PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Hırant Dink Kürt Sorunu


Boolean
17-08-2015, 07:43
Kürtçü arkadaşlar için videodan aldığım notlar;

"Kürt sorununun Türkiye'deki sorunları kilitleyen bir sorun olduğunu düşünüyorum."

"Türkiye'nin demokratikleşmesini de kilitleyen bir sorun olarak görüyorum."

"Türkiye'deki Kürtler, Türkiye'den kopuşa giriyorlarsa, Irak'taki devletin varlığını da tehlikeye atıyorlar demektir."

"Son zamanlarda, Türkiye ile birlikte kopuşu gördüm. Bu çok tehlikeliydi."

"Bir Türkiyeli olarak düşündüğüm tek bir şey var, Türkiye'nin demokratikleşmesi."

"Bugün akıllı bir Kürdün, düşünmesi gereken tek şey Kuzey Iraktaki devletin komşularıyla iyi geçinmesidir."

"O devletin topraklarının genişletilmesinde verilecek değişik faaliyetler, bu büyük bela açar."

"Ermenistanın daha büyük toprağa sahip olması, bunlar benim hedeflerim olmaz."

"Bugün söyleyeceğim tek bir şey, dağa çıkmış insanların silahlarını da bırakarak, silahlı çatışmanın olmadığını gösterebilmeleridir."

"Kürtlerin, barış ve birlikte yaşama azimlerini samimiyetlerini ortaya koymaları lazımdır."

Hırant Dink akıllı bir Anadolu insanıydı. Türkiye'nin doğusunda bir Kürdistan ve PKK hareketinin Türkiyeli Kürtlere nasıl zarar verdiğini, Türkiyedeki demokrasi taleplerini ve genel tüm insan hakları mücadelesini nasıl baltaladığını görmüş normal olarak.

https://www.youtube.com/watch?v=hkDLdjOVKjI

Boolean
17-08-2015, 08:22
Genel olarak Ermeniler Kürtlerden daha akıllı davranıyorlar. Tarihte de böyleymiş, şimdi de böyle.

Gerçi ben Ermenilerin Türklerden de akıllı olduklarını düşünüyorum ya!

Hıristiyanlık dininde kalarak, ince akıllarını kaybetmemişler çünkü.

Lakin Türkler ve Kürtler öyle değiller.

Türkler de Osmanlı'dan beri devlet yönetiminden gelen, Bizans'tan kalan idaresel yapı edinmiş, 3-5 bir şeyler öğrenmişler.

Fakat Kürtler'de bu da yok.

Onun için;

Kürtler içerisindeki bir grup, sırf aç gözlülüklerinden. Tamamen açgözülük, eyalet sistemi, daha sonra Kürdistan hedefiyle Irak ve Suriye'de kurulacak devletten de olacaklar.

İnsanda azcık akıl olur.

Kendi tankını üretmek üzere olan, helikopter üretmeye başlamış, ülkesinde uçak üreten bir ordu var.

Bu ordu toprak verir mi sana?

İyi geçinmen gerekirken, daha niye dikleşiyorsun sen yani.

Türkler eyalet sisteminin Büyük Kürdistan'a kapı açtığını görmücek kadar, moron mu?

Yer mi bunu Anadolu çocuğu?

Biz bayrak fetişizimini, Türklük şovenizmini azaltmaya çalıştıkça bu salak PKK, yaptığı saldırılarla daha da bunu arttırıyor.

Bakın AKP'nin maşası oldular anında gerizekalılar.

Çünkü kafa yok işte.

spartacus
17-08-2015, 09:19
Bak Boolean

Bu konlar böyle tartışılmıyor. Bırakın şu PKK'yı(sanki her şeyi belirleyen yegane güçmüş gibi)...

Bu ülkede faşizm bir damar, neredeyse atar damar.

Hitler'in akıl hocası İttihat Terakki'dir.

İttihat Terakki Ermenileri, Nazilerde Yahudileri yok etti....

Bu gün Almanya akıllıca bu damarı keserken, bizde ise sözümona kendilerine milliyetçi diyenler devam ettirdi, ettiriyor. Üstelik hakim ideoloji! Uluslararası İstihbarat Örgütlerince kullanılmalarıda cabası...

PKK'nın politiklarını tartışmak çözüm değil, zaten politkalarını bazen filliyatlarını belirleyen bir yerde istihbarat örgütleri de. Beri yanda devletin poltikalarını belirleyen de farklı değil, bazı fiiliyatlarını da, 1960 da yerleşen Gladyo, şimdi devleti yönetiyor.

Tartışmamız gereken coğrafyadır, coğrafyanın insanları, hayat koşulları ve hakim ideolojiler ve toplumun bu ideolojilerden nasıl kurtulup, arınacağı, bilinci vb.

Kendine yapılmasını istemediğini, başkasından bekleme, o halde başkasına da yapma. Bir halk ayrılmak isterse uzay geminde olsa çözüm olmaz, Kürtler kardeşlik istiyor, üvey evlat olmak istemiyor, bilinçli Türklerde aynı şeyi istiyor, neden kardeş, kardeşe yalakalık yapsın ki? Birde ne zaman sussalar, katliamlara maruz kalmışlar, susmak çözüm değil, çözüm birliktelik, ayrımcılığın bitmesi, bu yüzyılda köhne şeylerin siyasetten men edilmesi, çözüm basit, zor olan fiiliyat.

Boolean
17-08-2015, 10:25
Tamam da ben içimden geçenleri söylüyorum. Sizler gibi ideal veya bir sorumluluk taşımıyorum ki;

O coğrafyanın insanlarından Kürtler bu kafayla giderseler, ezilen halk olarak kalmaya devam edecekler.

Nasıl ki; Türkler devleti kutsallaştırmışlarsa, Kürtlerin de PKK'ya karşı gözleri kör.

Nasıl ki; Türkler Atatürk olmasaydı olmazdık diyor. Yıkılırdık, mahvolurduk, babamız kimdi bilemezdik türünden ona hayatlarını borçlu sanıyorlar. Kürtler de PKK'ya karşı aynı sözleri ediyorlar.

Kürtler içinde kafası çalışan lider çıkmıyor, çıkmamış.

Hitler'in akıl hocası İttihat Terakki'dir.

İttihat Terakki Ermenileri, Nazilerde Yahudileri yok etti....

MHP'nin aldığı oy kaç yani? HDP'nin 3 puan üstü.

PKK silah bıraksa, bu ittihat ve terakkici %13 de, en fazla 5 sene içinde yok olup gidecek.

PKK'yı koruyup, eleştirmeyenler, kollayanlar da ülkenin demokrasi gelişimine engel oluyorlar.

Gerçek hayatta toplumların fayda ve zararları taktik ve politikalara göre belirleniyor, 15 sene önce silah bırakması lazımdı bu örgütün taktiksel olarak (eğer Kürt haklarını savunuyorlarsa) fakat hala silahla iş yapmaya çalışıyorlar.

Bir ülkenin ordusuna silah bırak diyemeyeceğimize göre;

Bir halk ayrılmak isterse uzay geminde olsa çözüm olmaz, Kürtler kardeşlik istiyor, üvey evlat olmak istemiyor, bilinçli Türklerde aynı şeyi istiyor, neden kardeş, kardeşe yalakalık yapsın ki?

Bunun yalakalık yapmakla alakası yok. Türkiye'de demokrasinin oturması için, Türkiye sınırları dışında Kürt devletini güvence altına almaları için bu gerekiyor.

Ayrıca;

Doğudaki Kürt halkı ne isteyip, ne istemediğini bilmiyor. Başlarındaki adamlar karar veriyor. Siz şunu istiyorsunuz diye bence.

Bu da normal zaten bana göre;

Batı bölgesindeki halkın toplumsal bilinç ve duyarları ne kadar açık ki; doğudaki halkın açık olacak. Eğitim seviyesi daha düşük, aşiret sistemimin hüküm sürdüğü bir bölge.

Kürt aydınları kimlerse bilmiyorum. Zayıf yani bence.

Şu an aklı başında bir kürt aydını böyle özerklik, şu bu gibi eylemlere karşı yapmamamız diye öğüt vermesi lazım kürt halkına, bağıra bağıra PKK'yı eleştirmesi lazım.

Okuyorum ben Kürt haber ajanslarından PKK'nın haberlerini.

Onları istihbarat örgütlerinin yazdırmadığını, şu an yapılan eylemlerin de Kandil'in emirleri doğrultusunda gerçekleştiğini tahmin ediyorum.

Kurdistannn
17-08-2015, 13:34
Boolean, sen bu mevzuyu takıntı haline getirdin.

Yukarıda Hrant Dinkin söylediklerinin çoğuna kimse karşı çıkmaz sanırım.


Bu arada bir not: Bugün Türklerin çoğu, özellikle sağcı ve türk milliyetçilerinin nerede ise tamamı; Hrant için, iyi oldu, geberdi diyor.
Hrantı savunan yine bizleriz.

Hatta Hrantı anmak için yürüdüğümüzde, bize ermeni döllerisiniz diyenler bile oldu.

Hrant gibilerin dönüp dolaşacağı yer bizim yanımızdır. Statükodan ekmek yok onlara.

Hrant ne demiş: "Bir Türkiyeli olarak düşündüğüm tek bir şey var, Türkiye'nin demokratikleşmesi."

Bunu demokrat ve çağdaş herkes ister. Ama bu çok zor. Olmayacak. Çünkü ülkede azınlığız.Kimse bu ülkede %30-%40 arasının taleplerinin(CHP+HDP nin taleplerini) s.klemiyor. Çünkü bize ve bizim oyumuza ihtiyacı yok ülkeyi yönetenlerin. O %70 e yakın sağ pastayı kim alırsa ya da kimler alırsa, ülkeyi onlar yönetiyor.
Diğer sağ partilerin tabanlarının demokratikleşme anlamında evrimleşmelerini bekleyeceğiz ki, ölme eşşeğim ölme.

Yani,demokratikleşme herkesin isteği. PKK nın asker vurması ise hepimizin eleştirdiği nokta. Sadece bu süreçle alakalı değil. Ben 15 yıl önce de bunu eleştirirdim, 20 yıl önce de...Sonuçta askerler, gariban anadolu çocukları...

Kenan Evrenleri vurmalıydı PKK, Abdullah Çatlıları...Faşizmin ele başlarını vurmalıydı, askerleri değil.


Velhasıl, karışık işler bunlar.

Boolean
17-08-2015, 14:02
Durum şu ki;

Her Zeus'un günü saldırılar başladı yine ülkede. Belki İzmir'den, İstanbul'dan uzakta geliyodur Hakkari size, fakat benim bulunduğum yerden Türkiye dipdibe gözüküyor. İstanbul ve Diyarbakır aynı yer gibi;

Ayrıca bu olaylar;

Ölen insanlar, patlayan bombalar falan acayip marjinal, acayip anormal durumlar.

AKP tezgahlamış, PKK dahil olmuş olsun.

Bunlar çooook marjinal ve aşırı şeyler bir ülke için.

Kaldı ki;

Bizler dediğin kim?

Sanırım şu yanılgı var. Her sol görüşten olan Kürdistan'a sıcak bakar bir durum yok yani. Şimdi AKP iktidarı var diye, belki ses etmiyorlardır, onu bilemem.

CHP bir kere Kürdistan'ı hayatta kabul etmez. HDP içinde de farklı görüşler var.

Yani senin başka bir topikteki;

"Bir savaş çıksa Kürdistan kurulur" benzeri sözünden de, düşündüm kafamda.

Zeus korusun yarın Rusya Türkiye'ye dalsa, vatan savunmasını bırakıp, düşmanla birlik olup Türkleri vuracak adamlar varmış dedim.

PKK hadi tamam biliyoz da;

İnsanlıktan çıkarıp, kutsallaştırmaya karşı da çıksam, Atatürk belki ondan lazım memlekete.

Kurdistannn
17-08-2015, 14:40
Durum şu ki;

Her Zeus'un günü saldırılar başladı yine ülkede. Belki İzmir'den, İstanbul'dan uzakta geliyodur Hakkari size, fakat benim bulunduğum yerden Türkiye dipdibe gözüküyor. İstanbul ve Diyarbakır aynı yer gibi;
Benim çocukluğum Tunceli de geçti.Silah sesleri arasında uyumamak nedir bilir misin?
Bu olaylara yabancı değilim Boolean. Tabiri caizse kan kokusu ile büyüdük.



Kaldı ki;

Bizler dediğin kim?

Sanırım şu yanılgı var. Her sol görüşten olan Kürdistan'a sıcak bakar bir durum yok yani. Şimdi AKP iktidarı var diye, belki ses etmiyorlardır, onu bilemem.

CHP bir kere Kürdistan'ı hayatta kabul etmez. HDP içinde de farklı görüşler var.
Bu dediklerine katılıyorum.


Yani senin başka bir topikteki;

"Bir savaş çıksa Kürdistan kurulur" benzeri sözünden de, düşündüm kafamda.

Zeus korusun yarın Rusya Türkiye'ye dalsa, vatan savunmasını bırakıp, düşmanla birlik olup Türkleri vuracak adamlar varmış dedim.

Ben de onu diyorum işte. Konjönktür el verdiğinde, o olayı fırsat bilip ayrılacak gruplar var.

Ama çok büyük savaş lazım.Yani, Türkiyenin o bölge halkı ile uğraşamayacak kadar yıpranmış olması lazım.
O zaman kurulabilir.

Böyle olmasını istediğimden değil. Sadece olası bir durumdan bahsediyorum.

Ben, Türkiyeye bağlı bir eyaletten yanayım. Türkçeyi kullanan ama kendi dili ile de eğitim veren, çocuklarına istediği adı koyan vs...
Ben isterim ki, çocuğum Zazaca eğitim veren bir okulda mühendislik okusun. Ama Türkçeyi de bilsin.

Yani Türkçeyi bilmemesi de doğru değil. Benim yeğenlerim Amerikada doğdu büyüdü. Birisi Princeton da okudu, diğeri Florida üniversitesinde. Amerikada doğup büyüdükleri için, İngilizce anadilleri. Amcamın eşi ispanyol. Evde İspanyolca da konuşuyorlar. Ayrıca amcam çocuklarına Zazacada öğretmiş. 3 dili anadil olarak biliyorlar.
Ama çocuklar tek kelime Türkçe bilmiyorlar.Tek kelime dahi...


Ve ben bunun için amcamla kavga ettim. Çocuklar birgün Türkiyeye gezmeye gelirlerse, yabancı turist olarak mı gezecekler, neden öğretmedin vs..dedim. Gerildik biraz...

Her neyse, yani Türkçe düşmanı da değilim, Türk düşmanı da değilim.
Bağımsız ve ayrı bir Kürdistanın doğru olmayacağı düşüncesindeyim. Eyalet sistemini savunuyorum.
Dili ile yaşayan ama Türkiyeyede bağlı, onu benimsemiş bir Kürdistan.

Boolean
17-08-2015, 16:06
Sahte geliyor yazdıkların. Dürüst gelmiyor. Kusura bakma;

Neyse;

Yolun açık olsun.

Boolean
17-08-2015, 18:26
Şunlar adam keserken, Türk Kürt diye bakmıyorlar.

http://www.cumhuriyet.com.tr/Archive/2014/7/31/100571_resource/3.jpg

Türkiye'deki sokak röportajlarını izlerken de, röportajdan ziyade arkada yürüyen insanların şekline, şemaline bakıyorum. İnsanların ellerinde sigara, sokakta dolanıyorlar. (Normalde saygısızca ve ayıp yani bu, kimse umursamıyor bile.) Saçlarını bir ton jöleye çalmış, dövcekmiş gibi bakan, cılız ve kıllı adamlar. Elinde tesbihle dolanan bıçaklarım tipinde yürüyen herifler.

Sonra şu videoyu izledim az önce. Sakallı herifler sokak müzisyenlerine saldırıyor.

https://www.youtube.com/watch?v=bYMnkdfwy_4

Sonra da şunu izledim. Karısı çarşaflı herifler genç çocuklara.

https://vimeo.com/6321780

Moralim bozuldu.

İnsan üzülüyor sonuçta ülkesinin haline.

O nedenle, Hırant Dink'i saygıyla anıyorum.

O olsaydı şimdi asıl mücadelenin Kürdistan, özerklik şu bu değil, mücadelenin ne olduğunu bilirdi sanıyorum. Türkiyeliyim diyen bir Ermeniydi. Ülkesine karşı benim hissetmediğim sorumluluğu duyan bir adam.

Zaten Türkiye bu durumdayken, fırsat bu fırsat diyerek özerklik peşinde koşanlara kıl oldum 2 gündür.

Sokakta müzisyen kovalayan sakallılar yetmiyor, bir de bunlarla uğraşıyoruz.

AKP-MHP hükümet kurarsa, gelecek daha da karanlık yani.

Kurdistannn
17-08-2015, 18:42
Sahte geliyor yazdıkların. Dürüst gelmiyor. Kusura bakma;

Neyse;

Yolun açık olsun.

Boolean, benim kimseden korkum yok. Hayatım boyunca olmadı, bundan sonra da olmaz.
Sanal kahramanlık olsun diye demiyorum ama karşıma Dünyanın en güçlü ordusunu koysan, inandığım neyse tek başıma onu söylerim. Bu yüzden art niyetim ya da başka düşüncem varsa, bunu da açıkça söylerim. Gizli bir ajandam yok.


