Orijinalini görmek için tıklayınız : Ateizm: Hayattan Soğutma (ihtimali)
Stepal Kepton
21-04-2015, 10:06
Ateizmi karalamak için bu kısma konuyu açmadım ama doğrudan konu içerikle ilgili olduğunu belirtmeliyim.
Gariptir ki burası ve buraya benzer diğer site(ler) kullanıcılarının; hayattan soğuduğu, umutlarının bittiği, yaşamaya dair isteklerinin neredeyse sıfıra indiği, bazılarının yaşamayı bile yük olarak gördüğü (örnek (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=545836)) ve belkide hayatına son verdiğini üzülerek gözlemlemekteyim.
İşin daha garip tarafı, semavi din inancında ki hayat/yaşam felsefesi; insana hayata tutunmayı ve zamanı gelene kadar ölmemeyi (başkası ölsün sen ölme) hayatı öyle yada böyle sevmeyi yaşamayı öğretir. Daha olumlu ve pozitiftir.
Bu çelişki için doğrusu endişeliyim. Maalesef sizin (ateizm) tutumunuz ve insanlara enjekte ettiğiniz boşluklar ve bilinmezlikler, yanlış yönlendirmeler ve bilgilendirmeler (mesela tanrı varsa zalim gaddar, ölümle birlikte kesin yok olmak gibi düşünceleriniz) insanı dönüşü zor bir buhrana, felakete sürüklüyor olabilir.
Ben ateizm forumlarında sevgiye dair hiç bir öğüt bilgi ve yönlendirmeye rastlamadım desem abartmam sanırım. Karamsarlık, bilinmezlik ve umutsuzluk... Hiçlik ve kötü bir dünya...
Bunu yapmamanız daha yerinde olabilir. Mesela sürekli doğada ki adaletsizliklerden bahsetmek yerine biraz da doğanın güzelliklerinden ve pozitif yönünden, varlığın ne denli bir hediye olduğundan ve nasıl GÜZEL bir şekilde değerlendirmemiz gerektiğinden bahsetmek daha olumlu sonuçlar verebilir.
Biz zaten varız ama okuduğum bir makalede, insanlık olmasaydı olma olasılığı neredeyse 0'dı denilmişti. Yani 10 üstü 2.685.000'de 1 denilmişti (kesin olmasa da iyi bir çalışmaydı). Biz neredeyse 0'dan olduk. Bu olasılık gerçekleşti. Bu denli bir hediyeyi kazandığımız için (birisimi verdi, şans eseri mi oldu bu hiç önemli değil) yaşama tutunmayı ve sevmeyi öğrenme ve öğütlemeliyiz ve de mümkünse daha uzun nasıl hayatta kalıcı olabiliriz demeliyiz diye düşünüyorum. Bu tip görüşleri her yaştan, psikolojiden insanın (henüz karar verme aşamasına gelmemiş, ergen, kafası karışmış vs.) okuyabileceğini de unutmamalıyız.
Sevgiler (bakın sevgiler diyorum)...
Çok doğru tespitler...
Yaşam, amaçsız değildir. Organizma; yaşamaya, üremeye vb. programlanmıştır. Bu sistem en ilkel virüsler için bile aynı şekilde işlemektedir.
Hayatı amaçsız, boş gibi göstermeye çalışmak, beyinlere bu tür argümanları yerleştirmek, insanları huzursuz ve de mutsuz eder.
Karamsarlığa sebep olacak her türlü düşünceden mümkün olduğunca kaçınmamız gerekir. Dinlerden arda kalan boşluğu amaçsızlıkla doldurmaya çalışmak, yaşamı çekilmez ve anlamsız kılar...
Stepal Kepton
21-04-2015, 11:00
Yani 10 üstü 2.685.000'de 1 denilmişti (kesin olmasa da iyi bir çalışmaydı).
Bazen harf hatası yapabiliyorum, anladınız umarım.
Vefik Sami
21-04-2015, 12:13
Her zaman yaptığım gibi açık ve net konuşacağım. Bu tavrım nedeniyle gereğinden fazla tepki görmüş, hatta saldırılara mâruz kalmışsam da, dürsütlükten gelen belâyı, riyâdan gelene huzura tercih ederim.
"Düşen uçakta ateist olmaz" sözü bana göre tümüyle yanlış değil. İnsanlar, içinde yaşadıkları koşullar ve bu koşulların güdülediği ya da dayattığı öğrenme neticesinde hayâta dâir bir algı olşturur Doğuştan sahip olduğu meziyetler, aldığı eğitim ve sonuçları itibariyle yaşadığı çevrenin baskıları altında ezilmemiş, ekonomik açıdan mağdûriyet yaşamamış, hele hele sağlık problemleri ile boğuşmamış insanların hayâta bakışları; ezik, sağlıksız, eğitimsiz, ekonomik açıdan yetersiz insanlarda olduğu şekliyle edilgen değildir. Ateist de bir gün öleceğini bilir. Ama ölüm'ün soğuk nefesini ensesinde hissetmediği müddetçe rahattır. Ölümü ve sonuçlarını kabullenmek insan için pek kolay bir husus olmasa gerek. Ölüp yok olmayı kolayca hazmedebilmiş insanların hayata bağlı ve hayatını etkileyen koşullar karşısında mücâdeleci/gâlp bir tavır sergilemesini ben doğrusu anlayamıyor ve kabul edemiyorum.
Ateizm ile ilgili bir yığın teorik ve felsefi kelâmlar edilebilir. Hattâ; bunları üreten zekâya hep saygı duymuşumdur. Çünki; gereğinden fazla soyutlanmış, ağır felsefi kavramlarla dolu anlatımları anlamakda zorlanmaktayım. Fakat; mühim olan bu değil. Bir ateist'in anlatımları ile beni "köşe"ye sıkıştırması, "mat" etmesi, cevap vermez duruma getirmesi önemli değil. Ateist'in söylediklerinin yaşanan hayatta, pratikteki karşılığı nedir ?
Mühim olan bu !...
Çünki; ateist, kimi tesbit ve iddilarda bulunur. Bunun matematikteki çarpma işleminde olduğu gibi "sağlama"sı yapılamıyor. (Maddeye dâir somut-nesenel veriler üzerinden yapılan münâkaşayı kasdetmiyorum.) Hâliyle de aksini iddia ve ıspat imkânı yok. Elimizde net veriler olmadan, muhatabımızn söylemlerini hangi koşullara bağlı oluşturduğunu bilemeyiz. Bir teist'in hareket noktası bellidir.
Tanrı inancı.
