
15-11-2014, 00:52
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Oct 2014
Mesajlar: 834
|
|
Ne kadar etik?
şimdi söyleyeceğim şey size saçma gelebilir hayvanları kesip yememiz sizce ahlaka uygun bir davranış mı bu hayvanların ortalama yaşamları hesaplanıp ömürlerinin sonlarına doğru kesilmesi daha uygun olmaz mı (yaşlı hayvanın etinin yenmesinde bir sakınca var mı onuda bilmiyorum) içinizden bu konuda ne saçma sapan şeyler yazıp durmayın diyenlerde olacaktır elbet sadece düşüncelerinizi merak ediyorum
|

15-11-2014, 04:03
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Şehir ortamında yaşlı-genç pek seçme şansımız olmuyor ki marketlerde ne varsa onu alıyoruz neticede.
Örn. biz bu ara kesilmiş köy tavuğu alıyoruz, adeta hindi eti gibi, eti hem sert, hem koyu hemde daha geç pişiyor.
Fakat tad olayı kesinlikle daha güzel, kemiği bile kırılmıyor.
Yaşlı olunca et olayı daha sert olur bildiğim, sakınca başka ne olur bende bilmiyorum.
Kendin kesme olayına gelince, bu işin ahlakı yok, basıyorlar bıçağı.
AMA sen genede o hayvanla içinden konuşarak kes, buna mecbur olduğunu, keyfi yere yapmadığını, özür dilediğini vs. vs. söyle.
Bu çok çok eski bir adet, sadece insanlar medenileştiği için bunu UNUTTU.
Yoksa avcılık yapan tüm eski toplumlar bu tip ritüelleri yaparlar.
(belki bu sözlerde sana saçma gelebilir ama bu iş böyleymiş, ağacı budarken bile ağaçtan özür dileniyor ki böyle şeyler çok.)
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

15-11-2014, 06:49
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Cok fazla etik disi oldugu soylenemez.
Ayrica etik/ahlak vb. kavrama sahip olmayan bir kisim canlilara da, kendimize dair, edindigimiz zoraki ahlak/ etik yukleme cabasi da ayrica gariplik ornegidir. Mesela hamambocegini, sinegi, tahtakurusunu Sheltox vb. sikmak suretiyle itinayla olduren insan bunu sorgulamaz, ama is et tuketmeye geldi mi ahlak/etik durtulerimiz uyanir. Yok hic sacma gelmedi, bilakis sorgulanmasi gereken bir konu.
Etik bakimindan, et'e uyarlarsak sayet, ayni sekilde et degil de, salt ot tuketmek de etik degildir. Cinayet gibi algilaniyorsa , sonucta bitki de canlidir, tohum da canlidir. Veya ne bileyim vucudunuzdaki, ameliyatla cikarilmis kutle de canlidir. Gozumuzun onunde akip giden irmakdaki su da canlidir, yedigimiz ekmegin yapiminda kullanilan maya da canlidir. Ornekler cogaltilabilir kuskusuz.
Agaclari kesmek etik degildir diyebiliriz, surdurulebilir yasam acisindan, ama agactaki meyveyi etik etik yiyebiliriz.
Sadece oksijenle beslenmeye uygun yapisi olmayan canlilar, ortama iliskin kacinilmaz bir zorunluluk olarak birbirini tuketmek suretiyle idame olacaktir, bu, icinde yasadigimiz doganin, bize, irademize ragmen dayatan bir yonudur. Benim merak ettigim kendimizi ne sebeple doganin bir parcasi oldugumuz halde, israrla ondan soyutlamaya/ayristirmaya kalkmamizdir.
Sadece ot veya sadece et tuketmeyi, hayatin farkinda olmak/olmamak gibi bir mottoya hapsetmemek icin, once sefkat ve acima duygusunu gozden gecirmek gerekiyor bence. Hangisi hangisine temel verir acisindan.
Ancak bu canlilarin, kesim, isleme vb. bakimlardan, bir kurala tabi tutulmasi(yas vs.) sorgulanabilir.
|

