Orijinalini görmek için tıklayınız : Gök ve Yer
sys_init
04-06-2015, 22:33
kuranda bir takım çelişkiler olduğunu görebiliyoruz.genel olarak mucizelerin meal zorlaması olduğunu fark edebiliyoruz. fakat son 1 haftadır enbiya 30 ile ilgili verilen cevapları araştırıyorum.verilen cevaplar pek tatmin edici değil.bu ayet ile ilgili ciddi cevapları olan yazarsa sevinirim.lütfen eski mitlerde vardı gibi cevaplar yazmayın eski mitlerde olması inananlar için bir şeyleri değiştirmiyor.
O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?(Enbiya 30.ayet)
Daha önce bu konuyla ilgili yazmıştım. O yüzden kendi yazımıu copy paste yapıyorum:
"Big bang teorisinin kuranda geçtiğini iddia ederler ya. Kuranda dünyanın 4 gün daha sonrada ("Sonra" kelimesine dikkat edin)
2 gün içinde uzay (gök) yaratılıyor. Gök, yerden(dünyadan) sonra gelmiş. Öyle mi? Bu mu bigbang ?Kaynak: Fussilet 10-11 ve 12. ayetleri"
Şüpheci Dinsiz
04-06-2015, 22:39
Sevgili daidalus, sorunuz nedir tam olarak anlayamadım. Bu ayet mucize midir, değil midir? Bunu mu soruyorsunuz?
Eğer bigbang den bahsediyorsanız yukarıda kendi yanıtımı verdim.
Ama sudan yaratılmanın evrim mucizesi olduğunu düşünüyorsanız. Bence kuran evrimden bahsetmez. Olsa olsa ademle havvadan bahseder.
Aksi halde kendi topuğuna sıkardı :)
Nana Buluku
04-06-2015, 22:49
Kuran'da o dönem insanın gözlemi dışında ayet yok. Ayrıca mucize çıkarılan ayetlerin sonunda Allah kendini över. Ayetlerin yazılış amacı bilimsel bilgi vermek değil Allah'ı övmektir.
Bu iki bilgi mucize iddialarını kabul etmemek için yeterli. Hiç detaya girmeye gerek yok.
Kuran'da o dönem insanın gözlemi dışında ayet yok. Ayrıca mucize çıkarılan ayetlerin sonunda Allah kendini över. Ayetlerin yazılış amacı bilimsel bilgi vermek değil Allah'ı övmektir.
Bu iki bilgi mucize iddialarını kabul etmemek için yeterli. Hiç detaya girmeye gerek yok.
Kesinlikle katılıyorum gözleme dayalı ayetler. Yer ve göğün ayrılması olayı. Yer ile göğü birbirine denk görmektir. Halbuki biliyoruz ki yer (dünya) göğe (uzaya)göre devede kulak bile kalmaz. Ama o çağda yaşayan bir insan için yer ve gök birbirine denk gözükür.
Nana Buluku
04-06-2015, 23:03
Kesinlikle katılıyorum gözleme dayalı ayetler. Yer ve göğün ayrılması olayı. Yer ile göğü birbirine denk görmektir. Halbuki biliyoruz ki yer (dünya) göğe (uzaya)göre devede kulak bile kalmaz. Ama o çağda yaşayan bir insan için yer ve gök birbirine denk gözükür.
Gök yukarıda, yer aşağıda. Bu insanlar yer çekimini de biliyordu. Gök kendi kendine yukarı çıkacak değil ya. Biri çıkarmış olmalı.
spartacus
04-06-2015, 23:16
kuranda bir takım çelişkiler olduğunu görebiliyoruz.genel olarak mucizelerin meal zorlaması olduğunu fark edebiliyoruz. fakat son 1 haftadır enbiya 30 ile ilgili verilen cevapları araştırıyorum.verilen cevaplar pek tatmin edici değil.bu ayet ile ilgili ciddi cevapları olan yazarsa sevinirim.lütfen eski mitlerde vardı gibi cevaplar yazmayın eski mitlerde olması inananlar için bir şeyleri değiştirmiyor.
O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?(Enbiya 30.ayet)
Su iki biçimle kullanılıyor, bildiğimiz su ve meni(yağmur damlaları ve birikimiyle göller, dereler, akar sular, her yerden suyla birlikte hayat fışkırtıyor, bunda bilinemez bir mucize aramak gerekmiyor ki?)
buradaki anlayışın temeli Bereket Kültü'dür.
Toprak kadındır, koca memeli. Gök erkektir kocaman penisli. Ve gök penisinden damlaları fışkırtır toprağı döller, topraktan da(rahimden) hayat fışkırır.. Peniste kutsaldır, çevrenize bakın çok sayıda görebilirsiniz ve bunun evvelide dikili taşlardır(ataerkil dönem->neolotik çağın ilk çeyreği)..
Bu su, o su....
Eğer bu su , o suysa büyük ölçüde bu da gözleme dayalı hehehe
spartacus
04-06-2015, 23:20
Eğer bu su , o suysa büyük ölçüde bu da gözleme dayalı hehehe
:)
https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTqyJCt4bvxCLKkD8XtSjCcU7ZoFXCbb DpniI3cE440kazTAlw5
sys_init
04-06-2015, 23:34
@uguler
big bang ile çelişkili olduğunu kabul ediyorum.fakat verdiğin ayete verilen cevapların arasında 12.yy yaşamış kadı beydavinin bile açıklaması var bu konuda summe kelimesi kronoloji belirtmez yani dahası gibi cevrilmesini uygun görür.neyse zaten benim değinmek istediğim konu başka bir takım ayetlere atıf yapmak değil çünkü bilimin dışında da çelişkili ayetler var.