Sürekli Hrant Dinki örnek veriyorsun, adam Ermeniyim lafını bile çekinerek söylerdi. Demokrasi derse veremeyecek kadar azınlığında azınlığı idi.
Ayrıca, Kürtler ve Zazalar hakkında, bırak da Zazalar ve Kürtler konuşsun. Bize başkaları don biçmeye çalışmasın.Başımıza ne geldiyse ondan geldi.


Tamamen Türkiyeden kopuk bir özerklik isteyen Kürtler ise çok ama çok azdır.

Ayrıca, kimseye kendimizi sevdirmek gibi niyetimiz yok.Biz buyuz.

Boolean
17-08-2015, 18:54
Yahu Eyalet sistemini savunan, Kürdistan'ı da savunur. Yani ne farkı var arasında? Ha Türkiye'ye bağlı olmuş, ha olmamış. Kopup gideceği yer de belli sonuçta.

Türkiyeliyim diyen Kürt ise aynı Hırant Dink gibi ülkesi için mücadele verir. Sence öyleyse benim düşüncem de böyle.

Hırant Dink'in ne zorluklarla karşılaştığını bilmiyor muyuz? Biz de yiyoruz aynı küfürleri Ermeni olmadığımız halde.

Ama sen kafanda Türk, Kürt diye ayırırsın. Ben hayata bakışına göre ayırırım. Düşünce sistemine göre ayırırım. Çünkü ayrım asıl buna göre var ülkede.

Zazalar ve Kürtler hakkında, sadece Zazalar ve Kürtler konuşcaksa, Muhammed hakkında sadece müslümanlar konuşsun o zaman.

Herkes istediği hakkında konuşur.

Böyle bir şey var mı yani. Türklerin yaptıkları nasıl seni etkiliyorsa, Kürtlerin yaptıkları da beni etkiyor.

Kurdistannn
17-08-2015, 19:05
Yahu Eyalet sistemini savunan, Kürdistan'ı da savunur. Yani ne farkı var arasında? Ha Türkiye'ye bağlı olmuş, ha olmamış. Kopup gideceği yer de belli sonuçta.
Kopmak zorunda değil. Anlatmaya çalıştığım bu.
Bu insanlara yeterli tatmini verip, bu ülkenin bir parçası olduklarını hissettirmek lazım.

Hırant Dink'in ne zorluklarla karşılaştığını bilmiyor muyuz? Biz de yiyoruz aynı küfürleri Ermeni olmadığımız halde.
Hrant Dinkin önü açık olsaydı, örneğin Türkiyede Kürtler yarı yarıya ya da çoğunluk olsaydı, fikirleri biraz daha Kürtlere yakın olurdu.
Azınlığın da azınlığı. Elbette temkinli konuşacak.

Ama sen kafanda Türk, Kürt diye ayırırsın. Ben hayata bakışına göre ayırırım. Düşünce sistemine göre ayırırım. Çünkü ayrım asıl buna göre var ülkede.
Yahu neden Türk-Kürt diye ayırayım.
Benim için dar kafalı, yobaz vardır bir de rahatça konuşabileceğim insanlar vardır.İnsanları buna göre ayırırım.
Türk solcuları, şafii kürtler, ülkücüler ve kısmen AKPliler benim için dar kafalı yobaz sınıfındadır. Çünkü genelde bu insanlarla anlaşamam.


Zazalar ve Kürtler hakkında, sadece Zazalar ve Kürtler konuşcaksa, Muhammed hakkında sadece müslümanlar konuşsun o zaman.

Herkes istediği hakkında konuşur.

Böyle bir şey var mı yani. Türklerin yaptıkları nasıl seni etkiliyorsa, Kürtlerin yaptıkları da beni etkiyor.
Düşünceyi eleştirmek başka, bir millete don biçmek başka.
Ben neden Zazaca eğitim almayayım? Bunun olup olmayacağına benden çok neden sen karar veresin?
Söylemek istediğim bu.

Bu kadar basit bir ayırımı nasıl göremiyorsun,anlamıyorum.
Beni çok şaşırtıyorsun.

Sanki senin nikini başkası kullanıyor gibi.

Boolean
17-08-2015, 19:33
Kopmak zorunda değil. Anlatmaya çalıştığım bu.
Bu insanlara yeterli tatmini verip, bu ülkenin bir parçası olduklarını hissettirmek lazım.

İki toplum arasında ortak dil bile kalmamış, nasıl kopmayacak bu? Doğu tarafı Türkçe bilmiyor, Batı Tarafı Kürtçe bilmiyor. Güney'de Kürdistan da var. Doğu tarafı ben zaten batıyla farklıyım diyecek kopup gidecek.

Hrant Dinkin önü açık olsaydı, örneğin Türkiyede Kürtler yarı yarıya ya da çoğunluk olsaydı, fikirleri biraz daha Kürtlere yakın olurdu.
Azınlığın da azınlığı. Elbette temkinli konuşacak.

Hiç alakası yok. Sen çok cesur adamsın, Hırant Dink senden korkak öyle mi?

karşıma Dünyanın en güçlü ordusunu koysan, inandığım neyse tek başıma onu söylerim

Hırant Dink senin gibi inandığı neyse onu söyleyemiyor yani.

Düşünceyi eleştirmek başka, bir millete don biçmek başka.
Ben neden Zazaca eğitim almayayım? Bunun olup olmayacağına benden çok neden sen karar veresin?
Söylemek istediğim bu.

Ben nerede don biçtim? Fakat sen de foruma gelen Türk ırkçısı arkadaşlar gibi dönüşüm geçirdiğinden (iki silah patladı, Kürt milliyetçisi oldun bana göre), ülkede milletlerin ırkların olmayacağını, ülkenin vatandaşları olduğunu kavrayamıyorsun, kavrayamamışsın.

Eğer ülkede bir karar alıncaksa, o karar tüm vatandaşlara sorulur, öyle alınır.

Buna sen de karar veremezsin, ben de karar veremem. Buna tüm vatandaşlar karar verir. Sen eyalet sistemini kurduğunda bu beni etkilemeyecek mi? Etkileyecek.

Öyleyse durum neyse bu halk oylamasına sunulur, Türkiye vatandaşları buna karar verirse bu olur, vermezse bu olmaz.

Bu bu kadar basit.

Siz, Türkiye'de olduğunuzdan olayların içindesiniz. Değişiyorsunuz. Farkında değilsiniz.

Bak foruma ırkçılar geliyor, Türkiye bizden sorulur diyen Türkler, 10 sefer çıkışı yaptım onlara!

Ülkenin vatandaşları olur.

Ülkenin vatandaşları olur.

diye..

Eeee senin yaptığının ne farkı var şimdi? Onlar nasıl kendini Türklük kimliğine oturtuyorlarsa, sen de Kürtlük kimliğinde kafana göre ülkeye kaftan biçiyorsun.

Boolean
17-08-2015, 19:50
Ben Türkleri eleştirenlerin yazılarını okuyorum ve anlayışla karşılıyorum. Haklılık paylarını görüyorum. Devleti eleştirenleri, orduyu eleştirenleri de.

Lakin PKK'ya, Kürtlere, Kürdistan diyenlere eleştiri getirmek de hakkım.

Türkiye'de belki insanlar belirli bir siyasi taktik çizgide gidiyor olabilirler. Benim öyle bir çizgim yok.

Nasıl Türkleri eleştiren başlık açtığımda bazıları zıplıyorlar.

Olimpiyat öldü dedin, Kürdistann doğdu dedin, bunlara da sen zıplamaya başladın son zamanlarda.

Kutsallara karşıysanız, bu da Kutsal demek ki kafanızda.

Kürt hakları veya Kürt halkı kutsallaşmış.

Kutsal varsa, ölüm de vardır.

slave
17-08-2015, 22:05
Ben Türkleri eleştirenlerin yazılarını okuyorum ve anlayışla karşılıyorum. Haklılık paylarını görüyorum. Devleti eleştirenleri, orduyu eleştirenleri de.

Lakin PKK'ya, Kürtlere, Kürdistan diyenlere eleştiri getirmek de hakkım.

Türkiye'de belki insanlar belirli bir siyasi taktik çizgide gidiyor olabilirler. Benim öyle bir çizgim yok.

Nasıl Türkleri eleştiren başlık açtığımda bazıları
zıplıyorlar.

Olimpiyat öldü dedin, Kürdistann doğdu dedin, bunlara da sen zıplamaya başladın son zamanlarda.

Kutsallara karşıysanız, bu da Kutsal demek ki kafanızda.

Kürt hakları veya Kürt halkı kutsallaşmış.

Kutsal varsa, ölüm de vardır.

"Vatan bütündür bölünemez"sanırım bu da sizin kutsalınız .
Başkalarını eleştirdiğiniz yerden bakıyorum.

Kurdistannn
17-08-2015, 22:05
İki toplum arasında ortak dil bile kalmamış, nasıl kopmayacak bu? Doğu tarafı Türkçe bilmiyor, Batı Tarafı Kürtçe bilmiyor. Güney'de Kürdistan da var. Doğu tarafı ben zaten batıyla farklıyım diyecek kopup gidecek..
Bu sağlıklı oturtulursa sorun kalmaz.
Türkçe ortak dil olmalı.



Hiç alakası yok. Sen çok cesur adamsın, Hırant Dink senden korkak öyle mi? .

Kişisel bazda benden cesur bile olabilir.Ama yalnız idi.
Bugün bir Kürde birşey olsa, intikam narası atacak yüzbinler çıkar, belki milyonlar.
Ama Hrant yalnızdı. Tedbirli konuşmak zorundaydı. Buna rağmen, yani bu kadar kelimelerini özenle seçmesine rağmen başına gelenleri gördük.


Ben nerede don biçtim? Fakat sen de foruma gelen Türk ırkçısı arkadaşlar gibi dönüşüm geçirdiğinden (iki silah patladı, Kürt milliyetçisi oldun bana göre), ülkede milletlerin ırkların olmayacağını, ülkenin vatandaşları olduğunu kavrayamıyorsun, kavrayamamışsın.
Ben dönüşüm geçirmedim ama Kürtlere karşı olan tutumlara karşı tepki olarak diğer uca yöneldim. Geçici bir şey yani. Barış ortamı sağlandığında ben de normalleşeceğim.


Siz, Türkiye'de olduğunuzdan olayların içindesiniz. Değişiyorsunuz. Farkında değilsiniz.

Bak foruma ırkçılar geliyor, Türkiye bizden sorulur diyen Türkler, 10 sefer çıkışı yaptım onlara!

Ülkenin vatandaşları olur.

Ülkenin vatandaşları olur.

diye..

Eeee senin yaptığının ne farkı var şimdi? Onlar nasıl kendini Türklük kimliğine oturtuyorlarsa, sen de Kürtlük kimliğinde kafana göre ülkeye kaftan biçiyorsun
Ama ben bunu sana değil, onlara yapıyorum.
Bana kimlik dayatmaya kalkana yapıyorum.Bana dayılanmaya kalkana yapıyorum.
Sana ve senin gibilere değil, ırkçılık yapan pezevenklere dikleniyorum.
Siz de öyleyse, bizde de böyle diyorum.

Ama nedense, sen duygusal davranıyorsun.Ve sen üstüne alındın.

spartacus
17-08-2015, 23:09
O coğrafyanın insanlarından Kürtler bu kafayla giderseler, ezilen halk olarak kalmaya devam edecekler.

Nasıl ki; Türkler devleti kutsallaştırmışlarsa, Kürtlerin de PKK'ya karşı gözleri kör.

Nasıl ki; Türkler Atatürk olmasaydı olmazdık diyor. Yıkılırdık, mahvolurduk, babamız kimdi bilemezdik türünden ona hayatlarını borçlu sanıyorlar. Kürtler de PKK'ya karşı aynı sözleri ediyorlar.

Kürtler içinde kafası çalışan lider çıkmıyor, çıkmamış.Bak bu dediklerini unutma...

MHP'nin aldığı oy kaç yani? HDP'nin 3 puan üstü.

PKK silah bıraksa, bu ittihat ve terakkici %13 de, en fazla 5 sene içinde yok olup gidecek.

PKK'yı koruyup, eleştirmeyenler, kollayanlar da ülkenin demokrasi gelişimine engel oluyorlar.

MHP'mi İttihat Terakki? İttihat terakki bir gelenek ve bu ülke toplumun %50 si rahat çantada kekliktir... MHP'ye indirgememeli zira MHP özünde paravan bir yapı olarak peydahlandı, lakin SSCB çöktü işte.

Gerçek hayatta toplumların fayda ve zararları taktik ve politikalara göre belirleniyor, 15 sene önce silah bırakması lazımdı bu örgütün taktiksel olarak (eğer Kürt haklarını savunuyorlarsa) fakat hala silahla iş yapmaya çalışıyorlar.

Durulmanın AKP döneminde olduğu sanılıyor bu doğru değil. AKP nin iktidar trenine bindiği(demokrasi treni! - yani demokrasiyi araç olarak kullandıkları) ilk seçim öncesine bakın, mesela ilk önceki 2 yıla!
PKK dediğin zamanlarda kaç kez silah bıraktı(al sana silah diye teslim etmedi, ama kullanmadı da), ne zaman PKK çekilse, siyasi temsil, barış, kirli savaş dese, ne hikmetse 5 yılda yapılmayan operasyonlar 1 aya sığdırılır oldu, yani???

Bunun yalakalık yapmakla alakası yok. Türkiye'de demokrasinin oturması için, Türkiye sınırları dışında Kürt devletini güvence altına almaları için bu gerekiyor.
Boolean millet sosyo-kültürel bir mirastır, neden insanlar kültürlerinden vazgeçsin-kültür ancak EVRİLİR bir şeydir, siyasetle filan belirlenemez-? Devlet ile ne ilgisi var bunun?

Doğudaki Kürt halkı ne isteyip, ne istemediğini bilmiyor. Başlarındaki adamlar karar veriyor. Siz şunu istiyorsunuz diye bence.Bu dediğini de unutma.

Onları istihbarat örgütlerinin yazdırmadığını, şu an yapılan eylemlerin de Kandil'in emirleri doğrultusunda gerçekleştiğini tahmin ediyorum.
Şimdi PKK ile Devleti bu denli aynı kefeye koyar yaklaşırsak zaten hata yapmış oluruz, ama nasıl ki iki taraf var ve nasıl ki bir taraf uçaklarla bombalıyor ve mesela nasıl ki bir köyü bile bombalayıp sivil öldürüyor, bunlar eleştirildiğinde neden illa PKK denip duruyor? Devleti PKK'mı yönetiyor. Bu birincisi. İkincisi ise bir devletle çatışan bir grup kim olursa olsun, çatışma sürecinde değerlendirielebilir şeyler ile terör aynı kefeye konamaz. Örneğin Küba direnişi silahlı idi, tutup diyemeyiz ki, eyy Castro, Che, siz silahları bırakın diye! Ne zaman bırakılrı o silah? İşgal ordusu çekilirse değil mi? Yine Anadolu'nun Kurtuluş savaşı süreci var, silah bırakın denebilir mi? Yani çözüm bu diye dayatılır mı? Kime? Senin savaştığına ya da senle savaşana... Yani bu DAYATIM bu çatışmaların bitmesini istemeyenlerce üretiliyor, bir sebep, mana haline geitirliyor, dün dediğini, tahhütlerini, bu gün inkar ediyorlar ayrıca(bu sayede vs). Bu propagandayı üretenler bundan ÇIKAR elde etme peşinde koşanlar! Kısaca çözümsüzlüğü dayatıyolar, çünkü şimdi KAOS istiyorlar! Bilmem ki bunu anlamak çok mu zor, heleki bu günlerde...

Üçüncüsü Bombalamalarda ölenler PKK'lı ise, PKK bu işe savaş gözüyle bakıyor, bir taraf uçakla bombalıyorsa, ötekide elindeki imkanla savaşıyor ve ısrarla diyor Operasyonalr dursun diye, çünkü PKK zırt, pırt misilleme yaptığını söylüyor.
Yine de ben bu işi PKK şöyle yapsın, böyle yapsın demekle çözülebilir görmüyorum! Sorunda burada, bu çözüm değil... Hayır efendim 30 yıl daha geçmişi sürdürmek bu hiç çözüm değil, şurada 15 yıl kaldı Boolean. Uranyum için 15 Yıl...

Coğrafyanın sorunu HALK sorunu, MİLELT, IRK sorunu bile değil, temel sorun sosyo-ekonomik, sosyo-politik kurumların ÇAĞDIŞI kalmış olması.... Sosyal Devlet değil hala çağların gerisinde kalmış, Hitler'e rahmet okutan bir devlet mdoeli. Bu model değişmezse bu sorunalr çözülmez. Devletin değişmesi gereken konualr o kadar azki şu konuda! Hepi topu ırk, millet faktörünü siyasete alet ve alt yapı, dolgu malzemesi yapmaktan elini çekecek, yani laik bir devlet olacak, bitti. İsviçre, İsveç, Kanada, ABD buralarda devlet yok mu? Saltanatın DİN ELDEN GİDİYOR diye höykürmesinin bir benzeri işte VATAN ELDEN GİDİYOR, EZAN, VATAN, MİLLET safsatasıdır halbuki hepsi kültüreldir, siyasete dahil edilmemeliler! Bir devletin gücü o devletin inancı, milleti ile oluyorsa(ki devletin dini de, milleti de olmaz!), o devlet zaten çürüktür, kağıttan kaplandır, buyrun Ortadoğu devletleri.... Dünyaya bakın, sorunlu, çatışmalı coğrafyalara, tümünde ortak özellik devletlerin çağdışı, faşizan, anti-laik yapılı olduğu ortaya çıkar, din ve milletin siyasi olarak kullanıldığı, kendi insanlarını ırka, millete, dine göre ayıran, BÖLEN-PARÇALAYAN(böldüm, parçaladım, buyrun yönetin diyen!!!!), öteki gören, inkar eden, baskı kuran, sansür, asimile eden devlet modelli ülkelerdir. Ne yani bu kaldıkça bu sorunlar çözülür mü, ama zaten sorunu üreten bu? yani üretim varken, hasadın anlamı sadece acıdır, ama çözüm değildir.