Bu inanç pergel'in sâbit ayağıdır. Bu sabit ayağa göre teist'e her tür "net atış"lar yapmak mümkündür. Halbuki ateist, bir Tanrı fikrine dayanmadan bir takım görüşler ileri sürer. Bu görüş ve düşüncelerin sağlamasını yapmak çoğu kez mümkün olmaz. Buraya kadar yaptığım açıklamalar asla bir ateist'in dürüstlüğünü sorgulama olarak algılanmamalı. Niyetim gerçekten bu değil. Ancak; düşüncelerimi ifade etmenin daha farklı bir yöntemini de bilmiyorum.
İçinde yaşadığı toplumun dayatmalarına bukâlemun mahâretinde uyum sağlamış zenginler "inanmış" gibi görünürler de servet ve güçlerine, inandıklarını iddia ettikleri Tanrıdan daha fazla güvenirler. Rab'bim MESİH'in İncildeki şu öğretişi gerçekten mânidardır. Zenginin; servetine, inandığını iddia ettiği Tanrıdan daha çok güvendiğinin kanıtıdır.
Luka: 18. bab.
18 - İleri gelenlerden biri İsa'ya, ‹‹İyi öğretmenim, sonsuz yaşama kavuşmak için ne yapmalıyım?›› diye sordu.
19 - İsa, ‹‹Bana neden iyi diyorsun?›› dedi. ‹‹İyi olan yalnız biri var, O da Tanrı'dır.
20 - O'nun buyruklarını biliyorsun: ‹Zina etmeyeceksin, adam öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, yalan yere tanıklık etmeyeceksin, annene babana saygı göstereceksin.› ››
21 - ‹‹Bunların hepsini gençliğimden beri yerine getiriyorum›› dedi adam.
22 - İsa bunu duyunca ona, ‹‹Hâlâ bir eksiğin var›› dedi. ‹‹Neyin varsa hepsini sat, parasını yoksullara dağıt; böylece göklerde hazinen olur. Sonra gel, beni izle.››
23 - Adam bu sözleri duyunca çok üzüldü. Çünkü son derece zengindi.
24 - Onun üzüntüsünü gören İsa, ‹‹Varlıklı kişilerin Tanrı Egemenliği'ne girmesi ne kadar güç!›› dedi.
25 - ‹‹Nitekim devenin iğne deliğinden geçmesi, zenginin Tanrı Egemenliği'ne girmesinden daha kolaydır.››
Bir kimse servetini, sahip olduğu şeyleri, zevk ve safâsını inandığını iddia ettiği Tanrı için terk edemiyorsa, o kişi Tanrıya gerçek anlamda güvenmiyor demektir. Tam anlamıyla güvenilmeyen bir "Tanrı" inancı ise nâkıstir, abesle iştigâldir.
Ma'alesef benim de Tanrı'ya güven noktasında epey eksiğim var. MESİH Ferisilere söylediği "Seni ikiyüzlü" hitâbını sanki suratıma söylüyor. Çünki, tutarsızlıklarımın farkındayım. Gerçi bunları bilmek de bir erdemdir. Ama; üstesinden gelmek şart. Altmışına gelmiş bir kimsenin iman yolunda halen "bebek" gibi emeklemesi pek anlaşılabilir değil.
Aslında bu kadar ömür sonrasında ayağa kalkmış vaziyette ve kendimden emin adımlarla yürüyor olmam gerekirdi.
Karanlık, ışığın olmadığı yerde etkindir. Ama ışık gelince karanlık kaybolur. Bizler, yığınla lâf/demagoji üreterek muhatabımızı çaresiz bırakabilir, susturabiliriz. Ama; geçeğin karşısında ürettiklerimizin bir kıymet-i harbiyesi olacak mı ? Rüzgar yok ise; gemideki yolcuların hep birlikte üfürmesi, yelkenlerin havayla dolup "gemi"niin hareket etmesini sağlar mı ?
Gariptir ki burası ve buraya benzer diğer site(ler) kullanıcılarının; hayattan soğuduğu, umutlarının bittiği, yaşamaya dair isteklerinin neredeyse sıfıra indiği, bazılarının yaşamayı bile yük olarak gördüğü (örnek (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=545836)) ve belkide hayatına son verdiğini üzülerek gözlemlemekteyim.
Bir tane konuyu bütün kullanıcılara nasıl bağlayabiliyorsunuz hayret doğrusu siz niye deizmin propagandasını yapıp duruyorsunuz sizede mi 72 huri verecek Tanrı yoksa , hayatta herkes iniş çıkış yaşar neye inanırsan inan veya inanma yaşama son vermek son derece mantıksızlıktır , kaldı ki hayatına son verse yine onun seçimidir kendi hayatı sonuçta ama böyle bir duruma rastlasam kesinlikle engel olmaya çalışırım orası ayrı konu
İşin daha garip tarafı, semavi din inancında ki hayat/yaşam felsefesi; insana hayata tutunmayı ve zamanı gelene kadar ölmemeyi (başkası ölsün sen ölme) hayatı öyle yada böyle sevmeyi yaşamayı öğretir. Daha olumlu ve pozitiftir.
Sen semavi dinleri gram anlamamışsın , semavi dinler bu dünyaya lanet olarak bakar bu dünya geçicidir , imtihan yeridir burası , asla burayı sevdirme gibi bir öğütü yoktur hatta insanın dünyayı sevmesi kötü olarak gösterilir sürekli savaşa teşvik eder , savaşıyorsan bir nevi ölüme gittiğin anlamına gelir Allah yolunda öldürülenlere bir sürü ödül vardır , teşvik vardır bunun için , sen ise diyorsun ki yaşamayı öğretir komik bir çıkarım olmuş
Bu çelişki için doğrusu endişeliyim. Maalesef sizin (ateizm) tutumunuz ve insanlara enjekte ettiğiniz boşluklar ve bilinmezlikler, yanlış yönlendirmeler ve bilgilendirmeler (mesela tanrı varsa zalim gaddar, ölümle birlikte kesin yok olmak gibi düşünceleriniz) insanı dönüşü zor bir buhrana, felakete sürüklüyor olabilir.
Sen bir doğaya çık vahşi hayvanların bolca bulunduğu , canlıların çok olduğu bir ortama karış 21. yüzyılda böyle konuşması kolay Tanrı varsa gerçekten acımasız mı gaddar mı anlarsın o zaman...
Ben ateizm forumlarında sevgiye dair hiç bir öğüt bilgi ve yönlendirmeye rastlamadım desem abartmam sanırım. Karamsarlık, bilinmezlik ve umutsuzluk... Hiçlik ve kötü bir dünya...