@supheci dinsiz
sadece bu ayet üzerinden inançlı bir insana bunun big-bang teorisiyle uzaktan yakıntan alakalı olmadığını nasıl ispat edebiliriz.
@digercevaplar
cevapların bir çoğu düşündüğüm gibi.fakat yeterli değil.
@uguler
big bang ile çelişkili olduğunu kabul ediyorum.fakat verdiğin ayete verilen cevapların arasında 12.yy yaşamış kadı beydavinin bile açıklaması var bu konuda summe kelimesi kronoloji belirtmez yani dahası gibi cevrilmesini uygun görür.neyse zaten benim değinmek istediğim konu başka bir takım ayetlere atıf yapmak değil çünkü bilimin dışında da çelişkili ayetler var.
@supheci dinsiz
sadece bu ayet üzerinden inançlı bir insana bunun big-bang teorisiyle uzaktan yakıntan alakalı olmadığını nasıl ispat edebiliriz.
@digercevaplar
cevapların bir çoğu düşündüğüm gibi.fakat yeterli değil.
Arapçadaki çoğu kelime lastik gibi her yere çekiliyor. Umarım aradığın cevabı bulursun. Takip edeceğim.
http://www.turkavenue.com/_img/gunes/hayasu.gif
Nana Buluku
04-06-2015, 23:44
@digercevaplar
cevapların bir çoğu düşündüğüm gibi.fakat yeterli değil.
Nesi yeterli değil. ? Verdiğim cevabı yanlışlamak için o dönem insanın gözlemi dışında ki bir olaydan bahseden ayet söylemen gerek.
Ya da başka bir itirazın varsa yaz.
Delinin biri kuyuya bir taş atmış...40 akıllı çıkaramamış hesabı bunu bigbange benzetende iyi zorlamış ama anlamak istemeyene anlatamazsın yinede.
Yıldıztozu
05-06-2015, 00:05
gök ve yerin ayrılmasından bahsediyor.
şöyle ki; eskiden insanlar gökyüzüne baktıklarında yıldızların yere düşmemesine şaşırıyorlardı.
bu yüzden yer ve gök bitişikken ayrılıp gök yukarı kaldırılmış olmalı diye düşündüler.
hatta kuranda göğü düşmesin diye biz tutarız yazar, direksiz tavan yaptık da yazar.
kuranın bütünlüğüne baktığımızda düz dünya vardır ve gök yerin üzerinden alınıp yukarı kaldırılmıştır, göğün genişletimesi de buradan geliyor.
evrenin genişlemesi mucizesine bağlayanlara g.tümle gülüyorum artık:D:D
gök ve yerin ayrılmasından bahsediyor.
şöyle ki; eskiden insanlar gökyüzüne baktıklarından yıldızların yere düşmemesine şaşırıyorlardı.
bu yüzden yer ve gök bitişikken ayrılıp gök yukarı kaldırılmış olmalı diye düşündüler.
hatta kuranda göğü düşmesin diye biz tutarız yazar, direksiz tavan yaptık da yazar.
kuranın bütünlüğüne baktığımızda düz dünya vardır ve gök yerin üzerinden alınıp yukarı kaldırılmıştır, göğün genişletimesi de buradan geliyor.
evrenin genişlemesi mucizesine bağlayanlara g.tümle gülüyorum artık:D:D
Allah, gökleri gördüğünüz herhangi bir direk olmadan yükselten, sonra Arş'a kurulan, güneşi ve ayı buyruğu altına alandır. Bunların hepsi belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. O, her işi (hakkıyla) düzenler, yürütür, âyetleri ayrı ayrı açıklar ki Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız. (http://www.facebook.com/KURANgentr)(Rad suresi:2. ayet) Göğü direksiz yarattım demek yerine yer her şey zaten boşlukta durur bu statik durumdur. Asıl yer çekimin yarattım deseydi keşke:)
http://www.kuranmeali.org/86/tarik_suresi/6.ayet/kurani_kerim_mealleri.aspx
Bu ayete bakarsan su derken meniden bahsediyor.Kuran'da gökten inen su da main diye geçiyor meni de main diye geçiyor , farklı kelime kullanılmıyor.Göklerle yer bitişik iken ayırdık derken ne kastedilmiş pek anlamadım ama vardır bir hikayesi mitolojide güzel hikayeler var , mitoloji diyoruz ama zamanında onlar mitoloji değildi atalarımızın merak ettikleri soruların cevabıydı bunları da düşünmek lazım.
gök ve yerin ayrılmasından bahsediyor.