Kürtler hangi okullarda eğitim görüyor?
Hangi TV ler izleniyor?
Nüfus, tapu, şu bu aklına gelecek her türlü kurum kime ait?
Coğrafyada ilk elden bu toplumlara eğri-doğru ne ise bilinç veren kim?
İşsiz, aşsız koyan kim, yerlerini, yurtlarını talan edip, sokağa atan kim? Kim de kim.....

Uzamasın daha fazla. Demek istediğimi sanırım izah edebildim. Şu anda değişmesi gereken PKK filan değil, buna da ümit bağlamak çözüm filan değil, değişmesi gereken koşullarımızdır, PKK MUHATABIMIZ DEĞİL(!). Oturup buna bakmamız lazım.

Aynı devlet beri yanda Türk milliyetçiliği ve baskısı yetiştiriyorsa, farklı inanç ve kültürleri öteki ilan edip, dışlıyorsa, ben sizlerin değil sadece sünnilerin ve sadece Türklerin devletiyim diyorsa-gerisi öksüz, yetim bırakılıyorsa!-, öte yanda yine ne yetiştirmiş oluyor ki(tencere dibin kara)? Herkese ne olduğunu, ne olacağını emreden buyuran bir devlet, hatta ne yiyip, içeceğine, kaç çocuğuna değin burnunu sokan bir devlet, eee bu toplumları eğiten kim ki? Bu bilinç ile ilgili sorun, diğer tarafıda hakim olan kurumlar değişmeli.

Türk mü, Kürt mü efendim Ugandalımı vb oturup bu meseleleleri millet lafzına düğümlememek lazım, zaten sorunun temeli bu düğüm. Bu ülkede politikayı PKK belirlemiyor, belirleyemez, devletin çağdışı yapısı üerinde at koşturma imkanını elinde tutan bir avuç çapulcu ve uluslararası istihbarat servisleri şu ya da bu belirliyor! Sebep? Nasıl başarıyorlar? Basit devlet ve coğrafik modelden dolayı! Keklikler çantalarda geziyor...

Bende içimden geleni söylüyorum işte :)

Boolean
18-08-2015, 11:01
"Vatan bütündür bölünemez"sanırım bu da sizin kutsalınız .
Başkalarını eleştirdiğiniz yerden bakıyorum.

Yok öyle bir kutsalım. Daha önce de yazdım. Vatandaşlara sorulur böyle konular. Siyasetle ve demokrasi ile karar verilir.


Bak bu dediklerini unutma...

Unutmam sözümün de arkasındayım. Kürtler içinden kafası çalışan lider çıkmıyor bence.

MHP'mi İttihat Terakki? İttihat terakki bir gelenek ve bu ülke toplumun %50 si rahat çantada kekliktir... MHP'ye indirgememeli zira MHP özünde paravan bir yapı olarak peydahlandı, lakin SSCB çöktü işte.

MHP değil ama geri kalanda yumuşayacak bir yapı var. Yani CHP kesimi daha iyi eğitim almış, şehirleşmiş global dünyadan haberdar kesim. Bu insanlar silahla ve kaosla beslenmedikçe ortam düzeldiğinde demokrasinin bilincine varabilecek kesim. Sonra AKP içindeki liberal kesim öyle. Ucu tepeye doğru bir üçgen düşün. MHP onun sivri kısmı.

Boolean millet sosyo-kültürel bir mirastır, neden insanlar kültürlerinden vazgeçsin-kültür ancak EVRİLİR bir şeydir, siyasetle filan belirlenemez-? Devlet ile ne ilgisi var bunun?

Kültüründen vaz geçedebilir, geçmeyedebilir. Ben geçerim mesela. Geçmek istemeyen insanı da anlarım. Devletle şöyle alakası var.

Türkiye İnsan Hakları oturmamış, orta-doğuya yakın bir ülke. Bölgedeki insanların, insan haklarından haberleri olmadığı için, ancak kimin gücü kime yeterse şeklinde politikalar uygulanıyor. Türkler, Kürtler, Araplar, Sünniler, Şiiler....

Bir toplumun kazanım elde etmesi için, bölgenin kurallarına göre hareket etmesi ve davranması gerekiyor.

Roma'da, Romalı gibi davran diyorlar ya! Onun gibi.

Şimdi aynı Ermenistan gibi, Suriye ve Irak'ta Kürdistan adlı bir devlet kurulma imkanı var. Bu devleti kurmak için de Türkiye gibi diğer bölgedeki etkin güçlerle ile iyi geçinmeleri gerekiyor bence.

Sen dersen ki; "Niye bunun zorunda olsun." Senin ideal dünya düzeninde bu şekilde olabilir. Fakat orta-doğu politikası böyle napalım?

Bu dediğini de unutma.

Bilmiyor tabi. Bölgedeki Kürtler, Türklerden daha mı bilinçli yapıdalar? Bana kalsa bireysel düşünseler, gelişmiş ve insan hakları oturmuş, Avrupa Birliğine girmiş bir Türkiye, Kürdistan'dan kendi hayatlarına daha fazla fayda sağlayacak.

Bunun görmemeleri için gözlerini kapatan propagandalara maruz kalıyorlar. Bu propagandaları yapanlar;

"Devlet size şöyle yaptı, devlet sizi böyle ezdi, PKK olmasa sizi keserler" gibi sözlerle bu insanları da koyun haline getiriyorlar.

Türkler Atatürkçü, İslamcı koyun da, Kürtler beyaz gandalf soyundan mı geliyor?


Durulmanın AKP döneminde olduğu sanılıyor bu doğru değil. AKP nin iktidar trenine bindiği(demokrasi treni! - yani demokrasiyi araç olarak kullandıkları) ilk seçim öncesine bakın, mesela ilk önceki 2 yıla!
PKK dediğin zamanlarda kaç kez silah bıraktı(al sana silah diye teslim etmedi, ama kullanmadı da), ne zaman PKK çekilse, siyasi temsil, barış, kirli savaş dese, ne hikmetse 5 yılda yapılmayan operasyonlar 1 aya sığdırılır oldu, yani???


PKK silahını, tamamen teslim etmesi lazım. (Silah bırakmak tanımının gereği budur) Capitulation, Silah Bırakma olduğu zaman güçler silahlarını alır teslim eder, karşı tarafa.

PKK sadece devleti değil, demokrasiyi de tehdit ediyor. Nasıl Ordu elinde silahla, tehdit ediyordu! "İyi oy verin, dalarım bak meclise" diye. PKK da, aynı ordu gibi, silah gücünü demokrasiye karşı kullanıyor.

Kürtler hangi okullarda eğitim görüyor?
Hangi TV ler izleniyor?
Nüfus, tapu, şu bu aklına gelecek her türlü kurum kime ait?
Coğrafyada ilk elden bu toplumlara eğri-doğru ne ise bilinç veren kim?
İşsiz, aşsız koyan kim, yerlerini, yurtlarını talan edip, sokağa atan kim? Kim de kim.....

Türk okulları mı senin aklındaki cevap? Eğer kimse bu eğitimi veren, bu eğitimi bana da verdiler zorla. Sadece Kürtlere değil, bana da diktasyon şeklinde bilinç aşılamaya kalktılar yani.

Devletin gaddarlığı meselesinde sadece Kürtlere değil, Tüm vatadanşlara aynı muamelenin çekildiği, yakın örnek diye Soma'da gözüktü mesela.

Bunun sürekli Kürtlere çekilmesi, devletin gaddarlığına maruz kalan Türklere zarar veriyor.

Biz Türkler sanki bir elimizde şampanya, köpüklü küvet içinde banyo yaparak, "ekmek bulamazlarsa pasta yesinler" diyerek yaşıyormuşuz gibi.

Ben babasız büyüdüm. Annem dik durduğu için bizi fakir sanmazlardı da kurbanda komşular bize et getirmezlerdi. Etrafa sinen kavurma kokularından canım çekmesin diye, giderdi kadın kasaptan et alırdı azcık. Onu pişirirdi. Yıl içinde tek kavurma yediğim zamanda o an oluyordu.

Kürdü sefalete terk eden devlet, beni terk etmedi mi sanıyor bu Kürt akidişler? Onlar da azcık dik dursunlar. Hep ben, hep biz, hep bize diye bir şey yok.

10 sefer yazdım. Devlet ve ülke geri kalınca bundan sadece bir grup değil, tüm vatandaşlar etkileniyor. Türklere kıyak geçmiyor bu devlet. Lakin ezilen Türklerin başında "PKK gibi, hakkımı verin yoksa sizi bombalarım ulaaaan" diyen bir kabadayı yok.

Türk mü, Kürt mü efendim Ugandalımı vb oturup bu meseleleleri millet lafzına düğümlememek lazım, zaten sorunun temeli bu düğüm.

Bunu yapıyorsunuz işte. Ülkede sorunları sanki Kürt meselesiymiş gibi, Çerkez meselesiymiş gibi ırksal ve etniksel mesele şeklinde görüyorsunuz.

Et yiyemeyen garibanı zikleyen yok memlekette.

Mesele İnsan Hakları (Türk Kürt Çerkez hepsi içinde, İnsan dediğinde yetiyor)
Mesele adaletsiz gelir dağılımı. (Ekmek > Kültür, dil)
Mesele demokrasi (Fikir özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, özgür seçim şansı)

Bütün bu sorunları alıp, Kürdistan'a bağladığınız anda yukarıdaki bütün sorunların üzerini kapatırsınız.

spartacus
18-08-2015, 12:45
Unutmam sözümün de arkasındayım. Kürtler içinden kafası çalışan lider çıkmıyor bence.Siyasetin milleti olmaz, kafası çalışan, çalışmayan biraz feodal(çevreci) bir yaklaşım olur...

MHP değil ama geri kalanda yumuşayacak bir yapı var. Yani CHP kesimi daha iyi eğitim almış, şehirleşmiş global dünyadan haberdar kesim. Bu insanlar silahla ve kaosla beslenmedikçe ortam düzeldiğinde demokrasinin bilincine varabilecek kesim. Sonra AKP içindeki liberal kesim öyle. Ucu tepeye doğru bir üçgen düşün. MHP onun sivri kısmı.MHP İttihat terakki kafasıyla kurulan yapı, lakin İttihat Terakki yapılaşması MHP'den önce. MHP bu gelenekte kitle-taban üzre kullanılan bir yapı ve evet ırkçı oldukları için gelenekle olan bağları daha güçlü. Lakin komutaları daha üstlerde...

Kültüründen vaz geçedebilir, geçmeyedebilir. Ben geçerim mesela.
İşte kültür öznel değil nesnel ele alınabilir bir olgu. Sen'in kişisel kanaatlerinin belirleyiciliği yok. Kaldı ki vazgeçme dediğim gibi evrimseldir, yani silah dayayıp dayatmakla kültürden vazgeçilmez. Mesela Yüzyıla yakın bir halka, ne mutlu Türküm diyene dedirtirsen neyden vazgeçsin istenebilir. Herhangi bir bölgenin yabancılar altında olduğunu düşün ve mesela Türklere ne mutlu Almanın dedirtildiğini düşün. Seslenişler ise Ey Alman gençliği falan, filan... Türkler bunu kabul eder mi? Hem neden etsin, ortada ciddi bir ideolojik, politik baskı, bir asimilasyon enjeksiyonu var ve silah zoruyla. Lafını unutma demiştim de sonrada açıklamıştım, bu coğrafyada insanları kim yetiştiriyor diye. Devlet zoraki alevilere ne mutlu sünniyim diyen kafasında olsa, Alevilerin ne yapmasını beklersin?(elbette örgütlenecek, gerekirse direnecek, gerekirse savaşacak çünkü bu politikalar zalimliği, zulmü meşrulaştıran politikalar, fiiliyat eni, sonu zulme varacak.) Sen ise Devletin bu politikasının sorunun kaynağı olmadığını, çözümün Alevilerin kendilerine Sünni deyip 5 vakit namaz kılması gerektiğini SAVUNUYORSUN(Ben olsam yapardım demeyide ÖLÇÜT sanıyorsun-anti bilismellik-). Olmadı, sanki Sünniler ezilmiyor mu diye fiiliyatı bulandırıp, meşrulaştıran bir tutuma giriyorsun, özelde bir konuyu genelin coğrafyasında boğma, yok etme derdine düşüyorsun, alakasız şeyleri tartışıp, tartıştırıyorsun, konuyu alevi, sünni tartışma meselesine çekiyorsun, halbuki mesele bir UYGULAMA üzre idi! BEN faktörünle, kısaca subjektif, kendinden pay ile de dayatıyorsun(tabi kendine dayatmış oluyorsun, sen br birey, diğerleri iradenden bağmsız toplum)...

Türkiye İnsan Hakları oturmamış, orta-doğuya yakın bir ülke. Bölgedeki insanların, insan haklarından haberleri olmadığı için, ancak kimin gücü kime yeterse şeklinde politikalar uygulanıyor. Türkler, Kürtler, Araplar, Sünniler, Şiiler....
İnsan haklarının oturmadığı bir ülkede HAK mücadelesi verilir, sen ise vazgeçilmesini önermiş oluyorsun bende diyorum ki işte bu ifaden çözüm değil, sorunu kalıcılaştırmak.

Bir toplumun kazanım elde etmesi için, bölgenin kurallarına göre hareket etmesi ve davranması gerekiyor.
Bilinç önemli...

Bilmiyor tabi. Bölgedeki Kürtler, Türklerden daha mı bilinçli yapıdalar? Bana kalsa bireysel düşünseler, gelişmiş ve insan hakları oturmuş, Avrupa Birliğine girmiş bir Türkiye, Kürdistan'dan kendi hayatlarına daha fazla fayda sağlayacak.

Bunun görmemeleri için gözlerini kapatan propagandalara maruz kalıyorlar. Bu propagandaları yapanlar;

"Devlet size şöyle yaptı, devlet sizi böyle ezdi, PKK olmasa sizi keserler" gibi sözlerle bu insanları da koyun haline getiriyorlar.
Beri yanda PKK şöyle, böyle, kürtler böyle, Türk olmayan ya sevsin ya terketsin, o.çocukları vb bir dolu boktan propaganda var... Kısaca söyleyene değil söyletene bakmalı, ben bunu yapmaya çalışıyorum ve söyleyeni ömrü billah tartışmanın objektif bir değeri yok zira koşullardır önemli olan, ne ürettiğidir.

Türkler Atatürkçü, İslamcı koyun da, Kürtler beyaz gandalf soyundan mı geliyor?
Sevgili Boolean, bu tür yaklaşımların bilinçaltındaki ırkçılığın depreşmesi olabilir mi? Yani kıstas biçimin neden etiket temelli? Mesela ısrarla diyorum ki mesele sosyo-politik, sosyo-kültürel, Türkü, Kürdü diye bir ayrımı yok, farkında mısın hala bu tarz soru soruyorsun. Benden hiç, ama hiç bir yzıda Türkler şöyle böyle, Kürtler şöyle böyle dediğimi duydun mu? Toplum derim analiz yapacaksam ve nedenlerine inerim ve bilinç düzeyi olarak bakarım, Türk, Kürt diye bakmak safsatadır. Önemli olan koşulalrdır ve ne ürettiğidir, bu koşulalrda belirleyici olan asıl-ana faktörler nelerdir, bualrın analizi yapılır, lakin Türkler, Kürtler, Suryaniler şöyle, böyle demek bir anlam taşımaz, bir geçerliliğide yok...

PKK silahını, tamamen teslim etmesi lazım. (Silah bırakmak tanımının gereği budur) Capitulation, Silah Bırakma olduğu zaman güçler silahlarını alır teslim eder, karşı tarafa.
Etmez, edemez. Bu istemin şu an aslında aksine Kaos isteyenlerin bilinçli politikası... Demokrasi, siyasi temsil ve tabi sosyal devlet gibi mücadeleleride bastıran bir safsata iklimi... Örnek verdim işte, Kurtuluş savaşında sen halkın silahlarını, kazmasını ,küreğini teslim edip savaşmamasını çözüm olarak sunabilir misin?

