PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Atatürke Hakaret Edenlere


antimuhammed
14-03-2007, 16:12
Bu sıralar internet sitelerinde gezerken, daha önce yobaz dincilerden duymadığım Mustafa Kemal Atatürk hakkında yeni bir karalama kampanyası duyuyorum. Açık açık bazı forum sitelerinde ‘’Atatürk katildir’’ başlığı atıyorlar. Tabi ki forum yöneticileri bu başlık ve altına yazılanları fark eder etmez başlığı silip, yazanı forum sitesinden ihraç ediyorlar.

* * * * * * Hepimizin malumu üzerinde tarikat evlerinde beyinleri yıkanan insanlar, eteklerini öptükleri şeyhlerin ağızlarının içine bakmaktadırlar. Şeyhler ise hiç soluklanmadan o günkü duruma göre üyelerine yeni asılsız *iddialar yumurtlamaktadırlar.

* * * * * *Atatürk Katildir iddiasına kaynak olarak, Ulu önderin Çanakkale savaşında söylediği Size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum sözünden başlık altına sadece ölmeyi emrediyorum kısmını kullanıyorlar. Peki neden böyle bir karalama başlattılar. Dertleri nedir?

* * * * * *Hepinizin malumu 11 eylül sonrasında İslam dünyası batı dünyasının gözünde vahşi, şiddet yanlısı olarak algılanmaya başladı. Muhammedi terörist gibi gösteren karikatürler çizildi, Müslümanlar ayağa kalktı. Kısa süre önce Danimarka da bir vatandaş Kuran ı şiddet içerdiği ayetleri yüzünden yasaklanması gerektiğini belirterek dava açmıştır.

Davaya konu olan ayetlerin bazıları :

Tevbe-14 'Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kilsin ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.'

Tevbe 113 ‘’Akraba bile olsalar, müşrikler için magrifet dilemek Peygambere ve müminlere yakışmaz’’

Tevbe-73 Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varis yeridir!(

Maide 33. Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvalığıdır. Onlar için ahrette de büyük azap vardır.

* * * * * *Ülkemizde uzunca yıllardır din adına bir çok vatandaşımız, aydınımız katledildi. Sivas ta insanların yakılması, Sinagogların, bankaların, elçiliklerin bombalanması, domuz bağıyla öldürülen insanlar, Trabzon da rahibin öldürülmesi, oruç tutmuyor diye Malatya ve Van’ da öldürülen gençler..... Bahriye Üçok -Muammer Aksoy - Uğur Mumcu - Onat Kutlar – Konca Kuriş - *Ahmet Taner Kışlalı – Turan Dursun - Ümit Kaftancıoğlu - Cavit Orhan Tütengil - Çetin Emeç ve niceleri...

* * * * * *Bütün bu olan biteni alt alta topladığımızda Müslümanlar, özellikle fanatik kısım bütün olup bitenlerde ki suçlarını kabul etmemek için direniyor. İnsanları şiddetten uzak tutacak açıklamalar yapmak yerine, yapılan şiddeti normal karşılayan açıklamalarda bulunuyorlar. Daha da ötesi kendi şiddetlerini haklı çıkartmak adına Mustafa Kemal Atatürk’ ün sözlerini çarpıtıp yukarıda ki cinayetlerin normal olduğunu savunmaktır yaptıkları..

* * * * * *Bana bir Türk vatandaşı olarak Mustafa Kemal Atatürk e söylediği sözü çarpıtarak katil diyenlere bu sözün gerçekte ne anlam içerdiğini açıklamak düşer.

Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere:

— * *«Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı.

Şimdi gelin hep birlikte bu sözün ne anlam ifade ettiğini analiz edelim.

Öncelikle Bu söz.......'herkesin' söyleyebileceği türden bir söz değildir........ ve bu 'büyük söz' ün muhatapları da.....O'na yakışacak kadar 'BÜYÜK' tüler.

Askerlerine “size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diyebilen bir komutan yoktur. Ölme emrini tereddütsüz yerine getiren Mehmetçik’ten başka bir asker, Türk milletinden başka bir millet de bulunamaz.. General Hamilton

Taarruz kelime olarak Sataşma, saldırı, ortaya çıkma, karşısına çıkma anlamına gelen ' arz' kelimesinden türemiştir. Demek ki Atatürk fethetmeyi, saldırmayı, işgal etmeyi *değil savunmayı vurgulamak istemiştir. Buda onun ‘’yurtta barış dünyada barış’’ sözünü doğrulamaktadır.

Evlatlarınız, Evlatlarımızdır...
Bu ülkenin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar
Burada bir dost vatanın toprağındasınız
Huzur ve dinginlik içinde uyuyunuz
Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız
Uzak diyarlardan evlatlarını savaşa gönderen analar
Göz yaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bizim bağrımızdadır
Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat, rahat uyuyacaklardır
Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır

Mustafa Kemal Atatürk, 18 Mart 1934

Tevbe 113 ‘’Akraba bile olsalar, müşrikler için magrifet dilemek Peygambere ve müminlere yakışmaz’’

Eğer bu topraklar için Çanakkale de canlarını feda eden Türk gençlerinin vatanları için değil de Atatürk tarafından öldürüldüğünü düşünüyorsanız şehit kanıyla sulanmış bu topraklarda yaşamayı hakketmiyorsunuz. Sizin hak ettiğiniz bir yer varsa o da cehennem gibi sıcak olan Arap çölleridir. O şehitler ayağa kalksa Çanakkale de ki gibi aslanlar gibi sizin üzerinize yürür layık olduğunuz cevabı sizlere verirdi. Vatanları için kanlarını akıttıkları bu topraklar sizin iftiralarınızla kirlenmeyecektir. Ben ve benim gibi milyonlarca Türk genci *Allah adına savaşıp cennete gitmek yerine vatan adına erdemimizle ölmeyi yeğ tutarız. Zira erdem onlarca huriden daha değerlidir. Erdemden vücudum, değil ruhum haz alır. Çanakkale’ de canlarını verenler cennetteki huriler için değil vatanları için canlarını verdiler. Zira Atatürk ün sözlerinde onlara vatan haricinde hiçbir vaat verilmemiştir.

* * * * * *Siz Türklere, Türklüğe karşı yayın yapan web sayfalarını çökertenler... Siz dinimize küfür ediyor diye bilimsel tartışma yapılan, yobazlara karşı Atatürk ü savunan siteleri göçerten giriş sayfalarına Din, Allah mesajları yazan hackerlar. Asıl tehlikeyi görmüyor musunuz. Dini kullanarak insanların beyinlerini yıkayan, vatana, millete, Atatürk e karşı beyinler yetiştiren, tarikatların elinde ki içi dogmalarla, saçmalıklarla dolu siteleri baş tacı etmeye ne kadar devam edeceksiniz. Asıl tehlike onlardan gelmektedir. Dogmalara, mitlere karşı bilimsel yazı yazan, onlara karşı Atatürk ü aslanlar gibi savunan sizin dinsiz dediğiniz yerlerden değil. Yoksa sizde mi onların tarafındasınız?

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi

-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara' ya-

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya

Ne hayasızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!

Nerede- gösterdiği vahşetle "Bu: bir Avrupalı"

Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer,

Kanıyor kum gibi, tufan gibi hakikat mahşer mi mahşer

Yedi iklimi cihanın duruyor karşıda

Ostralya' yla beraber bakıyorsun: Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk;

Sade bir havadis var ortada: vahşetler denk.

Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela...

kuvvaci
14-03-2007, 17:07
Sevgili Antimuhammed!
Maalesef bahsettiğin insanlardan çoook var. Ben onların Ulu Önderi sevmelerini beklemiyorum Ancaak.... Onların Ulu Öndere saygı duymalarının bekliyorum. Sevmek zorunda değiller ama Saygı duymak zorundalarr
Saygılarımla

14-03-2007, 17:33
Evlatlarınız, Evlatlarımızdır...
Bu ülkenin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar
Burada bir dost vatanın toprağındasınız
Huzur ve dinginlik içinde uyuyunuz
Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız
Uzak diyarlardan evlatlarını savaşa gönderen analar
Göz yaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bizim bağrımızdadır
Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat, rahat uyuyacaklardır
Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır

Mustafa Kemal Atatürk, 18 Mart 1934

Atatürk'ün kendimce "yapmasa daha iyi olurdu" dediğim yönlerini düşündükten sonra bu konuşmasını okurum ve kendisini tekrar aynı derecede sevmeye başlarım. Sanırım yüzbinlerce gencin öldüğü korkunç bir savaşa, daha sonra bu kadar insancıl yaklaşabilmiş bir komutan yoktur tarihte.

sodomo--
14-03-2007, 17:38
Aferin antimuhammed, diğer bütün yazıların gibi yine çok yerinde ve güzel bir yazı yazmışsın.

habilis
14-03-2007, 20:06
Ünlü bilim adamı Einstein: ’Siz biliyor musunuz, dünyanın en büyük liderine sahipsiniz’

habilis
14-03-2007, 20:21
Türkiye'yi kurtarmış, Türk milletine rehberlik etmiş ve Türk milletini ihya etöişolan Atatürk'ün ölümü hem Türk milleti, hem de Avrupa için mevsimsiz ve pek acı bir kayıptır.

WİNSTON CHURCHİLL

Asker-Devler adamı, çağımızın en büyük liderlerinden biri idi. Kendisi, Türkiye'nin dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Keza O, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden, kendine güvenme ve dayanım duygusunu vermiştir. Ben Atatürk'ün sadık arkadaşlarından biri olarak büyük iftihar duyuyorum.
General - DOUGLAS MC ARTHUR - Kasım 1963

Atatürk yalnız Türk tarihinin büyük bir siması değil, aynı zamanda bir büyük adamıdır. O'nun yeni Türkiye'yi yaratan eseri, yüzyıllara intikal eden bir anıt olarak kalacaktır. Yunanistan Başbakanı -
GENERAAL METAKSAS

O; şahsi kazanç ve söhret peşinde koşan basit bir diktatör değil, gelecek nesiller için sağlam temeller atmaya uğraşan bir kahramandı.
WALTER L. WRİGHT JR.

Mustaf Kemal sosyalist değil, fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici ve iyi düşünceli, akıllı bir lider. mustafa Kemal, soygunculara karşı bir Kurtuluş Savaşı veriyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultanı da yaranı ile birlikte alt edeceğine inanıyorum.
*LENİn


Ser, dayanıklı ve mücadeleci. Bence harika bir subay. Kelimenin tam manasıyla mükemmel bir yönetici.
Alman Generali - VON SONDERS

Fransa, kendisine pek çok dostluk belirtileri göstermiş olan bu büyük adamın anısını daima canlı tutacaktır.
Fransız Başbakanı - EDOUARD DALADIER

Türkler O'na çok haklı olarak Atatürk dediler ve kendilerini baba tanıdılar. Gerçekten de O, ulusunu seven ve ulusu için didinen bir baba olmuş ve yurdunu çok az bir zamanda veimmli, yaratıcı bir gelişmeye yönelmiştir.
Macar Meclis Başkanı - GYULA KORNİS

Kuvvetli karekterli ve dünya ulusları arasında kendi ulusunun haklı durumu üzerinde kesin ve pratik görüşlü bir adam olarak O, hiçbir zaman kişisel söhret ve yükselme peşinde koşmadı. Yurdunun çıkarları her şeyin üstünde tutan ve ulusu için en faydalı sonuca varmaya çalışan bu zat, gücünü damarlarına işlemiş görev duygusundan alıyordu
İngiliz Yarbayı - A. RAWLİNSON

Padişahların gösterişini, halifeliğin çekiciliğini umursamayıp bakışlarını, ordularının belkemiği olan Anadolu çiftçisine sevgiyle yöneltti.
İngiliz - TMES GAZETESİ

dünya işte ATATÜRK hakkında bunu diyor ! dinciler, yobazlar, olmayan şeylere inanan teistler, hayalperest ve terörist- bölücü insanlar,din perdesi arkasına sığınan insandışı varlılar, müslümanlar ne demiş kimin umrunda ! bizim önderimizdi TATÜRK ! büyük bir önder , cesur !! islamı kanallar, siteler portallar, bu yöndeki propagandalar kimsenin umrunda değil çünkü hiç bir şeyi değiştiremezler ! türkiye laiktir laik kalacaktır,, asla ve asla islam devleti yada din devleti olmayacaktır ; bu yönde hayal görenler olmuştur ve olacaktırda. !!

beelzbb
15-03-2007, 00:00
Bu sıralar internet sitelerinde gezerken, daha önce yobaz dincilerden duymadığım Mustafa Kemal Atatürk hakkında yeni bir karalama kampanyası duyuyorum. Açık açık bazı forum sitelerinde ‘’Atatürk katildir’’ başlığı atıyorlar. Tabi ki forum yöneticileri bu başlık ve altına yazılanları fark eder etmez başlığı silip, yazanı forum sitesinden ihraç ediyorlar.

* * * * * * Hepimizin malumu üzerinde tarikat evlerinde beyinleri yıkanan insanlar, eteklerini öptükleri şeyhlerin ağızlarının içine bakmaktadırlar. Şeyhler ise hiç soluklanmadan o günkü duruma göre üyelerine yeni asılsız *iddialar yumurtlamaktadırlar.

* * * * * *Atatürk Katildir iddiasına kaynak olarak, Ulu önderin Çanakkale savaşında söylediği Size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum sözünden başlık altına sadece ölmeyi emrediyorum kısmını kullanıyorlar. Peki neden böyle bir karalama başlattılar. Dertleri nedir?

* * * * * *Hepinizin malumu 11 eylül sonrasında İslam dünyası batı dünyasının gözünde vahşi, şiddet yanlısı olarak algılanmaya başladı. Muhammedi terörist gibi gösteren karikatürler çizildi, Müslümanlar ayağa kalktı. Kısa süre önce Danimarka da bir vatandaş Kuran ı şiddet içerdiği ayetleri yüzünden yasaklanması gerektiğini belirterek dava açmıştır.