şöyle ki; eskiden insanlar gökyüzüne baktıklarında yıldızların yere düşmemesine şaşırıyorlardı.
bu yüzden yer ve gök bitişikken ayrılıp gök yukarı kaldırılmış olmalı diye düşündüler.
hatta kuranda göğü düşmesin diye biz tutarız yazar, direksiz tavan yaptık da yazar.
kuranın bütünlüğüne baktığımızda düz dünya vardır ve gök yerin üzerinden alınıp yukarı kaldırılmıştır, göğün genişletimesi de buradan geliyor.
evrenin genişlemesi mucizesine bağlayanlara g.tümle gülüyorum artık:D:D
Gayet mantıklı cevaplar , doğru olma olasılığı yüksek
spartacus
05-06-2015, 00:17
@uguler
big bang ile çelişkili olduğunu kabul ediyorum.fakat verdiğin ayete verilen cevapların arasında 12.yy yaşamış kadı beydavinin bile açıklaması var bu konuda summe kelimesi kronoloji belirtmez yani dahası gibi cevrilmesini uygun görür.neyse zaten benim değinmek istediğim konu başka bir takım ayetlere atıf yapmak değil çünkü bilimin dışında da çelişkili ayetler var.
@supheci dinsiz
sadece bu ayet üzerinden inançlı bir insana bunun big-bang teorisiyle uzaktan yakıntan alakalı olmadığını nasıl ispat edebiliriz.
@digercevaplar
cevapların bir çoğu düşündüğüm gibi.fakat yeterli değil.
Sevgili daidalus
İzah edersiniz, ama kastınız karşıdakinin ikna olması ise, vaktinizi tüketmeyin :)
Su'yun hayat olduğunu develer bile bilir.
Gök ile yer ayrışması ise evvel zaman ilkelliği, big bang ile bağıntısı kurulamaz ama bir akıllı tasarım aşığı dilerse ayağının tırnağıyla bile her bir şeyi bağdaştırabilir, kurgu dünyası, ama önce kendisine, düşünce ve dinledikelrine karşı dürüst ve tutarlı ise uzun boylu savunacağı zaten düşünülemez. Böyle bir Akıllı Tasarımcı bulmak sahil şeridinde kaybolmuş iğneyi bulmak gibidir, ne derseniz deyin o bağlamıştır bir kere, her biri birer ressamdır, nasıl dilerse öyle tablo çizer ve akademik, bilimsel veya mantık, felsefik bir zemin, kaideleri de olmaz-olsa zaten kurgu(spekülatif) tarzı terkederler. Fırçasını sallar dilediği gibi çizer, patladı gök ile yer ayrıldı der, akıllara ziyandır, hadi öyle olsun, Yer neresiymiş o zaman? Yeryüzü ne zaman oluşmuş o Big Bang teorisine göre? :)
sys_init
05-06-2015, 04:51
tekrardan merhaba arkadaşlar..
ortada bilimsel verilerle örtüştüğüne inanılan bir ayet var.mitlerden ya da bir çok eski bilgilerden bu veriler gene çıkartılabilir fakat kurana inananların bir çoğu bu bilgilerin bir tanrı aracılığıyla daha önceden insanlara verildiğine inanıyorlar.bu sebeple tanrıya inanan birisi olaya,insan gözlemleri sonuçu elde edilen veri olarak bakmıyor.şahıslara bir takım çelişkiler gösterildiğinde kendileri bu gibi ayetleri göz önüne alarak çelişkileri kabul etmekten kaçınıyorlar ya da ateist safsataları olarak ele alıyorlar.
zorlama yorum olmadan big-bang ile bir ilişki içerisinde ele alabiliyorlar.yeri bildiğimiz yer, göğüde yer dışındak geri kalanlar olarak ele alınca müslümanların bir çoğunun imanları kuvvetleniyor..
bazen din ile baş etmek oldukça zor gibi görünüyor.
Şüpheci Dinsiz
05-06-2015, 05:21
Sevgili daidalus,
kuranda bir takım çelişkiler olduğunu görebiliyoruz.genel olarak mucizelerin meal zorlaması olduğunu fark edebiliyoruz. fakat son 1 haftadır enbiya 30 ile ilgili verilen cevapları araştırıyorum.verilen cevaplar pek tatmin edici değil.bu ayet ile ilgili ciddi cevapları olan yazarsa sevinirim.lütfen eski mitlerde vardı gibi cevaplar yazmayın eski mitlerde olması inananlar için bir şeyleri değiştirmiyor.
O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?(Enbiya 30.ayet)
İnsan algısı ile kısıtlı yazılmış bir ayet(!) olduğu çok açık.
1- Yer tekil, gökler çoğul olarak geçmiş. Yer dediği Dünya ise, evrendeki diğer gezegenler nedir?
2- Kuran'a göre yer neresi? Gök neresi? Gökler ne? Direksiz yükselttiği, yıldızların da bu gökte asılı süsler olduğu, kıyamette yıldızların dünyaya düşeceği iddiasına bakarsak, insanın kafasını kaldırınca gördüğü atmosferden gök diye bahsediyor olmalı. Yıldızların gerçek büyüklüğünü bilemediği için, dünyaya düşeceğini zannediyor. Geceleri atmosfere çarpıp ufalanırken yanmasından dolayı ışıklı iz bırakan gök cisimlerini bu yıldızlarla karıştırıyor ve şeytana atımlık taş olduğunu iddia ediyor.
3- "O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık" diye soruluyor. Elbette göklerle yer bitişikken ayırdığını kimse görmedi, nasıl görebilirlerdi ki? Soru tam bir saçmalık.