PKK sadece devleti değil, demokrasiyi de tehdit ediyor. Nasıl Ordu elinde silahla, tehdit ediyordu! "İyi oy verin, dalarım bak meclise" diye. PKK da, aynı ordu gibi, silah gücünü demokrasiye karşı kullanıyor.
Olmayan demokrasinin tehdidi de olmaz. Hangi demokrasidir o tehdit edilen? PKK ne kadar belirleyici ki? Bir kere demokrasi dediğin yönetim biçimi, bizde demokrasi değil ki, aslı gizli-açık-faşizm ve tabi anti-laik temelden beslenen oligarşik bir yapılanma. Oligarşi demokrasiyi barındırmaz. (Bak Hukuka, iyi bakmak lazım, oligarşinin hakim olduğu coğrafyada Hukuk bile olmaz, ancak oligarşinin herhangi bir noktasında duran kişilerin Hukuk üzerinde, hatta toplum üzerinde tahakkümü olur, siyasetçinin kendi insanlarını tekmelediği, halktan insanalrı karşısında el pençe divan tuttuğu, bombalamayı dahi sıradan bir olay haline getirdiği, bir çok örnekle........ = Türkiye! Demokrasilerde istesem buraya onlarca olumsuz örnek vereceğim şeylerin çoğu yaşanmaz. Türkiye de hakim olan oligarşidir, sen ise çözümün oligarşiye boyun eğmek olduğu nktasındasın hatta oligarşiye karşı direnci, demokrasiye zarar vermek noktasına kadar genişletmiş oluyorsun(Oligarşi ortamında, kimin zarar gördüğünün ne önemi var? Bir bütün olarak Türkü, Kürdü, Sünnisi, Alevisi ile Toplum diye bakmalı ve özelde ezilenler de tabi ki özel sorunlara sahip olur, çözümler-özelde ve koşullarınca- tartışılır. Örneğin coğrafyada Kadın sorunuda var, ama çıkarda sanki(!?) erkekler ezilmiyor mu(?) diye Cinsel ayrıma karşı bilinçlenme, örgütlenme ve direnci bu şekilde bastırmaya girersen, zaten resmi ideolojiyi belirleyen oligarşinin politika ve propagandasında -niyetten bağımsız- hareket ediyorsun demektir, özelde yaratılmış ayrımalrı genel üzerinden perdeleme.. Dikkat etmen gereken AYRIMdır bu konularda, AYRILAN-ötekileştirilen, dışlanan, birde bu biçimde baskılanan- kim, AYIRAN NE? özelde Türk, Kürt demek diye bir tercih yok ki, ayrım-ötekileştirme kimlere ise konuda onlardan bahsedilir, neye göre? AYRIMIN hedefi-niteliği-sonuç-koşullara göre... Kur'an'da Kadının ikinci sınıf yapılması konusu işlenirken, çıkıp ikide bir erkek, erkek diye tutturmak mantıklı değil, erkeklerin de cinsel ayrımı söz konusu ise(Kur'an'da!!!), o halde o konuyuda "Kur'an'da cinsel ayrım ve erkekler" diye işlersin, çünkü neyi işleyeceğini sen değil, yapılan ayrım belirliyor! Verdiğin yanıta baktığımızda misal, cinsel AYRIM ve maruz kalan->kadın sorununda, erkek tartışmayı dayatmış olmadın mı?, ama bu tutum sevgili Boolean safsata değil mi?.))

Türk okulları mı senin aklındaki cevap? Eğer kimse bu eğitimi veren, bu eğitimi bana da verdiler zorla. Sadece Kürtlere değil, bana da diktasyon şeklinde bilinç aşılamaya kalktılar yani.

Devletin gaddarlığı meselesinde sadece Kürtlere değil, Tüm vatadanşlara aynı muamelenin çekildiği, yakın örnek diye Soma'da gözüktü mesela.
Çarpıtıyorsun, BEN faktörü ile gelmektesin. Yani sen diyorsun ki kadınlar eziliyorsa, hiç ses etmesin! Ezilen kimse ezen ne istiyorsa kabul etsin... Olmaz, sana da aynı eğitimin verilmesi seni tencere yapar, ötekinide kapak. Kişisel olarak senin bu eğitimlerin belirli büyük oranını aşmış olman, tüm toplumları bağlamaz. Objektif gelmeli bence böyle öznel yaklaşmamalı. Değiştir Türk, Kürt deme, ne bileyim başka bir toplum, inanç, etiketleri koy, kullan...

Bunun sürekli Kürtlere çekilmesi, devletin gaddarlığına maruz kalan Türklere zarar veriyor.
Bak yine çarpık. Devletin gaddarlığına maruz kalan Türkler'e direnme, örgütlenme, mücadele etme diyen mi var! Bu ifaden de bahtsız, mesela Türkler devletin gaddarlığına karşı dirense sen bunu zulme direnen başka toplulukalra zarar vermek olarak mı ele alacaksın?! Ne alakası var?

Biz Türkler sanki bir elimizde şampanya, köpüklü küvet içinde banyo yaparak, "ekmek bulamazlarsa pasta yesinler" diyerek yaşıyormuşuz gibi.
Neyse Boolean farkındaysan baştan aşağı Türkler, Kürtler, yani hala konuyu tam da o dediğin enjeksiyonun, bilinçaltı hapsinde ele alıyorsun... Yazımda Kürtler, Türkler yani etiketi siyasi argüman haline getiren tek bir satır getir ki, baştan aşağı sakatlık olarak olarak gördüğüm, ileri derecede bilinçaltı depreşimi gördüğüm bu kafa tokuşturmacı yazın bana bir cevap olsun.

Kürdü sefalete terk eden devlet, beni terk etmedi mi sanıyor bu Kürt akidişler? Onlar da azcık dik dursunlar. Hep ben, hep biz, hep bize diye bir şey yok.
Sen eğik durmamalarını İSTEMİŞTİN. Onlar dediğin kim? Sen kim? Birey olarak kimle, neyi kıyaslıyorsun?Aslında hayli milliyetçisin ama sanırım farkında değilsin ya da bilinçaltı ile ilgili bir sorun. Bak Boolean, zulme uğradın mı? Sesin çıksın, ama sesi çıkıyor diyede kimseyi bu şekilde dışlama histerisine girme, bu pskolojik bir soruna dönebilir(kişisel demiyorum, siyasal psikolojik)... Ne yani öksüzlük, yetimlik tüm dünyada insanalrın yaşadığı acı bir sorun, bunun Türk olmanla, olmamanla ne ilgisi var? Kaldı ki dilin yasak, kültürün yasak, geceleri köylerinin bombalanmadığı, yaşam alanlarında kaşının üstüde gözün var diye dışlanmadığın, hadi bunlar var diyelim, sana kim hakkını arama, direnme, boyun eğ diyor ki!? Sen ise boyun eğilsin, kimse direnmesin demeyi çözüm olarak sunmuştun, şimdi kendinle çeliştin.

10 sefer yazdım. Devlet ve ülke geri kalınca bundan sadece bir grup değil, tüm vatandaşlar etkileniyor. Türklere kıyak geçmiyor bu devlet. Lakin ezilen Türklerin başında "PKK gibi, hakkımı verin yoksa sizi bombalarım ulaaaan" diyen bir kabadayı yok.
Boolean hala Türkler, Türkler, hay eşek kovalasın siyasal etiketin her türlüsünü :) yazımda tek ama tek bir tane satır getir, genel açıda DEVLET-TOPLUM yerine DEVLET-TÜRKLER, DEVLET-KÜRTLER, DEVLET-ALEVİLER temelli bakışı. Bu tür ayrımlara, ayrımı yapanın olumsuz sonuçları bazında girilir! Konu Kur'an ve Kadın ise ne yapalım işimiz etikete bakmak değil ki, Kur'an'a bakmak. Ben Kur'an'a bakıyorum -KAYNAK bu diyorum!- sen etiket tokuşturma yapıyorsun, halbuki konu özgülünde(Cinsel ayrım ve maruz kalan->kadın, milli ayrım ve maruz kalan->Kürtler, inanç ayrımı->Aleviler(diğerleri vs)) Yoksa etiket aşkı yok! :)

Kısaca Boolean cevabın baştan aşağı milliyetçi ve bir daha oku, defalarca Türk dedin, Kürtler dedin sürekli BEN VE ÖTEKİ, MÜMİN-KAFİR düzleminde bunuda cevap diye bana yazdın! Bilinçaltını sorgula, yazımda tek bir tane bile objektif analiz, koşul üzre Türkler, Kürtler vb diye ayrım yok.

Mesela konu Kürtlerin DİRENMESİ, direnmemesi(sen direnmesinler dedin), eee haliyle konusu edilecek!? Bu ele alınır, konu Türklerin direnmesi ise git başlığını aç yaz seni tutan kim? hayır Türk, Kürt demektense TOPLUM deme noktasına geleceksen zaten bana verdiğin cevap yersiz, yurtsuz, boş... Mesela bir konu diyelim Osmanlı'da alevilere ZULÜM ve çözüm, ona da gelip böyle mi manipüle edeceksin? Yani oturup sanki Sünniler ezilmiyor mu vb diyemi tartışacaksın? İş mi bu şimdi? Bence bu tür safsata eğiliminin temelinde bilinçaltı yatıyor...

Boolean
18-08-2015, 12:55
Siyasetin milleti olmaz, kafası çalışan, çalışmayan biraz feodal(çevreci) bir yaklaşım olur.

Selahattin Demirtaş mesela Kürt toplumunun içinden çıkmış bir liderdir.


İşte kültür öznel değil nesnel ele alınabilir bir olgu. Sen'in kişisel kanaatlerinin belirleyiciliği yok. Kaldı ki vazgeçme dediğim gibi evrimseldir, yani silah dayayıp dayatmakla kültürden vazgeçilmez. Mesela Yüzyıla yakın bir halka, ne mutlu Türküm diyene dedirtirsen neyden vazgeçsin istenebilir. Herhangi bir bölgenin yabancılar altında olduğunu düşün ve mesela Türklere ne mutlu Almanın dedirtildiğini düşün. Seslenişler ise Ey Alman gençliği falan, filan... Türkler bunu kabul eder mi? Hem neden etsin, ortada ciddi bir ideolojik, politik baskı, bir asimilasyon enjeksiyonu var ve silah zoruyla.

Eeee tamam o zaman; Niye "Kürt toplumu kültüründen vaz geçemez, geçmemelidir" diye baskı yapar şekilde savunma içerisindesiniz?

İsteyen geçer, isteyen geçmez.

Devletin Türkleştirme politikası, asimilasyon olduğu için hatalıdır. Fakat aynı şekilde insanlara Siz Kürtsünüz diye baskı kurmak, bunun üzerine siyaset inşaa etmek de hatalıdır.

Boolean milliyetçilik yapma, hala Türkler, Türkler, hay sıçayım etiketin her türlüsüne! yahu yazımda tek ama tek bir tane satır getir, DEVLET-TOPLUM yerine DEVLET-TÜRKLER, DEVLET-KÜRTLER, DEVLET-ALEVİLER temelli bakışı. Bu tür ayrımlara, ayrımı yapanın olumsuz sonuçalrı bazında girilir! TOPLUM diye gel geleceksen!

Yahu ne milliyetçilik yapacağım? Kürtçülük yapanlara ses çıkarınca milliyetçilik mi oluyor? Milliyetçilik yapanlar onlar.

İşleri güçleri Kürtlerin çıkarları. Türkiye'nin geleceği, gelişmesi umurlarında değil.

Kısaca Boolean cevabın baştan aşağı milliyetçi ve bir daha oku, defalarca Türk dedin, Kürtler dedin sürekli BEN VE ÖTEKİ, MÜMİN-KAFİR düzleminde bunuda cevap diye bana yazdın! Bilinçaltını sorgula, yazımda tek bir tane bile objektif analiz, koşul üzre Türkler, Kürtler vb diye ayrım yok

Başkası Kürtler eziliyor deyince, milliyetçilik olmuyor. Ben Türkler de eziliyor deyince milliyetçilik oluyor öyle mi?

Mesela konu Kürtlerin DİRENMESİ, direnmemesi(sen direnmesinler dedin)

Milliyetçilik yapma spartacus! Kürtlerin direnmesi ne demek?

22-23 yaşımda, genç oyuna gelcek bir adam değilim.

Adım gibi biliyorum ki; Amerika yarın Türkiye'ye dalsa, bunlar Amerika ile birlik olup beni vuracaklar.

Hırant Dink, Sevan Nişanyan, Yasin Ceylan gibi insanlar ile Kürtçüleri ayırcak kadar kafa var yani merak etme.

slave
18-08-2015, 13:27
"Yok öyle bir kutsalım. Daha önce de yazdım. Vatandaşlara sorulur böyle konular. Siyasetle ve demokrasi ile karar verilir."

Eminmisiniz:lie::
Siz vatandaşlara sormadan vatandaşlar eyalet lakırdısı yapmış. Burdan konuyu başlattınız hatırlatayım.
Nedir bu eyalet zımbırtısı, neden iyi bir şey değildi, eyalet sistemi ile ilgili deneyimleriniz nelerdi, neden biz vatandaşlar bu sistemi kabul etmemeliydik, sorular sorular...
Bu sorulara cevabınız ile devam edelim. Tartışmanın içeriği olsun.
Muhafazakarsınız da. Mevcut olanın korunması refleksini taşıyorsunuz. Devletin demokratik olmadığından dem vuruyor, ardından demokratik yolda atılımda bulunacak vatandaşları bölünme paronayanız ile haşlıyorsunuz.
Demokrasi iyi bir şey olsa onu da devletimiz bize verirmiş.miş miş.
Şu anki mevcut yapıda, vatandaşların demokratik yönetim talebine ulaşacak kanallar tıkanmış. Öneriniz nedir, nasıl bir yöntem izlemeli bu vatandaşlar.

spartacus
18-08-2015, 13:35
Selahattin Demirtaş mesela Kürt toplumunun içinden çıkmış bir liderdir.
Siyasi bir liderdir, Kürt diye etiketlemenin anlamı yok. Ahmed Arif'de sayılı şairlerdendir, ama konu gereği tanımlayıcı ölçüt şairliktir(Kürt, Türk, etiket değil). Kürtlerden iyi bir lider çıkmıyor demek objektif bir tarz değil! kabul et ya da etme, Kürt liderlerin olup, olmaması ayrı, böyle bir ifadeyi öne sürmek ayrıdır. Mesele Kürt olup olmaması değil, KOŞULLARDIR. Örneğin Somaliden de bolca bilim insanı çıkmıyor! Eeee nereye varacaksın böyle? Somali insanı zekasızdır filan mı diyeceksin?

Eeee tamam o zaman; Niye "Kürt toplumu kültüründen vaz geçemez, geçmemelidir" diye baskı yapar şekilde savunma içerisindesiniz?
İsteyen geçer, isteyen geçmez.

Kadın Kur'an'da baskı altında diye kadınlığından vazgeçmelimi? İsteyen geçer, isteyen geçmez, bu yine öznel! Subjektif, anti-bilimsel. İsteyenin geçip, geçmemesi MESELENİN özünü, KOŞULLARI değiştirir mi? ya objektif analizi, bu ya da şu doğru bir uygulama değil demeyi bastırıp, boğar mı?

Devletin Türkleştirme politikası, asimilasyon olduğu için hatalıdır. Fakat aynı şekilde insanlara Siz Kürtsünüz diye baskı kurmak, bunun üzerine siyaset inşaa etmek de hatalıdır.

Hata dediğin başka şeyleri meşrulaştırır. Fiiliyatın sonu senin bu derece basitleştirdiğin kadar basit olmaz ki. Mesele salt bu değil ki, baskı, zulme maruz kalan insanların nasıl bir psikolojiye gireceği, ÇEKECEĞİ acı VE REFLEKS, koşulların dayatımı sonunda öteki ilan edilenin yaşamak için var olabilmek zorunluluğu vb çok geniş potada ele alınır. Ben deyip duruyorsun, gözüne elini sokmaya kalk bakalım, refleks olmayacak mı? Sen vay efendim refleks göstermesinler diyorsun, göze giren parmağı görmezden gelmek namına. Etikete indirgediğin sürece zaten sournların çok uzağında uydu gibi dönüyor olursun.
Mesela "İnanmayanları nerede görürseniz öldürün" sorun bu değil mi? Kaynak değil mi? neye kapı aralar? Fiiliyatı önemli değil mi ya yarattığı zihniyet(bu değişmek zorunda değil mi!?)? Fiiliyata maruz kalan ne yapar Boolean, sen diyorsun ki boynunu kütüğe uzatsın, kabul etsin, bu çözümdür(bu sorundur, sorunun kendisidir, çözüm değil!!!). Sonra da bu ifadeni isteyen kabul eder, isteyen etmez diye savunuyorsun :)

Yahu ne milliyetçilik yapacağım? Kürtçülük yapanlara ses çıkarınca milliyetçilik mi oluyor? Milliyetçilik yapanlar onlar.

O halde yazım orada, nerede Kürtçülük yaptım?

İşleri güçleri Kürtlerin çıkarları. Türkiye'nin geleceği, gelişmesi umurlarında değil.
Gotunun kılıyık diyenler, gotları öyle değil mi? bak milliyetçilik yapıyorsun işte, sürekli AYRIMCI bir politik hat üzerinden muhatap belirliyorsun.

Kürtçülüğe karşı olmak diye bir şey yok, MİLLİYETÇİLİĞE karşı olmak diye bir şey var ve bunun AYRIMI, AYRICALIKLISI yok. Oturup Kürtlerde de milliyetçiler var diye bir toplumu tümden hedef alamazsın, Türklerde de var! Bu ülkenin geleceği zaten din ile milliyetçiliğin bu toplumun kamburu, asalağı ve zihniyetinden kazımakla mümkün, yoksa kimin umrunda ülkenin geleceği?! Bak milliyetçilik dedim, din dedim, oturup Türkler, Kürtler mi dedim!