Davaya konu olan ayetlerin bazıları :

Tevbe-14 'Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kilsin ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.'

Tevbe 113 ‘’Akraba bile olsalar, müşrikler için magrifet dilemek Peygambere ve müminlere yakışmaz’’

Tevbe-73 Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varis yeridir!(

Maide 33. Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvalığıdır. Onlar için ahrette de büyük azap vardır.

* * * * * *Ülkemizde uzunca yıllardır din adına bir çok vatandaşımız, aydınımız katledildi. Sivas ta insanların yakılması, Sinagogların, bankaların, elçiliklerin bombalanması, domuz bağıyla öldürülen insanlar, Trabzon da rahibin öldürülmesi, oruç tutmuyor diye Malatya ve Van’ da öldürülen gençler..... Bahriye Üçok -Muammer Aksoy - Uğur Mumcu - Onat Kutlar – Konca Kuriş - *Ahmet Taner Kışlalı – Turan Dursun - Ümit Kaftancıoğlu - Cavit Orhan Tütengil - Çetin Emeç ve niceleri...

* * * * * *Bütün bu olan biteni alt alta topladığımızda Müslümanlar, özellikle fanatik kısım bütün olup bitenlerde ki suçlarını kabul etmemek için direniyor. İnsanları şiddetten uzak tutacak açıklamalar yapmak yerine, yapılan şiddeti normal karşılayan açıklamalarda bulunuyorlar. Daha da ötesi kendi şiddetlerini haklı çıkartmak adına Mustafa Kemal Atatürk’ ün sözlerini çarpıtıp yukarıda ki cinayetlerin normal olduğunu savunmaktır yaptıkları..

* * * * * *Bana bir Türk vatandaşı olarak Mustafa Kemal Atatürk e söylediği sözü çarpıtarak katil diyenlere bu sözün gerçekte ne anlam içerdiğini açıklamak düşer.

Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere:

— * *«Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı.

Şimdi gelin hep birlikte bu sözün ne anlam ifade ettiğini analiz edelim.

Öncelikle Bu söz.......'herkesin' söyleyebileceği türden bir söz değildir........ ve bu 'büyük söz' ün muhatapları da.....O'na yakışacak kadar 'BÜYÜK' tüler.

Askerlerine “size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diyebilen bir komutan yoktur. Ölme emrini tereddütsüz yerine getiren Mehmetçik’ten başka bir asker, Türk milletinden başka bir millet de bulunamaz.. General Hamilton

Taarruz kelime olarak Sataşma, saldırı, ortaya çıkma, karşısına çıkma anlamına gelen ' arz' kelimesinden türemiştir. Demek ki Atatürk fethetmeyi, saldırmayı, işgal etmeyi *değil savunmayı vurgulamak istemiştir. Buda onun ‘’yurtta barış dünyada barış’’ sözünü doğrulamaktadır.

Evlatlarınız, Evlatlarımızdır...
Bu ülkenin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar
Burada bir dost vatanın toprağındasınız
Huzur ve dinginlik içinde uyuyunuz
Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız
Uzak diyarlardan evlatlarını savaşa gönderen analar
Göz yaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bizim bağrımızdadır
Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat, rahat uyuyacaklardır
Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır

Mustafa Kemal Atatürk, 18 Mart 1934

Tevbe 113 ‘’Akraba bile olsalar, müşrikler için magrifet dilemek Peygambere ve müminlere yakışmaz’’

Eğer bu topraklar için Çanakkale de canlarını feda eden Türk gençlerinin vatanları için değil de Atatürk tarafından öldürüldüğünü düşünüyorsanız şehit kanıyla sulanmış bu topraklarda yaşamayı hakketmiyorsunuz. Sizin hak ettiğiniz bir yer varsa o da cehennem gibi sıcak olan Arap çölleridir. O şehitler ayağa kalksa Çanakkale de ki gibi aslanlar gibi sizin üzerinize yürür layık olduğunuz cevabı sizlere verirdi. Vatanları için kanlarını akıttıkları bu topraklar sizin iftiralarınızla kirlenmeyecektir. Ben ve benim gibi milyonlarca Türk genci *Allah adına savaşıp cennete gitmek yerine vatan adına erdemimizle ölmeyi yeğ tutarız. Zira erdem onlarca huriden daha değerlidir. Erdemden vücudum, değil ruhum haz alır. Çanakkale’ de canlarını verenler cennetteki huriler için değil vatanları için canlarını verdiler. Zira Atatürk ün sözlerinde onlara vatan haricinde hiçbir vaat verilmemiştir.

* * * * * *Siz Türklere, Türklüğe karşı yayın yapan web sayfalarını çökertenler... Siz dinimize küfür ediyor diye bilimsel tartışma yapılan, yobazlara karşı Atatürk ü savunan siteleri göçerten giriş sayfalarına Din, Allah mesajları yazan hackerlar. Asıl tehlikeyi görmüyor musunuz. Dini kullanarak insanların beyinlerini yıkayan, vatana, millete, Atatürk e karşı beyinler yetiştiren, tarikatların elinde ki içi dogmalarla, saçmalıklarla dolu siteleri baş tacı etmeye ne kadar devam edeceksiniz. Asıl tehlike onlardan gelmektedir. Dogmalara, mitlere karşı bilimsel yazı yazan, onlara karşı Atatürk ü aslanlar gibi savunan sizin dinsiz dediğiniz yerlerden değil. Yoksa sizde mi onların tarafındasınız?

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi

-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara' ya-

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya

Ne hayasızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!

Nerede- gösterdiği vahşetle "Bu: bir Avrupalı"

Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer,

Kanıyor kum gibi, tufan gibi hakikat mahşer mi mahşer

Yedi iklimi cihanın duruyor karşıda

Ostralya' yla beraber bakıyorsun: Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk;

Sade bir havadis var ortada: vahşetler denk.

Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela...

İnançlı bir Müslüman Türk vatandaşı olarak sana katılmamak elde değil.Evet tek farkımız inanç ancak ne olursa olsun bu ülke aynı ülkü üzerine bina edildi.Bu ülkeye sahip olmamızda canlarını hiç düşünmeksizin feda eden ATAlarımıza layık olmaya çalışmalıyız.

Bunun içindir ki ATAMIZIN işaret ettiği muasır medeniyetlerin seviyesine erişip, bununla da yetinmeyip onlara örnek olacak bir seviyeye ulaşmaliyiz.Ülkü budur...

beelzbb
15-03-2007, 00:02
Bu sıralar internet sitelerinde gezerken, daha önce yobaz dincilerden duymadığım Mustafa Kemal Atatürk hakkında yeni bir karalama kampanyası duyuyorum. Açık açık bazı forum sitelerinde ‘’Atatürk katildir’’ başlığı atıyorlar. Tabi ki forum yöneticileri bu başlık ve altına yazılanları fark eder etmez başlığı silip, yazanı forum sitesinden ihraç ediyorlar.

* * * * * * Hepimizin malumu üzerinde tarikat evlerinde beyinleri yıkanan insanlar, eteklerini öptükleri şeyhlerin ağızlarının içine bakmaktadırlar. Şeyhler ise hiç soluklanmadan o günkü duruma göre üyelerine yeni asılsız *iddialar yumurtlamaktadırlar.

* * * * * *Atatürk Katildir iddiasına kaynak olarak, Ulu önderin Çanakkale savaşında söylediği Size taarruz etmeyi değil, ölmeyi emrediyorum sözünden başlık altına sadece ölmeyi emrediyorum kısmını kullanıyorlar. Peki neden böyle bir karalama başlattılar. Dertleri nedir?

* * * * * *Hepinizin malumu 11 eylül sonrasında İslam dünyası batı dünyasının gözünde vahşi, şiddet yanlısı olarak algılanmaya başladı. Muhammedi terörist gibi gösteren karikatürler çizildi, Müslümanlar ayağa kalktı. Kısa süre önce Danimarka da bir vatandaş Kuran ı şiddet içerdiği ayetleri yüzünden yasaklanması gerektiğini belirterek dava açmıştır.

Davaya konu olan ayetlerin bazıları :

Tevbe-14 'Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kilsin ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.'

Tevbe 113 ‘’Akraba bile olsalar, müşrikler için magrifet dilemek Peygambere ve müminlere yakışmaz’’

Tevbe-73 Ey Peygamber! Kâfirlere ve münafıklara karşı cihad et, onlara karşı sert davran. Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varis yeridir!(

Maide 33. Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvalığıdır. Onlar için ahrette de büyük azap vardır.

* * * * * *Ülkemizde uzunca yıllardır din adına bir çok vatandaşımız, aydınımız katledildi. Sivas ta insanların yakılması, Sinagogların, bankaların, elçiliklerin bombalanması, domuz bağıyla öldürülen insanlar, Trabzon da rahibin öldürülmesi, oruç tutmuyor diye Malatya ve Van’ da öldürülen gençler..... Bahriye Üçok -Muammer Aksoy - Uğur Mumcu - Onat Kutlar – Konca Kuriş - *Ahmet Taner Kışlalı – Turan Dursun - Ümit Kaftancıoğlu - Cavit Orhan Tütengil - Çetin Emeç ve niceleri...

* * * * * *Bütün bu olan biteni alt alta topladığımızda Müslümanlar, özellikle fanatik kısım bütün olup bitenlerde ki suçlarını kabul etmemek için direniyor. İnsanları şiddetten uzak tutacak açıklamalar yapmak yerine, yapılan şiddeti normal karşılayan açıklamalarda bulunuyorlar. Daha da ötesi kendi şiddetlerini haklı çıkartmak adına Mustafa Kemal Atatürk’ ün sözlerini çarpıtıp yukarıda ki cinayetlerin normal olduğunu savunmaktır yaptıkları..

* * * * * *Bana bir Türk vatandaşı olarak Mustafa Kemal Atatürk e söylediği sözü çarpıtarak katil diyenlere bu sözün gerçekte ne anlam içerdiğini açıklamak düşer.

Düşman güçleri 25 Nisan 1918 sabahı Mustafa Kemal'in düşündüğü noktadan saldırdı. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Kocaçimen'de Conkbayır'da, savaştı. Cephanesi biten askerlere:

— * *«Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimize başka kuvvetler ve başka komutanlar geçebilir» dedi. Tarihin bu en büyük siper savaşı başlamıştı.

Şimdi gelin hep birlikte bu sözün ne anlam ifade ettiğini analiz edelim.

Öncelikle Bu söz.......'herkesin' söyleyebileceği türden bir söz değildir........ ve bu 'büyük söz' ün muhatapları da.....O'na yakışacak kadar 'BÜYÜK' tüler.

Askerlerine “size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum” diyebilen bir komutan yoktur. Ölme emrini tereddütsüz yerine getiren Mehmetçik’ten başka bir asker, Türk milletinden başka bir millet de bulunamaz.. General Hamilton

Taarruz kelime olarak Sataşma, saldırı, ortaya çıkma, karşısına çıkma anlamına gelen ' arz' kelimesinden türemiştir. Demek ki Atatürk fethetmeyi, saldırmayı, işgal etmeyi *değil savunmayı vurgulamak istemiştir. Buda onun ‘’yurtta barış dünyada barış’’ sözünü doğrulamaktadır.

Evlatlarınız, Evlatlarımızdır...
Bu ülkenin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar
Burada bir dost vatanın toprağındasınız
Huzur ve dinginlik içinde uyuyunuz
Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız
Uzak diyarlardan evlatlarını savaşa gönderen analar
Göz yaşlarınızı dindiriniz, evlatlarınız bizim bağrımızdadır
Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat, rahat uyuyacaklardır
Onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır

Mustafa Kemal Atatürk, 18 Mart 1934

Tevbe 113 ‘’Akraba bile olsalar, müşrikler için magrifet dilemek Peygambere ve müminlere yakışmaz’’

Eğer bu topraklar için Çanakkale de canlarını feda eden Türk gençlerinin vatanları için değil de Atatürk tarafından öldürüldüğünü düşünüyorsanız şehit kanıyla sulanmış bu topraklarda yaşamayı hakketmiyorsunuz. Sizin hak ettiğiniz bir yer varsa o da cehennem gibi sıcak olan Arap çölleridir. O şehitler ayağa kalksa Çanakkale de ki gibi aslanlar gibi sizin üzerinize yürür layık olduğunuz cevabı sizlere verirdi. Vatanları için kanlarını akıttıkları bu topraklar sizin iftiralarınızla kirlenmeyecektir. Ben ve benim gibi milyonlarca Türk genci *Allah adına savaşıp cennete gitmek yerine vatan adına erdemimizle ölmeyi yeğ tutarız. Zira erdem onlarca huriden daha değerlidir. Erdemden vücudum, değil ruhum haz alır. Çanakkale’ de canlarını verenler cennetteki huriler için değil vatanları için canlarını verdiler. Zira Atatürk ün sözlerinde onlara vatan haricinde hiçbir vaat verilmemiştir.

* * * * * *Siz Türklere, Türklüğe karşı yayın yapan web sayfalarını çökertenler... Siz dinimize küfür ediyor diye bilimsel tartışma yapılan, yobazlara karşı Atatürk ü savunan siteleri göçerten giriş sayfalarına Din, Allah mesajları yazan hackerlar. Asıl tehlikeyi görmüyor musunuz. Dini kullanarak insanların beyinlerini yıkayan, vatana, millete, Atatürk e karşı beyinler yetiştiren, tarikatların elinde ki içi dogmalarla, saçmalıklarla dolu siteleri baş tacı etmeye ne kadar devam edeceksiniz. Asıl tehlike onlardan gelmektedir. Dogmalara, mitlere karşı bilimsel yazı yazan, onlara karşı Atatürk ü aslanlar gibi savunan sizin dinsiz dediğiniz yerlerden değil. Yoksa sizde mi onların tarafındasınız?

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi

-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara' ya-

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya

Ne hayasızca tahaşşüt ki ufuklar kapalı!

Nerede- gösterdiği vahşetle "Bu: bir Avrupalı"

Dedirir -yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi

Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!

Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer,

Kanıyor kum gibi, tufan gibi hakikat mahşer mi mahşer

Yedi iklimi cihanın duruyor karşıda

Ostralya' yla beraber bakıyorsun: Kanada!

Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk;

Sade bir havadis var ortada: vahşetler denk.

Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela...

İnançlı bir Müslüman Türk vatandaşı olarak sana katılmamak elde değil.Evet tek farkımız inanç ancak ne olursa olsun bu ülke aynı ülkü üzerine bina edildi.Bu ülkeye sahip olmamızda canlarını hiç düşünmeksizin feda eden ATAlarımıza layık olmaya çalışmalıyız.

Bunun içindir ki ATAMIZIN işaret ettiği muasır medeniyetlerin seviyesine erişip, bununla da yetinmeyip onlara örnek olacak bir seviyeye ulaşmaliyiz.Ülkü budur...

15-03-2007, 01:47
Sevgili antimuhammed,

Müthiş bir sunuş yapmışsınız. Her şey yerli yerine öyle oturmuş ki neredeyse kelime oynatmanın imkanı yok. Bir ele almadığınız noktayı sonradan gördüm. Atatürk hayatta en gerçek yol gösterici bilimdir demiş. Yobazlar buna da katlanamıyorlar.

Atatürk'ün savaş sonrasında, esas savaş şimdi başlıyor dediği de çok biliniyor. Atatürk işi öyle tutmuştu ki Anadolu'da gerçekten topyekun bir savaş vardı. Her yönden her çeşit araştırmaya giriyor, kalkınmak için çırpınıyordu. Kalkınmanın tek yönlü, parça parça olmadığını biliyordu.

Atatürk'ü dincilerin esas çekememe nedeni Atatürk'ün bilinçli bir şekilde "etik"e yönelmesidir. Eskiden sadece dini ahlak olgularından meydana gelmiş fakında olunmayan bir berbat etik vardı. Atatürk savaşlardan yoksul ve yorgun düşmüş ulusa herşeyi elden geldiğince yapıp benimsetmeye çalıştı. Milli eğitimde Köy enstitülerinin kuruluşu yanında klasiklerin heyecanla çevirilmesi (ki herkesin farkına varmadığı çok başlıbaşına bir iştir), *Medeni kanunun yürülüğe girmesi gibi kurumlar hep Türkiye'de etiğin dini ahlak olgularından kurtarılarak yurttaşlık kavramı üzerine oturmuş ahlak olgularına kavuşturulması, yerleştirilmesi çabasıdır. Bu ciddi bir şekilde de tutmuştu. Ata'nın ölümünden sonra da kör topal 1950'ye kadar sürdürülen, binbir zorlukla yavaş yavaş geliştirilmiş uğraş yine yavaş yavaş çökertildi.


Şimdi etik diye bir şey hiç kalmadı. Yine dini ahlak olguları yerine geldi. Adama soruyorsun, 'niye iyilik yaparsın? Aldığın yanıt 'Allah sevap yapsındiye' veya 'cennete gitmek için' benzeri hamam böceklerinin bile etmeyeceği laflar. Yurttaşlarıma yararım olsun, insanlığa katkım olsun anlayışı yok oldu.Vah etik vah.

Ben esas bunun için bu sitedeyim. Bu uyur gezer koyunlara ne yapmalı bilmiyorum.

Atatürk'ün katkılarını, ne kadar büyük olduğunu hala her an daha fazla anlıyorum.

antimuhammed
15-03-2007, 01:56
Değerli Burlap Atatürkü yobazlar halkımızı cahilleştirdi diye sunuyorlar. Onlara ne kadar bilimi anlatsanda anlamazlar. Arapça harfleri kaldırıp latin harflere geçmesi o zaman okuma yazma bilenleri bile cahil kılmış. Almanyada ki camilerde anlatılanlar bunlar. Kaldı ki buradada aynısı anlatılıyor. Malezyaya ilk gittiğimde bellboy valizimi getirdi. Nerelisin diye sordu.. Türk üm diyince -Müslümansın o zaman dedi gülerek. Ben hayır diyince şaşırdı. A dedi evet Atatürk din düşmanıymış biliyorum onu dedi. Düşün tarikatler ne hale getirmişler dünyanın bir ucunda bile..

Haklısın bilim konusuna değinmedim. O yazıyı sırf katil yaftası üzerine yazdım. Yoksa Atamızın bilime vurgusu atlanacak bir konu değildir...

vartor
15-03-2007, 07:04
Bir ulkenin hele bu kendi ulkesiyse geriye gitmesini seyretmekten baska birsey yapamamak cok aci. 60 senedir izliyorum, bunun ilk on senesinin farkinda olmadim, ama o internet sayfalarinda gosterilen, cagdas turkiye resimlerini bizzat yasadim, gozlerimle gordum. Vatan caddesinde kutlanan, 19 mayis torenlerine Istanbulun cesitli okullarindan katilan gencler hala gozlerimin onunde. Erkek ve kizlar yan yana, mini etek diyebilecegimiz kisalikta uniforma giymis, piril piril gencler. Icleri cosku ve gururla dolmus oldugu yuzlerine akseden talebeler. Tertemiz giyimli, kibar, sanki birbirleriyle saygi yarisi icinde. O zaman da acti bu millet, o zaman da zordu gunluk hayat. Ama bir umit vardi herkeste, gelecege guvenle bakiyordu.Ne bir cember sakalli ne de kara carsafli kimseyi goremezdin Istanbulda.
*Bir de bugune bak. Adim Adim ilerlerken batida medeniyet, tekrar dinin hortlatilmasiyla gelinen su noktaya bak. Oyle birileri turemis ki, belki sizler alistiniz devamli ic ice yasamaktan dolayi ama ben yurdumu ziyarete geldigim zamanlar saskinliktan agzim acik seyrettigim turler. Nereden cikti bunlar yahu, kimler musade etti bu guzelim insanlarin bir iki oy ugruna *bu derece yozlasmasina?
*Benim Turkiyem degil bu, sanki sessizce birileri zaptetmis ulkemi, degistirmis halkimi benim.
*Ben eski dostlarimi, insanlarimi isterim.

antimuhammed
16-03-2007, 01:16
Vartor haksızlık etme lütfen. Bilim adına Müslümanca yetişmiş Türk gençliği sayılarla, gavurların bulduğu bilimsel buluşlarla bizlere Kuran da mucizeler sunma yarışı içindeler. Onların bu buluşları sayesinde memleketimiz ve İslam dünyası çağı yakalamasa da vicdanlarında mutlular. Bunu Kuran demiş diyerek dünyaya meydan okuyorlar. Sen neden bahsediyorsun..? Bundan büyük ilim olur mu hiç?

16-03-2007, 01:54
Evet, Türkiye'nin acı gerçekleri söylediklerinizde yatıyor. Ne yazık ki eğitim sistemi onyıllarca yavaş yavaş çökertildi. Sınıf geçmemenin, mezun olmamanın neredeyse olanaksız olduğu bir düzene ulaştık. Öğrenciler hiç bir şey bilmeden mezun oluyorlar. Peki bu kimin işne geliyor?

Bu çöküş her sektörde ve her düzeyde ortak bir oluşun halinde. Yaparken ancak planlı davranarak eğitim birliğine ve çağdaş bilim düzeyine ulaşmak olasıyken, bozarken hiç bir plana gerek yok. Ortalama lise mezunu cahil. Ortada serseri mayın gibi dolaşıyor. Ama zeki Anadolu çocuklarına çeşitli olanak tanıyarak, parasal yardım yaparak kandıran dinciler onlara her çeşit dini eğitim ve şartlanmayı veriyorlar. Bu durumda görüntü dinci öğrencilerden yana olmaya başladı. Sitemizde tartışmaya gelen dincilerin genel görüntüsü onların bilimden habersiz olduklarını ortaya çıkarıyor. Ama genel ortalama böyle. Evrim tartışmaları ile ilgili forum beni bayağı üzdü. 'Bilimsel olan nedir, nasıldır' artık bu bilinmez olmuş gitmiş. Onun için bahsi geçen evrim sitesinin kurulması çok önemli. Antimuhammed senin gibi acı gülemiyorum bile.
Vartor'un o 60 senesini ben de yaşadım. Ama her an hınçlanarak. Bir şey yapamamanın acısını çekerek. Birşey yapıp da kendini harcarsan da yararı yok ki. Onun için bu sitede çeviri falan çabalıyorum. Böyle yazıp biraz gevşiyorum.
İyi ki varsınız.

antimuhammed
16-03-2007, 02:33
Değerli dostum bende bu sitede kendimi buluyorum. Mutlu oluyorum karınca kararınca verdiğim, yazdığım her cevaptan. Ama ben normal hayattada mücadele ediyorum bunlarla. Hiç çekinmeden, sakınmadan. Onların elinden kurtardığım çok genç vardır. Gelip bana abi ''Allah senden razı olsun'' diyorlar. Dikkatinizi çekiyorum Tanrıyı unutturmak değil amacım.. Onları dinsiz kılmakta değil.. Sadec dogmalardan, duygusal mantıktan arıtmak. Evimdeki onlara göre uygun olabilecek bir kitabı veririm ellerine. Beraber olunca mitoloji anlatırım... Evren hakkında konuşurum.(Tabiki bilimsel verilerle). Annesi babası hacı hoca olup benim sayemde güzel sanatlarda reim, heykel okuyan çocuklar var. Ağabeyinin düğününde anne babaları Kürt teröristlere ağıtlar yakarken, onlara karşı gelip Türkiye hepimizin, bölmeyelim, burada iki insanın mutluluğunu kutluyoruz sizin yaptığınız nedir diyen gençler var etrafımda. Ülkü ocaklarından kopup abi şimdi onlara uzaylı gibi bakıyorum diyenler var... Neden varlar.. Birisinin onlara yol gösterdiği için varlar. Suç boşta kalıp, kendilerine çıkış yolu arayıp tarikatların, ocakların eline düşen gençlerimizde değil. Suç sende, bende, yeri gelince Atatürk' üm, ulu önderim diyen ama hiç bir şey yapmayan herkeste.

sylvia
16-03-2007, 05:28
sevili arkadaslar

Bende sizler gibi gencken o saygi sevgi dolu turk genclerinden biriydim.zengin degildik ama gelecege umitle bakiyorduk.Lise yillarimizda okulda olsun, okul disinda olsun bogazin kahvelerinde bir araya gelir,kizli erkekli Ataturkun bize miras biraktigi cumhuriyetimizi *nasil ilerletecegimizi
gelecek nesile nasil bir Turkiye birakmak istedigimizi saatlerce konusurduk.Hepimiz modern dusunceli ozgur dusunceli genclerdik.Dinle hic bir iliskimiz yoktu.Sonra ne oldu bu turk gencligine?
Ben anlayamadim.35 sene oldu Turkiyeden ayrildigim ve her gelisimde biraz daha umitsizlige dusuyorum Turkiyenin gelecegi karanlik.Her tatile gelisimde Istanbulumu taniyamiyorum.
Nereye gitsem ,carsafli turbanli kadinlar, sakalli entarili adamlar.konustuklari zaman agizlarindan allah, peygamber,namaz niyazdan baska bir sey cikmiyor.Kendimi dogup buyudugum Istanbula degilde yanlislikla Bir orta dogu ulkesine gelmis gibi hissediyorum ve bu beni cok uzuyor.
Bende Vartor gibi eski insanlarimi eski arkadaslarimi ariyorum.Ama artik onlar yoklar.
Vartor galiba bizim gibiler senin benim yaptigimiz gibi baska ulkelere goc ettiler.
Din bezirganlari turk gencliginin beyinlerini 1500 senelik sacma sapan masallarla yikadi.
Turkiyeyi bir seriat ulkesi yapmak amaclari. Ne aci bir sey bu .Elimizden gelen bir sey yok maalesef.uzulmekten baska.Lanet olsun Ataturke hakaret edenlere.Lanet olsun Turkiyeyi bu hallere dusurenlere.Ben sahsen ailemden bir cok genci aydinlatabildim ama ne yazikki cogunluk olan
islamcilardan korktuklari icin sessiz kaliyorlar.

Hepinize sevgiler arkadaslar















i

dilaver
16-03-2007, 06:48
Sonra ne oldu bu turk gencligine? *sylvia


* * * * Türk gençligi 70 li yıllarda Atatürk'ün gençlige hitabesini uygulamaya kalktı. Gaflet ve dalalet içerisinde olan yöneticilere bagımsızlık ve demokrasi istemiyle karşı geldi. Sonuç 80 darbesi ve darbecilerin ABD güdümünde adım adım yeni bir islami toplum yaratma girişimleri,
egemen sınıfların da destegiyle islami tarz bugünkü halini aldı.

* * * * Kimseyi suçlamamak gerekiyor, bu bir yönetim tarzı. ABD nin ve onun işbirlikçilerinin iti ite kırdırma taktigi. Önce bu ülkenin en duyarlı evlatlarını yok ettiler. Ya öldürdüler, ya pasifleştiler, ya da zindanlara attılar. Sonra tüm duyarlı kesimleri ezdiler ve düşünemeyen, eleştiremeyen, sorgulayamayan bir toplum ve gençlik yetiştirebilmek için din derslerini zorunlu hale getirdiler. Sonuç 2007 Türkiyesi.

* * * * *Her ne kadar bizler artık genç sayılmasak da o gençlige hitabeyi hala uygulamaya çalışacak yüregimiz ve azmimiz var, tabii gençlerle , genç kalanlarla birlikte.

* * * * *Onun için degil mi ki bu birlikteligimizden rahatsız oluyorlar, her geçen gün yeni bir saldırıya ugruyoruz. Atatürk falan umurunda degil egemenlerin, memleket gerici olmuş, bilim üretememiş hiç umurlarında degil. Düşünün kü apronda deve kesen adam bir uçak mühendisi. O teknolojiyi biliyor ve dünya çapında uygulayabiliyor. Yani sadece işini yapan, düşünemeyen, sorgulayamayan, itaat eden ve bunun karşılıgını alan bir robot.

