi gelişmemiş.

Esas saçma olanı bitki yemek ile hayvan yemeği aynı kategoride değerlendirmek.

Bir insan yavrusunun önüne tavşan ve elma koyduğumuzda hangisini yer? tabiki elmayı.
Ama bir aslan yavrusunun önüne koyduğunda tavşanı yiyecektir.
İnsanın doğası zaten otçul.

Bu tamamen geçersiz bir argüman. Aslan ve diğer kedigillerin yavrularına avlanma becerisi sonradan ebeveyni tarafından öğretilir. Aslan yavrusunun önüne tavşan koyduğunda onu yemeyebilir.

İnsan yavruları ise uzun bir süre ebeveyn bakımı görürler. Doğuştan avcı olarak doğmuyoruz zaten. Bebeğin tavşanı avlamaması normal olandır.

Homo sapiens omnivor bir türdür. Bunu anlamak için diş yapılarına bakmak yeterlidir. Diğer omnivor türlerin diş yapılarına da bakabilirsin.

world
24-01-2016, 19:15
Aynı kefededir bitki ve hayvan burdan veganlara ekmek çıkmaz.

Yıldıztozu
24-01-2016, 19:17
Bu tamamen geçersiz bir argüman. Aslan ve diğer kedigillerin yavrularına avlanma becerisi sonradan ebeveyni tarafından öğretilir. Aslan yavrusunun önüne tavşan koyduğunda onu yemeyebilir.

İnsan yavruları ise uzun bir süre ebeveyn bakımı görürler. Doğuştan avcı olarak doğmuyoruz zaten. Bebeğin tavşanı avlamaması normal olandır.

Homo sapiens omnivor bir türdür. Bunu anlamak için diş yapılarına bakmak yeterlidir. Diğer omnivor türlerin diş yapılarına da bakabilirsin.

Söylediğin şeyler benim söylediklerimi destekliyor, çelişmiyor. İnsanın diş ve ağız yapısı otçul beslenmeye uygun. Aynı şekilde bebeğin tavşanı yememesi normal olandır. Ben de bunları söyledim zaten.

Ayrıca aslanlar tavşanı avlamayı ebeyenlerinden öğrenmiş olabilir, bu bir şeyi değiştirmez. Önemli olan elma yerine tavşanı tercih ediyor olmaları. Ama biz elmayı tercih ediyoruz.

İlahimasal
24-01-2016, 19:18
Yetişkin yaşdaki bir insanın önüne elma ve tavşanı koyarsak elmayı yer.tavşanı sever okşar.

Yetişkin bir aslanın önüne elma ve tavşanı koyarsak tavşanı yer ve elmayı umursamaz bile

Yıldız tozu doğru bir tesbit yapmış.

Bizler otcul varlıklarız.

Yıldıztozu
24-01-2016, 19:23
Ben vegan birisi değilim ama olmak isterdim. Vegan beslenme sektörü gittikçe gelişiyor. Vegan iskender kebapları bile var.
Vegan pizza var, vegan dondurma var. Bu ürünler yaygınlaştığı takdirde veganlık da yaygınlaşacaktır.

Şimdilik ara sıra etçil beslenmeye devam edeceğim. Napalım insanın özünde kötülük var, bencillik var. Dünya kötü bir yer. Bu yüzden bütün hayvanlar birbirini parçalayarak yiyor, insan hayvanı da dahil.

Ama gelecekteki insanların hepsinin vegan olacağını düşünüyorum. Çok uzun yıllar sonra olacak bu.

Nana Buluku
24-01-2016, 20:14
İnsanın dişlerini herkes biliyor zaten. Ayının omnivor olduğunu da biliyorsunuzdur. Kendi diş yapınız ile karşılaştırın. Önde kesici dişler, yanlarında uzun ve sivri köpek dişleri arkada öğütücü dişler. İnsanın ki ile aynı.

http://img-s1.onedio.com/id-542873129eabc47558d1d63e/rev-0/raw/s-eaee44db8a17f75d11300cf2cb5f1c2154a4acfc.jpg

Kurdistannn
24-01-2016, 20:21
Ben şahsen et yemeyi sevmiyorum (hayvanlara acıyıp duygusal takılıyorum biraz) ama ağır sporlar yaptığım için et yemeye mecburum.Vücudun protein ihtiyacını karşılamam lazım.

Spor yapmasa idim, vegan değilse de, vejateryen olurdum sanırım :)

Nana Buluku
24-01-2016, 20:26
...
Elinde bir video varsa buraya koy kimin neyi seçtiğini görelim.

Yıldıztozu
24-01-2016, 20:39
İlk sayfada paylaştığım videodaki adamın anlattığına göre, etçil hayvanların ağız yapısı dikey olarak açılıp kapanırmış, örneğin timsahlar gibi. Yukarı ve aşağı.
Ama bizim diş yapımız otları çiğnemeye daha müsaitmiş. Aynı zamanda etle de beslenmemiz mümkün tabi.

Daha da önemlisi bağırsak uzunlukları. Etçil ve otçulların bağırsak uzunlukları farklıymış ve biz otçul beslenen bağırsak tipine uygunmuşuz.

Bu durum et yiyemeyiz anlamına gelmiyor ama biyolojik yapımızın otla beslenmeye daha müsait olduğunu gösteriyor. Zaten etle beslenmeden ötürü bir sürü hastalık ve virüs bulaşıyor. Sağlığı olumsuz etkiliyor. Kanser ve kalp krizi de dahil.
Sütü sindirmekte bile zorlanıyoruz.

Bir insan bebeğinin, tavşan ve elma arasından hangisini seçeceğini görebilmemiz için video koymama gerek yok sanırım. Bir kere canlı canlı yiyemiyoruz hayvanları, bizim yapımıza uygun değil. Ama otları canlı canlı da yiyebiliyoruz, çünkü yapımıza uygun.

Nana Buluku
24-01-2016, 21:07
İlk sayfada paylaştığım videodaki adamın anlattığına göre, etçil hayvanların ağız yapısı dikey olarak açılıp kapanırmış, örneğin timsahlar gibi. Yukarı ve aşağı.
Ama bizim diş yapımız otları çiğnemeye daha müsaitmiş. Aynı zamanda etle de beslenmemiz mümkün tabi.

İkisine de uygun. Çünkü omnivoruz.


Daha da önemlisi bağırsak uzunlukları. Etçil ve otçulların bağırsak uzunlukları farklıymış ve biz otçul beslenen bağırsak tipine uygunmuşuz.


Et tüketimi 2 milyon yıl önce başladı ve bağırsaklarımız 2 milyon yıl içinde çok fazla değişmedi. Sebebi otçul atalarımızdır. Üçüncü azı dişleri de otçul atalarımızdan kalma ancak şuan hiç bir işe yaramıyorlar hatta çoğu kez sorun oluşturuyorlar.


Bu durum et yiyemeyiz anlamına gelmiyor ama biyolojik yapımızın otla beslenmeye daha müsait olduğunu gösteriyor.

Otçullar selülozu sindirebilir iken insanlar sindiremez. Ot yeseniz de vücuda yarar sağlamaz. Ancak meyve ve tohum gibi besinleri tüketebiliriz. Zaten en fazla tüketilen bitkisel ürün buğdaydır.

Zaten etle beslenmeden ötürü bir sürü hastalık ve virüs bulaşıyor. Sağlığı olumsuz etkiliyor. Kanser ve kalp krizi de dahil.
Sütü sindirmekte bile zorlanıyoruz.

Bir insan bebeğinin, tavşan ve elma arasından hangisini seçeceğini görebilmemiz için video koymama gerek yok sanırım. Bir kere canlı canlı yiyemiyoruz hayvanları, bizim yapımıza uygun değil. Ama otları canlı canlı da yiyebiliyoruz, çünkü yapımıza uygun.

