Ateizmi karalamak için bu kısma konuyu açmadım ama doğrudan konu içerikle ilgili olduğunu belirtmeliyim.
Gariptir ki burası ve buraya benzer diğer site(ler) kullanıcılarının; hayattan soğuduğu, umutlarının bittiği, yaşamaya dair isteklerinin neredeyse sıfıra indiği, bazılarının yaşamayı bile yük olarak gördüğü (
örnek) ve belkide hayatına son verdiğini üzülerek gözlemlemekteyim.
İşin daha garip tarafı, semavi din inancında ki hayat/yaşam felsefesi; insana hayata tutunmayı ve zamanı gelene kadar ölmemeyi (başkası ölsün sen ölme) hayatı öyle yada böyle
sevmeyi yaşamayı öğretir. Daha olumlu ve pozitiftir.
Bu çelişki için doğrusu endişeliyim. Maalesef sizin (ateizm) tutumunuz ve insanlara enjekte ettiğiniz boşluklar ve bilinmezlikler, yanlış yönlendirmeler ve bilgilendirmeler (mesela tanrı varsa zalim gaddar, ölümle birlikte kesin yok olmak gibi düşünceleriniz) insanı dönüşü zor bir buhrana, felakete sürüklüyor olabilir.
Ben ateizm forumlarında
sevgiye dair hiç bir öğüt bilgi ve yönlendirmeye rastlamadım desem abartmam sanırım. Karamsarlık, bilinmezlik ve umutsuzluk... Hiçlik ve kötü bir dünya...
Bunu yapmamanız daha yerinde olabilir. Mesela sürekli doğada ki adaletsizliklerden bahsetmek yerine biraz da doğanın güzelliklerinden ve pozitif yönünden, varlığın ne denli bir hediye olduğundan ve nasıl GÜZEL bir şekilde değerlendirmemiz gerektiğinden bahsetmek daha olumlu sonuçlar verebilir.
Biz zaten varız ama okuduğum bir makalede, insanlık olmasaydı olma olasılığı neredeyse 0'dı denilmişti. Yani 10 üstü 2.685.000'de 1 denilmişti (kesin olmasa da iyi bir çalışmaydı). Biz neredeyse 0'dan olduk. Bu olasılık gerçekleşti. Bu denli bir hediyeyi kazandığımız için (birisimi verdi, şans eseri mi oldu bu hiç önemli değil) yaşama tutunmayı ve sevmeyi öğrenme ve öğütlemeliyiz ve de mümkünse daha uzun nasıl hayatta kalıcı olabiliriz demeliyiz diye düşünüyorum. Bu tip görüşleri her yaştan, psikolojiden insanın (henüz karar verme aşamasına gelmemiş, ergen, kafası karışmış vs.) okuyabileceğini de unutmamalıyız.
Sevgiler (bakın sevgiler diyorum)...