* * * * * Yolumuzun uzun olacagı anlaşılıyor, biraz da çetrefilli. Ama olsun güzel bir mihmandara sahibiz. Bu siteye her girdigim zaman sol üst köşeden bana gülümsüyor. Demek ki ugraşımı onaylıyor ve bundan memnun görünüyor.

* * * * * *Güzel dostlar var, hepsi taşın altına ellerini sokmak istiyor. Kendilerine ayıracakları zamanı, burada üretmek için harcıyorlar. Bundan da mutlu oluyorlar. O halde ne gam. Bir yolda fedakarlık temelinde birleşince yol çok kısalıyor. Sonu görülüyor.

* * * * * * Maddiyat ve gericilik ile beslenen güçlerin, bilimle donanmış fedakarlık sinesine karşı yapabilecekleri hiç bir şey yoktur.

* * * * * * Torunlarımıza bagımsız, demokratik, müreffeh ve aydınlık bir Türkiye bırakabilmek dilegiyle .


* * * * * *saygılarımla

vartor
16-03-2007, 06:52
Sevgili antimuhammed,
Ben de elimden geldigince etrafima cocuklugumdan beri anlatmaktayim. Gercek su ki iki tanesini kurtarabiliyorsun belki ama geride milyonlarca kaliyor. Tek tek egiterek sonuc alamayiz. Koklu degisiklik, egitim sisteminin bilime yonelmesiyle, cehaleti kokunden kaziyarak ancak bir sonuca varilabilir. Bunun icin de toplu halde mucadele etmek gerekir. Aydinlarimizi devamli suclayan bir Aziz Nesin vardi bir zamanlar. Olene kadar tek basina mucadele etti, hapishanelerde surundu, ac kaldi, yilmadi. Kac tane Aziz Nesin var aramizda dersiniz?
* *Sevgili burlap ve sylvia hislerimi derhal anladilar cunku ayni ideolojiler icinde buyuduk. Din tartisilmazdi bile aramizda cunku gundelik hayata karismamisti o zamanlar. Koylu bile yobaz degildi, yerine gore hareket etmesini bilir, zekasiyla sasirtirdi benim diyenleri. O nesil nereye gitti nasil kayboldu bir turlu anliyamiyorum.

16-03-2007, 08:36
Sevgili vartor,

Köylü gene aynı köylü ama belini kırdılar, köyde barınamaz, geçinemez hale getirdiler. Köyde karnını doyuramayan şehre göçüp varoşlarda bu yobazların kucağına düşüyor. Şehirlerdeki yobazlığın onda birini köylerde göremezsin. Bu nedenle bir sürü yasa çıkarıp insanları göçe zorluyorlar, topraktan ekmeğini kazanamasın diye uğraşıyorlar. Sana basit bir örnek vereyim, Karadeniz köylüsünün en önemli geçim kaynağı olan ürünlerden biri fındıktır, 2006'da fındık üzerine oynanan oyunu hepimiz gördük ama herkes unuttu gitti. Halbuki köylü fiskobirliğe teslim ettiği 2006 ürünü fındıktan henüz bir kuruş alamadı. Zaman zaman haberler çıkıyor fındık paraları ödendi, borç kalmadı diye ama hepsi 2005 ile ilgili. 2006 ürününden daha kimse para alamadı. Bu şartlarda insanlar varını yoğunu satıp büyük şehirlere göçüyorlar ve bu madrabazların oyuncağı oluyorlar. Atatürk'ün klişe gibi görünen lafları vardır, biri de "köylü milletin efendisidir" sözüdür. Bu sözlerin ne anlama geldiğini yaşayarak, bir bir anlıyoruz. Gerçekten büyük adammış, ama ben o kadar umutsuz değilim, zira bunları gören üç-beş kişi değil, oldukça önemli bir kesim. İnsanlar uyanıyor yavaş yavaş ve neler döndüğünü anlıyorlar.

16-03-2007, 10:28
Sevgili antimuhammed,
Seni uğraşlarım için tebrik ediyorum. Ben ne yazık ki sadece yakın çevremde uğraşabildim. Yaklaşmayı becererek başkaları ile de uğraşmak gerekli.

Sevgili Sylvia,
Vartor ile sen bize nazaran daha çok kaynar suya birden atılan kurbağa durumundasınız. Biz olayları reddetmekle beraber suyumuz yavaş ısıtıldı, gördük ama o kadar yaygındılar ve herkes o kadar ilgisizdi ki bireysel karşı çıkşlar içinde çaresiz gibi kaldık.

Ben eskiden teknoloji çok daha hızlı ilerliyor, öyle bir nokta gelecek ki artık dinin safsata olduğunu herkes anlayacak diye düşünürdüm. Artık yaşadığımız dünya - Amerikanın da etkisi ile - bu düşünceyi bıraktırdı. Şimdi içerde dinci olmayan, ama insanı tepeden çıkartan bir tufeyliler grubu var. Postmodern küresel işbirlikçi misyonerlerden bahsediyorum. Bunları okudukça tiksiniyorum. İnsanımızın herşeye ve kendisine de yabancılaşmasında bunlar büyük rol oynuyorlar. O insan zaten küçücük yakın çıkarlarını düşünüp uzaktaki gerçek çıkarına yeğ tutuyor, bazan da uzak çıkarlarının farkında bile değil.
Neyse, hepiniz sağlıcakla kalın...

16-03-2007, 11:22
Hep merak etmişimdir.Acaba Mustafa Kemal Atatürk kendisi için bir şey istemiş miydi ?
Hani son günlerin popüler sözcüğü varya "Kendim için bir şey istiyorsam namerdim" diyen.

"Benim naçiz vücudum ELBET bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır."

"Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir fendir. "

"Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kaste ve fiile dayanan taassupkar hareketlerden sakınıyoruz. "

"Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz."

"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin ?"

"Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa."

"Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın."

"İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!"

"Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım."

"Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. "

"Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir."

Hangi insaf ve vicdan sahibi birisi Mustafa Kemal Atatürk için MİLLETİNE ve VATANDAŞLARI olan bizlere çalışmayıp kendisini düşündüğünü söyleyebilir.

Çevremde yaşayan herkese seni yukardaki gibi tanıdığımı,hiç korkmadan haykırıyor ve senin bu ULVİ fikirlerinin ben ve çocuklarımda yeşerip meyve vermesi için elimden gelenin ötesinde çabalıyorum.

Şahsen İZİNDE değil ÇALIŞIYORUM ATAM.

hiramusta
16-03-2007, 11:50
Psiko abi Atatürk'ün seni duyduğunu hiç zannetmiyorum. :)Şaka bi yana,bu her zaman yapılırda özelllikle laik kesimin zannınca rejimin varlığı tehlike altına girdiğinde Atatürk'e hitapların sayısında bir patlama yaşanır bu güzelim ülkemizde.Modern hurafelerinden biri olsa bu gerek.İnanın,devlet büyüklerimiz imzaladıkları Anıtkabir defterini her okuduklarında gülmekten karnıma ağrılar giriyor.Demekki gericilik sadece dindarlarda olmuyor.Dindarsızlarda :) gerici olabiliyorlarmış?Ölüyle konuşmak hangi medeni düşünce kalıbına uyar ki acaba?

16-03-2007, 11:57
Haklısın sevgili hiramusta:

Ölülerle konuşulmaz hatta şöyleki "Bırakın ölüleri ölüler gömsün" deilerek yaşayan ölüler bile ifade edilir.
"Naçiz vücudunun ELBET bir gün toprak olacağını" BİLEN
Öngörüsü ile kendine düşman olan diğer devlet büyüklerinin bile saygısını kazanmış olan Atamızın;FİKİRLERİNİ kendimiz ve geleceğimiz için yaşatmak ve ileri götürmek idealimiz olması ÖNEMLİ.

16-03-2007, 19:04
Hiramusta,

Senin düşünce kalıbına ölülerle konuşmak çok güzel uyar. Hatta ölülerden medet ummak, ölülerden dileklerde bulunmak tam senin düşünce kalıbına uyacak bişey. Biz Atayla konuşurken hiç olmazsa ondan ev,eş,araba,iş istemiyoruz. Sadece ona olan saygımızı, sevgimizi dile getiriyoruz. Onun yolunda olduğumuzu o artık duyamaz ama senin gibiler duysun, okusun, görsün diye o deftere yazıyoruz. Yazmayada devam edeceğiz. Biraz daha güldürelim seni değil mi.

vartor
17-03-2007, 07:25
Sevgili GOZDE, cok yerinde bir tespit. Muhammed'in kilindan medet umanlar, Ataturk'e duyulan hayranliga ayni gozle bakmalari normaldir.

hiramusta
17-03-2007, 13:33
Gözde hanım,benim inanç noktasında düşünce kalıbımı Kur'an oluşturur.Bu yüzden iddianıza karşılık size 2 soru soracağım.
1.İnancımın bir parçası olarak benden ölülerle konuşmak ve onlardan medet ummak adına tek bir kelime bile okudunuz mu?
2.Bu iddianıza Kur'andan bir delil getirebilir misiniz?

antimuhammed
17-03-2007, 14:21
Ama bu inananların bunları yapmadığını göstermez. Kaldı ki kıldan, tüyden, Peygamberin nalınından, hırkasından sağlık için, zengin koca bulmak, çocuk sahibi olmak için v.s. medet umanlar çoğunlukta. *Anıtkabirde bez bağlayan, mum yakan, dilekte bulunan insanlar görmedim. Atatürk ü putlaştırdılar diyenler biraz kendilerine baksınlar...

17-03-2007, 15:30
1.İnancımın *bir *parçası *olarak *benden *ölülerle *konuşmak *ve *onlardan *medet *ummak *adına *tek *bir *kelime *bile *okudunuz *mu?

Hayır okumadım. Siz ölüyle konuştuğumuz kanısına nerden vardıysanız bende ordan bu kanıya vardım.


2.Bu *iddianıza *Kur'andan *bir *delil *getirebilir *misiniz?

Kuranda delil getirmeye gerek duymuyorum. Etrafınızdaki müslüman kitlenin eylemlerini incemeniz yeterli delil olur bence sizin için. Bunun için en yakın türbeyi ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Geçenlerde biri bana şöyle dedi. Muhammedin kutlu doğum günü haftasıymış. Bu vesileyle herkes muhammede mektup yazarmış gibi içinden gelenleri *yazıyormuş. Sonra bunlar bir yerde toplanıp okunuyormuş. Sende yazmak istermisin dedi. Bende istemediğimi söyledim. Kendi doğum gününü unuttuğu ama bu haftayı hiç unutmadığını çünkü dünyanın muhammedin yüzü suyu hürmetine yaratıldığını, onun doğumunun yanında kendi doğumunun hiç bir önemi olmadığını anlattı bana. Bende kendinizi bu kadar küçük görmeyin dedim ama onun üzerinde hiç bir etkisi olmadı tabii ki. Şimdi bu olay size bir şey hatırlattı mı. Anıtkabirdeki bir deftere Atatürk için yazı yazmanın aynısı değil mi. Bu arkadaşlar sizden de böyle bir mektup isteseydiler onlarada gülermiydiniz. Oraya yazılan yazıların simgesel olduğunun farkında olacak kadar akıl sahibi olduğunuza eminim. Ama olayı çarpıtıp ölüyle konuşmak boyutuna getirdiğiniz için bende size müslümanların ölüyle konuşmak şöyle dursun ölülerden medet *umduğunuzu hatırlatmak istedim.

Ama illede ben ölülerden medet uman biri değilim diyorsanız hiç ŞEFAAT YA RESULALLAH *dediniz mi hayatınızda bunu sormak isterim. Ama lütfen dürüst olalım.

mhmd
17-03-2007, 15:56
Sn. Hiramusta,

Bildiğim bir şey var ki; hiç kimsenin imanını da, ibadetini de, hareketini de yargılamamak. Kim, ne yapıyorsa, kendine ve kendince olduğunca hoş görmek.
Aynı konunun iki tarafı da bence aynı derecededir. Eylem olarak da hiçbir farkı yoktur. Metalardan ya da ruhlardan birşeyler istemek konusu da ne bugün için olan bir şeydir ne de Müslümanım diyenlere özgü. Her coğrafyada ve her inançta görülen bir durum.
Konu ile alakalı; Sn. Pante nin (doğru hatırlıyor isem) Taşlar konusunda güzel de bir topiği vardı.

Gelelim özelimize;
Anıtkabir’de 3 defter varmış. Ancak 1981 yılına kadar tek özel defter bulunuyormuş. 12 Eylül döneminde tören defterlerinin sayısı 3’e çıkarılmış. Defterlerden 1 numaralı olana başbakan, bakan, genel müdür ve yabancı konuklar, diğer deftere ise bunların dışında kalanlar düşüncelerini yazıyorlar. Ancak, Anıtkabir’de yeni oluşturulan Ulusal Kurtuluş Savaşı Müzesi’nin çıkışındaki özel deftereyse isteyen herkes Atatürk ve Anıtkabir’le ilgili istediği her şeyi yazabiliyor. Bu deftere yazılanlar daha sonra kontrol ediliyor imiş.

Yazılan yazılar için;
http://www.tsk.mil.tr/anitkabir/atayasaygi.html

Bir ulusun kurtuluşu ve devletimizin kuruluşunda etkin olan M. Kemal ATATÜRK'ün önemi ise ap ayrı bir konudur.
Ve aslında onun önemini kavramak ve devletimizin kıymetini de bilmek için; çok uzaklara değil biraz güneyimize başımızı çevirmemiz yeterlidir.

