PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ne kadar etik?


gur91
15-11-2014, 00:52
şimdi söyleyeceğim şey size saçma gelebilir hayvanları kesip yememiz sizce ahlaka uygun bir davranış mı bu hayvanların ortalama yaşamları hesaplanıp ömürlerinin sonlarına doğru kesilmesi daha uygun olmaz mı (yaşlı hayvanın etinin yenmesinde bir sakınca var mı onuda bilmiyorum) içinizden bu konuda ne saçma sapan şeyler yazıp durmayın diyenlerde olacaktır elbet sadece düşüncelerinizi merak ediyorum

Felâsife
15-11-2014, 04:03
Şehir ortamında yaşlı-genç pek seçme şansımız olmuyor ki marketlerde ne varsa onu alıyoruz neticede.

Örn. biz bu ara kesilmiş köy tavuğu alıyoruz, adeta hindi eti gibi, eti hem sert, hem koyu hemde daha geç pişiyor.
Fakat tad olayı kesinlikle daha güzel, kemiği bile kırılmıyor. :D

Yaşlı olunca et olayı daha sert olur bildiğim, sakınca başka ne olur bende bilmiyorum.

Kendin kesme olayına gelince, bu işin ahlakı yok, basıyorlar bıçağı.

AMA sen genede o hayvanla içinden konuşarak kes, buna mecbur olduğunu, keyfi yere yapmadığını, özür dilediğini vs. vs. söyle.

Bu çok çok eski bir adet, sadece insanlar medenileştiği için bunu UNUTTU.
Yoksa avcılık yapan tüm eski toplumlar bu tip ritüelleri yaparlar.

(belki bu sözlerde sana saçma gelebilir ama bu iş böyleymiş, ağacı budarken bile ağaçtan özür dileniyor ki böyle şeyler çok.)

Neva
15-11-2014, 06:49
Cok fazla etik disi oldugu soylenemez.

Ayrica etik/ahlak vb. kavrama sahip olmayan bir kisim canlilara da, kendimize dair, edindigimiz zoraki ahlak/ etik yukleme cabasi da ayrica gariplik ornegidir. Mesela hamambocegini, sinegi, tahtakurusunu Sheltox vb. sikmak suretiyle itinayla olduren insan bunu sorgulamaz, ama is et tuketmeye geldi mi ahlak/etik durtulerimiz uyanir. Yok hic sacma gelmedi, bilakis sorgulanmasi gereken bir konu.

Etik bakimindan, et'e uyarlarsak sayet, ayni sekilde et degil de, salt ot tuketmek de etik degildir. Cinayet gibi algilaniyorsa , sonucta bitki de canlidir, tohum da canlidir. Veya ne bileyim vucudunuzdaki, ameliyatla cikarilmis kutle de canlidir. Gozumuzun onunde akip giden irmakdaki su da canlidir, yedigimiz ekmegin yapiminda kullanilan maya da canlidir. Ornekler cogaltilabilir kuskusuz.

Agaclari kesmek etik degildir diyebiliriz, surdurulebilir yasam acisindan, ama agactaki meyveyi etik etik yiyebiliriz.

Sadece oksijenle beslenmeye uygun yapisi olmayan canlilar, ortama iliskin kacinilmaz bir zorunluluk olarak birbirini tuketmek suretiyle idame olacaktir, bu, icinde yasadigimiz doganin, bize, irademize ragmen dayatan bir yonudur. Benim merak ettigim kendimizi ne sebeple doganin bir parcasi oldugumuz halde, israrla ondan soyutlamaya/ayristirmaya kalkmamizdir.

Sadece ot veya sadece et tuketmeyi, hayatin farkinda olmak/olmamak gibi bir mottoya hapsetmemek icin, once sefkat ve acima duygusunu gozden gecirmek gerekiyor bence. Hangisi hangisine temel verir acisindan.

Ancak bu canlilarin, kesim, isleme vb. bakimlardan, bir kurala tabi tutulmasi(yas vs.) sorgulanabilir.