Bunu yapmamanız daha yerinde olabilir. Mesela sürekli doğada ki adaletsizliklerden bahsetmek yerine biraz da doğanın güzelliklerinden ve pozitif yönünden, varlığın ne denli bir hediye olduğundan ve nasıl GÜZEL bir şekilde değerlendirmemiz gerektiğinden bahsetmek daha olumlu sonuçlar verebilir.
Biz zaten varız ama okuduğum bir makalede, insanlık olmasaydı olma olasılığı neredeyse 0'dı denilmişti. Yani 10 üstü 2.685.000'de 1 denilmişti (kesin olmasa da iyi bir çalışmaydı). Biz neredeyse 0'dan olduk. Bu olasılık gerçekleşti. Bu denli bir hediyeyi kazandığımız için (birisimi verdi, şans eseri mi oldu bu hiç önemli değil) yaşama tutunmayı ve sevmeyi öğrenme ve öğütlemeliyiz ve de mümkünse daha uzun nasıl hayatta kalıcı olabiliriz demeliyiz diye düşünüyorum. Bu tip görüşleri her yaştan, psikolojiden insanın (henüz karar verme aşamasına gelmemiş, ergen, kafası karışmış vs.) okuyabileceğini de unutmamalıyız.
Sevgiler (bakın sevgiler diyorum)...
Sevgiye dair öğütler var , görmek istemediğiniz için göremiyorsunuzdur belkide ateizme karşı bir refleks oluşmuş sizde , bırakın herkes kendi bildiğini yapsın bu dünyayı boktan bir yer haline getiren ideolojiler oldu zaten , benim tavsiyem her zaman tarafsız olmaya çalışın
İlahimasal
21-04-2015, 15:29
tanrı yohdur.
yaratıcı kalmamışdır.
allah heç yohdir.
okadar mutluyum ,o kadar mutluyumki.ayı bir elime,güneşi bir elime verseler. bu kadar mutlu olamazdım...
kurtuluş,burda.....okuyun. aydınlanın..
Stepal Kepton
21-04-2015, 15:33
Bir tane konuyu bütün kullanıcılara nasıl bağlayabiliyorsunuz hayret doğrusu siz niye deizmin propagandasını yapıp duruyorsunuz sizede mi 72 huri verecek Tanrı yoksa , hayatta herkes iniş çıkış yaşar neye inanırsan inan veya inanma yaşama son vermek son derece mantıksızlıktır , kaldı ki hayatına son verse yine onun seçimidir kendi hayatı sonuçta ama böyle bir duruma rastlasam kesinlikle engel olmaya çalışırım orası ayrı konu
Polemiğe girmeye lüzum var mı? Ben bir tane kullanıcı değil çoğul kullandım zaten dikkat ederseniz. Mesajım da bir tane deizm var mı? Teşvik var mı? Hayatına son vermesi inişi çıkış onun tercihi olabilir ama buna neyin sebep olduğu önemlidir dimi...
Sen semavi dinleri gram anlamamışsın , semavi dinler bu dünyaya lanet olarak bakar bu dünya geçicidir , imtihan yeridir burası , asla burayı sevdirme gibi bir öğütü yoktur hatta insanın dünyayı sevmesi kötü olarak gösterilir sürekli savaşa teşvik eder , savaşıyorsan bir nevi ölüme gittiğin anlamına gelir Allah yolunda öldürülenlere bir sürü ödül vardır , teşvik vardır bunun için , sen ise diyorsun ki yaşamayı öğretir komik bir çıkarım olmuş
Hiç bir semavi din bu dünyaya ateistlerin baktığı gibi boş bakmaz. Geçicidir der, hayal der vs. frenleme ister soyutlamak ister çünkü farklı bir hayat vaat eder. Bence siz semavi dinlerin ne olduğu konusunda ön yargılısınız. Her zaman dürüst olmak doğruları konuşmak gerekir diye düşünüyorum.
Sen bir doğaya çık vahşi hayvanların bolca bulunduğu , canlıların çok olduğu bir ortama karış 21. yüzyılda böyle konuşması kolay Tanrı varsa gerçekten acımasız mı gaddar mı anlarsın o zaman...
Tanrı ile ilgilenmiyorum; o da benle. Yeterli mi? Anlamadıysanız deizmin reklamını şimdi yapmış olayım, belki bir fikriniz olur.
Sevgiye dair öğütler var , görmek istemediğiniz için göremiyorsunuzdur belkide ateizme karşı bir refleks oluşmuş sizde , bırakın herkes kendi bildiğini yapsın bu dünyayı boktan bir yer haline getiren ideolojiler oldu zaten , benim tavsiyem her zaman tarafsız olmaya çalışın
Burnundan kıl aldırmamak diye bir deyim vardır. Tarafsızlığı ateizmi savunarak yapmaya çalışmak çok zekice doğrusu. Ateizm ile ne alıp veremediğim olabilir? Bunlar benim tespit ve görüşlerim. Doğru yanlış olabilir ama insan, ölçüsünde düşünüp yorumlamalı. Bana sevgiye, bu dünyayı hayatı varlığı kıymetli gösteren bir kaç mesaj gösterin lütfen. Ben sadece burada değil diğer ateist forumlarında da benzer örnekler gördüğüm için yazma gereği duydum.
Neymiş? Hep doğada biri birlerini yiyormuş... Eee... Tanrının adaleti nerede?
İnanmadığınız Tanrıyı niye suçlamaktasınız? Tamam yaratıcı yok, Tanrı yoksa yine yiyorlar ne değişti? Bu sefer kime küfür edeceğiz? Siz adaletsizlikleri gördükçe kimi suçluyorsunuz? Madde enerji? Demek ki maddenin de bir adaleti yokmuş dimi. Ne oldu kafanız karıştı mı? Attığınız ok size geri döndü. Burada semavi din tartışmıyor ve savunmuyorum. Tanrı da aramıyorum. Tanrı da dayatmıyorum. Sizin son cümlenizde ki gibi, bırakın da herkes inandığı şeyle yaşasın ama ortada bir problem var. Kişisel değil toplumu ilgilendiriyor. Madem adaletsizlik var, adaletli olanı da görün tavsiyesinde bulunuyorum. Çünkü ben göremiyorum...
Vefik Sami
21-04-2015, 15:55
tanrı yohdur.
yaratıcı kalmamışdır.
allah heç yohdir.
okadar mutluyum ,o kadar mutluyumki.ayı bir elime,güneşi bir elime verseler. bu kadar mutlu olamazdım...
kurtuluş,burda.....okuyun. aydınlanın..