Başkası Kürtler eziliyor deyince, milliyetçilik olmuyor. Ben Türkler de eziliyor deyince milliyetçilik oluyor öyle mi?Kadınların başlarını örtünmesi ve erkeğe kul edilmesi konusunu, erkeklerde eziliyor diye boğarsan heleki sanki kadınalr mı eziliyor diye konuyu özgülünün dışına taşırsan safsata yapmış oluyorsun. Başka bir şey değil. Türklerin ezilmediği ya da sömürülmediği ifade edilmiyor, konu gereği ayrıma maruz kalınan cins hangisi ise o ele alınıyor, KONUNUN BAŞLIĞI VAR yani! Belirleyen AYRIMIN niteliği! Kim olunduğunun (kadıni, erkek, Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Süryani, Ezidi vs) önemi yok!

Milliyetçilik yapma spartacus! Kürtlerin direnmesi ne demek?

22-23 yaşımda, genç oyuna gelcek bir adam değilim.
Üstte yazdım alıntılayım. "Ben deyip duruyorsun, gözüne elini sokmaya kalk bakalım, refleks olmayacak mı? Sen vay efendim refleks(DİRENÇ!) göstermesinler diyorsun, göze giren parmağı görmezden gelmek namına." OYUNDAN filan bahsediyorsun birde. Direnmek demek koşullar dahilinde bünyenin olumsuzluklara karşı direnci demektir. Evrimimizin temel motoru bile buradadır. Bu bir oyun mu? :)

Adım gibi biliyorum ki; Amerika yarın Türkiye'ye dalsa, bunlar Amerika ile birlik olup beni vuracaklar.
Amerika yönetiyor zaten ülkeyi, adın gibi bilip, bilmemen senin sorunun.

Hırant Dink, Sevan Nişanyan, Yasin Ceylan gibi insanlar ile Kürtçüleri ayırcak kadar kafa var yani merak etme.
Ne yazıyorsan ona göre yazıyorum, sende yazılana göre cevap versen yerinde olacak. Kafan seni bağlar Boolean, benim için ne bir şeye dayanaktır ne de kaynak, sadece bilinçaltı milliyetçiliği tespit ettim ve dayanakalrımıda yazdım, yine bu başlıkta da yaptın. Adım gibi eminim bunlar dedin, KAFİRLER, çünkü sen iyi bir Müm'insin!... Bu potayla konu ele almaya kalkıyorsun...

Boolean
18-08-2015, 14:07
"Yok öyle bir kutsalım. Daha önce de yazdım. Vatandaşlara sorulur böyle konular. Siyasetle ve demokrasi ile karar verilir."

Eminmisiniz:lie::
Siz vatandaşlara sormadan vatandaşlar eyalet lakırdısı yapmış. Burdan konuyu başlattınız hatırlatayım.
Nedir bu eyalet zımbırtısı, neden iyi bir şey değildi, eyalet sistemi ile ilgili deneyimleriniz nelerdi, neden biz vatandaşlar bu sistemi kabul etmemeliydik, sorular sorular...
Bu sorulara cevabınız ile devam edelim. Tartışmanın içeriği olsun.
Muhafazakarsınız da. Mevcut olanın korunması refleksini taşıyorsunuz. Devletin demokratik olmadığından dem vuruyor, ardından demokratik yolda atılımda bulunacak vatandaşları bölünme paronayanız ile haşlıyorsunuz.
Demokrasi iyi bir şey olsa onu da devletimiz bize verirmiş.miş miş.
Şu anki mevcut yapıda, vatandaşların demokratik yönetim talebine ulaşacak kanallar tıkanmış. Öneriniz nedir, nasıl bir yöntem izlemeli bu vatandaşlar.

Ben yurtdışında yaşıyorum. Türkiye'ye dönmeyeceğim hiç bile belki.

Buraya gelsinler isterse "Türkler adam değildir" yazsınlar, zerre takmam.

Lakin "Kürtler adamdır" yazsalar, şovenizm koktuğu için hoşuma gitmez.

Eyalet sisteminin tartışıldığı spesifik bir konu olursa fikrimi yazarrım.

Türklerin vatanın bölünmezliği benden sorulur düşüncesi ile, Kürtlerin vatanı istersem bölerim düşüncesi aynı şeydir.

Bunu kabul edersiniz etmezsiniz.

Siyasi bir liderdir, Kürt diye etiketlemenin anlamı yok. Ahmed Arif'de sayılı şairlerdendir, ama konu gereği tanımlayıcı ölçüt şairliktir(Kürt, Türk, etiket değil). Kürtlerden iyi bir lider çıkmıyor demek objektif bir tarz değil! kabul et ya da etme, Kürt liderlerin olup, olmaması ayrı, böyle bir ifadeyi öne sürmek ayrıdır. Mesele Kürt olup olmaması değil, KOŞULLARDIR. Örneğin Somaliden de bolca bilim insanı çıkmıyor! Eeee nereye varacaksın böyle? Somali insanı zekasızdır filan mı diyeceksin?

Eğer sınırlar kalkar, toplumlar birleşir, herkes tek dil ve kültür çerçevisinde tek bir yapı oluşturursa o zaman, Kürtlerden çıkan lider, Türklerden çıkan lider gibi tanımlamalara gerek kalmaz. Lakin şu an;

Türk Aydını, Kürt Aydını dediğimiz gibi tanımlar yapmakta ben bir mahsur görmüyorum.

Kürt Aydını lafına takmıyorsunuz bak! Niye? Kürtlerden Aydın çıkabiliyor çünkü. Kürtlerden lider çıkmıyor deyince hemen karşı çıkış gösteriyorsunuz.

Bunun yapı ve koşullar ile alakası var tabi. Başında yazdım. Ermeniler Hıristiyanlıklarını kaybetmedikleri için, şu şu özellikleri var, Türkler devlet yönettikleri için şu şu özellikleri var diye.

Kadın Kur'an'da baskı altında diye kadınlığından vazgeçmelimi? İsteyen geçer, isteyen geçmez, bu yine öznel! Subjektif, anti-bilimsel. İsteyenin geçip, geçmemesi MESELENİN özünü, KOŞULLARI değiştirir mi? ya objektif analizi, bu ya da şu doğru bir uygulama değil demeyi bastırıp, boğar mı?

Elma ve Armut örneği vererek çarpıtma rica ederim. Ben istersem Japonum derim size ne? Bunun size bir zararı var mı?

Devletin kısıtlama ve yasaklarına, asimilasyona karşı çıkmak ayrı şey. İnsanlara kimlik propagandası yapmak ayrı.

Tam tersi şekilde;

Devletin siz Türksünüz diye siyaset uygulamasıyla, siz Kürtsünüz diye siyaset uygulanması aynı.

Gotunun kılıyık diyenler, gotları öyle değil mi? bak milliyetçilik yapıyorsun işte, sürekli AYRIMCI bir politik hat üzerinden muhatap belirliyorsun.

Eeeee şimdi ülkenin derdi! Kürtlerin özerklik meselesi mi? Ben mi yapıyorum ayrımlığı, yoksa AKP umrumda değil, islamlaşma umrumda değil diye özerklik peşinde koşanlar mı?

Amerika yönetiyor zaten ülkeyi, adın gibi bilip, bilmemen senin sorunun.

Yine çarpıtıyorsun.

Tamam örneği Rusya diye vereyim o zaman.

Yarın Ruslar Türkiye'ye savaş açsa, vatanseverler ülkesini işgalden kurtarma peşine düşerken, bunlar Kürdistan kurma peşine düşecekler.

Ne diyor?

"Savaş çıksa Kürdistan" kurulur diyor bak.

Ne yazıyorsan ona göre yazıyorum, sende yazılana göre cevap versen yerinde olacak. Kafan seni bağlar Boolean, benim için ne bir şeye dayanaktır ne de kaynak, sadece bilinçaltı milliyetçiliği tespit ettim ve dayanakalrımıda yazdım, yine bu başlıkta da yaptın. Adım gibi eminim bunlar dedin, KAFİRLER, çünkü sen iyi bir Müm'insin!... Bu potayla konu ele almaya kalkıyorsun...

Yok sizde bir refleks gelişmiş artık. Kürçülere karşı gelene milliyetçi damgası yapıştırma refleksi.

Hırant Dink videosunu koydum ki; vatanseverlik ve Türkiyelilik nedir görülsün diye.

Kürdistan diyenler için vatan Kürt topraklarıdır. Onlar için Türklerin ve Kürtlerin toprakları ayrıdır.

Hırant ve vatanseverler için ise Anadolu toprakları herkesin vatanıdır.

Yarın savaş çıksa vatanseverler vatanlarını korurlar.

Kürtçüler ise kendi çıkarlarını düşünürler.

postalmarx
18-08-2015, 14:26
Kürtçülüğe karşı olmak diye bir şey yok, MİLLİYETÇİLİĞE karşı olmak diye bir şey var ve bunun AYRIMI, AYRICALIKLISI yok. Oturup Kürtlerde de milliyetçiler var diye bir toplumu tümden hedef alamazsın, Türklerde de var! Bu ülkenin geleceği zaten din ile milliyetçiliğin bu toplumun kamburu, asalağı ve zihniyetinden kazımakla mümkün, yoksa kimin umrunda ülkenin geleceği?! Bak milliyetçilik dedim, din dedim, oturup Türkler, Kürtler mi dedim!


Spartacus, PKK silah bırakırsa milliyetçilik de biter emin ol. PKK'nın silah bırakmasına engel nedir? Şu an ortamı zehirleyen bir numaralı şey bu. Silah ellerine yapışmış mı? Niye bırakamıyorlar? Silah bırakırlarsa devlet Kürtleri soykırım mı edecek? Elzem bir durum mu var? Yani nedir bunun mantığı? Tamamen keyfi değil mi? O zaman ne diye bu ülkeye bunu yaşatıyorlar? Amaç nedir?

Boolean
18-08-2015, 14:31
Yok 100 sefer Türkçülere laf soktuk forumda. Kimse ses çıkarmadı. 3 gün Kürtçülere laf edelim dedik;

Kürtçülüğe karşı olmak diye bir şey yok, MİLLİYETÇİLİĞE karşı olmak diye bir şey var ve bunun AYRIMI, AYRICALIKLISI yok.

Şöyle çıkışlar aldık.

spartacus
18-08-2015, 14:45
Spartacus, PKK silah bırakırsa milliyetçilik de biter emin ol. PKK'nın silah bırakmasına engel nedir? Şu an ortamı zehirleyen bir numaralı şey bu. Silah ellerine yapışmış mı? Niye bırakamıyorlar? Silah bırakırlarsa devlet Kürtleri soykırım mı edecek? Elzem bir durum mu var? Yani nedir bunun mantığı? Tamamen keyfi değil mi? O zaman ne diye bu ülkeye bunu yaşatıyorlar? Amaç nedir?
Milliyetçiliği yaratan koşullar konjonktürel. Milliyetçilik biterse -kişi bazlı demiyorum, hakim ideoloji, tanımalr çerçevesi- PKK biter... Bu coğrafyanın yapısı ile ilgili... Aynı soruyu tersinden daha doğrusu ayakları üzerine dik ve sor, O zaman ne diye bu ülkeye bunları yaşatan hakim bir siyaset, ideoloji var...

PKK ancak günübirlik politikalarda, ciddi propagandalara ve milliyetçi politikaları güçlendirici etki oluşturur doğru, lakin PKK yokken bu ülkede milliyetçilik daim doruk noktasında idi. Neden PKK'ya endeksleme arzusu? Dediğin ancak koşulalr değişmiş ise geçerli, haliyle çözüm koşulalrın değişiminde yatıyor.

Kısaca ABD de siyahi sorunu siyahilerin direnci bırakmasıyla değil, siyasi konjonktürün değişmesi ile gerçekleşti ve bu değişimde asıl motor gücü siyahilerin özgürlük talebi idi-şiddetet maruz bırakılıp, radikalleştirilseler ve bu radikalliğinde karşıt unsur olarak kullanılması durumuna rağmen, kısaca mağdur olanı haksız çıkartmak yönlü politikalar kalıcı olamaz. Dünyanın neresinde olursa olsun bu böye çünkü bilimsel olarak sorunlar ancak kaynağında çözülebilir. Bu nedenle de masaya ilkin yatırılması gereken kaynaktır, ne zaman masaya kaynak yatırılsa PKK denmekte, mesela sende. Stotükoda ciddi bir ısrar var, meseleyi böyle görüyorum.

Kısaca eğer sorunun kaynağı PKK olsa-ki objektif ve bilimsel yaklaşmak şart- o halde PKK'yı tartışmanın ve lav edilmesinin çözüm olacağını konuşurduk, lakin fiiliyat bize kaynağın devletin ve hakim siyaset, ideolojinin çağın gerisinde olduğu ve b sorunalrı süreğen ürettiğini gösteriyor. Bu halde, hakim ideoloji ve model değişmedikçe, sorun da çözülmez, çünkü sorunun sonuçalrından herhangi birisini elemek, sorunun kaynağı üzerinde belirleyicilik teşkil etmiyor.

Anaysa Madde 66
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.

Oturup kaynağı nereye kadar tartışalım ve neden ikide bir PKK deyip duruyorsunuz? Sorunalrı üreten Stotükoyu bir masaya yatıralım hele, meseleye böyle bakmak gerekmiyor mu?... Birincisi Devlet, Türk devleti imiş(Bırakın çağdışılığını, olumsuz sonuçalrını, her türlü sosyal bilime, ekonomi-politik bilime ters!). Yani? İkincisi dışında kalan herkes ÖTEKİ imiş.
Üçüncüsü ne hukuki ne sosyal bilimlere dahi sığrıdırlamayacak olan bir tanımlama mevcut. Türk vatandaşı olmaz! Türkiye vatandaşlığı olabilir... Kaynak konusunda buralarda gördüğüm muhatap PKK değil, kaldı ki sorunları üreten kaynağın çok basit, küçücük bir bölümüne değindim..

Bunlar bir yana, PKK silah bıraksa, tamamen lav edilse dahi sorun çözülmez, yeni PKK lar yaratır çünkü koşullar değişmedikçe, PKK varlık nedenine sahip olur, olumlu ya da olumsuz, beğenilir ya da beğenilmez, mesele burası değil. PKK'nın olamdığı dönemlerde sanki güllük, gülistanlık mıydı? Tam aksine, geçmiş daha kötü bir pratik sergiliyor! O halde doğru soru, üreten NE?

İkincisi PKK ile devleti aynı kefeye koymamak gerekir, muhtaplığı eşitlememek gerekir. Konjonktürde belirleyici olan hakim ideoloji, hakim siyasettir, demek ki toplum bilinçlenirse, bu temelde örgütlenme, mücadele ortaya çıakrsa, işte o zaman koşullar değişir ve muhatap PKk değil tabiki toplum ve yönetim(biçimide dahil) çerçevsidir. PKK'ya indirgemek bence bilerek yapılan stotükoculuktan kaynaklı ve altında kimi zaman milliyetçilik, kimi zaman mezhepçilik ya da bazı çıkarlar yatıyor.

Çözüm konusunda -şu süreçte- PKK'yı tartışmak bana göre çözümü manipüle etme isteği. Sorun ve çözümü tartışıp ele almayı provake eden bir açı, o nedenle sorunu koyalım. Çözümüde, sorun ne? Bir coğrafya da belirli sosyo-kültürel yapının ve inancın, resmi olarak dışlanıp ötekileştirilmesi yani Mümin-Kafir edebiyatı, edebiyat düzeyinde kalsa ne ala, hakim anlayışın, hakim siyasetin ve devletin kendisini bu ayrıma göre tanımlamış olması(işte Anaysadan kısa bir örnek verdim). Şiddet ancak şiddeti yaratan şidddetin ortadan kalkması ile kalkar-bastırılır-, şiddete meşruiyet kazandıran zemininde değişmesi şarttır(!), yani koşulsaldır, nesneldir(kişilerin keyfiyeti ya da arzusu bir anlam taşımaz)... Böyle bakıyorum...

Yani PKK bir çok olumsuz rol oynuyor diyorsun vb kabul, dahil ederek neden bu rolü oynamasına izin veresin? Sorunu koyalım ve çözümü tartışalım, PKK'yı da dahil etmeyelim ki kimse olumsuz rol oynamasın... Sorunu tartışır, çözümü tartışır ve çözümü fiiliyatta başarılı kılarsak, zaten PKK biter, benim sorunla ilgili sorunum, sizinde PKK ile mi, ee o halde sorunun kaynağını tüketirsek sizde, bende sorunlarımızdan kurtuluruz...

Boolean
18-08-2015, 14:50
Çözüm konusunda PKK'yı tartışmak bana göre çözümü manipüle etme isteği. Sorun ve çözümü tartışıp ele almayı provake eden bir açı, o nedenle sorunu koyalım. Çözümüde, sorun ne? Bir coğrafya da belirli sosyo-kültürel yapının ve inancın, resmi olarak dışlanıp ötekileştirilmesi yani Mümin-Kafir edebiyatı, edebiyat düzeyinde kalsa ne ala, hakim anlayışın, hakim siyasetin ve devletin kendisini bu ayrıma göre tanımlamış olması(işte Anaysadan kısa bir örnek verdim, Türk devleti ne demek yahu?). Sorun bu, PKK gibi konular ayrı sorundur, ayrı ele alınır.