Sizin yazılarınızda, ATATÜRK için herhangi bir olumsuzluk olmadığını biliyorum. Ve biliyorum ki düşünceleriniz de aynıdır. Siz dua edersiniz, kimisi saygı duruşunda bulunur.
Herkesin eylemi de kendisini bağlar. *

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

vartor
17-03-2007, 18:40
Bir buyugumuze saygi duymak geleneksel bir davranistir. Hele ki bu buyugumuz,Ataturk gibi, gundelik hayatimiza buyuk katkilar yapan, dusmanini bile seven humanist bir yapiya sahipse. Bir inancim olsaydi, ve ne idugu belirsiz, tarihte gelmis gecmis insanlara, allahin elcisi, yok su peygamber, yok bu peygamber gibi masal kahramanlarina inanmaktansa, icinde yasadigim cagda, hele kendi doneminde yaptigi devrimlerle ileri goruslugunu inkar edilemiyecek bir sekilde, icraatla ortaya koyan bir insana, Ataturk'e peygambermiscesine inanmayi yeg tutardim. Tabi ki kisa hayati boyunca buyuk isler basardigina kisenin itiraz edemiyecegi bu insana, ancak hayranlik ve hatirasina saygidan ileri gitmiyen duygulardan farkli hisler olmadigini biliyorum benimkilerininin.
* *Insanustu olmadigini defalarca tekrarlamis, vucudunun toprak olacagini, fikirlerin yasamaga devam edecegini belirtmis, cagdas ve medeni kanunlarla ulkemizi guneyindeki dindaslarindan ayirabilmis, okuma yazma oranini latin harfleri alfabesiyle arttirmis, kilik kiyafetimizi duzeltip arap bedevilerine donmemize mani olmus, dini cadece vicdanlarda kalmasina calismis boylesine buyuk bir insana hayranlik ve saygi duyulmaz da ne duyulur?
* Ataturk hakkinda aksini dusunenlerin, Turkiye'yi, Arabistan'in bir *eyaleti olarak gormek istiyenlerden baska kim olabilir?

antimuhammed
17-03-2007, 19:10
Asıl sorun şudur. Daha doğrusu anlamadıklar olay diyelim. Laik düzenin ne olduğunu tam kavrayamamış insanlar vardır. Atatürk ün laikliğinde bütün dinler birbirine eşittir. Alevinin, Sünninin, Hanefinin rahat bir şekilde aynı topraklarda özgürce yaşamasını sağlamaktır amaç. Laiklik olmasa hangi mezhebinkurallarına göre devletin görüşleri düzenlenecektir? İşte bu yüzden devlet yönetimi *dini temsiz edemez. Kendileri aralarında bir uzlaşmaya varamamışlardır ve varamazlarda. Bir tarafın baskın olduğu ve onların inanışlarına göre düzenlenen kanunlarla ortaya kavga ve şiddet çıkar. İşte bu noktayı kavrayamadıkları için Atamıza dinsiz der dururlar. Kimdir bunlar? Hak yolunda en doğrusu olduklarını düşünen çoğunluktur.

İkinci mesele Anıtkabiri ziyaret etmenin ardında sadece saygı vardır. Bu saygı Muhammede duyulan saygıdan farklıdır. Muhammed ve Tanrı bütünleşmiştir insanların zihninde, hatta Muhammed Tanrının önüne geçmiştir.

Ata ya saygı onun Türk milletini bu dünyada *bağımsız, özgür kıldığına, duyulan saygıdır. Bize üzerinde yaşadığımız vatanı kazandıran kişiliğine duyduğumuz saygı. Bizi cennete götüreceği için duyulan saygı değildir. Biri dünyasaldır, diğeri ilahi. Birisinde bize dünyada bağımsızlık veren birisine saygı, diğerinde ise öbür dünyada cennete ulaştıracak, cehennemden kurtuluşu gösterdiği bilinen kavramlara saygı.

beelzbb
18-03-2007, 04:15
Ben sadece affınıza sığınarak ve gönlümden ne geliyorsa hürce şunu söylemek istiyorum:Kim olursa olsun ister inanç sahibi ister inaçsız bir gerçek var ki o da Türkiye(Anadolu) gerçeği...
Bu ülke alevisi sünnisi Türkü ve Kürdü ile bina edildi.Tüm emperyal güçlerin ve Hasta adamın reddine karşın.Bunu bu güzel gerçeği ise örgütleyen adamların başında M.Kemal Atatürk vardı.

İnancıyla inançsızlığı ile önemli olan onun o dinmez engin çabası ve mücadelesi ulus olduğumuz bilincini yüceltmesi.19 mayıs 1919 da 9, Ordu müfettişi olarak samsuna gitmesi havza genelgesi ile başlayan kıvılcım ve nihayet 29 ekim...

Eğer bu ülkede hürce düşünebiliyosak ya da ibadetlerimizi(musevi,hristiyan,müslüman,diğerleri ) yapabiliyosak bunun eseri şüphesiz ki Atatürktür.Onun çabası ve üstün mücadelesidir.Bunun aksini kimse iddia edemez.Varsa buyurun tartışalım.

O tüm yaptıklarını gençliğe bıraktı Atatürkçü milliyet anlayışını öğretti tüm dünyaya.''Yurtta sulh cihanda sulh'' dedi.İsteği sadece huzurdu ... evet huzur...Ne olur tekrar affınıza sığınıyorum ve huzurumuzu bozmayın diyorum.İster inançlı ister inançsız olan arkadaşlarıma bunlar...

HUZUR İÇİNDE UYU ATAM...

dilaver
18-03-2007, 05:10
[
İkinci mesele Anıtkabiri ziyaret etmenin ardında sadece saygı vardır. Bu saygı Muhammede duyulan saygıdan farklıdır. Muhammed ve Tanrı bütünleşmiştir insanların zihninde, hatta Muhammed Tanrının önüne geçmiştir.

--------------------

* * * * *Olguları birbirine karıştırdıgımız zaman işim içinden çıkamıyoruz. Benim kavradıgım ve anladıgım biçimde Mustafa Kemal'e sahip çıkmanın yek bir yolu vardır. Onun bagımsızlıkçı düşüncelerini uygulamak. Onun laik düşüncelerini uygulamak. Biz bunun bir tek laik tarafını ele alıyoruz ve diger kısımlarını unutuyoruz.

* * * * *Ona sahip çıkmak için ne yaptık, onun eseri olan Türk Tarih Kurumunu, Türk Dil Kurumunu kapattık. Bunu yapanlar kimlerdir. Sialhlı kuvvetlerin liderleri. Onun gençlige hitabesini uygulayan gençlere ne yaptık, idam ettik, şimdi hayıflanıyoruz. Peki tüm bunlardan geriye ne kaldi. Bir adet anıt mezar. Neyle övünüyoruz, anıt mezara gelen ziyaretçilerle. Onu nasıl koruyoruz, Koruma ve Kollama kanunu ile.

* * * * * Dostlar biraz gerçekçi bakmak gerekiyor. Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi uygarlık biçiminde olursa olsun bunun ismi kült dür. Ölüye tapınmadır. Ölüden medet ummadır. Yahu seni duyması imkansız olan bir insanın mezarını ziyaret edip de ne saygısında bulunuyorsun, kime saygıda bulunuyorsun. O senden bu saygıyı bekliyor ve anlıyor mu. Zannedersem bir sözü olması lazım; beni anmak demek eserlerime sahip çıkmak demektir diye. İşte temel mesele budur.

* * * * Anıtkabir Kültünün tek bir işlevi vardır, milliyetçiligi yogunlaştırmak. Bir simge olması ise ayrı bir konudur. Ama bir ölünün mezarına yapılan ziyaret her medeniyette ve her kültürde bir kült işlevi görmüştür. Şayet öyle bir işlevi yoksa biz bu forumdaki 62,000 mesajı niye yazdık neyi savunduk.

* * * * *Öyle bir kişilik ki hiç bir şekilde eleştirilemez, hiç bir yanlışı yoktur, her şeyi en iyi biçimde yaptırmıştır. Bunları bir kenara bıraktık diyelim, onun ilkelerine ne oldu. CHP nin ilkelerine ne oldu. İşte esas o ilkeler o mezarlıkta gömüldü. Devrim mi kaldı, demokrasi mi kaldı, laiklik mi kaldı, bagımsızlık mı kaldı. Yurtta sulh var mı ki cihanda sulh olsun. Dünyaya bedel olan Türklerden Aziz Nesin, Nazım Hikmet, Yaşar Kemal bir de şaibeli Orhan Pamuk'u çıkarsak geriye kim kaldı acaba. Ki bu insanların da niteligi bellidir.

* * * * * *Bugün Atatürkçülük tek bir derekeye indirildi o da anıt ziyaretler. Oraya milyonların gitmesi bir iftihar vesilesi oldu ama ülke satıldı, insanlar öldürülüyor, gericilik hortluyor. Ne namına Atatürkçülük adına. Şayet Atatürk'e saygı duyulacaksa eger herşeyden evvel onun kurtuluşu için idam fermanına ragmen mücadeleye atıldıgı bu halka saygı duymak gerekiyor, insanlıga saygı duymak gerekiyor. * *

* * * * * *Elbette ulusların önderlerine saygı duymasından dogal bir şey olamaz. Onun etrafında birleşmekten daha dogal bir şey olamaz. Ama bu mezaelarda degil düşünde ve eylemde gerçekleşmek zorundadır, ancak böyle bir anlam ifade eder. Türkiye de çok marijinal bir azınlıgın haricinde Atatürk'ün önemini kimse inkar edemez. Nitekim Tayyip de Anıtkabirde, Evren de. Bu konuda da samimi olduklarına eminim. Tarih var çünkü ortada. Eylem var icraat var. Ne yapıyorlar Atam sen kalk da ben yatam nutukları atıyorlar.

* * * * * Evet o kültün ulusu birleştirdigi de dogrudur ama hangi temelde, gerici milliyetçilik temelinde, ilkel ırkçılık ve bagnazlık temelinde. İşlevi zaten buydu ve gerçekleşti. Şimdi sorun bunu aşma zamanıdır. Bir kült yetmedi ikincisini yaptılar, astıkları adamı evliya yaptılar bu sefer. O da yetmedi ülkeyi ABD ye peşkeş çeken eski işveren sendikası başkanının mezarını kült yaptılar.

* * * * * Bugün mezarlar üzerinde tartışacagımıza inananı , inanmayanı onun bagımsızlık, demokrasi, laiklik ilkeleri etrafında birleşip bu inanç ve ırk sömürücülerine dur demek zamanıdır. Birinci meclis her türden , her inançtan , her görüşten insanlardan müteşekkildi ve o insanlar cumhuriyet tarihinin en demokratik meclisi ile bu ülkeyi kurtardılar. İçlerinde sarıklısı da vardı, poturlusu da, gravatlısı da. İşte o meclisti laikligin habercisi. * * * * *

* * * * *Anıtkabire falan karşı degilim, elbette ulusların önderlerini simgeleştirmesi en dogal birliktelik hakkıdır, ama şu anda ulaşılan boyutlara ve işleve dikkatinizi çekmek istedim. Ve ne olursa olsun ölüye tapınma ve ölüden medet umma anlayışı dinsel bir anlayıştır. Türbe anlayışının modernize edilmiş halidir. Bu gerçegi akıldan çıkarmayalım istedim.


* * * * * saygılarımla

18-03-2007, 05:20
Beelzbb'nin ne dediği anlaşılmadı.
1 - Kimsenin affına sığınarak birşey söylemesi gerekmiyor. Yukarıda gördüğüm 234 ileti sayısından da bu bellidir. Sitede sadece uygarca tartışmak gerekir, hakaretamiz iletiler bu siteye ve seviyemize elbette uymaz.
2 - Ata ile sözleri olumlu. Ancak sanki iman ile ilgili söylemek istedikleri var da söyleyemiyor gibime geldi. Ikına sıkına bir şeyler söylemek ister gibi. (yanlış anlamışsam açıklar)

3- Atatürk'ün isteği sadece huzur olamaz. O bitmek bilmeyen bir savaşçı idi. İstiklal savaşı bittiğinde 'esas savaş şimdi başlıyor' dememiş miydi? İnsanımızı, ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesine çıkarmak için yüzyılların ihmali Anadolu'da seferberliğe girişmedi mi? Harf devrimi, okuma yazma seferberliği, eğitimin birleştirilmesi yasası, Köy enstitüleri, klasiklerin tercümesi hep onun zamanında planlanmış devrimler değil midir?

İbadet yapmak ilerlemeye yararı olan bir şey değil. Daha önce de yazdım. 1950'den sonra yavaş yavaş ahlak olguları yine dini oldu. Halbuki Ata döneminde bunlar yurttaşlık temeline oturtulmuştu. Şimdi adama soruyorsunuz: 'niye iyilik yapıyorsun? Yanıt 'Allah sevap yazsın diye' veya 'Cennete gitmek için' gibi saçmalıklar oluyor. Zaten o yardımı da kendi tarikatinden olanlar için veya 'Atatürk'e karşı, laikliğe karşı bir şey için kullanıyor. İbadetle adam olunsaydı, şimdiye kadar neleri tel'in namazları kılındı, onları görürdük. İbadetin belki insana bir iç huzuru getirdiği söylenebilir. Ama o da başka şeylerle elde edilmez değil ki. Cami sayısı arttı, İmam sayısı arttı. İmam Hatip mezunlarına bol bol en olmadık işleri verdiler. Belediye reisleri ne biçim müminlerden oluştu. Ne oldu? Hırsızlık mı azaldı (Arttı) Suç oranı mı azaldı? Arttı. Kutlu doğum haftaları düzenlendi. Kuran okuma yarışları düzenlendi. Hacca gidenler arttı. Ne oldu? Töre cinayetleri çoğaldı. Bütün belediyeler suidtimalden geçilmez hale geldi. Devlet ABD ve AB'nin her dediğini yapar hale geldi Ulus bilincimizi kaybederek ümmet olmaya başlıyoruz.
Atatürk 'yurtta sulh, cihanda sulh'dedi ama ölüm döşeğinde bile Hatay'la uğraşıyordu. Mussolini'nin arsız davranışları üzerine İtalyan elçisine 'bana çizmemi giydirmeyin' diyen odur. Hiç bir zaman sünepe olmadı.