4- Madde maddedir. Gazmış, sıvıymış, katıymış, plazmaymış, başka formdaymış fark etmez. Bu bakımdan "göklerle yerin ayrılması" söylemi, Dünyada gözlem yapmakta olan birinin söylemi olmaktan öte bir anlam taşımaz madde açısından. Çünkü, aslında ayrılan bir şey yok. Madde hala madde, sürekli deviniyor, değişiyor, dönüşüyor. Buna yer-gök diyen biziz, özünde hepsi madde, ışık bile madde.
Madde ve çekim yasaları gereği, ağır olan merkezde, hafif olan üstte oluyor, en hafifi gaz olduğu için atmosfer olarak Dünyanın çevresinde duruyor. Yani, bitişikken ayırdığını iddia ettiği şeylerin hepsi madde.
5- Hemen hemen bütün gezegenlerin, yıldızların atmosferi var. Çünkü madde ve çekim kanunları böyle.
6- Suyun yaşam için önemini bilmeyen insan olduğunu sanmıyorum, hele bu insanlar çölde yaşamakta ise.
Tam çağına uygun insan gözlemlerine dayalı sözler.
Sevgiler
tekrardan merhaba arkadaşlar..
ortada bilimsel verilerle örtüştüğüne inanılan bir ayet var.mitlerden ya da bir çok eski bilgilerden bu veriler gene çıkartılabilir fakat kurana inananların bir çoğu bu bilgilerin bir tanrı aracılığıyla daha önceden insanlara verildiğine inanıyorlar.bu sebeple tanrıya inanan birisi olaya,insan gözlemleri sonuçu elde edilen veri olarak bakmıyor.şahıslara bir takım çelişkiler gösterildiğinde kendileri bu gibi ayetleri göz önüne alarak çelişkileri kabul etmekten kaçınıyorlar ya da ateist safsataları olarak ele alıyorlar.
zorlama yorum olmadan big-bang ile bir ilişki içerisinde ele alabiliyorlar.yeri bildiğimiz yer, göğüde yer dışındak geri kalanlar olarak ele alınca müslümanların bir çoğunun imanları kuvvetleniyor..
bazen din ile baş etmek oldukça zor gibi görünüyor.
Bu insanlar ot gibi mi yaşamış yani bir takım sorular sorup cevaplar vermişler Yıldıztozu arkadaşımızın cevabına bak gayet mantıklı benim kanaatimce öyle olma ihtimalide çok yüksek , sen aptallara laf anlatabileceğini mi sanıyorsun bırak ne hali varsa görsün hayat onun hayatı , dinden çıkarınca eline ne geçecek ki , gerçekten doğruyu bulmak isteyen bulur zaten.Bize düşen bu çelişkileri , yanlışları araştıranlar için göz önünde tutmak , sen yanlışları söylersin gerisi ona kalmış.Dinle başetmek zor felan değil insanlar aptal sadece , en ufak bir hatada tuz buz olacak bişeydir din buna rağmen sayısız hatası varken insanlar görmezden geliyorsa sen ona ne gösterirsen göster değişen bişey olmayacak.Korku baskın gelecek ve bilgisiz olması da korkusunu destekleyecek , bu seviyeye gelmesi kolay değil.
kuranda bir takım çelişkiler olduğunu görebiliyoruz.genel olarak mucizelerin meal zorlaması olduğunu fark edebiliyoruz. fakat son 1 haftadır enbiya 30 ile ilgili verilen cevapları araştırıyorum.verilen cevaplar pek tatmin edici değil.bu ayet ile ilgili ciddi cevapları olan yazarsa sevinirim.lütfen eski mitlerde vardı gibi cevaplar yazmayın eski mitlerde olması inananlar için bir şeyleri değiştirmiyor.
O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?(Enbiya 30.ayet)
Hos geldiniz daidalus,
Ciddiyim.
Kafirler, goklerle yer ayrilmadan once de var miymis, ki ayrilmayi gormus olsunlar?
Su'yun hayat olduğunu develer bile bilir.
:lol:
Bir de, sadece boynu degil, hicbir yerinin dogru olmadigini...
sys_init
05-06-2015, 12:44
" 7.yy ile 21.yy arasında bu ayetin herhangi bir anlam içermediği hatta çoğu insana göre o dönemlerde bu gibi ayetler saçmalama olarak bile ele alınabilir.."
cevaplar için teşekkürler,okudukları cevaplardan daha sağlam cevabı olan arkadaşlar varsa yazmaya devam etsinler.bizde bu bilgilerden yararlanalım.
Vefik Sami
05-06-2015, 13:23
Yer ile gök "bitişik" iken kim görmüş ki; "Kâfir"ler görsün ?
Dinlere göre, Âdem'in yaratılışı dünyanın yaratılışının tamamlanması sonrasındadır.
Kaldı ki; canlılık için bu gereklidir.
Bu durumda "görmediler mi" sorusu sadece "kefere" için değil, aslında herkese yönelmiş görünüyor.
Zannediyorum; dünyanın yaratılışı hususunda o zamanlar genel kabul gören bir düşünce yer ile gök'ün "bitişik" olduğu söylemi. Muhtemelen müslümanların "müşrik" olarak nitelendirdiği kesim de bunu böyle kabul etmiş. Allah da "Pislik" olarak nitelediği müşriklerin bu ön kabulünden kendisine "pay" çıkarıp "Biz ayırdık" demekte.