Nana Buluku
15-11-2014, 09:50
Bitkilerinde hayvanlar gibi algılama yetenekleri vardır.İzlediğim bir belgeselden örnek vereyim:
Bir bitkiyi alıyorlar ve sensörler takıyorlar.Daha sonra ses çıkarmadan aklından bitkiye zarar vermeyi düşünüyorlar.Bitkide hiç bir tepki yok.Daha sonra eline makas alıp bitkiye yaklaştırdığında bitki yaprağının kesileceğini anlıyor ve yandaki cihazda bitkinin grafiğinde yukarı doğru bir yükselme oluyor.
Kısaca bitki sanki gözleri varmış gibi gelecek zararı önceden gördü ve tepki gösterdi.

Vejetaryanlık et yemekten çok daha iyi çünkü bitkiler beyni daha iyi çalıştırıyor, daha kısa sürede büyüyor ve daha fazla protein sağlıyor.
Bitkilerin bir kısmı üremek için meyvesinin yenmesi lazım bu yüzden canın yanması veya tepki göstermesi mümkün degil. Bazı bitkilerde meyvenin yenmemesi için zehir üretiyor veya dikenlerle meyvesini koruyor.
Veganlığa kesinlikle karşıyım çünkü hiç bir hayvansal ürün yememelerinin sebebini hayvanlara eziyet edilmesi olarak söylüyorlar.
Bunun çözümü hayvansal besinler yememek değildir. Bu kadar saçma bir çözüm yolunu nasıl düşündüler acaba.Zaten bu tür saçmalıkları kimse takmaz.

Hayvanları eziyet etmeden hızlı bir şekilde kestikten sonra herhangi bir sorun yok bence.

gur91
15-11-2014, 16:01
onlarla hiç beslenmemektense ortalama ömrünün sonlarına doğru kesilip yenmesi bana daha mantıklı geliyor bunun içinde belli bir süre insanlar et tüketmeyecek sonra düzen oturunca aynen bu şekilde eksilmeden tüketilebilinecek hayal tabi bunlar :) keçiler 1 yaşında felan kesiliyormuş ama ortalama ömürleri 11-12 seneymiş

Nana Buluku
15-11-2014, 17:56
Senin zekana hakaret etmek için yazmadım son cümlemi.Konu çok uzun ve karışık.
Kitap 600 sayfa , yarısından fazlası hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesi üzerine burada sana 10 cümleyle konuyu anlatamam imkansız.
Kitabı okumanı tavsiye ediyorum sadece.

Felâsife
15-11-2014, 18:59
Video için teşekkürler @Neva, olayı çok net belirtmişler.

Neva
15-11-2014, 19:06
Video için teşekkürler @Neva, olayı çok net belirtmişler.

Dedim ya, fonasyon(sesleme) engeli, algiyi yaniltiyor, dogal olaral algida secicilik ortaya cikiyor, burnumuzun ucunu gormeyi engelliyor. Yani illa bagiracak, ses verecek, sinir sistemi olacak vb. Halbuki zaten ortamda bizden bagimsiz sekilde duruyor.

Felâsife
15-11-2014, 19:13
Dedim ya, fonasyon(sesleme) engeli, algiyi yaniltiyor, dogal olaral algida secicilik ortaya cikiyor, burnumuzun ucunu gormeyi engelliyor. Yani illa bagiracak, ses verecek, sinir sistemi olacak vb. Halbuki zaten ortamda bizden bagimsiz sekilde duruyor.

Aynen, benim incir ağacını görememem gibi. :\

Mesela deniz anasını şu konuştuğumuz kategorilere bile koyamayız sanırsam, kalp, beyin, kemik, göz filan yok ama ürüyor, hareket ediyor, mücadele ediyor filan.
Şimdi bu bitki mi, hayvan mı, nedir çıkamayız işin içinden. :D

Bu arada videoda ki ameliyat ortamı da çok manidâr olmuş gerçekten.