Eğer hayvan virüs taşımıyor ise canlı canlı yemekte bir sorun yok.

Yıldıztozu
24-01-2016, 21:16
Otçullar selülozu sindirebilir iken insanlar sindiremez. Ot yeseniz de vücuda yarar sağlamaz. Ancak meyve ve tohum gibi besinleri tüketebiliriz. Zaten en fazla tüketilen bitkisel ürün buğdaydır.

Ot derken hayvansal olmayan bütün yiyecekleri kast ediyorum. Buğday, patates,ıspanak vs.
Vücudumuzun bütün ihtiyaçlarını hayvansal ürün tüketmeden karşılamak mümkün.

Daha önce de söylediğim gibi hayvansal ürünlerden vazgeçemememizin nedenleri; alışkanlıklar, gelenekler, kolaylık ve tat.
Vegan beslenme teknolojisi ve endüstrisi geliştikçe kolaylık ve tat da sağlanacak, hayvansal ürünlere hiçbir ihtiyaç kalmayacak. Şu anda bile mümkün.

Vegan restoranları keşfettim, zengin menüleri var. Veganlar hiç aç kalmaz ve lezzetlerden de uzak kalmaz:) Hem veganlık daha sağlıklı.

Natan
25-01-2016, 16:34
Ben eskiden vejetaryendim. Hayvanlari mutthis seven bi yapim var. Soyle dusunmustum hep " onlar bizim yemegimiz degil, ortakyasarlarimiz". Yani bir de yerken vicdan olayi yapiyordum. Bir ceset yedigimi dusunurdum. Evet uygun kelime buydu benim icin.

Sonralari sut urunlerini de bir bir biraktim. Ne bileyim soya sutu ictim, peynir yerine recel kullanmaya basladim. Yillarca boyle gitti. Daha sonralari once veganliktan, daha sonra vejetaryenliktwn vazgectim. Hala etle cok aram yoktur. Arada sirada yiyorum.

Konuya iliskin ise, ne tamamen etcil, ne de tamamen otcul oldugumuzu dusunuyorum. Yani kesin olarak biz otculuz yada etciliz argumanlarinin da eksikleri oldugunu dusunmekteyim. Bir makale okumustum. Ama epey ayrintili ve uzun. Keske daha kisa tutabilselerdi. Fakat genelde gunde bir tane de olsa makale okumak adina( bir oneri) okunabilir gunun degisik zaman dilimlerinde.

http://www.evrimagaci.org/makale/242

Artik vegan olmasam ve hatta arada sirada et yesem de facebookta vegan felsefe diye bir sayfa var, takip ediyorum.

Yıldıztozu
25-01-2016, 17:49
http://www.evrimagaci.org/makale/242


Makalenin büyük bir kısmını okudum ve kafam karıştı. Biyolojik yapımızın hem etçil hem otçul olduğu ortada. Fakat olayın esas yönü biyolojik değil etik alanda.

Beyni olan, hissedebilen ve kendi varlığının farkında olan canlıları öldürüp yemek etik midir? Esas sorun bu.
Burada genelde bitkilerin de canlı olduğu argümanı ile karşılık veriliyor. Fakat beyni olan canlılar ile bitkilerin aynı kategoride değerlendirilemeyeceğini düşünüyorum.

Bitkilerin de öldürülmemesini isterdik fakat şimdilik bu mümkün değil, gelecekte laboratuar ortamında besin üretilebilirse hiçbir canlıyı öldürmek zorunda kalmayız. Fakat şimdilik hayvansal ürünleri azaltıp bitkilere yönelmek daha az ilkel görünüyor. Bitki tüketmek de ilkel ve ahlak dışı fakat daha az ilkel. Derece farkı var.

Şüpheci Dinsiz
25-01-2016, 18:18
Türkiye her konuda olduğu gibi vejetaryen/vegan gıda üretimi konularında da geri bir ülke. Bunun dinle kısmen ilgisi olabilir, ama çoğunlukla bilimsizlikten, boşvermişlikten, önemsemezlikten, cahillikten, egemen olmanın sağladığı "haklı olma" zannından, ki ırkçlık, ümmetçilik, mezhepçilik de bu zandan güç alır.

Vejetaryen et yemeyen demek, ama süt-peynir-yumurta gibi hayvansal gıdaları yer.
Vegan hiç bir hayvansal gıdayı yemez.

Eşim ve ben bir yılı aşkındır vejetaryeniz. Sıradan marketleri bırakın, büyük marketlerde de vejetaryen gıdaları pek bulamıyoruz. Ancak yerli-yabancı sitelerden bitkisel protein bulunan gıdaları okuyup yemek yaparken eşleşmeyle yaparak beslenmeye çalışıyoruz.

Örneğin fasulye, nohut, barbunya, mısır, bulgur, soya, bakla, enginar gibi gıdalarda bitkisel protein bol. Bunlardan hede olanı yemek, höde olanı pilav-salata-çorba yaparak günlük protein ihtiyacını karşılamanız lazım.

Vejetaryen iseniz işiniz nispeten kolay, sabah iki yumurta ve 100g peynir yiyerek eksiğinizi kolayca kapatabilirsiniz. Vegansanız soyayı çok tüketmeniz lazım, yoksa kaslarda erime başlar, dönüşü zor olan/hatta olmayan bir şekilde hasta olursunuz. Ne yazık ki, soya marketlerde her zaman bulunan bir gıda değil.

Beyoğlu-İstiklal caddesine çıktığımda şöyle bir bakıyorum, yer-gök dönerci/kebapçı/piliççi/kanatçı. Bizim seçeneklerimiz (et suyu olmayan)çorba-salata-menemen/etsiz kumpirden ibaret. :)

En son 1 ay önce kan tahlili yaptırdık, protein değerlerinde bir sorun çıkmadı.

İnsan şunu yemeli/şunu yememeli diyerek değil, tercih olarak vejetaryenliği seçtik. Kendimizce hayvancıkları öldürme değirmenine su taşımıyoruz diye düşünüp huzur duyuyoruz. Biraz sıkıntı veriyor ama verdiği huzur paha biçilemez.

Önümüzdeki yıl vegan olmayı deneyeceğiz. Neden şimdi değil? Önümüzdeki yıl bağ-bahçemiz olacak, uğraşmaya zamanımız olacak, kendimiz ekip biçince vegan olmak daha kolay olur diye düşündük.

Sevgiler

Yıldıztozu
25-01-2016, 21:03
Ş.Dinsiz takdir ve tebrik ederim. Bir tanrı varsa sizin gibi insanlar cennetin en üst katmanına gitmeli.

Vegan ürünlerini marketlerde görmeye başladığımız zaman daha kolaylaşacak. Şimdilik her yerde bulunmuyor.
Üstelik veganlar aç kalmıyor, her türlü lezzet onlar için de var.

İstanbuldaki vegan restoran listelerine bakıyordum. Çeşitli menüleri olan bazı yerler gördüm. http://listelist.com/istanbuldaki-vejeteryan-restoranlar/

Ayrıca günümüzün en önemli filozoflarından Peter Singer da koyu bir vejeteryan ve ''esnek bir vegan''

Şüpheci Dinsiz
25-01-2016, 21:31
Link için teşekkürler sevgili Yıldıztozu, sık kullanılanlara ekledim.
İlk fırsatta birini/birkaçını etüt ederiz artık. :)

Sevgiler

Corpse Bride
29-01-2016, 01:26
http://www.doktormurat.net/

Kendisi vegan. Hayvansal proteinin gereksizliğini esneterek anlatmaya çalışıyor sitesinde. Zinhar zararlı dese saygıdeğer halkımızın ve basın yayın medya yoluyla beyin yıkayıcılarının tepkisini biliyor olsa gerek.Çok da zor değil vegan yaşam hele bu ülkede sebze meyve kuru bakliyat çeşitleri bolca mevcutken.kendimize sözde dengeli besleniyorum masalıyla, farkı beyni daha az gelişmiş korkan acı çeken başka canlıyı yemek için katletmekten ve bu katliama ortak olmaktan vazgeçip geçemeyeceğimizi sormalıyız.