Bu "bilimsel ve aydınlatıcı" yazınızı gördüm;
"Okudum" ve "Aydınlandım"
Demek ki ateist olma gerekiyormuş.
Peki; "ateist"olmak için ne yapmak gerek ?
Misâl; ateizm'in de bir "Kelme-i şahâdet"i var mı?
İlahimasal
21-04-2015, 16:00
Bu "bilimsel ve aydınlatıcı" yazınızı gördüm;
"Okudum" ve "Aydınlandım"
Demek ki ateist olma gerekiyormuş.
Peki; "ateist"olmak için ne yapmak gerek ?
Misâl; ateizm'in de bir "Kelme-i şahâdet"i var mı?
bilim adamı deilimki bilimsel yazayım sayın vefik bey.
ateist olmana gerek yok....benim gibi yap
üfürükden yaratıcı lara inanmadığını haykır,sessizce söyle,kağıda yaz ne biliyim bişeler yap işde.
kelimeiiiiiiiiii şahitlikde ne oluyorki.
kopyacı deilim.....
Stepal Kepton, yaptığınız tespitler doğru, bu anlamda yazdıklarınıza katılıyorum. Ancak sevgi pıtırcığı olmayı deneyin mealindeki önerinize maalesef katılamayacağım. Ben sahte olduklarını fark ettiğim için dinleri ve Tanrı inancını terk ettim. Şimdi sırf inançsızlığı güzel göstermek için sahte bir davranış ve tutuma kendimi ikna etmemi nasıl bekleyebilirsiniz?
Şahsım adına konuşacak olursam, son zamanlarda yakın çevremin de teslim ettiği gibi fazlaca düşünceli görünüyor olabilirim ancak öyle büsbütün karamsarlığa gömülmüş, yaşam enerjisini kaybetmiş biri falan değilim. Dinlerin sahte olduğunu ve çok büyük bir olasılıkla ikinci bir yaşam olmadığını fark etmem aslında hayatın ne denli büyük bir mucize olduğunu hissetmemi sağladı. Ancak aynı zamanda hayata gelmiş olmanın ne denli korkunç bir şey olduğunu da bu sayede fark ettim. İki konum arasında gidip gelen sarkaç gibiyim. Kimi zaman yaşamın büyüleyici güzelliği karşısında mest oluyor kimi zaman da bilincimin bir gün hiç açılmamak üzere kapanacağını düşünerek dehşete kapılıyorum. Bilincim açık olduğu sürece evreni ve yaşamı daha iyi anlamaya ve hayatı dolu dolu yaşamaya karar verdim. Aziz Nesin'in dediği gibi ölmeden önce ölümü hak etmeli insan..
Bu arada sevgisiz olmaz. Yemek, içmek, sevişmek gibi zaruri bir ihtiyaçtır sevgi. Eğer perde kapanana kadar hayat denen bu oyundaki rolümüzü sürdüreceksek istesek de istemesek de sevmeye ve sevilmeye mecburuz.
Sevgiyle kalın..
Stepal Kepton
21-04-2015, 16:22
Stepal Kepton, yaptığınız tespitler doğru, bu anlamda yazdıklarınıza katılıyorum. Ancak sevgi pıtırcığı olmayı deneyin mealindeki önerinize maalesef katılamayacağım. Ben sahte olduklarını fark ettiğim için dinleri ve Tanrı inancını terk ettim. Şimdi sırf inançsızlığı güzel göstermek için sahte bir davranış ve tutuma kendimi ikna etmemi nasıl bekleyebilirsiniz?
Şahsım adına konuşacak olursam, son zamanlarda yakın çevremin de teslim ettiği gibi fazlaca düşünceli görünüyor olabilirim ancak öyle büsbütün karamsarlığa gömülmüş, yaşam enerjisini kaybetmiş biri falan değilim. Dinlerin sahte olduğunu ve çok büyük bir olasılıkla ikinci bir yaşam olmadığını fark etmem aslında hayatın ne denli büyük bir mucize olduğunu hissetmemi sağladı. Ancak aynı zamanda hayata gelmiş olmanın ne denli korkunç bir şey olduğunu da bu sayede fark ettim. İki konum arasında gidip gelen sarkaç gibiyim. Kimi zaman yaşamın büyüleyici güzelliği karşısında mest oluyor kimi zaman da bilincimin bir gün hiç açılmamak üzere kapanacağını düşünerek dehşete kapılıyorum. Bilincim açık olduğu sürece evreni ve yaşamı daha iyi anlamaya ve hayatı dolu dolu yaşamaya karar verdim. Aziz Nesin'in dediği gibi ölmeden önce ölümü hak etmeli insan..
Bu arada sevgisiz olmaz. Yemek, içmek, sevişmek gibi zaruri bir ihtiyaçtır sevgi. Eğer perde kapanana kadar hayat denen bu oyundaki rolümüzü sürdüreceksek istesek de istemesek de sevmeye ve sevilmeye mecburuz.
Sevgiyle kalın..
Mesajımı ön yargısız okuduğunuz için teşekkür ederim. Maalesef bu denli (ön yargısız) bir anlayışta zor bulunan bir şey. Sevgi dağıtmayalım ama hep olumsuz, olumsuz... Haliyle örnekte ki gibi bir çok kişiye rast geldim. Ee bunlar belki bizim çocuklarımız bizim insanlarımız bizim gençlerimiz. Karamsarlığa itmek yerine olumlu yanları da görülebilir. Mesela Aslan antilobu yiyor. Adaletsizlik oluyor tanrı yok lanet olsun diyoruz ama antilobu aslan yemese antilop dünyanın sonunu getirir. Bu bilgi böyle verilse eşit olarak biz antilobu da severiz aslanı da. Kimseye de lanet okumayız. Bilmiyorum. Bu forumda elimden geldi kadarıyla konulara girmemeye çalışıyorum ama bir yerde insan söz konusu olunca gerek gördüm yazdım. Kusura bakmayın. Genelleme yaparak forumu kötülemiyorum, aksi halde burada olmam ve yazmam.
İnsanın yaşama güdüsü sosyal hayatla alakalıdır. Sosyal varlıklarız ve toplumdan uzak, insanlardan yalıtık yaşayan insanların dahi bir şekilde toplumla bağı vardır.
"Ben insanları sevmiyorum, bana doğa ve hayvanlar yeter" diyen insanın yaşam güdüsü de bir yerlerde insanların yaşıyor oluşu ve bir gün onların arasına dönebilme ihtimalinin yedekte bekliyor oluşudur. Günü geldiğinden geri dönebileceğin bir toplum, insan grubu olmadığında, kendini ve zihnindekileri ispat edebileceğin, gösterebileceğin herhangi bir varlık olmadığında yaşamın da bir manası kalmaz elbette. Böylesi bir durumda evrenin sırrına vakıf olsan dahi bu bir heyecan yaratmaktan uzaktır ve ölmek sorun olmaz.