Sana katılmıyorum. Olayın bir tarafında devlet var öbür tarafında PKK var.

Devlet ele alınıp, PKK ayrı değerlendirelemez.

Eğer 1980'lerde, 90'larda yaşıyor olsaydık yazıkların anlam kazanırdı benim için.

Anaysa Madde 66
Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür.

PKK bunu savunmuyor ki; Gelsin anayasada Türkiyelilik tanımını savunsun.

PKK'nın istediği bölünme.

Çözüm konusunda PKK'yı tartışmak bana göre çözümü manipüle etme isteği.

Devlete silah bıraktırmanın imkansız olduğunu bilenler tarafından, Türkiye'de demokratik insan haklarının gelmesini isteyenler için çözüm yolu.

Boolean
18-08-2015, 15:07
İnsanlar için önemli olan ekmek, aş, barınak ve rahat yaşamdır. Adaletli gelir dağılımıdır. Mutluluktur.

Aynı devlet gibi, PKK da bunu Kürtlük, Türklük şeklinde soyut şeyleri insanlara yücelttikçe, insanlar bu kavramların askeri olurlar.

Olmuşlar da.

Elimde şöyle bir sihir yeteneği olsa;

Türkiye'deki bütün insanlar Koreli olacaklar ve Koreliler kadar rahat yaşam sürecekler. Aynı insanlar.

O sihiri basarım Türkiye'ye ve herkes Türküm, Kürdüm demeyi bırakır. Koreliyim der. Lakin hayatları daha güzel bir hale geldiğinden daha mutlu yaşarlar.

Tabi bu düşünce Sparcus'e gizli statüko savunuculuğu ve milliyetçilik ve çıkarcılık gibi geliyor.

Türkün Türklüğü önemsenmesi kötü, Kürtlüğün önemsenmesi ise gerekli düşünce şeklinde sanki.

Fakat bunların ikisi de kötü.

slave
18-08-2015, 15:39
Boolean;
Yurt dışında yaşamak, buna karar vermek veya yeltenmek tercihtir.
Seçim sizin, kişileri bağlamaz. Fakat kişilerin tercihi devletleri bağlar.
Kör talihin bir tesadüfü olarak herhangi bir devletin sınırları içinde dünyaya geldiniz. Ama başka kaynaklara akmak istiyorsunuz. Devlet denilen yapı hareketinizi kısıtlıyor. Vatandaş olarak sizin seçiminize karışma hakkını kendimde görmüyorum. Size neden diğer insanların tercihlerine bu kadar üstten bir duruş takınıyorsunuz.

Vatanseverlik nedir? Hırant vatansevermiş. Vatanın da çok şeyineymiş.
vatan sevmemizi kim öğütlüyor bize. Adam vatanı sevmemiş olsa alçaklar arasında yerini alacakmış.
Nasıl bir eğitim sistemidir. Adam yurt dışına gidip yerleşiyor, dönmeyi de düşünmüyor. Fakat oralardan bile vatandaşın vatanı sevmesini zorunluluk olarak görüyor. Yesinler soyut putları.:lol::lol:
Irkçı milliyetçi geleneğin, ulusalcılık denen akut hastalığa evrilme aşamasını izliyoruz.
Kutsalım yok ama vatanseverim. Kutsalım yok ama ülke çıkarlarım. Kutsalım yok tek dil tek bayrak.

Boolean
18-08-2015, 15:49
Boolean;
Yurt dışında yaşamak, buna karar vermek veya yeltenmek tercihtir.
Seçim sizin, kişileri bağlamaz. Fakat kişilerin tercihi devletleri bağlar.
Kör talihin bir tesadüfü olarak herhangi bir devletin sınırları içinde dünyaya geldiniz. Ama başka kaynaklara akmak istiyorsunuz. Devlet denilen yapı hareketinizi kısıtlıyor. Vatandaş olarak sizin seçiminize karışma hakkını kendimde görmüyorum. Size neden diğer insanların tercihlerine bu kadar üstten bir duruş takınıyorsunuz.

Vatanseverlik nedir? Hırant vatansevermiş. Vatanın da çok şeyineymiş.
vatan sevmemizi kim öğütlüyor bize. Adam vatanı sevmemiş olsa alçaklar arasında yerini alacakmış.
Nasıl bir eğitim sistemidir. Adam yurt dışına gidip yerleşiyor, dönmeyi de düşünmüyor. Fakat oralardan bile vatandaşın vatanı sevmesini zorunluluk olarak görüyor. Yesinler soyut putları.:lol::lol:
Irkçı milliyetçi geleneğin, ulusalcılık denen akut hastalığa evrilme aşamasını izliyoruz.
Kutsalım yok ama vatanseverim. Kutsalım yok ama ülke çıkarlarım. Kutsalım yok tek dil tek bayrak.

Yazış şeklin yakışıksız olmuş. Benim kimseye bir öğüt veya akıl verme amacık yok. Üstten bir duruş da sergilemiyorum.

Ha sen eziklik psikolojisindeysen, yazdıklarımı öyle algılamış olabilirsin.

Ben yurtdışında yaşıyorum diye, vatanseverleri göremeyeceğim diye bir şey de yok. Herkes vatansever olmalıdır da demedim. Ama bence iyi bir şey. (Bu kadarını söylememe izin verirsin sanırım)

Ulusalcı olsam Türkiyelilik diye bir şeyin üstünde durmam. Asimilasyona karşı çıkıyor olmam falan yani.

Sizin Türkiye'deki futbol maçı misali tarafgir, siyasetiniz beni bağlamaz.

Demokrasi böyle bir şey. Herkes benim istediğim olacak! Olur! Diyemiyor.

Diyarbakır hakkında karar vermek de tüm vatandaşların fikirlerine danışılarak alınması gereken bir karar.

Yoksa sizde demokrasi kültürü. Alırsınız silahı elinize, silahla halkı yola getirirsiniz, benim dediğim olur dersiniz!

slave
18-08-2015, 16:36
Yazış şeklin yakışıksız olmuş. Benim kimseye bir öğüt veya akıl verme amacık yok. Üstten bir duruş da sergilemiyorum.

Ha sen eziklik psikolojisindeysen, yazdıklarımı öyle algılamış olabilirsin.

Ben yurtdışında yaşıyorum diye, vatanseverleri göremeyeceğim diye bir şey de yok. Herkes vatansever olmalıdır da demedim. Ama bence iyi bir şey. (Bu kadarını söylememe izin verirsin sanırım)

Ulusalcı olsam Türkiyelilik diye bir şeyin üstünde durmam. Asimilasyona karşı çıkıyor olmam falan yani.

Sizin Türkiye'deki futbol maçı misali tarafgir, siyasetiniz beni bağlamaz.

Demokrasi böyle bir şey. Herkes benim istediğim olacak! Olur! Diyemiyor.

Diyarbakır hakkında karar vermek de tüm vatandaşların fikirlerine danışılarak alınması gereken bir karar.

Yoksa sizde demokrasi kültürü. Alırsınız silahı elinize, silahla halkı yola getirirsiniz, benim dediğim olur dersiniz!
Sizin de okuma şekliniz pek şık durmuyor.
vatan sevmemizi boolean öğütlüyor demedim. Vatan denilen çuvalın içine tıkılan kavramlardan ve o kavramları sevmemiz gerektiğini öğütleyen kokuşmuş sistem,devlet,gütme şekillerinden bahsettim.

sizin de bu düzene onay verdiğinize dikkat çektim.
Nüfus idaresi misin ne çabuk kimlik tutuşturdun elime.

Yazdıklarımın neresinde Kürt olduğumu söyledim veya Türk. Bu da bir Türklük hastalığı. Müfredatın dışına çıkan her vatandaş ötekidir.

Devletin elinde ne var? gül mü atıyor vatandaşına. Eli silahlı zorba bir yapıya karşı İsa'yı mı oynayacak vatandaş. Orduya silah bırak diyebiliyor musun?

Kurdistannn
18-08-2015, 16:39
İnsanlar için önemli olan ekmek, aş, barınak ve rahat yaşamdır. Adaletli gelir dağılımıdır. Mutluluktur.


Bunlar olursa, sorun çıkmaz, çıkartanlar da azınlıkta kalır, herkes mutlu yaşar mı diyorsun?

Eğer bunu düşünüyorsan,İspanyanın Bask bölgesini nasıl açıklayacaksın?
İspanyadaki en yüksek milli gelir buradadır.
Ekmek var, aş var, barınak var, rahat yaşam var, mutluluk var...

Avrupa Birliğinin de üstünde bir milli gelire sahipler.Zengin bölge yani.

Ama yıllardır İspanyadan kopmak istiyorlar.
Aş,iş,ekmek,barınmak...Bunlar, talepleri uyuşturur mu sanıyorsun?

Boolean
18-08-2015, 16:47
Bunlar olursa, sorun çıkmaz, çıkartanlar da azınlıkta kalır, herkes mutlu yaşar mı diyorsun?

Eğer bunu düşünüyorsan,İspanyanın Bask bölgesini nasıl açıklayacaksın?
İspanyadaki en yüksek milli gelir buradadır.
Ekmek var, aş var, barınak var, rahat yaşam var, mutluluk var...

Avrupa Birliğinin de üstünde bir milli gelire sahipler.Zengin bölge yani.

Ama yıllardır İspanyadan kopmak istiyorlar.
Aş,iş,ekmek,barınmak...Bunlar, talepleri uyuşturur mu sanıyorsun?

Tamam da özerklik almış zaten orası. 1979'da. 1979'daki İspanya ekonomisine bakmak lazım. Yani olayın sonundan değil, başından değerlendirmek lazım.

Madem hayat, şu bu önemli değil. Senin yiğenlerin ve akrabaların neden Amerika'da yaşıyor?

Kürdistan yok diye Amerika'ya göçtüler diyeceksen, Türkler neden basıp gidiyor? Veya Afrika'dakiler neden denizde boğulup, ölmek pahasına Avrupa ülkelerine kaçmaya çalışıyorlar?

1979 İspanya ekonomisine ve Bask ekonomisine bakalım. Zenginlik mi çıkacak? Yoksa yoksulluk mu? çıkacak.

Kurdistannn
18-08-2015, 17:00
Madem hayat, şu bu önemli değil. Senin yiğenlerin ve akrabaların neden Amerika'da yaşıyor?

Kürdistan yok diye Amerika'ya göçtüler diyeceksen, Türkler neden basıp gidiyor? Veya Afrika'dakiler neden denizde boğulup, ölmek pahasına Avrupa ülkelerine kaçmaya çalışıyorlar?

1979 İspanya ekonomisine ve Bask ekonomisine bakalım. Zenginlik mi çıkacak? Yoksa yoksulluk mu? çıkacak.
Ben BASK eskiden zengindi ya da fakirdi demedim ki. Kendilerini İspanyanın bir parçası olarak hiç göremediler. Baskça haricinde İspanyolca ortak dilleri. Ama kendilerini hiç İspanyanın parçası olarak göremediler.

Boolean, birgün Türkiyeye gelirsen, İzmire beklerim.Telefonumu ve adresimi sana özelden veririm.
Gelir misafirim olursun.O zaman yakından tanırsın.Buradan ne desem boş.
Bizim sülale işkenceden geçti, sülalenin % 90 ı işkencelere ve baskılara dayanamayıp, Amerikaya ve Avrupaya kaçtı.
Ha kaçmaları da iyi oldu, burada çitfçilik yapacaklardı, karın tokluğuna..
Orada en fakirinin altında Mercedes var. Ama buna rağmen, benden daha da çok kürtçüler. İnan bana, ben onların yanında Türkçü kalıyorum. Para ve refah, birşeyleri unutturmuyor daha da tetikliyor
Para vs. unutturmaz kültürel dokuyu.

Boolean
18-08-2015, 17:29
Para vs. unutturmaz kültürel dokuyu.

Para ve Refah kültürel dokuyu unutturmuyorsa, sen neden İzmir'de yaşıyorsun? Onlar neden Amerika'da yaşıyor?

Dönün o zaman Tunceliye.

Ben sana söyliyim. Kürdistan'ı kurulsa bile gitmiceksiniz Kürdistan'a falan.

Ben de hiç kültürel dokuymuş, şuymuş buymuş falan yok valla.

Türkiye hiç burnumda da tütmüyor.

İnsan Hakları ok!
Adaletli Gelir dağılımı ok!
Anadil özgürlüğü ok!
Kültür özgürlüğü ok!

İşkencelere, katliamlara beraber haykırıyoruz, yapılmasın diye.

Lakin Kürdistan, Kürtlere faydasız, insanları canından eden bir ideoloji.

Kürdistan kurulsa bölge icabı zaten zor gelişecek. Yani doğunun coğrafyası, ulaşım sorunları, iklimi yine değişmicek. Yine Kürtler ya Avrupa'ya, ya da Batıya göçmeye çalışcaklar.

Bedelli askerlik yapıp, vatan millet sakarya diye atanlar gibi sahte bu da bence.

Zaten benim elimde olan bir şey değil.

Sen benden rica etsen. Booelan şu diyarbakır'ı ver diye. İstemesem de, ben veririm (bizim eşit hakkımız varsa). Diyarbakır'a 3 kez gittim çok sevdim. Fakat yine de veririm.

Benim bölünmeme isteğim. Kürt nefreti, vatan millet değil. Kürtleri sevmem nedeniyle. Ermenileri sevmem nedeniyle. Ben bunu Türkiye'de bir güzellik olarak görüyorum. Kültür farklılıklarını.

Lakin silah patlatanları, ideoloji uğruna insan öldürenleri sevmiyorum. Kürtler içinde şovenizm olmasa, bırakırlar silahlarını gelirler demokrasi yoluyla ne istiyorlarsa haklarını ararlar.

Fakat bu;

"Vuralım, kıralım, ezelim" davranışları bana Osman Pamukoğlu ile aynı geliyor.

Ben onu görüyorum yani içlerinde.

Empati noksanlığı, Kürtlerde de var.

Mesela şu Dersim'i saldırı niteniliği ile değil, gerçekleri savunma amaçlı paylaşanla, saldırı amaçlı paylaşan arasındaki fark gözüküyor.

Yoksa insan azcık dünyaya bakar. Durumu ona göre değerlendirir. Sanki Türkiye dünyadan bağımsız ayrı bir yermiş gibi.

O zamanki dünyanın durumunda olması beklenen neyse, Türkiye'de de onlar olmuş. Dünyadaki koşullar dışında birilerinin bir paralel evren yaratma durumu yok.

Peki şimdi öyle mi?

Değil! Zaman değişti.

Şimdi birisi hala Dersim gibi bir hareketi savunuyorsa, onda bir anormallik var işte. Öyle manyaklar da var işte Türkiye'de.

Dediğim gibi;

Artık silahlı devlet yaptırımları da, silahlı siyaset yöntemleri de çağın gerisinde ve eskimiş şeyler.

spartacus
18-08-2015, 18:35
Yok 100 sefer Türkçülere laf soktuk forumda. Kimse ses çıkarmadı. 3 gün Kürtçülere laf edelim dedik;

Şöyle çıkışlar aldık.
Sevgili Boolean, kaç örnekle ifade ettiğim halde hala yanlış anlamışsın.. Bir daha geniş, geniş ifade etmeliyim, zira yanlış anlaşılma üzücü..

Kürtçülere laf etmenle de alakası yok ki. Kürtçülere laf etmen beni bağlamaz, neden bağlasın, ama konuyu açan sensin başlığı koyanda. Haliyle "Kürt Sorunu" ibaresi var, bende bu soruna eğildim. Bu soruna eğilmeme karşı kürtçüler, kürtler, onlar ve biz şeklinde gelmenin ne alakası var dedim.. Yani ne düşündüğüne göre yazmıyorum, bana göre yazdığın yazılardaki ele aldıklarının, ifadelerimle ne alakası var diye soruyorum.

Değişelim Başlık Kadın sorunu olsun;
Ben tabiki kadın sorununu ele alacağım.

Bilimsel, mantıklı yaklaşım nedir?


Sorunu ortaya koymak.
Kaynağı ortaya koymak.
Koşulları analiz etmek.

Üçünün ele alınması ile sorun ve çözüm konusunda fikir sahibi olabiliriz, haliyle bende edindiğim fikrimi, yer, yer nesnel analizleri paylaşıyorum(yani özelde kürt, türk, ugandalımı diye bir ayrıma sahip değilim)... Yani senin Türkçülüğe, kürtçülüğe laf edip etmemenden bağımsız bir zemindeyim..

Şimdi kadın sorunu nu ele almaya çalışıyorum, sen çıkıp şunu diyorsun;
1.)Kadın, kadın deyip duruyorsun, erkekler ezilmiyor mu? (kadının ezilmesini dile getirmek heleki başlığın Kadın Sorunu olduğu bir yerde, başkalarının ezilmediğini ifade etmek değildir! Bu tarz yaklaşımlar safsatadır değil mi? Muhatabı ya da sorunu bastırmak şekline dönüşür.).
2.) Kadınlar ŞÖYLE, BÖYLE VS.... Kadınları tartıştırmaya çalışmak. Yine diyorum kadınları tartışabilirsin, seni bağlar, lakin kadın sorunu üzerine ifadelere karşıt olarak akdınlar şöyle, böyle noktasından gelinirse alakası ne? Dikakt ediyor musun Boolean yıllardır kırmaya çalıştığımız resmi ideolojinin bir çeşit enjeksiyonu bu. İslam neden şunlara, bunlara baskı yapıyor vay onlarda ahlaklı olsa idi, yok şöyle inansalardı vs yani kurbanı tartıştırmak, kılıf, meşruiyet, stotüko, bilinçaltı dayatımı...
3.) Bunlar bizi arkamızdan vurur! (!!!) Ne alaka? Hem biz kim, bunlar kim Boolean? (burada da işte bilinçaltı ile ilgili bir sorunun açığa çıkması durumu gördüm, biz ve onlar, yani ötekileştirmenin nüfuz etmişliği, kısaca zaten bir yerde temel sorunumuz bu, ötekileştirme...)
4.) İyi ki kadıncılara laf ettik, halbuki erkekcilere de laf ettiğim başlıklar vardı vs.. Kabul de ne alakası var?