Gök'ü "direksiz" diktiğini iddia eden de kendisi olduğuna göre, bu tip ifâdeleri ciddiye alıp bilimsel bir temele oturtma çabaları abesle iştigâl olacaktır.
" 7.yy ile 21.yy arasında bu ayetin herhangi bir anlam içermediği hatta çoğu insana göre o dönemlerde bu gibi ayetler saçmalama olarak bile ele alınabilir.."
cevaplar için teşekkürler,okudukları cevaplardan daha sağlam cevabı olan arkadaşlar varsa yazmaya devam etsinler.bizde bu bilgilerden yararlanalım.
Kardeş Allah'tan ayet gelmiş o zaman , hadi cihata gidelim cennetten mahrum kalacağız yoksa , nasıl bir cevap arıyorsun anlamadım ki , kendin için mi cevap arıyorsun başkaları için mi? ilk başta bunu itiraf et bence kendine , 7. ve 21. yüzyıl arasında herhangi bir anlam içermediğini kim söylüyor , bu kadar yüzyıl anlam içermiyormuş şimdi mi içermeye başlamış :), bigbang 1920'lerde hipotez olarak atılmış ortaya 1920'ler 21. yüzyıl olmuyor + bu teoriye sunulan alternatiflerde var bana da çok saçma geliyor bu teori , ilerde belki kullandığımız malzemeler geliştikçe ve bu sayede daha iyi sonuçlar verecek deneyler yaptıkça bu teoride yanlışlanacak o zaman ne diyecekler acaba , emin ol bulurlar yine bişeyler kafa basmıyor çünkü , bunları kim ortaya atıyor onlara da dikkat et bireyler konuşmaz bu meseleleri gruplar ortaya atarlar nurcular , fetullahçılar , felancılar , filancılar neden biliyor musun adamların sermayesi din çünkü , dini bir şekilde daima güncel tutmaları lazım.Mitlerle açıklama bir anlam ifade etmez diyorsun , 7. ve 21. yüzyıllar arasında anlam içermediğini söyleyen adama verilebilecek en sağlam cevap Allah gönderdi bu ayeti demektir , o da bunu istiyordur zaten.
Soruna hala yanıt alamadın mı kardeş? Big bangle yer gök ayrılması ne alaka bunu anlatmak çok basit aslında. Bir bang olduğunda yer yoktuki
gökten ayrılsın.
http://https://www.youtube.com/watch?v=nvMtgUBUkuI
Nana Buluku
05-06-2015, 16:50
Bir bang olduğunda yer yoktuki
gökten ayrılsın.
Yeri oluşturan madde ve enerji vardı.
Mucizeyi iddia edenler böyle diyor. :)
Yeri oluşturan madde ve enerji vardı.
Mucizeyi iddia edenler böyle diyor. :)
Ne gök müş arkadaş o kadar öldür,4 kadın al,kadını döv diyen ayet varken buna hala mucize diyen varsa bırak müslüman kalsın zaten
sys_init
05-06-2015, 19:00
yazdıklarımdan yanlış anlamlar çıkaran arkadaşlar var.
yazdıklarımdan yanlış anlamlar çıkaran arkadaşlar var.
Şartlı ateist refleksi.. Şimdi benim bu yazdığıma da aynı refleksle cevap verecekler çıkarsa şaşırmam.. ;)
Felâsife
06-06-2015, 02:01
O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık. Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?(Enbiya 30.ayet)
3- "O kâfir olanlar, görmediler mi ki, göklerle yer bitişik bir halde iken biz onları ayırdık" diye soruluyor. Elbette göklerle yer bitişikken ayırdığını kimse görmedi, nasıl görebilirlerdi ki? Soru tam bir saçmalık.
Kafirler, goklerle yer ayrilmadan once de var miymis, ki ayrilmayi gormus olsunlar?
Yer ile gök "bitişik" iken kim görmüş ki; "Kâfir"ler görsün ?
Bilirsiniz, bilirsiniz :third:
Tabi burada bir bilinmezlik varsa, o da eldeki bilgilerin Molallar tarafından yazılması çizilmesi hasebiyledir, bu da kuranda ki ikili sistemi es geçen, hayalinde bir Tanrı yaratıp ona inanan, molla kafasının dayatmasıdır.
Herneyse sizi öteki tasavvufa çekeyim biraz, yani kaderci tasavvufa, olacak olan olur diyen tasavvufa, herşey yerli yerindedir gören tasavvufa...
Bakalım bunu neden kafirler bilirmiş irdeleyelim azcık.
Öncelikle kuran “O hem iki doğunun, hem iki batının Rabbidir.” (Rahman, 55/17) der.
Şimdi bu ayet kafadan saçma bir ayet gibi gelir, iki doğu ne demektir, neresidir, akla mantığa hiç uymaz vs.
Rahman süresi dikkat ederseniz zaten şiirsel bir suredir, aynı nakarat bölümü 30 kere filan geçer, oysa kuran kendini şiir olarak görmezken, kabul etmezken, bu şiirsel anlatımı kullanır.
Şiir demek sembolizm demektir anlayan için, zaten özünde VAHY ham bilgidir ki olay dönüp dolaşıp sembolik anlamlara gelir dayanır.
Bu gibi ayetlede kuranın kastettiği insandır, dünya insandır, gökler yerler insandır.