Hepiniz Tom Hanks'in ünlü filmini bilirsiniz. Orada Hanks, bir topa kaş göz çizip sohbet ediyordu. Onu kaybettiğindeki halini hatırlayın.
İnsan insanla rekabet ve iletişim halindedir, bu sürece tanrı veya tanrılar sonradan eklemlenmiş olduklarından bazı insanlar tanrıları kolayca diskalifiye eder ve herhangi bir yoksunluk duymazlar. Zira tanrıların bu sürece eklemlenmesi yapaydır ve aslolan insanlar arası ilişkidir. Bu nedenle tanrılar insansı vasıflarla donanmışlardır. İnsani bir vasfı bulunmayan fizik ve insan ötesi varlıklardan tanrı yaratmak teolojik olarak verimli değildir.
Bana göre "tanrı yoksa yaşamın manası da yok" demek, insana ve onun doğadaki yerine çok yüzeysel ve tümüyle maddesel bir bakıştan ileri geliyor. Halbuki biz doğanın içinde, doğaya eklemlenmiş varlıklarız. Bir tanrıya, bir yaşam amacına değil, birbirimize ihtiyacımız var. Beni ben yapan, bana yaşam güdüsü aşılayan şey tanrı ya da kuru toprak değil.
Hiç bir semavi din bu dünyaya ateistlerin baktığı gibi boş bakmaz. Geçicidir der, hayal der vs. frenleme ister soyutlamak ister çünkü farklı bir hayat vaat eder. Bence siz semavi dinlerin ne olduğu konusunda ön yargılısınız. Her zaman dürüst olmak doğruları konuşmak gerekir diye düşünüyorum.
Ben son derece dürüstüm semavi dinler konusunda ön yargılı değilim sizin o yazınızdan sonra gerçekten semavi dinleri anlamadığınızı veya bilmediğinizi düşünüyorum , yazdıklarınızın alakası bile yoktur semavi dinlerle , yaşamı sevdirmekmiş felan gerçekten bütün samimiyetimle söylüyorum komik bir çıkarım olmuş , dinlerde asıl amaç öbür dünyadır zaten , ateistlerin dünyaya boş baktığını kim söylemiş kişiye göre değişir , teistler bazen dinsizlere diyor ya işte siz kibirden inanmıyorsunuz , işte siz şu yüzden inanmıyorsunuz vs kendi kendine açıklamalar getirmeye çalışır halbuki pek alakası da yoktur aynı onun gibi olmuş sizin dediklerinizde , ateistler dünyaya madem bu kadar boş bakıyor neden çoğu bilim adamı ateist ve dünya için daha fazla çaba sarfediyor , neden ateistlerin fazla olduğu ülkelerin refah seviyesi daha yüksek?
Tanrı ile ilgilenmiyorum; o da benle. Yeterli mi? Anlamadıysanız deizmin reklamını şimdi yapmış olayım, belki bir fikriniz olur.
Deist olmak senin gözünde marifet gibi sanki öyle gördüm yanlış bir yaklaşımda bulunmuş olabilirim..
Burnundan kıl aldırmamak diye bir deyim vardır. Tarafsızlığı ateizmi savunarak yapmaya çalışmak çok zekice doğrusu. Ateizm ile ne alıp veremediğim olabilir? Bunlar benim tespit ve görüşlerim. Doğru yanlış olabilir ama insan, ölçüsünde düşünüp yorumlamalı. Bana sevgiye, bu dünyayı hayatı varlığı kıymetli gösteren bir kaç mesaj gösterin lütfen. Ben sadece burada değil diğer ateist forumlarında da benzer örnekler gördüğüm için yazma gereği duydum.
Ateizmle bir alıp veremediğin yoksa niye taktın bu kadar ateizme?Siz tarafsız değilsiniz benim gözümde doğru olmayan çıkarımlar yapıyorsunuz kişiye göre değişir bunların hepsi , ateizm hayattan soğutuyorsa bir kişiyi o kişinin ateizme sımsıkı tutunması saçmalık olur değil mi hayata daha umutlu bakmasına sebep olacak başka bir akımı kabul eder
Neymiş? Hep doğada biri birlerini yiyormuş... Eee... Tanrının adaleti nerede?
İnanmadığınız Tanrıyı niye suçlamaktasınız? Tamam yaratıcı yok, Tanrı yoksa yine yiyorlar ne değişti? Bu sefer kime küfür edeceğiz? Siz adaletsizlikleri gördükçe kimi suçluyorsunuz? Madde enerji? Demek ki maddenin de bir adaleti yokmuş dimi. Ne oldu kafanız karıştı mı? Attığınız ok size geri döndü. Burada semavi din tartışmıyor ve savunmuyorum. Tanrı da aramıyorum. Tanrı da dayatmıyorum. Sizin son cümlenizde ki gibi, bırakın da herkes inandığı şeyle yaşasın ama ortada bir problem var. Kişisel değil toplumu ilgilendiriyor. Madem adaletsizlik var, adaletli olanı da görün tavsiyesinde bulunuyorum. Çünkü ben göremiyorum...
Kimseyi suçladığım yok gerçek olan neyse ona son derece uyumlu olmaya çalışıyorum hatta bunun için çabalıyorum kolay değil sonuçta başından beridir gerçeğe uyumlu olarak yetişseydik o zaman kolay olurdu belki , hayal dünyasında yaşamanın da bir anlamı yok , adalet buradan elde edilmez kolay olsaydı öyle bişey olurdu zaten , insanlar zamanında elde edebilmek için canlarını bile vermişler çok isteyen harekete geçer , ortada ateizmin hayattan soğutması konusunda bir problem yok bence hayattan soğutuyorsa başka bir anlam arar kendine olur biter
Stepal Kepton
21-04-2015, 17:49
Ben son derece dürüstüm semavi dinler konusunda ön yargılı değilim sizin o yazınızdan sonra gerçekten semavi dinleri anlamadığınızı veya bilmediğinizi düşünüyorum , yazdıklarınızın alakası bile yoktur semavi dinlerle , yaşamı sevdirmekmiş felan gerçekten bütün samimiyetimle söylüyorum komik bir çıkarım olmuş , dinlerde asıl amaç öbür dünyadır zaten , ateistlerin dünyaya boş baktığını kim söylemiş kişiye göre değişir , teistler bazen dinsizlere diyor ya işte siz kibirden inanmıyorsunuz , işte siz şu yüzden inanmıyorsunuz vs kendi kendine açıklamalar getirmeye çalışır halbuki pek alakası da yoktur aynı onun gibi olmuş sizin dediklerinizde , ateistler dünyaya madem bu kadar boş bakıyor neden çoğu bilim adamı ateist ve dünya için daha fazla çaba sarfediyor , neden ateistlerin fazla olduğu ülkelerin refah seviyesi daha yüksek?