Kurdistannn
29-01-2016, 10:23
İleride bir gün hayvanları yemek zorunda olmayacağımız günler gelecek. Üretilecek protein destekleri ile buna ihtiyacımız kalmayacak...

Ama bir haltercinin, bir vücut geliştirmecinin yada bir boksörün et yememesi düşünülemez. Aksi takdirde, başarı elde etmeleri çok zorlaşır. Gerçi istisnaların olduğu söyleniyor ama...

Baklagillerle ya da kuru yemişlerle çok zor.

Hatta et yedikleri halde, bir noktadan sonra steroid almak zorunda kalıyorlar daha da ilerlemek ve güçlü olmak için.


Ama normal insanlar, eğer dikkatli olurlarsa, hiç et yemeden sağlıklı bir yaşam sürebilir.

Mileena
20-02-2016, 21:40
Bugün Vedat Milor'un 20 günlük bir kuzuyu yediğini öğrenince, sanki bunu yapan benmişim gibi bir suçluluk hissettim.
Vejetaryenliği, veganlığı düşünmeye başladım. Normalde zaten et yemeyi pek sevmem, ama süt-balık-peynir vb. gıdalar tüketmeyi seviyorum. Sanırım biraz burada araştırma yapmam gerekecek. Bir de evdekiler var tabii. :)

Kurdistannn
21-02-2016, 00:40
Bugün Vedat Milor'un 20 günlük bir kuzuyu yediğini öğrenince, sanki bunu yapan benmişim gibi bir suçluluk hissettim.
Vejetaryenliği, veganlığı düşünmeye başladım. Normalde zaten et yemeyi pek sevmem, ama süt-balık-peynir vb. gıdalar tüketmeyi seviyorum. Sanırım biraz burada araştırma yapmam gerekecek. Bir de evdekiler var tabii. :)

Süte ve peynire devam edip, vejeteryan olabilirsin.
Ama veganlık zor zanaat.

Corpse Bride
23-02-2016, 01:36
http://www.tubechop.com/watch/7716861

Sadece süte peynire devam ederek bu katliama ortak olmaktan vazgeçmiyorsunuz bunları elde etmek içinde o hayvanlara işkence ediliyor ve öldürülüyor. En az bizler kadar yaşam hakkı olan bir canlıyı lezzetli diye katletmek, anneyi yavrudan yavruyu anneden damak zevkiniz için vahşice ayırmak ardından da duyarlılıktan bahsetmek ikiyüzlülük. Bu vahşetten vazgeçmek zor değil. bunların farkında olup hala vazgeçmek için düşünmek istemenizi anlayamıyorum. videoyu izleyin.

errata
23-02-2016, 16:50
Evrimimizi sosyal Darwinizm'le tanımlamak da, 20 günlük kuzuyu gömüp "kuzunun tazesini severim, eline sağlık bu da tazeymiş" demek de elimizde. Ancak asgari merhamet, empati sahibi insanlar bu uygulamaların yanlış olduğunu düşünürler.

Yıldıztozu'nun dediği gibi bu etik bir mevzu aslında. Bir ateist olarak benim medeniyet dediğimiz şeye bağlı kalmamın nedeni bu asgari etik tutumlar ve dolaylı bilişsel evrimimdir. Bu tutumların benim ve dolayısıyla toplum için bir takım faydaları olduğunu düşünüyorum. Beni korkutacak bir tanrı ya da cehennem azabına inanmıyorum. Ancak tek neden "fayda" da değil. Bir ceza verilmeyecek olsa bile ben birine tecavüz edemem, gasp yapamam ya da birinden çalamam. Bunları yapmayışımın nedeni "fayda" odaklı değil. Ben karşımdaki canlının varlığına verdiğim acının üzüntüsünü içimde hissederim.

Psikopati hastası olmayan katiller, kader kurbanları da eylemlerinden sonra bu yarılmayı yaşarlar.

Artık Homo Sapiens olarak adlandırdığımız dönemden bu yana evrimimiz artık "uyumluların hayatta kalması" esasına göre ilerlemiyor. Çok güçlü bir bilişsel evrim mekânizmasının içinde yoğruluyoruz. Bu nedenle insan evrimi yalnızca ağzımızdaki dişlere ya da kol kaslarımızın kaldırabildiği kütlelere bakılarak değerlendirilemez. Evrimsel değerlendirmemizi yalnızca bedenimizin fiziksel/görsel özelliklerine göre yapıyor olsaydık medeniyeti bir köşeye bırakmamız gerekirdi.

Biz, beynimiz nedeniyle hem kooperatif hem de kişisel evrim mekânizmalarıyla donandık. Bugüne kadar karşılaştığımız hiç bir canlı türü bizimkisi gibi gelişmiş evrim mekânizmalarına sahip değil.

Mileena
23-02-2016, 22:45
http://www.tubechop.com/watch/7716861

Sadece süte peynire devam ederek bu katliama ortak olmaktan vazgeçmiyorsunuz bunları elde etmek içinde o hayvanlara işkence ediliyor ve öldürülüyor. En az bizler kadar yaşam hakkı olan bir canlıyı lezzetli diye katletmek, anneyi yavrudan yavruyu anneden damak zevkiniz için vahşice ayırmak ardından da duyarlılıktan bahsetmek ikiyüzlülük. Bu vahşetten vazgeçmek zor değil. bunların farkında olup hala vazgeçmek için düşünmek istemenizi anlayamıyorum. videoyu izleyin.

Ben de size ağız ishalinize bir an önce çözüm bulmanızı şiddetle öneririm. Fikirleri terbiye sınırları içinde belirtmek zor değil. Benim samimiyetimi, iki yüzlülüğümü sorgulamak da sizin haddinize değil.

Kurdistannn
23-02-2016, 23:22
Daha birbirimize saygımız yok, hayvana saygıdan bahsediyoruz:)

Natan
23-02-2016, 23:37
Daha birbirimize saygımız yok, hayvana saygıdan bahsediyoruz:)

Veganlikla ilgili degil ama C. Taslaman'in su sozu geldi aklima (aslinda gecende twittirda gormustum). Soyle birsey;


"Firavunla akraba olmaktan rahatsiz olmuyorsunuz da, domuzla akraba olmaktan niye rahatsiz oluyorsunuz?"

Iyi demis guzel demis..Biz hayvanlari otekilestiriyor, hakaret sozcugu gibi algiliyoruz. Basite indirgiyor, varlik ve yasamini onemsizlestiriyoruz cogu zaman. Insan da hayvandir gercekte.

Kurdistannn
23-02-2016, 23:51
Evet, biyolojik olarak hayvanız.

Corpse Bride
24-02-2016, 00:01
Ben de size ağız ishalinize bir an önce çözüm bulmanızı şiddetle öneririm. Fikirleri terbiye sınırları içinde belirtmek zor değil. Benim samimiyetimi, iki yüzlülüğümü sorgulamak da sizin haddinize değil.

Bana bak sünepe terbiyene sıçtırtma. burda vejeteryen olmakla hayvana yapılan eziyete engel olunmayacağını anlatmaya çalıştım. bunun kibarca adı iki yüzlülük olur. hem hayvansal gıda tüketip hemde hayvanlara yapılan işkenceleri kınamanın adı budur. canın ne istiyorsa onu ye bok kafalı. genele hitap edilen durum tespitini üstüne alınman bu ikiyüzlülüğün parçası olduğunu gösteriyor. ilgi çekmek istiyorsan başka kapıya zira senin ne halt ettiğin ne beni ne forumdakileri ilgilendirmiyor konuya odaklı paylaşım yap ya da kapa çeneni.