Bu insanda "İman ve İnkar" diye ikili sisteme tabi olduğu için, kuran bunların insandan ayrılmasını ister, güyâ sadece İman ister!
Fakat aynı Allah kendince sistemin bütünüdür, yani HÂDİ ve MU'DİL isimlerini de vardır.
Bu açıdan bakınca hiç kimse onun iradesinden öte, kendi kendine İMAN da edemez, İNKAR da edemez. Mülküne hakimdir yani.
Şimdi iki doğu burada İMAN ve İNKAR 'dır.
Her ikisinin de doğusu, kendincedir ve kendincede batar.
Yani doğunun biri İman, diğeride İnkardır ki tamamen sembolik anlamdır bunlar.
Her ikisinde HAYAT vardır, bir nevi tuzlu su, tatılı su gibi, ikisinde türlü türlü canlılık barındırır ki gerek İman ehline gereksede İnkar ehline bakın, ikiside çok güzel bir yaşam yaşayacaklardır, yaşıyorlar zaten.
Gelelim yer gök meselesine, ve bunu özellikle de İnkarcıların bilebilmesine.
İman ehli bunu bilemez, çünkü İman ehline göre "her insan İslam fıtratı üzere doğar" ve buna İman etmek mecburidir adeta, İnsan sonradan bunu değiştirir vs. diye inanırlar.
Yani İman ehline göre, İman ve İnkar ayrı olup, Yerler gökler İman nazarında hiç bir zaman bir olamaz, yani İman ve İnkar ayrıdır, aynı değildir.
İNKAR ehline gelince, aslında İnkarın ileri boyunda İnkar diye birşey de yoktur, bu İman olduğu için böyle zıtlık görünür.
Bir insan doğduğunda ne iman ne inkar üzere doğar ki ne iman vardır, ne inkar vardır bu çocuk için.
Yani, ne yer(inkar) ne gök(iman) bir birinden ayrıdır, aynıdır.
İMAN ehli bunu bilemez işte, Cennet ve Cehennem zaten ayrılıklar dünyasıdır ki İman ve İnkarın aslında TEK olduğunu, bu açıdan bir anlamı olmadığını anlatamazsınız.
Lakin bu anlamsızlığı İnkarcı bilir.
İşte Kaderci tasavvuf tam bu noktada, İnsani Kamil kavramı bile İman ve İnkarı cem etmek olarak ele alır ki, İnkar tasavvufun öteki yüzüdür.
Kapsına gelen putperest olsun, mecusi olsun, şarhoş olsun, kim olursa olsun, onu sevmekten bahseden bir öğreti, İnkarı dışlayamamasının sebebi budur. İnkar onun diğer yarısıdır çünkü.
İnkar, bir sufinin İman etmesi gereken bir şeydir.
Başka değişle, İman ve İnkar birleşmek için vardır.
Unuttum, din-diyanet kaldı benden.
Bu ne mezhepdürür, dinden içeri.
Dinin terkedenin küfürdür işi,
Bu ne küfürdür, imandan içeri.
Yunus Emre
Tabi terki terkte filanda vardır ki, olay karışıktır, hayat sadece İman ve İnkarda değildir, iman inkar olayları insanı yoran, yorucu işlerdendir vesselâm.
Özetle bunu kafirlerin bilmesi meselesini, kaderci tasavvufçular da bilirler.
Sevgiler
Bilirsiniz, bilirsiniz :third:
Yok biliyoruz da, basligi acan arkadas, inanirlara iliskin yorum yapip, dinle basetmenin zorlugundan bahsettigi icin bu sekilde soru yonelttim ornegin kendi adima.
Guzel, tasavvufla aciklamissin.
Diger yandan yer, gok, sag, sol, yukari,asagi nedir sence, o doneme gore ? Sen bir dusun, bu baslikta degil ama baska baslikta acariz, mevzu derin zira bu basligi da bastan cikarmayalim.:D
cenkvarol
06-06-2015, 10:26
nereden geliyor bu bitişik ayrılmış yer gök safsatası?
basit düşünelim, tıpkı binlerce yıl önceki gerçek bilgiden yoksun insanoğlunun sadece gözleme dayalı düşündüğü gibi.
ufka doğru baktığınızda neyi görürsünüz, ufuk çizgisinde yer ve gök birleşir, daha doğrusu size birleşmiş gibi gözükür, ufukta birleşen yer ve gök sizin üzerinizde nasıl durur, birbirinden ayrılmıştır, birisi sanki onu alıp sırf sizin üzerinizde birbirinden ayrı tutmuştur.
Enbiya 30'un girişindeki ifade "görmüyorlar mı" şeklinde de çevriliyor, bizden şu an itibariyle görmek istediğimiz şey nedir, işte bu ileride, uzakta birleşik duran ama üzerimizde birbirinden ayrılmış olan yer ve gök, bunu her zaman görürüz, kafirlerden görülmesi istenen de bu.
yer ve gök bitişik yok ayrı safsatasının buralardan gelmiş olabileceğini düşünüyorum, dünyanın yuvarlak olduğu bilinseydi bu safsata tek tanrılı dinlere kadar uzamazdı tabi.
Felâsife
06-06-2015, 12:20
Yok biliyoruz da, basligi acan arkadas, inanirlara iliskin yorum yapip, dinle basetmenin zorlugundan bahsettigi icin bu sekilde soru yonelttim ornegin kendi adima.