15-11-2014, 09:50
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 21 Oct 2014
Mesajlar: 1.030
|
|
Bitkilerinde hayvanlar gibi algılama yetenekleri vardır.İzlediğim bir belgeselden örnek vereyim:
Bir bitkiyi alıyorlar ve sensörler takıyorlar.Daha sonra ses çıkarmadan aklından bitkiye zarar vermeyi düşünüyorlar.Bitkide hiç bir tepki yok.Daha sonra eline makas alıp bitkiye yaklaştırdığında bitki yaprağının kesileceğini anlıyor ve yandaki cihazda bitkinin grafiğinde yukarı doğru bir yükselme oluyor.
Kısaca bitki sanki gözleri varmış gibi gelecek zararı önceden gördü ve tepki gösterdi.
Vejetaryanlık et yemekten çok daha iyi çünkü bitkiler beyni daha iyi çalıştırıyor, daha kısa sürede büyüyor ve daha fazla protein sağlıyor.
Bitkilerin bir kısmı üremek için meyvesinin yenmesi lazım bu yüzden canın yanması veya tepki göstermesi mümkün degil. Bazı bitkilerde meyvenin yenmemesi için zehir üretiyor veya dikenlerle meyvesini koruyor.
Veganlığa kesinlikle karşıyım çünkü hiç bir hayvansal ürün yememelerinin sebebini hayvanlara eziyet edilmesi olarak söylüyorlar.
Bunun çözümü hayvansal besinler yememek değildir. Bu kadar saçma bir çözüm yolunu nasıl düşündüler acaba.Zaten bu tür saçmalıkları kimse takmaz.
Hayvanları eziyet etmeden hızlı bir şekilde kestikten sonra herhangi bir sorun yok bence.
|

15-11-2014, 16:01
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 05 Oct 2014
Mesajlar: 834
|
|
onlarla hiç beslenmemektense ortalama ömrünün sonlarına doğru kesilip yenmesi bana daha mantıklı geliyor bunun içinde belli bir süre insanlar et tüketmeyecek sonra düzen oturunca aynen bu şekilde eksilmeden tüketilebilinecek hayal tabi bunlar  keçiler 1 yaşında felan kesiliyormuş ama ortalama ömürleri 11-12 seneymiş
|

15-11-2014, 17:56
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 21 Oct 2014
Mesajlar: 1.030
|
|
Senin zekana hakaret etmek için yazmadım son cümlemi.Konu çok uzun ve karışık.
Kitap 600 sayfa , yarısından fazlası hayvan ve bitkilerin evcilleştirilmesi üzerine burada sana 10 cümleyle konuyu anlatamam imkansız.
Kitabı okumanı tavsiye ediyorum sadece.
|

15-11-2014, 18:59
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Video için teşekkürler @Neva, olayı çok net belirtmişler.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

15-11-2014, 19:06
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Video için teşekkürler @Neva, olayı çok net belirtmişler.
|
Dedim ya, fonasyon(sesleme) engeli, algiyi yaniltiyor, dogal olaral algida secicilik ortaya cikiyor, burnumuzun ucunu gormeyi engelliyor. Yani illa bagiracak, ses verecek, sinir sistemi olacak vb. Halbuki zaten ortamda bizden bagimsiz sekilde duruyor.
|

15-11-2014, 19:13
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Jan 2014
Bulunduğu yer: Hayret!
Mesajlar: 4.039
|
|
Neva´isimli üyeden Alıntı
Dedim ya, fonasyon(sesleme) engeli, algiyi yaniltiyor, dogal olaral algida secicilik ortaya cikiyor, burnumuzun ucunu gormeyi engelliyor. Yani illa bagiracak, ses verecek, sinir sistemi olacak vb. Halbuki zaten ortamda bizden bagimsiz sekilde duruyor.
|
Aynen, benim incir ağacını görememem gibi. :\
Mesela deniz anasını şu konuştuğumuz kategorilere bile koyamayız sanırsam, kalp, beyin, kemik, göz filan yok ama ürüyor, hareket ediyor, mücadele ediyor filan.
Şimdi bu bitki mi, hayvan mı, nedir çıkamayız işin içinden.
Bu arada videoda ki ameliyat ortamı da çok manidâr olmuş gerçekten.
Derinde ittifaklar var, yüzeye çıktıkça ayrılıklar.
Zıtlar temelde aynıdır, gayrı hikayedir ayrılıklar.
Artık yersen bu ayrılıktır, yemezsen de aynılıktır.
Aynılaşanlar ayrı olamaz, kandırmacadır ayrılıklar.
|

15-11-2014, 19:20
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Aynen, benim incir ağacını görememem gibi. :\
Mesela deniz anasını şu konuştuğumuz kategorilere bile koyamayız sanırsam, kalp, beyin, kemik, göz filan yok ama ürüyor, hareket ediyor, mücadele ediyor filan.
Şimdi bu bitki mi, hayvan mı, nedir çıkamayız işin içinden.
Bu arada videoda ki ameliyat ortamı da çok manidâr olmuş gerçekten.
|
Hayvan onlar sevgili Felasife, deniz hayvanlari.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:49 .
|