Khaos
24-02-2016, 14:12
bugün 2. günüm.
sorun yok.

sanırım rakının yanına cacık ve bir de hamsi tavayı özleyeceğim.

Natan
24-02-2016, 14:45
Gunumuz Tc'sinde hayat pahaliligi devam ettikce galiba birgun hepimiz vegan olacagiz.

Khaos
28-02-2016, 12:22
gayet iyi.
ne sağlıkla ne de etikle ilişkilendirme gereği hissetmiyorum.
kafam karışık falan da değil.

her türlü iktidar ilişkisinin reddi ile ilişkilendiriyorum.
bir türün diğer türler üzerindeki iktidarının reddi olarak veganlık anarşist bir tavır olarak
benim için kabullenilip içselleştirilmesi çok kolay birşeymiş, bunu anladım.
bu bir özgürlük sorunu.
diğer türleri köleleştirmenin, diğer bireyleri köleleştirmekten farkı olmadığını düşünebilme sorunu.

Yıldıztozu
28-02-2016, 13:13
Nihilist önce vejeteryanlıkla başlasaydın, direkt veganlık kasar :)

Earthlings belgeselini izlediniz mi bilmiyorum ama baya etkileyici.

https://www.youtube.com/watch?v=_2KxdHOhyOA

pianola
28-02-2016, 20:18
Nihilist önce vejeteryanlıkla başlasaydın, direkt veganlık kasar :)

Nihilist'i mi kasar Yildiztozu :)

http://animalvoices.org/wp-content/uploads/41161261_alfpa203ind.jpghttps://www.punkrockshop.co.uk/photo.php?width=154&image=/prod-photos/badge/baalibhum.jpg

https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/236x/b2/54/b6/b254b6c9eed941213a0b94241b4d7a60.jpg

https://pbs.twimg.com/media/BICF50xCIAERB-b.jpg

http://41.media.tumblr.com/43bfb109e07661679d4ae9927074a211/tumblr_mifa82KjBY1qh25mro1_500.jpg

http://40.media.tumblr.com/5dc1c44df8ae14c4a26dfb53de99811a/tumblr_nxx6yaxbPx1tobf0yo1_500.jpg

http://a137.idata.over-blog.com/3/40/68/28/4867_90885317897_568522897_2118776_2854157_n.jpg

https://scontent.cdninstagram.com/t51.2885-15/e35/12531119_836986756423629_1142057187_n.jpg?ig_cache _key=MTE4MzY4MzQxNDc3NDkwNjE2Nw%3D%3D.2

http://img.scoop.co.nz/stories/images/0810/a4b73729ca27c72a19aa.jpeg

https://linksunten.indymedia.org/image/127422.jpg

https://www.indymedia.org.uk/images/2009/01/420836.jpg

http://rlv.zcache.com/animal_liberation_front_freedom_stickers-re52b3677b87a4dff968ec396d93e31ad_v9waf_8byvr_324. jpg

4Lkwe2gNM-o

Yıldıztozu
28-02-2016, 20:49
http://img.scoop.co.nz/stories/images/0810/a4b73729ca27c72a19aa.jpeg



Bu tablo, evrimin ve doğanın başyapıtı olmuş.

Biraz önce pizza siparişi verirken özellikle etsiz olanını seçtim, böylece ilk kez canlı özgürlüğüne yönelik bilinçli bir eylemde bulunmuş oldum. Gerçi bol peynirliydi ama şimdilik bu da bir gelişme :D

Mileena
17-08-2016, 22:10
http://listelist.com/vegan-ailenin-hikayesi/

Ayrıca Ekşi Sözlükte gördüm; çocuklarını vegan olarak yetiştiren annelerin paylaşımlar yaptığı bir instagram hesabı var. Onun üzerinden eleştiriler yapılmakta.

Yıldıztozu
27-08-2016, 22:51
Başlıktaki bazı yorumlar silinmiş, sitedeki aksaklıktan dolayı.

En son Ang isimli üye veganlığı eleştiren uzunca bir yazı yazmıştı. Kısmen okumuştum.

Eleştirisi, veganlığın insan doğasına aykırı olduğu ve doğada bütün canlıların birbirini acımasızca yediği yönündeydi.

Evet doğada birçok kötülük ve acı var. Çünkü doğayı düzenleyen tanrısal bir bilinç yok. Ama insana ait bir bilinç var ve insan, sahip olduğu bu bilinçle doğayı kendi haline bırakmayabilir.
Her şeyi doğal haline bırakacaksak bilincimizin ne anlamı var ki?

Tanrısal bilinç yok ama bizim bilincimiz ve kudretimiz var. Müdahale edebiliriz, düzenleyebiliriz. Bilinç ve irademizle doğanın kontrolüne karşı koyabiliriz. Bunu yapmadığımız takdirde bilinç ve irademizin bir anlamı kalmaz.

Veganlık hakkında benim insanlıktan beklentim, hiç et yememesi değil, ete alternatif bulması.
Gerekirse teknolojik laboratuarlarda ete benzeyecek şekilde lezzetli, kolay, ucuz, pratik ve besin değeri olan gıda maddeleri üretilebilir.
Yani hayvansal ürün tüketmemek yerine bu tarz bir alternatif yiyecek üretmesini beklerim insanlıktan. Zekasını bu şekilde ortaya koyabilir.

Dusunen adam
28-08-2016, 01:36
Tum dunya vegan olsa cok iyi olur ama insanlar hayvanlari oldurup yemese bile hayvanlar birbirlerini oldurup yemeye devam edecekler. Eger evreni 'yaratan' bir kudret varsa, neden boyle bir duzen yaratmis olabilir? Anlamak cok zor...

bilgivehis
28-08-2016, 03:18
Veganlık ayrı bir konu, ancak insanlıgın besin tarihini otçullukla sınırlamak yanlıştır. Tam tersi besin kaynağımız daha bitki hayatımıza girmeden et ile beslenirdik. Ayrıca etçil oluşumuz her ne kadar canice görünse de bu bir vijdandan ziyade koşul meselesi.
Dünyada vijdana dayanan hiç bir neden yoktur, besin de öyle hayvanları salt zevk için yemiyoruz temel besinlerimizden biri olduğu ve koşullar dayattığı için.

Ayrıca bu veganlık kapitalistlerin daha çok kâr amacına dayanan vijdanlardan giren uydurdukları bir aldatmacadır. Bir yandan farklı üretimle farklı pazar alanı yaratmak diğer yandan layt, zayıf, dayanıksız bir insan nesli yetiştirmek. Oysa insanların sağlıklı kalması et de buna dahil doğal besinlerle mümkündür.

Yıllar önce bütün besinler doğaldı, insanı güçlü tutardı, şimdiki gibi gıda oranı düşük değildi. Balın, süt ürünlerinin, etin hası olurdu. Ben tam sekiz gün hiç bir şey yemeden aç kaldım ve dayandım, şimdi ise sabah yiyorsun öğle olmadan acıkıyorsun. Ne veganlığı arkadaşım! vijdanınıza girenlere aldanıp bu tongaya düşmeyin!

bilgivehis
28-08-2016, 20:58
Sayın Pyrrhon, yorumunuzdan sonra bu konunun tartışılır bir konu olduğunu çıkarttım. Çünkü ben veganlıgı siz de etçilliği kapitalizme bağladık. Bu konuda bilimin henüz yeterli olmadığına değindik. Kendi görüşlerimizi anlatmaya çalıştık.
Bazı kaynaklar göstersek de yine kendi görüşlerimize dayanma durumundayız.
Bu da olumlu bir sonuç getirir mi bilemem ama en azından iddia anlamında olmasa da fikir vermesi açısından şu yorumda bulunayım.