Neva
15-11-2014, 19:20
Aynen, benim incir ağacını görememem gibi. :\

Mesela deniz anasını şu konuştuğumuz kategorilere bile koyamayız sanırsam, kalp, beyin, kemik, göz filan yok ama ürüyor, hareket ediyor, mücadele ediyor filan.
Şimdi bu bitki mi, hayvan mı, nedir çıkamayız işin içinden. :D

Bu arada videoda ki ameliyat ortamı da çok manidâr olmuş gerçekten.

Hayvan onlar sevgili Felasife, deniz hayvanlari.

Felâsife
15-11-2014, 19:24
Hayvan onlar sevgili Felasife, deniz hayvanlari.

Kesinlikle değişik hayvanlar =) nerede okudum hatırlamıyorum ama bu özelliklerinden dolayı ölümsüz bile olabilirler denmiş haklarında.

Neva
15-11-2014, 19:37
Kesinlikle değişik hayvanlar =) nerede okudum hatırlamıyorum ama bu özelliklerinden dolayı ölümsüz bile olabilirler denmiş haklarında.

Hep karada yasadigimiz sebepli olsa gerek, denizdekileri de gozardi ediyoruz. Evet, biyolojik yapilari ve yapilarindaki bazi unsurlar farkli.Sen bir ara, bir de hayvanin ruyasi basligi ac orada isleriz.:)

Felâsife
15-11-2014, 19:43
Hep karada yasadigimiz sebepli olsa gerek, denizdekileri de gozardi ediyoruz. Evet, biyolojik yapilari ve yapilarindaki bazi unsurlar farkli.Sen bir ara, bir de hayvanin ruyasi basligi ac orada isleriz.:)

Eheh, bakalım bakalım, şu an öyle bir düşüncelerim yok ama aklımın bir köşesinde dursun.

spartacus
15-11-2014, 23:46
Bir alana kapatılan-hapsedilen hayvanların, hücre hayatı yaşaması da zaten başlı, başına işkence. Ömrü uzasa ne olur ki? Olmayan ömrü.
Bir diğer taraftan da insan binmediği eşeğe saman vermiyor. Bu seferde hiç yaşamama tehlikesi doğuyor, zira insan keçi gibi, girdiği heer yeri yok ediyor, talan ediyor. İşine yarayanlar yaşama şansı buluyor, ancak esaret altında, işe yaramayanlar ise ya toplu katliamlarla yok ediliyor ya da hiç bir yaşam alanı bırakılmadığı için süreç içerisinde yok oluyor.
Ne yaşar, ne yaşamaz durumu..
Asıl kaç bin yıl eskide kalmış yöntemlerle, bıçaklarla hayvan kesilmesidir bana göre en büyük sorun. Bu davranışın istisnasız yasaklanması gerekir diye düşünüyorum. Acı çekmeden ya da hiç olmazsa en kısa yolla(giyotinler kullanılıyor) yapılması en doğrusu. Gıda çerçevesinde bu besi ve satıış işine çözüm bulmak zor, çözüm bulunsa dahi bu seferde hayvanların nesli tükenir. Örneğin yapay et üretimi gerçekleştirilebilir, gelecekte hiç bir fark içermeyen biçimde dahi yapılabilir, ancak bu seferde o canlılardan geriye soyları tükendi demek kalacak..

Her şey ölene kadar, öldükten sonra bir hissiyat taşımayacaklar, yalnız acısız bu işi yapmak, bir uykuya dalıp bir daha hiç uyanmamak gibi, bu tür çözümler gerekiyor diye düşnüyorum.

Eğer denetimler olmasa, bırakın canlının yaşını vs, 5-10 günde kimyasalı dayatıp büyütüp kesip pazara sunarlar, yine de insan sağlığı açısından bazı kurallar varda hayvanlar 3-5 hafta yaşayabiliyor. Bunun dışında biraz daha fazla yaşasınlar da öyle pazarlayalım demek, üretici için maaliyettir, olsa bile bu maaliyeti, ürüne yansıtacaklardır. Yani ne diyeyim, neresinden bakarsanız bakın, işin temelinde besin zinciri ve karşılanması var, yani ihtiyaç.