Huzurumuzu bozmamanın ne olduğunu anlamıyorum. Tarikat boyunduruğu karşısında yabancıların kölesi haline gelmiş, şartlandırmalarla insan olmak yerine kul olmaya yönlendirilmiş, bilinçsizce iki kilo et için geleceğini düşünmeyecek hale getirilmiş Anadolu insanından yobazların eli çekilmedikçe huzur gelemez ki. Bu durumda istediğiniz kadar huzur bozmayalım, huzur zaten bozuk vaziyette ki. Her bir bakanlıkta bakan hangi tarikatta ise o tarikate verilen ve doğru dürüst yapılamayan işlerle giderek tufan gibi artan borçlarla, devlet bütçesi kontrol edildiği için partili belediyelerden yapılan örtülü tarftar ihaleleri ile hangi huzura varacağız. Bu tepe aşağı gidiş bir noktada krize girecek. Hangi huzur olacak o zaman? ABD ve AB bayrağı altında huzurla ibadet eder bu işlerin üstesinden geliriz. En önemlisi ibadettir, yaşasın ibadet.

beelzbb
18-03-2007, 18:18
Beelzbb'nin ne dediği anlaşılmadı.
1 - Kimsenin affına sığınarak birşey söylemesi gerekmiyor. Yukarıda gördüğüm 234 ileti sayısından da bu bellidir. Sitede sadece uygarca tartışmak gerekir, hakaretamiz iletiler bu siteye ve seviyemize elbette uymaz.
2 - Ata ile sözleri olumlu. Ancak sanki iman ile ilgili söylemek istedikleri var da söyleyemiyor gibime geldi. Ikına sıkına bir şeyler söylemek ister gibi. (yanlış anlamışsam açıklar)

3- Atatürk'ün isteği sadece huzur olamaz. O bitmek bilmeyen bir savaşçı idi. İstiklal savaşı bittiğinde 'esas savaş şimdi başlıyor' dememiş miydi? İnsanımızı, ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesine çıkarmak için yüzyılların ihmali Anadolu'da seferberliğe girişmedi mi? Harf devrimi, okuma yazma seferberliği, eğitimin birleştirilmesi yasası, Köy enstitüleri, klasiklerin tercümesi hep onun zamanında planlanmış devrimler değil midir?

İbadet yapmak ilerlemeye yararı olan bir şey değil. Daha önce de yazdım. 1950'den sonra yavaş yavaş ahlak olguları yine dini oldu. Halbuki Ata döneminde bunlar yurttaşlık temeline oturtulmuştu. Şimdi adama soruyorsunuz: 'niye iyilik yapıyorsun? Yanıt 'Allah sevap yazsın diye' veya 'Cennete gitmek için' gibi saçmalıklar oluyor. Zaten o yardımı da kendi tarikatinden olanlar için veya 'Atatürk'e karşı, laikliğe karşı bir şey için kullanıyor. İbadetle adam olunsaydı, şimdiye kadar neleri tel'in namazları kılındı, onları görürdük. İbadetin belki insana bir iç huzuru getirdiği söylenebilir. Ama o da başka şeylerle elde edilmez değil ki. Cami sayısı arttı, İmam sayısı arttı. İmam Hatip mezunlarına bol bol en olmadık işleri verdiler. Belediye reisleri ne biçim müminlerden oluştu. Ne oldu? Hırsızlık mı azaldı (Arttı) Suç oranı mı azaldı? Arttı. Kutlu doğum haftaları düzenlendi. Kuran okuma yarışları düzenlendi. Hacca gidenler arttı. Ne oldu? Töre cinayetleri çoğaldı. Bütün belediyeler suidtimalden geçilmez hale geldi. Devlet ABD ve AB'nin her dediğini yapar hale geldi Ulus bilincimizi kaybederek ümmet olmaya başlıyoruz.
Atatürk 'yurtta sulh, cihanda sulh'dedi ama ölüm döşeğinde bile Hatay'la uğraşıyordu. Mussolini'nin arsız davranışları üzerine İtalyan elçisine 'bana çizmemi giydirmeyin' diyen odur. Hiç bir zaman sünepe olmadı.

Huzurumuzu bozmamanın ne olduğunu anlamıyorum. Tarikat boyunduruğu karşısında yabancıların kölesi haline gelmiş, şartlandırmalarla insan olmak yerine kul olmaya yönlendirilmiş, bilinçsizce iki kilo et için geleceğini düşünmeyecek hale getirilmiş Anadolu insanından yobazların eli çekilmedikçe huzur gelemez ki. Bu durumda istediğiniz kadar huzur bozmayalım, huzur zaten bozuk vaziyette ki. Her bir bakanlıkta bakan hangi tarikatta ise o tarikate verilen ve doğru dürüst yapılamayan işlerle giderek tufan gibi artan borçlarla, devlet bütçesi kontrol edildiği için partili belediyelerden yapılan örtülü tarftar ihaleleri ile hangi huzura varacağız. Bu tepe aşağı gidiş bir noktada krize girecek. Hangi huzur olacak o zaman? ABD ve AB bayrağı altında huzurla ibadet eder bu işlerin üstesinden geliriz. En önemlisi ibadettir, yaşasın ibadet.

Sevgili Burlap ben ortadakine bakıp söyledim ortadaki(Türkiye Cumhuriyeti Devleti).Yazılarını uzun süredir takip ettiğim çok değerli Hiramustamızın üstüne gidilmiş gibi hissettim ve yazdım.

Affınıza sığınıyorum dedim çünkü Atatürk ile yazilacak olanlar benim için büyük bir hassasiyet içeriyordu.İster dinli ister dinsiz olsun bu ülkede özgürce hareket edebiliyosak bu onun gibi kafalar(silah arkadaşları) ve onun düşün sistemi ve faaliyete geçirmesi sayesindedir.Kim nederse desin gerçek bu.Mandacılık daha ilk kongrede red edilmedi mi Bu hernekadar din savaşımı gibi görünsede odak noktasında milli şuur vardı.

İman meselesine gelince ben hep din sömürgenlerinin karşısındayım dedim ısrarla da söylemeye devam edicem.İman vicdanı ilgilendiren bir meseledir.O Ata ile yaratan arasındadır.Durum bu ülkenin binası için uğraşısıdır.Beni ve bizi ilgilendiren argüman da budur.

Evet verilen mücadele(Misaki Milli) küçük ama güçlü bir ülke içindir.Sürekli ilerlemeyi temel ilke edinmiş.Ama huzura dönüktür.Kimsenin toprağında gözü olmayan kendi kendine yeten bir ülke.Huzuru bu manada kullandım.

SAYGILAR umarım anlaşılır olmuştur.

18-03-2007, 22:14
Sevgili beelzbb, yine de neden büyük hassasiyet dolayısıyla 'affa sığınmak' gerekiyormuş anlamadım. Benim söylediğim ortada affa sığınacak bir şey yok ki. Önceki yazınız öyle bir bazdaydı. Dolayısıyla anlam veremiyorum. Neyse bu noktayı geçelim.

2. nokta şu: "İster *dinli *ister *dinsiz *olsun *bu *ülkede *özgürce *hareket *edebiliyosak *bu *onun *gibi *kafalar(silah *arkadaşları) *ve *onun *düşün *sistemi *ve *faaliyete *geçirmesi *sayesindedir.Kim *nederse *desin *gerçek *bu.Mandacılık *daha *ilk *kongrede *red *edilmedi *mi *Bu *hernekadar *din *savaşımı *gibi *görünsede *odak *noktasında *milli *şuur *vardı" demişsiniz. Bunu da anlamak zor. Bana göre, "Atatürk bağımsızlığımızı sağladı o sayede özgür davranabiliyoruz" demek istiyorsunuz ama bunu nedense 'dinli dinsiz' şeklinde halka yaymak garipliği var. Atatürk hiç bir zaman böyle ayırım yaparak bağımsızlık getirmeye çalışmamıştır. Bunu Hiramusta'ya anımsatma olarak yapıyorsanız, Hiramusta da elbette farkındaki Atatürk olmasaydı en iyi seçenek olarak İngiliz kuklası bir halife altında bilinçsizce ulus değil ümmet ve insan değil kul olarak sömürge olmuştuk.

Hangi din savaşı anlamadım. Atatürk elbette vatanın kurtulması sırasında odak noktası milli şuur olacak bir uğraş içinde olacaktı. Esir olmak üzereyken dinle niye uğraşsın. Vatan hainleri onun hakkında dinle uğraşarak (fetva vs) Milli mücadeleyi bozmaya çalışıyorlardı. *

İman için de "İman vicdanı ilgilendiren meseledir. O Ata ile yaratıcı arasındadır" demişsiniz. Vicdan insanın görgü, bilgi ve şartlandırması dışında düşüncelerinden de kaynaklanır. İmanlı padişahın nasıl vatanı İngiliz'e sattığını gördük. Tarzınızdan vicdan imanlıda bulunur, imansızda olmazmış gibi anlaşılıyor. O sırada Milli Mücadeleye karşı çıkan imanlıların nasıl İngilizle, Yunanla ortak tavır içinde hangi vicdanla davrandıklarını da gördük.

Sn. beelzbb üstü örtülü iletilerle Atatürk'ü zayıf göstermeye kalkışmayın. O, sizin bugün bu sitede bu bilicinizle özgürce yazabilmenizin de nedenidir. O olmasaydı bu bilince belki de gelemezdiniz. *

Sizi ve sizleri ilgilendiren argümanlar için bir de bugünkü durumu da irdeleyin bakalım. Nasıl ABD ve AB'nin tarikatleri el altından teşvik edip, etnik oluşumlarla beraber Türkiye'yi parçalamaya çakıştığını da görün. Nasıl Harun Yahya adamının Cİa'dan beslendiğni, Fethullah Gülen'in nasıl Amerika'da tutulduğunu, din kullanılarak ülkenin nasıl parçalanmaya çalışıldığını argümanlara alabiliyor musunuz?

Hiramusta'nın yazdıklarını da okudum. Ancak şimdilik zamanım yeterli değil, onun iletisine de değineceğim.

antimuhammed
19-03-2007, 00:33
Dilaver...

Ben Çin Xian da Çin in ilk kurucusu Qin Shi Huang ın anıt mezarını (Terracota askerleri) milyonlarca Çinli gibi ziyaret ettim. Hemde en az 20 kere. Şimdi bu bir kült mü sayılıyor, *ölüye taptığımı mı gösteriyor..

İkincisi anıt kabirde mezar alanının dışında koskocaman bir müze var. Kabrin önünde ne mum yaktım, ne çaput bağladım ne de köşesinde vajina şeklinde bir muhafazanın içinde kara taşın saklı olduğu taştan bir binanın etrafında ki gibi ne döndüm nede o tarafa dönüp 5 vakit yerlere kapandım. Ne de böyle bir hareket yapanı gördüm...

Asıl meseleye gelince dostum. Dini tapımlarda bir şeyler beklenir ,istenir. Bununla beraber ortada siz dönerseniz, yatıp kalkarsanız sevap işler cennete gidersiniz diyen bir Tanrı mevcuttur. Yani ortada veresiye bir durum vardır. Sen dediklerimi yap ben sonra sana veririm. Anıt Kabirde ise tam tersi bir durum vardır. Kimse Atatürkten bir şey beklemez, istemez. O zaten bunu Türkiye Cumhuriyetini kurarak bizlere peşinen vermiştir. Bize kalan onu korumak ve saygı ile anmaktır.

Birinde o veresiyeye ulaşmak var, diğerinde peşinen alınan bir şeye minnettarlık..
Sence hangisi daha dürüst?

dilaver
19-03-2007, 01:05
,
Â* Â* antimuhammed


Â* Â* Â*Ben her ne gerekçe ile olursa olsun bu kadar fazla heykel ve anıt mezarların bir kült yaratmak amacını taşıdıgını düşünüyorum. Tarihin bireylerin degil de kitlelerin eseri oldugunu düşünen bir kişi oldugum için bu mezarların Çin de ya da Moskova da olması benim için bir şey farkettirmiyor.

Â* Â* Â*Atalar kültü eskiden de toplumu bir arada tutma işlevi görüyordu şimdi de. Kültün ilk çıktıgı zamanlarda kimsenin çaput bagladıgını ya da mum yaktıgını zannetmiyorum. Nitekim Anadolu da Çatalhöyük yerleşiminde bu kültün ilk örneklerini görüyoruz. Bu örkler M.Ö. 6500-5500 arasına tarihleniyor. Burada bulunan odaların içerisindeki kerpiç sedirlerde insanlar ölülerini etlerini kuruttuktan sonra saklıyorlar, aynı zamanda da onu yatak ve koltuk niyetiyle kullanıyorlar. Â*o zamanki inanç ölünün toplumu koruyacagı ve atası oldugu. Çul, çaput, mum, beklenti degişik ve evrimsel varyasyonları.

Â* Â* Â*İstanbullu isen şayet ya da 12 Eylül den sonra İstanbul da bir süre bulunduysan şayet Maltepe köprüsüne gelmeden orada büyük bir Atatürk heykelleri yeri vardı. E 5 in üstünde. O süreç zarfında o heykellri yapan adam ihya oldu. Her boy ve ölçüde bazan onlarca metrelik heykeller her gün degişik biçimlerde sergileniyordu. Şimdi yok oldu orası.

Â* Â* Â* Bir ulus önderini heykelle mezarla anamaz. Onu anmak yaşatmak demektir. Varsa ileri düşüncelerini daha da ilerletmek demektir. Yoksa mirasını reddedip, yaptıgı her şeyi yok edip ondan sonra mezarını ziyaret etmek olsa olsa onu bir kült nesnesine dönüştürmek demektir. Burada çaput baglamışsın, mum yakmışsın hiç önemli degildir. Önemli olan varsayılan amaçtır ve bu bugün gerçekleştirilmektedir.

Â* Â* Â* Â*Bu adam Köylü Milletin Efendisidir demiş, sonuç köylünün anası aglamış. O halde haydi Anıtkabire Ataya saygıya aman bölünmeyelim.