Biz insanız, birbiriyle benzer veya farklı yapıda vijdanımız var. Vijdan ve doğa bizi bir denge oluşturmaya zorlar ve biz burada karar verme zorundayız. Bütün koşullar uygun olsaydı ben de dahil insanların büyük çogunluğu hayvan öldürülmesini istemez. Çünkü iyi-kötü diğer duyularımız olduğu gibi vijdanımız da gelişmiştir. Sağlıklı olduğunuzu söylediniz, ancak çok önemli bir noktayı unuttunuz.
İlk iletimde bu noktaya kısaca değinmiştim, otçulluk da olduğu gibi cazip gelen olayları güncel veya kişisel bazda ele alırsak büyük bir yanılgının içine düşeriz. Oysa tüm toplumun otçul olmasıyla onlarca asır sonra layt, zayıf, dayanıksız bir insan nesli olabileceği riski karşımızda net olarak duruyor. Elimde bilimsel bir veri olmasa da ben buna inanıyorum. Kapitalizm de bunu istiyor, diğer alanlarda olduğu gibi bedenen de zayıf toplumlar onlar için bir avantajdır. Bizim gibi ülkelerde hayvancılığı bitiren bizzat kapitalizmin kendisi olduğunu hatırlatayım...

Yıldıztozu
18-04-2017, 21:37
Veganizme sıkça yöneltilen başlıca eleştirel sorular:

1- Hayvanları yemeyip bitkileri neden yiyorsunuz? onlar da canlı değil mi.

2- Bitkileri ''acıyı hissetmedikleri'' için yiyorsanız, hayvanları da uyuşturduktan sonra acısız öldürerek yemenin farkı nedir? Uyuşturulmuş hayvan ile bitkinin ne farkı kalır?

3- Hayvanlar zaten birbirini yiyor. Biz onları yemesek bile birbirlerini yiyecek. Balığı yemesek bile diğer balığa yem olacak. O halde veganizmin canlılığa katkısı nedir?

Veganizm felsefesine ciddi saygım var. Vegan değilim ama bu soruları ben de sorguluyorum. Kendi cevaplarımı da yazarım daha sonra.
Şimdilik sorular dursun..

Corpse Bride
27-05-2017, 22:24
Biz insanız, birbiriyle benzer veya farklı yapıda vijdanımız var. Vijdan ve doğa bizi bir denge oluşturmaya zorlar ve biz burada karar verme zorundayız. Bütün koşullar uygun olsaydı ben de dahil insanların büyük çogunluğu hayvan öldürülmesini istemez. Çünkü iyi-kötü diğer duyularımız olduğu gibi vijdanımız da gelişmiştir. Sağlıklı olduğunuzu söylediniz, ancak çok önemli bir noktayı unuttunuz.
İlk iletimde bu noktaya kısaca değinmiştim, otçulluk da olduğu gibi cazip gelen olayları güncel veya kişisel bazda ele alırsak büyük bir yanılgının içine düşeriz. Oysa tüm toplumun otçul olmasıyla onlarca asır sonra layt, zayıf, dayanıksız bir insan nesli olabileceği riski karşımızda net olarak duruyor. Elimde bilimsel bir veri olmasa da ben buna inanıyorum. Kapitalizm de bunu istiyor, diğer alanlarda olduğu gibi bedenen de zayıf toplumlar onlar için bir avantajdır. Bizim gibi ülkelerde hayvancılığı bitiren bizzat kapitalizmin kendisi olduğunu hatırlatayım...

farklı yapıda vicdanımız var ne demek vicdanı şahsi menfaatlerinize göremi yorumluyorsunuz böyle bir bakış açısında herkes ve tüm canlılar için adil olabilinir mi. yada kişi ne kadar güvenilir ve dürüsttür. sadece sevdiği değer verdiği belirli durumlar adına sesini çıkaran bir vicdandan bahsedip dolaylı olarak kendinize karaktermi oluşturmaya çalışıyordunuz. çok yazık. hiç kapitalizmin şu savunmanız için sizi yönlendirmiş olabileceğini beyninizi uyuşturduğunu sorguladınız mı? veganlığı sağlıksız sizin tabirinizle layt dayanıksız insan nesli olabileceği riski karşımızda net olarak duruyor derken kıstasınız kimler belirli sayıda ve yıllara yayılmış vegan topluluk üzerine çalışma yapılmışta bizmi gözden kaçırmışız yada şuan ülkemizde dünyada toplumlar vegan yaşıyorda savaşın vahşetin sömürünün dinlerin sebebi vegan oluşlarına mı bağladınız neye dayanarak.
elinde veri olmadan surekli basında medyada veganlara saldırgan ve olumsuz yazılar yazan basın konu veganlık olunca gerçekçi mi oluyor. artı veganlıktan dahi nemalanmaya başladı kapitalizm siz veganları sağlıksız nesli diye yererken veganpazarı oluşturuldu çoktan. sineğin yağından kar sağlamaktır kapitalizm ve veganlar yada etçiller buna izin verdiği surecede bu sömürü sürecek önemli olan bu çarka dahilmisin değilmisin veganlar dahil olmamayı seçiyor ve yaşamını buna göre şekillendiriyor bu bir yaşam tercihi. okuduğunuz herşeye inanmıyorsunuz konu veganlık olunca üstelik elde belge yok araştırma yok bir kaç karalama yazısıyla dünyadaki sorunların sebebi vegan olmakmış gibi aslı astarı olmayan savunma yapmanızın amacı nedir. veganlık sana ailene komşuna kapındaki köpeğe dağdaki ayıya pencerendeki örümceğe canlılığa sana zarar vermediği sürece elinden geldiğince yaşam hakkına saygı duymaktır ayırmadan seçmeden kıyaslamadan fark gözetmeden. bunu anlayabilmeniz için yazıyorum "fark gözetmeden yaşam hakkına saygı göstermek" seçenekleri olduğu halde damak zevki için gücünü kullanarak zarar verip başka canlıyı öldürmeyi reddetmek neden bu kadar olumsuz karşılanıyor. hayvancılık para kazanç konusunu veganlıkla yanyana getiremezsiniz veganla hayvancılık sektörü diye bir tartışma olamayacağını senin ve türünün hayatını hayvanın hayatından daha değerli görmediğini ayırım yapmadığını para kazanç damak zevki uğruna bu katlimı onaylamadığını öncelikle anlayın.

kanser demans alzymr diyabet1-2 dünyada birbiriyle yarışıyor ve yaşa bakmıyor bu hastalıkların kaynağını hiç araştırdınız mı tedavilerde neleri bıraktırıldığını buna rağmen pazar çökmesin diye basın yayın medyada reklamlarla sözde araştırmalarla etin sütün faydaları sürekli gözümüze sokuluyor hiç olasılıkları size veganlığın sağlıksız olduğunu diyenlerin aslında sizi yönlendirdiklerini düşündünüz mü delidana hastalığını halen tüm dünya ülkelerinde hayvanlarda devam ettiğini bunu saklamak için sahte raporlar düzenlediklerini.