Etik mi, değil mi? Bu çerçevede bakılabileceğini sanmıyorum. Bununla birlikte canlılara eziyet etmek, acı çektirmek, işkence vb koşulalra mahrum bırakmak gibi her türlü davranışalrın artık sıkı denetime alınması gerekiyor. Orada burada kör topal gezen kediler, köpekler var, insan kadar vahşi bir hayvan nadir bulunur. Av ve avcı arasındaki ilişki, gıda ilişkisidir, ancak insan bir hayli açgözlü. Örneğin tarlalardaki tarla farelerini düşünün, 40 ton çıkan bir üründen, kaç kilosunu yerler? Ancak üretici kuyruğunu görsün yeter, kafasını eziverir, yine kuşlar da yok edilir vs.. Bu canlılar onca geniş arazilerde kişi başına ürüne vurduğunuzda kilo ile ifade edilecek kadar ürün tüketirler, ama 40 tonluk üründe 1 kilo ürün yediler diye 10 canlı öldürülür, 1 kilo buğday etmez canlarının değeri. Bu seferde vay efendim böcekler tüketiyor, böcekler tüketiyor demeye başlarlar, çünkü oradaki dengeyi bozmuşlardır. Kuşları avladıkça çekirgeler çoğalmıştır vs.... Eni sonu deseniz ki değdi mi 1 kilo için öldürdüğün 5 kuşa? Şimdi 3 kilodan oldun(çekirge vb böcekler yedi).... neyse... İnsan girdiği her yeri tarlası haline getiriyor, diğer canlılara yaşam alanı kalmıyor, zaten böyle giderse, diğer canlılar ancak çok az sayılarda ya korunmuş arazilerde olacak ya da kafeslerde...

Geri kalmış ülkelerde ise(ki bilhassa Müslüman) aşırı bir çoğalma durumu var, 5-6 çocuk yapıp, yapıp aç, susuz, sevgisiz, şefkatsiz büyütülüyorlar, aşırı bir nüfus artışı.... Ki geleceğin en büyük tehlikelerinden birisi de nüfus artışıdır diye düşünüyorum. Zira dünyanın çapı belli, doğal örtü, doğal yaşam bir türün aşırı çoğalmasıyla(insan) doğallığını, yeterliliğini kaybediyor, bu insanlar bilhassa şu cahil toplulukların bulunduğu coğrafyalar, 3 gram bilinçlenmezlerse, gelecekte, birbirini yemeye gebe gibi görünüyor. Sistem ise pazar kaygılarından dolayı, nüfus artışını önemsemiyor görünüyor, en azından pazar ülkelerde, ama bu tüketim toplumu hayatının sonu iyi olmayacak...

gur91
16-11-2014, 00:17
Bir alana kapatılan-hapsedilen hayvanların, hücre hayatı yaşaması da zaten başlı, başına işkence. Ömrü uzasa ne olur ki? Olmayan ömrü.
Bir diğer taraftan da insan binmediği eşeğe saman vermiyor. Bu seferde hiç yaşamama tehlikesi doğuyor, zira insan keçi gibi, girdiği heer yeri yok ediyor, talan ediyor. İşine yarayanlar yaşama şansı buluyor, ancak esaret altında, işe yaramayanlar ise ya toplu katliamlarla yok ediliyor ya da hiç bir yaşam alanı bırakılmadığı için süreç içerisinde yok oluyor.
Ne yaşar, ne yaşamaz durumu..
Asıl kaç bin yıl eskide kalmış yöntemlerle, bıçaklarla hayvan kesilmesidir bana göre en büyük sorun. Bu davranışın istisnasız yasaklanması gerekir diye düşünüyorum. Acı çekmeden ya da hiç olmazsa en kısa yolla(giyotinler kullanılıyor) yapılması en doğrusu. Gıda çerçevesinde bu besi ve satıış işine çözüm bulmak zor, çözüm bulunsa dahi bu seferde hayvanların nesli tükenir. Örneğin yapay et üretimi gerçekleştirilebilir, gelecekte hiç bir fark içermeyen biçimde dahi yapılabilir, ancak bu seferde o canlılardan geriye soyları tükendi demek kalacak..