Siz dürüst olabilirsiniz ama kaleminiz değil. Dinde intihar kesinlikle YASAKTIR. İntihar eden diğer tarafı da kaybeder. Bunu nasıl bilemezsiniz. Evet başka bir hayat vaat eder demiştim. Onu kaybetmemek için de intihar, umutsuzluk yasaklanır. Kaldı ki ben ateizmi semavi dinlere tercih ederim, NET.
Deist olmak senin gözünde marifet gibi sanki öyle gördüm yanlış bir yaklaşımda bulunmuş olabilirim..
Deist olmak diye bir şey yok ki... Bu bir felsefi akım. Din değil bilim değil, politika değil. Kitabımız önderimiz yok. Sadece düşünce. Kimseyi toplama gayretim de yok olsa da ne geçecek elime?
Ateizmle bir alıp veremediğin yoksa niye taktın bu kadar ateizme?Siz tarafsız değilsiniz benim gözümde doğru olmayan çıkarımlar yapıyorsunuz kişiye göre değişir bunların hepsi , ateizm hayattan soğutuyorsa bir kişiyi o kişinin ateizme sımsıkı tutunması saçmalık olur değil mi hayata daha umutlu bakmasına sebep olacak başka bir akımı kabul eder
Çünkü burası ateizm ağırlıklı bir forum. Verilen bilgiler hep olumsuz yönde. Bu da etkiliyor zayıf olanları. Mesela ölüm sonrası yok olmak! Nereden çıkartıyorsunuz bunları? Siz yok olacağız dediğiniz an hayat biter. Siz evrendeki elementlerden oluşmuşsanız eğer, bu yok olacağınız anlamına gelmiyor demektir. Belki siz olmazsınız ama yokta olmazsınız muhtemelen. Hani vardır kanun madde dönüşür yok olmaz. O ilkeye bağlı kalın o vakit. Kim garanti edebilir
Kimseyi suçladığım yok gerçek olan neyse ona son derece uyumlu olmaya çalışıyorum hatta bunun için çabalıyorum kolay değil sonuçta başından beridir gerçeğe uyumlu olarak yetişseydik o zaman kolay olurdu belki , hayal dünyasında yaşamanın da bir anlamı yok , adalet buradan elde edilmez kolay olsaydı öyle bişey olurdu zaten , insanlar zamanında elde edebilmek için canlarını bile vermişler çok isteyen harekete geçer , ortada ateizmin hayattan soğutması konusunda bir problem yok bence hayattan soğutuyorsa başka bir anlam arar kendine olur biter
Ortada bir din varda diğer tarafta kesin kazığa oturtulacaksınız deniyor ve bunu burada okuyanlar verdiğim örnekte ki gibi hayatın bir yük olduğunu ve hatta intihara kadar sürüklüyor mu? Ben uydurmuyorum ki gerçekler bunlar.
Bakın geçen aylarda bir genç 30-40 yaş arası sanırım tanrı inancı falan yoktu hayattan sıkıldı intihar videosu koydu intihar etti. Muhtemelen görmüşsünüzdür. Sizce derdi neydi? Gayette iyi bir kariyeri vardı. Sadece umutsuzluk, boşluk. Siz bu intiharda hiç pay aradınız mı kendinizde? Demeye çalıştığım şey sizin bundan sorumlu olduğunuz değil ama ekmeğine kaymak sürüyorsunuz. Madem adalet yok o zmaan bu hepimizin sorunu. Tanrı varsa da yoksa da hepimizin sorunu. Çünkü her şekilde adaleti bizim sağlamamız lazım. Tanrı varsa da karışmadığı çok açık. Yoksa da maddenin adaleti sağlayamadığı da açık.
Stepal Kepton, bu türden argümanlar yorum ya da anlamaya çalışmak olarak değerlendirilemediği için delile ihtiyaç duyar. Açıkça ateistler intihara meyillidir, boşluktadır diyorsun. Zira benim kanaatlerim söylediğin şeylerin tersini işaret ediyor.
Ölmeyi istemek, yemek yemek gibi doğal bir eylem değildir. Doğada bu yönde seçim yapan canlı yoktur ve biz de doğanın ürünleriyiz.
Balıklar intihar etmemelerini neye borçlular? Bu soruyu "balıkların idraki yoktur, intihar etmeyi seçemezler" diyerek geçiştirme.
Stepal Kepton
21-04-2015, 18:16
Stepal Kepton, bu türden argümanlar yorum ya da anlamaya çalışmak olarak değerlendirilemediği için delile ihtiyaç duyar. Açıkça ateistler intihara meyillidir, boşluktadır diyorsun. Zira benim kanaatlerim söylediğin şeylerin tersini işaret ediyor.
Ölmeyi istemek, yemek yemek gibi doğal bir eylem değildir. Doğada bu yönde seçim yapan canlı yoktur ve biz de doğanın ürünleriyiz.
Balıklar intihar etmemelerini neye borçlular? Bu soruyu "balıkların idraki yoktur, intihar etmeyi seçemezler" diyerek geçiştirme.
Hayır. Demek istediğim atesitler intihara meyilli değildir ama meyilli olmaması için de sebep yoktur. Örnek dinde olduğu gibi intihar neticesinde kaybedecek bir şeyler vardır. Ateizm hiçtin hiç olacaksın der. Bu durumda bu bilginin kesinliği olmadığı için bu tip varsayımlarda bireyi olumsuz etkiliyor, gözlemim bu.
Balıkların intihar etmemesi konusu; Balık intihar eder mi ile aynı değil midir? Yani bilimsel olmayan bir bilgiyi, benden bilimsel bir cevap olarak alamazsınız.
Şüpheci Dinsiz
21-04-2015, 18:20
Bisiklete yeni başlayanlar için olan çocuk bisikletlerini bilirsiniz. Arka tekerin iki yanında küçük destek tekerleri de olur.
http://webdenal.s3.amazonaws.com/catalog2/546122.jpg
Bunlar yokken, çocuklar babanın bisikleti arkadan tutmasıyla öğrenirlerdi. Baba, hal ve gidişe göre bisikleti tutmayı bırakır, çocuk ise hala babasının tuttuğunu zannederek güven hissiyle devam ederdi. Babasının tutmadığını anladığı an düşerdi mesela. :)
Ateizm böyle bir şey. Hayali desteklerden arınma, büyüme durumu.