şuan çok zeki bilgili çevresine duyarlı bir nesil varda gelecek veganlıkla çökecek zihni zorlama bir zihin ve gerçekten basit düşünceler layt derken kastetdiğiniz neydi cinsiyet yönelimlerimi tavırlar mı? siz adil bir bakış açısı geliştirmeyi öğrenin bence, yani herkes tüm canlılar için adil yaşam hakkına saygılı önyargısız bakış açısı.vicdan kendiliğinden oluşacaktır.

veganlar gerçekte hayvanlara yapılan vahşeti ortaya çıkarınca sanki vahşeti onlar yapıyormuş gibi hemen bir savunma bir taraf olma olay şu siz istediğiniz kadar et yiyin süt için gerçek orda tüm çıplaklığıyla duruyor görmezden gelebilmek için etçilliği savunmaya çalışarak ancak kendinizi kandırmaya çalışın. duyan gören üzülen seven korkan acı çeken hayvanları damak zevki ve bundan doğan pazar amacıyla öldürmenin sizin için sakıncası yoksa tabi.

birde sürekli kapitalizmi kötülerken birilerinin çıkıp düğmeye basınca biranda yok olacağı gibi beklentidesiniz sanırım kapitalizme ne kadar az dahil olursanız oda kendiliğinden ortadan kalkacaktır hem dahil olup hemde şikayet etmeyeceksiniz. bedenen zayıf nesiller onlar için avantajsa sebebi veganlık olmayacaktır. naçizane tavsiyem hastaneleri gidip ziyaret edin ve derhal et süt ürnlerini kesin. hemen bana savunma yazısı yazmadan önce lütfen etin sütün yumutanın balın zararları hakkında kapsamlı çok yönlü çift taraflı bir araştırma yapın. insanlara size canlılara zarar vermeyen yaşam tercihini, kabul etmesenizde uğraşacağınız konu olmasın mümkünse. insanlığın derdi bu değil farkındaysanız insanlığın derdi tamda bunun eksikliğinden kaynaklanıyor kısaca "saygı"

ang
28-05-2017, 03:10
Başlıktaki bazı yorumlar silinmiş, sitedeki aksaklıktan dolayı.

En son Ang isimli üye veganlığı eleştiren uzunca bir yazı yazmıştı. Kısmen okumuştum.

Eleştirisi, veganlığın insan doğasına aykırı olduğu ve doğada bütün canlıların birbirini acımasızca yediği yönündeydi.

Evet doğada birçok kötülük ve acı var. Çünkü doğayı düzenleyen tanrısal bir bilinç yok. Ama insana ait bir bilinç var ve insan, sahip olduğu bu bilinçle doğayı kendi haline bırakmayabilir.
Her şeyi doğal haline bırakacaksak bilincimizin ne anlamı var ki?

Tanrısal bilinç yok ama bizim bilincimiz ve kudretimiz var. Müdahale edebiliriz, düzenleyebiliriz. Bilinç ve irademizle doğanın kontrolüne karşı koyabiliriz. Bunu yapmadığımız takdirde bilinç ve irademizin bir anlamı kalmaz.

Veganlık hakkında benim insanlıktan beklentim, hiç et yememesi değil, ete alternatif bulması.
Gerekirse teknolojik laboratuarlarda ete benzeyecek şekilde lezzetli, kolay, ucuz, pratik ve besin değeri olan gıda maddeleri üretilebilir.
Yani hayvansal ürün tüketmemek yerine bu tarz bir alternatif yiyecek üretmesini beklerim insanlıktan. Zekasını bu şekilde ortaya koyabilir.

Evet, uzunca bir yazı yazmıştım, çok da önemli değil silinmesi, boşuna uzattığım bir yazıydı, silinmesi iyi olmuş :)

Öñcelikle şunu belirteyim, ben veganlık ya da vejetaryenlik karşıtı biri değilim, silinen gereksiz uzunluktaki yazımda da böyle bir kastım yoktu. Kendimce kimi konulara değinmiştim, yineleyeyim, bu kez o kadar uzatmamaya çalışarak :)

Öñcelikle insan adlı canlı türü, kimi militan veganlarıñ iddia éttikleri gibi otçul bir canlı değildir. İnsan etçil de değildir kuşkusuz, ancak insanıñ etçil olmaması, otçul olduğu añlamına gelmez. İnsan hepçil bir canlıdır. Hepçil canlılar, otçul ile etçillerden ayrı olarak iki öbeğe ayrılırlar: "Et ağırlıklı hepçiller" ile "Ot ağırlıklı hepçiller". Et ağırlıklı bir hepçil örneği: "Ayılar". İnsanlar, "ot ağırlıklı hepçildir", yani kabaca söylersek, beslenme düzenimiz aşağı yukarı %75 oranında sebze, meyve, ot, kuruyémiş vb. olurken, %25 oranında et (balık, beyaz et, kırmızı et, hepsi bu %25 içinde) biçiminde olursa, yapımıza eñ uygun biçimde beslenmiş oluruz.

Kimi militan veganlar (ki bu kişileriñ büyük çoğunluğu mizantrop'tur, buraya değineceğim), seçmece bir iki örnek üzerinden insanlarıñ "otçul" olduğunu iddia éderler, insanlarıñ etçil olmadıkları üzerinde vurgulu örneklerden soñra: "İnsan otçuldur" dérler. İnsanlar için "etçildir" déyen yok, elbette etçil değiliz, ancak yukarıda da değindiğim gibi, bu "otçul" olduğumuz añlamına gelmez.

Örneğin insanlarıñ mideleri tıpkı etçiller ve hepçiller gibi tek gözelidir, oysa gerçek otçullarıñ mideleri geñelde dört gözelidir. Ayrıca insan midesi selülözü siñdiremez, oysa gerçek otçullar rahatlıkla siñdirebilir. Ayrıca eti ancak pişirerek yéyebilmemiz de otçul olduğumuza kanıt değildir zirâ baklagilleri ve çoğu sebzeyi de pişirmeden yéyemeyiz. Örneğin "raw vegan"lar vardır, bu kişiler daha tutarlı bir iddiada bulunurlar. Özetle: "Pişirmeden neleri yéyebiliyorsak insan o biçimde beslenmelidir" dérler. Bu kişilere fruitarian da déniyor sanırım ayrıntılı bilgim yok. Bu kişiler yalñızca "çiğ" besleniyor, hiçbir şeyi pişirmiyorlar, geñelde yémiş (meyve) ağırlıklı besleniyorlar.

Militan veganlarıñ çoğu mizantrop yani "insan düşmanı"dır. Örneğin ünlü militan veganlardan olan Gary Yourofsky aşağıya koyacağım videoda bunu açıkça söylüyor, ilk 26 saniye içinde.

https://www.youtube.com/watch?v=pqhUIns86cA

Mizantropi nedir, kabaca bilgi için > https://tr.wikipedia.org/wiki/Mizantropi

İngilizcesi > https://en.wikipedia.org/wiki/Misanthropy

Günümüzden 2500-3000 yıl öñcesine dek etyémezlik gibi bir düşünce hiçbir kültürde yoktu, tüm toplumlar hepçil besleniyordu. İlk etyémezlik düşüncesi Budizm, Cayinizm gibi din/felsefelerle birlikte ortaya çıktı. Bunuñ da altında dinî bir düşünüş vardır. Budizm'de de, Cayinizm'de de karma ve reenkarnasyon düşünceleri vardır, kötü karma biriktirme noktasında da eñ büyük kötü karma toplayıcı éylem, bir canlıyı öldürmektir, bu nedenle, kötü karma kazanmamak için et yémeme fikri doğdu. Bu dinlere/felsefelere göre bir kişi et yérse, ölümden soñra etlerini yédiği hayvanlara kötülük yaptığı için, bir soñraki yaşamında dünyaya eti yénen bir hayvan olarak gelebilir, ya da kötü durumda biri olarak gelebilir, bu nedenle et yémezler, böylece kötü karma toplamazlar, böylece ölümden soñra yeñiden doğuş döngüsünden çıkar ve kurtuluşa ererler. Yani, dünyada et yémeme fikri ilk kez bu dinlerden doğdu. Bir Budist'iñ ya da Cayinist'iñ et yémemesi tıpkı bir Müslüman'ıñ içki içmemesi gibidir, din kaynaklı bir éylemdir.

Veganlarıñ et yémemeleri ise dini değil yalñızca felsefîdir, yani bir Budist ya da Cayinist, et yémeyişiniñ bir biçimde karşılığını göreceğini umar, yeñiden doğuş döngüsünden kurtulacağını düşünür. Oysa bir veganıñ et yémemesiniñ hiçbir geri dönüşü de yoktur, çünkü veganlarıñ neredeyse tamamı ateisttir, yani bir yaratıcıya, öbür dünyaya vb. inanmazlar.