Sevgili Boolean lütfen geri git, diayaloglarımıza tekrar bak ve eğer gerçekten şu dediğin biçimde bir tavır, tutum içine girmişsem ve böyle bir hata yapmışsam farkında değilim, madem sen farkına vardın bana da izah et ki bileyim...

İkincisi anlayışımda, milliyetçiliğin, ırkçılığın şunları, bunları diye bir ayrımı yok ki. Çok özel siyasi bir konu ise o zaman da detaya yine siyasi temellerden girerim, oturup Türkler, Kürtler diye tartışmam. Toplumları eleştirmekse derdim koşullarına bakarım yok milliyetçiliği eleştirmekse, bu argümana bakarım, oturup Kürtler şöyle, Türkler böyle filan demem-alakası yok-...

Kısaca kürtçülüğe laf da edebilirsin, eleştirebilirsinde, ama hem Kürt Sorunu diye bir başlık bu, hem de bu başlıkta "Kürtler şöyle, böyle", "Biz ve onlar ayrımı yaptın", hatta o düzeydeki Amerika bize saldırsa arkamızdan vururlar dedin. Hatta sana örnek verdim Somalide bilim insanı çıkmamasının sebebi Somalilier değil ki, ülkedeki koşullar! Yine bizim ülkemizde yaşadığımız sorunların temelinde yatan yine koşullar! Analizi koşullar üzre yapıyorum, yoksa kimsenin ne dediği beni bağlamıyor, kimin ne dediğine göre değil, gözlemlerimin sonucunda nelere ulaştığımı ifade etmek beni ilgilendirip, bağlıyor. Tamam o halde önlem alıp alayını yok edelim, çünkü olurda Amerika saldırırsa, arkamızdan vururlar, böyle bir spekülasyonu bilimin de, algılarımızında, bilincimizin de alnının çatına çakalım. Kimi yok ederler? Bizi. Biz kim? Onlar kim? Bu tavrını da eleştirdim hepsi bu.

Konuyu açan sensin, Hrant Dink'ten farklı düşünmüyorum ki, çok daha ileri düzey eleştirilerim vardır o konuda, ama bunlar ortada olan sorundan bağımsız! Birbirine karşıt kullanılmamalı, tokuşturulmamalı. Mesela Feministlerin hataları vb kadın sorununu tartışılmaz kılmamalı!

Başka türlü zaten ne sorunu anlayabilirim, ne de çözümü, o kadar ve durup bakmam Ali'mi, Veli'mi diye, kadın mı, erkek mi, Kürt mü, Türk mü, böyle bir lüksümde, subjektif ayrımımda olamaz, konu başlığı ne ise ona yönelirim, yani soruna. Kürt Sorununu ele alırken senin ya da bir başkasının ne "yavvv sanki bir Kürtler mi eziliyor", Kadın Sorunu ele alınırken "ne yav sadece kadınlar mı eziliyor", "zaten kadınlar şöyle böyle", "akıllı değiller, içlerinden akıllı adam çıkmıyor" vb denmesini anlamlı bulmam, alakalı da gör-e-mem.. Senin kime ne laf ettiğinle ilgili değil, bu benim duruşumla ilgili. Ayrıca, bakış açıma karşın bu tarz gelişleri(bastıran, yok sayan, ya da olağanlaştıran(!)) SAFSATA olarak değerlendiririm(kimden gelirse ve kimin adına gelirse gelsin -ki şu forumda muhatap olduğumuz bazı arkadaşların bu tavrından muzdaripim zaten, anlatmak istediğimde de duygusala bağlanıyor vs). Yani duruşum, tavrım, bakış açım, yaklaşımım bu Boolean ve katılıp, katılmaman konusu nihayetinde seni bağlar. Bundan özel bir tavır içinde olduğum sonucu çıkartmamalı ve beni izaha bu kadar çok sayıda, tane, tane zorlamamalıydın-çünkü kaç kez ifade ettim-..

Boolean
18-08-2015, 18:36
Uğur Mumcu'ya da karşı devrimci, düzen adamı, sistemin adamı diyorlardı bir sosyalist forumda. Hatta adını karşı devrimciler bölümüne koymuşlardı.

Şimdi farkettim sebebini. O zaman aklıma gelmediydi.

Sebebi, PKK'yı eleştirmesiymiş muhtemelen.

Atatürk'ün ülkeye faydalarını da görüyor, PKK'yı da eleştiriyorum yani.

Hırant Dink'in de odasında Atatürk'ün fotoğrafı varmış. Sebebini de şöyle açıklamış.

http://odatv.com/vid_video.php?id=8D5AB

Çünkü dünyada hiçbir şey sadece siyah ve beyazdan oluşmuyor.

Ya bizdensin, ya onlardan herkes için geçerli olmuyor.

Boolean
18-08-2015, 18:45
Kısaca kürtçülüğe laf da edebilirsin, eleştirebilirsinde ama sen bu başlıkta "Kürtler şöyle, böyle" dedin, "Biz ve onlar ayrımı yaptın", hatta o düzeydeki Amerika bize saldırsa arkamızdan vururlar dedin. Hatta sana örnek verdim Somalide bilim insanı çıkmamasının sebebi Somalilier değil ki, ülkedeki koşullar! Yine bizim ülkemizde yaşadığımız sorunların temelinde yatan yine koşullar! Analizi koşullar üzre yapıyorum, yoksa kimsenin ne dediği beni bağlamıyor, kimin ne dediğine göre değil, gözlemlerimin sonucunda nelere ulaştığımı ifade etmek beni ilgilendirip, bağlıyor. Tamam o halde önlem alıp alayını yok edelim, çünkü olurda Amerika saldırırsa, arkamızdan vururlar, böyle bir spekülasyonu bilimin de, algılarımızında, bilincimizin de alnının çatına çakalım. Kimi yok ederler? Bizi. Biz kim??? Onlar kim?

Kürtçüleri kastediyorum ben. Kürt milliyetçilerini. Kürtler dediysem yanlış yazmışım demek ki; Özür dilerim.

Türk milliyetçileri emperyalistlerle işbirliği yapıyor da, ben Kürt milliyetçileri de yaparlar dedim diye karşı çıkcak bence bir şey yok.

Yani Kürt Sorununu ele alırken senin ya da bir başkasının ne "yavvv sanki bir Kürtler mi eziliyor", Kadın Sorunu ele alınırken "ne yav sadece kadınlar mı eziliyor", "zaten kadınlar şöyle böyle", "akıllı değiller, içlerinden akıllı adam çıkmıyor" vb demesini anlamlı bulmam, alakalı da gör-e-mem.. Senin kime ne laf ettiğinle ilgili değil, bu benim duruşumla ilgili.

Ben burada kastım şu; Türkiye'deki meseleler sadece Kürtleri ilgilendiren meseleler değil. Yani tüm vatandaşları etkiliyor. Bunları Kürt halkına mal ederek, "sadece Kürtler eziliyor" şeklinde bir yaklaşımı doğru bulmuyorum.

Fakat bir toplumu değerlendirirken. Kürt kelimesi yerine başka ne kelime kullanabilirim? Kürt toplumunda sorunlar varsa, Kürtler, onlar, bunlar derim.

Kelimelerden niyet okuma yapılmamalı.

Türkler içerisinde sorunları değerlendirirken Türk halkı diyoruz.

Türklerde Türk şovenizmi yaygındır.

Türklerde bireysel özgür düşünce zayıfır.

Japonlar, bunlar sushi ile beslenir.

Gibi...

Buradan Kürtler benden ayrıdır anlamı çıkarılsın manasında söylemedim. Lakin toplumların kendi sorunları, yapıları, biçimleri vardır.

Koşulların farkındayım. Fakat bir koşul nedeniyle çıkan sonuç başka bir koşulu doğuruyor. Bu döngü gibi devam ediyor.

Bu döngü bir koşulun, sonuca dönüşmeme cesareti ile kırılır ancak.

Kurdistannn
18-08-2015, 19:18
Para ve Refah kültürel dokuyu unutturmuyorsa, sen neden İzmir'de yaşıyorsun? Onlar neden Amerika'da yaşıyor? Dönün o zaman Tunceliye.
Boolean, bu kadar basit ayrımı nasıl göremiyorsun?
Parayı ve refahı tercih etmiş olmam, bana geçmişimi unutturmuyor ki.
Ben Zazayım, bunu unutmam ve savunurum(Birçok Türk arkadaşımı Zazaların çoğundan daha çok severim o ayrı)



Ben sana söyliyim. Kürdistan'ı kurulsa bile gitmiceksiniz Kürdistan'a falan.
Haklısın, elbette gitmem.
Ama Türkiyenin başka yerine de gitmem.
Ya Amerika Florida, ya da Türkiyede İzmir. Bu iki yerden başka her yer bana gurbet gelir. Doğduğum yer dahil.
Ben o insanlar için istiyorum.Kürtler için.Ama tamamen bağımsızlığı savunmadım hiç. Eyalet yönetimi ile beraber sorunların çözülebileceğini düşünüyorum.

Boolean
18-08-2015, 19:37
Boolean, bu kadar basit ayrımı nasıl göremiyorsun?
Parayı ve refahı tercih etmiş olmam, bana geçmişimi unutturmuyor ki.
Ben Zazayım, bunu unutmam ve savunurum(Birçok Türk arkadaşımı Zazaların çoğundan daha çok severim o ayrı)

Yani Tunceli'de toprak kokusu alman için illa Kürdistan şart mı? Kürdistan olmadan Tunceli senin memleketin değil mi? Ben o kısımda anlamıyorum işte.

Haklısın, elbette gitmem.
Ama Türkiyenin başka yerine de gitmem.
Ya Amerika Florida, ya da Türkiyede İzmir. Bu iki yerden başka her yer bana gurbet gelir. Doğduğum yer dahil.
Ben o insanlar için istiyorum.Kürtler için.Ama tamamen bağımsızlığı savunmadım hiç. Eyalet yönetimi ile beraber sorunların çözülebileceğini düşünüyorum.

Eyalet sistemi gelene kadar kaç kişi ölcek peki?

Yani elimizde 2 yol var.

1. Türkiyeli vatandaşlar, dil, kültür, anadil özgürlüğüne sahip olacaklar.
2. Eyalet sistemi.

Birincisini başarmak çok daha kolay ve basit. Kardeş kardeş hepimiz istediğimiz şehri kullanacağız. Ben atlayacağım Tunceliye seni ziyarete geleceğim, bayıra çıkacağız mesela. :)

Zaten eğer senin amacın kültürünü korumak, dilini korumaksa birincisinin yetiyor olması lazım.

Sorun devletin geçmişte yaptığı ipnelikler, şimdi de yaptığı zorbalıklar. İnsan'a insan gibi muamele edilmemesi.

Bu PKK ve TSK savaşı su tabancası ile olsa, tamam da, insanlar ölüyor. Lakin demokrasi içinde mücadelede kalması lazım Kürtlerin. Kesin!

Eğer bir Kürt devleti arzuluyorlarsa da var zaten.

İlla büyük Kürdistan olmasına ne gerek var?

Küçük kürdistan oluversin.

Bedevi
18-08-2015, 19:39
Kürtçülere laf etmenle de alakası yok ki. Kürtçülere laf etmen beni bağlamaz, neden bağlasın, ama konuyu açan sensin başlığı koyanda. Haliyle "Kürt Sorunu" ibaresi var, bende bu soruna eğildim. Bu soruna eğilmeme karşı kürtçüler, kürtler, onlar ve biz şeklinde gelmenin ne alakası var dedim..

Bugün Türkiye'de hırsızlıktan, otopark mafyalığına, yankesicilikten, fuhuşa kadar pek çok olumsuz toplumsal vaka da Kürtlerin rol oynadığı düşünüldüğünde başlığın herhalde Ugandalılar Sorunu şeklinde açılmasını bekleyemeyiz, öyle değil mi? İsterseniz meseleyi sadece siyasi olana endekslemeyip, Kürtlerin sosyal ve toplumsal hayattaki rolleri bağlamında ele alalım. Bugün özellikle Batı illerinde yaşayan (ki Kürdistann mahlaslı zatta bunların içinde yer almaktadır. Büyük ihtimallede ya seyyar ayakkabı boyacısı ya da amele olarak çalışmaktadır) Kürt nüfusun olmadığı bir Türkiye tasavvur edersek, bu Türkiye'de ki toplumsal suçların oranı bugüne göre dahamı yüksek olur, yoksa dahamı düşük... Hiç kendimizi kandırmayalım, daha düşük olacaktır.

Bu bağlamda güünümüz Türkiye'sinde ki önlenemez toplumsal olayların arkasında bir etnik grup çıkıyor karşımıza; Kürtler! Dolayısıyla Devletin, halkının güvenliğini ve huzurunu korumak başlıca görevi olduğu düşünüldüğünde, Kürtlerin Batı illerine göçünün durdurulması ve hatta gerekirse başta büyük şehirler olmak üzere buradaki Kürtlerin geldikleri yere geri gönderilmeside dahil olmak üzere olağanüstü şartların getirdiği, olağanüstü tedbirleri almakla yükümlüdür devlet!

Benimde beğenerek takip ettiğim TürkSolu dergisinde yer alan fevkalade faydalı bir harita. Göz atmanızı tavsiye ederim;

http://i.ytimg.com/vi/DbuysFrx9yQ/hqdefault.jpg

HARİTADA GÖSTERMEKTEDİR Kİ YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR!

Boolean
18-08-2015, 19:43
Kürt nüfusun olmadığı bir Türkiye tasavvur edersek, bu Türkiye'de ki toplumsal suçların oranı bugüne göre dahamı yüksek olur, yoksa dahamı düşük... Hiç kendimizi kandırmayalım, daha düşük olacaktır.

Eğitim seviyesinin her bölgede eşit olduğu bir toplum hayali daha güzel. :)

Kürtlerde suç oranlarının yüksek olması sistemin suçu. Kürtlerin değil. Bunu sen de biliyosun da, Trollemek güzel tabi. :)

Fakat bunu söylerken, "Kürt nüfusunda veya Kürtlerde suç oranları yüksek" cümlesi kurmaktan başka bir şansımız yok.

Bedevi
18-08-2015, 19:55
Kürtlerde suç oranlarının yüksek olması sistemin suçu. Kürtlerin değil.


Gerçekten iddia ettiğiniz gibi Kürtlerin üzerinde bir devlet baskısı ve ayrımcılığı uygulandığını varsaysak bile, gayri-müslim oldukları için bu baskıyı daha yoğun bir şekilde hisseden Rum ve Ermenilerinde benzer toplumsal olayların müsebbibi olması gerekmezmiydi? Bugün Rum, Ermeni, Çerkez veya Boşnak değilde, Kürt yankesicilere rastlıyor, ''eşşeğe tecavüz etti'' gibi haberlere daha çok Kürtlerle meskun coğrafyalarda rastlıyorsak bunun bir sebebi var demektir ki bana göre bu sebep genetiktir. Dolayısıyla Kürtlerin bu niteliklerinin değiştirilmesi fevkalade meşakkat gerektirebilir ve hatta belkide imkansızdır!

Mesela Kürdistann mahlaslı zat, diğer soydaşları gibi büyük ihtimal ayakkabı boyacılığı gibi bir mesleği icra etmektedir. Kimse kusura bakmasın ve bir tür etnik ayrımcılık olarak algılamasın ama ben bu kişiyi gördüğümde ayakkabımı boyaması için kendisini çağıramam. Zira soydaşları sebebiyle yankesicilik yapıp, cüzdanımı çalmayacağı konusunda kendisine güvenemem.

Kurdistannn
18-08-2015, 20:27
Yani elimizde 2 yol var.

1. Türkiyeli vatandaşlar, dil, kültür, anadil özgürlüğüne sahip olacaklar.
2. Eyalet sistemi.

Birincisini başarmak çok daha kolay ve basit. Kardeş kardeş hepimiz istediğimiz şehri kullanacağız. Ben atlayacağım Tunceliye seni ziyarete geleceğim, bayıra çıkacağız mesela. :)

Zaten eğer senin amacın kültürünü korumak, dilini korumaksa birincisinin yetiyor olması lazım.

Sorun devletin geçmişte yaptığı ipnelikler, şimdi de yaptığı zorbalıklar. İnsan'a insan gibi muamele edilmemesi.



Boolean, bu konuda haklısın zaten ben de hep diyorum en önemlisi senin dediğin gibi, Türkiyeli vatandaşların dil, kültür, anadil özgürlüğüne sahip olması. Sadece bu da değil. Anayasa önünde, mezhebine, diline, inancına bakılmaksızın herkesin eşit olması.
Yani sadece Kürt değil, Çerkez, Laz,Alevi, Sünni, Ateist, Dindar...