Zaten evrende olan şeyleri görüyorsunuz, anlamlandırıyorsunuz, yaşıyorsunuz. Dürüst olalım, hayali bir varlığın müdahalesini kim görmüş yalancılardan/meczuplardan başka?
Birileri diyor ki: bu olan biteni yaratan+yöneten süper bir varlık var. (4 tekerli bisiklet) İnandıysanız, sağ ve sol destek tekerlerine iyi ki var, yoksa dengede duramazdım diye dua ediyorsunuz.
Birileri diyor ki: bu olan biteni yaratan ama yönetmeyen süper bir varlık var. (3 tekerli bisiklet) İnandıysanız, arka iki teker iyi ki var diye dua ediyorsunuz.
Birileri diyor ki: bu olan biteni yaratan ve yöneten süper bir varlık yok. (2 tekerli bisiklet) İki teker yetiyor.
Kaç tekerimiz varsa var, bisiklet ne için var? Teker eksilince bisikletin kullanım amacı değişiyor mu? Gerçekte olmayan bir şeyi zihnimizden attıysak, sırtımızdan gereksiz bir yükü atmış olmaz mıyız?
Zaten yoktu, var sanıyorduk. Belki içten içe olmadığını biliyorduk, olmadığını kabul ettik, itiraf ettik sadece.
Hayatımızda ne değişir?
Yaşamımızı önceden nasıl şekillendirdiğimiz önemli.
Din eksenli yasaklar/beklentiler yaşamımızda önemli kısmı oluşturduysa kötü. Bu durumda boşluğa düşmek kaçınılmaz. Sancılı olur, ama aşılır, çünkü insan güçlü bir varlık. Sanıyorum ki, bu kopuşun en sancılı kısmını sosyal baskı ve tabi olunan çevreden dışlanma oluşturuyor. Böylesi bağnaz bir çevreden dışlanmak bir insana intiharı düşündürtebilir. Bağnaz çevrelerdir, ahlak zırıltılarıdır çoğunlukla insanı intihara sürükleyen.
Din eksenli yasaklar/beklentiler yaşamımızda önemli kısmı oluşturmadıysa problem yok. Bir-iki ayarla kaldığı yerden devam edilir.
Sevgiler
Nana Buluku
21-04-2015, 18:52
Agnostikler ne oluyor ?
Bisiklete binmeyenler mi ? :)
Şüpheci Dinsiz
21-04-2015, 19:29
Sevgili Nana Buluku,
Agnostikler ne oluyor ?
Bisiklete binmeyenler mi ? :)
Destek tekerlerinin gerekli olup olmadığının bilinemeyeceğini söylüyor olabilirler.
:lol:
Sevgili Nana Buluku,
Destek tekerlerinin gerekli olup olmadığının bilinemeyeceğini söylüyor olabilirler.
:lol:
Bisiklet de olabilirler :)
https://lh5.googleusercontent.com/proxy/WYESF5hZg2Np9RLn1xi3ZwGNdO5DI51nZbUwo2gehjIybsvGN5 xO4Pf5T54lwipUKjUhZvFKeLDDB1KdINFBHi62XO3y16l-5n2xJzfc7GmYel1AsX9OhTz7aH1GYoVGawVQGvLc_ja5p_sLAI jna_A=w547-h262-nc
Bu forumda takıldığım kısa sürede vardığım sonuç; ateistlerin karamsar, intihara meyilli ya da amaçsız insanlar oldukları değil, ateist olmayanlar tarafından bu şekilde algılandıkları böyle yorumlandıkları oldu.. Ama ateistlerinde ateist olmayanlar için benzer yanılgılara sahip olduklarını düşünüyorum. Neticede insanız ve bu yanılgıların nedenide bana göre insan halleri.. Bu tarz yanlış izlenimlere kapılmamak için insan önce kendi içine bakacak, zihinsel problemlerini bilecek, bunları düzeltecek ve bol bol Empati yapacak..
Tabiiki ateist, teist, deist (agnostikleri unutmayalım) falan filan istisnalar vardır içlerinde, genelleme yapmak istemedim yanlış anlaşılmasın lütfen..
Yıldıztozu
21-04-2015, 20:24
Ben birkaç aydır ateistim, hayattan soğumadım ve tam tersi daha fazla şey yapmaya başladım.
Hayata bir kez geleceğimizin farkına vardım. Yeterli süremiz de var elimizde. Ortalama insan ömrünü düşünürsek. Yaşanacak çok şey var.
Hayata anlam katabilmek biraz da insanın kendi yaratıcılığına bağlı sanırım. Sürekli gizemin ve merakın peşinden koşabilmek lazım. Keşfetme arzusu, eksik kalmış bir duyguyu tatma arzusu gibi.
Uzak gelecekteki insanlığı düşünüyorum da, her şeyi çözmüş olabilirler, teknoloji harika olabilir, dinlerden tamamen kurtulmuş olabilirler. Yüzlerce yıl yaşamaları da mümkün hale gelmiş olabilir. Acaba onlar hayata nasıl anlam katacaklar. Her şeyin farkında ve bilincindeler. Gizem yok, büyü yok, merak yok. Bütün zevkler, heyecanlar robotsal seviyede.
Belki de gelecekteki insanlıkta evrimin sonucu olarak duygular körelebilir, makineye dönüşebiliriz.
Stepal Kepton
21-04-2015, 20:34
Hayata bir kez geleceğimizin farkına vardım.
Nasıl farkına vardınız kanıtınız nedir? Hayata gelmeden önce de geleceğinizin farkına varmış mıydınız ki gideceğiniz zaman gelemeyeceğinizin farkına vardınız?
Sürekli gizemin ve merakın peşinden koşabilmek lazım. Keşfetme arzusu, eksik kalmış bir duyguyu tatma arzusu gibi.
Sonunda kesin olarak yok olacak bir insan için bu arzuları tatmanın ne faydası olabilir? Yani ne geçecek elimize? Neden bu duygular yaşanmalı? Bu duyguların yaşanmasının asıl sebebi nedir? Birisi size yanlışlıkla bir fırsat vermiş sizde tek atımlık kurşun gibi madem hayata geldik yiyin beyler mi yapıyorsunuz?