Burada şöyle bir durum var, insan dışındaki diğer canlılar insan gibi düşünmezler, insan gibi hissetmezler, ancak veganlar, diğer canlıların da insan gibi düşündüklerini, insan gibi hissettiklerini "varsayarlar". Söz gelimi bir inek, bir veganıñ et yémeyişini takdir édemez örneğin, çünkü o gelişkinlikte bir beyni ve algılayışı yoktur. Yani veganlarıñ et yémemeleriniñ hiçbir biçimde bir añlamı yoktur, çünkü bu bir tür fedâkarlık olan davranışıñ hiçbir geri dönüşü yoktur, karşılığı yoktur, ne yeñiden doğuş döngüsünden kurtulunacaktır ne yaratıcı bir güç bu erdemli davranışı ödüllendirecektir, eti yénmeyen canlılarıñ dahi bu erdemli éylemi takdiri ve övmesi söz konusu değildir.

Ayrıca bir diğer konu da şu, kimi insan toplulukları hepi topu 2500 hadi bilemediñiz 3000 yıldır etyémez bir yaşam sürüyorlar, bu süre, et yémemekten kaynaklanan kimi sorunlarıñ ortaya çıkması için oldukça kısa bir süre. Bu etyémez topluluklar, eğer varlıklarını söz gelimi bir 10.000 yıl daha sürdürecek olurlarsa, ortaya kimi sorunlar çıkacaktır, ne bileyim, söz gelimi bu et yémeyen kadınlarıñ yumurtalıkları yetersiz hâle gelecek, et yémeyen erkekleriñ spermleri dişi yumurtasını dölleyemeyecek duruma gelecektir vb. yani uzun vâdede evrim, et yémeyen toplulukları eleyecektir. Bundan 6 milyon yıl öñce birden çok insansı türü vardı, bunlardan yalñızca et yémeye başlayanlar hayatta kaldılar: homo sapiens sapiensler (düşündüğünü düşünen kişiler).

Bir diğer konu et yéme ile siñir sistemi ve beyin gelişimi arasındaki ilişki. Eğer atalarımız hiç et yémeselerdi, bu deñli büyük beyinlere ulaşamayacaktık, dolayısıyla bugün: "Et yémemeliyiz, çünkü diğer canlıları öldürüp yémek ahlakî değildir" gibi karmaşık bir düşünceyi üretecek kadar gelişkin beyinlerimiz olmayacaktı. Örneğin eñ yakın akrabalarımızdan olan bir babun, yakaladığı ceylan yavrusunu canlı canlı yérken: "Hmm, bu ceylan yavrusu şu anda inliyor, acı duyduğunu belli éden sesler çıkarıyor, ben bu canlınıñ yaşamına soñ vériyorum ve bu kötü bir şey" déye düşünmez, düşünemez, çünkü o deñli gelişkin bir beyni yoktur, o kadar gelişkin bir beyne sahip olmaması da ilgili babunuñ atalarınıñ siñir sistemleri ve beyinlerini bizler kadar geliştirecek deñli et yémemiş olmalarıdır. Yani et yéme ve beyin gelişimi, ayrıntılı düşünme arasında böyle bir çelişki/ilişki var.

Yine uzun yazdım ancak değinmek istediğim soñ konu da şu. Bugün, adlarına "çiftlik hayvanları" dédiğimiz canlı türleriniñ tümü, bizler tarafından evrim geçirmesi sağlanmış olan canlılardır. Yani, inek, koyun, çiftlik domuzu, tavuk vb. bu canlılar doğada kendiliğinden bulunan canlılar değildir. Söz gelimi bugünkü çiftlik inekleriniñ ataları, aşağıya resmini koyacağım gibi, doğada yaşayan yabanî türlerdi

http://cdn.countrysidenetwork.com/wp-content/uploads/watusi2.jpg

Bizler bu canlıları çiftliklere kapattık, zaman içinde gövdeleri daha yağlı ve büyük hâle geldi, daha uzun ve daha kaslı olan bacakları kısaldı ve kas yapıları azaldı, iri ve kendilerini koruyabilecek boynuzları küçüldü. Bugün şöyleler

https://s-media-cache-ak0.pinimg.com/originals/bb/aa/79/bbaa795f950434c8537f6829813962c8.jpg

Bugün, dünya üzerindeki tüm çiftlik hayvanlarını yémeyip doğaya salsak, tüm inekleri, öküzleri, koyunları, tavukları vb. bırakın arslan, sırtlan gibi üst düzey yırtıcıları, tilki gibi daha zayıf avcılara bile yém olurlar, çiftlik hayvanlarınıñ artık doğada yaşayabilecek donanımları yok. Yani bütün çiftlik hayvanlarını yémeyeceksek doğaya salmamız gerekir, bu da hepsiniñ bir iki yıl içinde nesilleriniñ yok olması démektir, hayatta kalma şansları sıfırdır.

Yani veganlar, "çiftlik hayvanlarını yémeyelim" démekle aslında "onları doğaya salalım" démekteler, bu da yukarıda yazdığım gibi tümünüñ yok olması démektir. Yok, hem yémeyelim, hem doğaya da salmayalım, evcil hayvanlar gibi besleyip bakalım dérlerse, bu tıpkı yémek için hazırladığıñız bir tostu yémeyip süs olarak evinizdeki büfeye koymañıza beñzer. Atalarımız bu canlıları "yémek için" çiftliklere kapattılar ve uzun süreçte bu canlılar evrildi, hem onlar diğer yırtıcılara karşı güvenli bir ortamda nesillerini sürdürdüler hem biz onlardan yararlandık, yani bir tür karşılıklı çıkar ilişkisine girdik bu canlılarla, şimdi kalkıp bu biñlerce yıllık ortaklığı bozmak biraz güç.

Zevk için yapılan avcılığa karşı olalım, ben de karşıyım. Koca koca adamlarıñ sırf eğlenmek için tavşan, geyik vurması savunulacak bir şey değil. Kürk giymeye karşı olalım, artık mağarada yaşamıyoruz. Et yémeye de karşı olabiliriz, ancak henüz teknolojimiz eti yaşamımızdan tümüyle çıkarmaya elvérişli değil. Bugün nasıl ki hayvan derisi giymek zorunda değiliz, artık kürke hiç ihtiyacımız yok, ileride eti de bu şekilde yaşamımızdan tümüyle çıkarabilecek bir konuma elbette geleceğiz, ancak daha değil. Şu anda etiñ yérini birebir tutabilecek bir yapay besin, supplement vb. tam olarak yok. Ancak yakın besin destekleri olabilir, ancak onlar da çok sağlıklı değil, soñuçta yapay, işlenmiş ürün, bu kez de başka sağlık sorunlarına neden olabilir. Söz gelimi kreatin dénen bir madde var, insan sağlığı için önemli, adı dahi eski Yunancadaki kreas "et" sözünden türetilmiş, kreatin "etsil" démek, bu adıñ vérilmesiniñ nedeni bu maddeniñ yalñızca ette olması, supplement kreatinler de var, vücut geliştirmeciler kullanır geñelde, ancak et de yérler, bir oturuşta 10 kg et yéyemeyecekleri için eksiği hapla tamamlar, yukarıda yazdığım gibi, yalñızca kreatin hapı alıp hiç et yémeden yaşamak ileride kimi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Özetle, şu andaki durumumuz soñ buzul çağında yaşayan ve kürk giymek zorunda olan insanlar gibi, şu aşamada kürk giymeyi bırakamayız, ancak ileride mümkün olacaktır elbet.