Ama olmuyor işte. Geri kalmış ülkelerde, liderler de geri kalmış toplum arasından çıkıyor ve gerçeğin farkında olsalar da, liderliklerinin devamı için nabza göre şerbet veriyorlar.
Kim gücü eline alıyorsa, kadrolaşıyor.

Ben çocukken devlet dairelerinde MHP li olmak avantajdı. İktidar olamasalar da devlet kadrolarına sızmışlardı. Şimdi de AKP li olamazsan, zırnık kadar ileri gidemiyorsun.

Yani, gücü eline alan kadrolaşıyor ve güce mensup kitleler de bunu onaylıyor.
Ve biz bu insanlardan ; her alanda adalet ve eşitlik bekliyoruz.
Yani, onun gerçekleşmesi çok ama çok zor.
Yoksa benim de temennim o.

upuaut
18-08-2015, 20:39
Arkadaşlar, forumda "Kürtlük" ile ilgili bir sürü tartışma ve açıkçası saçmasapan fikirler ifade edilmektedir.

Arz edeyim!

1. Hrant Dink ve Kürt Sorunu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=561983#post561983),
2. İsmet İnönü'nün Kürt Raporu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=561989#post561989),
3. Sevan Nişanyan ve Kürtlük

v.b. gibi Celal Şengör'ün,

http://www.youtube.com/watch?v=_cK0BVWSKp0

videosunda 4:33'te belirttiği gibi ipe sapa gelmez başlıklar atılıyor. Yani nerde bir konu varsa orada "Kürt" etiketi altında Kürt Sosu kullanıyor.

Oysa Kürtler'in ve Dinciler'in 80 ve önceki darbelerden yalnızca kendilerine pay çıkartmaları, açgözlülüğün ta kendisidir (ki bunlar darbelerde arka planda Amerika adına iş çeviriyorlardı). Çünkü bu darbeleri tüm millet olarak hep beraber çektik. Yani siz kimi kandırıyorsunuz, be kardeşim diyeceğim ama gözükara bir insanın herşeyi yapabileceğine inanırım.

Biz, hiç kalkıp,

1. Pamuk Prenses-Yedi Cüceler ve Kürt Sorunu,
2. Smurfler ve Kürtler,
3. Hansel Gratel ve Kürt Kardeşler,
4. Kırmızı Başlıklı Kız ve Kürt

v.b. gibi saçma sapan şeylerden bahsediyor muyuz?

Şüpheci Dinsiz
18-08-2015, 20:47
Sevgili upuaut,
Arkadaşlar, forumda "Kürtlük" ile ilgili bir sürü tartışma ve açıkçası saçmasapan fikirler ifade edilmektedir.

Arz edeyim!

1. Hrant Dink ve Kürt Sorunu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=561983#post561983),
2. İsmet İnönü'nün Kürt Raporu (http://www.turandursun.com/forumlar/showthread.php?p=561989#post561989),
3. Sevan Nişanyan ve Kürtlük
[...]


Buyur:
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu (http://www.idefix.com/kitap/ismet-pasanin-kurt-raporu-saygi-ozturk/tanim.asp?sid=IIVWWZRU6P4PEECT9N05)
http://static.idefix.com/cache/0/270/288958

upuaut
18-08-2015, 21:01
Sevgili upuaut,


Buyur:
İsmet Paşa'nın Kürt Raporu (http://www.idefix.com/kitap/ismet-pasanin-kurt-raporu-saygi-ozturk/tanim.asp?sid=IIVWWZRU6P4PEECT9N05)
http://static.idefix.com/cache/0/270/288958

İyi de bu rapor 80 yıl önce hazırlanmış. Bizim suçumuz nedir kardeş?

Yani 80 yıl önce güneydoğuda yaşanan bazı tatsız olaylar nedeniyle bugünkü nesil mi suçlu? Kaldı ki İsmet İnönü de bir Kürt idi sonuçta!

Bu arada, merak ettim: Siyasal İslamcılar İsmet İnönü'nden neden hiç hazzetmezler? Bugünkü 13 yıllık AKP+PKK ortaklığı sözkonusu olduğunda bu ne perhiz demezler mi?

Boolean
18-08-2015, 21:05
Yani, gücü eline alan kadrolaşıyor ve güce mensup kitleler de bunu onaylıyor.
Ve biz bu insanlardan ; her alanda adalet ve eşitlik bekliyoruz.
Yani, onun gerçekleşmesi çok ama çok zor.
Yoksa benim de temennim o.

Benim fikrim yöntem yanlış izleniyor da o yüzden.

Yani ne dersek diyelim.

Kürtlerin hakları Türklerin elinde olan bir şey değildir diyelim.

Sen bana kızarak, "Kürtlere don biçme" de istersen.

Türkler çoğunluktalar. Ülke zaten Türklük üzerine kurulmuş.

Yani Türkler ülkede kilit faktör.

Sen ideal olarak "ben Türklere mi sorcam ulan" dersen haklısın, ama bu gerçekçi olmuyor işte.

Sana ağır gelcek belki ama;

Türklerin rızası gerekiyor adalet ve eşitlik için. Durum böyleyse, ben napabilirim yani?

Sen eşitlik ve hak talebini savunsan vicdanı olan Türk'ü yanına çekersin. Lakin Kürdistan diye çıkarsan, adam kendinden bir şey çalınıyor edasıyla sana daha da düşman kesilir.

İnsan hakları ve eşitlik geldiğinde kendisi de insan yerine konacak, onu da topluma anlatmak lazım azcık.

Ayrıca Kürtlerde devlete karşı bir nefret oluşmuş artık.

Devleti değiştirmek değil de, devletin anasını zikmek istiyorlar gibi bir durum oluşmuş.

Eee şimdi bu Devleti kim yönetti yıllarca?

Kürt başbakan gelip yönetmedi.

Kurucusu kim?

Türk. Atatürk.

Sen devlete saldırdığın anda bu adam kendi üzerine alınıyor.

Zaten bu şekilde saldıranların da bence, amaçları devleti ve ülkeyi değiştirmek değil yani.

Amaçları ülkeyi değiştirmek olsa, doğru yöntem ve metodları izlerler.

Hırsızlık yapmış bir adama;

Sen hırsızın! Sen sahtekarsın! Sen dolandırıcısın! Sen zaten şerefsizin tekisin!

Dedikçe belki kendini tatmin edersin;

Duyguların yoğunlaşır.

Hakkımı savundum dersin.

Lakin o adamı daha da hırsızlığın kucağına itersin.

Eğer hırsızlık yapılmasını istemiyorsan.

Hırsızlığın neden yanlış bir şey olduğunu anlatırsın.

Yani insan katletmenin neden yanlış olduğunu anlatmak lazım.

Siz insan katlettiniz diye suçlamamak lazım.

Eşit vatandaşlık haklarını, yurttaşlık haklarını anlatmak lazım.

Türkler değiştiğinde devlette değişecek zaten otomatik o zaman.

Keşke Selahattin Demirtaş'ın başbakan olduğunu görebilsem.

Ben bundan gocunmam gurur duyarım.

Yine itici gelecek belki ama;

Taktın Hırant Dink'e diyeceksin.

"Türklerle yaşamak benim en büyük şansım" diyor Hırant Dink!

Benim de Kürtler ve Ermenilerle yaşamak büyük şansım.

Çin'e falan gittiysen bilirsin. Bok gibi tek milletten oluşan devletler. Herkes aynı ve birbirine benziyor. Hiç kültürel bir çeşitlilik yok. Çok sıkıcı yani.

Onun için şimdilik anayasadaki Türk kelimesine falan takılmak, ters etki yapıyor.

Önce topluma eşit yurttaşlık hakkı bilinci verilir, daha sonra anayasa şu bu değişikliği ortaya atılır.

Normalde taktik böyle olur.

Sanki anayasayı değiştirdiğinizde toplum değişiyor mu? Hayır!

Bedevi
18-08-2015, 21:08
İyi de bu rapor 80 yıl önce hazırlanmış. Bizim suçumuz nedir kardeş?


Devlette devamlılık esastır. Ne kadar uzun zaman önce işlenmiş olursa olsun, eğer devlet adına hareket eden bir kişi veya parti bir suç işlemişse, bunu tadil etmek ve mağdurların mağduriyetlerinin giderilmesini sağlamak devletin bugünkü temsilcilerinin, hatta bu olaylar yaşanırken bunlara sesini çıkaramayan ve vicdani bir tavır ortaya koyamayan halk kitlelerinin görevidir.

Eğer Türk toplumu bu yaşananlardan kendi payına düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmezse, Türk bayrağına sarılmış tabutlar şehirlerine, mahallelerine,evlerine gelmeye devam edecektir maalesef.

Sayın Sırrı Süreyya Önder çok güzel açıklamış;

JqVBojDUOxc

Şüpheci Dinsiz
18-08-2015, 21:29
Sevgili upuaut,
İyi de bu rapor 80 yıl önce hazırlanmış. Bizim suçumuz nedir kardeş?

Yani 80 yıl önce güneydoğuda yaşanan bazı tatsız olaylar nedeniyle bugünkü nesil mi suçlu? Kaldı ki İsmet İnönü de bir Kürt idi sonuçta!

Bu arada, merak ettim: Siyasal İslamcılar İsmet İnönü'nden neden hiç hazzetmezler? Bugünkü 13 yıllık AKP+PKK ortaklığı sözkonusu olduğunda bu ne perhiz demezler mi?

Melaba televole tadındaki -apolitikliğin dibine vurmuş- bu mesajınızı görmezden mi geleyim, cevap mı vereyim.

Askeri darbeler, Maraş, Çorum, Sivas, Reyhanlı, Roboski, Diyarbakır Cezaevi, binlerce faili meçhul, binlerce işkencede ölüm, onbinlerce işkence/hapis, onlarca katliam.

80 yıl önce değil (daha da eski), hala devam eden, halkını hayvanı/malı gibi gören bir zihniyet. Bu zihniyeti yaşatan da sizsiniz, benim, biziz.

Ampul yandı mı şimdi?

spartacus
18-08-2015, 21:32
Türk milliyetçileri emperyalistlerle işbirliği yapıyor da, ben Kürt milliyetçileri de yaparlar dedim diye karşı çıkcak bence bir şey yok.
Ebette yok lakin bunalr dediğinde birde hemen üstünde Kürtler dediğin de muğlak oluyor.

Ben burada kastım şu; Türkiye'deki meseleler sadece Kürtleri ilgilendiren meseleler değil. Yani tüm vatandaşları etkiliyor. Bunları Kürt halkına mal ederek, "sadece Kürtler eziliyor" şeklinde bir yaklaşımı doğru bulmuyorum.
Tabiki sadece Kürtleri ilgilendiren meseleler değil, ama başlık Kürt Sorunu olunca :)

Fakat bir toplumu değerlendirirken. Kürt kelimesi yerine başka ne kelime kullanabilirim? Kürt toplumunda sorunlar varsa, Kürtler, onlar, bunlar derim.
Kabul de mesela kadın sorunu işlenirken nesnel sorun yerine, kadınlar şöyle, böyle ya da erkekler ezilmiyor mu demek sence ne derecede konuyla ilgili... Kürt kelimesi yerine başka ne kelime kullanabilirimd emişsin, işte bende Kürt Sorunu derken Kürt demek zorunda kalıyorum, Türkler ezilmiyor filan demiş olmuyorum ki...

Kelimelerden niyet okuma yapılmamalı.

Türkler içerisinde sorunları değerlendirirken Türk halkı diyoruz.

Türklerde Türk şovenizmi yaygındır.

Türklerde bireysel özgür düşünce zayıfır.

Türklerde bu dediklerin zayıf veya güçlü değildir(yani aslen millet faktörüne bağlı konular değil, toplumların kültür, bilinç düzeyi ve yine tabi koşullarla ilgili). Ben diyemezsin demedim ki, koşulları ele alırken bu şekilde gelirsen alaka kuramam dedim, sadece kendi ifadelerime ölçüt-karşıt öne sürdüğün çerçevede diyorum...

Koşulların farkındayım. Fakat bir koşul nedeniyle çıkan sonuç başka bir koşulu doğuruyor. Bu döngü gibi devam ediyor.

Bu döngü bir koşulun, sonuca dönüşmeme cesareti ile kırılır ancak.
Tamam işte bende bunu diyorum, koşuldur ÜRETEN. Sürekli koşullar ne üretiyor, o halde koşullar değişmeli ki farklı şeyler üretsin. Yani koşulun değişimini öngörmektense, koşuldan mağdur olanların kaşı, gözü vb kişiliğini artışmak çözüm değil, neyi beğenmiyorsak beğenmeyelim, sonuçta koşullar üretiyor ve üretmeye devam edecek. Bu temelde biz sorunları ancak özgülünde ve tabi nesnel koşullar düzeyinde ele almalıyız diyorum. Yoksa koşulalrın ürettiğinden memnun olduğumu söylemedim ki, aksine hoşnut değilim zaten :)

Kısaca sevgili Boolean gündemin, durduğun nokta başka nokta-lar- olabilir, benim anlam vermediğim zemin ile alakası olmadığı halde bana karşı dile gelmesi yani durduğum şu an konu üzerinde eğildiğim nokta ile alakasız olması. Şimdi sadece bunu dile getiriyorum...

Mesela Türkiye de hakim ideoloji değişmedikçe, devletin tanımı değişmedikçe, devlet yapısı, modeli değişmedikçe üretmeye devam edecek, Türkçü olur Kürtçü olur şu ya da bu olur kimlerden olunduğu önemli değil, çünkü resmi ideolojinin aşıladığı bu, kişi Türk ise Türkçü olur, öteki Kürt olduğu halde ona Türkçülük propagandası yapılırsa o da refleksle Kürtçü olur ve nasıl Kürtçü olacağını ise zaten aşılanan Türkçülük ona verir... Çünkü sözde devletin temel dayanakları bunlar üzerine kurulmuş, dahası var yönetim biçimini, karakterini belirleyen bir hal almış(demokrasi değil tam aksine hem oligarşi hem de duruma göre açık-gizli faşizm), halbuki sosyo-ekonomik-politik bilimsel öngörülerde bu tarz devlet modellerinin iler, tutar bir yeri yok, hakim ideolojininde yok ve sonuçları ortada(Yani sonuçalrı beğenmiyoruz kabul, eee ş u yada bunu beğenmiyoruz kabulde, yetiştiren ortam, koşul sonuçta)... Mesela Ortadoğu'yu ele alalım. Mesela bir Mısır. Nasr döneminde Mısır'da kadınlar moderndir, kadın dini baskıdan uzaktır, neredeyse çağdaş ve modern bir ülkedir. Sonra ne oldu? Devlet modeli, rejim değişti, bildiğimiz Türkiye'deki devlet modeli aynen esas alındı(3. Dünya ülkeleri modeli, stotükosu, 3. dünya ülkesi olarak kalmayı sabitliyor), ama ayrımcı ölçüt millet değilde din yapıldı. Şimdi Mısır'a bakın, sorunlara.... Ha denecek ki bu nasıl oldu? İsrail üzerinden oldu, İsrail'e yenildiler ve dümene ABD-İsrail ikilisi geçti ve coğrafya hızla gericileştirildi, devlet modeli aynen TC gibi yapıldı böylelikle bir etiket üzerinden toplum zapturapt altına alındı, kadınlar kara çarşafa büründü, sosyal hayattan izole edildi, erkeklerde sabah, akşam sadece Allah düşünen bir dinciliğe evrildi kısaca bir merkezden rahatlıkla kumanda edilen toplumlar yaratıldı... Hasılı toplum farkında olmadan kendi bacağından asıldı ve bu proje öyle basit bir proje filan değil(şimdi giremem), sonuç olarak nelerden faydalanıldı ise bu Türkiyede de milliyetçilik ve millet-devlet söylemi üzerinde aynen örtüşüyor ve yakın gelecek, en azından enerji sömürüsü Uranyum üzerine. Neyse uzatmayım, yani bu tür modeller çağdışıdır lakin bir coğrafyanın gelişmesi ve sorunlarını insani ve demokrasi ölçeğinde çözmesi için bu yapıya karşı mücadele şart, bu değişmedikçe bu bir değirmen, öğütüyor ve üretiyor işte. Türkçü olsa ne, Kürtçü olsa ne, ya da Mısır'da birisi şöyle dinci olsa ne, öteki böyle dinci olsa ne? Sorunun kaynağında bunları sabah akşam tartışsak neye yarar, bunalr sorunun kaynağı değil ki ürünleri.. Üretim bu yönde ve kimi ürettiğine değil, biz ne ürettiğine bakmalıyız ve açıkcası bu kişielrin Türk, Kürt, Arap ya da şu ya da bu olamsıyla ilgili bir konu değil, tamamen üretimle ilgili ve bu üretime kim maruz kalırsa sonuç olarak değirmenden üç aşağı, beş yukarı öyle çıkar...

Benim görüşüm de bu yönde ve kimsenin herhangi bir görüşüne karşıt filan değil(görüş sunabilmem için kimseye dayanacak değilim, gözlem yapabilirim ve bu bana yeter), objektif koşul değerlendirmeleri sonucunda vardığım kaba nokta burası.. Yok daha detayı mı, uzar gider şimdi..