Â* Â* Â* Â*Bu adam Yurtta Sulh Cihanda sulh demiş. Hergün onlarca insan ölüyor. O halde Anıtkabire Ataya saygıya , aman bölünmeyelim.

Â* Â* Â* Â*Bu adam kollektif tartışmadan yanaymış, sofrasında her türlü düşünceyi tartıştırırmış. Bugün 301 den insanlar içeri atılmaya çalışılıyor. O halde haydi Anıtkabire Ataya saygıya aman bölünmeyelim.

Â* Â* Â* Â*Bahsettigin Çin mezarının ilk işlevi başlarda neydi, şimdi ne oldu. O zaten tanrısal bir şeydi. Şimdi tanrı tanımlarımız degiştigi için bu biraz abes geliyor olabilir.

Â* Â* Â* Â*Ancak Anıt Mezarda ve orada toplaşmaktan güdülen amaç, dogrudur bir ulusun bütünleşme çabalarıdır ve belki başlarda da yerindedir. Artık iş ifrada kaçırılıyor. İş gerici duyguların, milliyetçi duyguların körüklenmesine gidiyor. Bunların arkasında da o adamın yaptıgı her şey rafa kaldırılıyor.

Â* Â* Â* Â*Ataya saygıda buluşan insanlara bakıyoruz. Biri Evren, biri Bahçeli, Biri Tayyip, biri Erbakan. Bunlardan birileri saygısızlık yapıyor ama hangisi, bunu görebiliyor muyuz. Neden çünkü meseleyi bir kült haline getirmişiz.

Â* Â* Â* Â* Bu konuda bir ikilem içerisinde olmak durumunda degiliz. Biri ile öteki tek seçenegimiz degil. Ataya saygı duydun mu, Anıtkabir defterini imzaladın mı iş bitiyor. Atatürkçü oluyorsun ve kurtarıyorsun. Memlekette kan gövdeyi götürmüş ne gam.


Â* Â* Â* Â* Â*saygılarımla

antimuhammed
19-03-2007, 01:31
Elbette ister din konusunda, isterse dünyevi meselelerde birileri çıkıp bunları maddi kaynağa çevirmek için ellerini sıvazlayacaklardır. Her Müslüman bunu yapmadığı gibi, her Atatürkçü de bunu yapmaz. Ama burada bir iddia varsa bunu cevaplamak gerekir. Kişisellikle alakası yoktur bunun. Bu iddia ne kadar doğru konu başlığı Atatürk ile ilgiliyse hemde, cevaplamak gereklidir. Fazla duygusal olmak kişisel algıya sebep olabilir.

* * * * * *Anıt kabiri ziyaret etmek Kült değildir. Müslümanların bunu kült diye lanse etmesi doğru değildir.

* * * * Çin de ki anıt mezar o zaman Qin Shi Huang kendisini Tanrı ilan ettiği için bir kült merkezidir.

* * * * Atatürk ün böyle bir iddası olmamıştır. Elbette Anıt Kabire zamanında kült yeridir diyen adamları şimdi Anıt Kabir defterine methiyeler dizerken görüyoruz. Ama bu halk kim ciddi, kim değil biliyor.

* * * * İnsanlar sadece peygamberlik görevi ile gelmiş kişileri kült haline sokuyor. Sakalına, hırkasına dokunmak için birbirini eziyor.. Mesele zihniyet meselesidir.

* * * * Anlatmak istediğim Anıt Kabiri *normal sade bir vatandaşın ziyaret etmesi sırasında kültsel bir tavrı yoktur. Ne dokunup coşar, nede tavafta bulunur. Sade vatandaşın oraya gitmesinde herhangi bir beklentisi söz konusu değildir.

* * * * * Anıtkabire gelen devlet erkanından 3-5 kişiye bakıp bu sonucu çıkartmak doğru değildir. 301 meselesi, ülkede çıkan karışıklıkların çıkması anıt Kabire saygıla çözülecek problemler değildir. O ayrı, diğeri ayrı konudur. Anıt kabire gidiliyor diye de bu problemler çıkmamıştır.

* * Bu konuda devleti erkan şovmenlerinin, paşaların değil sadece vatandaşın Anıt Kabire gidiş amaçlarına bakmak gerekir diye düşünüyorum.

* * Paşaların, mebusların, başkanların derdi hepimizin malumudur. Saman altında su değil malı götürmektir.

beelzbb
19-03-2007, 03:05
Sevgili beelzbb, yine de neden büyük hassasiyet dolayısıyla 'affa sığınmak' gerekiyormuş anlamadım. Benim söylediğim ortada affa sığınacak bir şey yok ki. Önceki yazınız öyle bir bazdaydı. Dolayısıyla anlam veremiyorum. Neyse bu noktayı geçelim.

2. nokta şu: "İster *dinli *ister *dinsiz *olsun *bu *ülkede *özgürce *hareket *edebiliyosak *bu *onun *gibi *kafalar(silah *arkadaşları) *ve *onun *düşün *sistemi *ve *faaliyete *geçirmesi *sayesindedir.Kim *nederse *desin *gerçek *bu.Mandacılık *daha *ilk *kongrede *red *edilmedi *mi *Bu *hernekadar *din *savaşımı *gibi *görünsede *odak *noktasında *milli *şuur *vardı" demişsiniz. Bunu da anlamak zor. Bana göre, "Atatürk bağımsızlığımızı sağladı o sayede özgür davranabiliyoruz" demek istiyorsunuz ama bunu nedense 'dinli dinsiz' şeklinde halka yaymak garipliği var. Atatürk hiç bir zaman böyle ayırım yaparak bağımsızlık getirmeye çalışmamıştır. Bunu Hiramusta'ya anımsatma olarak yapıyorsanız, Hiramusta da elbette farkındaki Atatürk olmasaydı en iyi seçenek olarak İngiliz kuklası bir halife altında bilinçsizce ulus değil ümmet ve insan değil kul olarak sömürge olmuştuk.

Hangi din savaşı anlamadım. Atatürk elbette vatanın kurtulması sırasında odak noktası milli şuur olacak bir uğraş içinde olacaktı. Esir olmak üzereyken dinle niye uğraşsın. Vatan hainleri onun hakkında dinle uğraşarak (fetva vs) Milli mücadeleyi bozmaya çalışıyorlardı. *

İman için de "İman vicdanı ilgilendiren meseledir. O Ata ile yaratıcı arasındadır" demişsiniz. Vicdan insanın görgü, bilgi ve şartlandırması dışında düşüncelerinden de kaynaklanır. İmanlı padişahın nasıl vatanı İngiliz'e sattığını gördük. Tarzınızdan vicdan imanlıda bulunur, imansızda olmazmış gibi anlaşılıyor. O sırada Milli Mücadeleye karşı çıkan imanlıların nasıl İngilizle, Yunanla ortak tavır içinde hangi vicdanla davrandıklarını da gördük.

Sn. beelzbb üstü örtülü iletilerle Atatürk'ü zayıf göstermeye kalkışmayın. O, sizin bugün bu sitede bu bilicinizle özgürce yazabilmenizin de nedenidir. O olmasaydı bu bilince belki de gelemezdiniz. *

Sizi ve sizleri ilgilendiren argümanlar için bir de bugünkü durumu da irdeleyin bakalım. Nasıl ABD ve AB'nin tarikatleri el altından teşvik edip, etnik oluşumlarla beraber Türkiye'yi parçalamaya çakıştığını da görün. Nasıl Harun Yahya adamının Cİa'dan beslendiğni, Fethullah Gülen'in nasıl Amerika'da tutulduğunu, din kullanılarak ülkenin nasıl parçalanmaya çalışıldığını argümanlara alabiliyor musunuz?

Hiramusta'nın yazdıklarını da okudum. Ancak şimdilik zamanım yeterli değil, onun iletisine de değineceğim.

Burlap kendin sorup kendin cevaplıyorsun ve farkında olmadan komik duruma düşüyorsun.Nasıl anlamak istiyorsan öyle anla...

Benim iletilerim gayet açık ve net.Neler çıkartmışsın kendince???Atatürk'ü zayıf göstermeye çalişmayın mış :lol:

Lucky
19-03-2007, 14:31
Bu forumdaki ilk yazım ilk gözüme çarpan yer burası ben ne atatürkü seviyorum nede onun kurdugu bu cumhuriyeti neden diye sorarsanız ilk nedeni kemalistlerdir ve atatürkün ilahlaştırılması
sevgi kalp meselesidir ama biz bir adamı zorla sevdirilmeye çalışıyoruz bu okuldada böyleydi iş hayatındada böyle işyerine onun posterini asmak zorundayım kemalistlerin sacmalıklarından bazıları eger o olmasaymışız bugün burda olmazmışız eger illa birine bu konuda borcumuz varsa bu atatürke değil şu an çanakkalede yatanlara borcum var benim için ataturk vatan için savaşan bir neferden farkı yoktur iyi bir asker ola bilir ama bu onu ilahlaştırmaz tanrılaştırmaz yoksa bu topraklar ne kahraman askerler çıkarmıştır hepsine aynı muameleyi yaparsak.
Kaldıki atatürk içkiden ölen bir adam ne kadar güzel bir örnek
Dünyada hiç bir ülke varmı geçmişte dahil ölmüş bir adamın koruma adına kanun çıkarmış
Cumhuriyete gelince demokrasiden eser yok cumhuriyet padişhları ve yaşamlarını kötüleyerek kuruldu
oysa şimdi her her yönetici her vali vs hepsi birer padişah gibi yaşantısı

antimuhammed
19-03-2007, 16:07
İnsanları ilahlaştıran diğer insanlardır. Eğer Atatürk bunu kendi istemiş olsaydı, o zaman bende bunu reddederdim. Onu ilah haline sokan çıkarcılardır.

Maalesef iktidar ve çıkar kaygıları yüzünden insanlar yalakalık yapmaya bayılırlar. Ben üniversitedeyken dilekçe vermiştim Atatürk İlkeleri ve İnklap tarihi kalksın diyerek. Nedeni Atatürk ü sevmediğim değildir. Sebebi ilk-orta-lise de gördüğümüz okuduğumuz bilgileri üniversitede tekrar ettirmeleridir. Eminim ki bu ders in ünüversitelerde gösterilmesinin sebebi bir iki yalakanın yaltaklanmasının eseridir.

Eğer bugün sistemde problemlerimiz varsa bu daha din ile devleti birbirinden tam olarak ayıramamamızdan ve çıkar gruplarının rahatlarının bozulmasını istemediklerinden dolayıdır.

19-03-2007, 17:26
Sn Lucky,

Hoşgeldiniz. Atatürk'ü sevmeyebilirsiniz, o da zaten bu halktan kendisini sevmelerini istememiş, fikirlerini anlamalarını istemiş. Atatürk'ün yolu aklın ve bilimin yoludur, bu yoldan haz etmeyenler genelde Atatürk'ü sevmezler. Ülkemizde başlıca iki grup vardır ki onlar için aklın ve bilimin yolu çok tehlikelidir, zira müritlerini kaybedebilirler. Bunlardan birincisi islamcı din bezirganlarıdır. Geçim kaynakları din olduğu için Atatürk'ü tekerlerine çomak sokmuş olarak görürler ve hiç sevmezler. İkinci grup ise kendilerini çok aydınlanmacı gösteren, ama aslında din bezirganları kadar tutucu olan masonlardır ki günümüzde Atatürk'ün putlaştırılmış imajının oluşmasında büyük katkıları vardır. Atatürk'ün localarını kapatmış olmasını hiç hazmedememişlerdir ve o'nun fikirleri ile değil de heykelleri ile, resimleri ile anılmasını sağlayarak en büyük kötülüğü yapmışlardır. Günümüzde bu din bezirganları ile mason locaları arasındaki muhabbete baktığınızda durumu daha iyi anlayabilirsiniz.

Atatürk'ün içkiden öldüğünü yazmışsınız, bu tarihi bir yalandır. Akşamları içilen birkaç duble rakı ile siroz olunmaz. Atatürk'ün siroz olduğu bile çok şüphelidir, Eğer sirozdan ölmüşse dahi bunun sebebi büyük olasılıkla bu ülke için cepheden cepheye koşturduğu savaşlarda kapmış olabileceği Hepatit B ya da C virüsüdür.

Ben Atatürk'ü çok severim ve sayarım ama ne evimde, ne de işyerimde Atatürk posteri yok, bugüne kadar kimse de neden yok diye sormadı. Eğer siz herhangi bir korkuyla ve takiyye amacı ile işyerinize astıysanız kaldırabilirsiniz, merak etmeyin birşey olmuyor.

Bu ülke için Atatürk'e değil Çanakkale'de şehit olanlara borçlu olduğumuzu söylemişsiniz. Elbette onlara çok şey borçluyuz, ama şunu unutuyorsunuz galiba, o savaşta Çanakkale'yi geçemeyenler 3 yıl sonra ellerini kollarını sallayarak geçmişler ve 1923 yılında da aynen 1918'de Atatürk'ün söylediği gibi, geldikleri gibi gitmişlerdir. Çanakkale şehitlerinin bu olaya dolaylı yoldan ve manevi olarak katkıları olmuşsa da bunu sağlayan Atatürk'ün liderliğindeki Kurtuluş Savaşı'dır.

Bugün idare edildiğimiz rejimin demokrasi ile alakası olmadığını söylemek Padişahlık rejiminin daha iyi olduğunu kanıtlamayacağı gibi, bu durumdan en az sorumlu olan kişi de herhalde Atatürk'tür. T.C. kurulduğunda dünyada faşizm ve Komünizm rüzgarları esmektedir ama o bunların ikisini de kabul etmemiş, dönemin koşullarına göre olabilecek en mantıklı rejimi kurmuş, hatta iki kez de çok partili hayata geçmeyi denemiş ama her seferinde sonuç hüsran olmuştur ki bu hüsranın nedeni Atatürk değildir. Elbette bu denemelerin farklı amaçlarla yapıldığını iddia edenler de vardır ama ben Atatürk'ün samimi olduğuna inanıyorum. Sonuç olarak, sevseniz de sevmeseniz de Atatürk'ün büyük bir asker, büyük bir devrimci ve büyük bir devlet adamı olduğunu tarih kanıtlamaktadır.