Soñ olarak şuna da değinip bitireyim: "Et yémek zararlıdır". Hem doğru hem yañlış. Bakıñ, bizim eski karşı komşumuzuñ bir yazlık komşusu vardı, adam 4 yıl öñce yaşamını yitirdi, ölüm nedeni neydi biliyor musuñuz? Su zehirlenmesi. Rahmetli günde 2 damacana su içiyormuş, bu nedenle öldü. Şimdi bu tekil örnek üzeriden yola çıkıp: "Su içmek zararlıdır" ya da "Su zehirlidir" dénebilir mi? Her şeyiñ aşırısı zararlıdır, su gibi yaşamcıl bir sıvınıñ dahi. Siz kalkıp da her gün 2 kilo et yérseñiz ve bunu uzun süre devam éttirirseñiz elbette zarar görürsüñüz, ancak haftada bir iki öğün etiñ zararı olmaz, iletiniñ başlarında yazmıştım, doğamıza uygun biçimde %75 sebze, meyve, %25 et biçiminde beslenirseñiz, yapımıza eñ uygun beslenmeyi yapmış olursuñuz.

Diğer canlıları yémek benim de hoşuma gitmiyor, ancak hayat böyle, ceylan otu yér, arslan da ceylanı. Veganlara ve vejetaryenlere de saygım var bu arada yañlış añlaşılmasın, yaşamıñ gerçeklerini yazdım kendimce.

SelGom
28-05-2017, 21:00
Eti tercih etmeyip otu tercih eden bireylerin olması, insanın otçul olduğunu göstermez. Değinildiği gibi insan hepçildir. Hem ot hem de et yiyebilir. Bebeklerin meyve tercih edip et yememesi bir kanıt değildir. Ona bakarsanız yetişkinler de kendi isteğiyle et yiyor mesela. Şimdi etçil mi olduk? Bu bir kanıt değil. Tercihe bakarak indirgeme ve izolasyonla yanlış sonuçlara varılıyor. Etçil otçul muhabbeti yapılacaksa insanın dişleri ve organlarına bakmak lazım. Burdan anlaşılabilir. Tercihe de bakılacaksa görülebilir ki insanoğlu hem ot hem et yiyor. Doğamız bu, hepçiliz. Maymun atalarımız belki sadece ot yiyordu önceden fakat evrimleşince eti pişirip yemeye başladı insanlar. Ateşin keşfini düşünün. O dönemlerde de pişirilmemiş eti yemekte zorlanabiliyorlardı belki. Belki zararı dokunuyordu. Fakat eti pişirip yediklerinde mis gibi yediler ve bir sıkıntı olmadı. Bu da eti yiyebildiğimizi gösteriyor. Pişirmeden yiyemiyorsak otçul olduğumuz anlamına gelmez. Pişirip yiyebiliyoruz, pişen ne et. Demekki et yiyebiliyoruz. Hepçiliz.

Amon yarebbi
28-05-2017, 21:16
Et yiyen ot nolucak?

https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQfmDlYkczpPBlvY0V5bKVmwzSiu2C4E PXcxijgyVjEYbV81UNy

Yıldıztozu
30-08-2017, 20:58
Veganizme sıkça yöneltilen başlıca eleştirel sorular:

1- Hayvanları yemeyip bitkileri neden yiyorsunuz? onlar da canlı değil mi.

2- Bitkileri ''acıyı hissetmedikleri'' için yiyorsanız, hayvanları da uyuşturduktan sonra acısız öldürerek yemenin farkı nedir? Uyuşturulmuş hayvan ile bitkinin ne farkı kalır?

3- Hayvanlar zaten birbirini yiyor. Biz onları yemesek bile birbirlerini yiyecek. Balığı yemesek bile diğer balığa yem olacak. O halde veganizmin canlılığa katkısı nedir?

Veganizm felsefesine ciddi saygım var. Vegan değilim ama bu soruları ben de sorguluyorum. Kendi cevaplarımı da yazarım daha sonra.
Şimdilik sorular dursun..

3- Bu arguman veganligin etiklik durumunu etkilemez. Bu ancak etik olan eylemin pratiğini etkileyebilir.
2- Aradaki fark zaten belirtilmiş. Birinde uyuşturma var diğerinde yok. Öyle olsaydı insanı da uyuşturarak öldürmek hukuki ve etik bulunurdu.
1- Ölen bir hayvan, arkasında yavru veya anne birakabilir. Bitkilerde aile güdüsü yok. Sinirsel sistemdeki farklılıklardan dolayı hisler, hazlar, acılar da farklı.

SelGom
31-08-2017, 01:15
3- Bu arguman veganligin etiklik durumunu etkilemez. Bu ancak etik olan eylemin pratiğini etkileyebilir.
2- Aradaki fark zaten belirtilmiş. Birinde uyuşturma var diğerinde yok. Öyle olsaydı insanı da uyuşturarak öldürmek hukuki ve etik bulunurdu.
1- Ölen bir hayvan, arkasında yavru veya anne birakabilir. Bitkilerde aile güdüsü yok. Sinirsel sistemdeki farklılıklardan dolayı hisler, hazlar, acılar da farklı.

Veganizm felsefesi bana hoş geliyor. Sadece insanoğlu değil, hiçbir canlı birbirini yemese çok iyi olurdu. Sadece hayvanları yememek değil, hiçbir canlıyı yememek daha uygun bir felsefe olabilirdi ama hiçbir canlı yemeden yaşayabilecek teknoloji ve bilimsel tekniklere ulaşmadık, onlara ulaşınca hiçbir canlı yemeden ve canlıların da birbirini yemesine müsade etmeden yaşayabiliriz. Neyse aklıma şu video(lar) geldi, konuyla alakalı diye paylaşayım dedim.

https://www.youtube.com/watch?v=XvyxBTyhEt8

https://www.youtube.com/watch?v=_f6llpx3dE0

"ictenlik"
31-08-2017, 01:36
"Doğada tek başına" ya da "Survivor" tarzı iki yapım izlersek hemen görüyoruz ki bir protein arayışı başlıyor. Ne olursa artık. Kurt, böcek dahil ne bulursa... Şimdi et diye bir kavram var. Her şey ettir...

Doğada çiğ sebzeyi yiyemiyoruz ya da hiçbirimiz yemezdik sanırım
bezelye ve soyada vahşi sanırım bulunmuyordur sanırım ve bulunsa bile çiğini kimse eminim çiğnemezdi. Ki üerinde protein deposudur yazmıyor. Çiğ hayvan /kurt ,böcek, börtü, deniz ürünleri, deniz kabukluları yumurta vb. ise oldukça kolay tüketilebiliyor. Discovery de Amerikanın tuhaf Yemekleri diye bir belgesel vardı. Ben orda nerdeyse tüm bu saydıklarımın çiğ çiğ yenembileceğine defalarca kez tanık oldum...

. . Meyveler fruktoz dolu ve sadece acıktıracaktır ve kan şekerini yükseltecektir...
Doğada ot tıkınamayız....

----
Ben bir belgeselde ormanda yaşayan ve modern dünya ile bağı olmaya yerli bir kabiledeki 6 yaşındaki bir kız çocuğunun babadan kalma yöntemlerle bir ot parçasıyla tuzak kurup avlanarak tarantula avlayışını ve sonra onu ateşte dış kıllarını yakarak löpür löpür yiyişini izlemiştim...

Veganizm doğa koşullarında da düşünülmeli...

Doğa koşullarında ya da bilindik modern yaşam öncesi et yemeyen (et demeyelim de ne bulursa yemeyen) bir tür insan türü olduğunu sanmıyorum.. Kök sebzeler meyveler vb. leri tüketiyor olabiliriz ancak avcı toplayıcı insan taze nitelikli protein tüketmeksizin sanırım ki doğa ile savaşamaz, atıllaşır ve avlanamaz ya da doğaya yenik düşecektir ve silinip gidecektir.. İnsan ne yazık ki otoburlar gibi çayırları yayılarak beslenemiyor...