Uzak gelecekteki insanlığı düşünüyorum da, her şeyi çözmüş olabilirler, teknoloji harika olabilir, dinlerden tamamen kurtulmuş olabilirler. Yüzlerce yıl yaşamaları da mümkün hale gelmiş olabilir. Acaba onlar hayata nasıl anlam katacaklar. Her şeyin farkında ve bilincindeler. Gizem yok, büyü yok, merak yok. Bütün zevkler, heyecanlar robotsal seviyede.
Belki de gelecekteki insanlıkta evrimin sonucu olarak duygular körelebilir, makineye dönüşebiliriz.
Din sadece bir yaşam biçimidir. Kurtulmakta katılmakta mümkündür. 1 Milyar yıl sonra da dinin var olma ihtimali vardır. Peki robotsu insanlar duygulardan uzak düşüncelerden uzak bir varlık! Tam olarak nedir neye hizmet edecektir (yani tanrı ibadet anlamında değil)? Böyle olmasını arzu ettiğimizde sonucunda ne olacaktır?Peki uzak gelecek var mı? Dinozorlar da aynısını düşünmüş olabilirler mi?
Yıldıztozu
21-04-2015, 20:50
Nasıl farkına vardınız kanıtınız nedir? Hayata gelmeden önce de geleceğinizin farkına varmış mıydınız ki gideceğiniz zaman gelemeyeceğinizin farkına vardınız?
Sonunda kesin olarak yok olacak bir insan için bu arzuları tatmanın ne faydası olabilir? Yani ne geçecek elimize? Neden bu duygular yaşanmalı? Bu duyguların yaşanmasının asıl sebebi nedir? Birisi size yanlışlıkla bir fırsat vermiş sizde tek atımlık kurşun gibi madem hayata geldik yiyin beyler mi yapıyorsunuz?
Din sadece bir yaşam biçimidir. Kurtulmakta katılmakta mümkündür. 1 Milyar yıl sonra da dinin var olma ihtimali vardır. Peki robotsu insanlar duygulardan uzak düşüncelerden uzak bir varlık! Tam olarak nedir neye hizmet edecektir (yani tanrı ibadet anlamında değil)? Böyle olmasını arzu ettiğimizde sonucunda ne olacaktır?Peki uzak gelecek var mı? Dinozorlar da aynısını düşünmüş olabilirler mi?
İkinci bir hayatın varlığına kanıt olmadığına göre tek bir hayatımızın olduğunu kabul etmem gayet rasyonel bir hareket olur.
Yok olmak rahatsız ediyor mu? eh biraz rahatsız edici bir duygu elbette. Fakat yok olmayacağıma inansam bile yok olacağım gerçeğini değiştiremem.
Hayatın kendisinin bir anlamı veya amacı yok, bizim hayata kattığımız anlamlar var. Bu anlamlar değişken olabilir.
Birey ve insanlık olarak öncelikle hayatta kalma amacımız var. Neden hayatta kalmaya çalışalım dersen, varlık yokluktan daha heyecanlı ve gizemli.
Aciz bir varlık olduğumuzu kabul ediyorum. Bu yüzden kurduğumuz amaçlar ve anlamlar da acizce. İki durum karşılıklı benzer olduğu için acizliği hissetmiyoruz.
Yaşadığımız dünya evrende hiçlik. Ama bizim için kocaman. İşte bu yüzden anlamlı.
Evren açısından anlamsız ama bizim açımızdan anlamlı.
Gelecekteki insanlık tanrı boyutuna yaklaşacaktır. Tanrı nasıl sonsuzlukta sıkılmadan var olabiliyorsa o insanlar da her şeyi tatsalar ve sahip olsalar bile var olabilmek adına anlamlarını sürdüreceklerdir diye tahmin ediyorum.
Anlam ve amaç biraz soyut kavramlar, gerçeklik ise fazla mekanik. Bu yüzden insanlık gerçekliğe yaklaştıkça makineleşmeye başlayabilir diye düşündüm.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=31463
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=28111
Arkadaslar reenkarnasyon vb. mesajlariniz asagidaki linke kaydirilmistir.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=36327
Stepal Kepton
22-04-2015, 10:11
Arkadaslar reenkarnasyon vb. mesajlariniz asagidaki linke kaydirilmistir.
http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=36327
Fakat bazı mesajlarımız silinmiş benim bu konuyla ilgili son gönderdiğimde dahil.
Düzeltme: Tamam taşınmış
En güzeli tadelleyi yemek ve keyfine bakmak..
http://www.yagercekse.com/images/tadelle.jpg
İşin daha garip tarafı, semavi din inancında ki hayat/yaşam felsefesi; insana hayata tutunmayı ve zamanı gelene kadar ölmemeyi (başkası ölsün sen ölme) hayatı öyle yada böyle sevmeyi yaşamayı öğretir. Daha olumlu ve pozitiftir.
-----------------
Ben ateizm forumlarında sevgiye dair hiç bir öğüt bilgi ve yönlendirmeye rastlamadım desem abartmam sanırım. Karamsarlık, bilinmezlik ve umutsuzluk... Hiçlik ve kötü bir dünya...
TD platformu, salt ateizm platformu degildir. Semavi dinler yasama tutunmayi nasil ogretiyor? Daha olumlu ve pozitif (!)oldugundan olsa gerek, dindar veya tanri inancina mensup insanlar burada daha rahat fikirlerini, sorularini vs. beyan ediyorlar olsa gerektir.
Anlasilan siz, hic tipik din platformlarina goz atmamissiniz.
Bazı ateistlerde görülen hayattan soğuma durumunun sebeplerinden biri, ateizm'den ziyade materyalist düşünce de olabilir.
Uzun yıllar dini kurallara bağımlı yaşama durumu varsa, sebepler arasına bunu da ekleriz elbette...
Materyalizm, devamında nihilist düşüncelere sebep olursa, hayat daha da anlamsızlaşır.
Burda tanrının yerine konulacak değeri, doğru belirlemek önemli;
O değer insan olmalıdır bence... bunun için de hayata sevgiyle bakabilmek gerekir.
Bazı materyalistler, insani duyguları bir zihin yanımsaması gibi anlatıyor. hayatta amaç ve idealler belirlemeyi ise, idealizm kapsamında, olumsuz birşey gibi nitelendiriyor.
Dinlerde, savunulan herşey dinlere ait değildir. Dinsel gördüğümüz bazı şeyler aslında insana aitdir;
Hayata anlam aramak, hatta evrenin oluşumunda bir amaç olabileceğini düşünmek de bunlardan biri.
Dinlerde ne iddia ediliyorsa, tersini düşünmeye odaklanmak, aslında dinlere bağımlı hale gelmek demektir.