Eyvallah.
Guzel, tasavvufla aciklamissin.
Diger yandan yer, gok, sag, sol, yukari,asagi nedir sence, o doneme gore ? Sen bir dusun, bu baslikta degil ama baska baslikta acariz, mevzu derin zira bu basligi da bastan cikarmayalim.:D
2 boyutlu bir düşünce sistemine tabi olan bir Milletin, ne düşündüğü zaten ortada iken, o dönemin düşünce sitemini anlamak zor olmasa gerek, çok yüzeysel düşünüyorlar, derinlik hiç yok, zaten bugünde aynı düşünüyorlar, 3. boyut problemi var yani, Namaz bile onlar için ölene kadar tapınmadır, aksiyondur ki buda bitmez...
Hal böyle olunca gök deyince göğe bakmaları normaldir, "Kuran Arapçadır, manası Rabçadır" diyenler boşa demiş olmasalar gerektir. Rabça ise zaten sembolizm demektir.
Tamam, bana uyar, sembolizmden dönenin yönü şaşsın. :D
Şüpheci Dinsiz
06-06-2015, 12:22
Sevgili Felâsife,
Herneyse sizi öteki tasavvufa çekeyim biraz, yani kaderci tasavvufa, olacak olan olur diyen tasavvufa, herşey yerli yerindedir gören tasavvufa...
Bakalım bunu neden kafirler bilirmiş irdeleyelim azcık.
Bu tasavvuf kasmaları bana hep "azimli sıçan (farenin azmanı) taşı delermiş" atasözünü hatırlatır.
Düşünebilen birileri kellesi gitmesin diye özel bir dil kullanarak fikirlerini yazmış, ardılları "imam yellenirse cemaat defekasyon yapar" atasözüne uygun hareket etmiş. İslam veya diğer dinlerin balon gibi şişmesine benzer şekilde, asıl ana fikir şirazesinden çıkmış, nerelere varmış.
Bir örnek vereyim.
Orgazm'ın insana yaşattıklarını yazmasını isteseydik milyonlarca farklı hikaye elde ederdik. Bunların içinde o anda Tanrıyı gördüğünü söyleyen de, partnerini Tanrı olarak gördüğünü söyleyen de, cenneti gördüğünü söyleyen de, ayaklarının yerden kesilip uçtuğunu söyleyen de olacaktı. Halbuki olay eni konu bir sevişme, ne olduğunu anlamak mı istiyorsun, seviş gitsin, ne hissediyorsan kendine, olay kişisel, nasıl hazırlandıysan, nasıl bir ortamdaysan farklı hissedeceksin. Herkes farklı yaşayacak, farklı hissedecek, belki bu sefer şirinleri görecek.
Anlatılması değil yaşanması gereken bir olayı kürek kürek uluhiyet sosuna batırıp niye anlatıyorsun? Anlatma yau.
Tasavvuf yaşama, gerçekliğe dair bir şey değil bana göre. İmam-cemaat ilişkisindeki imam, muhtemelen imam olma niyetinde değildi, sözlerini bu niyetle söylememişti, ama cemaat diye defekasyon için işaret bekleyen bir güruh varken pırt etmenin alemi var mı?
--/--
Konu başlığına dönecek olursak, apaçık olduğu iddiasında olan Kuran'ın, bir ayetinin hakkında pek tasavvufi cemaatin pırt ve cırt'ları olarak görüyorum. Yine de tebrik etmek lazım, iyi kasmışlar, iyi denemeymiş ama olmamış.
Aktardığınız için teşekkürler. :)
Sevgiler
sys_init
06-06-2015, 12:24
@felasife
yaklaşımınız ilginç.sanırım mistik bir hava içerisindeydiniz önceleri.
@cenkvarol
bu tarz yaklaşımlarlada cevap verilebilir.fakat önceki cevaplarımda inançlı insanlar için bir anlam ifade etmediğini belirtmiştim.
Felâsife
06-06-2015, 13:09
Sevgili Felâsife,
Bu tasavvuf kasmaları bana hep "azimli sıçan (farenin azmanı) taşı delermiş" atasözünü hatırlatır.
Sevgili Şüpheci Dinsiz
Kimse mükemmel değil, bu abilerimizde mükemmel değil, hatta bir sürü yanlışlarınıda yazabilirim bu abilerimizin, zaten yazmışımdırda, hiç sorun değil.
Olayın güzelliği böyle bir yol açmışlardır, bununda bir sonunun olmamasıdır, git gidebildiğin kadardır.
Tasavvuf yaşama, gerçekliğe dair bir şey değil bana göre.
Aynen öyledir, bu hayatı "büyük bir rüya" olarak gören bir anlayış, bu hayatın gerçekliğiyle bağdaşmaz. Neticede bu hayatın bir rüya olduğunu aklı başında kimseye anlatamazsınız, hatta dindarlar bile bu kabul etmez, kimse etmez.
Eden kabul eden bir dindar varsa gelsin, hodri meydan, namazı niyazı bırak diyelim bakalım bırakacak mı?
Rüyadan insan sorumlu değildir nasıl olsa bırakamayacaktır, çünkü burası RÜYA değildir, gerçektir ona göre.