Saygılar

ozgur_beyin
19-03-2007, 18:10
sevgili Â*Lucky Â* Â* ATATÜRK'ü sevip sevmemen senin kişisel tercihindir.Kimseye ne fayda sağlar,nede
zarar verir.
Â* Â* Â*Benim onbir yılım faal olarak dinle geçti. Din demek Â*(benim için) arapça demektir.Eğer dini bir eğitim alıyorsanız, kendinizi arapçadan soyutlayamazsınız. arapçayla yatar ,arapçayla kalkarsınız.
Â* Â* Arapçada sesli harf yoktur.Olmadığı için okuyabilmek zordur. Kuranda olan esre ötre gibi sesli harflerin yerine geçen işaretleri
normal metinlerde göremezsiniz. Â*şu harfleri(yzd) benzetme yoluyla Â*nasıl okursanız, arapçada da öyle okursunuz. ben bunca seneye rağmen harekesi olmayan metinleri okumakta zorlanıyorum
Â* Â*İşte Â*sevmediğiniz Â*ATATÜRK Â* Â*okunması son derece Â*zor,bu alfabeyi HARF İNKILABI Â*ile kaldırmış ve okumayı kolayca ''sökmemizi'' sağlamıştır. Bu inkilap ,bu ülkenin insanlarına verilmiş en büyük hediyedir.
Â* Â*Bir şeyleri ''görmeye'' çalışan bir insan olarak 'atam sen kalkta ben yatam'' edebiyatını bende sevmem,
YFLN arkadaşımın dediği Â*Atatürk Â*,kimsenin kendisini sevmesini ve putlaştırılmasını istememiştir. bunları yapanlar zaten Atatürk'ü anlayamamıştır. Ayrıca Muhammed gibi arkasından SALAVAT getirilmesini isteyecek ,
bir megaloman da değildir.

mhmd
19-03-2007, 18:37
Elma ile armutlar karışıyor,
Doğruların yanında yanlışlar tezgahlanıyor
Beyaz, beyaz olmazdı siyah olmasa
Siyahla beyaz dahi karıştırılıyor.

Kimseyi sevmek için kimse zorlanmamıştır. Esasında bu böyledir. Kaynakta irade varsa bu böyledir.
Atatürk için herkes konuşmalıdır. Sadece Atatürk değil, herkes ve herşeyi de bu kapsamalıdır.
Açılmalıdır tüm örtüler, doğrularıyla da yanlışlarıyla da konulşulmalıdır.
Kimseye haksızlık yapılmadan. Kimseyi küçümsemeden. Kimseyi aşağılamadan.
Ve kimseyi uçurmadan. Ve kimseyi ilahlaştırmadan. Ve kimseyi ululamadan.
İnsanca, insan olduklarını bilerek, insanlık adına.
Ve insanlık;
"Kaldıki *atatürk *içkiden *ölen *bir *adam *ne *kadar *güzel *bir *örnek"
Kelimesini kullanamaz.
Aslını sorarsanız insanlık böyle bir kelimeyi düşünemez bile.
Büyük bir insanın ölüm rahatsızlığını bu kadar aşağılayamaz.
Aşağılayan da insan olamaz.

Sn. Luck,
Meramınızın bu olmadığını düşünüyor ve gerçek meramınızı anlatabilmenizi ümit ediyorum.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın

vartor
19-03-2007, 18:57
Sevgili mhmmd,
* Insan olup da hatasi olamayan olamaz. Eger yoksa zaten insan ustu diyebiliriz. Boyle birinin ne tarihte ne de gelecekte bile varligi dusunulemez. Bir insanin hayatta yaptiklarina bakar da ustun ozellikleri hatalarina agir basiyorsa ona saygi duyariz. Aksi durumda da yereriz. Ataturk'un ustun vasiflari, sadece ulkemizde degil, butun dunyada bilinmekte, bunlari gormeyenler onunla genelde hemfikir olmayanlar, apacik sozlerini saptiranlarin, nasil bir gaye icinde olduklarini tahmin etmek o kadar da guc degil.
* Bunlarin icine seriyat sevdasinda olanlari ve Onderimizin millet tarifini hatta anayasayla yasakladigi halde irkcilik olarak saptiranlari dahil edebiliriz.
*Saygilarimla...

antimuhammed
19-03-2007, 19:11
Asıl mühim olan zihniyettir. Konunun başında neden insanların Atatürk ü kötülediklerini açıklamaya çalıştım. Sevip sevmediklerini değil.. Atatürk ü karalayanlar Dinci kesimdir... Yobaz kesim. Elbette her Müslüman böyledir diyemem. Ama tarikatlarda insanların beyinlerinin yıkanması için en başta Atatürk kullanılır. *Bu başlığın açılma sebebi de bu mitleri uyduranların asıl amaçlarını anlatmaktır. Bu tarikatlardan çıkan fikirler normal halka bir şekilde yansır... *

Bütün bunların sonunda giriş bölümünün sonunda sormuş olduğum soruyu Lucky e de sormadan geçemeyeceğim..

Lucky
20-03-2007, 01:47
Bakın ben atatürkün askeri dehasına bişey demiyorum ama sürekli birlileri o olmasaydı şöyle olurdu böyle olurdu gibi laflar ederse antipati uyandırır kaldıki bu tapraklarda yaşayanlar asla esaret altında kalmaz bu ulus mustafa kemal olmasa mutlaka başka atatürkler çıkarır ben genede diyorum
sevgi gönül meselesi ne kanunlarla ne de dayatmalarla birini sevdirilemez daha çok ters tepki yapar
Bugün türkiyede atatürk düşmanları varsa bunun en büyük sorumlusu kemalist düşünce dernekleridir
Bu düşmanlığın bir hastalık olduğunu düşünelim ve iğneyle iyileştirmeyi düşünüyorsunuz siz tüm iğneleri birden yapmaya kalkarsanız bugünki duruma gelirsiniz hastayı daha beter yaparsınız
Atatürk adı okadar kirletildiki herşeyle atatürkü bağdaştırıl *artık insanların saygısı kalmadı

pante
20-03-2007, 02:07
"Bakın *ben *atatürkün *askeri *dehasına *bişey *demiyorum *ama *sürekli *birlileri *o *olmasaydı *şöyle *olurdu *böyle *olurdu *gibi *laflar *ederse *antipati *uyandırır *kaldıki *bu *tapraklarda *yaşayanlar *asla *esaret *altında *kalmaz *bu *ulus *mustafa *kemal *olmasa *mutlaka *başka *atatürkler *çıkarır *ben *genede *diyorum
sevgi *gönül *meselesi *ne *kanunlarla *ne *de *dayatmalarla *birini *sevdirilemez *daha *çok *ters *tepki *yapar
Bugün *türkiyede *atatürk *düşmanları *varsa *bunun *en *büyük *sorumlusu *kemalist *düşünce *dernekleridir
Bu *düşmanlığın *bir *hastalık *olduğunu *düşünelim *ve *iğneyle *iyileştirmeyi *düşünüyorsunuz *siz *tüm *iğneleri *birden *yapmaya *kalkarsanız *bugünki *duruma *gelirsiniz *hastayı *daha *beter *yaparsınız *
Atatürk *adı *okadar *kirletildiki *herşeyle *atatürkü *bağdaştırıl * artık *insanların *saygısı *kalmadı "

Lucky kardeşim;
Arkadaşlar anlayamayabilir bazı söylediklerini. Mesela kemalist Düşünce dernekleri ne yapıyor? Nasıl soğutuyor, kirletiyor Atatürk adını? biraz daha geniş izah eder misin?

Bir de bizim toplumumuzda tarih bilgisi biraz zayıftır. Mesela bu ulus Atatürk gibi kimleri çıkarmıştır? İsim olarak örnekler verir misin?

20-03-2007, 02:29
Olur mu Lucky hiç öyle şey. Atatürk olmasaymış bu ulus esir olmazmış. Bu lafları anlaşılan mahsus söylüyorsun. Atatürk olmasaydı hain Vahdettin vatanı İngilizlere teslim edecekti. Onun yaptırdığı fetvalara karşı kelle koltukta Mehmed Akif mi gidecekti? Korkusundan cephe gerisinde sığıntı kalanlar mı?
Atatürk ülkeyi nasıl kurtaracağını hangi devrimleri yapacağını önceden düşünmüştü. Ulus lafını kullanıyorsunuz, o olmasaydı nihayet ümmet olurduk, siz de şimdiki gibi kulluktan çıkmaya bile yakın olmazdınız.

Atatürk gibi insanlar her gün ortaya çıkmazlar, çok enderdirler. Örneğin Muhammet gibi bir Arap düşünüre de 1400 senedir yok.

Atatürk düşmanlığının en büyük sebebi DP dir, dinci yobazlardır. Onların yaptığı teslimiyetçilik sonucu Kemalist dernekler tepki olarak ortaya çıktı ve çoğaldı.

Atatürk adını kirletme olayına koyduğunuz tanı doğrudur. Atatürk'ün adını ağzına almaması gereken idareyi maslahatçılar ve yobazlar bu kirliliği yarattılar.

Atatürk'ün yaptıklarını anlamak için "şu tarihte doğdu, kargaları kovaladı'yı okumak yetmez. Planlı bir şekilde sadece yaşamını okutup ortaya çıkardığı değerlerimizi gözden uzak tuttular.

Siz Türkiye'nin ABD ve AB karşısında sünepe bir şekilde parçalanmaya götürüldüğünü görmüyormusunuz? GSMH verilerinin yönlendirildiğini, artışlarında daha zengin olan zenginlerden geldiğini, halkın yoksulluktan kırıldığını görmüyor musunuz. Mütareke basını ile halkın aldatıldığını farketmiyor musunuz? Diyanet Bşklığına adam atamalarla yobaz yerleştirmelerle sağlığa, çevreye para aktarılamadığını, bütün devlet fabrika ve tesislerinin yabancılara satıldığını, Türk bankalarının %50'den aşağı düştüğünü Hırıistiyan ve arap gavurlarının her şeyi satın aldığını görmüyor musunuz. Hala Atatürk ve Kemalistler kötü ve tehlikeli imalarında bulunuyorsanız demek ki çok kuyruk acınız var.

mep
20-03-2007, 02:29
Lucky *Abim/Ablam hoş geldin.
Bende kızıyom abi Atatürk'e,Yav ne uğraşırsın bırak ne hali varsa
görsün bu millet.Bide kalktı hilafeti kaldırdı.ol halife ver coşkuyu millete
al bi yanınada said'i.ama yok neymiş muassır medeniyet bilmemne!
Bedeviler gibi yaşamak varken,böyle gavurlar gibi yaşıyoz işte.ama
bi gün o günlerde gelir be abim.cüppe sarık gezeriz sokaklarda.Tema
vakfı da inattan vaz geçer Türkiye çöl olursa deveylede gezeriz.zaten
Cemal abim geleceği görüyo deveyi şimdiden hazır etti.Gerisi size kalıyo
abim ''verin elele 1400 lü yıllara geriye''
Tekrar Hoşgeldiniz.

antimuhammed
20-03-2007, 02:30
Peki o yazına bir bak. Kaldıki *atatürk *içkiden *ölen *bir *adam *ne *kadar *güzel *bir *örnek ... *Atatürk *adı *okadar *kirletildi ki diye şikayet eden birisi bunu söylüyor. Çok ilginç. Senin bu sözün kirletmedir asıl..

Askeri dehasını demişsin sadece. O zaman harf inkılabı, kadınlara verilen haklar, halifeliğin kaldırılması, tekkelerin kapatılması, laiklik gibi yaptığı işler pek hoşuna gitmemiş ki sadece askeri dehadan söz ediyorsun.

Cumhuriyete *gelince *demokrasiden *eser *yok *cumhuriyet *padişahları *ve *yaşamlarını *kötüleyerek *kuruldu.

Kurtuluş savaşında İstanbulda ki sarayımı kurtarayım diye İngilizlerle dans eden bir padişah varsa ortada, askerlerin ayağına giyecekleri çarık yokken Balkan Harbinde *Dolmabahçeyi insş eden Padişahlar varsa, halkın yüzde 15 i okuma yazma bilmez halde ise onun yönetiminde bunlara laf demek olmaz sana göre o zaman. *

Atatürkü bu hale getirenler Atatürk değilken sen kalkıp nasıl onu karalayıcı sözler söyleyebilirsin? Sözün onu bu hale getirenlere olabilir. Bu durum da senin takiye yaptığını düşünürüm ben. Yada ne yazdığını bilmediğini..

Padişah yaşantısının olması günümüzde ki yöneticilerin oda Atatürk ün suçu yani. Pes.. Hala günümüzde Kabeyi Melekler inşa ettiğine inananlar var. Ortada bir suç varsa günümüzde o da Türk halkının suçudur.

Sizin gibi önyargılı insanlar varken kirletildi diyip, asıl kirletenleri göremeyen, o asıl kirletenlerin sözlerini tekrarlayan(tarikatlar, hocalar, şeyhler) *daha çok padişah gibi yöneticilerimiz olur bizim...

Atatürk e saygın olmayabilir ama en azından Türkçemize saygı göster özel isimleri büyük yazıver. Ben bile Muhammed, Tanrı yazarken dikkat ederim...

Nova
07-07-2010, 02:02
Güncelleme

TurkceRap
11-07-2010, 17:47
Benim anlamadığım dava Atatürk içkiden ya da başka birşeyden ölmüş olsa ne farkeder?

Sirozdan ölmekle, kalp krizinden ölmek arasında ne fark vardır?

kaldıki Atatürkün ölümünün gerçek sebebi bile belli değilken?

bedevî hayatı özlemi çeken zat-ı muhteremlere soruyorum, Bana Atatürkün suikaste kurban gitmediğini garanti edebilirmisiniz?