Her şey ölene kadar, öldükten sonra bir hissiyat taşımayacaklar, yalnız acısız bu işi yapmak, bir uykuya dalıp bir daha hiç uyanmamak gibi, bu tür çözümler gerekiyor diye düşnüyorum.

Eğer denetimler olmasa, bırakın canlının yaşını vs, 5-10 günde kimyasalı dayatıp büyütüp kesip pazara sunarlar, yine de insan sağlığı açısından bazı kurallar varda hayvanlar 3-5 hafta yaşayabiliyor. Bunun dışında biraz daha fazla yaşasınlar da öyle pazarlayalım demek, üretici için maaliyettir, olsa bile bu maaliyeti, ürüne yansıtacaklardır. Yani ne diyeyim, neresinden bakarsanız bakın, işin temelinde besin zinciri ve karşılanması var, yani ihtiyaç.

Etik mi, değil mi? Bu çerçevede bakılabileceğini sanmıyorum. Bununla birlikte canlılara eziyet etmek, acı çektirmek, işkence vb koşulalra mahrum bırakmak gibi her türlü davranışalrın artık sıkı denetime alınması gerekiyor. Orada burada kör topal gezen kediler, köpekler var, insan kadar vahşi bir hayvan nadir bulunur. Av ve avcı arasındaki ilişki, gıda ilişkisidir, ancak insan bir hayli açgözlü. Örneğin tarlalardaki tarla farelerini düşünün, 40 ton çıkan bir üründen, kaç kilosunu yerler? Ancak üretici kuyruğunu görsün yeter, kafasını eziverir, yine kuşlar da yok edilir vs.. Bu canlılar onca geniş arazilerde kişi başına ürüne vurduğunuzda kilo ile ifade edilecek kadar ürün tüketirler, ama 40 tonluk üründe 1 kilo ürün yediler diye 10 canlı öldürülür, 1 kilo buğday etmez canlarının değeri. Bu seferde vay efendim böcekler tüketiyor, böcekler tüketiyor demeye başlarlar, çünkü oradaki dengeyi bozmuşlardır. Kuşları avladıkça çekirgeler çoğalmıştır vs.... Eni sonu deseniz ki değdi mi 1 kilo için öldürdüğün 5 kuşa? Şimdi 3 kilodan oldun(çekirge vb böcekler yedi).... neyse... İnsan girdiği her yeri tarlası haline getiriyor, diğer canlılara yaşam alanı kalmıyor, zaten böyle giderse, diğer canlılar ancak çok az sayılarda ya korunmuş arazilerde olacak ya da kafeslerde...

Geri kalmış ülkelerde ise(ki bilhassa Müslüman) aşırı bir çoğalma durumu var, 5-6 çocuk yapıp, yapıp aç, susuz, sevgisiz, şefkatsiz büyütülüyorlar, aşırı bir nüfus artışı.... Ki geleceğin en büyük tehlikelerinden birisi de nüfus artışıdır diye düşünüyorum. Zira dünyanın çapı belli, doğal örtü, doğal yaşam bir türün aşırı çoğalmasıyla(insan) doğallığını, yeterliliğini kaybediyor, bu insanlar bilhassa şu cahil toplulukların bulunduğu coğrafyalar, 3 gram bilinçlenmezlerse, gelecekte, birbirini yemeye gebe gibi görünüyor. Sistem ise pazar kaygılarından dolayı, nüfus artışını önemsemiyor görünüyor, en azından pazar ülkelerde, ama bu tüketim toplumu hayatının sonu iyi olmayacak...
insanlar işte insanlar... topluca bilinçlenmemiz lazım yaşadığımız hayatlarda önemli daha fazla sorgulamamıza sebep olacak hayatlar yaşadığımız şeyler

Neva
12-03-2015, 02:54
Ne var ki bazen bilinclenmemizi engelleyen unsurlar var.

kkwejr213
26-03-2015, 01:07
Değil ancak dünyanın adaleti zaten yok. Dünyada karşıtlıklar var ve bu karşıtlıklar çatışmayı ve adaletsizliği doğuruyor, canlılar yaşamak için birbiriyle çatışmak zorundalar.