Ama tasavvuf olaya tersten bakar ve herkesin gördüğünü görmek, herkesin gittiği yoldan gitmek gibi prensibi yoktur.
Önce tersi anlayacaksın, düz sonra anlaşılır öğretisidir adeta, tuhaflığı buradan gelmektedir.
Konu başlığına dönecek olursak, apaçık olduğu iddiasında olan Kuran'ın, bir ayetinin hakkında pek tasavvufi cemaatin pırt ve cırt'ları olarak görüyorum. Yine de tebrik etmek lazım, iyi kasmışlar, iyi denemeymiş ama olmamış.
Kuranı anladığını iddia edenler Mollalar, onların tab ettiği kitapları okuyor herkes, bu onların dünyası, kimselere vermezler kitaplarını, zaten bizlerde onu okumuyor muyuz.
Öteki türlü tasavvufa göre Ap-açık meselesi zaten açık, lakin apaçıklık kendi içinde kör noktaları olan bir şeydir.
Bu tıpkı insanın (malumdur) görüş açısının 10-15 derece kadar olması gibi bir şeydir, insan ne 360, ne 180 derece bir görüş açısına sahiptir, diğer açıları flu, bulanık görür, ki bunada bakar körlük, algıda seçicilik gibi adlandırırız ki gözümüzün önünde ki şeyi görmeyiz.
Adeta zihnimiz bize oyun oynar, Oysa o önümüzdeydi ama göremeyiz, sadece odaklandığımız şeyi görürüz. Ki bu bile çoğunca tam odaklanamadığımız için gözümüzden çok şeyin kaçması demektir.
Teşekkür ederim, sevgiler.
@felasife
yaklaşımınız ilginç.sanırım mistik bir hava içerisindeydiniz önceleri.
Doğru aslında, eyvallah.
%50 bir paya sahiptir hayatımda kendileri.
sys_init
06-06-2015, 19:38
ülkede tasavvuf denilince panteizm ile ilgili görüşler veya dönmeler(mesnevi akım) akla geliyor da o yüzden sordum.
Felâsife
06-06-2015, 19:58
ülkede tasavvuf denilince panteizm ile ilgili görüşler veya dönmeler(mesnevi akım) akla geliyor da o yüzden sordum.
Tamam.
Doğrudur, herşey o diyenden, o herşeydir diyene, ikiyi bir edenden, tarikatçılarına, ruhçularına kadar pek çok seveni, SAHİPLENENİ var.
Aslında tasavvuf kimseye bir şey vaat etmez ama vaat edenlerde çok olunca, matah bir şey zannediliyor, oysa hiç öyle değildir.
kurana göre dünya DÜZDÜR...
bunun kanıtlarından birisi de KIBLE olayıdır...
hani namaz kılarken - ölüyü gömerken - kurban keserken yönelinen istikamet....
neden mi ?
şu yüzden :
https://scontent-cdg2-1.xx.fbcdn.net/hphotos-xfa1/v/t1.0-9/s720x720/481513_306703779430861_853676754_n.jpg?oh=a61fa5c1 654b69cd4caeb1897e08244c&oe=5613CFBC
görüldüğü gibi dünya düz olsaydı - kıble doğrultusu - yani kıbleye yöneldiğinizde istikametiniz doğru şeklinde - mekkeye - kıbleye doğru olurdu....
ama maalesef dünya KÜREDİR......yani kıbleye yöneldim derken - bambaşka yerlere yönelmiş oluyorsunuz...
düşünsenize bir de uzaylılar varmış - yöneldiğin yerde tam o uzaylının helasıymış ?...
farzediyoruz tabi....yoksa uzaylı var diye iddiamız yok ? !! :D
vay zavallı, çok zavallısın harbiden ;
Dünya düz diye kuranda bir ayet yok, saçmalama, dünya kelimesi geçmiyor orada, siz kendiniz uydurmayın, oradaki kelime dünya değil, toprak diyor, arazi diyor,
arazidekileri düzlükleri artırdı diyor, bu gezegenin coğrafik özelliği.
Dış özelliğini dememiş. Sen diyorsun.
İkincisi namaz kılarken dünya yuvarlak da olsa o tarafa döneriz, çünkünün Dünyanın manyetik alanı vardır. İnsanda da bu vardır. Auro denir (ingilizcesi aurora).
Muhteşem bir seyir ISS (uluslararası uzay istasyonu) den
https://www.youtube.com/watch?v=a7s8vnuknPY
Bu enerji hatları insandan çıkan enerjiyi, dünyanın altın oran noktasında yer alan kabe merkezine iletirler, kabeden de dünya dışına iletilir. Kabenin uzaydaki diğer karşılığı ise yine bir kabe dir. Bunlar senkron hareket ederler.
Belli vakitler kerahat vakitlerdir bilirsiniz mi bilmem. Güneş tam doğarken / tam tepede iken ve tam batarken namaz kılınmaz, bunun sebebi dünyanın o bölgesi için iletimin kesilmesidir. Bu yüzden o vakitlerde namaz kılınmaz..
Yani namaz kılmak bakın, bir astronomik karşılığı var, yönlenme, uzay zaman konumu, belli vakitler (ki o vakitler yine güneşin astronomik pozisyonları ile ilgili), kabe nin konumu dünya altın noktalarından biri (toplamda 4 adet altın oran noktası var, kabe karadaki tek nokta diğerleri denizde)...